Vazopressör ve İnotrop Tedavi - İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

advertisement
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri
Güncel Bilgiler Işığında Sepsis
Sempozyum Dizisi No: 51 ● Mayıs 2006; s. 99 - 104
Vazopressör ve İnotrop Tedavi
Prof. Dr. Hüseyin Öz
Sepsis, mikroorganizma veya toksinlerinin normalde steril olan dokulara ve
kana geçmesi ve vücudun bu invazyona verdiği yanıttır1. ACCP/SCCM
konsensus konferansında2 sepsis, infeksiyonun sebep olduğu sistemik
inflamatuvar yanıt sendromu (SIRS) olarak tanımlanmıştır. SIRS ise, sepsis,
travma, pankreatit, yanıklar vs gibi sebeplerle ortaya çıkan ve aşağıdaki 4
kriterden 2 ve daha fazlasının birlikte olmasıyla tanımlanır2.
1) Hipertermi veya hipotermi.( T≥38ºC veya 36 ≤36ºC),
2) Taşikardi (Kalp atım hızı(KAH≥90 atım/dk)
3) Takipne (Soluk sayısı≥20/dk)
4) Lökostoz veya lökopeni (Lökosit sayısı≥12000/mm3 veya ≤4000 mm3
veya immatür nötrofil sayısı>%10).
Sepsiste olayı başlatan neden mikroorganizmalar veya toksinleri olsalar da,
organizmanın aşırı yanıtı, yaygın inflamasyon, çoğul organ disfonksiyonu ve
organ yetersizlikleri ile sonuçlanır. Sepsis, hemostatik balans bozukluğu, endotel
disfonksiyonu, kardiyovasküler bozukluklar, intrasellüler homeostazda bozulma
ile karakterizedir. Sepsiste organ disfonksiyonları ve ölümden, hücre hipoksisi ve
apopitoz (programlı hücre ölümü) sorumludur.
Sepsis etyolojisinde rol oynayan mikroorganizmalar, gram negatif ve pozitif
bakteriler, mantarlar, virüsler ve parazitler ve bunların toksinleridir3. Gram
negatiflerde endotoksin, gram pozitiflerde ise peptidoglikan ve lipotiekoik asit en
çok araştırılanlarıdır. Bu mikrobial ürünler endotel hasarı yapar4. Bunların
etkisiyle konağın immun sistemi uyarılır, TNF-α, interlökin-1(IL-1) ve IL-6 gibi
birçok proinflamatuvar sitokinler salınır, koagülasyon aktive olur4. Sitokinler
iNOS salınmasını arttırır, tüm endotelden aşırı nitrik oksit(NO) salınması başlar.
Nitrik oksit güçlü bir vazodilatördür ve SVR düşer, hipotansiyon ve taşikardi
gelişir, kalp debisi artmıştır ve perifer sıcaktır (SICAK ŞOK). Septik şok devam
ederse kapiller ve venüler permeabilite artar, sıvı ekstravazasyonu ve rölatif
hipovolemi gelişir. Hipotansiyon/şok devam eder, SVR normale dönebilir, kalp
debisi düşer, ciltte ve splanknik sahada vazokonstrüksiyon gelişir (SOĞUK
ŞOK). Ağır sepsis ve septik şokta miyokartta etkilenir, sol ventrikül dilatasyonu
ve kontraksiyon bozuklığu ile birlikte ejeksiyon fraksiyonu azalır3. Organ
disfonksiyonları belirgin hale gelir. Hemostaz bozuklukları da eklenerek
mikrovasküler tromboz ortaya çıkar3-5.
Böyle bir hemodinamik bozukluk ortaya çıktığında hedeflenen perfüzyonu
sağlamak için en uygun tedavi erken ve yeterli sıvı resüsitasyonu ve/veya hemen
arkasından vazopressörler ve inotropların infüzyonudur5. Erken amaca yönelik
tedavi sağkalımı artırmaktadır6. Sepsiste hemodinamik değişikliklerin
(hipotansiyon yada laktik asidoz) tedavisinde hedefler Tablo 1’de
gösterilmektedir. Ağır sepsis ve septik şok tedavisi kılavuzunda başlangıç sıvı
99
Prof. Dr. Hüseyin Öz
tedavisinde (ilk 6 saatte) hedefler ise; santral ven basıncı (SVB)=8-12 mmHg,
ortalama arter basıncı (OAB)≥65 mmHg, İdrar atımı≥0.5 mL/kg/saat, karışık ven
kanı oksijen satürasyonu (SvO2)≥%70 olarak verilmektedir (Grade B)7.
Tablo 1. Sepsiste hemodinamik tedavinin hedefleri5
1)
2)
3)
4)
5)
6)
Yeterli perfüzyon basıncını devam ettir (OAB≥65 mmHg)
Kardiyak indeks ≥2.5 L/dk/m2
İdrar atımı ≥0.5 mL/kg/saat
Normal mental durum
OAB, kardiyak indeks ve idrar atımı hedeflerine ulaşmak için düşük
doluş basıncı ve vazoaktif ilaçlar gerekebilir
Tek tek değerlerden çok seri ölçümler önemlidir.
Sıvı tedavisinde doğal ve yapay kolloid ve kristalloidler önerilmektedir. Hangi
tip sıvının kullanılacağı konusunda kanıta dayalı bir öneri yoktur (Grade C)7.
Hipovolemik hastalarda 30 dk içinde 500-1000 mL kristalloid veya 300-500 mL
kolloid verilmesi ve yeterli yanıt alınana kadar bunun tekrarı önerilmektedir
(Grade E)7. Ağır sepsis ve septik şokta dokularda ödemi arttırabileceğinden aşırı
sıvı yüklenmesinden kaçınmak gerekir. Yeterli resüsitasyonun klinik bulguları;
arter kan basıncı düzelir, KAH azalır, idrar atımı artar, mental durum iyileşir ve
ölçülebiliyor ise SVB ve PAOB normale döner. Ağır hastalarda (özellikle
kardiyovasküler sistem ve böbrek hastalıkları) ve sıvı+vazopressör+inotroplara
dirençli şok varlığında pulmoner arter kateteri (PAK) önerilmektedir. PAK’ın
tedaviyi yönlendirmede önemli bilgiler verdiği gösterilse de, sürviye pozitif
katkısı gösterilememiştir3. PAK varsa PAOB 12-18 mmHg arasında tutulmalı,
mekanik ventilasyonda yanıltıcı olabileceği unutulmamalıdır. Vazoaktif ve
inotropları değerlendirme ve doze etmede yardımcı olacaktır. Yine de fayda ve
zararları iyice değerlendirilerek karar verilmelidir.
Yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen arter kan basıncı artmıyor ve organ
perfüzyonu sağlanamıyorsa vazopressör ajanlar kullanılır. Hayatı tehdit eden ağır
bir hipotansiyon varlığında perfüzyonu sürdürmek için vazopressörler, henüz
hipovolemi tam düzelmeden, sıvı verilirken de verilebilir (Grade E)7.
Genelde, düşük kalp debisi olsun veya olmasın volüm resüsitasyonuna
rağmen devam eden bir hipotansiyonun fizyolojik temeli vazodilatasyondur5.
Eğer yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen arter kan basıncı ve doku perfüzyonu
hala yetersiz ise ilave farmakolojik destek başlatılmalıdır (Tablo 2). Genelde,
ortalama arter basıncını 60-65 mmHg’dan yüksek tutmak için vazopressörler sıvı
resüsitasyonundan daha sonra uygulanır. Bu uygulamada, aortik diyastolik kan
basıncı artarak koroner kan akımını arttırırken, öndeki akıma karşı rezistansın
artması direk olarak oksijen sunumunu arttırmaz ve kontraktilite ve önyük
değişmeden strok volüm gerçekten düşebilir. Bu yüzden inotroplar (Dopamin 5100
Vazopressör ve İnotrop Tedavi
10 µg/kg/dk veya dobutamin 2-20 µg/kg/dk gibi) kalp debisi ve atım volümünü
arttırmak için gerekebilir. Bu, sepsise bağlı miyokard depresyonu veya
kardiyomiyopati durumlarında da kısmen olabilir.
Tablo 2. İnotropik ajanlar ve vazopressörler5
İlaç
Norepinefrin
Resptör
aktivitesi
α1: 3+
α2: 2+
β1: 2+
Doz
0.03-1.5
µg/kg/dk
Epinefrin
α1: 3+
α2: 3+
β1: 3+
β2: 2+
0.1-0.5
µg/kg/dk
Dopamin
α1: 3+
α2: 3+
β1: 3+
β2: 2+
<5
µg/kg/dk
Dopamin
Dopamin
Dobutamin
Fenilefrin
Vazopressin
α1: 3+
α2: 3+
β1: 3+
β2: 2+
α1: 3+
α2: 3+
β1: 3+
β2: 2+
α1: 1+
α2: 1+
β1: 3+
β2: 2+
α1: 3+
V1
Etkisi
Bilgiler
- KAH ve KD'de minimal
Vazokonstrüksiyon değişme
- Laktat'ı düşürebilir
- Doz-cevap ilişkisi tahmin
edilemez
Atım volümü ve
- Splanknik kan akımını
Kardiyak indeks
düşürür
artar
- DO2 ve VO2 ‘yi arttırır
- Dopaminerjik etki görülür
- Renal, mezenterik ve
koroner arterlerde
Vazodilatasyon
dilatasyon
- GFR ve Na atılımı artar
5 – 10
µg/kg/dk
- Adrenerjik etki görülür
İnotrop+Kronotrop - Atım volümü artması
- Kardiyak indeks artar
>10
µg/kg/dk
Vazokonstrüksiyon - Adrenerjik etki görülür
- Kardiyak indekste % 2550 artış
Notrop+Kronotrop
- Pulmoner arter oklüzyon
basıncı(PAOB) düşer
- KAH değişmeden OAB
0.5-8
Vazokonstroksiyon artar
µg/kg/dk
- Kardiyak indeks düşebilir
- Etki mekanizması
bilinmiyor
- Endojen katekolaminlerin
0.01-0.04
etkisini potansiyalize
Vazokonstrüksiyon
U/dk
edebilir veya V1 reseptör
üzerine dirak etki edebilir
- Katekolaminlere dirençli
septik şokta kullanılabilir
2-20
µg/kg/dk
101
Prof. Dr. Hüseyin Öz
İmkan olur olmaz vazopressör tedavi gerektiren tüm hastalara bir arter kateteri
yerleştirilmelidir (Grade E)5,7.
Septik şoktaki hipotansiyon tedavisinde ilk seçilecek vazopressör ajanlar
norepinefrin veya dopamindir (Greade D)7. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda
sepsis tedavisinde seçilecek katekolaminlerin birbirlerine çok büyük üstünlüğü
gösterilememiştir. Bazı hayvan ve insan çalışmalarında norepinefrin ve
dopaminin epinefrin (potansiyel taşikardi ve splanktik dolaşımı bozan etkisi) ve
fenilefrine (stroke volümü azaltıcı etki) göre daha avantajlı olduğu gösterilmiştir.
Fenilefrin daha az taşikardi yapan bir adrenarjik ajandır. Dopamin ortalama arter
basıncı ve kalp debisini arttırır. Primer olarak stroke volüm ve kalp atım hızını
arttırır. Norepinefrin vazokonstriktif etkisiyle öncelikle ortalama arter kan
basıncını arttırır. Kalp atım hızını ise çok az etkiler. Stroke volümdeki artış etkisi
dopaminden azdır. Septik şokta hipotansiyonun giderilmesinde norepinefrin
dopaminden çok daha etkilidir. Dopamin, özellikle sistolik fonksiyonların
iyileştirilmesinde kullanılabilir fakat taşikardi ve aritmojenik etkisi vardır.
Ağır sepsisin tedavisinde böbreği koruma amaçlı düşük doz dopamin
kullanımı önerilmemektedir (Greade B)5,7. Randomize çalışma ve metaanaliz
sonuçlarına göre kritik hastalarda düşük doz dopamin kullanımı ile plasebo
arasında primer sonuçlar (pik serum kreatinin düzeyi, renal replasman tedavisi
ihtiyacı, idrar çıkışı, böbrek fonksiyonlarının normale dönmesi) ve sekonder
sonuçlar (YBÜ’de kalış süresi, hastaneden taburcu olma, hastanede kalma
süreleri, aritmiler) açısından fark bulunmamıştır. Bu bulgular düşük doz
dopaminin böbreği korumada etkili olmadığını göstermiştir8,9.
Hem norepinefrin hem de dopamin septik şoktaki hipotansiyonu düzeltmek
için (santral kateterden, mümkün olan en kısa sürede) seçilecek ilk ilaçlardır
(Grade D)5,7.
Norepinefrin
Kuvvetli bir α-adrenerjik, daha düşük bir β-adrenerjik aktiviteye sahip olan
norepinefrin, α-adrenerjik etkisiyle vazokonstrüksiyon yapar ve OAB yükselir.
Norepinefrinin kronotropik aktivitesi azdır veya yoktur. Norepinefrin, oksijen
debisi ve oksijen tüketimini arttırmasından dolayı septik olgularda tercih edilir.
Vital organ kan akımını arttırdığı, koroner ve böbrek kan akımını arttırarak idrar
atımını ve kreatinin klirensini arttırdığı gösterilmiştir. Norepinefrin+dopamin
kombinasyonu volüm verilmesine dirençli septik hastalarda doku perfüzyonunu
arttırabilir. Septik şoklu hastalarda norepinefrin böbrek perfüzyonunu
iyileştirirken, bu etkiyi laktik asidoz bozabilir5.
Epinefrin
Epinefrin, belirgin α ve β adrenerjik özelliğe sahiptir. Bu ilaçla tedavi edilen
hastalardaki OAB artışı, özellikle atım volümündeki artışa bağlıdır. İlaveten,
KAH ve SVR’yi arttırır. Epinefrin DO2 ve VO2’yide arttırabilir. Muhtemelen, ya
splanknik perfüzyon yetersizliği yapan vazokonstrüksiyon ya da direkt kolinerjik
102
Vazopressör ve İnotrop Tedavi
etkisinden dolayı laktat konsantrasyonunu arttırma potansiyeli vardır. Septik
şokta tedavi için ilk seçilecek ilaç olmamasına rağmen epinefrin diğer tedaviler
yetersiz kaldığında faydalı olabilir5.
Dopamin
Dopaminin farmakolojik aktivitesi doza bağlıdır. Düşük dozlarda (<5
µg/kg/dk), DA1 ve DA2 reseptörlerini uyararak, böbrek, splanknik ve koroner
damarlarda vazodilatasyon yapar. Orta dozlarda (5-10 µg/kg/dk), β adrenerjik
etkisi ortaya çıkar ve KAH ve miyokard kontraktilitesinde artmaya yol açar.
Yüksek dozlarda (>10-20 µg/kg/dk) verilirse, bariz α1 adrenerjik aktivitesinden
dolayı vazokonstrüksiyon yapar. Septik hastalarda bu dozlar değişkenlik
gösterebilir. Dopaminle tedavi edilen hastalarda venöz kapasitansta genel
düşmeden dolayı pulmoner arter oklüzyon basıncı artabilir. Dopamin tedavisi
PaO2’yi düşürebilir. Bu sonuç, ilaç kardiyak indeksi arttırdığı ve akciğerlerde
kanın az havalanan bölgelere rölatif dağılımı oluştuğunda ortaya çıkar. Dopamin
tedavisiyle gastrointestinal sistemde meydana gelen kan akımı redistribüsyonu
gastrik mukozal pHi’yi düşürebilir. Son zamanlarda dopamin, norepinefrinin
yerine esas vazopressör olarak değiştirilmektedir. Uzun süreli dopamin kullanımı
immünosupresyon yapabilir, büyüme hormonu ve prolaktin seviyeleri değişebilir
ve solunum depresyonu yapabilir.
Ağır sepsis tedavisinde böbrek koruyucu olarak düşük doz dopamin
kullanılmamalıdır (Grade B)7.
Dobutamin
Yeterli sıvı resüsitasyonuna rağmen düşük kardiyak debili hastalarda, kalp
debisini arttırmak için dobutamin kullanılabilir. Eğer düşük arter kan basıncı
varlığında kullanılırsa, vazopressör tedavi ile kombine edilmelidir (Grade E)5,7.
Dobutaminin kuvvetli β1 adrenerjik aktivitesi, kardiyak indekste %25-50
artma yapar. Standart dozlarda bu etkisi tipik olarak kan basıncında artma
olmaksızın meydana gelir. Dobutamin splanknik perfüzyonu arttırdığında, bu
etki DA1 ve DA2 reseptörlerini uyarmasından ziyade kardiyak indeksteki artma
sonucudur. Sepsisli hastalarda dobutamin hem DO2 hem de VO2’yi arttırır.
Dopaminde görülenin aksine, dobutamin tipik olarak PAOB’yi düşürür.
Dobutamin tedavisi, yeterli veya artmış doluş basıncı ve kan basıncına rağmen
uygun olmayan düşük kardiyak indeksli septik hastalarda önerilir.
Fenilefrin
Fenilefrin, septik şoklu hastalarda kan basıncını arttırmak için kullanılan
selektif α1agonisttir. İlacın farmakolojik etkisi, ne kan basıncında nede kardiyak
indekste değişiklik yapmadan, OAB’de artış yapmasıdır. Ağır sepsiste, sıvı
resüsitasyonuna rağmen hipotansiyonu devam eden veya adrenerjik ajanlar
taşiaritmi yaptığında verilmelidir.
103
Prof. Dr. Hüseyin Öz
Vazopressin
Vazopressin kullanımı, yeterli sıvı resüsitasyonu ve yüksek doz klasik
vazopressörlere rağmen rafrakter şoklu hastalarda önerilir. Norepinefrin veya
dopaminin yerine ilk seçilecek ajan olarak önerilmez. Eğer yetişkinlerde
kullanılacaksa, 0.01-0.04 U/dk hızında infüze edilmelidir. Strok volümü
düşürebilir (Grade E)5,7.
Vazopressin, komplike kardiyovasküler etkileri olan ve V1 reseptörlerine etki
eden kuvvetli vazokonstrüktör bir hormondur. Vazopressin invitro belirgin
vazopressör etki gösterir, bu etki invivo olarak minimaldir ve yüksek
konsantrasyon gerektirir. Bu etki dolaşımdaki endojen vazopressinin
barorefleksleri potansiyasyonu ve sempatik efferentlerin inhibisyonuyla
meydana gelebilir. Refrakter hipotansif hastalarda seçilecek son ilaçtır (Tablo
3)5.
Tablo 3. Vazopressin özet
1)
2)
3)
4)
5)
6)
7)
Büyük, randomize kontrollü çalışmalar yok
Vazodilatör şokta SVR’yi arttırarak OAB’yi arttırır
Etkili ise, etkisi çabuk ve düşük dozda başlar
Katekolaminlerle sinerjistiktir
Doz titre edilmez
Yüksek dozda koroner vazokonstrüksiyon yapar
Pahalı değildir
KAYNAKLAR
1. Reinhart K, Bloos F, Brunkhorst FM: Pathophysiology of sepsis and multiple organ
dysfunction. In: Textbook of Critical Care. Eds:Fink MP, Abraham E, Vincent J-L,
Kochanek PM. Fifth edition. Elsevier-Saunders, Philadelphia, 2005:1249-1258.
2. The ACCP/SCCM Consensus Conference Committee. Chest. 1992;101:1644-1655.
3. Vincent J-L: Septic shock. Textbook of Critical Care. Eds:Fink MP, Abraham E, Vincent
J-L, Kochanek PM. Fifth edition. Elsevier-Saunders, Philadelphia, 2005:1259-1265.
4. Vincent JL: Sepsis:The systemic inflammatory response. In:Critical Care. The Requisites
in Anesthesiology. Eds: Papadakos PJ, Szalados JE. Elsevier/Mosby, 2005:3-10.
5. Balk RA, Ely EW, Gayette RE: Sepsis Handbook., 2004.
6. Rivers E, Nguyen B, Havstad S, et al: Early goal-directed therapy in the treatment of
severe sepsis and septic shock. N Engl J Med 2001;345:1368-1377.
7. Dellinger RP, Carlet JM, Masur H, et al: Surviving sepsis campaign guidelines for
management of severe sepsis and septic shock. Crit Care Med 2004;32:858-873.
8. Bellomo R, Chapman M, Finfer S, Hickling K, Myburgh J: Lowdose dopamine in patients
with early renal dysfunction: a placebo-controlled randomised trial. Australian and New
Zealand Intensive Care Society (ANZICS) Clinical Trials Group. Lancet 2000; 356:2139–
2143.
9. Kellum J, Decker J: Use of dopamine in acute renal failure: a metaanalysis. Crit Care
Med 2003; 29:1526–1531.
10. Landry DW, et al: N Engl J Med 2001; 345:588-95
104
Download