Kritik hastalarda plazma serbest DNA`sı baktereminin bir göstergesi

advertisement
EK-11
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ
KESİN RAPORU
Kritik hastalarda plazma serbest DNA’sı baktereminin bir göstergesi midir? Prokalsitonin ve
C-reaktif protein ile karşılaştırılması.
Prof. Dr. Melek TULUNAY
Uz. Dr. Başak Ceyda MEÇO
Uz. Ali Abbas YILMAZ
Doç Dr. Osman MEMİKOĞLU
Prof. Dr. Mehmet ORAL
Prof. Dr. Necmettin ÜNAL
Doç. Dr. Hilal ÖZDAĞ
Proje Numarası
09B3330002
Başlama Tarihi
01.02.2009
Bitiş Tarihi
01.08.2011
Rapor Tarihi
30 Eylül 2011
Ankara Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri
Ankara - " 2011"
Projenin Türkçe ve İngilizce Adı ve Özetleri
Kritik hastalarda plazma serbest DNA’sı baktereminin bir göstergesi midir?
Prokalsitonin ve C-reaktif protein ile karşılaştırılması.
ÖZET
Son yıllarda plazma serbest DNA konsantrasyonu çeşitli hastalıkların noninvazif
monitorizasyonunda, ümit vadeden yeni bir marker olarak karşımıza çıkmaktadır.
Buna paralel olarak kritik yoğun bakım hastalarında plazma serbest DNA
konsantrasyonundaki artışın septik hastaların tanı, monitorizasyon ve prognozunda
kullanımı önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın birincil amacı, ateşi olan septik yoğun
bakım hastalarında plazma serbest DNA konsantrasyonlarının bir
bakteremi
göstergesi olup olamayacağını ve kolonizasyonla gerçek baktereminin ayırımında
kullanılıp kullanılamıyacağını araştırmaktır. Çalışmanın ikincil amacı ise DNA
konsantrasyonları ile geleneksel olarak infeksiyon tanısında kullanılan lökosit sayısı,
C-reaktif protein (CRP) ve prokalsitonin (PCT) gibi parametrelerin korelasyonunu
saptamaktır.
Bunun için yoğun bakıma başvuruda veya yoğun bakım tedavisi sırasında ardışık iki
ölçümde ateşi ≥38.2oC olan 80 hastadan toplam 112 örnek alındı. Hastaların eş
zamanlı kan kültürleri alındı ve skorlamaları yapıldı. Yine bu hastaların PCT, CRP ve
beyaz küre değerleri not edildi. Hastaların üremeleri, üreyen mikroorganizma türleri
(gram (+) ve (-) olarak) ve üreyen mikroogranizma sayısı değerlendirildi.
Seksen hastanın plazma serbest DNA konsantrasyonları bakımından kan kültüründe
üreme olanlarla olmayanlar arasında anlamlı fark tesbit edilmedi. Yine DNA
konsantrasyonunun üreyen mikroorganizmanın Gram (-) veya Gram (+) olmasına
göre değişmediği görüldü.
Ayrıca kan kültüründe üreme olan hastaların kültür sonuçları klinik durumları ve
metodda sayılan kriterler göz önüne alınarak kolonizasyon veya infeksiyon olarak
ayrıldıklarında plazma serbest DNA konsantrasyonlarının kolonizasyonu olanlarda,
üreme olmayanlara ve bakteremisi olanlara oranla anlamlı ölçüde daha düşük olduğu
tesbit edildi (p=0.027).
Bu çalışmanın sonucunda ateşi olan septik hastalarda plazma serbest DNA
konsantrasyonunun baktereminin bir göstergesi olamayacağı düşünülmektedir.
Title
Is plasma free DNA concentrations a marker of bacteremia in critically ill patients?
Comparision with procalcitonin and C-reactive protein.
SUMMARY
Recently, plasma free DNA concentration have became a new marker of noninvasive
monitorisation of various illnesses. In concordance with this, the use of plasma free
DNA concentration elavations as a marker of diagnosis, prognosis and monitorisation
in critically ill septic patients have became important.
The primary aim of this study was to evaluate the plasma free DNA concentration of
septic patients with fever as a marker of bacteremia and to assess the discriminating
power of it between bacteremia and colonisation. The secondary aim of this study
was to evaluate the correlation between plasma free DNA concentration and
conventional infection parameters such as PCT, CRP and WBC.
One hundred twelve samples from 80 critically ill ICU patients were collected on
admission or during the ICU stay when their body temprature was ≥38.2oC. Also
blood cultures were taken, scorings were calculated and PCT, CRP and WBC count
were noted. Bacterial growth, the gram dye of the growing bacteria and the number of
growing bacteria were evaluated.
There were no statistically significant difference between plasma free DNA
concentations between culture positive and negative patients. Also there were no
difference between gram (+) and gram (-) bacteremia.
When patients were grouped according to their clinical cituation as colonisation or
bacteremia, it was recorded that plasma free DNA concentrations were significantly
lower in colonisation group compared to bacteremia group as well as the group
without any bacterial growth (p=0.027).
In conclusion it has been shown that plasma free DNA is not a marker of bacteremia
in critically ill septic patients with fever.
II. Amaç ve Kapsam
Plazma
nükleik
asitleri,
son
yıllarda
çeşitli
hastalıkların
noninvazif
monitorizasyonunda, ümit vaadeden yeni bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır.
Maliğniteler, travma, inme ve
akut miyokard infarktüsü gibi çeşitli durumlarda
plazma serbest DNA ve RNA konsanrasyonlarında görülen artışların, hastalık
taraması, tanı, prognoz, gizli hastalığın ilerlemesi, potansiyel terapötik hedeflerin
saptanması ve tedaviye yanıtın izlenmesinde faydalı olduğunu gösteren çalışmalar
mevcuttur (1-6). Plasma serbest DNA konsantrasyonları ekstrasellüler sıvıda saptanan
DNA parçalarıdır. Sağlıklı bireylerde plazmada çok düşük düzeylerde serbest DNA
parçalarına rastlanmaktadır. Dolaşımdaki serbest DNA parçalarının hücreden
plazmaya hangi mekanizmalar ile geçtiği tam olarak bilinmemesine karşın, DNA
parçalarının ölmüş hücrelerden (nekrotik veya apoptotik) salındığı düşünülmektedir.
Sepsis apoptosis artışına yol açan bir sendromdur (7,8). Son yıllarda kritik yoğun
bakım hastalarında yapılan bir kaç ön çalışmada, yoğun bakıma kabul edilen kritik
hastalarda plazma serbest DNA konsantrasyonlarının sağlıklı kontrollerden ve septik
hastalarda non-septik hastalardan daha yüksek olduğu ve başvurudaki DNA
konsantrasyonları artışının
prognostik öneme sahip olduğu saptanmışdır (9-11).
Reanimasyon Ünitemizde yapılan bir çalışmada da yoğun bakıma kabul edilen
hastalarda plazma serbest DNA konsantrasyonlarının septik non-septik hasta
ayırımında ve sepsisin şiddetinin belirlenmesinde kullanılabileceği saptanmıştır.
Yoğun bakımlara alınan hastaların %11-15’inde ciddi sepsis mevcuttur ve ciddi
sepsiste mortalite %25-80 arasında değişmektedir. Ciddi sepsisi olan
hastaların
%71’inde mikrobiyolojik infeksiyon ve %53’ünde ise bakteremiye rastlanır. Yoğun
bakımlarda tedavi edilen hastalar, altta yatan hastalık proçesi ve yoğun bakımlarda
endotrakeal tüp, ventilatör, santral venöz kateter, idrar sondaları gibi
aygıtların kullanılması nedeni ile
invazif
yoğun bakımda kazanılan infeksiyonlar ve
nosokomial bakteremi bakımından da yüksek risk altındadır. Yoğun bakımlarda
bakteremi epizotlarının saptanması için standart olarak ateşi çıkan hastalarda birden
fazla (en az iki set, ancak tercihan üç setten fazla değil) kan kültürü alınır ve klinik
şüphe varlığında lökosit sayısı, nötrofil sayısı, C- reaktif protein (CRP) ve
prokalsitonin (PCT)’i içeren laboratuar parametrelerine ve hatta ultrasonografi,
akciğer grafisi ve tomografi gibi çeşitli görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Kan
kültürlerinden sonuç alınmadığı en az 3-4 gün gerektirir ve önceden antibiyotik
kullanımına bağlı olarak septik hastalarda bile kültür sonuçları negatif olabilir. Kan
kültüründen pozitif sonuç alınması halinde de, pozitif sonuç gerçek bakteremiden
çok kontaminasyona (yaklaşık %50’si) ait olabilir. Yalancı-pozitif sonuçlar,
hastalarda çok fazla tanısal test yapılmasına, aşırı antibiyotik kullanılmasına ve
uzamış hospitalizasyona dolayısı ile maliyet artışına yol açmaktadır. Sepsisin
tedavisi, erken tanı, antibiyoterapiye hızla başlanması, infeksiyon kaynağının etkin
cerrahi eradikasyonu ve
etkin destek tedavileri içediğinden yoğun bakımlarda
tedavide geç kalmamak için genellikle ateşi çıkan hastalarda etken patojenin
yakalanması için alınan kan kültürlerinin sonuçları alınıncaya kadar klinik şüphe de
varsa ampirik antibiyoterapiye başlama eğilimi mevcuttur. Sepsis tanısı genellikle
hipertermi veya hipotermi, lökositoz veya lökopeni ve
takikardi gibi sistemik
inflamasyonun klinik ve laboratuar bulgularına dayanılarak konulur. Ancak bu
bulgular sepsis için özgün ve duyarlı olmayan kriterlerdir ve kritik hastaların çoğunda
infeksiyon dışındaki çeşitli nedenlerle de sistemik inflamataur yanıt sendromu (SİRS)
olabilir ve SİRS’te ateşe ve diğer klinik laboratuar bulgularına yol açabilir.
Özgüllüğü düşük olmakla birlikte plazma C- reaktif protein (CRP) ve son yıllarda da
prokalsitonin (PCT)’in sepsisin
diğer inflamatuar olaylardan ayırt edilmesinde
kullanılabileceği öngörülmektedir. Biz plazma serbest DNA konsantrasyonlarının,
sepsisi olan bakteremik hastalarda, sepsisi olan ve kan kültüründe kontaminasyon
saptanan hastalar veya non-bakteremik septik hastalara
kıyasla daha yüksek
olabileceği savından yola çıkarak bu çalışmayı planladık. Ateşi olan septik yoğun
bakım hastalarında plazma serbest DNA konsantrasyonlarının bir
bakteremi
göstergesi olup olamayacağını ve kolonizasyonla gerçek baktereminin ayırımında
kullanılıp kullanılamıyacağını araştırmak ve DNA konsantrasyonları ile geleneksel
olarak infeksiyon tanısında kullanılan lökosit sayısı, nötrofil sayısı, CRP ve PCT gibi
parametrelerin korelasyonunu saptamayı hedefledik. Şimdiye kadar serbest DNA
konsantrasyonları ile bakteremi ilişkisinin araştırıldığı bir çalışma yapılmamıştır.
Gerçek bakteremisi olan hastalarda düşündüğümüz gibi DNA konsantrasyonları
kontaminasyonu veya bakteremisi olmayanlara kıyasla daha yüksek bulunacak olursa
ve bir kesişim değeri de saptanabilirse bakteremik, non-bakteremik hasta ayırımı ile
gerçek pozitif kültür ve kolonizasyon ayırımının daha rasyonel bir şekilde yapılması
mümkün olabilir. Bu durum kolonizasyonu olanlarda gereksiz antibiyoterapi ve kan
kültürü veya diğer tanısal yöntemlerin yenilenmesini azaltabilir.
Son yıllarda yoğun bakım hastalarında infeksiyona inflamatuar yanıt (sepsis) ve diğer
inflamatuar durumları birbirinden ayırt ettirecek göstergeler yoğun olarak
araştırılmaktadır. Ancak maalesef oldukça özgün ve duyarlı infeksiyon göstergeleri
henüz mevcut değildir ve bu durum da ayırımını yapılabilir ve non-septik ateşi
olanlarda lüzumsuz tanısal araştırmalar sınırlanabilir.
III. Materyal ve Yöntem
Yoğun bakıma başvuruda veya yoğun bakım tedavisi sırasında ardışık iki ölçümde
ateşi ≥38.2ºC olan 80 hasta çalışmaya dahil edildi. İmmünsüpressif hastalar çalışma
dışı bırakıldı. Ateşi olan hastalardan en az 10 mL 2 set kan kültürü alındı. Bir
bakteremi epizodu, herhangi bir bakteri türünün bir veya birden fazla kan kültüründe
üremesi olarak kabul edildi. Baktereminin başlama günü olarak ilk pozitif kan kültürü
sonucunun alındığı tarih kaydedildi. Bir hastada
baktereminin tesbiti ve uygun
antibiyoterapinin başlanmasından ve hastanın klinik olarak düzelmesinden 6 gün
sonra yeniden ateşi çıkan hastalarda tekrar en az iki set kan kültürü ikinci bir kan
yayımı infeksiyonu şüphesi ile alındı. Böylece bir hastadan birkaç kez çalışmaya
dahil edildi. Bu zaman aralığı, bakteremi veya kandidemisi olan hastalarda kan
kültürünün negatif olması için geçen ortanca zamanın 2 gün olmasına dayanılarak
seçilmiştir.
Hastalar:
Nötropeni ve immünsüpresyonu olmayan, septik ateşi olan tüm yoğun bakım
hastaları. Hastaların başvurudaki tanıları ve demografik özellikleri kaydedildi.
Örneklerin Hazırlanması ve DNA İzolasyonu:
Periferal ven kan örnekleri (4ml) EDTA içeren tüplere alınır. Tüm örnekler, kan
alımından 3 saat sonar ayrılır. Plazma örnekleri, -20 derecede işleme kadar
bekletilebilir. Hücresiz plazmalar için; Örnekler EDTA lı tüplere alınır. Plazmaların
toplanabilmesi için 3.000 rpm 6 dk santrifüj edilir. Plazma, 1.5ml ependorflara alınır.
Örnekler 10 dk 14.000 rpm’de santrifüj edilir ve plazmanın üst kısmı 500 µl kadar
olacak şekilde alınır (Rhodes). Plazmadan DNA izolasyonu klasik fenol-kloroform
yöntemine göre yapılmış ve izole edilmeyen geriye kalan plazma örnekleri de 20oC’de saklanmıştır. DNA izolasyonu sonrasında tüm örneklerin konsantrasyonu
spektrometre tabanlı nanodrop ile belirlenmiştir.
Eş Zamanlı PCR: Eş-zamanlı PCR ile miktar tayininde SYBR green PCR Master Mix
(Roche) eşliğinde, housekeeping genlerden biri olan hemoglobin Beta geninin 109
bç’lik bölgesi uygun primerler (F: CAC AAC TGT GTT CAC TAG C, R: CAA CTT
CAT CCA CGT TCA CC) ile amplifiye edilmiş
ve eş zamanlı olarak analiz
edilmiştir (Light Cycler 480, Roche). Kantitasyonda birim olarak, genomekivalent/ml kullanılmıştır. Bu birim hedef bölgeyi içeren tek bir diploid insan
hücresi ifade etmektedir.
Hastaların rutin tetkikleri arasında olan tam kan, kanama profili, kardiyak enzim
tayinleri hemodinamik (kalp hızı, kan basıncı, CVP) ve solunumsal (PO2, PCO2,
SO2) parametreler, APACHE II ve SOFA skorları da çalışmaya dahil edilecektir.
Gönüllü Niteliği:
Araştırmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Reanimasyon Ünitesine tanı veya
tedavi amacı ile yatan hastalardan vücut sıcaklığı 38oC ve üzerindeki hastalar dahil
edilecektir.
IV. Analiz ve Bulgular
Çalışmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Reanimasyon Ünitesinde takip edilen 80 hasta
dahil edildi ve bu hastalardan toplam
112 kan
örneği alındı. Hastaların demografik
özellikleri, geliş nedenleri ve geldikleri yerler Tablo 1’de gösterilmiştir. Bu hastaların
kabuldeki laboratuvar parametreleri Tablo 2’de gösterilmiştir.
Tüm hastaların kan örnekleri
ateşli oldukları dönemde alınmıştır. Hastaların ortalama
ateşleri 38.4°C±0.68 olarak değerlendirilmiştir. Ateşli dönemde alınan kan örneklerinde 80
hastanın plazma DNA konsantrasyonları median olarak 3096.6 (210-125333) genomekivalent/mL olarak değerlendirildi.
Çalışma grubunun kabulde APACHE II, MODS, SOFA skorları ve Horowitch oranı Tablo
3’de verilmiştir.
Hastalar çalışmaya dahil edildiklerinde plazma serbest DNA değerlerinin belirlenmesi için
alınan kan örneklerinin yanı sıra 2 set kan kültürleri de alınmıştır. Bu kültürlerin üreme
sonuçları Tablo 4’de verilmiştir.
Çalışmaya dahil edilen hastaların mekanik ventilatör günleri ortalama 28.3 ± 25 gün, yoğun
bakım süreleri ortalama 30.8 ±24 gün ve hastanede kalış süreleri ortalama 43.3 ± 28 gün
olarak değerlendirilmiştir. Bu hastaların yoğun bakım mortalitesi %46.3 ve hastane
mortalitesi %51.9 olarak değerlendirilmiştir.
Kan kültüründe üreme olan hastalarla üreme olmayanlar karşılaştırıldığında plazma serbest
DNA düzeyleri arasında anlamlı fark tesbit edilmemiştir.
Üreme olan hastaların DNA konsantrasyonları üreyen mikroorganizmanın gramına göre
karşılaştırıldıklarında gram (+) mikroogranizma üreyenler ile gram (-) üreyenler arasında
plazma serbest DNA konsantasyonu açısından anlamlı fark tesbit edilmedi.
Üreme tesbit edilen hastalar örnek alındığı zamandaki klinik ve laboratuvar parametrelerine
göre bakteremi veya kolonizasyon olarak iki gruba ayrıldılar. Üreme olmayan, kolonizasyon
olan ve bakteremi olan hastalar bu tanıma göre 3 gruba ayrıldıklarında gruplar arası anlamlı
fark tesbit edildi (p=0.027). Buna göre kolonizasyon grubu diğer iki gruba göre anlamlı farklı
bulundu.
Plazma serbest DNA değerlerinin bu tanımlanan gruplar arasında ayırım yapmadaki
etkinliklerinin değerlendirilmesi için eğri altı alan hesaplandı. Eğri altındaki alan değerine
ilişkin p değeri 0.72 olarak belirlendi. Bu sonuç plazma serbest DNA konsantrasyonunun
gruplar arasında ayırım yapmada kullanılamayacağını göstermektedir.
Plazma serbest DNA konsantrasyonu diğer laboratuvar parametreleri ve skorlamalar ile
karşılaştırıldığında sadece lökosit sayısı ile ilişki saptanmıştır. Buna göre plazma serbest
DNA konsantrasyonu ile lökosit sayısı arasında aynı yönlü bir ilişki mevcuttur (p= 0.01, r=
0.295).
Çalışmanın verileri ile yapılan istatistiksel değerlendirmelerde gerek yoğun bakım gerek ise
hastane mortaliteleri açısından plazma serbest DNA konsantrasyonları arasında anlamlı fark
tesbit edilmemiştir.
Tablo 1: Demografik veriler, kabul nedeni ve geldikleri yerlere göre hasta dağalımı.
Yaş (yıl)
54.6±18.2
Kadın/Erkek (%)
%41.2/%58.8
Geliş nedeni (%):
Medikal
%48.8
Travma
%16.2
Elektif Cerrahi
%15
Acil Cerrahi
%20
Geldiği yer (%):
Dahiliye Servisi
%13.8
Cerrahi Servisi
%10
Acil Servis
%17.5
Yoğun Bakım
%51.3
Ameliyathane
%5
Diğer
%2.5
Verilir ortalama ± SS ve yüzde olarak verilmiştir.
Tablo 2: Hastaların laboratuvar değerleri.
Laboratuvar parametreleri
BUN(mg/dL)
39.5±31.2
Kreatinin (mg/dL)
1.76±1.47
Lökosit sayısı (x109/L)
11.40(2.7-13.8)
Trombosit sayısı (x109/L)
208±118
Hemoglobin (g/dL)
9.13±1.8
Hematokrit (%)
27.3±6.2
Laktat (mmol/L)
1.4(0.3-21.9)
Osmolarite (mOsm/kg)
282.6±28.13
Total protein(g/dL)
5.2±.96
Albümin (g/dL)
2.5±0.43
INR
1.49±0.55
CRP (mg/L)
102.6±71.8
Prokalsitonin (ng/mL)
0.9(0-200)
HDL (mg/dL)
19.5±13.9
Veriler ortalama ± SS ve median (minimum-maksimum) olarak verilmiştir.
Tablo 3: Hastların skorları ve Horowitch oranı.
APACHE II skoru
18±8
SOFA skoru
6±3
MODS skoru
5±3
Horowitch oranı
236 ± 101.8
Veriler ortalama ± SS olarak verilmiştir.
Tablo 4: Kan kültüründeki üremeler.
Kan kültüründe üreme (%)
57.5
Üreyen mikroorganizma (%):
Gram (+)
54.1
Gram (-)
39.5
Fungus
4
Gram (+) ve (-)
2
İnfeksiyon kaynağı (%):
Toplum
4.3
Yoğun bakım
58.6
Hastane
23.9
Bilinmeyen
13
V. Sonuç ve Öneriler
Bu çalışmanın sonuçları, ateşi olan ve kan kültürü (+) olan septik hastaların plazma
serbest DNA konsantrasyonlarının, kültür (-) olanlardan farksız, kolonizasyonu olan
hastaların plazma serbest DNA konsantrasyonlarının bakteremik ve kültür (-) hastalardan
daha düşük olduğunu ve plasma serbest DNA konsantrasyonunun kültür (+) ve kültür (-)
septik hasta ayırımının yapılmasında kullanılamayacağını göstermektedir. Çalışmanın
sonuçları ayrıca plazma serbest DNA konsantrasyonu ile CRP, PCT, APACHE II, MODS
ve SOFA skorları arasında herhangi bir ilişki olmadığını, yalnızca lökosit sayısı ile aynı
yönde bir ilişki olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak bu çalışmanın sonuçları ateşi olan septik hastalarda plazma serbest DNA
konsantrasyonunun baktereminin bir göstergesi olamayacağını ve kültür (+) liği ile kültür
(-) liği ayırımının yapılmasında yararsız olduğunu göstermektedir. Bu konuyla ilgili erken
tanı ve takipde yeni belirteçlerin tanımlanmasına günümüzde hala ihtiyaç olduğu
görülmektedir.
VI. Kaynaklar
1. Taback B, Hoon DS. Circulating nucleic acids in plasma and serum; past,
present and future. Curr Opin Mol Ther 2004;6:273-8.
2. Wong,BC, Lo YM. Cell-free DNA and RNA in new tools for molecular
diagnostics. Expert Rev Mol Diagn. 2003 3:765-97.
3. Chang CP, Chia RH, Wu TL, Tsao KC, Sun CF, Wu JT: Elevated cell-free
serum DNA detected in patients with myocardial infarction. Clin Chim Acta
2003, 327:95-101
4. Lo YM, Rainer TH, Chan LY, Hjelm NM, Cocks RA: Plasma DNA as a
prognostic marker in trauma patients. Clin Chem 2000, 46:319-23.
5. Rainer TH, Wong LK, Lam W, Yuen E, Lam NY, Metreweli C, Lo YM:
Prognostic use of circulating plasma nucleic Acid concentrations in patients
with acute stroke. Clin Chem 2003, 49:562-59.
6. Wu TL, Zhang D, Chia JH, Tsao KH, Sun CF, Wu JT: Cell-free DNA:
measurement in various carcinomas and establishment of normal reference
range. Clin Chim Acta 2002, 321:77-87.
7. Chang KC, Unsinger J, Schwulst SJ. Multiple triggers of cell death in sepsis:
death receptor and mitochondrial-mediated apoptosis. Deletion of MyD88
markedly attenuates sepsis-induced T and B lymphocyte apoptosis but
worsens survival. FASEB J 2007;21:708-19.
8. Unsinger J, Herndan JM, Davis CG, et.al. The role of TCR engagement and
activation-induced cell death in sepsis-induced T cell apoptosis. J Immunol
2006;177:7968-73.
9. Rhodes A, Wort SJ, Thomas H, Collinson P, Bennet ED: Plasma DNA
concentration as a predictor of mortality and sepsis in critically ill patients.
Crit Care. 2006; 10(2): R60
10. Martins GA, Kawamura MT, Carvalho Mda G: Detection of DNA in the
plasma of septic patients. Ann NY Acad Sci 2000, 906:134-140.
11. Saukokkonen K, Lakkisto P, Varpula M, et al. Association of cell-free plasma
DNA with hospital mortality and organ dysfunction in intensive care unit
patients. Intensive Care Med 2007;33:1624-27.
12. Wijerante S, Butt A, Burns S, Sherwood K, et al. Cell-free plasma DNA as a
prognostic marker in intensive treatment unit patients. Ann NY Acad Sci
2004;1022;232-8.
13. Angus DC, Linde-Zwirble WT, Lidicker J, et al. Epidemiology of severe
sepsis in the United States: analysis of incidence, outcome, and associated
cost of care. Crit Care Med 2001;29:1303-10.
14. Brun-Buisson C, Doyon F, Carlet J, et al. Incidence, risk factors, and outcome
of severe sepsis and septic shock in adults: a multicenter prospective study in
intensive care units; French ICU Group for Severe Sepsis. JAMA 1995;274968-74.
15. Marik PE. Fever in the ICU. Chest 2002;122:1727-36;
16. Reinhart K, Meisner M, Hartog C. Diagnosis of sepsis: Novel and
conventional parameters. Adv Sepsis 2001;2:42-8.
17. Povoa P, Almeida E, Moreira P, et al. C-reactive protein as an indicator of
sepsis. ntensive Care Med 1998;24:1052-6.
18. Aikava N, Fujishmma S, Yamamoto Y, et al. Multicenter prospective study of
procalsitonin as an indicator of sepsis. J Infect Chemother 2005;11:152-9.
VII. Ekler
Mali Bilanço ve Açıklamaları
Proje kapsamında kullanılacak kit ve malzemelerin tahmini bütçe ve giderleri Ek.1
olarak verilmiştir.
Makine ve Teçhizatın Konumu ve İlerideki Kullanımına Dair Açıklamalar
Bu projede herhangi bir makine ve teçhizat kullanılmamıştır. Analiz amacı ile
kullanılan laboratuar kitleri ilgili testler için kullanılmıştır.
NOT: Verilen kesin rapor bir (1) nüsha olarak ciltsiz şekilde verilecek, kesin rapor
Komisyon onayından sonra ciltlenerek bir kopyasının yer aldığı CD ile birlikte
sunulacaktır. Kesin raporda proje sonuçlarını içeren, ISI’ nın SCI veya SSCI veya
AHCI dizinleri kapsamında ve diğer uluslar arası dizinlerce taranan hakemli
dergilerde yayınlanmış makaleler, III. Materyal ve Yöntem ve IV. Analiz ve Bulgular
bölümleri yerine kabul edilir.
Download