1 1 İÇİNDEKİLER 2010 Yılı Türkiye İlerleme Raporu Açıklandı

advertisement
01.12.2010
İÇİNDEKİLER
2010 Yılı Türkiye İlerleme Raporu Açıklandı
Türkiye, Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı’nı Üstlendi
AB Genişleme Sürecinde Son Durum
BM, Kıbrıs Müzakereleri İçin Yeni Bir Tarih Belirledi
İrlanda, AB İle Yardım Planı Konusunda Anlaşmaya Vardı
Avrupa Komisyonu, Yeni Ticaret Politikası Stratejisi’ni Açıkladı
AB Genelleştirilmiş Tercihler Sistemini Revize Etti
AB Komisyonu, Ortak Tarım Politikası Reformu’nun Ana Hatlarını Açıkladı
İngiltere ve Fransa, Savunma İşbirliği Anlaşması İmzaladı
2010 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU AÇIKLANDI
Avrupa Komisyonu’nun, Türkiye’ye ilişkin 2010 yılı İlerleme Raporu 9 Kasım’da açıklandı. Her yıl aday
ülkelerin AB’ye uyum sürecinde kaydettikleri aşamaların ve giderilmesi gereken eksikliklerin ortaya
koyulması amacıyla hazırlanan İlerleme Raporları, Türkiye için, 1998 yılından bu yana düzenli olarak
yayınlanıyor. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik kriterlerin yanı sıra AB müktesebatına uyum yönünde
sağladığı gelişmelerin ve atılması gereken adımların bilançosunu yapan raporda, kaydedilen ilerlemelere
ilişkin destekleyici mesajlar yer alırken, eleştiriler, yavaşlayan reform sürecine odaklanıyor. Rapor, özetle
aşağıdaki hususları içeriyor:
A.SİYASİ KRİTERLER
Olumlu Gelişmeler:

Anayasa değişiklikleri, doğru yönde atılmış adımlar olarak tanımlanmıştır. Söz konusu
değişiklikler ile ayrımcılığın önlenmesi, kişisel verilerin korunması ve bilgiye erişim anayasal
güvence altına alındı; Kamu Denetçiliği Kurumu kurulması için zemin oluşturuldu. Askeri
mahkemelerin yetki alanı sınırlandırıldı; YAŞ’ın, askeri personelin ordudan ihraç kararları yargı
denetimine açıldı; 1980 darbesini yapanlara dokunulmazlık hükmü Anayasa’dan çıkartıldı.
Genelkurmay Başkanı ve komutanlara Yüce Divan’da yargı yolu açıldı; HSYK’nın yapısı,
yargının tümünü temsil edecek şekilde değişti; HSYK’nın meslekten ihraç kararları yargı
denetimine açıldı; Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminde TBMM’nin yer almasıyla, AB
uygulamalarına yaklaşıldı; sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına ilişkin hükümler
Anayasa’dan çıkartıldı. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı getirildi; kadınlara,
çocuklara ve engellilere pozitif ayrımcılığın yolunu açıldı.

Darbe planlarının soruşturulması, hukukun üstünlüğüne duyulan güveni güçlendirdi.

Yeni bir AB stratejisi oluşturuldu; 2010-2011 Eylem Planı kabul edildi; her ilde bir vali
yardımcısı, AB temas noktası olarak görevlendirildi.

EMASYA Protokolü yürürlükten kaldırıldı.

Seçim kampanyalarında Türkçe dışında dillerin kullanımına izin veren, adayların ve siyasi
partilerin gelir ve harcamalarında şeffaflığı öngören yasa değişikliği yapıldı.

Saydamlığın Artırılması ve Yolsuzlukla Mücadelenin Güçlendirilmesi Stratejisi kabul edilerek bir
eylem planı geliştirildi, uygulamayı denetleyecek bir kurul oluşturuldu.

İlköğretimde cinsiyetler arası dengesizlik azaldı.

Toplanma ve örgütlenme özgürlüğünde gelişme kaydedildi. İbadet özgürlüğüne saygı genelde
uygulanıyor.

Kürtçenin özel TV ve radyo yayınları ile cezaevlerinde kullanımı serbestleştirildi.

Türkiye, Kıbrıs’ta müzakerelere yönelik desteğini ve Yunanistan ile ilişkilerin geliştirilmesi
çabalarını sürdürdü; bölgesel girişimlere aktif katılım sağladı, Batı Balkanlar’da barış ve istikrarın
geliştirilmesinde çeşitli inisyatifler aldı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Siyasi partiler ile Hükümet arasında diyalog eksikliği ve kurumlararası gerginlikler, ortamı
kutuplaştırdı, reform çalışmalarını yavaşlattı.
 Ergenekon soruşturmalarında tutuklamalarla iddianamelerin mahkemeye sunulması arasındaki
sürelerin uzunluğu, yargı güvenceleri açısından kaygı verici.
2





























Anayasa Mahkemesi’nin DTP’yi kapatma kararı, demokratik açılım sürecinde önemli gerileme.
Siyasi partilerin kapatılmasına dair mevzuat Avrupa standartları ile uyumsuz.
Anayasa reformu için tüm siyasi partiler ve sivil toplumun tam katılımı gerekli. Uygulama
yasalarında Avrupa standartları esas alınmalı.
%10’luk ülke seçim barajı, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerdeki en yüksek oran.
Milletvekili dokunulmazlıklarının kapsamı kaygı verici.
Kamu hizmetlerinde ve yerel yönetimlerde şeffaflık ve aşırı bürokrasinin azaltılmasında ilerleme
olmadı.
Jandarmanın kolluk kuvveti faaliyetlerinin sivil denetiminde gelişme sağlanmadı.
TSK İç Hizmet Kanunu’nda değişiklik yapılmadı.
TBMM’nin bütçe dışı askeri fonlar üzerindeki denetiminde ilerleme sağlanmadı.
Adalet Bakanı halen HSYK Başkanı ve HSYK’nın soruşturma yetkisi Bakan onayına tâbî. HSYK
ile Adalet Bakanlığı arasındaki gerginlik, adil yargılamaya dair soru işaretleri yarattı.
Anayasa Mahkemesi’nde halen iki askeri hakimin varlığı tartışmalı.
İstinaf Mahkemeleri faaliyete geçmedi.
Adli yardım temini yetersiz. Adli Tıp Kurumu’nun işleyişine ilişkin kaygılar var.
AİHM’nin, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlaline dair karar sayısı arttı.
İnsan hakları savunucuları cezai tâkibata uğruyor. Terörizmin, Terörle Mücadele Kanunu’ndaki
geniş tanımı kaygı verici.
Kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımı sürüyor. İşkence ve kötü muamele soruşturmaları
polis memurlarınca yapılıyor.
Adli Tıp Kurumu haricindeki adli tıp hekimleri mahkemelerce tanınmıyor.
Cezaevlerinin kapasitesi yetersiz; denetim standartları BM ile uyumsuz.
TCK, Terörle Mücadele ve Basın kanunları, ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı şekilde kullanılıyor.
Basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve RTÜK yaptırımları kaygı verici. İnternet sitelerine
yönelik yasaklar orantısız.
Dernekler orantısız denetimlere maruz kalıyor.
Din dersi ilk ve ortaöğretimde halen zorunlu. Kimlik belgeleri dine dair bilgi içeriyor.
Gayrimüslim cemaatler ve Aleviler ayrımcılık ve idari belirsizlik sorunları yaşıyor. Din adamı
eğitiminde kısıtlamalar sürüyor. Heybeliada Ruhban okulu açılmadı. Patrikhane ‘Ekümenik’
ünvanını kullanamıyor. Vicdani retçiler adli tâkibata uğruyor.
Cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet, töre cinayetleri, erken ve zorla yaptırılan evlilikler ciddi
sorun. Kadınların siyasette, üst düzey kamu yönetiminde, sendikalarda temsili çok düşük.
Kadınlar için sosyal kapsayıcılık mekanizması yok.
Çocuklara yönelik şiddetle mücadele yetersiz; çocuk işçiliğinin önlenmesinde ilerleme kısıtlı;
çocuk mahkemeleri ve islahevleri sayısı yetersiz.
Sendikal haklarda AB standartları ve ILO ile uyumsuz kısıtlayıcı düzenlemeler var. Kamu
çalışanlarının grev hakkı yok.
Cinsel tercihe dayalı ayırımcılık sürüyor.
Azınlık haklarına yönelik yaklaşım kısıtlayıcı. Eğitim ve mülkiyet hakları sorunları sürüyor.
Türkçe dışındaki dillerin kullanımına ilişkin mevzuat kısıtlayıcı, uygulama tutarsız.
Romanlar ayrımcı muameleye tâbi tutuluyor.
Terör saldırıları ciddi ölçüde arttı; demokratik açılım, beklentileri karşılamadı; kara mayınları ve
korucu sistemi endişe yaratıyor.
Türkiye Ek Protokolü tam olarak ve ayrım yapmaksızın uygulama yükümlülüğünü yerine
getirmedi; G.Kıbrıs ile ikili ilişkiler normalleştirilmedi; Yunan hava sahası ve karasularının
ihlallerine ilişkin şikayetler sürüyor.
3
B.EKONOMİK KRİTERLER
Olumlu gelişmeler:
 Kriz karşısında dayanıklılık sergileyen ekonomi, 2009’un 2. yarısında hızla büyümeye başladı;
GSYH artışı, 2010’un ilk yarısında %11’e yükseldi; tüm sektörlerde önemli büyüme kaydedildi;
ithalat %20, ihracat %15 arttı.
 İşsizlik, 2010’un ilk yarısında %11’e, genç işsiz oranı %20’ye geriledi.
 Kredi arzı artarak, 2010’un ilk yarısında %30’a çıktı; bütçe açığı, 2009’un yarısı düzeyinde
gerçekleşti; başarılı istikrar programının yanı sıra bankacılık, işletmelerin yeniden
yapılandırılması, özelleştirme, eğitim ve enerji alanlarındaki yapısal reformlar, ekonomide
dayanıklılığı artırdı; uluslararası rezerv miktarı artarak 40 milyar €’ya çıktı.
 Piyasa ekonomisine dair iyi işleyen bir hukuk sistemi mevcut.
 Bankacılık sektörü, küresel mali krize kayda değer direnç gösterdi; AB mevzuatı uyarınca %12
olması gereken sermaye yeterlilik oranı, 2010 başında %20’ye çıktı; menkul kıymetler piyasasının
toplam kapitalizasyonu 2010’da GSYH’nin %40’ına ulaştı.
 Doğrudan yabancı yatırımların kompozisyonu iyileşerek, altyapı ve imalat sektörlerinde
yoğunlaştı.
 Düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığı büyük ölçüde korundu.
 AB’nin toplam ticaretteki payı 2008’de %41,4 iken, 2009’da %42,6’ya; doğrudan yabancı
yatırımlardaki payı 2008’de %75 iken, 2009’da %80’e yükseldi. İhracatın yeni piyasalara
yönelerek çeşitlendirilmesi, krizin etkilerini kısmen hafifletti.
Olumsuz gelişmeler / eksiklikler:
 Küresel kriz ekonomiyi olumsuz etkiledi; sabit yatırımlar ve dış talep düştü; ekonomi, 2009’da
%5 civarında daraldı; cari açık, 2010’un ilk yarısında %6,2’ye yükseldi; enflasyon 2009’da
%6,3’e çıktı, 2009 ortasında %3 olan çekirdek enflasyon, Temmuz 2010’da %5’e yükseldi.
 Tüm vergi idaresi fonksiyonlarının Gelir İdaresi Başkanlığı’nda birleştirilmesi tam olarak
sağlanmadı; mali şeffaflığı artırıcı tedbirler sınırlı.
 Kamu otoriteleri elektrik, doğal gaz, telekom ve ulaştırmada fiyatları belirlemeyi sürdürdü.
 2009’da yeni kurulan firma sayısı %10 azalırken, kapanan firma sayısı %8,5 arttı.
 Ticari sözleşmelerin uygulanması uzun süreçler gerektiriyor; ticaret mahkemesi hâkimlerinin
ihtisas düzeyi yetersiz, davalar uzuyor.
 Kriz süresince yatırımlar azaldı; doğrudan yabancı sermaye girişi, 2010’un ilk yarısında önceki
yıla oranla %20 düştü.
 Tarımın toplam istihdamdaki payı tersine gelişerek %23,7’den %24,7’ye yükseldi.
 KOBİ’lerin banka kredileri içindeki payı, 2008’de %23 iken, 2009’da %21,4’e düştü.
 Yetersiz altyapı, ekonomik faaliyetleri olumsuz etkiliyor. Kayıt dışı sektör ciddi bir sorun.
 Toplam ihracatta AB’nin 2008’de %48 olan payı, 2009’da AB’deki talep daralması sonucu
%46’ya geriledi.
B.ÜYELİK YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ ÜSTLENME KAPASİTESİ
1.Malların Serbest Dolaşımı
Olumlu gelişmeler:


TSE’nin Avrupa standartlarına uyum oranı %99,7’ye; TÜRKAK’ın gerçekleştirdiği akreditasyon
sayısı 465’e; onaylanmış kuruluş sayısı 14’e yükseldi.
Piyasa gözetim raporları ve bildirimlerine ilişkin yönetmelikler yayımlandı; Ulusal Piyasa Gözetimi
ve Denetimi Strateji Belgesi kabul edildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
4






Dış ticarette standardizasyon mevzuatı 2010’da ithalatta uygunluk değerlendirmesine tâbi ürün
listelerini sınırlı oranda azalttı.
Bazı ürünlerin serbest dolaşımına sınırlamalar getiriliyor. Eski, yenilenmiş veya kusurlu olduğu
düşünülen mallar ve kullanılmış motorlu taşıtlar için halen izin gerekiyor.
TSE’nin, CEN ve CENELEC’e tam üyeliğinin gerektirdiği yükümlülüklere uyum sağlanmadı.
TÜRKAK’ın Avrupa akreditasyon sistemi ile uyumunu artıracak kanun çıkarılmadı.
Piyasa gözetiminden sorumlu kurumlararası koordinasyon yetersiz. Mevzuatta nihai değişiklikler
yapılmadı.
Genel Ürün Güvenliği Direktifi’nin 2001 versiyonuna tam uyum sağlanmadı.
Jenerik ilaçlara ilişkin izin sistemi ve ithal alkollü içeceklere yönelik kontrol sertifikası için istenen
belgeler sıkıntı yaratıyor. Tekstil ve hazır giyim ithalatına tescil belgesi uygulaması halen yürürlükte.
Yapı malzemelerine getirilen ulusal G işareti, Gümrük Birliği’ne aykırı.
2.İşçilerin Serbest Dolaşımı
Olumlu gelişmeler:

Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun, “belirli bir meslekte çalışan” yabancıların bir yıla
kadar süreli izin kullanabilmesini sağlayacak şekilde değiştirildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:

İŞKUR bilgi işlem altyapısının, elektronik hizmet ve personel kapasitesi geliştirilmeli.

Avrupa Sağlık Sigortası Kartı ile ilgili gelişme kaydedilmedi.
3.İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi
Olumlu gelişmeler:

Hizmet sunumu için Tek Temas Noktası oluşturulması çalışmaları başlatıldı.

Anayasa Mahkemesi kararı ile, Hemşirelik Kanunu’nda kadınlara yapılan atıflar iptal edildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 İş kurma hakkı konusunda AB uyum stratejisi sunulmadı; sınır ötesi hizmet sunum serbestisinde
ilerleme olmadı. Kayıt, lisans ve izin yükümlülükleri AB ile uyumsuz. Hizmetler Direktifi’ne uyum
sağlanmadı.
 Posta hizmetlerinde tekel sürüyor. Bağımsız düzenleyici kurum kurulmadı. Posta Kanunu yürürlüğe
girmedi.
 Mesleki ve akademik yeterliliklerin tanınması ayrıştırılmadı. Bazı düzenlenmiş meslekler hâlâ
karşılıklı tanımaya tâbi.
4.Sermayenin Serbest Dolaşımı
Olumlu gelişmeler:

Kara para aklama ile mücadelede AB müktesebatına uyumda ilerleme sağlandı. Suç Gelirlerinin
Aklanmasının Önlenmesi Kanunu’nun ve eylem planının uygulanmasına dair yönetmelikler çıkarıldı.
Kara para aklanmasına ilişkin şüpheli işlem bildirimi sayısı 2009 yılında 4.924’den 9.823’e çıktı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Yabancıların gayrimenkul alımına ilişkin mevzuat AB ile uyumsuz. AB kaynaklı doğrudan yabancı
yatırımlara yönelik kısıtlamalar kaldırılmadı. Radyo-TV yayıncılığı, enerji, ulaştırma, eğitim vb.
alanlarda sektörel yatırım kısıtlamaları var.
 Yeni ödemeler sistemine ilişkin kanun kabul edilmeli.
 MASAK’ın kapasitesi güçlendirilmeli, yargı ve kolluk kuvvetleri eğitimi sürdürülmeli.
5

Suçtan edinilen gelirlerin aklanması, araştırılması, haczi, müsaderesi ve terörizmin finansmanına dair
Avrupa Konseyi Sözleşmesi onaylanmadı.
5.Kamu Alımları
Olumlu gelişmeler:
 Şeffaflığın artırılması ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin strateji kabul edildi; Kamu İhale Kurumu,
ihalelere dair kılavuzlar yayımladı; piyasanın işleyişi ve rekabet birçok sektörde yeterli seviyede.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Türk mal ve hizmetleri teklif eden yerli teklif sahiplerine %15 oranında fiyat avantajı sürüyor; kamu
ihale mevzuatı AB ile tam uyumlu değil. Kamu hizmet kurumları halen klasik kamu ihale
prosedürlerine tâbi. Kamu-özel sektör işbirliği ve imtiyazların verilmesinde şeffaflık yok; inceleme
usullerine ilişkin mevzuat AB ile uyumlaştırılmalı ve idari kapasite güçlendirilmeli.
6.Şirketler Hukuku
Olumlu gelişmeler:
 SPK, çağrı yoluyla ortaklık paylarının toplanması ilkelerine dair bir tebliğ yayımladı, birleşme
esaslarına dair tebliğinde değişiklikler yaptı; Sermaye piyasasında finansal raporlamaya dair kanun
değiştirildi; Muhasebe Standartları Kurulu Uluslararası Muhasebe Standartları konusunda birçok
standart, yorum ve revizyon yayınladı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Türk Ticaret Kanunu ve uygulama kanunu çıkarılmadı. Şirketlerin elektronik ortamda tescilleri
uygulamaya koyulmadı.
 Denetlemeye yönelik düzenleyici bir çerçeve yok. Bağımsız denetçiler ve denetim kuruluşlarına
ilişkin kamu gözetim kurumu kurulmadı.
7.Fikri Mülkiyet Hukuku
Olumlu gelişmeler:
 Telif hakları birimleri arasında koordinasyon ve işbirliği gelişti; fiziki korsanlık azaldı; yeni Marka
Kanunu kabul edildi; gümrük birimlerinin bilgi teknolojileri sistemi tamamen merkezileştirildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Korsanla mücadele kural ve usulleri basitleştirilmeli. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu değiştirilmeli;
endüstriyel tasarım, patent ve coğrafi işaret haklarına dair kanun tasarıları kabul edilmeli.
 Taklit ve korsan mallara karşı gümrük kontrolleri yetersiz; Korsanlık ve sahtecilik yaygın.
 Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin marka ihlallerine ilişkin cezai
hükümlerinin iptali, taklit malların Türk piyasasına yeniden girmesine neden oldu.
 Fikri mülkiyet haklarının uygulama usulleri hakkında AB’ye uyumlu bir kanun çıkarılmalı.
8.Rekabet Politikası
Olumlu gelişmeler:
 Rekabet Kurumu ile Kamu İhale Kurumu, kamu ihalelerindeki rekabet ihlallerine yönelik bir işbirliği
protokolü imzaladı.
 Rekabet Kurumu idari ve işlevsel açıdan yeterince bağımsız, idari kapasitesi yüksek.
 Devlet Yardımlarının İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun ve bu görevi üstlenecek yetkin bir
otoritenin kurulması kabul edildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Yatay işbirliği anlaşmaları ve de minimis kurallarına ilişkin mevzuat uyumu sağlanmadı.
6



Rekabet Kanunu, pazar payı %20’nin altında olan banka birleşme ve alımlarına uygulanmıyor.
Kamu teşebbüsleriyle münhasır ve özel haklar barındıran teşebbüslere ilişkin kurallara uyumda
ilerleme sağlanmadı.
Çelik sektörünün desteklenmesine yönelik devlet uygulamaları nihai olarak değerlendirilmeli.
9.Mali Hizmetler
Olumlu gelişmeler:
 Merkez Bankası ile BDDK, rezerv ve likidite şartlarına esneklikler getirdi. BDDK denetleme ve
uygulama kapasitesini geliştirdi.
 Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının halka arzını kolaylaştırıcı bir tebliğ yayımlandı. Aracılık
Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği değiştirildi.
 Sermaye Piyasası Danışma Konseyi kuruldu.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 BASEL II Anlaşması’nın uygulanışında, yatırımcı tazmin sistemleri, piyasanın kötüye kullanımı ve
kolektif yatırım kuruluşlarına dair ilerleme sağlanmadı.
 Sigortacılıkta AB’ye uyum sınırlı; sigorta ve bireysel emeklilik sektörlerinde bağımsız bir düzenleyici
ve denetleyici kurum oluşturulmadı.
10.Bilgi Toplumu ve Medya
Olumlu gelişmeler:
 Yetkilendirme, spektrum yönetimi, erişim, arabağlantı, numaralandırma, numara taşınabilirliği,
kullanım hakları ve tarifelerle ilgili AB’ye uyumlu yönetmelikler çıkarıldı.
 BTK, sektörün 2010-2012 perspektifini belirleyen bir stratejik plan oluşturdu.
 RTÜK özel yayıncılar için zaman sınırlamasını kaldıran ve Türkçe dışındaki dillerde 24 saat yayına
izin veren, altyazılı çeviri zorunluluğunu kaldıran yönetmeliği kabul etti. Türkçe dışı dillerde yayın
yapan radyo ve TV kanalı sayısı 15’e yükseldi. RTÜK kapasitesini güçlendirdi. Dijital yayına geçiş
için bir yol haritası kabul edildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Yasalar ve uygulama yönetmelikleri AB müktesebatı ile tam uyumlaştırılmadı; yetkilendirme
işlemleri, düzenleyici kuruluşa yasal belirsizlik yaratabilecek takdir yetkisi tanıyor; Çerçeve Yasa,
düzenleyici kuruluşun şeffaflık ve bağımsızlığını temin etmiyor.
 Elektronik İmza Kanunu ve evrensel hizmet yükümlülüklerinin uygulanması, ilgili AB Direktifleri ile
ciddi farklılıklar gösteriyor.
 Sabit hatlı telefon hizmetlerinde numara taşınabilirliğinde ilerleme sağlanmadı.
 Sanal mobil ağ ve geniş bant kablosuz erişim hizmeti operatörlerinin yetkilendirilmesine dair
uygulama yönetmeliği yayınlanmalı.
 Operatörlerden alınan ücretler hâlâ yüksek.
 Sartlı erişim içeren hizmetlerin hukuki korunmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi’ne taraf olunmadı.
 Medya mevzuatı AB Direktifi’ne uyumlu değil.
 RTÜK’ün frekansları yeniden tahsis etmemesi TV yayıncılığı sektörüne zarar veriyor. Yayıncılara
uygulanan yaptırımlar kaygı verici.
11.Tarım ve Kırsal Kalkınma
Olumlu gelişmeler:
 Entegre idare ve kontrol sisteminde ilerleme sağlandı. Arazi parseli tanımlama ve çiftçi kayıt sistemi
stratejileri kabul edildi.
 Canlı sığır ve sığır eti üzerindeki ithalat yasağı kısmen kaldırıldı.
7


Coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin yeni bir kanun kabul edildi.
Organik tarımda, sertifikasyon ve kontrol sistemini geliştirici ek önlemler alındı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılmasına dair yasa çıkarılmadı.
 Tarım istatistikleri alanında bir strateji belgesi yok.
 AB Ortak Tarım Politikası’na uyum sınırlı. Üretime bağlı tarımsal destek araçları endişe yaratıyor.
 AB menşeli et, canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalatına yasak sürüyor.
12.Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı
Olumlu gelişmeler:
 Veterinerlik Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Çerçeve Kanunu kabul edildi.
 Üç kara ve iki deniz limanı sınır kontrol noktasının yapımı tamamlandı.
 Büyükbaş hayvanların kimliklendirilmesi ve hareketlerinin kayıt sistemi güçlendirildi. Koyun ve keçi
türü hayvanların kimliklendirilmesi ve kaydı başladı.
 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın idari kapasitesi geliştirildi; ulusal kalıntı izleme planının
uygulanması ve izlenmesi ile veteriner tıbbi ürünlerin kontrolüne yönelik usuller geliştirildi; gıda
güvenliği bilgi ağı sistemi kısmen faaliyete geçti.
 Tarımsal gıda ve hayvansal yan ürün işletmelerinin sınıflandırılmasında AB’ye uyum tamamlandı.
 Etiketleme, sunum, reklam; gıda katkı maddeleri, saflık kriterleri vb. alanlarda ilerleme sağlandı.
 Biyogüvenlik Kanunu ve iki uygulama yönetmeliği ile Ahşap Ambalaj Malzemelerinin
İşaretlendirilmesi Yönetmeliği yürürlüğe girdi.
 Bitki koruma ürünlerinin reçeteli satış, sertifikasyon ve kullanım kontrol sistemi güçlendirildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 İthalat kontrol sistemlerine ilişkin mevzuat uyumu tamamlanmalı.
 Hayvan refahı ve zooteknik konularında ilerleme olmadı.
 Şap hastalığına dair acil durum planı ve kontrolüne dair düzenleme yürürlüğe girmedi.
 Hiyjen paketi iç hukuka aktarılmadı.
 Aflatoksin ve bazı pestisit kalıntıları başta olmak üzere alınan bildirimlerin sayısı hâlâ yüksek.
 Çeşit kaydı ve tohumluk sertifikasyonu yazılım sistemi ve bitki pasaportu uygulamaya geçmedi.
13.Balıkçılık
Olumlu gelişmeler:
 Kaynak ve filo yönetiminde, denetim ve kontrollerde ilerleme sağlandı. Su Ürünleri Bilgi Sistemi
iyileştirildi.
 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, yasa-dışı, bildirilmemiş ve düzenlenmemiş avlanmaya dair AB’ye
uyumlu uygulama talimatları yayımladı. Belirli teknelerde otomatik tanımlama sistemleri
kullanılıyor ve tekneler uydudan izleniyor.
 Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu kararlarının uygulanmasında ilerleme
sağlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Su Ürünleri Kanunu çıkarılmadı.
 Av ve karaya çıkış verilerinin toplanması ve stok değerlendirmesinde teknik kapasite
güçlendirilmeli; kontrol ve stokların sürdürülebilirliğinde ilerleme sağlanmalı.
 Yapısal eylemler, piyasa politikası ve devlet yardımlarında ilerleme kaydedilmedi.
8
14.Taşımacılık Politikası
Olumlu gelişmeler:
 Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Uluslararası Taşınmasına Dair Avrupa Anlaşması’na (ADR)
taraf olundu. Uluslararası taşımacılıkta takograf cihazları kullanımı yönetmeliği yürürlüğe girdi.
 Hava taşımacılığında önemli ilerleme kaydedildi.
 Gemilerin uzun mesafeden tanımlanması ve izlenmesi sistemi kuruldu. Gemi Adamları
Yönetmeliği ve gemilerden atıkların alınması ve atık kontrolü ile ilgili yönetmelik değiştirildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü’nün ADR kapasitesi sınırlı.
 Karayolu taşımacılığında sürücülerin araç kullanma ve dinlenme saatleri ile ilgili mevzuat uyumu
yetersiz.
 Demiryolu taşımacılığında ilerleme kaydedilmedi.
 SHGM, bilgisayarlı rezervasyon sistemleri ile ilgili bir yönetmelik yayımlamadı. Hava trafiği
yönetiminde işbirliği sorunları yaşanıyor. GKRY hava trafik kontrol merkezi ile iletişim eksikliği,
Lefkoşa bölgesinde hava güvenliğini tehdit ediyor.
 Denizlerde kirliliğin önlenmesi ve acil müdahale konularında kapasite sınırlı.
 Kombine taşımacılık ve uydu navigasyonunda önemli gelişme olmadı.
15.Enerji
Olumlu gelişmeler:
 Nabucco doğal gaz boru hattı ile ilgili hükümetlerarası anlaşmanın onay süreci tamamlandı.
 Azerbaycan ile gaz fiyatlandırması ve gazın transit geçişinde anlaşma sağlandı. Türk-İtalyan-Rus
şirketleri arasında Samsun-Ceyhan petrol boru hattının inşası anlaşması imzalandı.
 Elektrik sektöründe özel yatırımlarla kurulu güç kapasitesi artırıldı. Elektrik Lisans Yönetmeliği
değiştirilerek ÇED prosedürünün tamamlanması, üretim lisanslarının ön koşulu haline geldi.
 Yenilenebilir enerjide ilerleme kaydedildi. Elektrik Lisans Yönetmeliği, rüzgâr lisansı
başvurularının değerlendirilmesi amacıyla değiştirildi.
 Binalarda enerji performansı yönetmeliği yürürlüğe girdi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Petrol stoklama kurumu kurulmadı. Doğalgaz Piyasası Kanunu doğrultusunda kontrat devri
programı veya BOTAŞ’ın faaliyetlerinin ayrıştırılmasında gelişme kaydedilmedi.
 Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için gerekli düzenleyici ortam hazırlanmalı.
 Nükleer güvenlik konusunda AB müktesebatı ile uyumlu bir çerçeve kanun yok. Kullanılmış
Yakıt ve Radyoaktif Atık Yönetimi Güvenliği Birleşik Sözleşmesi’ne taraf olunmadı.
16.Vergilendirme
Olumlu gelişmeler:
 İşlenmiş tütüne uygulanan tütün fonu vergisi kaldırıldı.
 İdari işbirliği, karşılıklı yardım ve uygulama kapasitesinde ilerleme sağlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 KDV mevzuatı AB ile tam uyumlu değil.
 Doğrudan vergilendirmede ilerleme kaydedilmedi.
 Tütün ve tütün ürünlerindeki ÖTV’de yapısal uyumsuzluklar sürüyor. İthal alkollü içkilerde vergi
hâlâ daha yüksek.
 İç piyasa hareketleri ve mali antrepolar için gümrük vergilerinin askıya alınması rejimi
uygulanmalı.
9
17. Ekonomik ve Parasal Politika
Olumlu gelişmeler:
 Merkez Bankası sistemdeki fazla likiditeyi azaltmayı amaçlayan bir çıkış stratejisi açıkladı.
 Ekonomik politikada uyum ileri düzeyde. Bölge ülkeleri ile ekonomik ilişkiler canlandırıldı.
 Enerji sektöründe özelleştirme hızlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Merkez Bankası Kanunu, bankanın bağımsızlığını tam olarak sağlamıyor.
 Yasal çerçeve, kamu sektörünün finansal kuruluşlara imtiyazlı erişiminin yasaklanması ile
uyumsuz hükümler içeriyor.
 Bütçe açığının kontrolüne ilişkin kanun taslağının kabulü ertelendi.
18.İstatistik
Olumlu gelişmeler:
İstatistiki altyapı, sınıflandırma ve kayıt konularında ilerleme kaydedildi. TÜİK, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği protokolleri imzaladı.
NUTS Düzey 2 bölgeleri için gayri safi katma değer verileri yayımlandı.
Hayvansal üretim ve çevre istatistiklerinde ilerleme sağlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Çiftlik kayıt hazırlıkları, tarımsal istatistik toplama yöntemleri, organizasyonel yapı, ulusal
hesaplar ve hesapların derlenmesine ilişkin metodoloji hakkında detaylı açıklama sunulmadı.
19.Sosyal Politika ve İstihdam
Olumlu gelişmeler:
 Memurlar ve diğer kamu çalışanlarına toplu görüşme ve sözleşme hakkı veren, disiplin cezalarını
yargı denetimine tâbi tutan, bazı grevlere uygulanan yasağı ve aynı iş kolunda birden fazla
sendikaya üye olma yasağını kaldıran, Ekonomik ve Sosyal Konsey’i anayasal bir organ haline
getiren anayasa değişiklikleri kabul edildi.
 İstihdam politikası ve Avrupa Sosyal Fonu konularında ilerleme kaydedildi.
 Mevsimlik göçmen tarım işçilerinin ikamet, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik koşulları hakkında
bir tebliğ yayımlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 İş hukukunda mevzuat uyumu sağlanmadı. İş hukuku ekonominin bazı sektörlerine uygulanmıyor;
İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Direktif ulusal mevzuata aktarılmadı.
 Sendikal yasalara ilişkin reform ihtiyacı sürüyor.
 Kayıt dışı istihdam yüksek.
 Her türlü ayrımcılıkla mücadeleye dair mevzuat uyumunda ilerleme kaydedilmedi.
 Kadınların istihdam ve iş gücüne katılımında AB ve OECD’deki en düşük oranlar Türkiye’de.
Kadın-erkek arası ücret farklılıkları sürüyor.
20.İşletme ve Sanayi Politikası
Olumlu gelişmeler:
 Sanayi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı’na son hali verildi, Yatırım Ortamını İyileştirme
Koordinasyon Kurulu 2010 Eylem Planı’nı kabul etti. Sanayi politikasına ilişkin Orta Vadeli
Ekonomik Program açıklandı.
 Avrupa İçin Küçük İşletmeler Yasası’nın uygulama sürecine katılım sağlandı.
10


KOSGEB fonlarına dair yeni mevzuatın kabulünü takiben, bir finansal program başlatıldı.
KOSGEB, Kalkınma Ajansları ve DPT ile, KOBİ’ler için ortak destek programları oluşturulması
amacıyla protokol imzaladı.
Kimya, demir çelik ve otomotiv sektörleri için yol haritaları hazırlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Ticari işlemlerde alacakların geç ödenmesiyle mücadelede AB Direktifi’ne uyum sağlanmadı.
21.Trans-Avrupa Ağları
Olumlu gelişmeler:
 Trans-Avrupa Taşımacılık Ağı’na ilişkin müzakerelerde aşama sağlandı.
 Türkiye-Yunanistan-İtalya doğalgaz boru hattı enterkonnektörünü faaliyete geçirme hazırlıkları
sürüyor.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
Taşımacılık ağları konusunda, uzun vadeli yatırım için bir plan hazırlanmadı.
Telekomünikasyon ağları konusunda ilerleme kaydedilmedi.
22.Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu
Olumlu gelişmeler:
 Hukuki ve kurumsal çerçeve ile idari kapasitede ilerleme sağlandı; IPA yapılanmasındaki
kurumların belirlenmesine ilişkin genelge yayımlandı; Çevre, bölgesel rekabet edebilirlik ve
istihdam operasyonel programlarında, IPA’ya yönelik proje havuzları oluşturulmasında ilerleme
kaydedildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 IPA fonlarınının yönetiminde kurumsal kapasiteye ilişkin kaygılar sürüyor. Sözleşme gecikmeleri
yaşanıyor, tahsis edilen tüm fonlar kullanılamıyor; Bölgesel idari kapasite yetersiz. Bölgesel
Kalkınma Komitesi’nin oluşturulmasında gelişme sağlanmadı; MFİB ve ilgili Bakanlığın fon
kullanım kapasitesi artırılmalı.
23.Yargı ve Temel Haklar
(Bu bölüme ilişkin değerlendirmeler siyasi kriterler bölümünde yer alıyor.)
24.Adalet, Özgürlük ve Güvenlik
Olumlu gelişmeler:
 Türk Ceza Kanunu’nda göçmen kaçakçılığına verilen cezalar artırıldı. Düzensiz göçle mücadele
hakkında bir genelge yayımlandı. Yakalanan yasadışı göçmenlerin koşulları iyileştirildi.
Sığınmacıların çalışma izni başvuruları kolaylaştırıldı.
 AB-Türkiye geri kabul anlaşması müzakerelerinde ilerleme kaydedildi.
 Biyometrik pasaporta geçildi. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu kuruldu.
 Polis işbirliği alanında Irak, Ukrayna ve Suriye ile anlaşmalar imzalandı.
 Örgütlü suçlarla mücadele ulusal stratejisi ve eylem planı imzalandı.
 Terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanması ile mücadelede işbirliği için belirli ülkelerle
mutabakat zabıtları imzalandı. Terörle mücadelede profesyonel güvenlik güçleri oluşturma
hazırlıkları hızlandı.
 Gümrük muhafaza kapasitesi artırıldı.
11
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 İlgili kurumlar ve kamuoyunda düzensiz göçmenlerin haklarına dair farkındalık artırılmalı; iltica
ve göç konusunda bir yol haritası benimsenmeli.
 Kurumsal kapasite sınırlı; resmi bir statüsü olmayan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, iltica
usulleri konusunda sorumlu tek merci.
 Türkiye’nin vize muafiyeti anlaşması imzaladığı bazı ülkeler AB’nin negatif vize listesinde.
 Cezai ve hukuki konularda adli işbirliğinde ilerleme kaydedilmedi.
 Ulusal parmak izi ve DNA veri tabanı oluşturulmalı.
 İnsan ticaretiyle mücadelede ilerleme sağlanmadı.
25.Bilim ve Araştırma
Olumlu gelişmeler:
 Uluslararası araştırmacıların Türkiye’de ikametlerini destekleyen düzenlemeler yapıldı.
 TÜBİTAK’ın ulusal destek programları kapsamındaki 2008-2009 dönemi Ar-Ge harcamaları %50
arttı; idari kapasitesi güçlendirildi.
 7. Çerçeve Programı’na katılım, bilim adamlarının sayısı ve araştırmacıların hareketliliği arttı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Araştırma harcamaları (GSYİH’nin %0,73) 2013’te %2’ye ulaşma hedefinin oldukça altında.
26.Eğitim ve Kültür
Olumlu gelişmeler:
 Milli Eğitim Bakanlığı, AB standartları ile uyumlu bir Stratejik Plan kabul etti.
 Okula kaydolma oranları arttı. Toplam üniversite sayısı 154’e ulaştı.
 Bolonya sürecine uyum ileri aşamada.
 Mardin Üniversitesi’nde Kürt, Arap ve Asur dili ve kültürü bölümleri kuruldu.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Okulu erken bırakanların oranı ve yetişkinlerin hayat boyu öğrenime katılımı, AB’nin oldukça
gerisinde.
 Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi’ne uyumda sorunlar var.
27.Çevre
Olumlu gelişmeler:
 ÇED Direktifi büyük ölçüde iç hukuka aktarıldı.
 Bazı sıvı yakıtların kükürt içeriğine ilişkin mevzuat uyumlaştırıldı; atık yakma yönetmeliği ve
Ulusal Atık Yönetimi Planı kabul edildi; Kalıcı Organik Kirleticilere İlişkin Stokholm
Sözleşmesi’ne taraf olundu. Ömrünü tamamlamış araçlar, tehlikeli atık kontrolü, atıkların
depolanması, madencilik faaliyetleri ile bozulan arazilerin ıslahı, büyük yakma tesisleri; büyük
endüstriyel kazaların kontrolü ve biyosidal ürünlere ilişkin düzenlemeler çıkarıldı.
 Su kirliliğinin kontrolüne ilişkin mevzuat, izin usullerini düzenlemek amacıyla değiştirildi.
 Doğa korumasına ilişkin sorumluluk, yetkili kurumlar arasında paylaştırıldı.
 Endüstriyel hava kirliliğinin kontrolü hakkındaki mevzuat değiştirildi.
 Gürültü konusundaki mevzuat uyumu ileri düzeyde.
 Çevre izin ve lisansları hakkındaki yönetmelik kabul edildi.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 ÇED konusunda halkın katılımı ve sınırötesi istişare usulleri tam olarak uyumlaştırılmadı.
 Hava Kalitesi Direktifi’nin uygulanmasına ilişkin idari kapasite yetersiz.
12





Su yönetimine ilişkin kurumsal çerçeve bölünmüş ve nehir havzası düzeyinde örgütlü değil.
Doğa korumasında ilerleme sağlanmadı. Taslak Doğa Koruma Çerçeve Kanunu’nun birçok doğal
alana yönelik korumanın kalkmasına yol açmasından endişe ediliyor. Ulusal biyo-çeşitlilik
stratejisi ve eylem planı ile kuşlar ve habitatlara ilişkin uygulama mevzuatı kabul edilmedi.
Potansiyel Natura 2000 alanlarının listesi derlenmedi. Yapılan düzenleme değişikliğiyle, Sulak
Alanların Uluslararası Önemi Sözleşmesi kapsamında korunan alanların koruması zayıfladı.
Kimyasallar konusunda uygulama kapasitesi yetersiz.
AB’nin Sera Gazları Emisyon Ticareti Planı’na yönelik hazırlıklar başlamadı.
Ulusal çevre ajansı kurulmasında ilerleme sağlanmadı. Politikaların ve altyapı projelerinin
oluşturulmasında, çevre koruma gereklilikleri dikkate alınmıyor.
28.Tüketicinin ve Sağlığın Korunması
Olumlu gelişmeler:
 Ürün güvenliğinde ilerleme sağlandı. Ulusal piyasa gözetimi stratejisi kabul edildi.
 E-başvuru hizmetleri veren tüketici portalı açıldı.
 Sağlık Bakanlığı, 2010-2014 dönemi stratejik planını yayımladı. Aile hekimliği başlatıldı.
 Tütün konusunda AB müktesebatı yükümlülükleri büyük ölçüde karşılanıyor.
 Kan ve kan ürünlerinde mevzuat uyumu ileri düzeyde.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Tüketici hareketi hükümet desteği almıyor; STK’ların politika ve mevzuat oluşturma
mekanizmalarına katılımı artırılmalı; Risk değerlendirme yöntemlerinin kullanımı ve eylemlerin
etkinlik değerlendirilmesi yetersiz.
 Genel ürün güvenliği mevzuatı revize edilmedi. Tüketicinin korunması kanunu çıkarılmadı.
 Bulaşıcı hastalıklar konusunda mevzuat uygulaması yetersiz; idari yapılar ve ulusal halk sağlığı
enstitüsünün kurulmasında ilerleme sağlanmadı.
29.Gümrük Birliği
Olumlu gelişmeler:
 Bağlayıcı tarife bilgisi yönetmeliği kabul edildi. İşlenmiş tarım ürünleri laboratuvar kontrolleri
yönetmeliği değiştirildi.
 AB gümrük mevzuatına uyum seviyesi yüksek.
 Araç takip sistemi ve mobil denetim birimleri güçlendirildi.
 Transit alanında uyum seviyesi yüksek.
 Pan Avrupa Akdeniz menşe kümülasyon sistemi çerçevesinde ürünlerin tercihli menşeinin
tespitine ilişkin kuralları belirleyen tebliğ yayımlandı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Serbest bölgelerdeki mallara tanınan muafiyetlere dair gümrük kuralları ve gümrüksüz satış
mağazalarına izin veren vergi muafiyeti mevzuatı, AB’ye uyumsuz
 Mal ithalat ve ihracatının gözetimi ve tarife kotalarına ilişkin kurallara uyum sağlanmadı. İşlenmiş
tarım ürünlerinde tarife kotaları hakkında mevzuat yok. Mevcut kotalarının yönetimi AB’ye
uyumlu değil.
 AB menşeli olmayan ancak AB’de serbest dolaşımda olan ürünler, ürün güvenliği denetimine
tâbi.
 Risk analizleri ve sorumlu kurumlar arası koordinasyon geliştirilmeli.
 İthalat ve ihracatta fikri mülkiyet hakları kontrollerinde uygulama kapasitesi eksik.
 Tek noktadan kontrolleri içeren belgesiz gümrük işlemlerine geçiş hızlanmalı.
13
30.Dış İlişkiler
Olumlu gelişmeler:
 AB’nin ortak ticaret politikasına uyum ileri düzeyde. Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi’ne uyumda
ilerleme sağlandı. Ürdün ile STA imzalandı.
 DTÖ ve OECD bağlamında AB ile sağlanan koordinasyon tatmin edici.
 Türkiye’nin yaptığı resmi kalkınma yardımı 707 milyon €’ya ulaştı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Orta ve uzun vadeli ihracat kredileri ve çift kullanımlı mallar konularında ilerleme sağlanmadı.
31.Dışişleri, Güvenlik ve Savunma Politikası
Olumlu gelişmeler:
 AB ile siyasi diyalog, Irak, İran, Güney Kafkasya, Pakistan, Afganistan, Orta Doğu, Balkanlar gibi iki
tarafı da ilgilendiren konuları kapsıyor.
 Ortak dış ve güvenlik politikası konusunda, 73 AB bildirisi ve Konsey kararından 54’üne uyum
sağlandı.
 Kırgızistan’da, geçiş hükümetine destek verildi ve acil insani yardım sağlandı. Kazakistan ile stratejik
ortaklık anlaşması imzaladı.
 Türkiye, İsrail ve Suriye arasında önerdiği arabuluculuk rolüyle Orta Doğu’da yapıcı rol oynuyor.
 Türkiye, Afganistan ve Pakistan’ı yakınlaştırma çabalarını veISAF’a katılımını sürdürdü. İkinci kez
Kabil bölgesinin komutasını üstlendi.
 Rusya, Çin, Afrika ve Latin Amerika ülkeleri ile ilişkiler gelişti. Türkiye-Rusya üst düzey stratejik
işbirliği konseyi kuruldu.
 Somali’de BM öncülüğündeki korsanlıkla mücadele koalisyonuna katılım süresi uzatıldı.
 Türkiye, AB’nin Bosna Hersek’te yürüttüğü askeri ve polis misyonları ile Kosova’daki AB hukukun
üstünlüğü misyonuna katkı sağlıyor.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Türkiye, İran’a ek yaptırımlar konusunda BM Güvenlik Konseyi’nde AB, ABD ve diğer ülkelerin
yanında yer almadı.
 İlişkilerin normalleştirilmesi için Ermenistan ile imzalanan protokoller onaylanmadı.
 İsrail ile ilişkiler kötüleşti.
 Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü imzalanmadı.
32.Mali Kontrol
Olumlu gelişmeler:
 Kamu iç mali kontrolünde uyum ileri düzeyde.
 AB’nin mali çıkarlarının korunmasında ilerleme kaydedildi. Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Bürosu ile
ilgili Türk kurumları arasındaki operasyonel işbirliği iyi seviyede.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 2002 KİMK politika belgesi ve eylem planı güncellenmeli; Kamu Mali Yönetim ve Kontrol
Kanunu’nda değişiklik yapılmalı; Maliye Bakanlığı’nın reform sürecindeki rolü artırılmalı.
 Dış denetimde ilerleme sağlanmadı. Sayıştay Kanunu’ndaki değişiklik TBMM’de bekliyor.
 Euro’nun sahteciliğe karşı korunmasında ilerleme yok. Mevzuat, sahte paraları tedavülden çekmeyen
finansal kurumlara ve madeni Euro benzeri paralara karşı yaptırım içermiyor.
14
33.Mali ve Bütçesel Hükümler
Olumlu gelişmeler:
 GSMH gelir kaynağı konusunda, Türk mali ve istatistikî verileri Avrupa Hesap Sistemi ile daha fazla
uyumlaştırıldı.
Olumsuz gelişmeler/eksiklikler:
 Öz kaynaklar sisteminin uygulanmasına dair idari kapasite ve altyapıda ilerleme sağlanmadı. Öz
kaynakların doğru tahsilâtı, izlenmesi, ödenmesi, kontrolü ve AB’nin bilgilendirilmesine ilişkin
koordinasyon yapıları ve uygulama kuralları oluşturulmalı.
Detaylı bilgi:
http://ec.europa.eu/enlargement/pdf/key_documents/2010/package/tr_rapport_2010_en.pdf
TÜRKİYE, AVRUPA KONSEYİ DÖNEM BAŞKANLIĞI’NI ÜSTLENDİ
10 Kasım 2010 tarihinde Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı’nı Makedonya’dan devralan Türkiye, bu
görevi Mayıs 2011’e dek sürdürecek. 1949’da kurulan Avrupa Konseyi’ne 1950 yılından beri üye olan
Türkiye, daha önce 1952, 1958, 1965, 1972, 1987 ve 1992 yıllarında Dönem Başkanlığı’nı üstlenmişti.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve bireysel hakların korunmasına ilişkin uluslararası belgeler
temelinde, Avrupa’da insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin güvence altına alınması
ve geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapan Konsey’in 47 üyesi bulunuyor. Konsey’in kurumsal
yapılanmasında: Bakanlar Komitesi, Parlamenterler Meclisi (AKPM), Yerel ve Bölgesel Yönetimler
Kongresi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), İnsan Hakları Komiseri ve Uluslararası Sivil
Toplum Kuruluşları Konferansı yer alıyor.
10 Kasım 2010 itibariyle, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığını üstlendiği Bakanlar
Komitesi, Konsey’in karar alma mercii konumunda. 2010 yılı Ocak ayından bu yana başkanlığını Türk
parlamenter Mevlüt Çavuşoğlu’nun yürüttüğü Parlamenterler Meclisi ise danışma organı işlevi görüyor.
Türkiye’nin, altı ay sürecek olan Dönem Başkanlığı programı: Avrupa Konseyi reformu; Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi reformu; Bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi; AB’nin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’ne Katılımı ve Avrupa’daki çok-kültürlü toplumların sorunlarının çözümü olmak
üzere, beş temel önceliğe odaklanıyor.
Detaylı bilgi:
http://www.coe.int/t/dc/files/presidences-sessions-cm/presidences/Turkey/default_en.asp
AB GENİŞLEME SÜRECİNDE SON DURUM
Avrupa Komisyonu, 9 Kasım 2010 tarihinde aday ülkeler Türkiye, Hırvatistan, İzlanda ve Makedonya ile
potansiyel aday ülkeler Sırbistan, Karadağ, Kosova, Arnavutluk ve Bosna-Hersek’e ilişkin 2010-2011
dönemi Genişleme Stratejisi’ni açıkladı. Strateji’de söz konusu ülkelere ilişkin özetle şu tespitler
yapılıyor:
15
Aday ülkeler:
 Hırvatistan: 2003 yılında üyelik başvurusunda bulunan Hırvatistan ile Ekim 2005’te başlatılan
üyelik müzakereleri son aşamaya geldi. Bugüne kadar AB ile 33 faslı müzakereye açan
Hırvatistan, bunlardan 25’inde müzakereleri geçici olarak kapattı.
 Türkiye: 1987 yılında üyelik basvurusunda bulunan Türkiye ile Ekim 2005’te başlatılan katılım
müzakereleri yavaş olmakla birlikte ilerliyor. Bugüne kadar AB ile 13 fasıl müzakereye açıldı, bir
fasıl geçici olarak kapatıldı. Konsey’in Aralık 2006 tarihli kararı uyarınca, Türkiye, Ankara
Anlaşması Ek Protokolü’nü tümüyle ve ayrımcılık yapmadan uygulayana dek, 8 fasılda
müzakerelerin açılması ve tüm fasıllarda geçici olarak kapatılması blokaj altında.
 İzlanda: 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan İzlanda ile üyelik müzakereleri Temmuz
2010’da başlatıldı. Tarama sürecinin yakın bir zamanda başlaması öngörülüyor.
 Makedonya: Avrupa Komisyonu, 2004 yılında üyelik başvurusunda bulunan Makedonya’nın,
Kopenhag siyasi kriterlerini yeterince karşıladığını belirterek, katılım müzakerelerinin açılması
yönünde 2009 yılında yaptığı tavsiyeyi, bu yıl da yineledi. Ancak, Yunanistan’ın Makedonya’nın
ismi ile ilgili vetosu nedeniyle Konsey, henüz müzakereleri başlatma kararı almadı. Sorunun
çözümü amacıyla BM himayesinde iki ülke arasında görüşmeler yürütülüyor.
Potansiyel aday ülkeler:
 Sırbistan: 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan Sırbistan’ın başvurusu, 25 Ekim 2010
tarihinde Genel İşler Konseyi tarafından, görüşünü hazırlaması için Komisyon’a iletildi. Konsey,
aynı tarihte, Sırbistan’ın, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi ile tam işbirliği
sağlamasının, AB üyeliği için temel bir ön koşul olduğu yönünde bir karar aldı.
 Karadağ: 2008 yılında üyelik için başvuran Karadağ’a, Kopenhag kriterlerini yeterli ölçüde
karşılaması durumunda adaylık statüsü tanınması yönünde Komisyon tarafından tavsiyede
bulunuldu. Komisyon’un 2011 yılında hazırlayacağı İlerleme Raporu’nda, bu ülke ile katılım
müzakerelerinin başlatılması için gereken temel önceliklere yer verilecek.
 Arnavutluk: Komisyon, 2009 yılında üyelik başvurusunda bulunan Arnavutluk’un Kopenhag
kriterlerine uyumda yeterince ilerleme kaydetmesine bağlı olarak, bu ülkeye adaylık statüsü
verilmesini tavsiye etti. Katılım müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin karar ise, Arnavutluk’a
yönelik olarak hazırlanacak 2011 yılı İlerleme Raporu’nda ortaya koyulan önceliklerin
karşılanması halinde alınacak.
 Bosna-Hersek: Henüz AB’ye üyelik başvurusunda bulunmayan Bosna-Hersek’te bu konuda
siyasi bir görüş birliği mevcut değil. Bu ülkenin öncelikli olarak anayasasını Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi ile uyumlu hale getirmesi gerektiği vurgulanıyor.
 Kosova: Henüz AB’ye üyelik başvurusunda bulunmayan Kosova ile AB arasında 2010 yılı Ocak
ayında İstikrar ve Ortaklık Süreci diyalogu başlatıldı. Ülkede, kamu yönetimi reformu, yargı ve
hukukun üstünlüğü alanlarında önemli sorunların varlığına dikkat çekiliyor.
Detaylı bilgi:
http://ec.europa.eu/enlargement/press_corner/key-documents/reports_nov_2010_en.htm
BM, KIBRIS MÜZAKERELERİ İÇİN YENİ BİR TARİH BELİRLEDİ
Birlesmis Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un daveti üzerine, 18 Kasım’da KKTC Cumhurbaskanı
D. Eroğlu ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri D. Hristofyas New York’ta bir görüsme
gerçeklestirdiler. Yönetim ve güç paylasımı, güvenlik ve garantiler, mülkiyet, toprak, ekonomi ve AB
konularının ana temaları oluşturduğu görüşmelerden somut bir sonuç alınamaması üzerine, Ocak 2011
tarihine kadar iki lider arasında uzlaşı sağlanmayan alanlarda ikili görüşmelerin yoğunlaştırılması ve Ocak
ayı sonunda BM gözetiminde Cenevre’de yeni bir görüşme daha yapılması kararı alındı.
16
Görüşmelerin ardından bir açıklama yapan BM. Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un, Kıbrıs’ta giderek ivme
kaybeden barış müzakerelerinin sonsuza kadar sürdürülemeyeceğini açıklaması, BM’in artık sürecin
somut bir takvim ile sınırlandırılması gerektiği mesajını verdiği şeklinde yorumlanıyor.
Kıbrıs’ta yürütülen ikili görüşmelerin gidişatı, Türkiye’nin AB ile müzakerece sürecini yakından
ilgilendiriyor. AB’nin Aralık 2006 tarihinde aldığı karar uyarınca, Türkiye, liman ve havaalanlarını
G.Kıbrıs’a açmadığı sürece, 8 fasılda müzakereler başlatılamıyor ve hiç bir fasılda kapatılamıyor. Türkiye
ise, limanları açmak için AB’nin KKTC’ye yönelik izolasyonları kaldırması şartını koşuyor. Geçtiğimiz
yıl, Aralık 2009 tarihli AB Zirvesi öncesinde, G.Kıbrıs, AB’nin askıya alınan 8 başlığa ek olarak, yeni
başlıkların da açılmasını engelleyen bir karar alması yönünde yoğun baskı uygulamış ancak
Avrupa Birliği, ikili görüşmeleri olumsuz etkilememek için herhangi bir karar almaktan kaçınmıştı.
Bunun üzerine, Rum tarafı “tek taraflı” bir deklarasyon yayımlayarak, altı yeni faslın açılmasını veto
edeceğini açıklamıştı. G.Kıbrıs’ın Aralık 2010’da gerçekleştirilecek AB Zirvesi öncesinde, 2009’da
karşılanmayan talebini yenilediği ve AB’den bir karar çıkartmaya çalıştığı biliniyor. Bu açıdan, BM Genel
Sekreteri’nin Ocak 2011’de yeni bir görüşme tarihi belirlemesinin, AB’nin “görüşmelere fırsat” tanıma
tutumunu sürdürerek, Türkiye ile yeni fasılların müzakeresini bloke etme kararı almayacağı şeklinde
yorumlanıyor.
Detaylı bilgi: http://www.un.org/apps//news/story.asp?NewsID=36799&Cr=cyprus&Cr1=
İRLANDA, AB İLE YARDIM PLANI KONUSUNDA ANLAŞMAYA VARDI
Bankacılık sektöründeki borçları nedeniyle yaşadığı ciddi mali krize karşın, uzun süredir uluslararası
destek alma konusunda direnen İrlanda, 21 Kasım’da Avrupa Birliği ile bir yardım planı üzerinde anlastı.
Gayri menkul sektöründe yaşanan kriz nedeniyle zor duruma düşen İrlanda bankalarının kurtarılma
maliyetinin 45 milyar Euro olduğunun belirlenmesi ile başlayan ve bütçe açığının GSYİH’ya oranının
%32’ye ulaşması ile tırmanan borç krizi sonucunda, İrlanda uluslararası yardıma ihtiyaç duyduğunu
açıklamıştı. AB Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi (ECOFIN) tarafından 28 Kasım’da onaylanan
yardım planı uyarınca, İrlanda’ya 85 milyar Euro destek sağlanması öngörülüyor.
IMF ve AB’den, üç yıllık bir dönem için sağlanacak yardımın yanı sıra, İngiltere ve İsveç de ikili
anlaşmalar yoluyla İrlanda’ya mali kaynak aktaracaklarını açıkladılar. Mali yardımın, büyük ölçüde
bankacılık sektörüne destek olmak üzere kullanılacağını açıklayan İrlanda Hükümeti ise koalisyon ortağı
Yeşiller’in, uluslararası desteğe karşı çıkarak Ocak 2011’de erken seçim istemesi nedeniyle zor günler
yaşıyor. Açıkladığı tasarruf planının ardından, ülke genelinde tepkilerle karşılaşan hükümet, 6 milyar Euro
tasarruf öngören 2011 bütçesi Meclis’ten geçirilene kadar görevde kalacağını, seçim tarihinin ise bütçenin
onaylanmasının ardından belirleneceğini açıkladı.
Bundan sonraki aşamada, 6-7 Aralık tarihlerinde, AB’nin, İrlanda’yı kurtarma planının koşullarını resmi
olarak onaylaması; 7 Aralık’ta İrlanda Hükümeti’nin 2011 bütçesini Meclis’e sunması; 16-17 Aralık
tarihlerinde gerçekleşecek AB Zirvesi’nde ise, üye ülke devlet ve hükümet başkanlarının krizin çözümüne
yönelik kalıcı bir mekanizma oluşturulması yönünde nihai kararı alması bekleniyor.
Detaylı bilgi: http://euobserver.com/19/31321;
17
AVRUPA KOMİSYONU, YENİ TİCARET POLİTİKASI STRATEJİSİ’Nİ AÇIKLADI
Avrupa Komisyonu, AB’nin önümüzdeki beş yıllık dönemi kapsayan ticaret stratejisine ilişkin temel
öncelikleri ortaya koyan raporunu 9 Kasım’da yayınladı. Ticaret politikasının, AB’nin ekonomik krizden
çıkmasını sağlayacak önemli bir avantaj olduğuna dikkat çeken ‘Ticaret, Büyüme ve Dünya’daki
Gelismeler’ baslıklı raporun önceliklerinin başında, Doha müzakerelerinin 2011 yılınının sonuna kadar
tamamlanması geliyor.
Öngörülen ve yürütülmekte olan Serbest Ticaret Anlasmalarının sonuçlandırılmasının da temel
önceliklerden biri olarak vurgulandığı raporda, ASEAN ve Mercosur ülkeleri, Kanada, Hindistan,
Singapur, Vietnam, Malezya, Ukrayna ve Körfez Arap Ülkeleri ile imzalanacak STA’ların yanı sıra,
tarife dışı engellerin kaldırılması, kamu alımlarının liberalizasyonu gibi alanlarda sağlanacak işbirlikleri
ile ABD, Japonya, Çin ve Rusya ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi de hedefleniyor.
Gelecek dönemdeki ticaret politikasında, iklim değisikliği ve yesil büyümenin desteklenmesine de temel
öncelikler arasında yer verilen raporda, AB’nin rekabet gücünün güçlendirilebilmesinde hammadde ve
enerji tedarikinin sürdürülebilirliği, stratejik önem arzeden konuların başında yer alıyor. Raporda ayrıca,
Komisyon’un 2011’in ilk aylarında, Avrupa Birliği’nin “Genellestirilmis Tercihler Sistemi”ne (GSP)
ilişkin bir revizyon teklifi sunacağı ve bu çerçevede insan hakları, çalısma standartları, çevrenin
korunması, iyi yönetişim gibi ilkeleri benimseyen ülkelerin çıkarlarının daha fazla dikkate alınacağı
belirtiliyor.
Detaylı bilgi: http://trade.ec.europa.eu/doclib/docs/2010/november/tradoc_146955.pdf
AB GENELLEŞTİRİLMİŞ TERCİHLER SİSTEMİNİ REVİZE ETTİ
Avrupa Komisyonu 18 Kasım’da, Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GSP) kapsamında Birliğe ithal
edilen ürünlerin menşeine ilişkin kuralları revize eden yeni bir Tüzüğü kabul etti. AB’nin tercihli ticaret
sisteminden yararlanmak isteyen gelişmekte olan ülkelere yönelik kural ve prosedürleri basitleştiren yeni
tüzük, sahteciliğin önlenmesini sağlayacak kontrol mekanizmaları da getiriyor.
1970’lerden beri uygulanan ve son derece karmaşık bir yapı arzeden mevcut kuralların, ihtiyaçları
karşılamadığı tespitinden hareketle gerçekleştirilen revizyon, imalat sektörüne ilişkin spesifik özellikleri
ve işleme yöntemlerini dikkate alıyor. Bunun yanı sıra, en az gelişmiş ülkeler (LDC) için özel
düzenlemeler getirilerek, bu ülkelerde üretilen ürünlerin hammaddeleri söz konusu ülkelerden temin
edilmemiş olsa da menşe olarak bu ülkelerin kaydettirilmesine imkan sağlanıyor. Böylelikle çok daha
fazla ürünün ticeret kapsamına alınması hedefleniyor.
Ocak 2011’de yürürlüğe girecek olan yeni kurallara ilave olarak, Tüzük, 2017’den itibaren söz konusu
ülkelerin yetkili otoritelerince gerçekleştirilen sertifika sisteminin, doğrudan ihracatçılar tarafından
elektronik sistemde yapılması öngörülüyor.
Detaylı bilgi:
http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/10/1526&format=HTML&aged=0&langua
ge=EN&guiLanguage=en
18
AB KOMİSYONU, ORTAK TARIM POLİTİKASI REFORMU’NUN ANA HATLARINI
AÇIKLADI
Avrupa Komisyonu, 18 Kasım’da yayınladığı “2020’ye Doğru Ortak Tarım Politikası” başlıklı tebliğinde,
AB’nin tarım sektörünün daha dinamik, rekabetçi, etkin ve sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla
yapılacak tarım politikası reformunun ana unsurlarını açıkladı. Nihai düzenleme teklifini 2011 yılı
ortasında sunacak olan Komisyon’un tebliğinde, yürütülen kamu istişare sürecinde öne çıkan: yeterli gıda
üretimi, doğal kaynakların ve iklim hareketinin sürdürülebilir yönetimi, kırsal alanların çeşitliliğinin ve
bölgesel dengelerin korunması talepleri doğrultusunda üç ana öncelik ortaya koyuluyor.



Aşamalı olarak yapılacak değişikliklerle Ortak Tarım Politikası’nın en acil eksikliklerinin
giderilmesi,
Ortak Tarım Politikası’nın daha yeşil ve daha etkin bir hale getirilmesi,
Gelir desteği ve piyasa önlemlerinden uzaklaşılarak, daha çevreci ve iklim değişikliği hedeflerine
odaklanan bir yapı oluşturulması.
Her üç seçenekte de doğrudan ödemeler ve piyasa önlemlerine ilişkin kuralların AB düzeyinde açıkça
belirlendiği ve seçeneklerin çerçevesinin AB tarafından tespit edilerek, nihai seçimin üye ülkelere ya da
bölgelere bırakıldığı çok yıllı kırsal kalkınma önlemlerinin sürdürülmesi öngörülüyor. Planlanan bir başka
uygulama ise, yine her üç seçenekte de uygulanacak doğrudan ödemeler sisteminin geçmişteki referans
dönemlere değil, nesnel kriterlere göre belirlenmesi. AB’nin eski üyelerinin oluşturduğu AB-15 ile, 2004
yılından itibaren katılan yeni üyelerin oluşturduğu AB-12 gruplarına farklı kuralların uygulandığı mevcut
sistemin 2013’den sonra sürdürülemeyeceğine dikkat çeken Komisyon, nesnel kriterlerin Kırsal Kalkınma
taahhütleri ile de örtüştüğünü belirtiyor.
Detaylı bilgi:
http://europa.eu/rapid/pressReleasesAction.do?reference=IP/10/1527&format=HTML&aged=0&langua
ge=EN&guiLanguage=en
İNGİLTERE VE FRANSA, SAVUNMA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALADI
İngiltere ve Fransa, 2 Kasım 2010 tarihinde biri genel askeri işbirliği, diğeri nükleer silahlarla ilgili iki
anlaşmaya imza attı. Uçak gemileri ve nükleer tesislerin elli yıllık bir süre için paylaşımını öngören
anlaşma, iki ülkenin askeri kaynaklarının tek bir havuzda toplanması yönünde önemli bir adım
oluşturuyor. Anlaşma kapsamında, bir uçak gemisi birliği ve 5.000 askerden oluşan ortak bir askeri gücün
kurulmasının yanı sıra, nükleer tesislerin birlikte geliştirilmesi, ulusal birliklerden oluşan ortak askeri
gücün ise, sadece kriz veya acil durumlarda bir araya gelmesi planlanıyor. Birlikleri konuşlandırma
kararının iki hükümet tarafından ortaklaşa alınmasını öngören anlaşma, nükleer gücün geliştirilmesi
konusunda, İngiltere’de kurulacak bir merkezde teknoloji geliştirilmesi, Fransa’da ise testlerin
gerçekleştirilmesini öngörüyor.
Her ikisi de nükleer güç sahibi olan İngiltere ve Fransa, AB’nin askeri bütçesinin ve asker sayısının
yarısını oluştururken, askeri alandaki Ar&Ge çalışmalarının %70’ini gerçekleştiriyor. Söz konusu
anlaşmalar, Fransa ve İngiltere’nin askeri alanda uyguladıkları kemer sıkma politikası ve küresel mali
krizden çıkma çabalarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Eylül ayında, yıllardır ilk kez savunma
harcamalarında kısıtlamaya gittiğini açıklayan Fransa’nın ardından, İngiltere de Ekim ayında revize
savunma bütçesini açıklamış ve bütçe açığını kapatmak üzere askeri birliklerde dört yıl içinde %8’lik bir
19
kısıntıya gidileceğini belirtmişti. Anlaşma kapsamında ayrıca, nükleer füze sistemi, uçak gemileri ve casus
uçaklarında tasarrufa gidiliyor. Anlaşmaya genel anlamda olumlu bakan Washington ise, İngiltere’nin
nükleer teknoloji alanında kendisine bağımlılığını sürdürmesi koşuluyla süreci destekliyor.
Detaylı bilgi:
http://www.guardian.co.uk/politics/2010/nov/02/britain-france-defence-cooperation ;
http://www.time.com/time/world/article/0,8599,2029007,00.html
20
Download