Asperger Sendromu Kitabi.indb

advertisement
ASPERGER SENDROMU
VE
ŞİZOİD GÖRÜNGÜ
Yrd. Doç. Dr. İrem Anlı
İstanbul Bilim Üniversitesi
Fen Edebiyat Fakültesi
Psikoloji Bölümü
NOBEL TIP KİTABEVLERİ
© 2015 Nobel Tıp Kitabevleri Tic. Ltd. Şti.
ASPERGER SENDROMU VE ŞİZOİD GÖRÜNGÜ
YAZAR: Yrd. Doç. Dr. İrem Anlı
ISBN: 978-605-335-177-1
5846 ve 2936 sa­yı­lı Fi­kir ve Sa­nat Eser­le­ri ya­sa­sı hükümleri ge­re­ğince her­han­gi bir
bö­lü­mü, res­mi ve­ya ya­zı­sı, ya­zar­la­rın ve ya­yın­la­yı­cı­sı­nın ya­zı­lı iz­ni alın­ma­dan tek­
rar­la­na­maz, ba­sı­la­maz, kop­ya­sı çı­ka­rı­la­maz, fo­to­ko­pi­si alı­na­maz ve­ya kop­ya an­la­
mı ta­şı­ya­bi­le­cek hiç­bir iş­lem ya­pı­la­maz.
Yayımcı:
Nobel Tıp Kitabevleri Tic. Ltd. Şti.
Millet Cad. No:111 34104 Fatih-İstanbul
Yayımcı Sertifika No
: 15710
Bas­kı / Cilt
: No-­bel Mat­ba­acı­lık San. Tic. Ltd. Şti.
Ömerli mevki İhsangazi Cd. Tunaboyu sk. No. 3
Arnavutköy – Hadımköy
Matbaa Sertifika No
:12565
Sayfa Tasarımı - Düzenleme : Nobel Tıp Kitabevleri
Bas­kı Tarihi
: Kasım 2015 - İstanbul
Biricik Aileme…….
avec Soleil……..
témoingnant en faveur d’ ASPİE……
SUNUŞ
Klasik psikanalizde pek çok ödipal gibi görünen meselenin altında,
derin bir şizoid acı, korku ve görüngü vardır. Ancak bazen bu şizoid görüngü de, oldukça az bilinen, bazen yetişkinliğe kadar tanı konulmamış
olan ve yetişkinlikte de çok zor fark edilen, Asperger Sendromu ile karışabilmektedir. Seçilecek olan tedavi biçiminin belirlenebilmesi için bu
durumların dikkatlice birbirinden ayırt edilmesi çok önemlidir; çünkü
Asperger Sendromu için psikanaliz travmatik bir deneyim olabilir.
İrem Anlı
Psikanalist
v
İÇİNDEKİLER
Sunuş . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . v
ASPERGER SENDROMU . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1
Tanısal Açıdan Asperger Sendromu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1
Zihin Kuramı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5
Sendrom Öncesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7
Psikanalitik Açıdan Asperger Sendromu . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7
Melanie Klein . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7
Sendrom ve Sonrası . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 13
Hans Asperger . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 13
Lorna Wing . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 15
Diğer Psikanalitik Araştırmalar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 26
Yetişkinlikte Asperger Sendromu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 30
Yetişkin Kadınlarda Asperger Sendromu . . . . . . . . . . . . . . . . 40
Psikanaliz ve Psikanalitik Psikoterapi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 50
ŞİZOİD GÖRÜNGÜ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 53
Tanısal Açıdan Şizoid Kişilik Bozukluğu . . . . . . . . . . . . . . . . . 53
Psikanalitik Açıdan Şizoid Görüngü . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 54
W. R. D. Fairbairn . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 57
Harry Guntrip . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 65
Psikanaliz . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 71
Kaynakça . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 75
vii
ASPERGER SENDROMU
TANISAL AÇIDAN ASPERGER SENDROMU
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar’ın temelinde erken çocukluk dönemlerinde ortaya çıkan gelişimsel aksaklıklar bulunur. Bu bozukluk
kümesi genel olarak, kendini karşılıklı sosyal etkileşimde ve iletişim becerilerinde yetersizlik, basmakalıp davranış ve ilgi örüntüleri ile gösterir
(Güler, Fiş, Yazgan, Berkem, 2010). Asperger Sendromu DSM – IV’te
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar kategorisi altında yer alan Otistik Spektrum Bozukluklarından birisidir. Temel özelliklerinin arasında empati
yapamama, beceriksiz ve duruma uygun olmayan iletişim biçimi, arkadaş ilişkisi kurma yeteneğinde eksiklik, tonlaması bozuk bir biçimde
konuşma, ben merkezci tutumun hakimiyeti, sözel olmayan iletişimde
eksiklik, sınırlı ilgi alanlarına yönelik aşırı uğraşı ve motor koordinasyon eksikliği sayılabilir. Kişilerde konuşmanın gelişimi ve zeka seviyesi
normaldir ve basmakalıp hareketler oldukça nadir görülür. Dolayısıyla
fark edilme yaşı otizme göre oldukça geç olabilmekte, hatta tanının konulması yetişkinliğe kadar sarkabilmektedir (Bankier, Lenz, Guttierez
ve ark., 1999).
Konuşma ve zeka gelişiminde bir problem olmadığından ve çoğunlukla da dışarıdan belirgin bir biçimde fark edilip rahatsızlık yaratacak
belli davranış kalıpları bulunmadığından dolayı Asperger Sendromu
olan birey, kendisinin diğer çocuklardan belirgin ölçüde farklı olduğunu anlamayabilir. Ergenlik döneminde sosyal ilişkiler ön plana çıktığında kişi sosyal çevre ile iletişim kurma, duruma uygun tepkiler verebilme
ve verilen mesajları doğru anlama gibi temel meselelerde arkadaşlarına
göre rahat olmadığını fark etmeye başlayabilir. Bu dönemde ayrıca akademik başarı da gündeme geldiğinden, Asperger Sendromunun temel
özelliklerinden olan mükemmeliyetçilik kişinin ilgisini sosyal çevreden
çalışma alanına çekecektir ve böylelikle ilişkisel problemlerin fark edil1
2
Asperger Sendromu ve Şizoid Görüngü
mesinin kısmen önüne geçilecektir (Attwood, 1998). Ancak bütün bu
zorlukların üstesinden gelmesinde destekleyici bir çevreye sahipse, kişinin Asperger Sendromu olduğunu fark etmesi yetişkinliğe kadar sarkabilir.
Asperger Sendromu DSM – V’te ise ayrı bir tanı kategorisi olmaktan çıkarılmıştır. Bu kapsamda olabilecek bütün rahatsızlıklar “Otizm
Açılımı Kapsamında Bozukluk” tanısı altında toplanmış ve tanı kriterlerinin altına, “DSM – IV’e göre Otistik Bozukluk, Asperger Bozukluğu ya da başka türlü adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk
kesin tanısı almış olan kişilere “Otizm Açılımı Kapsamında Bozukluk” tanısı verilmelidir”, şeklinde bir not düşülmüştür. DSM – V’e göre
toplumsal iletişimde belirgin eksiklikleri olan, ancak belirtileri, Otizm
Açılımı Kapsamında Bozukluk için başka türlü tanı ölçütlerini karşılamayan kişiler ise toplumsal iletişim bozukluğu açısından değerlendirilmelidir.
Otizm Açılımı Kapsamında Bozukluk aşağıdaki kriterleri kapsamaktadır;
1. Değişik biçimleriyle toplumsal iletişim ve toplumsal etkileşimde süregiden eksiklikler:
• Olağandışı toplumsal yaklaşım ve ötekilerle karşılıklı konuşamamadan, ilgilerini, duygularını ya da duygulanımını paylaşamamaya, toplumsal etkileşimi başlatamamaya ya da toplumsal etkileşime girememeye dek değişen aralıkta toplumsal – duygusal
karşılıklık eksikliği.
• Sözel ve sözel olmayan tümleşik iletişim yetersizliğinden, göz
iletişimi ve beden dilinde olağandışılıklara ya da el – kol devinimlerini anlama ve kullanma eksikliklerine, yüz ifadesinin ve
sözel olmayan iletişimin hiç olmamasına dek değişen aralıkta
toplumsal etkileşim için kullanılan sözel olmayan iletişim davranışlarında eksiklikler.
• Değişik toplumsal ortamlara göre davranışlarını ayarlama güçlüklerinden, imgesel oyunu paylaşma ya da arkadaş edinme
güçlüklerine, yaşıtlarına ilgi göstermemeye dek değişen aralıkta
ilişkiler kurma, ilişkilerini sürdürme ve ilişkileri anlama eksiklikleri.
ŞİZOİD GÖRÜNGÜ
TANISAL AÇIDAN ŞİZOİD KİŞİLİK BOZUKLUĞU
DSM – V’te Şizogibi (Şizoid) Kişilik Bozukluğu, A Kümesi Kişilik
Bozuklukları kategorisinde yer almaktadır ve şu kriterleri kapsamaktadır;
A. Aşağıdakilerden dördü (ya da daha çoğu) ile belirli, erken erişkinlikte başlayan ve değişik bağlamlarda ortaya çıkan, toplumsal ilişkilerden kopma ve kişiler arası ortamlarda duygularını kısıtlı gösterme,
yaygın örüntüsü:
1. Ailenin bir üyesi olmak da içinde olmak üzere, ne yakın ilişkilere
girmek ister, ne yakın ilişkilerden hoşlanır.
2. Neredeyse her zaman tek başına etkinlikte bulunmayı yeğler.
3. Bir başkasıyla cinsel yakınlaşmaya, duysa bile, çok az ilgi duyar.
4. Alsa bile, çok az etkinlikten zevk alır.
5. Birinci derece akrabaları dışında yakın arkadaşları ya da sırdaşları yoktur.
6. Başkalarının övgülerine ya da yergilerine aldırmaz.
7. Duygusal olarak soğuktur, kopuktur ya da tekdüze bir duygulanımı vardır.
B. Yalnızca şizofreni, ikiuçlu bir bozukluk, psikoz özellikleri gösteren
depresyon bozukluğu ya da otizm açılımı kapsamında bozukluğun
gidişi sırasında ortaya çıkmaz ve başka bir sağlık durumunun fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.
53
54
Asperger Sendromu ve Şizoid Görüngü
PSİKANALİTİK AÇIDAN ŞİZOİD GÖRÜNGÜ
Psikanalizin gelişimi içinde, özellikle Nesne İlişkileri Kuramı’nın,
Melanie Klein’la beraber başlaması ile, şizoid görüngü ön plana çıkmıştır. Nesne İlişkileri Kuramı, zihinsel işleyiş açısından, gerçek, dışsal insanlar ve bunların içsel imgeleri ve bunlarla olan ilişkilerin kalıntılarını
ele alır (Greenberg, Mitchell, 1983). Bu alanda çalışan kuramcılar (Melanie Klein, Ronald Fairbairn, R. D. Winnicott, Harry Guntrip), temel
psikopatolojinin ödipal dönem öncesinde olduğunu düşünmüşler ve
temel yapının şizoid yapı olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu temel şizoid
görüngü üzerine şekillenen diğer bütün psikopatolojiler, bir nevi bu döneme ait olan korkulara karşı bir tür savunma olarak ele alınabilir.
Freud’un daima dürtüyü ve dürtü tatminini ön planda tutmasına
karşın, Klein belirleyici faktör olarak “nesne”nin konumunu ele almıştır.
Klein’in nesneye verdiği önemin izinden giden iki önemli kuramcı olan
Fairbairn ve Guntrip’e göre, dürtü tatmini yalnızca, insanın temelde ihtiyaç duyduğu şey olan ilişki kurmaya yönelik bir araçtır. Bu iki kuramcı
ayrıca şizoid görüngüyü anlatma noktasında da buluşmuşlardır.
Şizoid görüngü genel olarak, zihinde ötekine gerçek bir yer açmayı
engelleyen bir bariyerdir. Genel tanımı itibariyle şizoid durum “öncelikle dış nesne ilişkilerini ortadan kaldırmaya ve kopuk, geri çekilmiş
bir biçimde yaşama çabasına dayanır” (Guntrip, 1968). Fairbairn kişinin
libidosunun hazzı değil nesnenin kendisini amaçladığını öne sürmüştür. O’na göre “haz nesneye giden yolu gösteren bir işaret levhasıdır” ve
insan doğasının temeli iyi nesne ilişkilerine yönelik olan libidinal dürtüdür. İnsan yaşamının anlamlılığını nesne ilişkilerinde bulur ve yaşamımız yalnızca bu bakımdan bir anlam kazanır; çünkü nesne ilişkileri
olmaksızın ego gelişemez (Fairbairn, 1952).
Şizoid sorun burada başlar. Şizoid duyduğu yoğun kaygı yüzünden
kendisini tüm nesne ilişkilerinden kopmaya sürükler. Temel gereksinim
olan nesne ilişkisini inkar etmek için umutsuz çabalara girişir. Gerçek
insanlarla olan ilişkileri elinden geldiğince ortadan kaldırmaya çalışır ve
kendini kendi zihinsel yaşamında fantezilere, yoğun ideallere, bir takım
soyut düşüncelere, kendi sesine bırakır ve gerçekte yanında hiçbir nesne yokmuş gibi davranır. Kaygısı ancak bu şekilde yatışır ve ötekilerle
Download