TBMM B:56 30 . 1 . 2008 Değerli arkadaşlarım, şunu söylemek

advertisement
TBMM
B:56
30 . 1 . 2008
O: 2
Değerli arkadaşlarım, şunu söylemek istiyorum: Ben, ilimde ezan sesiyle doğdum, büyüdüm, ki­
lise, çan sesiyle değil. Onun tekrar örgütlenmesini istemiyorum. Bu, siyasi bir niteliktedir.
Değerli arkadaşlarım, şunu da belirtmek istiyorum: Bugün, siyasi iktidar İslam dinini, Müslü­
manlığı siyasete alet etme çalışmaları içinde. Buna şiddetle karşıyım. Her yerde bununla karşılaşı­
yoruz. Ama Türkiye'de, bir yanda bu şekilde örgütlenme yapılırken, bir yandan da Büyük Orta Doğu
Projesi'nin parçası olan ılımlı İslam teziyle bu şekilde hem ekümenlik örgütlenmesi hem içimizde
belli siyasete alet edilmesi inancımızın ve dinimizin... Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz değerli ar­
kadaşlarım, buna şiddetle karşıyız.
Bizim siyasi yapımızda, bünyemizde, kesinlikle yabancı cemaat vakıflarının şube açmasına, ya­
bancı cemaat vakıflarının girişimde bulunmasına, teşebbüste bulunmasına, ticari işletmeler açma­
sına da şiddetle karşıyız, yurt içi ve yurt dışı örgütlenmelerine de karşıyız. Bu Kanun çıkarsa,
Türkiye'de çok daha değişik durumlar çıkacak.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir kuruluş felsefesi vardır: Demokratik, laik,
sosyal hukuk devletidir. Eğer bu Vakıflar Kanunu çıkarsa Türkiye'de şimdiye kadar daha geniş faa­
liyette bulunmayan tarikatların, Türkiye'de kapatılmış olan tekke ve zaviyelerin, Türkiye'de hâlen
üzerinde ısrarla durulan, terör yaratan bazı görüşlerin, dinimizi istismar eden görüşlerin Türkiye'de
büyük bir örgütlenmesi olacaktır, ticari işletmeler şubeler açma durumuna gelecektir.
Değerli arkadaşlarım, bu Kanun Türkiye'nin üniter yapısını, bu Kanun Türkiye'nin Misakımillî
hudutlarını, Türkiye'nin bağımsızlığını ve özgürlüğünü tehlikeye düşürecektir, bu Kanun -açıkça
söylüyorum- Türkiye'nin bir yüz karası olacaktır, bu Kanun Türkiye'ye hiçbir şey getirmeyecektir,
bu Kanun Türkiye'nin bütün kazanımlarını yok edecektir. Biz, bu Meclise geldiğimiz zaman yemin
ettik. Bu yeminimiz doğrultusunda, Türkiye'nin menfaatlerini, Türkiye'nin çıkarlarını en iyi şekilde
korumak durumundayız. Eğer koruyamıyorsak bunun hesabını bize sorarlar değerli arkadaşlarım.
Bu bakımdan, bu Kanun'un yüce Meclisimiz tarafından geri çekilmesini ve reddedilmesini talep
ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Güner.
Gruplar adına ikinci söz, Demokratik Toplum Partisi Grubu adına Şırnak Milletvekili Sayın
Hasip Kaplan'da.
Buyurun Sayın Kaplan. (DTP sıralarından alkışlar)
DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa'nın lO'uncu maddesi "kanun önünde eşitlik" diyor. Yüce Meclisin değerli üyelerine bir daha
okuyup hatırlatmak gereğini duyuyorum: "Dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mez­
hep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde herkes eşittir."
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlıdan devraldığı mirasla, tarihinden gelen zenginliğiyle, Anado­
lu'nun bin bir çiçek kültürüyle, zenginliğiyle bugün elliye yakın etnik kimlik ve bütün semavi din­
lerin olduğu bir ülkedir. Öncelikle bunu ifade ediyorum ve ve şu kürsüden, Türk, Kürt, Arap, Çerkez,
Boşnak, Pomak, Arnavut, Abaza ve Adige, elliye yakın insan, elliye yakın etnik kimlik sayabilirim.
Hristiyanlık, Yahudilik, Musevilik ve onun dışında, İslam diniyle bu ülkede birçok mezhep de saya­
bilirim. Bu ülkenin bu topraklarda doğan her yurttaşı eşit ve özgür yurttaşlardır, onurlu yurttaşlardır,
onlar arasında ayrımcılık yapan, ırkçılık yapan, mezhepçilik yapanların, kafatasçılık yapanların, nas­
yonal sosyalizm veya Mussolini'nin veya Hitler'in çağrışımını yapacak şekilde hareket etmesi bu
Mecliste kabul edilemez. Bu bir.
-334-
Download