isim cümlesi - video.eba.gov.tr

advertisement
FİİL DEĞİLİM,
FİİLE BENZERİM.
İSİM KÖKÜNDEN TÜREMEM,
FİİL KÖKÜNDEN TÜRERİM.
İSİM,SIFAT,ZARF OLURUM,
CÜMLELERİ BİRLEŞTİRİRİM.
SANA KOLAYLIK OLSUN
EKLERİMİ BUL BENİM.

Eylemsiler (Fiilimsiler) :
Fiilden türeyip cümlede isim,
sıfat, zarf,görevlerinde
kullanılan, yan cümlecik kuran
kelimelere fiilimsi denir.
Eylemsilerin Özellikleri :
Fiilimsiler, kip ve kişi
ekleriyle çekimlenemezler.
Bu yönleriyle tam eylem
sayılmazlar.
Fiilimsiler çekimlenemedikleri için
kurallı cümlelerin sonunda
bulunmazlar. Sadece sonlarına ek-fiil
getirilerek yüklem olabilirler.
Bir fiilimsi ek-fiil alarak temel
cümlenin yüklemi olabilir.
Ör: En sevdiği şey kitap okumaktır.
Fiilimsi ekleri yapım ekidir. Bu
mantıkla düşünürsek bütün fiilimsiler
türemiş yapılıdır.
Ör: Dağa çıkış zor, iniş kolay olur.
 Yan Cümle Kurarlar :
 Eylemsiler, bir temel cümle içinde yan
cümle kurma özelliği gösterir ve temel
cümleye herhangi bir öğe olarak bağlanır.
 Eylemsiler, yan cümlenin yüklemi olurlar.
Temel cümlenin yüklemini oluştururlarsa
yan cümle kuramazlar.
Örnek :
Yan Cümle Temel Cümle
Sora sora Bağdat bulunur.
Zarf tümleci
Atılan ok geri dönmez.
Özne


Yan Cümle Temel Cümle
 Bu gidişi hiç beğenmiyorum.
Belirtili Nesne
Pencereye çıkana taş atıyorlardı.
Dolaylı Tümleç

İçinde fiilimsi olan cümle, yapıca birleşik
cümledir.
Ör: Tatilimi Gümüşhane’de geçireceğim.
(BASİT CÜMLE)
Ör: Tatili Gümüşhane’de geçirmeyi
düşünüyorum. ( BİRLEŞİK CÜMLE)
Yüklemi eylemsi olan cümle, yüklemine
göre ad cümlesidir.
En sevdiği şey kitap okumaktır.
isim cümlesi
Bütün amacımız üniversiteyi kazanmaktı.

isim cümlesi
Fiilimsilerin iki tür görevi vardır:
1. Bazı fiilimsiler isim, sıfat, zarf gibi
ad soylu sözcüklerin görevlerini
yaparlar.
İSİM- Çalışmak, insanları başarıya
götürür.

Okuma,insanın ruhunu
güzelleştirir.
SIFAT- Kızarmış patates ister
misin?

Orada pek çok tanıdık
dostumuz var.
ZARF- Çevreye bakarak yürüyordum.

Küçük çocuk annesinden ayrılırken
çok ağladı.
2. Fiilimsiler yan cümleler kurarak
birleşik cümleler oluşturur. Bu durum
Türkçede anlatıma büyük bir
kıvraklık ve rahatlık kazandırır.
Ör: Adam dün evi kiraladı ve parayı
ödedi.

Dün evi kiralayan adam parayı
ödedi.
Merve Hanım, kitabını okudu ve
uyudu.
Kitabını okuyup uyudu.
Yunus Bey, manava gitti ve üzüm
aldı.
Manava giderek üzüm aldı.
Eylemsiler, Görevleri Yönünden Üç
Grupta İncelenir :
Ad-Eylemler (İsim-Fiiller) :
Her varlığın bir ismi olduğu gibi
fiillerinde ismi vardır. Buna göre, isimfiil fiilin adıdır. İşte fiilden türeyip
isim gibi kullanılan bu fiilimsilere isimfiil denir.
Fiillere getirilen “-mak, -mek, -ma, -me,
-ış, -iş” ekleriyle türeyen ve eylem adı
olarak kullanılan sözcüklerdir.
MA – IŞ -MAK
Ör: Oraya gitmek ve bir süre
dinlenmek istiyorum.
Ders çalışmayı ve kitap okumayı
seviyor.
Adamak kolay, ödemek zordur.
Şiir okuyuşumu çok beğendiler.
Sınıfa bakmayı unutma.
Görüş alanımız dışında kaldı.
Onun ayrılışı hepimizi üzdü.
Bir bakışa bir gülüşe aldandım.
Günde bir saat koşması gerekiyor.
Anlatılanlara inanmak istemiyor.
ÖNEMLİ: Olumsuzluk eki olan -me –ma ile
İsim-fiil eki olan karıştırılmamalıdır.
Olumsuzluk eki her zaman fiilimsi
ekinden önce gelir.
Ör: Onu affetmemesi gerekirdi.
Sözlerime aldırmayışına ne demeli.
Bugün yaramazlık yapmamalısın.
Beni aramamasına üzüldüm.
Beni görmemek, anlamamak değildir.
Ad-Eylemlerin Özellikleri :
“-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” eklerini alan
sözcükler eylem anlamlarını yitirip varlık ya da
nesne adı türetirse, ad-eylem olarak alınamazlar.
Örnek :
 Bakkaldan ekmek aldım.
 Çocuklar dondurma yiyor.
 Salondaki bağırışlar yüzünden kimse kimseyi
duymuyor.
 Annem güzel dolma yapar.
İşçiler kazma getirmemiş.
Karacaoğlan, koşmalarıyla ünlüdür.
Buralar fazla yağış alır.
Annem yemeğe arkadaşını çağırdı.
Babam güzel bir çakmak almış.
Yarım kilo kıyma istiyorum.
Bu paketleri danışmaya bırakın.
Fatih, bağlamayı güzel çalar.
Gözlerine sürme çekmiş.
İsim-fiiller, ad görevli sözcükler
oldukları için çoğul eki ve ad durum
ekleriyle çekime girer.
Örnek : Çalışmalar, bakışlar, gülmeyi,
okumaya, oturmamda, gülmesinden,
İsim-fiiller bir adla birleşerek ad
tamlaması kurarlar. Bu tamlamada
tamlayan ya da tamlanan sözcük olarak
kullanılırlar.
Ör: atların koşması,
çalışmanın yararları,
çocuğun gülüşü,
okumanın kuralları,
atışların birincisi,
Ad-eylemler, ek-eylem olarak yüklem
görevinde kullanılabilir ve ad cümlesi
kurabilirler.
 Beni üzen ansızın gidişiydi. (Ad cümlesidir.)
Ad-eylemler cümle içinde özne nesne
ve dolaylı tümleç görevinde kullanılır.
Örnek :
Okumayı çok seviyorum.
Nesne
Artık çalışmaya başlayalım.

Dolaylı Tümleç

Bir sözcüğün isim- fiil olup olmadığını
anlamanın bir yolu da isim-fiil ekinden
önce olumsuzluk eki olan “-me-ma”yı
getirmektir.
Eğer anlam bozulmuyorsa o sözcük isimfiildir, anlam bozuluyorsa isimdir.
Ör: Gelirken üç ekmek al.
Gelirken üç ekmemek al.
(Bu cümlede anlam bozulduğuna göre
isimdir.)
Seninle anlaşmaya geldim.
Haftaya dönmek üzere Yalova’ya
gidecekler.













Bir gülüşün ömre bedel.
Gün biter gülüşün kalır bende.
Seninle akşamları yürüyüşe çıkardık.
Adamın yalvarışlarını bir görecektin.
Madem ki yükseliş var iniş olmaz olur mu?
Unutuş, unuturlar seni de.
Bu kucaklayış belki de bir haykırışın sesiydi.
Sana bakmak Allah’a inanmaktır.
Yaşamak, ölmekten zor.
Buralardan gitmek istiyorum.
Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam.
İçimde maziden kalma duygular var.
Onula yeniden başlamayı düşünüyor musun.
Sıfat-fiiller (Ortaçlar) :
Fiillerden türeyerek sıfat görevinde
kullanılan sözcüklerdir.
An-ası-mez-ar
-dik-ecek-miş
Güzel çiçekler topladık.
Bahçede, açmamış çiçekleri topladık.
Benim mavi bir elbisem var.
Köyden giden insanlar geri gelmediler.
Köyden gidenler geri gelmediler.
Adlaşmış sıfat
Sabreden derviş muradına ermiş.
Görünen köy kılavuz istemez.
Her doğan gün yeni bir başlangıçtır.
Dayanılmaz bir çiledir bu.
Dönülmez akşamın ufkundayız.
Veren el alan elden üstündür.
Daha yaşanacak günler var.
Başıma gelmedik kaza kalmadı.
Burada tanıdık kimse yok.
Seninle görülecek bir hesabımız vardı.
O, bizim tanımış yazarlarımızdandır.
Gören gözün görmez oldu.

Akan su pislik tutmaz.


Çekilmez adamı kim çekecek.
Yapılacak işleri sırasıyla gözden geçirdi.
Yaşanası güzellikler, bizi bekliyordu.
O bildik tavrıyla şöyle bir gülümsedi.
Çözülmüş testleri tek tek dosyaladı.
Pişmiş aşa su katılmaz.
Çözülmüş soruları tekrar çözün.
Sıfat-fiil ekleriyle kip ekleri
karıştırılmamalıdır.
Filmin konusunu yaşanmış bir olay
oluşturuyor.
fiilimsi
Filmde aktarılan olaylar yaşanmış.

fiil
Onlarla görülecek bir hesabımız var.

fiilimsi
Bu hesap elbet bir gün görülecek.

fiil
 Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç.
(sıfat-eylem)
 Dönülmez bir daha bu sözden.
 (geniş zaman kipi)
 Görür gözüm görmez oldu.
(sıfat eylem)
Görür, gözüm; söyler dilim.
(geniş zaman kipi)
Sıfat-Eylemler, kendilerinden sonra gelen
adın yerini tutacak şekilde kullanılırlarsa, tür
yönünden adlaşır ve adlaşmış sıfat
oluştururlar.
Örnek :
Gelmeyen öğrenci var mı?
Gelmeyen var mı?
Adlaşmış Sıfat
Tekkeyi bekleyen derviş çorbayı içer.

Sıfat-fiil
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

Adlaşmış Sıfat
Ağlayanın malı,gülene hayır etmez.
Gelen gideni aratır.
Oturanın yürüyene borcu vardır.
Atı alan Üsküdar’ı geçti.
Tahtaya çıkanlar, yerlerine oturdu.
Yeni binenler ayakta kalmıştı.
Sıfat görevinde kullanılmayan sıfat-fiiller
de vardır. Bunlar yine sıfat-fiildir.
Aslında bu soruyu soracağınızı hiç
ummuyordum.
Şairin Kadıköy’de yaşadığını duydum.
Seni arayan babanmış.
Hep bilinen şeylerden bahsetti durdu.
İşe erken başlayan erken verim alır.
Gelen adayların kaydını yapıyorlar.
Akan kanı durdurmalı önce.
Kaçan mahkûmları yakalamışlar.
Okuduğum son kitap
Okuyacağım ilk kitap
Yapacağımız işler
Yapılacakları belirledim.
Geleceği varsa göreceği de var.
Diktiğimiz fidanlar meyve vermeye
başlamış.
 3.ZARF-FİİL (BAĞ-FİİL-ULAÇ)
Birleşik cümlelerde, iki cümleyi
birbirine bağlayan fiillere getirilen bazı
eklerle türeyen genellikle durum ve zaman
zarfı görevinde kullanılan sözlerdir.
Zarf-fiil ekleri şunlardır: -ken,-alı,-asi,e,-ince,-ip,-arak,-dıkça,-meksizin
a) Durum ekleri: -erek-arak, -a-e, -ken
-meksizin,-diği halde.
Zarflar
Durum
Yavaş
Zaman
Akşam
Yön
Yukarı
koşmuş.
Fiil
Miktar
Biraz
Durum
Zaman
Yön
Miktar
Hızlı
Sabahleyin
Aşağı
Çok
gittik.
Fiil
Ör: Giderek artıyor yanlızlığımız.

Ara vermeksizin okuyor.

Gülerek konuşmayınız.

Ahmet gülerek geldi.

Eve koşa koşa gitmiş.

Kaya, çalıştığı halde kazanamadı.
c) Zaman ekleri: Zaman bildirirler.
-ınca,-r…mez,-inceye kadar,-eli,- eli beri,dıkça,-eceği zaman,-dikten sonra…
Eve gelince herkes sevinirdi.
Babasını görür görmez seslendi.
Sınavı kazanıncaya kadar çalıştı.
b) Bağlama ekleri: iki cümleyi bağlarlar.
Ekler: -ıp, -erek.
Ör: Onu örnek alıp çalışıyorum.
Oturup da konuşamadık seninle.
Arkadaşlarına atıp tutarak bir şey
kazanamazsın.
Çalışıp kazandı.
Annem gideli beri uyuyamıyorum.
Çocuğu gördükçe üzülüyor.
Geleceği zaman haber ver.
Gelir gelmez bizi ara.
Onu görür görmez tanıdım.
Sen geleli neşesi arttı.
 Yağmur yağalı dışarı çıkmadı.
 Sıkıntılarını söyledikçe rahatlıyordu.
 Yazıyı okur okumaz sinirlendi.
 Gülünce gözlerinin içi gülüyor.
 Sen gidince bak neler oldu.
 Köye elektrik geleli yıllar oldu.
İbibikler öter ötmez ordayım.
Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.
Ağladıkça dağlarımız yeşerecek.
Zil çalınca dışarı çıktık.
Acıkınca kantine indik.
İçeri girer girmez bağırmaya başladı.
Canım sıkıldıkça şiir okurum.
Kar yağınca herkes sokaklara döküldü.
İlk okuduğumda iyi anlayamamıştım.
Uyurken hep sayıklar.
Gün ağarırken düştük tarla yollarına.
Uyumadan önce de yarım saat kitap
okunabilir.
Gelir gelmez seni sordu.

Aşağıdaki ifadelerden doğru olanın yanına
(D), yanlış olanın yanına (Y) işareti
koyunuz.
( ) 1. Fiilimsi ekleri fiil kök veya
gövdelerine gelir.
( ) 2. Fiilimsiler yardımıyla çok uzun
cümleler kurabiliriz.
( ) 3. Fiilimsiler her zaman cümlenin
ortasında bulunur.
( ) 4. Fiilimsi eki almış bazı
kelimeler isim görevinde
kullanılır.
( ) 5. Fiilimsiler cümle içinde
isim, sıfat ve zarf görevlerinde
kullanılır.
.
( ) 6. Fiilimsi olan cümlelerde
genellikle birden fazla yargı
bulunmaktadır.
( ) 7. Zarf fiiller, cümleye
zaman ve durum anlamı katar.
 Aşağıdaki cümlelerde fiilimsilerin altını çizip hangi tür
fiilimsi olduklarını yazınız.
Bazı yazarlar, masalarının başına
oturup
 Gerçek dünyayı hatırlamaktan
başka bir şey yapmazlar.
Onların yazdıkları birçok kitap
aslında gerçek hayatlarımızdaki
unutuşlarımızı ele alır.
Belki de yazarları
unuttuklarımızı bize
hatırlattıkları için çok
severiz.
Bizler kitapları okurken,
ister istemez, günlük hayatta
yaşanan pek çok şeyi de
o kitaplara katarız.
Oluşturulan bir roman
kahramanı ne kadar
karmaşık olursa olsun
gerçek bir insan gibi
Ancak hepimiz bir kitabın
ilk sayfasını açar açmaz
oradaki kahramanların
gerçek olduğuna inanmaya
başlarız.
Sonra da içine girdiğimiz bu masal
dünyasında doya doya gezeriz.
Çok iyi hatırlıyorum, bir zamanlar
gazetede şöyle bir söz okumuştum:
“Hiçbir şey hayat kadar ilgi çekici
olamaz; kitaplar hariç…”
Aşağıdaki cümleleri fiilimsi eklerini
kullanarak dolaylı anlatım cümlesine
dönüştürünüz.
Örnek: Ayşe, annesine “Benim
ödevlerime
yardım eder misin?” dedi.
Ayşe, annesinden ödevlerine yardım
etmesini istedi.
Öğretmen, öğrencilere “Biraz
sonra sizlere ilginç bir olay
anlatacağım.” dedi.
………………………………………………………
………………………….………………………….
Ünlü bir tiyatrocumuz “Hayat
bir sahnedir.” der.
………………………………………………………….
………………………………………………………….
Arkadaşıma “Sınavın ne
zaman olacağı hakkında
hiçbir bilgim yok.” dedim.
……………………………………………………………
……………………………………..……………………
Altı çizili kelimenin görevini
söyleyiniz…
Bu bölgede güzelliğiyle ünlenen
birçok
 çağlayan bulunmaktadır.
Ekmek alması için babasının
verdiği parayı düşürmüş.
Birçok yazar bu şehrin
güzelliklerini kitaplarına konu
etmiş.
Tarlalarına buğday ekmek
isteyen çitçiler yağmurun
yağmasını bekliyor.
Senin bu konudaki görüşlerine
kesinlikle katılmıyorum.
Uzmanlar, avlanmak için denize
çıkan balıkçıları görüş
mesafesi konusunda uyardı.
Besinleri dondurma onları uzun
süre saklamak amacıyla
kullanılan yaygın bir yöntemdir.
İş makinelerinin yaygınlaşması
kazma, kürek gibi el aletlerinin
pabucunu dama attı.
Ateş yakmak isteyen gençlerden
birisi çakmak istemek için
yanımıza geldi.
Baharın ilk günlerinde çokça
yenilen
dondurmanın sağlık için bazı
sakıncaları olabilir.
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimeleri
ve aldıkları ekleri inceleyiniz. Eklerin
adlarını yazınız.
Ör: O, dergilerde yazdığı çocuk
şiirleriyle tanınmış. (zaman eki)

Tanınmış bir yazarla karşılaştınız mı
hiç? (sıfat fiil eki)
Yarın öğleden sonra arkadaşım
gelecek.
Yarın öğleden sonra gelecek
arkadaşımı uzun zamandır
görmemiştim.
Arkadaşım, geleceğini söylemesine
rağmen gelmedi.
Okulumuzun düzenlediği bu önemli
toplantıda, öğrencilerin geleceği
tartışılacakmış.
Tren istasyonunda beklerken tanıştığımız
bu adamı hepimiz tanıdık.
Bu koskoca şehirde tanıdık bir yüze
rastlayamamak benim için çok doğaldı.
Çarpık yapılaşmayla bu güzelim yer, benim
tanıdığım kasaba olmaktan çıkmıştı
O, her sabah denize doğru uzanan
geniş bir yolda, yavaş adımlarla
saatlerce koşar.
19 Mayıs törenleri için hazırlanan
öğrenciler, koşar adım
yürüyorlardı.
Başarıya susamış bir insanın
kazanma azmi, hiçbir zaman
tükenmez.
Zirveye giden yolda tükenmez
bir azimle çalışmak gerekir.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte
ağaçların bütün yaprakları
sararmış.
Altın gibi sararmış yapraklara
basa basa küçük bir dağ
yolundan
ilerliyoruz.
Aşağıdaki cümleleri yanlarındaki
zarf fiil eklerini kullanarak birleştiriniz.
Ör: Ben sınava hazırlanıyordum.
O sırada arkadaşlarım televizyon
seyrediyordu.(-ken)

 Ben sınava hazırlanırken arkadaşlarım da
televizyon seyrediyordu.
Çevremiz her geçen gün daha da
kirleniyor. Bununla birlikte
insanların sağlığı da bozuluyor. (dıkça)
…………………………………………………………………………
………………………………………………………………………….
.
Eski eşyalarımı karıştırıyordum.
Tam o sırada çocukluk günlerimi
hatırladım. (-ken)
………………………………………….........
………………………………………………..
Sabah başlayan yağmur hiç durmuyor,
sürekli yağıyordu. (-madan)
…………………………………………………………………………
………………………………………………………………………….
 Birdenbire kapının zili çaldı, çok
korktum. (-ınca)
…………………………………………………
………………………………………………..
Şemsiyesi yere düşmüştü.
Eğildi ve onu yerden aldı. (-arak)
……………………………………………………………….
……………………………………………………………….
Sen bizim eve geldin.
O zamandan beri çok mutluyum.
(-alı)
……………………………………………………………….
………………………………………………………………..
Eve git.
Hemen bana telefon et. (-ır ....-mez)
………………………………………………………………..
…………………………………………………………………
.
Fiilimsi olan
kelimeleri bularak
altlarını çiziniz ,
boşluklara türlerini
yazınız.
Televizyon izlerken uyumuş. ……………………
Adam bilmeden konuşuyor. …………………..
Bunu gelince konuşuruz.
……………………..
Yürüdükçe yol tükenir.
………….
Koşa koşa gitti. ……………………………………

 Görünen köy kılavuz istemez. …………………..
 Öpülesi elleri vardı analarımızın. ……………….
 Düşe kalka büyüdü. …………………………….

 Güle güle gidin.
………………………….

Kitap okumayı severim. …………………………………
Buraya geleli huzurum kaçtı. ……………………….
Gelir gelmez uyudu.
…………………………………..
Soru çözmek zevkli bir uğraş. …………………….
Atları öldüresiye kırbaçladı? …………………………
Onun şiir okuyuşunu görmeliydiniz. ……………..
 Bu şehre geleli tam altı yıl olmuştu. …………..
 Görür gözüm görmez oldu. ……………………..
 Kardeşim yanımıza koşa koşa gelmişti. …….
.
 Sınıfa gülerek girdi. …………………
 Bu şehirde anlaşılmaz olaylar oluyor. ………

 Kitap okurken sanki kendinden geçerdi. ……………
 Size biraz bilinmedik fıkralar anlatayım. …………

 Çözülecek soruları da yanında getir. ………………
 İçeri girer girmez konuşmaya başladı. ……………
 Gözlerimin içine bakarak konuşuyordu. ……………
 Kızarmış ekmekler ne güzel kokuyor. ……
 Çalışınca elbette başarılı olursun. …………
 Gittikçe artıyor yalnızlığımız. …………………
 Eve gidip gelecekti. …………………………
 Yetişmiş insan kıymetlidir. ……………
 Akan kanı durdurmalı önce. ………………………….

 Kaçan mahkûmları yakalamışlar. ……………………

 Uzun süre tartışılacak bir konu bulduk. ……….
 İnsanlar yaşamak için çalışıyorlar. ……………….
 Beni anlamak bu kadar zor mu? ………………….
 Ondaki çalışma hırsına hayranım. …………………
 Çalışmak hem de çok çalışmak. ……………………….
 Bir bakışı ömre bedeldir. …………………………………

 Ölüm hayatı tazelemektir. ……………………………….
 Koşar adım eve gitti. …………………………………………
 Hep bilinen şeylerden bahsetti durdu. ……………..
 Gelen adayların kaydını yapıyorlar. …………………….
 ÖRNEK SORU: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde
fiilimsi vardır? (1996 FL/AÖL)
A)
B)
C)
D)
Yolda pek çok tanıdık kimseyle karşılaştık.
Biraz konuştuk, sonra ayrıldık.
Onu uzaktan gördük, ama yetişemedik.
Okuldan çıktık, hemen eve geldik.
ÖRNEK SORU: Aşağıdaki cümlelerin
hangisinde sıfat-fiil yoktur? (1996
FL/AÖL)
a)Günlerce düşünüp çalışarak bir
program yaptık.
b) Yapılacak işleri öncelik sırasına göre
dizdik.
c) Bulunduğumuz çevreyi ayrıntılarıyla
tanıdık.
d) Bu arada bizi üzen olaylar oldu.
Güldürü dergileri, neden bu kadar çok okunuyor
sanıyorsunuz? Onca sorun, çevre kirliliğinin,
savaşın, ölümün, çıkarcılığın, cahilliğin yer
aldığı dünyamızda sevgi, iyimserlik ve neşeye
her zamankinden fazla gereksinimimiz var da
ondan. Bu nedenle hayatınızı daha güzel
yaşamak istiyorsanız, önce içinizdeki güzellikleri geliştirin, ortaya çıkarın, sevinin, düşünün,
konuşun, iyimser olun ve bütün bunları elde
etmek için de doyasıya gülün.
Bu parçada kaç eylemsi vardır?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 4
E) 5
Yolda iki kişi gidiyor. Biri uzun boylu, biri orta.
Geniş yol uzanıp gidiyor, gençlik yıllarının
büyücek bir bölümünü geride bırakan iki kişi
hararetli bir konuşmaya dalmış, sağlarına
sollarına pek dikkat etmeden, birkaç gündür
sürekli yağan yağmurun yer yer göllendirdiği
dar kaldırım üzerinde ağır ağır yürüyor.
Bu parçada kaç eylemsi vardır?
A) 2
B) 3
C) 4
D) 5
E) 6
(I) Çocukken insanları çöp adam gibi yapardık.
(II)-Dağlar koni şeklinde olurdu. (III) Evleri de
sembolik bir geometriyle resmederdik. (IV)
Ağaçlan çizerken bir gövdenin üzerine
yaprakları, hatta dalları olmayan bulutsu bir
yuvarlak oturturduk. (V) En fazla yeşile boyar ve
"işte ağaç" derdik.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin
hangisinde eylemsi kullanılmıştır?
A) I.
B) II.
C)III.
D) IV.
E) V.
 (I) Kimi genç şairler yazdıklarını göndermekle
kalmayıp kendileri de gelirler beni görmeye. (II)
Dinlerim ya da kendim okurum o gençlerin şiirlerini.
(III) Çoğu bakarım sevebileceğim şiirlerden değil. (IV)
Güzel, çirkin diye yargılamıyorum şimdi, belki güzel,
çok güzel, yıllar boyu beğenilecek şiirler; ama benim
hoşlandığım türden değil. (V) Mutlaka öylelerini de
beğenenler vardır.
 Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde
"isim-fiii, sıfat-fiil, zarf-fiil"in üçünün de örneği
vardır?
 A) I.
B) II.
C) III.
D) IV.
E) V.
Bir yazarın kitabının aynı anda birkaç
yayınevi tarafından basılması garip geliyor
bana. Yazar yaşarken bir yayınevine yayın
hakkını verebilir. Bu durumda sadece o
yayınevi o kitapları basar. Oysa bizde telif
sorunu olmadığı için isteyen yayınevi istediği
kitabı basıp yayımlıyor. Batı'da yazarın
ölümünden yetmiş yıl geçmedikçe, aynı
kitabı şu veya bu biçimde birden fazla
yayınevi basamaz.
Bu parçada kaç zarf fiil vardır?
A) 1
B) 2
C) 3
D) 4
E) 5
Mehmet KARAAĞAÇ
TÜRKÇE ÖĞRETMENİ
Download