Kamu Yönetimi ve Yönetim Kuramlar*

advertisement
Kamu Yönetimi ve Yönetim Kuramları
EKONOMİ,SİYASET VE YÖNETİMİN YENİDEN
YAPILANDIRILMASI
MEHMET NECATİ CİZRELİOĞULLARI
İÇİNDEKİLER
 Fordizm-Postfordizm
 Yeni Sağ ve kamu yönetimi
 Yeni Sağın Kamu Yönetime Yansıması
 Thatcherizm-Reaganizm
 Yeni Sağ ve Kamu sektörü Reformları
 Serbestleştirme
 Özeleştirme
 Yeni Kamu Hizmet Anlayışı
 Post Modernizm ve Kamu Sektörü Reformaları
 Genel değerlendirme : Türkiye’ye Yansımaları
Fordizm-Postfordizm
 Ekonomik üretimde post-fordist model olarak bilinen kitlesel toplu
üretimden çok sipariş modeline dayalı ve yaratıcılık ile prosedürlerin
bireysel yargılanmasına dayalı yeni bir sistem.
 Kalkınmacı refah devletinin özel kesimdeki temel dayanağı olan
fordist üretim ve örgütlenme modeli;
 Kapitalizm yapısal kriz dönemine girmesiyle nedeniyle zayıflaması,
 Ekonomik alanda Keynezci politikalardan Friedmancı politikalara geçilmesi
sonucu;






İş gücünün kompozisyonu
Emeğin örgütlenmesi
İstihdam hacmi
Üretim süreci
Ürün niteliği
Teknolojik düzenlemeler
 Fordist model, üretim-tüketim sürecinin bir bütün olarak toplumsallaşması
sorununa çözüm olarak algılanmıştır.
 Fordizm bir üretim yöntemi olarak ortaya çıkmış olsa da, çok daha derin ve kapsamlı bir kavram
olarak görülmektedir.
 Fordizm üretim tarzı; eğitimden aile yapısına , kültürel yapıdan siyasal alana kadar her alana
girmiştir.
 Piyasaların artık eskisi kadar istikrarlı olmaması ve bunun sonucunda rekabetin artması,
esnekliğe sahip olmayan büyük stoklarla çalışan geleneksel üretim yapısal kuruluşların değişken
taleplere yol açmıştır.
 Bu durumda fordizm karşısında ortaya çıkan postfordist gelişmeler; bir yandan küçük ve
istikrarsız pazarlara ve değişen tüketici tercihlere uyum sağlayabilecek, diğer yandan girişimin
verimliliğini düşüren aşırı stok, aşırı makineleşme ve hatalı ürün gibi kısıtlamaları aşabilecek
verimlilik ve karlılık artırma arayışlarının bir ifadesi olarak görülmektedir
 Fordizmden postfordist modele geçiş sürecinde;
 yoğun ve kitlesel endüstrileşme modeli hakim
 temel düzenleyici kurum devlette
 Postfordism üretim sürecinde otomasyon temelinde yeniden yapılandırma etkindir.
 Kitle üretimi yerine, ürünlerde farklılaşma ve farklı ürünlerin küçük üretim birimlerinde talebe
bağlı üretimi şeklinde tanımlanan esnek birikim tarzını ortaya çıkarmaktadır.
 Esnek birikim tarzının temel özellikleri;




Hizmet sektörünün gelişmesi
Bilginin üretimin hızlanması ve fonksiyonelliğinin artması
Yatırım ve karlılık kararlarının geliştirilmiş stratejik planlama ile alınması
Para politikalarının neoliberal girişimi destekleyen devlet politikalarıyla
korunması.
 Sonuç olarak, Son yıllarda yaşanan gelişmelere baktığımızda yerinden
yönetim ağırlıklı yönetim ve örgütlenme modellerinin, genel olarak özel
sektörde görülmeye başlayan ve hizmet sektörünün gelişmesine paralel
olarak güncelleşen post fordist yapılanmalardan doğruya etkilendiği
görülmektedir. Bu şekilde, tüketicilerin kamu yönetimine daha yakın
örgütlenebilmelerinin bir sonucu olarak tercihlerinin daha gerçekçi olarak
tespit edilebilmesi ve böylece de gereksiz üretim ihtimalinin geniş ölçüde
kontrol altına alına bilmesi mümkün olmaktadır.
Yeni Sağ ve Kamu Yönetimi
Yeni sağ düşünce;
 19. yüzyıl liberalizmin çağdaş yorumu olarak değerlendirilmektedir.
 Bu düşüncenin ortaya çıkışı, 20. yüzyılda devletin aşırı büyümesinden ve
hem bireysel hem toplumsal özgürlüklerin kısıtlayıcı haline gelmesinden
kaynaklandığıdır.
 Bu süreçte devlet bürokratikleşmiş hantal yapısı ile var olan kaynakların
büyük bölümünün israf olmasına neden olmuştur. Böylece, refah sağlama
adına zenginleşmenin yolunu tıkamıştır.
 Ekonomik ,sosyal,siyasal ve yönetsel boyutları olan bir dönüşümü ifade
etmektedir.
 Kamusal faaliyet alanın küçültülmesini ve küçültülen alanın da özel kesim
yönetim anlayışı doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını öngörmektedir.
 Bu süreç , ideolojik ,teorik ve küresel meydan okumalar şeklinde
hükümetlerin kamu hizmetlerinde büyük dönüşümler yapmalarına neden
olmuştur.
 İki değişim;
 Kamu sektöründe özel sektörleşme eğilimi
 Örgütlemede temel ilke olan bürokrasiden uzaklaşma eğilimi olarak
belirtilmektedir.
 Yeni sağ teorislerine göre; en iyi yönetim özel sektör disiplini altında
gerçekleşecektir.




Siyasal kontrol artırılmakta
Bütçe harcamalarına tasarrufa gidilmekte
Profesyonel özerklik ve kamu hizmeti birlikleri zayıflatılmakta
Bürokrasinin doğal yetersizlikleri giderilmeye çalışılmaktadır.
 Burada Temel amaç,
 kamu yönetiminde etkinlik arayışı;
 küreselleşmeden ve ekonomilerin gerilemesinden,
 bu gerilemenin ve refah devleti gereklerinden doğan taleplerin kamu
kaynakları üzerinde yarattığı baskıda
 kamu hizmetlerinin kalitesinden gelen hoşnutsuzluktan ve kamu sektöründe
piyasa yönelimli yaklaşımları savunan yeni sağ görüşlerin artmasından
kaynaklanmaktadır.
 Yeni sağ düşünceyi savunanlar;
 Devletin küçültülmesini
 Kamu sektörünün faaliyet alanının daraltılmasını böylece piyasa ekonomisinin
kendi koşul ve kurallarına göre çalışma imkanlarını genişletilebileceğini öne
sürerler.
 Bu yönüyle yeni sağ en önemli kaynağını ekonomik liberalizmde bulmaktadır.
• Ayrıca yeni muhafazakar geleneksel değerlere ve kurumlara da çağrıda
bulunurlar.
- Kişinin kendine yeterli olması
- Ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını kendi karşılaması
- Yetersizliği halinde de ailenin ya da içinde bulunduğu toplumsal birimin
diğer sosyal ve dini kuruşların gönüllü oluşumların bu fonksiyonları
yerine getirmesi yeni muhafazakar söylem içinde yer alan tartışmalardır.
 Sonuç olarak,YKY anlayışının öngördüğü devletin küçültülmesi,
piyasa yönelik olma, yönetimde açıklık ve müşteriye dönük olma gibi
yaklaşımların oluşmasında, yeni sağ düşünce büyük katkı sağlamıştır.
Yeni Sağın Kamu yönetimine Yansıması
 Yeni sağ görüş, güçlü refah devletinin zayıflatılması ve rekabet
gücüne sahip çoğulcu sektörlerle yer değiştirilmesi gerektiğini
savunmuştur.
 Ayrıca, belirli hizmetlerin kamu sektörü tarafından finansmanı
sürdürülürken, bunların üretimi ve arzının piyasalara ve rekabete
açılması öngörülmüştür. Bu anlayış piyasalar üzerinde
yoğunlaşılmasını ve beraberinde özelleştirme programının
uygulamaya konulmasını gerektirmiştir.
 Yeniden yapılandırma süreci;
 Bu aşamada yapılanlar şu şekilde özetlenir.
a.
b.
c.
d.
e.
Kamu ve idare hukukunun geriye itilmesiyle özel hukukun güçlenmesi
sağlanmaktadır.
Kamu kuruluşları özerkleştirilerek, her kurumun görev alanı açısından piyasa
unsurları ve kuralları ile bütünleştirilmesine çalışılmaktadır.
Planlama ve sosyo-ekonomik yapı, bütün olarak değil,projecilik ilkesi gereği
parçası olarak algılanmakta,kamu personeli sisteminde memurluk,daimi işçilik
yerine sözleşme sistemi yerleştirilmeye çalışılmaktadır.
Bakanlık tipi örgütlenme yerine kurul tipi örgütlenmeye geçilerek yasama
organının etkinliğinin azaltılmasına ve piyasa mekanizmasına öncelik
verilmektedir.
Devletin, kamu yönetiminin ,kamu faaliyet alanının özellikle ekonomik içerikli
olanlarından başlayarak küçültülmesi,daraltılması ve daraltılan bu alanda kamu
faaliyetlerin ve örgütlerinin özel işletmecilik anlayışı çerçevesinde yeniden
yapılandırılması.
 Yeni sağ politikalarda, temel vurgu,
 piyasanın koşulsuz egemenliği,
 devletin küçültülmesi,
 özelleştirme ve yeniden düzenlemedir.
 Daha az devlet, daha çok piyasa anlayışının hâkim olduğu bu
dönemde piyasaya olan güven tamdır. Bu anlayışa göre, piyasa,
ekonomik ve siyasal özgürlüklerin temelidir. Etkinlik ve
verimlilik ancak piyasada sağlanabilir.
Thatcherizm-Reaganizm
 Özelleştirme, özel sektörleştirme ve yerelleştirme uygulamaları , bu
modelin oluşum sürecinde kullanılan temel araçlardır.
 Bu uygulamalar , ABD’ de Reaganism ve Avrupa’da Thatcherism ile
olmuştur.
 Thatcherizmin ve Reaganizmin yükselişi, 1970’lerin ortalarından
itibaren sosyal demokrasinin serbest Pazar felsefesiyle başlaması kabul
edilir.
 Dünya genelinde uygulanan bu politikaların üç temel özelliği:
a. Toplumsal bölüşüm düzeninin köklü bir biçimde değişmesi
b. Devletin ekonomiye müdahalesinin radikal bir biçimde değişmesi
c. Ekonomik süreçlerin ve küreselleşmesinin hız kazanması
 Reaganizm-Thatcherizm gösterdikleri büyük etkinliği önemli
ölçüde teknolojik devrime borçludurlar. Özellikle bilişim ve
iletişim alanlarında odaklaşan teknolojik devrim, emeğin meslek ve
siyasal örgütlerinde güç erozyonuna neden olmuştur.
 Bu durum ise devletin küçültülmesini zorunlu kılmıştır. İlk olarak
devletin düzenleyici yetkilerinin daraltılması yoluna gidilmiş, bu
şekilde piyasa üzerindeki baskının azalmasıyla ekonomik
verimsizliğin engelleneceği öngörülmüştür. Daha sonra bazı hizmet
alanları özelleştirilmiş, böylece piyasa ekonomisi güçlendirilerek
ekonomide verimlilik ve etkinlik düzeyinin artırılması
amaçlanmıştır.
Yeni Sağ ve Kamu Sektörü Reformları
 Serbestleştirme (Deregulasyon)
 Özelleştirme
 Yeni kamu hizmet anlayışı
Serbestleştirme
 Genel olarak devletin sektörler üzerindeki hukuki düzenleme ve kısıtlama,
dolayısıyla kontrol etme yetkisinin kısıtlanmasını, bazı alanlarda da
kaldırılmasını içermektedir.
 Kamu tekellerin tekel olma niteliğinin kaldırılarak, alana devlet yanında,özel
sektörün de serbestçe girebilmesine imkan verilmesini ve böylece rekabet
ortamının oluşmasına katkıda bulunmasını da kapsamaktadır.
 Fiyat ve ücret kontrolleri, faiz oranının ve döviz kurunun kontrolü, kira
kontrolleri, piyasa girişlerin engellenmesi ve sınırlandırılması, devlet
monopolleri, imtiyaz hakkı,kotalar,tarifeler,çeşitli teşvikler ve destekler
görüldüğü diğer alanlardır.
 Serbestleştirme, kur fazlalığından kaynaklanan bozukluklara bir çözüm olarak
da görülmektedir. (Enflasyonun paranın fonksiyonlarını yerine getirmesini
engellemesi gibi)
Serbestleştirme sonucunda kamu
yönetimindeki gelişmeler:
a.
b.
c.
d.
e.
f.
g.
Ademi merkeziyetçilik ve yetki devri ile görev ve yetkilerin kurumsal
otonomi ve yönetimsel bağımlılık şeklinde dağıtılması.
Performans aracılığıyla etkinliğin ve verimliliğin değerlendirilmesi
Yönetim sürecinde kullanıcıların da yer almasıyla,karar verme
mekanizmalarında kullanıcıların etkinliklerinin artırılması
Üreticilerde hizmet sağlayıcılar arasında ayrımın yapılması ve bunun
sonucunda hizmetlerin sözleşme aracılığıyla ile gördürülebilmesi
Kamu kuruluşlarında şirketleşme sürecinin başlatılması
Özel ve kamu kuruluşları arasında rekabet sağlanması,kamu özel
işbirliğine gidilmesi ve geleneksel kamu-özel sınırlarının kaldırılması.
Ayrıca, serbestleştirme de, yönetim gücünün merkezileşmesi yerine
rekabetin artırılmasını da gerektirmektedir.
Özelleştirme
 Genel olarak özelleştirme, sosyal faaliyetlerde hükümetin etkinliğinin azalmasını, özelde ise
mal ve hizmetlerinin mülkiyetinin kamu sektöründen özel sektöre transferini ifade etmektedir.
 Daha
geniş anlamda, özellikle ekonomik etkinlikleri bakımından küçültülmüş bir
devletin;serbest piyasa ekonomisi uygulamasının önündeki tüm engellerin kaldırıldığı bir
ekonomik ve toplumsal düzen yaratmaya yönelik karar,eylem ve işlemlerin tümünüdür.
 Dar anlamda, sermayesinin kısmen ya da tamamen özel kişi veya kurallara satılması anlamına
gelmektedir.
 Bu anlamlarıyla özelleştirme, herhangi bir faaliyetin üretimde ve finansmanında özel sektörün
oransal olarak arttığı bir süreç olarak görülebilir.
 Özelleştirme felsefi kaynağını, bireycilik, özgürlük, kendiliğinden düzen ve serbest piyasa
ekonomisi ile sınırlandırılmış devlet ilkelerinden hareket eden yeni sağ akım oluşturmuştur.
 Özelleştirme yeniden yapılanmanın ana eksenlerinden biridir. Amacı, politik müdahalelerle
zarar eden ve bu yüzden topluma haksız ve akılcı olmayan bir yük haline gelen kuruluşlarından
kurtulmaktır.
 Başka bir nokta ise, özelleştirme uygulamaları;
 kamu harcamalarının daraltılması, kamu açıkların giderilmesi,
 sermaye
mülkiyetinin tabana yayılması, kamu hizmetlerinde verimliliğin
sağlanması, serbest piyasa ekonomisinin geliştirilmesi gibi amaçlara
dayandırılmaktadır.
• Bu süreçte özelleştirme uygulamalarının arkasında dört temel baskı
vardır.:
 Bunlardan birincisi, daha iyi yönetim ve daha az maliyet talep eden pragmatik
baskılar
 İkincisi, devletin büyümesini bir tehlike olarak gören ve daha az yönetim talep eden
ideolojik baskılar
 Son olarak kamu sistemini çok bürokratikleşmiş, profesyonelleşmiş ve koruyucu
bulan ve halkın daha çok seçme hakkına sahip olmasını savunan popülist baskılardır.
 Özelleştirme yöntemler; özel sektörün önündeki kamusal engelleri
kaldıran yasal ve kurumsal serbestleştirme, blok satış, halka arz,
kiralama, yönetim devri, imtiyaz gibi uygulamalar.
Özelleştirme türleri
a.
b.
c.
d.
e.
f.
g.
h.
i.
j.
Açık özelleştirme (denasyonalizasyon)
Hizmet finansmanının özelleştirilmesi
Hizmet üretimin özelleştirilmesi
Serbestleştirme
Maddesel özelleştirme
İmtiyazcılık
Sözleşmecilik
Dolaylı özelleştirme
Mali resmi özeleştirme
Hukuki resmi özelleştirme
Yeni kamu hizmeti anlayışı
 Kamu hizmetinin siyasal ve idari boyutları açısından üç temel
hedefi vardır.
1.
2.
3.
Kamu kesiminin küçültülmesi
Devlet rolünün yeniden tanımlanması
Kamu kesiminin etkin hale getirilmesidir.
Bu süreçte kamu hizmeti ile ilgili öngörüler belirlenmiştir.

Kamu giderlerini ve kamu personeli sayısını azaltmak, mali
reforma yapmak
2. Hukuki düzenlemeleri azaltmak, refah devletini
kurumsallaşmaktan çıkarmak
3. Bütçe reformları yapmak, özel sektörün işletmecilik
yöntemlerini kabul etmek ve özelleştirme stratejilerini
belirlemek.
1.
 Yeni kamu yönetimin anlayışı ilkeleri:
a.
b.
c.
d.
e.
f.
g.
Yeni anlayışta kamu görevlisinin temel görevinin vatandaşa yardım
etmekten,toplumu yeni gelişmeler doğrultusunda yönlendirmekten ve
denetlemekten çok onların çıkarlarına cevap vermek olmalıdır.
Kamu yöneticisi paylaşılmış kamu çıkarı olgusunu ortaya
çıkarabilmelidir.
Politikalar ve programlar kamu ihtiyaçlarını karşılamalı ve bu toplu çaba
ve süreçler aracılığıyla gerçekleştirmelidir.
Kamu çıkarı paylaşılmış değerlerle ilgili bireysel çıkarların bir araya
getirilmesinden çok,diyalogun bir sonucu olmalıdır.
Kamu görevlileri özel sektör yöneticilerine göre çok daha dikkatli
olmalıdırlar.
Kamu kuruluşları bağlı oldukları birimler uzun dönemde başarılı
olabilirler.
Kamu çıkarı, kamu görevlileri ve vatandaşlar, topluma, ‘’halkın parasını
kendisininki gibi kullanan’’ girişimci yöneticilerin yaptığından daha fazla
anlamlı katkı sağlarlarsa daha iyi gelişir.
 Yeni kamu hizmeti anlayışı bilgi çağında bu anlayışın felsefi özünü
oluşturan müşteri odaklılığın gelişmesi paralelinde yaygınlaşmıştır.
 Küreselleşme ile birlikte görülen bireycilik, girişimcilik, rekabetçilik
gibi piyasa eksenli değerler çevresindeki yeniden yapılanma arayışları,
giderek büyüyen kamu kesiminin savurganlığının ve kaynak
kullanımındaki verimsizliğin ekonomi için bir yük haline gelmesi,
ülkelerin rekabet gücünü olumsuz yönde etkilenmeleri nedeniyle
yönetimin yeniden düzenlenmesinde ve kamu hizmetlerinin
sunulmasında özel sektör kuruluşlarındaki gibi esnek ve yalın
örgütlenmenin gerekliliği, karlılık ve verimlilik gibi piyasa temelli ve
insan kaynaklı ilke ve uygulamaların popülaritesi bu anlayışın
günümüzdeki konumuna ulaşmasına yol açmıştır.
 Bu durum kamu sektörün yapı ve pratiklerinde görülen örgütsel
değişimin etkilerinin çok kapsamlı olduğunun da delilidir.
Post Modernizm ve kamu sektörü Reformları
 Post modern yaklaşımlara bakarsak;
 Kamu mülkiyetinin özelleştirilmesi yoluna gidilmesi
 Müşteri tercihlerin ön plana çıkarılması
 Kamu kuruluşları ve bu kuruluşlara bağlı birimler arasında
rekabetin teşvik edilmesi
 Sözleşmeci devlet anlayışının benimsenmesi
 Kamu kesimin alanının daraltılmasına karşılık bireyin ve özel kesim
alanının genişletilmesi
 Temsilli demokrasi yerine bireysel tercihlere daha ağırlık veren
piyasa demokrasisinin geliştirilmesi
 Post modernizm toplumun örgütlenme temelini değiştirmektedir.
 Post modern toplum,sanayi sonrası toplumla ilişkili olup,bilgisayar ileri
teknoloji bilimsel bilgi,enformasyon ve teknolojideki gelişmeler sonucu hızlı
değişim toplumu olmuştur.
 Teknoloji ve bilgi toplumsal örgütlenmenin temelini oluşturmaktadır.
 Üretim açısından bakıldığında:
 Modernden post moderne dönüşüm; endüstri toplumdan post endüstri
toplumuna,
 Ürünlerin üretimini öncelikli gören anlayıştan
 Hizmetlerde,pazarlarda ve tüketimde bilgi teknolojilerini öncelikle gören
anlayışa dönüşümü göstermektedir.
• Post modernizm akılcılığı ve bilimsel doğruyu reddetmektedir.
• Post modernizm devlette,ekonomide,siyasette ve kültürel yapıda bir
yeniden yapılanmanın şart olduğunu belirtmektedir.
• Dünyada post modern kamu yönetimin ilgi gördüğü ülkelerde,
devletin rolünü azaltan özelleştirmeye ve serbestleştirmeye önem
veren ekonomik politikaların güç kazandığı görülmektedir
Modern/post modern örgüt farklılaşması
MODERN
YAYILMA,ÖRGÜT İÇİ-DIŞI
1.Amaçlar,stratejiler ve
Temel fonksiyonlar açısın
POST MODERN
UZMANLAŞMA
YETENEK GELİŞTİRME
dan;
2.Fonksiyonel düzen açısından;
3.Eşgüdüm ve denetim konuları
BÜROKRASİVE HİYERARŞİ
YETKİNİN ALINMASI , LAISSEZ FAIRE İLKESİ
DEMOKRASİ, PAZAR
YETKİNİN VERİLMESİ, SANAYİ
KURALLARI
4.Rol ilişkileri açısından;
ÖRGÜT DIŞI KAYNAKLI, ESNEK OLMAYAN
ÖRGÜT İÇİ KAYNAKLI,ESNEK
5.Planlama ve iletişim açısından;
KISA DÖNEMLİTEKNİKLER
UZUN DÖNEMLİTEKNİKLER
6. Önderlik açısından;
GÜVENSİZLİK İLKESİNE DAYALI
GÜVEN İLKESİNE DAYALI
7. İş-ödüllendirme ilişkisi
BİREYSELLŞMİŞ
KOLLEKTİFLEŞMİŞ
açısından;
Türkiye’ye Yansımaları
 Ekonomik alanda serbest piyasa ekonomisine geçiş, siyasal ve yönetsel





alanda devlet yapısının liberalleşmesi.
Yeni kamu yönetim anlayışının ve yeni sağın en önemli ilkelerinden
biri olan devletim minimize edilmesi (özelleştirme)
Kamuda yasal-yapısal serbestleşme yani yani kamu mal ve hizmetlerdeki
sübvasyiyonların kaldırılması ve tasarruf önlemleri ya da politikalarıdır.
1990’dan itibaren kamu hizmetlerinde kalite, vatandaş odaklık,
yönetişim,katılım,hesap verebilirlik,saydamlık,esnek örgüt yapıları ve
performansa dayalı yönetim (idari reform )
Bürokrasi odaklı bir yönetim anlayışından vazgeçilerek ,kamu yönetimi
karşısında vatandaş ve sivil toplum yeniden keşfedilmiş;karşılıklı roller
ve sorumluluklar yeniden tanımlanması
Ömür boyu istihdam yerine sözleşmeli personel uygulaması
TEŞEKKÜRLER
Download