1 lar, bir ülkenin dışpolitikasında söz konusudur

advertisement
T.B.M.M.
B:17
20.11.1997
0:1
lar, bir ülkenin dışpolitikasında söz konusudur; bu politikalar, en azından, bir ekonomik rejimi ka­
bul etmiş bir ülkede bu alanda mevcuttur. Hepimizin malumu olan, Millî Eğitimde, Tevhidi Tedri­
sat dediğimiz bir ana sistem vardır. Dışpolitikada da, Büyük Atatürk'ten bu tarafa, cumhuriyetimi­
zin kuruluşundan bugüne değişmez olarak kabul ettiğimiz misakımillî ve yine, dışpolitikamızın
esasını teşkil eden "yurtta sulh, cihanda sulh" ana politikaları vardır. Ekonomide de, uzun zaman­
dır, serbest piyasa ekonomisi dediğimiz prensipler bu ülkede uygulanmaktadır.
Özellikle, 1984'ten sonra, Türk siyasetinde siyaset yapmakta olan siyasî partiler, özellikle,
ekonomi konusunda birbirinden farklı görüşler orta yere koymamıştır, koyamamıştır. Bugün, ken­
disini en solda -kendisini öyle ifade eden- kabul eden siyasî partiler ve onların sözcüleri ve lider­
leri, yine, kendisini en sağda kabul eden siyasî partiler ve onların sözcüleri ve liderleri, gerçekte,
pek farklı şeyler ifade etmemektedirler.
Ülke ekonomisinde her ne kadar değişmez iktisat ve maliye politikaları uyguluyor iseler de,
yirmi senedir değişmez hale getirilen mesele, enflasyondur. Bu, piyasa ekonomisi olarak dünyada
örneği görülmemiş bir sonuçtur.
Değerli arkadaşlarım, ifade etmek istediğim şu: Siyasî partilerimiz ve onun sayın temsilcileri,
yöneticileri ve mensupları, birçok meseleye iktidardayken başka bir gözlük kullanmaktalar; muha­
lefetteyken bu gözlüğü değiştirip, başka gözlükle meselelere bakmaktalar.
Bu genel düşüncelerimden sonra ifade etmek istediğim husus şu: Bir ülkenin, içinde bulundu­
ğumuz yılda bütçesi 9 katrilyon 255 trilyon lira olacak ve aradan yedi ay, sekiz ay geçmeden 1 kat­
rilyon 900 trilyon lira kadar bir ekbütçe getirilip görüşülecek.
Değerli arkadaşlarım, ben, yıllarca, İçişleri Bakanlığının mahallî idareler üzerinde teftişini ya­
pan müfettişlikte bulundum. Eğer, böyle bir ekbütçeyi bir özel idarede görsem, eğer, böyle bir büt­
çeyi belediyede görsem, bu 1 katrilyon 900 trilyon lirayı, o belediyenin yöneticilerine zimmet ola­
rak çıkarırım. Biraz önce arkadaşım da ifade etti; ister hükümetlerin bütçeleri olsun isterse yerel
yönetimlerin bütçeleri olsun, bütçe ilminde prensip olarak ifade edilen ana kaide, gelir ve gider büt­
çelerinin samimî olması meselesidir.
Bu devletin elinde, bu ülkenin bürokrasisinin elinde... Bütün suçları, biz, siyasete ve siyaset­
çiye çıkarıyoruz; bu ülkenin maliye ve iktisat politikasına zemin hazırlayan, çerçevesini çizen ma­
liye bürokratları hani nerede? Eğer, bir yıl içerisinde, bir ülke, hemen hemen yüzde 30 kadar ekbütçeye ihtiyaç duyuyorsa... Yuvarlak hesabıyla bu çıkıyor; 1 katrilyon 900 trilyonu 6 katrilyon li­
raya oranlarsanız bu yüzde 30'a tekabül etmektedir...
AGÂH OKTAY GÜNER (Ankara) - Bürokratı dinleyen var mı efendim; bürokrat ne yapsın!..
MAHMUT YILBAŞ (Devamla) - Sayın Başkanım, bu konuda, benim telakkime ve değerlen­
dirmeme göre, tabiî 65 milyonun ortak, anonim sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk, Van'ın Başka­
le İlçesinde yaşayan bir vatandaşımın sorumluluğu olduğu gibi, Edirne'de yaşayan vatandaşımın da
sorumluluğudur. Bundan yirmi-otuz sene evvel, ülkenin, merkeze, Ankara'ya, payitahta en yakın
illerine dahi gazete bir iki gün içinde giderdi. Biz, ilçelerde kaymakamlık yaparken haftalık gaze­
te okurduk. Kaymakamın evinde radyosu bile yoktu; ama, bugün, Erzurum'un filanca köyünde, sa­
dece ulusal ve özel televizyon kanallarını değil, Avrupa'dan yayın yapan televizyon kanallarının
yayınlarını da çanak antenle çeken, alan ve izleyen vatandaşlarımız var.
Değerli arkadaşlarım, onun sorumluluğu nedir; en azından, beş yılda veya dört yılda bir, önü­
ne konulan sandıkta,,politikalarında hiçbir fark olmayan siyasî partiler arasında, bilinçli olarak, bu
ayrılığı, bu tefriki yapma sorumluluğudur vatandaşımın. Bürokratı rahat çalıştırabilecek ortama ha­
zırlamak da siyasetçinin ve siyasî partilerin görevidir. Peki, bürokrat tamamen sorumsuz mudur;
-609-
Download