وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ تَعَالَوْا اِلٰى مََٓا اََُبُ اَنْزَلَ اّٰلله ُ

advertisement
Aralık-1982
İSLAM DİNİ ASILSIZ
HERŞEYİ REDDEDER
OLAN
‫َواِذَا ق۪ ي َل لَ ُه ْم تَعَالَ ْوا ا ِٰلى ََٓما‬
‫اَ ْنزَ َل ه‬
‫سو ِل قَالُوا َح ْسُبََُا‬
ُ ‫الر‬
َّ ‫اّٰللُ َواِلَى‬
َ‫علَ ْي ِه ٰا َبَٓا َءن َۜا اَ َولَ ْو َكان‬
َ ‫َما َو َج ْدنَا‬
َ َ‫ٰابََٓا ُ۬ ُؤ ُه ْم ََل يَ ْعلَ ُمون‬
َ‫شيْـٔا ً َو ََل يَ ْهتَدُون‬
Muhterem Mü'minler!
İslam dini açık, sade ve anlaşılır
hükümleri ihtiva eden bir dindir. Bütün
esasları bu açıklığın, sadeliğin içinde
olduğu gibi, Müslümanı daima hakka,
doğruya ve gerçeğe yöneltir.
Dinin temeli olan inançlar da bir
delile, hüccete ve belgeye dayanır. Her
türlü vehimden aslı astan olmayan kuruntu
ve zanlardan, asılsız inançlardan, gereksiz
manasız şeylere bağlanmaktan uzaktır,
temizdir.
Dinimiz
inanan
insanın
düşüncesini her türlü hurafe ve asılsız
inançlardan arıtmış, ona arı, duru, salim
yolu göstermiş saadetinin icabı olan
hidayeti vermiştir.
Muhterem Cemaat!
İslam dininde, her duyulan ve
söylenen şeye, sırf adet, gelenek ve
görenek olduğu için inanılmaz ve onunla
amel edilmez. "Biz atalarımızdan böyle
duyduk, bize onlar böyle naklettiler,
yıllardır buna alıştık" sözü müslüman sözü
değildir. Kuranı Kerim böyle söyleyenleri
kınıyor.
Müminlerin inanç ve davranışlarında
sağlam bir asla dayanmaları emrediliyor.
Müşrikler
peygamberimizin
getirdiği
Kuranı Kerim'e inanmıyorlar, onun
bildirdiği ilahi hakikatler karşısında "Biz
atalarımızdan böyle duyduk" diyorlardı.
Bu türlü sözlerin ve düşüncelerin batıl
olduğunu bildirmek üzere Cenabı Hak,
mealen onlara şöyle buyuruyor: "Gelin
Allah'ın indirdiği Kuran'a ve peygambere
uyun dendiğinde, atalarımızı Üzerinde
bulunduğumuz yol bize yeter derler. Ya
atadan bir şey bilmiyorlar ve doğru yolda
olmayan kimseler idiyseler". (Maide
suresi: 104)
Böyle adet, gelenek ve görenek olduğu
için değil, Kurana ve selim akla uyduğu,
veya başka bir deyimle Yüce Allah
emrettiği, aklımız anlayıp kavradığı için
inançlarımız olmuştur.
İdrak ve akıl sahibi her insan, bütün
hayatından sorumlu olduğunu bilerek,
aklını, ilmini ve idrakini batıl ve hurafelere
inanmaktan ve o yolda çürütmekten
kaçınır, zira dinde asılsız olan şeylere
inanan insanlar, daima tehlikeler içerisinde
bocalamak zorunda kalırlar. Binaenaleyh
şuurlu insan, hakkı kabul eder ve Hakka
inanarak, gönlünü ve ruhunu İman ve
İslam'ın kaynağı olan Kur1 an ve Sünneti
Resulullaha bağlar.
Related documents
Download