29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL İ.Ü. VET

advertisement
DOLAŞIM SİSTEMİNİN MUAYENESİ
Hayvanlardaki kalp hastalıkları diğer sistem hastalıklarına oranla daha az ortaya çıkar. Buna
karşın, karnivorlarda (köpek ve kedi) tek tırnaklılar ve ruminantlara kıyasla nispeten yaygındır. Tüm
hayvanlarda kalp hastalıkları doğmasal ve edinsel oluşur. Doğmasal (konjenital) kalp hataları nadir
oluşmaktadır. Edinsel (sonradan kazanılan) kalp hastalığı ise kalp hastalıkları vakalarının oldukça
büyük bir kısmını içerir.
Dolaşım sisteminin muayenesi kalp ve damarların (arter ve venalar) değerlendirilmesini içerir.
Kalp-damar sistemindeki herhangi bir hastalığın olup olmadığının araştırılması için detaylı bir
anemnez ve tam bir fiziksel muayeneyi gereklidir. Hastalığı tam bir şekilde teşhis etmek için
radyografi, elektrokardiyografi (EKG) ve ekokardiyografi (EKO) ve Doppler ekokardiyografi gibi
görüntülemeye dayalı yöntemlerin yanı sıra tam kan sayımı, serum biyokimyası, elektrolit, hormon,
düzeyleri, idrar tahlili ve efüzyon sitolojisini de değerlendirilmesi gerekli olabilir. Kalp
kateterizasyonu ve anjiografi tanı ve tedavi amaçlı önerilen yöntemlerdir. Bunlar acil müdahale ya
da ara tedaviler ile birlikte kombine edilmediği sürece daha az sıklıkta kullanılır.
KALP-DAMAR HASTALIKLARI YÖNÜNDEN HASTANIN İNCELENMESİ
Eşkal: Özel bir kalp hastalığı yada hastalığın görülme sıklığı için şüphe arttığında hayvanların ırk,
yaş ve cinsiyeti üzerinde durulur. Spesifik kalp hastalığı için ırk insidensi ele alınır. Yeni doğmuş bir
hayvanda özellikle erken doğmuş olması yada gelişme geriliğinin mevcut olmasının yanında kalp
hastalığının bulgularının gözlenmesi böyle bir hastada oldukça yüksek oranda konjenital bir kalp
hatasının varlığını ortaya koymaktadır. Benzer bir şekilde sonradan kazanılmış (edinsel) hastalık
ileri yaştaki hayvanlarda çok yaygındır. Sonradan ortaya çıkan kalp hastalığının gizli kalmış
konjenital bir kalp hatası olma ihtimaline de dikkat edilmelidir. Edinsel kalp hastalıklarında yaş
dikkate alınmak zorundadır.Genellikle patent ductus arteriosus dışındaki kalp hastalıkları dişi
hayvanlardan ziyade erkek hayvanlarda daha fazla oranda görülmektedir.
Anemnez ve Genel durum: Güçsüz ve zayıflamış kas yapısı veya dispne veya abdominal
genişleme gibi kötü bir vücut durumunun varlığını gösterir. Bu tablo kalp bozukluğu olan
hastalarda gözlenir.
Fiziksel muayene: Baştan sona tam bir genel muayene kalp hastalığı şüpheli tüm hastalarda
dikkatli yapılmalıdır. Özelikle aşağıdaki hususlar değerlendirilmelidir (Şekil 1).
1.Periferal nabız. Köpek ve kedilerde her iki femoral arter aortik tromboembolizimli hastalarda
meydana gelen her hangi bir uyumsuzluğu belirlemek için palpe edilmelidir. Nabız karakteri,
sayısı ve ritmi saptanmalıdır. Nabız karakteri kalbin vuruş gücüne bağlı olarak değişir. Fakat aşırı
şişman hayvanlarda belirlemek epeyce güç olabilir. Şiddetli bradikardi kalp yetmezliği
vakalarında görülmesine rağmen, taşikardi kalp yetmezliği vakalarının hemen hepside değişmez
bir şekilde belirtilmektedir. Atriyal fibrilasyon veya ventriküler prematüre kontraksiyon gibi çoğu
aritmilerin ipuçlarının yakalamak ve her hangi bir nabız sayısı eksikliği tespit etmek için
oskultasyon ile aynı anda femoral nabız alınarak kalp atım sayısı ile nabız sayısı
karşılaştırılmalıdır. Nabız noksanlığı nabız sayısı kalp atım sayısından az olduğu zaman gözlenir.
Kalbin bir veya birçok sistolik hareketi zamansız oluşur ve ventriküllerin kan ile dolması için
yeterli olmadığında, kalp atımlarının yeterli kanı çıkartamayarak hissedilebilen bir nabız
üretememesi sonucu oluşur. Bu durum supraventriküler veya ventriküler kaynaklı olabilir ve
sadece EKG ile bunun ayrımı yapılabilir. En belirgin arteriyal nabızlar patent ductus arteriosus ve
aortik kapak yetmezliğinde oluşur. Güçlü arteriyal nabız çoğalmış sempatik ton ile (anemi,
hiperthyroidizm ve ateş) oluşur. Zayıf arteriyal nabız; azalan vuruş hacmi veya aortik stenozda
oluşur.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
2
Kalp hızı ve ritmi. Kalp hızı herhangi bir nabız eksikliğinin olup olmadığını saptamak için
mutlaka femoral nabız ile karşılaştırılmalıdır. Normal kalp hızı yavru köpeklerde 110-220
atım/dakika, yetişkin büyük ırk köpeklerde 60-140 atım/dakika, yetişkin orta ırk köpeklerde
70-160 atım/dakika, yetişkin küçük ırk köpeklerde 80-180 atım/dakika, yavru kedilerde
160-240 atım/dakika, yetişkin kedilerde 120-240 atım/dakikadır. Kalp yetmezliğinde
hayvan-ların çoğu artmış bir kalp atım hızına sahiptir. Kalp yetmezliği olan bir hastada
taşiartimi gelişmedikçe genellikle düzenlidir ve sinus aritmi görülmez.
2
3
5
4
6
1
7
Şekil 1. Fiziksel muayene düzeni. 1.Femoral Nabız, 2.Kapillar dolum zamanı
ve Mukoza rengi, 3.Venalar, 4.Prekardiyal palpasyon, 5.Thorax perküsyonu,
6.Abdomen Palpayonu, 7.Deri (Ödem, elastikiyet, kıl yapısı), 8.Oskültasyon
(Kalp ve Thorax). M: mitral kapak, A: Aort kapağı, P: Pulmoner kapak.
2.Mukozalar. İncelenebilen mukozalarda solgunluk veya siyanozun varlığı ile uzamış kapillar
dolum zamanın kontrolü yapılmalıdır.
3.Venalar. Vena jugularis sağ taraf kalp yetmezliğinde genişlemeye ya da dolgunlaşmaya başlar.
Şiddetli vakalarda jugular nabız çene kemiğinin açı yaptığı bölümün gerisinden görülebilir.
Hastalığın başlangıç safhasında karaciğer ve abdomenin kranial bölümündeki basınç venalar ile
sağ atriuma gelen kan miktarını (venöz geri dönüş) artıracaktır. Daha sonra eğer sağ atriumdaki
basınç sürekli yükselirse vena jugularislerde genişleme meydana gelecektir. Bunlardan dolayı
hastada belirlen pozitif hepato-juguler reflü (HJR) yükselmiş olan sağ atrium basıncının bir
göstergesidir. Bu test ile abdomenin kranialine ventralden dorsale basınç uygulandığında jugular
şişmenin veya jugular nabzın oluşumunu kontrol edilir. Bu testi için hayvan ayakta durmalı veya
sternumuna doğru yatmalıdır. Pozitif sonuçlu test sağ kulakçıkta veya sağ kulakçıkta basıncın
yükseldiğini gösterir. Eğer bunlardan bir tanesi sağ kalpte hafif, orta veya sert basınca neden
olursa venöz şişme basınçta hafif yükselme gösterir, fakat pozitif HJR için orta dereceli yükselme
görülmelidir. Sağ kalbe basınç yapan hafif yükselmeli hastalarda fiziksel incelemede
tanımlanamayabilir.
4.Kabin palpasyonu. Kalbin apeks atımları thoraxın sol tarafında 5.interkostal aralıktan Kostakondral birleşim yeri hizasında hissedilebilmelidir. Apeks atımlarının belirtilen normal bölgeden
hissedilememesi yada yer değiştirmesi bir diyafram fıtığı yada büyük bir intra-torasik kitlenin
varlığında meydana gelebilir. Kardiyak tril olarak adlandırılan kalbin göğüs duvarına teması
etmesi sonucu oluşan titreşimler genellikle şiddetli üfürümlerde ve perikardiyal efüzyonlarda
belirlenir.
5.Thoraxın perkusyonu. Thorax duvarının perkusyonu kalp boyutlarının saptanmasının yanında
aynı zamanda solunum sisteminin muayenesinin de yapılması sağlayarak önemli olabilecek
bulguların varlığı araştırılır. Örneğin intra-torasik kitle lezyonları veya pleural sıvı birikiminde
ortaya çıkan matitenin belirlenmesi.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
3
6.Abdomenin palpasyonu. Konjesyona bağlı olarak karaciğer ve dalak gibi organların büyümesinin
(Hepatomegali, Splenomegali) ve peritonda sıvı toplanmasının (assit) olup olmadığı belirlenir.
Assit mevcutsa punksi-yonla alınan numunenin karakteri tayin (transudat, modifiye transudat)
edilmeli ve sitolojik muayene yapılmalıdır.
7.Deri. Elastikiyet, periferal ödem ve kıl yapısı yönünden değerlenmelidir.
8.Askultasyon. Kalp ve thoraxın dinlemesi muayenenin en önemli kısmını oluşturur. Oskultasyon
sakin ve sessiz bir odada düşük frekanslı ve yüksek frekanslı seslerin belirlenmesi için
steteskobun önce çan ve daha sonra diyafram kısmını kullanarak yapılması gereklidir. Tam bir
kardiyak muayene tekniğine uygun bir şekilde thoraxın her iki tarafının ve özellikle kapak
alanlarının dinlenmesi ile gerçekleştirilir. Evcil hayvanları kalp kapağı seslerinin duyulabilme
alanları tablo-1’de verilmiştir.
Tablo 1: Köpek ve kedilerde normal kalp seslerinin duyulduğu kapak alanları
Aorta
Köpek
Sol 5. interkostal yüzeyde,
Kosta-kondral birleşim seviyesi
Sol 4. interkostal yüzeyde,
Kosta-kondral birleşimin hemen üzeri
Pulmoner
Sol 2.-4. interkostal yüzeyde, sternumun
hemen üzeri
Sol 2.-3. interkostal yüzeyde, thoraxın alt 1/3’ünde
Trikuspital
Sağ 3.- 5. interkostal yüzeyde,
Kosta-kondral birleşimin hemen üzeri
Sağ 4.-5. interkostal yüzeyde,
thoraxın alt ¼’ünde
Kapak
Mitral
Kedi
Sol 4.-6. interkostal yüzeyde thoraxın alt ¼’ünde
Sol 2.-3. interkostal yüzeyde, pulmoner kapağın biraz
kaudo-dorsali
Metoduna uygun olarak yapılan kalp askultasyonunda kalbin hızı, ritmi, kalp seslerinin
yoğunluğu ve intra-kardiyak ya da ekstra-kardiyak üfürümlerin veya anormal solunum seslerinin
mevcut olup olmadığı kayıt edilmelidir. Obesite, perikardiyal veya pleural efüzyon, diyafram fıtığı
veya büyük intra-torasik kitlenin varlığında kalp sesleri uzaktan geliyormuş gibi ya da boğuk sesler
halinde duyulur. Bu durumun tam aksine anemi, taşikardi, korku ya da heyecan hali ve derin göğüs
yapılı (ör. Kangal, Golden retriever) zayıf köpeklerde kalp seslerinin yoğunluğu artabilir.
Köpek ve atlarda genellikle, triceps kasının
arkasından beşinci interkostal aralık ve ruminant ve
kedilerde ise dördüncü-altıncı interkostal aralıktan
kardiak atımların en kuvvetli hissedildiği nokta
üzerinden muayeneye başlanır. 60-90 saniyeye kadar
bir sürede kalp sesleri ve ritmi dinlenir. (Atlar hassas
hayvanlar oldukları için çoğunda başlangıçta kalp atım
oranı hemen yükselir, fakat 30-60 saniye içinde
dinlenme değeri olan 25-40 atım/dakikaya iner.) Bu
bölgede birinci kalp sesine özellikle dikkat edilmelidir
ve S1 (atlarda S1,ve S3) sesleri en yüksektir. Buradan
aynı zamanda Mitral kapağa ait anormal sesler en iyi
duyulur. Steteskop daha sonra kranial ve dorsale Aortik
kapağın üzerindeki bölgeye doğru hareket ettirilir.
Şekil 2. Sol toraks kallp askultasyonunda
Burada ikinci kalp sesi en belirgindir. Steteskop
steteskobun haretek yolu (büyük ok)
dorsale doğru çıkan aort takip ederek yukarıya doğru
hareket ettirilir ve triceps kasının altına doğru ventralde gelinir. Burada ikinci kalp sesi Pulmoner
kapak kısmında en belirgin haline ulaşır. Burası aynı zamanda atlarda dördüncü kalp sesinin de
(atrial kontraksiyon) en iyi duyulduğu bölgedir (şekil 2 ve 3). Daha sonra muayeneye sağ tarafta
devam edilir. Palpe edilebilen bir apeks atımının olmadığı vakalarda, askultasyon hayvan türüne
göre üçüncü-beşinci interkostal aralığın sternum ile birleştiği bölgenin yukarısından başlatılır. Fakat
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
4
apeks atımının hissedildiği hastalarda en yoğun bölgeden başlanır. Steteskop daha sonra sol
taraftakine benzer şekilde hareket ettirilir, yalnız burada tek belirgin yer triküspital kapakçığın
bulunduğu ve ilk kalp sesinin en iyi duyulabildiği yerdir.
KALP SESLERİ
Normal kalp sesleri.
S1, S2, S3 ve S4 olmak üzere dört kalp sesi vardır. Köpek ve kedilerde üçüncü (S3) ve dördüncü
(S4) kalp seslerinin duyulması normal olarak kabul edilmez ve genellikle kardiyak patoloji varlığına
işaret eder.
Birinci kalp sesi (S1) atrio-ventriküler kapakların kapanması ile birlikte meydana gelir ve
sistolün başlangıcını gösterir. İlk kalp sesi atrio-ventriküler kapakların sinkronize olmayan
kapanmasından dolayı oluşur ve en iyi mitral kapakların bulunduğu bölgeden duyulur. Birinci kalp
sesinin ayrılması yada bölünmesi; büyük ırk köpekler hariç diğer ırk ve türlerde ventriküler
prematüre kasılmaları ve lif demeti dal blokları varlığını gösterir.
İkinci kalp sesi (S2) pulmoner ve aortik kapakların kapanması sonucu duyulur ve diastol’un
başlangıcıdır. İkinci kalp sesinin ayrılması yada bölünmesi; bir çok durumda patolojiktir ve
pulmoner hipertansiyon, pulmoner stenoz, lif demeti dal blokları ve ventriküler prematüre
kasılmaların oluşabilir. Genellikle ikinci kalp sesinin ayrılması inspirasyon esnasındaki sağlıklı
köpeklerde duyulabilir.
Üçüncü kalp sesi (S3) diastol’un erken safhasında hızlı ventriküler dolum ile oluşur. Hızlı
ventriküler dolum atriumların kasılmasından önce atriumların diastolik volumünün yaklaşık olarak
%70’inin ventriküllere dolmasıdır. S3 sesi normalde köpek ve kedilerde duyulmaz ve duyulması
ventriküler dilatasyonun delilidir. Bu kalp sesi düşük frekanslı olup, en iyi mitral kapak alanından
veya kalbin apeksinden duyulabilir.
Dördüncü kalp sesi (S4) kedi ve köpeklerde normalde duyulmaz. S4 atriumların kasılmasının
sonucunda kanın (atrial diastolik kan volümün geriye kalan %30’luk miktarı) ventriküllere dolması
ile oluşur ve bu sesin hemen arkasından S1 sesi duyulur. Genellikle S4 sesinin varlığının tespiti
atrial veya ventriküler dilatasyon ile birlikte oluşur. Pik seviyesi düşük olan bu kalp sesi en iyi
pulmoner ve aortik kapak alanlarından duyulur.
Şekil 3. Normal kalp sesleri
____________________________________
* Atlarda kolayca duyulabilen kalp sesleri S1, S2 dir. Çoğu
atlarda üçüncü ses de (S4, S1, S2) duyulabilmesine rağmen,
bazılarında yumuşak ventriküler akım kalp sesi (S3) mitral kapak bölgesinin yukarısından alınabilmektedir. S 1 sesinin
şiddeti atlarda en kolay şekilde atrial fibrilasyon vakalarında tespit edilebilir. aortik ve pulmoner kapakçıklar eşzamanlı
kapanmadığı için S2 sesinin şiddeti daha fazla duyulabilir. S3 sesi ventriküler duvarın, papillar kasların ve korda
tendineanın diastolde (hızlı ventriküler dolumun bitimi sırasında) gerilmesi ve titreşimleri sonucu oluşur ve düşük
frekanslıdır. S4 sesi de düşük frekanslıdır ve oldukça sık oluşur. S4 yokluğu atrial kontraksiyon yetmezliklerinin (atrial
fibrilasyon) ön tanısına işaret eder.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
5
Anormal kalp sesleri
Galop sesler. Duyulabilen S3 ve / veya S4 sesleri galo ritim olarak nitelendirilir ve köpek
ve kedilerde patolojiktir (Şekil- 3). Bu durum konjestif kalp yetmezliğinin veya miyokardiyal
hastalıkların mevcudiyetinde çoğunlukla meydana gelir. Galop sesin birleşmesi S3 ve S4 seslerinin
kaynaşması sonucu şekillenir ve özellikle yüksek kalp atım oranlı kedilerde saptanır.
Kardiyak üfürümler. Türbülans üreten kalp veya kalbin kan çıkış yollarından geçen kan
akımındaki değişiklerden ileri gelir. Kalp üfürümlerinin tipleri ve yoğunluğu tablo 5. ve zamanlaması
ve nedenleri ise tablo 6. de verilmiştir. Bir üfürümün yoğunluğu ile mevcut konjestif kalp
yetmezliğinin ya da kardiyak patolojinin şiddeti arasındaki ilişkiyi anlamak önemlidir.
Tablo 2 Kalp üfürümlerinin tipleri ve Yoğunluğu
Üfürümler
 Sistolik üfürümler en yaygın olarak karşılaşılan üfürümlerdir. Bunlar sistolik periyodun
başlangıcında, ortasında ve sonunda meydana gelebilir. Holosistolik bir üfürüm S1’den S2’ye
kadar sistol boyunca devam eder. Fakat kalp sesleri hala fark edilebilecek oranda duyulur.
Pansistolik bir üfürüm ise S1 boyunca devam eder ve S1 sesi rahatlıklar duyulurken S2 sesi
belirsizleşir. Yani pansistolik üfürümde S2 sesinin duyulma şiddeti azalmıştır.
 Diastolik üfürümler nadiren rastlanılır ve S2 sesinden sonra meydana gelir.
 Devamlı üfürümler hem sistol hem de diastolun birleşmesidir.
Yoğunluk
 Derece 1:
 Derece 2:
 Derece 3:
 Derece 4:
Dikkatli askultasyon gerektirir. Üfürüm hemen duyulmaz.
Yumuşak fakat steteskop thorax’a temas ettiğinde doğrudan duyulabilir.
Normal kalp sesleri ile üfürüm yaklaşık olarak aynı yoğunluktadır.
Normal kalp seslerinden daha gürültülü ya da daha yüksek yoğunluktadır fakat kalp
titremesi yoktur.
 Derece 5: Normal kalp seslerinden daha gürültülü ya da daha yüksek yoğunluktadır ve kalp
titremesi palpeedilebilir.
 Derece 6: Thoraxa temas etmeyen steteskopla ya da kulağınızı yaklaştırdığınızda duyulabilen
çok yüksek yoğunluktadır.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
6
Tablo 3 Kalp Üfürümlerinin Zamanlaması ve Önemli Kalp Hastalıkları
HOLOSİSTOLİK
MESO (MİD)
SİSTOLİK
PROTOSİSTOLİK
Mitral ve trikuspital
yetmezlik,Ventriküler
septal defekt.
Pulmoner stenoz, aort
stenozu (Atrial septal
defekt, Fallot tetralojisi).
Bazı Mitral yetmezlikler ve
Pulmoner stenoz
TELESİSTOLİK
Bazı Mitral yetmezlikler ve
Pulmoner stenoz
DİASTOLİK
Aort yetmezliği
DİASTOLİK
GÜRÜLTÜ
Duyulamaz
PRESİSTOLİK
Duyulamaz
DAĞINIK
DEVAMLI
Aort yetmezliği ile birlikte
aort stenozu
DEVAMLI
Patent ductus arteriosus
RADYOGRAFİ
Thorax radyografisi kalp hastalığından şüphelenilen hastaların değerlendirilmesi için gereklidir.
Böylece kalbin ve akciğer alan-larının görüntüsündeki değişiklikler, kalbin boyutları, akciğerlerin
durumu ve dolaşım hacmin yükü hakkında direk bilgiler sağlanır. Radyografi fiziksel muayeneyi
kolaylaştırmak, şüpheli hastalığı doğrulamak, bilinen kalp hastalığının şiddetini saptamak ve
yapılan tedavinin etkinliğini takip etmek amacıyla kullanılmalıdır. İyi kaliteli radyografiler teşhisin
doğrulamasında çok yardımcı olur. Röntgenlerin çekilmesi sırasında detaylara dikkat etmek
önemlidir ve hastaya doğru pozisyon aldırmak gereklidir. Yoğun olmayan ışınlar ve yüksek
kilovoltajın kullanılması röntgen çekimi sırasında oluşabilecek hareket artefaktlarının (titremeye
bağlı bulanıklık) en aza indirilmesine sağlar. Akciğer sahası tamamen genişleyip hava ile dolduğu
anda yani inspirasyon sonunda çekim yapılmalıdır. Ventrodorsal pozisyondan ziyade hem
dorsoventral (DV) ve hem de sağ taraf üzerine yatırılarak lateral (LL) pozisyonda görüntü
alınmalıdır. Bu görüntü planları ile yapılan röntgen çekimleri sayesinde kalp en uygun pozisyonda
olduğu için sınırları ve durum değişiklikleri daha iyi değerlendirilir. Çekilen röntgenler dikkatli ve
sistematik bir şekilde incelenmelidir.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
7
Radyografide kalp görüntüsünün boyutları. Farklı köpek ırklarında kalbin şekli ve boyutları
değişiklik gösterir. Örneğin derin göğüs kafesi yapısına sahip ırklarda kalp uzun, dar ve dikey
pozisyonda durur. Oysa fıçı şeklinde göğüs kafesine sahip ırklarda (Duchshund, pekinez vb ) kalp
genellikle küreseldir. Latero-lateral çekilmiş bir röntgende normal kalbin önden arkaya genişliğinin
mesafesi 2.5-3.5 interkostal aralık kadardır. Kalbin yüksekliği ise göğüs boşluğu yüksekliğinin
yaklaşık olarak 2/3 kadardır. Fıçı göğüslü ırklarda treha omurgaya paralel uzanırken, diğer ırklarda
önden arkaya doğru omurgadan uzaklaşarak seyreder. Dorsoventral çekilmiş bir röntgende normal
kalp; göğüs boşluğunun 2/3’ünden daha fazla genişlikte ve apeksi orta hattın soluna doğru
pozisyonda bulunmalıdır.
Köpeklerde kalp boyutların en sağlıklı ya da
doğru ölçülmesi için Vertabral Kalp Skoru (VKS)
yöntemi kullanılmalıdır. VKS’nin belirlenmesi için
öncelikle kalbin uzunluk ve genişlik boyutlarının
ölçülmesi gereklidir. Latero - lateral röntgende
trahenin kalp üzerinden geçtiği bölgede trakenin
içinde koyu/siyah renkte oval-yuvarlak şekilde bir
yapı vardır. Bu siyah renkli yapı sol kranial bronş
lobu ile orta bronş lobunun ayrılma yerinin
röntgendeki görüntüsüdür. Kalbin uzun ekseni
(uzunluğu) bu siyah yuvarlak bölüm ile kalbin apeksi
arasındaki mesafedir. Kalbin kısa eksen (genişliği)
ise; yaklaşık olarak kalbin orta kısmının mesafesidir.
Bunun için vena kava kaudalisin ventralinden
Şekil 4. Vertabral Kalp Skoru saptanması
başlanarak kalbin kranial sınırına kadar olan mesafe
ölçülür. Burada dikkat edilmesi gereken husus kalbin uzun ekseninin belirlenmesi için apekse
kadar çizilen dikey hat ile kalbin kısa ekseni boyutunun ölçülmesi için çizilen yatay hat arasında 90
derece açı olmasıdır. Kalbin uzunluğu ile genişliği saptandıktan sonra her iki uzunluk için ayrı ayrı
olmak üzere dördüncü göğüs omurunun kranial ucundan başlanarak geriye doğru kaç omurgaya
tekabül ettiği belirlenir. Bu omurların toplam sayısı VKS’nu verir (Şekil 5). Normal köpeklerde VKS
8-10 adet göğüs omurudur. VKS’nun 11’den fazla olması kalp büyümesini doğrular. VKS en önemli
avantajı kalbin sistol ve diastol esnasındaki boyut değişikliklerinden etkilenmemesidir. Kedilerin
ırkları arasında kalbin düşey duruş pozisyonun (uzun eksen açısı) farklılığı olmasına rağmen,
boyutlarda çok az değişiklik gözlenir. Lateral çekilen bir röntgende normal kedi kalbinin kısa eksen
boyutu 2.25 interkostal aralık kadardır. Kedilerde VKS köpekler için anlatılan kriterlere göre
belirlenebilir. Sağlıklı kedilerde VKS’nun 7-8 omurdur. Diğer taraftan genellikle hipovolemik
hayvanlarda kalbin görüntüsünün boyutlarında küçülme olabildiği not edilmiştir.
Kalp büyümesi. Kalbin normal pozisyonu şekil 5 ve şekil 6’daki çizimlere gösterilmiştir. Sol
taraf, sağ taraf ve generalize kalp büyümesi oluşan kedi ve köpeklerin röntgen bulgularındaki
değişiklikler şekil 7, 8 ve 9’daki çizimler ile gösterilmiştir.
Sol taraf kalp büyümesinde Latero-lateral çekimlerde tracheanın omurlara doğru yükselmesi ya
da paralel seyri, kaudal bronş lob ayrımının belirginleşmesi, kalbin arka-üst kısmındaki girintinin
(bel çukuru gibi) kaybolması ile sol atriumun büyümesi, kalbin arka sınırının düzleşmesi meydana
geldiği görülmekte. Dorso-ventral çizimde kalbin apexinin sağa doğru kayması, sol ventrikül
sınırının yumrulaşması ve kalbin tabanında genişlemiş sol atrium bölgesinde opaklaşma artışı, sol
atriumun genişlemesinden dolayı kaudal bronş lobunun medial bronş lobundan uzaklaşması ve yer
değiştirmesi görülmekte. Şekillerdeki noktalı hatlar sağlıklı köpek kalbinin sınırlarıdır (şekil 7).
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
8
Şekil 5 Normal köpeklerde göğüs boşluğu ve kalpteki
büyük anatomik yapıların latero-lateral ve dorso-ventral
çekilmiş röntgendeki görüntüsünün çizimi. (AA: aorta, RA:
sağ atrium, RV: sağ ventrikül, LA: sol atrium, LV: sol
ventrikül, PA: pulmoner arter, CdVC: kaudal vena kava, T:
trahe, CrM: kranial mediastinum, CdM: kaudal mediastinum
Şekil 6 Normal kedilerde göğüs boşluğu ve kalpteki
büyük anatomik yapıların LL ve DV çekilmiş röntgendeki
görüntüsünün çizimi. (AA: aorta, RA: sağ atrium, RV: sağ
ventrikül, LA: sol atrium, LV: sol ventrikül, PA: pulmoner
arter, CdVC: kaudal vena kava, T: trachea, CrM: kranial
mediastinum, CdM: kaudal mediastinum).
Şekil 7 Sol taraf kalp büyümesi olan bir köpekte göğüs boşluğu ve kalpteki büyük anatomik yapılardaki değişikliklerin
gösterildiği sağ L-L ve D-V röntgenlerin çizimi ve L-L röntgeni.
Sağ taraf kalp büyümelerinde, LL çekimlerde traheanın sağ atrium seviyesinde sağ atriumun
genişlemesinden dolayı omurlara doğru bölümsel yükselmesi veya dirseklenmesi, yine sağ
atriumu genişlemesine bağlı olarak sağ kranial akciğer lob damarlarının dorsale doğru kayması,
vena kava kaudalisin genişlemesi ve dorsale doğru yer değiştirmesi, kalbin kranial girintisinin
kaybolması ile bu sınırın çember haline gelmesi ve sağ ventrikül sınırının sternuma temasının artışı
görülmektedir. DV çekimllerde pulmoner arter bölümünde genişleme (kubbeleşme /bombeleşme),
sağ ventrikül ve sağ atrium kısmının yada kalbin sağ sınırının genişlemesi (bu değişiklik ters “D”
harfine benzer) ve kaudal vena kavanın genişlemesi görülmektedir (şekil 8).
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
9
Şekil 8 Sağ taraf kalp büyümesi olan bir köpekte göğüs boşluğu ve kalpteki büyük anatomik yapılardaki değişikliklerin
gösterildiği sağ L-L ve D-V röntgenlerin çizimi ve L-L röntgeni.
Generalize kalp büyümelerinde kalbin hem sol hemde sağ tarafında büyür. Böylece yukarıda
bahsedilen her iki taraftaki değişiklikler birikte görülür. LL flimlerde traheanın omurlara paralel seyri
ve sağ atriyum hizasında dirseklenmesi, kalbin arka sınırının düzleşmesiyle bel çukurunun
kaybolması, kalbin kranial girintisinin kaybolması ve sternuma temasının artışı, kranial lob
damarların beliginleşmesi ve yükselmesi, vena kava kaudalisin genişlemesi ve yükselmesi görülür.
DV flimlerde kalbin geniş yer kaplaması (hem düz hem de ters “D” harfine benzer görünüm),
tabanında genişlemiş opak alan (sol atrium) , kaudal bronş lob ayrımının belirginleşmesi değişiklik
ve kaudal vena kavanın genişlemesi görür (şekil 9).
Şekil 9 Generalize (sol ve sağ taraf) kalp büyümesi olan bir köpekte göğüs boşluğu ve kalpteki büyük anatomik yapılardaki
değişikliklerin sağ L-L ve D-V röntgenlerin çizimi ve L-L röntgeni.
Pulmoner kan damarlarının dolgunluğu. Laterolateral röntgende Pulmoner arterler ve
venalar eşit boyutta ve bronşları her iki yanı boyunca uzanmalıdır. Pulmoner arterler dorsalde
venalar ise ventraldedir ve kranial lob damarlarının çapı dördüncü kaburganın proksimal
genişliğinin üçte birinden küçük olmalıdır.
Dorsoventral röntgende sağ ve sol kaudal lob damarları görülebilmelidir. Arterler venaların
lateralindedir. Arterler ve venalar eşit boyutlarda olmalı ve onların çapı dokuzuncu kostanın çapını
geçmemelidir. Pulmoner damarlarda eğrilme, bükülme, budanma ve sınırların kaybının olup
olmadığı tayin edilmelidir. Pulmoner damarların boyutlarının arttığı ve azaldığı durumlar tablo 8’ de
verilmiştir.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
10
Pulmoner motif. Kronik sol taraf kalp yetmezliğinde pulmoner konjesyon ve ödemden dolayı
kaudo-dorsal akciğer alanları baskın bir şekilde görülür. Akut sol kalp yetmezliklerinde alveolar
ödem geliştiğinde akciğer alanının tamamı yoğun bir şekilde görülür. Kedilerde pulmoner ödem
oluştuğunda akciğer motifi yerine bağırsakların görüntüsüne benzeyen bir desen arz eder.
Kaudal vena kava. Normal kaudal vena kava’nın genişliği aorta genişliğine yakındır ve
genellikle aorta’ya paralel olarak uzanmaktadır. Vena kava’nın çapı solunumla değişmekle birlikte
5. veya 6. thorax omurunun uzunluğundan küçük olması gerekir. L-L radyografide kalbin kaudal
sınırı ile birleşmeden önce hafifçe kranio-ventral pozisyon alır. Kaudal vena kava ve karaciğer
genişlemesi sağ kalp yetmezliğinin bulguları arasındadır. Perikardiyal efüzyon ve assites ise sağ
kalp yetmezliğine sahip bazı hastalarda görülebilir.
Büyük damarlar. Konjenital aort stenozuna veya pulmoner stenozuna sahip vakaların
bazılarında büyük damarların post-stenotik dilatasyonu belirlenebilir. Post-aorta veya pulmoner
arterin stenotik dilatasyonu radyografide (L-L) kranial kardiyak girintinin kaybolması ile sonuçlanır.
Tablo 4 Pulmoner damarların boyutlarını değiştiren nedenler.
Pulmoner arter ve vena boyutlarının artması
 Konjenital soldan sağa şantlar
 PDA
 VSD
 Konjestif kalp yetmezliği
(Pulmoner venalar arterlerden daha geniş)
 İatrojenik aşırı sıvı yüklenmesi
Pulmoner arter ve vena boyutlarının azalması





Konjenital sağdan sola şantlar
Fallot’un tetralojisi
PS (şiddetli)
Hipovolemi: (Şok,
Dehidratasyon,
Addison’s hastalığı)
Pulmoner tromboembolizm
ELEKTROKARDİYOGRAFİ (EKG)
Atrium ve ventrikülün depolarizasyon ve repolarizasyonu esnasında kalp kası hücreleri
tarafından üretilen elektriğin bir grafik halinde ekranda ve kâğıt üzerinde elde edilmesidir.
Elektriksel güçler yön ve büyüklüğe sahip olacak şekilde üretilirler ve böylece gerçek kardiyak
vektörler olarak meydana gelirler. Depolarize olan dalganın elektriksel odaktan uzaklaşması
durumunda trase temel çizginin üstünde oluşur ve pozitif dalga olarak isimlendirilir. Negatif dalga
ise depolarize olan dalganın odağa doğru geldiği durumlarda trase temel çizginin altında oluşur.
Ayakta duran bir hayvanın arka bacaklarının ön kısmından kraniale doğru bakıldığında görülen
kalp düzlem olan frontal plan’dan görülen ventrikülün bir ucunda diğer ucuna doğru giden
depolarize olmuş dalganın yayılma yönünün ortalaması ortalama elektriksel eksen’i ifade eder.
Böylece köpeklerde çoğunda pozitif dalga EKG’nin II. Derivasyonunda meydana gelir.
Elektrokardiyografi aritmilerinin tanısı için zorunludur. Kalp atım hızı ve ritminin kesintisiz kayıt
edilmesini sağlar. Aynı zamanda dilatasyon veya hipertrofi’den ileri gelen kalp genişlemeleri
hakkında bilgi alınmasını da sağlar. Fakat bu değişiklikler radyografik bulgular ile birlikte
yorumlanmalıdır. Elektrolit ve metabolik bozukluklar EKG ile belirlenebilir ve sıklıkla anestezi
sırasında hastanın kalp atışlarının monitörden izlenerek takip edilmesine imkan sağlar. Bunlara
ilaveten kalp glikozitleri veya anti-aritmik ilaçlar ile tedavi edilen hastaların değerlendirilmesi ve
kontrolünde kullanılabilir.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
11
EKG Kayıtların alınması
Sakinleştirici uygulanmamış hayvan-lar elektrik yalıtımı yapılmış bir yüzey üzerine sağ yan
tarafına yatırılır. Olekranon ve patella bölgesinde kıllar aralanarak alkol ve iletici jel sürülür ve
extremite derivasyonların kaydı için hazırlanır. Sağ olekranon üzerine kırmızı ve sol olekranon
üzerine sarı (ön bacaklara kırmızı ve sarı) elektrot, sağ patella üzerine siyah ve sol patella üzerine
yeşil renkli (arka bacaklara siyah ve yeşil) elektrot klipslere tutturulur. Göğüs derivasyonları için ise
1 numaralı elektrot sağ 5. kostanın sternal ucuna (rV2), 2 numaralı elektrot sol 6. kostanın sternal
ucuna (V2), 3 numaralı elektrot sol 6. interkostal yüzeyin kosta-kondral birleşim yerine (V4) ve 4
numaralı elektrot 7. kostanın prosessus spinozusunun dorsaline (V10) tutturulur. Böylece hem
extremite derivasyonları olan I., II. ve III. (bipolar) ve aVR, aVL ve aVF (ünipolar) traseleri ve hem
de göğüs (rV2, V2, V4 ve V10) traseleri kayıt edilir.
Şiddetli solunum güçlüğü olan kritik hastalarda ve kedilerde EKG kayıtları hasta strenal
pozisyonda yatarken ya da hastanın daha rahat bulduğu bir pozisyonda yapılır. Eğer mümkünse
birkaç P-QRS-T komplesi tüm derivasyonlarda 50 mm/sn hızla ve özellikle II.derivasyon 25 mm/sn
hızla kayıt edilmelidir. EKG kayıtları ile sadece kısa bir zaman periyodunda kalbin ritmi ve verimi
hakkında bilgi alınır. Bu kısa periyotda atrial fibrilasyon ve üçüncü derece atrioventriküler (AV) blok
gibi devamlı aritmiler kolaylıkla belirlenir. Bunun yanında paroksismal ventri-küler taşikardi veya
sinoatrial blok gibi bazı aritmi tipleri aralıklı olarak saptanabilir yada her zaman belirlenemez.
Sonuç olarak kollaps tamamen kalp kökenli olsa bile, muayene yapıldığında hastaların çoğu klinik
olarak normal göründüğü için kesin tanısı koyulamadan kalabilir. Sürekli meydana gelmeyen
problemin yakalanması ve ev ortamında bulunan hayvanların kalp ritmin-deki değişikler ile klinik
bulgular arasındaki bağlantının yorumlanmasını 24 saatlik gezici EKG kayıtları sayesinde mümkün
olmaktadır. EKG trasesinde P-QRS-T kompleksi her bir kalp siklusunu yansıtır (Şekil 10).
Şekil 10. Depolarizasyonun EKG dalgalarıyla ilişkisi.
Şekil 11 . EKG trasesi ve trasede ampitüd (uzunluk) ve
1.Atrial depolarizasyon (P dalgası), 2.Atrioventriküler durum
(P-Q segmenti), 3.İnterventriküler septumun depolarizasyonu (Q dalgası), 4.Sol ve sağ ventrikülün serbest
duvarının depolarizasyonu (R dalgası), 5.Ventriküllerin
tabanının depolarizasyonu (S dalgası)
süre ölçümleri.
P dalgası atriumların depolarizasyonunu gösterir. Diğer bir ifade ile P atrium miyokardının
elektriksel aktivasyonunu gösterir. Sino-atrial düğüm sağ atrium duvarında olduğu için sağ atrium
sol atriumdan önce kasılır. P-R aralığı sino atrial düğümün deşarjından sonra ya da QRS komplesi
ile ortaya çıkan ventriküler depolari-zasyonundan önce elektrik akımının ventriküllere geçişinin
elektrokardiyografik olarak gösterilmesidir. Bu aralık elektrik akımının atrio-ventrikül düğüm içinden
geçişinin yavaş olması sonucu meydana gelir. QRS kompleksi ventriküllerin depolarizasyonunun
ya da ventrikül miyokardının elektriksel aktivasyonunun elektrokardiyo-grafik olarak gösterilmesidir.
Bu kompleksin bazal çizgiden ilk sapması ile Q dalgası oluşur. Normal de Q dalgası negatif olmalı
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
12
ve R dalgası tarafından takip edilmelidir. Bu bağlamda EKG trasesinde Q dalgası tanımlanması
için zorunlu kriterler QRS’nin ilk sapması mı, yönü negatif mi ve ardında R dalgası oluşuyor mu
incelenmelidir. Her QRS komplesinde sadece bir Q dalgası olmalıdır. R dalgası QRS kompleksinin
ilk pozitif sapması ve kendinden önde bir Q dalgasının olması gereklidir. R dalgasını takip eden her
negatif dalga S dalgası olarak isimlendirilir (şekil-11).

EKG İle Teşhis Edilebilen Anormallikler
Evcil hayvanlarda EKG aritmilerin teşhisinde ve belirlenmesinde seçime bağlı olan bir diagnostik
testtir. Köpek ve kedilerde EKG bölüm genişlemelerini ipuçları sağlayan yararlı bir yöntemdir. Ayrıca
elektrolit denge bozuklukları, miyokardiyal iskemi/hipoksiyi, İlaç etkisi ve toksikasyonunu, torasik
efüzyonu, perikardiyal hastalıklar EKG ile teşhis edilebilir.
Tablo 5:Köpek ve kediler için Normal EKG Parametreleri
Köpek
Kedi
60-160 (yetişkin)
60-140 (büyük ırk , > 20 kg)
70-180 (küçük ırk, < 20 kg)
> 220 (yavru )
160-200
> 220 (yavru ve asabi kediler)
Ritim
Normal sinus ritmi
Sinus aritmi
Normal sinus ritmi
Sinus taşikardi
P süresi
< 0.04 sn =2 KK
< 0.04 sn=2 KK
P uzunluğu
< 0.4 mV= 4 KK
< 0.2 mV=2 KK
P-R aralığının mesafesi
0.06 -0.13 sn= 3-6 KK
0.05–0.09 sn=2.5-4.5 KK
0.06 sn (büyük ırk)= 3 KK
0.05 sn (küçük ırk)= 2.5 KK
< 0.04 sn=2 KK
Kalp atım sayısı
QRS süresi
R yüksekliği (amp)
Q-T süresi
3 mV (büyük ırk)= 6 BK
2.5 mV (Küçük ırk)= 5 BK
0.15–0.25 sn= 7-13 KK
T dalgası
< ¼ R uzunluğu
S-T segmenti
< 0.2 mV= 2 KK aşağıya
< 0.15 mV= 1.5 KK yukarıya
< 0.09 mV=4.5 KK
0.12–0.18 sn= 6-9 KK
< 0.03 mV=3 KK
50 mm/sn kayıt alınmış bir elektrokardiogramda bir küçük kare (KK)= 0.02 sn süredir. 10 mm= 1cm= 1mV kayıtta bir KK 1 mm ve
bir büyük kare (BK) 5 mm yüksekliktedir.
Sağlıklı köpek ve kedilerdeki II. Derivasyonda Ölçülen EKG Parametreleri ve değişikliklerin
belirlenmesi için kullanılan kriterler tablo 9’da verilmiştir. EKG incelenmesi uzunluk (amplitüd) ve
süre (genişlik) değişiklerin saptanmasının yanında, EKG kayıtları üzerinde mevcut olan ritim
değişiklerinin ya da bozukluklarının tanısı için tablo 10’da verilen sorularında cevaplanması
gereklidir.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
Tablo 6: Ritim bozukluklarının saptanması için EKG’ ye tanısal yaklaşım
1. Ventiküler atım hızı ve EKG kayıt hızı belirlendi mi?
2. Ritim düzenli mi?
3. P dalga görülebiliyor mu ve her QRS kompleksi için bir P dalgası mevcut mu?
 P dalgalarının yükseklik ve süre oranları birbirine benzer mi?
 P dalgaları II. derivasyonda pozitifmi?
4. Sürekli oluşan ORS kompleksi ile P dalgasının ilişki nasıldır?
 Alınan EKG kayıtlarının tümünde P ve QRS dalgaları aynı yada birbirine benzer mi?
 Vagal tonusdaki değişmelerden dolayı P-R aralığının süresinde küçük farklılıklar normaldir. Fakat bu
farklılık mesafesi 0.01-0.02 sn’yi geçmemelidir.
5. P dalgası olmayan bir QRS komplesi oluşmuş mu?
6. QRS kompleksi normal, dar yada geniş midir?
 Dar kompleks; purkinje sisteminden geçen elektrik akımının normalden hızlı ise oluşur.
 Geniş yada biçimsiz kompleksler; iletim yolu anormalliği (Lif demeti dal bloğu) veya bir ventriküler ektopik
kompleksi (premature veya kaçak) gösterir.
7. Prematüre atımlar var mı?
EKG’de Atriyal ve Ventriküler Büyüme Bulguları
Atriyal büyümeler (şekil 12)
 Sağ atriyum büyümesi: EKG kriteri P dalgalarının uzun (Köpeklerde P > 0.4 mV, kedilerde P >
0.2 mV) oluşmasıdır. II., III. ve aVF derivasyonda P dalgaları uzun, dar ve sivri tepelidir ve “P
pulmolane” olarak isimlerdir. Köpeklerde bazen kronik akciğer hastalıklarında görülür.
Çoğunlukla trikuspital kapak kaçaklarında, nadir olarak da sol kalp yetmezliğinde gözlenir.
Diğer taraftan P amplitüdünün uzaması sağ atriyal büyümeler için spesifik değildir (< %50).
 Sol atrium büyümesi: EKG kriteri II. derivasyonda geniş P dalgalarının oluşmasıdır. P
dalgasının süresi köpeklerde 0.04 sn (büyük ırk köpeklerde P> 0.05 sn) ve kedilerde 0.04 sn’
den fazladır. P süresinin uzaması “P mitrale” olarak isimlendirilir. Köpeklerde mitral kaçak ve
darlık, patent ductus arteriosus, geniş ventriküler septal defekt, dilate kardiyomiyopati ve
kedilerde sınırlandırıcı ve hipertrofik kardiyomiyopatiler de sol atriyum genişler.
 Biatrial (sol ve sağ atrium) genişlemesinin elektrokardiyografik kriteri ise II. derivasyonda hem
uzun hem de geniş P dalgalarının oluşmasıdır. Diğer taraftan genç, çok zayıf, obez veya dar
göğüs derinliğine sahip kardiyak hastalığı olmayan ve perikardiyal / torakal efüzyonu olan
hayvanlarda P amplitüdü QRS amplitüdü ile birlikte azalır.
Normal
Uzun
Geniş
Şekil-11. EKG’nin II. derivasyonunda P dalgasının değişiklikleri. Tüm ölçümler
II. Derivasyonda yapılmalı ve kağıt hızı 50mm/sn olmalıdır. Buna rağmen atrial
genişlemeler için EKG’nin hassaslığı ve özgünlüğü azdır.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
14
Ventriküler büyümeler
Ventriküllerin hipertrofisi ve dilatasyonu arasındaki farklılık tam olarak EKG yardımıyla
ayrılamadığı için “ventriküler büyüme” terimi kullanılmaktadır.
 Sağ ventrikül büyümesi: Pulmoner stenoz, Fallot tetralojisi, patent ductus arteriosus (sağdan
sola şantlı), ventriküler septal defekt, kalp kurdu hastalığı, pulmoner hipertansiyon ve emboli,
trikuspital kapak kaçağı ve şiddetli kronik akciğer hastalıkları gibi kalbin sağ tarafında aşırı
basınç artışına neden olan hastalıklarda sağ ventrikül büyür. Köpeklerde uzun “R” dalgaları
yerine I., II., III. ve aVF ‘de derin “S” dalgaları belirlenir (> %40). “S” dalgası I. derivasyonda
0,05 mV, II. derivasyonda 0.7 mV, aVF’de 0.35 mV, V2’de 0.8 mV ve V4’de 0.7 mV’dan
büyüktür ve V10’da pozitif T dalgası mevcuttur (Şekil 14). Daha az oranda da I., II., III. ve
aVF’de derin Q dalgaları oluşur. Fakat bu değişik dar göğüs derinliğine sahip sağlıklı
köpeklerde de gözlenebilir. Kedilerde ise belirlenmesi güç olmakla birlikte “S” dalgaları I., II., III.
ve aVF’de 0.5 mV’dan büyüktür.
Şekil 12. Sağ
ventrikül büyümesi olan
bir köpeğin
elektrokardiogram. I.,
II., III. ve AVF
derivasyonların
derinleşmiş S dalgaları
(siyah oklar). Kayıt hızı
50mm/sn ve 1cm/mV.
 Sol ventrikül büyümesi: Sol ventriküldeki basınç artışından ziyade hacim artışına bağlı olarak
genellikle büyük ırk köpeklerde EKG değişiklikleri gözlenir. Mitral ve aort kapak kaçakları,
patent ductus arteriosus (soldan sağa şantlı), aort stenozu, sistemik hipertansiyon,
kardiyomiyopatiler, hipertiroidizim ve kronik anemi gibi bozuklularda sol ventrikül büyür.
1. “R” dalgalarının uzunluğunun artışı;
a. Köpek: V2 ve V4’de 3 mV, büyük ırklarda II. ve/veya aVF’de 3 mV ve küçük ırklarda II., III.
ve aVF’de 2.5 mV’dan büyük “R ”dalgaları.
b. Kedi: V2 ve V4’de 1 mV ve II.’ de 0.9 mV’dan büyük “R ”dalgaları.
2. “QRS” süresinin uzaması;
a. Köpek: büyük ırklarda 0.06 sn ve küçük ırklarda 0.05 sn’den uzun.
b. Kedi: 0.04 sn’den uzun.
3. “S-T” bölümünün çökmesi; QRS kompleksinin ters istikametine doğru S-T bölümünün yön
değiştirmesi ve körfez / çökme görümünü andırması.
4. “T” dalgasının şeklinin değişmesi; “T” amplitüdünün artışı
gibi değişikliler sol ventrikül büyümeleri sonucunda EKG de belirlenir. Diğer taraftan sol ventrikül
büyümesi olan köpeklerin ancak %50’sinde bu değişikliklere rastlanabilir (Şekil 13).
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
15
Şekil 13. Sol ventrikül büyümesi olan bir köpekten
alınan elektrokardiogram. 3 cm/ mV’dan büyük R
dalgaları ve S-T segmentinde çökme (siyak oklar).
Kayıt hızı 50mm/sn ve ½ cm/mV.
 Biventriküler büyümeler: Hem sol ve hem de sağ ventrikül büyüme bulgularının birlikte
saptanmasının yanında, septal hipertrofili sol ventrikül büyümelerinde I., II., III. ve aVF’de derin
“Q” dalgaları gözlenir. Kalp hastalığında şüphe edilen köpek ve kedilerin atriyum ve ventrikül /
ventriküllerin büyümeleri için kullanılan EKG kriterleri ise tablo 7’de sunulmuştur.
Tablo 7 Kalp Bölümlerinin büyümeleri için EKG kriterleri (Kayıt :
Bölüm
Sol Atrium
Sağ Atrium
Sol Ventrikül
Sağ ventrikül
EKG parametresi
50 mm/sn ve 1cm/mV)
Vücut
Ağırlığı
II. derivasyonda “P” süresi
II. derivasyonda “P” yüksekliği
Köpek
Kedi
>0.04 s
>0.04 s
>0.4 mV
>0.2 mV
<20 kg
>2.5 mV
>20 kg
>3.0 mV
II. derivasyonda “R” yüksekliği
>0.9 mV
I., II. ve III. derivasyonlarda
“S” dalgası derinleşmesi
Mevcut
V4’de “S” dalgası
>0.7 mV
V4’de “S” dalgası > R dalgasından
Mevcut
EKOKARDİYOGRAFİ
Kalbin anatomik yapılarının ultrasonografi ile muayenesi olan “Ekokardigrafi“ 1976 yılından
itibaren Veteriner kardiyolojide uygulanmaya başlan-mış değerli bir tanı yöntemidir. Büyük
damarlar, ventrikül, atriyum ve kapaklardan oluşan kalp içi anatomik yapıların dinamik hareketleri
bu teknikil aynı anda (real-time) görüntülenir. Gerek doğmasal ve gerekse edinsel kalp
hastalıklarının tanısı dokuları hasarlandırmadan (non-invaziv) yapılabilir. Sedasyon uygulanmadan,
kedi ve köpeklerde ayakta veya sağ yan taraf üzerine yatırılarak muayene edilir. İnceleme iki
boyutlu (2-D) kalp görüntülerinin alınmasıyla başlar ve sonra 2-D klavuzluğunda M-mod veya
Doppler görüntüleri eldeedilir.
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
16
Ekokardiyografik görüntüler
Köpeklerde parasternal uzun ve kısa eksen görüntüleri elde etmek için, transduserin sağ veya sol
3.-5. interkostal aralığa tamamen teması sağlanarak, lokalizasyonu, rotasyonu ve uygun açısı
ayarlanır.
İki Boyutlu (2-D) Sağ Parasternal Görüntüler
Uzun eksen görüntüleri: Bunlar nispeten kalbe paralel, vücudun ventral ve dorsal yüzeyine dikey
görüntü planları olup, transduserden gönderilen sonografik dalgalar kalbi uzunla-masına keserek
sağ ventrikül ve özellikle sol ventrikül boşlukları ile bu boşluklar içindeki kalp içi yapıların elipse
veya üçgene benzer görüntülerdir.
Sol ventrikül körfez-burun seviyesi (Tipik Görüntü).Bu kesitlerde sol atrium, sol ventrikül arka
duvarı, sol ventrikül boşluğunun körfez çukurluğu ve burun çıkıntısı, chordae tendineiler, mitral
kapaklar, interventriküler septum ve her zaman net olarak belirgin-leşmeyen sağ ventrikül,
trikuspital kapaklar ve aort kökünün gürüntüleri izlenir (şekil 14).
Aort Kökü ve Kapakları Seviyesi (Sol ventrikül çıkış yolu). Tipik görüntü alındıktan sonra
transduserin kranio-dorsale doğru yönlendirilerek aort kökü ve kapaklarının uzun eksen görüntüsü
eldeedilir. Aorta girişi ve içindeki kapak yaprakları, sol atrium, sağ ventrikül, sol ventrikül ve bazen
de triküspital kapaklar ile sağ atriumun görüntüsü alınabilir (şekil 15).
Şekil-14. Sağ uzun eksen tipik görüntü. RV:sağ ventrikül,
TV:Trikuspital kapak, RA:Sağ atrium, LV:Sol ventrikül,
IVS:İnterventriküler septum, PM:Muskulus papillaris,
CH:Chorda tendine, MV:Mitral kapak, LA:Sol atrium, LVW:
Sol ventrikül serbest duvarı.
Şekil-15. Sağ uzun eksen aort (sol ventrikül çıkış yolu)
görüntüsü. RV:sağ ventrikül, RA:Sağ atrium, LV:Sol
ventrikül, LA:Sol atrium, AO:Aort, RPA:Sağ pulmoner A.
Kısa eksen görüntüleri: Bunlar kalbe dikey, vücudun ventral ve dorsal yüzeyine paralel planları olup,
transduserden gönderilen dalgalar kalbi enlemesine geçerek sağ ventrikül ve özellikle sol ventrikül
boşlukları ile bu boşluklar içindeki kalp içi yapıların daireye benzer görüntülerdir. Sol ventrikülün
apeks (A), muskulus papillaris (B), chorda tendinei (C), mitral kapak (D), aorta (E) ve pulmoner
kapaklar (F) seviyeleri olmak üzere 6 bölümden görüntüler alıbabilir (şekil 16).
İki Boyutlu (2-D) Sol Parasternal Görüntüler
Apikal 4 ve 5 Boşluk Görüntüsü. Sol toraks duvarında 3.-5. interostal aralığın alt 1/3’üne transduseri
yerleştirilip kranio-dorsale doğru toraks duvarıyla dar açı yapacak şekilde transduserin
yönlendirilmesiyle kalbin 4 boşluğunun (LV, LA, RV,RA) görüntüsü ve transduserin hafifçe sola
rotasyonu ile kalbin 5 boşluğunun (LV,LA,RV,RA,AO) görüntüsü alınır(şekil 17)
____________________________________________________________________________
29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
17
Şekil-16. Sağ kısa eksen görüntüler. LV:Sol ventrikül RV:sağ
Şekil 17.
Sol parasternal apikal 4 ve 5 odacık
gürüntüleri ventrikül, PPM: Posteriör muskulus papillaris, APM:Anteriör
muskulus papillaris, CH:Chorda tendine, PMV:Posteriör mitral
kapak, AMV:Anteriör mitral kapak, TV:Trikuspital kapak,
LA:Sol atrium, RA:Sağ atrium, AO:Aort, PA:Pulmoner arter,
LPA:Sol pulmoner arter, RPA:Sağ pulmoner arter, CaVC:
Kaudal vena kava
M- Mod görüntüler
M-Mod görüntüleme tekniğinde dokulara tek bir ses
dalgası gönderilir ve yansıyarak geri dönen ses
dalgaları hareketli çizgiler şekilde ekranda belirir. Kalp
içindeki hareketli yapılar yatay eğriler, hareketsiz
yapılar ise yatay düz çizgiler halinde gösterilir M-Mod
ekokardiyografi tekniği 2-D görüntüleme
klavuzluğunda kolaylıkla yapılabilir. Perikard, sol
ventrikül arka duvarı, sol ventrikül odacığı,
interentriküler septum, mitral kapaklar, sağ ventrikül
odacığı ve ön duvarı, aort kökü ve kapaklarının
horizantal kesit görüntüleri eldeedilir (Şekil 18).
Ekokardiogramdaki görüntülerde daralan boşluk ve
genişleyen duvar bölümleri kalbin sistol ve genişleyen
boşluk ve daralan duvar bölümleri kalbin diyastol
esnasındaki durumunu göstermektedir.
Şekil 18. Kordon seviyesinden 2-D ve M-mod
Doppler Ekokardiografi
Doppler tekniği kalp içi ve büyük damarlardaki kan akım yönünün ve hızının
değerlendirilmesinde kullanılan, atımlı dalga (pulsed wave), devamlı dalga (Continious wave) ve
renkli (color) olmak üzere üç çeşidi mevcut olan bir ekokardiyografi yöntemidir (Şekil 19).
Transduserden gönderilen ses dalgalarının kan içindeki şekilli elementlere çarptıktan sonra dalga
frekansının değişmesi prensibiyle çalışıp, gönderilen frekans değeri cihazın transduserinde sabit
olduğundan, geri dönen frekansların cihaz tarafından değerlendirilmesiyle kan akımının hızı, yönü
ve kalitesi bu teknik ile saptanabilir. Doppler ekokardiografiyle kongenital kalp defektleri ve kronik
kapak hastalıklarının varlığı ile şiddeti belirlenebilir ve tedavinin takibi değerlendirilebilir.
___________________________________________________________________________
_29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
18
___________________________________________________________________________
_29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
19
___________________________________________________________________________
_29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
20
___________________________________________________________________________
_29.10.2014 Prof.Dr. Utku BAKIREL
İ.Ü. VET. FAK.
Download