Kamu Finansmanı Analizi

advertisement
Kamu Açıklarının Tanımı ve
Çeşitleri
Sn. Ferhat Emil’in 2009 yılı sunumu esas alınarak hazırlanmıştır.
Kamu Açıkları Temel Tartışma Noktaları
• Kamu açıkları son 30 yılda, özellikle 2009 Dünya Krizinden sornra, makro
ekonomik istikrarın en önemli konularından birisi oldu
Buna göre aşırı borçların, borç krizlerinin, enflasyonun ve düşük
büyüme ve yatırım peformansının sorumlusu kamu açıklarıdır.
o
Bu da bir çok tartışmayı beraberinde getirdi
o
o
Makro ekonomik istikrar politikalarının başarısı kamu
açıklarına bağlı ise bunun başarılı olup olmadığı nasıl
değerlendirilecek ?
Kamunun borçlarını ödeyebilirliği ve sürdürülebilirliği nasıl
hesaplanacak ?
Kamunun mali pozisyonu nasıl ölçülecek ?
o
Yani kamu açığı nasıl tanımlanacak ?Nasıl ölçülecek ?
o
R. Hakan ÖZYILDIZ
2
Kamu Açığı Niçin Önemlidir ?
Kamu Açığı Niye Azaltılmalıdır ?
Maliye Politikası Makroekonomik Politikaları Nasıl Etkiler ?
 Kamu açığını azaltmak ( mali uyum) için maliye politikası
uygulandığında;
o Fiyat İstikrarı (Enflasyon) – Açığın finansman biçimi
o Büyüme
o Cari Açık
• Bundan etkilenir.Zira Hükümetlerin büyüme,enflasyon ve ödemeler dengesi ile ilgili
amaçlarına ulaşabilmek için kamu maliyesinde istikrar sağlama ve bu alanda yapısal
değişimleri gerçekleştirme konusundaki politikalarının tümüne mali uyum adı
verilir.Mali uyum bu açıdan devletin vergileme , kamu harcamaları , borçlanma
faaliyetleri ve kamu mali yönetiminde kurumsal değişim alanındaki politikaları ile
makro ekonomik hedeflere erişme sürecini ifade eder.
 Bunlar etkilenince ;
o
o
o
o
Kamu Borcu
Döviz kuru
Para Politikası
Yapısal Politikalar da
• Etkilenir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
3
Kamu Açıkları ve Makro Değişkenler
• Kamu açıkları mutlaka enflasyona yol açar mı ? Finansman
biçimi borçlanma mı olacak para basma mı ?
– Evet açar Sargeant Wallace –Parasal Aritmetik
– Barro- Karşı görüş-Hoş Olmayan Parasal Aritmetik
– Para talebi istikrarı
– Devalasyonun enflasyonist etkisi
– Bekleyişler-Yapışkan fiyatlar- Endeksleme Alışkanlıkları
R. Hakan ÖZYILDIZ
4
Kamu Açıkları ve Makro Değişkenler
• İç borçlanma reel faizleri ne kadar arttırır?
– Mali piyasaların dışa kapalılığı varsa arttırmayabilir mi?
– Kamu ve özel sektör kağıtları arasında kolay değişim oluyor
mu?
• Mali Uyum özel tüketim ve yatırımı nasıl etkiliyor?
– Bireyler vergiler artarsa tüketimlerini kısıyor mu? Ya da
vergiler azalırsa arttırıyorlar mı?
– Ya da nötr mü kalıyorlar? (Barro Ricardo Hipotezi)
R. Hakan ÖZYILDIZ
5
Kamu açıkları ve Makro Değişkenler
• Kamu açıkları özel sektör yatırımlarını nasıl
etkiliyor ?
– Dışlama mı
– İçerme mi
• Kamu özel sektör yatırımları arasında ikame
edilebilirlik/tamamlayıcılık sorunu
• Açık ekonomilerde özel sektörün dışarıdan
finansman bulabilmesi
R. Hakan ÖZYILDIZ
6
Kamu Açıkları ve Makro Değişkenler
Cari Açık- Kamu Açığı Cebrik Bir Yaklaşım:
•
•
•
•
•
Harcamalar Açısından GSMH = Cp + Ip + G + X - M
Gelirin Kullanımı Açısından GSMH= Cp + Sp + T + R
Düzenleyecek olursa;
(Ip-Sp) + (G-T) = ( M – X + R)
Sonuçta; Cari Denge Özel sektörün tasarruf açığı ile
kamunun tasarruf açığının ikiz kardeşidir.
– Bu bağlamda:
– Diğer şartlar aynı kalmak üzere,
•
–
–
•
Kamu açık verirse bu;
Ya özel sektörün aynı oranda iç tasarruf fazlası vermesi ile,
Ya iç tasarruf fazlası vermekle beraber aynı oranda verememesi
halinde dış tasarruflarla,
Hem kamu hem özel sektor açık veriyorsa tamamı dış açık
vermekle
karşılanır.
R. Hakan ÖZYILDIZ
7
Ancak;
• Bazı istisnalar olabilir; (diğer şartlar aynı kalmazsa)
– Kamu açığı artarken artan faizler nedeniyle özel yatırımlar
düşerse
– Artan kamu açığı özel sektörü daha fazla tasarruf yapmaya
yönlendirirse (Ricardo denkliği geçerli ise)
– Kambiyo kontrolunun çok sıkı olması halinde
Artan kamu açığı mutlaka dış açığa yansımayabilir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
8
SONUÇ;
• Kamu açığı ile dış açık arasındaki ilişkinin boyutu;
– Maliye politikasının özel sektörün yatırım ve tasarruf davranışları
üzerindeki etkisi,
– Ekonominin dışa açıklık derecesi,
– Ve konjonktürle de yakından ilgilidir.
ile yakından ilgilidir.
• Dış açık;
– Çok ise ve kambiyo kontrolu çok sıkı ise artan iç tasarruf
dengesizliği ülkede yokluklar ve ödeme problemine yol açar ( Dış
Ticaret dengesizliği –TR nin 1970’lerdeki durumu)
– Fon akımları çok serbestse artan kamu açığı yerli paranın
değerlenmesine, fonların hızla girip çıkmasına ve finansal
istikrarsızlığa yol açar ( Cari açığın finansman dengesizliği- TR nin
1990’ lı, 2000 li yıllarda ve günümüzdeki kriz durumları)
R. Hakan ÖZYILDIZ
9
Kamu Açığı Azalırken Niye Dış Açık Artıyor ?
Son zamanların durumları ve Kriz
•
•
•
TR de son zamanlarda kamu açığı azalıyor ( GSMH‘ın
% 1’i civarına kadar düştü)
Ama cari açık GSMH nın % 10’nunu geçti.
NİYE?
–
–
–
–
–
–
Çünkü özel sektor tasarruf açığı veriyor.
Hanehalkı ve şirketler bankalardan daha çok borçlanmaya
başladılar,
Bankalar artan talebi karşılamak için dışarıdan ucuz
kaynak arayışını hızlandılar,
Özel sektör için dışarıdan dövizle borçlanmak daha karlı
hale gelmişti,
İthalat cazip hale geldi,
Kamunun dış borcu hız keserken özel sektörün dış borcu
artıyordu,
R. Hakan ÖZYILDIZ
10
O zaman kamu çok açık
vermemeli.
Açık vermek zorunda ise en akılcı
yöntemlerle finanse etmeli.
“Akılcı” ne demek?
R. Hakan ÖZYILDIZ
11
Kamu Finansmanı Analizi Ne Demektir ?
• Kamu Finansmanı dengesizliklerine yol açan nedenler ile bu
finansmanın yapılış yollarının incelenmesi demektir.
–
–
–
–
Bu ise kamu borcunu oluşturan faktörlerin incelenmesi,
Borcun yönetim tekniklerinin ve ilkelerinin incelenmesi,
Borcun kompozisyonu ve yapısının incelenmesi,
Borçlanmaya yol açan kamu ajanlarının durumunun incelenmesi
anlamına gelir.
• Bunun için önce Kamu Açıklarının incelenmesi gerekir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
12
Kamu Açığı Nedir?Borç Stoku İle İlişkisi Nasıldır?
• Klasik anlamda kamu açığı kamu sektörünün gelir ve gideri arasındaki
farktır.
• Kamu sektörü açık verdiğinde bunun finanse edilmesi gerekir.Bütçe açık
verdiği zaman kamu borcu artar.
• Açık=Net Kamu Borcundaki Değişim
• Kamu Borç Stoku ise geçmiş kamu açıklarının tortusudur.
• Kamu açığının iktisadi anlamı ise “bir ekonomideki kamunun fazla talebinin
göstergesi olması demektir”
– Kamu harcamaları ekonomideki toplam talebi arttırır,
– Vergiler toplam talebi azaltır,
– Kamu açığı bu anlamda kamu sektörünün toplam talep fazlası
anlamına gelir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
13
Klasik Anlamda Kamu Açığı
• GELİRLER
– Vergi Gelirleri
– Vergi Dışı Gelirler (Hibe,özelleştirme)
• GİDERLER
–
–
–
–
Personel
Mal ve Hizmet alımları
Transferler
Faiz
• KLASİK AÇIK
= Net Borçlanma (Borçlanma Hasılatı Eksi Borç Anapara Ödemesi)
- Kasa Banka Değişimi
R. Hakan ÖZYILDIZ
14
Kamu Açıklarının Çeşitleri Analitik tanımlar
• Klasik kamu açığı tanımlarının hemen hepsinde ortak bir özellik
bulunmaktadır. Bu da bütçe dengesini hazırlarken hemen hemen
bütün gelir ve gider işlemlerine aynı ağırlığı vermeleridir.Bunun
gerisinde devletin iktisadi etkisini ölçerken bütün kaynakları ile bu
kaynakların kullanımını yani gelir ve giderlerini aynı önemde kabul
etmekten kaynaklanır.
• Örneğin harcamaların hepsi ekonomiyi aynı anda ve aynı oranda
etkilemeyebilir.(Doğrudan mal ve hizmet alımları ile sosyal
transferler ).Ya da harcamalar ile vergi gelirleri toplam talebi farklı
boyutta etkileyebilir.
• Buna karşılık devletin yapmış olduğu işlemlerin eşit olarak
ağırlıklandırılmadığı, ancak önemlerine göre farklı ağırlıklar
verildiği ve bütçe açıklarının buna göre analiz edildiği alternatif
açık kavramları da bulunmaktadır.
R. Hakan ÖZYILDIZ
15
Alternatif Açık Tanımları
•
•
•
•
1.Cari Bütçe Açığı ( Current deficit) - Yatırım Bütçesi
Klasik açık kamunun tasarruf yatırım farkı olarak ele alınabilir. Cari
bütçe açığı ise kamunun yatırımlarına sıfır ağırlık vererek yatırım dışı
kamu harcamaları ile gelirler arasındaki farkı ölçmektedir.
Kamuda özel kesimde olduğu gibi sermaye bütçelemesi kavramı
olmadığı için yatırımların ayrıca kaynağının belirlenmesi bütçe
içerisinde mümkün olmamaktadır. Sermaye bütçelemesi yatırımın
finansmanının nereden yapılacağı konusunda önem taşır.
Yatırım için ayrılan özkaynağın yeterli olmaması halinde finansmanın
kalan kısmı borçlanma ile sağlanabilir. Bu durumda borçlanma
karşılığında yükümlülükler artmakla beraber karşılığında yatırım
şeklinde bir varlık artışı da olacağından net bir yükümlülük artışı
doğmamaktadır.
Bu kavramın altında yatırım amacı ile borçlanmanın anlaşılabilir bir
durum olduğu hususu yatar. Bu kavramı bütçeye uygulayacak olursak
burada da devletin bir yatırım için borçlanmasının mümkün olduğu
ancak cari harcamalarının vergi gelirleri ile finanse edilmesi gerektiği
sonucuna ulaşılır.
R. Hakan ÖZYILDIZ
16
Cari Bütçe Açığı ve –
Yatırım Bütçesi
• Cari gelirler
– Vergi
– Vergi Dışı (özelleştirme hariç)
• Cari Harcamalar
– Cari Denge + / - (Faaliyet açığı veya fazlası)
• Yatırım harcamaları
• Özelleştirme Gelirleri ve yatırım amaçlı hibeler
• Yatırım Bütçesi Dengesi + / • Toplam Açık veya Fazla (Cari Denge +/- ) + (Yatırım Bütçesi +/-)
• Finansman
– Yatırım Amaçlı Borçlanma
– Cari Bütçe Amaçlı Borçlanma
R. Hakan ÖZYILDIZ
17
Cari Bütçe Açığı
• Dolayısı ile cari açık devletin cari gelirleri ile
(normal gelirler) cari harcamalarının (yatırım
dışında kalan ) arasında kalan farkdır. Bu ne
kadar fazla ise o zaman devletin
borçlanmasının cari (tüketime yönelik) bir
nitelik taşıdığı dolayısı ile ortada olumsuz bir
durum olduğu sonucu ortaya çıkar. Bir başka
deyişle cari bütçe açığı devletin ne kadar
basiretli bir politika izlediğinin göstergesi
olarak ele alınabilir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
18
2. Yurtiçi Açıklar ( Domestic Deficits)
• Eğer açık bir ekonomiden söz ediliyorsa devletin de dış ödemeler
dengesini etkileyecek boyutta işlemleri sözkonusu ise yani devletin ithalat
ve ihracata yönelik aktif işlemleri varsa , yurt içi talebe devletin katkısını
ölçerken bu dış unsurları da hesaba katmak ve onların etkisini dışarıda
bırakmak suretiyle devletin bu işlemler dışında kalan faaliyetlerinden
doğan açığı bulmak sözkonusu olabilir.
• Örneğin devletin yurt içi talebe katkısını ölçerken dışardan alınan hibeler
ile içerde harcamalar finanse edildiği bir durum sözkonusu ise o zaman
toplam talep yurt içinde özel kesime ait herhangi bir kaynağa el koymadan
arttırılmış olur. Ya da devletin yaptığı bir ithalat işlemi yurt içi vergilerden
finanse ediliyorsa o zaman yurt içi talep ithalat kadar azalmış olur. Yani
kamu harcaması genişletici etki yaratacağı yerde daraltıcı bir etki yapabilir.
Bu iki örnekte aslında toplam açık sıfır iken birbirine zıt iki toplam talep
etkisi görülebilmektedir.
• Dolayısı ile açık bir ekonomide devletin toplam talep üzerine yaptığı net
etkiyi görebilmek için bütçe açığının ölçümünde ‘’ yurtiçi açık ‘’ ile
‘’yurtdışı açık ‘’ ayrımına gitmek gerektiği ileri sürülmüştür.
R. Hakan ÖZYILDIZ
19
Yurtiçi açıklar
•
•
Yurtiçi açık bu anlamda sadece yurtiçi talebi etkileyen bütçe unsurlarını açığın
ölçümünde hesaba katar. Dış alemle doğrudan ilintili olan işlemlere ise sıfır ağırlık
verilir. Bu tip açık ölçümleri kamu sektörünün özellikle çok fazla dışticaret ve dış
sermaye akımları ile ilgili işlem yaptığı ülkelerde sözkonusu olur.Böyle bir
durumda klasik bütçe açığına bakıp yorumda bulunmak yukarıda saydığımız
nedenlerle mümkün olmaz. Buna ek olarak örneğin bir devalüasyon olduğunu
düşünelim. Bu durumda devletin dışborç faiz ödemeleri ve ithalata yönelik
harcamaları artacaktır. Bu durumda artan harcamalar genişlemeci mali politikalar
izlenimi verdiği halde devletin ekonomiye enjekte ettiği kaynaklar aslında
değişmemiş hatta reel olarak azalmış olabilir.
Yurtiçi açıklar ile ilgili olarak kavramsal düzeyde anlattıklarımızın pratikte
raslanılan ülke uygulamaları açısından durumuna baktığımızda özellikle petrolün
devlet tekelinde olduğu petrol ihraç eden ülkelerdeki bütçe açıklarının bu açıdan
ölçüldüğünü görmekteyiz. Zira bu ülkelerde petrol gelirlerine dayalı bir kamu
harcaması sözkonusu olduğundan bu gelir ve harcamalar dışta bırakıldığında
kamunun gerçek gelir yaratma ve harcama gücünü görmek ve bunun etkilerini
değerlendirmek mümkün olacaktır.Ayrıca bu türdeki bütçe gelirleri ( petrol
gelirleri) o kadar çok olabilir ki , bütçe klasik anlamda fazla verdiği halde bu
gelirlerin sterilize edilmemesi halinde enflasyon sorunu ortaya çıkabilir.Halbuki
klasik açık bu mali genişlemeyi tahmin edemez. Benzer genişlemeler hibelerin
büyük miktara ulaştığı durumlar için de sözkonusudur.
R. Hakan ÖZYILDIZ
20
3.Dönemsellikten arındırılmış açık-Yapısal Açık
•
•
•
•
•
•
•
Bütçe açığı toplam talebi etkilediği gibi toplam talep de bütçe açığını etkileyebilir. Vergi
gelirleri ekonomik aktivite ile yakından ilgilidir. Bazı harcamaların ekonomik durgunluk
dönemlerinde arttırılması gerekir.
Açığın ne kadarının yapısal ne kadarının dönemsel faktörlerden meydana geldiğinin
belirlenmesinin uygulanacak politikaların saptanmasında yararlı olacağını bilmek gerekir.
Bütçe açıklarının dönemsel ekonomik özelliklerden etkilenmesi durumunda uygulanacak
politikalar ile yapısal özelliklerden etkilenmesi durumunda uygulanacak politikalar farklıdır.
Mesela 1970’ li yıllarda geçici veya dönemsel özellik taşıdığı düşünülen gelir ve
harcamalara sıfır ağırlık verilmek suretiyle yapısal açığın hesaplanması belki de o yıllardaki
petrol krizi ile ilgisi olması açısından örnek verilebilir..
Bu hesaplamalarda yatan mantık ekonominin dönemsel dalgalanmalar yaşadığı anlarda
otomotik stabilizatörlerin yardımı ile kamu açığı verilebileceği hatta hükümetlerin buna ek
olarak harcamalarını arttırarak tam istihdama ulaşana kadar açık bütçe politikası
uygulayabilecekleri varsayımı üzerine kuruludur. Buna karşılık tam istihdama ulaşılınca bütçe
fazlası verilerek açık verilen dönemdeki borç yükünün hafifletilmesi gerekir.
Ancak tam istihdama ulaşıldığında hala bütçe açığı veriliyorsa ( full employment deficit) o
zaman yapısal (süregelen) bir sorun var demektir ve ona göre tedbir alınmalıdır.
Bu açık dönemsel etkiler giderildikten sonra hükümetin kendi politika kararları ile ne kadar
sıkı ne kadar gevşek maliye politikası uyguladığı konusunda fikir edinmemizi sağlar.
AB son Kriz sonrasındaki sorunlarının çözümü için İngiltere ve Çek Cumhuriyeti dışındaki
ülkelerin yapısal çaıklarının yüzde 0,5’i geçemeyeceğini karara bağladı. Uygulama
hazırlıkları yapılıyor.
R. Hakan ÖZYILDIZ
21
Dönemsellikten Arındırılmış Açık Günümüzde Ne
Anlam İfade Ediyor?
• Dönemsellikten arındırılmış açık (yapısal açık)
ekonominin Tam istihdam seviyesinde verdiği
açıktır.
• Yani;
– Tam İstihdam --- Fiili Açık=Yapısal Açık
– Daralma ----------- Fiili Açık > Yapısal Açık
Konjonktürel Açık Var
– Genişleme ---------Fiili Açık < Yapısal Açık
Konjonktürel Fazla Var
R. Hakan ÖZYILDIZ
22
Kriz Dönemlerinde Uygulanacak Maliye
Politikası Açısından Önemi
•
•
•
•
•
Ülkemizde kriz döneminde daha gevşek maliye politikası uygulamasını savunanlara
göre 2009 da vergi gelirleri azalırken harcamaların kontrollü bir biçimde
arttırılması,
Buna karşılık ekonomi canlanırken harcamaların kısılarak bunun telafi edilmesi
gerektiği ileri sürülmektedir.
Bu açıdan daralma dönemlerinde konjonktürel bütçe açığı verilebileceği buna
karşılık genişleme dönemlerinde bunun telafi edilebileceği beklenmektedir.
Bunun sağlanabilmesi yapısal bütçe açığının büyüklüğüne de bağlıdır. Fiili bütçe
açığının içinde yapısal kısım daha az ise bu politika daha kolay uygulanabilir. Aksi
halde yapısal açık büyükse daralma döneminde genişlemeci politikalar bizi orta
vadede borç probleminin artması ile karşı karışıya bırakabilir.
Özellikle azgelişmiş ülkeler sürekli tam istihdamın altında kaldıkları için bütçe
açıkları kronikleştiğinden, daralma dönemlerindeki genişletici politikalar
finansman duvarı ile (özellikle dış finansman) karşılaşırlar.
R. Hakan ÖZYILDIZ
23
4.Faiz Dışı Açık
• Klasik açıklar harcamalar ile gelirler arasındaki farkı ölçerler. Bu
aslında iki anlam ifade eder. Kamu sektörü ya halihazırda
imkanlarının üzerinde yaşamaktadır. Ya da halen imkanlarının
üzerinde yaşamamaya çalışmaktadır ama geçmişte ayağını
yorganına göre uzatmadığı için borçlanmak zorunda kaldığından
bugün kamu açığı vermektedir.
• Bu durumda almış olduğu borçların faiz ödemeleri bugün açığın
nedenini oluşturmaktadır.
• Sonuç olarak açığın devletin faiz dışı gelir harcama farklarından mı
yoksa faizin kendisinden mi kaynaklandığına göre de kamu açığını
analiz etmek gerekir.
• Zira böyle bir durumda devletin bilinçli politikaları ile verilen
açıklar ile bu politikaların sonucu olarak ortaya çıkan irade dışı faiz
harcamalarından mı kaynaklanan açıklar mı olduğunu bilmek
suretiyle uygulanacak politikaların yönünü çizmek mümkün olabilir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
24
Neden faiz dışı fazla (FDF)?
•
Kamu borç stoku yüksek ülkelerde;
• Faiz dışı fazla:





Risk primini düşürmek.
Borcun sürdürülebilirliğini sağlamak,
Enflasyonist bekleyişleri ortadan kaldırmak,
Uygulanan ekonomi politikasının kredibilitesini arttırmak,
İstikrarlı bir büyüme ortamı yaratmak için.
 Vazgeçilmez bir unsurdur. Gereklidir ama yeterli
değildir. Diğer bir deyimle herşeyin ilacı olamaz.
Asıl çözüm açığın yapısına bağlıdır. (Vade, faiz
yapısı, yabancı para ağırlığı vb.)
R. Hakan ÖZYILDIZ
25
5. İşlevsel Açıklar - Faiz Ödemelerinde enflasyonun
etkilerinden arındırılmış açık
• Bütçede yer alan faiz ödemeleri hükümetin mevcut maliye
politikası ile kontrol edeceği bir büyüklük olma özelliği
göstermez.(özellikle uzun vadeli borç içinde yer alan faizler) .
Zira bunlar daha önceki açıkların maliyetini yansıttıkları gibi ,
para politikasının bağımsız olduğu ekonomilerde uygulanan
faiz politikaları da bütçenin faiz yükünü etkiler.Buna ek olarak
enflasyon oranındaki dalgalanmalar da nominal faiz
ödemelerinin büyüklüğünü önemli ölçüde etkiler.
• Dolayısı ile eğer enflasyonist etki dikkate alınmazsa bütçe
açıkları bu etki kadar fazla gözükecektir.
• İşte işlevsel açık enflasyonun faiz ödemeleri üzerindeki
etkilerini dikkate almak üzere geliştirilmiş bir kavramdır.
R. Hakan ÖZYILDIZ
26
İşlevsel Açıklar - Faiz Ödemelerinde
enflasyonun etkilerinden arındırılmış açık
• Zira enflasyonist ortamlarda devlete borç verenler iki şeyi düşüneceklerdir.
Birincisi anapara üzerindeki enflasyonun etkisi ,ikincisi de bu etki
giderildikten sonra elde edilecek kazanç. Bu etkilerden birincisi faiz
oranında borç stokunun nominal değerinin korunması için talep edilen
kısmı (inflationary component) ikincisi ise reel faiz kısmını (real
component) temsil eder.
• Dolayısı ile bu faiz oranları üzerinden yapılan borçlanma ile ortaya çıkan
faiz ödemeleri çizgiüstü olarak gider yazıldığı halde bu miktarında
enflasyon bölümü ile reel bölümünü ayrıştırmak gerekecektir.
• Anaparanın değerini aşınmaktan koruyan kısma tekabül eden faiz
ödemeleri bir anlamda borcun anaparasının enflasyon farkı ile birlikte
ödenmesi anlamına gelecektir.
• Dolayısı ile faiz ödemelerinin bu bölümünün bir nevi anapara ödemesi
olduğundan hareketle çizgi üstü değil de çizgi altı yazılması buna karşılık
çizgiüstü faiz harcamalarının sadece reel faiz ödemelerinden oluşturulması
suretiyle bulunacak açığa da ‘’işlevsel (operational) açık” denir.
• İşlevsel açık bazı ölçüm problemlerine rağmen enflasyonun yükek olduğu
bir ülkede açığın en alt düzeyde olması gereken sınırını belirtir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
27
İşlevsel Açık
MALİ YIL BAŞI
Yüksek Enflasyonlu
Ülke
MALİ YIL SONU
Düşük Enflasyonlu
Ülke
Yüksek Enflasyonlu
Ülke
Düşük Enflasyonlu
Ülke
Yıllık Enflasyon
%65
%4
GSYİH = 1716 Birim
(1000 x 1.65 x 1.04)
Temel
Açık/Fazla
Yok
Yok
İç Borç Stoku 300 Birim
300 Birim
Reel Faiz
%4
%4
İç Borç /GSYİH = %17.4
%27.7
Reel Büyüme
%4
%4
24.4 Birim
(300 x 0.081)
İç Borç Stoku
300 Birim
300 Birim
İç Borç Stokuna Ödenen
Faiz = 214.8 Birim
(300 x 0.716)
Faiz/GSYİH %12.52
GSYİH
1000 Birim
1000 Birim
İç Borç/GSYİH
%30
%30
Yıllık Nominal
Faiz
1.04x1.65 = %71.6
1.04x1.04 = %8.1
İç Borç Stoku
Enflasyon Erimesi = 195 Birim
(300 x 0.65)
Gerçek İç Borç Stoku 495 Birim
Gerçek Faiz Gideri 19.8
(214.8 - 195.0)
Gerçek Faiz Gideri/GSYİH %1.15
Gerçek İç Borç Stoku/GSYİH %28.8
R. Hakan ÖZYILDIZ
1081
(1000 x 1.04 x 1.04)
%2.26
12 Birim
(300 x 0.04)
312 Birim
12.4 *
24.4 - 12 *
%1.15
%28.8
28
BORÇ DİNAMİĞİ
•
•
•
•
•
Reel Faiz
Reel Büyüme
Faiz dışı denge
Reel Kur
∆B: B/GSMH (r-g) – FDD/GSMH
R. Hakan ÖZYILDIZ
29
Hazine Neyi Finanse Eder ?
•
•
•
•
•
•
•
BÜTÇE FİNANSMANI
Bütçe Dengesi = Bütçe Gelirleri – Bütçe Giderleri
Bütçe Faiz Dışı Denge = Bütçe Gelirleri – Bütçe Faiz Dışı Giderleri
Bütçe Nakit Dengesi = Bütçe Dengesi – Bütçe Emanetleri + Avanslar
Bütçe Finansman Gereksinimi = Bütçe Nakit Dengesi + İç Borç
Anapara Ödemesi + Dış Borç Anapara Ödemesi
Hazinenin Finanse Etmek Zorunda Olduğu Miktar = Bütçe Finansman Gereksinimi + Diğer
(Bütçe Dışı İkraz., Görev
Zararı,
Olağanüstü Ek
Giderler, Borçlanma
Programında
Olabilecek Sapmalar Nedeniyle Ödenmesi Gereken Faiz
Artışları)
Hazinenin Finansman Denklemi = (Vergi Gelirleri+Vergi Dışı Gelirler)-(Personel
Giderleri+Diğer Cari Giderler+Yatırım Giderleri+Transfer Giderleri)-Bütçe Emanetleri+Bütçe
Avansları-(İç Borç Anapara Ödemeleri+Dış Borç Anapara Ödemeleri = Bütçe Finansman
Gereksinimi+Diğer = Hazinenin Finanse Etmesi Gereken Miktar = Yeni İç Borçlanma + Yeni
Dış Borçlanma + Diğer Finansman Kalemleri (özelleştirme)
R. Hakan ÖZYILDIZ
30
Kamu Açığını Nasıl Ölçeriz ?
• Kamu açığını oluşturan işlemlere kamu mali
işlemi denir.
• Bunları finanse eden işlemlere ise “finansman
işlemi denir”
• Kamu Mali işlemleri çizgi üstü
• Finansman işlemleri çizgi altı işlemlerdir.
R. Hakan ÖZYILDIZ
31
Çizgi altı ve üstünü nasıl ayırırız ?
• Kamu politikası / kamu borcu kriteri
– Bir işlem bir kamu politikası uygulama niteliği
taşıyorsa yani toplam talebi etkiliyorsa o işlem
çizgi üstüne yazılır
– Bir işlem borç doğuruyor veya borç öldürüyorsa o
işlem çizgi altına yazılır.
– Vergi ve benzeri gelirler ile yatırım,cari,transfer
harcamaları (faiz dahil) çizgi üstüne
– Borç anapara ödemeleri çizgi altına yazılır
R. Hakan ÖZYILDIZ
32
Yani
• Gelirler
– Vergi
– Vergi dışı
• Giderler
– Cari
– Yatırım
– Transfer
• Faiz
• AÇIK
• ----------------------------------- ÇİZGİ
• Borç Hasılatı
• Anapara ödemeleri
• Kasa banka değişimi
R. Hakan ÖZYILDIZ
33
Download