albümin duyarlı membran tasarımı

advertisement
0
ALBÜMİN DUYARLI MEMBRAN
TASARIMI
Deniz YİĞİTER – Cemal Uğur DURSUN
ÖZEL EGE LİSESİ
2010
00
1
İÇERİK LİSTESİ
PROJENİN AMACI……………………………………………………………………………… 2
GİRİŞ……………………………………………………………………………………………
3
MATERYEL VE YÖNTEM…………………………………………………...……………….
6
Materyel……………………………………………………………………………………
6
Kullanılan Cihazlar...................................................................................................
6
p(HEMA) Membranın Sentezi…………………………………………..………………
7
Ligand İmmobilizasyonu………………………………………………...……………….
7
Pelletlerin Karakterizasyonu ve Adsorpsiyon Çalışmaları……………………………
8
SONUÇ VE TARTIŞMA…………………………………………………..………………….
10
Reactive Green 19 İmmobilize poli(HEMA) Pelletlerin Karakterizasyonu…...…….. 10
Sürenin Albümin Adsorpsiyonuna Etkisi…………………………..…………………… 11
pH’ın Albümin Adsorpsiyonuna Etkisi……………………………….…………………. 11
Başlangıç Albümin Derişiminin Adsorpsiyona Etkisi……………..…………………… 12
Albümin Adsorpsiyonuna Sıcaklığın Etkisi………………………………..…………… 12
Pelletlerin Albümin Adsorpsiyonuna İyonik Şiddetin Etkisi…………………..……… 13
Desorpsiyon ve Tekrar Kullanılabilirlik……………………………………………........ 13
TEŞEKKÜR……………………………………………………………………………………. 15
KAYNAKLAR................................................................................................................. 16
1
2
PROJENİN AMACI
1
Albümin toplam plazma proteinlerinin yarısından fazlasını oluşturur. Albüminin insan
vücudunda çok önemli görevleri vardır; kan ve dokular arası osmatik basıncın
düzenlenmesinde, yağ asitleri, bazı aminoasitler ve metal iyonlarının taşınmasında rol oynar.
Albümin tedavi amaçlı olarak yaygın kullanıldığı gibi kanda Albümin düzeyinin değişmesi
bazı hastalıkların belirtisidir.
Albüminin kandan saflaştırılmasının hastalıkların erken teşhisinde rolü vardır. Çeşitli
kanser türleri ve bazı hastalıkların erken tanısında belirleyici olan kandaki düşük
konsantrasyondaki
(Romatoit
artritte,
moleküller, konsantrasyonu fazla olan albümin tarafından perdelenir
kanda
çok
düşük
oranlarda
bulunan
lizozim
enziminin
konsantrasyonundaki değişimin tayini önemlidir, bu hastalığın günümüzde kesin tedavisi
olmamakla birlikte erken tanısı hastalığın ilerlemesini engellemektedir). Bu anlamda
albüminin kandan yüksek verimle, ekonomik yöntemlerle ve kısa sürede saflaştırılması
önemlidir.
Ayrıca ilaç endüstrisinde biyoteknolojik yöntemlerle elde edilen albüminin (dünya
çapında yılda 500 ton albümin üretilir) ekonomik ve verimli yöntemlerle izole edilmesi gerekir.
Çeşitli pH, iyonik şiddet ve sıcaklık aralıklarında proteinlerin çöktürülmesine dayanan bu
yöntemin ayırıcılığının düşük olamasının yanında işlem sırasında proteinler denatüre
olabilirler. Bu nedenle, uygun ayırma yöntemlerinin geliştirilmesi endüstri açısından da
önemlidir.
Bu çalışmadaki amacımız albüminin saflaştırılmasında yüksek verimli, duyarlılığı
yüksek tekrar kullanılabilir afinite membranı sentezleyerek albüminin optimum adsorpsiyon
koşullarını belirlemektir.
2
3
GİRİŞ
Proteinler, aminoasitlerden oluşan büyük yapılı ve biyolojik önemi yüksek
moleküllerdir. Metabolizmada proteinlerin gerekenden fazla ya da eksik olması çeşitli
rahatsızlıklara neden olmaktadır. Bu nedenle proteinlerin uygun yöntemlerle saflaştırılması
veya uzaklaştırılması önemlidir. Kullanılan ayırma yönteminde proteinin yüksek oranda
saflaştırılması ve işlemin az sayıda basamaktan oluşması tercih edilir. Proteinlerin ve
biyolojik moleküllerin saflaştırılma basamaklarında
kromatografik yöntemler kullanılır.
Kromatografik yöntemler kimyasal ve fiziksel özellikleri biribirine çok yakın birleşenlerden
oluşan karışımları ayırmada etkilidir. Bu teknik; yüksek verimle, uygulanabilirliği kolay olan ve
zaman- maliyet açısından ekonomik bir çalışma imkanı sunar. Kromatografik yöntemler
ayırma mekanizmasına göre sınıflandırılır.
Ayırma prosedürleri bileşenlerin fiziksel
özelliklerine göre farklılıklar gösterir. Polarite farkına dayanan gaz-sıvı kromatografisi, iyonik
özellik farkına dayanan iyon değişim kromatografisi, molekül büyüklüğüne dayanan jel
geçirgenlik kromatografisi buna örnek gösterilebilir. Adsorpsiyon- yüzeye tutunmaprensibinin uygulandığı afinite kromatografisi ise kromatografik tekniklerin hızla gelişmekte
olan bir dalıdır. Afinite kromatografisi biyomoleküllerin biyolojik esasına dayalı olan bir
yöntemdir. Bu yöntem, enzim substrat gibi biribiri ile spesifik etkileşen moleküllerdeki
etkileşim temel alınarak geliştirilmiştir. Afinite kromatografisinde sıklıkla kullanılan biyolojik
etkileşimler antikor-antijen, enzim-kofaktör gibi moleküllerin etkileşimine benzer. Afinite
kromatografisi; metal-şelat, moleküler baskılama, lektin, membran bazlı, immuno-afinite ve
boya-ligand afinite kromatografisi gibi bir çok türü olan etkili bir ayırma yöntemidir.
Afinite
kromatografisi
protein
ile
spesifik
ligandların,
tersinir
(adsorpsiyon-
desorpsiyon) etkileşimine dayanmaktadır. Bu etkileşimler elektrostatik ya da Van der Waals,
hidrojen bağı gibi hidrofobik etkileşimlerdir. Genelllikle katı olarak seçilen destek materyel
yüzeyine, kovalent etkileşimlerle ligand adı verilen ve karışımdan ayrılması istenen bileşene
ilgisi olan seçici gruplar bağlanır. Ayrılması istenen protein katı yüzey üzerine optimum
koşullarda adsorplanarak karışımdan uzaklaştırılır. Protein ile ligand arasındaki etkileşimler
3
4
uygun ajanlar yardımı ile yok edilerek proteinin yüzeyden desorpsiyonu sağlanır. Böylece
çoklu işlem basamağına gerek kalmadan tek basamakta yüksek saflıkta ayırma gerçekleşir.
Ligand olarak enzim, antikor, aminoasit, nükleik asit ve oligopeptit gibi çeşitli
moleküller kullanılarak birçok destek materyal dizayn edilmiştir. [1],[2] Ancak bu moleküllerin ve
uygulanan tekniğin maliyeti yüksektir. Boya-ligand afinite kromatografisinin dikkat çekici ve
önemli yanı bu doğal moleküllerin alternatifi olarak ligand yerine boya kullanılmasıdır. Boya
ligandlar
birçok
proteine,
aynı
doğal
moleküllerde
olduğu
gibi
spesifik
olarak
bağlanabilmektedir. Uygulanabilirliği maliyeti ve boyanın destek materyel yüzeyine kolay
tutunup, kalıcı olmasından dolayı da tercih edilen bir yöntemdir. Kullanılan boyalar tekstil
boyası olarak bilinen oldukça ucuz ve uygun çalışma imkanı sağlayan materyallerdir. Boya
yerine enzim gibi protein yapılı biyolojik moleküllerin bağlanması hem daha zor bir tekniği
hem de maliyeti beraberinde getirir. Bunun yanında protein tabanlı bu tip maddelerin işlem
sürensince bozunma riski de yüksektir. Bu nedenle boya-ligand afinite kromatagrafisi
kullanışlı ve verimli bir uygulamaya sahiptir.[2][9]
Albümin toplam plazma proteinlerinin yarısından fazlasını oluşturur ki sağlıklı bireylerde
miktarı 35-50 g/lt dir.[3] Yapısı 585 aminoasidin bulunduğu polipeptit zincirinden meydana
gelir. Albüminin insan vucudundan çok önemli görevleri vardır; kan ve dokular arası osmatik
basıncın düzenlenmesinde, safra asidi, billurubin, uzun zincirli yağ asitleri, triptofan sistein
gibi aminoasitler; çinko, bakır gibi metal iyonlarının taşınmasında rol oynar. Örneğin;
metabolizmada bulunması gerekenden fazla miktarda bulunan metal iyonlarına bağlanarak
bu iyonların vucuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur, uzun zincirli yağ asitlerine bağlanıp bu
molekülleri gereken yerlere taşıyarak
damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıkların oluşumunu
engellemektedir.
4
5
Albümin tedavi amaçlı olarak yaygın kullanılan bir proteindir. Kanda albümin
düzeyinin düşmesi protein noksanlığı, solunum yetmezliği, hemodiyaliz, akut böbrek
hastalığı,nefroz, sarılık, karaciğer yetmezliği, karın zarının iltihabı, safra taşı veya alkol gibi
sebeblerde oluşan pankreas çalışmasını durdurabilecek tahriş, bağ dokusunun özelllikle
yumuşaklı yapıdaki deri altı dokusunun iltihabı durumunda albümin tedavisi önemlidir.
Albümin terapisi; serum albümin konsantrasyonu kolloidal kan basıncının ve kanın plazma
hacminin artması gibi durumlarda yaygın olarak kullanılmaktadır.
Albüminin kandan saflaştırılmasının hastalıkların erken teşhisinde rolü vardır. Çeşitli
kanser türleri ve bazı hastalıkların erken tanısında belirleyici olan kandaki düşük
konsantrasyondaki
moleküller, konsantrasyonu fazla olan albümin tarafından perdelenir.
Özellikle Romatoit artritte, kanda çok düşük oranlarda bulunan lizozim enziminin
konsantrasyonundaki değişimin tayini önemlidir. Bu hastalığın günümüzde kesin tedavisi
olmamakla birlikte erken tanısı hastalığın ilerlemesini engellemektedir. Bu anlamda albüminin
kandan yüksek verimle, ekonomik yöntemlerle ve kısa sürede saflaştırılması önemlidir.[4]
Kanda albümin eksikliği veya fazlalığı bulunduğunda bu durum serum protein
elektroforezi yöntemi ile değerlendirilir. İdrarda albümin varlığı için çeşitli testler vardır,
yüksek basınçlı sıvı kromatografisi kullanılır.
Ayrıca ilaç endüstrisinde biyoteknolojik yöntemlerle elde edilen albüminin ekonomik
ve verimli yöntemlerle izole edilmesi gerekir. Endüstride kullanılan en eski yöntem Cohn
prosedürüdür.[4] Çeşitli pH, iyonik şiddet ve sıcaklık aralıklarında proteinlerin çöktürülmesine
dayanan bu yöntemin ayırıcılığının düşük olamasının yanında işlem sırasında proteinler
denatüre olabilirler. Bu nedenle, uygun ayırma yöntemlerinin geliştirilmesi endüstri açısından
da önemlidir.
Yapılan çalışmada boya-ligand afinite kromografisi prensibine göre pellet olarak
hazırlanan
kriyojelik poli(HEMA) polimeri katı faz olarak seçilmiştir. Ligand olarak pellet
5
6
yüzeyine –OH grupları üzerinden Reaktive Green-19 tekstil boyası bağlanmıştır. Yapılan
çalışmada sulu çözeltiden albüminin adsorbsiyon- desorpsiyon prensibi ile uzaklaştırılması
gerçekleştirilmiştir. Başlangıç derişiminin albümin adsorpsiyonuna etkisinin belirlenmesi
amacıyla, albümin derişimi 0,3 mg/ml-1,5 mg/ml aralığında değişen konsantrasyon
değerlerinde çalışılmıştır. pH’ın adsorpsiyona etkisinin belirlenmesi için pH 3,5-7,0 aralığında
farklı tampon sistemleri kullanılarak (pH= 3,5-5,5 için 0,1 M asetat tamponu; pH=6,0-7,0 için
0,1 M fosfat tamponu) çalışılmıştır. İyonik şiddetin adsorpsiyona etkisinin belirlemesi için;
önce tuz içermeyen, sonra da 0,01 M-1,0 M NaCl içeren ortamda adsorpsiyon çalışmaları
gerçekleştirilmiştir. Adsorpsiyona sıcaklığın etkisinin belirlenmesi için de ortam sıcaklığı
15oC-45 oC aralığında değiştirilerek adsorpsiyon çalışmaları tamamlanmıştır. Poli(HEMA)-RG
kriyojelik pelletlerin albümin adsorpsiyon kapasitesi, 23.1 mg albümin/g olarak belirlenmiş,
yapılan diğer çalışmalarla kıyaslandığında adsorpsiyon kapasitesinin oldukça yüksek olduğu
gözlenmiştir.
MATERYAL VE YÖNTEM
Materyal
Bu çalışmada, %96’lık Bovine Serum Albumine (SAFC), 2-Hidroksietilmetakrilat
(Fluka), N N,N’,N’-Tetrametiletilendiamin (Fluka), Amonyum peroksidisülfat (Fluka) N,N’Metilenbisakrilamid (SIGMA) ve Sodyum klorür (Riedel-de Haën) kullanılmıştır. Kullanılan
diğer kimyasalların tümü analitik saflıktadır.
Kullanılan cihazlar
Adsorplanan albümin miktarının belirlenmesi için Shimadzu marka UV-1601 model
UV-görünür bölge spektrofotometresi kullanılmıştır. Çözeltilerin pH değerleri WTW InoLab pH
metresi ile belirlenmiştir. Sentezlenen pelletlerin fonksiyonel gruplarının belirlenmesi için
Perkin Elmer marka Fourier Transform Infrared Spektroskopisi (FT-IR) kullanılmıştır.
6
7
Adsorpsiyon
çalışmaları,
Brandstead
Lab-line
MaxQ
4000
termal
çalkalayıcıda
gerçekleştirilmiştir.
Resim 1: Termal çalkalayıcı
Resim 2: pH metre ve manyetik
karıştırıcı
P(HEMA) Membranların Sentezi
Sunulan çalışmada, albümin adsorpsiyonu amacıyla, 2-hidroksietilmetakrilat (HEMA)
monomeri
kullanılarak
serbest
radikal
polimerizasyonu
ile
poli(HEMA)
kriyojelik
membranların sentezi gerçekleştirilmiştir. Sentez adımları kısaca şu şekilde özetlenebilir:
2.60 mL HEMA ve 0.566 g metilenbisakrilamid (MBAA) içeren reaksiyon karışımına başlatıcı
olarak 0.04 g amonyumpersülfat (APS) ve 50
μl N,N,N’,N’ - Tetraetilmetilendiamin (TEMED)
ilave edilmiş ve şırınga yardımı ile çekilen bu karışımın cam plakalar arasına enjekte
edilmesiyle
24s
süreyle
-120C’de
poli(HEMA)
kriyojelik
membranların
sentezi
tamamlanmıştır. Sentezlenen poli(HEMA) membranlar, reaksiyona girmeyen reaktiflerin
uzaklaştırılması amacıyla yıkanmış ve adsorpsiyon çalışmalarında kullanılmak üzere pellet
şeklinde kesilmişlerdir.
Ligand İmmobilizasyonu
Pellet şeklinde kesilen poli(HEMA) kriyojelik membranlara ligand olarak Reaktive
Green -19 tekstil boyası bağlanmıştır. Bu amaçla pelletler, 100 mL Reaktive Green - 19 boya
çözeltisi içerisine alınmış,
600C’de 30 dakika süreyle 150 rpm’de çalkalama işleminin
ardından ortama 3.5 g NaCl ilave edilmiştir. Aynı koşullarda 30 dakika daha çalkalandıktan
7
8
sonra ortama 0.5 g Na2CO3 ilave edilmiş ve 700C’de 150 rpm’de 4 saat süreyle çalkalama
sonunda ligand immobilizasyonu tamamlanmıştır. Bağlanan boya miktarının belirlenmesi
amacıyla, boya çözeltisinden 0., 1., 2., 3. ve 4. saatlerde örnek alınarak spektrofotometrik
olarak
boya
derişimindeki
değişim
takip
edilmiştir.
İmmobilizasyon
işleminin
tamamlanmasından sonra, kovalent olarak bağlanmayan ligand fazlalığının uzaklaştırılması
için pelletler, birkaç kez saf su ile yıkanmıştır. Yapıdan boya salımı olup olmadığını
belirlemek amacıyla yıkama işlemi etil alkol-su (%50-%50) karışımıyla da tekrarlanmıştır.
Yıkama işleminin tamamlanmasından sonra pelletler, 35 0C de 6 saat boyunca etüvde inkübe
edilerek kurutulmuş ve adsorpsiyon çalışmalarına kadar +40C’de muhafaza edilmiştir.
Resim 3: Membran sentezleme
aşaması.
Resim 4: Reactive Green-19 ile boyanan
poli(HEMA) pelletleri.
Reactive Green-19 İmmobilize poli(HEMA) Pelletlerin Karakterizasyonu ve
Adsorpsiyon Çalışmaları
Polimerik yapılar, Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FT-IR) spektrumları ile
karakterize edilmiştir. Sentezlenen Reactive Green 19 immobilize poli(HEMA) pelletlerin
şişme derecelerinin (S) belirlenmesi için önce kuru pelletlerin (mkuru) ağırlıkları tartılıp, daha
sonra da 50 mL saf su içerisinde 2saat inkübasyon sonrası yaş ağırlıkları (myaş) tartılıp
kaydedilmiştir. Hazırlanan kriyojelik pelletlerin şişme derecesi, aşağıdaki formül kullanılarak
hesaplanmıştır.
8
9
Adsorpsiyonun optimizasyonu amacıyla, Reactive Green immobilize poli(HEMA) pelletlere
albümin adsorpsiyonuna pH, başlangıç derişimi, sıcaklık, süre ve iyonik şiddet gibi
değişkenlerin etkisi araştırılmıştır. Adsorpsiyon çalışmaları, belirli pH ve derişimdeki 5mL
protein çözeltisine ağırlığı bilinen Reactive Green 19 immobilize poli(HEMA) kriyojelik
membranın eklenip 200rpm’de 2 saat süreyle çalkalanmasıyla gerçekleştirilmiştir. Başlangıç
derişiminin albümin adsorpsiyonuna etkisinin belirlenmesi amacıyla, albümin derişimi
0,3mg/ml-1,5 mg/ml aralığında değiştirilmiştir. pH’ın adsorpsiyona etkisinin belirlenmesi için
pH 3.5-7.0 aralığında farklı tampon sistemleri kullanılarak (pH= 3.5-5.5 için 0.1 M asetat
tamponu; pH=6.0-7.0 için 0.1 M fosfat tamponu) çalışılmıştır. İyonik şiddetin adsorpsiyona
etkisinin belirlemesi amacıyla, once tuz içermeyen, sonra da 0.01M-1.0M NaCl içeren
ortamda adsorpsiyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Son olarak, adsorpsiyona sıcaklığın
etkisinin belirlenmesi amacıyla, ortam sıcaklığı 15oC-45oC aralığında değiştirilerek
adsorpsiyon çalışmaları tamamlanmıştır.
Adsorplanan protein miktarı (Q), başlangıç ve adsorpsiyon sonrası albümin
derişiminin
spektrofotometrik
olarak
ölçülmesi
ile
aşağıdaki
eşitlik
kullanılarak
hesaplanmıştır.
Co : başlangıçtaki protein derisimi (mg/mL)
Ce : çözeltide kalan protein derişimi (mg/mL)
V : Protein çözeltisin hacmi (mL)
m :Adsorban miktarı (gram)
9
10
SONUÇ VE TARTIŞMA
Proteinler katı ara yüzeyler için yüksek afiniteye sahiptirler. Bu, proteinlerin büyük
boyutlarından dolayı bağ yapma olasılığının fazla olması ve aminoasit kalıntılarının
heterojenliğinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca izoelektrik noktaya sahip olmaları, çözeltideki
difüzyon hızlarının düşük olmalarından dolayı proteinler, kolloidal yapıda makromoleküllerdir.
Bu nedenle proteinler elektrostatik, Van der Waals ve hidrofobik etkileşimler gibi membran
yüzeyine adsorpsiyon ile sonuçlanan kolloidal ara yüzey etkileşimleri gösterirler.[6]
Reactive Green 19 İmmobilize Poli(HEMA) Pelletlerin Karakterizasyonu
Şekil 1’de verilen IR spektrumunda 1160 cm-1’de gözlenen S=O simetrik gerilme
bandı ile 3400 cm-1 ve 3600 cm-1’ de gözlenen SO3H ve NH2 gruplarına ait gerilme bandları
yapıya boyanın bağlandığını göstermektedir.
a
2950
962
850
897
749
517
3413
1536
1020
1452 1390
1664
1075
%T
1159
1728
2354
965
851
901
751
b
1024
3793
520
1160
3664
3413
2951
1552
1452
1392
1532
1725
1250
1077
1664
4000,0
3600
3200
2800
2400
2000
1800
1600
1400
1200
1000
800
600
400,0
cm-1
Şekil 1. Pelletlerin IR spektrumu a) poli(HEMA) b) Reactive Green-19 immolize poli(HEMA)
10
11
Reactive Green-19 immolize poli(HEMA) kriyojelik pelletlerin şişme derecesi, 4.82g H2O/g
kuru pellet olarak hesaplanmıştır.
Sürenin Albümin Adsorpsiyonuna Etkisi
Adsorpsiyona sürenin etkisi incelendiğinde 1. saate kadar p(HEMA)-RG kriyojelik
pelletlere
albümin
adsorpsiyonunun
arttığı,
1.
saatten
sonra
dengeye
ulaştığı
gözlenmektedir. Bu nedenle, adsorpsiyon çalışmaları 1 saatlik sürede gerçekleştirilmiştir.
pH’ın Albümin Adsorpsiyonuna Etkisi
Adsorpsiyona etki eden en önemli parametrelerden birisi pH’tır. Ortamın asidik veya
bazik olması adsorbanın yüzeyindeki tutunmayı sağlayan bölgelerin aktivitelerine etki eder;
böylece adsorpsiyon kapasitesi değişir. Şekil 3’ten görüleceği üzere maksimum adsorpsiyon
pH 4’te gözlenmiştir. Diğer pH değerlerinde adsorpsiyonun daha düşük gözlenmesinin
nedeni, eş yüklü gruplar arasındaki itmeler ve proteinin yüzeyinde pH’a bağlı olarak bazı
konformasyonel değişimlerin gerçekleşmesi olabilir.
Şekil 2. Zaman Taraması (T:25 C pH:4; 0.8
mg/ml albumin)
0
Şekil 3. Poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlere albumin
0
adsorpsiyonuna pH’ın etkisi (T:25 C, C: 0.8 mg/ml)
11
12
Başlangıç Albümin Derişiminin Adsorpsiyona Etkisi
Şekil
4,
başlangıç
albümin
derişminin
adsorpsiyon
üzerine
olan
etkisini
göstermektedir. Başlangıçta artan protein derişimi ile adsorpsiyon kapasitesi de artmış,
1.5mg/ml değerinden sonra doygunluğa ulaşılmıştır. Poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlerin
albümin adsorpsiyon kapasitesi, 23.11599 mg albümin/g olarak belirlenmiştir. Bu durum,
Reactive Green 19 molekülünün asidik ve aromatik grupları ile albümin molekülündeki amino
asitlerin yan zincirleri arasındaki hidrofobik, elektrostatik ve hidrojen bağı etkileşimlerinin bir
sonucu olabilir.
Albümin Adsorpsiyonuna Sıcaklığın Etkisi
Poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlere albümin adsorpsiyonuna sıcaklığın etkisi, Şekil
5’te verilmiştir. Şekilden görüleceği üzere Poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlere albüminin
adsorpsiyonu sıcaklık arttıkça önemli ölçüde azalmıştır.
Bu düşüş, adsorpsiyonun
ekzotermik doğasına ya da yüksek sıcaklıkta adsorbanın veya proteinin yüzeyinde
oluşabilecek fiziksel değişimlere bağlı olabilir.
Şekil 4. Başlangıç albumin derişiminin Poli(HEMA)-RG
0
kriyojelik pelletlere adsorpsiyonuna etkisi (T:25 C; pH :4)
Şekil 5. Poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlere albumin
adsorpsiyonuna sıcaklığın etkisi (pH= 4.0; c= 0.8 mg/ml)
12
13
Poli(HEMA)-RG kriyojelik Pelletlere Albümin Adsorpsiyonuna İyonik Şiddetin
Etkisi
NaCl
derişiminin albümin adsorpsiyonuna etkisi Şekil 6’da verilmiştir. Şekilden
görüleceği üzere, adsorpsiyon kapasitesi artan iyonik şiddetle azalmıştır.
Adsorplanan
albümin miktarı, NaCl derişiminin 0.01M’dan 0.1’ M’a artmasıyla azalmıştır.Artan iyonik
şiddet, immobilize boya moleküllerinin kendi aralarındaki hidrofobik etkileşimleri teşvik eder,
bu nedenle proteinle etkileşen boya miktarı azalır ve sonuç olarak matriksin adsorpsiyon
kapasitesi düşer.
Resim 5: Adsorpsiyon işleminin
hazırlık aşaması.
Resim 6: Albümin adsorpsiyon
koşullarının optimize edilmesi
Desorpsiyon ve Tekrar Kullanılabilirlik
Desorpsiyon çalışmaları, albümin adsorplanmış poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlerin
0,5M
NaSCN çözeltisinde 1 saat süreyle inkübasyonuyla gerçekleştirilmiş ve adsorplanan
albümin % 89.2 oranında desorplanmıştır.
Poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlerin tekarar kullanılabilirliğini belirlemek için adsorpsiyon
çalışmaları aynı pelletle 5 kez tekrarlanmıştır. Şekil 7’den görüleceği üzere adsorpsiyon
kapasitesinde önemli bir düşüş gözlenmemektedir. Bu sonuç, poli(HEMA)-RG kriyojelik
pelletlerin,
adsorpsiyon
kapasitesinde
önemli
bir
değişim
olmaksızın
albümin
adsorpsiyonunda tekrar tekrar kullanılabileceğini göstermektedir.
13
14
Şekil 6. Artan iyonik şiddetin Albumin adsorpsiyonuna
0
etkisi (T=25 C,pH=4,C=0,8mg/mL)
Şekil 7. Poli(HEMA) pelletlerin tekrar kullanılabilirliği
0
(T=25 C,pH=4,C=0,8mg/mL)
Biyolojik ligandlarla karşılaştırıldıklarında biyomimetik boya ligandları, yüksek
adsorpsiyon kapasitesi, kararlılık, immobilizasyon kolaylığı ve ekonomik olmaları gibi birçok
avantaja sahiptirler. Bu nedenle bu çalışmada, poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlere albümin
adsorpsiyonu hedeflenmiştir.
Maksimum albümin adsorpsiyonu, pH 4.0’da 22.98 mg/g olarak belirlenmiştir. Jinghingtan
ve grubu, N-metil-D-Glutamin ile modifiye edilmiş silica jel üzerine albümin adsorpsiyonunu
çalışmışlar ve adsorpsiyon kapasitesini 7,46 mg/g olarak bulmuşlardır.[7] Yapılan diğer bir
çalışmada,
anorganik membranlar üzerine albümin adsorpsiyonu hedeflenmiş ve
adsorpsiyon
kapasitesi
12mg/g
olarak
hesaplanmıştır.[8]
Literatürdeki
söz
konusu
çalışmalarla kıyaslandığında, sentezlenen poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletlerin adsorplama
kapasitelerinin oldukça yüksek olduğu açıkça görülmektedir.
Sonuç olarak, poli(HEMA)-RG kriyojelik pelletler, adsorpsiyon kapasitesinde önemli bir
değişim olmaksızın albümin adsorpsiyonunda tekrar tekrar kullanılabilecek uygun adsorban
olarak değerlendirilebilir.
14
15
TEŞEKKÜR
Çalışmalarımız sırasında bize danışmanlık yapan, bilgi ve deneyimlerini paylaşan Doç.
Dr. Nalan Tüzmen ve Yüksek Lisans Öğrencisi Mehmet Antmen’e, kimya öğretmenlerimiz
Funda Akdoğan ve Rüçhan Özdamar’a teşekkür ederiz. Ayrıca laboratuar olanaklarından
yararlanmamızı sağlayan, gereksinim duyduğumuz cihaz ve malzemelerinin kullanımına izin
veren Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümüne teşekkür ederiz.
15
16
KAYNAKLAR
[1] Lillehoj, E.P., Malik, V.S.(1982). Protein purification. In::Fiechter A, (Ed.) Advances in
Biochemical engineering/biotecnology (20-65). Berlin: Springer-Verlag.
Denizli,
[2]
A.,
Say,
R.,
Pişkin,
E.
(1995).
Protein
A
immobilized
polyhydroxyethylmethacrylate beads for affinity sorption of human immunoglobulin-G.
J.Chromatog, 668:13-9.
[3]
Choi, S., Choi, E., Kim,
D., Kim, J.,
Kim, T., Oh, W. (2004). A rapid, simple
measurement of human albumin in whole blood using a fluorescence immunoassay (I).
Clinica Chimica Acta.147–156.
[4] Demiryas, N., Tüzmen, N., Galaev, I., Pişkin, E., Denizli, A. (2007). Poly(acrylamide-allyl
glycidyl ether) Cryogel as a Novel Stationary Phase in Dye-Affinity Chromatography. Wiley
InterScience, 105, 1808–1816.
[5] TOPRAK, S., Protein ve enzimlerin ultrafiltrasyon membran ile ayrılma performansına
çözelti ve membran özelliklerinin etkisi Ankara üniversitesi bilimsel araştırma kesin raporu,
2004.
[6] JINGTIAN HAN , SILCOCK Patrick , MCQUILLAN A. James , BREMER Phil. Bovine
serum albumin adsorption on N-methyl-D-glucamine modified colloidal silica. Colloids and
Surfaces A: Physicochem. Eng. Aspects 349 (2009) 207–213
[7] Hidetaka Kawakita Æ Hiroyasu Masunaga Kanako Nomura Æ Kazuya Uezu Isamu Akiba
Æ Satoshi Tsuneda. Adsorption of bovine serum albumin to a polymer brush prepared by
atom-transfer radical polymerization in a porous inorganic membrane. J Porous Mater (2007)
14:387–391 DOI 10.1007/s10934-006-9031-0.
[8] Denizli, A., Pişkin, E. (2001). Dye-ligand affinity systems. J. Biochemical.Biophys:
Methods, 49, 391-416.
16
17
17
Download