Tohumlu Bitkiler

advertisement
Tohumlu Bitkiler
• Bu bölümdeki bitkilerde, Pteridophyta (Borulu Kriptogramlar)
bölümünde olduğu gibi, kök, gövde ve odun boruları taşıyan,
belirli dizilişte iletim demetleri vardır. fakat bu bitkilerin en
önemli ayırt edici özelliği, çiçek ve tohum taşımalarıdır.
Tohum çiçekten gelişen bir üreme organıdır. Bitkinin çoğalıp
yayılmasını ve böylece türün dağılımını ve devamlılığını
sağlar. Tohum içinde, tohum kabuğu ile korunmuş ve besi
dokusu ile çevrilmiş olan küçük bir bitki taslağı (embriyo)
vardır. Embriyo, uygun ortamda çimlenip gelişerek yeni bitkiyi
meydana getirir.
• Spermatophyta bölümü, iki büyük altbölüm içinde incelenir:
Gymnospermae ve Angiospermae. Bu iki bölüm arasındaki
ana fark, Gymnospermae bitkilerinde ovüllerin (tohum
taslakları) açıkta oluşu, Angiospermae bitkilerinde ise
ovüllerin bir ovaryum içinde saklanmış bulunuşudur.
Açıktohumlular
• Bu alt bölümdeki bitkilerde, ovül ve ovülün gelişmesi ile
meydana gelen tohum açıktadır. Karpel kendi üzerinde
kapanmamış ve ovülleri içinde saklayan bir ovaryum halini
almamıştır. Bir ovaryum bulunmadığı için, burada bir stilus ve
stigma yoktur. Polen taneleri, doğrudan doğruya ovülün
tepesindeki polen odacığına girer ve burada çimlenir.
• Gimnospermlerin hepsi odunlu bitkilerdir, ağaç veya
ağaççıklardır. Bir kısmında gövde basit ve tepede yapraklıdır,
bir kısmında ise zengin bir dallanma görülür. Tırmanıcı
bitkilere veya çalılara, gimnospermlerin ancak ileri
familyalarında tesadüf edilir.
• Odun borusu olarak, gimnospermlerde yalnız trakeitler vardır.
Trakeler, ancak ileri bir takım olan Gnetales takımında görülür.
Çoğunda reçine kanalları bulunur.
• Kışın yaprak dökmeyen bitkilerdir. Ancak birkaç istisna
vardır. Yapraklar bazen büyük ve pennat damarlı, bazen
iğnemsi, bazen pul şeklinde, bazense yelpaze biçimindedir.
• Çiçekler daima tek eşeylidir. Bitki monoik veya dioiktir.
Çiçek bir angiosperm çiçeğine nazaran çok indirgenmiş bir
yapıdadır. Erkek çiçekler polen keselerine, dişi çiçekler de
ovüllere indirgenmiştir. Gerek erkek çiçekler, gerekse dişi
çiçekler genellikle strobil (kozalak) durumlar halinde
toplanmışlardır. Kozalak pulları erkek durumlarda
stamenlere, dişi durumlarda karpellere tekabül eder.
• Gimnospermler anemofildir, polen tanelerinin ovüller
üzerine taşınması rüzgar aracı ile olur.
CYCADALES
Cycadaceae
• Tropikal ve subtropikal bölgelerde yetişen, palmiyelere
benzeyen dioik ağaç veya ağaççıklar. Gövde odunlu, dik,
kalın. Yapraklar büyük, pennat, kalıcı, gövdenin tepesinde
demek halinde. Erkek kozalaklarda, stamenlerin alt yüzünde
pek çok sayıda polen kesecikleri. Dişi durum ya bir kozalak
şeklinde veya ovüller pennat bir braktenin kenarlarında –9 cins
ve 100 kadar tür.
• Cycas revoluta –Vatanı Japonya olan, memleketimizde Güney
Anadolu’da ve İzmir’de parklarda yetiştirilen, geç büyüyen,
odunlu bir bitkidir. Yapraklar büyük pennat şekilli, folioller
linear, sert ve uçları batıcıdır. Ovüller, yaprak rozetinin
ortasından çıkan, tüylü ve pennat bir braktenin iki yanında
bulunur. Tohum büyük bir drupaya benzer, kırmızı-turuncu
renklidir. Gövdenin öz kısmı nişasta bakımından zengindir. Bu
nişasta sago adını taşır ve gıda olarak kullanılır.
Cycas revoluta
GINKGOALES
Ginkgoaceae
• Kışın yaprak döken, yüksek, dallanmış gövdeli, reçine
taşıyan, dioik ağaçlar. Yapraklar saplı, yelpaze şeklinde ve
dikotom damarlı. Erkek durum sarkık bir amentuma
benzer, stamenler saplı ve iki polen keselidir. Dişi durum
bir sap ucunda yerleşmiş olan iki ovülden ibaret. Tohum
drupaya benzer ve erik büyüklüğünde, olgunlukta acımış
tereyağ kokusunda. Embriyo 2 kotiledonlu. –Bir cins ve bir
tür.
• Ginkgo biloba (Japon eriği) – Vatanı kat’i olarak
bilinmeyen, Çin ve Japonya’da tapınaklarda ve ılıman
bölgelerin parklarında çok yetiştirilen bir ağaçtır.
Dünyamızın en eski ağaçlarındandır. İstanbul’da örnekleri
vardır.
• Yaprakları Ginkgo bilobae folium drogu
şeklinde damar kanamalarında, özellikle
beyin damarlarında meydana gelen
trombosit agregasyonuna bağlı hafıza
zayıflığı, kulak çınlaması, denge bozukluğu,
başağrısı ve konsantrasyon problemlerinde
kullanılır. Etken madde olarak flavonoidler
ve ginkgolid A, B, C, bilobalid gibi terpenik
yapıda laktonlar taşırlar.
CONIFERAE
Taxaceae
• Kuzey Yarıkürede yetişen, reçine taşımayan, kışın yaprak
dökmeyen, dioik, bazen monoik, ağaçlar. Yapraklar şeritsi
veya şeritsi lanseolat, ekseriyetle iki sıra üzerinde sık
dizilişli. Tohum tepede açık olan etli bir arillus ile sarılı.
Embriyo 2 kotiledonlu. –3 cins
• Taxus baccata (porsuk ağacı) –Avrupa’da ve
memleketimizde Trakya dağları ve Kuzey Anadolu dağları
boyunca ve Toroslarda yetişen, kışın yaprak dökmeyen,
dioik bir ağaçtır. Yaprakları yassı, kısa, linear, üst yüzü
koyu yeşil, alt yüzü 2 açık renk çizgilidir. Alternan ve sık
dizilişlidir. Dik dallarda, yapraklar bütün çevreye
dağılmıştır, yatay dallarda ise iki karşılıklı sıra teşkil eder.
Arillus kırmızıdır. Zehirli bir bitkidir. Taksin alkaloidini
taşır.
• Tıbbi olarak kullanılan türü Amerika’da
yetişen T. brevifolia’dır. Bu türün gövde
kabuklarında bulunan taksol (paclitaksel)
diterpen yapısında olup antitümoral
aktiviteye sahiptir. Meme, rahim ve küçük
hücreli olmayan akciğer kanserlerinin
tedavisinde kullanılır.
Araucariaceae
• Güney Yarıkürede yetişen, kışın yaprak dökmeyen, dioik
veya monoik, yüksek ağaçlar. Dişi kozalak büyük, brakteli,
her brakte koltuğunda bir ovüllü, olgunlukta odunlaşmış.
Tohumlar büyük. Embriyo 2, nadiren 4 kotiledonlu. –2 cins
ve 30 kadar tür.
• Araucaria araucana (maymunağacı) –Şili dağlarında
yetişen, dioik bir orman ağacıdır. Yapraklar koyu yeşil
renkli, üçgen şeklinde, sert ve tepede batıcıdır, dalları sık
ve imbrikat olarak örter ve dallara silendrik bir şekil verir.
İstanbul’da serin ve nemli parklarda iyi gelişir.
• Tohumları yenir.
• Araucaria excelsa (salon çamı)
–Vatanı Norfolk adası
(Avustralya) olan, Güney
Anadolu’da da yetiştirilen bir
park ağacıdır. Soğuğa
dayanmadığı için İstanbul’da
saksılarda yetiştirilir. Genç
yaprakları biz gibi, yaşlı
yaprakları pusludur, sık ve
imbrikat dizilişlidir.
• Agathis türleri – Avustralya’da
yetişen, sert ve spatulat
yapraklı, reçine bakımından
zengin, yüksek ağaçlardır.
Gerek fosilleşmiş olan
türlerden, gerekse halen
yaşamakta olan türlerden elde
edilen reçine, Kopal veya
Dammar adını taşır. Cilacılıkta
önemlidir. Eczacılıkta pilülleri
kaplamakta kullanılır.
Pinaceae
• Başlıca Kuzey Yarıkürede yayılmış olan, reçine taşıyan,
monoik ağaçlar. Yapraklar linear veya iğne şeklinde. Dişi
kozalaklar çok pullu, pullar sarmal dizilişli. Ovüller her
pulun üst yüzünde ve tabanında, 2 tane bir arada. Kozalak
olgunlukta odunlu. Kozalak pulları, tohumlar
olgunlaşıncaya kadar sıkıca kapalı kalır, olgunlukta
aralanır veya düşer. Tohumlu kanatlı veya kanatsız,
embriyo çok kotiledonlu. –10 cins ve 210 kadar tür.
Memleketimizde 4 cins ve 11 tür yetişir.
• Bu familyanın önemi, çeşitli türlerinin geniş ormanlar
teşkil etmelerinden başka, sanayiye vermiş oldukları
reçine, kereste, kağıt hamuru gibi büyük ekonomik değer
taşıyan maddelerden ileri gelmektedir.
• Memleketimizde yetişen cinsler Pinus, Cedrus, Abies ve
Picea’dır.
1a. Bitkide uzun ve kısa sürgünler var.
2a. Kısa sürgünler 2 iğne yapraklı……………..Pinus
2b. Kısa sürgünler çok iğne yapraklı …… ….Cedrus
1a. Bitkide yalnız uzun sürgünler var
3a. Yapraklar yassı, linear, alt yüzü 2 paralel çizgili.
Kozalak dik, olgunlukta pulları dökülür ……….Abies
3b. Yapraklar enine kesitte 4 köşeli. Kozalak sarkık,
olgunlukta olduğu gibi düşer …………… …………Picea
• Pinus (çam türleri) –Uzun ve kısa
sürgünler taşıyan, kışın yaprak
dökmeyen, iğnemsi yapraklı
ağaçlardır. Uzun sürgünler, yaşlı
fertlerde yapraksız, genç fertlerde
yapraklıdır. Kısa sürgünler 2,3 veya
5 yaprak taşır, yapraklar demet
halindedir ve demetin tabanı kısa,
zarımsı bir kın ile sarılıdır.
Kozalaklar olgunlukta olduğu gibi
düşer. Tohumlar kanatlı, bazen
kanatsızdır.
• Pinus’lar çok geniş yayılışlı orman
ağaçlarıdır. 90 kadar türü vardır.
Memleketimizde 5 tür yerli olarak
yetişir. Bu türlerin hepsinin kısa
sürgünleri ikişer yapraklıdır.
• P. pinea (fıstık çamı) –Bir Akdeniz bölgesi çamıdır.
Anadolu’nun sahil bölgelerinde yetişir. Batı ve Güney
Anadolu’da yer yer ormanlar teşkil eder. Yaşlı fertlerin tacı bir
şemsiye şeklindedir. Kozalak büyük ve dalların koltuğunda
tektir. Tohumları (çam fıstığı) kanatsızdır, yağ bakımından
zengindir ve çok sert olan testasından kurtarıldıktan sonra
yenir.
• P. brutia (kızıl çam) – Bir
Akdeniz bölgesi çamıdır.
Memleketimizin sahil
bölgelerinde, bilhassa Batı ve
Güney Anadolu’da, ormanlar
teşkil eder. Dalları
kırmızımtrak esmer renklidir.
Gövde nispeten eğridir, fakat
yüksek rakımlarda
yetişenlerde düzgündür.
Yapraklar 10 – 20 cm
boyundadır. Kozalak 6-11 cm
boyunda ve çok kısa saplıdır.
Dala dik veya yan olarak
bağlıdır. Reçine kanalları,
yaprakta, hipodermanın
hemen altındadır.
• Terementi elde etmeğe elverişli bir ağaçtır. Batı ve Güney
Anadolu’da, bu ağacın gövdelerine özel bir usulle V şeklinde
paralel yaralar açılır ve bu yaralardan bal kıvamında akan
Terebenthina T.K. (terementi) toplanır. Terementi bir
oleoresindir. Terementiden su buharı distilasyonu ile, bir uçucu
yağ olan Terebinthinae aetheroleum T.K. (terementi esansı)
elde edilir ve geriye bir reçine olan Colophonium T.K.
(kolofon) kalır. Ağacın gövde ve dal kabukları tanen
bakımından zengindir. Bu kabuklardan hazırlanan ekstreler
sepicilikte kullanılır.
• Terementi esansı, yağları, mumu, kauçuk’u eritir. Sanayide
parke, mobilya ve deri cilalarının yapımında, mürekkep
imalinde, boyacılıkta kullanılır. Terementi esansındaki
pinen’den ilkel madde olarak kafurun sentezinde faydalanılır.
Terementi esansı haricen hafif antiseptik ve cildi tahriş
edicidir, sabun ve liniment halinde romatizma ve sinir
ağrılarına karşı kullanılır. İnhalasyon halinde bronşite karşı
tavsiye edilir. Dahilen balgam söktürücü, idrar söktürücü,
midevi ve idrar yolları antiseptiğidir ve safra kesesi ağrılarına
karşı verilir.
• Dahilen kullanılacak terementi esansı temizlenmiş olmalıdır.
Böyle bir esans, terementi esansını kireç suyu ile çalkalayarak
asitlerden kurtarmak ve sonra su buharı ile distile etmek
suretiyle elde edilir. Terebenthinae aetheroleum
rectificatum adını taşır.
• Kolofan ve terementi, yapıştırıcı yakının ve baytarlıkta
kullanılan kantarit yakısının terkibine girer.
• P. halepensis (halep çamı) –P. brutia’ya çok benzeyen bir
türdür. Kozalaklarının kalın saplı ve sarkık, dallarının kül
renkli oluşu ile ayırt edilir. Bu ağaç ta bir Akdeniz ağacıdır ve
sahil bölgelerde yetişir. Türkiye’de yayılışı sınırlıdır. Güney
Anadolu’da, Torosların eteğinde Seyhan ve Ceyhan arasındaki
bölgede tesadüf edilmiştir. P. halepensis, İspanya’da terementi
elde etmek için işletilen çam türlerindendir.
P. halepensis
(halep çamı)
• P. silvestris (sarı çam) –Orta
Avrupa’dan Kuzey Avrupa’ya,
Kuzey Rusya’ya ve arktik
bölgelere kadar yayılmış bir türdür.
Memleketimizde başlıca Kuzey
Anadolu dağlarında yetişir.
Yaprakları 5-6 cm boyunda ve
mavi – yeşil renklidir. Kozalaklar
4-6 cm boyunda ve sarkıktır.
Tohum kanatlıdır.
• Tomurcuklar Turio Pini drogunu
teşkil eder ve diüretik, balgam
söktürücü olarak kullanılır.
Odunundan, kuru distilasyon ile
elde edilen katran, Pix liquida T.K.
(çam katranı), hariçten deri
hastalıklarında kullanılır. Gövde ve
dal kabukları tanen bakımından
zengindir.
• P. nigra (kara çam) –Orta ve Güney
Avrupa’da ve memleketimizde
yaygın olan ve değişik coğrafi
formlar ile yetişen bir türdür.
Memleketimizdeki varyetesi P. nigra
var. pallasiana dır. Anadolu’da çok
yaygındır, dağlık bölgelerde ve
muayyen yüksekliklerde yetişir.
Gövdesi koyu gri renkli, yaprakları
sık, koyu yeşil ve serttir.
Yapraklarında salgı kanalları mezofil
parenkiması içinde bulunur.
Kozalaklar dik ve 4-8 cm boyundadır.
Tohumları kanatlıdır.
• Orta Avrupa’da, Avusturya,
Macaristan ve Yugoslavya’da yaygın
olan varyete P. nigra var.
austriaca’dır. Reçinesi boldur.
Avusturya’da terementi bu
ağaçlardan elde edilir.
• P. pinaster (P. maritima) –
Akdeniz, iklimi çamıdır ve
Batı Akdeniz bölgesinde
yetişir. Portekiz ve Fransa’da
kumulların
ağaçlandırılmasında
kullanılmıştır. Kısa
sürgünleri 2 yapraklıdır.
Yaprakları 15-20 cm ve
kozalakları 18-20 cm
boyundadır. Fransa’da,
terementi bu türden elde
edilir. İstanbul’da, Durusu
gölünün kuzeyindeki
kumulların göle ilerlemesini
önlemek için yetiştirilmiş
örnekleri vardır.
• P. palustris –Kuzey
Amerika’da yaygın olan
bir türdür. Kısa sürgünleri
3 yapraklıdır. Kozalak 1520 cm boyundadır.
Birleşik Amerika’da,
terementi bu türden elde
edilir.
Kehribar içinde sinek
• P. succinifer- Baltık Denizine
sahil bölgelerde vaktiyle
ormanlar halinde yaşamış olan bu
ağacın ve diğer Pinaceae
familyasındaki diğer türlerin
(Pinus, Picea, Abies türleri)
fosilleşmiş reçinesi Succinum
(kehribar) adını taşır. Kolye,
yüzük, tespih, biblo gibi süs
eşyası yapımında kullanılır.
• Cedrus (sedir) türleri –Uzun ve kısa sürgünler taşıyan, kışın
yaprak dökmeyen ağaçlardır. Yapraklar kısa, iğnemsi, uzun
sürgünlerde teker teker ve seyrek dizilişli, kısa sürgünlerde
birçoğu biraradadır. Kozalaklar dik ve büyüktür. Olgunlukta
pulları dökülür, ancak orta eksen kalır. Tohumları üç köşeli ve
kanatlıdır.
• Dünya üzerinde 4 Cedrus türü ve bunların sınırlı yayılışları
vardır. Bunlardan bir tanesi memleketimizde yetişir.
• C. libani (katranağacı) –Güney Anadolu’da Toros dağlarında
ve aynı zamanda Lübnan dağlarında yetişen, dalları tamamen
yatay olarak yayılan bir türdür. Odunu kokuludur,
doğramacılıkta ve mobilyacılıkta kıymetlidir. Katranı halk
arasında idrar söktürücü olarak ve cilt hastalıklarında
kullanılır.
• Abies (göknar) türleri –Yalnız uzun sürgünler taşıyan, kışın yaprak
dökmeyen ağaçlardır. Yapraklar yassı, şeritsi, üst yüzü koyu yeşil,
alt yüzü iki paralel beyaz çizgilidir. Koparıldığı zaman, yaprak
tabanında küçük dairemsi bir tabla görülür ve dal üzerinde dairemsi
bir iz kalır. Kozalaklar dal üzerine dik olarak oturur. Olgunlukta
pullar dökülür, yalnız eksen kalır. Tohum 3 köşeli ve kanatlıdır.
Memleketimizde 4 göknar türü vardır.
A. bornmülleriana – Kuzey-batı Anadolu dağlarında yetişir.
A. nordmanniana – Kuzey-doğu Anadolu dağlarında yetişen türdür.
A. cilicica – Toroslarda yetişen türdür
A. equi-trojani– Kaz dağında yetişen türdür.
A. bornmülleriana – Kuzey-batı Anadolu dağlarında yetişir.
A. nordmanniana
Kuzey-doğu
Anadolu
dağlarında
yetişen türdür.
A. cilicica – Toroslarda
yetişen türdür.
• A.alba (A. pectinata) – Avrupa dağlarında, ormanlar
halinde yetişen bir türdür. Fransa’da gövdesinden
terementi elde edilir.
• A. balsamea – Amerika’da çok yaygın olarak yetişen
bu türün gövdesinden yaralama usulü ile elde edilen
oleoresin Canadense balsamum (Kanada balsam)
adını taşır. Mikroskopda incelenecek ince ve devamlı
preparatların hazırlanmasında ve optik sanayiinde
kullanılır.
• A. pinsapo (parmakçamı) – Vatanı İspanya olan,
değerli bir park ağacıdır. Yaprakları kısa iğnemsidir,
dalın bütün çevresinde, dala dik olarak dizilmiştir.
İstanbul’da Göztepe, Erenköy havalisinde eski
bahçelerde yetiştirilmiş güzel örnekleri vardır.
A. balsamea
A. pinsapo (parmakçamı)
• Picea (ladin) türleri- Yalnız uzun sürgünler taşıyan,
kışın yaprak dökmeyen ağaçlardır. Yapraklar iğnemsi,
4 yüzlü ve her yüzünde bir çizgilidir. Yaprakları
koparıldığı zaman dal üzerinde diken gibi bir çıkıntı
kalır, bu nedenle yaprakları dökülmüş dallar bir törpü
görünüşündedir. Kozalaklar sarkıktır, pulları incedir
ve olgunlukta dökülmez, kozalak bütün olarak düşer.
Tohumları kanatlıdır. Memleketimizde bir türü vardır.
P. orientalis (doğu ladini)
Kuzey-doğu Anadolu’da
yetişen, yaprakları kısa (311 mm) olan bir türdür
•P. abies (Picea
excelsa) –Orta ve
Kuzey Avrupa’da
yaygın olan bir türdür.
Terementi elde etmek
için istifade edilir.
• Larix (melez) türleri- Uzun ve kısa sürgünler taşıyan,
yaprak döken ağaçlardır. Dalları sarkık, yaprakları
iğnemsi, yapraklar uzun sürgünlerde teker teker, kısa
sürgünlerde 30-40 tanesi bir arada demet halindedir.
Kozalak küçük, 2-4 cm boyunda, tohumlar kanatlıdır.
Türkiye’de yerli olan hiç bir türü yoktur.
L. decidua (Avrupa
melezi) –Orta Avrupa
dağlarında yetişen
türdür. Verdiği
terementi, Laricina
terebinthina (Venedik
terementisi) adını taşır.
Yapraklarının üzerinde
bir kudrethelvası
meydana gelir.
(Briançon mannası).
Gövde üzerinde tıbbi bir
mantar olan Fomes
officinalis yetişir.
Taxodiaceae
• Dağınık yayılışlı, kışın yaprak dökmeyen monoik ağaçlar.
Yapraklar ekseriyetle pul şeklinde, bazen dimorf. Dişi
kozalaklarda kozalak pulları yassı veya peltat, brakteler
pullarla kısmen veya tamamen birleşik. Her pul koltuğunda
2-9 ovül. –10 cins ve 16 tür. Memleketimizde yerli türü
yoktur.
• Sequoiadendron giganteum (mamutağacı, devağacı) –
Vatanı Kaliforniya’nın Sierra Nevada dağları olan, boyları
90-100 m ye erişen, çapları 12 m yi bulan, çok uzun
ömürlü, bir ağaçtır. Bu bölgede yaşları 3000 yıldan fazla
tahmin edilen ve dünyanın en yaşlı ağaçları olarak bilinen
ağaçlar vardır. Odunu değerlidir. Yerli adı “big tree”dir.
• Sequoia sempervirens – Vatanı Kaliforniya’nın batı sahil
bölgeleri olan ve yukarki tür gibi çok yükselen ve gövdesi
çok kalınlaşan bir ağaçtır. Odunu kırmızı renklidir, çok
dayanıklıdır, birçok amaçlar için kullanılır. Yerli adı
“redwood” dur.
• Taxodium distichum (bataklık servisi) –Vatanı Kuzey
Amerikanın Güney-doğu bölgesi olan, bataklık arazide
yetişen ve kökleri toprak üzerinde diz şeklinde çıkıntılar
teşkil eden bir ağaçtır. Yaprakları yumuşaktır ve
sürgünlerde, pennat bir yaprağı andıran şekilde, iki
karşılıklı sıra üzerinde distik dizilmiştir. Odunu çok
dayanıklıdır ve birçok amaçlar için kullanılır. Değerli bir
park ağacıdır, havuz ve su kenarlarını sever.
Cupressaceae
• Oldukça geniş yayılışlı, kışın yaprak dökmeyen, monoik,
bazen dioik ağaç veya çalılar. Yapraklar pul şeklinde veya
subulat, bazen dimorf. Dişi kozalaklarda, kozalak pulları yassı,
veya peltat veya bazen etli ve birleşik, az adette (1-12). Olgun
kozalak odunlu, bazense etli bir bakkaya benzer şekilde.
Embriyo 2, bazen 5-6 kotiledonlu. –15 kadar cins ve 140 kadar
tür. Memleketimizde 3 cinsi 10 türü vardır.
1a. Kozalak odunlu, pullar peltat, olgunlukta aralanır. Tohum kanatlı ve
çok adette ………………………….……...................Cupressus
1b. Kozalak etli, pullar etli ve birleşik, tohum 1-6……...Juniperus
Cupressus
sempervirens
Juniperus
oxycedrus
• Cupressus sempervirens (servi) –Kuzey İran’da, Akdeniz
bölgesinde ve memleketimizde Batı ve Güney Anadolu’nun
sahil bölgelerinde yetişen, yaprakları koyu yeşil renkli, küçük
pul şeklinde, karşılıklı ve imbrikat dizilişli olan bir ağaçtır.
Kozalaklar odunlu, toparlak ve 2-3 cm çapındadır. Pullar peltat
ve 8-14 tanedir. Her pulda 8-20 tane kanatlı tohum bulunur. İki
varyetesi vardır:
• var. horizontalis - Dalları yayık olan varyetedir. Anadolu’da
yerli olarak bulunur ve Güney Anadolu’da saf ve karışık
ormanlar halinde yetişir.
• var. pyramidalis – Dalları dik olan varyetedir. Mezarlıkların,
türbelerin, namazgahların tipik ağacı olduğu gibi, parklarda,
bahçe kenarlarında, rüzgar kesici diziler halinde dikilir.
• Servi kozalakları tanen bakımından zengindir. Genç
dallarından elde edilen uçucu yağ, elbise, çamaşır ve çarşaflara
püskürtülerek boğmacaya karşı kullanılmıştır.
• Juniperus türleri- Monoik veya dioik, ağaç veya çalılardır.
Yapraklar subulat ve batıcı, veya pul şeklinde. Kozalak
pulları 3 veya 6, etli ve birleşik, olgunlukta bakka veya
drupaya benzeyen bir meyva şekli meydana getirir.
Memleketimizde 9 türü vardır.
• J. drupacea (Arceuthos drupacea, andız) –Güney Anadolu
dağlarında yetişen, dioik bir ağaçtır. Yaprakları, 1-2.5 cm
boyunda, subulat ve batıcıdır. Kozalaklar toparlak, 2-2.5
cm çapında, pullar etli ve birleşiktir. Kozalağın içinde, sert
ve odunlu bir kabuğu olan bir çekirdek vardır. Tohumlar 3
tanedir ve bu çekirdeğin içinde bulunur. Kozalağın etli
kısmı reçine ve şeker bakımından zengindir, andız
pekmezinin hazırlanmasında kullanılır.
• J. oxycedrus (katran ardıcı) – Bir Akdeniz bölgesi bitkisidir.
Trakya’da ve Anadolu’da yaygındır. Dioiktir. Sık bir çalı,
bazen küçük bir ağaç şeklindedir. Yaprakları subulat batıcı ve
üçlü vertisiller halindedir. Yaprakların üst yüzünde, orta damar
ile ayrılmış 2 beyaz yol bulunur. Bakka 6-9 mm çapında,
kızılımsı kahverengidir. Dalların kuru distilasyonu ile elde
edilen Juniperi pix T.K. (ardıç katranı, Cadinum
aetheroleum ) cilt hastalıklarında kullanılır.
• J. communis (adi ardıç) –Kuzey Yarıkürede yaygın olan,
memleketimizin Trakya bölgesinde tesadüf edilen, dioik bir
çalı veya küçük ağaçtır. Yaprak subulat ve batıcıdır. Yaprağın
üst yüzünde geniş beyaz bir yol görülür. Bakka 6-9 mm
çapında, mavimsi siyah renkli ve 3 tohumludur. Taşıdığı uçucu
yağ nedeniyle bu meyvalar Juniperi fructus T.K. (ardıç
meyvası) adı altında diüretik, tansiyon düşürücü ve
antidiyabetik olarak kullanılır. Ayrıca alkollü içkilerin
hazırlanmasında kullanılır.
• J. nana (cüce ardıç) –Kuzey Yarıkürenin yüksek dağlarında ve
memleketimizin dağlarında, 1800 m den daha yükseklerde
yetişen, sık ve yaygın kümeler teşkil eden, 50 cm kadar
yükseklikte çalılardır. Bakka 6-9 mm çapında mavimsi siyah
renklidir. Yenir ve diüretiktir.
• J. sabina (sabin ardıcı) –Orta ve Güney Avrupa, Kuzey
Amerika’da ve memleketimizin dağlarında da yetişen, bir
çalıdır. Bakka 5-7 mm çapında, mavimsi siyah renkli ve 2
tohumludur. Dal uçları, Sabinae summitates adı altında
abortif olarak kullanılmıştır. Zehirlidir.
• J. virginiana –Vatanı Kuzey Amerika’nın doğu bölgeleri olan
dioik bir ağaçtır. Odunu birçok amaçlar için ve başlıca kurşun
kalem sanayiinde kullanılır. Odunundan su buharı
distillasyonu ile elde edilen Cedri aetheroleum (sedir yağı),
mikroskopide kullanılan immersiyon yağıdır.
•Tetraclinis articulata (Callitris
quadrivalvis) – Fas ve
Cezayir’de yetişen bir ağaçtır.
Odunu kokuludur ve
mobilyacılıkta değerlidir.
Gövdesinden akan reçine
damlaları Sandarac adı ile
tanınır ve cilacılıkta kullanılır.
GNETALES
Ephedraceae
• Tropikal ve subtropikal bölgelerde yetişen, dik
veya sarkık dallı, dioik çalılar. Yapraklar küçük,
üçgen bir pul şeklinde, karşılıklı. Erkek durum
küçük, brakteler sık ve karşılıklı, çiçekler
braktelerin koltuğunda bir stamenden ibaret. Dişi
durum küçük, brakteler sık ve karşılıklı, çiçek üst 2
braktenin ortasında tek (bazen durum 2-3 çiçekli)
ve çıplak bir ovülden ibaret. Tohum, etli bir örtü ile
çevrili. –Bir cins ve 40 kadar tür. Bu cins Ephedra
(denizüzümü)’dır, memleketimizde yetişir ve 3 türü
vardır.
• Ephedra campylopoda –Doğu Akdeniz bölgesinde ve
memleketimizde Trakyada, Batı ve Güney Anadoluda,
daha çok taşlık ve kayalık yerlerde yetişen, dalları sarkık
olan bir türdür. Meyva kırmızı bir bakkaya benzer. 8-9 mm
boyunda, yumurtamsı, tepede açık ve iki dişlidir. İçinde iki
tohum taşır.
• E. major, E. distachya, ülkemizde yetişen diğer iki
Ephedra türüdür.
• E. equisetina, E. sinica, E. intermedia –Çinde yetişen
türlerdir. Sonbaharda toplanan genç dalları ve kökleri ile
kurutulmuş rizomları efedrin ve psödoefedrin alkaloidlerini
taşır. Bu alkaloitlerin solunum yollarını uyarıcı ve
damarları daraltıcı etkisi vardır. Bu nedenle öksürükte ve
bronşitte kullanılır. Bitkinin dalları Herba Ephedrae
drogunu teşkil eder.
Welwitschiaceae
• Güney-batı Afrikanın sahil çöllerinde yetişen, odunlu, dioik
bitkiler. Gövdenin büyük bir kısmı toprak içinde. Toprak
üstünde kalan kısım, ortası çukur, yuvarlak, yanık renkli bir
tabla şeklinde. Yaprak 2 tane, geniş, uzun, derimsi, uçları
yırtık. Çiçek durumları yaprakların koltuğunda. –Bir cins ve
bir tür.
• Welwitschia mirabilis –Bu familyadaki tek türdür. Bütün ömrü
boyunca yalnız iki yaprak taşır. Güney-batı Afrika çöllerinde
yerlidir. Bazı örneklerinin 2000 senelik olduğu
söylenmektedir.
Kapalı Tohumlular
• Bu altbölümde bulunan bitkilerde, ovül (veya ovüller) bir
veya birkaç karpelden yapılmış bir ovaryum içinde kapalı
bulunur. Ovaryumun tepesinde bir stilus ve bir stigma
vardır. Polen taneleri stigmanın üzerinde çimlenir.
• Angiosperm bitkileri arasında odunlu bitkiler bulunduğu
gibi, otsu bitkiler de vardır. Odun borusu olarak hem
trakeler, hem trakeitler bulunur.
• Çiçekler özel bir yapıdadır. Erdişi veya tek eşeylidir. Polen
tanelerinin stigma üzerine taşınması rüzgar, böcek, su gibi
değişik yollarla olur.
• Angiospermlerin yaprak, çiçek ve meyvalarına ait
karakterler sayfa 15 ile sayfa 60 arasında ayrıntılı olarak
verilmiştir.
• Angiospermae altbölümü, tohumlardaki bitki taslağının
(embriyo) taşıdığı yaprak adedine göre, iki sınıfa ayrılır:
Monocotyledones ve Dicotyledones. Tohumlardaki bitki
taslağının yapraklarına kotiledon (çenek) adı verilir.
Monokotil bitkilerde, kotiledon sayısı birdir. Dikotil
bitkilerde ise, bu sayı ikidir. Kotiledonlar, çimlenmekte
olan tohumlarda kolaylıkla görülür ve sayılabilir.
Birçenekliler
• Genel karakterler: Embriyo bir kotiledonludur. Bitkiler
çoğunlukla otsu, bazen odunludur. Gövdede, enine kesitte,
iletme demetleri düzensiz dağılmıştır. Demetlerde, ksilem ve
floem arasında kambiyum yoktur, bu nedenle ikinci büyüme
yoktur. Mantar yoktur. Yapraklar genel olarak sapsız, lamina
tam kenarlı ve paralel damarlıdır. Çiçek halkaları genel olarak
3 parçalıdır ve parçalar genel olarak 5 halka üzerine
dizilmiştir. Kaliks ve korolla yerine çoğunlukla bir perigon
bulunur. Temel çiçek formülü Pз+зAз+зGз tür.
• Gövde basittir. Eğer bitkide bir dallanma varsa, bu da çiçek
durumlarında görülür. Kökler, saçak kök tipindedir. Sekonder
büyüme, istisna olarak bazı monokotil bitkilerde vardır
(Dracaena). Gene istisna olarak saplı yapraklara (Smilax,
Alisma), palmat veya pennat damarlı yapraklara (palmae,
Musaceae) tesadüf edilir. Keza bazı monokotillerde mantar
teşekkülü de görülür (Zingiberaceae).
PANDANALES
Typhaceae
• Bataklıklarda yetişen, dünya üzerinde yaygın olan, çok senelik
otsu, monoik bitkiler. Rizom sürünücü. Yapraklar uzun, şeritsi.
Çiçekler küçük. Durum uzun, kesif, silendrik bir spadiks. Dişi
çiçekler spadiksin alt kısmında, erkek çiçekler dişi çiçek
kümesinin üst tarafında toplanmış. Periant tüylerden yapılmış.
Erkek çiçekler 2-5 stamenli, filamentler birleşik. Dişi
çiçeklerde bir ovaryum ve ginofor var. –Bir cins ve 15 kadar
tür. Memleketimizde 6 türü yetişir.
• Typha (semerci sazı, aksaz) türleri –Yaprakları hasırcılıkta ve
uzun saplar ucundaki kahverenkli silendrik durumları, kuru
demetler içinde, çiçekçilikte kullanılır.
Pandanaceae
• Afrika ve Asyanın tropikal bölgelerinde yetişen, ağaçsı,
çalımsı veya tırmanıcı, dioik bitkiler. Bazılarının tabanı
destek köklü. Yapraklar sert, şeritsi, derimsi. –3 cins ve
300 kadar tür.
• Pandanus türleri –Palmiye görünüşünde ağaçlar. Gövde,
tepede dallanmış ve tabanda destek kökler ile toprağa
tespit edilmiştir. Yapraklar, dalların tepesinde toplanmıştır.
Yaprakları hasır işlerinde, halat, sepet, imalinde ve dam
örtüsü olarak, ve bazı türlerin etli meyvaları gıda olarak
kullanılmaktadır: P. utilis, P. tectorius, P. edulis.
Samoa’lı halkın hasır yapmak amacıyla kullandıkları yapraklar
GLUMIFLORA
E (POALES)
Gramineae (Poaceae)
• Geniş yayılışlı, bir veya çok yıllık otsu, nadiren odunlu
bitkiler. Gövdenin içi boş, ancak noduslarda dolu.
Yapraklar noduslarda tek, gövde üzerinde iki sıralı olarak
dizilmiş. Yaprağın taban kısmı gövdeyi saran, bir taraftan
yarık bir vagina şeklinde. Lamina şeritsi, yassı, bazen biz
şeklinde kıvrılmış. Vagina ile laminanın birleştiği yerde
bir ligula bulunur. Çiçekler erdişi, bazen tek eşeyli, spikula
denilen bir birim içinde toplanmış. Spikulalar da bir araya
gelerek, spika, rasemus veya panikula gibi durumlar
halinde. Spikula ekseni üzerinde, tabenda, brakteye
tekabül eden 2 gluma bulunur: alt gluma ve üst gluma.
• Çiçekler, spikula ekseninde, brakteolleri ile beraber
dizilmiştir. Her çiçeğin glumella adı verilen 2 brakteolü
vardır: lemma (veya alt glumella) ve palea (veya üst
glumella). Lemma ve palea arasında bulunan çiçeğin 2
lodikuladan ibaret bir periantı, 3 (bazen 6,2 veya 1)
stameni, üst durumlu bir ovaryumu vardır. Filamentler
uzun ve ipliksi, stigma 2 tane ve kuş tüyü gibi parçalı.
Meyva nişasta bakımından zengin bir karyops. –Yaklaşık
olarak 500 cins ve 5000 tür. Memleketimizde 140 kadar
cins ve 500 den fazla türü vardır.
• Gramineae familyası eczacılığa verdiği birkaç drog
dışında, çok değişik ihtiyaçları karşılamakla, gıdai, sınai ve
iktisadi bakımdan çok önemli olan bitkiler taşır.
Tıbbi gramineler
•
Triticum sativum (buğday) –Çiçek durumu, kesif basit bir
spika olan, birçok ırklarının kültürü yapılan bir yıllık bir
kültür bitkisidir. Meyvaları nişasta ve protein bakımından
zengindir. Nişastayı (Amylum) buğday tanelerinden çekmek
için, buğdaş unu bol su ile yoğurulur ve sulu haldi
dinlenmeye bırakılır. Nişasta taneleri dibe çöker. Dibe çöken
bu kütle alınır, kurutulur ve toz edilir. Nişastasından
ayırılmış olan, proteince zengin kalan kısım glüten adını
taşır. Temiz beyaz bir toz olan buğday nişastası, Amylum
Tritici T.K., enflamasyon giderici olarak pudra, pomat ve
lavman halinde, eczacılık tekniğinde granüle, tablet vs. gibi
ilaç şekillerinin hazırlanmasında kullanılır. Zararsız olduğu
için, etken madde oranı düşürülmesi istenen tozlara ilave
edilir.
• Oryza sativa (pirinç) –Çiçekleri
6 stamenli, çiçek durumu bir
panikula olan, sulu ortamda
yetişen, bir yıllık bir kültür
bitkisidir. Meyvaları nişasta
bakımından zengin, fakat
proteince fakirdir. Tanelerin toz
edilmesiyle hazırlanan ince toz,
pirinç nişastası, Amylum
Oryzae T.K. adını taşır ve
buğday nişastası gibi kullanılır.
• Zea mays (mısır) –Bir yıllık, monoik bir kültür bitkisidir.
Erkek spikulalar gövdenin tepesinde bir panikula
durumundadır. Dişi spikulalar, yaprakların koltuğunda bir
spadiks teşkil ederler. Bu durum çok sayıdaki, büyük kınlar
tarafından tamamen sarılmıştır. Dişi çiçeklerin stilusları
uzundur ve kınların tepesinden dışarı doğru birarada
uzanmaktadır. Stiluslar, Stylus Maydis T.K. (mısır
püskülü), diüretik olarak kullanılır.
• Mısır nişastası, Amylum Maydis, gıda olarak, tablet
yapımında ve C vitamini elde etmekte kullanılır. Mısır
tanelerinden, zein ve dekstrin elde edilir. Zein tabletlerin
kaplanmasında kullanılan bir maddedir. Dekstrin ise
yapıştırıcıdır. Mısır embriyosundan elde edilen yağ,
mısırözü yağı, yemeklik bir yağdır.
• Agropyron repens (Elymus repens) (ayrıkotu) –Uzun, ince,
sürünücü rizomlu, kosmopolit bir graminedir. İstanbul’da
ve Türkiye’de, yol kenarlarında, tarlalarda, az da olsa,
tesadüf edilir. Durum basit, kesif bir spikadır. Rizomları,
Rhizoma Graminis (T.K. ayrıkotu rizomu) adı altında
diüretik olarak kullanılır.
• Memleketimizde, ayrıkotu adı ile başka bir gramine daha
bilinmektedir: Cynodon dactylon. Bu bitki çok daha
yaygındır, sürünücü rizomları vardır ve bu nedenle tarla ve
bahçeleri kolaylıkla kaplar; fakat gövdenin tepesinden,
aynı noktadan çıkan 2-7 uzun ve ince spikadan yapılmış
durumu ile kolayca tanılır. Bu türün de rizomları
diüretiktir. Bu bitkinin bir varyetesi, çim yapımında çok
kullanılır.
•
•
•
•
Uçucu yağ taşıyan gramineler
Cymbopogon ve Vetiveria türleri –Hindistan, Java, Sumatra
ve Tropikal Asyada yetişen bu cinslere ait bazı türler uçucu
yağ taşırlar. Bu bitkilerin geniş çapta kültürü yapılır ve elde
edilen uçucu yağ, eczacılıkta ve parfümeride kullanılır.
Cymbopogon nardus, winterianus, flexuosus, citratus gibi
türlerin toprak üstü kısımlarının verdiği uçucu yağ limon
kokusundadır ve melisa esansından daha ucuz olduğu için,
bu esansın yerine kullanılır.
Cymbopogon martini ve C. schoenanthus türlerinin toprak
üstü kısımlarından elde edilen uçucu yağ gül kokusundadır
ve Palmarosa esansı adı altında, gülyağı yerine kullanılır.
Vetiveria zizanioides türünde eterik yağ taşıyan kısım
köklerdir. Bu köklerden elde edilen uçucu yağ, vetiver
esansı adını taşır ve parfümeride kullanılır.
•
•
•
Zehirli gramineler
Gramineler arasında kuvvetli zehirli maddeler taşıyan
bitkiler hemen hemen yoktur. Bununla beraber, çayır teşkil
eden ve hayvanların severek yedikleri gramineleren
birçokları bazı koşullar altında, siyanhidrik asit meydana
getirerek, hayvanlarda ciddi zehirlenmelere sebep olduğu
bilinmektedir. Nemli ve bol gıdalı bir toprak, kuraklık,
pörsüme, bunlar bitkide siyanhidrik asit miktarını arttıran
faktörlerdir.
Lolium temulentum (delice) zehirli olarak tanınmıştır,
meyvaları narkotiktir.
Bazı kimseler, graminelerin çiçeklenme zamanında havaya
kolayca dağıttığı polene karşı hassastır. Polen taneleri, bu
şahısların mukozalarına değdiği zaman, o kimsede allerjik
bir hal olan ve bahar nezlesi adı ile bilinen polinoz’u
meydana getirir.
Diğer faydalı gramineler
•
•
•
•
a) Bunların başında hububatı veren gramineler gelir. Eski
zamandan beri kültürü yapılan bu bitkilerin meyvaları
karbonhidrat bakımından zengindir. Bunun yanında protein,
yağ, şeker ve fosfatlar taşımasiyle, bu meyvaların unu insan
için iyi bir gıda teşkil eder. Başlıcaları: Triticum sativum
(buğday), Secale cereale (çavdar), Hordeum sativum (arpa),
Avena sativa (yulaf), Zea mays (mısır), Oryza sativa
(pirinç).
b) Saccharum officinarum (şeker kamışı) –Tropikal
bölgelerde çok yetiştirilen ve gövdesinden sakaroz elde
edilen, 3-5 m yüksekliğinde bir graminedir.
c)Yukarda adı geçen gramineler birtakım alkolik içkilerin
hazırlanmasında da kullanılır: Boza, bira, viski, rum gibi.
Boza darıdan, bira arpadan, viski, imal bölgesine göre arpa,
çavdar veya mısırdan, rum şeker kamışından yapılır.
Darı, Panicum miliaceum’un taneleridir. Bu bitki
memleketimizde ekilir ve boza darısı, saçak darı, kum darı
gibi isimler taşır.
Saccharum officinarum
(şeker kamışı)
Panicum miliaceum
• d) Gramineler çayırları oluşturduğundan, hayvan yemi
bakımından önemli bitkilerdir. Tabii meralar yanında, yem
bakımından iyi kalitede olan gramineler de yetiştirilip hayvan
yemi olarak kullanılır. Başlıcaları Agrostis, Dactylis, Poa,
Festuca, Anthoxanthum, Sorghum türleridir. Kuş yemi olarak
ta, başlıca gramine meyvaları kullanılır: Setaria, Panicum,
Phalaris meyvaları gibi.
• Meyvaları başlıca hayvan yemi olarak kullanılmak üzere,
tropikal ve subtropikal bölgelerde, birçok Sorghum türlerinin
ekimi yapılır. Yurdumuzda bu maksatla Sorghum bicolor
türünün iki kultivarı ekilir: cv. ‘Cernuum’ ve cv. ‘Durra’, Bu
bitkilerde başaklar kesif, taneler büyüktür. Bitki, taneleri için,
Anadolu’nun Marmara bölgesinde, Batı, Güney ve Doğu
Anadolu’da yetiştirilir. Taneler akdarı adını taşır.
• e) Sanayide kağıt ve tecrit edici levhalar yapımında
graminelerden istifade edilir. Tunus, Cezayir, Fas’ta yetiştirilen
Stipa tenacissima (alfa) bitkisinden kağıt yapılır.
• f) Birçok gramine türlerinden hasırcılık işlerinde, mobilya,
sırık, bölme yapımında faydalanılır. Tropikal bölgelerde
yetişen ve subtropiklerde de yetiştirilen, “bambu” genel adı ile
bilinen odunlu ve yüksek yapılı türler, bu işler için çok
kullanılır. Batı ve Güney Anadolu’da, tarla kenarlarına çit
olarak dikilen Arundo donax (kargı), yüksek bir graminedir,
gövdesi odunlu ve içi boştur, sırık ve bölme yapımında
kullanıldığı gibi, nefesli müzik aletlerinin, bilhassa neyin
yapımında kullanılır. Gene su kenarlarında sık görülen
Phragmites australis’in gövde ve yaprakları, başlıca damları
örtmek için çok kullanılır. Yerli süpürgeler, Sorghum bicolor
cv. ‘Dochna’ bitkisinin gevşek, uzun dallı çiçek durumlarının
biraraya bağlanmasıyle hazırlanır. Bu bitki yurdumuzda
tarlalar halinde veya mısır tarlalarının etrafında yollar halinde
yetiştirilir.
• g) Coix lacryma-jobi de faydalı bir
graminedir. Vatanı Hindistan ve
Doğu Asya olan, memleketimizde
de bazı bölgelerde yetiştirilen
monoik bir bitkidir. Spikanın üst
tarafında erkek spikulalar ve taban
tarafında tespih şeklinde şişkin ve
sert bir vagina içinde dişi spikula
vardır. Vaginalar beyaz, gri veya
morumsu renktedir ve tespih dizisi
yapmakta kullanılır.
• h) Uzun stolonlu, rizomları sürünücü olan gramineler, kısa
bir zamanda bir alanı kolaylıkla kapladıklarından, bu tip
bitkiler meyilli toprakların kaymasına mani olmakta,
kumulların tespitinde, bataklıklardan arazi kazanmakta
faydalı bitkilerdir. Örneğin memleketimizde Karadeniz
sahillerindeki kumulların tespitinde Elymus sabulosus
(kum çavdarı) tan faydalanılır. Hollandada, denizden arazi
kazanmak için Spartina türlerinden istifade edilir.
Rizomları ile çabuk yayılan türler, ekime elverişli yerleri
kaplamağa başladığı anda, mücadele edilmesi lazım gelen
yabani bir ot karakterini alır. Bahçe ve tarlalar için
Cynodon dactylon (domuz ayrığı) bu tip bir ottur.
• i) Gramineler bahçelerde, parklarda, spor sahalarında çim
yapımında, çit yapmakta veya dekoratif maksatlarla
kullanılır. Bazılarının panikulalarından ölmez çiçek olarak
istifade edilir. Çim yapımında başlıca Lolium perenme ve
L. italicum önemlidir. Çit yapmak için memleketimizde
bilhassa Arundo donax yetiştirilir. İstanbul parklarında
veya bahçelerinde, dekoratif maksatlarla yetiştirilen dış
kaynaklı iki gramine göze çarpar: Cortaderia selloana ve
Miscanthus sinensis. Kurutulmuş durumları ölmez çiçek
olarak İstanbul’da kullanılan yerli gramineler arasında
Saccharum ravennae, Saccharum strictum, Phragmites
australis ve Stipa türleri başta gelir.
Cortaderia selloana
Miscanthus sinensis
Download
Random flashcards
canlılar ve enrji ilişkileri

2 Cards oauth2_google_d3979ca9-59f8-451c-9cf7-08c5056d5753

qweeqwqwe

5 Cards oauth2_google_78146396-8b44-4532-a806-7e25cc078908

En Mimar Architecture LTD ŞTİ XD

2 Cards asilyasar069

Create flashcards