ak parti dursunbey ilçe başkanı adayı üzeyir sali oldu.

advertisement
hakimiyet
DURSUNBEY
06 EKİM 2017 CUMA
Yıl : 42
Fiatı : 30 Kr.
Sayı : 2764
ORTADOĞUDA,
MEHMET YARMA
SURİYE,
IRAK,
İSLAM
ÜLKELERİNİN
KANAYAN
YARASIDIR.
Kuruluş Tarhi
3 Eylül 1976
Bismillahirrahmanirrahim
ALLAHIN DEDİĞİ OLUR
dursunbeyhakimiyet.com/
Hakimiyet Kayıtsız
Şartsız Milletindir.
1 - 7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
KOYNUMUZDA YILAN BESLEMİŞİZ.
Bu çok söylenen bir atasözüdür. Birisine birçok iyilik
yapıp da sonra kötülük gördüğünde, bu atasözünü söylerler. İlk zamanlar Barzani ile iktidarın arası
hiç iyi değildi. PKK ile girilen bir çatışmadan sonra.
PKK militanları kuzey Irak’a kaçtılar. İktidar bu PKK
militanlarını bize geri verin diye Barzani ye müracaat etti. Barzani “Bırakın bir PKK militanını vermeyi.
Türkiye ye bir Kürt kedisi bile vermem” diye Türkiyeye karşılk verdi. İktidar Barzani muhatabımız değil.
Muhatabımız Irak merkezi hükümettir dedi. Zaman
geçti daha sonra petrol boru hattı meselesi için Barzani ile anlaşıldı. Kerkük petrolü bizim sınırlarımız
içinden geçirilen boru hattı ile dış ülkelere satılmaya başlandı, bazı bakanlar ve petrol ile ilgili brokratlar zaman, zaman Barzani’yi ziyarete gidiyorlardı.
Bir defasında Bakan Hüseyin Çelik gitti. Karşılamada Hüseyin Çelik “Osmanlı zamanında buraya Kürdistan diyorlardı. Benimde Kürdistan dememde
bir mahzur yoktur dedi”. Ve Kürdistan kelimesi ile
konuşmaya başladı. Karşılamaya gelenlerle toka
yapmadılar. Şak yaptılar. Bu bir sevinç işaretidir.
AKParti kongre yaptı. Barzani şeref konuğu olarak
davet edildi. O kongrede Barzani’yi konuşturdular.
Konuşmak için sahneye çıkarken. Salonda “Türkiye seninle gurur duyuyor sloganı atılıyordu”. İşte
Türkiye’nin gurur duyduğu Barzani şimdi Türkiye
ye meydan okuyor. Ses getirmesi için Ey Almanla,
ey Hollanda, ey Rusya diye yüksek sesle söylenen
söylemlerin daha serti şimdi barzaniye karşı en kısa
zamanda yapılmalıdır, şu anda geçikmeli olarak
yapılıyorda. Fakat netice alınırmı bilmiyoruz, çünki barzaninin arkasında İsrail ve onun destekcisi
Amerika var, Amerika'yada Ey Amerika diyebilirmiyiz bilinmez.Dahası var. Diyarbakır da yapılan şova
Barzani çağrılmıştı. Dönemin başbakanı konuşmasına başlarken, Kürdistan da ki Kürt kardeşlerime
buradan selam gönderiyorum diyerek başlamıştı.
Sanki o zamanlar Barzaninin, Kürdistan’ın kurulması planlarını yaptığı, kürdistan hayallerini kurduğu
bilinmiyormuydu. Eğer bilinemiyorduysa büyük
eksiklik, ve başbakan ilk defa Kürdistan kelimesini
telaffuz etmişti. Referandumda Barzani Türkiye ye
geldi. İstanbul ve Ankara hava limanlarına Kürdistan bayrağı astırıldı. Barzani Kürdistan’ın devlet başkanı gibi karşılandı. Kürdistan bayrağının asılmasını
eleştirenlere Başbakan Binali Yıldırım “tutturdular
bir bayrak meselesi. Ne var bunda” demişdi, ama (
Sayın Cumhurbaşkanımızın şimdi Söylendiği gibi
barzani konusunda yanıldığımızı şimdi görmüş olduk). (Biz bu Barzani ve ailesine daha önceleri'de
Türkiye Cumhuriyetinin kırmızı pasaportunu vermemişmiydik.) Devamı 8. sayfada
CAMİLER TOPLUMUN BİR PARÇASIDIR, CAMİLERİN SÜSÜ'DE CEMAATTIR.
Dursunbey İlçe Müftüsü Mehmet ATLI Türkiye genelinde kutlanan Camiler ve Din Görevlileri haftasının
İlçemiz’de de çeşitli etkinliklerle kutlanacağını belirtti. Camilerin esas süsünün içindeki cemaati olduğuna
dikkat çeken Atlı “Duvarda bulunan nakışından, çinisine, camilerin süsleri, pek anlam ifade etmez, eğer içerisinde camaati yoksa. bu duruma hepimiz çok üzülmeliyiz. Bu konuda da Camiler Haftasını konuştuğumuz
bir dönemde şuna son derece önem veriyoruz. Din görevlisi değil, din gönüllüsü nasıl olabiliriz. Cemaatimizin gönlüne nasıl dokunabiliriz. Bu konuda görevli imam ve müezzin arkadaşlarımıza belli bir programlar
dahilinde eğitim seminerlerine tabi tutuyoruz.Modern dünyada bir değişim yaşıyoruz. Kentsel dönüşümden bahsediliyor ama kentleri dönüştürmek yetmiyor. İnsan beynininde değişmesi lazım. Eğer siz kentleri
değiştirip insanları değiştirmezseniz o değiştirdiğiniz kentler insanların elinde kalacak. Bu sefer yine tahrip
dilecek” dedi. Mehmet Yarma
Devamı 4. sayfada
BALIKESİR ECZACILAR ODASI'NIN GENEL KURUL
TOPLANTISI YAPILDI.
Balıkesir 30. Bölge Eczacılar Odasının olağan genel kurul toplantısı 23 Eylül 2017 Cumartesi günü Balıkesir'de
yapıldı. Balıkesir ve İlçelerinde bulunan Eczacıların katılımıyla gerçekleşen Balıkesir Eczacılar Odası Genel kurul toplantısında, Eczacıların sorunları dile getirilirken Eczacılık mesleğinin sıkıntılı piyasa ortamına rağmen
halka hizmet için fedakarlık yapılması gereken bier meslek olduğu vurgusu yapıldı ve Eczacılar arası birlik
ve beraberliğin önemi belirtildi. Kongreyi yöneten divan başkanı Ecz. Nuran AlTINER, Kongre saymanları
Ecz Zuhal YARmA, Ecz. irem KoNUK yapılan seçimler neticesinde Balıkesir Eczacılar Odası Başkanlığına Ecz.
Sertaç ÖZmEN'in getirildiğini bildirdiler.
Zuhal YARmA
Devamı sayfa 8'de
AK PARTİ DURSUNBEY
İLÇE BAŞKANI ADAYI
ÜZEYİR SALİ OLDU.
SEÇim olmADAN SEÇimDE KimiN ADAY
olACAĞI BEliRlENDi. Haber Merkezi
hakimiyet
06 EKİM DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
BEL AĞRISI NEDENLERİ
VE TEDAVİSİ
Bel ağrısı; kişinin sosyal ve iş hayatını olumsuz yönde etkileyen en yaygın ağrı tipleri arasında ilk sıralarda yerini almaktadır. Bel Ağrısı Nedir?
Bel bölgesinin zorlanması ve duruş bozukluklarının
yol açtığı; eklemlerin, bel kaslarının ve bağların hasar görmesi sonucu ağrıya sebep olan durumdur.
Bel Ağrısı Nedenleri Nelerdir?
Farklı nedenleri olabilir; Doğumsal anomaliler, travmatik nedenler (omurga kırıkları gibi), başarısız bel
cerrahisi, bel fıtığı, postür bozuklukları, bel zorlaması, tüberküloz, brusella gibi hastalıklar, kemik erimesi, kireçlenme, farklı yerden
yayılmış veya omurganın kendisinden kaynaklanan kanserler bel ağrısına yol
açmaktadır. Bel ağrısının farklı nedenlerinden biri de mide, karaciğer, böbrek gibi organ rahatsızlıklarının bel bölgesine yayılmasıdır. Bazıları ise
psikolojik nedenli olup, kapsamlı şekilde araştırılması gerekmektedir.
Bunların yanı sıra aşırı kilo alımı, gebelik, uzun süre ayakta durmak,
uzun süre yüksek topuklu ayakkabı giyimi ve her iki bacakta
uzunluk farkı bel ağrısı nedenlerinden sayılabilir.
Bel ağrısına neden olan meslekler ise; uzun
yol sürücüleri, titreşimli toprak burgu
makinesi kullananlar, aşırı ağır yük
kaldıranlar, uzun süre tabure ve
sandalyede oturanlar sayılabilir.
Bel Ağrısı Kimlerde olur?
Hamilelerde ve 35-45 yaş arasında sıklıkla görülebilen bu rahatsızlık kadınlarda ve erkeklerde eşit orada kendini göstermektedir. 60 yaş üzeri
kadınlarda bel ağrısı görülme sıklığı artmaktadır.
Hamile bayanlarda ağırlık merkezi değiştiği için, omurga baskısında meydana gelen bu artıştan dolayı ağrılar çoğalmaktadır.
Bu süreç içerisinde yürüyüş, yüzme ve pilates gibi egzersizlere
çok önem verilmelidir ve geçmeyen ağrılarda mutlaka uzman
bir doktora başvurulmalıdır.
Bel Ağrısı ve Bel fıtığı
Bel ağrılarının sadece %5’i bel fıtığı kaynaklıdır. Bel fıtığının ağrısı süreç içerisinde gelişen, batan, hareketle artan, istirahatle azalan ve bacağa yayılan bir
ağrı olarak tanımlanabilir. Bel fıtığı, ters yapılan bir hareket sonucu oluşabilir
ve yapılan en küçük hareketle bel tutulması veya kilitlenmesine neden olabilir.
Öksürmek, araba kullanmak, oturmak veya ayakta durmakla ağrı artar. Bazı
durumlarda ise topuk ağrısı, bacakta uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi
gibi şikayetler ile kendini gösterebilir.
Bel Ağrısı Nasıl geçer?
Baş, boyun ve gövde aynı düzlem üzerinde olacak şekilde hareket edilmelidir.
Uzun süre aynı pozisyonda durulmamalıdır.
Oturulduğunda bel kavisini destekleyen bir yastık kullanmak alışkanlık haline
getirilmelidir.
Yere eğilerek değil çömelerek işlerin yapılmasına özen gösterilmelidir.
Yaylı ortopedik yatak kullanılmalıdır.
Yatarken kollardan destek alarak önce yan yatılmalı, sonra sırt üstü dönülmelidir. Kalkmak istenildiğinde, önce yan yatıp kollardan destek alınmalı ve oturulmalı sonra ayağa kalkılmalıdır. Yan pozisyonda bacakları karına doğru çekip
yatmak, sağlık bakımından en uygun pozisyondur.
Bel bölgesi terli kalmaktan, yel, rüzgâr ve klimadan korunmalıdır.
Bel Ağrısı Tedavisi
Uzman kontrolünde basit ağrı kesici ve kas gevşeticiler kullanılabilir. Bunun
yanı sıra kişi fizik tedavi seçeneğini de deneyebilir. Ağrı bantları, manuel terapi, lokal enjeksiyonlar ve egzersiz de bel ağrısı tedavisinde etkilidir. Ağrı
kaynağı fıtık nedenli ise uzman doktor yönlendirmesi ile ameliyat seçeneği de
değerlendirilebilir.
Bel Ağrısı Egzersizleri
Uzman doktor kontrolü sonrası kişiye tavsiye edilen egzersizlerin düzenli bir
şekilde yapılması, ağrıyı azaltarak, yeni ağrı oluşmasını engellemektedir.
Kas gevşetici ve ağrı kesicilerin zararı var mı?
Ağrı Kesici İlaçların Kullanımı
Ağrı kesici ilaçları çoğu kişinin yanından ayırmaz hatta çantasından eksik etmez. Bunun sebebi ağrı kesicilerin etki alanlarının oldukça kapsamlı olmasıdır.
Herhangi bir ağrıda ilk akla gelen çözüm ağrı kesicilerdir. Özellikle gün içinde
aniden baş ağrısı çekildiğinde soğuk algınlıklarında ve diş ağrılarında sıklıkla kullanılmaktadır. Ortalama bir eczanede günde 80 kutuya yakın ağrı kesici
satılmakta. Bu oran ağrı kesicilerin ne kadar sık kullanıldığını gösteriyor. Ağrı
Sayfa 2
kesicilerden bazılarının ateş dürüşücü etkileri de mevcuttur. Dolayısıyla ateş
düşürücü olarak da kullanımları mümkündür (örnek; Parastemol, İbuprofen).
AĞRI KESiCilERiN ZARARlARI
Ağrı kesicilerin en büyük zararı böbreklere ve karaciğeredir. Bazı uzmanlar devamlı kullanılan ağrı kesicilerin böbreklerde kalıcı hasara neden olabileceğini
belirtmektedir. Bazı uzmanlar ise kişiye göre ağrı kesicinin böbrek üzerinde
etkisinin değişebileceğini vurguluyor. Bazı ağrı kesiciler ise karaciğerden itrah
edilir. Paresemol buna tipik örnektir. Yüksek dozlarda bu tür ilaçların karaciğere toksik olduğu biliniyor. Ayrıca uzun süreli kullanımlar da zamanla böbrek ve
karaciğer yetmezliğine neden olabiliyor. Diğer taraftan nazı kişilerin böbrekleri ağrı kesiciyi bir defa bile kullansa alerjik reaksiyon verebiliyor. Bunun nedeni
ağrı kesicinin etken maddelerinden birine karşı allerjik yatkınlık olmasıdır. Sıklıkla kullanılan ağrı kesiciler özellikle ileri yaşlarda zararlıdır. Sürekli kullanılan
ağrı kesiciler felç olma riskini de arttırıyor. Ağrı kesici vücudu dikkat dağınıklığına da yol açabiliyor. Bundan dolayı ağrı kesici aldıktan sonra dikkat gerektiren işleri yaparken daha dikkatli olunmalıdır.
Kas gevşetici ilaçların Kullanımı
Kas gevşetici ilaçlar birçok durumda kullanılabilir. Fazla ısınmadan yapılan
sporların ardından kaslar istemsiz
olarak kasılır ve yoğun bir ağrıya
neden olur. Bu durumlarda kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Ayrıca çarpma ya
da kaza gibi durumlarda da kastaki artmış
gerilmeyi azaltmak için kas gevşeticiler kullanılırlar. Bunun yanında adale romatizması, fıtık ve eklem
ağrıları, parkinson ve felç gibi hastalıklarda da kas gevşetici kullanılabilir. Ayrıca nazogastrik sonda takma öncesinde
ağrıyı azaltmak için ve anestezilerde de kas gevşeticilerden
yararlanılır. Kas gevşetici ilaçlar merkezi sinir sistemine etki
ederek adalelerin kasılmalarını normal hale getirerek oluşan
ağrıya iyi gelir ve bozulan motor fonksiyonlarını düzeltir.
Kas gevşeticilerin Zararları
Bel ve boyun fıtığı olan kişilerin kas gevşetici kullanmaları zararlı olabilir. Kas
gevşeticilerin kasların kasılmalarını durdurmasıyla birlikte vücudun ağırlığı kemiklere binecek ve bu ciddi problemlere yol açacaktır. Acil servis ortamlarında, şiddetli dayanılmaz ağrıları olanlara kas gevşetici duruma göre yapılabilir.
Bu durumda hastaya bol istirahat önerilir. Kas gevşeticilerin olası yan etkileri
de oldukça ağırdır. Bu yan etkilerin hepsi birden her kullananda görülmez ancak biri veya bir kaçı genelde karşılaşılan yan etkilerdir. Yan etkiler göğüs ağrısı, kaşıntı, el ve yüzde şişme, bulantı, kusma gibi fiziksel rahatsızlıklar olarak
ortaya çıkabilir. Bunun yanında halüsinasyon görme ve ruh hali değişikliği gibi
ruhsal yan etkileri de vardır.
Dikkat Edilmesi gerekenler
1-Tavsiye üzerine ilaç kullanmak çok yaygın bir hatadır. Unutulmamalıdır ki her
vücut her ilaca aynı tepkiyi vermez. Birisini çok iyi eden bir ilaç bir diğerini
olduğundan daha kötü edebilir. Ayrıca bazı bünyeler bazı ilaçlara karşı alerjik
tepkiler verebilir. Ağrı kesici ve kas gevşeticiler başta olmak üzere hiçbir ilaç
doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır.
2- İlaç yazacak olan doktora şikâyetler olduğu gibi anlatılmalıdır. Ayrıca hipertansiyon, kalp, şeker, böbrek rahatsızlığı gibi kronik hastalıkların olması durumunda bu bilgi de doktor ile paylaşılmalıdır. İlaçların olası yan etki ve zararları
bu şekilde en aza indirgenmiş olacaktır. Ayrıca Karaciğer ve Böbrek yetmezliklerinde durum doktora bildirilmelidir.
3- En ufak bir ağrıda ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçları kullanmaktan kaçınılmalıdır. Öncelikle ağrıları azaltmak için doğal yollar denenmelidir. Doğal yollar
denendiği halde ağrı dayanılmaz ise doktora başvurulmalıdır. Sürekli ağrı kesici kullanılması zamanla ağrı kesiciye karşı tolerans geliştirilir ve ağrı kesicinin
etkinliği azalır. Uzun süreli ağrı kesici kullanılması, ilacın itrah olduğu dokuya
(böbrek, karaciğer) zarar verebilir. Aşırı ve toksik dozda kullanımları ise karaciğer ve/veya böbrek yetmezliği yapabilir.
4- Ağrı kesici ve Kas gevşetici ilaçlar bazı ilaçlarla etkileşime geçebileceği için
düzenli kullanılan bir ilaç varsa bu da mutlaka doktora söylenmelidir.
hakimiyet
06 EKİM 2017 DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
Sayfa 3
CUMHURBAŞKANIMIZIN, BARZANİ'YE REFERANDUM TEPKİSİ.
hakimiyet
06 EKİM 2017 DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
Sayfa 4
CAMİ, ŞEHİR VE MEDENİYET
“Camiler sadece fiziki bir mekân değil; tevhid, kulluk, kardeşlik gibi değerler
üzerinden yükselen bir medeniyetin de inşasıdır…”
(Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl belirli bir tema çerçevesinde düzenlenen ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’, Ankara Kocatepe Camii avlusunda düzenlenen açılış programıyla başladı.
Tarih boyunca Müslümanların, evinden önce mescidini inşa ederken, yaptığı sadece fiziki bir mekân değildir. Tevhid, kulluk, kardeşlik gibi değerler üzerinde yükselen bir hayatın ve medeniyetin de inşasıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her yıl belirli bir tema çerçevesinde düzenlenen ‘Camiler ve Din Görevlileri Haftası’, Ankara Kocatepe Camii avlusunda düzenlenen açılış programıyla başladı.
“Caminin bireye kazandırdığı; adalet, merhamet, yardımlaşma gibi ahlaki
değerler şehrin huzurunu ve güvenini sağlar…”
Prof. Dr. Ali ERBAŞ (Diyanet İşleri Başkanı)
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen ve her yıl bir temanın belirlendiği
haftanın bu yılki teması ‘Cami, Şehir ve Medeniyet’ olarak belirlendi.
Bir hafta boyunca çeşitli etkinliklerle kutlanacak olan haftanın açılış programına
katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “ Bu sene “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”nda; İslam’ın birey, toplum ve dünya tasavvurunda önemli bir yer
tutan, Müslüman bilincin üç köklü kavramını ve bunların İslam’la, hayatla ve birbirleriyle ilişkisini ele alıyoruz. Bir hafta boyunca ülkemiz genelinde ‘Cami, Şehir
ve Medeniyet’ konularını incelemeye, işlemeye ve öğrenmeye çalışacağız” dedi.
Konuşmasının başında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde şehit düşen güvenlik görevlileri için taziyede bulunan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Ağrı Doğubeyazıt’ta
şehit olan 4 güvenlik görevlimize Rabbim’den rahmet diliyorum. Kederli ailelerinin
ve milletimizin başı sağolsun. Hicri 61 yılında da yüreklerimiz yanmıştı” diye konuştu.
Hicri 61 yılında Müslümanların yüreklerini yakan Kerbela şehitlerini anan Başkan
Erbaş, “Şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin efendimizi ve tüm şehitlerimizi rahmetle
yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.
Başkan Erbaş, kısa bir sürede bütün dünyayı etkileyen İslam düşüncesinin anlaşılması için cami, şehir ve medeniyet kavramalarının önemine vurgu yaptığı konuşmasını şu şekilde sürdürdü;)
“İslam’da hayatın, şehrin ve medeniyetin merkezinde cami vardır…”
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) ile beraber kısa sürede bütün dünyayı etkileyen, Medine’den medeniyete uzanan İslam düşüncesinin anlaşılması
için, cami, şehir ve medeniyet kavramlarının doğru anlaşılması oldukça önemlidir.
İslam’da hayatın, şehrin ve medeniyetin merkezinde cami vardır. Cami bireyin
inanç dünyasından toplumsal ilişkilere, kulluk, sorumluluk ve güzel ahlak bilincinin
oluşmasından hukukun inşasına, eğitimden iktisada, aileden çevreyle ilişkilere,
hayatın bütün alanlarına yönelik değerlerin köklerinin birleştiği mekândır.
Peygamber efendimiz henüz hicret yolundayken, ilk fırsatta Kuba’da yapımında bizzat kendisi de çalışarak bir mescid inşa etmiş, Medine’ye hicretle birlikte,
Mescid-i nebi’nin temelini atmıştır. Mescid-i nebinin fonksiyonlarına baktığımızda;
eğitimden iktisada kadar, bireysel, toplumsal ve idari bütün işlerin mescid içinden
yürütüldüğünü görmekteyiz. Nitekim İslam’ın en güzide topluluğu olan sahabe
nesli bu mescitten yetişmiştir.
“Camiler bir İslam beldesinin en somut şiarıdır…”
Kubbesiyle Müslüman yürekleri “tevhid” eden; Minberi ve kürsüsüyle ilmi, hikmeti
haykıran; Mihrabıyla yüzleri ve gönülleri Allah’a döndüren; Minareleriyle şehirlerin
şehadet parmağı olan camiler bir İslam beldesinin en somut şiarıdır.
Cami hem fiziki yapısı ve varlığı, hem de fonksiyonları ve temsil ettiği değerler
açısından İslam toplumunun ve düşüncesinin merkezidir.
Fiziki yapı olarak baktığımızda camiler; sanatın sadelikle huzur veren bir insicam
içinde buluştuğu, maddenin manayla bütünleştiği, İslam inancının temel ilkelerini
hatırlatan öğeleriyle özgün mimari yapılardır.
“Camiler, bizi kardeşlik çizgisi etrafında buluşturur…”
Caminin bu merkezi konumunun önemi aslında sadece fiziki varlığı da değildir.
Caminin temsil ettiği değerlerdir. Kubbe, kürsü, minber, mihrap ve minaresiyle camiye ait her mekânın özel anlamları vardır. İslam’ın temeli olan tevhid ve insanın
ana gayesi kulluk, en somut şekliyle camilerde yaşanmaktadır. Kıyam, rükû, secde bir duruşun, bilincin ve hayat tarzının ifadesidir. Kürsü ve minber İslami bilginin
ve bilincin membaıdır.
Camide, omuz omuza saf tutularak kılınan her namazda, statülerin ve farklılıkların; eşitlik ve kardeşlik çizgisinde buluştuğu bir mana yaşanmaktadır. Dolayısıyla
camilerin fiziki varlığı ve işlevleri kadar, bireyi ve toplumu inşa eden yönü de göz
ardı edilmemelidir.
“ Camileri imar etmek Müslümanların bir görevidir…”
Camiler inşa etmek, onlara sahip çıkmak ve camileri onarmak ve camileri imar
etmek Müslümanların bir görevidir. Aynı zamanda Müslümanlar, camilerin temsil
ettiği, tevhid, kulluk, özgürlük, kardeşlik, eşitlik, beraberlik, yardımlaşma, dayanışma gibi değerleri koruma, yaşama, onarma ve yaşatma sorumluluğunu da taşımaktadır.
Allah Rasulü’nün “yeryüzü bana mescit ve temiz kılınmıştır” hadis-i şerifi aynı
zamanda bütün yeryüzünde İslam’ın hayat veren ilkeleriyle yaşamak ve bu ilkeleri
tanıtmak mesajını da ihtiva eder.
Allah Teâlâ’nın, kıyamet günü arşın gölgesinde gölgelendireceğini müjdelediği,
“kalbi mescitlere bağlı olan kimseler”, caminin ve cemaatin müdavimi olmaları
yanında, kalbi İslam’ın değerlerine bağlı kimselerdir.
İslam tarihi boyunca şehirler cami merkezli planlanmıştır. Dolayısıyla, cami
şehrin merkezini belirler, şehir planının kurucu öğesidir ve şehir caminin etrafında
şekillenir. Çevresinde yaşanan şehir hayatı, caminin bir devamı olarak gelişir.
Camideki tevazu iş hayatına, merhamet aile hayatına, şefkat insan ilişkilerine
yansır. Caminin bireye kazandırdığı; adalet, merhamet, yardımlaşma gibi ahlaki
değerler şehrin huzurunu ve güvenini sağlar.
“Yesrib, mescidin inşa ettiği değerler ile Medine’ye dönüşmüştür…”
İslam tasavvurunda şehir; hukukun uygulandığı, insanların haklarının ve
özgürlüklerinin teminat altına alındığı, güvenin ve huzurun yaşandığı yerdir.
İnsanların, çevreyle ve toplumla ilişkilerini, sorumluluk ve duyarlılık bilinciyle
kurdukları yerdir. İnsanın ve insana ait değerlerin ön planda olduğu yerdir.
Hicretle birlikte şehir, Mescid-i Nebi’nin etrafında kurulmuş, Yesrib, mescidin inşa
ettiği değerler ile Medine’ye dönüşmüştür. Efendimizin kurduğu bu cami merkezli
şehir, Müslümanların kurdukları şehirlere model olmuştur.
“İslam şehirlerinin ruhunu cami merkezli değerler oluşturmaktadır...”
İslam düşüncesinde şehirlerin ruhu vardır ve şehir o ruh ile anlam kazanır. Çünkü
şehri anlamlı kılan; şehrin, üzerine imar edildiği manevi değerlerdir. Eğer insanın
değerleriyle, içerisinde nefes aldığı şehir arasında bir bağ yoksa o insan, yaşadığı
şehirde hep gariptir, garip kalır.
İslam şehirlerinin ruhunu cami merkezli değerler oluşturmaktadır. Cami, insanın
kendisiyle, rabbiyle, toplumla, çevreyle, sorumluluk ve duyarlılık bilinciyle olumlu
ilişkiler kurması için onu eğitir. Bu ilişki biçimi şehirle, yaşanan bir ahlaka ve
yerleşik bir hayata dönüşür. Böylece erdemli bireylerin kurduğu şehirler, medeniyeti inşa eder. Camiler şehrin kalbidir. Nasıl ki kalp, kanın temizlenmesi için
hayati bir görev icra ederek insanın hayatta kalmasını sağlıyorsa, mabedlerde
şehri ayakta tutan değerlerle gönülleri imar eden mukaddes mekânlardır. Bu sebeple çocuklarımızı, genç yaşlı bütün kardeşlerimizi, mabedlerin huzur ikliminde
buluşmaya davet ediyorum.
İslam tarihi boyunca Müslümanlar, caminin temsil ettiği değerleri kuşanarak,
güvenli şehirler kurmuşlar, refahın ve huzurun yaşandığı şehirlerle, insani
değerlerin ön planda olduğu, mazlumların umudu ve sığınağı olan medeniyetler
inşa etmişlerdir.
“Camilerimiz, şehirlerin dokusuna uygun olarak planlanmalıdır…”
Bugün en önemli meselelerimizden birisi, cami tasavvurumuzu ve planlamamızı,
acil olarak, yeniden ele almamız gerektiğidir. Camilerimiz, mutlaka, şehirlerin dokusuna ve nüfus yoğunluğuna uygun, sosyal din hizmetleri, kadın, çocuk, engelli,
yaşlı bireyler göz önüne alınarak planlanmalıdır. Camiler artık bir kültür merkezi
olarak da düşünülmeli ve bu işlevi yerine getirecek mekânlarla beraber inşa edilmelidir.
Diğer yandan, camilerin, bireyi ve toplumu güzelleştiren işlevselliğini yeniden güçlendirmeliyiz. Caminin temsil ettiği, tevhid, birlik, beraberlik, samimiyet, kardeşlik,
paylaşma, tevazu gibi değerlerin, bireysel ve toplumsal hayatımızda daha etkin
olması için gayret sarf etmeliyiz.
“15 Temmuz’da minarelerinden yükselen salâlar, camilerimizin ne kadar
önemli olduğu açıkça göstermiştir…”
Bizler caminin değerleriyle kurulan bir medeniyetin varisleriyiz. Sadece ibadetlerimiz değil, tarihimiz, edebiyatımız, örf ve adetlerimiz camiyle iç içedir. Nitekim
İstiklal mücadelemizin en önemli merkezlerinden biri camilerimiz olmuştur. Aynı
şekilde 15 Temmuz hain darbe girişiminde, minarelerinden yükselen salâlarıyla,
camilerimizin ne kadar önemli olduğu açıkça görülmüştür.
Şehirlerimizin huzuru ve güveni için bütün sorumluluklarımızı özveriyle yerine
getirmeliyiz. Bugün, bireysel bunalımlar ve küresel krizlerin girdabında tarihinin
en zor zamanlarından birini yaşayan insanlığın, huzuru, barışı ve güvenliği için,
İslam medeniyetinin mensupları olarak, en büyük sorumluluğun üzerimizde
olduğu bilinciyle her zamankinden daha çok çalışmalıyız.
“Bütün teşkilat mensuplarımızın “Camiler ve Din Görevlileri” haftasını tebrik
ediyorum…”
Bütün teşkilat mensuplarımızın “Camiler ve Din Görevlileri” haftasını tebrik ediyorum. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, milletimize din hizmeti sunmak
için, büyük bir heyecan ve özveri ile çalışacaklarına inanıyor ve her birine ayrı ayrı
başarılar diliyorum.
Derleyen Yasin Kara Dursunbey Vaizi
hakimiyet
06 EKİM 2017 DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
1 - 7 EKİM CAMİLER VE DİN
GÖREVLİLERİ HAFTASI
DURSUNBEY MÜFTÜLÜĞÜ 2017 YILI
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ
HAFTASI PROGRAMI
CAMİLER TOPLUMUN BİR PARÇASIDIR,
CAMİLERİN SÜSÜ'DE CEMAATTIR
Camiler ve Din Görevlileri Haftası her yıl olduğu gibi bu yılda 01-07 Ekim 2017 tarihleri arasında
kutlanacaktır. Bu münasebetle Dursunbey Müftülüğü olarak aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştireceğiz.
S.No
Tarih
Sayfa 5
Etkinlik
1
02 Ekim 2017
Basını bilgilendirme (İlçe Müftülüğünde)
2
03-04 Ekim 2017
Dursunbey Sevgi Evi, Hastane, Kredi Yurtlar Kurumu Kız Yurdu, Resmi
Daireler ve Kurumlar, Sivil Toplum Kuruluşları ve Hasta din görevlileri
ziyaret edilecektir.
3
05 Ekim 2017
İlçemiz Merkez Çarşı Camiinde öğle namazı öncesinde mevlit-i şerif
ve din görevlileri tarafından okunmuş olan Hatimlerin duası ve namaz
sonrasında da aynı cami bahçesinde lokma ikramı yapılacaktır.
4
06 Ekim 2017
İlçemiz Durabeyler ve Şabanlar Mahallelerinde şehit ailelerinin ziyareti
gerçekleştirilecektir. Ayrıca Emekli Din Görevlileri ziyaret edilecek
plaket ve hediyeler verilecektir.
5
07 Ekim 2017
İlçemiz Merkez Yeni Camiinde ve Merkez Erkek Kur’an Kursunda
bütün din görevlilerine ve kurs öğreticilerine Uşak Üniversitesi İslâmi
İlimler Fakültesi öğretim görevlilerince öğle namazı öncesinde seminer
verilecektir. Semineri Yrd. Doç. Dr. Hikmet GÜLTEKİN ve eşi Yrd. Doç.
Dr. Ayşe GÜLTEKİN gerçekleştirecektir. Aynı gün Saz Restorantta
seminere katılan din görevlilerine ve emekli din görevlilerine yemek
ikramı gerçekleştirilecektir.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası ‘Cami, Şehir ve
Medeniyet’ temasıyla başladı… Balat ve Hakimiyet
gazeteleri olarak İlçe Müftümüz Mehmet Atlı'yı
ziyaret ettik
“İslam’da hayatın, şehrin ve medeniyetin merkezinde
cami vardır…”
Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV)
ile beraber kısa sürede bütün dünyayı etkileyen,
Medine’den medeniyete uzanan İslam düşüncesinin
anlaşılması için, cami, şehir ve medeniyet
kavramlarının doğru anlaşılması oldukça önemlidir.
İslam’da hayatın, şehrin ve medeniyetin merkezinde
cami vardır. Cami bireyin inanç dünyasından
toplumsal ilişkilere, kulluk, sorumluluk ve güzel
ahlak bilincinin oluşmasından hukukun inşasına,
eğitimden iktisada, aileden çevreyle ilişkilere, hayatın
bütün alanlarına yönelik değerlerin köklerinin
birleştiği mekândır.
Peygamber efendimiz henüz hicret yolundayken,
ilk fırsatta Kuba’da yapımında bizzat kendisi de
çalışarak bir mescid inşa etmiş, Medine’ye hicretle
birlikte, Mescid-i nebi’nin temelini atmıştır. Mescid-i
nebinin fonksiyonlarına baktığımızda; eğitimden
iktisada kadar, bireysel, toplumsal ve idari bütün
işlerin mescid içinden yürütüldüğünü görmekteyiz.
Nitekim İslam’ın en güzide topluluğu olan sahabe
nesli bu mescitten yetişmiştir.
“Camiler bir İslam beldesinin en somut şiarıdır…”
TEOG KALKACAK DENİLDİ VE KALKTI
TEOG YERİNE YERİNDE SINAV SİSTEMİ GELİYOR
ÜNİVERSİTE GİRİŞ TEK SINAVLA OALCAK
ÇOCUKALRIMIZ İÇİN HAYIRLI OLUR İNŞAALLAH
Cumhurbaşkanı 'Eğitimde ve kültürde istenen başarıyı
yakalayamadık.'' Dedi.
İsteyen istediği
okula gidecek
YILDIRIM, liseye giriş
sınavı TEOK'un kaldırılacağını anlatırken başlıktaki vaatte bulundu;
"Sistem değişikliği diye
birşey yok" dedi.
TÜRKİYE'de en fazla değişiklik yapılan bakanlık Milli
Eğitim oldu. 2002'den beri
6 bakan geldi. Liselere giriş
sınavı ilk kez 2004'te değişti. LGS gitti, OKS geldi, OKS
gitti 3 aşamalı SBS geldi.
Sonra TEOG'u buldular. Ondan da 3 yılda vazgeçtiler.
Tüm denemelere rağmen
eğitimde kalite artmadı olan
geleceğimiz çocuklara oldu.
CUMA GÜNLERİ ÇIKAN SİYASİ GAZETE
Tel. : 662 19 85 - 662 62 62
Adres: Cebeci Mh. Sipahi Sk. No: 1/A
DURSUNBEY/BALIKESİR
[email protected]
Gazetemize
gönderilen yazılar
yayınlansın veya
yayınlanmasın iade
edilmez. İmzalı
yazıların
sorumluluğu
sahibine aittir.
Senelik Abone : 100 TL.
Tüzük İlanı
: 200 TL.
Zayi İlanı
: 10 TL.
Kongre İlanı
: 300 TL.
ResmiİlanCm
: 10,40 TL.
Fiatı
: 30 Kr.
DURSUNBEY HAKİMİYET MATBAASI
TESİSLERİNDE DİZİLMİŞ VE BASILMIŞTIR
SAHiBi : mEHmET YARmA
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
HATiCE YERliTÜRK
SAYFA SEKRETERİ :
CEmAl BAKIR
MUHABİRLER
ZEKERİYA TURAN - MEHMET ÇAY
MEHMET YARMA - ZUHAL YARMATUĞÇE ADAK
hakimiyet
06 EKİM 2017 DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
ilAN
Derneğimizin Olağan Genel Kurul Toplantısı 22.10.2017 tarihinde
Öğretmenevi toplantı salonu-DURSUNBEY adresinde Saat: 14:00'da
yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamadığı takdirde 31.10.2017 tarihinde aynı
yer ve saatte ekseriyet aranmaksızın yapılacaktır.
Tüm üyelerimizin genel kurula katılmaları ilanen rica olunur.
Halil ERKEK
Dursunbey Folklor Araştırma Eğitim ve
Turizm Derneği Yönt.Kur.Bşk
GÜNDEM
1 - Açılış ve Yoklama
2- Divan Heyetinin Seçimi
3- Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı
4- Faaliyet ve Denetim Kurulu raporlarının okunması ve kabulü
5- Yönetim ve Denetim Kurullarının ibrası
6- 2014-2015-2016 bütçelerinin okunması ve onayı
7- Üye aidatlarının belirlenmesi
8- Yeni yönetim ve Denetim Kurulunun Seçimi
9- Dilek, Temenniler ve Kapanış
ECZANE
ZUHAL YARMA
662 62 62
Devlet Cad.
Kent Meydanı
KAYA
ECZANESİ
YÜKSEL
ECZANESİ
Sipahi Sokak
662 33 00
Balıkesir Cad.
662 38 67
KORKMAZ
ECZANESİ
ÖZDEN
ECZANESİ
Eminbey Cad.
Tel : 662 12 88
Bağlarbaşı Cad
Tel : 662 11 00
GÜL
ECZANESİ
YELLİCE
ECZANESİ
Bağlarbaşı Cad
Tel : 662 44 05
Balıkesir Cad
Tel : 662 13 07
DURSUNBEY
ECZANESİ
AVCI
ECZANESİ
Park Karşısı
Tel : 662 17 54
GÜVEN
ECZANESİ
Sipahi Sokak.
Tel : 662 19 07
Bağlarbaşı Cad
Tel : 662 18 00
DURBAL
ECZANESİ
Balıkesir Cad
Tel : 662 15 65
Sayfa 6
BAlIKESiR BÜYÜKŞEHiR BElEDiYE BAŞKANI UĞUR'DAN
iSTifA AÇIKlAmASI
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur'dan İstifa Açıklaması. Son günlerde
Belediye Başkanlığı görevinden istifa edeceği yönünde iddialar ortaya atılan
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur yazılı bir açıklama yayımladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, bazı basın yayın organlarında yayınlanan "istifasının istendiğine" dair haberlerin gerçekle uzaktan yakından alakasının olmadığını belirtti. Uğur, kendisiyle ilgili
son günlerde çeşitli basın yayın organlarında çıkan haberlere ilişkin yazılı
açıklama yaptı. Bazı basın yayın organlarında, istifamın istendiğine dair
yayınlanan haberlerin gerçekle uzaktan yakından alakası yoktur. AK Parti
Sözcümüz Sayın mahir Ünal'ın iki gün üst üste yaptığı açıklama ve yalanlamalara rağmen, söz konusu istifa haberlerinin ısrar ve inatla dolaşımda
tutulmasındaki amacı kamuoyunun takdirine bırakıyorum. (Ben istifa etmiyorum, siz görevden alın. görevden alırsanız partiden istifa eder, yoluma bağımsız belediye başkanı olarak devam ederim) şeklindeki haberler
ise tamamen masa başında uydurulmuş bir kurgudan ibarettir. Söz konusu
haberleri yayınlayarak bir itibar suikastına imza atmaya çalışanlar hakkında yargı yoluna başvurduğumuzun ayrıca bilinmesini isterim. 17 yıldan bu
yana AK Parti'mizin bütün kademelerinde görev yapan bir nefer olarak,
Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlattığımız kutlu yolculuğumuza ilk günkü aşk ve şevk ile devam
ettiğimizi milletimize saygı ile duyuruyorum.
Ahmet Edip Uğur Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı
BAŞ SAĞlIĞI
İlçemizin tanınmış ailelerinden Köy Hizmetlerinden
emekli Şöför, mesai arkadaşımız, Kasap,
Ramazan NEZli (1953)
Geçirdiği rahatsızlık nedeni ile Hakkın
rahmetine kavuşmuş cenazesi 3 Ekim
2017 Salı günü öğle namazına mütakip
Çarşı Caminde kılınan namazından sonra
Dursunbey Mezarlığına defnedilmiştir.
Merhuma, yüce Allahtan Rahmetler dilerken,
Oğulları, Mustafa ve Mehmet NEZLİ'ye, Nezli
Ailesine, Eş, Dost ve Sevenlerine
Baş Sağlığı Dileriz.
Zuhal YARmA
Eczacı
mehmet YARmA
Hakimiyet Gazetesi
hakimiyet
06 EKİM 2017 DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
Sayfa 7
İLÇEMİZ CAMİLERİNDE 2017 - 2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
KIŞ KUR'AN KURSLARI BAŞLADI
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan, Kur’an Kursları 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı
Açılış Mesajı Bismillahirrahmanirrahim Sevgili öğrenciler, kıymetli veliler ve saygıdeğer Kur’an Kursu öğreticisi meslektaşlarım, Diyanet İşleri Başkanlığı, kurulduğu günden bu yana, “halkımızı din konusunda aydınlatmak” görevini hakkıyla
yerine getirmek için; büyük bir özveri, hassasiyet, titizlik ve samimiyetle çalışmaktadır. Bu doğrultuda, arzu eden vatandaşlarımıza, Kur’an’a ve Sünnete bağlı
kalarak, İslam’ın ana yolunu, doğ- ru ve güvenilir dini bilgiyi nitelikli eğitimciler
aracılığıyla öğreten Başkanlığımız, geleneksel eğitim pratiklerimizi güncelleştirmesinin yanı sıra, çağın fiziki ve teknolojik araçlarından ve yeni tekniklere göre
hazırlanan eğitim materyallerinden yararlanmaya önem vermektedir. Milletimizin İslam dinini öğrenme konusunda kurumumuza gösterdiği güven ve ilgiyle
birlikte, eğitim programlarının çeşitlenmesi ve yeni programların geliştirilmesi
ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Bunun yanı sıra, eğitimcilerin kazanımlarının
korunması ve niteliklerinin düzenli şekilde artırılması da İslam dininin öğretilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Diyanet İşleri Başkanlığı, bir yandan program
geliştirme faaliyetlerini sürdürürken, diğer yandan da hizmet içi eğitim seminerleri ile öğreticilerimizin mesleki yeterliliklerini geliştirmeye devam etmektedir.
Dursunbey Çarşı Camiin de öğrencilerimiz Sevgili öğrenciler! Kur’an kurslarımızı
tercih ederek hayatı- nızın en güzel kararını vermiş bulunmaktasınız. Sizleri bu
KAYIP
Nüfus hüviyet
cüzdanım
kaybolmuştur.
Hükümsüzdür.
Ahmat Erdoğan
DURSUNBEY
özel ve anlamlı kararınızdan dolayı tebrik ediyorum. Kurslarımıza özveriyle devam ettiğinizde; Kur’an-ı Kerim’i düzgün ve tecvid kurallarına uygun bir şekilde okuyacak; sağlam bir itikat, bilinçli bir ibadet, güzel bir ahlak sahibi olacak,
aynı zamanda Sevgili Peygamberimiz’i (sav) hayatı ve sözleri ile daha yakından
tanışmış olacaksınız. Yüce Kitâbımızı satırlardan gönüllerinize ve kalplerinize aktaracak, yüzüne Kur’an okuyan sizler, yüzlerinden Kur’an’ın gü- zelliği okunan
mü’minler olacaksınız. Kıymetli Öğreticiler! Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlamanın heyecanı ile çarpan yüreklerinizle, öğrencileriniz için günlerdir sürdürdü- ğünüz hazırlıklarınızı tamamladınız. Artık onları karşılamaya hazırsınız. Allah
Rasulü’nün; “en hayırlı ve en şerefli” diye vasıflandırdığı nasipli kişiler sizlersiniz.
Bu sebeple, anne ve babaları tarafından sizlere emanet edilen öğrencilerimize,
İslam dinini doğru bir biçimde öğretmek temel prensibiniz olmalıdır. Milletimizi din kisvesi altında kandırmak isteyen din, vatan ve devlet düşmanlarına karşı bilinçlendirmek ve uyanık tutmak da sizin öncelikli vazifenizdir. Bu vesile ile;
2017-2018 Eğitim-öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni eder, kıymetli
öğreticilerimize, sevgili öğrencilerimize, velilerimize, müftülük personelimize ve
mesai arkadaşlarıma Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler dilerim. M.Çay
Prof. Dr. Ali ERBAŞ Diyanet İşleri Başkanı
kalorifer yakma belgeli - kalorifer yakılır
aydın damla
Tel. : 0 531 502 11 48 - 0 544 443 37 03
hakimiyet
ORTADOĞU
SURİYE - IRAK
İSLAM ÜLKELERİNİN
KANAYAN YARASIDIR
KOYNUMUZDA YILAN BESLEMİŞİZ.
Alın şimdi bayrak meselesinin nerelere geldiğini görün.
Adam 16 yaşından beri hayal ettiğim referandumu yapacağım diye diretti ve bölgenin en güçlü iki devleti,
Türkiye ve iran'ın karşı çıkmalarına rağmen, (Esasında
Türkiyeden başka cidi,ciddi şiddetle karşı çıkan'da yok)
Türkiye için referandum yok hükmündedir, sınır kapılarını ve petrol vanalarını kapatırsak aç kalırsınız dememize rağmen, hatta bir gece ansızın gelebiliriz, en
büyük destekciniz israil sizi kurtaramaz dememize rağmen, barzani referandum'u dediği gibi yaptı ve yüzde
dosan çivarında evet oyu cıktığı söyleniyor. (barzaninin
bu referandumuna Suriye ve Irak merkezi hükümetleride karşılar ama müdahale edecek gücleri yok.) ABD ise
tavşana kaç tazıya tut politikası izliyor. Bu referandumu
yapmayacaksın diyemedi. Ertele dedi, Belki de ben
ertele diyorum. Amma sen bildiğin gibi yap da demiş
olabilir. İsrail Kürdistan’ı kendi jandarması olarak görüyor. Onun için Kürdistan’ın kurulmasından yana. Küstah
barzani Türkiye ye sert tavırlar koyuyor. Sınırımıza kadar geliyor. Orada tavrını sert bir şekilde dile getiriyor.
Türkiye sonucuna katlanır demekle yetiniyor. ucunda ölümde olsa referandumu yapacağım, siz kerkük'e
karışırsanız bende Diyarbakır'ı karıştırırım diyor. Nedir
bu sonucuna katlanırın anlamı? Biz bu kelimeyi çok
duyduk. Fakat olacak olan şey oldu. sayın cumhurbaşkanımız bu bir savaş sebebidir ansızın gelebiliriz
diyor,sayın Başbakanımız'da savaş yok diyor,Allah korusun bölgedeki bir kıvıcım ortalığı cehenneme cevirir,
bizde bu bataklıktan çok zarar görürüz, Allah aşkına,
bu adamı bir devlet başkanı gibi karşılamadık mı? Hava
limanlarına Kürdistan bayrağı çekmekle, Barzani’yi
Kürdistan’ın başkanı olarak karşılamış olmazmıyız?
O zaman Kürdistan devleti hayalleri bilinmiyormuydu?
ABD Kürdistan’ın kurulmasını istiyor. Ne için istiyor?
İsrail’i Kürdistan’ın ve ortaduğunun jandarması yapacakları için istiyorlar. ABD’nin Ortadoğu projesinin
içeriği bu olayla ilgilidir. İsrail de kendi menfaatleri söz
konusu olduğu için. Kürdistan’ın kurulmasını istiyor.
Türkiye nin karşısında hem ABD, hem de İsrail var. Yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal. İşte buda dış
politikanın ne durumda olduğunun bir göstergesidir.
Devletlerin dış politikalarında dostluktan çok menfaatler önemlidir. Bu şekilde yorumluyoruz. Geriye doğru
bir defa daha dönelim. Bir devletin sınırları içersinden
başka bir ülkenin silahlı kuvvetleri silahları ile birlikte
geçemez. Barzani’n Peşmergeleri bizim topraklarımız
içerisinden kuzey Suriye ye geçip. başka bir kürt guruba desteğe gitmedi mi? Korunmalarını da Türk ordusu
sağlamadı mı? Birde Kerkük petrollerinin dış ülkelere
satışının gerçekleşmesini sağlayan petrol boru hattı
var. Bu taşınan petrolden bizde Türkiye olarak faydalanıyoruz. İşte bu petrol boru hattı anlaşması nasıl yapıldı.
Birde bu olay var. Bu kozu Türkiye kullanabilir. Başbakanımız barzaniye petrol vanasını kapatırsak gününüzü
görüsünüz diyor, Maliye bakanı'da Petrol vanasının
kapatılmaması lazım, kapatılırsa ekononiye zararı olur
demeye getiriyor. Doğru söylüyor olabilir kanatindeyiz.
Eğer biz petrol vanalarını kapatırsak bu borudan petrol
alan diğer ülkeler ilede aramız açılabilir buda başka bir
krize sebep olabilir. Şimdi 25 Eylülde Barzani bu referandumu yaptı. Bekleyip göreceğiz. Ülkemiz için hayırlı olanı hangisi ise o olsun. İnşallah iyi bir yol bulunur.
Çükü ordumuzu savaşa sokmak yıpratıcı olur. Bir gece
ansızın gelebiliriz denmesine,1926 Ankara anlaşmasına göre Kuzey Iraktaki Türk şehri Kerkük'e girebiliriz
denmesine rağmen, Başbakanımızın dediği gibi savaşa gitmiyoruz.Sayın cumhurbaşkanımızın, barzani ve
yaptığı referandum hakkındaki eylem ve söylemlerini
destekliyoruz. Hayırlısı ne ise onun olmasını temenni
ediyoruz. Allah hakkımızda hayırlı olanını versin. Yüce
Allah, Vatanımızı,Milletimizi, Devletimizi, Bayrağımızı
ve Birlik, Beraberliğimizi korusun inşaallah Amin.Saygılarımla Mehmet Yarma
06 EKİM 2017 DURSUNBEY HAKİMİYET GAZETESİ
Sayfa 8
BALIKESİR ECZACILAR ODASI'NIN GENEL KURUL
TOPLANTISI YAPILDI
Balıkesir Eczacılar Odası yeni yönetim kurulu:
Asil 1 - Ecz. Sertaç Özmen (Başkan) - 2 Genel
Sekreter Ecz. Alp Ragıp Yalçınkaya - 3 Sayman
Ecz. Göksel Gümüş - Üye Ecz. Nuray Babayiğit,
Üye Ecz. Dilek Sayar,- Üye Ecz. Dilara Başeğmez
Çakır,- Üye Ecz. Özgül Hancılar.
SÜT ÜRETİCİLERİ VE SÜT ÜRETİCİSİ ÇİFTÇİLER,
SÜT FİYATLARININ 2 TL. OLMASINI İSTİYORLAR.
Geçen sayımızda Çiğ süt fiyatı 1,30 TL. olarak belirlendi Üretici memnun değil diye yayımlanan haberimizi, değerlendiren İlçemizdeki süt üreticileri Gazetemizi arayarak süt üreticilerinin bu gün gelmiş olduğu sıkıntılı durumlarını anlattılar. 2016 yılında 1,150
TL. olan bir litre soğutulmuş sütün fiyatı 2017 yılı
başında 1,210 TL ye yükseltildi daha sonra bu sene
ağustos ayında soğutulmuş çiğ süt fiyatları 1,30 TL
olarak belirlendi. Ulusal süt konseyi son olarak maliyet fiyatlarındaki artışları göz önünde tutarak çiğ
süt fiyatlarını 1 Ekim ayından itibaren 1,40 TL. olarak
belirlemesine rağmen bu artış üreticileri ve sütü üreten çiftçi vatandaşlarımızı hiç memnun etmedi. Neden diye sorduğumuzda bir dokun bin ah işit misali.
2016 Yılında slajlık yemi 198 kr.dan alırken 2017 yılında 245 Kr'tan aldık. Samanı 2016 yılında 270 kr'tan
alırken 2017 yılında 450 kr'tan aldık, İşçilik fiyatları
da yüzde 40 artırmasına rağmen, soğutulmuş çiğ
süte bu zaman içerisinde maliyetlere göre yarı yarıya düşük yüzde 22 civarında zam yapılmış oldu. 1
Ekim ayından itibaren 1 Lt. sütün fiyatı 1,40 TL. olarak
belirlenmesine rağmen, bizden sütün 1 Lt'sini 1,25
- 1,50 arası TL. den alıyorlar ve biz sütçülükten zarar
ediyoruz, et fiyatları dersen karma karışık, böyle giderse süt üreticileri çok zor durumda kalır. dediler.
Biz hayvanlarımızı satmadan veya kesime göndermeden süte, maliyet fiyatlarındaki artış oranında
zam yapılmalıdır, deniliyor.
Z.Turan
Download