1 iren haklimiyeiti milliye değfikîi, bilâkis tarihen bu ma

advertisement
t : 44
7 Şubat 1326
iren haklimiyeiti milliye değfikîi, bilâkis tarihen bu mazalime, bu mulüiakiyete, bu istibdada sebebiyet ve­
ren, birkaç misale izaih edeceğim veçihile, hükümdar
tarafımdan mansup olan ve lüzumundan fazla sala­
hiyetlilerle takviye edilen Ayan meclisleridir. Eğer ta­
rihten ibret almak lazım gelirse, bu vukuattan bizim
tecrübe almakhğımıız vaciptir.
Mesela efendiler, tarihi kadimden bir ufak misal
arz edeyim.
Bilirisiniz k'i kabiel milât 64 tarihine
kadar Roma d a hakimiyeti milliyeye müstenit bir hü­
kümet nafiz idi. Bu hâkimiyeti miiliyeyi, bu haki­
mli yeti âmmeyi temsil ederek icrayı ef'al eden hükü­
metlin istibdat Ve multlaJkiyete avdetimin yegâne sebe­
bi Roma Senatosu, yani Roma ayanı idi. O tarihe
kadar Roma Senatosu ahali tarafından 'müntehap
idi.
Vaktaki Senato 44 tarihinde (Jull Sezar) ın dela­
letiyle 900 âziaya ibllağ ödilerek, yani doğrudan doğ­
ruya Jül Sezar tarafından intihab edildi, o vakit
derhal hakimiyeti âmme münkatî oldu ve bunun inkıltâı neticesinde ROmalda hükümeti mutlaka caygfir
oldu. Som-ra tarihi ceditten misal getirilebilir. 1814
tarihinde 18 inci Lul'yi mu/til'akiyet suretiyle saltana­
ta davet eden bilakaydüşatt Fransa tacına ve Fran­
sa tahtına celbeden Fransa ayam idti.
PAVJJİ KAROLİDİ EFENDİ (İzftriir) — Fakat
Avrupa'nın kararıyla idi.
İSMAİL HAKKI BEY (Devamla) — Kezalik,
1852 tarihinde Üçüncü Napoiyon'u hükümeti mut­
laka sandalyesine ceilp ve davet eden, yine Üçüncü
Napolyon tarafından
intlihâb olunan medM ayan
idi. Hangi tarihte meclisi ayan mansup idi ve mec­
listi ayana lüzumundan fazla kuvvetler verilmiştir.
Behemahal tevlidi mazarrat eyledi, behemahal miiüetin zararına allar ak neticelendi Ve sonra bünldan da­
ha bir şey istidlal etmek suretiyle beyan etmek la­
zım gelir ki, ikinci derecede istibdada mudlakiyete
yol açan ve milletin izmihlaline sebebiyet veren ha­
kimiyeti milliye değiilldii.
Bü m'ecalisi âyanila beraber gerek mecalisi ayana
ve gerek hükümdarlara lüzumundan fazla
hukuku
zaide vermek isteyen ve gerek hükümeti icraiyeye ve
gerek hükümdara lüzumu kanunisinden ve lüzumu
hakikisinden fazla merbut bulunan ve onların bütün
evâmirine itaat eden mebusanlar idi. Bunu da hatır­
dan çıkarmamak lazımı geffir.
Bilirsiniz ki, ISlSde 18 inci Lui'niin saltanatı
mıüstebidesini tahkim eden Meclisi Meb'usan idi. O
meclisi meb'usan ki, Zöhrab Efendihim şimidfikı ifa­
C: 1
deleri veçhiyle gerek ayana lüzumundan fazla hukuk
Masum deruhte ediyor Ve milletin arzusu fikri hilâfı­
na Olarak o hukuku hükümdara bahşediyordu. Bu­
nun da bir tâbiri tarihisi Vardı ki, o mecf&e, bulun­
maz meclisli mebusan diy|orf'ar|dı. Bu meclisi mebu­
san idi ki, 18 inci Lui'nin hükümeili müsitebide ve
rmılialkasım tahkim etilim
Kezâüİk Lui Filip vesaire zamanlaı-ında da aynı
tarzda mansup olan ayana lüzumundan fazla hukuk
vermek isteyen ve kezâlık milletin efkâr ve hissiya­
tına muhalif olmak suretiyle bu hukuku tahkim et­
mek isteyen meclisli mebusan idi.
Vukuatı siyasiye gösterir ki, verilen hukuk fazla
olmak şartıyla dalma müntedi mazaratıtır. Millette
kalan hukuk, hukuku zâİdbden mâıduit ollisa bile, hiç­
bir zaman menafil esasiyel milliyeyi mahvetmez ve
hiçbir zaman milletin zararına alarak netayic tevhid
etim)ez.ı Bilakis, o miMJlletü hem hakimi yetti milliyeye
ahşjtorır ve hem de aleititfedric millete menafi i uimumiyei vatanım ne suretle muhafaza ve istihsal edileceği­
ni ve ne suretle tatbik edüleceğini gösterir.
Zöhrab Efendi de dediler ki, «Hakimiyeti mil­
liye hakkı saltanatı mullıiilldlir» ve bir fıkra daha ilâ­
ve eylediler, söylediler ki, «Hâkimiyeti milliye de­
mek, cumhuriyet demektir.» Bititablî bu fıkralar, ben­
denize kahrısa, pek de sükût ile geçiştirilecek fıkralaridan değildir. Hakimiyeti mill'iye demek, ne cum­
huriyet demektir ve ne de hakimiyeti milliye, salta­
natı muhildir. Hakimiyeti milliyeyi tarif etimek lazım
gelirse, şöyle tarif olunabilir; Hakimiyeti milliye, mil­
letin üzerinde hakim ve nafiz atacak heyet ve kuv­
vetti yine arzuyu milletle, efkârı milletle hakim ve
nafiz olması demektir. Bu'num tarifi mücmel ve mü­
fidi budur.
PAVLI KAROLİDİ EFENDİ
(İzmir) — Zatı
Şahane söyledi, «Ben de miletin bendesiyim» dedi.
İşte hakimiyeti milliye bu demektir,
İSMAİL BEY (Devamla) —
PAVLİ KAROLİDİ EFENDİ (İzmir) — Hâkimiiyelti m'ii'iye d'emek, padişah, milletin birinci ben­
desi demektir.
ABDÜLAZİZ MECDİ EFENDİ (Karesi) — Pa­
dişah, onu (seyyidil kavm badlilmi hum) musaddakınca söylemiştir, bir kavmim hadimi, o kavmin ulusu­
dur. Kanöîidi Efendi! sizin tarzı terâkkiniz veçhiyle
değildiır. Manası, bir kavmin büyüğü, o kavme hiz­
met edendir, o manadadır, sizlim aldığınız manada de­
ğildir.
— 118 —
TBMM KUTUPHANESI
Download