economıc agenda - T-Bank

advertisement
20 Haziran 2014
TÜRKİYE’DE BU HAFTA
Son
ekonomik
gelişmeler...



Bütçe Mayıs ayında 1.5 milyar TL açık verdi. Geçen yılın aynı ayında ise
4.6 milyar TL tutarında fazla verilmişti. 2013 yılı Mayıs ayında 8.1 milyar
TL faiz dışı fazla verilmişken, 2014’ün Mayıs ayında 8.6 milyar TL faiz dışı
fazla verildi. Ocak-Mayıs 2014 dönemi bütçe verilerine bakıldığında
geçen yılın aynı döneminde fazla vermiş olan bütçenin bu yıl açık verdiği
görülmekte. Bu dönemde bütçe açığı 2.8 milyar TL olurken; faiz dış fazla
ise 22.1 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe 2013 yılının aynı döneminde
4.3 milyar TL fazla verirken; faiz dışı fazla ise 26 milyar TL’ydi.
İşsizlik oranı Şubat, Mart, Nisan aylarını kapsayan Mart döneminde
yüzde 9.7, tarımdışı işsizlik ise yüzde 11.6 oldu. Mevsim etkilerinden
arındırılmış işsizlik oranı ise bir önceki döneme göre 0.1 puanlık artış ile
yüzde 9.1 oldu.
Türkiye'nin yurtdışı varlıkları ile yurtdışına olan yükümlülüklerinin farkı
olarak tanımlanan net uluslararası yatırım pozisyonu (UYP), 2013 yıl
sonunda eksi 389.1 milyar dolar iken Nisan sonunda eksi 405.9 milyar
dolar seviyesinde gerçekleşti. Merkez Bankası tarafından açıklanan UYP
verilerine göre Nisan sonu itibarıyla, Türkiye'nin yurtdışı varlıkları, 2013
yıl sonuna göre yüzde 0.9 azalışla 223.6 milyar dolar, yükümlülükleri ise
yüzde 2.4 artışla 629.5 milyar dolar oldu. Varlıklar alt kalemleri
incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2013 yıl sonuna göre 1.3 milyar
dolar azalışla 129.7 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi 2 milyar dolar
azalışla 58.3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yükümlülükler alt
kalemleri incelendiğinde, Nisan 2014 itibarıyla, yurtdışında yerleşiklerin
yurtiçinde doğrudan yatırımları (sermaye ve diğer sermaye) piyasa
değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2013 yıl sonuna
göre yüzde 4.1 artışla 151.6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Nisan
itibarıyla, portföy yatırımları 2013 yıl sonuna göre 7.2 milyar dolar artış
gösterdi. Yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2013 yıl sonuna göre
yüzde 10.6 artışla 57.9 milyar dolar olurken, borç senetleri alt kalemleri
olan yurtdışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 4.5 azalışla
49.8 milyar dolar, Hazine'nin tahvil stoku (yurtiçi yerleşiklerce alınan
tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 4 artışla 39.3 milyar dolar
seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2013 yıl sonuna
göre 1.7 milyar dolar artış gösterdi. Bankaların toplam kredi stoku yüzde
1.3 artışla 86.9 milyar dolar, diğer sektörlerin toplam kredi stoku ise
yüzde 3 artarak 98.9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan itibarıyla,
diğer yatırımlar altında yer alan yurtdışı yerleşiklerin yurtiçi yerleşik
bankalardaki yabancı para mevduatı, 2013 yıl sonuna göre yüzde 1.8
artışla 37.5 milyar dollar olurken, TL mevduatı da aynı dönemde yüzde 3
azalışla 10.7 milyar dolar oldu.
1
Merkez Bankası
Başkanı
Başçı,
ölçülü
faiz
indirimlerinden
söz etti...
Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, Konya Ticaret Odası'nda yaptığı
konuşmada TCMB'nin bir vesayet kurumu ya da bir vasi olmadığını; bir acente,
teknik bir kurum olduğunu ve siyasetin dışında yer aldığını söyledi. 2015
sonunda enflasyonu yüzde 5'e indirmek için bütün şartların olduğunu da
söyleyen Başçı, enflasyonda düşüşü gördükçe ölçülü faiz indirimleri
yapılabileceğini ancak bunu engelleyecek geçici faktörlerin ortaya çıkması
halinde de daha temkinli bir indirim süreci izleyebileceklerini söyledi. Başçı
şimdiye kadar ölçülü faiz indirimi dediklarinde ya 25, 50 ve 75 baz puanlık
değişiklikler yaptıklarını söyledi ve ölçülü indirim dendiğinde piyasanın aşağı
yukarı bunlardan birini anlayacağını ifade etti. Başçı, güven korunduğu sürece,
TCMB'nin enflasyonu düşüreceğine dair fiyatlamalar uzun vadeli faizlerde
görüldüğü sürece, faiz indirimi yapabileceklerini ama bunu dikkatli, dengeleri,
istikrarı bozmadan yapacaklarını belirtti.
Merkez
Bankası'nın
Haziran beklenti
anketi...
Merkez Bankası'nın (TCMB) Haziran beklenti anketinde, yıl sonu TÜFE beklentisi
bir önceki anketteki yüzde 8.33'ten yüzde 8.29'a geriledi. 2014 GSYH artış
beklentisi ise yüzde 2.80’den yüzde 3.30’a yükseldi. Cari açık beklentisi 50.3
milyar dolardan 50.1 milyar dolara indi. 2014 sonu dolar kuru beklentisi
2.1724’den 2.1721’e geriledi.
Banka kredileri 6
Haziran itibariyle
haftalık
%0.18
azaldı...
Bankacılık sektörü kredileri 6 Haziran itibarıyla bir önceki haftaya göre yüzde
0.18 düşüşle 1.108 trilyon lira olurken; yılın başında yüzde 32 seviyelerinde olan
yıllık artış oranı yüzde 22.2'ye geriledi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu (BDDK) verilerine göre, krediler geçen yıl 7 Haziran dönemindeki 906.65
milyar liraya göre yüzde 22.2 arttı. Kredilerde 2013 sonuna göre artış ise yüzde
4.07 oldu.
Fitch’e
göre,
portföy yönetim
sektöründeki yeni
düzenlemeler
sermaye
girişlerini
artıracak...
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'de 1 Temmuz tarihinden itibaren
portföy yönetimi sektöründe geçerli olacak yeni düzenlemelerin, sektöre sermaye
girişini artırarak yönetilen aktifleri büyüteceğini ve rekabeti canlandıracağını
açıkladı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun hazırladığı ve portföy yönetim sektöründe
1 Temmuz tarihinden itibaren hayata geçecek yenilikler arasında, fonların kurucu
statüsünün portföy yönetim şirketlerine geçmesi, yeni ürünlerin kurulması ve
saklama hizmetlerine ilişkin düzenlemeler bulunuyor. Öte yandan, portföy
yönetim şirketlerinin 30 Haziran'a kadar Türkiye Elektronik Fon Dağıtım
Platformu'na üye olma zorunluluğu bulunuyor. TEFAS olarak adlandırılan ve
üçüncü çeyrekte hayata geçmesi beklenen platform, yatırımcılara tek sistem
üzerinden fon alım-satım imkanı sunacak. Portföy yönetimi sektöründeki yeni
düzenlemelere ilişkin değerlendirmede bulunan Fitch, SPK'nın uzun vadeli
girişiminin parçası olan yeni düzenlemelerin Türkiye portföy yönetimi sektörünü
Avrupa'daki kurumsal standartlarla yakınlaştıracağını belirtti. Fitch, kanunun
yatırım fonları için yeni bir çatı oluşturacağını ve fon yönetim şirketlerinin yeni
fonlar ihraç etmesini kolaylaştıracağını kaydetti. Düzenlemelerin, bugüne kadar
yapısal olarak tekel olan sektördeki rekabeti de halihazırda canlandırmaya
başladığını belirten Fitch, beş büyük fon yönetim şirketinin piyasanın yüzde
70'inden fazlasını temsil ettiğine dikkat çekti.
2
Musul'da
kaçırılan
Türk
vatandaşlarının
serbest
bırakılması için
çabalar sürüyor...
Türkiye, Irak'taki gelişmelerin ardından Türk vatandaşlarına yönelik olarak
yayınladığı güvenlik uyarısına Basra kentini de dahil etti ve Türk vatandaşlarının
bu bölgeden mümkün olan en kısa sürede ayrılmalarını tavsiye etti. Türkiye daha
önce de Musul, Kerkük, Selahattin, Diyala, Anbar ve Bağdat bölgeleri için benzer
bir uyarıda bulunmuştu. Irak Şam ve İslam Devleti (IŞİD) geçen hafta Irak'ın ikinci
büyük kenti Musul'un kontrolünü ele geçirerek buradaki başkonsoloslukta
bulunan 49 Türk vatandaşını rehin almıştı. Musul'un bir başka noktasında da 31
Türk kamyon şoförü IŞİD'in elinde bulunuyor. Türkiye rehinelerin serbest
bırakılması için çabalarını sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri yaptıkları
açıklamalarda Irak merkezi hükümetinden Türkiye'nin Bağdat büyükelçiliği ve
Basra konsolosluğu için ilave güvenlik önlemleri alınmasının talep edildiğini de
açıklamıştı.
CHP ile MHP çatı
aday olarak İslam
İşbirliği Teşkilatı
eski
Genel
Sekreteri
İhsanoğlu
ismi
üstünde uzlaştı...
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
cumhurbaşkanlığı adaylığı için Milliyetçi Hareket Partisi'ne (MHP) İslam İşbirliği
Teşkilatı eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önerirken, taraflar bu
ismin aday gösterilmesi konusunda uzlaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu
önerinin "hayırlı" olduğunu, CHP ile MHP'nin İhsanoğlu ismi etrafında birlikte
çalışacağını kaydetti. CHP ve MHP, AKP'nin cumhurbaşkanı adayı karşısında bir
çatı adayı çıkarma arayışı içinde olduklarını açıklamıştı. Cumhurbaşkanlığı
adaylığı konusunda bir süredir sürdürdüğü istişarelerin ardından bu hafta MHP
Genel Başkanı Bahçeli ile görüşen Kılıçdaroğlu "herkesin kabul edebileceği bir
isim olarak" İhsanoğlu'nu aday olarak önerdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanlığı
seçiminin ilk turu 10 Ağustos'ta yapılacak. İki turlu yapılacak seçimlerde AKP'nin
adayının büyük ihtimalle Başbakan Tayyip Erdoğan olması bekleniyor.
AB Komiseri Füle,
Türkiye'nin
AB
değerlerine
bağlılığı
konusunda
son
aylarda şüpheler
oluştuğu
uyarısında
bulundu...
Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle, Türkiye'nin
Avrupa Birliği değerlerine ve standartlarına bağlılığı konusunda son aylarda bazı
şüpheler oluştuğunu belirterek, Türkiye'nin özellikle yasal düzenlemeler
yaparken Avrupa Birliği ile daha yakın istişareler içinde olması gerektiğini
söyledi. Füle, açıklamaları kapsamında Anayasa Mahkemesi'nin son dönemde
aldığı kararlardan da övgüyle bahsetti. Hükümetin 17 Aralık soruşturmasının
ardından Gülen hareketi mensuplarına karşı izlediği politikaları da
değerlendirmesi istenen Füle, atılacak adımların AB'nin kullandığı yöntemlerle
uyumlu olması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin çeşitli yasal düzenlemeler
yapmadan önce AB ile yakın istişare içinde olması gerektiği beklentisini
Ankara'daki temasları sırasında Türk yetkililere ilettiğini belirten Füle, özellikle
son altı aydır bu konuda sıkıntı yaşandığına dikkat çekti. Toplantıda konuşan AB
Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Türkiye'nin AB ile 2005 yılında başlayan müzakere
süresince sadece 14 faslın açılabildiğini ve bir faslın kapatıldığını, bazı üye
ülkelerin engellemeleri nedeniyle ise 17 faslın hâlâ müzakerelere açılamadığını
hatırlattı.
3
DÜNYA EKONOMİSİ
Irak’tan
petrol Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Irak'ın petrol üretimini artırma hedefi üzerindeki
arzı tehlikede…
risklerin çoğaldığını belirterek, küresel ekonominin hızlanmasına paralel
güçlenen talebe karşılık şiddet olayları ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle OPEC
ülkelerinin petrol arzının tehlikede olduğuna dikkat çekti. IEA, bu hafta
yayımlanan Orta Vadede Petrol Piyasası raporunda, yükselen fiyatlar nedeniyle
küresel petrol talebindeki artışın 2020 yılına doğru hız kaybedebileceğine dikkat
çekti. Petrol fiyatları, Irak'ta Sünni militanların petrol arzını tehlikeye
sokabileceği endişeleriyle geçen hafta varil başına 115 dolara yaklaşarak, Eylül
ayından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nde
(OPEC) ikinci en yüksek üretime kapasitesine sahip Irak'ın bazı petrol ihracat
tesisleri Mart ayından bu yana çalışmıyor. Diğer üye ülkelerden Libya'da siyasi
kargaşa, İran'da ekonomik yaptırımlar, Nijerya'da ise hırsızlık örgütün petrol
ihracını kısıtlıyor. Raporda, IEA'nın icra direktörü Maria van der Hoeven'in
"OPEC'in öngörülen kapasite artışının en büyük bölümü Irak'tan kaynaklanacak,
ancak bu artışın giderek daha fazla tehlike ile karşı karşıya kaldığı görülüyor"
ifadesi yer aldı. IEA, OPEC üyesi ülkelerin üretiminin 2019 yılına kadar 2.08
milyon varil artarak günde 37.06 milyon varile yükseleceğini öngörüyor.
Üretimdeki artışın yüzde 60'tan fazlasının Irak'tan kaynaklanacağı tahmin
ediliyor. Kuruluş, küresel petrol talebinin ise Mayıs 2013 tahminlerine göre
960,000 varil artarak günde 92.76 milyon varile yükseleceğini tahmin ediyor.
Küresel petrol talebindeki artışın ise bu yıl günde 1.32 milyon varil olacağı,
gelecek yıl günde 1.42 milyon varile yükseleceği öngörülüyor.
ABD
ekonomisinde
gelişmeler...

ABD Başkanı Barack Obama, ABD'nin Irak'a 300 kadar askeri danışman
göndereceğini, ancak Irak'taki krize siyasi bir çözüm bulunması gerektiğini
söyledi. Ulusal güvenlik heyeti ile görüştükten sonra açıklama yapan
Obama, gerek görmesi halinde ABD'nin Irak'ta "hedefi belli" askeri
adımlar atmaya hazır olduğunu belirterek, militanlara karşı derhal hava
saldırısı düzenlenmeyeceğinin işaretini verdi. Ancak Obama hava
saldırılarını askeri seçenekler arasında tutmaya devam etti. Obama ABD
askerlerinin savaşmak için Irak'a dönmeyeceğini söyledi. Obama, Irak
Başbakanı Nuri el Maliki'ye Irak'taki mezhepsel ayrılığın üstesinden
gelmesi için acilen adım atmasına yönelik sert bir mesaj gönderdi. ABD'li
yetkililer Irak'ın kuzey yarısını ele geçiren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)
örgütünün Irak'taki mezhepsel düşmanlıklardan faydalandığını ifade
ediyorlar. Obama zor durumdaki Irak güvenlik güçlerine verilen desteğin
artırılacağını söyledi, ancak Bağdat'ın isyancılara karşı derhal talep ettiği
hava saldırılarını başlatmaktan bahsetmedi. ABD'li yetkililer sayıları 300'ü
bulabilecek askeri danışmanların özel harekat güçlerinden oluşacağını ve
istihbarat paylaşılması ve planlama için oluşturulacak ortak operasyon
merkezinde çalışacağını ifade ettiler. ABD'nin önde gelen siyasetçileri
4


Maliki'nin görevini bırakmasını istedikleri gibi Obama'nın danışmanları da
Maliki ile hayal kırıklığı yaşadıklarını net şekilde ifade ediyorlar. Bazı
ABD'li yetkililer Irak'a yeni bir lider kadro gerektiğini ifade etseler de eski
bir üst düzeyli ABD'li yetkili Washington'un durumu etkileyecek kadar
nüfuzu bulunmadığını ifade etti. Obama, Dışişleri Bakanı John Kerry'yi
bölgeye göndereceğini ve Kerry'nin Avrupa ve Ortadoğu ülkelerini ziyaret
edeceğini söyledi. ABD'li bir yetkili Kerry'nin kısa süre sonra Irak'a
gideceğini ifade etti ancak kesin bir tarih vermedi.
ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomideki toparlanmaya duyduğu güvene
dikkat çekti ve gelecek yıldan itibaren başlanacak faiz artırımlarında
biraz daha hızlı hareket edilebileceğinin işaretini verdi. Fed buna
karşılık, uzun vadeli politika faizi hedefini indirdi. Fed yetkilileri, 2014
gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH) beklentisini de aşağı çekerek yüzde 2.9'dan
yüzde 2.1-2.3 aralığına indirdiler. Fed Başkanı Janet Yellen bunun sert kış
koşulları gibi bazı "geçici" faktörlerin bir sonucu olduğunu söyledi. GSYH
için 2015 ve 2016'ya beklentileri bulundukları seviyede bırakıldı. Yellen,
"uzun vadede ekonomik büyüme ile ilgili tahminlerde bir miktar gerileme"
nedeniyle merkez bankasının uzun vadeli politika faizi beklentilerini
yüzde 4'ten yüzde 3.75'e indirdiğini ifade etti. Uzun vadeli faiz için gelinen
bu seviye New York Fed Başkanı William Dudley tarafından daha önce
tarihsel olarak yüzde 4.25 olduğu ifade edilen düzeyin altında yer alıyor.
Fed'in iki gün süren toplantısının ardından yetkililerin gelecek iki yılda
enflasyonun yavaş da olsa yükseldiği, işsizliğin gerilediği ve yüzde 3
civarında trend üzeri büyümeden oluşan ekonomik görünümden memnun
olduğu görülüyor. Fed yetkilileri buna bağlı olarak gelecek iki yılda faizin
seyrine dair beklentilerini en son üç ay önce açıklanan seviyelere kıyasla
yükseltti. Fed'in kısa vadeli faiz artırım beklentilerine göre, 16 Fed
yetkilisinden 13'ü faizlerin gelecek yıl artırılması gerektiği görüşünü
paylaşıyor. Yetkililerin tahminlerinin medyanına göre 2015'te faizin Mart
ayında yayımlanan tahminlere kıyasla sınırlı bir artışla yüzde 1.125'e
yükseleceğini öngörülüyor. Fed yetkilileri 2016 için ise biraz daha agresif
bir artış öngörüyor. 2016 sonu için beklentiler Mart ayındaki yüzde 2.25
düzeyinden yüzde 2.5'e yükseldi. Fed ayrıca, aylık tahvil alım tutarını
beklendiği gibi 10 milyar dolar daha azaltarak 45 milyar dolardan 35
milyar dolara düşürdü.
Fed' Başkanı Janet Yellen "Fed'in politika yapıcılarının gerektiğinde faizleri
yükseltmek için gerekli araçları olduğunu" dile getirdi, Fed’in büyük
bilançosunu bir süre daha taşımaya devam edeceğini söyledi. Başkan, faiz
artışı konusunda mekanik bir formül olmadığını vurguladı. Fed'in Açık
Piyasa Komitesi'nin (FOMC) 2 günlük para politikası toplantısının sona
ermesinin ardından Başkan Janet Yellen basın toplantısı düzenledi. Yellen,
"İstihdam piyasası koşulları iyileşti" derken ekonominin iş piyasasına
katkı sağlamak için yeterli derecede güçlü olduğunu ifade etti. Bununla
birlikte yüksek işsizlik oranının büyümenin önünde engel oluşturacağını
söyledi. "Düşük enflasyon ekonomik performans için risk" diyen Yellen,
enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru kademeli olarak ilerleyeceğini belirtti,
artan enflasyonun bir risk oluşturmadığının altını çizdi. Fed'in tahvil
alımlarından çıkarken tedbirli bir yol izlediğini belirtti. Yellen, maaşların
5







enflasyonun önüne geçeceği öngörüsünde bulundu. ABD'nin potansiyel
büyümesinin daha düşük olabileceğini vurgulayan Yellen, "Yatırımcılar
para politikasındaki görünümün belirgin olmadığını bilmeliler" uyarısında
bulundu. Yellen, büyümedeki yavaşlığın da yatırım eksikliğinden
kaynaklandığını kaydetti. ABD ekonomisinde krizden kalma etkilerin
görülebileceğini belirten Yellen, hızlı kredi büyümesinin risk
oluşturmadığını vurguladı. Gelişmekte olan piyasalarda ılımlı bir büyüme
beklediğini aktaran Yellen, Fed'in bilançosuna rağmen hareket etme gücü
olduğunu da sözlerine ekledi. Yellen ayrıca "Irak'taki gelişmeler enerji arzı
için potansiyel bir endişe kaynağı" değerlendirmesinde de bulundu.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ABD için büyüme beklentisini aşağı çekti
ve bu ülkede 2017 sonuna kadar tam istihdama ulaşılamayacağını ve
buna bağlı olarak da faizlerin piyasaların beklediğinden daha da uzun süre
sıfıra yakın seviyede kalabileceğini belirtti. ABD için 2014 büyüme
tahminini zayıf birinci çeyreğin ardından, Nisan'da açıkladığı yüzde
2.8'den yüzde 2'ye düşüren IMF, 2015'e ilişkin tahminini ise
değiştirmeyerek yüzde 3 seviyesinde bıraktı. Ekonominin desteklenmesi
ve yoksullukla mücadele için ABD'nin asgari ücreti artırması gerektiğini
belirten IMF, federal asgari ücretin ortalama maaşın yüzde 38'ine denk
geldiğine ve bunun da uluslararası standartların altında olduğuna dikkat
çekti.
ABD'nin New York eyaletindeki üretim büyümesi verisi Haziran'da
19.28 ile beklentilerin üzerinde açıklandı. Endeksin 15 seviyesinde
açıklanması bekleniyordu.
ABD'de sanayi üretimi, Mayıs ayında beklentinin üzerinde artarak, ABD
ekonomisinin toparlanması ile imalat sanayideki kazançların büyümeyi
desteklediği sinyalini verdi. Fabrika, maden ve kamu üretimi yüzde 0.6
artarken, Nisan ayı verisi ilk açıklamadan daha iyi yönde revize edilerek
yüzde 0.3 düşüş olarak kaydedildi. Toplam üretimin yüzde 75'ini
oluşturan imalat sanayi de ayrıca yüzde 0.6 artış gösterdi.
Tüketici fiyatları endeksi Mayıs'ta yüzde 0.4 ile beklentilerin üzerinde
artarken, enerji ile gıda fiyatlarındaki değişimleri içermeyen çekirdek
endeks yüzde 0.3 ile yine beklentilerin üzerinde yükseldi. Tüketici fiyatları
endeksindeki artış Şubat 2013'ten beri görülen en yüksek seviyede
gerçekleşti. Tüketici fiyatlarının yüzde 0.2 artması, çekirdek endeksteki
yükselişin de yine yüzde 0.2 olarak açıklanması bekleniyordu.
Yeni konut inşaatları Mayıs'ta 1.001 milyon adet ile; inşaat ruhsatları ise
991,000 adet ile beklentilerin altında açıklandı. Mayıs'ta yeni konut
inşaatlarının 1.034 milyon adet; ruhsat sayısının 1.050 milyon adet olacağı
tahmin ediliyordu. Daha önce Nisan'da 1.072 milyon adet olarak açıklanan
yeni konut inşaatları 1.071 milyon adete revize edilirken; 1.059 milyon
adet olarak açıklanan inşaat ruhsatlarında revizyon yapılmadı.
ABD'de cari açık birinci çeyrekte 111.2 milyar dolar olurken, tahminler
açığın 97 milyar dolar düzeyinde olacağı yönündeydi. 2013 yılı dördüncü
çeyreği için ise cari açık 81.1 milyar dolardan 87.3 milyar dolara revize
edildi.
ABD'de işsizlik maaşı başvuruları 14 Haziran'da sona eren haftada
6


AB
ekonomilerinde
gelişmeler...
AB:

312,000 ile beklentilerin hafif altında açıklandı. İşsizlik maaşı
başvurularının 314,000 olması bekleniyordu. Önceki hafta için 317,000
olarak açıklanan işsizlik maaşı başvuru sayısı ise 318,000'e revize edildi.
ABD'nin Philadelphia Fed endeksi Haziran'da 17.8 ile beklentilerin
üzerinde açıklandı. Mayıs'ta 15.4 değerini alan endeksin Haziran ayında 14
değerini alması bekleniyordu.
ABD öncü göstergeler endeksi, Mayıs ayında dört ay üst üste yükselişini
sürdürerek, bu yıl başında yaşanan yavaşlama sonrasında ekonominin
güçleneceğine dair beklentileri destekledi. Önümüzdeki altı aylık
görünümün göstergesi olan endeks, Nisan ayında yüzde 0.3'e revize edilen
artışın ardından Mayıs’ta yüzde 0.5 yükseldi.
Euro bölgesi Mayıs enflasyonu yıllık bazda nihai yüzde 0.5 ile öncü veri
ve beklentiler seviyesinde gerçekleşti. Enerji ve işlenmemiş gıda
fiyatlarındaki değişimleri içermeyen çekirdek endeks de yüzde 0.8 ile
beklentilerin hafif üzerinde açıklandı. Enflasyonun Mayıs'ta yüzde 0.5,
çekirdek endeksteki yükselişin de yüzde 0.7 seviyesinde açıklanması
bekleniyordu. Euro bölgesinde Nisan'da enflasyon yıllık bazda nihai yüzde
0.7 seviyesinde açıklanmıştı. Avrupa Merkez Bankası'nın enflasyon hedefi
yüzde 2'nin biraz altı düzeyinde bulunuyor.
Almanya:
 Almanya Merkez Bankası Bundesbank'ın Başkanı Jens Weidmann'ın
bazı Avrupa ülkelerinden gelen, ihracatçılara destek için euronun
devalüe edilmesi çağrılarını geri çevirdiği belirtildi. Euronun değer
kaybetmesine yönelik herhangi bir girişimin diğer merkez bankaları
tarafından da izlenebileceğini söyleyen Weidmann, tetiklenebilecek bir
"devalüasyon yarışı" ile sadece kaybedenler olacağını söyledi. Avrupa
Merkez Bankası (ECB) üyeleri arasında da yer alan Weidmann, "Rekabet
gücü devalüasyon yoluyla sağlanamaz. Bu şirketler tarafından çekici
ürünlerle elde edilebilir. Güçlü bir ekonomi aynı zamanda güçlü bir para
birimini de tolere edebilir" dedi.
 Alman yatırımcıların ekonominin görünümüne ilişkin eğilimlerini gösteren
ZEW endeksi Haziran'da 29.8 ile beklentilerin altında açıklandı. Endeksin
35 değerini alması bekleniyordu. Eğilim endeksi Mayıs'ta 33.1 değerini
almıştı.
İngiltere:
 İngiltere'de tüketici fiyatlarındaki artış Mayıs'ta yıllık bazda yüzde 1.5 ile
beklentilerin altında açıklandı. Tüketici fiyatlarında aylık bazda ise artış
beklentisine karşı yüzde 0.1 düşüş gerçekleşti. Mayıs'ta tüketici
fiyatlarında yıllık bazda yüzde 1.7 artış, aylık bazda yüzde 0.2 artış
açıklanması bekleniyordu. İngiltere'de tüketici fiyatları Nisan'da yıllık
bazda yüzde 1.8, bir önceki aya göre ise yüzde 0.4 artmıştı.
 İngiltere'de perakende satışlar, Brezilya'da düzenlenen Dünya
Kupası'nın yarattığı olumlu havanın gıda mağazalarındaki talep düşüşünü
7

bastırmakta yetersiz kalması ile, Mayıs ayında son dört ayda ilk defa
geriledi. Otomobil yakıtlarını da içeren satışlar, Nisan ayına göre yüzde 0.5
düşüş yaşadı. Gıda satışları bir önceki ayda Paskalya tatili ile
yükselmesinin ardından Mayıs'ta yüzde 2.4 geriledi. Diğer perakende
satışlar Dünya Kupası öncesinde futbol forması taleplerinin artırması ile
yüzde 2.2 yükseldi.
Çin Başbakanı Li Kiçiang'ın İngiltere'ye gerçekleştirdiği üç günlük resmi
ziyaret kapsamında, iki ülkenin şirketleri arasında, toplam hacmi yaklaşık
14 milyar sterlini bulan anlaşmalar imzalandı.
İspanya:
Parlamenter monarşi ile yönetilen İspanya'da diktatör Franco sonrasındaki
demokrasi tarihinin ikinci kralı olan 6. Felipe, Perşembe günü resmen tahta
oturdu. İspanyol meclisi tarafından yeni İspanya Kralı olarak ilan edilen 46
yaşındaki 6. Felipe, yaptığı konuşmada, ülke bütünlüğüne ve ekonomik krizle
mücadelede herkesin birlik olması gerektiğine vurgu yaptı.
Diğer
ekonomilerde
gelişmeler...
İsviçre:
İsviçre Merkez Bankası (SNB) politika faizini beklendiği gibi sıfır ile yüzde
0.25 aralığında tuttu ve euro/frank kuru taban seviyesini değiştirmedi.
Yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülen frankın euro karşısında aşırı
değer kazanmasını önlemeye çalışan SNB, euro/frank kurunda 1.2 olan taban
seviyesini korudu. SNB, 2011 Eylül'den bu yana euro/frank kurunun 1.2'nin
altına inmesine izin vermiyor. Merkez bankası bu yıl için yüzde 2 civarı olan
ekonomik büyüme tahminini korudu, sıfır olan enflasyon tahminini ise yüzde
0.1'e yükseltti.
Japonya:
Japonya'nın ihracatı, Mayıs ayında ABD ve Asya'dan gelen düşük talep sebebiyle
son 15 aydır ilk defa azaldı. İhracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.7
azaldı. İthalat yüzde 3.6 azalırken, ticaret açığı 909 milyar yene (8.9 milyar dolar)
geriledi. Japonya'nın en çok ihracat yaptığı iki ülke ABD ve Çin'den gelen talebin
düşmesi, yenin dolar karşısında değer kaybetmesinin de yavaşlalaması ile ihracatı
etkileme riski taşıyor. Öte yandan nükleer reaktörlerin 2011 Fukuşima faciasının
artından kapatılması enerji giderlerini artırarak, son 23 ayın en yüksek seviyesine
taşıdı.
Çin:

Çin’de konut fiyatları Mayıs ayında 70 şehrin 35'inde Nisan ayına göre
düşüş gösterdi. Bu düşüş Mayıs 2012'den bu yana en çok düşüşe işaret
ediyor. Şangay'ın finans merkezinde fiyatlar Nisan ayına göre yüzde 0.3
düşerken iki yılda ilk azalmasını da göstermiş oldu. Güneydeki iş merkezi
Shenzhen'de ise fiyatlar 0.2 azalma olarak kaydedildi. Boş konut fazlasıyla
karşı karşıya olan Çin'in konut endüstrisi, Başbakan Li Keqiang'ın 2014
büyüme hedefini tehdit eden yavaşlamayı durdurmaya yönelik küçük
çaptaki teşvik politikalarını riske atıyor. Merkez Bankası geçen ay ülkedeki
en büyük bankaları daha fazla mortgage vermeye çağırırken, devlet son 4
yılda getirilen fiyatları azaltmaya yönelik konut kısıtlamalarında geniş
8

çapta bir gevşemeye gitmiyor.
Çin'ine yapılan doğrudan yabancı yatırım mayıs ayında geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 6,7 düşerek, 8,6 milyar dolar seviyelerine geriledi.
Yılın ilk beş ayında finansal sektör yatırımları dışındaki doğrudan yabancı
yatırım ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 yükselerek 48,9
milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde hizmet sektörüne yapılan yabancı
yatırımın yüzde 19,5 artarak 27,5 milyar dolara yükseldiği, imalat
sektörüne yapılan yabancı yatırımın da yüzde 16,5 düşerek 17,4 milyar
dolar seviyelerine gerilediği açıklandı. Ocak-Mayıs döneminde anakara
Çin'e en fazla yabancı yatırımın Hong Kong, Tayvan, Singapur, Güney Kore
ve Japonya'dan geldiği ifade edildi. Japonya'dan gelen yabancı yatırımın
ilk beş ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42,2, ABD'den gelen
yatırımın yüzde 9,3 düştüğü kaydedildi. Çin'e, Güneydoğu Asya Uluslar
Birliği'nden (ASEAN) gelen yatırımın da yüzde 22,3 düşerek 2,54 milyar
dolar seviyelerinde olduğu belirtildi.
Rusya:
Rusya Merkez Bankası, hedefin üzerinde yer alan enflasyonla ilgili endişelerle
politika faizi olan bir haftalık repo faizini değiştirmeyerek beklendiği gibi yüzde
7.5 seviyesinde bıraktı.Merkez Bankası Mart ve Nisan'da politika faizini toplam
200 baz puan artırmıştı.
Brezilya:
Brezilya hükümeti Çarşamba günü, önceki yardım paketlerinden yararlanamayan
ihracatçıları ve yerli fabrikaları destekleyecek tedbirler açıkladı. Şirketlere
vergi kredileri sağlayan ve imalat ürünleri ihracatçılarına devlet destekli kredi
imkanı sunan tedbirler, ekonomiyi canlandırmak için 3 yıldır denenen fakat
başarılı olamayan desteklerin ardından geldi. Brezilya ekonomisinin bu yıl daha
da yavaşlayarak yalnızca yüzde 1 civarında büyümesi bekleniyor.
Arjantin:
 ABD Yüksek Mahkemesi'nin, Arjantin’in bonoları konusundaki kararı
sonrasında kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P),
Arjantin'in kredi notunu CCC- seviyesine düşürdü. S&P, Arjantin'in
notunu 2 kademe indirirken ülkenin temerrüde düşme riskine işaret
etti. CCC-, yatırım yapılabilir seviyenini 9 kademe altında bulunuyor.
Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez de Krichner, ABD Yüksek
Mahkemesi'nin kararına rağmen, yeniden yapılandırmalara katılmamış
yatırımcılara 1,5 milyar dolar ödeme yapmalarının imkansız olduğunu
söylemişti. Yeniden yapılandırmalara katılmamış tahvil yatırımcılarına 1,5
milyar dolar ödenmesinin, 15 milyar doları bulacak ödeme taleplerinin
yolunu açacağını savunun Fernandez de Kirchner, bunun Arjantin'in
uluslararası döviz rezervlerinin yarısından fazla olduğuna işaret etti. Latin
Amerika'nın 3. büyük ekonomisi Arjantin 2001 yılındaki finansal krizde 95
milyar dolar ile rekor düzeyde temerrüde düşmüştü.
 Arjantin, hükümetin bu hafta ABD mahkemelerinde alınan bir kararının
ardından vadesi 30 Haziran'da dolan tahvillerinde borç servisinin
"imkansız" olduğunu açıklayarak borçlarında temerrüte düşebileceği
9
uyarısında bulundu. Temerrüte düştüğü 2002 yılının ardından 100 milyar
dollar tutarındaki dış borcunu iki kere yeniden yapılandıran Arjantin,
borçlarının yeniden yapılandırılmasını kabul etmeyen kreditörleriyle 12
yıldır devam eden bir yasal mücadele içerisinde bulunuyor. ABD Yüksek
mahkemesi bu hafta
2005 ve 2010 yıllarındaki borç yeniden
yapılandırmasına katılmayan hedge fonlara karşı Arjantin'in temyiz
talebini reddetti. Yüksek mahkemenin davayı reddetmesiyle birlikte, daha
once New York mahkemesinin yeniden yapılandırmaya katılmayan fonlar
lehine verdiği karar hakkındaki yürütmeyi dürdürme kararı da kalktı.
New York mahkemesi Arjantin'in yeniden yapılandırmaya katılmayan
alacaklı hedge fonlara olan 1.33 milyar dolar tutarındaki borcunu
geri ödemeden, yeniden yapılandırılmış alacak sahiplerine olan
borçlarını geri ödeyemeyeceğine hükmetmişti. Arjantin ekonomi
bakanlığından yapılan açıklamada, "Yürütmeyi durdurma kararının
kaldırılması yeniden yapılandırılmış borçların New York'ta ödenmesini
imkansız hale getirmekte ve mahkemece alınan karardan farklı koşullarda
müzakere yapılmasına yönelik bir irade olmadığını göstermektedir"
denildi. Yeniden yapılandırmaya katılmayan fonlar, alacaklarından belirli
oranda feragat etmeyi kabul eden kreditörlerin aksine Arjantin'in
kendilerine olan borçlarını tümüyle ödemesini istiyorlar. Arjantin'in borç
servisinde bulunması gereken 30 Haziran tarihinde hemen temerrüte
düşmesi beklenmiyor. Durumun temerrüt olarak tanımlanabilmesi için bu
tarihten itibaren 30 gün beklenmesi gerekiyor.
Ukrayna:
 Ukrayna birlikleriyle Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında, isyancıların
Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko'nın ortaya koyduğu barış planı
kapsamında silah bırakmayı reddetmelerinin ardından Perşembe günü
ülkenin doğusunda şiddetli çatışmalar yaşandı. Askeri bir kaynak
Krasny Liman adlı kent yakınlarında yaşanan çatışmalarda 4,000 kadar
ayrılıkçının yer alabileceğini, her iki tarafın da zırhlı araçlar ve tanklar
kullanmış olabileceğini söyledi. Poroshenko Çarşamba günü Ukrayna'nın
doğusu için barış planına dair önerilerini açıklamıştı. Poroshenko'nun
açıkladığı 14 adımdan oluşan plan, ayrılıkçı göstericiler için af ve Rusya ile
olan sınırda daha sıkı kontrolleri de içeriyor. Poroshenko'nun planını
açıklamak üzere Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk
bölgelerinden yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.
 Rusya'nın doğalgaz ihracat tekeli Gazprom, Kiev hükümetine doğalgaz
borçlarını ödemesi için verdiği sürenin dolmasının ardından Ukrayna'ya
doğalgaz akışını keserken, Avrupa ülkelerine doğalgaz sevkiyatı da
tehlikeye girebilir. Ukrayna Enerji Bakanı Yuri Prodan, Rus doğalgazını
Ukrayna'daki boru hattı altyapısı üzerinden alan Avrupa ülkelerinde akışın
süreceğini garanti ederken, Ukrayna'ya doğalgaz sevkiyatının sıfıra
gerilediğini söyledi. Rusya, Ukrayna'nın artık sadece önceden ücretini
ödediği doğalgazı teslim alacağını belirterek, Avrupa'ya doğalgaz akışını
sağlayacak adımları atması için topu Ukrayna'ya attı. Ukrayna ve Rusya
devam eden görüşmelerde doğalgaz fiyatı konusunda anlaşmaya
varamadı. İki taraf da görüşmelerdeki pozisyonlarından taviz vermiyor.
10
Rusya Ukrayna'ya indirimli fiyattan doğalgaz satmayı teklif ederken, Kiev
yönetimi indirimi siyasi bir manipülasyon aracı olarak reddediyor.
Gazprom, Ukrayna'nın 4 milyar doları aşan doğalgaz borcunun en az
1.95 milyar dolarlık bölümünü ödemesini istemiş, aksi halde
doğalgazın kesilebileceğini veya teslim edilecek doğalgazın ücretinin
önceden ödenmesini talep edeceğini belirtmişti. AB ülkelerinin kullandığı
doğalgazın üçte birini sağlayan Rusya, gazın yarısını Ukrayna'daki boru
hatları üzerinden sevk ediyor.
Irak:
Radikal Sünni militanlar, Irak ordusu ile sert çatışmaların ardından ülkenin
kuzeybatısında bulunan ve çoğunluğu Türkmenlerden oluşan Telafer kentini ele
geçirdi. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanları geçen haftaki yıldırım
taarruzların ardından Telafer'i ele geçirerek Irak'ın kuzeyindeki hakimiyetlerini
pekiştiriyor. Telafer geçen hafta IŞİD militanları tarafından ele geçirilen Irak'ın
ikinci büyük kenti Musul'a kısa bir mesafede bulunuyor. IŞİD'in geçen haftadan
bu yana sürdürdüğü taarruzlar 2003 yılında diktatör Saddam Hüseyin'i devirerek
Irak'ta yeni bir yönetim kuran ABD'nin askeri birliklerini bu ülkeden
çekmesinden bu yana en büyük krizi tetikledi. Militanların kaydettiği hızlı
ilerleme, Irak Başbakanı Nuri el Maliki'yi destekleyen Iraklı Şiilerin yanı sıra İran
ve ABD'de de endişe yaratıyor. Bağdat'ın kuzeyinde Dicle vadisi boyunca
sıralanan kentleri kontrol altına alan IŞİD militanları, başkent Bağdat'a yaklaştı.
Bağdat yakınında ilerlemeye ara veren IŞİD ülkenin kuzeyindeki hakimiyetini
güçlendirmeye çalışıyor. Karmaşık bir etnik ve mezhep yapısına sahip olan Kuzey
Irak'taki Telafer kentinde Şii ve Sünni Türkmenler kentin ayrı bölgelerinde
yaşıyorlar. Telafer, özerk Kürt yönetimi sınırlarının hemen dışında yer alıyor.
Kürt silahlı kuvvetleri, Irak ordusunun petrol kenti Kerkük'ü geçen hafta terk
etmesinin ardından kentte kontrolü ele almıştı. Bu arada, Irak'ın en büyük
rafinerisi Baiji'nin etrafında IŞİD militanları ile Şii ağırlıklı Irak hükümetine bağlı
güçler arasındaki çatışmalar sürmekte. Irak helikopterlerinin yoğun militan ateşi
nedeniyle rafineriye inemediği ve tesislerin çoğunun isyancıların elinde olduğunu
belirtilmekte.
BU HAFTA PİYASALAR
Kur
ve
yükseldi...
faiz Hafta başında Irak kaynaklı jeopolitik riskler nedeniyle TL'nin dolar karşısındaki
değer kaybı devam ederken, TCMB Başkanı Başçı'nın olası bir faiz indiriminin
temkinli, ölçülü ve kademeli olacağını belirtmesi, siyasilerden gelen sert indirim
talebinin gerçekleşmeyeceğini işaret etmesiyle TL'deki baskı azaldı. Dolar/TL
Pazartesi günü 2.1455’e kadar çıktıktan sonra 2.14’ün altına indi. Sepet bazında
TL de 2.51 düzeyindeydi. Başçı'nın seri ve sert faiz indirimlerinin kısa vadede
olmayacağı yönünde açıklamaları ve küresel endişeler faizlerde yükselişi
beraberinde getirdi. Kısa vadeli faizlerde yükseliş daha belirgin oldu. 24 Şubat
2016 itfalı gösterge tahvilin bileşik faizi %8.50 düzeyine çıktı. Öte yandan 20
11
Mart 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilin faizi ise %9.16 düzeyine yükseldi. Salı
günü ise ABD'nin tahmin edilenden önce faiz artışına gidebileceği endişesi
yaratan enflasyon verilerinin ardından doların küresel bazda değer kazanması ile
dolar/TL sert bir biçimde yükseldi. Dolar/TL, ABD verisi sonrası 1.5 ayın yeni en
yüksek seviyesi olan 2.1513'e kadar yükseldi. Çarşamba günü ise Türkiye
piyasalarının kapanışının ardından sonuçları açıklanacak iki günlük ABD Merkez
Bankası (Fed) faiz kararı öncesinde kur ve faiz dar bantta işlem gördü. Dolar/TL
paritesi 2.14 civarında seyrederken, gösterge tahvilin bileşik faizi %8.60’ın
üstündeydi. Ancak Fed’in faizlerin uzun vadede geleceği seviyeyi aşağı yönlü
revize etmesiyle Perşembe günü dolar/TL hızlı bir gerileme kaydetti, 10 yıllık
tahvilin faizi de %9’un altına indi. Dolar/TL 2.13’ün altına indi. 10 yıllık gösterge
tahvilde test edilen en düşük seviye ise %8.84 oldu. Sepet bazında TL’de 2.52’nin
altına düşerken, iki yıllık tahvilin bileşik faizi %8.45’e geriledi. Haftanın son
gününde ise Fed’in yarattığı küresel iyimserlik azaldı. Ukrayna ve Irak'a ilişkin
artan jeopolitik riskler ve bu risklerin petrol fiyatlarında yarattığı baskı nedeniyle
dolar/TL yükseldi ve tekrar 2.14’ü geçti. Sepet bazında TL de 2.53’ü geçti.
Gösterge tahvilin bileşik faizi de tekrar %8.50’yi aştı. Türkiye, Irak’taki olaylardan
gerek siyasi, gerek ekonomik olarak diğer gelişmekte olan ülkelere göre daha
olumsuz etkilenmekte. Bunun nedenleri arasında petrol fiyatlarındaki
gelişmelerin yanısıra Irak’la komşu olunması, yoğun ticaret, tarihi ve kültürel
bağlar, bu ülkede gelişmelerin iç savaşa doğru gitmesi ve bu durumun yaratacağı
ekonomik ve siyasi etkiler bulunmakta.
Tahvil/bono piyasası gösterge faiz oranları
(24.02.16 tahvili, % bileşik)
%
25
22
19
16
13
10
7
02.01.2006
03.03.2006
28.04.2006
26.06.2006
21.08.2006
17.10.2006
15.12.2006
14.02.2007
11.04.2007
08.06.2007
03.08.2007
01.10.2007
28.11.2007
28.01.2008
24.03.2008
21.05.2008
16.07.2008
10.09.2008
11.11.2008
13.01.2009
10.03.2009
07.05.2009
03.07.2009
28.08.2009
27.10.2009
25.12.2009
19.02.2010
14.04.2010
11.06.2010
05.08.2010
05.10.2010
07.12.2010
01.02.2011
28.03.2011
23.05.2011
18.07.2011
15.09.2011
15.11.2011
10.01.2012
06.03.2012
03.05.2012
28.06.2012
27.08.2012
23.10.2012
21.12.2012
18.02.2013
15.04.2013
13.06.2013
13.08.2013
09.10.2013
11.12.2013
06.02.2014
02.04.2014
02.06.2014
4
Sonuçta 13 Haziran’da
Merkez
Bankası kurlarıyla 2.1236 olan
dolar/TL paritesi, 20 Haziran’da
2.1411 TL’ye çıktı; 2.8793 TL
düzeyinde olan euro/TL paritesi
ise 2.9121 TL’ye çıktı. 13
Haziran’da %8.37 olan gösterge
tahvilin ortalama bileşik faizi ise bu
haftanın son günü %8.61’e
yükseldi.
Döviz, petrol ve Döviz:
altın fiyatları...
Hafta başında ABD doları yen karşısında değer kaybederken, bu haftaki Fed
toplantısı öncesinde piyasadaki hareketler sınırlı kaldı. Dolar/yen paritesi haftaya
101.80 düzeyinde başladı. Euro/dolar paritesi ise 1.3540 seviyesindeydi. Dolar
hafta içinde ABD'de açıklanan enflasyon verisinin ardından euro ve yene karşı
değer kazandı. Euro/dolar 1.3550’ye doğru yükselirken, dolar/yen 102.25’e çıktı.
Tüketici fiyatlarının Mayıs'ta bir yıldan uzun sürenin en büyük artışını
kaydetmesi, Fed'in faiz artırımlarına daha fazla yaklaşabileceği spekülasyonunu
tetikledi. Çarşamba akşamı ABD Merkez Bankası'nın faizlerin bir süre daha düşük
seviyede kalacağının işaretini vermesinden sonra dolar para birimleri sepeti
karşısında yaklaşık iki haftanın en düşük seviyesinde işlem gördü. Euro/dolar
12
1.36’ya doğru yükseldi, dolar/yen ise 101.90’a geriledi. ABD'nin 10 yıllık Hazine
tahvilinin getirisi yüzde 2.615 seviyesinden yüzde 2.579'a geriledi. Euro/dolar
Perşembe günü de 1.3644’e kadar yükseldi. Haftanın son gününde ABD'de
açıklanan olumlu verilerin ardından dolar kayıplarının bir kısmını geri alarak
euro ve yene karşı değer kazandı. Cuma günü itibariyle Euro/dolar paritesi
1.3575; Dolar/yen paritesi 102.10 düzeyindedir.
Petrol:
Brent ham petrolünün varil fiyatı, Sünni İslamcı militanların Irak'ta ilerlemeye
devam etmeleriyle hafta başında 113 doların üzerine yükseldi. ABD hafif petrolü
de 107 doları geçti. Hafta içinde de Brent ham petrolünün varil fiyatı Irak'ta
yaşanan çatışmaların ardından ülkenin en büyük rafinerisinin kapanmasının ve
yabancı petrol şirketlerinin bu ülkedeki personelini çekmeleriyle 114 doların
üzerine çıktı, ABD petrolü ise 106 doların üstünde seyretti. Fed’in ekonominin
durumuna ilişkin olumlu değerlendirmesi petrol fiyatlarına destek sağladı.
Haftanın son gününde ise Brent ham petrolünün varil fiyatı 115 dolar ile dokuz
ayın en yükseğine yakın seviyede işlem gördü. Brent petrolü Irak'tan
gerçekleştirilen arzla ilgili sıkıntılara dair riskin artmasıyla üst üste ikinci haftayı
da yükselişle tamamlamaya hazırlanıyor. ABD petrolü ise fazla değişmedi. Cuma
günü itibariyle Brent ham petrolünün varili 114.75 dolar düzeyinde; ABD
hafif ham petrolünün varili 106.40 dolar civarında seyretmektedir.
Altın:
Altın Irak'ta yaşanan şiddetin güvenli liman olma özelliğini güçlendirmesiyle
hafta başında yükseldi ve ons başına 1281 dolar seviyesinde işlem gördü. Hafta
içinde ise fiyatlar Fed toplantısı öncesinde doların güç kazanması ve altın
fonlarındaki çıkışlarla birlikte 1270 doların altına düştü. Fed kararları sonrasında
ise altın fiyatları doların düşmesi ile hızla 1280 dolara doğru yükseldi. Perşembe
günü altının spot ons fiyatı 1310 doların üzerine çıktı. Haftanın son gününde ise
altın kar satışlarıyla biraz geriledi, ancak jeopolitik gerginliklerin etkisiyle tekrar
yükseldi. Cuma günü itibariyle altının spot fiyatı ons başına 1312 dolar
civarındadır.
DÖVİZ KURLARINDAKİ GELİŞMELER
(1)
(2)
(3)
(2)/(1)
31.12.13
30.05.14 20.06.14
%
değişim
2,1343
2,0954
2,1411
-1,8
2,9397
2,8522
2,9121
-3,0
2,5370
2,4738
2,5266
-2,5
1,3612
-1,2
1,3774
1,3601
(2)/(1)
reel %
değişim
-6,8
-7,9
-7,5
-
(3)/(2)
%
değişim
2,2
2,1
2,1
ABD doları/TL*
Euro/TL*
Döviz Sepeti **
Euro-dolar
paritesi
-0,1
* TCMB döviz satış kuru. ** 0,5 dolar + 0.5 euro. *** Reel % değişim için tüketici fiyat endeksi kullanılmıştır.
13
PARA PİYASALARINDA GELECEK HAFTA
Küresel
piyasalarda Irak
ve
Ukrayna
olayları
izlenirken;
Türkiye’de TCMB
toplantısı var....
Bu hafta küresel piyasalarda Irak olayları, Ukrayna’da devam eden karışıklık ve
Fed’in faiz toplantısı temel gündem maddelerini oluşturdu. Irak’da Sünni IŞID
militanlarının ilerlemesinin devam etmesi ve ülkede Sunniler, Şiiler, Kürtler ve
Türkmenler arasında bir iç savaş olasılığının artması küresel piyasaları olumsuz
etkilemekte. Bu nedenle özellikle petrol ve altın fiyatları son günlerde yükseldi.
Irak’ta ABD’nin de işe fazla karışmak istememesi ülkenin bölünmesi tehlikesini
artırmakta. Bu da Ortadoğu’daki sınırların yavaş yavaş yeniden çizilebileceğine
işaret etmekte. Diğer taraftan, Ukrayna hükümeti her ne kadar ateşkes ilan etse
de bu ülkede hükümet birlikleri ve Doğu Ukrayna’daki isyancılar arasındaki
çatışmalar tekrar yoğunlaştı. Ayrıca Rusya, Ukrayna’ya yönelik doğal gaz akışını
kesti ve bu karar Rus gazına bağlı Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de tedirginlik
yaratırken, petrol fiyatlarına baskıda bulunmakta. Bu hafta diğer bir gündem
maddesi Fed’in FOMC toplantısıydı. Aslında toplantıdan sürpriz kararlar çıkmadı.
Fed tahvil alım programını azaltmaya devam ederken, faiz artırımının uzun
vadede olabileceğini söyledi. Ancak gerek uzun vadeli faiz oranları konusundaki
tahminlerdeki düşüş, gerek Fed’in faiz artırımı konusunda acele etmeyeceğine
dair sinyaller vermesi küresel piyasaları olumlu etkiledi. ECB’nin de parasal
genişleme hareketlerine devam edebileceği sinyalleri piyasalar tarafından olumlu
karşılanmakta. Bu nedenle ABD doları değer kaybına uğradı. Ancak Fed
açıklamalarının etkisi kısa süreli oldu. Haftanın son gününde gerek Irak’taki
çatışmaların artması, gerek Ukrayna’daki gerilim küresel piyasaları olumsuz
etkilemekte. Bu nedenle euro/dolar paritesi tekrar aşağı yönlü geriledi. Irak’ta
olayların Bağdat ve petrol bölgesi Basra’ya da sıçrayabileceği endişeleri petrol
fiyatları üzerindeki baskıları yoğunlaştırmakta. Son olarak, Arjantin’in ABD’de
alınan mahkeme kararından sonra tahvil borçlarını ödeyememe ve temerrüde
düşme tehlikesi de küresel piyasalardaki tedirginliği artırmakta. Euro/dolar
paritesi 1.3575 civarında seyrederken; dolar/yen paritesi 102.10 dolaylarında.
Altının onsu 1312 dolar düzeyinde. Brent ham petrolünün varili 114.75 dolar;
ABD hafif ham petrolünün varili ise 106.40 dolar civarında.
Türkiye’de de özellikle Musul’daki konsolosluk baskını ve burada IŞİD tarafından
ele geçirilen Türk rehinelerin hala kurtarılamaması (rehine tutulan kamyon
şoförlerine ek olarak) ve Irak’ta iç savaşa doğru gidiş tedirginlik yaratmakta. Hem
petrol fiyatlarında süren artış, hem de Suriye’nin yanısıra Irak’ta da uzun yıllar
sürebilecek karışıklıkların başlaması Türkiye ekonomisi açısından olumsuz
sonuçlar doğuracak nitelikte. Bunun yanısıra Irak’ın Türkiye’nin ikinci ihracat
pazarı olması ve bu ülkede önemli miktarlarda Türk yatırımlarının bulunması da
endişeleri artıran faktörler. Bir diğer olumsuz faktör, bölgedeki Türkmen
nüfusunun savunmasız oluşu ve karışıklıklardan en ağır etkilenen toplumlardan
birisi olması ve Türkiye’nin bu konuda pek birşey yapamaması. Sonuçta, Irak’ta
savaş tehlikesinin artması ve kaos ortamının ağırlaşması Türkiye’yi siyasi ve
ekonomik olarak olumsuz etkileyecektir. Bu konuda Iran-Irak savaşı ve ABD
14
işgali sırasında yaşanan gelişmeler ve deneyimler hatırlanmalıdır. Öte yandan, bu
hafta Mart ayı işsizlik oranları ve Mayıs bütçe açığı verileri açıklandı.
Mevsimsellikten arındırılmış verilerle bakıldığında bir önceki döneme göre
işsizlikte fazla bir değişim olmadığı görülmekte. Mayıs’ta ise bütçe fazlası
verilmekle beraber harcamalardaki artış dikkat çekmekte ve geçen yıla göre
bütçede bozulma olduğu görülmekte.
Bu arada, 24 Haziran’da Merkez
Bankası’nın para politikası kurulu toplantısı var. Merkez Bankası Başkanı Sn.
Başçı’nın son demeçleri, tüm politik baskılara rağmen bankanın yüksek oranlı
değil ölçülü bir faiz indirimi yapacağı yolunda. Yine de bankanın Haziran
enflasyon sonuçlarını görmeden ve artan jeopolitik risklere rağmen faizlerde bir
indirim yapmasını riskli bulmaktayız. Buna rağmen beklentimiz Fed’in son
yorumları ve Başçı’nın son açıklamaları ışığında politika faizinde 50 baz puanlık
bir indirim yapılacağı yönündedir. Ayrıca, haftaya Haziran ayı imalat sanayi
kapasite kullanım oranları açıklanacak.
Sonuçta, Merkez Bankası’nın ölçülü bir faiz indirimi yapacağı varsayımı altında ve
Irak’taki durum daha da ağırlaşmazsa, önümüzdeki hafta dolar/TL paritesinin
2.12-2.16 aralığında dalgalanmasını bekliyoruz. Gösterge tahvilin bileşik faizinin
ise %8.25-8.65 aralığında hareket edeceğini tahmin ediyoruz.
Daha fazla bilgi için:
Dr. M.Veyis Fertekligil,
Baş Ekonomist
e-posta: [email protected]
Tel: 0212 – 368 35 20
UYARI NOTU: Bu rapor Turkland Bank A.Ş. (T-Bank) tarafından güvenilir olduğuna inanılan kamuya açık kaynaklardan elde
edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde finansal enstrümanların
alım veya satımı konusunda tavsiye veya finansal danışmanlık hizmeti sağlanması olarak yorumlanmamalıdır. T-Bank bu
raporda yer alan bilgilerin doğru ve tam olması konusunda herhangi bir şekilde garanti vermemektedir. T-Bank bu raporda
yer alan bilgilerde herhangi bir bildirimde bulunmaksızın değişiklik yapma hakkına sahiptir. Bu rapor ve içindeki bilgilerin
kullanılması nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak oluşacak zararlardan T-Bank hiçbir şekilde sorumluluk kabul
etmemektedir.
15
Download