Yaşlanma ve yaşlılığa bağlı Fizyolojik Değişimler

advertisement
Yaşlanma ve
Yaşlanmaya bağlı
Biyokimyasal
Değişiklikler
İTF Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı
Dr Beyhan Ömer
• Bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin insanlara sunduğu
imkanların en önemlilerinden biri insan ömrünün uzamasıdır.
• Bu durum insanların hayat konforunun korunması ve bedensel
yaşlanmaya karşı alınacak tedbirleri daha önemli hale
getirmektedir .
Yaşlılık nedir?
• Yaşlanma esas olarak doğumla başlayan bir süreçtir.
Organlardaki fizyolojik değişimler de doğumla başlar.
• 50 yaşından sonra; yaşa bağlı irreversibl değişimler yaşlılıktır
ve bu değişiklikler klinik biyokimyasal test sonuçlarına da
yansır.
Yaşlılık ( Biyolojik yaş)
Ölüm olasılığının arttığı
yaşam periodu
Yaşam beklentisi
Belirli yaştaki insanların,
geriye kalan ortalama yaşam
süreleri
Yaşam aralığı
Kişinin yaşadığı süre
• Dünya sağlık teşkilatının 1999 yılı raporlarına göre 20 yıl
içerisinde bakıma muhtaç yaşlı miktarı %300 oranında
artacaktır (WHO raporu 1999).
• 65 yaş ve üstü kişiler yaşlı olarak tanımlanır.
* 65-74 yaş arası
erken yaşlılık
evresi
* 75-84 yaş arası; orta yaşlılık
evresi
* 85 yaş ve ötesi; ileri yaşlılık
evresi
YAŞLI NÜFUS
Tüm dünyada > 65 yaş nüfus
2050 yılında 2.5 milyar olması bekleniyor. (tüm nüfus
milyar)
Türkiye‘de 65 yaş nüfus oranı
2012 yılında > %7,5
2023 yılında %10,2
2050 yılında %20,8,
2075 yılında ise %27,7
12
Türkiye'de ortalama yaşam süresinin
- En yüksek olduğu il 82.4 yıl ile Nazilli,
-En düşük olduğu il 67.8 yıl ile Yozgat
National Geographic Türkiye Mayıs 2012 - Türkiye Yaşlılık
Atlası
YAŞLANMA İLE
• Birçok hastalığa yatkınlık artar
• Fonksiyon kaybı 30’lu yaşlarda başlar, 70’li
yaşlarda belirginleşir
• İlerleyici değişikliklerle karakterizedir
• Genetik ve çevresel faktörler, yaşam tarzı etkiler.
Yaşlanmaya bağlı oluşan
değişikliklerin;
• Başlangıç yaşı,
• Değişim hızı,
• Oluşan yapısal ve fonksiyonel gerileme sürecindeki
farklılıklar
• Bu dönemdeki geriatrik bireylerde referans aralığın
oluşturulmasını güçleştirmektedir
• Organ sistemlerinde oluşacak değişikliklerin fizyolojik veya
hastalık olduğunun ayırımı önemlidir.
• Oluşan değişikliklerin hızı ve şiddeti olayın yaşlılığa bağlı
fizyolojik mı yoksa bir hastalık mı olduğunu gösterir .
• Populasyon yaşlandıkça
kanser, artrit,hipertansiyon, diyabet gibi
sıklığı artar .
kronik hastalıkların
• Koruyucu önlemlerin alınması açısından toplumun yaşlanması
ulusal sağlık politikaları ve sosyal güvenlik sistemleri için
çözülmesi gereken bir sorun olur.
Yaşlanma Teorisi
• Yaşa bağlı yapısal değişimler, hücre hasarı ve bunların
kombinasyonu ile ilişkili intrensek (genetik) ve
ekstrensek(çevresel) faktörler “yaşlanma” olarak
tanımlanır.
Yaşlanma Teorisi
• I.Genetik hasar
Mutajen veya radyasyon hasarı (U.V): DNA hasarı oluşur.
Yaşlanmaya bağlı hasarlı DNA’nın tamir kapasitesinin azalması.
a.
Kromozomal translasyon ve transkripsiyon hatası:Genetik anormallik ve
hücre ölümüne yol açan proteinlerin postranlasyonel modifikasyonu
a.
Proteinlerin glikasyonu: Glukozun non-enzimik olarak proteinlerle
etkileşmesi. Bu proteinler birikerek hücre yapısını ve fonksiyonunu bozar.
II. Gelişimsel hatalar
a. İmmun sistemde değişiklikler: İmmun sistem
fonksiyonlarında yaşla azalma görülür.Bu da yeni
antijene cevabın oluşmasında aksamaya sebep olur.
b. Nöro-endokrin sistem: Hipotalamohipofizer endokrin
sistem ve hedef organlardaki gerilemeyi kapsar. Kadında
postmenopozal östrojen ve kemik kalsiyum
azalması,erkekte testosteron düşmesi.
III. Genetik olarak planlanmış yaşlanma
a) Bu teoriye göre genler yaşlanma sürecinde rol alır ve herbireyin
yaşam süresi genleri tarafından belirlenenir.
Bu teoriyi ailelerde bireylerin yaşam süresi, Down send. yaşam süreleri.
Genler sadece hücrelerin büyümesi, gelişimi ile ilgili değil, hücre yıkımı,
ölümüyle ilgili bilgileri bulundurur.
b)Serbest radikal hasarı:
Hücre siklusu esnasında ortaya çıkan veya yeterli oranda
ortamdan uzaklaştırılamayan reaktif oksijen türevlerinin
intersellüler matriksi, trofik faktörleri, inflamatuvar sitokinleri
uyarak oluşturduğu bozucu, hasar yapıcı etkileridir.
Yaşlanmanın Fizyolojik ve biyokimyasal
Değişiklikleri
• Yaşlanma fizyolojik ve biyokimyasal düzenlenmeyi etkileyen
kompleks bir olaydır.
• Genel anlamda fizyolojik streslere cevabın azalması olarak
tanımlanabilir. Yaşlanan sistemler aşırı fizyolojik strese maruz
kalmadıkça fonksiyonlarını sürdürmeye devam eder.
Fonksiyonlardaki azalmaya adaptasyon;
• Genetik
• Yaşam tarzı
• Beslenme gibi birçok faktörden etkilenir.
Yaşlanma ile ilişkili hastalıklar
•
•
•
•
•
•
•
•
Ateroskleroz (myokard infarktüsü, böbrek hast. İnme)
Kanser
Diyabetes Mellitus
Hiperparatiroidizm
Hipertiroidizm
Hipotiroidizm
Monoklonal gamapatiler (Multipl myeloma)
Osteoporoz
65 yaş ve üstü bireylerde ölüm nedeni
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
10.
Kalp Hastalıkları
Kanser
İnme
Kronik alt solunum yolu hastalıkları
Yaralanmalar
Diabet
Alzheimer hastalığı
İnfluenza enf.,pnömoni
Nefrit, nefrotik send.
Septisemi
YAŞLI BİREYLERE AİT
LABORATUVAR VERİLERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
YAŞ
• Analiz sonuçlarını etkileyen preanalitik, kontrol edilemeyen bir
faktör
• Biyolojik ve kronolojik yaş çoğunlukla örtüşmez.
• Referans aralık değişikliği gerektirir.
• (Referans aralık: Hasta sonuçlarını kıyaslayacak, tıbbi karar
oluşturma noktası belirlemektir)
Yaşlanma sürecinde
1.
Mortalite ↑
2.
Bireysel yaşlanma hızları farklı
3.
Fizyolojik ve fonksiyonel kapasitelerdeki kişilerarası
varyasyonlar nedeni ile sadece yaşına bakarak tedavi
uygulanmamalı,
4.
Kendi gençliğiyle kıyaslama yapılmalı
Yaşa bağlı değişikler
* Yağsız vücut kütlesi ( kas kütlesi )
* Bazal metabolik hız   O2 tüketimi 
* Adipoz doku yüzdesi 
* Vücut bileşimindeki bu değişiklik 
farmakokinetikler üzerine etkili olur.
* Total kemik kütlesi 
* Kan hacmi hafif 
* Hb’de hafif  (>75 y üstü kadınlarda 11.5-11.9 gr/dL sınırları normal)
* Beyaz küreler de (özellikle lenfositler) hafif 
Endokrin Fonksiyonlarda Değişme
• Endokrin etkilenim hipotalamusta başlar
• Hipotalamik hormonal sekresyon 
• Hipofizer değişiklik
• Hedef organ değişiklikleri
Reseptör kaybı
Post-reseptör olaylarda değişim
• Uyarana cevapta AZALMA belirgin
• Konsantrasyon değişiklikleri daha geri planda
• Subklinik hipotroidi (artmış TSH, normal serbest T3 ve T4)
ateroskleroz ve myokard infarktüsü için bağımsız risk
faktörüdür, sol ventrikül diyastolik disfonksiyonu ile
ilişkilidir.
• 50 yaş ↑rutin kontrollerde TSH istek panellerine
eklenmelidir
Endokrin Fonksiyonlarda Değişme
Yaşla birlikte sadece seks hormon düzeylerinde değil tiroid,
hipofiz ve adrenal fonksiyonlarda da değişimler görülür.
a)Kadında östrojen, erkekte testosteron düzeylerinde azalma.
60-80 yaş arası bireylerde östrojen:testosteron oranı 12:1 den
2:1 değişir. Kadında, overde foliküler aktivitenin kesilmesine bağlı
menopoz,
erkekte testiküler fonksiyonlarda azalma
b)Adrenal glandlardan DHEA ve DHEA-S azalma
c) Büyüme hormonu (GH) ve insülin benzeri büyüme
faktörü(IGF) aktivitelerinde azalma.
Yaşlanma GH, LH , FSH ve ACTH’ın nöroendokrin feed- back
mekanizmayla düzenlenimini bozar.
d) Programlı hücre ölümünü regüle eden (uyaran/karşı)
genler mitokondriyal olarak düzenlenir,
parkinson, alzheimer gibi hastalıkların etiyolojisinde bu
düzenlenimdeki regülasyon bozukluğu söz konusudur.
Osteoporoz: Postmenopozal
kadında %30, erkekte % 20
sıklıkta görülür.
Kemik yapım/yıkım bozulmuş,
kemik kitlesi kaybı, kemik
iskelet yoğunluğu azalmış ve
zayıflamıştır.
Kırıklar ve ağrıya sebep olur.
Biyokimyasal değerler genelde
normaldir
D hipovitaminoz, sekonder
hiperparatiroidizm ilişkilidir.
Tiroid hastalıkları:
• Yaşlılıkta hipo ve hipertiroidi sıklığı artar.
Son yıllarda yapılan çalışmalar yaşla birlikte tiroid bezinin boyutunda
çok az bir değişiklik meydana geldiğini, tiroid bezinde ilerleyici fibrozis,
lenfosit artımı, follikül boyutlarında azalma ve kolloid miktarında
azalma görüldüğünü bildirmektedir.
• Bu değişiklikler yaşlılarda sık olmasına rağmen karakteristik değildir
ve tiroid fonksiyonları ile korele değildir.
Hipotiroidi sıklığı % 0.5-4.4, hipertiroidi % 0.5-3 arasındadır.
• TSH salınımı normal yaşlanma sürecinde değişikliğe uğrayabilir.
60 yaş üzeri erkek hastaların TRH uyarısına TSH cevabında
yaklaşık %40 azalma olduğu görülmüştür.
Hipotiroidi yaşlılarda daha sık olup, normal T4 düzeyi ile artmış
TSH görülebilir.
Uzun hastanede kalan, non-tiroid hastalığa bağlı T3 ve T4
depresyonu ve TSH da azalma (veya değişmez) görülebilir.
Adrenal sistem:
• Kortizol düzeyi değişmez,
DHEA ve aldosteronda azalma görülür
• Yaşlı populasyonun %60 da
ateroskleroz, böbrek veya endokrin hast. bağlı
periferik direnç artışı sonucu hipertansiyon görülür.
İnsülin Direnci ve Diabetes Mellitus
• Glukoz toleransı yaşla azalır ve yaşlı kişilerin açlık glukoz
düzeyleri gençlere göre daha yüksektir.
• Glukozun böbrek eşiği yükselmiş, insüline cevap azalmıştır .
• İnsülin direnci diabetin ortaya çıkışından çok önce başlar.
Abdominal obesite ile direkt olarak ilişkilidir.
• Hiperglisemi (hafif bile )yaşlanmayı attıran faktörler
arasındadır.
• Obezite ve tip 2 diabet kardiyovasküler hastalık ve
hipertansiyon riskini arttırır.
• Artmış glikasyon ve glikasyon son ürünleri (AGE) diabetik
nefropati gibi diğer diabet komplikasyonlarının gelişimini
hızlandırır.
AGE aldozların proteinlerin serbest NH2 bağlamasıyla
oluşur.
• Endotel, monosit, makrofajlar üzerinde AGE
reseptörlerini bağlayarak bu hücrelerin sitokin ve
adhezyon molekülleri sentezlemesine sebep olur. Bu
sitokinlerin (TNF-α gibi) diyabette artmış oksidatif stres
ve mikrovasküler komplikasyonların gelişiminde rolleri
vardır.
Böbrek Fonksiyonları
• Böbrek fonksiyonlarında yaşlanma ile olan değişikliklerin
başlangıç yaşı ve özellikleri değişkenlik gösterir.
• Böbrek fonksiyonlarında 30’lu yaşlarda başlayan azalma, 60
yaşlarında yarıya iner.
• Renal fonk.azalma nefron sayısında , tubulusların enzimatik
metabolik aktivitesindeki azalmaya ve ateroskleroz gibi
patolojik olayların ortaya çıkışına bağlıdır.
a. Kreatinin klirens, GFR , renal kan akımı yaşla azalır,
b. GFR yansıtan; BUN, ürik asit, inorganik fosfat düzeyleri artar
• Yaşlılıkta su tutulması ve susama hissi azalır. Bu nedenle
yaşlılıkta dehidratasyon, elektrolit konsantrasyonlarında
bozukluklar sıklıkla görülür.
a.
b.
c.
d.
Hipernatremi
BUN/Kreatinin artma
Serum osmolalitesinde artma
İdrar dansitesinde artış
Hepatik Fonksiyonda değişiklikler
• Yaşlanmayla karaciğerde atrofi, karaciğer fonksiyonlarında
azalma görülür.
• Karaciğerin sentez, sekretuvar, detoksifikasyon ve ilaç
metabolizması fonksiyonları yaşla etkilenir.
-Plazma proteinleri, özellikle albumin ve transferrin kons.
azalma görülür.
-Yağlı karaciğere bağlı; albuminde azalma, ALP aktivitesi, gama
globulin ve Alfa -1 antitripsin konsantrasyonlarında artma
-ALP ve LDH enzim aktivitelerinde artma
-Üre sentezi ve bilirubin met. Azalır
-Karaciğerin detoksifikasyon ve ilaç metabolizmasındaki
rolü nedeniyle ilaç toksistesi ve ilaç etkileşimleri ortaya
çıkabilir.
- Karaciğer atrofisi ve kan akımının azalması bazı ilaçların
birikmesine sebep olur.
Pulmoner Fonksiyon
• Kardiyo-pulmoner sistemde yaşla anatomik ve fonksiyonel
değişiklikler gelişir.
• Pulmoner fonksiyon 25 yaşlarından itibaren akciğerler, torasik
kafes, solunum adaleleri ve solunum merkezinde olan
değişikliklere bağlı azalmaya başlar.
• Sigara ve çevresel kirlilik pulmoner fonksiyonlardaki değişimi
hızlandırır.
• İlerleyen yaşla pO2 azalır, pCO2 artar veya aynı kalır.
• Yaşlılıkta immün sistemde oluşan değişiklikler solunum
sistemi enfeksiyonlarına duyarlılığı arttırır.
Elektrolit Düzeyleri
• Yaşlılarda sodyum ve klorür düzeyleri daha stabildir.
>90 yaş klorür hafifçe artış gösterir.
• Potasyum 60-90 yaş arası artış gösterir.
Kalp-Damar Sistemi ve Lipid
Değişiklikleri
• Kardiyovasküler hastalıklar yaşlılıkda mortalite ve morbiditeyi en çok
etkileyen sistemdir. Yaşlanma ile hipertansiyon,kardiyovasküler hastalıklar
ve ventrikül hipertrofisi görülme sıklığı artar.
• Yaşla kalpte atrofi, veya orta derecede hipertrofi gibi değişiklikler
olabileceği gibi herhangi bir değişiklik de görülmeyebilir.
• Büyük arterlerde genişleme olur. Aortun media ve intima tabakalarında
kalınlaşma aortik genişlemeye neden olur.
• Düz kas tabakasında kalınlaşma, elastin ‘de artma, kollajen miktarı ve
kalsifikasyonda artmanın sebep olduğu arteryel duvar sertliği artma
meydana gelir.(Büyük arterlerde)
• Katekolamin sekresyonu yaşla birlikte artar.
Kardiyovasküler sistemde vasküler düz kasların betaadrenerjik uyarıya vazodilatasyon yanıtı azalır.
• Buna karşılık alfa-adrenerjik aktivite korunur.
• Beta-adrenerjik uyarıya yanıtın azalması özellikle
egzersiz esnasında önemli hale gelir .Sistolik kan
basıncı artar ve nabız basıncı genişler.
• Diyastolik kan basıncı, 60 yaşından sonra ya
değişmez ya da hafifçe azalma eğilimi gösterir.
Enzimlerde değişiklikler
• Yaşla enzim aktivitelerinde görülen en belirgin değişiklik
adaptif değişimlerin başlatılmasının bozulmasıdır.
• AST, GGT, LDH aktivitelerinde kadın ve erkekte artma
• ALT özellikle erkeklerde artar, kadında değişmez.
• Alkalen fosfataz (ALP) düzeyleri kadınlarda artış gösterir,
erkekte 90 yaşa kadar aynı kalır.
• Kreatin kinaz (CK) 60-69 yaş erkekte hafif artarken 70-90
yaş arası azalır. CK yaşlı kadınlarda düşer.
• Lipaz aktivitesi 60-90 yaş artar
HEMATOLOJİK SİSTEM
• Hematopoietik dokunun oluşturduğu kemik iliği oranı yaşam boyu
değişiklik gösterir, doğumdan 30 yaşa kadar azalır, daha sonra azalma
durur ve 70 yaşdan sonra ilerleyici olarak azalmaya başlar.
• Kemik iliğinde kök hücre sayısı azalır.
• Bağırsakdan demir emilimi normal olmasına rağmen yavaşlamış
eritropoez demirin eritrositlerde birleşiminin azamasına sebep olur.
• Periferik kanda;
• 1. Hemoglobin ve hematokrit hafifçe düşer fakat normal
sınırlarda kalır.
• 2. Ortalama eritrosit hacmi (MCV) hafifçe artar, eritrosit
morfolojik normaldir.
• 3. Eritrosit 2,3 difosfogliserat içeriği yaşla azalır.
• 4. Osmotik frajilite yaşla artar.
• Eritrosit yaşam süresi, total kan hacmi ve trombosit
morfolojisi yaşla değişmeyen faktörlerdir.
KEMİK, BAĞ ve KAS DOKU
• Yaşla kemik yoğunluğu azalır. Kemikler daha zayıf ve kırılgandır
.
• Kadınlarda menopozu takiben kemik kaybı hızlanır.
• Bu değişiklikler kısmen serum vitamin-D miktarının
azalmasına bağlı kalsiyum emilimin azalması ve kemik yapının
kalsiyum kaybına bağlıdır.
• Yaşlanmayla D vitamini emilimi bozulduğu, D vitamin reseptör
sayısında azalma olduğu bildirilmiştir.
Artan analitler
Azalan Analitler
Değişmeyen analitler
GGT
Albumin
Klorür
ALP, kadında
Aldosteron
Kortizol
Amilaz
Bilirubin
Serbest T4, T4, hafif az
AST
Kreatinin klirens
Haptoglobin
BUN
DHEA
Açlık insülin
CK, hafif artış
Büyüme hormonu
pH, hafif azalma
gama-globulin, az
pO2
Sodyum
Açlık glukoz
T3
TBG
TSH, az
Total protein
İnorganik fosfat
Transferrin
LDH
pCO2
Kolesterol, trigliserit
Urik asit
• Eklem kıkırdak dokusu azalması eklem hareketlerini
sınırlar ve travmalara daha hassas duruma gelmesine
sebep olur .
• Ligamanların elastikiyetini kaybetmesik hareket
kabiliyetlerinin azalmasına yol açar.
• Tekrarlayan travmalar, osteoartritin ortaya çıkmasına
neden olur.
Yaşlılıkta Biyokimyasal Sonuçları etkileyen
Faktörler
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
Egzersiz: süre ve tipi
Kullanılan ilaçlar
Mobilite: immobilite ve postur
Beslenme
Kişisel alışkanlıklar: alkol, sigara
Çok sayıda kronik hastalıklar
Referans aralık
Örnek toplama
Dokuların biyokimyasal
bileşiminde
değişim :
Yağsız vücüt kütlesi ( kas kütlesi ) ve
 Bazal metabolik hız   O2 tüketimi 
Çok yaşlanıncaya kadar ortalama vücut ağırlığı aynı.
Adipoz doku yüzdesi yaşla birlikte 
Vücut bileşimindeki bu değişiklik 
farmakokinetikler üzerine etkili olur.
 Total kemik kütlesi 
 Kan hacmi hafif 
 Hb’de hafif 
Özellikle 75 y üstü kadınlarda 11.5-11.9 gr/dL sınırları
normaldir. Anemi olarak kabul edilmemelidir.
Beyaz küreler de (özellikle lenfositler) hafif 
D Vitamini Eksikliği
• Güneşten yoksunluk,
• Previtamin D’nin deride bozulmuş
sentezi
• Böbrekte azalmış hidroksilasyonu
• Eve bağımlı, güneş ışığından yoksun,
koyu renk derili, obez, osteoporotik veya
malabsorbsiyonu olan yaşlıda
25-hidroksivitamin D seviyesi <20 ng/mL
• Besinlerle yetersiz D vit alımı sonucunda
• Kas zayıflığı, fonksiyonel bozukluklar,
depresyon, artmış düşme ve kırık riski ↑
• DM, HTN, hiperlipidemi ve periferal
vasküler hastalık prevalansı↑
Amaç: ≥30 ng/mL
• Öneri:D vit desteği başla, 3-4 hafta ara
ile 25-OHD düzeyini kontrol et
HİPERPARATİROİDİ
• 1/3’ü > 60 yaş
• Kemik demineralizasyonu, eklem şikayetleri, yaşlılıkla karıştırılmamalıdır
• Menapoz sonrası ön kol kırığı ve düşük kemik dansitesi → PTH ↑
NIH çalışma grubu (NATIONAL INSTITUTES OF HEALTH)
(2002);
PTH; 50 yaş takip parametreleri arasında
• Serumda kalsiyum üst referans aralıktan > 1.0 mg/dl
• 24 saatlik idrarda kalsiyumu> 400 mg
• Kreatinin klirensi %30 azaldığında
• Herhangi bir bölgede T skorunun < - 2.5 olması;
•
PTH ÖLÇ
RENAL İŞLEV DEĞİŞİKLİKLERİ
• Anatomik ve fonksiyonel yapısal değişikliklere eşlik
eder.
• Renal kütle ve fonksiyonlar (%25-30↓)
• Renal kan akımı ↓
• Kreatinin klirensi (↓) (her dekadda 7,5-10 ml/dak)
• Glomerular fonksiyon değişiklikleri
• Tubuler fonksiyon değişiklikleri
RENAL İŞLEV DEĞİŞİKLİKLERİ
• Prostaglandinler ↑, NSAID kullanımına bağlı renal
hasar riski 2 kat ↑
• Maksimum idrar osmolalitesi ↓
• Su, elektrolit, glukoz ve aminoasidleri tutma
kapasitesi
• D vit. Hidroksilasyonu ve aktivasyonu ↓
• Renin- anjiotensin dönüşümleri ↓
RENAL İŞLEVLER: GFR
• Glomerular filtrasyon hızı, renal fonksiyonların en iyi
göstergesidir.
• GFR’de izlenen düşüş kişiden kişiye farklılık gösterir
• Artan yaşla beraber;
• kreatinin klirensi % 50
• Sağlıklı yaşlılarda GFR ↓
• fakat azalan sentez ve artan tubuler sekresyon nedeni ile
serum serum kreatinin düzeyleri normal,
• DİKKAT !!!
ANABOLİK HORMONLAR
•
Anabolik hormonlar yaşla ↓
•
IGF-1 , sarkopeni ve yağ kitlesi artışı
•
GH verilen erkek ve kadınlarda kas kitlesi ↑, yağ
kitlesi ↓ (glukoz intoleransı ve DM yan etki)
•
Testosteron ve serbest formunda ↓ ancak
hipogonadal durum nadirdir.
•
Testosteron takviyesi ile Htc ↑,
İMMUN FONKSİYONLAR
• İmmun fonksiyonlarda yaşla beraber azalma sonucu;
• İnfeksiyon, malignite ve otoimmun hastalık insidansı
(↑)
• İmmun yaşlanma; inflamatuar süreçlerin
regülasyonunun kaybı
• Yaşlı bireylerde görülen proinflamatuar sitokin
profili, kronik, düşük seviyeli inflamatuar durum ile
ilişkilidir ve kaşektiklerde ↑
Download