Risk Algılarının, Sağlık Kontrol Odağının ve Dini

advertisement
Risk Algılarının, Sağlık Kontrol Odağının ve Dini
İnançların Türkiye'de Bireylerin Kanserden Koruyucu
Davranışta Bulunma ve Kanser Tarama Testi Yaptırma
Eğilimleri ile İlişkisi
Program Kodu: 3501
Proje No: 111K197
Proje Yürütücüsü:
Doç. Dr. Lemi BARUH
Araştırmacı(lar):
Doç. Dr. Gökçe Tarcan KUMKALE
Danışman(lar):
Prof. Dr. Ali ÇARKOĞLU
Prof. Dr. Suzan ZORLUDEMİR
Bursiyer(ler):
Celia Katrine Naivar ŞEN
Yusuf SALMAN
Makbule Eda ANLAMLIER
Handan TİTİZ
ARALIK 2014
ANKARA
ÖNSÖZ
Bu projede, Türkiye’de bireylerin kanser riskini azaltıcı davranışlarda bulunma, kanserin
erken teşhisi için test yaptırma ve kanser riskini belirlemeye yönelik genetik test yaptırma
eğilimlerini etkileyen etmenler incelenmiştir. Kanserden koruyucu davranış olarak sigara
kullanmamak, sigarayı bırakmak, alkol kullanmamak, alkol kullanımını bırakmak, sağlıklı
beslenmek ve egzersiz yapmaya odaklanılmıştır. Kanserin erken teşhisi için tarama testi
yaptırma eğilimleri ile ilgili kadınlar için kendi kendine meme muayenesi, doktorda meme
muayenesi, mamografi ve serviks kanseri için PAP simir taraması, hem erkekler hem de
kadınlar için kolonoskopi yaptırma davranışlarına odaklanılmıştır. 3021 kişi ile yüz yüze
yapılan görüşmeler sırasında bu davranışlarda bulunmuş olma ve ileride bu davranışlarda
bulunma niyetini etkileyebilecek sosyoekonomik etmenler, öz ve aile sağlık geçmişi, kanser
risk algıları, sağlık kontrol algıları, manevi inançlar ve söz konusu davranışlar ile ilgili engel
ve yarar algıları ile tutumlara odaklanılmıştır. Çalışmadan çıkan bulgular, hedeflenmesi
gereken risk gruplarının belirlenmesi ve bu risk gruplarında davranışların teşvik edilmesi için
kullanılabilecek iletişim stratejilerinin belirlenmesi hususunda yararlı olacaktır.
Bu proje TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir (Proje No: 111K197).
i
İÇİNDEKİLER
Önsöz ....................................................................................................................................... i!
İçindekiler ............................................................................................................................... ii!
Tablolar Dizini ....................................................................................................................... iv!
Şekiller Dizini ........................................................................................................................ vi!
Özet ...................................................................................................................................... viii!
Abstract ................................................................................................................................. ix!
1. Giriş .................................................................................................................................... 1!
2. Literatür Özeti .................................................................................................................... 5!
2.1 Risk Algısı ve Kanserden Koruyucu Davranışlar..................................................... 5!
2.2 Sağlık Kontrol Odağı ve Kanserden Koruyucu Davranışlar ................................... 8!
2.3 Koruyucu Sağlık Davranışları ve Güç Kaynağı Olarak Maneviyat ....................... 13!
2.4 Projenin Araştırma Soruları ve Hipotezleri ............................................................. 15!
3. Gereç ve Yöntem ............................................................................................................. 17!
3.1 Soru Formu ve Anket Modülleri............................................................................... 17!
3.2 Araştırma Evreni ....................................................................................................... 19!
3.3 Örneklem ................................................................................................................... 20!
4. Bulgular ............................................................................................................................ 24!
4.1 Betimsel İstatistikler ve Ölçeklerin Psikometrik Özellikleri .................................. 24!
4.1.1 Katılımcıların Demografik Özellikleri ................................................................ 24!
4.1.2 Dindarlık ve Maneviyat .................................................................................... 25!
4.1.3 Sağlık Geçmişi ................................................................................................. 26!
4.1.4 Sağlık Kontrol Odağı........................................................................................ 27!
4.1.5 Kanser Endişesi, Risk ve Ciddiyet Algıları ....................................................... 28!
4.1.6 Beş Büyük Kişilik Özelliği................................................................................. 29!
4.1.7 Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM) ...................................................... 30!
4.1.8 Doktorda Meme Muayenesi (DMM) ................................................................. 33!
4.1.9 Mamografi ........................................................................................................ 35!
4.1.10 PAP Simir ...................................................................................................... 36!
4.1.11 Kolonoskopi ................................................................................................... 38!
4.1.12 Genetik Test .................................................................................................. 39!
4.1.13 Sigara Kullanımı ve Sigarayı Bırakmak ......................................................... 42!
4.1.14 Alkollü İçecek Kullanımı ve Alkollü İçecek Kullanmayı Bırakmak .................. 43!
4.1.15 Egzersiz Yapmak ........................................................................................... 44!
4.1.16 Sağlıklı Beslenmek ........................................................................................ 47!
ii
4.2 Çift Değişkenli ve Çok Değişkenli Çözümlemeler.................................................. 48!
4.2.1 Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi ............................................................... 48!
4.2.2 Sağlık Kontrol Odağı........................................................................................ 52!
4.2.3 Kanser Risk Algısı ........................................................................................... 62!
4.2.4 Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM) ...................................................... 67!
4.2.5 Doktorda Meme Muayenesi (DMM) ................................................................. 75!
4.2.6 Mamografi ........................................................................................................ 84!
4.2.7 PAP Simir ........................................................................................................ 92!
4.2.8 Kolonoskopi ................................................................................................... 100!
4.2.9 Genetik Test .................................................................................................. 108!
4.2.10 Sigara Kullanımı ve Sigarayı Bırakmak ....................................................... 114!
4.2.11 Alkollü İçecek Kullanımı ve Alkollü İçecek Kullanmayı Bırakmak ................ 121!
4.2.12 Egzersiz Yapmak ......................................................................................... 126!
4.2.13 Sağlıklı Beslenmek ...................................................................................... 133!
5. Sonuç .............................................................................................................................. 142!
6. Kaynakça ........................................................................................................................ 151!
iii
TABLOLAR DİZİNİ
Tablo 1. Kanser tarama yöntemlerinin tavsiye edildiği yaş ve cinsiyet grupları..................... 18!
Tablo 2. Soru formu versiyonlarına göre soru modüllerinin dağılımı ..................................... 19!
Tablo 3. Yaş ve cinsiyete göre hedef nüfus dağılımı ............................................................. 20!
Tablo 4. 2012 ADNKS gelişmişlik seviyesine göre kentsel nüfus dağılımı ............................ 21!
Tablo 5. Anketlerin illere ve soru form versiyonuna göre dağılımı ......................................... 22!
Tablo 6. Davranış türlerine göre anket sayısı dağılımı .......................................................... 23!
Tablo 7. Sağlık kontrol odağı – rotasyonlu bileşen analizi ..................................................... 28!
Tablo 8. Kanser endişesi, risk ve ciddiyet algıları .................................................................. 29!
Tablo 9. Beş büyük kişilik özelliği – rotasyonlu bileşen matrisi .............................................. 30!
Tablo 10. Kendi kendine meme muayenesi – rotasyonlu bileşen matrisi .............................. 31!
Tablo 11. Doktorda meme muayenesi yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen analizi ... 33!
Tablo 12. Mamografi yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi .............. 35!
Tablo 13. Pap simir yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi ................ 37!
Tablo 14. Kolonoskopi yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi ............ 38!
Tablo 15. Genetik test yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi ............ 40!
Tablo 16. Sigarayı bırakma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi ................... 42!
Tablo 17. Alkollü içkiyi bırakma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi ............. 44!
Tablo 18. Alkollü içki tüketmeyi bırakma – planlanmış davranış kuramı değişkenleri ........... 44!
Tablo 19. Egzersiz yapma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi ..................... 46!
Tablo 20. Egzersiz yapma – planlanmış davranış kuramı değişkenleri................................. 46!
Tablo 21. Besin tüketim skorları ............................................................................................ 47!
Tablo 22. Sağlıklı beslenme yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi .................. 47!
Tablo 23. Sağlıklı beslenme – planlanmış davranış kuramı değişkenleri .............................. 48!
Tablo 24. Sağlık kontrol odağı ile sağlık durumu arasındaki korelasyonlar........................... 54!
Tablo 25. Sağlık kontrol odağı ile maneviyat arasındaki korelasyonlar ................................. 54!
Tablo 26. İçsel sağlık kontrol odağı regresyon ...................................................................... 55!
Tablo 27. Dışsal sağlık kontrol odağı (şans) regresyon ........................................................ 57!
Tablo 28. Dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) regresyon .............................................. 60!
Tablo 29. Kanser risk algıları arasındaki ilişkiler ................................................................... 63!
Tablo 30. Sağlık geçmişi ile kanser risk algısı arasındaki korelasyonlar ............................... 64!
Tablo 31. Kanser risk algısı ile sağlık kontrol odağı ve maneviyat arasındaki korelasyonlar 64!
Tablo 32. Kanser risk algısı (ortalama) regresyon ................................................................. 65!
Tablo 33. Kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapma niyeti için korelasyonlar .......... 68!
Tablo 34. KKMM - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ....................... 70!
iv
Tablo 35. KKMM yapma niyeti regresyon .............................................................................. 71!
Tablo 36. Doktorda meme muayenesi (DMM) yaptırma niyeti için korelasyonlar ................. 76!
Tablo 37. DMM - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ......................... 78!
Tablo 38. DMM yaptırma niyeti regresyon ............................................................................. 79!
Tablo 39. Mamografi yaptırma niyeti için korelasyonlar ........................................................ 85!
Tablo 40. Mamografi - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ................. 87!
Tablo 41. Mamografi yaptırma niyeti regresyon .................................................................... 88!
Tablo 42. Pap Simir (PAP) niyeti için korelasyonlar .............................................................. 92!
Tablo 43. PAP - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ........................... 94!
Tablo 44. PAP yaptırma niyeti regresyon .............................................................................. 95!
Tablo 45. Kolonoskopi yaptırma niyeti için korelasyonlar .................................................... 101!
Tablo 46. Kolonoskopi - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ............ 103!
Tablo 47. Kolonoskopi yaptırma niyeti regresyon ................................................................ 103!
Tablo 48. Genetik test yaptırma niyeti için korelasyonlar .................................................... 109!
Tablo 49. Genetik test - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ............. 111!
Tablo 50. Genetik test yaptırma niyeti regresyon ................................................................ 111!
Tablo 51. Sigarayı bırakma niyeti için korelasyonlar ........................................................... 115!
Tablo 52. Sigara bırakma - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ....... 116!
Tablo 53. Sigarayı bırakma niyeti regresyon ....................................................................... 117!
Tablo 54. Alkol kullanmayı bırakma niyeti için korelasyonlar .............................................. 121!
Tablo 55. Alkol bırakma - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları .......... 123!
Tablo 56. Alkol kullanmayı bırakma niyeti regresyon .......................................................... 123!
Tablo 57. Egzersiz yapma niyeti için korelasyonlar ............................................................. 127!
Tablo 58. Egzersiz yapma - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ...... 128!
Tablo 59. Egzersiz yapma niyeti için regresyon .................................................................. 129!
Tablo 60. Sağlıklı beslenme niyeti için korelasyonlar .......................................................... 133!
Tablo 61. Sağlıklı beslenme - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları ... 135!
Tablo 62. Sağlıklı beslenme niyeti regresyon ...................................................................... 135!
v
ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 1. Anket katılımcılarının yaş ve cinsiyet gruplarına göre dağılımı ................................. 24!
Şekil 2. Katılımcıların öz ve aile sağlık durumu ile ilgili algıları .............................................. 26!
Şekil 3. Kendi kendine meme muayenesi yapma niyeti ........................................................ 32!
Şekil 4. Doktorda meme muayenesi yaptırma niyeti ............................................................. 35!
Şekil 5. Mamografi yaptırma niyeti ........................................................................................ 36!
Şekil 6. Kolonoskopi yaptırma niyeti ...................................................................................... 39!
Şekil 7. Genetik test yaptırma niyeti ...................................................................................... 41!
Şekil 8. Sigara ile ilgili tarifsel normlar ................................................................................... 43!
Şekil 9. IPAQ hareketlilik seviyesi dağılımı ............................................................................ 45!
Şekil 10. Örnek ikili etkileşim grafiği ...................................................................................... 49!
Şekil 11. PROCESS direkt ve endirekt etkiler için Model #4 şeması .................................... 50!
Şekil 12. PROCESS düzenleyici değişkenler için Model #3 şeması ..................................... 50!
Şekil 13. PROCESS düzenleyici değişkenli endirekt etkileri için Model #72 şeması ............ 51!
Şekil 14. Dindarlık ile gelir etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (içsel) ........................................ 56!
Şekil 15. Azınlık ile batıl inanç etkileşimi – Sağlık kontrol odağı (içsel) ................................. 56!
Şekil 16. Azınlık ile batıl inanç etkileşimi – Sağlık kontrol odağı (şans) ................................ 58!
Şekil 17. Kronik hastalık ile dindarlık etkileşimi – Sağlık kontrol odağı (şans) ...................... 58!
Şekil 18. Sağlık durumu ile tanrı kontrol odağı etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (şans) ........ 59!
Şekil 19. Yakın/ailede kanser ile tanrı kontrol odağı etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (şans) 59!
Şekil 20. Gelir yeterliliği ile tanrı kontrol etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) ........ 61!
Şekil 21. Kronik hastalık ile içsel din etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) ............. 61!
Şekil 22. Dindarlık ile kronik hastalık geçmişi etkileşimi - Kanser risk algısı ......................... 66!
Şekil 23. İçsel sağlık kontrol odağı ile içsel din etkileşimi - Kanser risk algısı ....................... 66!
Şekil 24. Sağlık kontrol odağı (şans) ile azınlık olma etkileşimi - Kanser risk algısı .............. 67!
Şekil 25. Meme kanser risk algısı ile KKMM yapma niyeti arasındaki ilişki ........................... 69!
Şekil 26. KKMM yapma niyeti için aracı değişkenler ............................................................. 72!
Şekil 27. Dışsal sağlık kontrol (şans), dindarlık etkileşimi – Meme kanser risk algısı ........... 74!
Şekil 28. KKMM yapmış olma için karar ağacı şeması .......................................................... 75!
Şekil 29. Meme kanser risk algısı ile DMM yaptırma niyeti arasındaki ilişki .......................... 77!
Şekil 30. DMM yaptırma niyeti için aracı değişkenler ............................................................ 80!
Şekil 31. Sağlık kontrol odağı ve maneviyat arasındaki etkileşimler ..................................... 81!
Şekil 32. İçsel sağlık kontrol, tanrı kontrol etkileşimi – Meme kanser risk algısı ................... 82!
Şekil 33. Dışsal sağlık kontrol (şans), tanrı kontrol etkileşimi – Meme kanser risk algısı ...... 82!
Şekil 34. İçsel sağlık kontrol, dindarlık, DMM tutum etkileşimi – DMM Niyeti ........................ 83!
vi
Şekil 35. DMM yaptırmış olma için karar ağacı şeması ......................................................... 84!
Şekil 36. Meme kanser risk algısı ile mamografi yaptırma niyeti arasındaki ilişki ................. 86!
Şekil 37. Mamografi yaptırma niyeti için aracı değişkenler .................................................... 89!
Şekil 38. Meme kanser risk algısı, dışsal sağlık kontrol (şans) etkileşimi – Mamografi ........ 90!
Şekil 39. Mamografi yaptırmış olma için karar ağacı şeması ................................................ 91!
Şekil 40. Serviks kanser risk algısı ile PAP simir yaptırma niyeti arasındaki ilişki ................. 93!
Şekil 41. PAP simir yaptırma niyeti için aracı değişkenler ..................................................... 98!
Şekil 42. PAP yaptırmış olma için karar ağacı şeması ........................................................ 100!
Şekil 43. Kolon kanser risk algısı ile kolonoskopi yaptırma eğilimi arasındaki ilişki ............ 102!
Şekil 44. Kolonoskopi yaptırma niyeti için aracı değişkenler ............................................... 104!
Şekil 45. Risk algısı, içsel sağlık kontrol, dindarlık etkileşimi – Kolonoskopi ....................... 105!
Şekil 46. Risk algısı, içsel sağlık kontrol, içsel din etkileşimi – Kolonoskopi ....................... 106!
Şekil 47. Risk algısı, dışsal sağlık kontrol (şans), tanrı kontrol etkileşimi – Kolonoskopi .... 107!
Şekil 48. Kolonoskopi yaptırmış olma için karar ağacı şeması ............................................ 108!
Şekil 49. Kanser risk algıları ile genetik test yaptırma niyeti arasındaki ilişki ...................... 110!
Şekil 50. Genetik test yaptırma niyeti için aracı değişkenler ............................................... 112!
Şekil 51. İçsel sağlık kontrol ile risk algısı etkileşimi – Genetik test .................................... 113!
Şekil 52. Dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler), dindarlık, risk algısı etkileşimi – Genetik test 114!
Şekil 53. Sigarayı bırakma niyeti için aracı değişkenler ...................................................... 118!
Şekil 54. Sigara tüketimi için karar ağacı şeması ................................................................ 120!
Şekil 55. Dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler), dindarlık etkileşimi – Alkol bırakma ............... 125!
Şekil 56. Alkol kullanımı için karar ağacı şeması ................................................................. 126!
Şekil 57. Egzersiz yapma niyeti için aracı değişkenler ........................................................ 130!
Şekil 58. Dışsal sağlık kontrol (şans), tanrı sağlık kontrol etkileşimi – Egzersiz .................. 131!
Şekil 59. Hareketlilik için karar ağacı şeması ...................................................................... 132!
Şekil 60. Sağlıklı beslenme niyeti için aracı değişkenler ..................................................... 137!
Şekil 61. Dışsal sağlık kontrol (şans), dindarlık, kanser risk etkileşimi – Beslenme ............ 139!
Şekil 62. Dışsal sağlık kontrol (diğer), tanrı kontrol, kanser risk etkileşimi – Beslenme ...... 139!
Şekil 63. Sağlıklı beslenme için karar ağacı şeması ........................................................... 141!
vii
ÖZET
Kanserden kaynaklanan ölümlerin önemli bir oranı kanser riskini arttıran sigara içmek,
sağlıksız beslenmek gibi etmenlerin elimine edilmesi ve bazı kanser türlerinin erken teşhis
edilmesini sağlayan tarama testlerinin yapılması ile azaltılabilmektedir. Bu bağlamda, bu
çalışmada, bireylerin kanser riskini azaltıcı davranışlarda bulunma, kanserin erken teşhisi için
yapılabilecek testleri yaptırma ve kanser riskini belirleyebilecek genetik testleri yaptırma
eğilimlerini etkileyen etmenler incelenmiştir.
Çalışmanın odaklandığı kanserden koruyucu davranışlar şunlardır: sigara kullanımını
bırakmak, alkollü içki tüketimini bırakmak, sağlıklı beslenmek, düzenli olarak egzersiz
yapmak. Çalışmanın odaklandığı kanser tarama testleri ise kadınlar için kendi kendine meme
muayenesi yapmak, doktorda meme muayenesi yaptırmak, mamografi yaptırmak, PAP simir
testi yaptırmak; ve kadın ve erkekler için kolonoskopi yaptırmaktır.
Çalışma kapsamında, kanserden koruyucu davranışlarda bulunmayı, kanser erken tanısı
sağlayacak tarama testlerini yaptırmayı ve kanser riskini belirlemeye yönelik genetik test
yaptırmayı etkileyebilecek etmenler olarak sosyoekonomik durum, kişinin ve ailesinin sağlık
durumu, kişinin geçmişte yaşamış olduğu kronik sağlık sorunları, kişinin çevresinde kanser
vakaları görüp görmediği, kanser risk ve ciddiyet algıları, sağlık ile ilgili öz kontrol algıları,
manevi eğilim, söz konusu davranışlar hakkındaki engel ve yarar algıları ve bu davranışlar
hakkındaki tutumlar incelenmiştir.
Geçmişte kanser testi yapmış ya da yaptırmış olma oranları düşüktür. İleride kanser tarama
testi yaptırma, genetik test yaptırma ve kanser riskini azaltan davranışlarda bulunma niyetini
en tutarlı şekilde belirleyen etmenler kanser risk algısı, kanser endişesi ve söz konusu
davranışlar hakkındaki yarar algıları ve tutumlardır. Ayrıca, kronik sağlık sorunları yaşanmış
olması ve aile veya yakın çevrede kanser vakası olmuş olması kanser tarama testini
yaptırma niyetini arttıran önemli etmenlerdir. Manevi inançlar ve sağlık kontrol algıları ile söz
konusu davranışlarda bulunma niyeti arasında karmaşık bir ilişki gözlenmektedir. Fakat,
birçok davranış için dindarlık, tanrı sağlık kontrol algısı ve batıl inançların hem risk algısını ve
davranışsal yarar algılarını arttırarak hem de direkt olarak davranışta bulunma eğilimine
pozitif etkileri gözlemlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kanserden koruyucu davranışlar, kanser tarama testleri, genetik test,
kanser risk algıları, sağlık kontrol odağı, sağlık inanç modeli, maneviyat
viii
ABSTRACT
Mortality from cancer can be greatly reduced by the elimination of environmental and
behavioral risk factors, such as smoking or having an unhealthy diet, and early detection of
certain forms of cancer. As such, this project has investigated factors that may influence
individuals’ intentions to engage in behavior that may help reduce cancer risk, to take
cancer-screening tests for early detection of cancer, and to take genetic testing for
susceptibility to cancer.
The project has focused on the following cancer protective behaviors: smoking cessation,
quitting consumption of alcoholic beverages, having a healthy diet, and exercising regularly.
The cancer screening tests that the project has focused on were, among women, self-breast
examination, clinical breast examination, mammography, and PAP testing; and for both men
and women, colonoscopy.
The factors that the project investigated as potential predictors of engaging in cancer
protective behavior, getting screened for cancer, and getting a genetic test for susceptibility
to cancer were socioeconomic status, current health of an individual and his/her close family
members, history of chronic disease(s), whether an individual has witnessed cancer cases
among family and close friends, cancer susceptibility and severity perceptions, control
perceptions regarding health, spirituality, perceived barriers against and benefits of engaging
in protective behavior and/or cancer screening and attitudes about these behaviors.
Uptake of cancer screening tests is generally low. Factors that consistently predict intentions
to get cancer screening, genetic testing and/or engage in health protective behavior were
cancer risk perceptions, cancer worry, perceived benefits of and attitudes about the behavior
in question. In addition, chronic health problems and whether one has witnessed cancer
among family members or close friends also stand out as factors that influence behavioral
intentions. Spirituality and health locus of control had a complex relationship with the
behaviors in question. Yet, for many of the behaviors, god health locus of control, religiosity
and superstitiousness had a positive impact on behavioral intentions, either directly or via
heightened cancer risk perceptions and/or perceived behavioral benefits.
Keywords: Cancer protective behaviors, cancer screening, genetic testing, cancer risk
perceptions, health locus of control, health belief model, spirituality
ix
1. GİRİŞ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanser Araştırma Komisyonu’nun raporuna (2011) göre,
Türkiye’de her yıl 150 bin yeni kanser vakası teşhis edilmektedir. 2015 yılı itibarıyla
Türkiye’de kanserle yaşayan kişi sayısının 500 bini aşacağı ve 2030 yılı itibarıyla bu rakamın
1 milyon 300 bin kişiye ulaşacağı tahmin edilmektedir (Dalkılınç ve Duyar, 2014). Türkiye
Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın (2013) yayınladığı 2013-2018 Ulusal Kanser Kontrol
Planı’nda yapılan projeksiyonlara göre, 2030 yılı itibari Türkiye’de kanser hastalığının direkt
maliyetlerinin 10 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Öte yandan, söz konusu kanser
vakalarının önemli bir oranı kansere neden olan çevresel ve davranışsal (örneğin, tütün
kullanımı, aşırı kiloluluk) risklerin azaltılması ve erken teşhise yardımcı olacak davranışların
pekiştirilmesi ile engellenebilir. Bu nedenle, bireyleri kanser riskini azaltacak davranışlara
yönlendirmek ve düzenli bir şekilde kanser tarama testi yaptırmaya teşvik etmek kanserle
mücadele programlarının etkinliğini arttırmak için önemli gereksinimler haline gelmiştir.
Bireylerin, sigara içmemek, alkol kullanmamak, sağlıklı beslenmek, hareketli olmak,
kanser tarama testi yaptırmak ve genetik test yaptırmak gibi davranışlarda bulunma eğilimini
etkileyen çeşitli psiko-sosyal etmenler bulunmaktadır. Sağlık İnanç Modeli, Planlanmış
Davranış Modeli ve Korunma Motivasyon Teorisi (Ajzen ve Fishbein, 1977; Fishbein ve
Ajzen, 2010; Bosompra vd., 2000; Murphy vd. 2013; Rosenstock, 1966; 1974) gibi davranış
modellerine göre bu etmenler arasında sosyoekonomik durum, kültürel eğilimler, kanser risk
algısı, sağlık ile ilgili kontrol algıları, kanserden koruyucu davranışlarla ilgili yarar ve engel
algıları bulunmaktadır.
Sağlık koruyucu davranışlar ile ilgili literatürde işaret edilen önemli gereksinimlerden bir
tanesi, bahsi geçen psiko-sosyal etmenlerin ve özellikle sağlık kontrol odağı, kanser risk
algıları ve dini inançların, ulusların nüfus ve kültürel yapılarına göre nasıl farklılıklar
gösterebileceğine dair çalışmalar yapılmasıdır (Freund vd., 2014). Bu bağlamda, TÜBİTAK
desteği ile yürütülmüş olan bu projede yukarıda bahsi geçen psiko-sosyal etmenlerin
Türkiye’de kanserden korunma ile ilgili üç çeşit davranış kategorisi üzerine etkileri
incelenmiştir:
1) Sigara içmemek, alkol kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak gibi sağlık
koruyucu davranışlarda bulunma eğilimi;
2) Meme, serviks (kadınlarda) ve kolon kanseri tarama testi yaptırma eğilimi (diğer kanser
tarama testlerine odaklanılmadı, çünkü yalnızca bu üç kanser türü için erken teşhisin
ölüm oranlarını azalttığı kanıtlanmıştır);
3) Kansere yakalanma olasılığını ölçen genetik testleri yaptırma eğilimi.
1
Türkiye çapında yürütülen bu projede, bireylerin sağlık kontrol odağı algıları ve dini
inançlarının, kanser risk algıları ile kanserden koruyucu davranışlar arasındaki ilişkide aracı
ve düzenleyici değişken olarak rolleri incelenmiştir. Bu incelemeler demografik gruplar arası
farklılıklar olabileceği dikkate alınarak yapılmıştır. Yürütülen bu çalışma, disiplinler arası
yaklaşımı ile sağlık davranış modellerine dini inançları ve sağlık kontrol odağını da dahil
ederek bireylerin kanserden koruyucu davranışlar ile ilgili tutumları ve eğilimlerini Türkiye’de
inceleyen ilk ulusal çalışmalardan biridir. Projenin amaçları şu şekildedir:
1) Bireylerin
sosyoekonomik
durumlarının
ve
geçmişte
kendilerinin
veya
yakın
çevrelerinin yaşamış olduğu sağlık sorunlarının (kronik hastalık, kanser), bireylerin
sağlık kontrol odağı ve kanser riski algılarına etkisinin incelenmesi;
2) Bireylerin
sosyoekonomik
durumlarının
ve
geçmişte
kendilerinin
veya
yakın
çevrelerinin yaşamış olduğu sağlık sorunlarının (kronik hastalık, kanser), sigara/alkol
kullanmamak, sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak gibi kanserden koruyucu
davranışlar ile ilgili yarar ve engel algılarına ve kanserden koruyucu davranışlarda
bulunma eğilimlerine etkilerinin tespit edilmesi;
3) Bireylerin
sosyoekonomik
durumlarının
ve
geçmişte
kendilerinin
veya
yakın
çevrelerinin yaşamış olduğu sağlık sorunlarının (kronik hastalık, kanser), kanser erken
teşhisi için tarama testi yaptırmak ile ilgili yarar ve engel algılarına ve bu davranışlarda
bulunma eğilimlerine etkilerinin tespit edilmesi;
4) Bireylerin
sosyoekonomik
durumlarının
ve
geçmişte
kendilerinin
veya
yakın
çevrelerinin yaşamış olduğu sağlık sorunlarının (kronik hastalık, kanser), kanser riskini
belirlemeye yönelik genetik test yaptırmak ile ilgili yarar ve engel algılarına ve genetik
test yaptırma eğilimlerine etkilerinin tespit edilmesi;
5) Yukarıda tarif edilen ilişkilerde sağlık kontrol odağı ve kanser risk algılarının aracı
değişken olarak rollerinin incelenmesi;
6) Yukarıda tarif edilen direkt ve dolaylı ilişkilerde maneviyat duygusu ve sağlık kontrol
odağının düzenleyici değişken olarak rollerinin incelenmesi;
7) Yukarıdaki maddelerde incelecek konular ve elde edilecek bulgular esas alınarak,
Türkiye’de bireylerin kanser ile ilgili koruyucu davranışlarda bulunma eğilimi hakkında
detaylı bilgi edinerek, bireylerin kanser riski ve kanserden korunma ile ilgili hangi
konularda bilgilendirilmesi gerektiği, bilgilendirme/iletişim çalışmalarında hangi nüfus
kesitlerinin öncelikli olarak hedeflenmesi gerektiği, bilgilendirme/iletişim çalışmalarında
ulaşılması planlanan nüfus kesitlerine ne stratejiler ile ulaşılabileceği hususlarında
öneriler oluşturulması.
2
Proje hem uluslararası hem de ulusal literatürdeki önemli gereksinimleri karşılamaya
yöneliktir. Örneğin, sağlık kontrol odağı ve dini inançlar arasındaki etkileşimin kanserden
koruyucu davranışlar üzerine etkileri ile ilgili çalışmalar genelde Hıristiyanların ağırlıkta
olduğu toplumlarda yapılmıştır. Kanserin Türkiye de dahil olmak üzere Ortadoğu
coğrafyasındaki en önemli ölüm nedenlerinden biri olmasına rağmen, dini inançların sağlık
kontrol odağı ve kanser risk algıları ile etkileşimi Müslüman toplumlarda yeterli seviyede
incelenmemiştir. Kanserden koruyucu davranışlar ile ilgili yapılan çalışmalarda Amerika ve
Batı Avrupa’nın dışında yaşayan Müslüman nüfuslar üzerine yapılan araştırmaların kısıtlı
sayısı ve kapsamı göz önüne alındığında, yürütülen bu çalışmanın özellikle sağlık kontrol
odağını inceleyen uluslararası literatüre önemli katkılarda bulunması beklenmektedir.
Türkiye’de de, Sağlık İnanç Modeli’ni kullanarak yapılan çeşitli araştırmalara rağmen
(Bebis vd., 2012; Gürsoy vd., 2011; Güvenç vd., 2011; Taşçı-Duran, Koç, Korkmaz, 2014),
dini inançlar, Sağlık İnanç Modeli değişkenleri ve sağlık kontrol odağı arasındaki etkileşimin
kanser koruyucu davranışlara etkisi incelenmemiştir. Ayrıca, Türkiye’de Sağlık İnanç Modeli
gibi modelleri kullanarak kanserden koruyucu ve kanserin erken teşhisine yönelik
davranışları inceleyen çalışmaların çoğunun kullandığı örneklemler (sağlık çalışanları,
öğrenciler vb.) ve inceledikleri kanser türleri (meme kanseri) genel nüfusta kanserden
koruyucu davranışları etkileyen etmenler hakkında sonuca varabilmek için yeterli değildir.
Söz konusu davranışlarda bulunması gereken yaş ve cinsiyet gruplarını ulusal olarak temsil
eden bir örneklem (n = 3021) ile yüz yüze görüşmeler yöntemi ile yapılan bu çalışma, bu
bakımdan da önemli bir eksiği gidermiştir.
Projenin önemli bir diğer katkısı ise, Türkiye’de de kullanılmaya başlanmış olan kanser
riskini ölçmeye yönelik genetik testlere dair bilgi düzeyi ve tutumları ölçen ilk çalışmalardan
biri olmasıdır. Bireylerin kanser riskini ölçmeye yönelik genetik testlerle ilgili farkındalık ve
tutumlar hakkında Türkiye’de daha önce yürütülmüş geniş çaplı bir araştırma yoktur.
Yürütülen bu çalışma bu yönde önemli bir eksiği gideren öncü bir çalışma niteliği
taşımaktadır (ayrıca bkz. Erdem ve Tekşen, 2013).
Bu çalışmanın Türkiye’de bireylerin kanserden koruyucu davranışları ile ilgili tutum ve
eğilimlerinin daha iyi bir şekilde anlaşılmasına önemli katkılarda bulunması beklenmektedir.
Sunulacak olan bulguların ileride tasarlanacak iletişim kampanyalarına rehberlik etmesi
beklenebilir. Ek olarak, elde edilen bulguların, hedeflenmesi gereken risk gruplarının
belirlenmesinde ve bu risk gruplarına hangi yöntemler ile ulaşılabileceği hususunda da
katkıları olacaktır.
Raporun geri kalanında dört bölüm bulunmaktadır. Literatür Özeti (2. Bölüm) bölümü
risk algısı ve sağlık kontrol odağı ile kanserden koruyucu davranışlar, kanser tarama testi
yaptırma ve genetik test yaptırma arasındaki ilişki ile ilgili literatürü özetleyecektir. Ayrıca, bu
3
bölüm sağlık koruyucu davranışlarda bulunma ile maneviyat arasındaki ilişki ile ilgili literatürü
de özetleyecektir. Literatür özeti dahilinde Türkiye’de bu alanlarda yapılmış çalışmalardan
öne çıkanlar da özetlenecektir.
Gereç ve Yöntem (3. Bölüm) bölümü, soru formunda odaklanılan değişkenleri ve soru
formu versiyonlarını tarif edecek, araştırma evreni ve örneklem hakkında detaylı bilgi
verecektir. Soru formunun bir kopyası Ek 1’de bulunmaktadır.
Bulgular (4. Bölüm) bölümü iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk olarak saha
çalışmalarında toplanan verilerin betimsel özeti sunulacaktır. Sonrasında, yukarıda özetlenen
amaçlar ışığında, kanser tarama testleri yaptırma, genetik test yaptırma, ve kanserden
koruyucu davranışlarda bulunma eğilimlerini etkileyebilecek etmenlerin belirlenmesi için
yapılan iki değişkenli ve çok değişkenli analizler özetlenecektir.
Sonuç (5. Bölüm) bölümü analizler sonucunda öne çıkan bulguları özetleyecek ve bu
bulgular ışığında önerilerde bulunacaktır.
4
2. LİTERATÜR ÖZETİ
Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanmış olan 2008-2013 yılları arası Bulaşıcı
Olmayan Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrol Edilmesi Eylem Planı’na (DSÖ Eylem Planı)
göre, günümüzde kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar dünyada ölümlerin %60’ına
yakınına neden olmaktadır (World Health Organization, 2008). Halbuki, kanserin neden
olduğu ölümlerin önemli bir oranı kansere neden olan çevresel ve davranışsal risklerin
elimine edilmesi ve kanserin erken teşhisi ile engellenebilir. Örneğin, mamografi ve
kolonoskopi gibi kanser tarama testleri ile Türkiye’de kadınlar arasında en sık görülen kanser
türleri olan meme ve kolon kanserinden kaynaklanan ölüm oranları azaltılabilir. Bu bağlamda,
kansere neden olan çevresel ve davranışsal risk unsurlarının azaltılması ve erken teşhis için
tarama testlerinin kullanımının arttırılması kanser ile mücadelenin temel taşları haline
gelmiştir.
Bireylerin sağlıklı beslenmek, sigara içmemek gibi kanserden koruyucu davranışlarda
bulunma ve kanserin erken teşhisinde kullanılan tarama testlerini yaptırma eğilimini etkileyen
çeşitli psiko-sosyal unsurlar bulunmaktadır (Bosompra v.d., 2000; Condit, 2001). Korunma
Motivasyonu Teorisi (Leventhal ve Cleary, 1980), Sağlık İnanç Modeli (Rosenstock, 1974)
ve Planlanmış Davranış Modeli (Ajzen ve Fishbein, 1977) gibi davranış modelleri tarafından
incelenen bu psiko-sosyal unsurlar arasında bireylerin herhangi bir koruyucu sağlık davranışı
hakkındaki yarar ve engel algısı, sağlık risk algısı ve sağlık kontrol algıları bulunmaktadır.
DSÖ Eylem Planı’nda (2008) da belirtildiği gibi bahsi geçen bu psiko-sosyal etmenlerin
koruyucu sağlık davranışları üzerine etkileri ulusların nüfus yapıları ve bireylerin kültürel ve
sosyoekonomik özelliklerine göre farklılıklar gösterebilmektedir.
Bu
projede,
Türkiye’de
bireylerin
kanserden
ölüm
riskini
azaltmaya
yönelik
davranışlarda bulunma ve kanserin erken teşhisine yardımcı olacak tarama testlerini
yaptırma
eğilimlerini
etkileyebilecek
demografik,
psiko-sosyal
ve
algısal
etmenler
incelenmiştir. Aşağıda da özetleneceği gibi, proje kapsamında odaklanılan psiko-sosyal ve
algısal etmenlerin başında kanser risk algısı, sağlık kontrol algısı ve maneviyat
bulunmaktadır.
2.1 Risk Algısı ve Kanserden Koruyucu Davranışlar
Sağlık İnanç Modeli (Rosenstock, 1974) gibi çok atıf alan sağlık davranış modellerinde
önemli yer tutan risk algısı kavramı insanların bir hastalığa yakalanmaya yatkınlığına dair
algıları olarak tanımlanabilir (Shiloh ve Ilan, 2005). Buna göre, bir hastalığa yakalanma
ihtimaline dair risk algısı, hastalığın zararlı sonuçları ve ciddiyeti ile ilgili beklentiler ve
koruyucu sağlık davranışlarında bulunma ile ilgili engel ve yarar algıları, sağlık koruyucu
5
davranışlarda bulunma eğilimini etkileyen en önemli etmenler arasındadır (Gooding vd.,
2006; Katapodi vd., 2004; Kiviniemi vd., 2011; Shiloh ve Ilan, 2005).
Genel olarak, yüksek risk algısının bireyleri korunmaya yönelik davranışlara
yönlendirmesi beklenir. Kanser bağlamında da, kansere yakalanma ihtimalini yüksek gören
insanların kanser ile ilgili koruyucu davranışlarda bulunacağı varsayılmaktadır. Bu
varsayımları ampirik olarak destekleyen araştırmalarda, yüksek risk algısı ile kolon kanseri
taraması yaptırmak (Kim vd., 2008), prostat spesifik antijen (PSA) testi yaptırmak (Bloom vd.,
2006; Jacobsen vd., 2004), kolonoskopi yaptırmak (Lipkus vd., 2005), mamografi yaptırmak
(Facione, 2002; Katapodi vd., 2004), sigarayı bırakmak (Dijkstra ve Brosschot, 2003; Lee
vd., 2013) ve genel olarak daha sağlıklı yaşamaya çalışmak (Shim vd., 2010) arasında pozitif
ilişki gözlemlenmektedir.
Bu sonuçlardan hareketle yürütülen iletişim kampanyaları bireylerin risk algılarını
yükseltmeye
odaklanmış
ve
birçok
sağlık
davranışı
bağlamında
olumlu
sonuçlar
doğurmuştur. Örneğin, Champion ve arkadaşlarının bir çalışmasında risk algıları yükseltilen
kadınlar arasında mamografi yaptırma oranları artmıştır (Champion vd., 2000). Benzer bir
şekilde, düşen risk algısının serviks kanseri ve meme kanseri için tarama yaptırma ihtimalini
azalttığı gözlemlenmiştir (Friedman vd., 2012). Kanser tarama testlerinde olduğu gibi, bu
alanda yapılan birçok çalışma kanser risk algısının artması ile kansere yatkınlığı ölçen
genetik testleri yaptırma eğilimi arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir (Bosompra
vd., 2000; Bunn vd., 2002; Gooding vd., 2006; Helmes vd., 2002; Lerman vd., 1994).
Diğer taraftan, risk algısı ile kanserden koruyucu davranışlarda bulunma arasındaki
ilişkisinin her zaman böylesine güçlü ve pozitif yönde olmadığına dair de birçok bulgu vardır
(McQueen vd., 2008; Shiloh ve Ilan, 2005; Walker vd. 2013). Bir yandan, bazı araştırmalarda
risk algısı ile kanser tarama testi yaptırma eğilimi arasında direkt bir ilişki gözlenmemiştir ve
bu tür bir ilişkinin yalnızca aile kanser geçmişi gibi etmenler ile olan etkileşimler sonucu
oluştuğu gözlemlenmiştir (Walker vd., 2014). Öte yandan, artan risk algısının ve bununla
ilintili olarak bireylerde oluşan endişenin, bireyleri, başta kanser tarama testi ve genetik test
olmak üzere, kanser ile ilgili koruyucu davranışlarda bulunmaktan uzaklaştırabildiğini
gösteren bulgular vardır (Greiner vd., 2005; McQueen vd., 2008; Skinner vd., 2002).
Örneğin, risk algısı ile etkileşen çeşitli kişilik özelliklerine bağlı olarak, kanser tarama testi
yaptırdığı halde sonuçlarını almayan kişiler olmaktadır (Sweeny vd., 2013). Mamografi
yaptırma bağlamında, bazı çalışmalar kanserden korkma ve yüksek risk algısının mamografi
yaptırmaya karşı önemli bir engel teşkil ettiğini ortaya koymuştur (Facione, 2002; Lerman vd.
1993; Kash vd., 1992). Özellikle, yüksek risk altındaki kişilerde ve ailesinde kanser geçmişi
olan kişilerde risk algısı ile kanser taraması yaptırma isteği arasında ters bir ilişki
gözlenebilmektedir (Andrkowski vd., 1997; Ruffin vd., 2011). Benzer bir şekilde, sağlık
6
sorunları ile ilgili korku ve endişenin (özellikle bireylerin koruyucu bir davranışta bulunma
konusunda etkin hissetmedikleri durumlarda) inkar gibi tepkilere neden olarak genetik test
yaptırma ihtimallerini azaltabildiği de gözlenmiştir (Lerman vd., 1999).
Bu noktada dikkate alınması gereken önemli bir husus ise hem genetik testlerin hem
de kanser tarama testlerinin sonuçlarının bireylerin hayatlarına farklı etkilerde bulunma
ihtimalinin olduğudur. Örneğin, meme kanserine genetik yatkınlığı olduğunu öğrenen bir
kadının elindeki seçenekler arasında bulunan meme aldırmanın önemli psikolojik ve fizyolojik
etkileri olmaktadır. Kısaca meme kanserine yakalanma riskinin yüksek olduğunu öğrenen bir
kadının karşı karşıya kaldığı durum kolay değildir; eldeki seçenekler uygulanması zor
seçeneklerdir ve olumsuz yan etkileri çok olabilmektedir. Bunun sonucunda, bireylerin en
başta riskin ne kadar olduğunu öğrenmekten kaçınmaları da beklenebilecek bir sonuçtur.
Halbuki solunum yolları ve akciğer kanseri riskinin yüksek olduğunu öğrenen bir bireyin
yapması gerekenler arasında sigarayı bırakmak gibi seçenekler vardır (Cappella vd., 2005).
Bu seçenek, kanser riskini sıfırlamasa ve uygulanması bazı bireyler için zor bir süreç olarak
görülse bile, yan etkileri olmayan ve önemli faydası olan bir seçenektir. Kısaca, kanser risk
algıları ile farklı koruyucu davranışlar arasında farklı yönlerde ilişkiler gözlenmesi
mümkündür.
Yukarıda bahsi geçen ampirik tutarsızlıkların diğer nedenleri arasında bu ilişkilerin
incelenmesi sırasında bu ilişkiyi etkileyebilecek olan düzenleyici değişkenlerin yeterli
seviyede incelenmemesi öne çıkmaktadır (McQueen vd., 2008; Shiloh ve Ilan, 2005; Walker
vd. 2013). Örneğin, kontrol algılarının ve kişilik özelliklerinin (örneğin, kaçınmacı baş etme
yöntemleri kullanma eğilimlerinin), risk algısı ile davranış arasındaki ilişkinin hangi yönde
gerçekleşeceğini belirleyen düzenleyici değişkenler olarak öne çıkabileceği görülmektedir
(McQueen vd., 2014). Bu bağlamda, tamamlanmış olan bu çalışmada, kanser risk algısı ve
kanserden koruyucu ve teşhise yönelik davranışlar arasındaki ilişkinin daha net olarak
anlaşılması için bu değişkenler arasındaki ilişki ile etkileşebilecek olası etmenler
incelenmiştir.
Bu noktada dikkate alınması gereken bir husus risk algılarının yalnızca bilişsel değil
aynı zamanda duygusal boyutunun da olduğudur (Kiviniemi vd., 2014; Slovic vd., 2004). Bu
bağlamda, kanser riski ile bağlantılı (kanser testi yaptırma gibi) düşünceler endişe, burukluk,
korku, keder gibi çeşitli negatif tepkilere neden olabilmektedir (Croyle ve Lerman, 1999). Özdenetim (Leventhal ve Cameron, 1987) modeline göre, sağlık risklerinin neden olduğu stres
ile baş edebilmek için bireyler aynı anda hem sağlık riskini hem de endişe seviyelerini
azaltmak için hareket etmektedir. Bu çerçevede düşünüldüğünde, bireylerin kanser riski
hakkındaki yaptıkları tahminler ve bu tahminlerin takibinde verdikleri davranışsal kararların
yalnızca kanserden ölüm riskini azaltmaya yönelik değil aynı zamanda kanserden ölme
7
riskinin yarattığı endişeyi azaltmaya yönelik olduğu düşünülebilir (Gooding vd. 2006). Bu
sebeple, bireylerin kanser ile ilgili koruyucu davranışlarında, risk ile mücadele etme (ve riski
azaltma) ile riskin doğurduğu olumsuz duygular ile baş etme güdüleri arasında çelişkiler
olması mümkündür (Shiloh ve Ilan, 2005).
Kanser riski hakkındaki algıların endişeyi tetikleme ihtimalini arttıran önemli
etmenlerden biri bireylerin kanserin sonuçları hakkında hissedebilecekleri belirsizliktir. Bu
etmen özellikle kanser testi ve genetik test yaptırma durumlarında etkili olabilmektedir
(Honda ve Neugut, 2004; Weber ve Hsee, 2000). Söz gelimi, kişiler kanserin hayatlarında
neden
olacağı
değişiklikler
hakkında
hissettikleri
belirsizlikten
dolayı
semptomatik
olduklarında bile test yaptırmayı erteleyebilmektedir. Öte yandan, bir bireyin belirsizlik
durumunda bile kendi hayatını kontrol edebileceği inancına sahip olması, kanser riskini
hatırlatan durumlarda daha inisiyatifli kararlar verilebilmesini sağlayabilmektedir (Cull vd.,
2001). Bu bağlamda, kanser risk algısı ile kanserden koruyucu davranış arasındaki ilişkiyi
düzenleyebilecek bir kişisel eğilim, bireylerin sağlık kontrol odakları, yani sağlıkları hakkında
ne kadar kontrole sahip oldukları konusundaki algılarıdır. Sonraki bölümde, sağlık kontrol
odağı ile ilgili literatür özetlenmektedir.
2.2 Sağlık Kontrol Odağı ve Kanserden Koruyucu Davranışlar
Sosyal psikoloji literatüründe son 40 senedir yaygın bir şekilde kullanılan Kontrol Odağı
Ölçeği (Rotter, 1966) bireylerin hayatları üzerinde ne derece kontrole sahip olduklarına dair
inançlarını ölçmektedir. Kontrol odağı kavramına göre, bireyler yaptıkları davranışları takip
eden “olumlu ya da olumsuz pekiştirici”ler aracılığıyla (Dağ, 2002) hayatta yaşayacakları
tecrübelerin kendilerinden mi yoksa şans veya dış etmenlerden mi kaynaklanacağına dair
beklentiler oluşturmaktadır. Bireyler, yaşadıkları bu tecrübeler ve davranışlarının doğurduğu
sonuçlar ışığında hayatta başlarına gelecek olayların kendi yaptıklarından kaynaklandığına
inanmaya meyilli (içsel kontrol odağı) veya kendi kontrolleri altında olmayan dış etmenlerden
kaynaklanacağına inanmaya meyilli (dış kontrol odağı) olarak ikiye bölünmektedir (Gomez,
1998).
Rotter’ın (1966) Kontrol Odağı Ölçeği 23 tane iki seçenekli maddeden oluşmaktadır.
Dağ (1991, 2002) tarafından Türkçe’ye uyarlanan bu ölçekte ‘insan hayatındaki mutsuz
olayların çoğu, biraz da şanssızlıkların eseridir’ maddesi dış kontrol odağına ve ‘başarılı
olmak çok çalışmaya bağlıdır’ maddesi iç kontrol odağına örnektir. Kontrol Odağı Ölçeği
genel kontrol algılarını ölçmektedir. Ancak, çok daha spesifik bağlamlar için geliştirilmiş özel
kontrol odağı ölçekleri de mevcuttur. Bunlardan bir tanesi, Wallston, Wallston ve DeWellis
(1978) tarafından geliştirilmiş olan Sağlık Kontrol Odağı Ölçeği’dir. Kontrol Odağı Ölçeği gibi
Sağlık Kontrol Odağı Ölçeği de içsel sağlık kontrol odağı ve dışsal sağlık kontrol odağı
8
şeklinde iki boyutludur. Buna ek olarak, birçok çalışmada dış kontrol odağının iki tane alt
bileşeni bulunmuştur: 1) kontrolün diğer güçlü kişilerde olduğuna inanma (güçlü diğerleri
dışsal sağlık kontrol odağı) ve 2) kontrolün şans ve kader gibi etmenlere bağlı olduğuna
inanma (şans dışsal sağlık kontrol odağı) (Wallston, 2013; Wallston vd., 1976).
Sağlık kontrol odağı ve koruyucu sağlık davranışları ile ilgili yapılmış olan araştırmalar,
içsel kontrol odağı yüksek ve dışsal kontrol odağı düşük olan bireylerin kanser riskini
azaltmaya yarayabilecek egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve alkol kullanımını azaltmak
gibi davranışlarda bulunma motivasyonlarının daha yüksek olduğunu göstermektedir
(Bennett vd., 1998; Holt vd., 2000; Norman vd.,1997). Daha genel bir çerçeveden
bakıldığında, içsel kontrol eğiliminin sağlık hakkında bilgi aramaya ve aktif baş etme
stratejileri kullanmaya meyilli olmak ile bağlantılı olduğu (Lefcourt, 1982; Lefcourt ve Wine,
1969) ve dışsal kontrol eğiliminin daha yüksek endişe seviyeleri, stres kaynakları ile baş
edememe ve bunların sonucunda kaçınmacı baş etme stratejileri kullanımı ile bağlantılı
olduğu gözlenmektedir (Feather, 1967; Gomez, 1998; Lefcourt, 2013; Naditch vd.,1975;
Parker, 1993).
Öte yandan, dışsal sağlık kontrol odağı “diğer kişiler” alt boyutu yüksek olan bireyler
arasında onları yönlendirebilecek kişilere (doktorlar, din adamları) güvenin daha yüksek
olması, onların tavsiyelerine uymaları ihtimalini arttırmaktadır (Freund vd. 2014; Hillen vd.,
2014). Benzer bir şekilde, sağlık durumunun bir hastanın kontrolü dışında geliştiği
zamanlarda (örneğin, kararların tümüne yakınının doktorlar tarafından verildiği durumlarda),
dışsal sağlık kontrol odağına sahip olmanın süreç sırasında hissedilecek olumsuz duyguları
azalttığı gözlemlenmiştir (Burish vd., 1984). Bu tür bulgular, dışsal sağlık odağının da olası
sağlık sorunları ile başa çıkma konusunda, biraz da sorumluluk hissinin yalnızca bireye
yüklenmesini engelleyen bir mekanizma olarak, kişilere yardımcı olabileceğini işaret
etmektedir (Hillen vd. 2014).
Önceki bölümde de bahsedildiği gibi, kanser taraması yaptırma ya da genetik test
yaptırma ile ilgili verilecek herhangi bir kararda, bireyler endişelerini azaltmak için kaçınmacı
baş etme stratejileri kullanmak ile riski erkenden tespit ederek tedbir alabilmek arasında
ikilem yaşayabilmektedir. Bu ikilemin güçlü gözükeceği durumlardan bir tanesi genetik test
yaptırmak ile ilgili verilecek kararlardadır çünkü genetik risk karşısında alınabilecek
davranışsal tedbirler sınırlıdır. Başka bir deyişle, genetik test neticeleri birçok durumda birey
için çözümü olmayan sorunlara işaret edebilmektedir. Bundan dolayı, genetik test yaptırma
fikri kaçınmacı baş etme stratejilerinin kullanılmasına neden olabilmektedir. Kanser taraması
bağlamında, önceki bölümde de bahsedildiği gibi, bu tür bir ikilemin önemli nedenlerinden
biri kanser teşhisinin hem ciddi bir sağlık sorununa işaret ediyor olması hem de günlük
yaşamda (sosyal, mesleki vb.) önemli değişikliklere neden olacak olmasıdır. İşte bu nedenle,
9
kanser teşhisi koyulması ihtimaline tepki olarak bireylerde yüksek seviyede geleceği kontrol
edebilme yetisinin kaybolduğu düşüncesi gözlemlenmektedir (Croyle ve Lerman, 1999).
Kanser testi ve genetik test yaptırmak dışındaki diğer sağlık koruyucu davranışlarda da
risk ile ilgili algıların ve endişenin bireyleri bazı durumlarda sağlık koruyucu davranışlara
yönlendirdiği (özet için, McCaul ve Mullens, 2003) bazı durumlarda ise pozitif sağlık koruyucu
davranışları ketleyebildiği görülmektedir (van der Pligt, 1996). Özellikle riskin azaltılmasını
sağlayacak olan davranışın zorluğu arttıkça, risk algılarının davranışa olan pozitif etkisinin
azaldığı görülmektedir (Costello vd., 2014).
Yukarıda yapılan bu özetten de anlaşılabileceği gibi, risk algısının sağlık koruyucu
davranışlara ket vurmasının önemli nedenlerinden biri risk algısının neden olduğu aşırı korku
ve bu korkunun yarattığı strestir (Chaffee ve Roser, 1986). Bu durumlarda birey, alıştığı
davranış biçimlerinin (sigara içmek, fazla karbonhidrat yemek gibi) sorgulanmasına neden
olan bilgi ya da mesajlara karşı direnç göstermeye ve davranışlarını devam ettirmeye meyilli
olabilecektir (Hart, 2013; Wegener vd., 2004). Örneğin, sigara tiryakileri için sigarayı bırakma
sürecinde yaşanacak sorunlar hakkındaki öngörüler (sinirli olmak, işine odaklanamamak) bile
stres seviyesini arttırmakta ve süreci, daha başlamadan, sekteye uğratabilmektedir (Berlin ve
Covey, 2006; Shiffman, 1979).
Yukarıda özetlenen bu bulgular, risk algısı ile sağlık koruyucu davranışlar arasındaki
ilişkinin direkt bir ilişki olmak yerine kontrol algıları tarafından düzenlenen bir ilişki olma
ihtimaline işaret etmektedir. Örneğin, yakın zamanda yapılmış olan çalışmalar “ölüm riski”
algısını yükselten mesajlar yerine “kontrol altına alınabilecek ölüm riski” algısını arttıran
mesajların sağlıklı beslenme gibi sağlık koruyucu davranışları arttırmak konusunda etkili
olduğunu göstermektedir (Pepper ve Nettle, 2014). Bu çerçevede, bu çalışmada, sağlık
kontrol odağı, yani kişinin içinde bulunduğu durumlarda ne kadar kontrole sahip olacağı
hakkındaki beklentileri, risk algısı ile sağlık koruyucu davranışta bulunma eğilimi arasındaki
ilişkiyi düzenleyen bir değişken olarak incelenmiştir.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir husus ise sağlık kontrol odağını etkileyebilecek
çeşitli etmenlerin olduğudur. Bu etmenlerin başında bireylerin kendilerinin ve aile
mensuplarının geçmişte yaşadıkları sağlık sorunları bulunmaktadır. Geçmişte fazla sağlık
sorunu yaşamamış bireyler arasında sağlıklarını istedikleri gibi yönetebileceklerine dair
inançlar
güçlüyken,
kronik
hastalıklar
geçiren
bireylerde,
içsel
kontrol
duyguları
zayıflayabilmektedir (Cairney vd., 2007; Gerstorf vd., 2010).
Bireylerin geçmişte yaşadıkları sağlık sorunları ve bunun sonucunda kontrol algıları ile
yakından ilişkili olduğu belirtilen bir diğer etmen ise bireylerin sosyoekonomik durumudur
(gelir,
yaşadığı
bölgenin/mahallenin
genel
yaşam
standardı
vb.).
Araştırmalar,
sosyoekonomik durumu iyi olmayan kişiler arasında içsel sağlık kontrol algısının daha düşük
10
olduğunu göstermektedir (Gurin ve Brim, 1984; Levenson, 1981; Poortinga vd., 2008).
Öncelikle, gelir ve yaşam standardının düşüklüğü, imkanları kısıtlayarak kötü beslenme gibi
davranışsal risk faktörlerini arttırabilmektedir. Buna ek olarak, kalitesiz altyapı, sanitasyon ve
daha yüksek kirlilik gibi sağlık sorunlarını arttıran çevresel etmenlerin de sosyoekonomik
durum ile bağlantısı bulunmaktadır. Bağlantılı olarak, düşük gelir gibi sosyoekonomik
etmenler bireylerin aldığı sağlık hizmetinin kalitesini etkileyebilmektedir. Kısaca, bireylerin
içinde bulundukları sosyoekonomik durum sağlık sorunlarını arttıracak çevresel ve
davranışsal etmenlere yol açabilmektedir.
Kişilerin özellikle kendi kontrolleri dışındaki çevresel etmenler sonucunda yaşadıkları
sağlık sorunları, ileride karşılaşabilecekleri sorunlar ile ne kadar etkin bir şekilde baş
edebilecekleri konusundaki algılarını etkileyebilmektedir. İşte bu nedenle, sosyoekonomik
durumlarından dolayı yaşam kalitesi düşük olan, sağlık sorunları yaşayabilen ve sağlık
sorunları ile karşılaştığı durumda maddi imkansızlıktan dolayı yeterli sağlık hizmetini
alamayan kişilerin içsel sağlık kontrol algılarının düşük olduğu araştırmalar tarafından
gözlenmiştir (Adler vd., 1994).
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta, sosyoekonomik durumun ve sağlık
durumunun yalnızca nesnel bir olgu değil aynı zamanda bireylerin öznel algıları ile bağlantılı
bir olgu olduğudur. Nesnel durum ile öznel refah değerlendirmesinin farkları özellikle Deiner
ve meslektaşları tarafından yapılan çalışmalarda gözükmektedir (Deiner, 1994; Deiner ve
Suh, 1997). Örneğin, bazı çalışmalarda hane geliri gibi “nesnel” indikatörler ile sağlık durumu
hakkında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunmamış, fakat öznel refah algıları ve hayat
tatmin seviyeleri ile sağlık algıları arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Buna ek olarak,
hayat kalitesi algısı ile sağlık durumu arasında iki yönlü bir ilişki de söz konusudur. Örneğin,
bir taraftan, bireylerin sağlığını düzelten müdahalelerin (tedavi olmak vb.) bireylerin yaşam
doyumuna pozitif etkisi bulunmakta, diğer taraftan da yaşam doyumunun bireylerin sağlık
durumuna pozitif etkisi bulunmaktadır (Garrido vd. 2013).
Bu bağlamda, sosyoekonomik durumun sağlık durumu algılarına ve kontrol algılarına
etkisi incelenirken, bireylerin öznel değerlendirmelerinin de hesaba katılması gerekmektedir.
Bu nedenle, tamamlanmış olan bu çalışma, öznel algıların incelenmesi amacı ile hane
gelirine ek olarak bireylerin gelirlerinin yeterliliği hakkındaki algılarına da odaklanmıştır.
Benzer bir şekilde, bu çalışmada bireylerin sağlıkları ile ilgili kronik hastalık geçmişi ve yakın
çevrelerinde kanser vakası olup olmadığını soran sorulara ek olarak, bireylerin kendi ve aile
fertlerinin
sağlık
durumlarını
öznel
olarak
değerlendirmelerini
sağlayan
sorular
bulunmaktadır.
Sağlık
kontrol
odağının,
olumlu
sağlık
davranışlarda
bulunma
eğilimi
ile
sosyoekonomik durum, geçmişte yaşanan sağlık sorunları, sağlık risk algısı ve endişesi
11
arasındaki ilişkileri düzenleyici bir değişken olarak etkileyebiliyor olması ihtimali son
senelerde yapılmış olan araştırmalar tarafından da desteklenmektedir: Hâkimiyet algıları
düşük olan bireyler arasında kanser riski algısının stres ve endişeyi arttırmakta olduğu (Cull
vd., 2001); fakat hâkimiyet algıları yüksek olan kişilerde, özellikle de ailesinde kanser
vakasına rastlanmış ise, kanser testi yaptırma eğiliminin daha yüksek olduğu saptanmıştır
(Shiloh vd. 1998; Wenzel vd., 2002). Bu bulgular, sağlık kontrol algısının hem risk algılarının
oluşumu ile bağlantılı olabileceğini hem de risk algıları ve kanser ile ilgili sağlık davranışları
arasındaki ilişkide aracı ve düzenleyici bir değişken olacağına işaret etmektedir.
Dikkat edilmesi gereken önemli bir husus ise dışsal sağlık kontrol odağının risk algıları
ile ilişkisinin karmaşık bir yapıya sahip olma ihtimalidir. Yukarıda da belirtildiği gibi, literatürde
genel olarak içsel sağlık kontrol odağının sağlık koruyucu davranışlarda bulunma eğilimini
arttırdığı gözlenmiştir. Fakat, özellikle kronik sağlık sorunları yaşanan durumlarda, dışsal
kontrol algılarının da, doktorlar ve aile gibi sağlık koruyucu davranışları teşvik edecek
etmenler aracılığı ile, sağlık koruyucu davranışlara pozitif bir etkide bulunması mümkündür
(Freund vd. 2014; Hillen vd., 2014). Yani, dışsal sağlık kontrol odağına sahip kişilerde
kaderciliğin yüksek olma ihtimaline rağmen, dışsal sağlık kontrol odağının alt bileşeni olan,
kontrolün diğer güçlü kişilerde (doktorlar gibi) olduğuna inanma eğilimi (güçlü diğerleri dışsal
sağlık kontrol odağı), bireyleri, doktorlar ve diğer sağlık otoritelerinin tavsiyelerini uygulamaya
yönlendirebilmektedir (Franco vd. 2000; Helmes vd. 2002). Bu durumda, dışsal sağlık kontrol
odağının şans/kader alt bileşeni ile diğer güçlü kişiler alt bileşeni arasında kanser ile ilgili
sağlık davranışlarında bulunma eğilimi bakımından farklılıklar olabilir. Literatürde bu tür bir
farklılığın kanserden koruyucu davranışlarda bulunma veya kanserin erken teşhisi için test
yaptırma gibi davranışlar için ne kadar geçerli olabileceği ile ilgili yeterli seviyede araştırma
gözlemlediğimiz kadarı ile bulunmamaktadır.
Türkiye’de Kontrol Odağı Ölçeği ile ilgili araştırmalar ölçeğin 1991 yılında Prof. İhsan
Dağ tarafından Türkçe’ye uyarlanması ile başlamıştır. 1991 yılından beri yapılan
çalışmalarda Kontrol Odak Ölçeği ile çeşitli davranışlar ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler
incelenmiştir. Yapılan bu çalışmalarda, içsel kontrol odağı ile akademik başarı (Akın, 2010),
öznel iyi oluş düzeyleri (Tuzgöl, 2006), yöneticilik vasıfları ve özellikleri (Dilekmen vd., 2009;
Süral ve Topaloğlu, 2007), kişilerarası çatışmalarda olumlu çözüm yolları bulma yetisi (Tutar
vd., 2009), belirsizlikle baş edebilme becerisi (Tabak ve Erkuş, 2008), kararlılık ve ‘mantıklı’
karar verme stratejileri kullanma eğilimi (Çoban ve Hamamcı, 2006) ve kariyer konusunda
etkin karar verebilme yetisi (Öztemel, 2012; Sarı ve Şahin, 2013) arasında pozitif ilişkiler
gözlemlenmiştir. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada, demografik değişkenler, cinsiyet ve
okunan okulun kontrol odağı ile ilişkisi incelenmiştir (Sobacı ve Polatçı, 2014). Ayrıca, kontrol
odağı ölçeği sigara içenler ve bırakanlar arasındaki kontrol algıları farklarının incelenmesi için
12
de kullanılmıştır (Cenkseven, 2001). Söz konusu bu çalışmada sağlık kontrol odağı değil,
kontrol odağı ölçeği kullanılmıştır.
Türkiye’de sağlık tutumları ve davranışları üzerine yapılan çalışmalarda ise Kontrol
Odak Ölçeği’nin kullanımı kısıtlı kalmıştır. Bu alanda, ölçeği kullanan çalışmalara örneklerden
bir tanesinde bireylerin psikolojik sıkıntılar ile baş edebilmesinde kontrol odağının ve dini
inançların rolü incelenmiştir (Dirik ve Günay, 2009). Dirik ve Günay’ın çalışması genel
Kontrol Odak Ölçeğini kullanan bir çalışmadır. Ayrıca, sağlık koruyucu davranışlar ile Sağlık
Kontrol Odağı arasındaki ilişki inceleyen kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır (Önal vd.,
2009; Şengül vd., 2010; Sanberk ve İnanç, 2009; Tabak ve Akköse, 2006). Tabak ve Akköse
(2006) tarafından yapılan çalışma Sağlık Kontrol Odağı Ölçeğini Türkçeye uyarlamıştır. Bu
çalışmada ergenlerin sağlık davranışları ile sağlık kontrol odağı arasındaki ilişki incelenmiş
ve spor yapan, sigara içmeyen ve saldırgan davranışlar içinde bulunmayan ergenlerin içsel
sağlık kontrol algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Benzer bir şekilde Şengül, Kara
ve Arda (2010), şiddetli engelli hastalarda dış (şans) kontrol odağının daha yüksek olduğunu
gözlemlemiştir. Öte yandan, Sanberk ve İnanç’ın (2009) çalışmasında sağlık yaşam kalitesi
ile sağlık kontrol odağı arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
2.3 Koruyucu Sağlık Davranışları ve Güç Kaynağı Olarak Maneviyat
Sağlık Kontrol Odağı Ölçeğine yapılan eleştirilerin başında “içsel kontrol” ve “dışsal
kontrol” kavramlarının bireylerin sağlıklarını kontrol edebilme algıları ile bağlantılı olabilecek
diğer kişisel eğilimleri dikkate almıyor olması gelmektedir (Holt vd., 2007). Sağlık Kontrol
Odağı Ölçeğinin dikkate almadığı eğilimlerden önemli bir tanesi kişilerin maneviyatı ve dini
inançları olarak öne çıkmaktadır (Goggin vd., 2007a; 2007b; Welton vd., 1996). Örneğin, bu
konuda yapılmış olan araştırmalar bireylerin sağlık davranışlarına bağlantısı açısından “tanrı
kontrolü” kavramının dış sağlık kontrol odağı alt bileşenlerinden (“şans” ve “güçlü diğerleri”)
farklı olduğunu göstermektedir (Furnham, 1982; Jackson ve Coursey, 1988).
Bu noktada belirtilmelidir ki, sağlık ve dini inançlar arasındaki ilişki ile ilgili tartışmalar
sağlık
kontrol
odağı
ile
ilgili
literatür
ile
sınırlı
değildir.
Mevcut
çalışmalar,
maneviyat/dindarlığın bireylerin sağlığı üzerinde olumlu etkiye sahip olabileceğine işaret
etmektedir (Koenig vd., 2001). Öncelikle, dini inançlar bireyleri alkol ve tütün gibi
maddelerden kullanmaktan uzaklaştıran bir role sahiptir (Korinek ve Arredondo, 2004). Buna
ek olarak, maneviyat, bireylerin yaşam doyumunu ve mutluluğunu arttırabilmekte ve
depresyon eğilimini azaltabilmektedir—tüm bu özellikler bireylerin, karşılarına çıkabilecek
sorunlar ile başa çıkabileceği algısını güçlendirebilecek özelliklerdir (Ellison, 1991; Koenig
vd., 1998). Maneviyat, normal şartlarda gittikçe daha karmaşık bir hal alan günümüz
yaşamında bireylere devamlılık hissi sunabilmektedir. Manevi inanç sistemleri tarafından
13
sağlanan içbütünlük bireylerin kendi ve yakınlarının gelecekleri için umutlu olmalarını
sağlamakta, riskin tetiklediği olumsuz duyguları hafifletebilmekte ve hastalık kapma gibi
stresli olaylar ile başa çıkmasına yardımcı olabilmektedir (Bourjolly, 1998; Carone ve Barone,
2001; Curlin vd., 2007). Bunlara ek olarak, özellikle Türkiye gibi geleneksel ve manevi
değerlerin halen yüksek olduğu toplumlarda ailenin sağladığı sosyal destek ve sürekliliğin
sorunlarla baş edebilme yetisine önemli katkıları olabildiği gözlenmektedir (Maton ve Wells,
1995).
Kısaca, manevi inançlar bireyin sağlık riskini azaltacak koruyucu davranışlarda
bulunmasını teşvik etme potansiyeline sahiptir. Ayrıca, manevi inançlar bir bireyin yaşamını
değiştirme olasılığı yüksek olan hastalık teşhisi sırasında bireye destek olacak önemli bir
kaynak olabilmekte ve bunun sonucunda da birey, bu değişiklik ile baş edebilmeye daha
hazır
hale
gelebilmektedir.
Örneğin,
Katolik
Latin
Amerikalılar
arasında
yapılan
araştırmalarda, katılımcılar kaderin öneminden bahsetse bile, aynı zamanda dini inançlarının
onları kanser koruyucu davranışlarda bulunmak ve kanser taraması yaptırmak için
cesaretlendirdiğini belirtmiştir (Leyva vd., 2014).
Öte yandan, özellikle dini kurallar ile tıbbi kararların çeliştiği durumlarda, dini kurallara
bağlılığın koruyucu sağlık davranışlarını önlediği durumların da olduğu belirtilmektedir
(Carone
ve
Barone,
2001;
Curlin
vd.,
2005).
Mesela
Yehova
Şahitleri
ölümle
sonuçlanabilecek durumlarda bile kan nakli yapılmasını kabul etmemektedir. Benzer bir
durum, kanser riskini tahmin etmekte kullanılan genetik testlerle ilgili tartışmalarda
görülebilmektedir (Allum vd., 2014; Evan ve Hudson, 2007; Shepherd vd. 2007). Bazı
bireyler genetik testleri tanrının işine müdahale olarak gördüklerini belirtmişlerdir. Örneğin,
yakın zamanda tamamlanmış bir çalışmada, Ortodoks Yahudiler arasında, mucizelerin
korunması gerektiği ve genetik testler ile çelişen öncelikler olduğu algılarının genetik test
yaptırmaya engel teşkil ettikleri tespit edilmiştir (Tkatch vd., 2014)
Bu noktada belirtilmesi gereken önemli bir husus manevi inanç kavramının çok boyutlu
bir kavram olduğudur. Örneğin, Allport ve Ross (1967) tarafından yapılan çalışmaları takiben,
dini yönelimleri içsel ve dışsal olarak iki ana kategoriye ayıran çeşitli ölçekler geliştirilmiştir
(Hoge, 1972). Daha yakın zamanda geliştirilmiş olan Tanrı Sağlık Kontrol Odağı Ölçeği
(Wallston vd., 1999) ve Tinsel Sağlık Kontrol Odağı Ölçeği (Holt vd., 2007) içsel ve dışsal
(şans ve diğer kişiler) odaklara ek olarak tanrının bireylerin sağlığı üzerinde kontrole sahip
olduğu inancının sağlık konusundaki davranışları etkileyebileceğini öngörmektedir. Tinsel
Sağlık Kontrol Odağı ve Tanrı Sağlık Kontrol Odağı kavramları, tanrı inancının ve dinin hem
aktif hem de pasif boyutu olduğuna işaret etmektedir. Aktif din ve pasif din boyutları kişilerin
içsel sağlık ve tanrı sağlık kontrol algılarının ne yönde olduğu ile ilgilidir. Örneğin, aktif
maneviyat eğilimine sahip olan kişiler hem içsel sağlık kontrol odağına hem de tanrı sağlık
14
kontrol odağına sahip olan kişiler olarak düşünülebilir. Aktif maneviyat bireyleri kendi
sağlıkları ile ilgili daha çok inisiyatif almaya teşvik ederken, pasif maneviyat kişileri
kaderciliğe itebilmektedir (Holt vd. 2000). Örneğin, çalışmalar pasif maneviyat eğilimine sahip
kadınların mamografi yaptırma oranlarının daha düşük olduğunu göstermektedir (Holt vd.
2007).
Burada belirtilmesi gereken başka bir husus ise manevi inançlar, sağlık kontrol odağı,
kanser risk algısı ve kanserden koruyucu davranışlar arasındaki ilişkinin Müslüman
toplumlarda çok limitli bir şekilde incelendiğidir. Bu çalışmaların da önemli bir kısmı Amerika
ve Avrupa’da yaşayan Müslüman nüfuslar üzerine yapılan araştırmalardır (örneğin, Kobeissi
vd., 2014; Padela, 2014). SSCI ya da PsychArticles tarafından taranıp endekslenen
dergilerde yayınlanan makaleler arasında Ortadoğu’daki Müslüman toplumlarda kanser
tarama testi yaptırma, risk algısı, kontrol odağı veya dini inançlar arasındaki ilişkiyi ampirik
veri ile inceleyen makale sayısı son senelerde artmıştır (Donnelly vd., 2013); fakat, bu
çalışmalar kapsamları bakımından limitlidir ve söz konusu etmenler arasındaki karmaşık
etkileşimleri genelde incelememektedir.
İncelenen çalışmalardan bir tanesi, meme kanseri geçirmiş 39 kişide test yaptırma ve
baş edebilme stratejilerine odaklanmıştır (Harandy vd. 2010). Daha yakın zamanda çıkmış
olan bir makalede, Ürdünlü kadınlar arasında risk algıları ile kendi kendine meme muayenesi
yapma eğilimleri arasındaki ilişki incelenmiştir (Al-Hussami vd., 2014). Benzer bir şekilde,
çalışmalar İranlı kadınlar arasında Sağlık İnanç Modeli, Korunma Motivasyon Teorisi ve
Planlanmış Davranış Modeli gibi davranışsal modellerdeki değişkenler ile mamografi testi
yaptırma (Taymoori vd., 2014a; 2014b) ve PAP simir testi yaptırma (Dehdari vd., 2014)
eğilimi arasındaki ilişkileri incelemiştir. Özetlenen bu çalışmalar sağlık kontrol odağının ve
maneviyatın olası düzenleyici değişken olarak etkilerini incelememiştir. Kısacası, uluslararası
literatürde gözlemlenmiş olan dini inançlar ile kanserden koruyucu davranışlar arasındaki
ilişkinin Müslüman toplumlarda ne tür farklı etkileşimler gösterebileceğine dair araştırmalar
henüz yeterli değildir.
Bu bakımdan, TÜBİTAK desteği ile Türkiye çapında yürütülmüş olan bu çalışma öncü
niteliği taşımakta ve önemli bir eksikliği gidermektedir. Bu çalışma bağlamında uluslararası
literatürde de daha önce hiç test edilmemiş ilişkiler, etkileşimler ileri istatistiksel yöntemler
(ör: karar ağaçları; düzenleyen aracı-değişken modelleri) ile ilk defa ele alınmıştır.
2.4 Projenin Araştırma Soruları ve Hipotezleri
Görüldüğü üzere, tamamlanan bu araştırmada, birbirleriyle etkileşim içinde olması
beklenen sağlık kontrol odağı, kanser risk algısı, maneviyat ve davranışsal fayda ve engel
algılarının birden fazla kanserden koruyucu davranışa ve kanser erken teşhisi için test
15
yaptırma davranışına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yukarıda özetlenen literatür
ışığında projede odaklanılan araştırma soruları ve hipotezler şu şekildedir:
• Hipotez 1a. Bireylerin sosyoekonomik durumu ve refah algıları arttıkça, bireylerin içsel
sağlık kontrol odağı artacak, dışsal sağlık kontrol odağı azalacaktır.
• Hipotez 1b. Bireylerin ve/veya aile mensuplarının geçmişte yaşadığı sağlık sorunları,
bireylerin içsel sağlık kontrolünü azaltacak, dışsal sağlık kontrol odağını arttıracaktır.
• Araştırma sorusu 1. Bireylerin manevi eğilimleri ile sağlık kontrol odağı arasındaki
ilişki nedir?
• Hipotez 2a: Bireylerin sosyoekonomik durumu ve öznel refah algıları arttıkça,
bireylerin kanser risk algıları azalacaktır.
• Hipotez 2b: Bireylerin ve/veya aile mensuplarının geçmişte yaşadığı sağlık sorunları
bireylerin kanser risk algılarını arttıracaktır.
• Hipotez 3: İç sağlık kontrol odağı yüksek olan bireyler daha düşük kanser riski
algılarına sahip olacaktır.
• Araştırma sorusu 2: Bireylerin manevi eğilimleri ile kanser risk algısı arasındaki ilişki
nedir?
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
16
3. GEREÇ VE YÖNTEM
Bu proje için kullanılmış olan veri Türkiye’de reşit nüfusu temsil eden bir örneklem ile
bir saat süren yüz-yüze görüşmeler ile toplanmıştır. Yüz yüze görüşmeler, alan çalışması için
anlaşılan şirketin çalışanları tarafından, Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi
öğretim üyeleri Doç. Dr. Lemi Baruh ve Doç. Dr. Gökçe Tarcan Kumkale denetiminde, 10
Ağustos – 15 Ekim 2013 tarihleri arasında tamamlanmıştır.
3.1 Soru Formu ve Anket Modülleri
Saha araştırması için kullanılacak olan soru formunun geliştirilmesi Koç Üniversitesi
İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Lemi Baruh ve Dr. Doç. Gökçe
Tarcan Kumkale tarafından yönetilmiştir. Soru formunun geliştirilmesi süreci sırasında
kapsamlı bir literatür taraması ile farklı kaynaklardan (İngilizce, Fransızca, Felemenkçe ve
Türkçe)
soru ölçekleri arşivlenmiş ve İstanbul’da çeşitli sağlık kurumlarından jinekolog,
nörolog, hematolog ve onkologlarla görüşmeler yapılmıştır.
Proje nezdinde kullanılacak soru ölçeklerinden daha önce Türkçe’ye uyarlanmamış
olan ölçeklerin Türkçe’ye uyarlanması için araştırmacılar birbirlerinden bağımsız olarak
soruları Türkçe’ye çevirmiştir. Araştırmacıların çevirilerinin birbirlerinden farklılık gösterdiği
durumlarda çeviri alternatifleri proje ekibi tarafından tekrar değerlendirilerek son haline
getirilmiştir. Proje nezdinde Türkçe’ye uyarlanan ölçekler ve daha önce başka araştırmacılar
tarafından Türkçe’ye uyarlanmış olan ölçeklerin geçerlilikleri ve iç tutarlılıkları üç pilot test (n
= 895, n = 190, n =48) ile kontrol edilmiştir. İkinci ve üçüncü pilot test ilk pilot testte sorun
gözlemlenen ölçekler için yapılan revizyonları kontrol etmek için çevrimiçi anket olarak
yapılmıştır.
Literatür özeti bölümünde de belirtildiği gibi, projenin odaklandığı kanserden koruyucu
ve kanser tarayıcı davranışlar şu şekildedir:
• Kendi Kendine Meme Muayenesi
• Doktorda Meme Muayenesi
• Mamografi
• Kolonoskopi
• PAP Simir Testi
• Genetik Test
• Sigara Kullanımını Bırakmak
• Alkol Kullanımını Bırakmak
• Egzersiz
• Beslenme Alışkanlıklarını Değiştirmek
17
Odaklanılan her davranış için davranışın kendisinin daha önce yapılıp yapılmadığı
(örneğin daha önce kolonoskopi yapılıp yapılmadığı), davranış hakkında tutumlar, engel ve
yarar algıları, öz yetkinlik algıları, öznel normlar ve ileriye dönük davranış niyeti ölçülmüştür.
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir husus, aşağıdaki tabloda da özetlendiği gibi söz
konusu kanser tarama testlerinin farklı yaş ve cinsiyet grupları için tavsiye ediliyor olmasıdır.
Tablo 1. Kanser tarama yöntemlerinin tavsiye edildiği yaş ve cinsiyet grupları
Tavsiye Edilen Yaş
Önerilen Tarama Yaptırma Sıklığı
Grubu/Cinsiyet
Kendi Kendine Meme
Muayenesi (KKMM)
Doktor Tarafından Meme
Muayenesi (DMM)
20 Yaşından itibaren/Kadın
20 Yaşından itibaren/Kadın
Mamografi
40 Yaşından itibaren/Kadın
PAP Simir Testi
20 Yaşından itibaren/Kadın
Kolonoskopi
50 yaşından itibaren/Kadın ve
Erkek
Her ay
20 – 40 yaş için 3 yılda 1 kere ve 40
+ yaş için her yıl
Her yıl
20 – 30 her yıl ve 30 yaş üstünde son
üç testi temiz çıkanlarda 2-3 yılda bir.
10 yılda bir
Yukarıda listelenen konulardaki sorulara ek olarak, ankette kişilik özellikleri, yaşam
memnuniyeti, sağlık kontrol odağı, kanser risk ve ciddiyet algıları, dini inançlar, öz ve aile
sağlık geçmişi ve demografik özellikler ile ilgili sorular bulunmaktadır. Araştırmada sorulan
tüm soruları içeren Baz Soru Formunun bir kopyası Ek 1’dedir.
Kanser tarama ve kanser risk algıları ile ilgili soruların farklı yaş ve cinsiyet grupları ile
ilgili olduğu ve soru formunun uzunluğu da göz önüne alınarak, Baz Soru Formunda bulunan
sorular 14 farklı soru formu versiyonuna bölünmüştür. Bu şekilde soru formunun 1 saatlik bir
sürede tamamlanabilmesi ve her katılımcıya yalnızca kendi yaş ve cinsiyeti ile ilgili
davranışlar hakkında soruların sorulması sağlanmıştır.
Tüm soru form versiyonları kişilik özellikleri, yaşam memnuniyeti, sağlık kontrol odağı,
dini inançlar, öz ve aile sağlık geçmişi ve demografik özellikler ile ilgili soruları içermektedir.
Bu sorulara ek olarak kanser risk algıları, kanser tarama yaptırma, genetik test yaptırma,
egzersiz yapma ve beslenme alışkanlıkları ile ilgili modüller aşağıdaki tabloda özetlendiği
şekliyle soru formu versiyonlarına dağıtılmıştır.
18
Tablo 2. Soru formu versiyonlarına göre soru modüllerinin dağılımı
Versiyon
Yaş ve cinsiyet
No
grubu
Versiyon içinde bulunan modüller
A
50+ Yaş, Erkek
Uzun Egzersiz, Kolonoskopi
B
50+ Yaş, Erkek
Beslenme, Kısa Egzersiz, Kolonoskopi
C
50+ Yaş, Kadın
D
50+ Yaş, Kadın
E
50+ Yaş, Kadın
F
50+ Yaş, Kadın
G
40-49 Yaş, Kadın
H
40-49 Yaş, Kadın
I
40-49 Yaş, Kadın
J
40-49 Yaş, Kadın
K
20-39 Yaş, Kadın
L
20-39Yaş, Kadın
M
20-39 Yaş, Kadın
N
20-39 Yaş, Kadın
Kısa Kendi Kendine Meme Muayenesi, Uzun Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Uzun Egzersiz
Kısa Kendi Kendine Meme Muayenesi, Uzun Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Kısa Egzersiz, Beslenme
Uzun Kendi Kendine Meme Muayenesi, Kısa Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Uzun Egzersiz
Uzun Kendi Kendine Meme Muayenesi, Kısa Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Kısa Egzersiz, Beslenme
Kısa Kendi Kendine Meme Muayenesi, Uzun Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Uzun Egzersiz
Kısa Kendi Kendine Meme Muayenesi, Uzun Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Kısa Egzersiz, Beslenme
Uzun Kendi Kendine Meme Muayenesi, Kısa Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Uzun Egzersiz
Uzun Kendi Kendine Meme Muayenesi, Kısa Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Mamografi, Kısa Egzersiz, Beslenme
Kısa Kendi Kendine Meme Muayenesi, Uzun Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Genetik Test, Uzun Egzersiz
Kısa Kendi Kendine Meme Muayenesi, Uzun Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Genetik Test, Kısa Egzersiz, Beslenme
Uzun Kendi Kendine Meme Muayenesi, Kısa Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Genetik Test, Uzun Egzersiz
Uzun Kendi Kendine Meme Muayenesi, Kısa Doktorda Meme
Muayenesi, Pap Simir, Genetik Test, Kısa Egzersiz, Beslenme
Not: Bir davranış (örneğin, mamografi yaptırma) ile ilgili uzun soru modülleri sağlık davranış
modelleri (Planlanmış Davranış Modeli ve Sağlık İnanç Modeli) ölçeklerini, davranış hakkında
farkındalığı ölçen soruları ve davranışın daha önce yapılıp yapılmadığını ölçen sorular içermektedir.
Bir davranış (örneğin, mamografi yaptırmak) ile ilgili kısa soru modülleri davranış hakkında
farkındalığı ölçen soruları ve davranışın daha önce yapılıp yapılmadığını ölçen sorular içermektedir.
3.2 Araştırma Evreni
Projenin en önemli amaçlarından bir tanesi mevcut olan kanser tarama olanaklarının
(örneğin mamografi yaptırma) halk tarafından kullanılıp kullanılmamasını etkileyen sosyal-
19
psikolojik etmenlerin belirlenmesidir. Fakat yapılan ön araştırmalar kırsal alandan gelen
nüfus için bu tür taramaların coğrafik olarak erişilebilir olmayacağını ve bu nüfus için sosyalpsikolojik etmenlerin çalışılmasının uygun olmayacağını göstermiştir. Bu nedenle, köy
statüsündeki yerleşim yerleri araştırma evrenine dahil edilmemiştir. Türkiye İstatistik Kurumu
(TÜİK) tarafından 2012 sonunda yayınlanan Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS)
verilerine göre, araştırma evreni olarak belirlenen kentsel nüfus 58.448.431 kişi ile
Türkiye’nin %77’sini kapsamaktadır.
Buna göre, araştırmanın evreni Türkiye geneli, kentsel yerleşim birimlerinde yaşayan
yetişkin kişiler olarak belirlenmiştir. Kentsel yerleşim birimleri tanımı için TÜİK’in nüfus
verilerini hesaplarken kullandığı tanım kullanılmıştır. Dolayısıyla, yerleşim birimi nüfusuna
bakılmaksızın, ülkedeki toplam 957 ilçenin merkezlerindeki mahallelerde yaşayan kişiler
hedeflenmiştir. Yalnızca köy statüsündeki yerleşim birimleri hedef kitlenin dışında
tutulmuştur.
Benzer bir şekilde, önceki bölümde de belirtildiği gibi mamografi (40 yaş ve üstü kadın),
kolonoskopi (50 yaş ve üstü kadın ve erkek) gibi farklı yaş ve cinsiyet grupları ile ilgili
davranışların incelebilmesi için soru formu 14 farklı versiyon olarak hazırlanmıştır. Örneklem
seçilmesinde de bu kriterler göz önüne alınarak, araştırma evreni 50 yaş ve üstü erkekler ve
20 yaş ve üstü kadınlar olarak belirlenmiştir. Projede odaklanılan bu yaş ve cinsiyet
gruplarının genel nüfus içinde dağılımı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
Tablo 3. Yaş ve cinsiyete göre hedef nüfus dağılımı
Yaş
Erkek
Kadın
Toplam
20-39
%41,86
%41,86
40-49
%16,57
%16,57
50+
%20,41
%21,16
%41,57
Toplam
%20,41
%79,59
%100,00
3.3 Örneklem
Yukarıda özetlenen kriterler de göz önüne alınarak, örneklem çalışması çok aşamalı
coğrafik küme örneklem yöntemi ile yapılmıştır. Örneklem tasarımının ilk aşamasında, ilçeler
Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan “İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik
Sıralaması Araştırması” sonuçları baz alınarak üç ana gruba ayrılmıştır:
a. Metropol ilçeleri: Gelişmişlik düzeylerinden bağımsız olarak, araştırma tarihi itibarıyla
Büyükşehir belediyesi olan il merkezlerindeki tüm ilçeler (Adana, Ankara, Antalya,
Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli,
Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun Büyükşehir Belediyeleri altındaki toplam 143 ilçe).
20
b. Gelişmiş ilçeler: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik endeksi sıfırdan büyük olan ilçeler
(Toplam 277 ilçe)
c. Az gelişmiş ilçeler: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik endeksi sıfırdan küçük olan ilçeler
(Toplam 537 ilçe)
Aşağıdaki tablo örneklem oluşturulmasında kullanılmış olan “ilçe gelişmişlik” seviyesine
göre nüfus dağılımını özetlemektedir.
Tablo 4. 2012 ADNKS gelişmişlik seviyesine göre kentsel nüfus dağılımı
İBBS1 Kodu
Metropol
Gelişmiş
Az Gelişmiş
İlçe
İlçe
Toplam
TR1
%23,46
%0,00
%0,00
%23,46
TR2
%0,00
%3,36
%0,21
%3,57
TR3
%5,82
%5,56
%0,95
%12,34
TR4
%8,15
%1,97
%0,16
%10,28
TR5
%9,82
%1,00
%0,43
%11,24
TR6
%6,14
%4,96
%0,76
%11,86
TR7
%1,72
%2,13
%0,91
%4,75
TR8
%0,94
%2,62
%1,12
%4,67
TR9
%0,00
%1,92
%0,59
%2,51
TRA
%0,66
%0,30
%1,17
%2,13
TRB
%0,00
%2,24
%1,48
%3,72
TRC
%3,99
%2,70
%2,79
%9,47
Toplam
%60,68
%28,75
%10,57
%100,00
• Metropol ilçelerinde, birinci örneklem birimi olarak belirlenen mahalleler, tüm metropol
mahalleleri arasından nüfusa orantılı rassal seçim yöntemi ile belirlenmiştir.
• Metropoller dışındaki yerleşimlerde, birinci örneklem birimi olarak ilçeler nüfusa orantılı
rassal seçim yöntemi ile belirlenmiştir. İkinci aşamada seçilen her bir ilçeden üçer
mahalle aynı yöntemle rassal olarak seçilmiştir.
• Metropol ya da gelişmiş ve az gelişmiş ilçe farkını gözetmeksizin, örnekleme dahil
edilmiş tüm mahallelerde maksimum 20 hane rassal olarak seçilmiştir. Günlük olarak
cinsiyet ve yaş gruplarının dağılımları takip edilmiş ve nüfustaki dağılımlarına yakın bir
şekilde veri toplanmasına dikkat edilmiştir.
Çalışmada toplam 33 ilin merkez ve dış ilçelerinde ulaşılmıştır (Örneklem boyu =
3021). Anketlerin il ve soru formu versiyonuna göre dağılımı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
21
Versiyon A
Versiyon B
Versiyon C
Versiyon D
Versiyon E
Versiyon F
Versiyon G
Versiyon H
Versiyon I
Versiyon J
Versiyon K
Versiyon L
Versiyon M
Versiyon N
Toplam
Tablo 5. Anketlerin illere ve soru form versiyonuna göre dağılımı
ADANA
8
8
4
4
4
4
4
4
4
4
8
8
8
8
80
ADIYAMAN
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
ANKARA
26
26
13
13
13
13
13
13
13
13
26
26
26
26
260
ANTALYA
16
16
8
8
8
8
8
8
8
8
16
16
16
16
160
AYDIN
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
BALIKESİR
7
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
61
BİLECİK
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
BURDUR
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
BURSA
8
8
4
4
4
4
4
4
4
4
8
8
8
8
80
ÇORUM
7
6
3
2
3
3
3
4
2
3
6
6
6
6
60
DİYARBAKIR 6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
ELAZIĞ
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
ERZİNCAN
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
ERZURUM
2
2
1
1
1
1
1
1
1
1
2
2
2
2
20
ESKİŞEHİR
4
4
2
2
2
2
2
2
2
2
4
4
4
4
40
GAZİANTEP
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
HATAY
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
İSTANBUL
73
71
36
36
36
35
36
36
36
37
72
72
72
72
720
İZMİR
18
18
9
9
9
9
9
9
9
9
18
18
18
18
180
KARAMAN
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
KAYSERİ
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
KIRIKKALE
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
KOCAELİ
14
15
7
7
7
7
7
7
7
7
14
13
14
14
140
KONYA
4
4
2
2
2
2
2
2
2
2
4
4
4
4
40
KÜTAHYA
7
6
3
2
3
3
3
3
2
3
7
6
6
6
60
MALATYA
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
MARDİN
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
MERSİN
2
2
1
1
1
1
1
1
1
1
2
2
2
2
20
MUĞLA
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
SAMSUN
2
2
1
1
1
1
1
1
1
1
2
2
2
2
20
TEKİRDAĞ
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
TRABZON
6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
ZONGULDAK 6
6
3
3
3
3
3
3
3
3
6
6
6
6
60
İL ADI
Toplam
306 302 151 149 151 150 151 152 149 152 303 301 302 302 3021
22
Soru form versiyonlarının bu dağılımı sonucunda, araştırma nezdinde odaklanılan
kanserden koruyucu davranışlar ve kanser tarama davranışları soru modülleri için
tamamlanan nihai anket sayısı aşağıdaki tabloda özetlenmektedir:
Tablo 6. Davranış türlerine göre anket sayısı dağılımı
Soru Modülü
Anket
Sayısı
Kendi Kendine Meme Muayenesi (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular)
2415
Kendi Kendine Meme Muayenesi (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık
1208
Davranış Modelleri Soruları)
Doktorda Meme Muayenesi (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular)
2415
Doktorda Meme Muayenesi (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış
1207
Modelleri Soruları)
Egzersiz (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış Modelleri Soruları)
3021
Egzersiz (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış Modelleri Soruları)
1512
Beslenme (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış Modelleri Soruları)
1509
Mamografi Yaptırma (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış
1208
Modelleri Soruları)
Genetik Test Yaptırma (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış
1207
Modelleri Soruları)
Kolonoskopi Yaptırma (Davranışı ve Farkındalığı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış
1208
Modelleri Soruları)
Sigara Kullanımı (Davranışı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış Modelleri Soruları)
3021
Alkol Kullanımı (Davranışı Ölçen Sorular + Sağlık Davranış Modelleri Soruları)
3021
23
4. BULGULAR
4.1 Betimsel İstatistikler ve Ölçeklerin Psikometrik Özellikleri
Bu bölümde anket katılımcılarının demografik özellikleri, ankette odaklanılmış olan
değişkenlerin betimsel istatistikleri ve ölçekler için yapılmış olan faktör analizleri (çok bileşenli
ölçekler için) ve iç tutarlılıkları (tüm ölçekler için) özetlenecektir. Tersi belirtilmediği sürece
özetlenen tüm ölçeklerin değerleri 1 ile 5 arasında değişmektedir. Bir ölçekte diğer ölçek
sorularının tersi şekilde sorulmuş olan sorular bulunduğu durumlarda, bu sorular ölçek
içindeki diğer sorular ile aynı yönde hareket edecek şekilde tekrar kodlanmıştır. Sunulacak
olan tüm rotasyonlu bileşen analizleri için Varimax rotasyonu kullanılmıştır.
4.1.1 Katılımcıların Demografik Özellikleri
Raporun yöntem bölümünde de belirtildiği gibi, araştırmanın odaklandığı kanser tarama
testleri farklı yaş ve cinsiyet grupları için tavsiye edilmektedir. Örneğin, mamografi 40 yaş ve
üzeri kadınlar için tavsiye edilmekte olan bir kanser tarama yöntemi iken, kolonoskopi 50 yaş
ve üzeri kadınlar ve erkekler için tavsiye edilmektedir. Bu nedenle, saha çalışmaları yaş ve
cinsiyet bakımından Türkiye’yi temsil eden bir örneklem kullanmak yerine hedeflenen yaş ve
cinsiyet gruplarına ulaşmaya yönelik amaçlı örneklem (purposive sampling) kullanmıştır.
Katılımcıların ortalama yaşı 44’tür (Standart Sapma = 13,43) ve %80’i kadındır. Anket
katılımcılarının yaş ve cinsiyet dağılımları aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir:
20-29 Yaş
Arası Kadın
17%
50 Yaş Üstü
Erkek
20%
30-39 Yaş
Arası Kadın
23%
50 Yaş Üstü
Kadın
20%
40-49 Yaş
Arası Kadın
20%
Şekil 1. Anket katılımcılarının yaş ve cinsiyet gruplarına göre dağılımı
Ankete katılanların çoğunluğu (%62,3) büyükşehirlerden, %29,8’i gelişmiş ilçelerden ve
%7,9’u daha az gelişmiş ilçelerden gelmiştir. Katılımcıların %33’ü hayatlarının bir noktasında
24
yaşadıkları şehirden başka bir yere göç etmiştir. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu evlidir
(%80,6), %9,2’si bekar (hiç evlenmemiş), %6,1’i dul, ve %4’ü boşanmıştır.
Katılımcıların %7’si okuryazar değildir; %51,4’ü okuryazar ya da ilkokul mezunu, %14’ü
lise eğitimi almış fakat tamamlamamış, %19,4’ü lise mezunu, %2,9’u üniversiteye başlamış
ama tamamlamamış, %5,5’i üniversite mezunudur. Katılımcıların annelerinin %40’ı
babalarının %21’i okur yazar değildir. Katılımcıların annelerinin %41’i, babalarının %53’ü
ilkokul mezunudur. Kadınların büyük bir çoğunluğu (%74) kendini “çalışmıyor-ev hanımı”
olarak tanımlamaktadır. Ayrıca, katılımcıların %17’si emekli (erkekler için %64,8 ve kadınlar
için %5,3), %18’i yarı zamanlı ya da tam zamanlı olarak çalışmaktadır (erkekler için %29 ve
kadınlar için %14,2).
Ankete katılanlar arasında hane gelir sorusunu cevaplayanların (n = 2781) aylık
ortalama geliri 1000-1500 TL arasındadır. Katılımcılar, bu gelir ile ortalama olarak 3-4 kişi
geçinmekte olduklarını belirtmektedir. Bu gelirin kendileri için ne kadar yeterli olduğu
sorusuna katılımcılar ortalama olarak 10’luk bir ölçekte 5,28 vermiştir (Standart Sapma =
2,35). Katılımcıların %40’ının kendilerine ait bir mülkleri yoktur, %60’ı oturduğu evin sahibidir,
%30’u kiralık bir evde oturmaktadır.
Etnik köken bakımından çoğunluk (%80,8) kendini Türk etnik kökeninden, %12,2’i
kendini Kürt etnik kökeninden ve kalan %7’si kendilerini diğer etnik kökenlerden olarak
tanımlamıştır. Katılımcıların hemen hemen hepsi (%99,6) Müslüman olduğunu ifade etmiştir.
Kendini Müslüman olarak tanımlayan katılımcıların %93,5’i kendini Sünni ve %4’ü kendini
Alevi olarak tanımlamıştır.
4.1.2 Dindarlık ve Maneviyat
Ankette katılımcıların din ile ilgili inançlarını ölçmek için sorulan sorular aşağıda
özetlenmektedir.
• 0 ile 10 arasında değişen bir skala kullanılarak katılımcılara kendilerini ne kadar dindar
gördükleri sorulmuştur (Ortalama = 6,9, Standart Sapma = 2,02)
• Üç sorudan oluşan “İçsel Din” (örnek:
“Önemli kararlar verirken Allah’ın/Tanrı’nın
gösterdiği yoldan gitmek gerekir”) ölçeği yüksek iç tutarlılığa sahiptir (Cronbach’s α =
,90, Ortalama = 4,02, Standart Sapma = 0,75)
• Üç sorudan oluşan Tanrı Sağlık Kontrol Odağının (örnek: “Sağlığıma olanlar,
Allah/Tanrı’nın rızası ile olmuştur”) iç tutarlılığı Cronbach’s α = ,91 (Ortalama = 3,98,
Standart Sapma = 0,86)
• Üç sorudan oluşan “Batıl İnanç” ölçeğinin (örnek: nazara inanma) iç tutarlılığı yeterli
seviyededir (Cronbach’s α = ,77, Ortalama = 3,13, Standart Sapma = 0,74)
25
4.1.3 Sağlık Geçmişi
Yapılan anket dahilinde katılımcılara sağlık durumları ile ilgili aşağıdaki sorular sorulmuştur:
•
Şu anki sağlık durumu
•
5 yıl önceki sağlık durumu
•
5 yıl içinde sağlık durumunun nasıl olacağı hakkında beklenti
•
(Yaşıyorlar ise) Anne ve babanın sağlık durumu
•
(Evli ise) Eşinin sağlık durumu
•
Düzenli olarak gördüğü bir doktor olup olmadığı
•
(Kadınlar için) Düzenli olarak gördüğü bir kadın hastalıkları ve doğum doktoru olup
olmadığı
•
Kronik bir hastalığı olup olmadığı
•
Daha önce kanser teşhisi koyulup koyulmadığı
•
(Kanser teşhisi koyulduysa) Kanser türü
•
Ailede kanser teşhisi koyulmuş bir kişinin var olup olmadığı
•
Yakın çevrede (aile hariç) kanser teşhisi koyulmuş bir kişinin var olup olmadığı
•
Sahip olduğu sağlık sigortası türü
•
Sağlık sistemine güven
Aşağıdaki şekil katılımcıların öz (5 yıl önce, şimdi, 5 yıl sonra ile ilgili tahmin) ve aile
bireylerinin sağlıkları hakkındaki algılarının ortalama skorları ve standart sapmalarını
vermektedir. Katılımcılar sağlıklarının ortalama olarak son beş senede daha kötüye gitmiş
olduğunu düşünmekte; t(2991) = 16.018, p < 0,001 ve beş senede daha kötüye (p < 0,001)
gideceğini beklemektedir; t(2292) = 21.027, p < 0,001.
6.96!
Şu anki sağlık durumu
7.51!
5 yıl önceki sağlık durumu
5 yıl içinde sağlık durumunun
beklentisi
6.34!
5.72!
(Yaşıyor ise) Anne sağlık durumu
5.99!
(Yaşıyor ise) Baba sağlık durumu
7.04!
(Evli ise) Eşinin sağlık durumu
0!
2!
4!
6!
0 (Olabileceğinin en kötüsü) ile 10 (Olabileceğinin en iyisi) arası
Şekil 2. Katılımcıların öz ve aile sağlık durumu ile ilgili algıları
26
8!
10!
Anket
katılımcılarının
%40’ı
düzenli
olarak
danıştıkları
bir
doktor
olduğunu
belirtmektedir. Kadınların yalnızca %21,1’i düzenli olarak gördükleri bir kadın hastalıkları ve
doğum doktoru olduğunu bildirmiştir.
Katılımcıların %30’u kronik (“tekrar tekrar hastaneye ya da doktora gitmenize neden
olan bir sağlık sorununuz var mı?”) bir hastalıkları olduğunu belirtmiştir. Kronik hastalıkları
olduğunu belirten katılımcılar ortalama olarak 1,35 tane kronik hastalıkları olduğunu
belirtmiştir (Standart Sapma = 0,69). En sık şikayet edilen kronik hastalıklar yüksek tansiyon
(%11,3), diyabet (%10,5), diğer kalp-damar şikayetleri (%10,4) ve astım (%7,1) olmuştur.
Katılımcıların %2,5’i daha önceden kendilerine kanser teşhisi konmuş olduğunu
belirtmektedir. Bu katılımcılar arasında en sık meme kanseri görülmüştür (32,4%). Meme
kanserini serviks kanseri takip etmektedir (%20,3). Buna ek olarak, %31,3’ü aile fertlerinden
en az birine geçmişte kanser teşhisi konmuş olduğunu ve %32,5’i, aile ferdi olmayan
yakınlarından en az birine geçmişte kanser teşhisi konmuş olduğunu belirtmiştir.
Bireylerin sağlık motivasyonları iki ayrı ölçek ile ölçülmüştür. Bunlardan birincisi sağlıklı
kalma motivasyonu ikincisi ise sağlık hakkında bilgi edinme motivasyonudur. Sağlıklı kalma
motivasyonunu oluşturan üç sorunun (örnek: “hasta olmasam bile düzenli sağlık kontrolü
yaptırırım”) iç tutarlılığı düşük ama yeterli seviyededir (Cronbach’s α = 0,61; Ortalama = 4,02;
Standart Sapma = 0,60). Katılımcıların sağlıkları ile ilgili bilgi edinme motivasyonunu ölçen
dört sorunun (örnek: “beni rahatsız edecek olsa bile, sağlığımla ilgili herşeyi bilmek isterdim”)
iç tutarlılıkları iyi seviyedir (Cronbach’s α = 0,76; Ortalama = 2,42; Standart Sapma = 0,91)
Sağlık sistemine güvensizlik 4 soru ile ölçülmüştür (örnek: “Sağlık sistemi benim
sağlığımdansa benden nasıl para kazanacağını düşünür”). Sağlık sistemine güvensizliği
ölçen bu dört sorunun iç tutarlılığı Cronbach’s α = 0,83’tür (Ortalama = 3,37, Standart Sapma
= 0,89).
4.1.4 Sağlık Kontrol Odağı
Sağlık Kontrol Odağı çok bileşenli ölçeği için yapılmış olan faktör analizi, ölçeğin
bileşenlerinin iç tutarlılıkları ve bileşen ortalama ile standart sapmaları aşağıdaki tabloda
özetlemektedir. Tablodan da gözleneceği gibi Sağlık Kontrol Odağı, üç bileşene ayrılmıştır:
İçsel Sağlık Kontrol Odağı, Dışsal Sağlık Kontrol Odağı-Şans ve Dışsal Sağlık Kontrol
Odağı-Diğer Kişiler. Birçok araştırmada tek boyut olarak gözükmüş olan Dışsal Sağlık
Kontrol Odağı-Şans ve Dışsal Sağlık Kontrol Odağı-Diğer Kişiler bileşenleri başarı ile
ayrıştırılmıştır. Bileşenleri ölçen sorulardan hiçbiri birden fazla bileşende yükleme
göstermemiştir. Bileşenlerin iç tutarlılıkları da iyi seviyededir.
27
Tablo 7. Sağlık kontrol odağı – rotasyonlu bileşen analizi
İçsel
Benim sağlığımı etkileyen en ana etmen benim kendimi korumak için ne
Dışsal
Şans
Dışsal
Diğer
Kişiler
,824
-,038
,106
Kendime iyi bakarsam, hastalıkların önüne geçebilirim
,816
-,081
,139
Sağlıklı kalıp kalmayacağım benim kontrolümdedir
,786
-,087
,074
Doğru tedbirleri alırsam, sağlıklı kalabilirim
,772
-,080
,198
Hastalandığımda suçlanması gereken benim
,764
-,023
,056
Sağlığımın iyi olması bahtımın iyi olması sonucudur
-,050
,849
,130
Eğer hastalanırsam, ne kadar çabuk iyileşeceğim şansıma bağlı
-,009
,835
,137
Kaderim değişmeyeceğinden, ne yaparsam yapayım hasta olacaksam
-,132
,797
,062
Bozulacağı varsa ne olursa olsun sağlığım bozulur
-,121
,775
,059
Sağlığımı bozan pek çok şeyin başıma kötü şans eseri geldiğini
,002
,775
,192
Yakın çevrem olmasa hastalandığımda iyileşmem çok zor olurdu
,099
,037
,805
Hastalandığımda ailemin bana nasıl baktığı ne kadar çabuk
,026
,055
,803
Hastalandığımda ne kadar çabuk iyileşeceğim doktorlara bağlıdır
,190
,280
,641
Beni sağlıklı tutan, doktorlardır
,265
,212
,544
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,86
0,88
0,71
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
3,75
3,32
3,61
Standart Sapma
0,8
0,92
0,67
yaptığımdır
olurum
düşünüyorum
iyileşeceğimi belirler
4.1.5 Kanser Endişesi, Risk ve Ciddiyet Algıları
Aşağıdaki tablo, kanser endişesi (örnek: “kanser hakkında düşünmek sizi ne kadar
rahatsız eder?”), kanser risk algısı (örnek: “ileride kanser olma ihtimaliniz sizce ne
kadardır?”), ve kanser ciddiyet algısına (örnek: “Kansere yakalansaydım, bütün yaşamım
değişirdi”) ilişkin betimsel istatistikleri yansıtmaktadır.
Kanser endişesi, risk ve ciddiyet algıları hem genel olarak kanser için hem de projenin
odaklanmakta olduğu her kanser türü (meme kanseri, bağırsak kanseri, akciğer kanser, mide
kanseri, rahim ağzı kanseri) ile ilgili ayrı olarak sorulmuştur.
28
Aşağıdaki tablodan gözlenebileceği gibi, kanser endişesi için farklı kanser türleri
arasında benzer skorlar, kanser risk algıları için farklı kanser türleri arasında benzer skorlar
ve ciddiyet algısı için farklı kanser türleri arasında benzer skorlar elde edilmiştir.
Tablo 8. Kanser endişesi, risk ve ciddiyet algıları
Ölçen Soru
Sayısı
Ortalama
Standart
İç Tutarlılık
Sapma
Cronbach’s α
Kanser Endişesi (Genel)
2
3,30
1,30
0,86
Kanser Risk Algısı (Genel)
2
2,82
0,94
0,84
Kanser Ciddiyet Algısı (Genel)
3
3,93
0,81
0,82
Meme Kanseri Endişesi
2
3,33
1,28
0,89
Meme Kanseri Risk Algısı
2
2,83
0,91
0,85
Meme Kanseri Ciddiyet Algısı
3
3,91
0,79
0,83
Serviks Kanseri Endişesi
2
3,29
1,30
0,89
Serviks Kanseri Risk Algısı
2
2,76
0,95
0,87
Serviks Kanseri Ciddiyet Algısı
3
3,92
0,75
0,73
Bağırsak Kanseri Endişesi
2
3,01
1,34
0,90
Bağırsak Kanseri Risk Algısı
2
2,67
0,95
0,86
Bağırsak Kanseri Ciddiyet Algısı
3
3,92
0,78
0,69
Akciğer Kanseri Endişesi
2
3,24
1,34
0,91
Akciğer Kanseri Risk Algısı
2
2,77
1,01
0,83
Akciğer Kanseri Ciddiyet Algısı
3
4,01
0,79
0,68
Mide Kanseri Endişesi
2
3,15
1,30
0,91
Mide Kanseri Risk Algısı
2
2,71
0,96
0,82
Mide Kanseri Ciddiyet Algısı
3
3.93
0.78
0.70
4.1.6 Beş Büyük Kişilik Özelliği
“Büyük Beş Kişilik Özelliği” bileşenlerinin faktör analizi neticelerini aşağıdaki tablo
özetlemektedir. Faktör analizi neticesinde, “Bir plan yaptıysam, ona sadık kalırım” sorusu
hem sorumluluk hem de uyum faktörlerinde yükleme gösterdiği gözlemlenmiştir. Bu nedenle
oluşturulmuş olan ölçeklere dahil edilmemiştir. Ayrıca, yapılan iç tutarlılık testlerinde,
Uyumluluk (Cronbach’s α = ,52) ve Dışa Dönüklük (Cronbach’s α = 54) bileşenlerin
tutarlılıklarının yeterli seviyede olmadığı tespit edilmiştir.
29
Tablo 9. Beş büyük kişilik özelliği – rotasyonlu bileşen matrisi
Dışa
Sorumlu
Denge
Uyum
Açık
Üzerime aldığım işi bitiririm
,726
,048
,149
,067
,077
İşimi savsaklamam
,697
,095
,081
,036
-,031
Elimdeki işi bitirene kadar rahat etmem
,688
,101
,169
,118
,106
Genel itibariyle tembel bir yapım vardır
,541
-,217
-,196
-,141
,147
Bir plan yaptıysam, ona sadık kalırım
,482
,085
,447
,091
,012
Kaygılıyımdır
,039
,851
,040
-,041
,006
Telaşlıyımdır
,031
,837
,016
,027
,003
Çabuk sinirlenirim
,054
,675
,032
,052
,032
Genellikle insanlara güvenirim
-,159
,052
,715
-,081
,036
Yardımseverimdir
,219
,034
,706
,105
,083
Bağışlayıcı bir kişiliğim vardır
,263
-,026
,642
,028
,047
Değişimi severim
,046
,029
,048
,904
,101
Farklı şeyler denemeyi severim
,082
,009
,014
,900
,102
Konuşkanımdır
,043
,158
,091
,136
,775
İçime kapanığımdır
,157
-,202
-,097
-,054
,768
Sosyalimdir
,029
,105
,332
,228
,544
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,69
0,72
0,52
0,83
0,54
Ortalama (min. 1; maks. = 5)
4,02
3,35
3,57
3,80
4,14
Standart Sapma
0,56
0,89
0,95
0,91
0,65
Dönük
4.1.7 Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM)
Kendi Kendine Meme Kontrolü modülünü tamamlayan (n = 2415) kadınların %75’i
kavramı daha önce duymuş olduğunu belirtmektedir; fakat, yalnızca %57’si daha önce kendi
kendilerine meme kontrolü yaptıklarını, ve yalnızca %33’ü son bir ay içinde kendi kendilerine
meme kontrolü yaptıklarını belirtmiştir.
Aşağıdaki tabloda Sağlık İnanç Modeli’nin parçası olan kendi kendine meme kontrolü
yapma yarar ve engel algıları özetlenmektedir. Beklendiği gibi iki bileşen birbirlerinden farklı
iki boyut oluşturmuştur. Sağlık İnanç Modeli üzerine daha önce yapılan araştırmalardan farklı
olarak, bu projede engel algılarının iki alt bileşeni olduğu gözlenmiştir. Birinci engel boyutu
30
kendi kendine meme muayenesi yapmanın zorlukları ile ilgili algılardan oluşmaktadır. Bu
boyut Sağlık İnanç Model’inin odaklandığı engel algıları ile uyuşmaktadır. İkinci engel boyutu
ise mamografi ve doktorda meme muayenesi yaptırmak gibi tarama yöntemlerini kullanmanın
kendi kendine meme kontrolü yapmayı gereksiz kıldığı algısıdır.
Tablo 10. Kendi kendine meme muayenesi – rotasyonlu bileşen matrisi
Engel
Yarar
(1)
Engel
(2)
Kendi kendime meme muayenesi yapmak beni utandırır.
,851
-,084
,090
Kendi kendime meme muayenesi yapmak çok fazla zaman alır.
,850
-,057
,143
Kendi kendime meme muayenesi yapmak için yeterli mahremiyetim
,800
-,028
,189
Kendi kendime meme muayenesi yaparken kendimi tuhaf hissederim.
,739
,032
,087
Her ay kendi kendime meme muayenesi yapmayı hatırlamam zor.
,595
-,111
,407
HER AY kendi kendime meme muayenemi yaparsam, meme
,032
,781
-,093
-,005
,721
-,075
-,166
,689
,024
-,015
,681
,001
,200
-,035
,887
,224
-,063
,882
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,85
0,69
r = 0,7
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
2,54
4,1
3,07
Standart Sapma
0,55
0,59
1,2
yok.
kanserinden ölme olasılığımı azaltırım.
HER AY kendi kendime meme muayenesi yapmak, meme kanseri
hakkında endişemi azaltır.
HER AY kendi kendime meme muayenemi yapmak kitleleri erken
bulmamı sağlar.
HER AY kendi kendime meme muayenemi yaparsam, doktor ya da
hemşireden önce kanser olabilecek bir kitleyi bulmam kolaylaşır.
Düzenli olarak mamografi yani meme röntgeni çektiriyorsam, kendi
kendime meme muayenesi yapmama gerek yoktur
Düzenli olarak doktor muayenesi yaptırıyorsam, kendi kendime meme
muayenesi yapmama gerek yoktur
Engel ve yarar algılarına ek olarak, katılımcılara kendi kendine meme kontrolü hakkında
Sağlık İnanç Modeli ve Planlanmış Davranış Kuramı kapsamındaki şu ölçekler ile ilgili sorular
sorulmuştur:
• Öznel Normlar: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,37, Standart Sapma = 1,21)
ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 3,29, Standart Sapma = 1,21) kendi
31
kendilerine meme kontrolü yapmalarını destekleyip desteklemeyeceği ile ilgili algıları.
• Tarifsel Normlar: Katılımcıların %75’i çevrelerindeki kadınların yarısının ya da daha
azının düzenli olarak kendi kendilerine meme kontrolü yaptıklarına inanmaktadır.
Katılımcıların yalnızca %21’i çevrelerindeki kadınların çoğunun kendi kendilerine meme
kontrolü yaptıklarına inanmaktadır.
• Kontrol
Algıları:
“Önümüzdeki
ay
kendi
yapmayacağım tamamıyla bana bağlı”
kendime
meme
muayenesi
yapıp
ve “Önümüzdeki ay kendi kendime meme
muayenesi yapmak istersem, yaparım” ifadelerine katılma derecesi ile ölçülmüştür. İki
soru arasındaki korelasyon yüksek seviyededir (r = 0,65, Ortalama = 3,88, Standart
Sapma = 0,85).
• Yeterlilik Algıları: “Kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılacağını biliyorum”,
“Kendi kendime meme muayenesini doğru yapabileceğimden eminim” ve “Kendi
kendime meme muayenesi yaptığım zaman normal ve normal olmayan meme
dokusunu ayırt edebilirim” ifadelerine katılma derecesi ile ölçülmüştür. İç tutarlılığı iyi
seviyededir (Cronbach’s α = 0,80, Ortalama = 3,84, Standart Sapma = 0,91).
• Kendi kendine meme kontrolü yapmak hakkında tutumlar: Tutumlar anlamsal
farklandırma ölçeği kullanılarak (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok
kötü olur”; “hiç yararlı değildir”/”çok yararlıdır”) ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı
iyi seviyededir (Cronbach’s α = 0,87; Ortalama = 4,23, Standart Sapma = 0,73).
Kendi kendine meme muayenesi yapma davranış niyeti iki soru ile ölçülmüştür.
Aşağıdaki grafikten de görüldüğü gibi, iki soruya verilen cevaplar arasında önemli bir fark
gözlenmemektedir. Her iki soru için de çoğunluk kendi kendilerine meme kontrolü yapma
ihtimalini orta düzeyde ya da daha az olarak tanımlamıştır.
Önümüzdeki!BİR!AY!içinde!kendi!kendinize!meme!
8%!
muayenesi!yapma!ihCmaliniz!ne!kadardır?!!
19%!
33%!
27%!
14%!
Önümüzdeki!ALTI!AY!içinde!kendi!kendinize!meme!
8%!
muayenesi!yapma!ihCmaliniz!ne!kadardır?!!
19%!
31%!
28%!
14%!
0%!
Çok!Düşük!
Düşük!
20%!
Orta!Düzeyde!
Şekil 3. Kendi kendine meme muayenesi yapma niyeti
32
40%!
Yüksek!
60%!
Çok!Yüksek!
80%!
100%!
4.1.8 Doktorda Meme Muayenesi (DMM)
Ankete katılan kadınlardan doktorda meme muayenesi modülünü cevaplayanların (n =
2415) %67’si doktorda meme muayenesinin ne olduğunu bildiğini belirtmiştir. Fakat,
kadınların yalnızca %32’si hayatlarında en az bir kere ve yalnızca %19’u son bir sene içinde
doktorda meme muayenesi yaptırmıştır.
Aşağıdaki tabloda Sağlık İnanç Modelinin parçası olan doktorda meme muayenesi
yaptırma yarar ve engel algıları özetlenmektedir.
Tablo 11. Doktorda meme muayenesi yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen analizi
Engel
Engel Yarar
(1)
(2)
Doktorda meme muayenesi yaptırmaktan utanıyorum
,826
,228
-,095
Başkalarına mememi elletmek beni rahatsız eder
,790
,225
-,067
Doktorda meme muayenesi yaptırmak çok fazla zaman alır
,741
,403
-,070
Mememde kötü bir şey bulunabileceği için doktorda muayene
,723
,205
,086
,532
,481
-,051
Yakınımda doktorda meme muayenesi yaptırabileceğim bir yer yok
,277
,855
-,053
Kolay ulaşabileceğim bir yerde kadın doktor yok
,216
,847
-,060
Doktorda muayene yaptırmak çok pahalı
,311
,812
-,049
Doktorda meme muayenesi yaptırmak için çok gencim
,429
,534
-,015
HER YIL doktorda meme muayenesi yaptırırsam, meme kanserinden
,025
-,009
,772
,063
-,064
,726
-,113
-,013
,718
-,080
-,057
,711
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,84
0,88
0,72
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
2,68
2,45
4,13
Standart Sapma
0,99
1,1
0,59
yaptırmaktan korkarım
Doktorda meme muayenesi yaptırmak için başvuru yapmayı
hatırlayamam
ölme olasılığımı azaltırım.
HER YIL doktora meme muayenesi yaptırırsam, meme kanseri
olduğumda tüm alınması ya da şekil bozukluğu yapacak bir ameliyat
olma olasılığımı azaltırım.
HER YIL doktorda meme muayenesi yaptırmam kitlelerin erken
bulunmasını sağlar.
Doktorda HER YIL meme muayenesi yaptırmak, meme kanseri
hakkında endişemi azaltır.
33
Yarar algıları tek bir bileşen oluşturmuştur. Tablodan da görüleceği gibi, yine daha
önce Sağlık İnanç Modeli ile ilgili yapılan araştırmaların çoğundan farklı olarak bu çalışmada
iki ayrı engel algısı bileşeni bulunmuştur.
Bu bileşenlerden birincisi “psikolojik” olarak adlandırılabilecek meme muayenesi
yaptırmaktan utanmak gibi engeller ile ilgilidir. İkinci bileşen ise muayene yaptırmanın fiyatı,
muayene yaptıracak doktor olmaması gibi “çevresel” engeller ile ilgilidir. Sorulardan iki tanesi
(“Doktorda meme muayenesi yaptırmak için başvuru yapmayı hatırlayamam” ve “Doktorda
meme muayenesi yaptırmak için çok gencim”) iki engel boyutunda da yükleme yapmıştır ve
ölçekten çıkarılmıştır.
Engel ve yarar algılarına ek olarak, katılımcılara kendi kendine meme kontrolü ile ilgili
aşağıda listelen ölçekler ile ilgili sorular sorulmuştur.
• Öznel Normlar: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,39, Standart Sapma = 1,18)
ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 3,27, Standart Sapma = 1,23) doktorda
meme muayenesi yaptırmalarını destekleyip desteklemeyeceği ile ilgili algıları.
• Tarifsel Normlar: Katılımcıların %80’i çevrelerindeki kadınların yarısının ya da daha
azının düzenli olarak doktorda meme muayenesi yaptırdığına inanmaktadır.
• Kontrol Algıları: “Doktorda meme muayenesi yaptırıp yaptırmayacağım tamamıyla
bana bağlı” ifadesine katılma derecesi (Ortalama = 3,90, Standart Sapma = 0,88).
• Yeterlilik Algıları: “Eğer istersem, HER YIL doktorda meme muayenesi yaptırabilirim”
ve “HER YIL doktorda meme muayenesini kolayca yaptırabileceğimi düşünüyorum”
ifadelerine katılma derecesi ile ölçülmüştür. İç tutarlılığı yeterli seviyededir (Cronbach’s
α = 0,77, Ortalama = 3,82, Standart Sapma = 0,83).
• Doktorda meme muayenesi yaptırma hakkında tutumlar: Tutumlar anlamsal
farklandırma ölçeği kullanılarak (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok
kötü olur”; “hiç yararlı değildir”/”çok yararlıdır”) ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı
iyi seviyededir (Cronbach’s α = 0,84; Ortalama = 4,23, Standart Sapma = 0,73).
Doktorda meme muayenesi yaptırma davranış niyeti iki soru ile ölçülmüştür. Aşağıdaki
şekil bu iki soru için verilen cevapların dağılımını özetlemektedir. Bu şekilden de
görülebileceği gibi, her iki soru için de katılımcıların üçte ikisi kendi doktorda meme
muayenesi yaptırma ihtimalini orta düzeyde ya da daha az olarak tanımlamıştır.
34
Önümüzdeki!YIL!içinde!doktorda!meme!muayenesi!
10%!
yapRrma!ihCmaliniz!ne!kadardır?!
24%!
Önümüzdeki!ÜÇ!YIL!içinde!doktorda!meme!
muayenesi!yapRrma!ihCmaliniz!ne!kadardır?!
24%!
9%!
0%!
Çok!Düşük!
Düşük!
20%!
Orta!Düzeyde!
38%!
20%!
34%!
40%!
Yüksek!
24%!
60%!
80%!
8%!
8%!
100%!
Çok!Yüksek!
Şekil 4. Doktorda meme muayenesi yaptırma niyeti
4.1.9 Mamografi
Mamografi ile ilgili sorular 40 yaş üstündeki kadınlara sorulmuştur (n = 1208). Bu
modüldeki sorular sorulmadan önce mamografinin anlamının ne olduğu kısa bir metin ile
anlatılmıştır. Katılımcıların %70’i mamografi hakkında daha önceden bilgileri olduğunu
belirtmiştir fakat yalnızca %35’i daha önceden mamografi yaptırmıştır.
Aşağıdaki tabloda Sağlık İnanç Modelinin parçası olan mamografi yaptırma yarar ve
engel algıları özetlenmektedir.
Tablo 12. Mamografi yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Engel
Yarar
Mememde kötü bir şey bulunabileceği için mamografi yaptırmaktan korkarım
,810
-,048
Mamografi (meme röntgeni) yaptırmak çok fazla zaman alır
,804
-,086
Mamografi yaptırmak oldukça pahalıdır
,757
-,149
Yakınımda mamografi yaptırabileceğim bir yer yok
,745
-,090
Mamografi yaptırmak beni gereksiz yere radyasyona maruz bırakır
,742
-,151
Düzenli mamografi yaptırmak, meme kanseri hakkında beni
,720
,056
Mamografi yaptırmak beni utandırır
,652
,002
Mamografi yaptırmak çok ağrılı olur
,564
-,026
Mamografi yaptırmak, kitlelerin erken bulunmasına yardım eder
-,060
,805
Mamografi yaptırmak, meme kanserinden ölme ihtimalini azaltır
,036
,775
Mamografi yaptırmak, meme kanseri hakkında endişemi azaltır
-,151
,700
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,87
0,67
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
2,73
4,12
Standart Sapma
0,86
0,62
endişelendirecektir
35
Engel ve yarar algılarına ek olarak, katılımcılara mamografi yaptırma ile ilgili aşağıda
listelen ölçekler ile ilgili sorular sorulmuştur.
• Öznel Normlar: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,36, Standart Sapma = 1,17)
ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 3,27, Standart Sapma = 1,19)
mamografi yaptırmalarını destekleyip desteklemeyeceği ile ilgili algıları.
• Tarifsel Normlar: Katılımcıların %81’i çevrelerindeki kadınların yarısının ya da daha
azının mamografi yaptırdığına inanmaktadır.
• Kontrol Algıları: “Her yıl Mamografi yaptırıp yaptırmayacağım tamamıyla bana bağlı”
ifadesine katılma derecesi ile ölçülmüştür (Ortalama = 3,78, Standart Sapma = 0,96).
• Yeterlilik Algıları: “Eğer istersem, HER YIL mamografi yaptırabilirim” ve “Kolayca HER
YIL mamografi yaptırabileceğimi düşünüyorum” ifadelerine katılma derecesi ile
ölçülmüştür. İç tutarlılığı yeterli seviyededir (Cronbach’s α = 0,836, Ortalama = 3,67,
Standart Sapma = 0,92).
• Mamografi yaptırma hakkında tutumlar: Tutumlar anlamsal farklandırma ölçeği
kullanan üç soru (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok kötü olur”; “hiç
yararlı değildir”/”çok yararlıdır”) ile ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı iyi
seviyededir (Cronbach’s α = 0,87; Ortalama = 4,23, Standart Sapma = 0,72).
Mamografi yaptırma davranış niyeti iki soru ile ölçülmüştür. Kendi kendine meme
muayenesi yapma ve doktorda meme muayenesi yaptırmada gözlemlendiği gibi, iki soruya
verilen cevaplar arasında önemli bir fark gözlenmemektedir. Her iki soru için de katılımcıların
üçte ikisi mamografi yaptırma ihtimalini orta düzeyde ya da daha az olarak tanımlamıştır.
Önümüzdeki!YIL!içinde!mamografi!yapRrma!
ihCmaliniz!ne!kadardır?!
9%!
22%!
39%!
21%!
9%!
Önümüzdeki!İKİ!YIL!içinde!mamografi!yapRrma!
ihCmaliniz!ne!kadardır?!
9%!
22%!
38%!
23%!
8%!
80%!
100%!
0%!
Çok!Düşük!
Düşük!
20%!
Orta!Düzeyde!
40%!
Yüksek!
60%!
Çok!Yüksek!
Şekil 5. Mamografi yaptırma niyeti
4.1.10 PAP Simir
Ankete katılan tüm kadınlara (n = 2415) pap simir yaptırma ile ilgili Sağlık İnanç Modeli
ve Planlanmış Davranış Kuramı çerçevesindeki sorular sorulmuştur. Katılımcıların %59’u
daha öncede pap simir testini duymuş olduklarını ama yalnızca %31’i daha önce pap simir
36
testi yaptırdığını belirtmiştir. Pap simir testi ile ilgili Sağlık İnanç Modeli engel ve yarar algıları
aşağıdaki tabloda özetlenmektedir. İki bileşen birbirlerinden farklı iki boyut oluşturmuştur.
Tablo 13. Pap simir yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Engel
Yarar
Pap simir yaptırmak çok fazla zaman alır
,856
-,076
Pap simir yani rahim ağzı kanseri testi yaptırmak çok pahalı
,805
-,044
Kolay ulaşabileceğim bir yerde kadın doktor yok
,780
-,057
Pap simir yaptırmaktan utanıyorum
,757
-,052
Kötü bir sonuç çıkabileceğinden dolayı pap simir yaptırmaktan korkarım
,717
,073
Pap simir yaptırırsam, rahim ağzı kanserinden ölme olasılığımı azaltırım
,012
,759
Pap simir yaptırırsam, rahim ağzı kanseri teşhisi durumunda tedavim daha
,072
,720
Pap simir yaptırmak, rahim ağzı kanseri hakkında endişemi azaltır
-,106
,715
Pap simir yaptırmam rahim ağzı kanserinin erken bulunmasını sağlar
-,087
,713
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,84
0,71
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
2,64
4,05
Standart Sapma
0,93
0,59
problemsiz geçer
Engel ve yarar algılarına ek olarak, katılımcılara pap simir yaptırma ile ilgili aşağıda
listelen sorular sorulmuştur.
• Öznel Normlar: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,24, Standart Sapma = 1,22)
ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 3,11, Standart Sapma = 1,23) üç yılda
bir pap simir yaptırmalarını destekleyip desteklemeyeceği ile ilgili algıları.
• Tarifsel Normlar: Katılımcıların %81’i çevrelerindeki kadınların yarısının ya da daha
azının pap simir yaptırdığına inanmaktadır.
• Kontrol Algıları: “Önümüzdeki ÜÇ YIL içinde pap simir testi yaptırıp yaptırmayacağım
tamamıyla bana bağlı” ifadesine katılma derecesi ile ölçülmüştür (Ortalama = 3,75,
Standart Sapma = 0,99).
• Yeterlilik Algıları: “Eğer istersem, ÜÇ YILDA BİR simir testi yani rahim ağzı kanser
testi yaptırabilirim” ve “ÜÇ YILDA BİR kolayca simir testi yaptırabileceğimi
düşünüyorum” ifadelerine katılma derecesi ile ölçülmüştür. İç tutarlılığı iyi seviyededir
(Cronbach’s α = 0,80, Ortalama = 3,67, Standart Sapma = 0,92).
• Pap Simir yaptırma hakkında tutumlar: Tutumlar anlamsal farklandırma ölçeği
37
kullanan üç soru (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok kötü olur”; “hiç
yararlı değildir”/”çok yararlıdır”) ile ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı iyi
seviyededir (Cronbach’s α = 0,86; Ortalama = 4,24, Standart Sapma = 0,72).
Pap simir testi yaptırma niyeti “Önümüzdeki ÜÇ YIL içinde simir testi yaptırma
ihtimaliniz ne kadardır?” sorusu ile ölçülmüştür. Katılımcıların %29’u önümüzdeki üç sene
içinde pap simir testi yaptırma ihtimalinin yüksek ya da çok yüksek olduğunu belirtmiştir.
4.1.11 Kolonoskopi
Ankete katılan 50 yaş üstü kadın ve erkeklere (n = 1208) kolonoskopi yaptırma ile ilgili
sorular sorulmuştur. Katılımcıların %47’si kolonoskopi kavramını daha önce duymuş
olduğunu belirtmektedir. Katılımcıların yalnızca %11’i en az bir kere ve yalnızca %6’sı son bir
sene içinde kolonoskopi yaptırmıştır.
Kolonoskopi yaptırma ile ilgili engel ve yarar algıları aşağıdaki tabloda özetlenmektedir.
İki bileşen birbirlerinden farklı ve tutarlı iki boyut oluşturmuştur.
Tablo 14. Kolonoskopi yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Engel
Yarar
Kolonoskopi yaptırmak çok fazla zaman alır
,822
,036
Kolonoskopi yaptırmaktan utanıyorum
,802
,011
Kolonoskopi yaptırmak için başvuru yapmayı hatırlayamam
,781
-,039
Kolonoskopi yaptırmak çok pahalı
,764
-,019
Kolonoskopi yaptırmaya nereye ve nasıl gidileceğini bilmiyorum
,743
,003
Yakınımda kolonoskopi yaptırabileceğim bir yer yok
,721
-,090
Kolonoskopi yaptırmak çok ağrılı olur
,678
,041
Bağırsağımda kötü bir şey bulunabileceği için kolonoskopi testi yaptırmaktan
,658
,042
Kolonoskopi yaptırırsam, bağırsak kanserinden ölme olasılığımı azaltırım
,090
,795
Kolonoskopi yaptırmam bağırsak kanserinin erken bulunmasını sağlar
-,073
,768
Kolonoskopi yaptırırsam, bağırsak kanseri teşhisi koyulması durumunda
,098
,734
Kolonoskopi yaptırmak, bağırsak kanseri hakkında endişemi azaltır
-,113
,727
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,89
0,75
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
2,70
3,93
Standart Sapma
0,87
0,64
korkarım
tedavim daha problemsiz geçer
38
Engel ve yarar algılarına ek olarak, katılımcılara kolonoskopi yaptırma ile ilgili aşağıda
listelen ölçekler ile ilgili sorular sorulmuştur.
•
Öznel Normlar: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,01, Standart Sapma =
1,20) ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 2,91, Standart Sapma = 1,22) on
yılda bir kolonoskopi yaptırmalarını destekleyip desteklemeyeceği ile ilgili algıları.
•
Tarifsel Normlar: Katılımcıların %90’u çevrelerindeki kişilerin yarısının ya da daha
azının kolonoskopi yaptırdığına inanmaktadır.
•
Kontrol Algıları: “Önümüzdeki ON YIL içinde kolonoskopi yaptırıp yaptırmayacağım
tamamıyla bana bağlı” ifadesine katılma derecesi ile ölçülmüştür (Ortalama = 3,61,
Standart Sapma = 1,05).
•
Yeterlilik Algıları: “Eğer istersem, ON YILDA BİR kolonoskopi yaptırabilirim” ve “ON
YILDA BİR kolayca kolonoskopi yaptırabileceğimi düşünüyorum” ifadelerine katılma
derecesi ile ölçülmüştür. İç tutarlılığı iyi seviyededir (Cronbach’s α = 0,83, Ortalama =
3,51, Standart Sapma = 0,95).
•
Kolonoskopi hakkında tutumlar: Tutumlar anlamsal farklandırma ölçeği kullanan üç
soru (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok kötü olur”; “hiç yararlı
değildir”/”çok yararlıdır”) ile ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı iyi seviyededir
(Cronbach’s α = 0,87; Ortalama = 4,13, Standart Sapma = 0,73).
Kolonoskopi yaptırma davranış niyeti iki soru ile ölçülmüştür. Her iki soru için de
katılımcıların %80’i kolonoskopi yaptırma ihtimalini orta düzeyde ya da daha az olarak
tanımlamıştır.
Önümüzdeki!YIL!içinde!kolonoskopi!yapRrma!
ihCmaliniz!ne!kadardır?!
19%!
Önümüzdeki!ON!YIL!içinde!kolonoskopi!yapRrma!
ihCmaliniz!ne!kadardır?!
16%!
0%!
Çok!Düşük!
Düşük!
29%!
27%!
20%!
Orta!Düzeyde!
36%!
38%!
40%!
Yüksek!
60%!
12%!4%!
15%! 4%!
80%!
100%!
Çok!Yüksek!
Şekil 6. Kolonoskopi yaptırma niyeti
4.1.12 Genetik Test
Genetik testi yaptırma ile ilgili sorular Sağlık İnanç Modeli ve Planlı Davranış Kuramı
nezdindeki değişkenlerin Türkçe’ye genetik test yaptırma için adaptasyonu ile ölçülmüştür.
39
Genetik test soruları katılımcılardan 20-39 yaş arasındaki kadınlara sorulmuştur (n = 1197).
Genetik test modülündeki soruları cevaplayan tüm katılımcılara önce genetik testin anlamının
ne olduğu kısa bir metin ile anlatılmıştır:
Bazı hastalıklar kalıtsal olmaktadır, yani anne ve babalarından çocuklarına doğuştan
geçebilmektedir. Örneğin, ailenizde kalp hastalığı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ya da
bazı kanser sorunları olmuş ise, ileride sizin de bu sorunları yaşama ihtimaliniz
normalden daha yüksek olabiliyor. Günümüzde, kan analizi ile bu ihtimalin ne kadar
olduğu hakkında bilgi edinmek mümkün. Bu analizlere genetik test deniyor.
Katılımcıların %52’si genetik test kavramını daha önce duymuş olduğunu belirtmiştir.
Aşağıdaki tabloda Sağlık İnanç Modelinin parçası olan Genetik Test yaptırma yarar ve engel
algıları özetlenmektedir. Beklendiği gibi iki bileşen birbirlerinden farklı iki boyut oluşturmuştur.
İki boyutun da iç tutarlılığı iyi seviyededir.
Tablo 15. Genetik test yaptırma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Yarar
Engel
,858
,006
Genetik test yaptırmak gönlümü ferah tutmamı sağlayacaktır
,855
-,002
Genetik testler geleceğim ile ilgili önemli kararlar vermeme (örneğin çocuk
,841
,075
,773
,137
Genetik testler bana ayrımcılık yapılmasına neden olabilir
,050
,826
Genetik test yaptırmaktan korkarım çünkü sonuçları ile başa çıkamayacağımı
-,076
,822
Genetik testler Allah’ın/Tanrı’nın takdirine karşı çıkmaktır
,035
,767
Genetik test bir hastalığa yakalanma ihtimalimin yüksek olduğunu gösterirse,
,079
,686
,123
,568
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,85
0,79
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
3,82
2,94
Standart Sapma
0,79
0,86
Genetik testler olası kalıtsal hastalıklar ile nasıl başedebileceğim konusunda
karar vermeme yardımcı olacaktır
yapıp yapmama konusunda) yardımcı olacaktır
Genetik testi neticeleri beni sağlık durumumu daha sıkı bir gözetim altında
tutmaya teşvik edebilir
biliyorum
sağlık sigortası gibi konularda sorun yaşayabilirim
Genetik test bir hastalığa yakalanma ihtimalimin yüksek olduğunu gösterirse,
gelecek hakkında endişelenirim
40
Sağlık İnanç Modeli engel ve yarar algılarına ek olarak, katılımcılara genetik testler ile
ilgili aşağıda listelen ölçekler ile ilgili sorular sorulmuştur.
•
Öznel Normlar: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,62, Standart Sapma =
1,12) ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 3,54, Standart Sapma = 1,16)
genetik test yapılmasını destekleyip desteklemeyeceği ile ilgili algıları.
•
Öznel Normlara Uyma: Katılımcıların, doktorlarının (Ortalama = 3,94, Standart
Sapma = 0,92) ve kendilerine yakın olan kişilerin (Ortalama = 3,67; Standart Sapma
= 1,02) genetik test yaptırma hakkındaki fikirlerini göz önüne alma eğilimi.
•
Kontrol Algıları: “Genetik test yaptırıp yaptırmayacağım bütünüyle bana bağlı”
ifadesine katılma derecesi ile ölçülmüştür (Ortalama = 3,92, Standart Sapma = 0,89).
•
Yeterlilik Algıları: “Genetik testi rahatlıkla yaptırabilirim” ifadesine katılma derecesi
ile ölçülmüştür (Ortalama = 3,84, Standart Sapma = 0,91).
•
Genetik Test Hakkında Tutumlar: Tutumlar anlamsal farklandırma ölçeği kullanan
üç soru (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok kötü olur”; “hiç yararlı
değildir”/”çok yararlıdır”) ile ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı iyi seviyededir
(Cronbach’s α = 0,88; Ortalama = 4,11, Standart Sapma = 0,85)
Katılımcıların genetik test yaptırma niyetleri üç ayrı soru ile ölçülmüştür. Aşağıdaki
grafik bu üç soruya olan cevapları özetlemektedir. Üç davranış ile ilgili niyetler arasında
önemli bir fark bulunmamaktadır.
AlR!Ay!içinde!Tedavisi!Mümkün!Olmayan!Bir!
Hastalık!için!GeneCk!Test!YapRrma!
9%! 13%!
AlR!Ay!içinde!Tedavisi!Mümkün!Bir!Hastalık!için!
7%! 14%!
GeneCk!Test!YapRrma!
AlR!Ay!içinde!Kanser!için!GeneCk!Test!YapRrma!
11%! 15%!
0%!
Çok!Düşük!
Düşük!
20%!
Orta!Düzeyde!
Şekil 7. Genetik test yaptırma niyeti
41
36%!
29%!
34%!
31%!
40%!
Yüksek!
12%!
32%!
14%!
28%!
15%!
60%!
Çok!Yüksek!
80%!
100%!
4.1.13 Sigara Kullanımı ve Sigarayı Bırakmak
Ankete katılanların %65’i hiçbir zaman sigara içmediğini, %25’i hergün sigara içtiğini,
%3’ü arada sırada sigara içtiğini, ve %7’si sigara içmeyi bıraktığını belirtmiştir. Sigara
içenlerin %33’ü geçtiğimiz yıl içinde sigarayı bırakmayı denemiştir. Arada sırada ya da
hergün sigara içen katılımcılara (n = 827), sigarayı bırakma ile ilgili Sağlık İnanç Model ve
Planlanmış Davranış Kuramı soruları sorulmuştur. Sigarayı bırakma ile ilgili yarar ve engel
algıları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.
Tablo 16. Sigarayı bırakma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Yarar
Engel
Kendim hakkında daha iyi hissederim
,902
-,088
Hayatımı daha iyi kontrol edebilirim
,892
-,004
Sağlığım düzelir
,870
-,003
Daha aktif ve dinç olurum
,849
-,054
Kendimi sıkıntılı ve huzursuz hissederim
-,012
,915
Kendimi sinirli ve gergin hissederim
-,033
,887
Rahatlamakta zorlanırım
-,065
,867
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,90
0,87
Ortalama
3,59
3,75
Standart Sapma
1,05
0,96
• Kontrol Algıları: “Önümüzdeki ALTI AY içinde sigarayı bırakıp bırakmayacağım
tamamıyla bana bağlı” ifadesine katılma derecesi ile ölçülmüştür (Ortalama = 3,36,
Standart Sapma = 1,23).
• Yeterlilik Algıları: “Eğer istersem, ALTI AY içinde sigarayı bırakabilirim” ifadesine
katılma derecesi ile ölçülmüştür (Ortalama = 2,73, Standart Sapma = 1,23).
• Öznel Normlar: “Doktorum sigarayı bırakmam gerektiğini düşünüyor” (Ortalama =
3,18, Standart Sapma = 1,39); “Yakın çevremdeki insanlar sigarayı bırakmam
gerektiğini düşünüyor” (Ortalama = 3,66, Standart Sapma = 1,12).
• Tarifsel Normlar: Katılımcıların çevresindeki kişilerin ne kadarının sigara içtiği ve ne
kadarının son altı ayda sigara içmeyi bırakmaya çalıştığını soran iki soru ile
ölçülmüştür. Sigara içen katılımcılar arkadaşlarının çoğunluğunun sigara içmekte
olduğunu ve az bir kısmının son altı ayda sigarayı bırakmayı denediğini düşünmektedir.
42
Yakın!çevrenizin,!yani!aileniz!ve!arkadaşlarınızın!ne!
3%! 15%!
kadarı!sigara!içmektedir?!!
Ne!kadarı!son!ALTI!AY!içinde!sigarayı!bırakmayı!
denedi?!!
28%!
0%!
Hemen!Hiçbiri!
Çok!Az!Bir!Kısmı!
23%!
20%!
Yarısı!Kadar!
40%!
19%!
41%!
40%!
17%!
60%!
Birçoğu!
11%!3%!
80%!
100%!
Hemen!Hepsi!
Şekil 8. Sigara ile ilgili tarifsel normlar
• Sigarayı bırakma hakkında tutumlar: Tutumlar anlamsal farklandırma ölçeği kullanan
üç soru (“çok gereklidir”/”çok gereksizdir”; “çok iyi olur”/”çok kötü olur”; “hiç yararlı
değildir”/”çok yararlıdır”) ile ölçülmüştür. Bu üç sorunun iç tutarlılığı iyi seviyededir
(Cronbach’s α = 0,86; Ortalama = 4,26, Standart Sapma = 0,83).
Sigarayı bırakma davranış niyeti beşli skala kullanan iki soru ile ölçülmüştür:
• “Önümüzdeki ALTI AY içinde sigarayı bırakmayı planlıyorum” ifadesine katılma
seviyesi (Ortalama = 2,57, Standart Sapma = 1,24)
• “Önümüzdeki ALTI AY içerisinde sigarayı tamamıyla ve kalıcı olarak bırakma
ihtimaliniz ne kadardır?” (Ortalama = 2,28, Standart Sapma = 1,21)
4.1.14 Alkollü İçecek Kullanımı ve Alkollü İçecek Kullanmayı Bırakmak
Ankete katılanların %91’i hiç alkol kullanmamış olduğunu belirtmektedir.
Alkollü içecek tüketiminde kadınlar ile erkekler arasında önemli farklar vardır. Hiç
alkollü içki kullanmamış olanların oranı erkekler arasında %74, kadınlar arasında %95’tir.
Erkeklerin % 12’si daha önce alkollü içecek kullanmış ama artık kullanmamaktadır ve %14’ü
yılda en az bir ya da iki kere alkollü içki tüketmektedir. Kadınların %5’i en az yılda bir ya da
iki kere alkollü içki tüketmektedir.
Alkollü içki kullanmakta olan 199 kişiye Sağlık İnanç Modeli ve Planlanmış Davranış
Kuramı değişkenleri sorulmuştur.
Aşağıdaki tabloda alkolü bırakma ile ilgili engel ve yarar algıları bileşenleri
özetlenmektedir.
43
Tablo 17. Alkollü içkiyi bırakma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Yarar
Engel
Yapmak istediğim daha çok işi yapmayı başarırım
,931
-,009
Kendim hakkında daha iyi hissederim
,929
-,086
Daha aktif ve dinç olurum
,903
,035
Sağlığım düzelir
,895
-,005
Kendimi sinirli ve gergin hissederim
-,039
,934
Kendimi sıkıntılı ve huzursuz hissederim
-,002
,931
Rahatlamakta zorlanırım
-,007
,922
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,94
0,92
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
3,09
2,84
Standart Sapma
1,15
1,15
Aşağıdaki tabloda alkolü bırakma ile ilgili Planlanmış Davranış Kuramı değişkenleri
özetlenmektedir.
Tablo 18. Alkollü içki tüketmeyi bırakma – planlanmış davranış kuramı değişkenleri
Ölçen Soru
Ortalama
Sayısı
Standart
İç Tutarlılık
Sapma
Cronbach’s α
Kontrol Algısı
1
4,08
0,88
-
Yeterlilik Algısı
1
4,07
0,93
-
Öznel Normlar (Doktor)
1
2,71
1,24
-
Öznel Normlar (Yakınlar)
1
2,83
1,33
-
Tutumlar
3
3,74
1,10
0,90
Davranışsal Niyet (Bırakma)
1
2,11
1,12
-
Davranışsal Niyet (Azaltma)
1
1,57
0,77
-
4.1.15 Egzersiz Yapmak
Egzersiz yapma ile ilgili davranışlar, IPAQ envanteri yoluyla katılımcılara haftada kaç
gün (ve günde kaç dakika) şiddetli, orta şiddette, hafif şiddetli (yürüme) şekilde hareket
ettikleri sorularak ölçülmüştür.
IPAQ envanterindeki bu sorular ile dört ayrı hareketlilik ve egzersiz skoru
hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar “Guidelines for Data Processing and Analysis of the
International Physical Activity Questionnaire (IPAQ) – Short Form. 2004” dokümanında
44
tavsiye edilen şekilde yapılmıştır. Hareketlilik skorlarının nasıl hesaplandığı ve skorların
betimsel istatistikleri aşağıda özetlenmiştir:
1. MedyanDakika_Yürüme = Yürüdüğü Gün Sayısı x Yürüdüğü Dakika x 3,3 (Ortalama =
488,16; Standart Sapma = 754,72)
2. MedyanDakika_OrtaŞiddetli = Medyan dakika olarak haftada orta şiddetli hareket
yapma miktarı = Orta Şiddette Hareket Ettiği Gün Sayısı x Orta Şiddette Hareket Ettiği
Dakika x 4 (Ortalama = 453,95; Standart Sapma = 909,17)
3. MedyanDakika_YüksekŞiddetli= Yüksek Şiddette Hareket Ettiği Gün Sayısı x Yüksek
Şiddette Hareket Ettiği Dakika x 8 (Ortalama = 399,25; Standart Sapma = 1631,07)
4. Kategorik_IPAQ: Katılımcıları üç kategoriye böler:
a. Hareketli Değil
b. Minimal Seviyede Hareketli: “Haftada üç kez en az 20 dakika yüksek şiddette
hareket” ya da “haftada beş kez en az 30 dakika orta şiddette aktivite ya da
yürüme”
c. Sağlığa Katkıda Bulunacak Seviyede Hareketli: Günde en az 1.5 saat orta
şiddette hareketlilik
Aşağıdaki şekil, Kategorik_IPAQ skoruna göre katılımcıların dağılımı özetlemektedir.
Buradan da görülebileceği gibi katılımcıların yalnızca %15’i sağlıklarına olumlu katkıda
bulunacak seviyede hareketlidir.
Sağlığa!Katkıda!
Bulunacak!
Seviyede!
Hareketli!
15%!
Minimal!
Seviyede!
Hareketli!
33%!
Hareketli!Değil!
52%!
Şekil 9. IPAQ hareketlilik seviyesi dağılımı
45
Aşağıdaki tablo, egzersiz yapma ile ilgili yarar ve engel algılarının rotasyonlu bileşen
analizi ve betimsel istatistiklerini özetlemektedir.
Tablo 19. Egzersiz yapma yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Yarar
Engel
Egzersiz yapmak zindeliğimi arttırır
,869
-,164
Egzersiz sayesinde kendimi daha iyi hissederim
,862
-,183
Egzersiz yapmak kendimi rahatlamış hissettirir
,837
-,173
Kalp ve damar sağlığım egzersiz yaparak daha da iyileşir
,752
,012
Egzersiz yapmak benim için zor bir iş
-,119
,824
Egzersiz yapabileceğim yerler çok uzakta
-,127
,820
Egzersiz beni çok yorar
-,095
,795
Egzersiz yapmak aile ilişkilerime ayırdığım vakitten çalar
-,051
,769
Egzersiz yapmak çok fazla vaktimi alır
-,184
,760
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,87
0,86
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
3,81
3,16
Standart Sapma
0,79
0,93
Diğer sağlık davranışlarında olduğu gibi egzersiz için de Planlanmış Davranış Kuramı
değişkenleri ölçülmüştür. Katılımcıların yalnızca %15’i çevresindeki kişilerin yarısından
fazlasının düzenli olarak egzersiz yaptığını düşünmektedir. Diğer Planlanmış Davranış
Kuramı değişkenlerinin özetleri aşağıdadır.
Tablo 20. Egzersiz yapma – planlanmış davranış kuramı değişkenleri
Ölçen Soru
Ortalama
Sayısı
Standart
İç Tutarlılık
Sapma
Cronbach’s α
Kontrol Algısı
1
3,79
1,01
-
Yeterlilik Algısı
1
3,77
1,01
-
Öznel Normlar (Doktor)
1
3,28
1,24
-
Öznel Normlar (Yakınlar)
1
3,21
1,23
-
Tutumlar
3
4,21
0,77
0,89
Davranışsal Niyet (6 ay içinde
1
2,74
1,16
düzenli egzersiz yapma)
46
4.1.16 Sağlıklı Beslenmek
Sağlıklı beslenme ile ilgili modülde ilk olarak katılımcılara hangi besin maddelerini ne
sıklıkta tükettikleri sorulmuştur. Sorular beşlik ölçek kullanılarak sorulmuştur (Çok seyrek ya
da hiç = 1, Haftanın hemen her günü = 5). Bu sorular aşağıdaki tablodaki besin tüketim
skorlarını elde etmek için kullanılmıştır:
Tablo 21. Besin tüketim skorları
Sorulan Kişi
Ortalama
Standart Sapma
Sayısı
Sebze Tüketimi (Taze, Kızartma Değil)
1508
3,64
0,84
Meyve Tüketimi (Taze)
1504
3,95
0,98
Et Tüketimi (İşlenmiş Et Hariç)
1508
2,80
0,81
Süt Ürünleri Tüketimi
1508
3,96
0,72
Nişasta Tüketimi
1509
3,27
0,54
"Hızlı/Hazır" Yemek Tüketimi
1508
2,63
0,77
Şekerli Yiyecek Tüketimi
1508
2,83
0,83
Aşağıdaki tablo, sağlıklı beslenme ile ilgili yarar ve engel algılarını özetlemektedir.
Tablo 22. Sağlıklı beslenme yarar ve engel algıları – rotasyonlu bileşen matrisi
Yarar
Engel
Daha dinç olmak
,863
-,024
Sağlıklı kalmak
,852
,015
Kilomu kontrol altında tutmak
,753
-,052
Daha güzel görünmek
,716
,026
Sağlıklı beslenince doymama yetecek kadar yemek yiyemiyorum
,032
,835
Sağlıklı yemekler çekici gözükmüyor
-,007
,813
Sağlıklı beslenme hakkında pek bilgim yok
-,082
,754
Dışarıda yemek yediğimde sağlıklı yemek olarak seçenek az
-,035
,738
İrademin zayıf olması
-,029
,732
Sağlıklı yemekler daha pahalı
,067
,647
İç Tutarlılık (Cronbach’s α)
0,80
0,85
Ortalama (min. = 1; maks.= 5).
2,64
2,65
Standart Sapma
0,71
0,75
47
Aşağıdaki tabloda sağlıklı beslenme ile ilgili Planlanmış Davranış Kuramı değişkenleri
özetlenmektedir.
Tablo 23. Sağlıklı beslenme – planlanmış davranış kuramı değişkenleri
Ölçen Soru
Ortalama
Sayısı
Standart
İç Tutarlılık
Sapma
Cronbach’s α
Kontrol Algısı
1
3,95
0,91
-
Yeterlilik Algısı
1
3,91
0,87
-
Öznel Normlar (Doktor)
1
3,54
1,07
-
Öznel Normlar (Yakınlar)
1
3,45
1,07
-
Tutumlar
3
4,33
0,73
0,90
Davranışsal Niyet (Planlıyor)
1
3,71
0,95
Davranışsal Niyet (Deneyecek)
1
3,76
0,92
4.2 Çift Değişkenli ve Çok Değişkenli Çözümlemeler
4.2.1 Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi
Bu bölüm çift değişkenli ve çok değişkenli çözümlemeler için kullanılan yöntemleri
özetlemektedir.
Çift değişkenli çözümler için korelasyon (beş veya daha fazla kategorisi olan sıralı
değişkenler ve kesintisiz değişkenler arasındaki ilişkiler için) ya da bağımsız iki grup arası
farkların T-testi (kategorik değişkenler ile kesintisiz değişkenler arasındaki ilişkiler için)
kullanılmıştır.
Sağlık Kontrol Odağı ve Kanser Risk Algısı için Çok Değişkenli Çözümleme Yaklaşımı:
Yukarıda özetlenmiş olan çift değişkenli çözümlemeye ek olarak, sağlık kontrol odağı
değişkenleri ve kanser risk algıları için doğrusal regresyon kullanılarak çok değişkenli
modeller test edilmiştir. Literatür özetinde inceleneceği belirtilmiş olan bağımsız değişkenler
ve bu bağımsız değişkenler arasındaki etkileşimlerin sayısı çok yüksektir. Örneğin, yalnızca
dini inanç ve sağlık geçmişi ile ilgili odaklanılan değişkenler arasında test edilecek ikili
etkileşim sayısı 24’tür. Çok değişkenli bir analizde aynı anda tüm etkileşimlerin modele
eklenmesi çoklu ortak doğrusallık (multicollinearity) riskini oldukça arttırmaktadır. Bu riski
azaltmak için, değişkenlerin regresyon modeline eklenmesi için adımsal bir yöntem
kullanılmıştır.
İlk adımda ana etkileri ölçmek için gerekli tüm değişkenler modellere bir kerede
eklenmiştir. İkinci adımda etkileşim değişkenleri ileri doğru adımlama yöntemi ile seçilmiştir.
Bu yöntemde modele ilk eklenen etkileşim bağımlı değişken ile en büyük kısmi korelasyona
48
sahip değişkendir. Bu etkileşim değişkeni modele eklendikten sonra işlem sonraki en yüksek
kısmi korelasyona sahip etkileşim için tekrarlanmaktadır. Seçim süreci seçilme kriterine uyan
etkileşim kalmayana kadar devam eder (bu raporda kullanılan kriter αkriter = 0,1’dir). Rapor
boyunca sunulacak olan regresyon tabloları bu sürecin en sonunda oluşmuş modelleri
özetlemektedir.
İleri doğru adımlama yolu ile belirlenen etkileşimlerin kontrolü ve görselleştirilmesi için
PROCESS adlı SPSS ve MPLUS analiz paketlerinde yapılabilen yol analizi (path analysis)
yöntemi kullanılmıştır (Hayes, 2012, 2013). PROCESS yöntemi düzenleyici (moderating) ve
aracı (mediating) değişkenlerin bir bağımlı değişkene etkisini birlikte (örneğin, düzenleyiciaracı etki) ya da birbirlerinden bağımsız olarak regresyon kullanarak test edilmesini ve
görselleştirilmesini sağlar. Kanser risk algısı ve sağlık kontrol odağı ile ilgili bölümlerde
sunulacak olan etkileşim şekilleri PROCESS’ten elde edilen veriler kullanılarak yapılmıştır.
Bu noktada belirtilmesi gereken bir nokta şudur: tablolarda sunulan regresyon katsayıları ile
PROCESS’ten elde edilen regresyon katsayıları birbirleri ile tam olarak örtüşmemektedir. Bu
durum etkileşimlerin modele yerleştirilme yöntemindeki farklılıklardan kaynaklanmaktadır ve
etkileşimlerin yönlerinin yorumlanması konusunda bir sorun yaratmadığı kontrol edilmiştir
(farklılıklar çizgi grafiklerin eğimlerini az miktarda etkilemektedir).
Aşağıdaki şekil bir ikili
etkileşimin nasıl özetleneceğini örneklemektedir. Grafikte yatay eksen ve farklı çizgilerin
değerleri için kesintisiz değişkenlerde ortalamanın 1 standart sapma fazlası ve 1 standart
sapma eksiği kullanılmıştır.
6!
Bağımlı'Değişken'
5!
4!
Düzenleyici!Değişken!!
(Ortalama!a!1!Standart!Sapma)!
3!
Düzenleyici!Değişken!!
(Ortalama!+!1!Standart!Sapma)!
2!
1!
0!
Bağımsız!Değişken!!
Bağımsız!Değişken!!
(Ortalama!a!1!Standart!Sapma)! (Ortalama!+!1!Standart!Sapma)!
Şekil 10. Örnek ikili etkileşim grafiği
Kanser Tarama Testi Yaptırma, Genetik Test Yaptırma, Sağlık Koruyucu Davranışlar
için Çok Değişkenli Çözümleme Yaklaşımı: Kanser tarama testi yaptırma, genetik test
yaptırma ve sağlık koruyucu davranışlar ile ilgili literatür bölümünde özetlenen araştırma
49
soruları ve hipotezler hem ikili ve üçlü etkileşimlerin hem de olası aracı değişkenlerin
testlerini öngörmektedir. Bu nedenle kanser tarama yapma/yaptırma, genetik test yaptırma
ve sağlık koruyucu davranışlarda bulunma niyeti için doğrusal regresyon yerine, yine
doğrusal ya da değişken türüne göre lojistik regresyon yoluyla direkt, endirekt ve etkileşimli
endirekt (moderated mediation) etkilerin test edilmesini sağlayan PROCESS modeli
kullanılacaktır. PROCESS modelini endirekt etkilerin test edilmesi için kullanmanın bir
avantajı da endirekt etkilerin ölçümünde bootstrap metodu kullanarak neticelerin stabilitesini
kontrol etme fırsatıdır. Genel olarak, kanser tarama yapma/yaptırma, genetik test ve sağlık
koruyucu davranışlarda bulunma niyeti için yapılacak PROCESS analizi aşağıdaki şekillerde
tarif edilen üç modele odaklanılacaktır.
Aşağıda gösterilen model aracı değişkenlerin test edilmesi için kullanılacaktır. Model
PROCESS sisteminde Hayes (2012) tarafından “Model 4” olarak adlandırılmıştır. Model 4
bağımsız değişkenin direkt ve endirekt etkilerini hesaplamak için maksimum 10 aracı
değişkenin birbirlerini etkilemeden paralel olarak test edilmesini sağlamaktadır.
Aracı
Değişkenler
Bağımsız
Değişkenler
Bağımlı Değişken
Şekil 11. PROCESS direkt ve endirekt etkiler için Model #4 şeması
Aşağıdaki model düzenleyici değişkenleri ikili ve üçlü etkileşimler ile test etmek için
kullanılacaktır. Model PROCESS sisteminde Hayes (2012) tarafından “Model 3” olarak
adlandırılmıştır.
Düzenleyici
Değişken
Düzenleyici
Değişken
Bağımsız
Değişken
Bağımlı Değişken
Şekil 12. PROCESS düzenleyici değişkenler için Model #3 şeması
Son olarak, kanser risk algısının aracı değişken olarak test edileceği modellerde
maneviyat ve sağlık kontrol odağının endirekt ilişkilere düzenleyici değişkenler (moderated
50
mediation) olarak etkilerini test etmek için aşağıda gösterilen model kullanılacaktır. Model
PROCESS sisteminde Hayes (2012) tarafından “Model 72” olarak adlandırılmıştır.
Düzenleyici Değişken
Düzenleyici Değişken
Aracı
Değişkenler
Bağımsız
Değişken
Bağımlı Değişken
Şekil 13. PROCESS düzenleyici değişkenli endirekt etkileri için Model #72 şeması
Proje nezdinde, kanser tarama ve kanserden korunma davranışlarında bulunma
niyetine ek olarak, davranışların kendileri de ölçülmüştür. Bu nedenle, literatür özeti sonunda
listelenen araştırma soruları ve hipotezler, davranışların ölçümleri mümkün kıldığı
durumlarda yalnızca bireylerin davranışta bulunma niyeti için değil aynı zamanda onların söz
konusu davranışta bulunmuş olup olmadığı için de test edilecektir.
Betimsel
istatistiklerin
özetlendiği
bölümde
belirtildiği
gibi
kanser
tarama
davranışlarında bulunan kişilerin oranı bu davranışlarda bulunmayanlar ile karşılaştırıldığında
düşüktür. Yani, ilgilendiğimiz kanser tarama davranışlarını yapan ve yapmayan kişiler
örneklemde dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Geleneksel analiz yöntemleri (örneğin lojistik
regresyon) bu tür değişkenlerin dağılımı yüzde 50-50 kırılma noktasından uzaklaştıkça düşük
performans göstermeye başlamaktadır (Weiss, 2004). Bu nedenle, davranışı modellemek
için veri madenciliğinde kullanılan “karar ağaçları” algoritması kullanılacaktır. Karar
ağaçlarının bir başka avantajı olacağı öngörülmemiş doğrusal olmayan ilişkileri keşfetmemizi
sağlama olasılığıdır.
Karar ağaçları, analiz edilen üniteleri (bu durumda kişileri) bir değişken (örneğin,
mamografi yaptırmış olmak) ile ilgili elden geldiğince homojen gruplara bölmeyi hedefler. İkili
ağaçlar bölme süreci, tüm örneklemi düğüm adı verilen daha homojen iki küçük gruba
bölmekle başlar. Her oluşan düğüm daha küçük ve daha homojen düğümlere bölünmeye
devam eder. Bu süreç aşağıdaki koşullardan herhangi biri yerine gelene kadar devam eder.
Daha fazla bölünerek daha homojen hale gelmeyecek düğümlere “terminal düğüm” denir:
• Düğüm saf hale gelmiştir. Yani düğüm içindeki kişilerin hepsi bir davranışta ya
bulunuyordur ya da bulunmuyordur.
• Düğüm saf değildir ama daha saf hale getirebilecek başka bir değişken kalmamıştır
51
• Düğümün içindeki ünite sayısı daha önceden belirlenmiş minimum sayıya düşmüştür.
• Karar ağacı sayısı daha önce belirlenmiş maksimum bölünme sayısına ulaşmıştır.
Bireylerin daha önce kanser taraması yaptırıp yaptırmadıklarını veya sağlık koruyucu
davranışta bulunup bulunmadıklarını etkileyecek etmenlerin testine yönelik bu veri
madenciliği çalışmasında, olası bağımsız değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk
algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve aile sağlık geçmişine odaklanılacaktır. Davranışta
bulunma ile ilgili tutumlar, yarar ve engel algıları bu analizde bağımsız değişken olarak
kullanılmayacaktır çünkü bu değişkenlerin davranışın önceden hiç yapılıp yapılmadığı
tarafından (yani bağımlı değişken tarafından) etkilenmesi yüksek bir olasılıktır.
4.2.2 Sağlık Kontrol Odağı
Literatür özetinde de belirtildiği gibi, bireylerin sağlıkları üzerinde ne kadar kontrolleri
olduğu ile ilgili inançları onların kanserden korunmak ve kanser riskini belirlemek için inisiyatif
almalarını etkileyebilmektedir. Ayrıca, hem proje teklifi hem de literatür özetinde belirtildiği
gibi bireylerin kontrol algılarını etkileyebilecek, bireylerin yaşam standartları, eğitim seviyeleri
ve kendilerinin ve aile mensuplarının geçmişte yaşadıkları sağlık sorunları gibi çeşitli
etmenler bulunmaktadır. Benzer bir şekilde, literatür özetinde dini inançların bireylerin
sağlıkla ilgili yaşanan sorunlarla baş edebilme yetisi üzerindeki olası olumlu etkisi
özetlenmiştir. Bu olası etki bireylerin sağlık kontrol odakları için de geçerli olma ihtimaline
sahiptir. Bu nedenle, proje amaçlarından bir tanesi sağlık kontrol odağını etkileyebilecek bu
değişkenler ile sağlık kontrol odağı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu bağlamda, bu
bölüm, sağlık kontrol odağı ile sosyoekonomik değişkenler, sağlık geçmişi ve dini inançlar
(ve maneviyat) arasındaki ilişkiyi özetleyecektir. Bu özet sırasında proje teklifinde sunulmuş
olan aşağı listelenen araştırma soruları ve hipotezlere odaklanılacaktır:
• Hipotez 1a. Bireylerin sosyoekonomik durumu ve refah algıları arttıkça, bireylerin içsel
sağlık kontrol odağı artacak, dışsal sağlık kontrol odağı azalacaktır.
• Hipotez 1b. Bireylerin ve/veya aile mensuplarının geçmişte yaşadığı sağlık sorunları,
bireylerin içsel sağlık kontrolünü azaltacak, dışsal sağlık kontrol odağını arttıracaktır.
• Araştırma sorusu 1. Bireylerin manevi eğilimleri ile sağlık kontrol odağı arasındaki ilişki
nedir?
Önceki bölümlerde de belirtildiği gibi bireylerin sağlıkları hakkında ne kadar kontrole
sahip oldukları ile ilgili algıları Sağlık Kontrol Odağı ile ölçülmüştür. Bu ölçeğin üç bileşeni
çıkmıştır: İçsel sağlık kontrol odağı, dışsal sağlık kontrol odağı (şans) ve dışsal sağlık kontrol
odağı (diğer kişiler). İçsel sağlık kontrol odağı ile dışsal sağlık kontrol odağı (şans) bileşeni
52
arasındaki korelasyon negatiftir (r = -0,116; p < 0,001). İçsel sağlık kontrol odağı ile dışsal
sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) bileşeni arasındaki korelasyon pozitiftir (r = 0,310; p <
0,001). Dışsal kontrol odağı (şans) ile dışsal kontrol odağı (diğer kişiler) arasındaki
korelasyon da pozitiftir (r = 0,308; p < 0,001).
Sosyoekonomik değişkenler ile sağlık kontrol odağı arasındaki ilişkilere bakıldığında
içsel sağlık kontrol odağı ile hane geliri (r = 0,026; p = 0,145) ve bireyin eğitim seviyesi (r =
0,01; p = 0,559) arasındaki istatistiki olarak anlamlı bir ilişki gözlemlenmemektedir. Fakat,
hane gelirinin geçinmeye yeterli olduğu algısı ile içsel sağlık kontrol odağı arasında düşük
boyutta pozitif bir korelasyon bulunmaktadır (r = 0,086; p < 0,001). İki dışsal sağlık kontrol
algısı da bireyin eğitim seviyesi ile düşük boyutta negatif bir ilişkiye sahiptir (reğitim-dışsal(şans) = 0,144; p < 0,001; reğitim-dışsal(diğer kişiler) = -0,041; p < 0,05). Kısaca, eğitim seviyesi daha yüksek
kişiler, sağlıkları konusunda tecrübe edecekleri olumlu ya da olumsuz gelişmelerin şanstan
ya da çevrelerindeki başka kişilerden kaynaklandığı inancına eğitim seviyesi daha düşük
olan kişiler kadar sahip değildir. Benzer bir şekilde, hane geliri ile dışsal sağlık kontrol odağı
(şans) arasında negatif bir ilişki bulunmaktadır (reğitim-dışsal(şans) = - 0,098; p < 0,001).
“Kendinizi ait hissettiğiniz etnik köken hangisi ya da hangileridir?” sorusuna cevaben
etnik kimliklerini “Türk” olarak tanımlayanlar ile tanımlamayanlar arasında içsel sağlık kontrol
odağı (OrtalamaAzınlık
değil
= 3,75, Standart SapmaAzınlık
değil
= 0,80 ve OrtalamaAzınlık = 3,71
Standart SapmaAzınlık = 0,82; t (2973) = 1,242, p = 0,214), dışsal sağlık kontrol-şans
(OrtalamaAzınlık değil = 3,33, Standart SapmaAzınlık değil = 0,91 ve OrtalamaAzınlık = 3,29 Standart
SapmaAzınlık = 0,92; t (2974) = 0,933, p = 0,351) ve dışsal sağlık kontrol odağı – diğer kişiler
(OrtalamaAzınlık değil = 3,61, Standart SapmaAzınlık değil = 0,67 ve OrtalamaAzınlık = 3,59 Standart
SapmaAzınlık = 0,69; t (2974) = 0,640, p = 0,522) bakımından bir fark gözlenmemektedir.
Aşağıdaki tablo, sağlık kontrol odağı ile bireyin sağlık öz geçmişi arasındaki
korelasyonları özetlemektedir. Tablodan da gözleneceği gibi sağlık durumunun (bugün) iyi
olduğu algısı ile içsel sağlık kontrol odağı ve dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler)
arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır. Geçmişte daha çok kronik hastalık geçirmiş
bireyler sağlıkları hakkında daha dışsal (şans ve diğer kişilerin etkisi) düşünmektedir.
Araştırmaya katılanların babalarının sağlık durumu ile sağlık kontrol odağı arasında bir
ilişki gözlemlenmemiştir. Annelerin sağlık durumu daha iyi olanlar arasında dışsal sağlık
odağı (diğer kişiler) daha yüksektir. Araştırmaya katılanların annelerinin ya da babalarının
yaşayıp yaşamadığı ile sağlık kontrol odağı bileşenleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir
ilişki bulunmamıştır. Eşlerinin sağlık durumu ile içsel sağlık algısı arasında pozitif bir
korelasyon bulunmaktadır. Sağlık kurumlarına güven arttıkça içsel ve dışsal (şans) sağlık
odak algıları azalmaktadır.
53
Tablo 24. Sağlık kontrol odağı ile sağlık durumu arasındaki korelasyonlar
Dışsal Sağlık
Dışsal Sağlık
İçsel Sağlık
Kontrol Odağı
Kontrol Odağı
Kontrol Odağı
(Şans)
(Diğer Kişiler)
Sağlık durumu (bugün)
0,059***
0,013
0,063***
Sağlık durumu (5 yıl önce)
0,022
0,053***
0,041*
Kronik hastalık sayısı
-0,015
0,047***
0,059***
0,039
0,035
0,051*
0,049
0,016
0,027
Eşin sağlık durumu (n = 2397)
0,056**
0,033
0,025
Sağlık kurumlarına güven
-0,055***
-0,062***
0,018
Anne sağlık durumu (anneleri hayatta
olanlar arasında n = 1838)
Baba sağlık durumu (babaları hayatta
olanlar arasında, n = 1468)
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Katılımcıların yakın çevrelerinde ve ailelerinde kanser vakası yaşanmış olup olmadığı
ile sağlık kontrol odağı arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Buna göre, yakın çevresinde ve
ailesinde kanser vakası yaşamış olanların içsel kontrol odakları (Ortalama = 3,70, Standart
Sapma = 0,81) kanser vakası yaşamamışlarla karşılaştırıldığında biraz daha düşüktür
(Ortalama = 3,79, Standart Sapma = 0,78) (t (3015) = -2,855, p < 0,01). Buna ek olarak, aile
ve yakın çevrelerinde kanser vakası yaşamış olan kişiler sağlıklarının nasıl olacağı
konusunda şansın önemli bir rol oynayacağına (Ortalama = 3,40, Standart Sapma = 0,87)
aile ve yakın çevrelerinde kanser vakasına şahit olmamış olanlardan (Ortalama = 3,23,
Standart Sapma = 0,95) daha fazla inanmaktadır (t (3014) = 4,933, p < 0,001).
Sağlık kontrol odağı bileşenleri ile maneviyat değişkenleri arasındaki korelasyonlar
aşağıdaki tabloda sunulmaktadır.
Tablo 25. Sağlık kontrol odağı ile maneviyat arasındaki korelasyonlar
Dışsal Sağlık
Dışsal Sağlık
İçsel Sağlık
Kontrol Odağı
Kontrol Odağı
Kontrol Odağı
(Şans)
(Diğer Kişiler)
Dindarlık
-0,018
0,176***
0,069***
İçsel din
0,081***
0,149**
0,062***
Tanrı sağlık kontrol odağı
0,019
0,266***
0,088***
Batıl inanç
0,113***
0,141***
0,107***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
54
İki dışsal sağlık kontrol odağı bileşeni de tüm maneviyat değişkenleri ile pozitif
korelasyona sahiptir. Bu korelasyonlar arasında dışsal sağlık kontrol odağı (şans) ile tanrı
sağlık kontrol odağı (örnek: “Sağlığıma olanlar, Allah/Tanrı’nın rızası ile olmuştur”) arasındaki
korelasyon orta büyüklükte ve pozitiftir. İçsel sağlık kontrol odağının dindarlık ile bir
korelasyonu yoktur fakat, içsel din (örnek: “Önemli kararlar verirken Allah’ın/Tanrı’nın
gösterdiği yoldan gitmek gerekir”) ile düşük boyutta ama pozitif bir korelasyona sahiptir.
Aşağıdaki tablo içsel sağlık kontrol odağı için yapılan regresyon analizinin neticelerini
özetlemektedir. Bütün model içsel sağlık kontrol odağındaki varyasyonun %6’sını
açıklamaktadır.
Tablo 26. İçsel sağlık kontrol odağı regresyon
B
Standart
Hata
(Sabit)
3,507
,088
Gelir yeterliliği
,019
,013
Eğitim
-,031
Gelir
Beta
t
P
değeri
39,636
,000
,057
1,499
,134
,017
-,069
-1,829
,068
,011
,024
,018
,468
,640
Azınlık (Hayır = 0, Evet = 1)
,040
,071
,020
,564
,573
Tanrı sağlık kontrol odağı
-,060
,041
-,061
-1,471
,142
İçsel din
,142
,048
,124
2,946
,003
Batıl inanç
,158
,046
,135
3,438
,001
Dindarlık
-,035
,016
-,084
-2,194
,028
Sağlık durumu (günümüz)
,013
,017
,030
,808
,419
Kronik hastalık geçmişi
-,050
,046
-,039
-1,092
,275
Aile/yakınlarda kanser (Evet = 1, Hayır = 2)
,119
,055
,075
2,166
,031
Babanın sağlık durumu
,033
,015
,088
2,183
,029
Annenin sağlık durumu
-,009
,016
-,023
-,556
,579
Eşin sağlık durumu
,008
,016
,017
,482
,630
Gelir*Dindarlık
-,025
,010
-,089
-2,584
,010
Azınlık*Batıl İnanç
-,195
,091
-,084
-2,143
,032
Sosyoekonomik göstergelerden hiçbiri ana etki bakımından istatistiki olarak anlamlı bir
şekilde içsel sağlık kontrol odağı ile ilişkili değildir. Dini inançlardan “içsel din” (β = 0,124; p <
0,01) ve “batıl inanç” (β = 0,135; p < 0,01) içsel sağlık kontrol odağı ile pozitif olarak ilişkili,
dindarlık (β = -0,084; p < 0,05) içsel sağlık kontrol odağı ile negatif ilişkiye sahiptir.
Aileleri ve yakın çevrelerinde kanser yaşamamış olan bireylerin içsel sağlık kontrol
odakları, yaşamış olan kişilerden daha yüksektir (β = 0,075; p < 0,05). Ayrıca, kişilerin
55
babalarının şu anki sağlık durumunun seviyesi kişilerin içsel sağlık kontrol odağı ile pozitif
ilişkiye sahiptir (β = 0,088; p < 0,05).
İki tane ikili etkileşimin içsel sağlık kontrol odağı ile istatistiki olarak anlamlı ilişkiye
sahip olduğu gözlenmiştir: gelir ile dindarlık arasındaki etkileşim (β = -0,089, p < 0,01)
ve azınlık olma ile batıl inanç arasındaki etkileşim (β = -0,084, p < 0,05).
Aşağıdaki şekil dindarlık ile hane geliri arasındaki etkileşimi özetlemektedir. Şekilden
de gözlenebileceği gibi gelir seviyesi daha düşük kişilerde dini inancın gücü içsel sağlık
kontrol odağını arttırmaktadır. Tam ters olarak, gelir seviyesi daha yüksek kişilerde dini inanç
içsel sağlık kontrol odağını azaltmaktadır.
3.85!
İçsel'Sağlık'Kontrol'Odağı'
3.8!
3.75!
Gelir!(Düşük)!
3.7!
Gelir!(Yüksek)!
3.65!
3.6!
Dindarlık!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 14. Dindarlık ile gelir etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (içsel)
Aşağıdaki şekil azınlık olma durumu ile batıl inançların etkileşiminin içsel sağlık kontrol
odağına etkisini özetlemektedir. Buna göre azınlıklarda batıl inançlar içsel sağlık kontrol
odağının artması ile pozitif olarak bağlantılıdır.
3.9!
İçsel'Sağlık'Kontrol'Odağı'
3.85!
3.8!
3.75!
3.7!
Azınlık!Değil!
3.65!
Azınlık!
3.6!
3.55!
3.5!
3.45!
BaRl!İnanç!(Düşük)!
BaRl!İnanç!(Yüksek)!
Şekil 15. Azınlık ile batıl inanç etkileşimi – Sağlık kontrol odağı (içsel)
56
Aşağıdaki tablo dışsal sağlık kontrol odağı (şans) için yapılan regresyon analizinin
neticelerini özetlemektedir. Bütün model dışsal sağlık kontrol (şans) odağındaki varyasyonun
%13’ünü açıklamaktadır.
Tablo 27. Dışsal sağlık kontrol odağı (şans) regresyon
B
Standart
Hata
(Sabit)
3,794
,095
Gelir yeterliliği
,027
,014
Eğitim
-,023
Gelir
Beta
t
P
değeri
40,093
,000
,072
1,975
,049
,018
-,045
-1,262
,207
-,082
,025
-,119
-3,240
,001
Azınlık (Hayır = 0, Evet = 1)
-,060
,076
-,027
-,785
,433
Tanrı sağlık kontrol odağı
,035
,116
,032
,297
,767
İçsel din
-,088
,053
-,069
-1,671
,095
Batıl inanç
,175
,049
,134
3,568
,000
Dindarlık
,015
,017
,031
,852
,395
Sağlık durumu (günümüz)
,019
,018
,037
1,060
,290
Kronik hastalık geçmişi
-,031
,049
-,022
-,638
,523
Aile/yakınlarda kanser (Evet = 1, Hayır = 2)
-,263
,059
-,148
-4,454
,000
Babanın sağlık durumu
-,005
,016
-,012
-,319
,750
Annenin sağlık durumu
,032
,017
,074
1,879
,061
Eşin sağlık durumu
,002
,018
,005
,131
,896
Azınlık*Batıl inanç
-,245
,097
-,094
-2,517
,012
Kronik hastalık*Dindarlık
,064
,024
,088
2,674
,008
Sağlık durumu*Tanrı sağlık kontrol odağı
,054
,022
,088
2,522
,012
Aile/yakınlarda kanser*Tanrı sağlık kontrol odağı
,165
,071
,242
2,311
,021
Ana etki bakımından, sosyoekonomik göstergelerden gelir arttıkça dışsal kontrol odağı
(şans) azalmaktadır (β = -0,119; p < 0,01). Tersi bir şekilde, gelir yeterliliği ile ilgili algıları
daha pozitif olan kişilerin dışsal sağlık kontrol (şans) odağı daha yüksek çıkmaktadır.
Beklenebileceği gibi batıl inancı daha güçlü olan kişilerin dışsal sağlık kontrol (şans)
odağı da daha güçlüdür (β = 0,134; p < 0,001).
Sağlık geçmişi ile ilgili değişkenlerden sadece bireyin aile ve yakın çevresinde kanser
vakası olup olmadığı dışsal sağlık kontrol (şans) odağı ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişkiye
sahiptir. Bu göre, çevrelerinde kanser olmuş kişiler bulunan bireylerin dışsal sağlık kontrol
(şans) odakları daha yüksektir (β = -0,148; p < 0,001).
Modelde 4 tane istatistiki olarak anlamlı etkileşim bulunmaktadır: 1) Azınlık ile batıl
57
inanç arasındaki etkileşim (β = -0,094; p < 0,05); 2) kronik hastalık ile dindarlık arasındaki
etkileşim (β = 0,088; p < 0,01); 3) Sağlık durumu ile tanrı sağlık kontrol odağı arasındaki
etkileşim (β = 0,088; p < 0,05); ve 4) aile ve yakın çevrede kanser vakası olması ile tanrı
sağlık kontrol odağı arasındaki etkileşim (β = 0,242; p < 0,05).
Aşağıdaki şekilden gözlendiği gibi azınlık statüsünde olmayanlar arasında batıl inançlar
ile dışsal sağlık kontrol odağı arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır.
Dışsal'Sağlık'Kontrol'Odağı'(Şans)'
3.6!
3.5!
3.4!
3.3!
Azınlık!Değil!
3.2!
Azınlık!
3.1!
3!
2.9!
BaRl!İnanç!(Düşük)!
BaRl!İnanç!(Yüksek)!
Şekil 16. Azınlık ile batıl inanç etkileşimi – Sağlık kontrol odağı (şans)
Aşağıdaki
şekil
kronik
hastalık
geçmişi
ile
dindarlık
arasındaki
etkileşimi
özetlemektedir. Bu şekilden de gözlenebileceği gibi dindarlık ile dışsal sağlık kontrol (şans)
odağı arasındaki pozitif ilişki geçirdiği kronik hastalıklar daha fazla olan kişiler arasında daha
güçlüdür.
3.55!
Dış'Sağlık'Kontrol'Odağı'(Şans)'
3.5!
3.45!
3.4!
3.35!
Kronik!(Az)!
3.3!
Kronik!(Fazla)!
3.25!
3.2!
3.15!
3.1!
3.05!
Dindarlık!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 17. Kronik hastalık ile dindarlık etkileşimi – Sağlık kontrol odağı (şans)
58
Aşağıdaki şekilden de görülebileceği gibi bugünkü sağlık durumunun daha iyi olduğunu
kişiler arasında, tanrı sağlık kontrol odağı ile dışsal sağlık kontrol (şans) odağı arasındaki
pozitif ilişki daha güçlüdür.
3.7!
Dış'Sağlık'Kontrol'Odağı'(Şans)'
3.6!
3.5!
3.4!
3.3!
3.2!
3.1!
Bugünkü!Sağlık!(Kötü)!
Bugünkü!Sağlık!(İyi)!
3!
2.9!
Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Düşük)!Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Yüksek)!
Şekil 18. Sağlık durumu ile tanrı kontrol odağı etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (şans)
Aşağıdaki şekilde yakınları ve ailesinde kanser vakası görülmesi ile tanrı sağlık
kontrol odağı arasındaki etkileşim özetlenmektedir. Yakın çevrelerinde ve ailelerinde kanser
vakası görmüş kişiler arasında dışsal sağlık kontrol (şans) odağı daha yüksektir fakat iki grup
arasındaki fark tanrı sağlık kontrol odağı arttıkça küçülmektedir.
3.7!
Dışsal'Sağlık'Kontrol'Odağı'(Şans)'
3.6!
3.5!
3.4!
3.3!
Yakın!ve!Aile!Kanser!
(Evet)!
3.2!
Yakın!ve!Aile!Kanser!
(Hayır)!
3.1!
3!
2.9!
2.8!
2.7!
Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Düşük)! Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Yüksek)!
Şekil 19. Yakın/ailede kanser ile tanrı kontrol odağı etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (şans)
59
Aşağıdaki tablo dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) için yapılan regresyon
analizinin neticelerini özetlemektedir. Bütün model dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler)
odağındaki varyasyonun %7’sini açıklamaktadır.
Sosyoekonomik durum ile ilgili değişkenlerin hiçbiri ana etki bakımından dışsal sağlık
kontrol odağı (diğer kişiler) ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişkiye sahip değildir.
Maneviyat ile ilgili değişkenlerden batıl inanç (β = 0,07; p < 0,05) ve tanrı sağlık kontrol
odağının (β = 0,95; p < 0,05) dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) ile pozitif bir ilişkisi
olduğu gözlemlenmektedir.
Sağlık durumlarının daha iyi olduğunu belirten kişiler arasında dışsal sağlık kontrol
odağı (diğer kişiler) skoru daha yüksektir (β = 0,096; p < 0,01).
Modelde 2 tane istatistiki olarak anlamlı etkileşim bulunmaktadır: 1) gelir yeterliliği ile
tanrı sağlık kontrol odağı arasındaki etkileşim (β = 0,104; p < 0,01); ve 2) kronik hastalık ile
içsel din arasındaki etkileşim (β = 0,082; p < 0,05).
Tablo 28. Dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) regresyon
B
Standart
Hata
(Sabit)
3,604
,073
Gelir yeterliliği
,020
,011
Eğitim
-,016
Gelir
Beta
t
P
değeri
49,405
,000
,071
1,898
,058
,014
-,043
-1,150
,251
-,003
,019
-,006
-,160
,873
Azınlık (Hayır = 0, Evet = 1)
-,006
,058
-,004
-,106
,915
Tanrı sağlık kontrol odağı
,077
,034
,095
2,263
,024
İçsel din
-,023
,040
-,024
-,565
,572
Batıl inanç
,068
,033
,070
2,062
,039
Dindarlık
-,008
,015
-,022
-,520
,603
Sağlık durumu (günümüz)
,036
,014
,096
2,635
,009
Kronik hastalık geçmişi
,047
,039
,044
1,224
,221
Aile/yakınlarda kanser (Evet = 1, Hayır = 2)
-,005
,045
-,004
-,112
,911
Babanın sağlık durumu
,001
,012
,004
,087
,930
Annenin sağlık durumu
,010
,013
,031
,757
,449
Eşin sağlık durumu
,004
,013
,011
,299
,765
Gelir yeterliliği*Tanrı sağlık kontrol odağı
,035
,012
,104
2,924
,004
Kronik hastalık geçmişi*İçsel din
,126
,053
,082
2,368
,018
Aşağıdaki şekle göre, gelir yeterliliği algısı daha fazla olan kişilerde tanrı sağlık kontrol odağı
ile dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler) arasındaki ilişki daha güçlüdür.
60
Dış'Sağlık'Kontrol'Odağı'(Diğer'Kişiler)'
3.8!
3.75!
3.7!
3.65!
3.6!
Gelir!Yeterliliği!
(Az)!
3.55!
Gelir!Yeterliliği!
(Fazla)!
3.5!
3.45!
3.4!
Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Düşük)!Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Yüksek)!
Şekil 20. Gelir yeterliliği ile tanrı kontrol etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (diğer kişiler)
Aşağıdaki
şekil
kronik
hastalık
geçmişi
ile
içsel
din
arasındaki
etkileşimi
göstermektedir. Buna göre, içsel din, dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler) odağını, kronik
hastalık konusunda daha az sorun yaşamış kişiler arasında azaltmakta, kronik hastalık
konusunda daha fazla sorun yaşamışlar arasında ise arttırmaktadır.
Dış'Sağlık'Kontrol'Odağı'(Diğer'Kişiler)'
3.7!
3.65!
3.6!
Kronik!(Az)!
3.55!
Kronik!(Fazla)!
3.5!
3.45!
İçsel!Din!(Düşük)!
İçsel!Din!(Yüksek)!
Şekil 21. Kronik hastalık ile içsel din etkileşimi - Sağlık kontrol odağı (diğer kişiler)
Özetlenmiş olan bu bulgular ışığında sosyoekonomik durum, manevi inançlar ve içsel
sağlık kontrol odağı ve dışsal sağlık kontrol odağı ile ilgili hipotezlere ve araştırma sorularına
ilişkin şu çıkarımlar mümkündür:
• Gelir ve gelir yeterliliğinin içsel sağlık kontrol odağı ile direkt bir ilişkisi yoktur; fakat
61
geliri düşük kişiler arasında maneviyat inançlar içsel sağlık kontrol odağını olumlu
etkilemektedir.
• Aynı zamanda, bireylerin geliri, dışsal (şans) sağlık kontrol odağını azaltarak bireylerin
sağlıkları konusunda daha çok inisiyatif almasını sağlama potansiyeline sahiptir.
• Dini inançların içsel sağlık kontrol odağına etkisi “içsel din” (“Önemli kararlar verirken
Allah’ın/Tanrı’nın
gösterdiği
yoldan
gitmek
gerekir”)
oryantasyonu
üzerinden
olabilmektedir. İçsel din ile içsel sağlık kontrol odağının arasında gözlenen bu pozitif
ilişki bireylerin dini inançlarının onları sağlıklarını koruma yolunda daha fazla inisiyatif
almaya yönlendirebilme ihtimaline işaret etmektedir.
• Batıl inançlar hem içsel sağlık kontrol odağı hem de dışsal (şans) sağlık kontrol odağı
ile pozitif olarak ilişkilidir. Batıl inançların dışsal (şans) sağlık kontrol odağı ile ilişkisi
beklenen bir ilişkidir. Batıl inançların içsel sağlık kontrol odağı ile olan ilişkisi ise batıl
inanç ve azınlık etnik gruplarından gelme arasındaki etkileşim ile açıklanabilir.
• Sağlık geçmişi bakımından içsel ve dışsal sağlık kontrol odağını en tutarlı şekilde
etkileyen değişken bireyin yakın çevresinde veya ailesinde kanser vakası görüp
görmemiş olmasıdır. Yakın çevrelerinde veya ailelerinde kanser vakasına şahit olmuş
kişilerin içsel sağlık kontrol odağı daha düşük, dışsal sağlık kontrol odağı (şans) daha
yüksektir. Kısaca, bireylerin kanser tedavisi ile ilgili şahit oldukları zorlukların bireylerin
kontrol algılarını olumsuz etkileme ihtimali yüksektir.
• Bireylerin kendi yaşadığı sağlık sorunları (kronik hastalıklar) ve sağlık durumu sağlık
kontrol odağı ile direkt olarak ilişkili değildir. Fakat, daha fazla kronik hastalık geçirmiş
kişilerde dini inançlar dışsal sağlık kontrol odağını (yani sağlıklı kalabilmek için şans ve
başkalarına ihtiyaç olduğu algısını) arttırmaktadır.
4.2.3 Kanser Risk Algısı
Literatür özetinde de belirtildiği gibi bireylerin kanser risk algıları, onların kanserden
koruyucu davranışlarda bulunma ve kanser taraması yapma eğilimlerini etkileyebilecek
önemli etmenlerden bir tanesidir. Sağlık kontrol odağı için olduğu gibi, özellikle geçmişte
yaşanılan ya da yakın çevrede şahit olunmuş sağlık sorunları ve kaynakların kısıtlılığı kanser
risk algılarını etkileyebilecek etmenler arasındadır. Ayrıca, proje teklifi ve literatür özetinde de
belirtildiği gibi, bireylerin sağlıkları üzerinde ne kadar kontrole sahip oldukları ile ilgili algıları
(yani sağlık kontrol odağı) onların kanser risk algılarını etkileme ihtimaline sahiptir.
Bu nedenlerle, bu bölümde, risk algılarının bireylerin önceden yaşadığı sağlık sorunları,
yaşam standartları ve önceki bölümde özetlenmiş olan sağlık kontrol odağı ve maneviyat ile
ilişkisi özetlenecektir. Bu özet sırasında proje teklifinde sunulmuş olan aşağıda tekrar
listelenen araştırma soruları ve hipotezlere odaklanılacaktır:
62
• Hipotez 2a: Bireylerin sosyoekonomik durumu ve öznel refah algıları arttıkça, bireylerin
kanser risk algıları azalacaktır.
• Hipotez 2b: Bireylerin ve/veya aile mensuplarının geçmişte yaşadığı sağlık sorunları
bireylerin kanser risk algılarını arttıracaktır.
• Hipotez 3: İç sağlık kontrol odağı yüksek olan bireyler daha düşük kanser riski
algılarına sahip olacaktır.
• Araştırma sorusu 2: Bireylerin manevi eğilimleri ile kanser risk algısı arasındaki ilişki
nedir?
Aşağıdaki tablo, önceki bölümde betimlenmiş olan kanser risk algısı değişkenleri
arasındaki korelasyonları özetlemektedir.
Tablo 29. Kanser risk algıları arasındaki ilişkiler
Kanser
Meme
Serviks
Kolon
Akciğer
Mide
Risk
Kanseri
Kanseri
Kanseri
Kanseri
Kanseri
Algısı
Risk
Risk
Risk
Risk
Risk
(Ortalama)
Algısı
Algısı
Algısı
Algısı
Algısı
Kanser Risk Algısı (Ort.)
1
0,800***
0,811***
0,825***
0,817***
0,811***
Meme Kanseri Risk Algısı
0,800***
1
0,591***
0,520***
0,520***
0,542***
Serviks Kanser Risk Algısı
0,811***
0,591***
1
0,585***
0,563***
0,574***
Kolon Kanseri Risk Algısı
0,825***
0,520***
0,585***
1
0,579***
0,633***
Akciğer Kanseri Risk Algısı
0,817***
0,520***
0,563***
0,579***
1
0,603***
Mide Kanseri Risk Algısı
0,811***
0,542***
0,574***
0,633***
0,603***
1
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Tablonun ikinci kolonunda bulunan Kanser Risk Algısı (Ortalama) değişkeni, kanser
genel risk algısı, meme, serviks, kolon, akciğer ve mide kanseri risk algısının ortalama
skorudur. Tablodan da gözlenebileceği gibi Kanser Risk Algısı (Ortalama) ile spesifik kanser
risk algıları arasındaki korelasyon en az r = 0,8 düzeyindedir (p < 0,001). Bu nedenle, bu
bölümde Kanser Risk Algısı (Ortalama) değişkenine odaklanılacaktır. İleriki bölümlerde,
spesifik kanser türleri için koruyucu davranışlara odaklanılan analizlerde (örneğin, mamografi
yaptırma), incelenen davranış ile ilgili kanser risk algısına (örneğin, mamografi yaptırma için
meme kanseri risk algısı) odaklanılacaktır.
Çift değişkenli çözümlemelerde, kanser risk algısı ile hane geliri, gelir yeterliliği algısı
ve bireyin eğitim seviyesi arasında istatistiki olarak anlamlı bir korelasyon gözlemlenmemiştir.
Benzer bir şekilde, azınlık statüsü ile kanser risk algıları arasında bir ilişki gözlemlenmemiştir
63
(OrtalamaAzınlık değil = 2,77, Standart SapmaAzınlık değil = 0,79 ve OrtalamaAzınlık = 2,70 Standart
SapmaAzınlık = 0,86; t (2906) = 1,828, p = 0,068). Bu bulgular, Hipotez 2a’da yapılmış olan
öngörüyü desteklememektedir.
Aşağıdaki tablo kanser risk algısı ile sağlık geçmişi değişkenleri arasındaki
korelasyonları özetlemektedir. Sağlık durumunun daha iyi olduğunu düşünmek ile kanser risk
algısı arasında negatif bir ilişki vardır. Ayrıca, sağlık kurumlarına güven arttıkça kanser risk
algıları azalmaktadır. Aile ve yakın çevresinde kanser vakaları görmüş olan kişilerin
(Ortalama = 2,80, Standart Sapma = 0,78) kanser risk algısı bu vakaları görmemiş (Ortalama
= 2,71, Standart Sapma = 0,84) kişilerinkinden yüksektir (t (2946) = 3,365, p < 0,01). Bu
bulgular Hipotez 2b’de yapılan öngörüyü desteklemektedir.
Tablo 30. Sağlık geçmişi ile kanser risk algısı arasındaki korelasyonlar
Kanser risk algısı
Sağlık durumu (günümüz)
-0,105***
Kronik hastalık geçmişi
0,007
Babanın sağlık durumu
0,010
Annenin sağlık durumu
-0,033
Eşin sağlık durumu
-0,036
Sağlık Kurumlarına Güven
-0,133***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo kanser risk algısı ile maneviyat ve sağlık kontrol odağı arasındaki
korelasyonları özetlemektedir. Dindarlık, içsel din ve tanrı sağlık kontrol odağı ile kanser risk
algısı arasında negatif bir ilişki bulunmaktadır. Batıl inancı yüksek olan kişilerin kanser risk
algıları daha yüksektir. İçsel sağlık odağı ile kanser risk algısı arasında Hipotez 3’te
öngörülmüş olan negatif ilişki yoktur. Fakat her iki dışsal sağlık kontrol odağı bileşeni de
kanser risk algısı ile pozitif olarak ilişkilidir.
Tablo 31. Kanser risk algısı ile sağlık kontrol odağı ve maneviyat arasındaki korelasyonlar
Kanser risk algısı
Dindarlık
-0,084
***
İçsel din
-0,086
***
Tanrı sağlık kontrol odağı
-0,051
**
Batıl inanç
0,113
İçsel sağlık kontrol odağı
0,028
Dışsal sağlık kontrol odağı (şans)
0,122
***
Dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler)
0,092
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
64
***
Aşağıdaki tablo kanser risk algısı için yapılan regresyon analizinin neticelerini
özetlemektedir. Model kanser risk algısındaki varyasyonun %15’ini açıklamaktadır.
Tablo 32. Kanser risk algısı (ortalama) regresyon
B
Standart
Hata
(Sabit)
2,847
,086
Gelir
-,008
,023
Gelir yeterliliği
,014
Eğitim
Beta
t
P
değeri
32,967
,000
-,013
-,347
,729
,013
,041
1,110
,267
-,021
,017
-,046
-1,263
,207
Azınlık (Hayır = 0, Evet = 1)
,013
,068
,006
,186
,852
İçsel sağlık odağı
,053
,035
,053
1,504
,133
Dışsal sağlık kontrol odağı (şans)
,148
,035
,165
4,198
,000
Dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler)
,092
,044
,076
2,092
,037
Dindarlık
-,034
,016
-,080
-2,172
,030
İçsel din
-,144
,047
-,125
-3,072
,002
Tanrı sağlık kontrol odağı
-,094
,040
-,096
-2,347
,019
Batıl inanç
,134
,039
,114
3,445
,001
Sağlık durumu (günümüz)
-,063
,016
-,137
-3,875
,000
Kronik hastalık geçmişi
-,049
,045
-,037
-1,084
,279
Aile/yakınlarda kanser (Evet = 1, Hayır = 2)
-,021
,054
-,013
-,395
,693
Babanın sağlık durumu
-,006
,015
-,016
-,416
,677
Annenin sağlık durumu
,006
,015
,016
,398
,691
Eşin sağlık durumu
-,041
,016
-,090
-2,574
,010
Kronik hastalık geçmişi*Dindarlık
-,085
,021
-,131
-3,992
,000
İçsel sağlık kontrol*İçsel din
-,140
,048
-,095
-2,921
,004
Dışsal sağlık kontrol (şans)*azınlık
-,165
,078
-,075
-2,114
,035
Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi, sosyoekonomik göstergelerden hiçbiri kanser
risk algısı ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişkiye sahip değildir.
Sağlık kontrol odağı ile kanser risk algısı arasındaki ilişkilere bakıldığında, içsel sağlık
kontrol odağı ile kanser risk algısı arasında bir ilişki gözlemlenmemektedir; fakat, dışsal
sağlık kontrol odağı yüksek olan kişilerin kanser risk algılarının da yüksek olduğu
gözlemlenmektedir (şans için β = 0,165; p < 0,001; diğer kişiler için β = 0,076; p < 0,05).
Manevi inançlar ile ilgili değişkenlerden dindarlık (β = -0,080; p < 0,05), içsel din (β = 0,125; p < 0,01), tanrı sağlık kontrol odağı (β = -0,096; p < 0,05) kanser risk algısı ile negatif
olarak ilişkili, batıl inançlar (β = 0,114; p < 0,01) kanser risk algısı ile pozitif olarak ilişkilidir.
Öz ve aile sağlık geçmişi değişkenlerinden, bireyin bugünkü sağlık durumu kanser risk
65
algısı ile negatif olarak ilişkilidir (β = -0,137; p < 0,001). Katılımcıların eşlerinin sağlık
durumları ile kanser risk algıları arasında negatif bir ilişki bulunmaktadır (β = -0,09; p < 0,01).
Modelde 3 tane istatistiki olarak anlamlı etkileşim bulunmaktadır: 1) kronik hastalık
geçmişi ile dindarlık arasındaki etkileşim (β = -0,131; p < 0,001); 2) içsel sağlık kontrol odağı
ile içsel din arasındaki etkileşim (β = -0,095; p < 0,01); 3) dışsal sağlık kontrol odağı (şans)
ile azınlık olma durumu arasındaki etkileşim (β = -0,075; p < 0,05).
Aşağıdaki
şekil
kronik
hastalık
geçmişi
ile
dindarlık
arasındaki
etkileşimi
özetlemektedir. Buna göre, dindarlık ile kanser risk algısı arasındaki negatif ilişki daha fazla
kronik hastalık sorunu yaşayanlar arasında daha güçlüdür.
2.95!
Kanser'Risk'Algısı'
2.9!
2.85!
2.8!
Kronik!(Az)!
2.75!
Kronik!(Fazla)!
2.7!
2.65!
2.6!
Dindarlık!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 22. Dindarlık ile kronik hastalık geçmişi etkileşimi - Kanser risk algısı
Aşağıdaki şekilde içsel sağlık kontrol odağı ile içsel din oryantasyonu arasındaki
etkileşim özetlenmektedir. İçsel sağlık kontrol odağı daha düşük olan kişilerde içsel din
oryantasyonu kanser risk algısının artması ile, içsel sağlık kontrol odağı yüksek olan kişilerde
içsel din oryantasyonu kanser risk algısının azalması ile bağlantılıdır.
3!
Kanser'Risk'Algısı'
2.95!
2.9!
2.85!
2.8!
İçsel!Sağlık!(Düşük)!
2.75!
İçsel!Sağlık!(Yüksek)!
2.7!
2.65!
2.6!
İçsel!Din!(Düşük)!
İçsel!Din!(Yüksek)!
Şekil 23. İçsel sağlık kontrol odağı ile içsel din etkileşimi - Kanser risk algısı
66
Aşağıdaki şekilden de gözlenebileceği gibi, etnik azınlık olmayan bireyler için dışsal
sağlık kontrol odağı (şans) ile kanser risk algısı arasındaki pozitif ilişki azınlık olan
bireylerden daha güçlüdür.
3!
2.95!
Kanser'Risk'Algısı'
2.9!
2.85!
2.8!
Azınlık!Değil!
2.75!
Azınlık!
2.7!
2.65!
2.6!
2.55!
Dışsal!Sağlık!(ŞansaDüşük)!
Dışsal!Sağlık!(ŞansaYüksek)!
Şekil 24. Sağlık kontrol odağı (şans) ile azınlık olma etkileşimi - Kanser risk algısı
4.2.4 Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM)
Aşağıdaki tabloda KKMM yapma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
geçmişi, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, meme kanseri risk algıları, KKMM yapma
engel ve yarar algıları ve KKMM ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar özetlenmektedir.
Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler, literatür özetinde
de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Tablodan da görüleceği gibi gelir (r = 0,075, p < 0,05) ve gelir yeterliliği hakkındaki
algılar (r = 0,072, p < 0,05) KKMM niyeti ile pozitif olarak ilişkilidir. Daha fazla kronik hastalık
sorunu yaşayan kişiler daha yüksek KKMM yapma niyetine sahiptir (r = 0,066, p < 0,05).
Maneviyat ile ilgili değişkenlerden hiçbiri KKMM niyeti ile istatistiki olarak anlamlı bir
korelasyona sahip değildir. Sağlık kontrol odağı bileşenlerinden yalnızca içsel sağlık kontrol
odağı KKMM niyeti ile pozitif ama düşük seviyede bir korelasyona sahiptir (r = 0,074, p <
0,05).
Meme kanser risk algısı (r = 0,229, p < 0,001) ve meme kanser endişesi (r = 0,237, p <
0,001) KKMM yapma niyeti ile pozitif bir korelasyona sahiptir. Proje teklifinde de belirtildiği
gibi, risk algısı ile erken tanı yaptırma niyeti arasındaki doğrusal olmayan bir ilişki olması
ihtimali bulunmaktadır. Şöyle ki, çok yüksek risk algılarının kanser erken tanı yöntemlerine
karşı engel teşkil edebilmesi olasılığı vardır.
67
Tablo 33. Kendi kendine meme muayenesi (KKMM) yapma niyeti için korelasyonlar
KKMM Meme
Niyet
Gelir
Gelir yeterlilik
,075
,072
*
,009
Şimdiki sağlık
-,002
-,094
Kronik hastalık
,066
Anne sağlık
,015
***
,015
*
Tutum
,001
,030
,041
,005
,037
,049
(2)
,062
-,020
,051
*
-,022
,004
-,048
-,040
,043
-,070
,035
-,032
,008
,017
,110
-,001
,118
**
,043
-,019
-,013
,077
*
,006
-,051
-,054
***
-,043
-,008
-,001
,008
Eş sağlık
,039
-,035
,056
*
,058
Yarar
**
,073
-,056
Engel
,062
Baba sağlık
Dindarlık
**
-,031
,050
Kanser Engel
KKMM
**
-,060
,026
Eğitim
KKMM KKMM KKMM
Ciddiyet Endişe (1)
-,008
*
Meme
Kanser Kanser
Risk
*
Meme
,016
,145
**
-,105
***
,087
***
,108
***
-,025
,142
***
-,042
**
,070
**
,098
-,005
,076
***
,005
-,053
***
-,062
,048
,073
-,062
*
,045
-,082
**
*
**
,075
*
,026
-,002
,066
*
-,004
,022
-,016
,142
***
,035
,127
***
-,018
,097
**
,027
,157
***
,216
**
,157
**
-,015
,063
*
,128
***
,159
***
,170
,167
***
,028
**
*
-,011
İçsel din
,007
-,082
***
Tanrı kontrol odağı
,019
-,073
**
Batıl inanç
,023
,073
İç sağlık kontrol
,074
Dış sağlık kontrol (şans)
,044
,103
***
,195
***
,078
***
,324
***
,205
***
,020
Dış sağlık kontrol (diğer) ,034
,067
**
,147
***
,110
***
,161
***
,113
***
,156
***
,104
***
,201
***
,533
***
,122
***
,049
,062
*
,136
***
,240
***
,056
,126
,202
***
,143
***
-,005
-,017
,086
**
,117
***
*
***
Meme kanser risk
,229
Meme kanser ciddiyet
,053
Meme kanser endişe
,237
KKMM Engel (1)
-,052
KKMM Engel (2)
-,086
***
**
KKMM Yarar
,178
***
KKMM Tutum
,386
***
1,000
***
,201
***
1,000
,533
***
,240
,122
**
,056
,049
,062
*
,136
***
***
***
*
**
1,000
***
-,005
1,000
,426
,126
***
-,017
,202
***
,086
**
-,117
,143
***
,117
***
-,012
***
***
***
,426
***
**
1,000
-,116
,032
***
***
***
,015
-,117
***
-,012
-,116
***
,032
1,000
,282
***
***
,282
***
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
KKMM Engel (1) – Engeller (Genel)
KKMM Engel (2) – Mamografi ve doktorda muayene yaparken gerekli değil
Bu çalışmada kanser risk algısı ile kanser tarama yöntemlerini yapma/yaptırma eğilimi
arasında doğrusal olmayan bir ilişki test edilmiştir. Aşağıdaki şekilde meme kanser risk algısı
ile KKMM yapma niyeti arasındaki doğrusal olmayan ilişki gösterilmektedir. Minimum (1) ve
maksimum (5) risk algısı skorları arasında ilerledikçe (yani risk algısı yükseldikçe), risk
algısının KKMM yapma niyetine olan etkisi biraz güçlenmektedir. İstatistiki olarak anlamlı
olan bu artış, doğrusal ilişkinin yansıttığı eğilimden çok farklı bir ilişki göstermemektedir.
Literatürde belirtilmiş olan, risk algısının belirli bir seviyenin üstüne çıkmasını takiben risk
68
algısı ile KKMM yapma niyeti arasındaki ilişkinin ters yöne dönmesi bu durumda söz konusu
değildir.
Şekil 25. Meme kanser risk algısı ile KKMM yapma niyeti arasındaki ilişki
Engel algılarından ikinci KKMM engel bileşeni (doktorda muayene ya da mamografi
yaptıranlar için KKMM’nin gerekli olmadığı düşüncesi) KKMM yapma niyeti ile negatif bir
ilişkiye sahiptir (r = -0,086, p < 0,01). KKMM yarar algıları (r = 0,178, p < 0,001) ve KKMM ile
ilgili olumlu tutumlar (r = 0,386, p < 0,001) KKMM yapma niyeti ile pozitif bir korelasyona
sahiptir.
Yukarıdaki korelasyon tablosunda listelenen korelasyonlara ek olarak, azınlık
statüsünde olmanın ve aile ve yakın çevrede kanser vakası görmüş olmanın KKMM yapma
ile ilişkilerine bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Kendini azınlık
olarak tanımlayan kişilerin KKMM niyetleri (Ortalama = 3,09, Standart Sapma = 1,11) kendini
azınlık olarak tanımlamayan kişilerinkinden (Ortalama = 3,29, Standart Sapma = 1,25) daha
düşüktür (t (1116) = 2,071, p < 0,05). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmüş
kadınların (Ortalama = 3,34, Standart Sapma = 1,15) KKMM yapma niyetleri kanser vakası
görmemiş kişilerinkinden (Ortalama = 3,11, Standart Sapma = 1,13) daha yüksektir (t (1116)
= 3,410, p < 0,01).
Ayrıca, KKMM yapma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli kullanılmıştır. Bu modelde bağımlı değişken (KKMM yapma niyeti) ile
69
istatistiki olarak anlamlı ikili ilişkisi olan, aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şu
şekildedir: içsel sağlık kontrol odağı, meme kanser risk algısı, meme kanser endişesi, KKMM
engel (2) algıları, KKMM yapma yarar algıları ve KKMM hakkında tutumlar. KKMM üstünde
direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan değişkenler ikili düzeyde KKMM yapma niyeti ile
ilişkili olduğu gözlemlenmiş olan gelir, gelir yeterliliği, kronik hastalık geçmişi, aile ve
yakınlarda kanser vakası görmüş olmak ve azınlık durumudur.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 34. KKMM - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız
Aracı Değişkenler
Değişkenler
İçsel
Meme
Meme
KKMM
KKMM
KKMM
Sağlık
Kanser
Kanser
Engel (2)
Yarar
Tutum
Kontrol
Risk Algı
Endişe
(Sabit)
3.4978***
3,1304***
3,1124***
2,8355***
4,1664***
4,1045***
Gelir
-,0036
-,0428
,0157
-,0855**
-,0056
,0325
Gelir yeterliliği
,0141
,0275
,0509*
,0669***
-,0009
-,0097
Azınlık
-,0004
,0516
,0231
,2245*
-,1392**
-,0968
,0880
-,1675**
-,0583
,1101
,0161
,0156
,0133
-,0317
,0612
,0053
-,0090
,1243**
0,004
0,015*
0,024***
0,01
0,02**
0,018**
(Hayır = 0, Evet = 1)
Aile/yakın kanser
(Evet = 1, Hayır = 2)
Kronik hastalık
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Buna göre: 1) aile ve yakınlarında kanser vakası görmüş kişilerin risk algıları daha
yüksektir; 2) gelir yeterliliği ile meme kanser endişesi arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır;
3) gelirin engel algılarına etkisi negatiftir; 4) gelirin yeterliliği algılarının engel algılarına etkisi
pozitiftir; 5) azınlıkların KKMM engel algıları daha yüksek ve yarar algıları daha düşüktür; 6)
daha fazla kronik hastalık geçirmiş kişilerin KKMM ile ilgili tutumları daha yüksektir.
Aşağıdaki tablo bağımsız ve olası aracı değişkenlerin KKMM niyeti ile direkt ilişkilerinin
regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model, KKMM yapma niyetindeki varyasyonun
%25’ini açıklamaktadır.
70
Tablo 35. KKMM yapma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
KKMM
Yapma
Niyeti
Sabit
,1425
Gelir
,0273
Gelir yeterliliği
,0360*
Azınlık (Hayır = 0, Evet = 1)
-,0828
Aile/yakın kanser (Evet = 1, Hayır = 2)
-,2763**
Kronik hastalık
,0520
İçsel Sağlık Kontrol
,0791
Meme kanser risk algı
,1269**
Meme kanser endişe
,1340***
KKMM engel (2)
-,1068***
KKMM yarar
,0458
KKMM tutum
,5337***
R
2
0,24***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Şekil 26 (a-d), yukarıda sunulmuş olan iki tabloya dayalı olarak öne çıkan endirekt
ilişkileri özetlemektedir:
(a) meme kanser risk algısı, aile ve yakın çevrede kanser vakaları görme ile KKMM
yapma niyeti ilişkisinde aracı değişkendir. Aile ve yakın çevrede kanser vakası görmüş olmak
risk algılarını yükseltmekte ve bu da KKMM yapma niyetini yükseltmektedir. Ayrıca, aile ve
yakın çevrede kanser vakasına şahit olmuş olmak direkt olarak da KKMM yapma niyetini
arttırmaktadır.
(b) gelir yeterliliği algısı ile KKMM yapma niyeti ilişkisinde meme kanser endişesi aracı
değişkendir.
(c) KKMM engel algıları hane geliri ve gelir yeterliliği ile KKMM yapma niyeti arasındaki
ilişki için aracı değişkendir; ayrıca, azınlık statüsünde olan kişilerin engel algıları artmakta ve
bu KKMM yapma niyetini azaltmaktadır.
(d) KKMM tutumları, kronik hastalık geçmişi ile KKMM yapma niyeti ilişkisi için aracı
değişkendir.
Geçmişte daha fazla kronik hastalık geçirmiş olmak KKMM ile ilgili olumlu
tutumları arttırmakta ve KKMM yaptırma ile ilgili olumlu tutumlar da KKMM yapma niyetini
arttırmaktadır.
71
Meme Kanser
Risk Algısı
(a),
B
=
-,1
67
*
5*
*
Aile/Yakınlar,
Kanser,Geçmişin,,
(1,=,Evet;,2,=,Hayır),
B
=,
12
69
**
*
KKMM Yapma
Niyeti
B = -,2763***
Meme Kanser
Endişesi
(b)&
B
=
5
,0
B
*
09
Gelir&Yeterliliği&
Algısı&
=,
13
4*
**
KKMM Yapma
Niyeti
B = ,036*
(c)%
B
08
= -,
B
Hane%Geliri%
=
55*
6
,06
B
KKMM Engel (2)
Algıları
*
9
=
***
,2
24
B
=-
,1
0
5*
68
B = ,036*
Gelir%Yeterliliği%
Algısı%
***
B = ,0273
KKMM Yapma
Niyeti
B = ,828
Azınlık%
(1%=%Evet;%0%=%Hayır)%
%
KKMM Tutumlar
(d)'
B
B
Kronik'Hastalık'
Geçmişi'
=
2
,1
43
**
=,
53
37
**
*
KKMM Yapma
Niyeti
B = ,052
Şekil 26. KKMM yapma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, literatür özetinde de
listelenen aşağıdaki araştırma soruları ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık
kontrol odağının risk algısı ile KKMM arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri
72
Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS
(MODEL #3) modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda listelenen üç soru için KKMM özelinde
yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimlere
odaklanılmıştır. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test
edilmiş olan tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur. Bu
testlerde, aşağıdaki etkileşimler için istatistiki olarak anlamlı bir sonuç gözlenmemiştir:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! KKMM yapma
niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! KKMM
yapma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! KKMM yapma niyeti
Şekil 26 (a)’da özetlenen kanser risk algısının aracı değişken olduğu endirekt model
için aile ve yakın çevrede kanser vakası görmek ile meme kanser risk algısı arasındaki ve
meme kanser risk algısı ile KKMM yapma niyeti arasındaki ilişkilere sağlık kontrol odağı ve
maneviyatın düzenleyici değişken olarak etkilerine bakılmıştır (PROCESS Model #72). Bu
modelde istatistiki olarak anlamlı üçlü etkileşim gözlenmemiştir. Fakat, aşağıdaki şekilde
görüleceği gibi dindarlık ile dışsal sağlık kontrol odağı (şans) arasında meme kanser risk
algısını etkileyen ikili bir etkileşim bulunmaktadır. Buna göre, dışsal (şans) sağlık kontrol
odakları düşük olan kişiler için dindarlığın kanser risk algısına etkisi çok düşük iken, dışsal
(şans) sağlık kontrol odakları yüksek olan, yani sağlıkları hakkında ne olursa şanstan
olduğunu düşünme eğilimi daha yüksek olan kişiler arasında, dindarlık meme kanser risk
algılarını arttırmaktadır. Bu bölümde ve önceki bölümlerde özetlendiği gibi, risk algısının
koruyucu davranışta bulunmaya pozitif etkisi de göz önüne alındığında, dindarlığın burada
dolaylı yoldan dışsal (şans) sağlık kontrol odağının risk algısına olan negatif etkisini
hafifletmesi söz konusudur.
73
Meme'Kanser'Risk'Algısı'
5!
4!
Düşük!Dış!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
3!
Yüksek!Dış!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
2!
1!
Düşük!Dindarlık!
Yüksek!Dindarlık!
Şekil 27. Dışsal sağlık kontrol (şans), dindarlık etkileşimi – Meme kanser risk algısı
Meme kanseri için KKMM yapma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak,
proje nezdinde daha önceden kendi kendilerine meme muayenesi yapmış olan kişiler ile
yapmamış olan kişiler arasındaki farkın anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi
Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen şekilde karar ağacı algoritması kullanılarak veri
madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı değişken olarak katılımcının daha önce hiç kendi
kendine meme kanseri muayenesi yapıp yapmadığı değişkeni kullanılmıştır. Bağımsız
değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve
aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir. Bu
şemadan da görülebileceği gibi, yukarıda listelenen olası bağımsız değişkenlerden gelir,
eğitim seviyesi, yaş ve babanın sağlık durumu daha önceden katılımcının KKMM yapmış
olup olmadığını etkileyen değişkenlerdir. Buna göre, ankete katılan kadınlar arasında gelir ve
eğitim seviyesi KKMM yapmış olup olmamayı etkileyen ilk değişkenlerdir. Düşük gelirli olan
ve en fazla ilkokul seviyesinde eğitim görmüş olan kadınlar KKMM yapmış olma oranı en
düşük (%42.5) olan grup olarak öne çıkmaktadır. Daha yüksek gelirli kadınlar arasında yaş
KKMM yapmış olma oranını etkilemektedir: 31,5 yaşında ve daha genç olan kadınlarda
KKMM yapma oranı (%51), daha yaşlı kadınlarınkinden (%66,7) daha düşüktür. Gelir
durumu iyi ve daha yaşlı olan kadınlar arasında eğitim KKMM yapma oranını etkilemektedir.
Buna göre, 31,5 yaşından yaşlı, gelir durumu iyi ve en az lise eğitimi (okumuş ya da mezun
olmuş) görmüş olan kadınlar arasında KKMM yapma oranı en yüksektir (%76).
74
Şekil 28. KKMM yapmış olma için karar ağacı şeması
4.2.5 Doktorda Meme Muayenesi (DMM)
Aşağıdaki tabloda DMM yaptırma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
geçmişi, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, meme kanseri risk algıları, DMM yaptırma
engel ve yarar algıları ve DMM ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar özetlenmektedir.
Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler, literatür özetinde
de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
KKKM için olduğu gibi, hane geliri (r = 0,099, p < 0,01) ve gelirin geçinmek için yeterli
olduğu algısı (r = 0,091, p < 0,01) DMM yaptırma niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir.
Geçmişte daha çok kronik hastalık geçirmiş olan kişilerin DMM yaptırma niyetleri daha
yüksektir (r = 0,073, p < 0,05). Maneviyat ile ilgili değişkenlerden tanrı sağlık kontrol odağı
DMM yaptırma niyeti ile negatif bir korelasyona sahiptir. Dışsal sağlık kontrol (şans) (r =
0,068, p < 0,05) ve dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler) (r = 0,071, p < 0,05) DMM yaptırma
niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir.
75
Tablo 36. Doktorda meme muayenesi (DMM) yaptırma niyeti için korelasyonlar
DMM
Meme
Niyet
Kanser Kanser
Risk
Gelir
Gelir yeterlilik
,099
**
,091
**
Şimdiki sağlık
-,045
-,094
Kanser Engel
***
,015
-,028
,001
,014
-,026
,005
,020
-,022
,035
-,017
,004
-,008
,058
-,043
-,001
,054
,026
-,070
,048
,054
,021
-,032
-,027
,017
,008
Eş sağlık
,026
-,035
,056
*
,073
-,004
,116
-,105
***
,087
***
-,082
***
,108
***
-,025
-,073
**
,142
***
-,042
-,053
***
-,066
**
**
-,067
*
-,121
***
*
,012
,037
,080
**
,054
,015
-,027
Tanrı kontrol odağı
-,067
Batıl inanç
,052
,073
**
,070
**
,098
İç sağlık kontrol
,037
-,005
,076
***
,005
Dış sağlık kontrol (şans)
,068
*
,103
***
,195
***
,078
Dış sağlık kontrol (diğer) ,071
*
,067
**
,147
***
Meme kanser risk
,306
***
1,000
,201
***
Meme kanser ciddiyet
,087
**
,201
***
1,000
Meme kanser endişe
,315
***
,533
***
,240
***
1,000
DMM engel (1)
,014
,138
***
,103
***
,057
1,000
DMM engel (2)
-,048
,076
*
,144
***
,021
,531
,098
**
,240
***
,142
,128
***
,156
***
,201*
***
,100
,069
İçsel din
***
,027
,011
-,001
,264
-,013
**
,004
***
,021
DMM tutum
*
(2)
-,022
Baba sağlık
,208
Tutum
,051
-,056
DMM yarar
Yarar
-,020
-,029
***
Engel
*
,073
**
DMM
,062
Anne sağlık
*
DMM
**
,073
*
DMM
,062
Kronik hastalık
,021
**
-,031
,009
DMM
**
-,060
,026
,037
Dindarlık
Meme
Ciddiyet Endişe (1)
-,008
Eğitim
*
Meme
,002
,001
*
*
-,042
-,010
,160
**
,106
**
***
,077
**
,094
**
,157
***
*
,098
**
,083
**
,117
***
,157
***
,157
***
,052
,092
**
,097
**
,188
**
,291
***
,281
**
,044
,110
***
,111
***
,144
***
,150
***
,114
***
,533
***
,138
***
,076
*
,098
***
,128
***
,240
***
,103
***
,144
***
,240
***
,156
***
,142
***
,201
***
*
***
***
**
,057
,021
***
-,108
,058
***
*
***
,531
***
1,000
-,109
***
***
-,001
***
,006
-,108
***
,058
-,109
***
-,001
1,000
,236
***
***
,236
***
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
DMM Engel (1) - Çevresel engeller
DDM Engel (2) - Psikolojik engeller
Meme kanser risk algısı (r = 0,306, p < 0,001) ve endişesi (r = 0,315, p < 0,001) DMM
yaptırma niyeti ile pozitif bir korelasyona sahiptir. Meme kanser risk algısı ile DMM yaptırma
niyeti arasında istatistiki olarak anlamlı, aşağıdaki şekilde gösterilen, doğrusal olmayan bir
ilişki vardır; bu doğrusal olmayan ilişki kanser risk algılarının minimum (1) ve maksimum (5)
değerleri arasında doğrusal olan ilişkiye benzer bir eğilim göstermektedir.
76
Şekil 29. Meme kanser risk algısı ile DMM yaptırma niyeti arasındaki ilişki
DMM yaptırma niyeti aynı zamanda meme kanser ciddiyeti algısı ile de pozitif ama
seviyesi düşük bir korelasyona sahiptir. DMM yaptırma engel algılarının DMM yaptırma niyeti
ile bir korelasyonu bulunmamaktadır; fakat DMM yaptırma yarar algıları (r = 0,208, p < 0,001)
ve DMM ile ilgili olumlu tutumlar (r = 0,264, p < 0,001) DMM yaptırma niyeti ile pozitif
korelasyona sahiptir.
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
ve yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın DMM yaptırma ile ilişkilerine bağımsız iki
grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Kendini azınlık olarak tanımlayan kişilerin
DMM yaptırma niyetleri (Ortalama = 2,82, Standart Sapma = 1,18) kendini azınlık olarak
tanımlamayan kişilerinkinden (Ortalama = 3,01, Standart Sapma = 1,07) biraz daha düşüktür
(t (1110) = 2,332, p < 0,05). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmüş
kadınların (Ortalama = 3,11, Standart Sapma = 1,09) DMM yaptırma niyetleri kanser vakası
görmemiş kişilerinkinden (Ortalama = 2,84, Standart Sapma = 1,07) daha yüksektir (t (1125)
= 4,177, p < 0,001).
Ayrıca, DMM yaptırma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır. Bu modelde bağımlı değişken (DMM yaptırma
niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test edilecek
77
değişkenler şu şekildedir: dışsal sağlık kontrol odağı (şans), dışsal sağlık kontrol odağı (diğer
kişiler), meme kanser risk algısı, meme kanser ciddiyet algısı, meme kanser endişesi, DMM
yaptırma yarar algıları ve DMM yaptırma hakkında tutumlar.
DMM yaptırma niyetine direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan bağımsız
değişkenler ikili düzeyde DMM yaptırma niyeti ile ilişkili olduğu gözlemlenmiş olan gelir, gelir
yeterliliği, kronik hastalık geçmişi, tanrı kontrol odağı, batıl inanç, azınlık durumu ve ailesinde
veya yakın çevresinde kanser vakası görmüş olmaktır.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 37. DMM - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız Değişkenler
Aracı Değişkenler
Dışsal
Dışsal
Meme
Meme
Meme
Sağlık
Sağlık
Kanser
Kanser
Kanser
(Şans)
(Diğer)
Risk
Ciddiyet
Endişe
DMM
DMM
Yarar
Tutum
(Sabit)
1,9673*** 3,0858*** 3,1973*** 3,4794*** 3,0802*** 3,8993*** 3,5554***
Gelir
-,0332
,0004
-,0094
,0227
,0390
-,0078
,0368
Gelir yeterliliği
,0286*
,0130
-,0125
-,0077
-,0145
-,0042
-,0107
Azınlık
-,1418
,0367
-,0595
,0826
-,1333
-,0765
,0315
-,1713**
,0430
-,0931
-,0686
-,1198
-,0021
-,0452
Kronik hastalık
-,0204
,0144
,0527
,0637
,1120
-,0127
,0526
Tanrı kontrol odağı
,3052***
,0258*
-,1264***
,0819*
-,1209*
,0623**
,0665*
Batıl inanç
,1469**
,0603
,1153
,0308
,2389***
,0219
,1035*
,1155***
,0152
,0224**
,0196*
,0302***
,0127
,0270**
(Hayır = 0, Evet = 1)
Aile/yakın kanser
(Evet = 1, Hayır = 2)
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve olası aracı değişkenlerin DMM yaptırma niyeti ile direkt
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model DMM yaptırma niyetindeki
varyasyonun %20’sini açıklamaktadır.
78
Tablo 38. DMM yaptırma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
DMM
Yaptırma
Niyeti
(Sabit)
,6289
Gelir
,0399
Gelir yeterliliği
,0155
Azınlık
-,0942
(Hayır = 0, Evet = 1)
Aile/yakın kanser
-,2372***
(Evet = 1, Hayır = 2)
Kronik hastalık
,0536
Tanrı sağlık kontrol odağı
-,1279**
Batıl inanç
,0653
Dışsal sağlık kontrol odağı (şans)
,0435
Dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler)
-,0579
Meme kanser risk algısı
,2164***
Meme kanser ciddiyet
-,0653
Meme kanser endişe
,1250***
DMM yarar
,2306***
DMM tutum
,2466***
R
2
0,1998***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Şekil 30 (a ve b), yukarıda sunulmuş olan iki tabloya dayalı olarak tespit edilen aracı
endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Şekilden de gözlenebileceği gibi tanrı sağlık kontrol odağının direkt ve endirekt
olarak DMM yaptırma niyetine etkisi bulunmaktadır. Direkt olarak tanrı sağlık kontrol odağı
DMM yaptırma niyetini azaltmaktadır. Benzer bir şekilde, tanrı sağlık kontrol odağı arttıkça
kanser risk algıları ve endişesi azalmaktadır. Öte yandan, tanrı sağlık kontrol odağı DMM
yaptırma niyetine pozitif etkisi olan DMM yarar algıları ve DMM yaptırma hakkındaki olumlu
tutumları arttırmaktadır.
(b) Batıl inançlar endirekt olarak, DMM yaptırma ile ilgili olumlu tutumları arttırarak,
DMM yaptırma niyetine olumlu katkıda bulunmaktadır.
79
DMM Tutum
B
=,2
=,
06
65
*
23
**
B
B
=
,0
6
*
Tanrı Sağlık
Kontrol Odağı
Meme Kanser
Risk Algısı
B
B=
=
***
64**
Meme Kanser
Endişe
06
-,12
**
**
=
6*
B=
23
=,
B
2
-,1
*
09
46
DMM Yarar
B
(a)$
,12
50
,216
***
4***
KKMM Yapma
Niyeti
B = -,1279**
DMM Tutum
(b)$
B
B
=
0
,1
*
35
Batıl İnançlar
=,
24
66
**
*
DMM Yapma
Niyeti
B = ,0653
Şekil 30. DMM yaptırma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, aşağıdaki araştırma soruları
ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının meme kanseri risk algısı ile
DMM arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri Çözümleme Yöntemi Hakkında
Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS (MODEL #3) modeli ile test edilmiştir.
Testler aşağıda listelenen üç soru için DMM yaptırma niyeti özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur. İstatistiki olarak
anlamlı bir etkileşim gözlenmemiştir:
80
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! DMM yaptırma
niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! DMM
yaptırma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! DMM yaptırma niyeti
Şekil 30(a)’da özetlenen kanser risk algısının aracı değişken olduğu endirekt model için
tanrı kontrol odağı ile meme kanser risk algısı arasındaki ve meme kanser risk algısı ile DMM
yaptırma niyeti arasındaki ilişkilere sağlık kontrol odağı ve maneviyatın düzenleyici değişken
olarak etkilerine bakılmıştır (PROCESS Model #72). Aşağıdaki şekilde özetlenen bu modelde
1) tanrı sağlık kontrol odağı ile aracı değişkenler arasındaki ilişki, ve 2) aracı değişkenler ile
DMM yaptırma niyeti arasındaki ilişki için maneviyatın ve sağlık kontrol odağının düzenleyici
değişken olarak rolleri ikili ve üçlü etkileşimler ile test edilmiştir. İkili ve üçlü etkileşimler
aşağıda özetlenmektedir.
Maneviyat
(Dindarlık, İçsel Din, Batıl İnanç)
Sağlık Kontrol Odağı
(İçsel, Dışsal)
Meme Kanser
Risk
Tanrı Sağlık
Kontrol Odağı
DMM Niyet
Şekil 31. Sağlık kontrol odağı ve maneviyat arasındaki etkileşimler
Aşağıdaki şekilde içsel sağlık kontrol odağı ile tanrı sağlık kontrol odağı arasındaki
etkileşimin meme kanser risk algısına etkisi özetlenmektedir. Buna göre, düşük içsel sağlık
odağı olan kişiler arasında tanrı sağlık kontrol odağının artması meme kanser risk algısını
arttırmaktadır.
81
Meme'Kanser'Risk'Algısı'
4.5!
4!
3.5!
Düşük!İçsel!Sağlık!
Kontrol!
Yüksek!İçsel!Sağlık!
Kontrol!
3!
2.5!
2!
1.5!
Düşük!Tanrı!Sağlık!Kontol! Yüksek!Tanrı!Sağlık!Kontol!
Şekil 32. İçsel sağlık kontrol, tanrı kontrol etkileşimi – Meme kanser risk algısı
Aşağıdaki şekilde dışsal (şans) sağlık kontrol odağı ile tanrı sağlık kontrol odağı
arasındaki etkileşimin meme kanser risk algısına etkisi özetlenmektedir. Buna göre, tanrı
sağlık kontrol odağının meme kanser risk algısı ile olan negatif ilişkisi yüksek dışsal (şans)
sağlık kontrol odağı olan kişilerde daha güçlüdür. Kısaca, hem tanrı kontrol odağı hem de
şans sağlık kontrol odağı yüksek olan kişiler arasında meme kanser risk algısı daha
düşüktür. Bu etkileşim meme kanser risk algısının kanser tarama yaptırmaya olan olumlu
etkisi göz önünde değerlendirilmelidir.
4.5!
Meme'Kanser'Risk'Algısı'
4!
3.5!
3!
Düşük!Dışsal!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
2.5!
Yüksek!Dışsal!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
2!
1.5!
Düşük!Tanrı!Sağlık!Kontol! Yüksek!Tanrı!Sağlık!Kontol!
Şekil 33. Dışsal sağlık kontrol (şans), tanrı kontrol etkileşimi – Meme kanser risk algısı
Aşağıda içsel sağlık kontrol odağı, dindarlık ve DMM yaptırma hakkındaki tutum
arasındaki üçlü etkileşimin DMM yaptırma niyeti üzerine etkisi özetlenmektedir. Buna göre,
82
içsel sağlık kontrol odağı düşük olan kişiler arasında dindarlığın DMM yaptırma niyetine etkisi
pozitiftir. Bu ilişki DMM ile ilgili tutumları daha olumlu olan kişiler arasında daha güçlüdür.
5!
DMM'YapArma'NiyeD'
4!
(1)!Yüksek!İçsel!Sağlık!Kontrol,!
Daha!Olumlu!DMM!Tutum!
3!
(2)!Yüksek!İçsel!Sağlık!Kontrol,!
Daha!Olumsuz!DMM!Tutum!
2!
(3)!Düşük!İçsel!Sağlık!Kontrol,!
Daha!Olumlu!DMM!Tutum!
1!
(4)!Düşük!İçsel!Sağlık!Kontrol,!
Daha!Olumsuz!DMM!Tutum!
0!
Düşük!Dindarlık!
Yüksek!Dindarlık!
Şekil 34. İçsel sağlık kontrol, dindarlık, DMM tutum etkileşimi – DMM Niyeti
Meme kanseri için DMM yaptırma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek
olarak, proje nezdinde daha önceden doktorda meme muayenesi yaptırmış olan kişiler ile
yaptırmamış olan kişiler arasındaki farkın anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi
Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen şekilde karar ağacı algoritması kullanılarak veri
madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı değişken olarak katılımcının daha önce hiç
doktorda meme muayenesi yaptırıp yaptırmadığı değişkeni kullanılmıştır. Bağımsız değişken
olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve aile sağlık
geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir.
Doktorda meme muayenesi yaptırıp yaptırmamış olma ile ilgili ilk bölünmeyi yaş değişkeni
yapmıştır: 28,5 yaşında ya da daha genç olanlar arasında daha önceden doktorda meme
muayenesi yaptırmış olanların oranı yalnızca %13,4’tür. Yaşları 28,5 ile 39,5 arasında olan
kadınlar arasında ise annelerinin sağlık durumu doktorda meme muayenesi yaptırmış olmayı
belirlemektedir. Annelerinin sağlık durumu daha kötü olan kadınlarda (%21,6) doktorda
meme muayene yaptırma oranı annelerinin sağlık durumu daha iyi olan kadınlarınkinden
(%30,1) daha düşüktür. Bu yaş grubunda ailelerinde ve yakın çevrelerinde kanser vakası
görmüş olan kadınların doktorda meme muayenesi yaptırma oranı (%41,1) bu tür vakaları
83
görmemiş olanlardan (%25,6) daha yüksektir. 39,5 yaşından daha yaşlı olan kadınlarda gelir
seviyesi DMM yaptırmayı etkileyen önemli bir faktördür. Bu yaş grubunda düşük gelirliler
arasında kanser endişesinin yüksek olması daha yüksek DMM yaptırma oranına neden
olmaktadır (%44,9). Bu yaş grubunda yüksek gelirliler arasında, en az lise eğitimi görmüş
olan kadınlar DMM yaptırma oranı katılımcılar arasında en yüksek olan kadınlardır (%58,3).
Şekil 35. DMM yaptırmış olma için karar ağacı şeması
4.2.6 Mamografi
Aşağıdaki tabloda mamografi yaptırma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
durumu, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, meme kanseri risk algıları, mamografi
yaptırma engel ve yarar algıları ve mamografi ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar
özetlenmektedir. Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler,
literatür özetinde de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
84
Tablo 39. Mamografi yaptırma niyeti için korelasyonlar
MAM
Meme
Niyet
Kanser Kanser
-,008
-,060
,085
Gelir yeterlilik
,103
**
,026
Eğitim
,164
***
,009
Şimdiki sağlık
-,011
-,094
Kronik hastalık
,033
,015
Anne sağlık
,077
-,056
,139
***
*
-,001
Yarar
Tutum
-,005
-,005
,017
-,031
,062
**
,140
-,020
,051
*
-,031
,073
-,022
,004
-,004
-,008
-,002
,035
-,024
,040
,063
-,043
-,001
,085
-,061
-,039
,008
,048
,068
-,001
,069
,051
,026
,093
,049
,014
-,038
,018
,132
***
,117
***
***
,098
**
,081
**
,132
**
***
,056
*
,073
**
,047
-,035
Dindarlık
-,020
-,105
***
,087
***
-,053
İçsel din
-,050
-,082
***
,108
***
-,025
Tanrı kontrol odağı
-,065
-,073
**
,142
***
-,042
Batıl inanç
,050
,073
**
,070
**
,098
İç sağlık kontrol
,047
-,005
,076
***
,005
Dış sağlık kontrol (şans)
,056
,103
***
,195
***
,078
Dış sağlık kontrol (diğer)
,087
**
,067
**
,147
***
Meme kanser risk
,300
***
1,000
,201
***
Meme kanser ciddiyet
,064
*
,201
***
1,000
Meme kanser endişe
,265
***
,533
***
,240
***
1,000
MAM engel
-,021
,091
**
,108
***
,030
MAM yarar
,177
***
,075
*
,187
***
,114
MAM tutum
,273
***
,110
***
,135
***
,102*
***
MAM
**
Eş sağlık
*
MAM
,062
,073
**
MAM
Kanser Engel
Ciddiyet Endişe
Gelir
Baba sağlık
Meme
Risk
**
**
Meme
***
**
***
*
-,062
*
*
-,031
,032
*
**
*
,086
**
,136
***
,153
***
,055
,108
***
,180
***
,284
***
-,020
,110
***
,130
***
,129
***
,013
,533
***
,091
***
,075
*
,110
***
,240
***
,108
***
,187
***
,135
***
,114
***
,102
***
***
,030
1,000
***
**
-,139
,025
***
***
***
-,139
-,064
***
1,000
,274
***
***
*
,025
,274
***
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Hane geliri (r = 0,085, p < 0,01) ve gelirin geçinmek için yeterli olduğu algısı (r = 0,103,
p < 0,01) mamografi yaptırma niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir. Ayrıca, eğitim seviyesi
mamografi yaptırma niyeti ile pozitif olarak ilişkilidir (r = 0,164, p < 0,001). Aile sağlık geçmişi
değişkenlerinden babanın sağlık durumunun iyi olması ile mamografi yaptırma arasında
pozitif bir korelasyon vardır (r = 0,139, p < 0,001). Maneviyat ile ilgili değişkenlerden tanrı
sağlık kontrol odağı mamografi yaptırma niyeti ile negatif bir korelasyona sahiptir (r = -0,065,
p < 0,05). Mamografi yaptırma niyeti ile dışsal sağlık odağı (diğer kişiler) arasında pozitif bir
korelasyon bulunmaktadır (r = 0,087, p < 0,01). Mamografi yaptırma niyeti ile yarar algıları (r
= 0,177, p < 0,001) ve mamografi yaptırma ile ilgili tutumlar (r = 0,273, p < 0,001) arasında
85
pozitif korelasyon vardır. Meme kanseri risk algısı (r = 0,300, p < 0,001), ciddiyet algısı (r =
0,064, p < 0,05) ve kanser endişesi (r = 0,265, p < 0,001) mamografi yaptırma niyeti ile
pozitif korelasyona sahiptir.
Meme kanser risk algısı ile mamografi yaptırma niyeti arasında istatistiki olarak
anlamlı, aşağıdaki şekilde gösterilen, doğrusal olmayan bir ilişki vardır. Buna göre, meme
kanser risk algılarının minimum (1) ve maksimum (5) değerleri arasında, yani risk algıları
arttıkça, risk algıları ile mamografi yaptırma niyeti arasındaki ilişki biraz güçlenmektedir.
Genel olarak, doğrusal ilişki ile doğrusal olmayan ilişki risk algıları minimum ve maksimum
değerleri arasında benzer bir eğilim göstermektedir.
Şekil 36. Meme kanser risk algısı ile mamografi yaptırma niyeti arasındaki ilişki
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
veya yakın çevrede kanser vakası görmüş olmanın mamografi yaptırma ile ilişkilerine
bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Kendini azınlık olarak
tanımlayan kişilerin mamografi yaptırma niyetleri (Ortalama = 2,67, Standart Sapma = 1,03)
kendini azınlık olarak tanımlamayan kişilerinkinden (Ortalama = 3,04, Standart Sapma =
1,14) daha düşüktür (t (1090) = 4,476, p < 0,001). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser
vakası görmüş kadınların (Ortalama = 3,04, Standart Sapma = 1,05) mamografi yaptırma
niyetleri kanser vakası görmemiş kişilerinkinden (Ortalama = 2,91, Standart Sapma = 1,06)
çok az daha yüksektir (t (1125) = 1,980, p < 0,05).
Ayrıca, mamografi yaptırma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan
değişkenlerin, projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test
edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
86
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır. Bu modelde bağımlı değişken (mamografi
yaptırma niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test
edilecek değişkenler şunlardır: dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler), meme kanser risk
algısı, meme kanser ciddiyet algısı, meme kanser endişesi, mamografi yarar algıları ve
mamografi hakkında tutumlar.
Mamografi yaptırma niyetine direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan bağımsız
değişkenler ikili düzeyde mamografi yaptırma niyeti ile ilişkili olan gelir, gelir yeterliliği, eğitim
seviyesi, tanrı kontrol odağı, babanın sağlık durumudur.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 40. Mamografi - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız Değişkenler Aracı Değişkenler
Dışsal
Meme
Meme
Meme
Sağlık
Kanser
Kanser
Kanser
(Diğer)
Risk
Ciddiyet
Endişe
(Sabit)
3,0875***
3,4133***
3,4805***
Gelir
-,0605
-,0462
Gelir yeterliliği
,0063
Eğitim
Azınlık
Mamografi Mamografi
Yarar
Tutum
3,3394***
3,4703***
3,6708***
-,0467
-,0657
-,0060
,0180
-,0072
,0097
,0607
-,0008
-,0020
-,035
,0382
,0274
,0266
,0363
-,0007
-,3764**
,1083
,1717
-,0745
,0938
-,0802
-,4467***
-,0904
-,0199
-,1909
,0351
,0653
Baba Sağlık
,0231
,0604*
-,0193
,0732*
,0033
,0381
Tanrı kontrol odağı
,3046***
-,1662*
,1348*
-,0453
,1145*
,0512
,1802***
,0480***
,0346
,0387
,0299
,0222
(Hayır = 0, Evet = 1)
Aile/yakın kanser
(Evet = 1, Hayır = 2)
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin mamografi yaptırma niyeti ile direkt
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model mamografi yaptırma niyetindeki
varyasyonun %21’ini açıklamaktadır.
87
Tablo 41. Mamografi yaptırma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
Mamografi
Yaptırma
Niyeti
(Sabit)
,0993
Gelir
-,0640
Gelir yeterliliği
,0170
Eğitim
,0868*
Azınlık
-,1909
(Hayır = 0, Evet = 1)
Aile/yakın kanser
-,0156
(Evet = 1, Hayır = 2)
Baba Sağlık
,0378
Tanrı kontrol odağı
,0152
Dışsal sağlık odağı (Diğer Kişiler)
,0239
Meme kanser risk algı
,2484***
Meme kanser ciddiyet
-,1011
Meme kanser endişe
,0927
Mamografi yarar
,1464
Mamografi tutum
,3065***
R
2
0,21***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Şekil 37 (a ve b), yukarıda sunulmuş olan iki tabloya dayalı olarak öne çıkan aracı endirekt
ilişkileri özetlemektedir.
(a) Tanrı sağlık kontrol odağının artması mamografi yaptırma niyetine pozitif etkisi olan
meme kanser risk algısını azaltarak mamografi yaptırma niyetine endirekt bir etkiye sahiptir.
Bunun dışında, tanrı sağlık kontrol odağının mamografi yaptırma niyeti ile direkt bir ilişkisi
bulunmamaktadır.
(b) Meme kanser risk algısı babanın sağlık durumu ile mamografi yaptırma niyeti
arasındaki ilişkide tam aracı değişkendir.
88
Meme Kanser
Risk Algısı
(a)$
B
=
-,1
66
B
2*
Tanrı Sağlık
Kontrol Odağı
=,
24
84
**
*
MAM Yapma
Niyeti
B = ,0152
Meme Kanser
Risk Algısı
(b)$
B
=
6
,0
*
04
Babanın sağlık
durumu
B
=,
24
84
**
*
MAM Yapma
Niyeti
B = ,0378
Şekil 37. Mamografi yaptırma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, aşağıdaki araştırma soruları
ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının meme kanseri risk algısı ile
mamografi yaptırma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri Çözümleme
Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS (MODEL #3)
modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için mamografi özelinde
yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimlere
odaklanılmıştır. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test
edilmiş olan tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Mamografi
yaptırma niyeti
89
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) !
Mamografi yaptırma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Mamografi yaptırma niyeti
Bu analiz sonucunda gözlenen istatistiki olarak anlamlı olan tek etkileşim dışsal (şans)
sağlık kontrol algısı ile meme kanser risk algısının etkileşiminin mamografi yaptırma niyetine
etkisidir ve aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. Buna göre, meme kanser risk algısının
mamografi yaptırma niyetine pozitif etkisi dışsal (şans) kontrol odağı daha yüksek olan
kişilerde biraz daha güçlüdür.
Mamografi'YapArma'NiyeD'
4!
3.8!
3.6!
3.4!
3.2!
Düşük!Dış!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
3!
2.8!
Yüksek!Dış!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
2.6!
2.4!
2.2!
2!
Meme!Kanser!Risk!Algısı!
(Düşük)!
Meme!Kanser!Risk!Algısı!
(Yüksek)!
Şekil 38. Meme kanser risk algısı, dışsal sağlık kontrol (şans) etkileşimi – Mamografi
Şekil 37 (a ve b)’te özetlenen kanser risk algısının aracı değişken olduğu endirekt
model için tanrı kontrol odağı ve babanın sağlığı ile meme kanser risk algısı arasındaki ve
meme kanser risk algısı ile mamografi yaptırma niyeti arasındaki ilişkilere sağlık kontrol
odağı ve maneviyatın düzenleyici değişken olarak etkilerine bakılmıştır (PROCESS Model
#72). Bu analiz sonucunda PROCESS (MODEL #3) (Şekil 38) ile gözlenen etkileşime ek
istatistiki olarak anlamlı bir ilişki gözlemlenmemiştir.
Mamografi yaptırma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje
nezdinde daha önceden mamografi yaptırmış olan kişiler ile yaptırmamış olan kişiler
arasındaki farkın anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde
özetlenen şekilde karar ağacı algoritması kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu
analizde bağımlı değişken olarak katılımcının daha önce hiç mamografi yaptırıp yaptırmadığı
değişkeni kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları,
kontrol algıları, maneviyat ve öz ve aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir.
90
Şekil 39. Mamografi yaptırmış olma için karar ağacı şeması
Meme kanseri endişesi yüksek olan kadınlar mamografi yaptırma oranı olan en yüksek
olan kadınlardır (meme kanser endişesi yüksek olanlarda %40,7, düşük olanlarda %30,4).
Meme kanseri endişesi düşük olan kadınlar arasında daha yüksek hane geliri mamografi
yaptırma oranına olumlu etki yapmaktadır (daha yüksek gelir için %38,3; daha düşük gelir
için %26,8). Meme kanser endişesi düşük olan ve dindarlık seviyesi çok yüksek (10
üzerinden 9,5) olan kadınlarda mamografi yaptırma oranı (%15,7) dindarlık seviyesi çok
yüksek olmayan kadınların mamografi yaptırma oranından (%29,3) daha düşüktür. Gelir
seviyesi çok yüksek olmayan, çok yüksek seviyede dindar olmayan kadınlar arasında yaş
mamografi yaptırma oranını etkilemektedir. Bu grupta 48,5 yaş üstünde olan kadınlar
91
arasında mamografi yaptırma oranı (35,4%), 40 ile 48,5 yaş arasındaki gruba (%21,2) göre
daha yüksektir.
4.2.7 PAP Simir
Aşağıdaki tabloda PAP simir yaptırma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık,
manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, serviks kanseri risk algıları, PAP yaptırma engel ve
yarar algıları ve PAP ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar özetlenmektedir. Korelasyon
tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler, literatür özetinde de belirtildiği
gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Tablo 42. Pap Simir (PAP) niyeti için korelasyonlar
Gelir
Gelir yeterlilik
Eğitim
PAP
Meme
Niyet
Kanser Kanser
Kanser Engel
Risk
Ciddiyet
Endişe
-0,009
-,061
,105
***
,102
***
,062
**
**
0,04
Meme
Meme
**
-0,022
0,003
-,069
-,064
**
Şimdiki sağlık
-,061
Kronik hastalık
0,034
Anne sağlık
-0,011 -0,027
-0,02
**
,084
***
,067
**
,072
***
PAP
PAP
PAP
Yarar
Tutum
-0,029
-0,009
0,003
***
-0,015
-0,004
,121
-,073
***
-0,032
-0,008
0,033
-0,034
0,022
0,016
-0,023
0,018
,088
*
0,013
,078
**
-,050
,071
**
-0,012
-0,011
0,041
,060
0,015
0,01
-,055
-0,004 -0,015
-0,018
Eş sağlık
0,026
-0,006
,061
**
,071
Dindarlık
0,011
-,102
***
,072
***
-,070
İçsel din
-0,029 -,086
***
,135
***
-0,016
0,016
Tanrı kontrol odağı
-,060
***
,162
***
-0,033
,085
Batıl inanç
,078
***
,107
,084
***
,132
***
İçsel sağlık kontrol
,078
***
0,032
,123
***
0,013
Dış sağlık kontrol (şans) ,065
**
,067
**
,175
***
,063
Dış sağlık kontrol (diğer) ,063
**
,060
**
,137
***
Serviks kanser risk
,379
***
1,000
,192
***
Serviks kanser ciddiyet
,070
**
,192
***
1,000
Serviks kanser endişe
,340
***
,569
***
,226
***
1,000
PAP engel
-0,036 ,106
***
,146
***
0,007
,246
***
,166
***
PAP yarar
,134
***
PAP tutum
,279
***
-,078
***
0,036
,145
***
***
0,008
-0,006
Baba sağlık
**
,044
*
-0,003
***
**
0,027
***
,073
***
*
**
-0,035
*
,124
***
,147
***
***
,118
***
,140
***
,147
***
0,008
,060
***
,115
***
,202
***
,178
***
***
,300
***
,041
*
0,034
,090
***
,149
***
,145
***
,080
***
,569
***
,106
***
0,036
,145
***
,226
***
,146
***
,246
***
,166
***
,085
***
,192
***
***
0,007
1,000
***
,085
***
***
-,072
,192
***
-0,003
-,072
***
1,000
,300
***
***
-0,003
,300
***
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
PAP simir testi yaptırma niyeti, hane geliri (r = 0,105, p < 0,001), gelirin yeterliliği ile
92
ilgili algı (r = 0,102, p < 0,001) ve eğitim (r = 0,062, p < 0,01) ile pozitif bir korelasyona
sahiptir. Şimdiki sağlık durumunun daha iyi olduğunu düşünen katılımcıların PAP testini
yaptırma niyetleri daha düşüktür (r = -0,061, p < 0,01). Önceki kanser testlerinde olduğu gibi
tanrı sağlık kontrol odağı PAP yaptırma niyeti ile negatif bir korelasyona sahiptir (r = -0,06, p
< 0,01). Üç sağlık kontrol odağı bileşeni de PAP yaptırma niyeti ile pozitif bir korelasyona
sahip gözükmektedir. Engel algılarının PAP yaptırma niyeti ile istatistiki olarak anlamlı bir
ilişkisi bulunmamaktadır fakat yarar algıları (r = 0,134, p < 0,001) ve PAP hakkında tutumlar
(r = 0,279, p < 0,001) ile PAP yaptırma niyeti arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır.
Serviks kanseri risk algısı (r = 0,379, p < 0,001), ciddiyet algısı (r = 0,070, p < 0,01) ve
serviks kanseri endişesi (r = 0,340, p < 0,001) PAP yaptırma niyeti ile pozitif korelasyona
sahiptir. Risk algısı ile PAP yaptırma niyeti arasında doğrusal olmayan bir ilişki vardır. Bu
ilişki doğrusal olan ile benzer bir eğilime işaret etmektedir.
Şekil 40. Serviks kanser risk algısı ile PAP simir yaptırma niyeti arasındaki ilişki
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
ve yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın PAP simir yaptırma ile ilişkilerine bağımsız
iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Kendini azınlık olarak tanımlayan
kişilerin PAP simir yaptırma niyetleri (Ortalama = 2,72, Standart Sapma = 1,2) kendini azınlık
olarak tanımlamayan kişilerinkinden (Ortalama = 2,93, Standart Sapma = 1,08) daha
düşüktür (t (2134) = 3,468, p < 0,01). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmüş
kadınların (Ortalama = 3,01, Standart Sapma = 1,09) PAP simir yaptırma niyetleri kanser
vakası görmemiş kişilerinkinden (Ortalama = 2,75, Standart Sapma = 1,12) daha yüksektir (t
(2168) = 5,442, p < 0,001).
Ayrıca, PAP yaptırma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
93
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır.
Modelde bağımlı değişken (PAP yaptırma niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili ilişkisi
olan ve aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır: içsel sağlık kontrol odağı,
dışsal sağlık odağı (şans), dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler), serviks kanser risk algısı,
serviks kanser ciddiyet algısı, serviks kanser endişesi, PAP yarar algıları ve PAP tutumları.
PAP simir yaptırma niyetine direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan bağımsız değişkenler
ikili düzeyde PAP simir yaptırma niyeti ile ilişkili olan gelir, gelir yeterliliği, eğitim seviyesi,
azınlık durumu, şimdiki sağlık durumu, aile veya yakınları arasında kanser vakası
yaşanmadığı, tanrı kontrol odağı, batıl inançtır.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 43. PAP - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız
Değişkenler
Aracı Değişkenler
İçsel
Dışsal
Dışsal
Serviks
Serviks
Serviks
Sağlık
Sağlık
Sağlık
Kanser
Kanser
Kanser
Kontrol
(Şans)
(Diğer)
Risk
Ciddiyet
Endişe
PAP
PAP
Yarar
Tutum
(Sabit)
3,1590*** 2,1077*** 3,0270*** 3,2506*** 3,6088*** 2,9091*** 3,8108*** 3,7949***
Gelir
-,0025
-,0474*
,0158
-,0291
-,0258
,0507
,0092
,0126
Gelir Yeterliliği
,0268**
,0437***
,0013
,0251*
,0089
,0144
-,0099
-,0047
Eğitim
-,0025
-,0481*** -,0138
-,0048
-,0108
,0221
,0189*
,0197
Azınlık
,0131
-,2104*** ,0094
-,0785
-,0943
-,0833
-,0058
-,0304
Şimdiki Sağlık
-,0103
,0257*
,0268**
-,0436*** -,0057
-,0457*
-,0007
-,0277**
Aile/yakın kanser
,1037**
-,1243**
-,0187
-,0213
,0163
-,0048
-,0531
Tanrı sağlık kontrol -,0185
,2538***
,0319
-,1489*** ,0833***
-,1128**
,0720***
,0978***
Batıl İnanç
,1297***
,1366***
,0888***
,1472***
,0629***
,2430***
-,0254
,0689**
,0228***
,1113***
,0198***
,0352***
,0267***
,0316***
,0144**
,0306***
(Hayır = 0, Evet = 1)
-,0539
(Evet = 1, Hayır = 2)
R
2
*p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
94
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin PAP simir testi yaptırma niyeti ile
direkt ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model PAP simir yaptırma
niyetindeki varyasyonun %26’sını açıklamaktadır.
Tablo 44. PAP yaptırma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
PAP Yaptırma
Niyeti
(Sabit)
,2315
Gelir
,0464*
Gelir Yeterliliği
,0236*
Eğitim
,0193
Azınlık
-,0637
(Hayır = 0, Evet = 1)
Şimdiki Sağlık
-,0296
Aile/yakın kanser
-,2158***
(Evet = 1, Hayır = 2)
Tanrı Sağlık Kontrol Odağı
-,1119***
Batıl İnanç
,0362
İçsel Sağlık Kontrol
,0334
Dışsal Sağlık (Şans)
,0715*
Dışsal Sağlık (Diğer)
-,0148
Serviks Kanser Risk
,2968***
Serviks Kanser Ciddiyet
-,1193***
Serviks Kanser Endişe
,1378***
PAP yarar
,1603***
PAP tutum
,3267***
R
2
,2559***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıda a’dan h’ye kadar sıralanmış şekiller (Şekil 41), yukarıda sunulmuş olan iki tabloya
dayalı olarak tespit edilen endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Hane geliri direkt olarak PAP yaptırma niyeti ile pozitif bir ilişkiye sahiptir fakat
dışsal sağlık kontrol (şans) algısını azaltarak PAP yaptırma niyetine endirekt bir negatif etkisi
vardır.
(b) Gelir yeterlilik algısı hem direkt olarak hem de dışsal (şans) sağlık kontrol ve serviks
kanser risk algısı aracılığı ile PAP yaptırma niyeti ile pozitif olarak ilişkilidir.
(c) Eğitim seviyesi bir taraftan PAP yarar algısı aracılığı ile PAP yaptırma niyeti ile
95
pozitif olarak ilişkili, diğer taraftan dışsal sağlık (şans) kontrol algısını azaltma aracılığı ile
PAP yaptırma niyeti ile negatif olarak ilişkilidir.
(d) Azınlık olma durumu dışsal sağlık kontrol (şans) aracılığı ile PAP yaptırma niyetine
endirekt negatif bir etkiye sahiptir.
(e) Kadınların şu andaki sağlık durumu ile ilgili algıları dışsal (şans) sağlık kontrol
aracılığı ile PAP yaptırma niyetine pozitif bir etkiye sahiptir. Fakat aynı zamanda, kadınların
şu andaki sağlık durumu hakkındaki pozitif algıları serviks kanser risk algısını, endişeyi ve
PAP hakkında olumlu tutumları azaltarak PAP yaptırma niyetine negatif endirekt bir etkiye
sahiptir.
(f) Ailelerinde veya yakınlarında kanser vakası görmüş olmak PAP yaptırma niyetlerini
hem direkt olarak hem de dışsal (şans) sağlık kontrol odağı aracılığı ile arttırmaktadır.
(g) Tanrı sağlık kontrol odağı direkt olarak PAP yaptırma niyeti ile negatif olarak
ilişkilidir. Ayrıca, tanrı sağlık kontrol odağı endirekt olarak, serviks kanser risk algısını ve
endişesini azaltarak ve serviks kanser ciddiyet algısını arttırarak PAP yaptırma niyeti ile
negatif olarak ilişkilidir. Öte yandan, tanrı sağlık kontrol odağı dışsal (şans) sağlık kontrol
odağını, PAP yarar algılarını ve PAP ile ilgili olumlu tutumları arttırarak, PAP yaptırma niyeti
ile pozitif olarak ilişkilidir.
(h) Batıl inançların PAP yaptırma niyeti ile olan ilişkisi dışsal (şans) sağlık kontrol,
serviks kanser risk algısı, serviks kanser endişesi ve PAP tutumları aracılığı ile pozitiftir.
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
(a)$
B
=
-,0
4
47
B
=
*
Gelir
,0
7
15
*
PAP Yaptırma
Niyeti
B =,0464*
Serviks Kanser
Risk
B =,0236*
96
51
,0
2
=
B
B
=
,0
7
***
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
68
=
4
,0
37
*
**
9
,2
B
Gelir Yeterliliği
Algısı
=
*
B
(b)$
15
*
PAP Yaptırma
Niyeti
PAP Yarar
,0
1
=
B
B
Eğitim Seviyesi
=
,0
7
***
=
B
03
-,0
1
48
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
*
**
6
,1
89
=
*
B
(c)$
15
*
PAP Yaptırma
Niyeti
B =,0193
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
(d)$
B
=
-,2
10
*
4*
B
*
=
,0
7
15
PAP Yaptırma
Niyeti
Azınlık
(Evet = 1, Hayır = 0)
*
B = -,0637
PAP Tutum
7*
27
45
7*
-,0
=
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
=
B
=
,29
B=
68
***
,071
5*
PAP Yaptırma
Niyeti
B = -,0296
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
(f)$
B
=
24
-,1
*
3*
Aile/Yakın Kanser
(Evet = 1, Hayır = 2)
*
Şimdiki Sağlık
Durumu
*
**
-,0
B
78
,02
57*
***
B
13
=,
Serviks Kanser
Risk
67
B=
Serviks Kanser
Endişe
B
B
04
=-,
**
36
32
=,
*
B
(e)$
B = -,2158***
97
B
=
,0
7
15
*
PAP Yaptırma
Niyeti
B
=
B
B=
B=
=
Serviks Kanser
Endişe
Serviks Kanser
Ciddiyet
***
Serviks Kanser
Risk
*
38**
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
-,1
,25
33
9
48
Tanrı Sağlık
Kontrol Odağı
** *
***
8*
*
7
*
67
3
*
3*
,32 03*
=,1
19
B
,1
16
==,
B
B
8
,0
*
**
B
(g)$
PAP Yarar
B=
B=
,09
7
=
-,1
,06 8***
12
6
5*
8*
*
PAP Tutum
B
=,
29
B=
68
***
,071
5*
PAP Yaptırma
Niyeti
B = -,1119**
3*
**
=,
29
B=
**
B
8*
=,
06
89
**
30
**
B
=
***
B
67
Batıl İnançlar
Dışsal (Şans)
Sağlık Kontrol
19
,1
6***
Serviks Kanser
Risk
37
36
= ,1
***
=-
B
=,1
2
47
*
=,1
B
=
29
B
B
6
,0
,32
Serviks Kanser
Ciddiyet
**
B
(h)$
B=
Serviks Kanser
Endişe
,2
4
PAP Tutum
68
***
,071
5*
PAP Yaptırma
Niyeti
B = ,0362
Şekil 41. PAP simir yaptırma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, aşağıdaki araştırma soruları
ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının serviks kanseri risk algısı ile
PAP yaptırma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri Çözümleme
Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS (MODEL #3)
modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için PAP simir testi
özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
98
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur. Bu analiz sonucunda,
sağlık kontrol odağı ve maneviyat değişkenleri ile serviks kanser risk algısı arasında istatistiki
olarak anlamlı bir etkileşim gözlenmemiştir:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! PAP yaptırma
niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! PAP
yaptırma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! PAP yaptırma niyeti
Ayrıca, Şekil 41 (a-h)’de özetlenen aracı değişken analizleri için sağlık kontrol odağı ve
maneviyatın düzenleyici değişken olarak etkilerine bakılmıştır (PROCESS Model #72) ve
istatistiki olarak anlamlı bir etkileşim gözlenmemiştir.
PAP simir yaptırma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje
nezdinde daha önceden PAP yaptırmış olan kişiler ile yaptırmamış olan kişiler arasındaki
farkın anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen
şekilde karar ağacı algoritması kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı
değişken olarak katılımcının daha önce hiç PAP simir testi yaptırıp yaptırmadığı değişkeni
kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları, kontrol
algıları, maneviyat ve öz ve aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir.
Karar ağacı şemasında görülebileceği gibi, PAP yaptırmış olma konusunda ilk bölünme yaş
değişkeni üzerinden olmaktadır. 26,5 yaşından daha genç olan kadınların PAP yaptırmış
olma oranları katılımcılar arasında en düşüktür (%7,6). 26,5 yaşından daha yaşlı olan
kadınlar arasında, kronik hastalık geçirmiş olanların (%44,3) PAP yaptırmış olma oranları
kronik hastalık geçirmemiş (%30,8) olanlardan daha yüksektir.
Kronik hastalık geçirmemiş kadınlar için eğitim seviyesi PAP yaptırmış olmayı etkileyen
önemli bir etmendir: eğitim seviyesi daha düşük olan kadınlarda PAP yaptırmış olma oranı
daha düşüktür. Düşük eğitim seviyesinde, kronik hastalık geçirmemiş ve 26,5 yaşından yaşlı
olan kadınlar arasında aile ve yakınlarında kanser vakası görmüş olmak PAP yaptırmış olma
oranlarını (%22,1’den %34,7’ye) arttırmaktadır. Yüksek eğitim seviyesinde olup, kronik
hastalığı olmayan ve 40,5 yaşından yaşlı olan kadınlar arasında PAP yaptırmış olma oranı
katılımcılar arasında en yüksektir (%47,9).
99
Şekil 42. PAP yaptırmış olma için karar ağacı şeması
4.2.8 Kolonoskopi
Aşağıdaki tabloda kolonoskopi yaptırma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
durumu, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, kolon kanseri risk algıları, kolonoskopi
yaptırma engel ve yarar algıları ve kolonoskopi ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar
özetlenmektedir. Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler,
literatür özetinde de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Hane geliri (r = 0,116, p < 0,001) ve gelirin yeterliliği ile ilgili algı (r = 0,136, p < 0,001)
ile kolonoskopi yaptırma niyeti arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır. Benzer bir
şekilde kolonoskopi yaptırma niyeti ile eğitim arasında da pozitif bir korelasyon
bulunmaktadır (r = 0,092, p < 0,01).
100
Tablo 45. Kolonoskopi yaptırma niyeti için korelasyonlar
KOL
Kolon
Niyet
Kanser Kanser
,116
***
,136
***
Eğitim
,092
**
Şimdiki sağlık
,034
Gelir
Gelir yeterlilik
Kolon
Kolon
Kanser Engel
Risk
Ciddiyet Endişe
,047
-,106
***
-,076
**
-,075
**
,076
*
,072
*
-,062
*
-,035
KOL
,087
**
,063
*
,074
*
-,069
,075
*
*
-,121
***
KOL
KOL
Yarar
Tutum
,02
-,04
,076
*
,018
,062
*
-,001
-,04
-,004
,003
,019
*
,005
,022
,058
,083
***
Kronik hastalık
-,012
-,026
,058
Anne sağlık
,034
,001
-,029
,027
,099
-,053
,018
Baba sağlık
,012
,074
,036
,073
,036
,053
,105
Eş sağlık
,014
-,066
,002
,031
,033
-,006
,028
,034
-,007
Dindarlık
,029
-,036
,039
*
-,032
,070
,157
***
-,015
,019
**
-,028
,079
**
*
,148
***
,143
***
**
,097
**
,129
***
,116
***
,019
İçsel din
-,007
-,070
Tanrı kontrol odağı
,009
-,045
,094
Batıl inanç
,101
**
,086
**
,023
İç sağlık kontrol
,100
**
,016
,084
**
,033
,059
*
,227
Dış sağlık kontrol (şans)
,081
**
,056
,132
***
,03
,357
***
,011
Dış sağlık kontrol (diğer)
,088
**
,045
,118
***
,080
**
,124
***
,125
***
,111
***
Kolon kanser risk
,393
***
1,000
,212
***
,578
***
,120
***
,063
*
,076
*
Kolon kanser ciddiyet
,036
,215
***
,124
***
,267
***
,202
***
Kolon kanser endişe
,363
,092
**
,157
***
Kolonoskopi engel
-,023
Kolonoskopi yarar
,126
Kolonoskopi tutum
,186
***
,090
***
***
1,000
,578
***
,215
***
1,000
,120
**
,124
**
,033
***
,063
*
,267
***
,092
**
-,002
1,000
***
,076
*
,202
***
,157
***
-,005
,318
***
,033
1,000
**
,128
***
,04
,212
***
***
,058
-,002
-,005
***
***
,318
***
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Öz ve aile sağlık geçmişi ile ilgili değişkenler kolon kanseri yaptırma niyeti ile istatistiki
olarak anlamlı bir ilişkiye sahip değildir. İçsel sağlık kontrol odağı (r = 0,100, p < 0,01), dışsal
(şans) sağlık kontrol odağı (r = 0,081, p < 0, 01) ve dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol odağı
(r = 0,088, p < 0,01) ile kolon kanseri yaptırma niyeti arasındaki korelasyonlar pozitiftir.
Kolon kanseri risk algısı (r = 0,393, p < 0,001) ve kolon kanser endişesi (r = 0,363, p <
0,001) kolonoskopi yaptırma niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir. Kolon kanseri risk algısı ile
kolonoskopi yaptırma niyeti arasında doğrusal olmayan bir ilişki vardır. Risk algılarının
minimum (1) ve maksimum (5) değerleri arasında, kolon kanseri risk algıları ile kolonoskopi
yaptırma eğilimi arasındaki pozitif ilişki risk algıları yükseldikçe güçlenmektedir. Bu ilişki
doğrusal ilişkiden önemli bir farklılık göstermemektedir.
101
Şekil 43. Kolon kanser risk algısı ile kolonoskopi yaptırma eğilimi arasındaki ilişki
Engel algılarının kolonoskopi yaptırma niyeti ile bir ilişkisi bulunmamaktadır fakat yarar
algıları (r = 0,126, p < 0,001) ve kolonoskopi hakkında tutumlar (r = 0,186, p < 0,001) ile
kolonoskopi yaptırma niyeti arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır.
Azınlık statüsünde olma ve aile ve yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın
kolonoskopi yaptırma ile ilişkilerine bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak
bakılmıştır. Kendini azınlık olarak tanımlayan kişilerin kolonoskopi yaptırma niyetleri
(Ortalama = 2,29, Standart Sapma = 1,04) kendini azınlık olarak tanımlamayan
kişilerinkinden (Ortalama = 2,69, Standart Sapma = 1,04) daha düşüktür (t (1014) = 4,664, p
< 0,001). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmenin kolonoskopi yaptırma
niyeti ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişkisi gözlemlenmemiştir (t (1024) = 1,048, p = 0,295).
Kadınlar ve erkekler arasında bir fark gözlemlenmemiştir (t (1024) = ,0836, p = 0,404).
Ayrıca, kolonoskopi niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır. Kolonoskopi yaptırma niyeti ile istatistiki olarak
anlamlı ikili ilişkisi olan ve modelde aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır:
sağlık kontrol odağı bileşenleri, kolon kanser risk algısı ve endişesi, kolonoskopi yarar algıları
ve kolonoskopi hakkında tutumlar. Kolonoskopi yaptırma niyetine direkt ve endirekt etkileri
test edilecek olan bağımsız değişkenler ikili düzeyde kolonoskopi yaptırma niyeti ile ilişkili
olan gelir, gelir yeterliliği, eğitim seviyesi, azınlık durumu ve batıl inançtır. Aşağıdaki tablolar,
bu ilişkileri modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
102
Tablo 46. Kolonoskopi - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız Değişkenler
Aracı Değişkenler
İçsel
Dışsal
Dışsal
Kolon
Kolon
Sağlık
Sağlık
Sağlık
Kanser
Kanser
Kontrol
(Şans)
(Diğer)
Risk
Endişe
Kolonoskopi
Yaptırma
Yarar
Tutum
(Sabit)
3,0421*** 3,2828*** 3,4231*** 2,2520*** 2,3361*** 3,8387*** 3,8466
Gelir
,0075
-,0459
,0048
-,0209
,0385
-,0036
-,0146
Gelir yeterliliği
,0163
,0345
-,0077
,0209
,0058
,0136
,0216
Eğitim
,0190
-,0966
-,0210
,0365
,0219
,0050
,0028
Azınlık
-,0384
-,0977***
-,0019
-,1442
-,2659*
-,0041
-,0611
Batıl inanç
,1781***
,1289**
,0908**
,0969*
,1514*
,0086
,0648
,0353***
,0608***
,0157*
,0158*
,0180*
,0030
,0110
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin kolonoskopi yaptırma niyeti ile direkt
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model kolonoskopi yaptırma niyetindeki
varyasyonun %25’ini açıklamaktadır.
Tablo 47. Kolonoskopi yaptırma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
Kolonoskopi
Yaptırma
Niyeti
(Sabit)
-,7845*
Gelir
,0262
Gelir Yeterliliği
,0433**
Eğitim
,0211
Azınlık(Hayır = 0, Evet = 1)
-,2538**
Batıl İnanç
,0583
İçsel Sağlık Kontrol
,0990*
Dışsal Sağlık (Şans)
,0775
Dışsal Sağlık (Diğer)
,0297
Kolon Kanser Risk
,2970***
Kolon Kanser Endişe
,1191***
Kolonoskopi Yarar
,0577
Kolonoskopi Tutum
,1777***
R
2
,2523***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
103
Aşağıda a’dan b’ye kadar sıralanmış şekiller (Şekil 44), yukarıda sunulmuş olan iki
tabloya dayalı olarak ortaya çıkan aracı endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Azınlık kategorisinde olmanın hem direkt hem de endirekt olarak kolonoskopi
yaptırma niyetine olumsuz etkisi vardır. Azınlık olmanın kolonoskopi yaptırma niyetine olan
endirekt etkisinde kolon kanser endişesi aracı değişkendir. Azınlık kategorisinde olan kişilerin
kolon kanseri ile ilgili endişeleri azınlık olmayanlardan daha düşüktür. Daha düşük olan kolon
kanser endişesi, kolonoskopi yaptırma niyetini azaltmaktadır.
(b) Batıl inanç ile kolonoskopi yaptırma niyeti arasındaki ilişki kolon kanseri endişe ve
içsel sağlık kontrol odağı aracılığı ile olmaktadır. Burada, beklenmeyen bir şekilde, batıl inanç
içsel sağlık kontrol odağını arttırmaktadır. Ayrıca, batıl inançlar kolon kanser endişesi ile
pozitif bir ilişkiye sahiptir. Hem içsel sağlık kontrol odağı hem de kolon kanser endişesi
kolonoskopi yaptırma niyeti ile pozitif bir ilişkiye sahiptir.
Kolon Kanser
Endişe
(a)$
B
=
-,2
65
B
9*
=
,2
9
70
**
*
Kolonoskopi
Yaptırma Niyeti
Azınlık Durumu
(Hayır = 0, Evet = 1)
B = -,2538**
81
,1
7
,2
9
B =,0583
70
*
=
=
90
B
B
9
,0
Batıl İnanç
=
B
=
5
,1
*
14
Kolon Kanser
Endişe
B
(b)$
***
İçsel
Sağlık Kontrol
***
Kolonoskopi
Yaptırma Niyeti
Şekil 44. Kolonoskopi yaptırma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, aşağıdaki araştırma soruları
ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının kolon kanseri risk algısı ile
kolonoskopi yaptırma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri
Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS
(MODEL #3) modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için
kolonoskopi özelinde yapılmıştır:
104
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Kolonoskopi
yaptırma niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) !
Kolonoskopi yaptırma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Kolonoskopi yaptırma niyeti
Aşağıdaki şekil içsel sağlık kontrol odağı, kolon kanser risk algısı ve dindarlık
arasındaki üçlü etkileşimi göstermektedir.
3.5!
3.3!
Düşük!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!!
Düşük!İçsel!Sağlık!Kontrol!
Kolonoskopi'YapArma'NiyeD'
3.1!
2.9!
Düşük!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!!
Yüksek!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.7!
Yüksek!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!
Düşük!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.5!
2.3!
Yüksek!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!
Yüksek!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.1!
1.9!
1.7!
1.5!
Dindarlık!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 45. Risk algısı, içsel sağlık kontrol, dindarlık etkileşimi – Kolonoskopi
105
Yukarıdaki şekilden de görülebileceği gibi, genel olarak kolon kanser risk algısının
kolonoskopi yaptırma niyetine ana etkisi pozitiftir. Buna ek olarak, kolon kanser risk algısı
yüksek olan kişiler arasında, içsel sağlık kontrol odağı ile dindarlık arasında şu şekilde bir
etkileşim bulunmaktadır: yüksek içsel sağlık kontrol odağına sahip kişilerde dindarlığın
kolonoskopi yaptırmaya etkisi pozitif, düşük içsel sağlık kontrol odağına sahip kişilerde ise
tam tersidir. Bu etkileşim sonucunda, en yüksek kolonoskopi yaptırma niyeti hem içsel sağlık
kontrol odağı hem de dindarlığı yüksek olan kişilerdir. Son olarak, kolon kanser risk algısı
düşük olan kişilerde de dindarlık ile kolonoskopi yaptırma arasında pozitif bir ilişki
gözlenmektedir.
Aşağıdaki şekil içsel sağlık kontrol odağı, kolon kanser risk algısı ve içsel din
arasındaki etkileşimi göstermektedir. Şekilde gösterildiği gibi, kolon kanseri risk algısı
yüksek, içsel sağlık kontrol odağı düşük olan kişilerde içsel din kolonoskopi yaptırma eğilimini
negatif olarak etkilemektedir.
3.5!
3.3!
Kolonoskopi'YapArma'NiyeD'
3.1!
Düşük!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!!
Düşük!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.9!
Düşük!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!!
Yüksek!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.7!
2.5!
Yüksek!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!
Düşük!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.3!
Yüksek!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!
Yüksek!İçsel!Sağlık!Kontrol!
2.1!
1.9!
1.7!
1.5!
İçsel!Din!(Düşük)!
İçsel!Din!(Yüksek)!
Şekil 46. Risk algısı, içsel sağlık kontrol, içsel din etkileşimi – Kolonoskopi
Aşağıdaki şekil dış (şans) sağlık kontrol odağı, kolon kanser risk algısı ve tanrı sağlık
kontrol odağı arasındaki üçlü etkileşimi göstermektedir. Buna göre, kolon kanser risk algıları
yüksek olan kişiler arasında tanrı sağlık kontrol odağının kolonoskopi yaptırma niyetine etkisi
şans sağlık kontrol odağı düşük olanlarda pozitif, yüksek olanlarda negatiftir.
106
3.5!
3.3!
Kolonoskopi'YapArma'NiyeD'
3.1!
Düşük!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!!
Düşük!Dışsal!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
2.9!
Düşük!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!!
Yüksek!Dışsal!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
2.7!
2.5!
Yüksek!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!
Düşük!Dışsal!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
2.3!
Yüksek!Kolon!Kanser!Risk!Algısı!
Yüksek!Dışsal!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
2.1!
1.9!
1.7!
1.5!
Tanrı!Sağlık!Kontrol!Odağı!
(Düşük)!
Tanrı!Sağlık!kontrol!Odağı!
(Yüksek)!
Şekil 47. Risk algısı, dışsal sağlık kontrol (şans), tanrı kontrol etkileşimi – Kolonoskopi
Şekil 44 (a ve b)’de özetlenen endirekt modellerde, kolon kanser risk algısı bir aracı
değişken olarak çıkmadığı için kolonoskopi yaptırma niyeti için düzenleyici değişkenli
endirekt model testleri (PROCESS (MODEL #72)) yapılmamıştır.
Kolonoskopi yaptırma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje
nezdinde daha önceden kolonoskopi yaptırmış olan kişiler ile yaptırmamış olan kişiler
arasındaki farkın anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde
özetlenen şekilde karar ağacı algoritması kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu
analizde bağımlı değişken olarak katılımcının daha önce hiç kolonoskopi yaptırıp
yaptırmadığı değişkeni kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak sosyoekonomik özellikler,
risk algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir.
Kolonoskopi yaptırmış olup olmamayı ayırt eden ilk önemli etmen annenin sağlık durumu
olarak çıkmıştır. Annelerinin sağlığı daha kötü olan kişiler için dışsal sağlık kontrolü (diğer
kişiler) önemli bir etmen olarak çıkmıştır. Yani, anneleri daha az sağlıklı olan ve yüksek
dışsal sağlık kontrolü (diğer kişiler) olan kişiler arasında kolonoskopi yaptırmış olma oranı
(%12,3) dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) düşük olan kişilerin kolonoskopi yaptırmış
olma oranından (%1,2) daha yüksektir. Annelerinin sağlık durumu daha iyi olan kişiler
arasında kolonoskopi yaptırma oranı daha yüksek gelirli olanlar arasında daha yüksektir
(%14,3).
107
Şekil 48. Kolonoskopi yaptırmış olma için karar ağacı şeması
4.2.9 Genetik Test
Aşağıdaki tabloda genetik test yaptırma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
durumu, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, kanser risk algıları, genetik test yaptırma
engel ve yarar algıları ve genetik test yaptırma ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar
özetlenmektedir. Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler,
literatür özetinde de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Şimdiki sağlık durumunun iyi olduğunu düşünme ile genetik test yaptırma niyeti
arasında negatif bir ilişki bulunmaktadır (r = -0,081, p < 0,01). Benzer bir şekilde, geçmişte
daha fazla kronik hastalık geçirmiş olmak ile genetik testi yaptırma niyeti arasında pozitif bir
korelasyon bulunmaktadır (r = 0,076, p < 0,05). Tanrı sağlık kontrol odağı ile genetik test
yaptırma arasındaki ilişki negatif (r = -0,071, p < 0,01), batıl inanç ile genetik test yaptırma
arasındaki ilişki pozitiftir (r = 0,085, p < 0,01). İçsel sağlık kontrol odağı (r = 0,110, p < 0,01)
ve dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) (r = 0,065, p < 0,05) ile genetik test yaptırma
eğilimi arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır. Diğer testler için olduğu gibi kanser risk
algısı (r = 0,208, p < 0,001) ve kanser endişesi (r = 0,194, p < 0,001) genetik test yaptırma
niyetini arttırmaktadır.
108
Tablo 48. Genetik test yaptırma niyeti için korelasyonlar
Genetik Kanser Kanser
Test
Risk
Kanser Genetik Genetik Genetik
Ciddiyet Endişe Test
Niyet
Gelir
-,039
Gelir yeterlilik
,009
Eğitim
-,021
Şimdiki sağlık
-,081
**
*
-,055
-,015
,016
,056
-,003
,032
-,044
-,02
-,02
-,032
,046
,003
-,047
,007
,032
,017
-,031
,028
,03
-,002
,049
-,025
-,002
,018
-,039
-,038
,022
,051
-,001
-,105
***
,076
Anne sağlık
-,024
-,033
-,067
Baba sağlık
-,057
,01
-,035
,039
Eş sağlık
-,061
-,036
,024
,052
,000
-,04
*
Kronik hastalık
Dindarlık
Tutum
,040
,019
-,041
Yarar
*
,049
*
Engel
,059
**
-,048
Test
**
,012
*
Test
-,084
***
-,086
***
-,051
**
,091
**
-,106
**
*
***
-,067
***
,072
***
-,036
*
,004
**
,087
***
-,052
**
,058
*
,136
***
,083
**
***
,045
*
,084
,204
***
,103
***
,092
**
,058
**
,01
,204
***
,170
***
,224
***
,026
-,005
,068
*
,009
,162
***
,067
*
İçsel din
-,032
Tanrı kontrol odağı
-,071
Batıl inanç
,085
**
,113
İç sağlık kontrol
,110
**
,028
Dış sağlık kontrol (şans)
-,033
,122
***
,156
***
,046
*
,321
***
,178
***
,086
**
Dış sağlık kontrol (diğer) ,065
*
,092
***
,149
***
,075
***
,181
***
,165
***
,128
***
Kanser risk
,208
***
1,000
,184
***
,480
***
,199
***
,071
*
,077
***
Kanser ciddiyet
-,028
,287
***
,109
***
,084
***
,098
***
Kanser endişe
,194
,075
*
,069
*
,153
***
Genetik test engel
,008
,113
***
,108
***
Genetik test yarar
,253
***
,418
***
Genetik test tutum
,346
**
1,000
*
***
,184
***
1,000
,480
***
,287
***
1,000
,199
***
,109
***
,075
*
1,000
***
,071
*
,084
**
,069
*
,113
***
1,000
***
,077
**
,098
**
,153
***
,108
***
,418*
***
***
**
***
***
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki şekilden görüleceği gibi risk algısı ile genetik test yaptırma arasında kanser
tarama testlerinde görülene benzer bir doğrusal olmayan ilişki bulunmaktadır. Özellikle risk
algıları ortalama değerin üstünde olduğunda, risk algılarının genetik test yaptırma niyeti ile
olan pozitif ilişkisi risk algısı arttıkça güçlenmektedir.
Engel algılarının genetik test yaptırma niyeti ile istatistiki olarak anlamla bir ilişkisi
bulunmamaktadır; fakat yarar algıları (r = 0,253, p < 0,001) ve genetik test hakkında olumlu
tutumlar (r = 0,346, p < 0,001) ile genetik test yaptırma niyeti arasında pozitif bir korelasyon
bulunmaktadır.
109
Şekil 49. Kanser risk algıları ile genetik test yaptırma niyeti arasındaki ilişki
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
ve yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın genetik test yaptırma ile ilişkilerine
bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Azınlık statüsü ile genetik test
yaptırma niyeti arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (1109) = 1,249, p = 0,212).
Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmenin genetik test yaptırma niyeti ile
istatistiki olarak anlamlı bir ilişkisi gözlemlenmemiştir (t (1125) = 0,937, p = 0,349).
Ayrıca, genetik test yaptırma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan
değişkenlerin, projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test
edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır.
Modelde bağımlı değişken (genetik test yaptırma niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili
ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır: içsel sağlık kontrol
odağı, dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler), kanser risk algısı, kanser endişesi, genetik
test yarar algıları ve genetik test hakkında tutumlar. Genetik test yaptırma niyetine direkt ve
endirekt etkileri test edilecek olan bağımsız değişkenler ikili düzeyde genetik test yaptırma
niyeti ile ilişkili olan şimdiki sağlık durumu, kronik hastalık geçmişi, tanrı sağlık kontrol odağı
ve batıl inançtır.
110
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 49. Genetik test - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız Değişkenler Aracı Değişkenler
İçsel
Dışsal
Kanser
Sağlık
Sağlık
Risk
Kontrol
(Diğer)
Algısı
(Sabit)
3,3534***
3,0678***
3,1268***
3,7917***
3,1692***
3,6558***
Sağlık durumu
-,0129
,0280*
-,0542**
-,0428
-,0117
-,0056
Kronik hastalık
,0019
,0197
-,0487
,0990
,0405
,0860
Tanrı sağlık kontrol
-,0087
,0307
-,1073**
-,1177*
,1135***
,0570
Batıl inanç
,1593***
,0774*
,1629***
,1123
,0915*
,0787
,0182**
,0150**
,0317***
,0157**
,0276***
,0133*
R
2
Kanser
Endişesi
Genetik
Test
Yarar
Genetik
Test Tutum
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin genetik test yaptırma niyeti ile direkt
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model genetik test yaptırma niyetindeki
varyasyonun %18,6’sını açıklamaktadır.
Tablo 50. Genetik test yaptırma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
Genetik Test
Yaptırma
Niyeti
(Sabit)
,9504*
Sağlık durumu
-,0515*
Kronik hastalık
,1329*
Tanrı sağlık kontrol
-,1590***
Batıl inanç
,0679
İçsel Sağlık Kontrol
,0317
Dışsal Sağlık (Diğer)
,0130
Kanser risk algısı
,0727
Kanser endişe
,1074***
Genetik test yarar
,1767***
Genetik test tutum
,3919***
R
2
,1861***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
111
Aşağıda a’dan b’ye kadar sıralanmış şekiller (Şekil 50), yukarıda sunulmuş olan iki
tabloya dayalı olarak ortaya çıkan endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Tanrı sağlık kontrol odağı hem direkt hem de endirekt olarak genetik test yaptırma
niyetini etkilemektedir. Direkt olarak, tanrı sağlık kontrol odağı yükseldikçe genetik test
yaptırma niyeti düşmektedir. Benzer bir şekilde, tanrı sağlık kontrol odağı, kanser endişesini
azaltarak genetik test yaptırma niyetini dolaylı olarak azaltmaktadır. Öte yandan, tanrı sağlık
kontrol odağı, genetik test yarar algılarını arttırarak genetik test yaptırma niyetini
arttırmaktadır.
(b) Genetik test yarar algısı, batıl inanç ile genetik test yaptırma arasındaki ilişki
arasında tam aracı değişken olarak ortaya çıkmaktadır: Batıl inanç dolaylı olarak, genetik test
yarar algılarını arttırarak genetik test yaptırma niyetine olumlu bir etkide bulunmaktadır.
Kanser Endişesi
=
B
B
=
,1
7
***
Tanrı Sağlık Kontrol
Odağı
Genetik Test
Yarar
74
B
=
,11
*
35
**
0
,1
-,1
17
=
7*
B
(a)$
67
***
Genetik Test
Yaptırma Niyeti
B =-,1590*
Genetik Test
Yarar
(b)$
B
=
9
,0
B
*
15
Batıl İnanç
B = ,0679
=
,1
7
67
**
*
Genetik Test
Yaptırma Niyeti
Şekil 50. Genetik test yaptırma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, aşağıdaki araştırma soruları
ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının, kanser risk algısı ile
genetik test yaptırma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri
Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS
(MODEL #3) modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için genetik
test yaptırma özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
112
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Genetik test
yaptırma niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! Genetik
test yaptırma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Genetik test yaptırma niyeti
Aşağıdaki şekil içsel sağlık kontrol odağı ile kanser risk algısı arasındaki etkileşimi
göstermektedir. Buna göre, içsel sağlık kontrol odağı daha yüksek olan kişilerde kanser risk
algısının genetik test yaptırma niyetine etkisi pozitiftir. Fakat, içsel sağlık kontrol odağı düşük
olan kişilerde kanser risk algısı ile genetik test yaptırma niyeti arasında pozitif bir ilişki
bulunmamaktadır.
GeneDk'Test'YapArma'NiyeD'
4!
3.5!
İçsel!Sağlık!
Kontrol!(Düşük)!
3!
İçsel!Sağlık!
Kontrol!(Yüksek)!
2.5!
2!
Kanser!Risk!Algısı!(Düşük)! Kanser!Risk!Algısı!(Yüksek)!
Şekil 51. İçsel sağlık kontrol ile risk algısı etkileşimi – Genetik test
113
Aşağıdaki şekilde dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol odağı, dindarlık ve kanser risk
algısı arasındaki üçlü etkileşimin genetik test yaptırma niyetine olan etkisi özetlenmektedir.
Buna göre, kanser risk algısı ve dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol odağı düşük olan kişilerde
dindarlık genetik test niyetini arttırmaktadır. Benzer ama daha güçsüz bir şekilde, yüksek
kanser risk algısına ve yüksek dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol odağına sahip olan kişiler
arasında da dindarlığın genetik test yaptırma niyetine olan etkisi pozitiftir. Diğer iki grupta
dindarlığın genetik test yaptırma niyetine olumlu ya da olumsuz bir etkisi gözükmemektedir.
GeneDk'Test'YapArma'NiyeD'
4!
Düşük!!Kanser!Risk!Algısı!!
Düşük!Dışsal!(Diğer!Kişiler)!
Sağlık!Kontrol!
3.5!
Düşük!!Kanser!Risk!Algısı!!
Yüksek!Dışsal!(Diğer!Kişiler)!
Sağlık!Kontrol!
3!
Yüksek!Kanser!Risk!Algısı!
Düşük!Dışsal!(Diğer!Kişiler)!
Sağlık!Kontrol!
2.5!
Yüksek!Kanser!Risk!Algısı!
Yüksek!Dışsal!(Diğer!Kişiler)!
Sağlık!Kontrol!
2!
Dindarlık!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 52. Dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler), dindarlık, risk algısı etkileşimi – Genetik test
Şekil 50 (a ve b)’de özetlenen endirekt modellerde, kanser risk algısı bir aracı
değişken olarak çıkmadığı için genetik test yaptırma niyeti için düzenleyici değişkenli endirekt
model testleri (PROCESS (MODEL #72)) yapılmamıştır.
4.2.10 Sigara Kullanımı ve Sigarayı Bırakmak
Aşağıdaki tabloda sigarayı bırakma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
geçmişi, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, akciğer kanser risk algıları, sigarayı bırakma
engel ve yarar algıları ve sigarayı bırakma ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar
özetlenmektedir. Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler,
literatür özetinde de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Halen sigara kullanan katılımcılar arasında, hane geliri (r = 0,083, p < 0,05) ve gelirin
yeterliliği konusundaki algılar (r = 0,178, p < 0,001) sigarayı bırakma niyeti ile pozitif
korelasyona sahiptir. Hem içsel sağlık kontrol odağı (r = 0,156, p < 0,001) hem de dışsal
114
sağlık kontrol (diğer kişiler) odağı (r = 0,1, p < 0,01) sigarayı bırakma niyeti ile pozitif
korelasyona sahiptir. Akciğer kanseri risk ve ciddiyet algıları sigarayı bırakma niyeti ile
istatistiki olarak anlamlı bir korelasyona sahip değildir fakat akciğer kanser endişesi (r =
0,188, p < 0,001) ile sigarayı bırakma niyeti arasında pozitif bir korelasyon bulunmaktadır.
Engel algıları sigarayı bırakma niyetini azaltmaktadır (r = -0,148, p < 0,001); yarar algıları (r =
0,371, p < 0,001) ve sigarayı bırakma hakkındaki olumlu tutumlar (r = 0,187, p < 0,001) ise
sigarayı bırakma niyetini arttırmaktadır.
Tablo 51. Sigarayı bırakma niyeti için korelasyonlar
Sigara
Akciğer Akciğer
Bırakma Kanser Kanser
Niyet
Akciğer Sigara
Sigara
Sigara
Kanser Bırakma Bırakma Bırakma
Risk
Ciddiyet Endişe
Engel
Yarar
Tutum
,102
**
-,066
,242
***
-,005
Gelir
,083
*
,013
-,043
*
,094
***
-,05
Gelir yeterlilik
,178
***
,027
-,042
*
,064
***
-,134
Eğitim
-,009
,01
-,029
,062
**
-,029
-,051
-,104
**
Şimdiki sağlık
-,067
-,101
,026
-,028
,021
-,026
-,126
**
Kronik hastalık
,059
,01
,048
**
,027
-,023
,122
Anne sağlık
,119
-,018
-,019
,025
-,052
,035
-,06
Baba sağlık
,065
,02
-,013
,045
-,028
,006
-,076
Eş sağlık
,067
-,019
,061
**
,060
-,055
,008
-,014
Dindarlık
,008
-,045
*
,03
,037
,139
***
,037
İçsel din
-,01
-,052
**
,099
***
-,013
,04
,140
***
,152
***
Tanrı kontrol odağı
-,008
-,01
,113
***
-,026
,004
,196
***
,138
***
Batıl inanç
,191
***
,042
*
,119
***
,264
***
,031
İç sağlık kontrol
,156
***
,046
*
-,02
,287
***
,114
Dış sağlık kontrol (şans)
,064
Dış sağlık kontrol (diğer)
,100
Akciğer kanser risk
,036
1,000
Akciğer kanser ciddiyet
-,063
,178
***
,531
***
,174
***
,089
*
,024
**
**
***
Akciğer kanser endişe
,188
Sigara bırakma engel
-,148
***
Sigara bırakma yarar
,371
***
Sigara bırakma tutum
,187
***
***
**
-,038
*
***
,110
**
,101
***
,054
**
,126
***
,124
***
,142
***
,093
***
,097
**
,067
-,012
,090
***1.ş
,153
***
,134
***
-,001
,056
,033
**
,531
***
,174
***
,089
*
,024
***
,246
***
,122
***
,079
*
,011
,143
***
,085
*
,021
***
,178*
1,000
,246
***
1,000
,122
***
,031
,079
*
,011
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
115
**
-,155
***
**
,031
1,000
,143
***
-,079
,085
**
,021
***
*
-,079
1,000
,286
***
***
,286
*
***
**
***
1,000
**
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak, azınlık statüsünde olma ve aile
veya yakın çevrede kanser vakası görmüş olmanın sigarayı bırakma niyeti ile ilişkilerine
bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Azınlık statüsü ile sigarayı
bırakma niyeti arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (779) = 0,083, p = 0,934).
Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmek ile sigarayı bırakma niyeti arasında
istatistiki olarak anlamlı bir ilişki gözlemlenmemiştir (t (796) = 1,643, p = 0,101).
Ayrıca, sigarayı bırakma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır.
Modelde bağımlı değişken (sigarayı bırakma niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili
ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır: içsel sağlık kontrol
odağı, dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler), akciğer kanser endişesi, sigarayı bırakma
engel algıları, sigarayı bırakma yarar algıları ve sigarayı bırakma hakkında tutumlar. Sigarayı
bırakma niyetine direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan bağımsız değişkenler ikili
düzeyde sigarayı bırakma niyeti ile ilişkili olan hane geliri, gelir yeterlilik algısı, annenin sağlık
durumu, batıl inançtır.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 52. Sigara bırakma - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız Değişkenler
Aracı Değişkenler
İçsel Sağlık
Kontrol
Dışsal
Akciğer
Sigarayı
Sigarayı
Sigarayı
Sağlık
Kanser
Bırakma
Bırakma
Bırakma
(Diğer)
Endişesi
Engel
Yarar
Tutum
(Sabit)
2,8403***
3,1036***
2,5290***
4,4867***
2,2150***
4,1017***
Gelir
-,0018
,0042
,1047*
,0050
-,0457
-,0655
Gelir yeterlilik
,0632***
,0244
,0111
-,0447*
,1269***
,0292
Anne sağlık
-,0381*
,0038
-,0097
-,0116
-,0361
-,0397*
Batıl inanç
,2509***
,0980*
,1644*
-,1606*
,3564***
,1280*
,0756***
,0214*
,0233*
,0294**
,1440***
,0256*
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
116
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin sigarayı bırakma niyeti ile direkt
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model sigarayı bırakma niyetindeki
varyasyonun %22,7’sini açıklamaktadır.
Tablo 53. Sigarayı bırakma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
Sigarayı
Bırakma
Niyeti
(Sabit)
-1,0403
Gelir
,0437
Gelir yeterlilik
-,0044
Anne sağlık
,0493*
Batıl inanç
,1205
İçsel Sağlık Kontrol
,0893
Dışsal Sağlık (Diğer)
,1045
Akciğer kanser endişe
,1113**
Sigarayı bırakma engel
-,0571
Sigarayı bırakma yarar
,4044***
Sigarayı bırakma tutum
,0954
R
2
,2268***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıda a’dan c’ye kadar sıralanmış şekiller (Şekil 53), yukarıda sunulmuş olan iki
tabloya dayalı olarak ortaya çıkan aracı endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Batıl inanç ile sigarayı bırakma arasındaki ilişkide akciğer kanser endişesi ve
sigarayı bırakma yarar algısı aracı değişkendir. Batıl inancı daha yüksek olan kişilerin akciğer
kanser endişesi ve sigarayı bırakma yarar algıları daha yüksektir ve bu iki aracı değişken
sigarayı bırakma niyeti ile pozitif bir ilişkiye sahiptir. Batıl inancın akciğer kanser endişesi ve
sigarayı bırakma yarar algısı yoluyla sigarayı bırakma niyetine olan dolaylı etkisine ek olarak
sigarayı bırakma niyetine direkt bir etkisi yoktur.
(b) Gelir seviyesinin sigarayı bırakma niyetine olan katkısında akciğer kanser endişesi
tam aracı değişken olarak bir rol oynamaktadır. Gelir seviyesi daha yüksek olan kişilerin
akciğer kanser endişeleri daha yüksektir ve daha yüksek endişe sigarayı bırakma niyetini
arttırmaktadır.
(c) Gelir yeterliliği ile sigarayı bırakma arasındaki ilişki de sigarayı bırakma yarar
algıları değişkeni aracılığı ile olan dolaylı bir ilişkidir. Gelir seviyesini daha yeterli gören
kişilerin sigarayı bırakma yarar algıları daha yüksektir ve bu da dolaylı olarak sigarayı
117
bırakma niyetini arttırmaktadır. Sigarayı bırakma yarar algısının etkisi kontrol edildikten sonra
gelir yeterliliğinin sigarayı bırakma niyetine direkt bir etkisi bulunmamaktadır.
Akciğer Kanser
Endişesi
44
,1
6
=
B
Batıl İnanç
Sigarayı Bırama
Yarar
B
=
,4
0
*
=
5
,3
*
64
**
13
,11
B
44
***
Sigarayı Bırakma
Niyeti
B =,1205
Akciğer Kanser
Endişesi
(b)$
B
=
,1
7
04
B
*
Gelir
=
,1
11
3
*
Sigarayı Bırakma
Niyeti
B = ,0437
Sigarayı Bırakma
Yarar
(c)$
B
Gelir Yeterlilik
=
*
B
(a)$
=
,1
9
26
*
**
B = -,0044
B
=
,4
0
44
**
*
Sigarayı Bırakma
Niyeti
Şekil 53. Sigarayı bırakma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak, aşağıdaki araştırma soruları
ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının, akciğer kanseri risk algısı
ile sigarayı bırakma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri Çözümleme
Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS (MODEL #3)
modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için sigarayı bırakma niyeti
özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
118
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur. Bu analiz sonucunda,
sağlık kontrol odağı ile maneviyat değişkenleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir etkileşim
gözlenmemiştir:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Sigarayı bırakma
niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! Sigarayı
bırakma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Sigarayı bırakma niyeti
Şekil 53 (a, b ve c)’de özetlenen endirekt modellerde, akciğer kanser risk algısı bir
aracı değişken olarak rol oynamadığı için sigarayı bırakma niyeti için düzenleyici değişkenli
endirekt model testleri (PROCESS (MODEL #72)) yapılmamıştır.
Sigarayı bırakma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje nezdinde
sigara içmeye devam eden ve içmeyen (bırakan ya da hiç içmemiş) kişiler arasındaki farkın
anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen şekilde
karar ağacı algoritması kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı değişken
olarak katılımcının halen sigara içip içmediği ile ilgili değişken kullanılmıştır. Bağımsız
değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve
aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir.
Tahmin edilebileceği gibi, sigara içmekte olan kişilerin kanser risk algıları içmeyen
kişilerinkinden daha yukarıdadır. Risk algıları daha yüksek olan kişiler arasında lise eğitimi
görmüş ya da lise mezunu olmuş kişilerde (%40,8) sigara içme oranı daha az eğitim
görmüşlerinkinden (%28,6) daha yüksektir. Yüksek risk algısı olan kişiler arasında, 53,5
yaşında ya da daha yaşlı olan kişilerin sigara içme oranı (%20,5), daha genç olan
kişilerinkinden (%32,8) daha düşüktür. Daha genç olan bu grupta, dışsal sağlık kontrol odağı
119
(diğer kişiler) daha yüksek olan kişiler arasında sigara içme oranı (%27,5), dışsal sağlık
kontrol odağı daha düşük olan kişilerinkinden (%39,7) daha azdır.
Şekil 54. Sigara tüketimi için karar ağacı şeması
120
4.2.11 Alkollü İçecek Kullanımı ve Alkollü İçecek Kullanmayı Bırakmak
Aşağıdaki tabloda alkol kullanmayı bırakma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile
sağlık geçmişi, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, kanser risk algıları, alkol kullanmayı
bırakma engel ve yarar algıları ve alkol kullanmayı bırakma ile ilgili tutumlar arasındaki
korelasyonlar özetlenmektedir. Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan
değişkenler, literatür özetinde de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak
incelenecektir.
Tablo 54. Alkol kullanmayı bırakma niyeti için korelasyonlar
Alkol
Kanser Kanser
Bırakma Risk
Kanser Alkol
Ciddiyet Endişe
Niyet
Alkol
Bırakma Bırakma Bırakma
Engel
Gelir
-,188
*
,012
Gelir yeterlilik
-,150
*
,049
Eğitim
-,206
**
,019
Şimdiki sağlık
-,123
Kronik hastalık
,148
Anne sağlık
Alkol
Yarar
Tutum
-,048
*
,059
**
-,159
*
-,077
-,221
-,041
*
,040
*
-,210
**
,092
-,059
-,032
,046
*
,063
-,091
-,227
,003
-,047
-,019
-,159
,007
,032
,017
-,014
,142
-,155
-,033
-,067
-,002
,075
-,053
-,162
Baba sağlık
-,092
,01
-,035
,039
,082
-,058
-,053
Eş sağlık
-,044
-,036
,024
,052
,041
-,068
-,185
Dindarlık
,192
*
-,084
***
,026
-,067
***
-,052
,141
,115
İçsel din
,184
*
-,086
***
,072
***
-,036
*
-,005
,133
,214
***
Tanrı kontrol odağı
,171
*
-,051
**
,087
***
-,052
**
,081
,229
**
,208
**
Batıl inanç
,209
**
,113
***
,045
*
,084
-,089
,178
*
,043
İç sağlık kontrol
,095
,028
,058
**
,01
,235
**
,147
Dış sağlık kontrol (şans)
-,075
,122
***
,156
***
,046
*
,106
,078
-,063
Dış sağlık kontrol (diğer)
,06
,092
***
,149
***
,075
***
,114
-,05
-,075
Kanser risk
,152
,184
***
,480
***
,002
,237
Kanser ciddiyet
,063
,287
***
-,206
Kanser endişe
Alkol bırakma engel
,149
*
*
*
-,1
**
-,105
***
1,000
,184
***
,480
***
,002
Alkol bırakma yarar
,327
***
Alkol bırakma tutum
,333
***
***
1,000
,287
,237
-,064
***
***
-,206
**
**
**
*
***
-,161
1,000
-,034
*
,118
,153
,02
-,011
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
121
**
***
*
**
-,034
1,000
*
**
-,076
,073
**
*
*
*
-,064
,118
,153
***
*
**
,02
*
-,011
-,035
-,035
1,000
,06
,458
,06
***
***
,458
***
1,000
**
Halen alkol kullanan katılımcılar arasında, hane geliri (r = -0,188, p < 0,05), gelir
yeterliliği (r = -0,150, p < 0,05) ve eğitim seviyesi (r = -0,206, p < 0,01) ile alkol kullanmayı
bırakma niyetleri arasında negatif korelasyon bulunmaktadır. Daha fazla kronik hastalık
sorunu yaşamış olmak ile alkol kullanmayı bırakmak arasında pozitif bir korelasyon vardır (r
= 0,148, p < 0,05). Manevi inançlar ile ilgili tüm değişkenler (dindarlık, içsel din, tanrı sağlık
kontrol odağı, batıl inanç) alkol kullanmayı bırakma niyeti ile pozitif olarak ilişkilidir. Kanser
risk algısı (r = 0,152, p < 0,05) ve kanser endişesi (r = 0,149, p < 0,05) alkol kullanmayı
bırakma niyetini arttırmaktadır. Son olarak, alkol kullanmayı bırakma ile ilgili yarar algıları (r =
0,327, p < 0,001) ve olumlu tutumlar (r = 0,333, p < 0,001) alkol kullanmayı bırakma niyeti
ile pozitif ilişkiye sahiptir.
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
veya yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın alkol kullanmayı bırakma niyeti ile
ilişkilerine bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Azınlık
klasifikasyonu ile alkol kullanmayı bırakma niyeti arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki
yoktur (t (183) = 0,351, p = 0,726). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmenin
alkol kullanmayı bırakma niyeti ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (183) = 0,817, p =
0,415).
Ayrıca, alkolü bırakma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır.
Modelde bağımlı değişken (alkol kullanmayı bırakma niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı
ikili ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır: kanser risk
algısı, kanser endişesi, alkol kullanmayı bırakma yarar algısı, alkol kullanmayı bırakma
hakkında tutumlar. Alkol kullanmayı bırakma niyetine direkt ve endirekt etkileri test edilecek
olan bağımsız değişkenler ikili düzeyde alkol kullanmayı bırakma niyeti ile ilişkili olan hane
geliri, gelir yeterlilik algısı, eğitim seviyesi, kronik hastalık geçmişi, dindarlık, içsel din algısı,
tanrı kontrol odağı ve batıl inançlardır.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
122
Tablo 55. Alkol bırakma - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız Değişkenler
Aracı Değişkenler
Kanser Risk
Kanser
Alkol Bırakma Alkol Bırakma
Algısı
Endişesi
Yarar
Tutum
(Sabit)
1,0255
,7327
2,2131
3,5333
Gelir
,0912
,0664
-,2495**
-,0984
Gelir yeterlilik
,0042
-,0050
,1454**
,0326
Eğitim
,0730
,1486*
-,0782
-,1363**
Kronik hastalık
,2560
,2318
,2204
,1665
Dindarlık
-,0375
-,0434
,0032
-,0591
İçsel din
-,0887
,1914
,1257
,0865
Tanrı sağlık kontrol odağı ,1801
-,0286
,1938
,1986
Batıl inanç
,2587*
,2905
,1393
,1065
,1123*
,0766
,1900**
,1551**
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin alkol kullanmayı bırakma niyeti ile
direkt ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model alkol kullanmayı bırakma
niyetindeki varyasyonun %22,1’ini açıklamaktadır.
Tablo 56. Alkol kullanmayı bırakma niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
Alkol Bırakma
Niyeti
(Sabit)
,3835
Gelir
-,0209
Gelir yeterlilik
-,0326
Eğitim
-,0860
Kronik hastalık
,1711
Dindarlık
,0457
İçsel din
,1091
Tanrı sağlık kontrol odağı
-,0083
Batıl inanç
,1123
Kanser risk algısı
,0440
Kanser endişesi
,0912
Alkol bırakma yarar
,1820
Alkol bırakma tutum
,1350
R
2
,2211***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
123
Yukarıdaki tablodan da gözlenebileceği gibi, direkt veya dolaylı etkileri test edilmiş
değişkenlerden hiçbiri çok değişkenli bir çözümlemede alkol kullanmayı bırakma niyeti ile
istatistiki olarak anlamlı bir ilişkiye sahip değildir. Bunun olası bir nedeni, araştırmanın
odaklandığı sorular dolayısıyla örneklemin büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğu
çalışmada, 3021 katılımcının 199’unun halen alkol kullanmakta olduğudur. Alkol kullanmayı
bırakma ile ilgili sorular yalnızca bu katılımcılara sorulduğu için ikili çözümlemede orta
seviyede güçlü olarak gözüken ilişkilerin (tutum-alkol kullanmayı bırakma niyeti, yarar algısıalkol kullanmayı bırakma niyeti) çoklu çözümlemede gözükmemesinin bir nedeni yeterli
istatistiki güç olmaması olabilir.
Yukarıda gözlenen bu duruma rağmen, yukarıda özetlenen ikili ve çoklu çözümlemeler
tarafından bulunamayacak olası bir etkileşimin varlığının kontrol etmek için aşağıdaki
araştırma soruları ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının, kanser
risk algısı ile alkol kullanmayı bırakma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak
etkileri Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS
(MODEL #3) modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için alkol
kullanmayı bırakma niyeti özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur:
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Alkol kullanmayı
bırakma niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! Alkol
kullanmayı bırakma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Alkol kullanmayı bırakma niyeti
124
Aşağıdaki şekil, bu testler sonucunda dışsal sağlık (diğer kişiler) kontrol odağı ile
dindarlık arasındaki etkileşimin alkolü bırakma niyetine etkisini özetlemektedir. Buna göre,
sağlıklarının başka kişilere dayalı olduğunu düşünen kişiler arasında, dindarlık alkol bırakma
niyetini arttırmaktadır. Düşük dışsal sağlık kontrol odağında ise dindarlık ile alkol bırakma
niyeti arasında önemli bir ilişki gözlemlenmemektedir.
5!
Alkol'Bırakma'NiyeD'
4.5!
4!
3.5!
Düşük!Dış!(Diğer!
Kişiler)!Sağlık!Kontrol!
3!
2.5!
Yüksek!Dış!(Diğer!
Kişiler)!Sağlık!Kontrol!
2!
1.5!
1!
Dindar!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 55. Dışsal sağlık kontrol (diğer kişiler), dindarlık etkileşimi – Alkol bırakma
Alkol kullanmayı bırakma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje
nezdinde halen alkol kullanan ve kullanmayan (bırakan ya da hiç içmemiş) kişiler arasındaki
farkın anlaşılması için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen
şekilde karar ağacı algoritması kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı
değişken olarak katılımcının halen alkol kullanıp kullanmadığı ile ilgili değişken kullanılmıştır.
Bağımsız değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları, kontrol algıları, maneviyat
ve öz ve aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil, bu analiz sonucunda oluşan karar ağacı şemasını özetlemektedir.
Şekilden de gözlenebileceği gibi alkol kullanma oranının en yüksek olduğu grup lise
mezuniyeti seviyesinde ya da daha fazla eğitim almış gruptur. Bu grupta, alkol kullanmakta
olan kişilerin oranı %14,2’dir. Lise mezuniyetinden daha az eğitim görmüş bireyler arasında
ise alkol kullanım oranı %3,9 olarak gözükmektedir.
Lise mezuniyetinden daha az eğitim görmüş kişiler arasında alkol kullanım oranını
etkileyen bir etmen dindarlık seviyesidir. Bu grupta ortalamanın altında (6,9) dindarlık
seviyesinde olan kişiler arasında alkol kullanma oranı %9,1, dindarlık seviyesi ortalamaya
yakın ya da daha fazla olan bireyler arasında ise %2,6 olarak çıkmaktadır.
125
Şekil 56. Alkol kullanımı için karar ağacı şeması
4.2.12 Egzersiz Yapmak
Aşağıdaki tabloda egzersiz yapma niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık
geçmişi, manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, kanser risk algıları, egzersiz yapma engel ve
yarar algıları ve egzersiz yapma ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar özetlenmektedir.
Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler, literatür özetinde
de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Hane geliri (r = 0,140, p < 0,001), gelir yeterliliği (r = 0,183, p < 0,001) ve eğitim
seviyesi (r = 0,131, p < 0,001) ile egzersiz yapma niyetleri arasında pozitif korelasyon
bulunmaktadır. Katılımcının öz ve aile sağlığı ile ilgili algıları egzersiz yapma niyeti ile pozitif
olarak ilişkilidir. İç sağlık kontrol odağı (r = 0,097, p < 0,01), dışsal sağlık kontrol odağı (şans)
(r = 0,055, p < 0,05) ve dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler) (r = 0,062, p < 0,05) egzersiz
yapma niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir. Kanser risk algısı (r = 0,238, p < 0,001) ve
kanser endişesi (r = 0,172, p < 0,01) egzersiz yapma niyeti ile pozitif olarak ilişkilidir.
Egzersiz yapma ile ilgili engel algıları egzersiz yapma niyeti ile negatif (r = -0,157, p < 0,001),
egzersiz yapma ile ilgili yarar algıları (r = 0,308, p < 0,001) ve olumlu tutumlar (r = 0,225, p <
0,001) egzersiz yapma niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir.
126
Tablo 57. Egzersiz yapma niyeti için korelasyonlar
Egzersiz Kanser Kanser
Yapma
Risk
Kanser Egzersiz Egzersiz Egzersiz
Ciddiyet Endişe Yapma
Niyet
Engel
Gelir
,140
***
Gelir yeterlilik
,183
***
,049
Eğitim
,131
***
,019
Şimdiki sağlık
,080
**
-,105
,012
**
***
-,048
*
-,041
*
-,026
-,032
,046
*
-,125
***
,026
,003
-,047
-,121
***
,028
,144
***
Baba sağlık
,131
***
,01
-,035
,039
Eş sağlık
,074
*
-,036
,024
,052
Dindarlık
-,044
-,084
***
,026
-,067
***
,032
-,033
-,067
,072
***
-,036
*
**
**
-,012
,060
-,002
-,027
,031
*
İçsel din
-,046
-,086
Tanrı kontrol odağı
-,026
-,051
**
,087
***
-,052
Batıl inanç
,073
***
,113
***
,045
*
,084
İçsel sağlık kontrol
,097
**
,028
,058
**
,01
Dış sağlık kontrol (şans)
,055*
,122
***
,156
***
,046
*
,092
***
,149
***
,075
***
,184
***
,480
***
,287
***
Kanser ciddiyet
,006
Kanser endişe
,172
***
***
1,000
,184
***
1,000
,480
***
,287
***
,154
***
,064
*
Egzersiz yapma engel
-,157
Egzersiz yapma yarar
,308
***
,031
,03
Egzersiz yapma tutum
,225
***
,042
,056
***
*
,116
,017
***
,238
,042
*
Anne sağlık
Kanser risk
,038
,040
,007
***
Tutum
-,063
-,034
***
Yarar
,059
Kronik hastalık
Dış sağlık kontrol (diğer) ,062*
Yapma
**
**
*
Yapma
***
1,000
,068
**
***
***
,078
***
,025
,011
*
,067
*
,026
-,031
,101
***
,080
*
-,023
,062
*
,080
**
,032
,067
*
,011
-,019
,167
***
,119
***
-,005
,171
***
,149
***
,051
,111
***
,128
***
,048
,175
***
,264
***
,115
***
,042
*
,044
,136
***
,107
***
,064
,154
***
,031
,042
,064
*
,03
,056
,068
***
1,000
***
,008
*
,037
-,244
***
,008
-,244
***
1,000
,037
-,165
***
,430
***
***
-,165
,430
***
***
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
veya yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın egzersiz yapma niyeti ile ilişkilerine
bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Azınlık klasifikasyonu ile
egzersiz yapma niyeti arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (1370) = 1,785, p =
0,075). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmenin egzersiz yapma niyeti ile
istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (1388) = 1,641, p = 0,101).
Ayrıca, egzersiz yapma niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
127
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır.
Modelde bağımlı değişken (egzersiz yapma niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili
ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır: içsel sağlık kontrol
odağı, dışsal sağlık kontrol odağı (şans), dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler), kanser risk
algısı, kanser endişesi, egzersiz engel algıları, egzersiz yarar algıları ve egzersiz yapma
hakkında tutumlar. Egzersiz yapma niyetine direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan
bağımsız değişkenler ikili düzeyde egzersiz yapma niyeti ile ilişkili olan gelir, gelir yeterliliği,
eğitim, şimdiki sağlık durumu, anne sağlık durumu, baba sağlık durumu, eş sağlık durumu,
batıl inançtır.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
Tablo 58. Egzersiz yapma - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız
Aracı Değişkenler
Değişkenler
İçsel
Dışsal
Dışsal
Kanser
Sağlık
Sağlık
Sağlık
Risk
Kontrol
(Şans)
(Diğer)
Algısı
Kanser
Egzersiz
Egzersiz
Egzersiz
Endişesi
Engel
Yarar
Tutum
(Sabit)
2,9209*** 3,0019*** 3,1003*** 2,9398*** 3,5522*** 3,3941*** 3,5051***
Gelir
-,0507
3,7358***
-,0672
-,0035
,0258
-,0443
-,0241
-,0678
-,0188
Gelir yeterlilik ,0135
,0330
,0006
,0197
,0535
,0216
,0528**
,0138
Eğitim
,0144
-,0191
-,0039
-,0382
-,0182
-,0258
,0252
,0013
Şimdiki
,0101
,0258
,0494*
-,0517
-,0623
-,0425
-,0276
-,0649**
Anne sağlık
-,0178
,0207
,0023
-,0076
-,0029
,0124
-,0352
,0024
Baba sağlık
,0416
,0053
-,0193
-,0583*
-,0223
-,0285
,0472*
,0298
Eş sağlık
,0111
-,0253
,0214
-,0607*
-,0004
-,0606
,0181
,0147
Batıl inanç
,1601**
,1399*
,0503
,1227
,0601
,1208
,0784
,2204***
,0387
,0392
,0281
,0541**
,0201
,0359
,0546**
,0786***
sağlık
R
2
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin egzersiz yapma niyeti ile direkt
128
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model egzersiz yapma niyetindeki
varyasyonun %20’sini açıklamaktadır.
Tablo 59. Egzersiz yapma niyeti için regresyon
Bağımsız Değişkenler
Egzersiz
Yapma
Niyeti
(Sabit)
-,3383
Gelir
-,0732
Gelir yeterlilik
,0840**
Eğitim
,0326
Şimdiki sağlık
-,0080
Anne sağlık
,0149
Baba sağlık
,0172
Eş sağlık
,0174
Batıl inanç
,0236
İçsel sağlık kontrol
,0803
Dışsal sağlık (şans)
,0508
Dışsal sağlık (diğer)
-,0685
Kanser risk algısı
,2796***
Kanser endişe
,1183
Egzersiz engel
-,0214
Egzersiz yarar
,2949***
Egzersiz tutum
,0869
R
2
,2025***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıda (Şekil 57) a’dan c’ye kadar sıralanmış şekiller, yukarıda sunulmuş olan iki
tabloya dayalı olarak ortaya çıkan aracı endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Gelir yeterliliği ile ilgili algılar hem direkt hem de egzersiz yapma hakkındaki yarar
algıları aracılığı ile dolaylı olarak egzersiz yapma niyetini arttırmaktadır.
(b) Bir bireyin babasının sağlık durumu ile egzersiz yapma niyeti arasındaki ilişki
kanser risk algısı ve egzersiz yapma hakkında yarar algıları aracılığı ile olan dolaylı bir
ilişkidir. Babalarının sağlık durumu daha iyi olan kişilerin egzersiz yapma niyetine pozitif etkisi
olan kanser risk algıları daha düşüktür; öte yandan, babası daha sağlıklı olan kişiler arasında
egzersiz yarar algıları daha yüksektir ve bu da egzersiz yapma niyetini dolaylı olarak
arttırmaktadır.
129
(c) Babanın sağlık durumuna benzer bir şekilde, eşinin sağlık durumu daha iyi olan
kişiler arasında egzersiz yapma niyetine pozitif etkisi olan kanser risk algılarının daha düşük
olduğu gözlenmektedir.
Egzersiz Yarar
(a)$
B
B
=
,0
8
52
**
Gelir Yeterlilik
=
,2
9
49
**
*
Egzersiz Yapma
Niyeti
B = ,0840**
-,0
=
B
=
Babanın Sağlık
Durumu
=
,2
9
49
***
B
4
,0
B
96
Egzersiz Yarar
*
72
7
,2
(b)$
=
58
B
3*
Kanser Risk Algısı
***
Egzersiz Yapma
Niyeti
B =,0172
Kanser Risk
Algısı
(c)$
B
=
-,0
60
7*
Eşin Sağlık
Durumu
B = ,0174
B
=
,2
7
96
**
*
Egzersiz Yapma
Niyeti
Şekil 57. Egzersiz yapma niyeti için aracı değişkenler
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak literatür özetinde de listelenen
aşağıdaki araştırma soruları ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol odağının
risk algısı ile egzersiz yapma niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak etkileri
Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS
(MODEL #3) modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için egzersiz
yapma niyeti özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
130
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur.
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Egzersiz yapma
niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! Egzersiz
yapma niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Egzersiz yapma niyeti
Bu testler sonucunda kanser risk algısı ile maneviyat veya sağlık kontrol odağı
arasında istatistiki olarak anlamlı bir etkileşim bulunmamıştır.
Ayrıca, Şekil 57’de özetlenen, kanser risk algısının aracı değişken olduğu endirekt
modeller için sağlık kontrol odağı ve maneviyatın düzenleyici değişken olarak etkilerine
bakılmıştır (PROCESS Model #72) ve aracı değişkenleri içeren istatistiki olarak anlamlı bir
etkileşim gözlenmemiştir. Fakat, tanrı sağlık kontrol algısı ile dışsal sağlık kontrol algısı
arasında egzersiz yapma niyetini istatistiki olarak anlamlı bir şekilde etkileyen etkileşim
bulunmaktadır. Buna göre, düşük şans sağlık kontrol algısına sahip kişilerde tanrı kontrol
odağının artması egzersiz yapma niyetini arttırmaktadır.
Egzersiz'Yapma'NiyeD'
4!
3.5!
Düşük!Dış!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
3!
Yüksek!Dış!(Şans)!
Sağlık!Kontrol!
2.5!
2!
Tanrı!Kontrol!Algısı!(Düşük)! Tanrı!Kontrol!Algısı!(Yüksek)!
Şekil 58. Dışsal sağlık kontrol (şans), tanrı sağlık kontrol etkileşimi – Egzersiz
131
Egzersiz yapma niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje nezdinde
günlük hayatlarında hareketli olan ve olmayan kişiler arasındaki farkın anlaşılması için 4.2.1.
Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen şekilde karar ağacı algoritması
kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı değişken olarak katılımcının
“Kategorik IPAQ” ölçüsündeki kategorisi kullanılmıştır (hareketli değil, minimal hareketli,
sağlığa katkıda bulunacak seviyede hareketli). Bağımsız değişken olarak sosyoekonomik
özellikler, risk algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve aile sağlık geçmişine
odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil karar ağacı şemasını özetlemektedir. Şekilde gösterildiği gibi, geliri
1000 TL altında olan kişiler arasında sağlığı olumlu etkileyecek seviyede hareketlilik oranı
(%9,5), daha yüksek gelirli kişilerinkinden daha düşüktür (%17,5). 1000 TL’den yüksek
gelirliler arasında da 5000 TL’den fazla geliri olan kişiler (%26,3) ile 1000-5000 TL arasında
gelirleri olan kişiler (%14,8) arasında sağlığa olumlu seviyede etki yapacak hareketlilik oranı
bakımından benzer bir fark vardır. Gelir seviyesi 1000 TL altında gözüken kişiler için ise,
eğitim seviyesi hareketlilik konusunda önemli bir fark yaratmaktadır. Şöyle ki, en az biraz lise
eğitimi görmüş kişiler arasında, sağlığı olumlu etkileyecek hareketlilik oranı da (%14,8) az
hareketlilik oranı da (40,5%) lise eğitimi görmemiş kişilerinkinden (hareketlilik = % 7,7; az
hareketlilik %27,1) daha yüksektir.
Şekil 59. Hareketlilik için karar ağacı şeması
132
4.2.13 Sağlıklı Beslenmek
Aşağıdaki tabloda sağlıklı beslenme niyeti ile sosyoekonomik durum, öz/aile sağlık,
manevi inançlar, sağlık kontrol odağı, kanser risk algıları, sağlıklı beslenme engel ve yarar
algıları ve sağlıklı beslenme ile ilgili tutumlar arasındaki korelasyonlar özetlenmektedir.
Korelasyon tablosunda bulunan açık sarı ile işaretlenmiş olan değişkenler, literatür özetinde
de belirtildiği gibi, bu bölümde olası aracı değişkenler olarak incelenecektir.
Tablo 60. Sağlıklı beslenme niyeti için korelasyonlar
Sağlıklı
Mide
Mide
Mide
Beslenme Kanser Kanser
Niyet
Risk
Gelir
,067
*
Gelir yeterlilik
,126
***
Eğitim
,039
,026
Şimdiki sağlık
,037
-,058
,019
,083
Sağlıklı
**
-,066
**
-,042
-,081
-,055
**
,052
*
-,043
-,042
*
-,012
-,053
-,015
-,023
**
Sağlıklı
Kanser Beslenme Beslenme Beslenme
Ciddiyet Endişe Engel
***
Sağlıklı
-,070
**
*
,04
**
Tutum
-,053
,067
*
,029
,126
***
-,017
,039
-,011
,037
**
,036
Kronik hastalık
,036
-,017
,057
Anne sağlık
,043
,003
-,044
,033
-,059
-,012
,043
Baba sağlık
,001
,037
,001
,03
-,051
-,008
,001
Eş sağlık
,024
-,025
,035
,018
,009
-,005
,024
Dindarlık
,075
**
,130
,075
**
İçsel din
,078
**
Tanrı kontrol odağı
,071
Batıl inanç
İç sağlık kontrol
***
,089
***
,083
-,065
**
,054
**
-,073
**
-,092
***
,103
***
,106
***
-,069
***
,108
,158
***
,087
Dış sağlık kontrol (şans) ,224
***
,02
Dış sağlık kontrol (diğer) ,085
***
,102
Mide kanser risk
,109
***
,075
Mide kanser ciddiyet
,065
*
1,000
Mide kanser endişe
,037
,127
,062
*
,038
**
,110
***
,093
***
,078
**
-,089
***
,133
***
,207
***
,071
**
***
-,075
**
,109
***
,211
***
,106
***
,054
**
,123
***
,022
,102
***
,158
***
,105
***
,105
***
,053
,192
***
,224
***
***
,153
***
,133
***
,043
,052
*
,085
***
***
,155
***
,090
**
,008
,026
,109
***
,185
***
,253
***
-,038
-,038
,065
*
,056
*
,099
***
***
,185
***
,253
***
1,000
***
**
,079
**
Yarar
Sağlıklı beslenme engel
,105
***
,056
*
1,000
Sağlıklı beslenme yarar
,115
***
-,038
,099
***
-,022
Sağlıklı beslenme tutum ,180
***
-,038
,090
**
-,087
***
*
***
-,022
1,000
**
,282
,090
**
,105
***
***
,115
***
,180
***
-,087
***
***
,282
,037
**
1,000
***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Gelir (r = 0,067, p < 0,05) ve gelir yeterliliği (r = 0,126, p < 0,01) ile sağlıklı beslenme
niyeti arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Maneviyat ile ilgili tüm değişkenler sağlıklı
beslenme ile pozitif bir ilişkiye sahiptir. Benzer şekilde, içsel sağlık kontrol odağı (r = 0,158, p
133
< 0,001), dışsal sağlık kontrol odağı (şans) (r = 0,224, p < 0,001) ve dışsal sağlık kontrol
odağı (diğer kişiler) (r = 0,085, p < 0,001) sağlıklı beslenme niyeti ile pozitif bir ilişkiye
sahiptir. Mide kanseri risk (r = 0,109, p < 0,001) ve ciddiyet (r = 0,065, p < 0,05) algıları da
sağlıklı beslenme niyeti ile pozitif korelasyona sahiptir. Diğer davranışlarda gözlenmeyen, ve
beklenmeyecek şekilde, sağlıklı beslenme ile ilgili engel algıları sağlıklı beslenme niyeti ile
pozitif bir korelasyona sahiptir (r = 0,105, p < 0,001). Ayrıca diğer davranışlarda söz konusu
olduğu gibi yarar algıları (r = 0,115, p < 0,001) ve tutumlar (r = 0,180, p < 0,001) da sağlıklı
beslenme niyeti ile pozitif bir korelasyona sahiptir.
Yukarıdaki tabloda listelenen korelasyonlara ek olarak azınlık statüsünde olma ve aile
ve yakın çevrede kanser vakası yaşamış olmanın sağlıklı beslenme niyeti ile ilişkilerine
bağımsız iki grup arası farkların T-testi kullanılarak bakılmıştır. Azınlık klasifikasyonu ile
sağlıklı beslenme niyeti arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (1473) = 0,837, p
= 0,403). Ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmenin sağlıklı beslenme niyeti
ile istatistiki olarak anlamlı bir ilişki yoktur (t (1492) = 1,143, p = 0,253).
Ayrıca, sağlıklı beslenme niyeti ile ikili düzeyde ilişkileri özetlenmiş olan değişkenlerin,
projenin aşağıdaki araştırma sorusu kapsamında direkt ve endirekt etkileri test edilmiştir.
• Araştırma sorusu 3: Sosyoekonomik değişkenler ve sağlık geçmişi ile kanser
tarama/genetik testi yaptırma ve sağlık koruyucu davranışta bulunma niyeti arasındaki
ilişkide, sağlık kontrol odağı, risk algısı, engel ve yarar algısının aracı değişken olarak
rolleri nedir?
Bu analiz için Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlenen
PROCESS modeli (Model #4) kullanılmıştır.
Modelde bağımlı değişken (sağlıklı beslenme niyeti) ile istatistiki olarak anlamlı ikili
ilişkisi olan ve aracı değişken olarak test edilecek değişkenler şunlardır: içsel sağlık kontrol
odağı, dışsal sağlık kontrol odağı (şans), dışsal sağlık kontrol odağı (diğer kişiler), mide
kanser risk algısı, mide kanser ciddiyet algısı, sağlıklı beslenme engel algıları, sağlıklı
beslenme yarar algıları ve sağlıklı beslenme hakkında tutumlar. Sağlıklı beslenme niyetine
direkt ve endirekt etkileri test edilecek olan bağımsız değişkenler ikili düzeyde sağlıklı
beslenme niyeti ile ilişkili olan gelir, gelir yeterliliği, dindarlık, içsel din, tanrı sağlık kontrol
odağı ve batıl inançtır.
Aşağıdaki tablo, bağımsız değişkenlerin olası aracı değişkenler ile ilişkilerini
modelleyen (PROCESS Model #4) regresyon katsayılarını özetlemektedir.
134
Tablo 61. Sağlıklı beslenme - Bağımsız değişkenlerin aracı değişkenlere regresyonları
Bağımsız
Aracı Değişkenler
Değişkenler
İçsel
Dışsal
Dışsal
Mide
Mide
Sağlıklı
Sağlıklı
Sağlıklı
Sağlık
Sağlık
Sağlık
Kanser
Kanser
Beslenme Beslenme Beslenme
Kontrol
(Şans)
(Diğer)
Risk
Ciddiyet
Engel
Yarar
Tutum
(Sabit)
3,2551***
2,0434***
3,1286***
3,0537***
3,6038***
2,9033***
3,3834***
3,1838***
Gelir
-,0078
-,0966***
-,0112
-,0133
,0156
-,0648***
-,0216
-,0287
Gelir yeterlilik
,0170
,0550***
,0014
,0274*
-,0177
,0120
-,0023
,0203*
Dindarlık
-,0390**
,0542***
,0195
-,0212
,0064
-,0190
,0069
-,0009
İçsel din
,1141**
-,0827
-,0287
-,1679***
-,0128
-,0552
,0409
,1112**
Tanrı kontrol
-,0188
,2368***
,0549
,0109
,0842*
-,0095
,0003
,0897**
Batıl inanç
,1130***
,1207**
,0978***
,1019*
,0141
,1010
,0231
,1047***
R2
,0239***
,1087***
,0246***
,0298***
,0112*
,0289***
,0134*
,0635***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
Aşağıdaki tablo bağımsız ve aracı değişkenlerin sağlıklı beslenme niyeti ile direkt
ilişkilerinin regresyon katsayılarını özetlemektedir. Model sağlıklı beslenme niyetindeki
varyasyonun %14,7’sini açıklamaktadır.
Tablo 62. Sağlıklı beslenme niyeti regresyon
Bağımsız Değişkenler
Sağlıklı
Beslenme
(Sabit)
,2940
Gelir
,0592***
Gelir yeterlilik
,0215
Dindarlık
,0295*
İçsel din
-,0563
Tanrı kontrol odağı
,0594
Batıl inanç
,1474***
İçsel sağlık kontrol
,2239***
Dışsal sağlık (şans)
,0363
Dışsal Sağlık (diğer)
,0674
Mide kanser risk
,0374
Mide kanser ciddiyet
-,0772*
Sağ. beslenme engel
,1357***
Sağ. beslenme yarar
,0770
Sağ. beslenme tutum
,1682***
R
2
,1469***
* p < 0,05; ** p < 0,01; *** p < 0,001
135
Aşağıda (Şekil 60) a’dan f’ye kadar sıralanmış şekiller, yukarıda sunulmuş olan iki
tabloya dayalı olarak ortaya çıkan aracı endirekt ilişkileri özetlemektedir.
(a) Gelir yeterliliği ile ilgili algılar hem dolaylı olarak, sağlıklı beslenme hakkındaki
tutumlar ile pozitif ilişkisi sonucunda, sağlıklı beslenme niyetini arttırmaktadır.
(b) Gelir seviyesi hem direkt hem de sağlıklı beslenme için engel algıları aracılığı ile
sağlıklı beslenme niyetini arttırmaktadır. Burada beklenmeyen bir sonuç, sağlıklı beslenme
konusunda daha fazla engel olduğunu belirten kişilerin sağlıklı beslenme niyetinin de daha
yüksek olduğudur. Bunun olası bir nedenleri, sağlıklı beslenme niyeti yüksek olan kişilerin bu
engeller ile daha fazla karşılaşması ya da bu engeller hakkında daha fazla düşünmüş olması
olabilir.
(c) Dindarlık bir taraftan içsel sağlık kontrol odağı ile negatif ilişkisi sonucunda sağlıklı
beslenme niyetini dolaylı olarak aşağı çekmekte, diğer yandan ise direkt olarak sağlıklı
beslenme niyetini ile pozitif bir ilişki göstermektedir.
(d) İçsel din hem içsel sağlık kontrol algısı hem de sağlıklı beslenme hakkında olumlu
tutumlar aracılığı ile sağlıklı beslenme niyetini arttırmaktadır.
(e) Tanrı sağlık kontrol odağı ile sağlıklı beslenme niyeti arasındaki pozitif ilişki sağlıklı
beslenme tutumları aracılığı ile olmaktadır. Burada beklenmeyen bir sonuç, mide kanser
ciddiyet algıları ile sağlıklı beslenme niyeti ile arasındaki negatif ilişkidir.
(f) Batıl inanç hem içsel sağlık kontrol algısı hem de sağlıklı beslenme hakkında olumlu
tutumlar aracılığı ile sağlıklı beslenme niyetini arttırmaktadır.
Sağlıklı
Beslenme Tutum
(a)$
B
=
,0
20
Gelir Yeterlilik
=
,1
6
82
**
*
Sağlıklı
Beslenme Niyeti
B = , 0125
Sağlıklı
Beslenmeye
Engeller
(b)$
B
Gelir
B
3*
=
6
,0
48
*
**
B = , 0592***
136
B
=
,1
3
57
**
*
Sağlıklı
Beslenme Niyeti
İçsel Sağlık
Kontrol
(c)$
B
=
3
-,0
9
B
=
*
0*
Dindarlık
,2
2
39
**
*
Sağlıklı
Beslenme Niyeti
B = , 0295*
İçsel Sağlık
Kontrol
=
B
=
,1
6
82
**
İçsel Din
B
9*
=
Sağlıklı Beslenme
Tutum
23
B
12
,11
**
,2
,11
4
=
1*
*
B
(d)$
***
Sağlıklı
Beslenme Niyeti
B =-,0563
Mide Kanser
Ciddiyet
=
B
=
,1
6
2*
Tanrı Sağlık Kontrol
B
77
B
=
8
,!0
**
97
Sağlıklı Beslenme
Tutum
-,0
,!0
8
=
42
*
B
(e)!
82
***
Sağlıklı
Beslenme Niyeti
B =,0594
İçsel Sağlık
Kontrol
,11
3
=
B
Şekil 60. Sağlıklı beslenme niyeti için aracı değişkenler
137
=
,1
6
82
**
B =-,1474
B
9*
*
Sağlıklı Beslenme
Tutum
23
=
,1
7
04
**
,2
B
Batıl İnanç
=
0*
*
B
(f)$
***
Sağlıklı
Beslenme Niyeti
Yukarıda özetlenen aracı değişkenli modellere ek olarak literatür özetinde de listelenen
aşağıdaki araştırma soruları ile bağlantılı olarak, manevi inançların ve sağlık kontrol
odağının, risk algısı ile sağlıklı beslenme niyeti arasındaki ilişkiye düzenleyici değişken olarak
etkileri Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi (4.2.1) bölümünde özetlendiği şekilde PROCESS
(MODEL #3) modeli ile test edilmiştir. Testler aşağıda tekrar listelenen üç soru için sağlıklı
beslenme niyeti özelinde yapılmıştır:
• Araştırma sorusu 4: Sağlık kontrol odağı ile risk algısı arasındaki etkileşimin kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi nedir?
• Hipotez 4: İçsel sağlık kontrol odaklı bireylerde yüksek risk algısının kanser
tarama/genetik test yaptırmaya, sağlık koruyucu davranışa etkisi daha güçlü olacaktır.
• Araştırma sorusu 5: Kanser risk algıları ve sağlık kontrol odağının kanser
tarama/genetik test yaptırma ve sağlık koruyucu davranış ile ilişkisini bireylerin manevi
eğilimleri nasıl düzenleyecektir?
Yapılan PROCESS model testlerinde aşağıda listelenen ikili ve üçlü etkileşimler test
edilmiştir. PROCESS modeli kullanılırken yukarıda direkt ve endirekt etkileri test edilmiş olan
tüm diğer değişkenler de modelde kontrol değişkeni olarak tutulmuştur.
• Kanser risk algısı*Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler) ! Sağlıklı beslenme
niyeti
• Kanser risk algısı*maneviyat (dindarlık, içsel din, tanrı kontrol, batıl inanç) ! Sağlıklı
beslenme niyeti
• Sağlık kontrol odağı (İçsel, Şans, Diğer Kişiler)*dindarlık maneviyat (dindarlık, içsel din,
tanrı kontrol, batıl inanç)*kanser risk algısı ! Sağlıklı beslenme yapma niyeti
Aşağıdaki şekil mide kanser risk algısı, dışsal (şans) sağlık kontrol odağı ve dindarlık
arasındaki üçlü etkileşimin sağlıklı beslenme niyetine etkisini özetlemektedir. Şekilden de
görülebileceği gibi, katılımcılar arasında genelde dindarlık ile sağlıklı beslenme niyeti
arasında pozitif bir ilişki gözlenmektedir. Yalnızca bir grup katılımcı için bu eğilim ters
şekildedir: Mide kanser risk algıları düşük ve dışsal (şans) sağlık kontrol odağı yüksek olan
bireyler arasında dindarlık ile sağlıklı beslenme niyeti arasındaki ilişki negatif bir eğilim
göstermektedir.
138
Sağlıklı'Beslenme'NiyeD'
4.5!
Düşük!Mide!Kanser!Risk!Algısı!!
Düşük!Dış!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
4!
Düşük!Mide!Kanser!Risk!Algısı!!
Yüksek!Dış!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
Yüksek!Mide!Kanser!Risk!Algısı!
Düşük!Dış!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
Yüksek!Mide!Kanser!Risk!Algısı!
Yüksek!Dış!(Şans)!Sağlık!Kontrol!
3.5!
3!
Dindarlık!(Düşük)!
Dindarlık!(Yüksek)!
Şekil 61. Dışsal sağlık kontrol (şans), dindarlık, kanser risk etkileşimi – Beslenme
Benzer bir şekilde, aşağıdaki şekilden de görülebileceği gibi yalnızca düşük mide
kanser algısına sahip olup da aynı zamanda yüksek dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol odağı
olan kişiler arasında tanrı sağlık kontrol odağı ile sağlıklı beslenme niyeti arasında negatif bir
ilişki vardır. Diğer gruplarda ise tanrı sağlık kontrol odağı sağlıklı beslenme niyeti arasındaki
ilişki ya pozitiftir ya da bulunmamaktadır.
Sağlıklı'Beslenme'NiyeD'
4.5!
Düşük!Mide!Kanser!Risk!Algısı!!
Düşük!Dış!(Diğer!Kişiler)!Sağlık!
Kontrol!
Düşük!Mide!Kanser!Risk!Algısı!!
Yüksek!Dış!(Diğer!Kişiler)!Sağlık!
Kontrol!
Yüksek!Mide!Kanser!Risk!Algısı!
Düşük!Dış!(Diğer!Kişiler)!Sağlık!
Kontrol!
Yüksek!Mide!Kanser!Risk!Algısı!
Yüksek!Dış!(Diğer!Kişiler)!Sağlık!
Kontrol!
4!
3.5!
3!
Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Düşük)!
Tanrı!Sağlık!Kontrol!(Yüksek)!
Şekil 62. Dışsal sağlık kontrol (diğer), tanrı kontrol, kanser risk etkileşimi – Beslenme
139
Şekil 60 (a-f)’de özetlenen endirekt modellerde, mide kanser risk algısı bir aracı
değişken olarak rol oynamadığı için sağlıklı beslenme niyeti için risk algısı aracı değişkenini
içeren
düzenleyici
değişkenli
endirekt
model
testleri
(PROCESS
(MODEL
#72))
yapılmamıştır.
Sağlıklı beslenme niyeti ile ilgili yukarıda özetlenen analizlere ek olarak, proje nezdinde
günlük hayatlarında farklı derecede sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip kişileri ayırt
edebilmek için 4.2.1. Çözümleme Yöntemi Hakkında Bilgi bölümünde özetlenen şekilde karar
ağacı algoritması kullanılarak veri madenciliği yapılmıştır. Bu analizde bağımlı değişken
olarak katılımcılar için sağlıklı besin kullanım indeksi hesaplanmıştır (Taze meyve + taze
sebze + süt ürünleri –“hızlı/hazır” yemek). Bu indeksin değerleri 0 (en sağlıksız) ile 12 (en
sağlıklı) arasında değişmektedir (Ortalama = 7,97, Standart Sapma = 1,63). Bağımsız
değişken olarak sosyoekonomik özellikler, risk algıları, kontrol algıları, maneviyat ve öz ve
aile sağlık geçmişine odaklanılmıştır.
Aşağıdaki şekil karar ağacı şemasını özetlemektedir. Karar ağacındaki ilk bölünme
tanrı sağlık kontrol odağı değişkeni ile olmuştur. Buna göre, tanrı sağlık kontrol odağı 3,8’den
daha yüksek olan kişilerde sağlıklı beslenme indeks skoru (Ortalama = 8,24, Standart
Sapma = 1,56), tanrı sağlık kontrol odağı 3,8’den daha düşük olanlarındakinden (Ortalama =
7,42, Standart Sapma = 1,64) daha yüksektir.
Tanrı sağlık kontrol odağı daha yüksek olan kişiler arasında, dışsal (şans) sağlık
kontrol odağı sağlıklı beslenmeyi etkileyen bir etmen olarak öne çıkmaktadır. Şöyle ki, dışsal
(şans) sağlık kontrol odağı 3,29’dan daha yüksek olan kişiler arasında sağlıklı beslenme
indeks skorları (Ortalama = 8,01, Standart Sapma = 1,52) dışsal (şans) sağlık kontrol odağı
3,29’dan aşağıda olan kişilerinkinden (Ortalama = 8,56, Standart Sapma = 1,56) daha
düşüktür. Dışsal (şans) sağlık kontrol odağı yüksek olan kişiler arasında 36,5’ yaşında veya
daha yaşlı olanların sağlıklı beslenme indeks skorları daha yüksektir (Ortalama = 8,25,
Standart Sapma = 1,50). Bu yaş grubunda (36,5 ve daha yaşlı) kronik hastalık geçirmiş
olanlar katılımcılar arasındaki en yüksek sağlık beslenme indeks skoruna sahiptir (Ortalama
= 8,67, Standart Sapma = 1,55).
Tanrı sağlık kontrol odağı daha düşük olan kişiler arasında ise, sağlıklı beslenmeyi
etkileyen tek etmen gelir seviyesidir. Hane gelir seviyesi 1000 TL’den az olan kişiler arasında
sağlıklı beslenme indeks skoru tüm katılımcılar arasındaki en düşüktür (Ortalama = 7,03,
Standart Sapma = 1,67)
140
Şekil 63. Sağlıklı beslenme için karar ağacı şeması
141
5. SONUÇ
Tamamlanmış
olan
bu
projede,
Türkiye’de
bireylerin
kanserden
koruyucu
davranışlarda bulunma, belirli tür kanserlerin erken teşhis edilmesini sağlayan testleri
yaptırma ve Türkiye’de yeni kullanılmaya başlanmış olan genetik testleri yaptırma eğilimleri
ve bu eğilimleri etkileyen etmenler incelenmiştir. Proje nezdinde odaklanılan kanserden
koruyucu davranışlar sigara kullanımını bırakmak, alkol kullanımını bırakmak, egzersiz
yapmak ve daha sağlıklı beslenmektir. Kanser tarama testi olarak ise meme kanseri için
kendi kendine meme muayenesi, doktorda meme muayenesi, mamografi; serviks kanseri için
PAP simir testi; kolon kanseri için kolonoskopi testine odaklanılmıştır. Söz konusu her
kanserden koruyucu davranış veya kanser tarama testi için hem geçmiş davranış hem de
ileride davranışta bulunma niyetleri incelenmiştir.
Önceki bölümlerde sunduğumuz bulgular ışığında, bu bölümde bireylerin kanserden
koruyucu davranışta bulunma veya kanserin erken teşhisi için test yaptırma eğilimlerini
etkileyen etmenler arasında öne çıkanlar özetlenecektir. Bu özete ek olarak, bu bölümde
kanserle mücadele için uzun vadede odaklanılması gereken davranışlar, erişilmesi gereken
öncelikli risk grupları, olası erişim yöntemleri ve iletişim stratejileri/taktikleri konusunda
öneriler yapılacaktır.
Proje nezdinde saha çalışmaları için yapılan ön araştırmalar sırasında kırsal alandan
gelen nüfus için projenin odaklandığı kanser tarama merkezlerinin coğrafik olarak kolaylıkla
erişilebilir olmayacağı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, kanser tarama merkezlerinin
erişilebilirliğinin arttırılmasının önemli bir sağlık politikası önceliği olması gerekmektedir. Bu
konuda T.C. Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları uzun vadede önemli katkılar sağlayacaktır.
Örneğin, projenin başlamış olduğu yıl olan 2011’de Türkiye çapında 82 Kanser Erken Teşhis,
Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) bulunmaktaydı. Bu rakamın 2015 yılı sonu itibarıyla
280’e çıkması planlanmaktadır (Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, 2014). Bu gelişmenin erişim
sorununu önemli şekilde azaltacağı öngörülmektedir. Ayrıca, T.C. Sağlık Bakanlığı
bünyesinde yürütülen KETEM Mobil Aracı ile kanser tarama servisinin halka ulaştırılması
erişim sorununu önemli bir şekilde azaltacak projelerin başında gelmektedir.
Projenin saha çalışması sırasında gözlenmiş olan bir durum, Türkiye’de bireylerin
çoğunun düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmediği ve düzenli olarak danıştıkları bir
sağlık personeli olmadığıdır. Örneğin, anket katılımcılarının yalnızca %40’ı düzenli olarak
danıştıkları bir doktor olduğunu belirtmektedir ve kadınların yalnızca %21’i düzenli olarak
gördükleri bir kadın hastalıkları ve doğum doktoru olduğunu bildirmiştir. Bu rakamlar kanser
tarama testlerinin ve koruyucu davranışların teşviki konusundaki engellerin başında
gelmektedir. Bu noktada, 2004 yılında 5258 no’lu kanun ile başlamış olan Aile Hekimliği
142
kurumunun önemli bir fırsat olduğu düşünülmektedir. Aile hekimlerinin uzmanlara ve
KETEM’e yönlendirmesi hem halkın daha düzenli olarak bu konuda bilgi almasını hem de
testleri yaptırmasını sağlayabilecektir.
Bireyler genel olarak kanserden koruyucu davranışlar ve tarama testleriyle ilgili bilgi
sahibi olduğunu belirtmektedir. Kanser tarama testi konusunda en yüksek farkındalık yüzde
75 ile kendi kendine meme muayenesi için, en düşük farkındalık ise yüzde 47 ile kolonoskopi
içindir. PAP simir testinin farkındalık seviyesi yüzde 59’dur. Bu rakamlar, özellikle PAP simir
testi ve kolonoskopi için farkındalık konusunda önemli gelişme sağlanması gerektiğini
göstermektedir. Bu bağlamda, Aile Hekimliği kurumu, bu testler konusunda bilgi vererek
önemli katkılarda bulunabilir.
Kanser tarama testlerinin hedef kitleler tarafından yaptırılma oranına bakıldığında da,
bu testlerin vatandaşlar tarafından yeterli kadar yaptırılmadığı gözlemlenmiştir. Örneğin,
Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde mamografiyi düzenli olarak yaptıran 40 yaş üstü
kadınların oranı yüzde 80 civarındayken, ülkemizde bu oranın yüzde 35 civarında olduğunu
görüyoruz. Benzer şekilde, bir önceki ay kendi kendine meme muayenesi yapan kadınların
oranı yüzde 33 olarak belirlenmiştir; doktorda muayene yaptıranların oranı daha da düşüktür
ve kadınların yalnızca yüzde 19’u son bir sene içinde doktorda meme muayenesi
yaptırmıştır. Yaklaşık 10 yılda bir yaptırılması tavsiye edilen kolonoskopiyi 50 yaş üstündeki
katılımcılar arasında yaptırmış olanların oranı yüzde 11, son yılda yaptırmış olanların oranı
yüzde 6’dır. Son olarak, en az bir kere PAP simir testi yaptırmış kadınların oranı da yüzde 33
ile oldukça düşüktür. Buna göre, kanser tarama ile ilgili davranışlarda belirgin bir ilerleme
ihtiyacı vardır. Özellikle kolonoskopi ve PAP simir testi yaptırma oranları, önceki paragrafta
özetlenen farkındalık seviyesi ışığında değerlendirilmelidir. Şöyle ki, bu iki davranışta,
testlerin daha önceden duyulmamış olması bu testlerin daha fazla kişi tarafından yapılması
konusunda önemli bir engeldir. Bu bağlamda, bu testlerin bilinirliğini arttırmaya yönelik bir
iletişim kampanyası bile test yaptırma oranlarında önemli bir artışı sağlayabilme
potansiyeline sahiptir. Bu tür iletişim kampanyalarının kitlesel medya aracılığı ile yapılması
mümkündür fakat, KETEM ve aile hekimliği odağında doktorlar tarafından yapılan bir
iletişimin de potansiyel etkisi kanıksanmamalıdır ve öncelik olmalıdır.
Kanserden koruyucu davranışlara bakıldığında Türkiye’nin bu konularda önemli bir
ilerleme kaydettiği görülmektedir. Özellikle sigara içme oranının yüzde 30’larda olduğu ve
alkol tüketme oranlarının yüzde 9’larda olduğu gözlenmektedir. Bu noktada, bu verilerin
geldiği örneklemin kadın ağırlıklı bir örneklem olduğunu altını çizmemiz gerekiyor. Erkekkadın dağılımı daha dengeli olan bir örneklemde bu rakamların daha yüksek olacağı
beklenebilir. Buna rağmen, sigara ve alkol tüketimi oranlarının bu seviyelerde olması önemli
bir kazanımdır. Özellikle iletişim kampanyalarının ve dumansız hava sahası gibi sağlık
143
politikalarının bu konuda önemli bir ilerleme sağlanmasına katkısı bulunmuş olması söz
konusudur. Sigara içenlerin yüzde 33’ü son bir senede bırakmayı çalıştığını söylemektedir.
Bu veri de iletişim stratejisi açısında önemli bir veridir. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1990’lı
ve 2000’li yıllarda yapıldığı gibi, kampanyaların sigarayı bırakmanın birçok kişi için birden
fazla deneme gerektireceğini belirtmesi ve ilk seferde bırakamamanın sonraki denemede
başarılı olmak için bir hazırlık olacağını hatırlatan, öz yeterlilik algısını arttırmaya yönelik
iletişim içermesi gerekmektedir. Ayrıca, toplumun çok önemli bir kısmının sigara içmediği,
sigara içenlerin azınlıkta olduğu mutlaka vurgulanmalıdır. Benzer şekilde sigarayı bırakan
insanların sayısındaki artışlar vurgulanabilir.
Kanserden koruyucu davranış konusunda sigara ve alkol tüketimi konularında
sağlanmış ilerlemeye rağmen, toplamış olduğumuz veriler sağlıklı beslenme ve hareketli bir
yaşam tarzı konularında bireylerin davranışlarının istenebilecek düzeyde olmadığını
göstermektedir. Örneğin, beslenme alışkanlarında işlenmiş et, nişasta ve şeker tüketimi
halen yüksek seviyededir. Daha da önemlisi, ankete katılanların yalnızca yüzde 15’i
sağlıklarını olumlu şekilde etkileyecek seviyede hareketlidir ve yüzde 52’si tamamıyla
hareketsizdir. Bu iki bulgu, T.C. Sağlık Bakanlığı (2013) Ulusal Kanser Kontrol Planı’nda
belirtilen obezite sorunu ile bağlantılıdır. Rapora göre 30 yaş üstü nüfusta Avrupa’da obezite
prevalansı en yüksek olan ülke Türkiye’dir. Sağlık Bakanlığı’nın eylem planı ile bu projeden
elde edilen veriler göz önüne alındığında, kanserden koruyucu davranış konusunda öncelikli
olarak odaklanılması gereken davranışların sağlıklı beslenme ve hareketlilik olduğu ortaya
çıkmaktadır. Bu bağlamda, geçtiğimiz senelerde başlamış olan Haydi Kalk! Hareket Et kamu
kampanyası önemli bir başlangıçtır. Bunun gibi kampanyalara daha fazla ağırlık verilmesi
gerekmektedir. Bu kampanyalarda, bireyleri motive edebilmek için hareketsizliğin çok yaygın
olduğuna vurgu yapmak yerine, hareketli insanların sayısındaki artışa odaklanılması daha
uygun olacaktır.
Ayrıca, sağlıklı beslenmeyi teşvik edecek iletişim kampanyaları ve sosyal politikalar da
öncelik olmalıdır. Örneğin, çalışmamıza katılanlar tarafından belirtmiş olan sağlıklı
beslenmenin yüksek maliyetinin oluşturduğu engel hem iletişim kampanyaları aracılığı ile
hem de hazır ve paketlenmiş ürünler yerine bireylerin doğal besin tercih etmesini sağlayacak
teşvik programları aracılığı ile azaltılabilir. Bu tür teşvik programlar arasında doğal ürünlerden
ve hazır ürünlerden alınan dolaylı vergilerdeki dengeyi değiştirmek gibi uygulanması göreceli
olarak zor seçenekler olduğu gibi Türkiye’de zaten başlamış olan okul kafeteryalarında
sağlıklı besin servis edilmesi gibi programların daha geniş çapta (iş yerlerinde vs.) teşvik
edilmesi gibi çözümler de olabilir.
Veri madenciliği ile yapılan analizler bu tür kampanyaların ulaşması gereken öncelikli
risk gruplarının belirlenmesi hususunda önemli bilgiler vermektedir. Bu analizler, alkol
144
tüketimi istisnası dışında bireylerin geçmişte kanser tarama testi yaptırmış olup olmadığını
veya kanserden koruyucu davranışlarda bulunmakta olup olmadığını en tutarlı olarak
etkileyen etmenlerin eğitim seviyesi, gelir seviyesi, gelir yeterliliği algısı ve yaş olduğunu
göstermektedir. Örneğin, 26,5 yaşından daha genç olan kadınların PAP yaptırmış olma
oranları katılımcılar arasında en düşüktür. Benzer bir şekilde, düşük gelirli olan ve en fazla
ilkokul seviyesinde eğitim görmüş olan kadınlar arasında kendi kendine meme muayenesi
yapmış olma oranı ve doktorda meme muayenesi yaptırmış olma oranları çok düşüktür.
Hareketlilik ve sağlıklı beslenme konusunda da benzer bir eğilim vardır. Geliri belirli bir
seviyenin üstünde olan kişiler arasında bu davranışlar daha sık yapılmaktadır ve geliri belirli
bir seviyenin altında olan kişiler (genelde 1000 TL altı) arasında bu davranışlar daha eğitimli
kişiler tarafından daha sık yapılmaktadır. Özet olarak, daha genç, daha az eğitimli, daha az
gelirli ve gelirinin yeterli olmadığını düşünen kişiler genelde yukarıda bahsi geçen davranışta
bulunma oranları en düşük olan kişilerdir ve iletişim kampanyaları ve teşvik programları
tarafından hedeflenmesi gereken risk gruplarıdır.
Araştırma kapsamında kanserden koruyucu davranışların ve kanser tarama ve genetik
test yaptırma davranışlarının yalnızca geçmişte yapılıp yapılmadığına odaklanılmamıştır.
Ayrıca, proje kapsamında, söz konusu davranışlarda ileride bulunma niyetini etkileyecek
etmenler de analiz edilmiştir. Bu analizler hem risk gruplarının hem de iletişim yöntemlerinin
belirlenmesinde kullanılabilecek önemli bulgular çıkarmıştır.
Raporun literatür özeti bölümünde özetlenen beklentilere uygun olarak, kanser risk
algısı neredeyse her davranış niyeti ile direkt ve pozitif bir ilişkiye sahiptir. Yani, sigarayı
bırakma niyeti ve alkolü bırakma niyeti istisnaları dışında, tüm davranışlar ile ilgili niyetler
kanser risk algısı arttıkça artmaktadır. Literatürde işaret edilen bir ihtimal, belirli bir seviyeden
daha fazla olan risk algısının koruyucu davranış karşısında bir engel teşkil edebileceğidir. Bu
çalışmada yapılan testler böyle bir eğilim göstermemiştir. Benzer bir şekilde, kanser endişesi
alkol kullanımını bırakma ve egzersiz yapma niyetleri dışında tüm davranışsal niyetler ile
pozitif bir ilişkiye sahiptir. Kanser risk algısı ve endişenin tersine, genelde kanser ciddiyet
algısı ile kanserden koruyucu ve kanser tarama davranışlarda bulunma niyeti arasında bir
ilişki gözlenmemiştir. Hatta, ciddiyet algısının PAP simir yaptırma ve sağlıklı beslenme niyeti
ile negatif bir ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgulardan yola çıkarak, bireylere kanser
riski hakkında bilgi veren iletişim stratejilerinin onları kanserden koruyucu ve kanser tarama
testi yaptırmaya yönelik davranış konusunda teşvik edebileceği sonucuna ulaşabiliriz. Öte
yandan, kanser olma durumunda ciddi sorunlar yaşanacağı hakkında mesajların etkisi ise
limitli ve hatta olumsuz bile olabilir.
Kanserden koruyucu davranışta bulunma, kanser tarama testi yaptırma ve genetik test
yaptırma niyetlerini direkt ve dolaylı olarak etkileyen bir diğer değişken öz sağlık geçmişi ve
145
aile ve yakın çevrede kanser vakası görmüş olmaktır. Kronik hastalık geçirmiş olan veya
çevresinde kanser vakası görmüş olan kişilerin risk algılarının daha yüksek olduğu
görülmektedir. Bunun sonucu olarak, bu kişilerin kendi kendine meme muayenesi yapma,
doktorda meme muayenesi yaptırma, mamografi yaptırma, PAP simir yaptırma niyetleri daha
yüksektir. Benzer bir şekilde, daha fazla kronik hastalık geçirmiş olan kadınların kendi
kendilerine meme muayenesi yapma, doktorda meme muayenesi yaptırma ve genetik test
yaptırma niyetleri daha yüksektir. Bu kişiler arasında henüz ilgili davranışı gerçekleştirmemiş
olanlar vardır. Ancak, algıları ve eğilimleri ışığında davranışı gerçekleştirmeye çok yakın
oldukları düşünülebilir (Prochaska vd., 1992). Buna göre, kronik hastalıkları olanlar ile
ailesinde veya yakın çevresinde kanser vakası görmüş olanlar ileride yapılacak müdahale
programları için öncelikle hitap edilmesi yararlı olacak hedef gruplar olarak düşünülebilir.
Hazırlık aşamasında olmaları yanında risk algılarının da zaten yüksek olması nedeniyle, bu
kişilere erişildiğinde endişelerini daha fazla arttıracak bilgiler verilmesinden kaçınılması
yerinde olacaktır. Bunun yerine, ilgili davranışları nasıl ve nerede yapabileceklerine dair
uygulamaya yönelik tavsiyelerin verilmesi daha uygun olacaktır (örnek: KETEM merkezlerine
nasıl ulaşacaklarının paylaşılması; kendi kendine meme muayenesini anlatan broşürlerin
paylaşılması). Bu kişilere ulaşmak için en ideal ortam ilgili klinikler ve sağlık merkezleridir.
Kitle iletişim araçları yoluyla bu kişilere ulaşmak konusunda dikkatli olunmalıdır, çünkü iyi
niyetle oluşturulmuş iletişimlerim istenmeyen etkileri olabilmektedir. Örneğin, ailesinde meme
kanseri olan kadınların daha büyük risk altında olduklarını söyleyerek mamografiye daha
erken gitmelerini önermek, ailesinde meme kanseri vakası olmayan kadınlarda olmaması
gereken bir güvenlik hissi yaratabilir; risk altında olmadıklarını düşünüp tarama yaptırma
eğilimleri zayıflayabilir (Lerman vd. 1990). Bu yüzden bir gruba kitle iletişim yoluyla hitap
ederken diğerlerinin aynı mesajı farklı algılayabileceği hususu unutulmamalıdır.
Araştırmada ele aldığımız davranışlar ile ilgili tutumlara baktığımızda, tutumların
oldukça olumlu olduğunu görülmektedir. Örneğin, kendi kendine meme muayenesi için de
mamografi ve doktor kontrolünde yapılacak diğer tarama testleri için de, kadınların büyük
çoğunluğu ilgili davranışları gerçekleştirmenin çok iyi ve yararlı olacağını, ayrıca yaptırmanın
gerekli
olduğunu
söylemektedir.
Genelde,
araştırmada
odaklandığımız
davranışlar
hakkındaki tutumlar beşli bir skalada minimum (genetik test için) 4,11 ile maksimum (sigarayı
bırakmak için) 4,24 arasında değişmektedir. Benzer bir şekilde, yarar algılarına bakıldığında,
hemen hemen tüm davranışlar için yarar algıları beşli bir skalada 4’ün üzerindedir. Yalnızca
sigarayı bırakma yarar algıları diğerlerinden biraz daha düşüktür (3,59). Buna ek olarak,
yarar algıları ve tutumlar ile incelediğimiz davranışlar arasındaki ilişkiler tutarlı bir şekilde
pozitiftir.
Bu bulgular bir arada düşünüldüğünde, koruyucu davranışların ve tarama testlerinin
146
yapılmamasının nedeni tutumlardan ya da yarar algılarından kaynaklanmamaktadır denebilir.
Söz konusu davranışlar ile ilgili tutumların ve yarar algılarının genelde çok yüksek skor almış
olması, iletişim kampanyaları aracılığı ile tutumların ya da yarar algılarının daha da
yükseltilmesi ihtimalini düşük kılmaktadır. Bu nedenle, bu davranışlar ile ilgili tutumları ve
algıları değiştirmeye (daha pozitif yapmaya) yönelik iletişim kampanyalarının etkisinin sınırlı
olması beklenebilir.
Bu öneriye bir istisna risk gruplarına erişilirken kullanılacak mesaj stratejileri ile ilgilidir.
Şöyle ki, davranışların geçmişte yapılıp yapılmadığı ile ilgili analizlerde olduğu gibi, eğitim
seviyesi, hane geliri ve gelirin yeterli olup olmadığı ile ilgili algılar davranışsal niyetleri de
etkilemektedir. Kendi kendine meme muayenesi yapma, doktorda meme muayenesi
yaptırma, mamografi yaptırma, PAP simir testi yaptırma ve kolonoskopi yaptırma niyetlerinin
hepsi gelir, gelir yeterliliği veya eğitim seviyesi ile pozitif ilişkiye sahiptir. Benzer bir şekilde,
düşük gelirli olan kişilerin sigarayı bırakmak, egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek gibi
davranışlar ile ilgili yarar algıları ve tutumları daha negatiftir ve bunun sonucunda da bu
davranışta bulunma niyetleri daha düşüktür. Bu nedenle, zaten çok olumlu olan tutumları ve
yarar algılarını daha olumlu yapmaya odaklanan iletişim yöntemleri tüm nüfus için yukarıda
aktarılan nedenlerle çok etkili olmayacak olsa bile, risk gruplarına ulaşmak için iyi bir strateji
olabilir.
Davranış niyetleri ile ilgili yapılan analizler, eğitim, gelir ve yaş ekseninde oluşan risk
gruplarına ek olarak azınlık statüsünün de davranışsal niyetler konusunda bir risk
oluşturduğuna işaret etmektedir. Şöyle ki, birçok kanser tarama davranışı ve kanserden
koruyucu davranış için kendini azınlık statüsünde gören kişilerin davranışsal niyetleri kendini
azınlık statüsünde görmeyenlerinkinden daha düşüktür. Bunun nedenleri örneklemin
yapısından dolayı bu çalışmada detaylı olarak çalışılamamıştır çünkü örneklemin yüzde
17’sine yakın bir grubu oluşturan azınlıklar kendi içlerinde de farklı etnik gruplara
bölünmektedir. Buna rağmen, elimizdeki veriler, azınlık olma durumunun daha düşük kanser
endişesi, daha yüksek davranışsal engel algıları ve daha düşük davranışsal yarar algıları ile
bağlantılı olabileceğini göstermektedir. İleride, azınlıklara odaklanan örneklemlerle bu
eğilimlerin nedenini daha net açıklayacak çalışmalar azınlıklara yönelik iletişim yöntemlerinin
belirlenmesi hususunda faydalı olacaktır.
Araştırma kapsamında odaklanılan kanserden koruyucu davranışlarda bulunma,
genetik test yaptırma ve kanser tarayıcı test yaptırma ile ilgili engel algılarının genel olarak
davranışsal niyete bir etkisi gözlemlenmemiştir. Bu duruma istisna olan durumlardan en
önemlisi, kendi kendine meme muayenesi ile ilgili engel algılarıdır. Bulgularda özetlendiği
gibi, kendi kendine meme muayenesi ile ilgili iki engel bileşeni gözlemlenmiştir. Bu
bileşenlerden birincisi davranışta bulunma ile ilgili engel algılarıdır; ikincisi ise doktorda
147
muayene ve mamografi yaptırıldığı durumda kendi kendine meme muayene yapmanın
gerekli olmadığı algısıdır. Bu ikinci boyut kendi kendine meme muayenesi yapma niyetini
negatif olarak etkilemektedir. Bu etki küçük bir etkidir; fakat, iletişim içeriği bakımından
tarama testlerinin birbirlerine alternatif olmadığının altının çizilmesi gerektiğine işaret
etmektedir.
Sosyal ve psikolojik modellere göre insanlar bir davranışı yapıp yapmamaya karar
verirken diğerlerinin duygu, düşünce ve davranışlarını dikkate alır. Bu bağlamda tanımlanan
normlar bir davranış ile ilgili kişinin değer verdiği veya fikrine önem verdiği diğer insanların ne
yaptığı ve ne yapılması gerektiğine inandıklarına dair düşünceleridir. Diğerlerinin davranışla
ilgili desteğini hissetmek ya da onların da davranışı gerçekleştirdiklerini bilmek, kişinin
davranışı gerçekleştirme ihtimalini arttırmaktadır. Yapılan bu araştırmada ele alınan her bir
davranış için normlarla ilgili algılar orta düzeye yakın çıkmıştır. Tüm davranışlar için
katılımcılar ilgili davranışı gerçekleştirmek isterlerse yakın çevreleri tarafından orta ve üst
düzeyde destek göreceklerini zannettiklerini ifade ettiler. Bununla beraber, katılımcıların ilgili
davranışların çevrelerinde ne derece yapıldığına dair algıları oldukça düşük çıkmıştır. Yani,
katılımcılar incelediğimiz sağlığı koruyucu davranışların da taramaya yönelik davranışların da
toplumun küçük bir kesimi tarafından gerçekleştirildiğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Bunun
bir açıklaması kendilerinin de yapmadığı bu davranışları başkalarının da yapmadığını
düşünmeleridir. Öte yandan, bu davranışların yaygın olarak yapılmadığını düşündükleri için
kendileri de yapmamayı seçiyor da olabilirler. Sosyal-psikolojik modellere göre, sonucu
belirsiz bu tür davranışlarda, insanlar başka insanların ne yaptığına daha fazla dikkat ederler.
Buna göre, olumlu davranışların başkaları tarafından yapıldığına dair bilgi edinirlerse
kendilerinin motive olup davranışı yapma ihtimalleri artar; doğru davranışı (ör: düzenli tarama
testi yaptırmak, aşı olmak, kan bağışlamak, vergi vermek) çok az kişinin yaptığını
öğrenmeleri ise motivasyonlarını azaltıp davranışı gerçekleştirmelerine ket vurabilir.
Sağlık alanında iletişim mesajları ve programları kurgularken, normlar ile ilgili bilgilerin
çok dikkatli paylaşılması gerekir. Örneğin, organ ve kan bağışının ne kadar az yapıldığının
altını çizerek insanların kan ve organ beklerken hayatlarını kaybettiğini söylemek motive edici
olmaktan uzaktır. Bunun yerine, geçen seneye göre artış varsa bunun altını çizerek, bilincin
ve bağışçı sayısının arttığını vurgulamak daha doğru olacaktır. Sunulan araştırma
bulgularından hareketle, kanserden koruyucu davranışların (örneğin, düzenli egzersiz) ve
tarama testlerinin yeterince önemsenmediği, toplumun küçük bir kesimi tarafından yapıldığı
gibi bilgilerin vatandaşlarla paylaşılmasının sakıncalı olduğu düşünülmektedir. Bunun yerine
motive edici rakamların paylaşılması düşünülmelidir.
Kontrol algıları ile bağlantılı olan Sağlık Kontrol Odağı oryantasyonu ile davranışsal
niyetler arasında karmaşık bir ilişki bulunmaktadır. Öncelikle, çalışmadan çıkan bir netice,
148
içsel sağlık kontrol odağı ile dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol algısı arasında pozitif bir ilişki
gözlemlenmiştir. Benzer bir şekilde, sağlık durumlarının daha iyi olduğunu düşünen kişiler
arasında hem içsel sağlık kontrol odağı hem de dışsal (diğer kişiler) sağlık kontrol odağı
daha yüksektir. Ayrıca, bu çalışmada hem içsel sağlık kontrol odağının hem de dışsal (diğer
kişiler) sağlık kontrol odağının bazı davranışlarda bulunma eğilimini olumlu yönde
etkilediğine dair bulgular bulunmaktadır. Örneğin, mamografi yaptırma niyeti ile dışsal (diğer
kişiler) sağlık kontrol odağı arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. İçsel sağlık kontrol odağı
ise kolonoskopi yaptırma ve daha sağlıklı beslenme niyetlerini pozitif olarak etkilemektedir.
Son olarak, kanser risk algısının genetik test yaptırmaya etkisi içsel sağlık kontrol odağı daha
yüksek olan kişilerde pozitif, düşük olan kişilerde ise negatiftir.
Bu bulgular bireylere yönelik iletişim stratejilerinin oluşturulması açısından önemlidir
çünkü Türkiye özelinde olumlu sağlık davranışlarının potansiyel olarak yalnızca içsel sağlık
kontrol odağının yüksek olmasına dayalı olmadığını ve doktorlar ve aile gibi dışsal etmenlerin
de bireyleri kendilerini korumaya yönelik davranışta bulunmaya teşvik etmede önemli bir rol
oynayabileceğine işaret etmektedir. Yukarıda öznel ve tarifsel normlar ile ilgili yapılan
çıkarımlar ile birlikte düşünüldüğünde, bu bulgular iletişim aracı olarak kişiden kişiye
(doktordan bireye, aile büyüklerinden bireye) yönelik stratejilerin önemine işaret etmektedir.
Sonuç bölümünün başında da belirtildiği gibi bu bağlamda KETEM ve aile hekimliği
kurumlarının oynayabileceği rol çok önemlidir.
Sağlık kontrol odağı ile ilgili bu araştırmanın bulgularından yapılabilecek bir diğer
çıkarım, sağlık geçmişi bakımından içsel ve dışsal sağlık kontrol odağını en tutarlı şekilde
etkileyen değişken bireyin yakın çevresinde kanser vakasına şahit olup olmadığıdır. Kısaca,
yakın çevrelerinde kanser vakası görmüş kişilerin içsel sağlık kontrol odağı daha düşük,
dışsal sağlık kontrol odağı (şans) daha yüksektir. Kısaca, bireylerin kanser tedavisi ile ilgili
şahit oldukları zorlukların bireylerin kontrol algılarını olumsuz etkileme ihtimali yüksektir. Bu
bulgu, yukarıda kanser vakalarına şahit olmanın kanser risk algılarına etkileri ile birlikte
düşünülmelidir. Yüksek risk algısı, düşük kontrol algısıyla birleşirse kişileri umutsuzluğa ve
kaderciliğe itebilir. Bunun sonucu olarak da kanserden korunma yolunda kişiler yapılması
gerekenleri
tamamen
bırakabilirler.
Bu
yüzden,
aşırı
endişe,
umutsuzluk,
ve
vurdumduymazlığa yol açabilecek mesajlardan kaçınılmalıdır. Endişenin fazlası ne kadar
zararsa, tehlikenin çok da büyük olmadığı izlenimini de yaratmamak gereklidir.
Araştırmanın odağındaki bir diğer önemli etmen ise bireylerin manevi inançlarıdır.
Beklenebileceği gibi ikili ilişki düzeyinde dindarlık, içsel din, tanrı sağlık kontrol odağı ve batıl
inançlar alkol tüketimini bırakma eğilimi ile pozitif bir ilişkiyi sahiptir. Ayrıca, dindarlık sağlıklı
beslenme niyeti ile pozitif bir ilişkiye sahiptir. Benzer bir şekilde, içsel din hem içsel sağlık
kontrol odağı algısını hem de sağlıklı beslenme hakkındaki olumlu tutumları arttırarak sağlıklı
149
beslenme niyetine olumlu bir katkıda bulunmaktadır.
Bu noktada, bu direkt etkilere ek olarak, manevi inançların kontrol odağı ve risk algısı
ile olan etkileşimleri önemli birkaç eğilime işaret etmektedir. İlk olarak belirtilmelidir ki,
dindarlık ile içsel sağlık kontrol odağı arasında negatif bir ilişki olmasına rağmen, içsel din
(“Önemli kararlar verirken Allah’ın/Tanrı’nın gösterdiği yoldan gitmek gerekir”) algısı ile içsel
sağlık kontrol odağı arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. İçsel din ile içsel sağlık kontrol
odağı arasındaki bu ilişki bireylerin dini inançlarının onları sağlıklarını koruma yolunda daha
fazla inisiyatif almaya yönlendirebilme ihtimaline işaret etmektedir.
Bu noktada odaklanılması gereken bir diğer maneviyat ile bağlantılı değişken ise tanrı
sağlık kontrol odağıdır (“Sağlığıma olanlar, Allah/Tanrı’nın rızası ile olmuştur”). Araştırmanın
odaklandığı davranışlar ile direkt olan ilişkileri incelendiğinde tanrı sağlık kontrol odağının
doktorda meme muayenesi yaptırma, mamografi yaptırma, PAP simir testi yaptırma, genetik
test yaptırma niyetlerine negatif bir etkisi olduğu gözlenmektedir. Fakat, tanrı sağlık kontrol
odağının bu davranışsal niyetlere dolaylı etkileri incelendiğinde tanrı sağlık kontrol odağının
etkisinin olumlu olabileceğine dair bulgular öne çıkmaktadır. Örneğin, tanrı sağlık kontrol
odağı meme kanser risk algılarını, doktorda meme muayenesi yaptırma ile ilgili yarar
algılarını ve doktorda meme muayenesi hakkındaki olumlu tutumları arttırarak doktorda
meme muayenesi yaptırma niyetine olumlu bir etkide bulunmaktadır. Benzer dolaylı ilişkiler
aynı zamanda PAP yaptırma niyeti, genetik test yaptırma niyeti ve sağlıklı beslenme niyeti
için de geçerlidir.
Son olarak, bu projede manevi inançların sağlık kontrol odağı ile kayda değer bazı
etkileşimleri gözlemlenmiştir. Örneğin, içsel sağlık kontrol odağı düşük olan kişiler arasında
dindarlığın doktorda meme muayenesi yaptırma niyetine etkisi pozitiftir. Benzer bir şekilde,
yüksek kanser risk ve yüksek dışsal sağlık kontrol odağına sahip olan kişiler arasında
dindarlığın genetik test yaptırma niyetine olan etkisi pozitiftir. Bu iki etkileşim çoğu davranış
için gözlemlenmemiş olsa bile, kontrol algılarının düşük olduğu durumlarda dini inançların bu
boşluğu doldurarak bireylere kanserden koruyucu veya kanserin teşhis edilmesine yardımcı
olacak davranışlarda bulunma gücünü verebilme potansiyeline işaret etmektedir. Bazı
durumlarda ise içsel sağlık kontrol odağı ile dini inançların birbirlerini destekler nitelikte
etkileşimleri gözlemlenmiştir. Örneğin, kolon kanser risk algısı yüksek olan kişiler arasında,
yüksek içsel sağlık kontrol odağına sahip olanlar için dindarlığın kolonoskopi yaptırmaya
etkisi pozitiftir. Bu bulgular, literatür özetinde bahsedilen çalışmalarda olduğu gibi (Leyva vd.,
2014) tanrı sağlık kontrol odağı ve diğer maneviyat eğilimlerinin, bireyleri kanser koruyucu
davranışlarda bulunmak ve kanser taraması yaptırmaya teşvik edebilme potansiyeline işaret
etmektedir.
150
6. KAYNAKÇA
Adler, N. E., vd. 1994. “Socioeconomic status and health: The challenge of the gradient”,
American Psychologist, 49, 15-24.
Ajzen, I., Fishbein, M. 1977. “Attitude–behavior relations:A theoretical analysis and review of
empirical research”, Psychological Bulletin, 84, 888–918.
Al-Hussami, M., vd. 2014. "Jordanian women's personal practices regarding prevention and
early detection of breast cancer", International Journal of Nursing Knowledge 25(3),
189-194.
Allport, G. W., Ross, M. 1967. “Personal religious orientation and prejudice”, Journal of
Personality and Social Psychology, 5(4), 432-443.
Allum, N., vd. 2014. "Religious beliefs, knowledge about science and attitudes towards
medical genetics", Public Understanding of Science, 23(7), 833-849.
Andrkowski, M., vd. 1997. “Hereditary cancer risk notification and testing: How interested is
the general population?”, Journal of Clinical Oncology, 15(5), 2139-2148.
Bebiş, H., vd. 2012. "Effect of health education about cervical cancer and Papanicolaou
Testing on the behavior, knowledge, and beliefs of Turkish women", International
Journal of Gynecological Cancer 22(8), 1407-1412.
Bennett, P., vd. 1998. “Beliefs about alcohol, health locus of control, value for health and
reported consumption in a representative population sample”, Health Education
Research, 13(1), 25-32.
Berlin, I., Covey, L. S. 2006. “Pre-cessation depressive mood predicts failure to quit smoking:
The role of coping and personality traits”, Addiction, 1010, 1814-1821.
Bloom, J. R., vd. 2006. “Family history, perceived risk, and prostate cancer screening among
African American men. Cancer Epidemiology Biomarkers & Prevention, 15(11), 21672173.
Bosompra, K. 2000. “Likelihood of undergoing genetic testing for cancer risk: A populationbased study.” Preventive Medicine, 30, 155-160.
Bourjolly, J. N. 1998. “Differences in religiousness among Black and White Women with
breast cancer”, Social Work & Health Care, 28, 21-39.
Bunn, J. Y. 2002. “Factors influencing intention to obtain a genetic test for colon cancer risk:
A population-based study”, Preventive Medicine, 34(6), 567-577.
Burish, T.G., vd. 1984. “Health locus of control and chronic disease: An external orientation
may be advantageous”, Journal of Social and Clinical Psychology, 2(4), 326-332.
151
Cairney, J. 2007. “Does greater frequency of contact with general physicians reduce feelings
of mastery in older adults?”, Journal of Gerontology Psychological Sciences, 62B, 226229.
Cappella, J. N., vd. 2005. “News about genetics and smoking: Priming, family smoking
history, and news story believability on inferences of genetic susceptibility to tobacco
addiction”, Communication Research, 32(4), 478-502.
Carone, D. A., Barone, D. F. 2001. “A social cognitive perspective on religious beliefs: Their
functions and impact on coping and psychotheorapy”, Clinical Psychology Review,
21(7), 989-1003.
Cenkseven, F. 2001. “Sigara içme durumlarına göre üniversite öğrencilerinin kontrol odağı ve
öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin karşılaştırılması”, Çukurova Üniversitesi Eğitim
Fakültesi Dergisi, 2(21), 8-16.
Chaffee, S. H., Roser, C. 1986. “Involvement and the consistency of knowledge, attitudes,
and behaviors”, Communication Research, 23, 373–399.
Champion, V. L., vd. “The effects of standard care counselling or telephone/in-person
counseling on beliefs, knowledge, and behavior related to mammography screening”,
Oncology Nursing Forum, 27, 1565-1571.
Condit, C. M. 2001. What is 'public opinion' about genetics? Nature Reviews Genetics, 2,
811-815.
Croyle, R. T., Lerman, C. “Risk communication in genetic testing for cancer susceptibility”,
Journal of the National Cancer Institute Monographs, 25, 59-66 (1999).
Cull, A., vd. 2001. “Cancer risk perceptions and distress among women attending a familial
ovarian cancer Clinic”, British Journal of Cancer, 84(5), 594-599.
Curlin, F., vd. 2007. “Physicians' observations and interpretations of the influence of religion
and spirituality on health”, Archives of Internal Medicine, 167, 649-654.
Curlin, F., vd. 2005. “When patients choose faith over medicine”, Archives of Internal
Medicine, 165, 88-91.
Çoban, A. E., Hamamcı, Z. 2006. “Kontrol odaklı farklı ergenlerin karar stratejileri açısından
incelenmesi”, Kastamonu Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi, 14(2), 393-402.
Dağ, İ. 2002. “Kontrol Odağı Ölçeği (KOÖ): Ölçek geliştirme, güvenirlik ve geçerlik
çalışması”, Türk Psikoloji Dergisi, 17, 49, 77-90 (2002).
Dağ, İ. 1991. “Rotter’in İç-dış Kontrol Odağı Ölçeği (RİDKOÖ)’nin üniversite öğrencileri için
güvenirliği ve geçerliği”, Psikoloji Dergisi, 7(26), 10-16.
Dalkılınç, S., Duyar, Z. 2014. “Kanser tedavisine yılda 3 milyar dolar harcanıyor”, Anadolu
Ajansı. http://www.aa.com.tr/tr/rss/358418--kanser-tedavisine-yilda-3-milyar-dolar
Dehdari, T., vd. 2014. "Effects of an educational intervention based on the protection
152
motivation theory and implementation intentions on first and second Pap Test practice
in Iran", Asian Pacific Journal of Cancer Prevention, 15(17), 7257-7261.
Deiner, E. 1994. “Assessing subjective well-being: Progress and opportunities”, Social
Indicators Research, 31, 103-157.
Deiner, E., Suh, E. 1997. “Measuring quality of life: Economic, social and subjective
indicators”, Social Indicators Research, 40, 189-216.
Dijkstra, A., Brosschot, J. 2003. “Worry about health in smoking behaviour change”,
Behaviour Research and Therapy, 41, 1081–1092.
Dilekmen, M., vd. 2009. “İlk ve ortaöğretim okul yöneticilerinin İç-dış Kontrol Odakları”, Abant
İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 9(1), 127-136.
Dirik, G., Günay, E. 2009. “Dindarlık, kontrol odağı ve psikolojik sıkıntılar”, Civil Academy,
7(1), 47-62.
Donnelly, T. T., vd. 2013. "Arab women's breast cancer screening practices: A literature
review", Asian Pacific Journal of Cancer Prevention 14(8), 4519-4528.
Ellison, C. G. 1991. “Religious involvement and subjective well-being”, Journal of Health and
Social Behavior, 32(1), 80-99.
Erdem, Y., Tekşen, F. 2013. “Genetic screening services provided in Turkey”, Journal of
Genetic Counseling, 22, 858-864.
Evans, J. H., Hudson, K. 2007. “Religion and reproductive genetics: Beyond views of
embryonic life?”, Journal for Scientific Study of Religion, 46(4), 565-581.
Facione, N. C. 2002. “Perceived risk of breast cancer: Influence of heuristic thinking”, Cancer
Practice, 10(5), 256-262.
Feather, N. T. 1967. “Some personality correlates of external control”, Australian Journal of
Psychology, 19(3), 253-260.
Fishbein, M., Ajzen, I. 2010. Predicting and changing behavior. New York, NY: Psychology
Press.
Franco, K., vd. 2000. “Adjustment to perceived ovarian cancer risk”, Psycho-Oncology, 9(5),
411-417.
Freund, A., vd. 2014. "The doctor is just a messenger: Beliefs of ultraorthodox Jewish
women in regard to breast cancer and screening", Journal of Religion & Health 53(4),
1075-1090.
Friedman, A. M., vd. 2012. "Obese women's barriers to Mammography and Pap Smear: The
Possible Role of Personality", Obesity 20(8), 1611-1617.
Furnham, A. F. 1982. “Locus of control and theological beliefs”, Journal of Psychology and
Theology, 10, 130-136.
153
Gerstorf, D., vd. 2010. “Antecedent–consequent relations of perceived control to health and
social
support:
longitudinal
evidence
for
between-domain
associations
across
adulthood”, Journal of Gerontology: Psychological Sciences, 66B(1), 61–71.
Goggin, K., vd. 2007a. “Do religious and control cognitions predict risky behavior? I.
Development and validation of the alcohol-related God Locus of Control Scale for
adolescents (AGLOC-A)”, Cognitive Therapy and Research, 31(1), 111-122.
Goggin, K., vd. 2007b. “Do religious and control cognitions predict risky behavior? I.
Development and validation of the Sexual Risk Behavior-related God Locus of Control
Scale for adolescents (SexGLOC-A)”, Cognitive Therapy and Research, 31(1), 123-139.
Gomez, R. 1998. “Locus of Control and avoidant coping: Direct, interactional and mediational
effects on maladjustment in adolescents”, Personality and Individual Differences, 24(3),
325-334.
Gooding, H. C., vd. 2006. “Genetic susceptibility testing from a stress and coping
perspective”, Social Science & Medicine, 62, 1880-1890.
Greiner, K. A., vd. 2005. “Predictors of fecal occult blood test (FOBT) completion among lowincome adults”, Preventive Medicine, 41(2), 676-684.
Gurin, P., vd. 1984. “Change in self in adulthood: The example of sense of control” 218-334.
Life-span Development and Behavior. Editörler: Balter, P. B., Brim, O. G. New York:
Academic Press.
Gürsoy, A. A., vd. 2011. "Attitudes and health beliefs associated with breast cancer
screening behaviors among Turkish women", Journal of Transcultural Nursing 22(4),
368-375.
Güvenç, G., vd. 2011. "Health belief model scale for Cervical Cancer and Pap Smear Test:
psychometric testing", Journal of Advanced Nursing 67(2), 428-437.
Harandy, T. F. 2010. “Muslim breast cancer survivor spirituality: Coping strategy or health
seeking behavior hindrance?”, Health Care for Women International, 31(1), 88-98.
Hart, P.S. 2013. “Boomerang effects in risk communication”, 304-318, Effective risk
communication. Editörler: Arvai, J. ve Rivers III, L. Oxon: Routledge.
Hayes, A.F., 2013. Introduction to mediation, moderation, and conditional process analysis:
A regression-based approach, New York, NY: The Guilford Press.
Hayes, A.F., 2012. “SPSS process documentation”. http://www.processmacro.org/index.html
Helmes, A. W., vd. 2002. “Patient preferences of decision-making in the context of genetic
testing for breast cancer risk”, Genetics in Medicine, 4(3), 150-157.
Hillen, M. A. vd. 2014. “How attachment style and locus of control influence patients’ trust in
their oncologist”, Journal of Psychosomatic Research, 76(3), 221–226.
154
Hoge, D. R. 1972. “A validated intrinsic religious motivation scale”, Journal for the Scientific
Study of Religion, 11(4), 369-376.
Hold, C. L., vd. 2007. “Expansion and validation of the Spiritual Health Locus of Control
Scale: Factorial analysis and predictive validity”, Journal of Health Psychology, 12(4),
597-612.
Hold, C. L., vd. 2003. “Spiritual Health Locus of Control and breast cancer beliefs among
urban African American women”, Health Psychology, 22(3), 294-299.
Hold, C. L., vd. 2000. “Does Locus of Control moderate the effects of tailored health
education materials?”, Health Education Research, 15(4), 393-403.
Honda, K., Neugut, A. 2004. “Associations between perceived cancer risk and established
risk factors in a national community sample”, Cancer Detection and Prevention, 28, 1-7.
Jackson, L. E., Coursey, R. D. 1988. “The relationship of god control and Internal Locus of
Control to intrinsic religious motivation, coping and purpose in life”, Journal for Scientific
Study of Religion, 27(3), 399-410.
Jacobsen, P. B., vd. 2004. “Relation of family history of prostate cancer to perceived
vulnerability and screening behavior”, Pscyo-Oncology, 13(2), 80-85.
Kash, K. M., vd. 1992. “Psychological distress and surveillance behaviors of women with a
family history of breast cancer”, Journal of the National Cancer Institute, 84(1), 24-30.
Katapodi, M. C., vd. 2004. “Predictors of perceived breast cancer risk and the relation
between perceived risk and breast cancer screening: A meta-analytic review”,
Preventive Medicine, 38, 388-402.
Kim, S. E., vd. 2008. “Association between cancer risk perception and screening behavior
among diverse women”, Archives of Internal Medicine, 168(7), 728-734.
Kiviniemi, M. T., vd. 2014. "Disgusted, embarrassed, annoyed: Affective associations Relate
to uptake of colonoscopy screening", Annals of Behavioral Medicine 48(1), 112-119.
Kiviniemi, M. T., vd. 2011. "Individual-level factors in colorectal cancer screening: a review of
the literature on the relation of individual-level health behavior constructs and
screening behavior", Psycho-Oncology 20(10), 1023-1033.
Kobeissi, L., vd. 2014. "The impact of breast cancer knowledge and attitudes on screening
and early detection among an immigrant Iranian population in Southern California”,
Journal of Religion & Health 53(6), 1759-1769.
Koenig, H. G., vd. 2001. Handbook of Religion and Health. New York: Oxford University
Press.
Koenig, H. G., vd. 1988. “Religious activities and attitudes of older adults in a geriatric
assessment clinic”, Journal of the American Geriatric Society, 36, 362-374.
155
Korinek, A. W., Arredondo, R. 2004. “The Spiritual Health Inventory (SIH): Assessment of an
instrument for measuring spiritual health in substance abusing population”, Alcoholism
Treatment Quarterly, 22(2), 55-66.
Lee, S., vd. 2013. “Effects of smoking cues and argument strength of antismoking
advertisements on former smokers’ self-efficacy, attitude, and intention to refrain from
smoking”, Nicotine & Tobacco Research, 15(2), 527–533.
Lefcourt, H. M. 2013. “The locus of control as a moderator variable”, 253-268, Research with
the locus of control construct: developments and social problems. Editör: Lefcourt, H.
M. Londra: Academic Press.
Lefcourt, H. M. 1982. Locus of Control: Current Trends in Theory and Research. Hillsdale:
Lawrence Erlbaum Associates.
Lefcourt, H. M., Wine, J. 1969. “Internal versus external control of reinforcement and the
deployment of attention experimental situations”, Canadian Journal of Behavioral
Science, 1, 167-181.
Lerman, C., vd. 1990. “Factors associated with repeat adherence to breast cancer
screening”, Preventive Medicine, 19, 279-290.
Lerman, C., vd. 1994. “Attitudes about genetic testing for breast-ovarian cancer
susceptibility”, Journal of Clinical Oncology, 12(4), 843-850.
Lerman, C., vd. 1993. “Mammography adherence and psychological distress among women
at risk for breast cancer”, Journal of the National Cancer Institute, 85, 1074-1080.
Lerman, C., vd. 1999. “Genetic testing in families with hereditary nonpolyposis colon cancer”,
Journal of the American Medical Association, 281, 1618-1622.
Levenson, H. 1981. “Differentiating among internality, powerful others, and chance”, 15-63.
Research with the Locus of Control Construct: Assessment Methods. Editör: Lefcourt, H.
M. New York: Academic Press.
Leventhal H, Cameron L. 1987. “Behavioral theories and the problem of compliance”, Patient
Education and Counseling, 10, 117–138.
Leventhal, H., Cleary, P. D. 1980. “The smoking problem: A review of the research and
theory in behavioral risk modification”, Psychological Bulletin, 88, 370-405.
Leyva, B., et al. (2014). "Religion, fatalism, and cancer control: A qualitative study among
Hispanic Catholics", American Journal of Health Behavior 38(6), 839-849.
Lipkus, I. M., vd. 2005. “Increasing colorectal cancer screening among individuals in the
carpentry trade: Test of risk communication interventions”, Preventive Medicine, 40(5),
489-501.
156
Mayon, K. I., Wells, E. A. 1995. “Religion as a community resource for well-being:
Prevention, healing, and empowerment pathways”, Journal of Social Issues, 51(2), 177193.
McCaul, K. D., Mullens, A. B. 2003. Affect, thought, and self-protective health behavior: The
case of worry and cancer screening”, 137-168. Social Psychological Foundations of
Health and Illness. Editörler: Suls, J., Wallston, K. Malden: Blackwell.
McQueen, A., vd. 2014. "Examining patterns of association with defensive information
processing about colorectal cancer screening", Journal of Health Psychology 19(11)
1443-1458.
McQueen, A., vd. 2008. “Risk perceptions and worry about cancer: does gender make a
difference”, Journal of Health Communication, 13, 56-79.
Murphy, C. C., vd. 2014. "Competitive testing of health behavior theories: How do benefits,
barriers, subjective norm, and intention influence mammography behavior?" Annals of
Behavioral Medicine 47(1), 120-129.
Naditch, M. P. 1975. “Denial, anxiety, Locus of Control, and discrepancy between aspirations
and achievements as components of depression”, Journal of Abnormal Psychology,
84(1), 1-9.
Norman, P., vd. 1997. “Health Locus of Control and leisure-time exercise”, Personality and
Individual Differences, 23(5), 769-774.
Önal, A. E., vd. 2009. “İki ilköğretim okulunda öğrencilerin kendi sağlıklarını algılama düzeyi
ve bildikleri sağlık sorunları”, Nobel Medicus, 5(2), 24-28.
Öztemel, K. 2012. “Kariyer kararsızlığı ile mesleki karar verme öz yetkinlik ve kontrol odağı
arasındaki ilişkiler”, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi 32(2), 459-477
Padela, A. I., vd. 2014. "Associations between religion-related factors and cervical cancer
screening among Muslims in Greater Chicago", Journal of Lower Genital Tract
Disease, 18(4), 326-332.
Parker, L. E. 1993. “When to fix it and when to leave: Relationships among perceived control,
self-efficacy, dissent and exit”, Journal of Applied Psychology, 78(6), 949-959.
Pepper, G.V., ve Nettle, D. 2014. “Out of control mortality matters: The effect of perceived
uncontrollable mortality risk on a health-related decision”, PeerJ, 1.
Poortinga, W., vd. 2008. “Health Locus of Control beliefs and socio-economic differences in
self-rated health, preventive medicine”, 46(4), 374-380.
Prochaska, J. O., vd. 1992. “In search of how people change”, American Psychologist,
47, 1102-1114.
Rosenstock, I. M. 1966. “Why people use health services”, Milband Memorial Fund
Quarterly, 44, 94-127.
157
Rosenstock, I. M. 1974. “Historical origins of the health belief model”, Health Education
Monographs, 2(4), 328-335.
Rotter, J. B. 1966. “Generalized expectancies for internal versus external control of
reinforcement”, Psychological Monographs, 80, 1-28.
Ruffin, M. T., vd. 2011. “Effect of preventive messages tailored to family history on health
behaviors: The family healthware impact trial”, Annals of Family Medicine, 9, 3-11.
Sanberk, İ., Yazgan İ. B. 2009. “Yaşam kalitesinin Sağlık Denetim Odağı, fiziksel belirti ve
özyeterlik algısı açısından incelenmesi”, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi,
36(3), 92-104.
Sarı, S.V., Şahin, M. 2013. “Lise son sınıf öğrencilerinin mesleğe karar verme özyeterliliklerini yordamada umut ve kontrol odağının rolü”, Kastamonu Üniversitesi
Kastamonu Eğitim Dergisi, 21(1), 97-110.
Shepherd, R., vd. 2007. “Towards an understanding of British public attitudes concerning
human cloning”, Social Science & Medicine, 65(2), 377-392.
Shiffman, S. 1979. “The tobacco withdrawal syndrome, cigarette smoking as a dependence
process”, 158-184. NIDA Research Monograph. Editör: Krasnegor, N. A. Rockville, MD.
Shiloh, S., Ilan, S. 2005. “To test or not to test? Moderators of the relationship between risk
perceptions and interest in predictive genetic testing”, Journal of Behavioral Medicine,
28(5), 467-479.
Shiloh, S., vd. 1998. “Motivations, perceptions and interpersonal differences associated with
interest in genetic testing for breast cancer susceptibility among women at high and
average risk”, Psychology and Health, 13, 1071-1086.
Shim, M., vd. 2010. “Familial Risk Cues in Direct-to-Consumer Prescription Drug
Advertisements: Impacts on Intentions to Adopt Healthy Lifestyles and Pharmaceutical
Choices”, Journal of Applied Communication Research, 38(3), 230–247.
Skinner, C. S., vd. 2002. “Racial and educational differences in mammograhy-related
perceptions among 1,336 nonadherent women”, Journal of Psychosocial Oncology,
20(1), 1-18.
Slovic, P., vd. 2004. “Risk as analysis and risk as feelings: Some thoughts about affect,
reason, risk and rationality”, Risk Analysis, 24(2), 311- 322.
Sobacı, F. ve Polatçı, S. 2014. “Öğrenilmiş güçlülük: meslek yüksekokulu öğrencileri
üzerinde bir araştırma”, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 28(2), 1738.
Süral, P., Ö., Topaloğlu, T. 2007. “Girişimci ve yöneticilerin öğrenilmiş gereksinimleri ile
kontrol odaklarının kıyaslanmasına yönelik bir araştırma”, Çukurova Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü Dergisi, 16(2), 439-456.
158
Sweeny, K., vd. 2013. “The goals of bad news communications: Do physicians and patients
agree?”, Health Expectations, 16, 230-238.
Şengül, Y., vd. 2010. “The relationship between Health Locus of Control and quality of life in
patients with chronic low back pain”, Turkish Neurosurgery, 20(2), 180-185.
Tabak, A., Erkuş, A. 2008. “Denetim odağının bireylerin belirsizlikle baş etme düzeylerine
etkisi: Kamu sektöründe bir araştırma”, Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi Dergisi, 26(1), 213-227.
Tabak, R. S., Akköse, K. 2006. “Ergenlerin sağlık denetim odağı algılama düzeyleri ve sağlık
davranışlarına etkileri”, TAF Preventive Medicine Bulletin, 5(2), 118-130.
Taşçı-Duran, E., vd. 2014. "Turkish social attitudes towards to cancer prevention: a Health
Belief Model study", Asian Pacific Journal of Cancer Prevention, 15(18): 7935-7940.
Taymoori, P., vd. 2014a. “Differences in health beliefs across stage of adoption of
mammography in Iranian Women", Cancer Nursing 37(3), 208-217.
Taymoori, P., et al. 2014b. “Facilitator psychological constructs for mammography screening
among Iranian women", Asian Pacific Journal of Cancer Prevention 15(17), 7309-7316.
T.C. Sağlık Bakanlığı. 2013. Ulusal kanser kontrol planı, http://kanser.gov.tr/Dosya/BilgiDokumanlari/raporlar/Ulusal_Kanser_Kontrol_Plani_2013_2018.pdf.
Tkatch, R., vd. 2014. "Barriers to cancer screening among Orthodox Jewish Women",
Journal of Community Health, 39(6), 1200-1208.
Tutar, H., vd.
2009. “İşgörenlerin kendilik algılarının bireysel özellikler bakımından
değerlendirilmesi”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 21, 490-496.
Tuzgöl, M. D. 2006. “Üniversite öğrencilerinin öznel iyi oluş düzeyleri”, Hacettepe Üniversitesi
Eğitim Fakültesi, 31, 188-197.
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. 2014. Kanser erken teşhis, tarama ve eğitim merkezi
(KETEM).
http://thsk.saglik.gov.tr/2013-10-01-11-00-51/halk-sagligina-yonelik-bilgiler/343-kansererken-teshis-tarama-ketem.html
Son erişim tarihi: 24 Aralık 2014
Van der Pligt, J. 1996. “Risk perception and self-protective behavior”, European
Psychologist, 1, 34–43.
Walker, M.J., vd. 2014. “Does perceived risk predict breast cancer screening use? Findings
from a prospective cohort study of female relatives from the Ontario site of the Breast
Cancer Family Registry”, Breast, 23(4), 482–488.
Walker, M.J., vd. 2013. “Perceived risk and adherence to breast cancer screening guidelines
among women with a familial history of breast cancer: a review of the literature”,
Breast, 22(4), 395–404.
159
Wallston, K. A. 2013. “Multidimensional health locus of control scales”, Encyclopedia of
Behavioral Medicine, 1266-1269.
Wallston, K. A. vd. 1999. “Does god determine your health? The god locus of health control
scale”, Cognitive Therapy and Research, 23(2), 131-142.
Wallston, B. S., vd. 1978. “Development of the multidimensional Health Locus of Control
Scales”, Health Education Monographs, 6, 161-170.
Wallston, B. S., vd. 1976. “Development and validation of the Health Locus of Control (HLC)
Scale”, Journal of Consulting and Clinical Psychology, 44, 580-585.
Weber, E. U., Hsee, C. K. 2000. “Culture and individual judgment and decision making”,
Journal of Applied Psychology, 49, 32-61.
Wegener, D. T., vd. 2004. “Multiple routes to resisting attitude change”, 13-38, Resistance
and persuasion. Editörler: Knowles, E.S., Linn, J.A. Mahwah, NJ: Erlbaum.
Weiss, G., 2004. “Mining with Rarity : A Unifying Framework.” ACM SIGKDD Explorations
Newsletter, 6, 7–19. http://dl.acm.org/citation.cfm?id=1007734.
Welton, G. L., vd. 1996. “God control: The fourth dimension”, Journal of Psychology and
Theology, 24(1), 13-25.
Wenzel, L., vd. 2002. “Stress, coping, and health behavior”, 210-239. Health Behavior and
Health Education: Theory, Research, and Practice. Editörler: Glanz, K., Rimer, B. K. San
Francisco: Wiley & Sons.
World Health Organization. 2008. 2008-2013 Action Plan for the Global Strategy for the
Prevention
and
Control
of
Noncommunicable
160
Diseases.
Cenevre,
İsvicre.
161
Download