i r = + π

advertisement
B.E.A.
YÜKSEK ENFLASYON
Hiper enflasyon aşırı yüksek enflasyon anlamına gelmektedir. Enflasyon genel olarak nominal parasal
büyümenin sonucu olarak kabul edilmektedir. Hiper enflasyon yaşayan ülkelerde büyük parasal
büyümelerin yaşandığına şahit olunmaktadır. Bunun nedeni bütçe açıkları olarak gösterilebilir.
Hükümet bütçe açıklarını parasal büyüme ile finanse etmeye yönelebilir.
Hükümet bütçe açıklarını ya tahvil ihraç ederek piyasadan (bankalarda) sağlayabilir, ya da hükümet
piyasaya satmak istediği tahvilleri merkez bankasına satarak merkez bankasından likitide sağlayabilir
ve bu parayla hükümet bütçe açığını kapatmaya çalışabilir.
Bütçe açığı krizinin yaşandığı ülkelerde hiper enflasyon yaşanması mümkündür ve bu ülkelerde
hükümet söz konusu açığı kendi ülkesindeki veya yabancı ülkelerdeki piyasalardan sağlayamaz, çünkü
hükümetin finansal yapısına güven yoktur. Bu nedenle hükümet merkez bankasına borçlanmak
zorunda kalabilir.
Hükümetin para üretmesi sonucu sağladığı gelire senyoraj denir.
Senyoraj = ΔM / P ile bulunur. Artan para miktarının fiyatlar seviyesine bölünmesi ile reel bir değer
olarak bulunur.
Bir ekonomide reel para dengesi para arzının para talebine eşit olduğu noktada gerçekleşir:
M
 YL(i )
P
( )
Reel para dengesi gelir ile doğru, nominal faiz ile ters orantılıdır.
Hiper enflasyon yaşayan ülkede enflasyon beklentisi insanlar açısında çok önemlidir. Bilindiği üzere
fisher etkisinden hareketle nominal faiz oranını aşağıdaki gibi yazabiliriz. Buna göre nominal faiz oranı
reel faiz oranı ile enflasyon beklentisinin toplamına eşit sayılır.
i  r  e
Nominal faiz oranını reel para dengesinde yerine yazarsak:
M
 YL(r   e )
P
( )
Ulaşırız. Eğer enflasyon oranında bir artış söz konusu olursa insanlar ceplerinde para tutmak istemezler.
Para talebi ve para dengesi azalır.
Böyle durumlarda piyasada para azalır mallar mallarla değiş tokuş yapılmaya başlayabilir. Bu tür
ticarete Barter denir.
Bunun yanında hiper enflasyon zamanlarında insanlar ceplerinde para tutmaktansa depolarında mal
tutmayı tercih edebilirler, bu nedenle daha fazla satın almaya yönelirler. İşçi ücretleri aylıktan haftalık
olarak ödenmeye başlar. Bunun yanında insanlar çeplerinde yabancı ülkelerin paralarını tutmayı tercih
edebilirler, hatta piyasada mallar yabancı ülke para birimleri ile satılmaya başlayabilir. Bu işleme
dolarizasyon denir.
Nominal para arzı arttığı zaman senyoraj üzerine iki etki ile karşılaşılabilir, bunlar:
a) Nominal para arzı arttığında senyoraj artar
 M

   Seignorage 
 M 
b) Nominal para arzı artarsa sırası ile enflasyonun artması, enflasyon beklentisinin artması, para
talebinin azalması, reel para arzının azalmasına ve senyorajın azalması neden olabilir.
M
 M
  Seignorage 

       e   L(r   e ) 
 M 
P
Nominal para arzındaki artış önce senyorajın artmasına sonra da azalmasına neden olmaktadır.
Söz konusu yapı aşağıda verilmektedir.
Diğer taraftan para arzında yaşanan artış hükümetlere bir finansman artışı sağlarken, enflasyon
artışı sayesinde insanların ceplerindeki paranın değeri azalır, insanlar sanki vergi ödüyorlarmış
gibi olurlar. Bundan dolayı para arzındaki artış enflasyon vergisi olarak kabul edilmektedir.
İnsanlar enflasyon oranında vergilendirilmiş olurlar:
Burada π enflasyon oranını (enflasyon vergisi oranına ve nominal para arzı oranına), M/P ise
reel para arzına eşittir.
Sonuç olarak senyoraj geliri enflasyon vergisine eşit sayılır.
Öte taraftan hükümet para basarak senyoraj geliri elde edebilir ancak zaman içerisinde
enflasyondaki artışlardan dolayı devletin topladığı vergilerin reel değerlerinde azalma
meydana gelir, buna Tanzi-Olivera etkisi denir.
Kısa dönemde yüksek para arzı faizlerin düşmesine neden olur:
Diğer taraftan para dolaşım hızında yavaşlama kendini gösterir, piyasada para dolaşmaz olur,
enflasyonda ve enflasyon beklentilerinde büyük artışlar kendini gösterebilir:
Enflasyonla mücadelede stabilizasyon yöntemleri uygulanmaktadır. Bu uygulamalar fiskal
(maliye) ve para politikalarından oluşmaktadır.
Öte taraftan bu programlar
isimlendirilmektedirler.
heterodoks
ve
Ortodoks
programlar
olarak
da
Ortodoks programlar daha disiplinli; para arzına, bütçe açığına, dış ticaret açığına karşı, piyasa
dengesine ve serbest maaş ve serbest fiyat pazarlığını savunurken,
Heterodoks programlar ücret ve maaş sabitlemesine dayanan, para arzını ve bütçe açıklarına
müsama gösteren programlardır.
Üretim maliyetlerinin de stabilize edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde üretimdeki fiyat
artışları tüm piyasaya yayılabilmekte bu da enflasyonun zincirleme etki ile tüm ekonomiye
yayılmasına neden olabilmektedir.
Download