Şehir Ve Bölge Planlama

advertisement
Şehir
ve
Bölge
Planlama
Yüksek Lisans
STRATEJĐK MEKÂNSAL PLANLAMA YAKLAŞIMI ÜZERĐNE BĐR
ARAŞTIRMA: ĐSTANBUL ÖRNEĞĐ
Bu çalışma ülkemizde stratejik mekânsal planlama yaklaşımına geçiş sürecini
Đstanbul örneğinde incelemek ve değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Bu amaçla
öncelikle stratejik mekânsal planlama kavramı tanımlanmıştır ve diğer planlama
türleri ile stratejik planlama arasındaki farklar ortaya konmuştur. Daha sonra farklı
ülkelerden stratejik planlama deneyimleri incelenmiştir. Son olarak Đstanbul
Kurumsal Stratejik Planı, Çevre Düzeni Planı (100000 Ölçekli) ve Nazım Đmar Planı
(25000 Ölçekli) incelenmiş ve bu planlar Stratejik Planlama yaklaşımı açısından
değerlendirilmişlerdir.
Çalışma göstermiştir ki;
Ülkemizde Avrupa Birliğine uyum yasaları çerçevesinde çıkartılan kurumsal
stratejik plan yasası, mekânsal odaklı stratejik plan kararları üretilmekte yetersiz
kalmaktadır. Mekânsal Stratejik planlamaların dayandığı temel bir stratejik mekânsal
planlama modelimiz bulunmamaktadır. Ayrıca gerek belediyeler tarafından
hazırlanan stratejik planlar gerekse merkezi yönetim tarafından hazırlanan stratejik
planların birbirleri ile koordine olabilecekleri bütünleşmiş bir yapı mevcut değildir.
Stratejik planlama yaklaşımının sunulan biçimiyle bir kalıp olarak değil,
acelecilikten uzak bir içerikle ülkemizin özgün koşullarına uygulanarak kamu
yönetimi ve mekânın planlanması alanına dâhil edilmesi gerekmektedir. Ayrıca yasal
düzenlemede Kamusal Stratejik Planın zorunlu hale getirilmesine karşın, bu planın
hiyerarşisi içerisinde, alt birimlerin yapmasının gerekli olduğu Stratejik Mekânsal
Planlama süreci açık ve net olarak tanımlanmamıştır.
Đstanbul gibi işlevsel planlama sınırları il sınırlarını aşan, çok büyük
kentleşme sorunları bulunan, doğal ve kültürel değerleri tehdit altında olan ve başta
deprem olmak üzere afet riskine yüksek düzeyde maruz kalan bir metropolün; üst
ölçekli mekânsal strateji planından, kentsel tasarım ölçeğine kadar bir bütün olarak
i
ele alındığı, şeffaf, geniş katılımlı, işbirlikçi ve devamlılığı olan bir planlama
örgütüne ihtiyacı olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bu durumlar göz önüne alındığında
Đstanbul’a özgü bir stratejik mekânsal planlama anlayışının geliştirilmesi
gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: strateji, kurumsal stratejik planlama, stratejik mekânsal
planlama, Đstanbul
ii
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
KENTSEL DÖNÜŞÜMLERDE KAMU-ÖZEL ORTAKLIKLARI
VE ÖZEL GİRİŞİMİNİN DÖNÜŞÜMDEKİ VARLIĞI: KONYA ÖRNEĞİ
Fatih EREN
Selçuk Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir Ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd.Doç.Dr.Rahmi ERDEM
2006, 156 sayfa
Jüri:
Prof.Dr.Erdoğan YAŞLICA
Yrd.Doç.Dr.Rahmi ERDEM
Yrd.Doç.Dr.Çiğdem ÇİFTÇİ
Tezin teorik kısmı 3 bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, çalışmanın ana vurgusu
olan “Kentsel Dönüşüm” kavramı kapsamlı bir şekilde ele alınmış, dünyada kentsel dönüşüm
deneyimleri incelenerek, kentsel dönüşümün başarısı ve ekonomik süreci anlatılmıştır. İkinci
bölümde, kentsel dönüşümün finansman boyutu ele alınarak, dünyada bu alanda uygulanan
finans politikaları incelenmiş ve çalışmanın asıl konusuna yoğunlaşılarak, kentsel
dönüşümlerde kamu-özel ortaklıkları anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise, kentsel dönüşümde
özel girişimin varlığı sorgulanarak, projelere dahil edilmesi konusu ele alınmış, bunun yanı
sıra özel girişimci davranışlarını belirleyen ve şekillendiren unsurlara yer verilmiştir.
Alan çalışması bölümünde, “Konya Büyükşehir Belediye Çevresi” ve “Konya Eski
Otogar” Kentsel Dönüşümleri örneğinde saha çalışmasına geçilmiştir. Saha çalışmasında,
aşağıda sıralanan somut sonuçlara ulaşılmıştır:
Özel girişimin kentsel dönüşüm sürecine dahil olması ile birlikte, proje süreci
kısalmakta ve proje toplam maliyeti paylaşılarak dönüşümün gerçekleşmesi kolaylaşmaktadır.
Özel girişimin süreçte “kâr oranını” arttırmaya yönelik baskın davranışı ve kamunun
özel girişim üzerinde yeterli kontrol mekanizmasını işletememesi, kentsel dönüşüm süreci
sonunda ortaya çıkan ürünün niteliğini olumsuz yönde etkilemiştir.
Özel girişim temsilcilerinin, örnek iki kentsel dönüşüm uygulamasında verdikleri
yanıtlar, Türkiye’de özel girişimin kentsel dönüşüm projelerinde, diğer gelişmiş ülkelerdeki
örneklerde görüldüğü gibi, “geri dönüş oranı”nı birinci derece ön planda tuttuğu gerçeğini
ortaya çıkarmıştır. Özel girişimi kentsel dönüşüm projelerine çeken diğer etmenlerin başında
ise, “proje alanının niteliği” ve “yatırımın güvenli oluşu” geldiği, yine verilen yanıtlardan
anlaşılmaktadır.
Özel girişimin proje sürecinde, yapılan anlaşmaların yazılı olmasına ve resmi
prosedüre uygun olmasına özen gösterme, projedeki belirsizlikleri ortadan kaldırmak için,
kamu ile anlaşmadan önce uzun istişarelere ihtiyaç duyma ve kamu ile her konuda tam
mutabakatı sağlamadan ortaklığa soyunmama şeklinde davranış eğilimi gösterdiği
görülmektedir. Aynı zamanda özel girişimin, süreçte kamunun liderliğine sıcak baktığı, makro
ekonomik koşullardan fazlasıyla etkilendiği ve çoklu sektörel işbirliğine fazla yanaşmadığı,
riski sevmediği ve pazar eğilimine göre yüksek kâr elde etme ihtimalinin olduğu projeleri
tercih ettiği tespit edilen hususlar arasındadır.
Anahtar Kelimeler: Kentsel Dönüşüm, Kamu-Özel Ortaklıkları, Özel Girişim, Konya
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
BEYŞEHİR GÖLÜ HAVZASI
PLANLAMA SORUNLARI
Zehra SODAN
Selçuk Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
2006, 149 Sayfa
Jüri : Yrd. Doç. Dr. Mustafa İNCESAKAL
Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
Beyşehir Gölü Havzası, Akdeniz Bölgesi’nde ve Göller Yöresi’nde
bulunmaktadır. Beyşehir Gölü, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölüdür. Göl, idari
olarak Konya ve Isparta il sınırları içinde kalmakta olup Beyşehir Gölü ve Kızıldağ
olarak iki farklı milli parka ayrılmıştır. Beyşehir Gölü ve çevresi, jeomorfolojik
oluşumları, tabii bitki toplulukları, zengin kuş toplulukları, tarihi kalıntıları ve
hidrolojik özelliklerinden dolayı milli park olarak seçilmiştir. Havza; kontrolsüz su
kullanımı, göl kirliliği, kurumlar arası koordinasyon eksikliğinden dolayı planlama
ve yönetim sorunları, üst ölçekli planlarla getirilen kısıtlamalar, kıyı kenar çizgisinin
tespit edilememesinden dolayı ortaya çıkan kıyı ve imar sorunlarından dolayı tehdit
altındadır. Özellikle üst ölçekli planlara, Havza halkının ve yerel yönetimlerin
görüşlerinin yansımaması önemli problemler ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada, bu
sorunlara çözüm önerileri geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında, kıyı kenar çizgisi,
milli park ve havza planlama ve yönetimi konuları ele alınmış ve bu konular çalışma
alanında ilişkilendirilmiştir. Havza’da, doğal ve tarihi varlıkların sürdürülebilirliğinin
sağlanması ve bu varlıkların kamu yararına geliştirilmesi için koruma-kullanma
dengesinin gözetildiği, ekolojik, ekonomik ve bütüncül bir planlamaya gereksinim
vardır. Beyşehir Gölü Havzası’nda ekolojik, ekonomik ve bütüncül bir planlama
yapılabilmesi için gerekli çözüm yolları sunularak çalışma sonuçlandırılmıştır.
Anahtar kelimeler : Kıyı kenar çizgisi, milli park, havza, Beyşehir
iii
Ö ZET
Y Ü K S E K L İS A N S T E Z İ
T E K N O P A R K A L A N L A R IN IN F İZ İK İ P L A N L A M A İL K E L E R İN İN
İR D E L E N M E S İ Ü Z E R İN E B İR A R A Ş T IR M A
Yeliz ERENLER
S elçuk Ü niversitesi
F en B ilim leri E nstitüsü
Ş ehir V e B ö lge P lanlam a A nabilim D alı
D anışm an : Y rd. D o ç. D r. Ü m m ügü lsü m T E R
2007, 140 sayfa
D ü nya ö lçeğ ind e yaşanılan tekno lo jik dö nüşü m sürecinde, ü lkelerin/bö lg elerin
ö zgün ko şullarına gö re endüstriyel alanda yeniden yap ılanm a, esnek üretim vb.
o lgu lar günd em e gelm iş; bu nlar ve benzeri savu nm a tepk ileri tekno park
kapsam ındak i yeni endüstriyel m ek anların gelişim ini d e şek illend irm iştir.
A raştırm a park ı, bilim park ı, yenilik/g irişim m erkezi g ibi fark lı terim lerle ifad e
ed ilen ve T ürk iye'de genel o larak tekno park o larak ad land ırılan tekno lo ji geliştirm e
merkezleri, teknoloji tabanlı yeni işletm elerin o luşu m u nu am açlayan, ü niversite veya
araştırm a kuru m u bağ lantılı, ü niversite-sanayi-devlet işbirliğ in in so m ut so nuçların ın
alınd ığ ı en ö nem li o rtam lar o larak tanım lanm ak tadır. E ko no m ik ve so syal şartlar
dünyanın çeşitli ü lk elerinde hatta aynı ü lk enin çeşitli yö relerinde fark lılık lar
gö sterdiğ inden, her ü lke için tekno park ların ö rgütlenişi, am acı, su nm akta o lduğ u
hizm etler, idari yap ıları ve fizik i planlama ilkeleri birbirinden o ldukça fark lı bir
yap ı gö sterm ekted ir.
T ekno park alanlarının fizik i p lanlam a ilkelerin in irdelenm esin i am açlayan bu
araştırm a kap sam ında, tekno parkların yerseçim
kriterleri, kuru lu ş am açları ve
gelişim süreçleri incelenm iş, seçilen ö rnek lerin incelenm esi ve yurtdışında 28 ve
T ürkiye’de 9 adet aktif faaliyet gö steren 37 tekno park ile gerçek leştirilen anket
çalışm asından
elde
ed ilen
verilerin
değerlend irilm esi so nucu nda tek no park
alanların ın fizik i p lanlam a ilkeleri ko nu su nda ö neriler geliştirilm iş ve bu konularda
o lu m lu ve o lu m suz taraflar o rtaya ko nm uştur.
Anahtar Kelimeler: T ekno park, bilim park ı, T ekno park A lanları P lanlam ası
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
BAŞDERE HAVZASI KIRSALININ KALKINMA POTANSİYELLERİ
İsmail Hakkı SEZGİN
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
2007, 162 sayfa
Jüri: Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm TER
Ülkemiz kırsal alanlarında fiziki, sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlar
yaşanmakta, ilgisiz kalındığı sürece de bu sorunlar kentlere yansıyarak kentsel
sorunları tetiklemektedir. Kırsal yerleşmelerin sorunlarının çözülmesi, kentlerdeki
sorunların da büyük ölçüde aşılması anlamına gelmektedir. Bu da kırsal alanların
sorunlarının ve potansiyellerinin ortaya konulması, elde edilen bulgular ışığında
kırsal kalkınma projelerinin hazırlanmasıyla mümkün olacaktır.
Ülkemizde kırsal kalkınma konusunda Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana
toprak ve tapuya ilişkin girişimler sergilenmiş, istihdam ve yerleşme düzeninden
kaynaklanan sorunları çözmeye yönelik politikalar izlenmiş ancak hem politikaların
hem de kırsal kalkınmanın sürdürülebilirliği sağlanamamıştır. Gelişmiş ülkelerde ise
kırsal alanların ve kırsal kalkınmanın önemi uzun yıllar önce anlaşılmış ve bu yönde
birçok çalışma yapılmıştır. AB ülkelerinde çevre duyarlı sürdürülebilir kırsal
kalkınma politika ve araçları geliştirilmekte, bu çalışmaları finanse edecek fonlar
oluşturulmaktadır. Ülkemizde de AB uyum sürecinde, AB politikalarına uygun kırsal
kalkınma araçları geliştirerek birçok AB hibe programından ve Dünya Bankasından
yararlanmak mümkün olacaktır.
“Başdere Havzası Kırsalının Kalkınma Potansiyelleri” konulu bu tez çalışması
Sarıveliler ilçesi ve Sarıveliler’e bağlı bir kasaba ile 13 köyü kapsayan, Başdere
Havzası olarak tanımlanan alandaki soyo-ekonomik ve fiziki sorunlar, bölge dışına
göç vermesindeki etkenler, tarım, hayvancılık ve turizm gibi kalkınma potansiyelleri
yerinde yapılan anket, mülakat ve gözlemlerle çok yönlü olarak ele alınmıştır.
Başdere Havzası’nda tarım ve hayvancılık yatırımları yanı sıra tarıma dayalı
kırsal sanayi ve kırsal turizm gibi AB kırsal kalkınma araçları arasında da yer alan
çevre duyarlı, sürdürülebilir güncel yaklaşımların gerekliliği izlenmiştir. Elde edilen
veriler ışığında Başdere Havzası’ndaki doğal kaynakların, tarihi mirasın korunması,
göçün
önlenmesi,
bölgedeki
sosyo-ekonomik
ve
fiziki
refah
seviyesinin
yükseltilmesi için havzadaki kırsal kalkınma potansiyelleri AB kırsal kalkınma
araçları çerçevesinde sorgulanmaya çalışılıp, söz konusu potansiyeller ve sorunlar
SWOT Analizi tekniğiyle doğrulanmış,
Başdere Havzası’nda kırsal kalkınmaya
yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kırsal Alan, Kırsal Kalkınma, Kırsal Kalkınma
Potansiyeli, Başdere Havzası
ÖZET
YÜKSEK LİSANS TEZİ
AKŞEHİR TARİHİ KENT MERKEZİNİN KORUNMASINDA
YAYALAŞTIRMANIN ETKİNLİĞİNİN İRDELENMESİ
Musa ERKOÇ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir Ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm TER
2008, 135 sayfa
Jüri: Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm TER
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. Oğuz ÖZBEK
Günümüzde yaşadığımız şehirler; geçmişteki yaşanmışlıklar üzerine kurulmuş
modernist yaklaşımlar çerçevesinde planlama adı altında tarihi doku çevresinde tarihi
dokuyu dikkate almadan oluşturulan beton yığınları halini almıştır. Bu süreçte, şehrin
asıl kullanıcıları olan biz insanlar unutulmuş teknolojik gelişim içerisinde robotlaşan her
türlü ihtiyacını araçlar aracılığı ile çözen yeni bir toplum oluşturulmuştur. Tarihi dokular
ise rant kargaşası güdülmeden, insanların kolayca yaya ulaşımını sağlayabildiği
mekansal çözümleri, cumbalı az katlı evleri, dar sokakları ile her köşesinin sonunda bir
başka sürpriz saklı olan ve mekânın kullanıcılarına ait açık yeşil alanları, meydanları ve
konut dokusu ile bir bütün teşkil eden, insanların huzur içinde yaşadığı kültürel
mirasımızın saklı olduğu mekânlar,şehirlerde yaşanan hızlı gelişmelere, baskı ve strese
dayanamayarak kaybolmaya yüz tutmuştur.
Dünyada 1945’li yıllarda Venedik Tüzüğü ile Ülkemizde ise 1950’li yıllarda
şehirlerdeki tarihi çevrelerin tahribatlarını önlemek için, tarihi kent merkezlerinin tarihi
yapılar ile birlikte kullandıkları çevrelere koruma amaçlı hüküm ve kararlar getirilerek
ve kültürel miraslarımızı gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli adımlar atılmıştır. Bu
i
çalışmada dünya ve ülkemiz ölçeğinde tarihi kent merkezlerinin korunmasında
yayalaştırmanın etkinliği, Akşehir tarihi kent merkezi örneğinde irdelenerek, öneriler
getirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Tarihi kent merkezi, koruma, yayalaştırma, Akşehir.
ii
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
KAPADOKYA’DA YERALTI YERLEŞMELERİNİN YERSEÇİMİ OLUŞUMU GÜNÜMÜZDE
PLANLAMAYA ETKİSİ:
KAYMAKLI - DERİNKUYU ÖRNEKLERİ
Gülnihal ÇEKİÇ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
Danışman: Prof. Dr. Erdoğan YAŞLICA
2008, 102 Sayfa
Jüri: Prof.Dr.Erdoğan YAŞLICA
Yrd.Doç.Dr.Rahmi ERDEM
Yrd.Doç.Çiğdem ÇİFTÇİ
Bu çalışmada; koruma olgusu ile beraber Kapadokya Bölgesindeki yeraltı şehirlerinin
nasıl oluştuğu, ne amaçla kullanıldığı, birbiri arasındaki mesafenin nedeni, geçmişten
günümüze gelen bu yerleşmelerin günümüzde planlamaya etkilerinin ortaya konulması
amaçlanmıştır. Günümüz planlamasına etkisinin daha somut olarak ortaya konulabilmesi
amacıyla koruma amaçlı imar planı ile yeraltı şehri çevresine ait çevre düzenleme projesi
bulunan fakat henüz tamamlanamayan bir ilçe (Derinkuyu) ve bir beldenin (Kaymaklı)
planlama, planı uygulama ve diğer yapılaşmaya ilişkin sorunları araştırılmıştır.
Elde edilen verilere göre, koruma olgusunun Kapadokya Bölgesi için kaçınılmaz
olduğu, ancak korumanın tam ve etkin olabilmesi için farklı özelliklere sahip olan bölgeler
için ayrı ayrı koruma stratejilerinin oluşturulmasının gerekliliği anlaşılmıştır. Yeraltı
şehirlerini barındıran yerleşmelerin planlanması koruma stratejileri bağlamında detaylı olarak
yapılması ve alanın sadece yer üstü yada yer altı değil bir bütün olarak ele alınmasının
gerekliliği belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler; Koruma, Kapadokya, Yeraltı Şehirleri, Derinkuyu, Kaymaklı
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
POSTMODERN PLANLAMANIN BİR YANSIMASI
OLARAK KAPILI- GÜVENLİKLİ SİTELER VE KONYA
ÖRNEĞİNDE BİR ARAŞTIRMA
Duygu YAKIŞAN
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Prof.Dr. Erdoğan YAŞLICA
2008, 222 Sayfa
Jüri: Prof. Dr. Erdoğan YAŞLICA
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. Oğuz ÖZBEK
Yaşanılan zamana göre yeni yerleşim biçimleri değişim göstermektedir. Yükselen
tasarım eğilimlerinden güvenlikli-kapılı siteler postmodernizmin yansıması, yeni kentleşme
hareketinin bir açılımı olarak düşünülmektedir. Bu kapılı siteler Dünya’da ve Türkiye’nin
büyük metropoliten alanlarında görülmektedir. Bu çalışmada, kapılı sitelerin literatürdeki
yeri, yarattığı etkileri, Dünya’daki ve Türkiye’deki örnekleri incelenmektedir. Bu kapsamda
Konya’nın farklı ilçelerinde rasgele seçilmiş; Beyzade ve Mavi Palmiye Sitelerinde anket
çalışması yapılmıştır. Kapalı sitelerde yaşamayı tercih sebeplerini, site içindeki yaşamlarını
ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Anket çalışması değerlendirilerek literatürle saha
araştırmasının tutarlılığı ölçülmüştür. Literatürdeki kapalı sitelerde yaşamayı tercih edenler; “
Beyaz yakalı, orta-üst ve üst sınıf mensubu, yüksek eğitimli, aile odaklı, mahremiyete önem
veren kişilerdir ” tanımıyla uyum göstermektedir.
Akademisyenlerin kapılı sitelere karşı bakış açılarının belirtilmesi, kapalı site
yaklaşımının postmodern planlama ilkeleriyle tutarlılığı, kente etkileri ve geleceğe yönelik
plan yapılırken dikkat edilmesi gerekenlerin açıklanması ile sonuçlandırılmıştır.
Anahtar kelimeler: kapılı siteler, postmodern planlama, yeni kentleşme, mekânsal
ayrışma, güvenlikli siteler
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
5216 SAYILI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KANUNU İLE
YETKİ ALANI GENİŞLETİLEN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN
İMAR PLANI DEĞİŞİKLİKLERİ AÇISINDAN İRDELENMESİ
Serkan ÖZDEMİR
Selçuk Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman
: Yrd. Doç. Dr. M. Çağlar MEŞHUR
2008, 94 Sayfa
Jüri
: Prof. Dr. Ahmet ALKAN
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. M. Çağlar MEŞHUR
Ülkemizde, yerel yönetimlerce hazırlanan imar planlarını ve onlarda yapılacak
değişiklikleri denetleyecek etkin bir mekanizma bugüne kadar oluşturulamadığı gibi,
özellikle büyükkentlerimiz ve çeperlerinde yerel yönetimlerce yürütülen alt ölçekteki
planlama çalışmalarını ve uygulamalarını da yönlendirecek üst ölçekli bir planlama
sistematiği tam olarak geliştirilebilmiş değildir. Bu amaçla, özellikle
büyükkentlerimizdeki gelişimi kontrol altına almak, yönlendirmek, anakent ve
çeperlerindeki yerleşmelerde planlı ve uyumlu bir kentsel gelişime olanak sağlamak,
yatırımların ve hizmetlerin daha programlı, dengeli, etkin ve verimli bir şekilde
yürütülmesini sağlamak amacıyla, 2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi
Yasası yürürlüğe konulmuştur. 5216 sayılı Yasa, iki kademeli hiyerarşik bir yerel
yönetim sistemini tanımlamakta, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ve
büyükşehir çeperlerinde (büyükşehir belediye sınırlarının genişletilmesi suretiyle)
özellikle planlama konusunda, büyükşehir belediyeleri eliyle etkin bir denetim
mekanizması oluşturmayı amaçlamaktadır.
Bu çerçevede yapılan çalışma, büyükşehir belediye sınırlarına 5216 sayılı Yasa ile
dâhil edilen belediyelerin, imar planı değişikliklerini algılama ve uygulama
biçimlerinde Yasa öncesine göre herhangi bir değişiklik olup olmadığının Antalya
Büyükşehir Belediyesi özelinde yapılan değerlendirmeler neticesinde saptanması ve
bu suretle Yasa’nın özellikle planlama konularında amaçladığı hedeflere (denetim ve
kontrol) ulaşıp ulaşmadığının sorgulanması üzerine kurgulanmaktadır.
Anahtar Kelimeler :
Kent, Metropoliten Kent, Metropoliten Kent Yönetimi,
Metropoliten Kent Planlama, İmar Planı Değişiklikleri,
Antalya.
ÖZET
YÜKSEK LİSANS TEZİ
SOKAK VE SİTE İÇİ MEKÂN KULLANIMLARININ İNCELENMESİ;
KONYA KENTİ ÖRNEĞİ
Ferda ÖZPARLAK
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEŞHUR
2009, 83 Sayfa
Jüri: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEŞHUR
Doç. Dr. Abdullah KOÇAK
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Toplumların sosyal ve kültürel açıdan yaşadığı değişim en çok kentleri
etkilemektedir. Bu süreçte, günümüz kentlerinde yaşanan hızlı değişimlere bağlı
olarak fiziksel ve sosyal yapının yeniden şekillenmesi ile kentsel mekânın
oluşumunda önemli bir yeri olan yarı kamusal mekânlar, özellikle son yıllarda
toplumsal yapıda ortaya çıkan dönüşüme ve beklentilerin farklılaşmasına bağlı olarak
köklü bir değişim geçirmiştir.
Bu sürecin en belirgin özelliği ise tarihsel süreçte Türk kentlerinde sokak
üzerine temellenen mekân arayışının, son yıllarda toplu konut ve site tarzı yaşama
kaymasıdır. Bu anlamda, mekân kurgusunu biçimlendiren ve yerleşme kültürümüze
önemli ölçüde yön veren kavramlardan biri olan “yarı kamusal mekânın” , fiziksel
ve sosyal açıdan yaşadığı değişim sürecinin kullanıcılar üzerindeki etkilerinin
irdelenmesi önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, çalışma kapsamında, mekânsal gelişimin en küçük birimini
oluşturan, sosyal ve fiziksel anlamda kullanıcı-mekân etkileşimini sağlayan yarı
kamusal hayatın temel unsuru ‘sokak’ kavramı ile ‘değişen mekân anlayışı’ olarak
ifade edilen toplumsal beklentilere cevap verme adına yaygın hale gelmiş bir mekân
üretme biçimi olan site tarzı yaşamda yarı kamusal mekânın karşılığını bulduğu
‘ortak kullanım alanlarının’ irdelenmesi, farklı iki mekân kurgusunun içerdiği
farklılıkların ve kullanıcılar üzerinde yarattığı sosyal ve fiziksel etkilerin (olumlu ve
olumsuz yönleri ile) ortaya konması ve yaşanan bu sürecin Konya kentinde yapılan
saha araştırmaları ışığında somutlaştırılması amaçlanmaktadır.
Anahtar kelimeler: Kentsel Mekân, Kentsel Mekân Hiyerarşisi, Yarı
Kamusal Mekân, Sokak
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
GELENEKSEL KONUT DOKUSUNDA
YAġAM KALĠTESĠNĠN ĠRDELENMESĠ:
“PĠRĠ MEHMET PAġA MAHALLESĠ (KONYA) ÖRNEĞĠ”
Selçuk Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
DanıĢman: Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm (ÖZKAN) TER
2009, 92 Sayfa
Jüri: Yrd.Doç.Dr. Ümmügülsüm (ÖZKAN) TER
Yrd.Doç.Dr. Rahmi ERDEM
Yrd.Doç.Dr. M.Çağlar MEġHUR
Kent kültürünün ve kent kimliğinin önemli bir parçası olan tarihi çevrenin
gelecek kuĢaklara aktarılması en önemli sorumluluklardan biridir. Tarihi kent dokuları
ise rant, kentin plansız büyümesi gibi nedenlerle hızla tahrip olmaktadır. Geleneksel
kent dokuları da aynı tehdit altındadır. Bunun yanında geleneksel kent dokularında
yaĢanmakta olan fizyolojik ve sosyolojik sorunlar da bulunmaktadır. Bütün bu sorunlar
sonucunda geleneksel kent dokuları yaĢam kalitesi açısından oldukça yetersiz
kalmaktadır.
Kentsel yaĢam kalitesi, çağdaĢ kent ve çevre standartlarının bir kentte
sağlanmasıyla yakından iliĢkilidir. YaĢam kalitesi yüksek kentler; yaĢanabilir,
sürdürülebilir ve sağlıklı kentler olarak düĢünülmekte ve bu koĢulları sağlamakla en
baĢta belediyeler yükümlü görülmektedir. Bu çalıĢmada, öncelikle kentsel yaĢam
kalitesinin tanımı, önemi, tarihçesi ve göstergeleri aktarılmıĢtır. YaĢam kalitesi,
insanların yapmaktan zevk aldıkları Ģeyleri yapacakları çevrelerde olmalarıdır.
Geleneksel kent dokusu; tarihi belge niteliği taĢıma, estetik-sanatsal değerlere
sahip olma, kültürel miras olma, belirli bir döneme ait evrensel veya yöresel değerler
taĢıma gibi özellikleri barındıran, yapıların, yapı gruplarının oluĢturduğu çevrelerdir.
Bulunan bilgilere göre; geleneksel kent dokularında yaĢam kalitesi standartlarının ne
derece uygulanmakta olduğu araĢtırılmıĢtır. YaĢam kalitesinin mekan ve insanlar
açısından ne derece gerekli olduğu belirlenmiĢtir.
Anahtar Kelimeler: Geleneksel doku, Kentsel YaĢam Kalitesi, Kentsel Koruma
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
BÖLGESEL KALKINMA AJANSLARININ KIRSAL KALKINMADAKİ
ROLÜ VE ETKİLERİ: İNGİLTERE ÖRNEĞİ
Özlem ASLAN
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
2009, 224 Sayfa
Jüri: Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. Ali ŞAHİN
Güçlü bir ulusal ekonomiyi ve halkının refahını arzulayan ülkeler; bölgeler arası
sosyo-ekonomik eşitsizliğin üstesinden gelebilmek, gelir dağılımını düzenlemek,
yerel kalkınmayı sağlamak ve buralarda yaşayan insanları çeşitli şekillerde ekonomik
olarak desteklemek için yoğun bir şekilde politikalar üretmişlerdir. Ülkelerde
yaşanan bu tür içsel faktörler ile yönetim mekanizmalarının yapısında ve yönetim
anlayışında yaşanan dışsal değişimler, Bölgesel Kalkınma Ajansı (BKA) gibi yeni
modelin ülkelerde ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Çalışmada Bölgesel Kalkınma Ajansları’nın üstlendikleri bölgesel ekonomik
gelişme rolleri, kırsal kalkınma faaliyetlerine verdikleri önem ve etkileri bağlamında
incelenmektedir. BKAların, Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları etkisi ile Avrupa
ülkelerinde yoğunlaştığı görülmektedir. İngiltere; uzun yıllardır yerelleşme
uygulamalarında çalışmalar yapmakta ve kamu politikasında bölgesel eşitsizliklerin
giderilmesi için büyük çabalar harcamaktadır. BKA geçmişinin iyi bir örnek teşkil
etmesi nedeni ile İngiltere örneği incelenecektir. İngiltere’de dokuz ajans
bulunmaktadır. Ancak benzer nitelikte ve ortak özellikte olan, yaygınlaşabilen
prototipte sekiz ajans seçilmiştir. Londra Kalkınma Ajansı, bulunduğu bölgenin
kırsal yapısı itibari ile çalışma kapsamı dışında tutulmuştur.
Ajansların kırsal
kalkınmadaki rolleri ve etkileri; literatüre ve descriptive yöntemde hazırlanan
anketlere göre incelenmiştir.
Çalışma,
İngiltere’deki
ajansların
kırsal
alanlardaki
uygulamalarının
Türkiye’deki ajanslara örnek teşkil etmesi açısından önemlidir. Ülkemizdeki
ajansların kırsal alanları, temsiliyette ve stratejilerinde ikincil öncelikte görmemesi
öngörülmektedir.
Ayrıca ajansların, hizmet verecekleri bölgenin potansiyellerini
doğru belirleyip; kırsal alanlarda artan baskının yaratacağı olumsuz çevresel etkileri
göz önünde bulundurarak, kırsal özgünlükten yoksun olmayan kırsal kalkınma
strateji ve politikalarının hazırlanması,
kırsal ekonominin bütün alanlarında bu
hedeflerin gerçekleştirilmesi ve uygulanmasını yönetmede kolaylaştırıcı ve
yönlendirici rol üstlenmeleri çalışma kapsamında öngörülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Bölgesel Kalkınma Ajansı, Kırsal Kalkınma, İngiltere
ÖZET
Yüksek Lisans Tezi
TÜRKĠYE’DE MEKÂNSAL PLANLAMA KADEMELENMESĠNDE
ÖLÇEK SORUNU: SĠVAS ÖRNEĞĠ
Ömür ASLAN
Selçuk Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
DanıĢman: Yrd. Doç. Dr. Oğuz ÖZBEK
2010, 120 Sayfa
Bu tez, Türkiye’deki mekânsal planlama sistemindeki ölçek sorununu
irdelemektedir. Bu kapsamda, çalıĢma, mekânsal planlamanın farklı uygulama
araçları arasındaki iliĢkileri çözümlemektedir. Burada genel ve özel mekânsal
planlar, uygulama araçlarının ana kategorilerini oluĢturmaktadır. Planlama mevzuatı,
hiyerarĢik iliĢkiler, mekânsal ölçekler ve uygulama araçları, tezin ana araĢtırma
alanlarını oluĢturmaktadır. Türkiye’de planlama sisteminin ve kademelenmesinin
sorunları, Sivas örneğinde il ve kentsel düzeylerde çok belirgindir. ÇalıĢma, Sivas
mekânsal planlama deneyimlerini detaylı olarak inceleyerek, mevcut mekan
planlama mevzuatının ve kademelenmesinin sorunlarını ve zayıflıklarını ele almakta
ve Türkiye örneği için genelleĢtirilebilecek yeni ve alternatif bir planlama
kademelenmesi önermektedir.
Anahtar Kelimeler: Mekânsal Planlama Sistemi, Mekânsal Kademelenme,
Mekânsal Ölçek Sorunu, Sivas.
iii
i
ÖZET
YÜKSEK LĐSANS TEZĐ
DENĐZLĐ KENTĐNĐN PLANLAMA DENEYĐMĐ ÜZERĐNE BĐR SÜREÇ
DEĞERLENDĐRMESĐ
Hasan Tuğrul ÖZKAN
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Doç. Dr. Koray ÖZCAN
2010, 69 sayfa
Jüri
Doç. Dr. Koray ÖZCAN
Yrd. Doç. Dr. Şaban ĐNAM
Yrd. Doç. Dr. Mehmet UYSAL
Bu tez çalışmasının amacı: Denizli kentinin Cumhuriyet döneminden bugüne
dek uzanan (2010 yılı) süreçte kentsel gelişme sürecini yönlendiren imar ve planlama
faaliyetlerinin kronolojik dizinde ayrıntıda irdelenmesi yoluyla, mekânsal ve işlevsel
gelişim sürecinde etkili olan “kırılma noktaları” ve kentsel gelişmeleri yönlendiren
dinamiklerin
faaliyetlerinde
belirlenmesidir.
Bu
hukuksal–kurumsal
irdelemeler, Türkiye’de kentsel planlama
organizasyon
ve
yasal
düzenlemelerdeki
değişimler ile beklenmedik doğal afetler ya da hızlı sanayileşme gibi dışsal
dinamiklerin ortaya çıkardığı mekânsal ve demografik gelişme taleplerine çözüm
arayışlarının kentsel planlama çalışmalarındaki önemini ortaya koyması bakımından
önemlidir.
Tez çalışmasında, Denizli kentinin seçilmesinin nedeni;
Ege Bölgesinin
ikinci büyük kenti olmasının yanısıra dokuma sektörü ağırlıklı gelişmiş bölgesel
düzeyde istihdam yaratan sanayi altyapısı, ulusal–uluslararası alanda öneme sahip
doğal–kültürel miras değerleri ve aktif depremsellik durumu ile planlama faaliyetleri
açısından farklı ölçeklerde özel planlama kararlarının üretilmesi zorunlu olan bir
kentsel yerleşme olmasıdır.
ii
Tez çalışmasının yöntemi, internet ve kütüphane araştırmaları sonucunda elde
edilen Denizli kentinin mekânsal gelişim sürecine ilişkin yazılı kaynaklar ile
hâlihazır haritalar ve imar planları–raporları ve eski resim–fotoğraflardan oluşan
görsel malzemelerin, ikincil kaynak olarak tanımlanan sosyal–ekonomik tarih içerikli
kaynaklar ile karşılaştırmalı irdelenerek, kentsel planlama sürecinin “kırılma
noktaları” ve planlama sürecini yönlendiren “gelişme dinamikleri” açısından
değerlendirilmesine dayanmaktadır.
Bu tez çalışmasının “Denizli kentinin Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne
dek (2010 yılı) uzanan mekânsal gelişim sürecinin planlama çalışmaları ve kırılma
noktaları eşliğinde dönemlendirilmesi ve kentsel gelişme sürecini yönlendiren–
biçimlendiren dinamiklerin tarihsel arka plan eşliğinde tanımlanabilmesi açısından
planlama literatürüne bilimsel bilgi düzeyinde katkı koyması hedeflenmiştir.
Anahtar kelimeler: Denizli, planlama deneyimleri, kent planlama, imar plan.
ÖZET
YÜKSEK LĠSANS TEZĠ
BĠR KENTSEL MEKÂN ÇÖZÜMLEMESĠ – SAVUR (MARDĠN) ÖRNEĞĠ
Ahmet Serhat KARADUMAN
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
DanıĢman: Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
2010, 106 Sayfa
Jüri:
Prof. Dr. Ahmet ALKAN
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEġHUR
GeliĢen teknoloji, mekânların kentlerin yapılarını değiĢtirmekle kalmamıĢ,
kentlerin eski çekirdek merkezlerini, eski dokuya ait mekânların da değiĢmesine,
dönüĢmesine neden olmuĢtur. Günümüze kadar gelen söz konusu kent dokuları
yerleĢmeleri ―kendi‖ yapan unsurlar olmuĢtur. Yeni kent mekânlarında ise birbirine
benzerlik söz konusu olmuĢ ve kente nitelik kazandıran unsurlar ortadan kalkmaya
baĢlamıĢtır. Bu nedenle bu çalıĢma tarihi kent dokularının kendini koruması kapsamında
içerdiği kimlik elemanlarının ortaya konularak, detaylı incelenerek koruma
planlamasında söz konusu kimlik elemanlarının sürekliliğinin sağlanmasına yönelik
önerilerin ortaya konması amaçlanmıĢtır. Bu kapsamda;
 Kentsel Koruma
 Kent Kimliği
 Koruma Planlaması
konuları irdelenerek, Savur (Mardin) Ġlçesi merkezinde detaylı analizler yapılmıĢ, söz
konusu yerleĢmeye kimlik veren unsurların bir bütün halinde, ―Koruma Planı‖
kapsamında, altlık teĢkil edecek Ģekilde ortaya konmaya çalıĢılmıĢtır. Savur kentinin
tarihsel süreç içerisinde geliĢimi ile beraber kent kimliği unsurları incelenmiĢ, kent
dokusunun tarihi doku ile bütünlüğünü sağlaması amacıyla birtakım değerlendirme ve
önerilerde bulunulmuĢtur.
Anahtar kelimeler: Tarihi Çevre, Kentsel Koruma, Kentsel Kimlik, Koruma
Planlaması, Savur (Mardin)
vii
ÖZET
YÜKSEK LİSANS
TARİHİ KENT MERKEZLERİNİN PLANLAMA VE KORUNMASINDA
CBS’NİN ROLÜ: “ALANYA KALEİÇİ” KORUMA BİLGİ SİSTEMİ ÖNERİSİ
Rasim Özgür KARASOY
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd.Doç.Dr. Oğuz ÖZBEK
2011, 95 Sayfa
Jüri
Prof.Dr. Ferruh YILDIZ
Yrd.Doç.Dr. Oğuz ÖZBEK
Yrd.Doç.Dr. Mehmet TOPÇU
Bilgi Çağı olarak tanımladığımız günümüzde, bilişim teknolojisi ile tanıştığımız ve yeni bir
yaşam biçimine geçtiğimiz dönemin getirdiği değişimleri anlamaya ve uyum göstermeye çalışırken diğer
yandan kentsel mekânlar bu hızlı değişimlere bağlı olarak doğal nedenlerle ya da insan eliyle tahribata
uğramakta dolayısıyla barındırdıkları kültürel miras ta yok olmaktadır. Bu hususta yetkili kurumların
tarihi çevrenin korunmasına yönelik çok hızlı bir biçimde karar üretmeleri gerekmektedir. Teknolojik
gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkabilecek mekânsal değişimin etkilerinin değerlendirilmesi ve
kentlerimizin bu süreçte yaşamakta olduğu sorunların çözüme ulaştırılabilmesi için doğru ve
uygulanabilir kararların üretilebileceği ve tüm bilgilerin bir arada değerlendirilebileceği bir “bilgi
sisteminin” gerekli olduğu açıkça görülmektedir.
Tez çalışmasında, şehir planlama disiplini açısından, “tarihi çevrenin korunması” özelinde kısa
zamanda doğru ve uygulanabilir kararlar üretebilmesi için planlama çalışmalarında gerekli olan tüm
verilerin nasıl üretilebilineceği, bu verilerin aynı zamanda tüm ilgili kişi ve kurumların ortak
kullanabileceği bir bilgi sistemine aktarılarak bir “koruma bilgi sistemi” oluşturulması gerekliliği
üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda, CBS’nin, şehir planlama disiplini açısından, tarihi ve kültürel miras
alanlarının planlanması ve korunması süreçlerinde kullanılması özelinde bir “ bilgi sistemi” tasarımının
geliştirilmesi ve Alanya Kaleiçi” örnek alanında denenmesi gerçekleştirilmiştir.
Yapılan örnek alan çalışmasında; “Koruma Amaçlı İmar Planı” çalışmalarına altlık teşkil edecek
araştırma verilerinin bilgi sistemi dâhilinde ele alınması ve Coğrafi Bilgi Sistemleri mantığında
incelenmesi ile planlamaya yönelik yönlendirici bilgilerin üretilmesi amaçlanmıştır. Sistem bütün
itibariyle mekâna dayalı verilerden ve bunların şehircilik disiplinini ilgilendiren kısımlarından hareketle
tasarlanmıştır. Sistem ağırlıklı olarak fiziksel analizlerin ve sentez çalışmalarının gerçekleştirilmesine
yönelik hazırlanan sorgulamalar ile denenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), Koruma Kavramı,
Tarihi Çevre ve Kültürel Miras .
iv
Planlama Süreci,
ÖZET
YÜKSEK LİSANS TEZİ
KENTSEL YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTMEDE TRAFİK DURULTMANIN
ROLÜ: KIRIKKALE ÖRNEĞİ
Hatice Gül ULUKAVAK
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç Dr. Oğuz ÖZBEK
2011, 216 Sayfa
Jüri
Prof. Dr. Osman Nuri ÇELİK
Doç. Dr. Koray ÖZCAN
Yrd. Doç. Dr. Oğuz ÖZBEK
Dünyada kentlerin büyümesi ve buna bağlı olarak ulaşım sistemlerinin karmaşıklaşması sonucu,
konut alanlarında taşıt trafiğinden kaynaklanan ve kentsel yaşamı olumsuz olarak etkileyen sorunlar artış
göstermiştir. Bugün, konut alanlarındaki bu tür ulaşım sorunlarının çözümünde geleneksel yaklaşımlar
yerine yaşanabilirlik odaklı yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Trafik durultma, konut alanlarında
taşıt trafiğinin yarattığı olumsuz etkileri azaltmada ve kentsel yaşam kalitesini yükseltmede, dünyada
uygulama alanı gittikçe artan bir politika aracı olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de trafik durultma
uygulamaları, teknik standartlar ve çeşitlilik açısından yeterli bir düzeyde değildir. Bu tez çalışması,
ülkemizde bu alanda ihtiyaç duyulan teknik standartların ve farklı tekniklerin uygulanabilirliğinin
belirlenmesi yoluyla konut alanlarında kentsel yaşam kalitesini arttırmanın alternatif yolları üzerinde
durmaktadır. Tezde, Kırıkkale kenti, Hürriyet Caddesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve alanın mevcut
ulaşım durumu ve sorunları çerçevesinde, kısa-dönem ulaşım planlaması ve kentsel tasarıma ilişkin
öneriler geliştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kentsel yaşam kalitesi, trafik durultma, trafik yönetimi, ulaşım planlaması,
yaşanabilirlik
iv
iv
ÖZET
YÜKSEK LİSANS TEZİ
ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNİN (OSB) TEKNİK VE SOSYAL DONATI
ALANLARI AÇISINDAN İRDELENMESİ
Ferdi ŞENOL
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEŞHUR
2011, 177 Sayfa
Jüri
Prof. Dr. Ferruh YILDIZ
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEŞHUR
Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
Sürekli gelişen bilimin ve yaşanan yeniliklerin insanlığa teknoloji çağını
yaşattığı 2000’li yıllarda, sanayileşme, gelişmenin ve ekonomik kalkınmanın en önemli
araçlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir. Ülkelerin kalkınmasında ve
gelişmesinde sürekli artan ihtiyaçlarının karşılanmasında, yüksek yaşam standartlarının
ve toplumsal gönencin sağlanabilmesinde sanayileşmenin oldukça önemli rolü
bulunmaktadır.
Sanayinin sosyal, çevresel ve ekonomik katkılarından faydalanarak, ekonomik
anlamda mekanın doğru kullanılması için sanayi işletmelerinin bir bölgede toplanması,
ekonomik fayda ve maliyet etkinliğinin sağlanması, dışsal ekonomiler yaratılması,
sosyo-ekonomik gelişme ve sanayileşmenin hızlı ve dengeli olarak gerçekleşebilmesi
adına şehircilik ilkelerine uygun yeni mekan politikalarının uygulanarak sağlıklı sanayi
kentlerinin kurulabilmesinin en iyi araçlarından biri olarak Organize Sanayi Bölgeleri
(OSB) kurulması fikri ortaya çıkmıştır.
Kentleşmenin yönlendirilmesi ve çevre sorunlarının önlenmesi amacıyla kurulan
OSB’ler sanayi yatırımlarının dengeli olarak ülke geneline yönlendirilmesi, mevcut
yatırımların desteklenerek teşvik edilmesi ve geliştirilmesi, yabancı sanayi
yatırımcılarının planlı ve altyapısı hazır arsa ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla
kullanılan bir kentsel uygulama aracı olarak kamu hizmeti sunmaktadır.
OSB planlamasında karşılaşılan sorunların temelinde ise kent planlama
yaklaşımımızın da en büyük sorunu olan, planı hazırlanırken esas alınması gereken
kriterlerin uzun süre genel ilke ve prensiplerinin belirlenememiş olması yatmaktadır.
Özellikle sektörel hedeflerin ortaya konulmaması, yatırımcı profilinin belirlenmemesi,
yatırımcının alan ihtiyacının gelişme potansiyelinin projeksiyonun yapılamaması arazi
kullanım planlamasının en önemli sorunudur. Bu sorunun getirdiği en önemli sonuç ise,
v
yatırımcıların alan ihtiyacı ortaya çıktığında, hem parsel bazında hem de OSB
alanlarının genelinde değişiklikler yapılması, bu süreçte OSB planı içerisinde bulunan
varsa ağaçlandırılacak alan, sonra sağlık koruma bandı alanları daha sonrasında ise
zorunlu kentsel donatı alanlarının revizyon imar planı ve plan değişiklikleri ile sanayi
parseline dönüştürülmesidir.
OSB Kanununun yürürlüğe girmesi ile 2000 yılından itibaren OSB planlaması
konusunda yetkiyi elinde bulunduran Sanayi ve Ticaret Bakanlığı 262 OSB’ye sicil
vererek tüzel kişilik kazandırmış ve 214 adet OSB’nin imar planı onaylanmıştır.
Onaylanan 214 OSB planının 200 tanesinin verileri tez çalışması kapsamında ortaya
konulmuştur. İmar planı bulunan 214 OSB’den 81’inde 106 adet revizyon imar planı
yapılmıştır. Revizyon gören 81 OSB’den tez çalışması çerçevesinde İmar Planı verileri
açısından ilk (Revizyon öncesi) ve son (Revizyon sonrası) haline ilişkin verilerin elde
edilebildiği 46 adet OSB irdelenmiştir.
Vurgulanması gerekir ki, OSB’lerde revizyon imar planı ile kentsel donatı
alanları miktarı azaltılmaktadır. Mevzuatın belirlediği toplam donatı alanı miktarı,
revizyon gören 46 OSB’nin önemli bir bölümünde azaltılmıştır. Ayrıca, OSB planları
için oldukça önemli olarak kabul edilen sağlık soruma bandı, ulaşım ve
ağaçlandırılacak/orman alanlarında da önemli azalmalar olmuş, özellikle sağlık koruma
bandı alanları adeta rezerv sanayi alanı olarak görülmüştür.
Anahtar Kelime: Sanayileşme, Kentleşme, Organize Sanayi Bölgeleri, Kentsel
Donatı Alanları, Planlama, Revizyon İmar Planı, OSB Planlaması
ÖZET
YÜKSEK LİSANS TEZİ
KENTSEL YAYILMANIN TARIM ARAZİLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ,
KONYA KENTİ ÖRNEĞİ
Hale AKSEKİ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEŞHUR
2011, 103 Sayfa
Jüri
Doç. Dr. Refik UYANÖZ
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Çağlar MEŞHUR
Yrd. Doç. Dr. Mehmet UYSAL
Son yıllarda hızla artan dünya nüfusu, gelişen teknolojiyle beraber hızlı kentleşmeye
sebep olmuştur. Bu süreçte çevrelerine doğru hızla yayılan kentler, pek çok çevresel sorunu
beraberinde getirmiştir. Kentler, hava, su ve toprak kirliliğinin yanı sıra kentsel yayılma
sonucu çevrelerindeki orman alanları, su kaynakları, doğal peyzajlar ve tarım alanları
üzerinde büyük baskı oluşturmaya başlamıştır. Bu baskıdan en çok etkilenen de şüphesiz,
insanlığın devamı için vazgeçilmez ve en temel ekonomik faaliyet olan tarımın devamına
olanak tanıyan tarım alanlarıdır. Verimli toprakların kaybı, ekonomik ve ekolojik sonuçlar
doğurmasının yanı sıra, ülkelerin kendi kendini besleme potansiyelini düşürerek, dışa bağımlı
duruma gelmesine neden olmaktadır.
Tarım arazileri üzerinde büyük bir baskı oluşturan kentsel yayılmanın önlenebilmesi
için gelişmiş ülkelerde kentsel büyüme kontrol politikaları geliştirilmiştir. Bunlar yeşil kuşak,
kentsel büyüme sınırı, kentsel hizmet sınırı ve imar hakları transferi yöntemi olarak ifade
edilebilir. Hızla kentleşen ülkemizde de 2005 yılında çıkartılan Toprak Koruma ve Arazi
Kullanımı Kanunu kapsamında verimli tarım arazilerinin korunmasına yönelik bir çaba
harcandığı gözlenmektedir. Ne var ki, özellikle kentlerin yakın çevresindeki tarım alanlarının
korunmasına yönelik gelişmiş ülkelerdekine benzer ekonomik politika ve araçların
geliştirildiğini söylemek güçtür.
Kentlerin yayılması sürecinde amaç dışı kullanıma konu olan verimli tarım arazilerini
tartışmayı ve bununla ilgili saptanan verileri ortaya koymayı amaçlayan çalışmanın saha
araştırması Konya kentinde gerçekleştirilmiştir. Konya, 1950’lerden sonra hızla büyüyen ve
çevresine doğru ciddi yayılma gösteren bir kenttir. Aynı zamanda verimli tarım toprakları
üzerinde bulunan ve tarımın önemli bir ekonomik sektör olduğu kentte, özellikle 70’lerden
sonra yaşanan hızlı nüfus artışına bağlı olarak ortaya çıkan yayılma, kent için yaşamsal önemi
olan büyük miktarda tarım toprağının yapılaşmasına neden olmuştur. Bu dönemde kentin,
özellikle güney ve batı kısmında bulunan büyük miktarda 1. ve 2. sınıf tarım toprağı
yapılaşmıştır. 1960’lardan sonra hazırlanan imar planlarıyla tarım alanları korunmaya çalışılsa
da ekonomik çözümlerin yetersizliği nedeniyle istenilen ölçüde başarı sağlanamamıştır.
Anahtar Kelimeler: Ekoloji, kent ekolojisi, kentsel yayılma, tarım alanları, Konya.
iv
Şehir
ve
Bölge
Planlama
Doktora
ÖZET
DOKTORA TEZĠ
DÖNÜġÜME BAĞLI KENTSEL GELĠġMENĠN YÖNETĠLMESĠNDE BĠR
ARAÇ OLARAK AKILLI BÜYÜME; KONYA KENTĠ ÖRNEĞĠ
Neslihan SERDAROĞLU SAĞ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
DanıĢman: Prof. Dr. Aykut KARAMAN
2011, 293 Sayfa
Jüri
Prof. Dr. Aykut KARAMAN
Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç. Dr. M. Çağlar MEġHUR
Yrd. Doç. Dr. Ümmügülsüm TER
Bu tezin amacı, kentsel dönüĢüm projelerinin sürdürülebilirlik potansiyellerinin
değerlendirilebilmesinde akıllı büyüme ilkelerinin kullanılabilirliğinin ortaya konulmasıdır. Bu kapsamda
günümüz mekân oluĢumunda fiziki mekândaki denetimsiz ve yaygın büyümenin nasıl kontrol
edilebileceği tezin en önemli kaygılarındandır. Kuramsal çerçevenin biçimlenmesinde öncelikle, kentsel
yenileĢme, kentsel dönüĢüm kavramları ile kentsel geliĢimi yönlendirici bir fırsat alanı olarak kentsel
dönüĢüm projelerini ele alan akıllı büyüme kavramına odaklanılmıĢtır. Tezdeki soruların cevaplanması
için mevcut çözümsel yaklaĢımlar geliĢtirilmiĢtir. Alan çalıĢması, hem sosyal, mekânsal hem de
ekonomik içeriğin iç içe geçtiği bir bakıĢ açısı kullanılarak araĢtırılmıĢtır. Bu bağlamda, akıllı büyüme
ilkelerine yönelik, belediye seviyesinde derinlemesine görüĢme föyü ve topluluk seviyesinde anket, proje
özelinde de bir matris ve puanlama sistemi geliĢtirilmiĢtir. Bu puanlama sistemine göre belediye planlama
çalıĢmalarının, kentsel dönüĢüm alanlarında yaĢayan topluluk fikirlerinin ve kentsel dönüĢüm projelerinin
akıllı büyüme yaklaĢımına ne kadar uydukları değerlendirilmiĢtir. Tezde akıllı büyüme yaklaĢımı, kentsel
dönüĢüm çalıĢmalarında sadece yapılmıĢ uygulamaları değerlendiren değil aynı zamanda yapılması
gerekenleri de belirleyen geniĢ bakıĢ açısına sahip bir araç olarak kullanılmıĢtır. ÇalıĢmada, Konya
metropoliten alanda belirlenen 24 adet kentsel dönüĢüm projesinden, alan odaklı dönüĢüm özelliği
gösteren 8 proje incelenmiĢtir. Bu tez, kentsel dönüĢüm ve akıllı büyüme kavramlarını birlikte ele alarak,
kentsel dönüĢüm projelerinin, sürdürülebilir iyileĢmenin sosyal, ekonomik ve fiziksel bileĢenleri ile
bütüncül olarak ele alınmasını sağlayabilmesi nedeniyle Türk planlama pratiği için önem taĢımaktadır.
Anahtar Kelimeler: Akıllı Büyüme, Kentsel DönüĢüm, Kentsel Yayılma, Kentsel YenileĢme,
Konya
iv
iv
ÖZET
DOKTORA TEZĠ
TARĠHĠ KENT MERKEZLERĠNDE SÜRDÜRÜLEBĠLĠR YENĠLEME ĠÇĠN
BĠR MODEL ÖNERĠSĠ; KONYA ÖRNEĞĠ
M.Serhat YENĠCE
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
DanıĢman: Yrd.Doç.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ
2011, 201 Sayfa
Jüri
Yrd.Doç.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ
Prof.Dr. Handan DÜLGER TÜRKOĞLU
Prof.Dr. Ahmet ALKAN
Doç.Dr. Koray ÖZCAN
Yrd.Doç.Dr. Rahmi ERDEM
DeğiĢime uğrayan kentsel bir bölgenin sosyal, ekonomik, fiziksel koĢullarına
kalıcı bir iyileĢtirme arayıĢı veya kentsel sorunlara çözüm sağlamaya çalıĢan kapsamlı
ve bütünleĢik bir vizyon ve eylemler dizisi olarak tanımlanabilen kentsel yenileme
konusunun önemli deney alanlarından birini de tarihi kent merkezleri oluĢturmaktadır.
Bu araĢtırmanın amacı; Konya tarihi kent merkezi boyutunda kentsel yenileme
alanlarının tespiti ve uygun müdahale yöntemlerini belirlemek için sürdürülebilir bir
kentsel yenileme modelinin tanımlanmasıdır. Bu amaç çatısı altında, kentsel yenileme
olgusu kavramsal, yapısal, sosyo-ekonomik ve uygulama yaklaĢımlarındaki değiĢimler
ve dinamikler çerçevesi içinde, tarihsel bir bakıĢ açısıyla ele alınmakta; gelecekteki
kentsel yenileme uygulamalarına ıĢık tutabilecek bir planlama yaklaĢımı
geliĢtirilmektedir.
AraĢtırmanın konusu, Konya metropoliten alnın coğrafi merkezi konumunda yer
alan, geleneksel ticaret faaliyetleri ile yönetimsel hizmetler sunan kurumların yer aldığı,
konut ve ticaret alanları arasında geçiĢlerin yaĢandığı tarihi kent merkezidir.
AraĢtırmanın kapsamı; temel kabuller ve ulaĢılmak istenen hedefler çerçevesinde
kentsel yenilemenin sosyal-kültürel, ekonomik, fiziksel ve çevresel boyutları ile ele
alınması ve stratejik mekânsal plânlama yaklaĢımı çerçevesinde yenileme alanlarının
tanımlanarak uygulama stratejilerinin belirlenmesidir.
Bu araĢtırmanın özgün karakteri tarihi kent merkezleri örneğinde farklı kentsel
yenileme stratejilerini birlikte içeren, finansal, kurumsal, sosyo-kültürel ve mekânsal
boyutlarının bulunduğu ve katılımın anahtar faktör olarak öne çıktığı sürdürülebilir
kentsel yenileme sürecinin tanımlamasıdır.
Anahtar Kelimeler: CBS, Kentsel Yenileme, Konya, Tarihi Merkez.
iv
ÖZET
DOKTORA TEZİ
TARİHİ KENTİN ÇEVRESEL KAPASİTE YÖNTEMİ İLE KORUNMASI –
MARDİN ÖRNEĞİ
Elif GÜNDÜZ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
2011, 306 Sayfa
Jüri
Yrd. Doç. Dr. Rahmi ERDEM
Prof. Dr. Aykut KARAMAN
Prof. Dr. Ahmet ALKAN
Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ÇİFTÇİ
Yrd. Doç. Dr. M. Çağlar MEŞHUR
Doktora tezi, Venedik ve Kudüs’ten sonra dünyanın yaşanabilir üçüncü kentsel sit alanı olan ve
son zamanlarda turizm gelişmesiyle gündem oluşturan Mardin İli tarihi kent merkezinin
sürdürülebilirliğini önemli ölçüde etkileyen kapasite sorunlarına, ölçülebilir ve tanımlayıcı göstergeler
geliştirerek çözüm bulmaya yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, kentteki kültürel, mimari,
sosyolojik alandaki konuların ara kesitlerinden oluştuğu için soyut ve somut kavramların bileşkesi
durumundadır. Mardin tarihi kent merkezindeki turizm gelişmesi ve yaşam döngüsü içinde, yöre halkı ve
kültürel mirasa konu olan alanların çevresel değerlerine etki eden unsurlar ve kapasite eşikleri
araştırmanın çıkış noktasıdır.
Kente ilişkin, kent mekânın parçasını oluşturan ve bir araya geldiklerinde kent mekânını ortaya
çıkaran kültürel miras değerleri Temel Değerler, UNESCO’nun dünya mirası misyonu içinde listeye
alınma koşulları olarak tespit edilen kriterler ise Seçkin Evrensel Değerler (SED) olarak ele alınmıştır.
Alana ilişkin yüksek önem derecesi gösteren kapasite sorunları belirlenmiş, birbirleri ile olan ilişkileri ve
bağımlılıkları araştırılmıştır. Temel değerler ve tehditler birlikte değerlendirildiğinde sorunların
çözümlenmesine yönelik kaygılar ortaya çıkmıştır. Temel Değerler ve Seçkin Evrensel Değerler
açısından önemli sorun/tehdit oluşturdukları düşünülen sorunlara odaklı kapasite göstergeleri
oluşturulmuştur. Turizm, bağlı gelişmeler ve çevresel özelliklerin önem derecesine göre, faktörlerin
çakıştığı alanlarda, sistemin aşmaması gereken kapasite durumlarının belirlenmesine yardımcı olabilmek
üzere, çevresel hasarın kabul edilemez olduğu üst sınırlara işaret eden, göstergeden göstergeye değişiklik
oluşturan eşikler belirlenmiştir. Eşiklerin aşılmasını engelleyecek tedbirlerin alınmasının yanı sıra
kültürel miras alanının uzun dönemli işletmesi için yararlı olabilecek veriler olan izleme ölçütleri elde
edilmiştir. Uygulama ve yönetime ilişkin öneriler geliştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Çevresel kapasite, kapasite göstergeleri, Mardin, tarihi kentler, turizm.
ÖZET
DOKTORA TEZİ
ALIŞVERİŞ ALANLARININ MEKÂNSAL KALİTE AÇISINDAN
DEĞERLENDİRİLMESİ: KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ
Kadriye TOPÇU
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
Şehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
Danışman: Prof. Dr. S. Güven BİLSEL
2011, 289 Sayfa
Jüri
Prof. Dr. S. Güven BİLSEL
Prof. Dr. Aykut KARAMAN
Prof. Dr. Mehmet OCAKÇI
Prof. Dr. Handan TÜRKOĞLU
Doç. Dr. Koray ÖZCAN
ÖZET
Son dönemlerde kentlerin kendini ön plana çıkarmak ve uluslararası sermayeyi çekmek amaçlı diğer kentlerle
yarışabilirliğini arttıracak kentsel projelere öncelik verilmektedir. Bu projelerin başlıca alan kullanımlarından biri
çalışmanın konusunu teşkil eden alışveriş merkezleri olmaktadır. Bu merkezlerin benzer tipolojilere sahip olarak
yapılandırılması mekânın farklı, özgün ve anlamlı olarak tanımlanmasını güçleştirmektedir. Ayrıca, bu merkezler son
dönemde neredeyse geleneksel ve çağdaş kent çarşılarının tahtlarını elinden alacak seviyeye gelmişlerdir. Bu süreçte
genelde kentlerin kimliğini, kişiliğini oluşturan, yerin anısının sürdürülmesinde etkili olan geleneksel çarşılar eski
önem ve işlevlerini yitirmekte ve giderek ihmal edilerek bakımsızlaşmaktadır. Benzer şekilde çağdaş alışveriş
sokakları da odak işlevinden uzaklaşarak bir geçiş alanı haline gelmeye ve alışveriş potansiyelini kaybetmeye
başlamışlardır. Bu nedenle varlığı yok kabul edilemeyecek düzeydeki alışveriş merkezlerinin (AVM) kentlerin ticaret
yaşamı içindeki etkinliğini dengelemek adına bu tür çarşıların korunması, canlandırılması ve bu çarşılardan yeniden
yararlanılarak kente kazandırılması ve bu konuda mekânın esas aktörleri olan kullanıcıların alışveriş mekânlarını
tercihleri, tercih nedenleri, beklentileri ve isteklerinin sorgulanması önem taşımaktadır. Bu çalışma; ‘mekân kalitesi
arttırımı yaklaşımının’ konunun çözümlenmesinde önemli olduğu noktasından hareketle çalışmanın birinci amacını;
Türkiye örnekleminde geleneksel çarşılar, çağdaş alışveriş sokakları ve alışveriş merkezlerinin “belirlenen mekân
kalitesi ölçütleri” aracılığı ile günümüzdeki mevcut durumunun karşılaştırılması, ikinci amacını; ortaya çıkan
bulguların değerlendirilmesiyle alternatif üç alışveriş mekân türü arasından mekân kalitesi bağlamında kentsel
planlamada daha etkin olabilecek geleceğe yönelik seçimin yapılması, üçüncü amacını ise; Türkiye örnekleminde
özelde her bir alışveriş mekân türü için geleceğe yönelik mekân kalitesi ve kullanım düzeyini arttırıcı önerilerin
geliştirilmesi ve mekân kalitesi-alışveriş mekânı ilişkisinin araştırılması olarak belirlemiştir. Belirlenen amaçlara
ulaşmak için Türkiye örneklemini oluşturabilecek farklı sosyal yaşam biçimlerine sahip bölgelerden kentler (Bursa,
Gaziantep, İzmir and Konya) ve herbir kent içinden de ayrımı yapılan üç farklı alışveriş mekân türü alt-örneklem
alanları olarak seçilmiştir. Seçilen bu alanlarda alışveriş mekânlarını kullanan kişilerle toplam 1024 anket görüşmesi
yapılmış ve elde edilen veriler; çapraz analizler, ortalama değerlerin bulunması, log-doğrusal model ve analitik
hiyerarşi süreç modeli gibi birtakım istatistiksel analizler aracılığı ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda mekân
kalitesi kavramının mekân kullanımı ile doğrudan ilintili olduğu, tüm kalite ölçütleri açısından en uygun alışveriş
mekânının geleneksel çarşılar olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca kullanıcıların tercih, istek ve beklentilerin
sorgulandığı bölümlerden elde edilen veriler doğrultusunda da bu alanların eksik bulunan yönlerinin giderilmesine
yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: alışveriş merkezi, çağdaş alışveriş sokağı, geleneksel çarşı, mekân kalitesi
iv
ÖZET
DOKTORA TEZĠ
KATILIMCI HAVZA PLANLAMASI VE YÖNETĠMĠ: BEYġEHĠR GÖLÜ
HAVZASI’NDA KRĠTĠK BAġARI FAKTÖRLERĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ
Fadim YAVUZ
Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
ġehir ve Bölge Planlama Anabilim Dalı
DanıĢman: Prof. Dr. Tüzin BAYCAN
2011, 345 Sayfa
Jüri
Prof. Dr. Tüzin BAYCAN
Prof. Dr. Handan TÜRKOĞLU
Yrd. Doç.Dr. Mehmet Çağlar MEġHUR
Yrd. Doç.Dr. Rahmi ERDEM
Yrd. Doç.Dr. Çiğdem ÇĠFTÇĠ
Havza yönetiminin baĢarısındaki en kritik faktörlerden biri havza yönetimi stratejilerinin
uygulanmasında destek sağlamak üzere sürece bir dizi paydaĢ grubunun aktif katılımıdır. Bu bağlamda,
bu çalıĢma BeyĢehir Gölü Havzası'nda baĢarılı havza yönetimini gerçekleĢtirmek için üç paydaĢ grubunun
(yerel halk, yerel yönetimler ve uzmanlar) algılarını değerlendirmekte ve profesyonel araĢtırmacılar ile
yerel toplulukların havza sorunlarını çözmek için yeteneklerini nasıl birleĢtireceklerini ve ortak yönetim
hedeflerine ulaĢmak için iĢbirliği içinde nasıl çalıĢabileceklerini araĢtırmaktadır.
Yöntem olarak; i) havza yönetimindeki kritik baĢarı faktörlerini anlama, ii) farklı paydaĢların
bakıĢ açılardan en uygun havza yönetimi stratejilerini açıklama, iii) tüm paydaĢ gruplarının beklentilerine
yanıt veren ve faydalarını eĢit düzeyde göz önünde bulunduran katılımcı havza yönetimi stratejisini
belirlemek üzere GZFT analizi ve Analitik HiyerarĢi Sürecinin birleĢik kullanımından yararlanılmıĢtır.
ÇalıĢmanın sonuçları bir dizi öneri stratejik amaç arasından ‗Katılımcı Havza Yönetimi‘
stratejisinin paydaĢların ortak kararı olarak havza sorunlarını çözmede en uygun yaklaĢım olduğunu,
bununla birlikte yerel halkın önceliklerinin, yerel yönetimler, uzmanlar hatta katılımcı havza yönetim
stratejisinden belirgin biçimde farklı olduğunu göstermektedir. Her üç paydaĢ grubu, halk ve kamu
kurumları arası iĢbirliğini baĢarının birincil anahtarı olarak görmektedir.
Bu çalıĢma; i) ekonomik değer ile çevresel değer arasında en uygun noktayı bulabilen planlama
seçeneklerini destekleyen, ii) paydaĢlar arasında etkili iĢbirliği için politikalar geliĢtirerek anlaĢmazlıkları
azaltan, iii) basit, Ģeffaf ve hızlı bir karar alma süreci sağlayan, iv) havza yönetimindeki baĢarı oranını
arttırmaya yönelik anlayıĢlar sağlayan, v) katılımcı havza yönetim stratejisini belirlemeye yönelik bir
mekanizma sağlayarak, su kaynakları planlamasına katkıda bulunan ‗bilgi temelli, paydaĢ odaklı ve
ayrıntılı bir karar destek sistemi‘ sunmaktadır.
Havza planlama/yönetim çalıĢmalarında katılımcı/uygulanabilir planlamayı anlamada ve daha
etkin karar vermede faydalı olabilecek bu yaklaĢımın, Türkiye‘deki diğer kırsal havzalarda da
uygulanabileceği düĢünülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Analitik HiyerarĢi Süreci, BaĢarı Kriteri, BeyĢehir Gölü Havzası, Katılımcı
Havza Yönetimi, PaydaĢ Katılımlı Karar Verme, SWOT Analizi
iv
Download