bölüm gümrük tarifeleri

advertisement
BÖLÜM
GÜMRÜK TARİFELERİ
1.GÜMRÜK TARİFELERİNİN TANIMI
Gümrük tarifeleri, ülkeler arasında serbest mal akışına koyulan en önemli ve en eski kısıtlamalardandır. Tarifelerin ekonomi üzerindeki etkileri fiyat mekanizmasının işleyişine dayanır. Ülke için
yararı olmayacak malların ülkeye girmesine engel olur ve yeni kurulan genç sanayi dallarını dış rekabete
karşı korur.
Gümrük vergisi, belli bir malın gümrük sınırını geçişinde ödenen vergi ve harçlardır. Tarife ise,
uluslararası ticarete konu olan bütün mallara uygulanan vergileri belirleyen listelerdir. Uluslararası iktisatta, gümrük vergisi yerine gümrük tarifeleri terimi kullanılır. Nedeni ise, dış ticarette çok sayıda mal
olması, her malın gümrük vergisi oranlarının farklı bir tarifede olması, ayrıca ülke veya ülke gruplarına
göre de gümrük vergisi oranlarının farklılıklar göstermesidir. Gümrük tarife cetvelleri ithalat rejimi kararlarına ek olarak yayınlanır. Bunlarla ilgili örnekler bu bölümün sonunda ek olarak verilmiştir.
Gümrük tarifeleri konuluş esaslarına göre otonom ve sözleşmeli tarifeler olmak üzere ikiye ayrılır.
Otonom Tarife
Ülkenin tek taraflı olarak aldığı kararlarla, bir yasa ile konan gümrük tarifelerine denir. Ülkeler
egemenlik haklarının gereği olarak, bu tür vergileri tek taraflı olarak koyabilir, kaldırabilir veya oranlarını
değiştirebilir.
Sözleşmeli Tarife
Uluslararası anlaşmalar ve karşılıklı görüşmeler sonucunda belirlenen tarifelere denir. Avrupa
Birliği ile alınan gümrük birliği kapsamında sanayi ürünlerine uygulanan gümrük tarifeleri sözleşmeli
tarifelere örnektir. Ayrıca, yine gümrük birliği kararı gereği, tercihli ticaret anlaşması yapılan ülkelere
uygulanan tarifeler de sözleşmeli tarifedir. EFTA ülkeleri, İsrail, Suriye, Mısır, Fas, Makedonya, Hırvatis-
204
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
tan gibi ülkelerle tercihli ticaret anlaşmaları yapılmıştır. Genel Tercihler Sistemi (GPS) kapsamındaki
ülkelere de bu tür vergiler uygulanmaktadır. İlgili örnekler bu bölümün sonundaki ek gümrük tarife cetvellerinden görülebilir.
Sözleşmeli tarifeler bir ülke tarafından tek taraflı olarak değiştirilemez ve kaldırılamaz. Kaldırıldığı durumlarda uluslararası bir sözleşmeye uyulmamış olur ve ülke uluslararası ticaret sisteminden soyutlanır, ülkeye güven azalır.
2.GÜMRÜK TARİFELERİNİN AMAÇLARI
Uluslararası ticarete konulan gümrük tarifelerinin başlıca devlet hazinesine gelir sağlama ve milli
ekonomiyi dış rekabetten koruma olmak üzere iki amacı vardır:
Devlet Hazinesine Gelir Sağlama
İlk zamanlar tarifeler genellikle gelir elde etme amacına yönelikti. Hatta, transit taşımacılığa bile
bu amaçla tarife uygulandığı zamanlar olmuştur. Eğer bir mal ülke içinde hiç üretilmiyorsa, bu malın
ithalatına gümrük tarifesi konulması gelir amacına yöneliktir.
Milli Ekonomiyi Dış Rekabete Karşı Koruma
Günümüzde tarifeler, koruma amacıyla konulmaktadır. İthal malının yurt içinde satış fiyatı, konulan tarife oranında artmaktadır. Böylece, iç piyasada yüksek maliyetle yapılan üretime rekabet şansı
tanınmaktadır. AB ülkelerinin gümrük tarife gelirine ihtiyacının olmadığı açıktır. Ancak üçüncü ülkelerden
gelen mallara ortalama gümrük tarifesi uygulanmaktadır. Özellikle tarımsal ürünlerin ithalatına yüksek
gümrük tarifeleri uygulanmaktadır. Zaten alınan gümrük tarifeleri hiçbir üye ülkenin hazinesine gitmez.
AB’nin ortak bütçesine girer ve AB’nin ortak masrafları ve politikalarının finansmanında kullanılır. İşte bu
şekilde konulan gümrük tarifeleri koruma amacına yöneliktir.
3.GÜMRÜK TARİFELERİNİN ÇEŞİTLERİ
Gümrük tarifeleri, spesifik, ad-valorem ve karma olmak üzere üç çeşittir.
a) Spesifik Gümrük Tarifeleri
Birim ve ağırlık gibi malların fiziki ölçü birimleri üzerinden alınırlar. Örneğin, her ithal otomobilden 100 TL gümrük vergisi alınıyorsa, bu spesifik vergidir. Bu tür vergiler, malların düşük veya yüksek
kaliteli olduğunu göz önünde bulundurmaz. Örneğin, Mercedes marka otomobil ile Lada marka otomobilden aynı vergi alınır. Enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde alınan spesifik gümrük vergisinin değeri yıldan
yıla azalır ve sürekli olarak vergi miktarlarını ayarlamak gerekmektedir. Bu da uzun bürokratik işlemleri
gerektirmektedir. Eğer ayarlanamazsa, devlet hazinesine giren gümrük vergisi gelirinde azalma olur.
Yukarıdaki zorlukları yanında, uygulamasının kolay olması, malın fiziki birimi gibi objektif kıstaslara dayanması ve anlaşmazlıklara fazla yol açmaması gibi kolaylıkları da vardır. Özellikle standart mallar
için daha faydalı bir gümrük tarifesi türüdür.
b) Ad-Valorem Gümrük Tarifeleri
Malın değerinin belirli bir yüzde oranı şeklinde alınmaktadırlar. Örneğin, ithal edilen otomobilin
fatura değeri üzerinden yüzde 25 vergi alınması gibi. Bu durumda malların kalite bakımından ayrılır ve
pahalı olan lüks mallardan daha fazla gümrük tarifesi alınır. Örneğin, otomobil için gümrük tarifeleri
yüzde 25 oranında belirlendiğinde, 10 bin TL değerindeki bir otomobilden 2.5 bin TL, 100 bin TL değerin-
ULUSLARARASI İKTİSAT
deki bir otomobilden de 25 bin TL gümrük tarifesi alınır. Ad-Valorem gümrük tarifelerinde malın değerinin belirlenmesinde bazı zorluklar olabilmektedir. Bir malın üretildiği işyerindeki değeri ile gümrüğe
geldiğindeki değeri farklıdır. Çünkü, gümrüğe gelinceye kadar nakliye, indirme-bindirme, sigorta vb.
masraflar da yapılır. Bu konuda Milletlerarası Ticaret Odasının belirlediği dış ticarette teslim şekilleri yol
gösterir. Türkiye’de ve diğer birçok ülkede gümrük tarifeleri C.I.F bedeli üzerinden uygulanır. C.I.F, malın
maliyeti, sigorta masrafları ve navlunu kapsamaktadır. İhracatta ise geminin güvertesine kadar yapılan
masrafların ihracatçıya ait olduğu yani fatura bedeli içinde geminin güvertesine kadar yapılan masrafları
kapsayan F.O.B bedeli üzerinden değerlendirme yapılır. Dış ticarette kullanılan diğer teslim şekilleri bu
bölümün sonunda ek olarak verilmiştir.
c) Karma Gümrük Tarifeleri
Daha çok hammaddesi vergilendirilmiş mamul mallara uygulanmaktadır. Bu durumda verginin
spesifik kısmı hammadde üzerine konulan gümrük vergisine eşittir. Ad-valorem kısmı ise malın üzerine
yaratılan katma değere uygulanır. Ek olarak alınan ad-valorem vergi ise iç ekonomide o sanayi dalına
sağlanan koruma oranını yansıtır. Bazı durumlarda, ithal mallarının hammaddesine bakılmaksızın, belirli
bir miktarda spesifik vergiye ilave olarak belirli bir oranda ad-valorem vergi alınır. Örneğin, ABD’de ithal
edilen otomobillerden 1000 dolar artı otomobilin değeri üzerinden %1 ad-valorem vergi alınmaktadır.
Diğer bir ifade ile 10.000 dolarlık otomobilden [1000 dolar + (10.000 x %1)] toplam 1100 dolar karma
gümrük vergisi alınmaktadır.
Uygulamada dünya ülkelerinde genellikle ad-valorem gümrük tarifeleri kullanılmaktadır. ABD ve
Kanada hem spesifik, hem de ad-valorem, Avrupa Birliği ve Türkiye ad-valorem gümrük tarifelerini kullanmaktadır.
4.GÜMRÜK TARİFELERİNİN MİKRO EKONOMİK ETKİLERİ
Gümrük tarifelerinin mikro ekonomik etkileri, dış ticaret hacmi, üretim kaybı, tüketim kaybı,
hazineye gelir getirmesi ve bölüşüm etkisi olmak üzere beş grupta toplanabilir.
a) Üretim Kaybı
Tarife dolayısıyla yurt içinde satış fiyatı yükselen ithal malının yerli üretimi artırmasıdır. Ülke
içinde arz esnekliği ne kadar fazla ise, üretim de o kadar fazla artacaktır. Serbest ticareti savunanlar
üretim etkisini, gümrük duvarları arkasına sığınarak daha yüksek maliyetle üretime neden olduğu için
kaynak israfı olarak görürler. Bir ülkede üretim miktarının artması, istihdam düzeyinin artması, milli
gelirin artması anlamına gelir. Bu durum ülke için makro ekonomik açıdan iyi bir şeydir. Ancak, mikro
ekonomik açıdan, yurtiçi üretimin artması, maliyetlerin yükselmesi pahasına, yani verimliliğin düşmesi
pahasına sağlanmaktadır. Eğer artan yurtiçi üretimde kullanılan kaynaklar, aynı miktarda verimli dünya
üreticilerine verilse idi, daha fazla miktarda üretim yapılabilecekti. Aynı kaynakla daha fazla üretilirse,
birim başına düşen maliyetler, düşük dünya fiyatları seviyesinde olacaktı. Gümrük korumaları arkasına
sığınmış yerli verimsiz üreticiler kaynakları israf etmekte ve daha az mal üretmektedirler. Bu yüzden
marjinal üreticinin maliyeti, dünya fiyatı ile gümrük vergisinin toplamı kadar yükselebilmektedir.
b)Tüketim Kaybı
Talep kanunu olarak, eğer bir malın fiyatı yükselirse, o maldan tüketilen miktar azalır. O malın
talep esnekliği ne kadar yüksek ise, talep miktarındaki azalma da o kadar fazla olacaktır. Eğer talep
esnekliği düşükse, fiyat yükselmesi karşısında talep azalması da nispeten az olacaktır. Bir malın ithalatına tarife konulursa, tarife kadar ithal mallarının yurt içindeki satış fiyatı yükselecektir. Bunun yanında
205
206
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
yurt içinde üretilen malların fiyatlarında da paralel artışlar görülebilecektir. Sonuçta, talep kanunu işleyecek, tarife oranında fiyatı yükselen ithal mallarına olan talep, ithal mallarının yurtiçi talep esnekliğine de
bağlı olarak azalacaktır. Tüketimde meydana gelecek azalma ithal malının iç piyasadaki talep esnekliğine
bağlıdır. Esneklik birden büyük ise, tarife dolayısıyla artan fiyatlar, tüketimi daha fazla kısar. Tüketicilerin
refah kaybına neden olur ve ekonomi için reel bir kayıptır.
c)Hazineye Gelir Etkisi
Tahsil edilen gümrük vergileri, diğer vergilerde olduğu gibi devlet hazinesine gelir olarak gider.
Gümrük vergileri, çoğu devlet için önemli bir gelir kaynağıdır. Toplam gümrük vergisi geliri, ithalat miktarı ile birim başına verginin çarpılmasıyla bulunur. Devletin tarife ile gelir sağlayabilmesi için, gümrük
tarifelerinin, ithalat hacmini sıfıra düşürecek kadar yüksek olmaması gerekir. Eğer çok yüksek gümrük
vergisi konulursa, ithal mallarının yurt içinde satış fiyatı o kadar yükselir ki, yurt içinde alıcı bulamaz.
Dolayısıyla ithalat yapılmayacağı için gümrük vergisi tahsilatı olmaz ve buradan elde edilen gelir sıfıra
düşer.
Eski zamanlarda çoğu ülke gümrük vergilerini hazinesine gelir getirsin diye koymakta idiler.
Hatta, yurtiçi sanayiler için girdi veya enerji gibi ithal edilmesi zorunlu olan mallara daha fazla gümrük
vergisi konulmaktaydı. Ancak günümüzde bu şekilde gümrük vergisi politikası izlenmesinin, ülkenin rekabet gücünü azalttığı anlaşılmıştır. Bu yüzden konulan gümrük vergileri, gelir elde etme amacından
ziyade, yurtiçi üreticileri uluslararası rekabete karşı korumak içindir. Örneğin, AB ülkeleri zengin ülkelerdir. Gümrük vergisi gelirine ihtiyacı yoktur. Ancak tarım ürünleri başta olmak üzere bir çok ürünün ithalatına gümrük vergisi koymaktadırlar. Bunun amacı gelir elde etmek değil, AB üreticilerini uluslararası
rekabetin zararlı etkilerinden korumaktır. Eğer tekstil ürünlerine gümrük tarifesi konulmazsa, AB tekstil
üreticileri iflas edebilecek veya kazançları çok azalacaktır.
d)Bölüşüm Etkisi
Tarife dolayısıyla fiyatı yükselen malın yurtiçi üretimi genişler. Çünkü, daha yüksek maliyetle
üretim yapan firmalar piyasaya girer. Bu arada, gümrük vergisinden önce düşük maliyetle çalışan ve
mallarını düşük fiyatla satmakta olan üreticiler de aynı malları yüksek fiyattan satar ve normal üstü kar
elde ederler. Bu da söz konusu malları tüketen tüketicilerin daha yüksek fiyat ödemeleri, üreticilerin
daha yüksek gelir elde etmeleri anlamına gelir. Diğer bir ifadeyle gelir, tüketicilerden üreticilere doğru
yeniden dağıtılmış olur.
e)Dış Ticaret Hacmi Etkisi
Bir mala gümrük tarifeleri konulduğunda, o malın yurt içindeki satış fiyatı gümrük tarifesi kadar
yükseleceği için ithalat miktarında azalma olur. İthalat miktarının ne kadar azalacağı ise ithal mallarının
yurtiçi talep esnekliğine bağlıdır. Eğer esneklik birden büyük ise, ithalattaki azalma oranı gümrük vergisi
oranından daha fazla olur. Aksi durumda ise daha az olacaktır. Tarife öncesi ithalat miktarı ile tarife sonrası ithalat miktarı arasındaki farka dış ticaret hacmi etkisi denilmektedir.
Gümrük tarifelerinin dar anlamdaki ekonomik etkileri aşağıdaki şekil yardımıyla da açıklanabilir.
Dışa kapalı bir ekonomide arz-talep dengesi D0 noktasında sağlanır. İç fiyatlar f0, arz ve talep miktarı ise
m0’dır. Arz ve talep eğrileri siyah renklerle gösterilmiştir. Böyle bir ekonomi uluslararası serbest ticarete
açıldığında Fu dünya fiyatlarıyla karşılaşır. Ülkenin dünya fiyatlarını etkileyemeyecek kadar küçük olduğu
varsayıldığında, dünya fiyatlarından istediği kadar mal satın alabilecek ve üretebildiği kadar malı aynı
fiyattan satabilecektir. O yüzden dünya fiyatları doğrusu yatay eksene paralel olarak kırmızı renkte doğru
şeklinde çizilmiştir. Ekonomi dışa açıldığında fiyatın düşmesi sonucu, yurtiçi arz m0m1 aralığı kadar azala-
207
ULUSLARARASI İKTİSAT
rak m1’e düşecektir. Buna karşılık talep m0m2 kadar artarak m2’ye çıkacaktır. Arz ve talep arasındaki
fark, m1m2 kadar ithalatla kapatılacaktır.
Hükümetin daha önce belirtilen dış ticaret politika amaçlarından biri veya birkaçı nedeniyle FuFg
kadar gümrük vergisi koyduğunu varsayalım. Bu durumda, fiyatlar Fg’ye yani gümrük tarifesi oranında
yükselecektir. Yurtiçi üretim m1m3 kadar artarak m3’e çıkacak, talep ise m2m4 kadar azalarak m4’e düşecektir. İthalat miktarı da azalarak m3m4 kadar olacaktır. Şekilde m1m3+m4m2 ithalattaki azalmayı
gösterdiği için, buna dış ticaret hacmi etkisi denir.
F
+
=
Toplumsal
Kayıp
A
f1
D0
f0
Fu
n
b
Fg
a
Fu+GT
Gümrük
Tarifesi
s
c
Fu
r
T
İthalat
m1
m3
m0
m4
m2
M
Dış Ticaret Hacmi
Etkisi
(m1m3 + m2m4)
Şekilde mor renkli üçgenin alanı üretim kaybını gösterir. FuFg aralığı kadar gümrük tarifesi konulması ithal mallarının yurtiçi satış fiyatlarını konulan gümrük tarifesi kadar artıracaktır. Bu durumda mallar Fg fiyatından satılacaktır. Satış fiyatlarının yükselmesi sonucu yurtiçinde daha fazla maliyetle çalışan firmalar da piyasaya girecek ve üretim yapmaya başlayacaktır. Maliyetleri Fg seviyesindeki
üreticiler de gümrük tarifesi sayesinde üretim yapabilir duruma gelecektir. Yurtiçi üretimin m1’den m3’e
208
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
çıkması makro ekonomik açıdan üretim artışı, gelir artışı, ödemeler açıklarını kapatması, istihdam hacmini artırması gibi olumlu etkiler doğurur. Mikro ekonomik açıdan ise üretim artışı daha yüksek bir maliyetle yapıldığı için kaynak israfı olarak değerlendirilir. Yurtiçi üretim m1’den m3’e yükselirken maliyetler de
artmaktadır. m1 kadar mal Fu fiyatından üretilirken, m3 üretim hacminde maliyetler Fg seviyesine yükselmektedir. Eğer aynı kaynaklar dünyada daha verimli üretim yapan üreticilere verilseydi, bu üreticiler
daha fazla mal üretecekti.
Sarı renkli üçgenin alanı tüketim kaybını verir. Gümrük tarifesi sonucunda söz konusu malın iç piyasada satış fiyatı Fg seviyesine çıkmaktadır. Talep kanununa göre bir malın fiyatı yükselirse, o
mala olan talep azalmaktadır. Fiyat arttıkça bazı tüketiciler bu malı tüketmekten vazgeçecektir. Şekilde
görüldüğü gibi talep gümrük tarifesi nedeniyle m2m4 aralığı kadar azalmıştır. İşte toplumdaki bazı tüketicilerin bu malı tüketemez hale gelmesi tüketim kaybıdır ve bir daha geri gelmeyecektir.
Açık mavi renkli dikdörtgenin alanı (bc x cr) hazineye gelir etkisini gösterir. Şekilde bc
aralığı konulan gümrük tarifesini, cr aralığı ise ithalat miktarını gösterir. İthalat esnasında tahsil edilen
ve hazineye yatırılan gümrük vergisinin miktarı bcnr alanının sayısal değerine eşittir.
Yeşil renkli yamuğun alanı bölüşüm etkisini gösterir. Çünkü serbest ticaret şartları altında
ticaret yapılırken yurtiçindeki m1 kadar malı üreten üreticiler bu malları Fu fiyatından satmakta ve normal
karlarını elde etmekteydiler. Gümrük tarifeleri nedeniyle piyasa fiyatlarının Fg seviyesine çıkmasıyla, aynı
mallar Fg seviyesinden satılmakta ve üreticiler rant elde etmektedirler. 0m1 kadar üretim yapan üreticilerin tamamı FuFg aralığı kadar rant elde eder. m1’den sonra ise maliyetler giderek yükseldiğinden elde
edilecek rantlar da giderek azalmaktadır. Son birim (m3. mal) malı üreten üreticinin maliyetleri Fg seviyesinde olduğundan bu üreticinin rantı sıfır olur yani normal kar elde eder. Dolayısıyla gümrük tarifesi
nedeniyle üreticilerin rantlarında yeşil renkli yamuğun alanı kadar artış olur. Rantlar Fg fiyatından tüketmeye devam eden tüketicilerce ödenir. Bu yüzden gümrük tarifeleri tüketicilerden üreticilere doğru bir
gelir transferine neden olmaktadır.
Gümrük tarifeleri ithal mallarının iç piyasada satış fiyatlarını artırdığı için, ithal malına olan talep
de ithal malının yurtiçi talep esnekliğine bağlı olarak azalmaktadır. İthalatın azalması ise dış ticaret hacmini azaltmaktadır. Şekilde m1m3 ve m4m2 aralıklarının toplamı dış ticaret hacmi etkisini göstermektedir.
Üretim ve tüketim kayıplarının toplamı toplumsal kayıp olarak adlandırılmaktadır. Çünkü üretim kaynakları israf edilmiş ve bir daha geri gelmeyecektir. Yapılamayan tüketim ise bir daha yapılamayacaktır. Hazineye ve üreticilere giden kısımlar ise toplum içinde bir kesimden diğer kesime el değiştirme
olayıdır. Ancak kayıp değildir.
f)Tüketici Rantı Etkisi
Bir mal daha yüksek fiyatlardan tüketilmeye razı olunduğu halde, piyasada tek fiyat oluşması
sonucu, aynı miktarda mal daha düşük fiyatlardan alınır ve tüketicilerin bir miktar geliri kendilerinde
kalır. İşte ödemeye razı olunduğu halde, kendilerinde kalan gelire tüketici rantı veya tüketici artığı
denir. Aşağıdaki şekilde m5 kadar mal F1 fiyatından tüketilmek istenmektedir. Ancak piyasa fiyatlarının F0
düzeyinde oluşması sonucu, bu tüketici m5 kadar malı alır ve F0 fiyatını öder. F0F1 veya yz aralığı kadar
geliri kendisinde kalır. Bunun gibi piyasa fiyatının üzerinde çeşitli fiyatları vermeye razı olan tüketiciler de
vardır. Bütün bunların toplamı tüketici rantını verir. Aşağıdaki şekildeki zy, hu ve kv gibi çok sayıdaki
aralığın sayısal değerlerinin toplamıyla tüketici rantı bulunur. Geometrik olarak talep doğrusunun altı,
fiyat doğrusunun üstü tüketici rantını vermektedir. Buna göre aşağıdaki şekilde, kapalı ekonomi şartlarında, üçgen şeklindeki sarı alanın sayısal değeri tüketici rantıdır.
209
ULUSLARARASI İKTİSAT
Serbest dış ticaret yapılmaya başlanırsa fiyatlar Fu düzeyinde olacaktır. Fiyat doğrusu kırmızı
renkli doğru gibi olur. Bu durumda tüketici rantı sarı, yeşil ve açık mavi alanların toplamı kadardır.
Serbest ticaret yapılması tüketicilerin lehinedir. Çünkü kapalı ekonomi şartlarına nispeten tüketici rantında yeşil ve açık mavi alanların toplamı kadar artış olur. Bu artış üretim kazançları (aD0r), tüketim
kazançları (rD0s) ve üreticilerden tüketicilere doğru gelir transferinden (FuF0D0a) oluşur.
F
n
f1
z
h
A
k
f0
y
u
D0
a
Dışa Kapalı
Ekonomide
Fiyat Doğrusu
p
b
Fg
Fu
v
c
Fu+GT
Gümrük
Tarifesi
s
r
Fu
e
T
m5 m1
m3
m0
m4
m2
M
Eğer FuFg aralığı kadar gümrük tarifesi konursa, fiyat doğrusu Fg seviyesine yükselir. Fiyat
doğrusu mavi renkte çizilen gibi olur. Bu durumda tüketici rantı açık mavi ve sarı alanların toplamı
kadardır. Tarife nedeniyle tüketici rantı yeşil alan kadar azalmıştır. Demek ki, gümrük tarifesi konulması
tüketicilerin aleyhinedir. Azalan rantın bir kısmı hazineye, bir kısmı üreticilere giderken, bir kısmı da
üretim ve tüketimdeki kayıplardan dolayı yok olmaktadır.
g)Üretici Rantına Etkiler
Bir malı daha düşük fiyatlardan satmaya razı olan üreticiler, piyasada fiyatların yüksek oluşması
sonucu mallarını yüksek piyasa fiyatlarından satarlar ve fazladan bir rant elde ederler. Buna üretici
rantı denir. Aşağıdaki şekilde m1 kadar mal F1 fiyatından satmaya razı olan üreticiler veya satıcılar vardır. Ancak piyasa fiyatlarının F0 düzeyinde oluşması sonucu, bu üretici m1 kadar malı F0 fiyatından satar.
210
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
F0F1 veya yz aralığı kadar fazladan gelir elde eder. Bunun gibi piyasa fiyatının altında çeşitli fiyatlardan
malını satmaya razı olan üreticiler vardır. Satmaya razı oldukları fiyat ile piyasa fiyatları arasındaki farkların toplamı üretici rantını verecektir. Aşağıdaki şekilde yz, ha ve kb gibi çok sayıda aralığın sayısal
değerlerinin toplamı ile üretici rantı bulunur. Geometrik olarak arz doğrusunun üstü, fiyat doğrusunun
altı üretici rantını vermektedir. Buna göre aşağıdaki şekilde, kapalı ekonomi şartlarında, sarı, yeşil ve
açık mavi alanların sayısal değeri üretici rantıdır.
F
A
y
h
D0
k
Dışa Kapalı
Ekonomide
Fiyat Doğrusu
f0
a
Fu
f1
p
b
Fg
c
Fu+GT
Gümrük
Tarifesi
s
r
Fu
e
z
T
n
m5 m1
m3
m0
m4
m2
M
Serbest dış ticaret yapılmaya başlanırsa fiyatlar Fu düzeyinde olacaktır. Fiyat doğrusu da kırmızı doğru şeklinde olur. Bu durumda üretici rantı sarı alanın sayısal değeri kadardır. Serbest ticaret
yapılması üreticilerin aleyhinedir. Çünkü kapalı ekonomi şartlarına nispeten üretici rantında yeşil ve açık
mavi alanların toplamı kadar azalış olur. Bu azalış üreticilerden tüketicilere doğru gelir transferine neden olur.
Eğer FuFg aralığı kadar gümrük tarifesi konursa, fiyat Fg seviyesine yükselir. Fiyat doğrusu
mavi doğru konumuna gelir. Bu durumda üretici rantı sarı ve yeşil alanların toplamı kadardır. Tarife
nedeniyle üretici rantı yeşil alan kadar artmıştır. Demek ki gümrük tarifesi konulması üreticilerin lehinedir. Artan rant, malı tüketmeye devam eden tüketicilerden sağlanmaktadır.
211
ULUSLARARASI İKTİSAT
h)Gümrük Tarifelerinin Mikro Ekonomik Etkilerine Sayısal Örnek
Gümrük tarifelerinin sayısal olarak açıklanması mümkündür. Bunun için televizyon gibi bir mal
örnek alınarak aşağıdaki şekil üzerindeki rakamlara göre açıklamalar ve hesaplamalar yapılabilir.
Televizyon
Fiyatı ($)
400
h
A
f
320
250
150
100
k
D0
g
z
d
n
b
Fu+GT
s
c
e
a
m
y
300
p
t
450
750
Fu
r
T
İthalat
0
Gümrük
Tarifesi
i
1250
j
1500
Televizyon Miktarı
(Adet)
Kapalı Ekonomi Dengesi
Kapalı ekonomi dengesi D0 noktasında sağlanmıştır. Kapalı ekonomide, 250$’dan 750 adet televizyon üretilmekte ve tüketilmektedir.
Televizyon üretiminden sağlanan hasıla; 0kD0t alanının sayısal değeri kadardır. Yani; 250 x
750 = 187.500$’dır.
Tüketici rantı; khD0 alanının sayısal değeri kadardır. Yani; (150 x 750)/2 = 56.250$’dır.
Üretici rantı; 0kD0 alanının sayısal değeri kadardır. Yani; (250 x 750) /2 = 93.750$’dır.
212
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
Açık Ekonomi Dengesi
Açık ekonomide 100$’lık dünya fiyatları geçerli olacaktır. Bu fiyattan yurtiçi üretim dengesi c
noktasında, tüketim dengesi ise s noktasında oluşacaktır. Yani yurtiçi televizyon üretimi 300 adet,
tüketimi 1500 adet ve aradaki fark olan ithalat miktarı ise 1200 adettir.
Kapalı ekonomiye nispeten yurtiçi televizyon üretimi (750-300) 450 adet azalmış, televizyon
tüketimi (1500-750) 750 adet artmıştır. Yurtiçi televizyon üretiminden sağlanan hasıla, 157.500$ azalarak 30.000$’a düşmüştür. Yani 0ecy alanının sayısal değeri kadar olmuştur. Televizyon tüketimine yapılan harcama miktarı ise 1.500 x 100 = 150.000$’dır. Bunun 30.000$’lık kısmı yerli mallarına,
120.000$’lık kısmı ise ithal mallarına harcanmıştır.
Tüketici rantı artarak ehs alanı kadar olmuştur. Bu alanın sayısal değeri ise (1500 x 300) /2 =
225.000$’dır. Kapalı ekonomiye nispeten 168.750$ artış olmuştur.
Üretici rantı ise azalmış ve 0ec alanı kadar olmuştur. Bu alanın sayısal değeri ise (100 x 300) /
2 = 15.000$’dır. Kapalı ekonomiye nispeten 78.750$ azalma olmuştur.
Serbest ticarete geçilmesiyle, ekD0c alanının sayısal değeri kadar yani (150 x 300) + (150 x
450) / 2 = 78.750$ üreticilerden tüketicilere doğru gelir aktarımı (bölüşüm etkisi) olmuştur. Ayrıca cD0m
alanı kadar yani (450 x 150)/2 = 33.750$ üretim kazancı, mD0s alanı kadar yani (750 x 150) /2 =
56.250$ tüketim kazancı elde edilmiştir. Bunların üçünün toplamı tüketici rantındaki artışa yani
168.750$’a eşittir. Toplumsal kazanç üretim ve tüketim kazançları toplamı, cD0s alanının sayısal değerine yani 33.750$ + 56.250$ = 90.000$’a eşittir.
Tarife Sonrası Denge
İthalata %50 oranında ad-valorem veya birim başına 50$ spesifik vergi konulursa, ithal televizyonların yurtiçinde satış fiyatı 150$’a yükselecektir. Fiyat yükseldiği için yurtiçinde 150$’a kadar maliyetle çalışan üreticiler piyasaya girecek ve yurtiçi arz artarak 450 birime yükselecektir. Bu üretim miktarında hiç ithalat yapılmasaydı fiyatlar 320$’a yükselecekti. Öte yandan fiyatlar yükseldiği için talep azalacak
ve 1250 birime düşecektir. Bir taraftan yurtiçi üretimin artması, diğer taraftan tüketimin azalmasıyla
ithalat miktarı 800 birime düşecektir. Televizyon üretiminden yurtiçinde sağlanan hasıla 150 x 450 =
67.500$’a yükselecek, tüketim harcamaları 1.250 x 150 = 187.500$’a yükselecektir. İthalata yapılan
ödeme ise 80.000$ olacaktır.
Tüketim kaybı sarı üçgenin alanına, yani (250 x 50)/2=6.250$’a eşittir. Üretim kaybı ise mor
üçgenin alanına, yani (150 x 50)/2=3.750$’a eşittir. İkisinin toplamı olan toplumsal kayıp ise sarı ve
mor üçgenlerin alanlarının toplamına yani 6.250 + 3.750= 10.000$’a eşittir. Hazineye gelir etkisi,
açık mavi dikdörtgenin alanı kadar yani 800 x 50 =40.000$’dır. Bölüşüm etkisi yeşil yamuğun alanına yani 18.750$’a eşittir.
Dış ticaret etkisi 400 adet televizyon veya 40.000$’dır.
Tüketici rantında edns alanı kadar yani 68.750$’lık azalma olmuştur. Bunun 6.250$’ı tüketim
kaybına, 3750$’ı üretim kaybına, 40.000$’ı devletin hazinesine ve 18.750$’ı yurtiçi üreticilere gitmiştir.
Tarife sonrası toplam tüketici rantı dhn alanı kadar yani (1.250 x 250)/2 = 156.250$’dır.
Üretici rantı ise edbc alanı kadar yani 18.750$ artmıştır. Tarife sonrası toplam üretici rantı 0db
alanı kadar yani (150 x 450)/2 = 33.750$’dır. Üreticiler bu geliri televizyon tüketmeye devam eden
tüketicilerden sağlamıştır.
213
ULUSLARARASI İKTİSAT
İthalattaki 40.000$’lık azalmanın 15.000$’ı yurtiçi üretim artışından, 25.000$’ı tüketim azalışından kaynaklanmıştır. Bu durum şekilde sırasıyla cayp ve rsij alanları olarak gösterilebilir.
5.YASAKLAYICI TARİFE
İthalatı sıfıra düşürecek oranda konulan gümrük tarifesine yasaklayıcı tarife denir. Aşağıdaki
şekilde görüldüğü gibi, FuF0 aralığı veya daha yüksek oranda bir gümrük tarifesi konulmasıyla ithalat
sıfır olmaktadır. Çünkü ithal mallarının fiyatları o kadar yükselir ki artık iç piyasada talep görmez ve ithal
edilmez. Özellikle ithal ikameci bir dış ticaret politikasının izlendiği az gelişmiş ülkelerde bu duruma sıkça
rastlanır. Yasaklayıcı gümrük tarifeleri yerli sanayileri yabancı rekabetinden koruma amacına yöneliktir.
Yasaklayıcı tarifelerde üretim ve tüketim kayıplarından oluşan toplumsal kayıp en yüksek düzeydedir. Şekilde mor üçgenin alanı üretim kaybını, sarı üçgenin alanı tüketim kaybını ve ikisinin
toplamı olan D0ac alanının sayısal değeri de toplumsal kaybı gösterir. Tüketicilerden üreticilere doğru
gelir transferi en yüksek seviyededir. Şekilde yeşil yamuğun alanı bölüşüm etkisini gösterir. İthalat
sıfır olduğundan hazineye gelir etkisi de yoktur. Dış ticaret hacmi etkisi ise ithalattaki azalma kadar yani
m1m2 aralığı kadardır.
F
+
=
Toplumsal
Kayıp
A
D0
Fu+GT
f0
Gümrük
Tarifesi
c
Fu
T
Üretimdeki artış
m1
Fu
b
a
Tüketimdeki azalış
m0
Dış Ticaret Hacmi Etkisi
m2
M
214
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
Yukarıda verilen rakamlı örnekte, eğer 150$ veya daha fazla bir tarife konulsaydı ithalat sıfıra
düşecekti. Bu durumda, dış ticaret etkisi 1200 adet veya 120.000$’lık televizyon olacaktı. Tüketim kaybı
(750 x 150)/2=56.250$, üretim kaybı (450 x 150)/2=33.750$ ve bölüşüm etkisi 78.750$ olacaktı. Hazineye gelir etkisi ise ithalat yapılmadığı için olmayacaktır. Tüketici rantında 168.750$ azalma, üretici
rantında ise 78.750$ artış olacaktı.
6. GÜMRÜK TARİFELERİNİN BÜYÜK BİR ÜLKENİN DIŞ TİCARET HADDİNE ETKİSİ
Büyük ülke uluslararası piyasalara fazla miktarda mal sattığında, bolluk yaratarak dış ticaret
hadlerinin düşmesine neden olan veya satış miktarını azaltarak uluslararası piyasalarda kıtlık yaratıp dış
ticaret hadlerini artırabilen bir ülkedir. Aynı şekilde, büyük ülke bir malın dünyadaki önemli miktarda
alıcısı demektir. İthalat miktarını azalttığında dış ticaret hadlerini kendi lehine değiştirebilmektedir. Büyük bir ülke ithal etmekte olduğu bir mal üzerine gümrük tarifesi koyarsa, ithal malının yurtiçi piyasada
satış fiyatı tarife oranında yükselecektir. Satış fiyatı yükseldiğinde ise ithal malının yurtiçi talep esnekliğine bağlı olarak, ithal mallarına talep azalacaktır. Gümrük tarifesi nedeniyle dış ticaret hadleri tarifeyi
koyan ülkenin lehine değişir. Dış ticaret hadlerindeki değişme teklif eğrileri yardımıyla açıklanabilir.
Araba
Türkiye Alman arabalarına
Gümrük Tarifesi uygularsa
TT1
TT2
FU2
a1
FU1
D1
a2
AT1
D2
β1
β2
0
α2 α1
t2
t1
Televizyon
Yukarıdaki şekilde Türkiye ve Almanya gibi iki büyük ülke ve televizyon ve araba gibi iki mal ele
alalım. Televizyon Türkiye’nin, araba ise Almanya’nın ihraç ürünüdür. Başlangıçta Türkiye’nin teklif eğrisi
beyaz, Almanya’nın teklif eğrisi ise siyah eğri şeklinde olsun. İki ülke arasında dış ticaret dengesi teklif
ULUSLARARASI İKTİSAT
eğrilerinin kesiştiği D1 noktasındadır. Dış ticaret hadleri beyaz doğru ve dış ticaret hacmi 0a1D1t1 alanının
sayısal değeri kadardır. Televizyonun dış ticaret hadleri tan α1, arabanın dış ticaret hadleri ise tan β1’dir.
Dış ticaret dengede iken Türkiye’nin Alman arabalarına gümrük tarifesi koyduğunu kabul edelim.
Teklif eğrisi analizinde bu durumu Türkiye’nin kendi ihraç malına karşı daha fazla ithal malı istemesi
şeklinde açıklayabiliriz. Diğer açıdan bakıldığında, Türkiye Alman arabalarına eskisinden daha az televizyon teklif etmektedir. Örneğin, Türkiye’nin ithal ettiği bir arabaya 100 televizyon verdiğini kabul edelim.
Eğer yüzde 10 gümrük tarifesi koyarsa, artık bir Alman arabasına 90 televizyon teklif eder. 10 adet televizyon gümrük tarifesi olarak kesilir. Sonuçta gümrük tarifesi öncesi bir ithal arabaya 100 televizyon
teklif ederken, gümrük tarifesi sonrası 90 televizyon teklif etmektedir. Bu durumu yukarıdaki şekilde
Türkiye’nin teklif eğrisinin kırmızı eğri şeklinde sola kayması ile açıklayabiliriz. Gümrük tarifeleri Türkiye
tarafından konulduğu için sadece Türkiye’nin teklif eğrisinde değişme olur, Almanya’nın teklif eğrisi eskisi
gibi kalır. Yeni denge noktası D2’dir. Yeni dış ticaret hadleri mavi doğrudur. Dış ticaret hadleri gümrük
tarifesi koyan Türkiye’nin lehine değişmiştir. Bu durum şekilde tan α1 açısının tan α2 şeklinde büyümesinden anlaşılmaktadır. Almanya’nın dış ticaret hadleri ise tan β1’den tanβ2’ye değiştiği için kötüleşmiştir.
Dış ticaret hacmi sarı dikdörtken şeklinde daraldığı için iki ülkenin de refahı olumsuz yönde etkilenir.
Demek ki büyük bir ülke gümrük tarifesi koyarak dış ticaret hadlerini kendi lehine değiştirebilir.
Ancak dış ticaret hacmi daraldığı için tarife konulmasının kesin olarak bu ülkenin refahını yükselteceğini
söyleyemeyiz. Çünkü olumlu dış ticaret haddi etkisi ve olumsuz dış ticaret hacmi etkisi söz konusudur.
Eğer dış ticaret haddi etkisi daha büyükse bu ülkenin refahı olumlu yönde etkilenir. Aksi durumda ülke
refah kaybına uğrar. Hangisinin daha büyük olacağı ithal mallarının yurtiçi talep esnekliğine bağlıdır.
Örneğin arabanın talep esnekliği birden büyük olduğundan, yüzde 10 gümrük tarifesi konulması, ithal
araba talebini daha fazla oranda azaltacaktır. Dolayısıyla dış ticaret hacmi etkisi daha büyük olacağı için
Türkiye’nin refahının olumsuz yönde etkileneceği söylenebilir. Almanya ise hem dış ticaret hadleri, hem
de dış ticaret hacmi aleyhine değiştiği gibi kesin olarak zararlı çıkar ve misilleme yapabilir.
7.GÜMRÜK TARİFELERİNİN KÜÇÜK BİR ÜLKENİN DIŞ TİCARET HADDİNE ETKİSİ
Küçük bir ülke daha fazla ihracat yapıp uluslararası fiyatların düşmesine neden olamayan veya
daha az ihracat yaparak kıtlık yaratıp fiyatları artıramayan bir ülkedir. Kısaca, dış ticaret hadlerini etkileyemeyen bir ülkedir. O yüzden dış ticaret hadlerini veri olarak kabul eder. Yani bir birim ithal malına
karşılık kendi teklifini artırarak veya azaltarak dış ticaret haddi doğrusunu değiştiremez. Dış ticaret haddi
doğrusu aynı zamanda diğer ülkenin teklif eğrisi olarak kabul edilir. Bu durum aşağıdaki şekil yardımıyla
açıklanabilir.
Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret dengesini yeniden ele alalım. Şimdi ise televizyon ihracatçısı Türkiye’nin küçük bir ülke olduğunu varsayalım. Diğer bir deyişle, Türkiye önemli bir araba ithalatçısıdır ve televizyon ihracatçısı ülke değildir. Televizyon ihracatını azaltarak kıtlık yaratıp dış ticaret hadlerini lehine değiştiremez. Araba ithalatını azaltarak da dış ticaret hadlerini lehine değiştiremez.
Şekilde ilk denge noktası D1’dir. Türkiye’nin teklif eğrisi siyah ve Almanya’nın teklif eğrisi aynı
zamanda dış ticaret hadleri doğrusu olan mavi doğrudur. Dış ticaret hacmi ise 0a1D1t1 alanının sayısal
değeri kadardır. Eğer Türkiye Alman arabalarına gümrük tarifesi koyarsa, Türkiye’nin teklif eğrisi kırmızı
eğri şeklinde sola kayacaktır. Yeni denge D2 noktasında oluşacaktır. Dış ticaret hadleri değişmeyecek,
fakat dış ticaret hacmi azalacak ve sarı dik dörtgenin alanı kadar olacaktır. Dış ticaret haddi etkisi iki ülke
için de nötr olurken, dış ticaret hacminin daralması iki ülkenin aleyhine refah etkileri doğuracaktır.
215
216
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
Araba
Türkiye (Küçük Ülke)
Alman arabalarına
Gümrük Tarifesi uygularsa
TT1
TT2
FU1(AT1)
a1
D1
a2
D2
β1
0
α1
t2
t1
Televizyon
8.GÜMRÜK TARİFE SAVAŞLARI
Bir önceki konuda Türkiye ve Almanya’nın büyük ülke olması durumunda gümrük tarifesi konularak dış ticaret hadlerinin tarife koyan ülke lehine değiştirilebileceği belirtilmişti. Buna göre dış ticaret
hadleri Türkiye’nin lehine, Almanya’nın aleyhine değişmişti. Ayrıca dış ticaret hacmi her iki ülkenin aleyhine daralmıştı. Almanya Türkiye’nin gümrük tarifesi koymasından kesin olarak zararlı çıkacağı için misilleme yaparak dış ticaret hadlerini eski seviyesine hatta kendi lehine değiştirebilir. Bu durum aşağıdaki
şekil yardımıyla incelenebilir.
İlk denge noktası D1 iken Türkiye ve Almanya’nın teklif eğrileri beyaz renkli çizilmiştir. Denge dış
ticaret haddi doğrusu ise yeşil renkli doğrudur. Türkiye’nin gümrük tarifesi koyması nedeniyle kendi teklif
eğrisi kırmızı renkli teklif eğrisi pozisyonuna kayarsa, yeni denge noktası D2’de oluşur. Dış ticaret hadleri
Türkiye’nin lehine değişir ve mavi doğru şekline gelir. Dış ticaret hacmi küçülür. Eğer Almanya misilleme
yaparak, dış ticaret hadlerini eski haline getirecek kadar Türk televizyonlarına gümrük tarifesi koyarsa,
Almanya’nın teklif eğrisi sarı renkli teklif eğrisi pozisyonuna kayar. Yeni denge noktası D3’te oluşur. Dış
ticaret hadleri başlangıçtaki seviyesine yani yeşil doğru şekline gelir. Fakat dış ticaret hacmi daha da
daralarak iki ülkenin aleyhine olur. Türkiye gümrük tarifesi koyarak dış ticaret hadlerini kendi lehine
değiştirmekte ısrar ederse, gümrük tarifelerini artırabilir. Böylece denge D4 noktasında oluşur. Dış ticaret
hadleri Türkiye’nin lehine değişir fakat dış ticaret hacmi daha da daralır. Almanya da misilleme yapmakta
217
ULUSLARARASI İKTİSAT
ısrar ederse, yeni denge noktası D5’te oluşur. Dış ticaret haddi tekrar başlangıç seviyesine gelirken, dış
ticaret hacmi iyice daralır.
Araba
Türkiye Alman arabalarına
Gümrük Tarifesi uygularsa
TT1
TT3
TT2
FU2
AT1
a1
D1
a2
D2
AT2
a3
D4
a4
a5 β1
β2
0
FU1
D3
D5
α2 α1
t5 t4
Almanya
misilleme
yaparsa
AT3
t3 t2
t1
Televizyon
Eğer iki ülke arasında bu misillemeler gümrük tarifesi savaşına dönüşürse, eninde sonunda dış
ticaret hacmi sıfıra düşer. Diğer bir ifadeyle, gümrük tarifelerinin aşırı yükselmesi sonucu her iki ülkenin
piyasasında ithal malları öyle pahalı hale gelir ki hiç talep görmez. Bu durum iki ülkenin de dış ticaretin
faydalarından yararlanamamaları demektir. Bunun örnekleri dünya ticaretinde 1929 dünya bunalımından
sonra görülmüştür. 1930’lu yıllarda bütün ülkeler dış açıklarını kapatmak için gümrük tarifelerini artırma
yolunu seçmiştir. Örneğin, ABD 17 Temmuz 1930’da Smoot-Hawley tarifelerini koydu. Tarife oranları
ortalama %50 seviyelerine yükseltildi. Bu uygulama tüm dünyada tepkilerle karşılandı ve bir çok ülke
misillemelerde bulundu. Dünya ekonomik krizi daha da kötü hale geldi. İspanya üzüm, portakal, mantar
ve soğan üzerine koyduğu tarifeleri artırdı. Saat, el işlemeleri ve ayakkabılara koyduğu tarifelerden dolayı İsviçre Amerikan mallarını boykot etti. İtalya zeytinyağı ve şapkalara konulan tarifelere misilleme
olarak; Fransız ve Amerikan otomobillerine çok yüksek gümrük tarifeleri koydu. Kanada bir çok gıda
maddesi, tomruk ve keresteye konulan yüksek tarifelere misilleme olarak kendi tarifelerini üç kat artırdı.
Avustralya, Küba, Fransa, Meksika ve Yeni Zelanda da tarife savaşlarına katıldı. Bu tür komşuyu fakirleştirme politikaları, tüm ülkelerde, dünya ticaretinin yavaş yavaş azalmasına, yüksek işsizlik ve düşük
ücretlerin birbirini takip etmesine neden oldu. 1933 yılındaki dünya ticareti, 1929’dakine göre üçte bir
218
9.BÖLÜM: GÜMRÜK TARİFELERİ
oranında azaldı1. 1940’lı yıllara gelindiğinde ise dünya ticareti durma noktasına kadar gelmişti. O yıllarda
toplanan Bretton Woods Konferansı sonucunda oluşturulan GATT (bugünkü ismiyle DTÖ), dış ticaretin
önündeki engellerin kaldırılması, sonuçta gümrük tarifelerinin sıfırlanması için çalışmaktadır.
9.GÜMRÜK TARİFELERİNİN KÜÇÜK BİR ÜLKENİN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ
Devamı kitapta.
1
Chacholiades, M., International Economics, 1990, s.172
Download