kulağın yapısı - Kayseri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü

advertisement
AİLE EĞİTİMİ NEDİR?


Aile eğitimi, işitme engelli çocuğun sözel
dil gelişiminin istenen düzeyde
olabilmesi için yapılan eğitim
faaliyetlerinin öğretmen–ebeveyn-çocuk
üçgeninde gerçekleşerek aile ile çocuğun
iletişim kurma yöntemlerinin öğretilmesi
sürecidir.
Aile eğitimi çocuğun işitme kaybı
tanısının konulması ile başlamaktadır.
Eyvah ! Çocuğum işitme
engelli
İşitme Engelli Çocuğu
Olan Ailelerin Yaşadıkları
Sıkıntılar
ŞOK:

Anne-baba inançsızlık ve çaresizlik
duyguları içinde olayı bir türlü kabul
edemez. Özellikle anne ağlama
krizleri içinde gerçek bir trajedi
yaşar.
RED:
 Bazı anne-babalar çocuklarındaki bu
farklılığı ve yetersizliği kabul
etmeyerek uzmandan uzmana
dolaşır. Çareler arayarak çocuklarının
iyi olacağı umudunu taşırlar. Bir
korunma biçimi olan red, bilinmeyen
korkusundan ve çocuğun gelecekte
neler yapabileceğinin belirsizliğinden
kaynaklanmaktadır.
YAS VE DEPRESYON:

Yaşanması gereken bu tepki gerçeğin
farkına varmaya doğru bir gidiş oluşturur.
Ancak aşırı yas, üzüntü ve depresyon
bazı ailelerde hayat boyu sürebilir.
Böylece aileler engelleyebilecekleri bir
olayı engelleyememekten dolayı
kendilerini yetersiz ve zayıf bularak
kızgınlık duygusu yaşarlar.
KARŞIT DUYGULAR YAŞAMA :
 Sevgi ve kızgınlık duygularının bir arada
yaşanmasıdır. Genelde suçluluk duygusu da
bunlara eşlik eder.
 Aileler bu duygu ile ya kendilerini özürlü
çocuklarına tam olarak adarlar ya da
reddederler. Özürlü çocuk gerçeğini kabul
etmeyerek ondan yapabileceğinin fazlasını
isterler ya da çocuğun gelişebileceğini ümitsiz
kabul edip her türlü eğitim ve tedavi
programlarını reddederler. Sadece çocuğun
fiziki ihtiyaçlarını karşılayıp, duygusal
ihtiyaçlarını görmezden gelirler
SUÇLULUK:
 Aileler şu ya da bu şekilde çocuğun
özrüne neden olduklarını ve geçmişteki
hataları için cezalandırıldıklarını
düşünürler. Gerçekçi olmaksızın sadece
bu bize niye oldu diye yakınırlar. Bu
duyguyu yaşamakta doğal ve gerekli bir
tepki sayılabilir.
KIZGINLIK:
 Bu duygu özürlü çocuğun durumunu
kabul etmeye doğru giden çok önemli bir
aşamayı oluşturur. Aile “niye bana oldu
?”, “neden bizim başımıza geldi. ?”
sorularına cevap aramaktadır.
 Ayrıca kızgınlık duygularını uzmanlara
terapistlere öğretmenlere yansıtarak
onları suçlamaya başlar. Ayrıca annebabanın birbirini suçlaması ve bunun
sonucu evlilik ve aile ilişkilerinin
zedelenmesi bu basamakta karşılaşılan
sorunlar arasındadır
UTANMA-SIKILMA:
 Aileler çocukları ile özdeşleştikleri ve
onları kendilerinin bir uzantısı olarak
gördükleri için çocuklarındaki özrü
kendilerinin bir özrü olarak
algılamaktadırlar. Bu nedenle bazı annebabalar, çocukla birlikte dışarıya çıkmak
istemezler, çoğunlukla eve kapanmayı
tercih ederler.

UZLAŞMA:
Uyuma doğru giden bu aşamaya çocuğu
iyileştirmek amacıyla ailenin adeta son bir
defa şansını deneme aşaması diyebiliriz.
UYUM VE YENİDEN DÜZENLEME:


Anne-babalar artık içinde bulundukları durumda
kendilerini daha rahat hissetmekte ana-babalık
görev ve becerilerinde daha emin ve rahat
görünmektedirler.
Aile artık farklı özelliğe sahip bir çocuğu
olduğunu ve neler yapabileceğini gerçekçi bir
biçimde düşünmeye ve çocukları ile daha etkili,
verimli bir ilişki oluşturmaya çalışır. Bu da aile
bireylerinin olumlu yaklaşım ve iletişimi ile
yakından ilgilidir. Bazı aileler birbirine destek
olurken bazıları da birbirlerinden uzaklaşabilirler
KABUL:
 Aktif olarak uğraşılan sürekli yaşanan ve
bir çok ailenin ulaşmak istediği önemli bir
amaçtır. Fakat daha önceki olumsuz
duyguların tamamen yok olduğunu
söylemek mümkün değildir. Zaman
zaman bu duygular yaşanabilir.
 Ancak aileler bu duyguları yaşadıkça
kendileri ve çocukları hakkında çok şeyler
öğrenirler. Böylece yalnız çocuklarının
değil kendilerinin de zayıf ve kuvvetli
taraflarını kabul etmeye başlarlar.
KULAK VE KULAĞIN
BÖLÜMLERİ
İşitme organımız olan
kulak üç bölümden oluşur



Dış Kulak:
Orta Kulak:
İç Kulak
KULAĞIN YAPISI

Dış Kulak: Kulak kepçesi ve dış kulak
kanalından meydana gelir. Kulak kepçesi,
ses dalgalarının toplanmasını ve ses
şiddetinin artışını sağlamaktadır

Orta Kulak: Dış kulak yolundan, kulak zarı ile
ayrılır. Küçük bir boşluk halindedir ve geniz ile
arasında bir irtibat sağlayan östaki tüpünü içerir.
Orta kulakta bulunan sırasıyla, çekiç, örs ve üzengi
adı verilen üç kemikçik, bir ses iletim zinciri
oluşturmaktadır. Orta kulak, içerdiği bu yapıların da
katkısıyla kulak zarına gelen sesin şiddetini
artırmaktadır.

İç Kulak : Salyangoz şeklinde bir yapısı olan koklea; iç
kulak sıvılarını ve tüy hücrelerini içerir. Ses titreşimleri, dış
kulaktan itibaren orta kulağa ve daha sonra da iç kulak
sıvılarına iletilmektedir. Gelen ses işitme siniri yoluyla
beyindeki işitme merkezine taşınır.
NASIL DUYARIZ ?

İşitme duyusu, ses olarak
adlandırdığımız mekanik
titreşimleri ortaya çıkarabilme
yeteneğidir.
İŞİTME NASIL GERÇEKLEŞİR?
İşitmenin gerçekleşebilmesi için;






Sesin olması,
Sesin kulağa ulaşması,
O sesin insan kulağının alabileceği
frekans ve
şiddet sınırları içinde olması,
Sesin kulaktaki dış, orta ve iç bölümleri
aşması,
Sesin işitme merkezine ulaşması ve
merkezce
algılanması gerekmektedir.
Bu işlevlerden birinin aksaması işitme
yetersizliğini ortaya çıkarabilmektedir.
Ses dalgaları


Dış kulağın işitme kanalından geçer

Kulak zarına çarparak titreştirir

Orta kulaktaki kemikçikler tarafından yükseltilerek
iç kulağa iletilir

İç kulağa gelen ses dalgaları buradaki tüy hücreleri
tarafından alınır

Sinirler tarafından beyne taşınır

Beyin bu sinyalleri analiz eder ve yorumlar.

Bu işlevlerden birinin
aksaması işitme yetersizliğini
ortaya çıkarabilmektedir.
İnsanlar neden
işitme güçlüğü
çekerler?
İletim tipi işitme kaybı
Sensorinöral işitme kaybı
Sinirsel (Nöral) işitme kaybı
Psikolojik İşitme Kaybı:


İşitme organlarının yapısı ve
işleyişinde bir bozukluk olmadığı
halde işitme gerçekleşmez. Bu gibi
durumlar psikolojik işitme kaybı diye
adlandırılır.
Bunun histerik sağırlık, psikosomatik sağırlık diye adlandırıldığı da
olur. Çocuklarda psikotik durumlarla,
yetişkinlerde psiko-nevrozla birlikte
görülebilir. Psikolojik işitme kaybı
çoğunlukla aniden oluşur.
İŞİTME YETERSİZLİĞİNİN
NEDENLERİ

Doğum Öncesi Nedenler

Doğum Anı Nedenleri

Doğum Sonrası Nedenler
Doğum Öncesi Nedenler







Hamilelik döneminde annenin geçirdiği
enfeksiyon veya hastalıklar
Hamilelik döneminde annenin röntgen
çektirmesi
Hamilelik döneminde annenin ototoksik
ilaç ve alkol kullanımı
Hamilelik döneminde geçirilen kazalar
Kan uyuşmazlığı
Genetik faktörler
Akraba evliliği
Doğum Anı Nedenler





Doğum sırasında meydana gelen
komplikasyonlar (kordon dolanması,
oksijensiz kalma ...)
Düşük doğum ağırlığı
Erken doğum
Bebekte kan değişimini gerektiren
sarılık
Doğum sırasında baş, boyun ve
kulakta görülen zedelenme
Doğum Sonrası Nedenler




Orta veya iç kulak yapılarında zedelenme
Çocukluk hastalıkları (havale, menenjit,
kızamıkcık, kızıl...)
3 aydan fazla süren kronik orta kulak
iltihabı (otit)
Çocukluk yaralanmaları (kafatası kırıkları,
çatlakları, baş veya kulaklara şiddetli
darbe, çok yüksek sese maruz kalma ve
zarar verecek şekilde kulağa sokulan
cisimler)
İŞİTME ENGELLİLERDE
BİLİŞSEL GELİŞİM
Bilişsel gelişim: bilişsel gelişim
sürecinde dil önemli bir yer tutar.
• İşitme engelli çocukların dil
becerilerindeki, kavram gelişimlerindeki
yetersizlik ve işitsel girdinin az olması
bilişsel gelişim sürecini de olumsuz olarak
etkiler.
Bu durum çocuğun eğitim ve yaşantı
eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
• Çocuk düşüncelerini ifade etmede ve
başkalarının düşüncelerini anlamada engellerle
karşılaşır.
• Buna rağmen işitme engelli çocuklar normal
işiten akranlarından bilişsel becerilerde çok
fazla geri kalmış değillerdir.
•Erken tanılandıklarında ve erken eğitime
alındıklarında bir çok çocuk engeline rağmen,
akranlarını yalnızca birkaç yıl geriden takip
eder.
İŞİTME ENGELLİLERDE
MOTOR GELİŞİM
Motor gelişim: işitme engelli
çocuklar hiçbir engeli bulunmayan
akranları ile aynı motor gelişim
özelliklerini takip ederler.
Örneğin; yardımsız ayağa kalkma,
yürüme, merdiven çıkma gibi...
• işitme engelli çocukların merkezi
sinir sistemine bağlı olarak genel
vücut koordinasyonunun sağlanması
ve denge alanlarında problemleri
vardır.
• Örneğin; geri geri yürüme, ip
üstünden atlama, denge tahtasında
ileri geri yürüme gibi becerilerde
zorlanır
İŞİTME ENGELLİLERDE
SOSYAL VE DUYGUSAL
GELİŞİM
• Sosyal ve duygusal gelişim: Çocuklar
doğumdan itibaren sosyal bir ortam ile
çevrilidir. Öncelikle ailesi, daha sonra da
yakın çevresi ile etkileşime geçer.
• Aile- çocuk etkileşimi çocuğun sosyal ve
duygusal gelişiminde en önemli faktördür.
İletişim kurmak; aile ile çocuğun
düşüncelerini, toplumsal değerlerini,
sosyal hayatı paylaşması sonucunu
doğurur.


İşitme engelli çocuklar ihtiyaçlarını sözel
olarak ifade etmede yetersiz kalırlar.
Aileleri ve arkadaşları onların duygu ve
düşüncelerini anlamakta zorlanırlar.
Bu durumda çocuklar kendini kötü
hisseder, kendine kızar ve kendine olan
güvenleri gelişmez. Topluma uyum
sağlamada zorluk çekerler, kendilerini
soyutlanmış hissederler.


Öğretmen ve akranları da çocuğun sosyal
ve duygusal gelişiminde önemli rol
oynarlar.
Akranların ve öğretmenlerin engelli
çocukla kolay ve etkili iletişime girmesi ile
çocuk sosyal kuralları, konuşmada
kullanılan kuralları, farklı durumlara
uygun tepki vermeyi, kişilerle yakın
ilişkiler kurmayı öğrenebilir.
Küçük yaştan itibaren işitme
engelli çocuğa işiten çocuklardan
farklı davranmayarak, onları
engellerine rağmen bu toplumun
etkin bireyleri haline getirebiliriz.
İŞİTME ENGELLİ
ÇOCUKLARDA DİL
GELİŞİMİ
Dil gelişimi çocukların olumsuz
olarak en çok etkilendiği gelişim
alanlarından birisidir. Çocukta dil
kazanımı birbirine bağlı aşamalardan
meydana gelir.
Buna göre; sesleri duymayan ve
sözel uyaranları algılayamayan
çocuğun dil kazanımı tam olarak
gerçekleşemez.


Çocuklar 9. aya kadar normal işiten
çocuklar gibi sesleri çıkartırlar. Sonra
kendi seslerini duyamadıkları için sesleri
çıkartamazlar.
Bir an önce uygun cihazlandırma olursa,
çocuğun çıkarttığı sesler kesintiye
uğramamış olur.
Dil kazanımının tam olarak
gerçekleşememesinin bir diğer
sebebi de ailenin çocuğa yeterli sözel
tepkiyi vermemesidir. Çocuğun
engelli olduğunu duyan ailenin
çocukla sözel iletişimi azalır.
İşitme engelli çocuklarda okuma
yazma gibi dilin kullanımını
gerektiren becerileri kazanmada da
problemler görülür.
0-2AYLIK- 11 YAŞ
ARASINDAKİ ÇOCUKLARDA
DİL GELİŞİMİ
0-2 AYLIK BEBEKLER
-Gürültülü ortamda uyanır,
- Annesini görmese de sesine
gülerek ya da ağlayarak tepki
verir,
- Normal tondaki müzik sesine
tepki verir.
3- 4 AYLIK BEBEKLER
-Gürültülü ortamda uyanır,
- İlginç seslere başını çevirir,
-Yalnızken kendi kendine mırıldanır,
-Yüz yüze iletişim kurulduğunda
gülerek ya da ses çıkararak tepki
verir,
5- 6 AYLIK BEBEKLER
- Gürültü ve konuşma sesinden
uyanır,
- Annesini görmese bile, annesinin
sesinin geldiği yöne başını çevirerek
tepki verir,
- İlginç seslere başını çevirerek tepki
verir,
- Kendisine seslenen kişiyi görmese
de ses çıkararak tepki verir,
7- 8 AYLIK BEBEKLER
- Herhangi bir ses duyduğunda
kolayca uyanır,
- Çıngırak, zil gibi ses çıkaran
oyuncaklara ilgi duyar,
-
-
Kendi kendine mırıldanırken ses
tonunda değişiklikler yapar (işitme
kaybı varsa melodik aksan yoktur),
- “ba-ba”, “da-da” gibi hece seslerini
çıkarır,
9- 10 AYLIK BEBEKLER
-Herhangi bir ses duyduğunda kolayca uyanır,
- Değişik sesleri taklit edebilir,
12- 18 AYLIK BEBEKLER
- Herhangi bir işaret kullanmadan,
yaklaşık 1 metre uzaklıktan verilen
emirleri anlar (“bardağı al” gibi),
-Birkaç kelimeyi anlaşılır şekilde yerinde
kullanır,
- Bildiği hayvan seslerini taklit edebilir,
- “Nerede” ile başlayan sorulara başını o
yöne çevirerek ya da eliyle işaret ederek
cevap verir,
2 YAŞINDAKİ ÇOCUKLAR
-Yaklaşık 4 ya da 6 metre uzaklıktan
çağrıldığında tepki verir,
-Bildiği kelimelerle basit cümleler kurar,
- Araba sesi ya da dışarıda havlayan köpek
sesini fark ettiğini belli eder,
-İsteklerini konuşarak ifade eder,
-Oyun sırasında arkadaşları ile konuşarak
iletişim kurar,
3-11 YAŞLAR ARASINDA
-Özellikle kış aylarında tekrarlayan orta
kulak iltihabı,
- Konuşan kişiye yakın olma ya da yüzünü
görmeyi isteme,
- Sesin geldiği yöne doğru yönelmede
güçlük,
- Televizyonu yada radyoyu yakın
mesafeden dinleme ve sesini normalden
fazla açmayı isteme,
- Kendine yöneltilen konuşmalara geç tepki
verme veya birkaç kez tekrar ettirme,
3-11 YAŞLAR ARASINDA
-Çok gürültülü ortamlarda
konuşmaları anlamama,
-Okunan hikayeleri takip edememe,
- Dikkati verememe veya dikkat
süresinin çok kısa olması,
- Okul başarısında düşme, okumada
güçlük, okuma sırasında kelime
atlama ve bazı sesleri birbirleri ile
birleştirerek çıkaramama.
3-11 YAŞLAR ARASINDA
- “Bardağı getir” gibi komutlara
uygunsuz tepki verme ya da ne
istenildiğini anlamamış gibi görünme,
- Konuşmada ritim, ton ve vurgu gibi
özelliklerin olmaması (monoton
konuşma),
- Konuşmanın düzgün ve akıcı
olmaması,
- Çok fazla suskunluk anının
gözlenmesi,
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARIN DİL GELİŞİMİNİ
ENGELLEYEN FAKTÖRLER

İşitme kaybının derecesi.

Erken tanı, Çocuğun eğitimi, ailenin
eğitimi ve çocuğun eğitime uyması.

Özrün oluş zamanı.(dil öncesi, dil
sonrası)

Ailenin eğitim alması.

Eğitim ortamının akustik olarak
düzenlenmesi(sesin yalıtılması).


Uygun ve doğru eğitim yaklaşımlarının
kullanılması (gerek sınıf gerekse ev
ortamında).
Odyogram konfigürasyonu (yapılan
ölçümlere göre konuşma seslerini alıp
almadığı).

İşitme cihazının takılma yaşı.
Eğitime başlama yaşı.

Kaybın tanılandığı yaş.
ÇOCUKTA İŞİTME
ENGELİNDEN ŞÜPHE
EDİLMESİ GEREKEN
DURUMLAR
*0-12 ay arasında reflexif
davranışları veya o döneme ait işitsel
davranım özelliklerini göstermiyorsa,
*Sık üst solunum yolu enfeksiyonları,
*Sık orta kulak iltihapları,
*Kulak ağrısı ve tıkanmaları,
*Sözel emirlere uygun tepkileri verememe,
*Ne istendiğini anlamama,
*Konuşanın sözünü kesmeden dinlemede güçlük
çekme,
*Çocuğun işitme kaybı derecesine bağlı olarak;
Aşırı saldırgan ya da hırçın davranış problemlerinin
ortaya çıkması,
Sosyal yönden arkadaşları ya da çevresi ile ilişki
kurmaktan kaçınma davranışı gözlemlenebilir.
*Konuşulanı anlayabilmek, sesi
algılayabilmek için konuşmacı yada ses
kaynağına (tv..) yakın durma,
*Konuşmada bozukluk ton, ritim, vurgu
özelliklerinin olmaması (ses atlama, akıcı
olmayan konuşma)
*Sözel ifadeleri anlamama yanlış anlama,
*Seslenildiğinde fark etmeme (adı ile...)
*Akademik becerilerde zayıflık,
*Çok alçak ya da çok yüksek bir ses tonu
ile konuşmak, sesin doğal olmaması,
*Konuşmalarda etkin olmama, hatta hiç
konuşmama,
*Konuşmalara karşı ilgi göstermeme,
*Sorulanları ya da konuşulanları ”ne”
sorusu ya da işareti ile sık sık tekrar
ettirme,
*Sık sık yanlış ve yavaş yanıtlar verme,
*Sesin yönünü ve kime ait olduğunu
belirlemede güçlük çekme,
*Seslere karşı belirgin bir şekilde
duyarsız ya da ilgisiz kalma,
*Konuşmalar sırasında kulaklarını
konuşana çevirecek şekilde başını
özel bir konuma getirme,
Basit olsa bile sözcükleri yanlış
söyleme,
*Bütün bunların etkisiyle sürekli
dikkatsiz ve ilgisiz görüntüsü çizme,
*Dikkat gerektiren şeyleri yazmada
güçlük çekme,
Bu sayılan belirtilerin hepsine
mutlaka rastlanır gibi bir
zorunluluk olmamakla birlikte
çoğunun bir arada görülme
olasılığı fazladır.
ANNE VE BABALAR DİKKAT!!!!


işitme kaybında erken teşhis çok
önemlidir.
Özellikle ilk iki yaş, çocuğun
konuşmasını geliştirebilmesi için en
önemli dönemdir.
İşitme engeli nedir?
İŞİTME ENGELİ
İşitme engeli; işitme kaybının
getirmiş olduğu iletişim sorunlarının
oluşturduğu bir engel durumudur.
İşitmesinin tamamını ya da bir
kısmını kaybetmiş kişileri işitme
kayıplı olarak tanımlayabiliriz.
İşitme Kaybının Nedenlerini
Bilmenin Yararları
Özrün oluş zamanı hakkında
bilgi verir.
Başka özürler getirip
getirmediği hakkında ipucu verir.
Nedenin doğru olarak
değerlendirilmesi sorunun
medikal ve eğitsel alanlarda
ortaklaşa olarak gerekli olan
işlemlerin yapılmasına temel
oluşturur.
İşitme engeline neden olabilecek
etkenler:







Genetik etkenler
Akraba evlilikleri
Kan uyuşmazlığı
Hamilelik ya da doğumda yaşanan
komplikasyonlar
Çocuklukta ya da ileri yaşlarda geçirilen
ateşli hastalıklar (menenjit, kabakulak,
kızamık vb.)
Kulak zarını ya da işitme duyusunu
etkileyen darbe ve kazalar
Yaşlılık
İşitme Kaybının Dereceleri
-10 – 15 dB Normal İşitme

16 – 25 dB Çok hafif derecede işitme kaybı

26 – 40 dB Hafif derecede işitme kaybı

41 – 55 dB Orta derecede işitme kaybı

56 – 70 dB Orta-ileri derecede işitme kaybı

71 – 90 dB İleri derecede işitme kaybı

91 dB ve üstü Çok ileri derecede işitme kaybı
ODYOGRAM ÖRNEĞİ
ODYOGRAM
İşitme cihazı nedir?
İŞİTME CİHAZI


İşitme cihazları özellikle kısmi işitme
kayıplılar için önemli bir yardımcı alet
olup, mevcut duyma yeteneğinin
biraz daha artırılmasını sağlar.
İşitme cihazları ortamdaki sesleri
yükselterek duymayı kolaylaştırır.
İşitme cihazı


Genellikle işitme cihazları hafif, orta
ve ileri derecede işitme kayıplarında
yararlı olmaktadırlar.
Koklear İmplant; ileri, çok ileri ve
total işitme kaybı olanlar için çok
etkin bir çözüm olabilir.
İŞİTME CİHAZI TİPLERİ
Kulak arkası işitme cihazı
Bu tip cihazlar işitme cihazı ve kulak
kalıbı olmak üzere iki ana bölümden
oluşur. Kulak arkasına takılan işitme
cihazı, kullanıcının kulak yapısına uygun
olarak hazırlanmış kulak kalıbına plastik
bir tüp ile bağlıdır.
Kulak kalıbı; kulak kanalı ve dış kulağın
kalıbının alınması ile oluşturulur. Bu tip
cihazlar bebeklerde, çocuklarda ve ileri
derecede işitme kaybı olan yetişkinlerde
kullanılır.
İŞİTME CİHAZININ BAKIMI
• Kulak arkası cihazın;
• Pillerini sık sık kontrol edin
• Kulak kalıbını temizleyin
• Cihazın ayarlarını sı sık kontrol edin
Kulak arkası İşitme
cihazı kullanırken;
1-Cihaz ilk takıldığında cihazdan ve
seslerden rahatsız olabilir ilk bir iki hafta
cihazı önerilen ses ayarından düşük
seviyeye ayarlayabilirsiniz
cihaz taktığınızda çocuğun ilgisini başka
şeylere çekmeye çalışın. Cihazınızı
mutlaka takın.
2. İşitme cihazı yeni bir kulak değildir.
Çocuğunuzun bireysel özelliklerine
göre cihazdan verim alma süresi
değişkenlik gösterebilir.
3. cihaz çocuğunuzun uyanık olduğu
(cihazın suyla temas etmediği
durumlarda) mutlaka takılmalıdır
aksi takdirde çocuğunuzun konuşma
ve dil becerilerinin gelişmesini
engellemiş olursunuz.
Kulak arkası işitme cihazı
kullanırken yapılan yanlışlar
1. cihaz çok pahalı sokakta oynarken
kırılır, kaybolur diye takmamazlık
yapılmamalı.
2. Cihazı taktık bir değişiklik yok
boşuna takıyor bir şey duymuyor ki
diye düşünülmemeli.
3. Cihazı takmak istemiyor takınca
ağlıyor, şimdi küçük büyüyünce takar
diye düşünmemeliyiz.
Koklear implant
nedir?
Koklear İmplant
Koklear İmplant, işitme
cihazlarından az veya hiç yarar
sağlayamayan ileri ve çok ileri
derecede işitme kaybı olanlara
yardımcı olmak için tasarlanmış
elektronik bir aygıttır.
Koklear implant
Koklear İmplant, işitme kaybı
sadece iç kulakta bir sorundan
kaynaklananlar ve işitme cihazları ile
yeterli konuşma bilgisi alamayanlar
için uygundur
Anne babalar, unutmayın!!!
Çocukların dil gelişimi 2 ile 5 yaş
arasında olmaktadır.Dolayısıyla işitme
engelli çocuğunuz varsa kesinlikle
gereğinden fazla ilgi göstererek
çocuğunuzun tercih ettiği dilde
konuşmalısınız.
ERKEN TANININ ÖNEMİ
- Engelin erken tanılanması
işitme engelli çocuğun psikolojik,
sosyal, zihinsel gelişimi
yönünden çok önemlidir.
-Çocuğun eğitiminde kolaylık
sağlar.
-Sağaltım açısından avantaj
sağlar.


Çocuğun iletişim becerileri artar, sosyal
uyumu gelişir.
-İşitme cihazları erken takılır.
-Tedavide kolaylık sağlar.

Ailenin çocuğun durumundan bir an önce
haberdar olup, buna uyum sağlamasına
yardımcı olur.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN
AİLELERİN İZLEMESİ GEREKEN SÜREÇ




İşitme engelli çocuğu olan aileler hastanelerden işitme
engeliyle ilgili aldıkları raporla oturdukları yere en yakın
Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvururlar.
Rehberlik ve Araştırma Merkezinde işitme engelli çocukların
eğitsel durumlarıyla ilgili olarak inceleme raporları
düzenlenmektedir.
Rehberlik ve Araştırma Merkezince gerekli bilgiler
düzenlenerek yerleştirme için İl/İlçe Milli Eğitim
Müdürlüğüne gönderilmektedir.
Yerleştirme İlköğretim ve Özel Eğitim Yönetmeliklerine göre
yürütülmektedir. Okul yönetimlerinin bu konudaki tutumları
İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce takip edilmektedir.
İŞİTME ENGELLİLERİN
EĞİTİMİ
İşitme eğitimi : İşitme eğitimi
çocuğun işitme kalıntısını en iyi
biçimde kullanılabilir hale gelmesini
sağlamak için yapılan etkinliklerdir.
İşitme özürlülerin eğitimlerinde iletişim
becerileri kazandırmak ön plana
çıkmaktadır. Bunu sağlayabilmek için
kullanılan yöntemler üç kümededir.



Bunlar ;
Sözlü (oral ) yöntem,
İşaret (manual ) yöntem ,
Tüm iletişim yöntemidir.
İşitme engelli çocukların eğitiminde şu
uzmanlar görev almalıdır.

Özel Eğitimciler (İşitme Engelliler
Öğretmenleri)

Hekim ve Odyolog

Psikolog ve Psikolojik Danışma ve

Rehberlik Uzmanları
Terapistler
Çocuk Gelişimi ve Eğitimcileri
Sosyal hizmet elemanları
İşitme engelliler okullarının amaçları
şunlardır:
Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarına
ve temel ilkelerine uygun olarak 4-18
yaşlarındaki işitme engelli çocukların;
Beden, zihin, sosyal ve duygusal
yönden gelişmelerini ve diğer insanlarla
iyi ilişkiler kurmalarını,
• Özel yöntem, program araç ve gereçler
yolu ile ilgili beceri ve yetenekleri
doğrultusunda yetişmelerini,
• İyi vatandaş olmaları için gerekli temel
bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıkları
kazanmaları,
• Bizim okullarımızda sözlü
iletişim yönteminin uygulanması
yönetmelik ve program gereğidir.
• Bunlar işitme eğitimi, dudaktan
anlama, konuşma eğitimi ve ses
eğitimidir.
• Hayata ve üst öğrenime hazırlanmalarını,
• Üretici olmalarını,
• Kendi kendilerini yeterli bir duruma
gelmelerini sağlamaktır. İşitme engelli
çocuklar bu programla aşağıda belirlenen
Özel Eğitim amaçlarına ulaştırılacak, bu
yolla temel eğitimin kendi seviyelerine
uygun düşen amaçlarına da ulaşmış
olacaktır.
İŞİTME ENGELLİLERİN
EĞİTİMİNDEKİ ETKİNLİK
ÖRNEKLERİ
B-b
balık
A-a
at
İŞİTM ENGELLİ ÇOCUKLARLA
KONUŞUN!!!
İşitme engelliler nasıl iletişim
kurabilirler?
DUDAK OKUMA YÖNTEMİ



İşitme engelliler dudak okuma yöntemiyle
konuşabilen insanlarla iletişim kurabilirler.
Dudağınızın hareketini izleyerek
dediklerinizi anlayabilirler.
Ancak unutmayın sesler %40 oranında
görsel olarak algılanabilir. Dolayısıyla
dudak okuma tahmine dayalı bir iletişim
yöntemidir
İŞARET DİLİ



El hareketleriyle ve yüz ifadeleriyle
oluşturulmuş kendisine özgü bir
grameri olan bir dildir.
Her ulusun kendine ait bir işaret dili
vardır.
Jestlerden farklı olarak kendine özgü
kalıplaşmış işaretler içermektedir.
İşitme engelli bireylerle
iletişim kurarken dikkat
edilecek hususlar
Konuşmaya başlamadan önce işitme
engelli bireyi tanımaya çalışın,
konuşmalarınızı rahatlıkla anlayıp
anlayamadığını test ediniz.
Konuşurken de işitme engelli bireyin
size baktığınızdan emin olunuz.
İşitme engelliler işitme dereceleri ne
olursa olsun sizi seslendiğinizde
duymayabilir.
O yüzden, elinizle omzuna hafifçe
dokunmak gibi yöntemleri
kullanabilirsiniz.
Cihaz kullanan bir işitme kayıplının,
cihazı taktığında işitmesinin normal
duyan birisi gibi tam olmayacağını
lütfen unutmayın.
Hiçbir işitme cihazı normal duyan bir
kulak yerine geçmez.
Konuşmaya başladığınız anda
yüzünüzün özellikle dudağınızın
işitme engelli bireyin görebilecek
bir konumda olmasına dikkat
ediniz.
Konuştuğunuzda ortamın aydınlık
olduğunuza dikkat ediniz.
Konuşmanızı ve dudağınızın
görünmesini engelleyen bazı
durumlardan kaçınınız.
Yemek yerken konuştuğunuzda
dudağınızın hareketi değiştiğinden
sizi anlamakta zorlanabilirler.
Ağır işiten bireyler için mümkünse
gürültüsüz ortamlarda konuşmayı
deneyin.
Çünkü bazı bireyler sadece dudak
okuyarak değil aynı zamanda da sizi
duymaya çalışarak anlayabilirler.
Sakal Bıyık ya da dudağınızı
kapatan unsurları mümkünse
ortadan kaldırınız.
İşitemiyor diye olduğundan yüksek
sesle konuşmayı denemeyiniz.
Kesinlikle bağırmayınız. Kısık sesle de
konuşmayınız.
Normal tonda normal konuşma
seyrinizden biraz yavaş konuşmayı
deneyiniz. Ama hiçbir zaman
heceleyerek konuşmayınız.
Dudak okumanın kolay bir iletişim
yöntemi olmadığını unutmayınız. Çünkü
bazı harfler dudaktan görülemez.
İşitme engelli bir bireyin dudaktan
okuyarak anlayamadığı bir kelime ya da
bir cümleyi anlamını değiştirmeden
başka bir kelime ya da cümle kullanarak
anlatmayı deneyiniz.
Mümkünse yüz ifadelerinizi etkili
kullanın. Çünkü mimikler ve yüz
ifadeleriniz dudak okumayı
kolaylaştırır.
Her şeyden önce sabırlı ve anlayışlı
olunuz. İletişiminizin çok iyi olması için
birbirinize alışmanız gerekmektedir.
BUNLARI UNUTMAYINIZ!!!
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUĞU
DİNLEYİN!!!
• İşitme engelli çocukların çoğu normal
zekaya sahiptir.İşitme güçlüğü zeka
geriliğine değil öğrenme güçlüğüne sebep
olur.
• İşitme engeli sözel dil edinimini etkiler.
• İşitme kayıpları erken tanılanabilir ve
teşhis edilebilirse, tıbbi önlemler ve
eğitsel hizmetler sağlanabilir.
Engelli bir çocuk için
erken teşhis çok önemlidir.
Zaman kaybedilmeden
hem sağlık hem de eğitim
önlemleri alınmalıdır.
İşitme Engelli Çocuğu
Olan Ailelerin Ortak
Özellikleri
İşitme engelli bir çocuğa sahip
olma gerçeği ile karşı karşıya
kalan aileler, bu durumu
öğrendiklerinde, insanların bir
yakınlarını kaybettiklerinde
girdikleri yas sürecinde
gösterdikleri tepkilere benzer
tepkiler gösterirler.
Ailelerde şok, inkâr,
depresyon, karmaşa, kızgınlık,
utanma, pazarlık, kabul ve uyum
gibi dönemlerden geçerler.
Bu dönemlerin her biri, anne
babanın duruma uyum ve
kabullenme sürecinde, bir şekilde
aşması gereken engellerdir
Anne babalar aşırı koruyucu ya
da aşırı ihmal eden bir tutum
içine girerek, çocuklarının
gelişimlerini olumsuz yönde
etkileyebilirler.
Anne babalar, çocuklarının
varlığını veya çocuklarında bir
engelin bulunduğunu inkâr
edebilmektedirler.
Bu inkâr süreci aileden aileye
göre farklılık gösterir. Kısa bir
süre devam edebildiği gibi bir
ömür boyu bu inkârı yaşayan
aileler de bulunmaktadır.
Çocuklarının yapabileceklerini
kısıtlayarak kendine güven
duygusunun gelişmesine engel
olabilirler.
Ayrıca çocuğun temel
ihtiyaçlarının karşılanması için
uygun ortamı
sağlayamayabilirler.
Aileler, özellikle çocuklarının
gelecekleri hakkında büyük
endişe içinde olabilirler.
Çocuklarının geleceği için
yapabilecekleri konusunda
yönlendirici bilgiler verilerek
onların bu kaygıları azaltılabilir.
Anne babaların çocuklarından
beklentileri yüksek olabildiği gibi
onların hiçbir şey yapamayacağı
konusunda önyargılar
geliştirdikleri de görülmektedir.
Aileler, çocuklarını normal akranları
ile kıyaslayan bir tutum
gösterebilirler.
Bu durum, çocuğun
çevresindekilere olumsuz duygular
beslemesine sebep olabilmekte ve
sosyal gelişimini olumsuz yönde
etkileyebilmektedir.
AİLELERDE İŞİTME
ENGELLİ ÇOCUĞA YÖNELİK
YANLIŞ TUTUMLAR
Bir insanın hayatta
yaşayabileceği en güzel
duygulardan ve mükemmel
olaylardan birisi hiç
kuşkusuz çocuk sahibi
olmaktır.
Çocuğun olduğu gibi kabul
edilmesi ileride
karşılaşılacak sorunların
üstesinden gelinmesinde
atılacak önemli bir adımdır.
İşitme engelli bir çocuğa
sahip olan ailelerde, anne
babanın birbirlerini suçlama
davranışlarının olduğu da
görülebilmektedir.
Ailelerin, işitme engelli çocuğa
karşı bu yanlış tutumları,
çocuğun zihinsel, sosyal,
duygusal ve psikolojik temel
ihtiyaçlarının karşılanamamasına
sebep olabilmekte, gelişimlerini
olumsuz yönde
etkileyebilmektedir.
ENGELLİ ÇOCUK AİLELERİNE
ÖNEMLİ UYARILAR
Çocuğunuzu aşırı korumayınız.
Tüm aile bireyleri çocuk için
özveride bulunmaya hazırdırlar.
Muhakkak özveride bulunulacak
çocuk korunacak ama bunun da
bir sınırı vardır.
Çocuğunuzun tek başına bir
şeyler yapmasına izin veriniz.
Çocuğunuzun bir işi yapıp o
işi başarmadaki başarı hissini
tatmaya ihtiyacı vardır.
Çocuğunuzdan
yapamayacağı bir davranışı
veya beceriyi istemeyiniz.
Onun sınırlarını zorlamanız
aşırı yüklenmeniz kendine
güvenini sarsabilir ve
başarısızlık duygusuna
kapılarak içine
kapanmasına sebep olabilir.
Çocuğunuzdan
beklentilerinizi özür ve
özelliklerine göre
ayarlayın. Normal bir
çocukla karşılaştırıp aynı
görevleri beklemeyiniz.
Engelli bir çocuğa
anne-baba olmak zor bir
görevdir. Bu zor
görevde ilk yapacağınız
iş çocuğunuzu
kabullenmektir.
Çocuğunuzu sosyal ve
fiziksel ortamlardan
kısıtlamayınız. Onu eve
kapatmayınız.
Parka götürün , ev gezilerine
götürün. Birlikte sokağa çıkıp
yürüyün Ona çevreyi tanıtın,
anlatın. Sorularına cevap verin.
Çevrenizdeki
insanların bakışları sizi
kızdırmasın etkilemesin.
Akrabalarınızın, komşularınızın,
sokakta yürürken gördüğünüzü
insanların,toplu taşıma
araçlarında ki insanların
tepkileriyle, meraklı bakışlarıyla
karşılaşacaksınız..
Sizin çocuğunuz sebebi ne
olursa olsun farklı özellikleri
olan bir çocuktur. Bunu
kabullenme noktası anne-baba
için ne kadar zor olursa olsun
ailenin mutluluğu ve çocuğun
sağlıklı yaşaması için oldukça
önemlidir.
Çocuğunuzun kabulü bütün
bu tepkilerden daha az
etkilenmenize yardımcı
olacaktır.
Ve siz çocuğunuzu
kabullenmiş bir anne-baba
olarak çocuğunuzu topluma
daha kolay kabul ettirirsiniz
Çocuğunuzun yapması gereken
beceri, davranış ve
gereksinimleri çocuğa fırsat
tanımadan aileden herhangi biri
yerine getirmemelidir. Ona fırsat
verilmelidir .
Diğer engelli çocukların
aileleri ile bir araya geliniz,
duygularınızı düşüncelerinizi
paylaşınız. Bilgi alışverişinde
bulunarak rahatlayabilirsiniz.
Çocuğun içinde bulunduğu
engel türü hakkında bilgi edinin.
Bu sayede çocuğunuza nasıl
davranacağınızı nasıl yardımcı
olacağınızı ve çocuğunuzun
davranış gelişim seyrini daha iyi
kavramış olacaksınız.
Çocuğunuza tutarlı
davranmalısınız. Annenin,
çocuğun yapmasına izin
vermediği bir davranışa
baba da izin vermemelidir.
Çocuğunuza söz verdiğiniz
bir şeyi muhakkak yerine
getirmelisiniz veya yerine
getiremeyeceğiniz sözü,
vermemelisiniz. Bu
çocuğunuzun size karşı
güvenini,inancını sarsacaktır.
Eğitimden umulan yararların
sağlanabilmesi için, okulda
yapılan çalışmaların evde de
devam ettirilmesi gerekir.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN
AİLELER;
İşitme engelinin türü,
özellikleri, nedenleri hakkında
basit olarak bilgi sahibi
olmalılar.
İşitme engelli çocuğun
gelişim özellikleri, özellikle
gösterdiği akademik ve sosyal
gelişmeler hakkında bilgi
sahibi olmalılar.
Anne babalar ve çocuğun yakın
çevresindekiler, işitme engelli
çocuk ile nasıl iletişim
kurabilecekleri ve engelini nasıl
kabullenebilecekleri konularında
bilgi sahibi olmalılar.
İşitme engelli çocukların
sağlıklı gelişebilmesi için
bedensel, psikolojik, sosyal,
duygusal temel ihtiyaçları ve
bunların karşılanabilmesinde
yardım alınabilecek kurum ve
kuruluşlar hakkında bilgi sahibi
olmalılar.
Özel eğitim gerektiren birey ve
ailesinin sahip olduğu yasal
haklar ve bu doğrultudaki yasal
düzenlemeler hakkında bilgi
sahibi olmalılar.

Engellilerin yasal hakları ve
imtiyazları 1-Özürlü Kimlik Kartı
İzlenecek Yol:
18/Mart/1998 tarih ve 23290 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren yönetmeliğe uygun
düzenlenmiş Sağlık Kurulu Raporu
alınacaktır.


Özürlü Kimliği Bilgi Raporu veren
hastanede ya da Sosyal Hizmetler İl
Müdürlükleri’nde doldurulacaktır.
Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü
formların aslını, Sağlık Kurulu
Raporunu, tasdikli nüfus cüzdanı
fotokopisini ve iki fotoğrafla birlikte
Başbakanlık Özürlüler İdaresi
Başkanlığı’na gönderecektir.

Formların ikinci nüshası Sosyal
Hizmetler İl Müdürlüğünde
saklanacaktır. (Bu evrakları özürlülük
kişi ya da yakını gönderemez.).
Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri’nden
Başbakanlık Özürlüler İdaresi
Başkanlığı’na ulaşan formlar ve ekler
incelenerek bilgisayar ortamında
değerlendirilecektir.

Son şeklini almış olan kart postayla
özürlü vatandaşın adresine
gönderilecektir.
Daha geniş bilgi için:
Alo Özdanış: 0 800 314 83 00
0 800 314 83 01

ÖZÜRLÜ KİMLİK KARTI ŞU
YARARLARI SAĞLAYACAKTIRÖzürlü ;
Değişik kurum ve kuruluşlardan
istenen rapor yenileme işlemlerinden
kurtulacaktır,
Gelir Vergisi indiriminden
faydalanabilecektir. (Gelir Vergisi
indirimi, özürlü kişinin herhangi bir
sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı
olmaması durumunda kendisine

Devlet Demir Yolları ile seyahat
etmesi ve özür oranının %40 veya
üstü olması halinde %50 indirimden
faydalanabilecektir.
Havayolları ile seyahat etmesi ve
özür oranının %50 veya üstü olması
halinde %40 indirimden
yararlanabilecektir.

Yerel Yönetimlerin alacağı kararlar ile
belediye otobüslerinden ücretsiz ya
da indirimli yararlanabilecektir.
Sinema, Tiyatro vb. faaliyetler için
ödeyeceği ücretlere indirim
uygulanacaktır.
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının özürlü
çalıştırma zorunluluklarına bağlı
olarak özürlü istihdamı amacıyla
açılan sınavlarda özrünü

Telsim ve Türkcell tarafından %40
indirim uygulanmaktadır.
Özürlü Kimlik Kartı ile ilgili çalışmalar
devam etmekte olup bundan sonra
da özürlüler için verilecek bütün
haklardan özürlü birey aynı kimlik
kartı ile yararlanab

VERGİ REFORM KANUNU İLE
SAKATLARA GETİRİLEN HAKLAR
Mevcut uygulamada sakatlık
indiriminden sadece ücretliler
yararlanmaktaydı. Kabul edilen
kanun ile aşağıda belirtilen yenilikler
getirilmiştir.
·
Ailesinde sakat bulunan
ücretliler de sakatlık indiriminden
yararlanacaklardır.

çalışan özürlüler de sakatlık
indiriminden yararlanacaktır.
Ailesinde sakat bulunan serbest
meslek erbabı da aynı şartlarla
sakatlık indiriminden
yararlanabilecektir.
· Basit usulde vergilendirilen
özürlülerden ücretli duruma
girmeksizin imalat ve tamirat ve
küçük sanat işleriyle uğraşan
özürlüler sakatlık indiriminden
yararlanabileceklerdir.
Download