Slayt 1 - Fen Okulu

advertisement
FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ
FBÖ 206 BİYOLOJİ II
YASİN İNCELER & SELMAN ÜLKER
2006 BAHAR DÖNEMİ
BU DERSTE NELER GÖRECEKSİNİZ?
• Davranışın Tanımı ve Gelişimi
•Hayvanlarda Doğal Davranışlar
•İnsanlarda Davranış
• Bir Hücrelilerde ve Bitkilerde Doğal Davranışlar
• Refleksler ve İçgüdüsel Davranışlar
• Kazanılmış Davranışlar
•Biyolojik Saat
• Sosyal Davranışlar
Davranışın Tanımı
Genel olarak davranış bir
organizmanın faaliyetlerinin tümü
olarak tanımlanır. Bunun yanında
canlıların tümünün, çevrenin fiziksel,
kimyasal ve biyolojik koşullarına karşı
kendilerini en uygun şekilde
koruyabilmesi ve zamanında en etkili
tepkiyi gösterebilmesi olarak da
tanımlanabilir. Canlıların davranış
şekillerini inceleyen bilim dalı, etoloji
adını alır. Etoloji (davranış bilimi),
biyolojiyle psikolojinin bileşimiyle
oluşan bilim dalıdır.
Davranış biliminin öncüleri
Ivan Petrovich Pavlov Rus Fizyolog Ivan Pavlov her ne
kadar en iyi çalışmalarını davranış alanında yapsa da
1904’te tıp alanında Nobel ödülü aldı.
John B. Watson (1879-1958) Amerikan psikolog.Davranış
biliminin kurucusu olarak tanınır.John Watson Davranışların
gözlenirken aynı zamanda kişilerin iç dünyalarının,
düşüncelerinin ve hislerinin de incelenmesi gerektiğine
inanıyordu.
Konrad Lorenz Avusturyalı zoolog. Konrad Lorenz 1973’te
tıp alanında nobel ödülü almıştır.Çağdaş davranış biliminin
kurucusu olarak bilinir. İnsanlar ve hayvanların
davranışlarında iç dünyalarının yanı sıra çevredeki olayların
ve genetiğin de etkisi olduğunu savunurdu.
Davranışın Nedenleri
Canlılarda davranışa neden olan başlıca
uyarılar; sıcak, soğuk, ışık, ses, kimyasal
maddeler, yer çekimi gibi dış faktörlerle
açlık, susuzluk, ağrı gibi iç faktörlerdir.
Ayrıca organizmalar, çevredeki diğer canlı
ve cansızlara karşı da belirli bir tepki
gösterir.
Davranışın organizmalar sağladığı iki
temel yarar şöyle verilebilir:
• Bireyin yaşamını sürdürebilmesini
sağlar.
• Yavru yapma düzenini etkileyerek türün
devamına yardımcı olur.
Canlıların hayatta kalmasını sağlayan
davranışları besin sağlamaya,
düşmanlarından kaçıp korunmaya,
üremeye ve yavrularını büyütmeye
yönelik tepkilerdir.
Hayvanlarda Doğal Davranışlar
Sonradan öğrenilmemiş davranış
biçimlerine doğal davranış denir.
Hayvanın davranış şekli, ona
dışarıdan yapılan bir etkiye tepki
şeklinde olabilir. Örneğin kuyruğuna
bastığınız bir köpek hırlamaya başlar
ya da size dişlerini gösterebilir.
Canlılardaki doğal davranışlar, genel
olarak canlıların sonradan öğrenmeyip
kalıtımsal olarak sahip oldukları
davranış biçimleridir. Bu doğal
davranışlar, canlının genlerinin ve
gelişmişliğinin bir göstergesi olarak
canlının yaşamda kalmasına ve
üremesine yardımcı olur.
Hayvanlarda Doğal Davranışlar
örümcek
ve
karıncaaslanı
nasıl
yapıyorlar da yaşamak için yiyecek elde
edebiliyorlar?
Hermann S . Reimarus (1694-1768) 1760 yılında,
örümceklerin
ağ
örüp
avlanmaları
hakkında
gözlemlerine dayanarak doğuştan beraber getirilen iç
güdülerin var olduğunu savunmuş ve bunu şöyle ifade
etmiştir: ikisi de avlarına göre daha yavaş hareket
ettikleri halde uçan veya yürüyen böceklerle
beslenmektedirler. Fakat bunlardan örümcek daha
önceden bir sinek, sivrisinek veya arıyı hiçbir şekilde
görüp tatmadan, içinde var olan ağ örme iç güdüsüne
kapılıp ağını örer ve buraya takılan böcekleri içine
emerek kendine ziyafet çekmeyi çabuk öğrenir. Buna
karşılık ince kumda zorlukla hareket edebilen
karıncaaslanı ise kumda huni şeklinde yaptığı
kapanının içine düşebilecek karınca ve benzeri
böcekleri bekler. Özetle hayvanlar yaşam ve
nesillerinin devamı için doğal olarak
farklılık
gösterebilen istemli davranışlarının yanı sıra doğuştan
gelen bazı içi güdülere sahiptirler.
Hayvanlarda Doğal Davranışlar
İçgüdüsel boşlukların doldurulması
Lorenz, daha önce morgan’ın da (1896)
değindiği gibi insan dahil hemen hemen
her hayvan türünün doğuştan beraberinde
getirdiği içgüdüsel davranışlar yanında
doğuştan sonra öğrenme yoluyla elde
ettikleri davranışlara da sahip olduğunu,
yani “içgüdüsel boşlukların” bulunduğunu
ve
bunların
öğrenme
yolu
ile
doldurulduklarını vurgulamıştır. Örneğin
kuşlar yuva yapmayı iç güdüsel olarak
bilir, fakat zamanla daha iyi ve sağlam
yuva yapmayı öğrenirler. Öğrenme yolu ile
doldurulması söz konusu olan iç güdü
boşlukları her hayvan türünün kendi
genetik yapısında yer almıştır.
İnsanda Davranış
Bugün insan etolojisi, Sosyobiyoloji ve özellikle
Davranış Biyolojisinin hayvanlar ve özellikle hayvan
aleminde bir tür olan insanlar için de yararlı olduğu
ve aşağıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi insan
olarak insanları daha iyi anlamamıza yardım ettiği
bir gerçektir. Hayvan anatomisi, morfolojisi,
fizyolojisi tıp için, insan sağlığı için ne kadar yaralı
olmuş ve zorunlu hale gelmiş ise aynı şekilde
Davranış Biyolojisi ve yan dalları olan sosyoloji,
psikoloji ve psikoterapisi yönünden insan sağlığı için
yararlı olabileceği belirginleşmiştir.
DOĞUŞTAN DAVRANIŞLAR
İnsanlarda doğuştan davranış şekilleri vardır. Kör ve sağır doğan insanlarda bu
durum izlenebilir. Bu şekildeki çocukların mimikleri,sağlıklı çocukların gülüş ve
ağlayışına benzer. Bu yüz ifadelerinin öğrenilmesi olanaksız ise nasıl olurda böyle
bir benzerlik söz konusudur?
Bir başka örnekte, yeni doğmuş bebeğin havuza konulduğunda yüzebiliyor
olmasıdır. Ama bu özellik ileriki yıllarda yitirilmektedir.
İnsanda Davranış
ÖĞRENİLMEYLE KAZANILMIŞ
DAVRANIŞLAR
Deneyimlerin
toplanması
ve
onların
bireysel
bellekte
depolanması, bireye değişken
çevre uyarılarına tepki vermeyi
mümkün kılar. Bunun için gerekli
olan öğreti çevre ve kalıtımın
karşılıklı ilişkileriyle gerçekleşir.
Doğuştan
davranış
şekilleri
kazanılmış olanlarla takviye edilir
ve böylece çevreye en iyi bir
biçimde uyumu olası kılar.
Öğrenme yeteneği belirli gelişim
basamakları ile sınırlıdır. Bireyin
öğrenme
yeteneği
bu
basamaklarda söz konusudur:
Zorunlu ve İhtiyari Öğrenme:
Yaşayıp soyunu sürdürebilmek için
birçok canlı belli hareketleri
öğrenmek zorundadır. Örneğin,
doğduğunda
yürüyemeyen
bebeğin (fiziki olgunluğa da
erişince) yürümeyi öğrenmesi.
İnsanda Davranış
Sosyoloji
insan
toplumlarını
bilimsel,sistematik ve eleştirel olarak
inceleyen
sosyal
bir
bilimdir.
Sosyolojinin araştırma konusu toplum
ve toplumsal yaşamla ilgili olgu ve
olaylardır. Toplum ve toplumsal
yaşamla ilgili olgular (evlenmek,
boşanmak, göç, kentleşme, suç, terör,
spor,....)
sosyolojinin
araştırma
konusunu oluşturur.
İçinde
yaşadığımız
toplumun
ekonomik yapısı, aile düzeni, kültürü,
yönetim biçimi, nüfusu, dini, ahlak
anlayışı.... sosyal davranışlarımızı
şekillendirir.
İnsanda Davranış
Örneğin; hangi partiye oy verdiğimiz,
eş seçimimiz, yaptığımız meslek, boş
zamanları değerlendirme biçimimiz,…
toplumsal koşullardan etkilenir.
İnsanlar toplumsal yaşam içerisinde
gereksinimlerini karşılamak için diğer
insanlarla sosyal ilişkilere girerler.
Çünkü, insanlar gereksinimlerini tek
başlarına karşılayamazlar. Örneğin;
beslenmek,
giyinmek,evlenmek,güvenlik, sevgi gibi
gereksinimlerimiz
tek
başımıza
karşılayamadığımız , diğer insanlarla
ilişkiyi
içeren
sosyal
boyutlu
davranışlarımızdır.
Bir Hücrelilerde ve Bitkilerde Davranış
Bir hücreliler ile bitkilerin tüm
davranışları doğuştan gelen, yani
doğal
davranışlardır.
Bunlardaki
davranışı oluşturan bilgiler, bireyin
DNA'larıyla taşındığından davranış
şekli türün tüm bireylerinde aynıdır.
Bir hücrelilerde yaygın olarak görülen
doğal davranışlardan birisi, taksi (yer
değiştirme, göçüm) denilen harekettir.
Yer değiştirerek yönelme şeklinde bir
tepki olan taksi, uyartının çeşidine
göre farklı şekillerde isimlendirilir.
Bir Hücrelilerde ve Bitkilerde Davranış
Örneğin; uyartı ışık ise fototaksi, su
ise hidrotaksi, kimyasal maddelerse
kemotaksi, ısı ise termotaksi şeklinde
isim verilir.
Bitkilerde, tropizm (yönelim) ve nasti
(ırganım, salınım) olmak üzer iki çeşit
doğal davranış şekli vardır. Tropizm
denilen davranışın, uyartının cinsiyle
uyartıya doğru ya da uyartıdan
uzaklaşma şeklinde olabilen çeşitleri
vardır. Bitkilerdeki tropizm, uyartıya
doğru olursa pozitif (+) tropizm,
uyartıdan uzaklaşma şeklinde olursa
negatif (-) tropizm olarak adlandırılır.
Bir Hücrelilerde ve Bitkilerde Davranış
Tropizmde önemli bir etken de
uyartının cinsidir. Örneğin ışığa
yönelme şeklindeyse (+fototropizm),
ışıktan
kaçma
şeklinde
ise
(-fototropizm) şeklinde adlandırılır.
Bitkilerdeki nasti (ırganım, salınım)
denilen davranış şekli, uyartının
çeşidine göre yapılan, ancak uyartının
yönüne bağlı olmayan davranıştır.
Fotonasti ışığa, termonasti sıcaklığa,
sismonasti dokunmaya, sarsmaya
bağlıdır.
Örneğin;
akşamsefası
çiçeklerinin gece açılıp gündüz
kapanması fotonastidir. Çiğdemlerin
hava
ısınırken
çiçek
aşması
termonastidir.
Refleksler ve İçgüdüsel Davranışlar
Canlılarda görülen refleksler ve
içgüdüsel davranışlar doğal davranış
şekilleridir. Refleksler, belli bir uyarıya
karşı gösterilen hızlı ve kalıplaşmış
davranışlardır. Başka bir değişle
herhangi bir uyartı karşısında vücudun
tamamının ya da bir bölgesinin ani
tepki göstermesi olayıdır. Refleks
şeklindeki davranışlar ancak belirli
duyu organlarının özel bir kas grubuna
bağımlı olmasına dayanır. Örneğin;
diz kapağımızın altındaki kaslar
hafifçe vurulmasıyla kasların gerilmesi
sonucu bacağın yaptığı hareket basit
bir reflekstir.
Refleksler ve İçgüdüsel Davranışlar
Refleksler, "refleks yayları" denilen ve
omurilikle omuriliğe bağlı çevresel
sinirler
tarafından
düzenlenen
otomatik davranışlardır. Refleksler,
beynin denetiminden geçemediği için
isteyerek yapılan davranışlara göre
daha basit ve hızlıdır.
Refleksler, doğuştan kazanılan kalıtsal
refleks ve şartlı refleks olmak üzere iki
çeşittir. Yeni doğan bebeğin annesini
emmesi, acıkınca ağlaması; balığın
yumurtadan çıkar çıkmaz yüzmesi gibi
davranışlar, doğuştan gelen kalıtsal
reflekslerdir.
Refleksler ve İçgüdüsel Davranışlar
Ayrıca
benzer
içgüdüsel
davranışlarına
bakılarak
hayvanlar arasındaki kalıtsal
yakınlıkları
ve
evrimsel
özellikleri
de
saptanabilir.
İçgüdüsel davranışların tipik
özelliği, canlının belli bir uyartıya
karşı daima belli bir şekilde tepki
göstermesidir.
Örneğin; kedinin karşısına fare çıktığında kedinin fareye
saldırması davranışı. Çevresel etkiler içgüdüsel davranışı
etkilemez. Örneğin; çevrenin sıcaklığı, ışığı vb. etkenler ne
olursa olsun kedi fareye karşı aynı davranışta bulunur. Ancak
içgüdüsel davranışlar öğrenmeyle değişebilir, farklı şekillere
dönüşebilir.
Refleksler ve İçgüdüsel Davranışlar
Zil çaldığı zaman teneffüse çıkmaya
alışmış bir öğrencinin, ders ortasında
zil
çalınca
teneffüse
çıkmaya
çalışması
vb.
davranışlar
da
şartlanma yoluyla öğrenilmiş şartlı
refleks örnekleridir.
Doğuştan
gelen
davranış
şekillerinden en ilgi çekeni içgüdüsel
davranıştır. İçgüdüsel davranışların
şekli türe özgüdür. Yani içgüdüsel
davranışına bakılarak hayvanın hangi
türden olduğu saptanabilir. Örneğin;
leylek
uçarken
yerde
tavşan
gördüğünde bir tepki vermez ama
kartal uçarken tavşan gördüğünde onu
yakalayacak bir davranışta bulunur.
Refleksler ve İçgüdüsel Davranışlar
Örneğin;
doğal
ortamda
yetişen,
özel
besinlerle
beslenmeyi öğrenen kedinin,
fareyle karşılaştığında fareyi
yakalayıp
yeme
yerine
onunla oynamaya çalıştığı
gözlenmiştir.
Kazanılmış Davranışlar
Gelişmiş canlılardaki davranışlar, öğrenme
yoluyla şekillenen sonradan kazanılmış
davranışlardır. Bunlar, çevresel etkilerin bir
sonucu olarak canlının geliştirdiği tepkilerden
oluşur. Kazanılmış davranışlar canlının
geçmişte yaşadığı deneyimlerine dayanarak
geliştirilir.
Kazanılmış ya da öğrenilmiş davranışlar,
aynı türün bireyleri arasında ve bireyin
kazandığı deneyimlerle zamana bağlı olarak
değişebilir. Kazanılmış davranışlar, içgüdüsel
davranışlardan farklı olarak bireyin yeni
durumlara karşı yeni ve olumlu tepkiler
geliştirmesini sağlar ve yeni durumlara
kolayca uyarlanabilir.
Kazanılmış Davranışlar
İnsanın okuma yazma, bisiklet kullanma,
diş fırçalama, ders dinleme, tuvalet
kullanma vb. davranışları zamanla
değiştirilebilen kazanılmış davranışlardır.
Kazanılmış bir davranışın oluşmasını
sağlayan öğrenme etkinliği çeşitli
şekillerde ortaya çıkabilir. Başlıca
öğrenme etkinlikleri şunlardır:
" Genç yavruların ilk gördükleri davranışı,
sesli uyartıları vb. lerini izleyerek
algılamalarıdır. Örneğin; yumurtadan
çıkan civcivin annesini izleyerek davranış
geliştirmesi gibi olanlara, izleyerek ya da
taklit etme yoluyla öğrenme denir.
Kazanılmış Davranışlar
Diğer bir örnek:
" Önceden öğrenilen bir olgunun, daha
sonra otomatik olarak tekrarlanmasına
alışkanlık denir. Başlangıçta yavaş ve
zor gerçekleşen alışkanlıklar, zamanla
kolayca ve hızlı bir şekilde gerçekleşir.
Örneğin;
insanlarda
yürüme,
temizlenme, giyinme, dans etme,
bilgisayar kullanma gibi etkinlikler,
alışkanlık şeklini almış davranışlardır.
Önüne buğday taneleri attığımız
güvercinlerin, buğdayları gagalayarak
yemeleri de alışkanlık şeklindeki
etkinlikleridir.
Kazanılmış Davranışlar
Doğuştan gelen içgüdüsel refleksin, doğal
uyaranının değiştirilmesiyle ortaya çıkan
öğrenme
etkinliği,
şartlanma
yoluyla
öğrenmedir. İçgüdüsel refleksin doğal
uyaranı değiştirildiğinde şartlanma tepkisi
oluşur. Bu olayı ilk kez Ivan Pavlov (İvan
Pavlov), köpeklerle yaptığı ünlü deneyiyle
göstermiştir. Pavlov, köpeğe et verdiğinde
köpeğin salya çıkardığını görmüş. Daha
sonra et verirken zil çalmış ve et nedeniyle
köpek yine salya çıkarmış. Bu olayı
defalarca tekrarlamış ve köpeğe et
vermeden zil çaldığında köpeğin yine salya
çıkardığını görmüştür. Pavlov bu deneyiyle
yeni bir refleksin geliştiğini ve doğuştan
gelen reflekslerin doğal uyaranlarının
değiştirilebileceğini göstermiştir. Bu vb.
olaylar, şartlı refleks ya da şartlanma olarak
adlandırılır.
Ivan Pavlov’un deney düzeneği
Kazanılmış Davranışlar
" İnsan ya da hayvanı, yeni bir durum
karşısında meydana gelecek birden
fazla tepkiden doğru olanını seçmesi,
deneme yanılma yoluyla öğrenmedir. Bu
yöntem, sık uygulanan bir öğrenme
yoludur. Bir civcivin yumurtadan ilk
çıktığında gördüğü her küçük varlığı
gagalaması, zamanla yenilmeyecek
olanlara dokunmaması, böyle bir
öğrenme şeklidir. Güzel yazı yazma,
doğru araba kullanma, iyi futbol oynama,
hızlı bilgisayar kullanma gibi davranışlar
deneme yanılma yoluyla kazanılır.
Biyolojik Saat
Hayvanların çoğu, belirli aralıklarla
tekrarlanan davranış şekilleri gösterir.
bu
davranışlar,
günlük,
aylık,
mevsimlik, yıllık, gelgit (met cezir)
olaylarına bağlı olarak ya da bunların
etkileşimlerine göre düzenlenir .
Leylekler mevsimlere göre değişik
bölgelere göçer. Balıklar, kuşlar,
memeliler ilkbaharda; geyikler ve
koyunlar sonbaharda yavru meydana
getirmek için üreme davranışında
bulunur. Sürüngenler, ayılar, tavşanlar,
yarasalar, fareler vb. birçok hayvan,
soğuk ve besin bulmanın zorlaştığı kış
mevsiminde kış uykusuna yatar.
Biyolojik Saat
Pek çok su hayvanının davranışları,
Ay'ın değişik aşamaları nedeniyle
ortaya çıkan gelgit olaylarına göre
düzenlenir. Pasifik kıyılarında yaşayan
grunion (grunyon) balıkları, deniz
yükseldiğinde kumsala çıkarak yumurta
ve spermlerini oraya bırakır. Denizin
ikinci yükselişi sırasında da bu balıklar
okyanusa geri döner.
Güneş ışığının günlük değişmeleri,
canlıların pek çoğunun kullandığı bir
zaman belirleyicidir. Bitkilerde bile
güneş ışığına göre davranışların
değiştiğine farklı örnekler de verilebilir.
Örneğin; mum çiçeği güneş battıktan
sonra bir koku salgılamaya başlar.
Koku salgılaması gece boyu sürer ve
güneş doğarken koku kesilir. Sarmaşık
bitkisinin çiçekleri güneş doğunca
açılır, güneş batınca kapanır.
Biyolojik Saat
Bazı böcekler, günün belirli saatlerine
göre renk değiştirir. Bu böcekler
sürekli karanlıkta tutulsa da zamanı
gelince aynı renk değişimini gösterir.
Örneklerde olduğu gibi canlıların
çoğunda bir biyolojik zaman ayarı
mekanizması
gelişmiştir.
Bu
mekanizmayla canlının faaliyetleri,
çevresinde düzenli olarak tekrarlanan
değişmelerle dengeli bir uyum
içindedir. Çevreden gelen işaretlerle
bu biyolojik ayar, canlının etkinlikleri
için en uygun zamanı haber
vermektedir.
Biyolojik Saat
Kuşlar, balinalar, bazı böcekler
ve arılar, çok gelişmiş zaman
ayar mekanizmalarını yön
saptamakta kullanılır. Örneğin;
bal arıları güneşin bulunduğu
yönü saptayarak ona göre
kovanla besin kaynağını
bulunduğu yer arasındaki yönü
belirler.
Gözcü olarak seçilen arı, çiçeklerin bulunduğu yer kovana yakınsa dairler
çizerek dans eder. Bu yer kovana uzaksa sallanarak dans eder. Böylece
arılar yaptıkları dairesel hareketlerin yönüyle çiçeklerin bulunduğu yerin
yönünü, sallanmanın sıklığı ile de uzaklığı belirtir. Arılar, yağmurlu
günlerde bile yerlerini şaşırmadan bulur. Bu da arıların "zaman belleği"
yoluyla bilgi depolayabildiklerini gösterir.
Biyolojik Saat
İnsanın fizyolojik etkinliklerinin çoğu,
günlük ritmler gösterir. Örneğin; vücut
sıcaklığımız saat 16.00-17.00 arasında en
yüksek, sabah 03.00 ile 05.00 arasında
ise en düşük düzeydedir. Çoğaltılabilecek
örneklerle insan vücudunun güneşe
duyarlı bir saat gibi çalıştığı söylenebilir.
Yani ışığın etkisiyle belirli bir günlük ritm
izlenir. Son yapılan araştırmalara göre bu
özellik, beyinde bulunan ve pineal bez
denilen ışığa duyarlı bir yapı tarafından
düzenlenmektedir. Bu yapı, ışığın varlığına
bağlı olarak melatonin denilen hormon
üretir. Melatonin salgılanması karanlıkta
artar, ışıkta durur, bu yolla uyku ve
uyanıklık zamanları saptanır.
Sosyal Davranışlar
Hayvanların davranış şekilleri, dış
çevrenin cansız koşulları yanında
canlı koşullara göre değişir. Bu da
toplumsal davranışı oluşturur. Yani
toplumsal davranış, iki ya da daha
fazla birey arasındaki etkileşim
demektir. Sosyal davranış, birden
fazla türün bireyleri için geçerli bir
kavramdır. Karşılıklı etkileşimler aynı
türün bireyleri arasındaysa buna
sosyal
ilişki
adı
verilir.
Sosyal davranışlar, bir yandan
mücadeleye bir yandan da iş birliğine
dayalı etkileşimleri kapsar. Bu
etkileşimler; sesli, görsel ve kimyasal
mesajlarla sağlanır.
Sosyal Davranışlar
Birden fazla bireyin bir arada bulunması her
zaman toplumsal davranış anlamına gelmez.
Çevredeki bir uyartı nedeniyle bir araya
gelerek kümeleşmiş her hayvan topluluğu
toplumsal
grup
değildir.
Toplumsal davranış, genel olarak eş bulma
ve eşleşme temeline dayalıdır. Ayrıca
düşmanlardan korunma, besin bulma,
avlanma, yuva yapımı ve iş bölümü
amaçlarıyla grup oluşturma ya da ebeveyn
ile yavru ilişkileri şeklinde de olabilir.
Toplumsal ilişki, karşı cinslerin birinden
gelen işarete tepki gösterme şeklinde
davranışla kurulabilir. Örneğin; yumurtlama
zamanı, dişi kurbağa değişik sesler
çıkararak erkek kurbağayı çağırır. Erkek
kurbağa da dişinin sırtına binerek uygun bir
yer bulup yumurta ve spermlerini oraya
bırakır.
TARLA ÇEKİRGESİ / CIR CIR BÖCEĞİ
Erkek cırcır böcekleri dişileri kendilerine
çekebilmek için kanatlarını birbirine
sürterek
ilginç
sesler
çıkarır.
Hayvanların bir kısmında mesaj olarak
kullanılan salgılar, feromon denilen
maddelerdir. Feromonlar, aynı türün
diğer bireylerinin davranışlarını etkiler.
Örneğin; hamam böceği, ipek böceği,
güve ve vb. böcekler salgıladıkları
feromonlarla çok uzaktaki karşı cinsini
bile
kendine
çekebilir.
Özellikle kuş vb. hayvanlarda karşı
cinsten iki birey, çiftleşme amacıyla bir
araya gelir. Erkek, kur yapma, dişi de
çiftleşmeyi kabul etme şeklinde farklı
davranışlar
sergiler.
Sosyal Davranışlar
Birçok hayvan türünde görülen aile
yaşamının
temelinde
çiftleşme,
yavruyu koruma, ona besin sağlama
ve savunma davranışları yatar.
Kuşların çoğu, yavrularını beslemek
amacıyla besin getirirken yaptığı
davranışlarla yavrularını uyarır ve
ağızlarını açmalarını sağlar. yavrular
da
ona
göre
tepki
verecek
davranışlarda bulunur. Hayvanların
oluşturdukları toplumsal grupların
çoğunda cinsiyet farkı vücut yapısı ve
davranış şekillerine göre düzenlenen
iş bölümüne dayalı farklılaşmalar
vardır.
Sosyal Davranışlar
Toplumsal grupların önemli
özellikleri şöyle sıralanabilir:
" Hayvan topluluklarında, bireylerin
üstünlük derecelerine göre
sıralanmış olan sosyal hiyerarşi
denilen bir organizasyon vardır.
" Topluluğun kılavuzları vardır.
Kılavuz, grubun liderine kararlarında
yardımcı olur.
" Grubun bireyleri arasında çeşitli
şekillerde sağlanan güçlü bir iletişim
ve haberleşme ağı vardır.
" Grubun aşırı kalabalıklaşmasını
önlemek için bireyler birbirlerinden
farklı yerlere yerleşir.
Sosyal Davranışlar
Buna toprağa bağlanma; doğal olarak yaşadıkları
bölgeye de yayılma (Yaşama) alanı adı verilir.
Kuşlarda olduğu gibi yaşama alanı, kendi türünün
ya da diğer türlerin bireylerine karşı savunulur. Bu
olaya alan savunması denir.
Hayvanlardaki sosyal hiyerarşi topluluğun yaşama
şansını artırır. Bireyler arasındaki çatışmanın
azalmasını ve grubun etkinliklerinin uyum içinde
sürdürülmesini sağlar. Böylece enerjinin ve zamanın
boşa harcanması önlenip üyelerinin daha verimli
olması sağlanır.
Görüldüğü gibi hayvan gruplarındaki bireyler,
grubun diğer bireyleriyle sürekli ilişki içindedir.
Üyelerin her biri belli bir işleve sahiptir. Grubun
içinde belli bir işlevi olmayan yok gibidir. Bu nedenle
grubun üyelerinden birkaçının ölümü grubun
dağılmasına ya da yok olmasına neden olabilir.
Hayvanların tüm davranışları, belirli bir
koordinasyon ve düzenlilik içinde yapılır. Bu
koordinasyonun sağlanması kalıtsal, sinirsel ve
hormonal olmak üzere üç temel ögeye dayalı olarak
gerçekleşir.
Yavru Serçenin Ötmeyi Öğrenmesi
Farklı Cins
Yetişkin Kuş
Yetişkin Serçe
Yavru Yalnız
Bırakıdığında…
Yavru Serçe
Doğuştan Sağır Yavru
Serçelerde Mevsimlere Göre Gözlenen Davranışlar
Download