Matematik Ve Müzik Aras*ndaki *li*ki

advertisement
Matematik Ve
Müzik Arasındaki
İlişki
Aslında matematik ve müzik birbirinden ayrı terimler gibi
görünüyor olsa da aralarında güçlü bir benzerlik vardır. Matematik
olmadan müzik düzgün olamazdı çünkü nota değerleri bilinmez
ritim tutturulamazdı.Bundan dolayı eğer müziğe ilgimiz varsa ilk
önce matematiğe de ilgi duymalıyız.Müzik değerine nasıl biliyorsak
matematiğe de aynı değeri vermeliyiz.Çünkü her şeyin temelinde
başka bir şey olduğu gibi müziğin temelinde de matematik vardır.
Bundan dolayı eğer müzik yapmayı enstrüman çalmayı seviyorsak ilk
önce matematiği de sevmeliyiz.
Matematik ve müzik, bilimin ve sanatın iki elemanıdır. Matematik
"doğru" olan, müzik ise "güzel" olandır.
Müzik, nedensiz bir şekilde insanı harekete geçirmede etkilidir,
matematik ise nedensiz bir şekilde doğayı harekete geçirmede
etkilidir.
Müziğin armonik yapısı matematikseldir. Sadece matematikseldir
demek yanlıştır ancak belirli kurallara bağlı olarak biçimlendirilir.
Müzikte yapılan çeşitli çalışmalarda altın oranın kompozisyonlarda
ana göre oluşturulduğu görülmüştür.
• MOZART
• Mozart'ında altın oranı kullanıp kullanmadığına dair
çeşitli görüşler vardır. John’a göre Mozart'ın eserleri
bir dahi işidir ve sayılarla oynamayı seven birisinin
işidir. O'na göre Mozart altın oranı biliyordu ve
eserlerinde kullanmıştır.Müzik ile bilişsel aktivitelerin
gelişimi konusunda yıllardır çeşitli araştırmalar
yapılmıştır. Ancak medya tarafından en çok ilgi gören
araştırma 1993'te Mozart Etkisi" (Mozart Effect) olarak
duyurulmuş ve çok dikkat çekmiştir.
• "Mozart Etkisi" (Mozart Effeck) olarak
duyurulmuş ve çok dikkat çekmiştir. Araştırma
Frances Rauscher tarafından yürütülmüştür.
Amerika'da Psikoloji bölümünde okuyan 38
öğrenciye 10 dakika süre ile Mozart'ın iki piyano
için yazdığı Re Maj. Piyano Sonatı (K.V.448)
dinlettirilmiştir. Daha sonra öğrencilere üç
boyutlu düşünme testi uygulanmıştır.
• Sonuçlar açıklandıktan sonra
araştırmacılardan birisi olan teorik fizikçi
Gordon Shaw Mozart müziğinin beyne
jimnastik yaptırdığını öne sürmüştür ve şöyle
demiştir : " Karmaşık yapılı müziğin
matematik ve satranç gibi ileri düzey beyin
etkinlikleri ile ilgisi olan belli karmaşık sinirsel
örgütler arasındaki iletişimi kolaylaştırdığına
inanıyoruz. Bunun aksine basit ve tekrara
dayanan müziğin karşıt bir etki yapabileceğini
düşünüyoruz. " (Campbell,2002: 25-26).
• 1996 yılında Avustralya'da yapılan bir
çalışmada okul öncesi dönemi çocuklara 10 ay
boyunca haftada 1 saat müzik eğitimi
verilmiştir. Verilen eğitimin matematik
yetenekleri üzerindeki etkisi incelenmiştir.
Çocukların Matematik Yetenekleri TEMA-2 ile
değerlendirilmiştir. Sonuçta müzik eğitimi alan
gruptan daha yüksek sonuçlar elde edilmiştir.
(Geoghegan&Mitchelmore, 1996).
• Matematiğin müzik üzerindeki etkisini müzik
parçalarının yazımında görebiliriz. Bir müzik parçasında
ritim ( 4:4 lük , 3:4 lük gibi ), belirli bir ölçüye göre
vuruş birlik, ikilik, dörtlük, sekizlik, onaltılık, ... gibi
notalar bulunur. Belirli bir ritimde, değişik uzunluktaki
notalar, belirli bir ölçüye uydurulur. Her ölçünün ise
değişik uzunluktaki notaları kullanan belirli sayıda
vuruştan oluştuğu görülür.Pisagor ( M.Ö. 580- 500 ) ve
onun düşüncesini taşıyanlar sesin, çekilen telin
uzunluğuna bağlı olduğunu fark ederek, müzikte
armoni ile tamsayılar arasındaki ilişkiyi kurmuşlardır.
Uzunlukları tamsayı oranlarında olan gergin tellerin de
armonik sesler verdiği görülmüştür.
Gerçektende çekilen tellerin her armonik bileşimi
tamsayıların oranı olarak gösterilebilir. Örneğin, do
sesini çıkaran bir telin uzunluğunun 16/15'i si
sesini verirken 6/5'i ise la sesi; 4/3'ü sol sesini;
3/2'si fa sesini; 8/5'i mi sesini; 16/9'u ise re sesini
verir.Görüldüğü gibi iki notayı bir arada duymak,
iki frekansı ya da iki sayıyı ve bu iki sayı arasındaki
oranı algılamaktan başka bir şey değildir. Demek ki
armoni sorunu, iki sayının oranını seçme sorununa
eşdeğerdir. Müzik, gizli bir aritmetik alıştırmasıdır
diyen Leibniz'in haklılığı ortaya çıkıyor.Müziği, belli
kurallara uygun olarak oluşturulmuş basit birtakım
seslerin birbirlerini izlemesinden oluşan cümleler
topluluğu olarak tanımlayabiliriz. Bu kurallar,
matematikte mantık kurallarına karşılık gelirler.
• Bir çok müzik aletinin biçiminin matematiksel
kavramlarla ilgili olduğunu belirtirsek şaşırmazsınız
herhalde. Örneğin, x >= 0 için y = 2x eğrisinin grafiği
çizilmiş olup telli ya da üflemeli çalgıların biçimleri bu
üstel eğrinin biçimine benzer. Müzikal seslerin
niteliğinin incelenmesi 19. yüzyılda matematikçi
J.Fourier tarafından yapılmıştır. Fourier, müzik aleti ve
insandan çıkan bütün müzikal seslerin matematiksel
ifadelerle tanımlanabileceğini ve bunun da periyodik
sinüs fonksiyonları ile olabileceğini ispatlamıştır.
• Hazırlayan öğrencimiz: Mehmet Ramiz Turgut
Download