DİYALİZ HASTALARINDA GEBELİK HEMŞİRE ZEHRA GÖKTEPE Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğit.ve Araşt.Hastanesi SUNUM PLANI Gebelik ve hemodiyaliz Gebelikte risk faktörleri ve komplikasyonlar Gebe hemodiyaliz hastasının yönetimi Gebelikte periton diyalizi Kronik böbrek hastalığı olan kadınlarda gebelik,hem anne hem de fetüs için zorlu bir olay olarak görülmektedir. Diyaliz programında olan hastalarda üreminin hormanal sistem üzerine olumsuz etkisinden dolayı gebelik nadir görülmektedir. Fertilite bu hasta grubunda belirgin olarak azalmıştır ve gebelik sıklıkla diyalizin ilk yıllarında olur. Diyalizde doğurganlık çağındaki kadınlar arasında gebelik sıklığı %1-7 civarındadır. Bu hastalarda canlı doğum oranları 80’li yıllarda %20’lerdeyken,günümüzde bu oran %75 lere varan bir artış göstermiştir. Diyaliz tedavisi uygulanan kadınlarda ilk başarılı doğum Comfortini ve arkadaşları tarafından 1971 de rapor edilmiştir. Diyalizdeki gebelik ve sonuçları ile ilgili ilk ciddi rapor 1980 yılında EDTA-ERA(Avrupa Diyaliz Transplantasyon Birliği-Avrupa Böbrek Birliği)tarafından hazırlanmıştır. 115 diyaliz hastası-%23 canlı doğum. Bebeklerin 1/3-Doğum ağırlığı 1500 g altında. KBY hastalarında ortalama gebelik süresi 32-36 hafta, Fetüs doğum ağırlığı ortalama 1750 gr. civarındadır. Erken membran rüptür riski nedeniyle en sık uygulanan doğum şekli sezeryandır. KBY de kadınlarda östrojenin sitümüle ettiği LH piki normal gerçekleşmediğinden dolayı anovulasyon,menstüral disfonksiyon,amanore ve infertilite gelişir. Diyaliz hastalarında BetaHCG düzeyi biraz yüksek olabilir;bu sebeple gebelik tanısı BetaHCG testi ve USG ile konulmalıdır. Son yıllarda diyaliz yönetimindeki gelişmeler,hasta takibindeki iyileşmeler,multidisipliner hasta yaklaşımı diyaliz hastalarında gebelik ve canlı doğum oranlarında artışlara neden olmuştur. GEBELİKTE RİSK FAKTÖRLERİ Anne yaşı Diyaliz sıklığı Renal hastalığın tipi Anemi Gebelik öncesi diyaliz süresi Üre ve kreatin düzeyleri KOMPLİKASYONLAR Hipertansiyon Preeklemsi Eklemsi Preterm doğum Abortus Polihidroamnios İntrauterin büyüme geriliği GEBELİKTE DİYALİZ YÖNETİMİ • Gebelik oluşumu renal replasman öncesi mi renal replasman başladıktan sonra mı riskli ? • Renal Replasman Tedavilerinden Periton diyalizi mi yoksa hemodiyaliz mi gebelikte avantajlı ? • Diyaliz sıklığı ve süresi ne olmalı ? • Diyalizat sıvısında neye dikkat edilmeli? • Sıvı, elektrolit ve metabolik denge nasıl sağlanmalı? • Beslenmede nelere dikkat edilmeli? • Anemi yönetimi nasıl olmalı? • Multidisipliner yaklaşım nasıl yapılmalı? GEBELİK VE DİYALİZ • Kronik böbrek hastalığı olan kadınlarda renal replasman tedavisi başlangıcında gebelik olabilir. • Renal replasman tedavisi öncesi gebelik başlamış ise bebek sağ kalımının daha iyi olduğu bildirilmiştir. • Bununla birlikte son dönem yayınlarda kadınların çoğunda renal replasman tedavisi başladıktan sonra gebelik oluştuğu gözlenmiştir. GEBELİKTE HD HASTASININ YÖNETİMİ Anemi tedavisi Kan basıncı,UF ve kuru ağırlık kontrolü Diyaliz reçetesi İlaçların ve diyetin düzenlenmesi ANEMİ TEDAVİSİ EPO dozunda %50-100 arasında artış yapılabilir. Hb 10-11g/dl düzeyinde tutulmalıdır. Anemi yüksek bebek ölüm oranları ve preterm doğumlarla ilişkilidir EPO dozunun artmasıyla Fe dozunu da artırmak gerekir ANEMİ TEDAVİSİ Ferritin düzeyi 200-300 ug/ml civarında korunmalıdır. İhtiyaç durumunda günde 10-15 mg demir IV uygulanmalıdır. Yoğun diyaliz nedeniyle folat kaybı artacağından günde 1.8 mg/kg folat verilmesi uygundur. EPO dozu %50-100 arttırılır. Hb 8 g/dl altına düştüğünde kan transfüzyonu düşünülmelidir. KAN BASINCI,UF VE KURU AĞIRLIK KONTROLÜ Gebe diyaliz hastalarının %40-80 ‘ini etkileyen,anne için ciddi sonuçlar doğuracak bir komplikasyondur. Erken ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Sistolik kan basıncı < 140mm/hg, Diastolik kan basıncı < 80-90mm/hg seviyesinde tutulmalıdır HİPERTANSİYON Hipertansiyonda diğer diyaliz hastalarında olduğu gibi öncelikle ultrafiltrasyon yapılmalıdır. HT nin nedeni preeklemsi ise,sıvı çekimi çeşitli organlara hipoperfüzyonu artırabilir,bu nedenle ultrafiltrasyon dikkatli uygulanmalıdır. KAN BASINCI UF VE KURU AĞIRLIK KONTROLÜ Hipertansiyon tedavisinde hipervolemi yoksa ilaç tedavisi geciktirilmeden başlanmalıdır. Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokörleri (ARB) ve minoksidil fetüs üzerindeki yan etkilerinden dolayı kontrendikedir. Β-blokerler arasında sadece Labetalol sık kullanılmaktadır. Gebe kadınlarda hipertansiyonu tedavi etmek için Nifedipin, Nikardipin, Verapamil, Ametildopa yaygın olarak kullanılmaktadır. Diüretikler başka bir alternatif olmadığında kullanılabilir, ancak preeklampsi durumunda kullanılmamalıdır. Annenin klinik durumu Kan basıncı KURU AĞIRLIK Fetusun tahmini ağırlığı Hidroamnios Kuru ağırlık ve kilo alımı düzenli olarak değerlendirilmelidir. Tahmini anne kuru ağırlığı her 10 günde bir 200-400 g arttırılmalıdır. Anne ilk trimesterda en az 1-1,5 kg almalıdır. 3.cü trimesterda fetal hemodinami,intrauterin gelişim ultrason kullanılarak değerlendirilmelidir.Kuru ağırlık ve UF de buna göre değerlendirilmelidir. Hızlı kilo kaybı,fetüs için zararlı olabilecek fetalplesantal kan akışını azaltabileceğinden dolayı hızlı ve aşırı ultrafiltrasyondan kaçınılmalıdır. DİYALİZ REÇETESİ Diyaliz programı,üre azotu seviyeleri<6080g/dl olacak şekilde planlanmalıdır. Gebeliğin 16-20 haftasından sonra HD sıklığı haftada 5-6 seansa çıkarılmalı, diyaliz süreleri arttırılmalı;haftada24-32 st diyaliz planlanmalıdır. Hipotansiyon ataklarını ve osmolaritedeki ani değişiklikleri önlemek için,düşük yüzey alanına sahip,yüksek biouyumlu membran kullanılması uygundur. Canlı doğum oranlarında artış Artmış bebek doğum ağırlığı Daha uzun gebelik süresi HEMODİYALİZDE GEBELİK TAKİBİ • Gebeliğin doğal sonucu olarak respiratuar alkaloz ve metabolik asidoz vardır. • Bu yüzden gebelikte oluşabilecek alkali durumundan kaçınılmalı ve diyalizat bikarbonat konsantrasyonu uygun değerlerde olmalıdır. • Önerilen düzey 25 mEq/l dir. • Ayrıca kalsiyum düzeyleri de dengenin korunması açısından önemli olup hipokalsemi ve hiperkalsemiden kaçınılmalıdır. • Vitamin D plasentada aktif hale çevrilmeye başladığı zaman PTH, Ca ve P seviyeleri yakından izlenmelidir. HEMODİYALİZDE GEBELİK TAKİBİ • Gebelikte sık diyaliz uygulamasına bağlı hipokalemi için önlem alınması gerekebilir. • 1g/kg/gün olan protein alımına, fetal gelişimin sağlanması amacıyla günlük 20 g ek alım önerilmektedir. • Ayrıca yapılan bazı çalışmalarda pozitif nitrojen dengesinin sağlanması ve fetal gelişimin sağlanması amacıyla günlük 1,4-1,8 g/kg oranında protein alımı önerilmiştir. İLAÇLARIN VE DİYETİN DÜZENLENMESİ Başarılı bir gebelik için beslenme ile ilgili hususlara dikkat edilmesi önemlidir, çünkü SDBYolan hastaların gebeliklerindemalnütrisyonyaygındır. Fetüsün büyümesi ve gelişmesi için annenin yeterli protein (1 g/kg/gün + 20 g/gün) ve kalori alınımı sağlanmalıdır. Ayrıca suda eriyen vitaminler ile çinko desteği de sağlanmalıdır. Günlük kalori alımı 30-35 kcal / kg ,sıvı alımı 750-1500 ml gün olmalıdır. İLAÇLARIN VE DİYETİN DÜZENLENMESİ Her üç trimesterde de 25-OH D vitamini ölçülmeli, eğer seviyeler düşük ise desteklenmelidir. Primer hiperparatiroidizm, erken doğum sıklığını % 10-20 oranında artırdığı bilinmesine rağmen, hiperparatiroidinin fetus üzerindeki etkileri bilinmemektedir. Buvakalarda hem hiperparatiroidi hem de 25-OH D vitamini eksikliğini kontrol etmek için kalsitriol kullanımı endikedir. Doz ayarlamaları haftalık kalsiyum ve fosfor ölçümlerine göre ayarlanmalıdır. Sevelamer, lantanum karbonat, aluminyum hidroksit, sinakalset ve paricalcitol, gebelik ve emzirme döneminde kullanılmak üzere test edilmemiş ve kullanılması önerilmemektedir. Heparin plasentayı geçmez ve teratojenik değildir. Vasküler girişlerin pıhtılaşmasını önlemek için kullanılmalıdır. Varfarin plasentayı geçer ve bu hastalarda kontrendikedir. PERİTON DİYALİZİ veya HEMODİYALİZ • Hemodiyaliz hastalarında başarılı gebelik takibi yapılırken, aynı şekilde kronik Periton Diyalizi hastalarında da başarılı gebelikler bildirilmektedir. • Periton Diyalizi hastalarında gebelik hemodiyaliz hastalarına göre 2-3 kat daha az rastlanılmaktadır. • Peritonda hipertonik diyalizat ve/veya peritonit ataklarına bağlı yapışıklıklar gebelik oluşumunu olumsuz etkiler. • Bununla birlikte Periton Diyalizinde stabil kardiyovasküler ve metabolik düzeyler, antikoagülan kullanılmaması ve daha yüksek hemoglobin düzeyleri avantaj oluşturmaktadır. PERİTON DİYALİZİ veya HEMODİYALİZ • Bazı çalışmalarda, gebelikte meydana gelen akut böbrek yetmezliğinde tedavi seçeneği olarak PD ‘nin HD’e üstün olduğu öne sürülmüştür. • Ayrıca HD hastalarında polihidroamnios riskinin artış gösterdiği ve bunun da amniotik sıvı volümündeki artışa bağlı olarak geliştiği düşünülmüştür. • Bu artışın ise normal gelişimi olan fetal böbrekten yüksek kan üre seviyesine bağlı olarak oluşan solüt diürez sonucu oluştuğu düşünülmüştür. • PD kullanarak total dializ süresini uzatıp böylece üre düzeyini düşürerek bu komplikasyonun azaltılabileceği düşünülmüştür. PERİTON DİYALİZİ veya HEMODİYALİZ PD kusma ve malnütrisyonu arttırabilir. PD tedavisi peritondan sürekli protein kaybı yanısıra glukoz absorbsiyonu ve abdominal şişkinlik nedeniyle iştah azalması nedeniyle hipoalbunemiye neden olabilir. Fakat daha az preeklampsi, hipotansiyon ve yüksek doğum oranları gibi HD’e üstün taraflarına rağmen preterm doğum oranları daha yüksektir. Hedef KT/V oranları 1.5-1.7 olmak üzere,HD’de h/6 diyaliz,PD’de ise 24 st.’te 6-8 kez değişim önerilir. Gebe kalma olasılığı PD’de, HD’e göre daha düşüktür. HD % 2,5 PD % 1,06 Canlı bebek doğum oranlarında ise fark yoktur. HD % 39,5 PD % 37 (Shair ve Arkadaşları 2008) PERİTON DİYALİZİ veya HEMODİYALİZ • PD li hastalarda gebeliğin ilerlemesi ile birlikte yeterli sıvı alışverişi olamayabilir. • Gebeliğin geç dönemlerinde karnın distasyonu sorun olduğu için yeterli klirensi sağlamak için değişim volümü azaltılıp,değişim sıklığı arttırılır. • Spesifik komplikasyon ise peritonit ve mekanik zorluklardır. Peritonit kaynağı bazı vakalarda vajendeki endojen mikroorganizmalardan kaynaklanmaktadır. • Hasta peritonitten korunmalı,doğumdan 24 st.sonra PD’ye başlanmalıdır. PERİTON DİYALİZİ veya HEMODİYALİZ • 1990’ların sonundan itibaren İngiltere ve ABD’de çok sayıda ulusal sistematik verilerle kayıtlar oluşturulmasına rağmen, HD ve PD arasında hala karşılaştırmalı istatistiksel üstünlüğü tespit edebilecek datalar yoktur. • Gebelikte HD yada PD’nin birbirlerine aşikar bir üstünlükleri görülmemektedir. • Bu yüzden gebe kalındığında dializ modalitesini değiştirmeye gerek görülmemektedir. Diyalizde gebelik sürecini yönetirken Nefrolog Kadın doğum uzmanı Diyaliz hekimi Diyaliz ünitesi hemşiresi Yenidoğan uzmanı arasında tam bir işbirliği olmalıdır. KAYNAKLAR Sipahi S. , Yaylacı S. ,Genç A. B. , Gündüz M. ,Günaydın M. , Cevrioğlu A. S. Tamer A. , Son Dönem Böbrek Yetersizliği Nedeniyle Hemodiyaliz Tedavisi Gören Hastada Gebelik : Olgu Sunumu , Türk Nefroloji Diyaliz Ve Transplantasyon Dergisi Sayı 15 Utaş C. , Diyaliz Hastasında Gebelik , , Erişim 12/01/ Seyrek N. , Gebelik Ve Diyaliz Tedavisi , tsn.org.tr/folders/file/gebelik_ve_diyaliz.pdf, Erişim12/01/ Ersoy F. F. , Gebelik Ve Böbrek , Erişim 12/01//2014. TEŞEKKÜRLER…