Uploaded by tugba.haciosmanoglu

Farmakolojiye Giriş - Farmakoloji Dersi

Farmakolojiye Giriş
Öğrt.Gör.Dr.Tuğba HACIOSMANOĞLU
Farmakoloji, Yunanca
‟pharmacon” (ilaç) ve logos
(bilim) kelimelerinin
birleşmesinden oluşmuştur.
Farmakoloji: İlaçların kaynaklarını,
kimyasal ve fiziksel
özelliklerini,
vücuda alınışlarını, etki şekillerini ve
hastaya verilecek hale getirilme
yöntemlerini araştıran bilim
dalıdır.
Araştırmanın son amacı;
• hastalıkların tedavisi,
• tanısı,
• önlenmesi (profilaksisi)
• ve diğer tıbbi amaçlar (gebeliğin önlenmesi)
için en uygun kimyasal maddenin saptanması
ve ilaç olarak geliştirilmesidir.
TARİHÇE
İlaçlar hakkında ilk yazılı bilgiler: Mısır papirüslerinde
M.Ö. 1550 (EBERS)
Sümer ve Mısırlılar’a ait kalıntılarda, ilaç olarak
kullanılan bitkilerle ilgili bilgiler…(MÖ 3000-4000)
Galenos: Polifarmasinin kurucusu, eczacılığın babası
M.Ö.200 (ROMA) (4 hümör teorisi)
Dioskorides: M.S.50. Roma Materia Medica, resimli
bitkiler kitabı, botanik bilimi kurucusu (1500 yıl tıbba
hakim)
Paracelsus (1493‐1541) farmakolojinin babası.CivaAntimon
«Her madde zehirdir. Zehir ile tedavi edici olanı
ayıran şey doğru dozdur» The Dose Makes the Poison
Alexander Flemming- 1929 - Penisilin
Farmakolojinin Tarihsel Gelişimi
M.Ö. 2000 Al, bu kökü ye.
M.S. 1000 O kök kötü. Gel, bu duayı oku.
M.S. 1850 O dua batıl inanç. Al, bu iksiri iç.
M.S. 1940 O iksir yılan yağı. Al, bu hapı yut.
M.S. 1985 O hap etkisiz. Gel, bu antidepresanı al.
M.S. 2013 O antidepresan işe yaramaz. Al, bu kökü ye.
Farmakolojinin Dalları
Farmakokinetik
Farmakodinamik
Klinik Farmakoloji
Farmakoterapi
İmmünofarmakoloji
Nörofarmakoloji
Farmakoloji
Biyokimyasal
Farmokoloji
Toksikoloji
Kemoterapi
Moleküler Farmakoloji
Farmasötik Kimya
Biyofarmastik
Farmakolojinin Dalları
Farmakokinetik
Farmakodinamik
Toksikoloji
Kemoterapi
Farmakoterapi
Farmasötik kimya
Biyofarmasötik
Klinik farmakoloji
Moleküler
farmakoloji
Biyokimyasal
farmakoloji
Nörofarmakoloji
İmmünofarmakoloji
• İlaçların canlıda emilim, dağılım, metabolizma ve atılımını
(itrah) inceleyen bilim dalıdır.
• İlaçların canlılardaki kimyasal, fizyolojik etkileri ile etki
mekanizmalarını inceleyen bilim dalıdır.
• İlaçlarla veya diğer kimyasal maddelerle oluşan
zehirlenmeleri, zehirli maddelerin yapısını, özelliklerini,
etki mekanizmalarını, zehirlenme belirtilerini ve tedavilerini
inceleyen bilim dalıdır.
• İnsan vücudunu istila eden parazit, mikroorganizma ve
bakterilerin yaptığı hastalıkların tedavisini inceler.
• İlaçların, hastalıkların tedavisinde kullanılmasını inceleyen
bilim dalıdır.
• İlaçların kimyasal yapısını ve özel şekillerde hazırlanmasını
(tablet, ampul, kapsül vb.) inceleyen bilim dalıdır.
• İlaçların farmasötik şekillerine göre emilimini inceler.
• Yeni ilaçların, bulunması ve geliştirilmesi amacıyla normal
ve hasta insanlarda uygulanmasını ve sonuçların
değerlendirilmesini inceleyen bilim dalıdır.
• Canlıda biyolojik sistemlerle, ilaçlar arasındaki fizik ve
kimyasal etkileşmeleri moleküler düzeyde inceleyen bilim
dalıdır.
• İlaçlar ile enzimler arasındaki etkileşmeleri inceleyen bilim
dalıdır.
• Sinir sitemini etkileyen ilaçların özelliklerini ve etki
mekanizmalarını inceleyen bilim dalıdır.
• İlaçların immün sisteme etkilerini inceleyen bilim dalıdır.
İLAÇ NEDİR
İlaç; canlı organizma tarafından
alındığında vücut işlevlerinde
değişiklik yapan
fizyolojik sistemleri veya patolojik
durumları değiştirmek veya
incelemek amacıyla kullanılabilen
bitkisel, hayvansal,
mineral veya sentetik maddelerdir.
İLAÇ ÖZELLİKLERİ
İlaçlar vücut fonksiyonları veya zihinsel fonksiyonlar
üzerinde etki oluştururlar.
İnsan vücudunda üretilen veya dışardan alınması gereken
ve eksikliği sonucu hastalık oluşturan aktif maddeleri
yerine koyarlar.
Vücuda girerek hastalık yapan patojen mikrop, parazit
veya bazı zararlı maddeleri dışarıya atar veya yok
edilmelerini sağlarlar.
İlaçlarla İlgili Temel Kavramlar
• Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre;
İlaç:
• fizyolojik durumları ya da patolojik olayları, alanın yararı için
değiştirmek, incelemek amacıyla kullanılan veya kullanılması
öngörülen bir madde ya da ürün olarak tanımlanır.
Doz:
• Bir defada verilen ilaç miktarıdır.
Drog:
• Tedavi amacı ile kullanılan tek bir maddedir.
Günlük
doz:
• Gün boyunca verilmesi tavsiye edilen ilaç miktarıdır.
Yan etki:
• İlaçların olağan dozlarında bile istenilen tesirlerine ilaveten
yaptıkları istenmeyen etkileridir.
Toksik
etki:
• Genellikle ilaçların farmakodinamik etkilerinin şiddetlenmesine
bağlı hasta için rahatsızlık veren ve bazı durumlarda ölüme
neden olabilen etkidir.
Emniyet
aralığı:
• İlacın tedavi dozu ile toksik etki gösteren dozu arasındaki
aralığa denir.
İlaçlarla İlgili Temel Kavramlar
Endikasyon:
• İlacın,
kullanılması
durumlarına denir.
gereken
Kontrendikasyon:
• İlacın,
kullanılmaması
durumlarına denir.
gereken
Rezistans:
• Mikroorganizmaların özelliklerine bağlı
olarak ilaçlara direnç gelişmesi ve
ilaçların etkisiz kalmasıdır.
Tolerans:
• İlaçlar
devamlı
kullanıldığında,
normalde alınan etkinin gittikçe
azalması durumudur.
İlacın yarılanma ömrü:
• Bir
ilacın
plazmadaki
konsantrasyonunun yarıya inmesi için
geçen süredir.
İlaçlarla İlgili Temel Kavramlar
Profilaksi:
• Hastalıkların oluşumunu ya da gelişimini önlemek
amacıyla yapılan tedaviye yönelik girişimlerdir.
Yarar / Risk
oranı:
• İlaçlar normal dozlarda kullanıldıklarında bile toksik
tesirler oluşturabildiklerinden (Örn. kanser ilaçları) ilaç
tedavisinde göz önünde tutulması gereken nokta; ilacın
yararının zararına üstünlüğünün saptanmasıdır.
Farmakope:
• İlaç yapmak için gerekli formül ve tariflerin yazılı olduğu
kitaptır.
Antagonizma:
• Bir ilaç (antagonist) diğer bir ilacın (agonist) etkisini
önler
veya
ortadan
kaldırırsa
bu
duruma,
"antagonizma" adı verilir. Çeşitli ilaç ve zehirli
maddelerle meydana gelen zehirlenme olaylarında bu
reaksiyondan yararlanılır.
Sinerjizma:
• İki ilacın birlikte kullanıldığındaki etkisi, yalnız
kullanıldığındaki etkisinden daha fazla olmasına
sinerjizma denir. Bir ilacın etkisinin diğer ilaç tarafından
arttırılmasıdır.
İlaçlarla İlgili Temel Kavramlar
Teratojenik
etki:
• Bazı maddeler gebe kadınlar tarafından
alındıklarında, plasentadan fötal dolaşıma
geçerek fötusta kalıcı bozukluklara neden olur.
Bu duruma, teratojenezis ya da fötotoksik etki
denir.
Mutajenik etki:
• Çeşitli sebeplerle meydana gelen ve hücre
DNA‟sında
oluşan
kalıcı değişiklerdir.
Mutajen; mutasyona neden olan etken
maddedir.
Karsinojen
ik etki:
• Vücuttaki
hücrelerin,
yeterli
derecede
farklılaşmaya uğramadan, kontrolsüzve hızlı bir
şekilde bölünmeleriyle kendini gösteren duruma
kanser (karsinoma) denir. Kanseri oluşturan tüm
maddelere karsinojen adı verilir. Örnek: asbest,
tütün dumanı, antineoplastik ilaçlar vb
İlaçlarla Tedavi
Ampirik
(ilkel)
tedavi
İkame
(Yerine koyma)
tedavi
Semptomatik
(Palyatif)
tedavi
İlaçla
Tedavi
Profilaktik
(Koruyucu)
tedavi
Radikal
(Rasyonel)
tedavi
İlaçlarla Tedavi
Ampirik (ilkel)
tedavi
• Hastalığın sebebini, oluşum mekanizmasını ve
ilacın hastalığa etki şeklini bilmeden, yalnız gözlem
ve denemelere dayanılarak yapılan tedavi şeklidir.
Günümüzde geçerliliğini yitirmiş bir tedavi şeklidir.
Semptomatik
(Palyatif) tedavi
• İlaçlarla hastalığın nedenini ortadan kaldırmadan
bulgu ve belirtilerini gidermek için yapılan tedavidir.
Örnek: Tonsillitte yükselen vücut sıcaklığının, ateş
düşürücü ile düşürülmesidir.
Radikal
(Rasyonel) tedavi
• İlaçlarla hastalığın nedeninin tamamen ortadan
kaldırılmasına, “radikal tedavi” denir . Örnek:
Tonsillitin antibiyotik ile tedavi edilmesidir.
Profilaktik
(Koruyucu) tedavi
• Hastalıklardan korunmak için yapılan uygulamadır.
Örnek: aşı uygulamaları, bazı ameliyatlarda
ameliyat öncesi antibiyotik verilmesi vb.
İkame
(Yerine koyma)
tedavi
• Vücutta eksikliği görülen maddelerin eksikliğini
gidermek için yapılan tedavidir. Örnek: Demir
eksikliği anemisinde, hastaya uygun yollardan
demir (Fe) içerikli ilacın verilmesi.
İlaçlarla Tedavi
• İlaç kullanılırken organizmanın fizyolojisinin ve ilacın
etki mekanizmasının çok iyi bilinmesi gerekir. En iyi
tedavi için;
UYGUN
İlaç
Hastada
Dozda
Zamanda Aralıklarla
Yol ile
Hastalık
Sınıflandırma ve Adlandırma
• İlaçlar,
özelliklerine
sınıflandırılır.
göre
aşağıdaki
Farmakolojik etki ve
kullanım amaçlarına göre;
şekilde
• antipiretik (ateş düşürücü)
ilaçlar, analjezik (ağrıyı
geçiren ) ilaçlar
Kaynaklarına göre:
• bitkisel, hayvansal vb.
Kimyasal yapılarına göre;
• glikozidler, alkoloidler,
steroidler vb.
Etki yerlerine göre;
• Kalp ve damarlar üzerine etkili
olan ilaçlar “Kardiyovasküler
sistem ilaçlar” olarak adlandırılı
Hazırlanış şekillerine göre;
• ofisinal, majistral ve
spesiyaliteler.
Sınıflandırma ve Adlandırma
• İlaçların adlandırılması üç şekilde olur.
Genel ad (jenerik=uluslararası ortak adlandırma):
• Sağlık alanında uluslararası bilimsel ortaklık sağlamak, bilimsel yayınların
kolay ve anlaşılır olması için ilaçların genel adı kullanılır. Örnek: diazepam,
digoksin parasetamol vb.
Ticari ad (marka veya müstahzar adı):
• İlacı bulan firmanın kendi ürünlerine verdikleri özel addır. Tek bir ilacın değişik
adda birçok müstahzarı vardır. Örneğin: Dikloron, Difenak, Voltaren,
Miyadren vb. ilaçların hepsi analjezik, antienflamatuar, antiromatizmal olarak
kullanılan ilaçlardır.
Kimyasal ad:
• Uluslararası Kimya Birliği tarafından verilen addır. Genellikle uzun ve
karmaşık olduğundan uygulamada kullanılmamaktadır. Örnek: Genel adı
parasetamol olan ilacın kimyasal adı N-asetil-para-amino-phenol‟dür.
İlaç Kaynakları
Bitkisel İlaçlar
Hayvansal İlaçlar
Doğal Kaynaklı
İlaçlar
Mineral İlaçlar
İlaç Kaynakları
Sentez İlaçlar
Mikroorganizmalar
DNA
Rekombinasyon
tekniği elde edilen
ilaçlar
Bitki kaynaklı ilaçlar:
Hayvan kaynaklı ilaçlar:
• Bitkisel kökenli ilaçlar
genellikle bitkilerin kök,
tohum, özsuyu, kabuk vb.
kısımlarından saf madde
halinde elde edilir.
Bunlardan en önemlileri
afyon alkoloidleri ve dijital
glikozidi gibi.
• Hayvanlardan genellikle
hormon ve enzim tipindeki
ilaçlarla, antitoksinler elde
edilir. Örnek: tiroit, insülin
hormonu, akrep yılan
antitoksinleri vb.
İlaç Kaynakları
Doğal
Kaynaklı
İlaçlar
Mikroorganizma kaynaklı
ilaçlar:
• Antibiyotiklerin elde
edilmesinde kullanılır.
Mineral kaynaklı ilaçlar:
• İyot(I), demir(Fe),
gümüş(Ag) gibi elementler
serbest şekilde ilaç olarak
kullanılabilir.
İlaç Kaynakları
Sentez İlaçlar
• Laboratuvar ortamında sentez yoluyla elde edilen
ilaçlardır. Eter, ilk sentez yoluyla elde edilen
ilaçlardandır. Günümüzde doğal kaynaklı ilaçların
büyük çoğunluğu sentez yoluyla üretilmektedir.
İlaçların kimyasal yapılarında bazı yapay
değişikliklerle yarı sentetik ilaçlar da elde
edilmektedir. Örnek: yarı sentetik penisilin vb.
• Bu teknik ile son yıllarda ilaç elde edilmeye
başlanmıştır. Memeli hayvan hücrelerinden alınan
DNA molekülü çeşitli işlemlerden geçirildikten
sonra kolay üretilen bir mikroorganizmanın
DNA Rekombinasyon sitoplazması içine yerleştirilir. Bu yöntemle
Tekniği ile Elde Edilen büyüme hormonu, insülin ve bazı aşılar elde
edilmiştir
İlaçlar
İlaç Özellikleri
İlaçlar vücutta nasıl bir değişiklik yaparlar?
✓ İlaçlar vücut fonksiyonları veya zihinsel fonksiyonlar
üzerinde etki oluştururlar.
✓ İnsan vücudunda üretilen veya dışardan alınması
gereken ve eksikliği sonucu hastalık oluşturan aktif
maddeleri yerine koyarlar.
✓ Vücuda girerek hastalık yapan patojen mikrop, parazit
veya bazı zararlı maddeleri dışarıya atar veya yok
edilmelerini sağlarlar.
İlaç Özellikleri
İlaçlar hangi özelliklere sahip olmalıdır?
İlaç kullanılış amacı ile ilgili hücre ve yapılara ve
buradaki biyolojik olaylara etki yapmalı, diğer yapı ve
olayları etkilememelidir. Buna, ilacın seçicilik
(selektivite) özelliği denir. Bu özellik ilaçlarda tam
olarak değil, göreceli olarak bulunur. Örneğin digital
glikozidleri kalp kasına en fazla etki gösterir.
II. İlaç etkisinin geçici olması gerekir. Yani ilaç uygulaması
kesilince etkisi kısa bir süre sonra ortadan kalkmalıdır.
Vücutta kalıcı etki genellikle zehirlerin bir özelliğidir.
III. İlacın etkisi doza bağımlı olmalıdır. (Doz: bir defada
verilen ilaç miktarıdır, bir gün boyunca verilmesi
önerilen miktar günlük doz diye adlandırılır.)
I.
İlaç Özellikleri
İlaç Etkilerinde Rol Oynayan Faktörler !!
İlaçların Veriliş Yolu ve
şekli
• Damar yolu ile verilen ilaçlar; diğer yollar ile verilen ilaçlara göre daha çabuk etki sağlar.
Gelişim Dönemleri
• Bazı ilaçlar hamilelik süresinde fetüs üzerindeki olumsuz etkilerinden dolayı kullanılmaz.
Özellikle bebeklerin organları gelişimlerini tamamlamadığından ilaçlara duyarlıdır. Yaşlı
insanlar da yaşlanma sürecinde fizyolojik değişiklikler geçirdiğinden bazı ilaçlara karşı
duyarlıdır.
Cinsiyet ve Kilo
• Kadın ve erkekler arasında hormonel farklılıklar vardır. Cinsiyet, hormonların bazı ilaçları
parçalaması ve etkisi üzerinde önemli bir faktördür. Bununla birlikte uygulanan ilacın dozu
herkese uymayabilir. Bu nedenle bazı ilaçların dozları, kişinin kilosuna göre ayarlanarak
uygulanır.
Genetik ve
Faktörler
Kültürel
• İlaçların büyük bir kısmı karaciğer enzimleri tarafından yıkılır. Bu enzimlerin çalışmaları ile
ilgili olarak insanlar arasında bireysel farklılıklar mevcuttur. Kişinin yöresel olarak kullandığı
bazı bitkisel tedaviler ilaçların etkisini azaltabilir ya da zıt etki gösterebilir.
Çevre ve Beslenme
• Yüksek kesimlerde oksijenin az olması bazı ilaçlara hassasiyeti artırabilir. Büyük bir
kazaya uğramış kişiye kazanın bulunduğu bölgede sedatif (sakinleştirici) grubu bir ilacın
uygulanması sakinleşme süresini uzatabilir. Beslenme biçimi de ilaç etkilerini, vücudun
ilaca karşı reaksiyonunu etkileyebilir
Psikolojik Etmenler
• Yapılan tedaviye inanmak ilaca karşı tepkiyi etkilemektedir. Öte yandan ilacın yaratacağı
etkiye inanmama ilacın etkilerinin az ya da daha yavaş ortaya çıkmasına neden
olabilmektedir.
Kronik Böbrek
yetmezliği-Karaciğer
yetmezliği
• Eliminasyon ve metabolizma açısınsan önemli olan böbrek ve karaciğer, yetmezlik
durumlarında ilaç ömürleri uzayabilir ve toksik etki yaratabilir.
Tedavi Zamanı
• Yemeklerin hemen ardından ilacın oral yolla alınması ilacın emilimini geciktirir.
Yeni İlaç Geliştirme
a. (Bio)Sentez
b. Klinik Öncesi İncelemeler (tarama testleri) (Faz 0)
c. Klinik Denemeler
- Faz 1
- Faz 2
- Faz 3
d. Ruhsatlandırma
e. Pazarlama Sonrası Denemeler (Faz 4)
Yeni İlaç Geliştirme
❑ (Bio)Sentez
❑ Klinik Öncesi İncelemeler (tarama testleri)
• Faz 0 :Öngörülen etkinin araştırılması ve aynı zamanda
maddenin terapötik indeksi, farmakokinetik özellikleri ve
toksisitesinin araştırılması
– Kültür
– İzole organlar
– Deney hayvanları
❑ Klinik Denemeler:
• Faz 1 : 20- 80 sağlıklı gönüllüde yapılır. Bu fazda ilaç
artan dozlarda verilerek,
⮚ insanın dayanabilirliği (tolerebilitesi),
⮚ ilacın güvenirliği,
⮚ güvenli doz aralığı,
⮚ insandaki
farmakokinetiği
ile plazma düzeyi ve
farmakodinamik etki arasındaki ilişkiler
(FK/FD
ilişkisi saptanır),
Yeni İlaç Geliştirme
❑ Klinik Denemeler:
• Faz 2 : Yaklaşık 200 (kısıtlı sayıda) ilacın hedefi olan
hastada yapılır;
⮚ İlacın optimal dozu,
⮚ terapötik doz aralığı,
⮚ terapötik etkinin derecesi ve yan tesir profili saptanır,
❑ Klinik Denemeler:
• Faz 3 : Çok sayıda hastada ve çok merkezde yapılan;
genellikle;
– ilacın terapötik etkisini plasebo ile
değerlendirmek ve
– yarar/risk oranını saptamak amacıyla yapılır
karşılaştırarak
❑ Ruhsatlandırma
❑ Pazarlama Sonrası Denemeler
• Faz 4 : Ruhsatlandırılmış ilacın
–
yüksek doz, yeni endikasyon, yeni yaş grubu (yaşlı,
çocuk..), yeni veriliş yolu, yeni yan etkileri gibi amaçları
hedefleyen çalışmalardır.
Eşdeğerlikler
– Orjinal ürün: Patent almış olan üründür
– Jenerik Ürün: Patent süresi tamamlanan (yaklaşık 20 yıl), orijinal ile aynı doz ve
formda hazırlanan üründür.
Farmasötik Eşdeğer: iki farklı müstahzarın, aynı etkin maddenin veya maddelerin aynı molar
miktarını aynı veya karşılaştırılabillir standartlara uyan farmasötik şekiller içinde içermesi
halinde onlar farmasötik eşdeğerdir (Aynı farmasötik şekil ve aynı miktarda etken madde)
Biyoeşdeğerlik: Farmasötik eşdeğer olan iki müstahzarın aynı molar dozlarda verilişinden
sonra benzer biyoyararlanım (absorpsiyon hız ve derecesi) göstermesi durumudur (±%20).
İki ilacı eşdeğer kabul edebilmek için biyoeşdeğerlik koşulları aranır. (Biyoyararlanım
benzer olmalı-jenerik ürün orijinal ilaçla karşılaştırılır)
Terapötik eşdeğerlik: Bir müstahzarın etkinliği daha önce saptanmış olan başka bir müstahzar
ile aynı etkin maddeyi içermesi, aynı etkililik ve güvenliliği klinik olarak göstermesi
durumudur.
27
Eşdeğerlikler
Örneğin 2 ayrı ilaç var ikisinde de 500 mg
parasetamol var. Birinin adı minoset diğerinin adı
parol. Bu iki ilaç birbirinin farmasötik eşdeğeridir.
Bu iki ilacın biyoyararlanımı benzerse bu iki ilaç
biyoeşdeğer' dir.
Bu iki ilaç aynı terapötik etkinliği gösterirse bu iki
ilaç terapötik eşdeğer'dir. Diğer adı klinik
eşdeğer'dir.
AKILCI İLAÇ KULLANIMI
Akılcı İlaç Kullanımı tanımı ilk defa
1985 yılında Dünya Sağlık Örgütü
tarafından yapılmıştır.
Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel
özelliklerine göre; uygun ilacı, uygun
süre ve dozda, en düşük fiyata ve
kolayca sağlayabilmeleri olarak
tanımlanmaktadır.
29
SORUMLULUK SAHİBİ TARAFLAR
Hekim
Eczacı
Hemşire
Diğer sağlık personeli
Hasta/ hasta yakını
Üretici
Düzenleyici Otorite
Diğer (Medya, Akademi vb.)
30
UYGUN OLMAYAN
İLAÇ KULLANIMI ŞEKİLLERİ (1)
Çoklu ilaç kullanımı
İlaçların gereksiz ve aşırı kullanımı
Klinik rehberlere uyumsuz tedavi seçimi
Piyasaya yeni çıkan ilaçların uygunsuz tercihi
İlaç kullanımında özensiz davranılması
(uygulama yolu, süre, doz..)
Uygunsuz kişisel tedavilere başvurulması
UYGUN OLMAYAN
İLAÇ KULLANIMI ŞEKİLLERİ (2)
Gereksiz yere antibiyotik tüketimi
Gereksiz yere enjeksiyon önerilmesi
Gereksiz ve uygunsuz vitamin kullanımı
Bilinçsiz gıda takviyesi ve bitkisel ürünlerin kullanımı
İlaç-ilaç etkileşimleri ve besin-ilaç etkileşimlerinin ihmal
edilmesi
AKILCI OLMAYAN İLAÇ KULLANIMI
Akılcı ilaç kullanımı tanımında yer alan maddelerden herhangi
birinin veya birkaçının karşılanamaması durumu,
Hastaların tedaviye uyuMUnun azalmasına,
İlaç etkileşimlerine,
Bazı ilaçlara karşı direnç gelişmesine,
Hastalıkların tekrarlamasına ya da uzamasına,
Advers olay görülme sıklığının artmasına,
Tedavi maliyetlerinin artmasına neden olur.
TANI VE TEDAVİ SÜRECİNDE
AKILCI İLAÇ KULLANIMI (1)
Hastanın sorununun tanımlanması,
Hekim tarafından doğru tanının konulması,
İlaçlı veya ilaçsız, etkili ve güvenilir tedavinin tanımlanması,
Tedavinin gerçekleşebilirliğinin ve maliyetinin değerlendirilmesi,
Tedavinin başarısı ve hastanın uyuncunun değerlendirilmesi,
34
TANI VE TEDAVİ SÜRECİNDE
AKILCI İLAÇ KULLANIMI (2)
Eğer ilaçla tedavi uygulanacaksa uygun ilaçların seçimi,
Çoklu ilaç kullanımlarında etkileşimlerin öngörülmesi,
Her bir ilaç için uygun dozun ve uygulama süresinin belirlenmesi
ve uygun reçetenin yazılması gerekmektedir.
Bu aşamada güncel tanı ve tedavi kılavuzları esas alınmalıdır.
Hasta ve hasta yakını tedavi hakkında bilgilendirilmelidir.
35
36
36