DSP sıralarından

advertisement
T.B.M.M.
B:39
18.4.1996
O.l
Şimdi, Gaziantep Milletvekili Sayın Ali Ilıksoy, buyurun efendim.(DSP sıralarından alkışlar)
Sayın Ilıksoy, Sayın Türk'ün bıraktığı 2 dakikayı da ekleyerek, sürenizi 12 dakika olarak baş­
latıyorum.
Buyurun.
DSP GRUBU ADINA ALİ ILIKSOY (Gaziantep)-Teşekkür ediyorum.
.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; demokratik yaşamımızda önemli katkıları olan, laik cum­
huriyetimizin güvencesi olarak değerlendirdiğimiz Anayasa Mahkemesi ile Sayıştayımızın bütçe­
leri üzerinde Demokratik Sol Partinin görüşlerini anlatmak üzere huzurlarınızdayım. Yüce Heyete
ve televizyonları başında bizi izleyen yurttaşlarımıza saygılarımı sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, Sayıştay, geçmişi 1860'Iı yıllara dayanan köklü bir kuruluşumuzdur;
1876 Anayasasında, anayasal bir organ olarak yer almıştır. Yine, o tarihten bugüne kadar yapılan
bütün anayasalarda, anayasal bir organ olarak yerini almış niteliktedir. 1982 Anayasasında da, bu
niteliğini muhafaza etmektedir. Uzun geçmişe karşın, Sayıştayımızın, gelişmiş ülkelerdeki örnek­
leri kadar etkin bir denetim yapamaması ise, düşündürücüdür.
Anayasanın 7 nci maddesinde "Yasama yetkisi, Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Mec­
lisinindir. Bu yetki devredilemez*' denilmektedir. Yine, Anayasamızın 160 inci maddesinde ise
"Sayıştay, genel've katma bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleriyle mallanın Türkiye Büyük
Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve
kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir" denilmek
suretiyle, Sayıştayın denetleme görevi belirtilmiştir.
Sayıştayımız da, maalesef, diğer mahkemeler gibi, ağır işlemektedir. Kararlarının yıllar sonra
kesinleşmesi, malî olayların dinamizmine ayak uyduramamakta ve kararların infaz kabiliyeti dahi
kalmamaktadır.
Yine, ülkemizde, Sayıştay, malî işlemlerin sadece hukuka uygunluğunu denetlemekle yetin­
mektedir. Malî işlemlerin, verimlilik ve etkinlik yönünden değerlendirilmesi yapılamamaktadır;
oysa, Batıdaki çağdaş sayıştaylar bu denetimi de yapmakta ve böylece, ülke gelir ve giderleri açı­
sından daha verimli çalışmalarda bulunmaktadırlar. Biz de ise, kamu fonları Sayıştay denetimi dı­
şı bırakılmakta, KİT'ler ayrı bir denetim mekanizmasına bağlanmaktadır; böylece, bir anlamda, Sa­
yıştayın denetim alanı iyice daraltılmak istenmektedir. Oysa, dünya ölçeğinde, kamu fonu kullanan
her alan sayıştaylarca denetlenmektedir. Bizde ise, âdeta, her şey denetimden kaçırılmak istenmek­
tedir.
Buna hakkımız olmasa gerek; çünkü, o zaman, yolsuzluk iddiaları had safhaya çıkar. Bunu ön­
lemenin yolu ise, Sayıştayın kontrol ve denetiminin klasik bütçeler üzerinde kalmaması, kamu sek­
törü ve ulusal bütçeyi de kapsayacak şekilde genişletilmesidir. Böylece, yolsuzluk ve kamu kay­
naklarının talanı önlenebilir. Yolsuzluk yapanın yanına kâr kalmayacağı bir ortamı da, bu vesiley­
le yaratmış olabiliriz.
Sayın milletvekilleri, Sayıştayımız, 1996 yılı genel kurulunu halen yapamamıştır. Bunun ne­
deni, bir kısım üyeliklerinin boş olması ve nisabın temin edilememiş olmasıdır ve ayrıca, çift baş­
lılık durumundan kaynaklandığı da gözlenmektedir, görülmektedir. Bildiğiniz üzere, Sayıştayın as­
lî fonksiyonu olan yerinde denetim ve merkezde yapılacak hesap denetimleri, genel kurulca belir­
lenmektedir; genel kurulun yapılamaması nedeniyle bu işlemler askıdadır. Yine, çift başlılık nede­
niyle, Sayıştayımız, yargısal görevini de yerine getirememektedir. Ayrıca, terfi gelen meslek men­
suplarının terfileri de halen yapılamamıştır. O nedenle, 832 sayılı Sayıştay Yasasıyla ilgili değişik­
liklerin bir an önce çıkarılması gerektiği kanısındayız.
' - 593 -
Download