global strateji enstitüsü

advertisement
HABER BÜLTENİ
17 Mayıs 2007
Haber Özetleri
Irak

Türkiye'nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi Emekli Orgeneral Edip Başer,
Türkiye'nin mümkünse Irak'ta ABD'yi yanına alarak yapılması gerekenleri
yapması gerektiğini belirterek, “Irak’ın kuzeyine müdahale için ittifak şartı yok,
bu zorunlu değil. Türkiye tek başına da halledebilir. Ama bu ileriye dönük
komplikasyonlar yaratabilir'', dedi. TOBB Üniversitesinde ''Türkiye'nin İç
Güvenlik Sorunları'' konulu bir konferansta konuşan Başer'e Türkiye'nin Irak’ın
kuzeyine yönelik olası bir müdahalesiyle ilgili görüşleri soruldu. Başer, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin burada belirli seviyelerde, belirli planları uygulama
mecburiyetinin doğabileceğini bildirdi. Türkiye Cumhuriyetinin gerektiğinde
ulusal çıkarlarını korumak için her türlü tedbiri alma hakkına sahip olduğunu
ifade eden Başer, ''Öngörü sahibi liderler bugünkü adımlarının gelecek nesiller
üzerindeki etkilerini de hesaplamak zorundadırlar. Eğer mümkünse Türkiye
Irak'ta ABD'yi yanına alarak yapılması gerekenleri yapmalıdır. Benim uğraş
alanım da zaten bu. Terör örgütünün yurt dışındaki siyasi ve finansal
desteklerinin ve illegal faaliyetlerinin durdurulması için uğraş gösteriyorum.
Irak’ın kuzeyine müdahale için ittifak şartı yok, bu zorunlu değil. Türkiye tek
başına da halledebilir'', dedi. Sınır ötesi harekâtın sadece Hükümet'in değil,
aynı zamanda TBMM'nin de alması gereken bir karar olduğunu kaydeden
Başer, Türk Silahlı Kuvvetlerinin böyle bir durumda bunu yerine getirebilecek
güçte olduğunu söyledi. (AA)

Irak’ın Dakuk ilçesine bağlı olan Ömer Bin El-Hattap Köyünde Arap İstişare
Meclisi büyük bir toplantı yaptı. Toplantıdan sonra bir Meclis üyesinin yaptığı
açıklamada, toplantının Anayasanın 140. maddesinin uygulamasına karşı
yapıldığını belirtti. Öte yandan Kerkük İl Meclisinin Türkmen üyeleri Irak
Başbakanı Nuri El-Maliki’ye bir mektup göndererek, Türkmen ve Arap üyelerin
10–10–2006 tarihinden itibaren meclisten üyeliklerini askıya aldıkları
belirtilerek, Meclisin tüm kararlarının Kerkük Kardeşlik Listesi tarafından
alındığı ve bu kararların Kerkük’ün tüm kesimlerini temsil etmediği ifade edildi.
(www.aswataliraq.info)

Irak Parlamentosundaki Fazilet Partisi Liste Başkanı Hasan El-Şammari dün
yaptığı açıklamada, yeni bir oluşum kurmak için Fazilet Partisi ve Irak İslam
Partisinin müzakere başlattığını söyledi. ( EL-SABAH GAZETESİ)
1

Amerikan Senatosu, Irak'taki operasyonlara aktarılan paranın kesilmesini
öngören tasarıyı reddetti. Senato, Irak'taki Amerikan askerlerinin durumunu
yakından ilgilendiren tasarıyı, 29'a karşı 67 aleyhte oyla kabul etmedi. Birçok
demokratın, Irak'taki Amerikalı askerlerin geri çekilmesini sağlamak amacıyla
destek verdikleri tasarının kabul edilmesi için 41 oy daha gerekiyordu. Tasarı,
finansmanın 31 Mart 2008'den sonra kesilmesini, kabulünden 120 gün sonra
Amerikan askerlerinin çekilmeye başlamasını öngörüyordu. (AA)

İngiltere'nin önde gelen düşünce kuruluşu Kraliyet Uluslararası İlişkiler
Enstitüsü, Irak'ın çöküşün eşiğinde ve parçalanma riskiyle karşı karşıya olduğu
uyarısında bulundu. Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün yeni
raporunda, Irak hükümetinin halen büyük ölçüde güçsüz olduğu, ülkenin büyük
kesiminde otoritesi olmadığı belirtiliyor. Raporda ABD ve İngiltere'ye, Irak
stratejilerinde radikal değişiklik yapmaları çağrısında bulunuluyor. İki ülke
hükümetlerinin, bölgede İran gibi ülkelerle diyaloğu artırmaları, Şii din adamı
Mukteda El-Sadr'ı da, düşman değil, siyasi bir ortak olarak görmeleri gerektiği
belirtiliyor. Irak'taki gelişmeler ABD’ye son resmi gezisini yapan İngiltere
Başbakanı Tony Blair'in bugün ABD Başkanı George W. Bush'la yapacağı
görüşmede masaya yatırılacak. Öte yandan Irak'taki çok uluslu gücün sözcüsü
ABD'nin Irak stratejisini savundu. General William Caldwell BBC'ye yaptığı
açıklamada, ilk göstergelerin, ülkeye takviye asker göndermenin işe yaradığı
şeklinde olduğunu söyledi. Caldwell, Irak'ın başkenti Bağdat'ta şiddet
olaylarının azaldığını belirtti. Amerikalı General Irak'ta çok uluslu güç
mensuplarına yönelik saldırıların artmasına gerekçe olaraksa, Amerikan
askerlerinin operasyonlarındaki artışı gösterdi. (BBC)

Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski, beklenmedik ziyarette bulunduğu
Bağdat'ta Başbakan Nuri El Maliki ile görüştü. El Maliki'nin makamından
yapılan açıklamada, Maliki görüşmede, Polonya ile ilişkilerin geliştirilmesini
istediklerini ifade etti. Maliki, Kaczynski'nin ziyaretini "iki ülke arasındaki iş
birliğinin güçlendirilmesi çabası" olarak değerlendirdi. (AA)(AP)

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, İslamabad'da süren İslam Konferansı
Teşkilatı (İKT) dışişleri bakanları toplantısının gelecek yıl Bağdat'ta
yapılmasını önerdi. Zebari'nin bu önerisini görüştüğü bütün üye ülkelerin
dışişleri bakanlarına ilettiği öğrenildi. İslamabad'da 15 Mayıs'ta başlayan ve
yarın sona erecek olan 34. İKT Dışişleri Bakanları Toplantısında, teşkilat
şartında yapılması planlanan değişikliklerle ilgili görüşmeler sürüyor. Katılan
ülkelerin bakanları da ikili görüşmelerde bulunuyor. Gelecek yıl yapılacak İKT
dışişleri bakanları toplantısı için de üye ülkeler arasında görüş alışverişi
sürüyor. Toplantıya katılan ülkelerin yetkililerinden alınan bilgiye göre, Irak,
Kazakistan ve Uganda gelecek yılki toplantıya ev sahipliği yapmak için üye
ülkelere teklif götürdü. Ancak Irak Dışişleri Bakanı Zebari, gerek ikili olarak
görüştüğü üye ülkelerin dışişleri bakanlarına, gerekse diğer delegelere
toplantının Irak'ın başkenti Bağdat'ta düzenlenmesi için büyük baskı yapıyor.
Zebari'nin bugün İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki başta olmak üzere
çok sayıda bakanla yaptığı görüşmede de aynı önerisini dile getirdiği öğrenildi.
Irak tarafının, gelecek İKT Dışişleri Bakanları Toplantısının Irak'ta yapılmasının
ülkenin istikrarına önemli katkı sağlayacağını düşündüğü ve bunu dışişleri
bakanlarına söylediği belirtiliyor. Toplantıya katılan üye ülkelerin yetkilileri ise
2
Irak'ın içinde bulunduğu güvenlik sorunları nedeniyle Bağdat'ta böyle bir
toplantı yapılmasının büyük risk taşıdığını vurguluyorlar. Gelecek yılki
toplantının nerede yapılacağı konusunun yarın düzenlenecek kapanış
oturumunda açıklanması bekleniyor. (AA)

Irak'ın Musul kentinden 50 doktor, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan
mesleki eğitim programına katılmak üzere Türkiye'ye geldi. Musul İl Sağlık
Müdürü başkanlığındaki doktorlar grubu için düzenlenen programın, kısa süre
önce faaliyete geçen Türkiye'nin Musul Başkonsolosluğunca hayata
geçirilmesine çalışılan insani yardım çalışmaları kapsamındaki ilk somut proje
olduğu belirtiliyor. Edinilen bilgiye göre, Musullu doktorlar, uzmanlık
branşlarına göre, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, 75. Yıl Ağız ve Diş Sağlığı
Merkezi, Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Eğitim ve Araştırma
Hastanesi ile Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'nde eğitim görecek. Türkiye'ye 11 Mayısta gelen Musullu doktorlar,
27 Mayısta ülkelerine dönecek. (AA)

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ile mevcut sorunları karşılıklı
müzakere etmelerinin mümkün olmadığını açıkladı. Devlet televizyonunun
haberine göre, Hamaney, ülkenin kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde din
adamlarına yaptığı konuşmada, son günlerde sıkça söz edilen ABD ile ikili
görüşme konusuna değindi. "İran halkı 27 yıldır İslam devriminin değerlerine
bağlı kaldı ve kalmaya da devam ediyor" diyen Hamaney, "Bugün ülke içindeki
bazı çevreler ABD ile müzakere etme konusunda istekliler. Onlar, böylece,
halkın devrim ve İmam Humeyni'nin çizgisinden uzaklaşacağını düşünüyorlar.
Onların ne kadar sevinçli olduğunu görüyoruz. Ülke içinde ve dışındaki
yanlıları da bundan mutluluk duyuyor. Onlar, İran'ın mantıklı, sağlam ve ABD
ile müzakereye karşı olan yüzde 100 siyasetinin değiştiğini zannediyorlar.
İran'ın ABD'ye yönelik siyasetinin değiştiğini düşünüyor; ama yanılıyorlar.
Zorba, sömürgeci ve emperyalist bir devletle, küstah ve edepsiz bir başkanı
olan ülkeyle nasıl müzakere edebiliriz? İran'ın ABD ile müzakere etmeme ve
ilişki kurmama siyaseti, bu zorba devletin siyasetini değiştirmesine kadar
sürecek", diye konuştu. İran ve ABD arasında, 1979 İslam devriminin ardından
yaşanan büyükelçilik baskınından bu yana diplomatik ilişki bulunmuyor. İran ve
ABD arasında Irak konusunda yapılması planlanan görüşmelere de değinen
Hamaney, ABD'nin işgalci bir ülke olarak Irak'ta güvenliği sağlama görevini
yerine getirmediğini ve Irak hükümetinin "elini kolunu bağladığını" söyledi.
ABD'nin, Nuri El Maliki hükümetini devirmek için çalıştığını ve terörist grupları
da desteklediğini iddia eden Hamaney, ABD yönetimiyle görüşmeyi Irak'ta
güvenliğin sağlanması için kabul ettiklerini belirtti. Görüşmelerde sadece Irak
konusunun gündeme geleceğini vurgulayan Hamaney, "İranlı yetkililer bu
görüşmelerde ABD'ye işgalcilerin Irak'taki sorumluluk ve görevlerini
hatırlatacaklar", diye konuştu. (AA)

Irak'ın Musul kentinde 200 kadar direnişçinin bir polis karakoluna saldırısında,
4 polisin öldüğü bildirildi. Polis, başkent Bağdat'ın 390 kilometre kuzeyindeki
Musul'da, direnişçilerin bir cezaevine saldırdıklarını ve bombalama
eylemlerinde bulunduğunu belirterek, saldırıda 30 kişinin de yaralandığını
açıkladı. Ayrıca Musul ve Erbil’i bağlayan Eski Musul Köprüsü ile Musul’la
Telafer’i bağlayan Baduş Köprüsünün direnişçiler tarafından yıkıldığı ve bu
3
olaylar üzere Musul’da dışarı çıkma yasağı ilan edildiğini bildirildi. Bağdat
polisi, başkentte son 24 saatte hepsi vurularak öldürülmüş 30 kişinin cesedinin
bulunduğunu kaydetti. Irak'taki saldırı ve çatışmalarda 64 kişi öldü. Saldırıların
en şiddetlisi Diyala'da meydana geldi. Bombalı saldırıda 45 kişi öldü. Diyala
bölgesindeki Ebu Seydah köyünde, Şiilerin yoğun olarak yaşadığı bölgede
bomba yüklü bir araçta patlama oldu. Patlamada 45 kişi öldü, 60 kişi de
yaralandı. Bombalı saldırının dün akşam saatlerinde düzenlendiği bildirildi.
Ülkenin güneyindeki Nasıriye'de ise, Mehdi Ordusu ile güvenlik güçleri
arasında çıkan çatışmada, 9 kişi öldü. Ölenlerden 6'sının sivil olduğu belirtildi.
İki militanla bir polisin de öldüğü çatışmada 75 Iraklı da yaralandı. Kentte
sokağa çıkma yasağı ilan edildi. El Şatra'da da yine Mukteda El Sadr'a bağlı
militanlarla güvenlik güçlerinin çatışmasında 4 kişi öldü 20 kişi de yaralandı.
Felluce'de ise bir kontrol noktasına silahlı kişilerin gerçekleştirdiği saldırıda iki
Irak askeri öldü. Bakuba'da Irak-Amerika Birleşik Devletleri Birleşik
Koordinasyon Merkezi'ne yine silahlı kişilerin düzenlediği saldırıda iki koruma
görevlisi öldü. Kerkük ve Latifiya'daki saldırılarda da iki kişi öldü. (AA)(MUSUL
HABER AJANSI)

Irak'ın başkenti Bağdat'ta ABD kontrolündeki Yeşil Bölge'ye düzenlenen havan
saldırısında, 2 Iraklının öldüğü bildirildi. (AA)
Ortadoğu

Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, İtalya Dışişleri Bakanı Massimo
D'Alema ve AB, Filistin'de 4 günde 40'a yakın kişinin hayatını kaybettiği iç
çatışmaya son verilmesi çağrısında bulundu. Öte yandan İsrail Başbakan
Yardımcısı Şimon Peres, Gazze'de Hamas ile El Fetih arasındaki çatışmalarla
ilgili olarak Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yardım etmeye hazır
olduklarını söyledi. Bu arada Hamas, tek taraflı ateşkes ilan ettiğini açıkladı.
Hamas sözcüsü Fevzi Berhum, ateşkesin dün TSİ ile 20.00'dan itibaren
geçerli olmaya başladığını söyledi. Bunun üzerine Filistin Devlet Başkanı
Mahmud Abbas da, kendisine bağlı El Fetih yanlılarına ve güvenlik güçlerine
derhal ateşkes talimatı verdi. (AA)

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, geçtiğimiz günlerde emekliye ayrılan BM'nin
Ortadoğu barış süreci eski özel koordinatörü Perulu Alvaro De Soto'nun yerine
BM'nin uzun yıllardır dış politika danışmanlığını yapan İngiliz Michael
Williams'ı atadı. (AA)
Kafkasya ve Orta Asya

Azerbaycan Ulaştırma Bakan Yardımcısı Musa Penahov, Türkiye, Azerbaycan
ve Gürcistan arasında doğrudan demir yolu bağlantısını sağlayacak olan KarsTiflis-Bakü demir yolu hattı projesinin uygulanması için Bakü'nün Tiflis'e 200
milyon dolar kredi vereceğini bildirdi. (AA)

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev, yeni siyasi ve idari
reformlar kapsamında, ölüm cezasını gerektiren suçların sınırlandırılmasını
istedi. Nazarbayev, mecliste reform önerilerini açıkladığı konuşmasında,
4
ülkede 4 yıldır uygulanmayan ölüm cezası konusunda, bu cezanın, yalnızca
can kaybıyla sonuçlanan terör hareketleri ve savaş döneminde ağır suçları
kapsamasına yönelik bir düzenleme getirilebileceği hususunun görüşülmesini
teklif etti. Milletvekili sayısının 116'dan 154'e çıkarılmasını teklif eden
Nazarbayev, yapılacak düzenlemenin parlamentonun her iki kanadındaki üye
sayısının artırılmasını içerecek şekilde olmasını istedi. Öneriye göre, bu
konuda yapılacak yeni düzenleme, mevcut parlamentonun görev süresinin
bitiminden sonra yapılacak yeni parlamento seçimleriyle yürürlüğe girecek.
Nazarbayev'in önerisinde, devlet başkanının görev süresinin 7 yıldan 5 yıla
indirilmesi, ancak bu değişikliğin şu anki devlet başkanının görev süresinin
bitiminden sonra 2012'den itibaren uygulanmaya başlanması öngörülüyor.
Kazak lider, ayrıca, anayasanın sürekliliği ve değiştirilemezliğini temin için de
anayasa değişikleri için koşulların zorlaştırılmasını teklif etti. Bu arada,
ülkedeki İdari ve demokratik reformlar kapsamında, anayasada yapılması
planlanan değişikler ve bu konuda Anayasa Komisyonunun bir süredir
üzerinde çalıştığı değişiklik tasarıları da parlamentoda görüşülmeye başlandı.
Bu tasarı ayrıca, devlet başkanının bir kısım yetkilerinin parlamentoya
aktarılarak parlamentonun yetkilerinin artırılması, hükümetin oluşturulması,
yargı sisteminin iyileştirilmesi, kişisel ve sosyal haklar ve güvencelerin
artırılması, seçimler ve siyasi partiler konusunda yeni bazı düzenlemeler
içeriyor. (AA)
Avrupa Birliği

İngiltere Maliye Bakanı Gordon Brown, İşçi Partisi liderliğine ezici çoğunlukla
seçilerek, haziran ayı sonunda görevini bırakacağını açıklayan Tony Blair'in
yerine başbakan olmayı garantiledi. İşçi Partisi'nin, yeni liderini belirlemek için
yaptığı oylamada, 353 milletvekilinden 307'sinin oyunu alan Gordon Brown, 27
Haziran'da istifasını verecek olan Blair'in yerine otomatikman başbakan
olacak. Brown'un rakibi sol kanattan John McDonnell ise 24 Haziran'da
yapılacak İşçi Partisi Kongresi'nde başbakanlık yarışına girebilmesi için
gereken 45 oyu almadı. McDonnell, milletvekillerinden yalnızca 29'unun oyunu
alabildi. Brown, böylelikle 24 Haziran'da başbakanlık için tek aday
gösterildikten sonra 27 Haziran'da da doğrudan başbakan olacak. (AA)

Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, göreve gelir gelmez, ilk dış
seyahatini Almanya'ya gerçekleştirdi. Sarkozy'i, başkent Berlin'de Almanya
Başbakanı Angela Merkel başbakanlık binasında askeri törenle karşıladı. İki
liderin görüşmesinin gündemi ise, AB'nin geleceği ve Avrupa anayasasıydı. İki
lider görüşme öncesinde basına ortak açıklama yaptı. Angela Merkel,
Haziran'da yapılacak AB zirvesi için önemli konuları görüşmeleri gerektiğini
belirterek, bu çerçevede Avrupa anayasasını iyi bir temele oturtmak
istediklerini ve bunu başaracaklarına emin olduğunu söyledi. Merkel, "Geçmişi
düşünecek olursak, bugün burada bu şekilde biraraya gelmemiz bir
mucizedir", diye konuştu. Nicolas Sarkozy de, iki ülke arasındaki ilişkilerin
kutsal olduğunu ve bunu hiçbir şeyin yıkamayacağını söyledi. Çözüm bekleyen
çok sayıda sorunun bulunduğunu ve boşa harcayacak vakitleri olmadığını
vurgulayan Sarkozy, bekleyerek sorunların çözülemeyeceğini hatta daha da
zorlaşacağına işaret etti. Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda daha önce
'İmtiyazlı Ortaklık' söylemini paylaşan iki lider, basın toplantısında Türkiye'ye
5
ilişkin ise açıklama yapmadı. (TRT)
Kıbrıs

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kapsamlı bir çözüm bulununcaya
kadar Türk askerinin Ada'da kalmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Talat,
"Kıbrıslı Türklerin yaşam haklarının korunması için, çözüm oluncaya kadar
Ada'da Türk ordusuna ihtiyaç var", dedi. Avrupa Parlamentosu Liberal grubu
ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın Brüksel'de ortaklaşa düzenlediği "Madalyonun
Diğer Yüzü: Kıbrıslı Türklerin Sesi" başlıklı seminerde konuşan Talat,
kapsamlı çözüme gerçek anlamda ulaşmak isteyenin Türkiye ve Kıbrıs Türk
tarafı olduğunu vurguladı. Kıbrıslı Türklerin yaşam hakları dahil olmak üzere
her türlü haklarının bu aşamada korunması için Türk ordusuna önemli görev
düştüğünü belirten Talat, "Çözüm olmadığı sürece Türk ordusuna ihtiyaç var,
Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı kapsamlı bir çözüm halinde askerlerin
çekilmesine hazırdır. Ancak o güne kadar, Türk askerleri Ada'da kalacaktır",
dedi. Kıbrıslı Türklerin Sesi'nin özellikle AB çevreleri tarafından duyulmak
istenmediğini kaydeden Talat, "Avrupalı dostları uyarmak istiyorum. Rumlar
AB'yi kullanarak izolasyonu güçlendirmeye çalışıyor. Her türlü izolasyonun bir
an önce kaldırılması gerekir ki, birleşmiş, barış içinde bir Ada'ya kavuşabilelim.
Amacımız Tayvan modeli değil, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti...", diye konuştu.
(TRT)
Diğer Haberler

Uluslararası Para Fonu IMF'nin karar makamı olan İcra Direktörleri Kurulu'nun
yarınki toplantısında, Türkiye'nin programının altıncı gözden geçirme
döneminin sona erdirilmesi ve yaklaşık 1,2 milyar dolarlık yeni kredi diliminin
serbest bırakılması bekleniyor. Türkiye, IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun yarınki
toplantısında ilk gündem maddesi olarak yer alıyor. Toplantının ardından IMF
Başkanı Rodrigo de Rato ve Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky imzasıyla
Türk ekonomisinin genel bir değerlendirmesinin yayımlanması bekleniyor. Türk
yetkilileriyle IMF heyeti arasında yapılan altıncı gözden geçirme dönemi
görüşmeleri, 11 Nisanda başarıyla tamamlanmış ve ardından yeni niyet
mektubu IMF'ye iletilmişti. Bu arada yarınki toplantıda, IMF'nin 4'üncü Madde
mekanizması çerçevesinde yapılan danışmalar da ele alınacak. Bu danışmalar
da IMF heyetiyle martta gerçekleştirilmişti. 4'üncü Madde uyarınca, IMF'ye üye
bütün ülkelerin ekonomileri, bir veya bir buçuk yılda bir bu danışma
mekanizması çerçevesinde değerlendiriliyor. (AA)

Amerika Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried, Washington’un Kosova’nın
bağımsızlığını, tek yanlı onaylamayacağını duyurdu. Brüksel’de gazetecilere
açıklama yapan Fried, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Rusya Devlet
Başkanı Vladimir Putin arasında önceki gün Moskova’da yapılan görüşmede,
Kosova’nın nihai statüsüyle ilgili görüş ayrılıklarının giderilemediğini söyledi.
Daniel Fried, Amerika’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi nezdinde
uzlaşma arayışını sürdüreceğini sözlerine ekledi. Rus televizyona konuşan
Rice, Kosova’nın bir daha asla Sırbistan’a bağlanmayacağını söylemişti.
Ancak Rusya, müttefiki Sırbistan’a destek vererek, Kosova’nın bağımsızlığına
6
karşı çıkıyor. Amerika ve Avrupa Birliği, Kosova’ya denetimli bağımsızlık
öngören bir karar metnini geçen hafta Güvenlik Konseyi üyelerinin görüşüne
sunmuştu. (VOANEWS)
Dünya Basını
Guardian gazetesinin bugünkü manşeti, "Rusya, Estonya'yı zayıflatmak için
bu ülkeye Siber Savaş açmakla suçlanıyor". Habere göre bu Siber Savaş'ta
internet sayfaları hedef alınan kurumlar; Estonya'nın cumhurbaşkanlığı,
parlamentosu, hemen hemen tüm bakanlıkları, siyasi partileri, altı büyük haber
kanalından üçü ve en büyük bankalarından ikisi. Guardian, NATO'nun en üst
düzey bazı siber terörle mücadele uzmanlarını Estonya'ya gönderdiğini
yazıyor. Amaç, yaşananları soruşturmak ve Estonyalıların elektronik savunma
sistemlerini güçlendirmek. Estonya'nın bir Sovyet askerinin heykelini
değiştirmesi, Rusya'nın büyük tepkisini çekmişti. Büyük bir Rus azınlığın da
yaşadığı ülkede çıkan olaylarda bir kişi ölmüş; yaklaşık 100 kişi yaralanmış,
1300 kişi de gözaltına alınmıştı. Guardian başyazısında bu şartlarda yarın
Samara'da yapılacak Avrupa Birliği-Rusya Zirvesi'nde kimsenin başarı
beklemediğini belirtiyor.
Financial Times ise başyazısında okları Rusya Federasyonu lideri Vladimir
Putin'e çeviriyor. "Sayın Putin'le dobra bir sohbetin zamanı geldi", diyor Gazete
ve Estonya'ya destek isteyip ekliyor: "Avrupa Birliği yeni üyeleriyle dayanışma
içinde olmalı".
İngiltere'deyse bugün iktidardaki İşçi Partisi'nin yeni liderinin Maliye Bakanı
Gordon Brown olduğunun resmen açıklanması bekleniyor. Kampanyasını
geçen hafta başlatan Brown'a partinin milletvekillerinden 300'den fazlası
destek vermiş durumda. Bu sayı bir seçime gidilse de başka bir ismin Brown'u
geride bırakma şansı olmadığını gösteriyor. Times, Brown'un gülerken
çekilmiş bir fotoğrafının yanında şu yorumu yapmış: "İşçi Partisi'nin tacını
giymek için 13 yıl bekleyen Brown, bu hedefine altı günde ulaştı".
Independent ise bu durumun kesinleşmesi sonrası ilk sayfasında, ülkenin yeni
başbakanı için niçin bir süre daha beklemesi gerektiğini soruyor. Zira
Başbakan Tony Blair görevini 27 Haziran'da bırakacağını açıklamıştı.
Independent'ın manşetiyse, "Tony Blair niçin şimdi gitmeli?" Gazete burada
"şimdi" kelimesinin de altını çizmiş. Independent'a göre bu şartlarda Tony
Blair'in hala birkaç hafta daha görevde kalmaya çalışması, "siyasi kibir"den
başka birşey değil.
Gazze'de Hamas ve El Fetih taraftarları arasındaki bitmek bilmeyen
çatışmalara İngiliz gazeteleri yine geniş yer ayırmış.
Independent artık ulusal birlik hükümetinin ne kadar daha görevde
kalabileceği konusunda şüphelerin arttığını belirtiyor.
Times da Filistinlilerin son gelişmeler sonrası iç savaşın eşiğine geldiğini
söylüyor. Gazeteye yazan Associated Press Haber Ajansı'nın 10 yıldan uzun
süredir Gazze'de muhabiri olan İbrahim Barzak'ın sözleri çarpıcı: "Gazze'de
7
yıllardır gazeteci olarak çok şey gördüm. Ancak en son gördüklerim bunların
en kötüsüydü. Hamas ve El Fetih arasında daha önce de çatışmalar çıkıyordu.
Ancak artık insanlar sadece bakışlarından dolayı gözaltına alınıyor, hatta
vuruluyor."
Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz'le ilgili haberler bugün de gazetelerce
genişçe işlenmiş. Wolfowitz sevgilisinin, Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda
çalışmaya başlaması sırasında daha yüksek maaşlı bir göreve terfi etmesini
sağlamıştı. Bankanın etik kurallarını ihlal ettiği belirtilen Wolfowitz'in istifası
isteniyor.
Times ve Daily Telegraph, Wolfowitz'in istifa etmeye hazır olduğunu
yazmışlar. Financial Times'a göre ise Wolfowitz artık yakın çevresiyle hangi
şartlarla istifa edeceğini tartışıyor. Gazetenin Washington muhabiri Edward
Luce, Wolfowitz'le ilgili tartışmanın, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı
George Bush'un yakın çevresini üçe böldüğünü yazmış. Luce, tartışmanın
taraflarını ve onların görüşlerini aktarmış: "Amerikan Hazine Bakanı Hank
Paulson'ın başını çektiği grup, daha baştan Wolfowitz'in görevini
sürdürmesinin, Amerikan çıkarlarına ve Washington'un Dünya Bankası'nın
gündemini belirleme yeteneğine zarar verdiğini savundu. "Başkan Yardımcısı
Dick Cheney'in liderliğindeki grup yaşananları, Avrupalıların Wolfowitz'den Irak
Savaşı'nın intikamını almalarına yönelik bir çaba olarak gördü. Bu grup
başkanın, Wolfowitz'e sadık kalması gerektiği görüşündeydi.
"Beyaz Saray'da orta düzeyde yetkililerse, kriz sürdükçe başkanın daha da
fazla zarar göreceğine inandılar, artık Wolfowitz'in istifasını istiyorlar. Dışişleri
Bakanı Condoleezza Rice geçenlerde bu gruba katıldı."
İngiliz gazetelerinin bugün en çok yer verdikleri dış gelişme, Nicolas
Sarkozy'nin Fransa'da cumhurbaşkanlığı görevini devralması ve Almanya'daki
temasları.
Guardian devir teslim töreni öncesi üstü açık bir araçla halkı selamlayan
Sarkozy'nin, eski Amerika Birleşik Devletleri Başkanı John Kennedy'i
andırdığını belirtiyor.
Daily Telegraph'a göre ise törende Sarkozy'den de çok dikkat çeken ve "ışık
saçan" kişi, Cannes Film Festivali'ne gelen film yıldızların andıran,
cumhurbaşkanının eski model eşi Cecilia Sarkozy'di.
Independent'ın Paris muhabiri John Lichfield, Sarkozy'nin, gücü herşeye
yeten bir cumhurbaşkanlığı istediğini, bunun da ülkede başbakanın rolünü
azaltacağını vurguluyor.
Times ise Nicolas Sarkozy'nin Berlin'deki temaslarının İngiltere için hayra
alamet olmadığı görüşünde. Gazete, Sarkozy'nin Almanya Başbakanı
Merkel'le, Fransa ve Hollanda'da referandumda reddedilen Avrupa
Anayasası'nın yeniden canlandırılması konusunda anlaştığına dikkat çekiyor.
Times 27 AB üyesinin 22'sinin bu görüşte olduğunu, dışlanan ülkelerin
başındaysa İngiltere'nin geldiğini aktarıyor.
8
Daily Telegraph ise başyazısında Avupa Anayasası'nın yanı sıra Türkiye'nin
Avrupa Birliği üyeliği konusunda da, Sarkozy ve Merkel'in İngiltere'den çok
farklı düşündüklerine dikkat çekiyor. Gazete iki liderin Türkiye'ye tam üyelik
yerine imtiyazlı ortaklık önerdiklerini, İngiltere'nin ise Türkiye'nin AB üyeliğinin
en hararetli destekçisi olduğunu vurguluyor. Daily Telegraph muhabiri Henry
Samuel'e göre de Türkiye'ye yönelik yeni Fransa-Almanya ekseni, İngiltere için
bir başağrısı olacak.
9
Download