süt hayvancılığı

advertisement
SÜT HAYVANCILIĞI
EĞİTİM MERKEZİ YAYINLARI
HAYVANCILIK SERİSİ : 3
YETİŞTİRİCİ BROŞÜRÜ
SÜT SIĞIRLARININ
ÖNEMLİ HASTALIKLARI
VE KORUNMA YOLLARI
Prof. Dr. Hasan BATMAZ
U.Ü. Veteriner Fakültesi
İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Öğretim Üyesi
GİRİŞ
Bir sığırcılık işletmesinin amacı sağlıklı yetiştirme ve iyi verim elde
ederek karlı bir işletme oluşturulmasıdır. Bir hayvanın sağlıklı olabilmesi
için öncelikle uygun çevre şartlarının sağlanması gereklidir. Çevre
şartlarının uygun olmadığı ortamdaki sığırın verimi azalacağı gibi,
hastalıklara yakalanma ihtimali artacaktır. Bu nedenle sığırlar için başlıca
temel gereksinimleri şöyle sıralayabiliriz:
* Susuzluk, açlık ve kötü beslenmeye maruz bırakmamak
* Hayvanların sağlıklı ve canlı görünümleri için taze su ve yemlerini
sağlamak
* Hastalıklardan ve yaralanmalardan korumak
* Hastalıkların en kısa sürede tedavisini yaptırmak ve önlemlerini almak
* Hayvanın normal davranışlarının çoğunu baskılayan hareket ve şartlara
maruz bırakmamak
Her hayvanın olduğu gibi sığırların da temel gereksinimleri sağlandıktan
sonra ilgili hastalıkların önlenmesi için özel tedbirlerin alınması
gereklidir. Bunun için de o hastalıklar hakkında bilgiye ihtiyaç vardır. Bu
amaçla, sizlere en sık karşılaşacağınız beslenme, metabolizma ve
enfeksiyon hastalıklarının önemlileri hakkında kısaca bilgi verilmeye
çalışılmıştır.
1. BÖLÜM
BESLENME HASTALIKLARI
Sığırlar yaklaşık 200 litre hacminde ön midelere (işkembe, börkenek ve
kırkbayır) sahiptir. Bu hayvanlar aldıkları yemleri ve diğer maddeleri
oburca tam çiğnemeden yutarlar, daha sonra geviş getirerek sindirime
hazırlarlar. Ön midelerde sindirim faaliyetlerini yapan, gözle görülmeyen
milyarlarca yararlı canlı bulunmaktadır. Bu canlılar ani yem
değişikliklerinden, normal olmayan beslenme şartlarından çok fazla
etkilenirler. Bu nedenlerle hatalı besleme sonucu beslenme hastalıklarına
çok sık rastlanmakta olup, bunların önemlilerinden bahsedilmiştir.
Yutak ve Yemek Borusunun Tıkanması
Nedenleri: Sığırlar obur hayvanlar oldukları için yemleri ile birlikte
normal yem maddesi niteliğinde olmayan cisimleri de yemek isterler.
Çoğunlukla da çiğnemeden yuttukları için pancar, turp, patates, elma gibi
yumru biçimindeki maddeler yutak ve yemek borusunun tıkanmasına
neden olur.
Belirtileri: Genellikle bu tür cisimlerin alınmasından çok kısa süre sonra
ortaya çıkar. Hayvanda ani bir huzursuzluk, yerinde duramama ve salya
akışı görülür. Yutak veya yemek borusu tıkandığından ön midelerdeki
(işkembedeki) gaz çıkışı engellendiği için hayvanın işkembesinde çok
şiddetli bir şişlik başlar.
Korunma Yolları: Sığırlara bu tür yumru niteliğindeki maddeler
yedirilmemelidir. Sığırlar çöplük ve benzeri yerlerde otlatılmamalıdır.
Rumen Hipoaktivitesi
(İşkembe İçeriğinin Yetersiz Olması)
Nedenleri: Yemdeki enerji, protein ve iz elementlerin eksikliği, yemde
bu maddelerin güç sindirilebilir olması, enerji/protein dengesinin
bozulması, konsantre yemin yetersiz verilmesi, kötü kaliteli yemin çok
yedirilmesi gibi nedenlerden ileri gelir. Kötü beslenme şartlarında sık
görülmesine rağmen, hayvan sahipleri tarafından hastalık olarak
değerlendirilmemektedir.
Belirtileri: Genellikle iştahları iyidir ve normal gıda özelliğinde olmayan
maddeleri de yeme istekleri vardır. Karında büyüme, sarkıklık ve baş,
gövde ile ayakların gelişmesi arasında dengesizlik bulunur. Gelişme
dönemindekilerde akranlarına göre büyüme geriliği oluşur. Süt veriminde
azalma gözlenir.
Korunma Yolları: Kötü ve dengesiz beslenme şartlarından kaçınmak
gerekir. Konsantre yem / kaba yem oranı 3/2 olmalıdır. Yemlerine
premiks katılmalıdır.
Basit Hazımsızlık ( Basit İndigesyon )
Nedenleri: Sığırlarda en sık rastlanan ön mide hastalıklarının başında
gelir. Ani yem değişiklikleri, tane yemlerin fazla verilmesi, yemlerin
ıslatılarak malama halinde yedirilmesi, donmuş ve küflenmiş yemler,
yemleme zamanlarının düzensiz olması, yetersiz su verilmesi, kaba yemin
yalnız silaj olarak verilmesi gibi nedenlerden ileri gelir.
Belirtileri: İştahsızlık, süt veriminde ani düşüş, geviş getirmenin
kaybolması ve işkembede orta derecede dolgunluk görülür.
Korunma Yolları: Her türlü ani yem değişikliği yapılmamalıdır. Bir
yemden diğerine geçerken alıştıra alıştıra geçilmelidir. Yemler ıslatılarak
malama halinde verilmemeli ve diğer nedenlere yönelik tedbirler
alınmalıdır.
Rumen Asidozu ( Yem Tutması, Hamurlama )
Nedenleri: Tahıl taneleri, un, kepek, değirmen artıkları, nişasta ve bira
fabrikası artıkları gibi yem maddelerinin normalden fazla ve ani olarak
yedirilmesi; elma, üzüm posası, melas, şeker pancarı, incir gibi şekerli
yem maddelerinin ve ekmek artıklarının birdenbire yedirilmesi veya
hayvanın kontrolden çıkarak yemesi hastalığın başlıca nedenleridir.
Ayrıca, rasyonda kaba yem oranının az olması, hububat tanelerinin
ezilmesi, pişirilmesi veya kaynatılması, yemlerin ıslatılarak verilmesi de
hastalığa neden olmaktadır. En sık rastlanan ön mide hastalığıdır.
Belirtileri: Sığırlarda bu tür yemlerin yenmesinden sonra iştahsızlık,
durgunluk dikkati çeker. Geviş alma görülmez, şiddetli olaylarda ayağa
kalkamaz. İki-üç günden sonra açık renkli, kötü kokulu ishal gözlenir.
Korunma Yolları: Ani yem değişikliklerinden kaçınmak gerekir.
Nedenlerde belirtilen yem maddeleri dikkatlice verilmeli, azar azar
alıştırarak yedirilmelidir. %50 tane yem içeren rasyonlarda 10 gün
adaptasyon uygulanmalıdır. Kaba yem ve tahıllar karıştırılmamalıdır ve
yemler ıslatılarak verilmemelidir. Sığırların başıboş kalarak yem
ambarlarına, ekin tarlalarına, harman yerlerine, meyve ve sebze
bahçelerine girmeleri önlenmelidir.
Rumen Alkalozu
Nedenleri: Belirli bir alıştırma dönemi geçirmeden yapılan yem
değişikliklerinde rasyonda protein veya protein olmayan azotlu
maddelerin (yemlik üre) yüksek oranda katılması sonucu meydana gelir.
Belirtileri: Tipik belirtileri yoktur ve hatta bazen hiçbir belirti
gelişmeyebilir. İştah azalması, geviş getirmemesi, arasıra rumende gaz
toplanması gibi belirtiler gözlenebilir.
Korunma Yolları: Yüksek proteinli rasyona geçilirken rasyonun enerjisi
de aynı oranda artırılmalıdır. Süt ineklerinin rasyonuna besi sığırlarında
kullanılan üre katılmamalıdır.
Rumende Gaz Oluşumu (Timpani)
Nedenleri: Yonca, tırfıl, fiğ gibi yem bitkileri, yeşil hububat taneleri,
çiçeklenme devresinden önceki her türden yeşil otların fazla miktarda
yedirilmesi, yeşil otların kızışmış olarak verilmeleri ve yemlerin kırağılı
veya soğuk olması sonucu meydana gelir. Ayrıca, tane yemlerden sonra
bol su verilmesi de hastalığın nedenidir. Yeme bağlı gaz oluşumu dışında,
yemek borusu gibi geçiş yollarının daralması veya tıkanmasında da gaz
oluşur.
Belirtileri: Gaz yapıcı yemin yenmesinden 15-60 dakika sonra karın
hacmi genişler, sol açlık çukurluğu belirgin bir şekilde kabarır.
Korunma Yolları: Riskli yemler alıştırılarak verilmelidir. Özellikle ahır
besisinden mera besisine geçilirken 10-15 günlük alıştırma dönemi
uygulanmalıdır. Rasyondaki kaba yem oranı %18'den az olmamalı, toz
yemler yerine pelet yemler kuru olarak verilmelidir.
Yabancı Cisim Hastalığı
Nedenleri: Sığırlar obur hayvanlar oldukları için yemleri ile birlikte tel,
çivi, iğne gibi sivri cisimleri alırlar. Bu cisimler karın hacminin artması
sonucu sırasıyla börkenek, karın duvarı zarı ve hatta karın duvarı ile
göğüs boşluğu arasındaki kas tabakası (diafram)'na batar. Açlık, özellikle
fosfor ve protein bakımından yetersiz besleme ve çöplük benzeri yerlerde
otlatma bu cisimlerin alınma ihtimalini artırır.
Belirtileri: Başlangıçta süt veriminin ani azalması, hareket etmede
isteksizlik, yatıp kalkarken inleme, sırtta kamburluk ve geviş getirmede
azalma dikkati çeker. Eski olaylarda kısmi iştahsızlık, süt veriminin
azalması, yavaş ve sakınarak yürüme, işkembede aralıklı gaz oluşumu
görülür. Hastalığın seyri sırasında, bazen batıcı cisimler kalbe kadar
giderek tedavisi mümkün olmayan hastalığa neden olmaktadırlar.
Korunma Yolları: Sığırlar dengeli beslenmelidir. Çöplük ve benzeri
yerlerde otlatılmamalıdır. Mümkünse tel balyalar kullanılmamalı, eğer tel
balyalar kullanılıyorsa ayrı bir yerde toplanmalı, rastgele tarlalara ve
gübre içine atılmamalıdır. Ahırlarda, yemliklerde tel, çivi gibi yabancı
cisimler bırakılmamalıdır. Kadınlar yaka ve örtülerindeki iğnelere dikkat
etmelidirler.Yabancı cisimlerin alınma ihtimali fazla olan yerlerde
düvelere 16-18 aylık dönemde mıknatıs yutturulması için Veteriner
Hekime başvurulmalıdır.
Börkenek İle Kırkbayır Arası Deliğin Tıkanması
Nedenleri: Sığırların yemleri ile birlikte alabildikleri naylon torba, her
türlü bez ve paçavra parçası, kıl yumaklarının börkenek ile kırkbayır
arasındaki deliği tıkaması sonucu meydana gelir.
Belirtileri: İştahsızlık, aşırı su içmesine rağmen susuzluk hissinin
kaybolmaması, dışkılamanın çok az ya da hiç olmaması ile seyreder.
Korunma Yolları: Açlık ve dengesiz beslemeye fırsat verilmemeli,
hayvanlar çöplük ve benzeri yerlerde otlatılmamalıdır.
Kırkbayırın Kabızlığı
Nedenleri: Rasyonda hububat-pirinç kavuzu, ayçiçeği kabukları, kepek,
çok ince kıyılmış saman gibi hazmı güç olan maddelerin fazla olması,
mera besisinden birden kuru yeme geçilmesi, düzensiz sulama ve
yemlerle büyük miktarlarda kum alınması hastalığın başlıca nedenleridir.
Belirtileri: İştahsızlık, geviş getirmede azalma, az miktarda-sert
yumaklar tarzında dışkılama ve yatıp kalkarken inleme ile seyreder.
Korunma Yolları: Rasyonda hazmı güç olan selülozca zengin yem
maddeleri fazla olmamalı, mera besisinden aniden kuru yeme
geçilmemeli ve hayvanlar düzenli sulanmalıdır.
Midenin Yer Değiştirmesi (Abomasum Deplasmanlar)
Nedenleri: Bu hastalığın en önemli nedeni kaba yemin az, buna karşın
konsantre yemin çok verilmesidir. Çünkü kaba yem az yedirilince
işkembe yeterince dolmaz, konsantre yemlerin çoğu doğrudan mideye
geçer. Midede sindirim olayları başlayarak mide genişler. Gebeliğin ileri
dönemlerinde de yavru işkembeyi ileri ve yukarı doğru iterek işkembenin
yer değiş-tirmesine yardımcı olur. Hastalığın nedenleri arasında yaşlılık,
hareketsizlik ve aşırı mısır silajı ile beslemenin de etkisi bulunmaktadır.
Bu hastalık genellikle yüksek süt verimli ve iri cüsseli ineklerde görülür.
Belirtileri: İştahsızlık, süt veriminde azalma, az miktarda yapışkan ve
macun gibi dışkılama ile seyreder.
Korunma Yolları: Yüksek süt verimli ineklerde kaba yem oranı
düşürülmemeli ve yeterince verilmelidir. Kaba yem olarak tek başına
mısır silajı yedirilmemelidir.
Mide Ülseri
Nedenleri: Bazı enfeksiyöz hastalıklar sırasında, mide dolgunluğu ve
deplasmanı, doğum, sağım gibi stres halleri, aşırı tane yemlerle beslenme
ve buzağılarda erken yaşta kötü kaliteli kaba yemlerle beslenme sonucu
meydana gelir.
Belirtileri: Zayıflama, hazımsızlık, iştahta azalma, süt veriminde düşüş
dışkının koyu renkli olması, bazen diş gıcırdatma ve sancı gibi bulgularla
seyreder.
Korunma Yolları: Hayvanlara aşırı tane yem verilmemeli ve buzağılara
kötü kaliteli kaba yem yedirilmemelidir.
Buzağılarda Midede Gaz Toplanması
Nedenleri: Buzağılara süt veya süt ikame yemlerinin uzun aralıklarla
fazla miktarda içirilmesi, sütün soğuk içirilmesi, buzağıların süt veya süt
ikame yemlerini çok hızlı içmeleri sonucu oluşur.
Belirtileri: Süt veya süt ikame yemleri verildikten bir saat sonra karında
şiddetli genişleme dikkati çeker.
Korunma Yolları: Buzağılar 12 saatten daha az aralıklarla, soğuk
olmayan süt veya süt ikame yemleri ile beslenmelidir. Süt ikame yemleri
aşırı sıcak olmamalı, 45-50 °C sıcaklıkta hazırlanmalı ve içirilmeden
önce 42 °C'a düşürülmelidir. Pratik olarak elle kontrol edildiğinde süt
sıcak havada soğuk, soğuk havada sıcak hissedilmelidir.
Buzağılarda Beslenmeye Bağlı İshaller
Nedenleri: Buzağıların fazla süt emmeleri veya suni emzirme sırasında
fazla süt verilmeleri, sütün soğuk ya da bozulmuş olması, yüksek ısıya
tabi tutulmuş süt tozları ile besleme ve mamaların fazla miktarda
sulandırılması sonucu meydana gelir.
Belirtileri: Uzun süreli, büyük hacimli, kötü kokulu ve köpüklü
dışkılama, kıl örtüsünde düzensizlik, kılların parlak görünmemesi ve yer
yer dökülmeler görülür.
Korunma Yolları: Buzağılara soğuk, bozulmuş sütler verilmemelidir.
Günde canlı ağırlığın %10'undan fazla süt içirilmemeli, 3 haftalıktan önce
mama ile beslenmemelidir. Mamalar süt ürünleri kaynaklı ve iyi kaliteli
olmalıdır.
2. BÖLÜM
METABOLİZMA HASTALIKLARI
Yüksek süt veren ineklerde beslenme yetersizliği veya dengesizliği
durumunda metabolizma hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Metabolizma
hastalıkları sonucu da başta süt veriminde azalma olmak üzere, yavru
veriminde azalma ve kilo kaybı meydana gelmektedir. Bu hastalıkların
bazıları dikkati çekmekteyse de, çoğu gözden kaçmakta, bu nedenle
genellikle hastalık olarak değerlendirilmemektedir. Bundan dolayı
gözden kaçan durumlarda verim düşüklüğü sonucu önemli ekonomik
kayıplara neden olmaktadırlar. Burada metabolizma hastalıklarından
önemlileri üzerinde durulmuştur.
Süt Humması
Nedenleri: Hastalığın nedeni doğumdan sonraki ilk 2 günde kandaki
kalsiyum düzeyinin düşük olmasıdır. Kuru dönemde ineklere günde 100
gramdan fazla kalsiyum ve 80 gramdan fazla fosfor verilmesi önemli
nedenlerindendir. Ayrıca, yüksek süt verimi, ineklerin 5 yaşından büyük
olmaları ve daha önceki yıllarda süt humması geçirmeleri hastalığın
görülmesini artırır.
Belirtileri: Genellikle doğumdan sonraki ilk iki gün içinde
görülür.Başlangıçta baş ve ayaklarda titreme, sallantılı yürüyüş ve
kolayca düşme gözlenir. Daha sonra yerde göğüs üstü yatar pozisyonda
iken baş boyun üzerine kıvrılmış, kulaklar düşmüş ve soğumuş
durumdadır. Dışkı ve idrar yaptığı görülmez.
Korunma Yolları: Kuru dönemde, özellikle doğuma son 2-3 hafta kala
rasyonda günlük kalsiyum miktarı 80 ve en fazla 125 gram olmalıdır.
Rasyonda kalsiyum/fosfor oranı 1/1, hatta 1/3.3 oranında olmalıdır. Gebe
ineklerin hareket etmeleri sağlanmalıdır.
Yatalak
Nedenleri: Nedenlerinden başlıcası (%80-90) süt hummasının tam olarak
tedavi ettirilmemesidir. Bunun dışında diğer hastalıklar ve beslenme
problemleri, doğum sonrası yaralanmalar, ineklerin aşırı yağlı ve kilolu
olmaları, zeminlerin kayganlığı hastalığın meydana gelmesinde rol oynar.
Daha çok yüksek süt verimli ineklerde 4-6 yaşlarında ve doğumdan
sonraki 10 günde görülür. Doğum döneminde yatan ineklerin %20'sini
oluşturur.
Belirtileri: Doğumdan sonra ayağa kalkamamasına rağmen yeme ve suya
karşı iştahası çoğunlukla normaldir. Dışkısını ve idrarını yapar. Ayağa
kalkma çabası vardır, sürünerek yer değiştirebilirler. Bu nedenle ön
taraflarını kaldırabilirken, arka taraflarını yalnız birkaç cm kaldırabilirler.
Korunma Yolları: Süt hummasının oluşumu önlenmelidir. Süt humması
olayları en kısa sürede tedavi ettirilmeli ve tedavi edilmesine rağmen
ayağa kalkmayan veya ayağa kalktığı halde tekrar yatma durumlarında en
kısa sürede yeniden Veteriner Hekime haber verilmelidir. Çünkü 4
saatten daha fazla aynı tarafına yatan ineğin ayaklarında tutukluk olmakta
ve ayağa kalkması güçleşmektedir. Bu amaçla yatan ineklerin 4 saatte bir
pozisyonu değiştirilmeli, altlarına kuru ve bol altlık atılmalıdır. İnekler
doğumdan 4 gün önce doğum bokslarına alınmalı ve burada bol ve kuru
altlıklı ortamda tutulmalıdır. Ahır zeminlerinin kaygan olması
önlenmelidir.
Doğum Öncesi Ayağa Kalkamama
Nedenleri: Asıl nedeni rasyonda fosfor noksanlığıdır. Kötü beslenme
koşullarının yanında kalsiyum noksanlığı da hastalığın oluşumunda rol
oynar.
Belirtileri: Doğuma 2-3 hafta kala ayağa kalkamama ile kendini belli
eder. Yeme ve içme normaldir. Dışkı ve idrarını yapar.
Korunma Yolları: Kalsiyum ve özellikle fosfor noksanlığından
korumalıdır. Özellikle kurak dönemlerde önlerine fosfor içeren yalama
taşları konulmalıdır.
Kemik Erimesi (Osteomalazi)
Nedenleri: Başlıca nedeni uzun süren fosfor noksanlığıdır. Fosfor
noksanlığına yol açan durumlar ise, toprağın fosfor bakımından fakir
olması, kurak mevsimlerde yetişen bitkilerde fosfor oranının düşük
olması, rasyonda protein noksanlığı, erozyon, toprağın hatalı
gübrelenmesi sayılabilir. Dolaylı olarak da, rasyonda kalsiyumun yüksek
ve D vitaminin düşük olmasıdır.Ayrıca, sindirim bozuklukları, A vitamini
noksanlığı, paraziter hastalıklar fosfor noksanlığına yol açmaktadır.
Yüksek süt verimli ve yaşlı ineklerde görülür.
Belirtileri: Başlangıçta verim ve kilo kaybı, boğaya gelme aralıklarında
düzensizlik ve gebe kalma oranında azalma gibi son derece önemli
ekonomik kayıplara neden olur. Bu dönemde uygun olmayan cisimleri
yalama ve yeme (pika) dikkati çeker. Daha sonraları yürüyüş bozukluğu,
özellikle ön ayaklarda topallık, yürürken çıtırtılı sesler, sırtta kamburluk,
hareket etmede isteksizlik görülür. Uzun süre yerde yatarlar, ayağa
kalkmak istemezler. Yerde yatarken de iştahları iyidir. Kıl örtüsü parlak
değildir.
Korunma Yolları: Fosfor noksanlığı önlenmelidir. Hayvan başına günde
en az 15 gram fosfor almaları sağlanmalıdır. Fosfor noksanlığı çekilen
bölgelerde doğuma 1-2 hafta kala ve sağmal dönemde yemlerine hayvan
başına günde 40-80 gram dikalsiyum fosfat (DCP) ilave edilmelidir.
İneklerin önlerinde sürekli olarak fosfor içeren yalama taşları
bulundurulmalıdır.
Raşitizm
Nedenleri: Kalsiyum, fosfor ve D vitamini noksanlığı sonucu buzağı ve
danalarda görülen bir hastalıktır. Kötü ahır şartlarında barındırılan buzağı
ve danalarda ise güneş ışınlarından yararlanamama sonucu D vitamini
eksikliği önemli rol oynar.
Belirtileri: Gelişme geriliği, zayıflık, yürüyüş bozukluğu, ayak
eklemlerinde şişlik, ayaklarda eğilme, fıçı bacaklılık, diş değiştirmede
gecikme ve düzensizlik, göğüs kafesinde basıklık ve sırtta kamburluk
görülür.
Korunma Yolları: Gebe ineklere iyi kaliteli kuru ot verilmeli, gebe ve
sağmal ineklerin yemlerine kemik unu veya DCP katılmalıdır. Gebelik
devresinde ineklerin yemlerinde yeterli düzeyde A ve D vitamini
bulundurulmalıdır. Bu vitaminler yemlerle yeterince sağlanamıyorsa
gebeliğin son aylarında enjeksiyon tarzında verilmelidir. Buzağılar güneş
ışınlarından yararlanması için açık havada günde birkaç saat
dolaştırılmalıdır.
Ketosis
Nedenleri: Hastalığın nedeni yüksek süt verimli ineklerde sağmal
dönemde oluşan enerji açığıdır. Bu ya rasyondaki enerji azlığından ya da
gıda alımını azaltan birçok hastalıktan meydana gelir. Hayvanların aşırı
yağlanması ve hareketsizlik önemli rol oynar.
Olayların %90'ı doğumdan sonraki ilk 2 ayda ve bunların da çoğu ilk
ayda gözlenir. En sık olarak 4. ve 5. doğumunu yapan ineklerde meydana
gelir.
Belirtileri: Ketosis gizli (subklinik), sindirim ve sinirsel olmak üzere 3
formda seyreder.
Gizli form : En yaygın tipi olup, yalnız süt verimi ve döl veriminde
azalma ile seyrettiğinden direkt olarak üzerinde durulmamakta veya
gözden kaçmakta; bu nedenle de büyük ekonomik kayıplara neden
olmaktadır.
Sindirim formu: Süt verimi ve iştahta azalma, ilk önce konsantre yeme,
sonra silaja ve en son da diğer kaba yemlere iştahsızlık görülür. Gitgide
kilo kaybı, harekette isteksizlik ve çoğunlukla kuru, sert dışkılama dikkati
çeker.
Sinirsel formu: Nöbetler tarzında 1-2 saat süren ve ani başlayan sinirsel
belirtilerle seyreder.
Korunma Yolları: Gebe inekler doğuma 40 gün kala kuruya alınmalı ve
bu sürede 3-4 kg'dan fazla konsantre yem verilmemelidir. Bu dönemde
ineklerin hareket etmeleri sağlanmalıdır. Rasyonda kaba yem oranı en az
%40 olmalıdır. Doğumdan sonraki ilk dönemlerde kötü hazırlanmış silaj
yemleri, çürümüş ve acımış yem maddeleri, acımış yağlar ve yağlı tohum
küspeleri gibi yemler mümkün olduğu kadar az kullanılmalıdır.
Karaciğer Koması ( Karaciğer Yağlanması )
Nedenleri: Rasyonda yağ oranının aşırı miktarda fazla olmasından ileri
gelir. Kuruda kalma devresinde yeterli kaba yem verilmeyip, hububat ve
yağlı tohum küspeleri bakımından zengin yemlerle besleme karaciğer
yağlanması için risktir. Gebelik döneminde uzun süre kuru dönemde
kalma, düzensiz besleme hastalığın oluşumunda rol oynar.
Hastalık doğumdan sonraki dönemde ve gençlerde daha çok görülür.
Belirtileri: Bu hastalığın en önemli belirtisi doğumdan önce aşırı kilolu
olmaları, semirtilmeleri, doğumdan sonra ise şiddetli zayıflamalarıdır.
Korunma Yolları: Ketosisin korunma yollarında bahsedilen tedbirler bu
hastalıkta da uygulanmalıdır. Gebeliğin son 1/3'ünde ve kuru dönemde
ineklerin aşırı yağlanması önlenmelidir.
A Vitamini Eksikliği
Nedenleri: Başlıca nedenleri yeterince yeşil ot yedirilmemesi, kötü
kaliteli kuru meralarda otlatma, yemlerin yüksek ısı, nem ve ışığa maruz
kalmasıdır.
A vitamini eksikliği kışın kapalı ahır şartlarındaki sığırlarda ve özellikle
dana ve buzağılarda daha çok görülür.
Belirtileri: Başlangıçta gece körlüğü, daha sonraları gündüz körlüğü;
kuru, kaba ve kepekli görünümde kıl örtüsü; kuru-kabuklu ve çatlamış
tırnak yapısı, gelişmekte olanlarda büyümenin azalması ve yürümede
koordinasyon bozukluğu, yetişkinlerde kilo kaybı ve yavru alamama
problemleri ile seyreder.
Korunma Yolları: Hayvanlara yeşil ot yedirilmeli ve yemler uygun
şartlarda işleme tabi tutulup saklanmalıdır. A vitamininin günlük asgari
alınması gereken miktarı 40 IU/kg'dır. Bu miktar 60-80 IU/kg düzeyinde
ve hatta gebelik, süt verimi gibi durumlarda bu düzeyin de %50 fazlası
sağlanmalıdır.
İki ay ara ile 3000-6000 IU/kg dozunda A vitamininin adele içi
uygulamaları yeterli olmaktadır.
3. BÖLÜM
ENFEKSİYON HASTALIKLARI
Enfeksiyon hastalıklarının çoğu birden fazla hayvana bulaştığından
ahırda veya işletmedeki sığırları önemli derecede etkilemektedir. Bu
hastalıklardan çoğunun aşısı bulunmasına rağmen, bazılarının
tedavilerinin olmaması ya da ölüme neden olmalarından dolayı önemleri
daha da artmaktadır.Gelişmiş ülkelerin sığırcılığında asgari düzeyde olan
bu grup hastalıklar, ülkemiz için önemini sürdürmektedir. Burada süt
sığırcılığında ülkemizde önemli olan enfeksiyon hastalıkları kısaca
yazılmıştır.
Buzağı Septisemisi
Nedenleri: Hastalığın başlıca etkenleri E.coli bakterisi, Rota ve Corona
viruslardır. Bu etkenlerin yanında birçok bakteri ve viruslar da rol oynar.
Bu etkenlerin hastalığı meydana getirmesinde birçok neden
bulunmaktadır. Bunlar :
Buzağının yaşı: Genellikle 4 günlükten küçük yaşta (özellikle E.coli)
başlar ve 3 haftalığa kadar, hatta bir aylığa kadar ki dönemde görülür.
Ağız sütünün yetersiz verilmesi: Her canlı gibi buzağılar da doğduktan
kısa süre sonra kolostrum dediğimiz ağız sütünü almalıdırlar.Çünkü ağız
sütünün içerisinde anasının hayatı boyunca geçirdiği hastalıklara ve
olduğu aşılara karşı antikor denilen koruyucu maddeler bulunmaktadır.
İneklerin rahimlerindeki yavru zarları çok katlı olduğu için buzağılar ana
karnında iken bu koruyucu maddelerden yararlanamazlar. Bu nedenle
koruyucu maddelerin mutlaka doğumdan sonra ilk 3 saatte alınması
gerekir. Buzağılar günde, iki öğünde canlı ağırlığının 1/10'u kadar ağız
sütü almalıdırlar. Örnek verilecek olursa; 40 kg'lık bir buzağıya 2 litre
sabah, 2 litre akşam ağız sütü verilmelidir. Ağız sütünün koruyucu
maddeleri bulundurmasının yanında normal süte göre diğer üstünlükleri
de vardır Ağız sütüne acımsı tadı veren içindeki magnezyum sülfat
(İngiliz tuzu) 'dır. Bu madde buzağının barsağındaki ilk barsak içeriğinin
atılmasını sağlar. Ayrıca ağız sütünün besleyici yönü fazladır.
Ananın yaşı: Genç ineklerin yavruları yaşlı ineklerin yavrularına göre
hastalığa daha çok yakalanabilirler. Çünkü yaşlı ineklerin ağız sütünde
hayatı boyunca kazandığı koruyucu madde daha fazladır.
Gebe ineğin kuruya geç alınması: Gebe inekler doğuma en geç 40 gün
kala kuruya alınmalıdır. Daha geç alınacak olursa, karnındaki yavruyu
yeterince besleyemez ve bu tür yavrular cılız doğar, hastalıklara daha çok
yakalanırlar.
Soğuk, yağışlı ve rüzgarlı havalar: Bu tür havalar buzağının direncini
kırarak hastalıklara yakalanmasına zemin hazırlarlar.
Doğum localarının temiz olmaması: Ortam temiz olmadğı zaman
buralarda daha çok mikrop olacağından buzağılar yeni doğduklarında
korumasız olduklarından bu mikroplarla karşı karşıya gelir.
Kalitesiz süt ikame yemi verilmesi: Buzağılar yeterince
beslenemediğinden ve sindirim bozukluğu olduğundan hastalıklara
yakalanma şansı artar.
Bu hastalık sıkça görüldüğünden ve bazı durumlarda tedaviye rağmen
ölümle seyrettiği için önemli bir problemdir.
Belirtileri: Hastalık değişik şekillerde seyreder.
Septisemi formu: Genellikle 4 günlükten küçüklerde durgunluk, ayağa
kalkamama, sütünü emmeme, başlangıçta ateş ve sonra vücudun
soğuması görülür.
İshal formu: Sulu macun gibi, açık sarı-beyaz, açık kahve renkli, koyu
yeşil, kötü kokulu ishal gözlenir. Kuyruk ve çevresi ishalle bulaşık
görünümdedir.
Enterotoksemik form: 3-5 günlükten büyüklerde ani olarak ortaya çıkar.
Şiddetli halsizlik, yerde yatar durumda, zaman zaman çırpınma
durumundadır.
Korunma Yolları: Hastalığın oluşumunda rol oynayan nedenler en
asgariye indirilmelidir. İneklere gebeliğin 7.ayından itibaren E.coli ve
hatta Rota, Corona virus içeren karma aşılar yaptırılmalıdır. Doğan
buzağıya ilk 3 saatte mutlaka canlı ağırlığının %5’i kadar ağız sütü
içirilmelidir. Doğan buzağılara ilk saatlerde septisemi serumu
uygulanmalıdır. Genç ineklerden doğan yavrulara o dönemde doğum
yapmış yaşlı inek varsa ağız sütünden içirilebilir. Hatta bu amaçla, yaşlı
ineklerin ağız sütleri derin dondurucu veya buzlukta saklanabilir.
Antraks (Şarbon)
Nedenleri: Hastalığın etkeni Bacillus antracis adı verilen bir bakteridir.
Bu bakterinin spor formları dış ortamlarda uzun süre dayanıklı olarak
kalır. Sığırlardan başka koyunlarda da yaygın olarak ortaya çıkar.
İnsanlara bulaşabilen bir hastalık olması (zoonoz) ve hemen hemen %100
ölümle seyretmesi nedeniyle önemli bir hastalıktır. İhbarı mecburidir.
Belirtileri: Bazı olaylar 1-4 saat içinde hiçbir belirti göstermeden ölümle
seyreder. Diğer bir kısmı da 1-2 günde durgunluk, yüksek ateş,
iştahsızlık, vücudun çeşitli yerlerinde şişlikler olması, ishal, sütün kan
içermesi veya sarı renkte olması, ölmeden önce ağız, burun, anus ve
genital kanaldan kan gelmesi ile karakterizedir.
Korunma Yolları: Kadavra ve her çeşit bulaşık hayvan materyali ve
bulaşık nesneler tamamen kaldırılarak derin çukurlara gömülmelidir.
Hastalık çıkan odaklara karantina uygulanmalıdır. Dış görünüşü normal
olan hayvanlara aşı yaptırılmalı, temas veya temas şüphesi olanlara
Veteriner Hekimin önereceği bir antibiyotik uygulatılmalıdır. Hastaların
bulunduğu çevre kuvvetli dezenfektanlarla dezenfekte edilmelidir.
Antraks çıkan bölgelerde yılda bir kez aşı uygulanmaktadır.
Bruselloz (Akdeniz Humması)
Nedenleri: Hastalığın etkeni Brucella abortus bakterisidir. Etken merada
kış aylarında 100 gün, yaz aylarında 30 gün kadar yaşar.
Bulaşma ağız yolu ve çiftleşme iledir. Bütün dünyada yaygın olan bu
hastalık, her yaşta meydana gelirken süt ineklerinde yüksek oranda
görülür. Yaygınlığı fazla olmasına rağmen ölüm oranı düşüktür. İneklerde
yavru atmaya neden olması ve insanlara bulaşması (zoonoz) nedeniyle
çok önemlidir.
Belirtileri: İnek ve düvelerde özellikle gebeliğin son 1/3'ünde yavru
atmaya neden olur. Yavru zarlarını atamama, rahmin iltahabı ve döl
tutmama oluşabilir. Boğalarda ise yumurtalıklarında (testislerinde) iltihab
ve şişlik görülür. Ayrıca hem erkek hem de dişilerde topallığa neden olur.
Korunma Yolları: Hasta olanlar tecrit edilmelidir.Atıklar imha edilmeli,
bulaşık çevre ve materyal dezenfekte edilmelidir. Dişi danalar 4-8 aylık
dönemde S-19 aşısı ile aşılatılmalıdır.
Tüberküloz (Verem)
Nedenleri: Etkeni sığır tipi tüberküloz basili'dir. Daha az olarak insan ve
nadiren de kuş tipi tüberküloz basilleri hastalık oluşturur. Tüberküloz
basili güneşsiz, nemli, ılık ortamlarda haftalarca yaşayabilir.
Bulaşması kapalı ahırlarda solunum yolu ile, bulaşık yem veya suyun
ağız yolu ile alınması ve buzağılarda tüberküloz basilini taşıyan sütle
gerçekleşir. Kapalı ve kalabalık ahırlarda hızla yayılır. Kontrol
yapılmayan ahırlarda hastalık oranı yüksektir. Türkiye'de hastalık
problem olarak devam etmektedir. Ayrıca insanlara bulaşabilmesi
nedeniyle sığır yetiştiriciliğinde son derece önemli bir hastalıktır.
Belirtileri: İncili tüberkülozda gitgide ilerleyen kilo kaybı, iştahta
düzensizlik, dalgalı ateş gibi bulgular ortaya çıkar. Akciğerlere
yerleştiğinde uzun süreli ve tedavi ile düzelmeyen öksürük, rahime
yerleştiğinde gebe kalmama, yavru atma, memelere yerleştiğinde
memelerde kalınlaşma gibi belirtiler dikkati çeker.
Korunma Yolları: Yılda bir veya iki defa ahırdaki bütün sığırlarda
Tüberkülin testi uygulatarak, pozitif hayvanlar kesime sevk edilmelidir.
Hastalığın yüksek oranda çıktığı ahırlarda test iki ayda bir
uygulanmalıdır. Hasta ineklerin sütleri buzağılara verilmemelidir. Yeni
satın alınan bir damızlık sığıra tüberkülin testi uygulanmalıdır. Hayvan
bakıcıları ve hayvan ile teması olan diğer kişilerin her yıl tüberküloz
yönünden muayeneden geçirilmesi yararlı olur.
Tetanoz
Nedenleri: Etkeni Clostridium tetani adı verilen bir bakteridir. Bu
bakterinin spor formları dezenfektanlara, ısıya dayanıklıdır ve toprakta
uzun süre yaşar.
Tetanoz bütün hayvan türlerinde her yaşta görülebilir. Genellikle derin
yaralar sonrasında meydana gelir. Tek tük olaylar tarzında görülür. Ölüm
oranı yüksektir.
Belirtileri: Tipik belirtileri harekette isteksizlik, tutuk yürüyüş, atlama
sehpası gibi durma, kuyruk ve kulakların dik olması ve ağızın
açılmamasıdır.
Korunma Yolları: Buzağılarda göbek kordonu dezenfekte edilmelidir.
Derin yaralar oksijenli su ile temizlenmelidir.
Botulismus
Nedenleri: Hastalığın etkeni Clostridium botulinum adında bir bakteridir.
Etken çürümüş-kokuşmuş hayvansal ve bitkisel atıklar, kadavralarda
bulunur.
Fosfor eksikliği olan sığırlarda daha çok görülür. Hastalık genellikle tek
tük olaylar halinde görülürdü. Ancak son yıllarda sığır yemlerine katılan
et unu, kemik unu ve tavuk gübresinin yeterince ısı ve işleme tabi
tutulmaması sonucu birden çok hayvanda görülebilir. Ayrıca silajdaki
çürümüş kısımlar toksin içerebilir. Ölüm oranı %100'e yakındır.
Belirtileri: Çok hızlı seyreden olaylarda hiçbir belirti göstermeden ölüme
yol açabilir. Diğer olaylarda adelelerde gevşeklik, arka ayaklarda
başlayan halsizliğin öne doğru ilerlemesi, dilin felci gibi belirtiler
görülür.
Korunma Yolları: Hayvanları dengeli besleyerek çürümüş, kokuşmuş
hayvansal ve bitkisel atıklar ile kadavraların sığırlar tarafından yenmeleri
önlenmelidir. Hastalığın görüldüğü yerlerde yaz başlarında aşı
uygulatılmaldır. Tavuk gübresi içeren rasyonların kullanılmasından 3-4
hafta önce aşı uygulatılmalıdır. Meraya tavuk leşlerinin atılmaması
gerekir.
Listerioz
Nedenleri: Etkeni Listeria monocyotogenes adında bir bakteridir. Bu
etken soğuğa dayanıklıdır, dışkı ve kuru toprakta 2 yıl kadar canlı
kalabilir.
Sığırlardan çok koyunlarda görülür. Çoğunlukla ılıman iklimlerde ve kış
aylarında ortaya çıkar. Özellikle silajla beslemenin yoğun olduğu
işletmeler riskli olabilir. Ülkemizde son yıllarda koyunlarda sık
görülmektedir. Hastalık oranı %10'a kadar yükselmesine ramen, ölüm
oran1 %100'e kadar ulaşabilir.
Belirtileri: Erişkinlerde yüksek ateş, uyku hali, düzensiz yürüme, dönme
hareketi, baş yukarı doğru kalkık ve yüzde tek taraflı felç görülür. Ayrıca
yavru atmaya ve buzağılarda septisemiye neden olabilir.
Korunma Yolları: Hastalığın görüldüğü yerlerde silaj miktarı
azaltılmalıdır. Silajın toprakla teması önlenmeli ve hava ile temas eden
kısımları yedirilmemelidir. Yurt dışında koyun ve keçilerde aşısı
bulunmasına rağmen, sığırlarda etkili bir aşısı yoktur.
Şap
Nedenleri: Etkeni şap virusudur ve bu virusun 7 alt tipi bulunmakta olup,
bunların da birçok alt tipi mevcuttur. Virus, dokularda, idrarda, sütte,
dışkıda ve altlıklarda 1-3 hafta kadar canlı kalabilir. Etken çevre
şartlarına çok dayanıklı olduğundan 250 km.lik bir çevreye yayılım
gösterebilir, bu nedenle bir yerde şap hastalığı çıktığı zaman çok hızlı
yayılır.
Bütün yaşlarda görülür. Hasta hayvanların her türlü akıntı ve salgıları
hastalık kaynağıdır. Bulaşma, bulaşık yem ve suların alınmasıyla,
solunum yolu ile ve bulaşık malzemelerle direkt temasla meydana gelir.
Hastalığın yayılmasında kontrolsüz hayvan hareketlerinin, yabani çift
tırnaklı hayvanların (özellikle yaban domuzları) rolü büyüktür. Et ve et
ürünleri, deri, süt ve süt ürünleri hastalığın yayılmasında rol oynarlar.
Hastalık oranı %100'e ulaşabilir. Ölüm oranı erişkinlerde %2, buzağılarda
%20'nin üzerindedir. Erişkinlerde ölüm oranı düşük gibi görülmesinin
yanında, hastalığı atlatanlarda uzun süre ayak ve meme bozukluğu
yarattığı için büyük ekonomik kayıplara neden olur. İhbarı mecburi bir
hastalıktır.
Belirtileri: Yüksek ateş, durgunluk, dudak şapırtısı, ağızdan sicim gibi
salya akışı, çiğneme güçlüğü, ayaklarda topallık, buzağılarda hızlı soluma
ve ölüm görülür.
Korunma Yolları: Altı aylıktan büyük sığırlarda 6 ayda bir bölgeye
uygun suş veya suşlarla hazırlanmış aşıların yaptırılması (hastalığın sık
görüldüğü yerlerde 4 ayda bir tekrarlanabilir) zorunludur. Şap çıkan
ahırlar Veteriner Hekimin önereceği dezenfektan madde ile dezenfekte
edilmelidir. Şap hastalığının önlenmesinde aşı kadar önemli diğer bir
husus ta kontrolsüz hayvan hareketleridir. Şap virusunun birçok alt tipi
bulunduğundan aşı zaman zaman yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle
menşe şahadetnamesi olmayan sığırlar satın alınmamalıdır.
Sığır Vebası
Nedenleri: Etken sığır vebası virusudur. Bu virus -20 °C'da canlılığını
aylarca korur.
Bütün yaştaki sığır ve mandalarda görülür. Hastaların akıntı ve salgıları
hastalık kaynağıdır. Bulaşma başta solunum yolu olmak üzere sindirim ve
hatta deri yolu ile gerçekleşir. Çok hızlı bulaşması ve ülke çapına kadar
yayılması, hastalık oranının %100, ölüm oranının %90-100 olması
nedeniyle son derece önemli ve ihbarı mecburi bir hastalıktır.
Belirtileri: Başlangıçta yüksek ateş, iştahsızlık, durgunluk, tüylerin
ürpermesi, burun ve gözyaşı akıntısı görülür. Takiben ağızdan salya
akıntısı ve pis koku gelir. 4 ve 5. günden sonra çok şiddetli bir ishal ve 612 gün içerisinde ölümle sonuçlanır.
Korunma Yolları: Hasta ve hastalıktan şüpheli ve bulaşmadan şüpheli
olan hayvanların tümü imha ettirilmeli, bulaşık maddelerle birlikte derin
çukurlara gömülerek kireçlenmelidir.
Hastalık çıkan bölgelerde her yaştaki sığırlar aşılatılmalıdır. Karantina
tedbirlerine sıkı sıkı uyulmalıdır.
Gangrenli Sığır Nezlesi (Koriza)
Nedenleri: Hastalığın etkeni Herpes virustur. Koyunlar bu virusun
taşıyıcısıdırlar. Diğer bir deyişle kendileri hasta olmadan, bu mikrobu
taşırlar.
Kuzulayan koyunlarla birarada tutulan sığırlarda daha çok görülür.
Doğum yapmış koyunların genital kanal akıntıları hastalığın kaynağıdır.
Bulaşma bulaşık materyalin ağız ve hatta solunum yolu ile alınmasıyla
olur. Hastalık tek tük olaylar halinde seyretmesine rağmen, ölüm oranı
yüksek olduğundan önemlidir.
Belirtileri: İştahsızlık, durgunluk, yüksek ateş, belirgin burun akıntısı,
hırıltılı soluma, gözyaşı akıntısı, ışığa bakamama, gözünü açamama,
gözlerde bulanıklık ve bazılarında çok şiddetli ishal meydana gelir.
Korunma Yolları: Sığırlar koyunlarla ve özellikle kuzulayan koyunlarla
birarada barın-dırılmamalıdırlar.
Bulaşıcı Sığır Rhinotracheitisi (IBR)
Nedenleri: Hastalığın etkeni Herpes virustur. Bu virusun alt tipleri
bulunmaktadır.
Hastalığın asıl formu 6 aylıktan büyüklerde görülür. Her mevsimde
ortaya çıkar ve hayvan hareketlerinin yoğun olduğu dönemlerde daha
fazla gözlenir. Virus akıntı ve salgılarla çevreye yayılır. Bulaşma başlıca
solunum ve genital yolla olur. Virus dondurulmuş boğa spermasında bir
yıl kadar canlı kaldığı için sperma yolu ile de bulaşır. Hastalık oranı %1040 dolayında olup, ölüm oranı düşüktür. Ancak süt sığırcılığında yavru
atma ve buzağı ölümlerine yol açması, besi sığırlarında da şiddetli
akciğer hastalıklarına ve verim düşüklüğüne neden olmasından dolayı
sığırcılıkta son derece önemli bir hastalıktır.
Belirtileri: IBR erişkinlerde solunum, yavru atma, buzağılarda
encephalitis ve septisemi formları ile seyreder.
Solunum formu: Ani başlayan yüksek ateş ve iştahsızlık, göz çevresi ve
burunda kızarıklık, gözyaşı ve burun akıntısı, öksürük görülür. Olaylar
akciğer hastalıklarına dönüşebilir.
Resim 6. IBR bulguları
Yavru atma formu: Solunum formu veya canlı IBR aşılarından 3 ay
sonra gebeliğin 5-8. aylarında yavru atma meydana gelir.
Encephalitis (beyin iltihabı) ve septisemi formları daha az görülür.
Korunma Yolları: Doğal ve suni tohumlamada kullanılan boğalar bu
hastalık yönünden negatif olmalıdırlar. Hastalığı önlemede diğer önemli
bir yol aşı uygulatmaktır.
Enzootik Pneumoni
Nedenleri: Hastalığın asıl etkenleri IBR virusunun da yer aldığı solunum
sistemi viruslarıdır. Hastalığın ilerlermesiyle Pasteurella'lar başta olmak
üzere çeşitli bakteriler devreye girer.
En çok 2-6 aylık dönemdeki ahır şartlarındaki buzağılarda meydana gelir.
Kış aylarında ahırlarda havalandırmanın yetersiz olması, kalabalıklık,
yeni hayvan satın alınması, kötü beslenme hastalığın çıkışında rol oynar.
Bulaşma solunum yolu ile olur. Hastalık oranı %100'e ulaşabilir, ölüm
oranı %5-30 arasında değişir. Ahır şartlarındaki buzağıların önemli
problemidir.
Belirtileri: Ateş, iştahsızlık, durgunluk, burun akıntısı, hızlı soluma,
öksürük gibi belirtilerle dikkati çeker.
Korunma Yolları: Ahırların yeterince havalandırılması son derece
önemlidir. Ahırlarda ideal sıcaklık 12-21 °C, nem oranı % 65-70
olmalıdır. Ahırlar aşırı kalabalık olmamalı, ideal olarak 3-4 aylık bir
buzağı için 15 m3 hacim gereklidir. Buzağılar solunum sisteminin karma
aşıları ile aşılatılmalıdır. Ancak, hastalığın birden çok mikrobu ve
hazırlayıcı nedeni olduğundan tek başına aşı yaptırılmasından her zaman
sonuç alınmayabilir. Bu nedenle ahır şartlarının düzeltilmesi son derece
önemlidir. Mümkünse buzağılar ferdi bokslar içinde, ahır dışına
alınmalıdırlar.
Deride Mantar Hastalığı (Trikofiti)
Nedenleri: Hastalığın nedeni çeşitli Trikofiton mantarlarıdır. Mantarlar
karanlık ve rutubetli ahırlarda uzun süre canlı kalırlar.
Kış aylarında ve gençlerde daha çok meydana gelir. Hastalık oranı çok
yüksek olabilir.
Belirtileri: Deride, özellikle baş ve boyun bölgesinde gri-beyaz, asbest
görünümde yaklaşık 3 cm çapında kıl dökülmesi ve kepeklenme görülür.
Korunma Yolları: Ahıra hasta hayvan alınmamalı, hastalık çıktığında
derhal ayrılmalı ve tedavi ettirilmelidir. Ahır şartları mümkün olduğu
kadar düzeltilmeli, kalabalık ve rutubetli ahır ortamlarından uzak
tutulmalıdırlar. Hastalığın sık görüldüğü yerlerde koruyucu olarak
trikofiti ayşısı yaptırılmalıdır.
Babesioz (Piroplazmoz)
Nedenleri: Hastalığın etkenleri başlıca Babesia bovis ve Babesia
bigemina adında kan parazitleridir.
Hastalık 6 aylıktan büyüklerde görülür. Hasta hayvanlar hastalık
kaynağıdır. Bulaşma kenelerle meydana gelir. Bu nedenle Nisan - Ekim
ayları arasında daha çok ortaya çıkar. Tedaviye geç kalınanlarda ölüm
oranı yüksek olabilir.
Belirtileri: Ani başlayan yüksek ateş, durgunluk, iştahsızlık, süt
veriminin düşmesi, sarılık ve koyu kırmızı idrar yapma ile seyreder.
Korunma Yolları: Kenelerle mücadele yapılmalıdır. Kene görülen
mevsimlerde 2-3 günde bir bacaklar ve karın altı gibi bölgeler kontrol
edilmeli, gerekirse ilaçlanmalıdır.
Theleiroz (Sıtma)
Nedenleri: Etkeni ülkemiz için Theleria annulata adı verilen kan
parazitidir.
Hastalar ve hastalığı atlatanlar hastalık kaynağıdır. Bulaşma kenelerle
meydana gelir. Çoğunlukla Nisan- Ekim ayları arasında ortaya çıkar.
Hastalık oranı %100'e kadar yükselirken, kültür ırkı sığırlarda ölüm oranı
da aynı orana ulaşabilir. Bu nedenle en önemli kan paraziti hastalığıdır.
Belirtileri: Yüksek ateş, iştahsızlık, süt veriminin belirgin olarak
düşmesi, birkaç gün içerisinde solgunluk, bazen hafif sarılık ile seyreder.
Korunma Yolları: Kenelerle mücadele yapılmalıdır. Hastalığın sık
görüldüğü yörelerde kene mevsiminden önce aşı yaptırılabilir.
Anaplasmoz
Nedenleri: Başlıca etkeni Anaplasma marginale adındaki kan parazitidir.
Genellikle erişkinlerde görülür. Kenelerle, kan emici sineklerle ve hatta
bulaşık iğne ve benzeri aletlerle bulaşır. Çoğunlukla Nisan ve Ekim ayları
arasında görülür. Hastalık oranı çok değişkenlik gösterirken, ölüm oranı
%30-50 arasındadır.
Belirtileri: Süt veriminde düşme, dalgalı ateş, iştahsızlık, süt veriminde
düşme, solgunluk, koyu sarı idrar yapma gibi belirtiler bulunur.
Korunma Yolları: Kene ve sinek mücadelesi yapılmalıdır. Bulaşık iğne
ve aletlerin bir diğer hayvana kullanılmamasına özen gösterilmelidir.
Kriptospiroz
Nedenleri: Etkeni Cryptosporodium parvum'tur. Hastalığın meydana
gelmesinde rota, corona viruslar, ağız sütünün yetersiz verilmesi, kötü
bakım ve çevre şartlarının rolü bulunur.
5-25 günlük buzağılarda görülür. Hasta olanlar hastalık kaynağıdır.
Bulaşma serin ve nemli ortamlarda doğrudan ya da bulaşık yem ve
suların alınması ile olur. Hastalık oranı %70'e ulaşabilir. Ölüm oranı da
bazı olaylarda yüksek olabilir. Buzağı sağlığı açısından önemli bir
hastalıktır.
Belirtileri: Hafif-orta şiddetli, sarı, sarı-kahverenkli, sümüksü ve bazen
kan içerebilen krema niteliğinde ishalle seyreder.
Korunma Yolları: Çevre temizliğine ve buzağıların yeterli ağız sütü
almasına özen gösterilmelidir. Hastalığın önlenmesi için ilk 2 hafta
bireysel padoklarda tutulması yarar sağlar. Hastalar mutlaka ayrı
tutulmalıdır. Çevre ve barınaklar dezenfektanlarla temizlenmelidir.
Koksidioz
Nedenleri: Hastalığın etkeni Eimeria'lardır. Bu etkenlerin etkili olması
için 13-32 °C sıcaklık ve rutubetin olması önemlidir.
En sık 2-4 aylık buzağılarda genellikle ahır şartlarında, kışın ve ilkbahar
başlarında ortaya çıkar. Bulaşma bulaşık yem ve suların ağız yoluyla
alınması ile şekillenir. Hastalık oranı düşüktür, fakat bazen yüksek
olabilir. Ölüm oranı düşüktür.
Belirtileri: Kötü kokulu, kan, mukus içeren ve uzun süre seyirli ishal ve
ıkınma ile seyreder.
Korunma Yolları: Hastalığı önlemek için bireysel barındırma önemlidir.
Hastalık olan yerlerde suni emzirme yapılmalıdır. Aşırı rutubet
önlenmelidir. Altlık en geç 5 günde bir değiştirilmelidir. Veteriner
Hekimin önereceği dezenfektan madde ile barınaklar temizlenmeli ve
vereceği ilaç ağız yolu ile kullanılmalıdır.
Uyuz
Nedenleri: Çeşitli uyuz etkenleri neden olur. Ahırların aşırı kalabalık ve
rutubetli olması rol oynar.
Besi sığırlarında, gençlerde ve kışın daha çok gözlenir. Bulaşma direkt
veya dolaylı yoldan temasla meydana gelir. Hastalık oranı bazı ahırlarda
çok yüksek olabilir. Ölüm oranı çok çok azdır.
Belirtileri: Kıl dökülmesi, kaşıntı ve deride kalınlaşma ve yer yer
kabuklanmalar ile kendini belli eder.
Korunma Yolları: Ahırlarda aşırı kalabalık ortam ve rutubet mümkün
olduğu kadar normale getirilmelidir. Hasta hayvanlar en kısa sürede
ayrılmalı ve tedavi ettirilmelidir.
Bit Enfestasyonu
Nedenleri : Kan emici bitler ve yalayıcı bitler neden olur. Kapalı ahır
şartları ve aşırı kalabalık ortam hastalığın yayılmasını artırır.
Gençlerde, sonbahar sonu - ilkbahar başlangıcı arasında daha çok görülür.
Hastalık oranı çok yüksek olabilir.
Belirtileri: Deride kıl dökülmesi, kızarıklık, kabuklanma ve kaşıntı ile
seyreder.
Korunma Yolları: Ahırların fazla kalabalık olması önlenmelidir.
Hastalar ayrı tutulmalı ve kısa sürede tedavi ettirilmelidir.
Kene Enfestasyonu
Nedenleri: Hastalığın nedeni mera kenelerdir. Keneler 25-27 °C
sıcaklıkta en aktif olurlar.
İlk ve sonbahar arasında çok görülür. Hastalık oranı çok yüksek olabilir.
Ölüm oranı direkt olarak çok düşüktür; fakat, taşıdığı kan parazitleri
nedeni ile büyük öneme sahiptirler.
Belirtileri:
Özellikle bacak araları ve kuyruk altında kenelerin
görülmesiyle kendilerini belli ederler. Verim düşüklüğü, zayıflamaya ve
kansızlığa neden olurlar.
Korunma Yolları: Kene mevsiminde sığırları 2-3 günde bir mera dönüşü
kontrol etmek gerekir. Belli aralıklarla ilaç uygulatılmalıdır. Kenelerin
yoğun olduu meralar mümkünse dinlendirilmeli, yani bu meralara hayvan
sokmamak gerekir.
SONUÇ
Bir sığırın en temel ihtiyaçları yeterli-dengeli beslenmenin ve uygun
barınağın sağlanmasıdır. Süt sığırlarının bulunduğu döneme göre
beslenmesi yapılmalıdır. Örneğin genç düvelerin beslenmesi, süt veren
ineklerin beslenmesi, kuruya alınan ineklerin beslenmesi ayrı ayrı
özellikler taşır.Yeterli ve dengeli beslenme sağlanamadığında çoğunlukla
direkt olarak bir hastalık tablosu ortaya çıkmasa da, istenilen ya da
beklenilen verim elde edilemeyebilir. Böyle durumlarda hayvanın
beslenmesi gözden geçirilmeli, hatta uygun beslenildiği söz konusu ise
yem analizleri yaptırılmalıdır.Yetersiz beslenme durumunda verim
düşüklüğünün yanında hastalıklara yakalanma ihtimali de artacaktır.
Örneğin yeni doğum yapmış bir kültür ineği günde 35 lt süt verdiğinde,
ineğin meme bezi ve karaciğer gibi organları aşırı çalışır. Artan enerji
gereksiniminin büyük bölümü rasyondan, bir kısmı da vücuttaki
yağlardan karşılanır. Eğer artan enerji gereksinimi rasyondan
karşılanamazsa, aşırı yağ kullanımı sonucu ketosis denilen metabolizma
hastalığı meydana gelir. Bunun sonucu süt verimi ve yavru veriminde
azalma göz önünde bulundurulursa büyük ekonomik kayıplar ortaya
çıkar.
Hayvanlardan en uygun verimin elde edilmesi ve hastalıklara yakalanma
ihtimalini azaltmak için uygun barınağın sağlanması zorunludur. Bu
nedenle bir barınakta;
- Ahırlarda durakların uygun ölçülerde olması
- Ahır sistemlerine göre yemlik ve sulukların yeterli ve uygun ölçülerde
olması
- Sığırlarda önemli problem olan solunum sistemi hastalıklarını azaltmak
için ahırın havalandırmasının yeterli olması (İdeal sıcaklık 13-21 °C,
ideal nem oranı %65-75 olmalı)
- Metabolizma hastalıklarını önlemek için özellikle gebeliğin son
dönemlerinde serbest gezinecekleri alanların olması
- Düşüp kaymaları, çeşitli ayak hastalıklarını ve mastitisi önlemek için
uygun zeminin seçilmesi ve bol altlık bulundurulması
- Doğum locaları, buzağı boksları ve karantina bölümlerinin bulunması
- Kapılarda eşik bulunmaması
- Kapı girişlerinde antiseptik içeren ayak banyolarının bulunması
gereklidir.
Sığırcılık işletmelerinde bakım ve idarenin başarılı olabilmesi veteriner
hekim ile yetiştirici arasında iyi bir işbirliği gerektirir. Bu işbirliğinde
kayıtlar değerlendirilmeli, önceki direktiflerle yapılanlar karşılaştırılmalı,
sağlık problemleri gözden geçirilmeli, suni tohumlamadan ahırın
havalandırmasına ve süt üretimine kadar her şey değerlendirilmelidir.
Bakım ve idarenin başarılı olabilmesi için yetiştiriciler de;
- Veteriner hekim kontrolünden geçmeyen hayvan satın almamalı
- Altı aylıktan ileri gebe inek ya da düve ile bir aylıktan küçük buzağı
satın almamalı
- Barınakların yapımı, hayvanların bakım ve beslenmelerinde uzmanların
önerilerini dikkate almalı
- Sığırlar ile koyunlar ayrı barındırılmalı
- Ani yem değişiklikleri yapmamalı
- Hayvanlarını hastalıklara karşı koruyucu olarak mutlaka aşılatmalı
- Hastalık görüldüğünde en seri şekilde haber vermeli
- Hayvan alım satımı ile nakliyesinde menşei şahadetnamesi ve veteriner
sağlık raporu alınmasına özen gösterilmelidir.
Download