Masonlara göre masonluk: Şeytanlık yapma işi

advertisement
On5yirmi5.com
Masonlara göre masonluk: Şeytanlık yapma işi
Masonların internet sitesindeki yeni mason tanımı çok tartışılacağa benziyor.
Yayın Tarihi : 2 Ağustos 2013 Cuma (oluşturma : 10/20/2017)
Cemal A. Kalyonçu'nun yazısı
Kendi sitelerindeki mason ve masonluk tarifine bile şaşıran masonlar, tanımda geçen 'bir kötülük ya
da şeytanlık yapma işi ve bu işi sık sık yapan kişilerin topluluğu veya dinsizlik' ifadelerine bir
açıklama getiremiyor.
Mason kimdir size göre? ‘Türkçedeki mecazi anlamı bakımından, dinsiz ve tanrıtanımaz, kötü insan’
mıdır? Peki ya masonluk? O da ‘Mecazi anlamda olmak üzere; bir kötülük ya da şeytanlık yapma işi
ve bu işi sık sık yapan kişilerin topluluğu veya dinsizlik’ demektir. Kime göre? Masonların kendi
tanımlamalarına göre. Türkiye’deki iki mason locasından biri olan Özgür Masonlar Büyük Locası’nın
tanımına göre bu böyledir. Evet, şaşırtıcı değil mi?
Masonluk, üzerindeki sır perdesi kalkmadıkça tartışılmaya devam edilecek. Bugün bile gerek Hür ve
Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası veya Özgür Masonlar Büyük Locası üyeleri ile telefonda
konuştuğunuzda isim bahşetmiyorlar, bu gizlilik gerekçesi ile. Hatta Salih Evcilerli, Hür ve Kabul
Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nda büyük üstad olduğu zaman bir husus hakkında telefonla
konuşmak istemiş, ‘bir muhabir nasıl büyük üstadı arar’ imasıyla bize cevap bile vermemişti. Bu
sefer merakımızı artıran, bizzat Özgür Masonlar Büyük Locası’nın kendi internet sitesinde
yayımlamış olduğu mason sözlüğünde yer alan üstteki mason ve masonluk tanımı.
Bilindiği gibi Batı’da bolca örnekleri olmasına rağmen Türk masonlarının sözlük hazırlama ve
yayınlama konusunda elleri pek yatkın değil. Bunun istisnası ve ilk örneğini Türkiye Büyük Locası
Büyük Daimi Heyeti’nin 4 Ağustos 1965 tarih ve 1937 numaralı izniyle Antoine Zoletti’nin
hazırladığı Masonik Sözlük oluşturur. Zoletti de bu durumu “Her dilde mükemmel benzeri bulunduğu
halde bizde olmayan bu sözlüğü sizler için derledim” diyerek sunuşta dile getirmiş.
Bulabildiğimiz bir başka masonik sözlük 1 Eylül 1977 tarihli. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük
Locası Ankara Vadisi’nin Uyanış Locası tarafından Bir Çırağın El Kitabı olarak üyelerinin hizmetine
sunulmuş. Tam adı da Masonik Terimler Sözlüğü. Her ikisinde de mason ve masonluk tanımı vardır;
ama bilinen tanımlardır bunlar.
Daha çok harici, yani masonik sözlüğe göre masonluk topluluğuna dahil olmayan yabancıların
yapabileceği yukarıdaki tanımla ilk defa karşılaşıyorduk. Bunca yıldır mason ve masonluğu
‘insanlığın barış ve mutluluğu için çalışanlar’ vs. şeklinde tanımlarken mecazi de olsa bu tanım
nereden çıkmıştı?
Türkiye’de İngiliz ekolüne yakın duran Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası ile Fransız
ekolünü benimsemiş Özgür Masonlar Büyük Locası masonlarının bir araya geldiği iki loca var.
İkincisi, Adalet Partisi başkanlığına aday olan Süleyman Demirel’e üye olmasına rağmen ‘mason
değildir’ belgesi verilmesi üzerine ortaya çıkmıştı. Önce, mason sözlüğünü yayımlayıp bu tanımlara
mason-mahfili.org.tr resmi sitesinde yer veren Özgür Masonlar Büyük Locası’na ulaşmak istedik. İlk
aradığımızda ‘yetkili kimsenin olmadığı’ cevabını aldık. Bir hafta sonra dedikleri saatte aradığımızda
yine yetkili kimse bulunmadığı cevabı üzerine, söz hakkı anlamında üzerimize düşeni yaptığımızı,
kendilerinin yardımcı olmadığını söyledik. Tam o anda bir yetkili beliriverdi telefonun ucunda.
Konuştuğumuz kişi sadece ‘yetkili’ idi. İsim verme konusunda ‘gizlilik’ devam ediyordu. Yetkili, “Evet,
masonik sözlük yayınlarımızdan biridir” dedikten sonra masonluk hakkındaki üç tanımlamadan biri
olan “Mecazi anlamda olmak üzere; bir kötülük ya da şeytanlık yapma işi ve bu işi sık sık yapan
kişilerin topluluğu veya dinsizlik.” tanımlamasının izahını sorduk kendisine. ‘Yetkili’ de şaşırmıştı ki,
“Öyle bir tanımlama olmaması lazım.” cevabını vermekle yetindi, “Bir bakayım internet sitesine” de
diyerek. Üyelerinin bu tanıma tepkisini öğrenmek istiyorduk açıkçası. Aldığımız cevap şu oldu: “Onu
üyelerimize soracaksınız ve tabi bana sormayacaksınız.”
-Sizleri burası dernek merkezi diye aradık zaten.
Dernek merkezi burası, ben de yetkiliyim. Ama çok merak ediyorsanız dernekler masasında bizim
tüzüğümüz var, hepsi orada yazılıdır.
-Tamam da bu tanımı siz kendi inisiyatifinizle koymuşsunuz oraya.
Dediğiniz tanımı bilemiyorum, bakmam lazım.
Yetkili, Taksim’deki Gezi olayları sebebiyle kapının önünün polis dolu olduğunu, bu durumda
sorularımıza sağlıklı bir cevap veremeyeceğini söyleyerek telefonu kapattı.
İkinci adresimiz Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası oldu. Telefonumuza çıkan da ismini
açıklamak istemeyen bir ‘yetkili’ olarak kalmak istediğini söyledi. Israr edince de “Bir gün
öğreneceksiniz” demekle yetindi. 1999’daki medyaya açılma çalışmalarından sonra sanki masonlar
biraz içe kapanmaya başlamıştı. Basit mevzularda bile cevap almak zorlaşıyordu. Aynı yetkili, bu
durumun “Bizim bazı masonik jargonlarımız var. Bu jargonlarla konuştuğumuz zaman kendi iç
samimi açıklamalarımız basında yanlış değerlendiriliyor.” endişesinden kaynaklandığını söyledi. Aynı
tanımı kendisine de hatırlatıp cevabını almak istedik: “Masonluk dışarda nasıl değerlendiriliyor diye
yapılan bir şeydir, yoksa masonluğun tarifinde asla ve asla öyle bir şey yoktur. Masonluk bütün
dünya insanları ile birlikte barışı hedefleyen, herkese ‘kardeşim’ diyerek iyi insanların birlikte
oluşturduğu toplumdur. Kalkış noktası insan, varış noktası insan olan bir ahlaki değerlendirme
kuruluşudur. Yoksa o tanımlarla bir ilgisi yok.”
-Zaten çok fazla sözlük yayımlamıyorsunuz. Bu tanımı sizin de kardeş kuruluşunuz diyebileceğimiz
bir kuruluş yapmış.
Bizim o grupla zaten hiçbir, örgütsel demeyeyim de masonik anlamda bir bağlantımız yok. Biz
kardeş bile demiyoruz birbirimize.
-Eyvah! Ama ‘Kardeş olarak yola çıktık’ diyorsunuz, insanlık için?
Kurumsal anlamda bir kardeşlik ilişkimiz yok. Ama bütün insanlar birbirleri ile kardeştir. Dolayısıyla o
sözlükteki ifadeyi ben de sizinle beraber ilk defa duyuyorum. Belki bir hoşluk olsun diye yazılmıştır,
belki de bizi böyle tanıyorlar ya da bizi böyle anlatıyorlar diye… Ama bizim o sözlükten hiç haberimiz
olmadığı gibi onların da kendi aralarında hangi amaçla sözlüğe bunu koyduklarını inanın biz de
bilmiyoruz.
Bu yeni mason ve masonluk tanımı karşısında yetkilisi diyebileceğimiz mason mahfillerinden yeterli
bilgi alamayınca bu hususlarda pek çok kitaba imza atmış gazeteci ve tarihçi araştırmacı kimliği ile
bilinen Orhan Koloğlu’na ulaştık. Koloğlu, masonluk üzerine dünyanın çeşitli ülkelerdeki arşivlerde
bilgi-belge topladığını, Türkiye’deki mason kuruluşlarının da kapılarını kendisine açtığını ama
ritüellerden ziyade masonluğun İslam dünyasına girişi ve sömürgeci oyunu üzerinde çalışmalar
yaptığını hatırlattı. Böyle bir tanıma hiç rastlamadığını ekleyen Koloğlu, “Böyle bir şey bana biraz
garip geldi. Söyleyecek bir şey bulamıyorum.” demekle yetindi. Anlaşılan bu tanım onu da
şaşırtmıştı. Masonluğun tekrar içine döndüğünü söyleyen Koloğlu, masonik düzenin başka bir
ayağına dikkatlerimizi çekti. Amerikalı James Wasserman’ın Masonik Washington’un Sırları kitabının
kendisine yeni bir pencere açtığını, ABD’nin bir İngiliz kolonisi olduğu çağda masonluğun oraya
sömürgeci mantıkla getirildiğini söyledi.
Koloğlu, masonluğun İslam dünyasına bu maksatla girdiğini daha önce kitaplarında anlatmıştı ama
Amerika’ya da bu amaçla nüfuz etmiş olması onu şaşırtmıştı: “Bugün masonluğun en yaygın olduğu
ülke Amerika. Öyle olduğu halde masonluk tarihini yazan Amerikalı ‘Masonluk Amerika’ya
sömürgeciler tarafından sömürgecilik için getirilmiştir’ diyor, İngilizleri suçluyor. O Amerikalının
kitabında ben bunları görünce aklım başımdan gitti. Yani güya biliyor geçiniyordum ve ayıptır
söylemesi bütün İtalyan, Fransız, İngiliz mason arşivlerinde çalıştım. Ama tabi her şeye ulaştığımı da
söylemek mümkün değil. Çok şey öğrendim ama o kadar.” Koloğlu, iki yıl önce çıkardığı İslam
Aleminde Masonluk kitabını bu bilgi üzerine kaleme alır: “Bunları mesela bilmiyordum. Humeyni’ye
kadar 23 tane İranlı başbakan masonmuş. Türkiye’de çıksa çıksa 3 tanesi ancak mason çıkar.
Humeyni ile masonluk tamamen yasaklanıyor. O kitabı görünce masonluğun İslam coğrafyasına
sömürge için geldiğini anladım. Benim kitaplarımda Osmanlı’ya sömürgecilik için geldiği kaydı vardı.
Ama şaşırdım, İslam dünyasında o kadar yaygın olduğunu bilmiyordum ve Amerika’ya sömürgecilik
için girdiğini yeni öğrendim. Biliyorsunuz Amerikan cumhuriyeti kurulmadan önce İngiliz ve
Fransızlar arasında paylaşılmış bir ülke. İngilizler oraya masonluğu, kendilerine bağlı tutmak için
getiriyorlar.”
Sömürgeci zihniyetler bunda başarı da sağlıyor anlaşılan. Onu da masonluğun aslında bir üst derece
kuruluşu olan Türkiye Fikir ve Kültür Derneği’nin Bülten isimli yayınında yer almış, ABD’deki Hakim
Büyük Amir Crowles’in önce Atatürk’e yazdığı fakat göndermediği, cumhurbaşkanı seçilmesinden
sonra İsmet İnönü’ye yazdığı mektuptan anlıyoruz. Arşivlerinin 115. sıra numarasında muhafaza
edildiği notu düşülen 18 Mart 1939’da kaleme alınan İngilizce mektupta Crowles, Türkiye’de
yasaklanmış masonluk hakkında İnönü’ye düşüncelerini aktarırken, o tarihte Amerika’da 20 bin
değişik masonik grupta çalışan 3 milyon civarında mason bulunduğunu anlatıyor. Hayatta veya
ölmüş milyonlarca mason arasında sadece birinin hıyanetten hüküm giydiğini de hatırlatan Crowles,
İnönü’ye yazdığı mektubunda, Mısır’da ziyarette iken Atatürk’ün kendisini davet ettiğini, ancak vakit
bulamadığı için gelemediğini, buna mukabil Amerika’da Türkiye lehine övücü neşriyatta
bulunduğunu anlatıyor. Ve Türkiye’de masonik faaliyetlerin durdurulmasından sonra övücü
neşriyatın yapılmadığını, bunun sonucunun da ‘Müthiş Türk’ tabirinin artık duyulmaması ve
yazılmaması olduğunu belirtiyor. Crowles, masonların yaptıklarının iyilik olduğunu da anlattıktan
sonra mektubunu, İnönü’ye, “Türkiye’deki kardeşlerimiz, masonik faaliyetlerine yeniden başlamayı
istemektedirler, ben de onlara yardımcı olmak içindir ki, size müracaat etmekteyim.” diyerek
bitiriyor.
Aksiyon Bu dökümanı orjinal adreste göster
Masonlara göre masonluk: Şeytanlık yapma işi
Download