16.05.2003 - İSLAM VE GENÇLİK

advertisement
16.05.2003 - İSLAM VE GENÇLİK
Furkan,25/74
Muhterem Müslümanlar!
Kainatın en seçkin varlığı insandır. İnsan hayatının en verimli olduğu dönem ise gençlik çağıdır. Gençlik, Yüce
Allah’ın bizlere bahşettiği nimetlerden biri olup, bulunmaz bir fırsattır. Bu nedenle kıymeti iyi bilinmelidir. Nitekim
sevgili peygamberimiz, Yaşlılık gelmeden önce gençliğimizin kıymetini bilmemizi tavsiye etmiştir. Geleceğini teminat
altına almak isteyen milletler, gençliğini kendi değerleri doğrultusunda yetiştirmek zorundadır.
Gençlik, temiz bir toplumun ve sağlıklı bir millet hayatının en önemli unsurudur.
Toplumların yaşadığı güzelliklerin arkasında gençliğin olumlu davranışları bulunduğu gibi; yaşanan facia ve
kötülüklerin arkasında da ihmal edilmiş gençlerin olduğu bir gerçektir.
Aziz Mü’minler!
Gençler, toplumun geleceğidir. Şu an sahip olunan maddi ve manevi kazançların tamamı, gelecekte gençlerimize
emanet edilecektir. Bu yüzden ruh ve beden yönünden sağlıklı, inanç ve sorumluluk duygusuna sahip gençlerin
yetiştirilmesi en önemli görevlerimizdendir.
Tarih sayfalarına baktığımızda; önemli başarıların arkasında sağlam karakterli, inançlı ve güven duygusuna sahip
gençlerin var olduğunu görürüz. İslam’ın yayılması ve gönüllere yerleşmesinde, hidayet yıldızı olmuş pek çok gencin
büyük katkıları olmuştur.
Yüce Milletimizin şanlı tarihinde de iyi eğitimcilerin nezaretinde yetişmiş inançlı, bilgili ve sağlam karakterli
gençlerin başarıları, yüzyıllardan beri göğsümüzü kabartmaktadır.
Değerli Mü’minler!
Yüce Dinimiz İslam, gençlerin faydalı ilim, hür düşünce ve bağımsız teşebbüs kabiliyeti ile yetiştirilmeleri konusunda
ebeveyne, topluma ve bilhassa eğitimcilere büyük sorumluluk yüklemektedir. Şurası unutulmamalıdır ki; aileyi ve
toplumu huzursuz eden alkol, kumar, uyuşturucu bağımlılığı, Ateizm, Satanizm gibi yanlış inanışlara yönelme ve ahlaki
çöküntünün yayılması, gençliğin ihmal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Böylesine kötü durumlara düşmekten, gençleri
korumak yetişkinlerin en önemli görevidir.
Aziz Kardeşlerim!
Gençleri önemsemek, onları anlamaya çalışmak ve kendilerinde var olan enerjiyi, dinamizmi ilim, fikir, sanat gibi
faydalı neticelere yönlendirmek gerekir. Bunun için gençleri, milli ve manevi değerlerine bağlı, yaşadığı çağın farkında
olan insanlar olarak yetiştirmek, sorumluluk sahibi her fert, toplum ve müessesenin görevidir. İslam büyüklerinden birine
ait olan şu güzel söz, bu açıdan çok önemlidir: “Çocuklarınızı yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları çağın
gereklerine göre eğitiniz”
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in şu hadis-i şerifi ile tamamlıyorum: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel ahlak ve
edepten daha güzel bir miras bırakmış olamaz.”
Word belgesi olarak çıktı almak için tıklayınız
Muhterem Müslümanlar!
Kainatın en seçkin varlığı insandır. İnsan hayatının en verimli olduğu dönem ise gençlik çağıdır. Gençlik, Yüce
Allah’ın bizlere bahşettiği nimetlerden biri olup, bulunmaz bir fırsattır. Bu nedenle kıymeti iyi bilinmelidir. Nitekim
sevgili peygamberimiz, Yaşlılık gelmeden önce gençliğimizin kıymetini bilmemizi tavsiye etmiştir. Geleceğini teminat
altına almak isteyen milletler, gençliğini kendi değerleri doğrultusunda yetiştirmek zorundadır.
Gençlik, temiz bir toplumun ve sağlıklı bir millet hayatının en önemli unsurudur.
Toplumların yaşadığı güzelliklerin arkasında gençliğin olumlu davranışları bulunduğu gibi; yaşanan facia ve
kötülüklerin arkasında da ihmal edilmiş gençlerin olduğu bir gerçektir.
Aziz Mü’minler!
Gençler, toplumun geleceğidir. Şu an sahip olunan maddi ve manevi kazançların tamamı, gelecekte gençlerimize
emanet edilecektir. Bu yüzden ruh ve beden yönünden sağlıklı, inanç ve sorumluluk duygusuna sahip gençlerin
yetiştirilmesi en önemli görevlerimizdendir.
Tarih sayfalarına baktığımızda; önemli başarıların arkasında sağlam karakterli, inançlı ve güven duygusuna sahip
gençlerin var olduğunu görürüz. İslam’ın yayılması ve gönüllere yerleşmesinde, hidayet yıldızı olmuş pek çok gencin
büyük katkıları olmuştur.
Yüce Milletimizin şanlı tarihinde de iyi eğitimcilerin nezaretinde yetişmiş inançlı, bilgili ve sağlam karakterli
gençlerin başarıları, yüzyıllardan beri göğsümüzü kabartmaktadır.
Değerli Mü’minler!
Yüce Dinimiz İslam, gençlerin faydalı ilim, hür düşünce ve bağımsız teşebbüs kabiliyeti ile yetiştirilmeleri konusunda
ebeveyne, topluma ve bilhassa eğitimcilere büyük sorumluluk yüklemektedir. Şurası unutulmamalıdır ki; aileyi ve
toplumu huzursuz eden alkol, kumar, uyuşturucu bağımlılığı, Ateizm, Satanizm gibi yanlış inanışlara yönelme ve ahlaki
çöküntünün yayılması, gençliğin ihmal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Böylesine kötü durumlara düşmekten, gençleri
korumak yetişkinlerin en önemli görevidir.
Aziz Kardeşlerim!
Gençleri önemsemek, onları anlamaya çalışmak ve kendilerinde var olan enerjiyi, dinamizmi ilim, fikir, sanat gibi
faydalı neticelere yönlendirmek gerekir. Bunun için gençleri, milli ve manevi değerlerine bağlı, yaşadığı çağın farkında
olan insanlar olarak yetiştirmek, sorumluluk sahibi her fert, toplum ve müessesenin görevidir. İslam büyüklerinden birine
ait olan şu güzel söz, bu açıdan çok önemlidir: “Çocuklarınızı yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları çağın
gereklerine göre eğitiniz”
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in şu hadis-i şerifi ile tamamlıyorum: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel ahlak ve
edepten daha güzel bir miras bırakmış olamaz.”
Word belgesi olarak çıktı almak için tıklayınız
Muhterem Müslümanlar!
Kainatın en seçkin varlığı insandır. İnsan hayatının en verimli olduğu dönem ise gençlik çağıdır. Gençlik, Yüce
Allah’ın bizlere bahşettiği nimetlerden biri olup, bulunmaz bir fırsattır. Bu nedenle kıymeti iyi bilinmelidir. Nitekim
sevgili peygamberimiz, Yaşlılık gelmeden önce gençliğimizin kıymetini bilmemizi tavsiye etmiştir. Geleceğini teminat
altına almak isteyen milletler, gençliğini kendi değerleri doğrultusunda yetiştirmek zorundadır.
Gençlik, temiz bir toplumun ve sağlıklı bir millet hayatının en önemli unsurudur.
Toplumların yaşadığı güzelliklerin arkasında gençliğin olumlu davranışları bulunduğu gibi; yaşanan facia ve
kötülüklerin arkasında da ihmal edilmiş gençlerin olduğu bir gerçektir.
Aziz Mü’minler!
Gençler, toplumun geleceğidir. Şu an sahip olunan maddi ve manevi kazançların tamamı, gelecekte gençlerimize
emanet edilecektir. Bu yüzden ruh ve beden yönünden sağlıklı, inanç ve sorumluluk duygusuna sahip gençlerin
yetiştirilmesi en önemli görevlerimizdendir.
Tarih sayfalarına baktığımızda; önemli başarıların arkasında sağlam karakterli, inançlı ve güven duygusuna sahip
gençlerin var olduğunu görürüz. İslam’ın yayılması ve gönüllere yerleşmesinde, hidayet yıldızı olmuş pek çok gencin
büyük katkıları olmuştur.
Yüce Milletimizin şanlı tarihinde de iyi eğitimcilerin nezaretinde yetişmiş inançlı, bilgili ve sağlam karakterli
gençlerin başarıları, yüzyıllardan beri göğsümüzü kabartmaktadır.
Değerli Mü’minler!
Yüce Dinimiz İslam, gençlerin faydalı ilim, hür düşünce ve bağımsız teşebbüs kabiliyeti ile yetiştirilmeleri konusunda
ebeveyne, topluma ve bilhassa eğitimcilere büyük sorumluluk yüklemektedir. Şurası unutulmamalıdır ki; aileyi ve
toplumu huzursuz eden alkol, kumar, uyuşturucu bağımlılığı, Ateizm, Satanizm gibi yanlış inanışlara yönelme ve ahlaki
çöküntünün yayılması, gençliğin ihmal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Böylesine kötü durumlara düşmekten, gençleri
korumak yetişkinlerin en önemli görevidir.
Aziz Kardeşlerim!
Gençleri önemsemek, onları anlamaya çalışmak ve kendilerinde var olan enerjiyi, dinamizmi ilim, fikir, sanat gibi
faydalı neticelere yönlendirmek gerekir. Bunun için gençleri, milli ve manevi değerlerine bağlı, yaşadığı çağın farkında
olan insanlar olarak yetiştirmek, sorumluluk sahibi her fert, toplum ve müessesenin görevidir. İslam büyüklerinden birine
ait olan şu güzel söz, bu açıdan çok önemlidir: “Çocuklarınızı yaşadığınız zamana göre değil, onların yaşayacakları çağın
gereklerine göre eğitiniz”
Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in şu hadis-i şerifi ile tamamlıyorum: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel ahlak ve
edepten daha güzel bir miras bırakmış olamaz.”
Download