İslamiyet Öncesi Türk Tarihi #1 – YGS Tarih

advertisement
Madde ve Özkütle 2 – YGS Fizik | 1
Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan
organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar için önemini ve şeker
türlerini öğrenebilirsiniz.
Organik Bileşikler
Organik bileşikler yaşamımızın sürdürülmesinde en temel maddelerden biridir. Hücrelerde
metabolik olayların gerçekleşmesi, temel besin kaynaklarımız ve günlük hayatta kullandığımız
birçok materyal, ısınmada kullandığımız doğalgaz ve araba yakıtı olan benzin gibi maddeler
organik kökenlidir. Yine organizmaların temel yapıları, canlılık için gerekli olan enerji ve
metabolik tepkimeler organik moleküllerin varlığında gerçekleşir. Canlılarda özelliklerin
aktarılması, bireyin kendine özgü davranışlar göstermesi ile ilgili her türlü bilginin
depolanmasında organik moleküller rol oynar . Bileşiklerin bir bölümü doğrudan doğadan
alınarak canlı yapısına katılırken bir bölümü ise alındıktan sonra canlı yapısına uygun olarak
yeniden sentezlenir.
Birçok organik molekül iskeleti, karbon zincirlerinden oluşmasına rağmen karbon atomu içeren
her bileşiğin organik olduğunu düşünmemek gerekir. Örneğin, karbondioksit inorganik bir
moleküldür. Organik bileşiklerin yapısında karbon ile birlikte oksijen ve hidrojen elementleri
bulunur. Bazı organik moleküllerde bunlara ek olarak azot, fosfor ve kükürt elementleri de
bulunur
Ancak bazı organik moleküllerde oksijen atomu bulunmaz. Bunlar, karbon ve hidrojen atomlarını
içeren moleküller olup hidrokarbonlar olarak adlandırılır. Örneğin yağlar, uzun hidrokarbon
kuyrukları içerir. Hidrokarbonlarda fazla miktarda enerji depolanır. Günlük yaşamımızda
kullandığımız benzin yakıtı hidrokarbonları içerir. Yine yağ moleküllerindeki hidrokarbon
zincirleri, yakıt depoları olarak kullanılır.
Canlılarda bulunan organik bileşiklerin en çok bilinenleri karbonhidratlar, lipitler, proteinler,
enzimler, vitaminler, nükleik asitler ve ATP’dir. Bu bileşiklerin bazıları hücrede enerji kaynağı,
bazıları yapı malzemesi, bazıları da metabolizma düzenleyici madde olarak görev yaparlar.
Organik moleküllerin, hücrelerde enerji üretiminde kullanım sırası karbonhidratlar, yağlar
ve proteinlerdir.
Canlı yapısında bulunma miktarı ise, protein yağ ve karbonhidrat şeklindedir.
Nükleik asitler, kalıtım ve hücre yönetiminin gerçekleştirilmesinden sorumludur.
Vitaminler biyolojik tepkimelerde düzenleyicidir.
ATP ise enerji verici moleküldür.
Karbonhidratlar
Bitkisel besinlerde yoğun olarak bulunur. Örneğin ekmek, patates gibi besinler karbonhidrat
yönüyle zengindir. Karbonhidratların görevleri ise şunlardır
Tüm hakları ogrenmelik.com'a aittir. İzinsiz çoğaltılması ve dağıtılması yasaktır.
Madde ve Özkütle 2 – YGS Fizik | 2
Hücrelerin 1. Derecede enerji kaynağı olan moleküllerdir. Hücre zarının yapısındaki yağ ve
proteinlere bağlı olarak işlev yaparlar.
Karbonhidratlar, karbon, hidrojen, oksijen elementlerinden oluşur.
Karbonhidratlar yapısal olarak monosakkarit adı verilen birimlerden meydana gelir.
Monomer yapısındaki karbon sayısına ve C, H, O elementlerinin yapısındaki dizilişlere göre
sınıflandırılır.
Karbonhidratlar; monosakkaritler (tek şekerler), disakkariteler (çift şekerler) ve
polisakkaritler (çok şekerler) olmak üzere üçe ayrılır.
Monosakkaritler
Sindirimde daha küçük birimlere parçalanamayan karbonhidratların en basit tipleridir. Basit
şekerler ya da monosakkaritlerin, karbon sayıları 3 ile 8 arasında değişiklik gösterir. Biyolojik
yönden önemli olan monosakkaritler, yapılarındaki karbon sayılarına göre pentozlar ve heksozlar
olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
Pentozlar, yapılarında 5 karbon atomu bulunduran şekerdir; iki türü bulunur. Bunlar riboz ve
deoksiribozdur. Deoksiribozun, riboz şekerinden farkı, yapısında bir oksijen atomunun eksik
olmasıdır. Pentoz şekeri, çekirdek asitlerinin (DNA, RNA) yapısına katıldıklarından çok önemlidir.
Heksoz şekerlerin yapısında 6 karbon (C) atomu bulunur. Bunlar; glikoz, fruktoz ve galaktoz
şeklinde isimlendirilir. Bu moleküller suda çözünür, tatlıdır ve hücre zarından kolaylıkla
geçebilir.
Glikoz, doğal ortamda üzüm ve şekerli meyveler de bulunmakla beraber çoğunlukla
Tüm hakları ogrenmelik.com'a aittir. İzinsiz çoğaltılması ve dağıtılması yasaktır.
Madde ve Özkütle 2 – YGS Fizik | 3
polisakkaritlerin sindirilmesi ile elde edilir. Glikoz, memelilerin kanlarında bulunması zorunlu
olan moleküldür.
Not: İnsan hayatının devamı için 100 ml kanda, 70–110 mg glikoz bulunmalıdır.
Dissakaritler
İki basit şeker molekülü birleştiğinde, oluşan daha büyük moleküle çift şeker ya da disakkarit adı
verilir. İki monosakkarit, disakkarit meydana gelirken aralarından bir kovalent bağ olan glikozit
bağı oluşur. Olay sırasında bir molekül su açığa çıkar; bu şekilde küçük moleküllerin birleşmesi
sonucunda, suyun çıkması olayına dehidrasyon denir .
Disakkaritlerin su ile tepkimeye girerek yapı birimlerine ayrılmasına hidroliz adı verilir. Hidroliz
sırasında iki molekül arasında bulunan glikozit bağı yıkılır.
Not: Disakkaritler hidroliz olmadan hücre zarlarından geçemez ve kana karışamaz.
Kapalı formülü: C12 H22 O11
Canlılarda en çok bulunan disakkaritler; maltoz, sakkaroz ve laktoz şekeridir. Bunlardan maltoz
ve sakkaroz bitki hücrelerinde, laktoz ise hayvan hücrelerinde sentezlenir.
Maltoz, iki glikoz molekülünün birleşmesinden oluşan disakkarit olup özellikle arpada bol olarak
bulunur . Disakkaritler de basit şeker gibi tatlıdır ve suda çözünebilir. Hayvanlar, disakkaritleri
besinlerle beraber aldıktan sonra, sindirim sisteminde monosakkaritlere ayrılır ve vücut için
kullanılabilir hale gelir.
Tüm hakları ogrenmelik.com'a aittir. İzinsiz çoğaltılması ve dağıtılması yasaktır.
Madde ve Özkütle 2 – YGS Fizik | 4
Polisakkaritler
İkiden fazla basit şeker molekülünün bir araya gelip birleşerek meydana getirdikleri yeni
kompleks molekülüne polisakkarit adı verilir. Polisakkaritlerin görevleri ve üretildiği canlı
grupları farklılık gösterir. Canlılarda enerji kaynağı ve hücresel yapıya katılma gibi işlevleri
bulunur. Biyologlar açısından önem taşıyan polisakkaritler nişasta, glikojen, selüloz ve kitindir.
nişasta, çok sayıda glikoz molekülünün bir araya gelmesiyle oluşur ve bitki hücrelerinde depo
edilir. Bu işlem, bitkilerin fotosentez sonucu ürettikleri glikozun bir kısmını kullandıktan sonra
geriye kalanını plastidlerde nişastaya dönüştürerek depolamaları şeklinde gerçekleşir. Hayvanlar,
Tüm hakları ogrenmelik.com'a aittir. İzinsiz çoğaltılması ve dağıtılması yasaktır.
Madde ve Özkütle 2 – YGS Fizik | 5
yedikleri bu bitkisel besinlerle vücutlarına nişastayı alır. Daha sonra sindirim sisteminde hidroliz
olayı ile glikoz birimlerine ayrılarak kana karışır.
Not: Nişasta ile iyot bir araya geldiğinde mavi – mor bir renk oluşur.
Glikojen, nişasta gibi büyük bir moleküldür. Nişastadan farkı, hayvan hücrelerinin özellikle kas ve
karaciğer hücrelerinde, bakteri ve mantar hücrelerinde depo edilmesidir. İnsanlarda
karaciğerdeki glikojen, gerektiğinde glikoza dönüştürülerek kana verilir ve vücudun ihtiyacı olan
enerji elde edilir.
Kandaki şeker miktarını ayarlayan hormon insülindir. Kandaki yüksek insülin değerlerine rağmen
pankreasta üretilen insülinin etkisini az göstermesi sonucunda kan şekeri yüksekliğinin görülmesi
insülin direnci olarak bilinir.
Son dönemlerdeki bilimsel çalışmalarda, insülin direnci ve diyabet başta olmak üzere, kalp
hastalıkları, kanser gibi birçok hastalığın dengesiz ve düzensiz beslenme sonucu ortaya çıkan
obezite ile ilişkili olduğunu görülmüştür. .
Not: İnsanlar birkaç gün yemek yemezse glikojen depoları tükenir.
Selüloz
Bitki hücrelerinde hücre duvarını oluşturan başlıca madde olan selüloz da çok sayıda glikoz
molekülünden oluşmaktadır.
Bazı plastiklerin, sentetik ipeğin, fotoğraf filmlerinin, bazı silahların ve patlayıcıların yapımında
ticari amaçlı olarak da kullanılır. Nişasta, glikojen ve selülozun temel yapı birimi glikozdur.
Aralarındaki fark glikoz molekülünün sayısından ve bağlanma üzerindeki değişikliklerden
kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte glikojen suda kısmen çözülebilirken nişasta suda çok az
çözünür, selüloz ise suda çözünmez.
İnsanlarda olduğu gibi omurgalı hayvanların da sindirim sistemlerinde selülozu sindirecek olan
enzim üretilmez. Bu nedenle besinlerle alınan selüloz sindirilmeden atılır.
Not: Otla beslenen bazı hayvanların sindirim sisteminde ve bakterilerde selülozu sindirimi
gerçekleşebilmektedir.
Kitin, eklembacaklıların dış iskelet yapısında bulunan bir maddedir. Böceklerin dış iskeleti
kitinden oluşmaktadır. Aslında esnek bir madde olmasına karşın yapısına kalsiyum karbonat
tuzunun katılmasıyla sertleşir.
Not: Mantarların hücre duvarının yapısında selüloz yerine kitin bulunur.
Not: Kitin oldukça sağlam ve esnek bir maddedir. Bu nedenle ameliyat ipliklerinin yapısında
kullanılır. Yara iğleştikten sonra bu iplikler kendiliğinden ayrışır.
Tüm hakları ogrenmelik.com'a aittir. İzinsiz çoğaltılması ve dağıtılması yasaktır.
Madde ve Özkütle 2 – YGS Fizik | 6
Tüm hakları ogrenmelik.com'a aittir. İzinsiz çoğaltılması ve dağıtılması yasaktır.
Download