islam`da kadın hakları

advertisement
30.03.2001 - İSLAM’DA KADIN HAKLARI
Bakara,187/228
Aziz Mü’minler!
Dünya ve ahiret saadetini hedefleyen İslam Dini, toplumun temeli olan aileyi sevgi ve saygıya dayanan bir
kurum olarak tanımlamıştır.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de; “Huzur bulmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve
merhamet bağları oluşturması da Allah’ın varlığının delillerindendir. Gerçekten bunda düşünen bir toplum için
alınacak dersler vardır”[1] buyrulmaktadır.
İslam’da eşler birbirlerine karşı yükümlü ve sorumlu kılınmışlardır. Ailede erkeğin kadına nasıl davranacağı
konusunda Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır. “İmanı en olgun olan mü’min, ahlakça en güzel
olandır. En hayırlınız da hanımına en güzel davranandır.”
Aile hayatı konusunda da en güzel örneği teşkil eden Peygamberimiz, hiçbir zaman hanımlarına sert muamelede
bulunmamış ve onlara karşı daima iyi davranarak, şefkatle muamele etmiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Kadınlar, Yüce Allah’ın bizlere birer emanetidir. Nitekim, Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde; “Kadınlar size
Allah’ın bir emanetidir.”[2] buyurmuştur. Dolayısı ile bu emanete saygılı davranmak herkesin boynunun
borcudur.
İslamiyet, kadının toplumdaki yerini çok iyi ve sağlam bir şekilde belirlemiştir. Kadın, insan neslini doğuran ve
yetiştiren muhterem bir varlıktır. Onun kalbi, sevgi ile nakış nakış işlenmelidir ki, çocuklarını o sevgiyle korusun,
büyütsün ve topluma yararlı insanlar haline getirebilsin. Onun içindir ki evlat, hayatı tanımaya, akli ve ruhi
melekelerinin gelişmeye başladığı çocukluk döneminde, sevgiye doyurulmalı, sağlıklı ve dengeli bir ruh yapısına
kavuşturulmalıdır. Bu itibarla kadın ailenin ve dolayısıyla da toplumun temel taşıdır. Onun mükemmelliği,
toplumun mükemmelliğini hazırlayacaktır.
Dinimiz, ana-babaya geleceğin anneleri olması bakımından; kız çocuğunun terbiyesi üzerine daha bir
hassasiyetle ve sevgiyle eğilmeyi tavsiye etmektedir. Kız çocuğunu bakıp büyütüp, güzelce terbiye edene
cennet, hem de cennette en güzel makam, Rasulullah’a (S.A.S.) komşu olma makamı va’d edilmektedir.[3]
Aziz Müslümanlar!
İslam’da kadın, bazı kötü niyetlilerin iddia ettikleri gibi; kişiliği olmayan, bu sebeple de kocaya tabi olmak
zorunda kalan, kendisini yönetmekten aciz, aklı bir şeye ermeyen bir varlık asla değildir. Bilakis, mehir isteme
ve mülk edinme hakkına sahip şahsiyetli bir varlıktır. Evlilik müessesesinde erkeğin hayat arkadaşı olarak kabul
edilmiştir. Bütün bu güvenceler karşısında, inançlı bir kadının aldığı insani ve dini terbiye; onun çocuğunu
şefkatle emzirmesini de, evin işlerinde kocasına yardımcı olmayı da ona telkin eder. İslamiyet, kocasına itaat
eden, geçim ehli bir hanımın, Allah’ın rızasına nail olacağını müjdeler ve ona layık olduğu değeri verir.
Aziz Mü’minler!
Hutbemizi Rabbimizin şu beyanı ile bitirelim: “Onlar sizin örtüleriniz, siz de onların örtülerisiniz. Onların sizin
üzerinizde, sizin de onların üzerinde haklarınız vardır.”[4] buyurarak kadının erkekle karşılıklı sorumluluklarını
beyan etmiştir.
Gerçek huzur ve saadet hiç şüphesiz ki Allah ve Rasulünün emir ve tavsiyelerine uymakla mümkün olacaktır.
[1] Rum 21
[2] Veda Hutbesi
[3] Riyasü’z Salihin C.1/270
[4] Bakara S. A.187 ve 228
Download