TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı İncelenmemiş

advertisement
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 1
17 Temmuz 2017 Pazartesi
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saat i: 11.07
BAŞKAN : Mustaf a ŞENTOP (İstanbul)
BAŞKAN VEKİLİ: Reşat PETEK (Burdur)
SÖZCÜ : Abdurrahman ÖZ (Aydın)
KÂTİP : Muhammet Emin AKBAŞOĞLU (Çank ır ı)
-----0---BAŞKAN – Değerli arkadaşlar, k ıymet li Meclis Başkan Vek ilim iz, Anayasa
Komisyonunun değerli üyeler i, değerli genel başkan yardımcılar ı, grup başkan
vekiller i, değerli millet vekili arkadaşlar ım, basınım ızın değerli mensuplar ı;
Komisyon Başkanlık Divanı adına hepinizi sayg ıyla selamlıyor um. Hayı r lı çalışmalar
diliyorum.
Toplant ı yeter sayım ız mevcuttur.
Anayasa Komisyonunun 26’ncı Yasama Dönem i İkinci Yasama Yılı 13’üncü
toplant ısını açıyorum.
Bugünkü toplant ı gündemim iz (2/1783) esas numaralı Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İç Tüzük Teklif i’dir. Alt komisyonun
kabul ettiği met in üzerinden çalışmalar ım ıza devam ediyoruz.
Hat ır layacağ ınız üzere, bir önceki toplant ım ızda İç Tüzük teklif inin geneli
üzerindeki görüşmeler i tamamlam ış ve maddelerine geçmiştik, 1’in ci maddeyi
okutmuş ve müzaker eler ine başlam ışt ık.
Şimdi kaldığ ım ız yer den devam edeceğiz.
1’inci madde üzer inde söz almak isteyen Sayın Altay.
Buyurun.
ENGİN ALTAY (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Komisyonum uzun değerli üyeler i, sayın millet ve killeri; en son söyleyeceğim i en
başta söyleyerek başlamak ist iyorum: Bu teklif , çoğunluk partisi bak ım ından
Dim yat ’a pir ince giderken evdeki bulgurdan olma teklif idir, benden söylemesi, takdir
sizin. Hiç şüphesiz, meclislerde çoğunluk partisinin ya da çoğ unluk grubunun kanun
tasar ı ve teklif ler i konusunda belirleyic i olduklar ı muhakkaktır ama büt ün
Parlamento tarihim iz göstermiştir ki çoğunlukçu anlayışla, çoğunluk imkânlar ıyla o
anki pozisyona dayalı olar ak yapılan bütün kanun teklif lerinin de İç Tüzük
değişiklikler inin de hepsinin daha sonra işlevsizleşt iği, yetersiz kaldığ ı, sonradan
tekrar düzenlendiği, yeni düzenlemelerle güçlendirilmeye, işler lik kazandır ılm aya
çalışıldığ ı muhakkak. Onun içindir ki AK PARTİ’nin on beş yıllık Par lam ento
tarihinde bir k onuda 15 def a kanunu Meclise getirdiğine şahit olmuşuzdur. Biz ,
yapıcı muhalef et anlayışıyla sizi geriye dönük, an itibar ıyla da müteaddit def alar bu
konularda iyi niyet le ve sam imiyetle uyarmam ıza r ağmen, bulunduğunuz pozisyonun
gereği olar ak partinizin h iyerarşik yapılanması içer isinde ve alınan talimatlar
çerçevesinde, burada, bu iç tüzük teklif ini ya da geçmişte getirdiğiniz kanun
teklif lerinin olumsuzluklar ının, yanlışlıklar ının, eksikliklerinin bedelini de hem
Türkiye hem millet ama daha çok da Tür kiy e Büyük Millet Meclisinin sayın üyeleri,
gereksiz, f azla mesai yaparak, aynı konuda mükerrer iş ve işlem yapmak suret iyle,
topyekûn zarar ett iğimiz de bir gerçek.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 2
İktidar partisinin, çoğunluk partisinin hızlı kanun çık arma isteğini, seri
çalışma isteğini, kaba bir bak ışla, anlayışla karşılamak da belki mümkün. Ama
neden hızl ı, neden çabuk, neden ser i? Burada, bu Parlamentoda hep biliyoruz ki,
bir kurum için, bir özel kurum için, bir kişi için, birkaç kişi için Parlamentoda
kanunlar yapıldı ve bu kanunlar k anun olar ak elbette geçer li ve yürür lükte olduğu
meridir ama kamu vicdanında kabul görmeyen kanunlar bu Mecliste, genellikle,
özellikle AK PARTİ döneminde çok rastlanılan bir durum oldu. Onun içindir ki
Parlamento m illet bakım ından bir “çare müessesesi” öz elliği ve alg ısını da zaman
zam an yit irdi, Türkiye’de zenginiyle, f akiriyle, doğulusuyla, bat ılısıyla, kuzeylisiyle,
güneylisiyle, “Parlamentonun seksen m ilyonun sorunlar ını çözm ek için var olduğu”
gerçeği de çoğu zaman atlandı. İktidar Partisi bunun tam t ersini iddia edebilir, ona
da sayg ı duyar ım ama orta yerdeki durum budur. Bu bakımdan ben her şeye
rağmen, daha geç kalınmam ışt ır, bu İç Tüzük’ün de sizin maksadınıza çok hizmet
edeceğini de düşünmediğimden ve ilk birleşimde Adalet Komisyonu Başkanı
İyimaya’nın da söylediği gibi, aslında iç tüzüklerin bulunduğumuz pozisyondan
bakarak değil de objektif , işleyebilen, ver imliliği sağlayan, ver imlilikle beraber
hakkaniyet ve adaleti de içinde bar ındıran bir anlayışla, dolayısıyla bir uzlaşma
kültürüyle -ki geçmişte bunun çok çok örnekleri var - yapılmasının f aydalı olacağ ını,
olması gerekenin bu olduğunu ve hâlen geç kalınmadığ ını da söylemek ist iyorum,
böyle düşünüyorum. Zaten 16 Nisanda yapılan, bizce, tabii, “mühürsüz seçim”
olar ak tarihe geçen, meri ama gayr imeşr u yasa yürürlüğe girdiğinde, Türkiye Büyük
Millet Meclisi tümüyle sembolik, şekilsel, işlevsel olmayan bir kurum hâline
dönüşecek. Bunun üzüntüsü ve ızdırabı içindeyiz, vicdanen bu konuda rahat değiliz.
Dolayısıyla bu İç Tüzük tart ışmalar ının da çok f azla, eğer 16 Nisanda kabul edilen
ref erandum çerçevesinde oluşan yeni Anayasa hayata geçtiğinde - 2019’da m ı olur,
bu senenin kasım ayında m ı olur, onu bilemeyiz - bu İç Tüzük’ün çok kıym eti de
aslında kalmayacak çünkü Par lamento 3 temel işlevinin 1’ini tüm üyle kaybedecek,
2’sine de bir ortak partner oluşturmuş olacak. Yani bizim Meclis olarak bir sürü
işimiz var tabii ama üç mühim işimiz var; yasa yapmak gibi bir işimiz var, Hükûmeti,
yür ütmeyi denetlemek gibi bir işimiz var, bütçe yapmak gibi bir işimiz va r. Savaş
ilanı vesaire, onlar ı saym ıyorum. Yasaya, yasa yapma konusundaki yetkimize bir
ortak getiriyoruz, Cumhurbaşkanını buna ortak ediyoruz. Bütçe yapma yetkimizi
tümüyle kaybediyor uz, zira Parlamentodan bütçenin geçmemesi hâlinde yürüt me
kendi bütçesin i f iyat lar ı eskale eder ek hayata geçir ip t atbik edebilecek. Denet im
görevimiz de şekilsel ve sembolik bir hâle gelecek. Yani, şunun şurasında alt ı yedi
ay, üç beş kanunu hızlı geçirebilesiniz diye getirdiğiniz bu teklif in aslında uzun
vadede Par lamentomuza da çok hayr ı olacağ ına inanmayanlardanım.
Sayın İ yimaya, size at ıf ta bulundum, bilg iniz olsun.
AHMET İYİ MAYA (Ankara) – Teşekkür ederim.
ENGİN ALTAY (İstanbul) – Değerli arkadaşlar, Anayasa, anayasalar yasalar ın ve iç
tüzüklerin de, İç Tüzük’ümüzün de d ayanağ ı ve belir leyicisidir. Kanunlar ve
anayasa, kat ılımcı, demokratik, çoğulcu ve uzlaşmacı nitelikleri taşırsa değeri ve
önemi güçlenir, herkesin güvencesi ve teminat ı olur. Türkiye Büyük Millet Meclisi İç
Tüzük’ü de öyle bir şey. Yani, demokratik olmay an, çoğulculuğu yok sayan,
uzlaşmadan uzak, kat ılımcıl ıktan uzak yapılm ış her şeyin, yani kanun bak ım ından,
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 3
İç Tüzük bak ım ından, hatta genelge ve yönetmelikler bak ım ından değeri ve önemi
özneldir, olaya ya da kişiye özelden öt eye gitmez. İç Tüzük çoğulculu ğun yerini
çoğunlukçuluğun almamasının güvencesi ise gerçekten ayr ı bir değeri ve önemi
olur. Elbette Par lam entoda çoğunluk grubu avantajlı ve belirleyicidir. Ama bütün
dünya örnekler inde olduğu gibi Türkiye’de de bir seçim yapıyoruz, yürüt me
belir leniyor bu seçimde ama sistemden sisteme değişmekle bir likte orta yer de bir
de Par lamento var, parlamenter sistemde de Parlamentonun içinden ama seçime
dayalı çıkan bir yürütme organı var. Başkanlık, yar ı başkanlık ve benzer
sistem lerde de hem parlamento hem yürüt me organı var. Dünyada seçimli ya da
seçimsiz bütün ülkelerde parlamentolar var, bir şekilde var, bir şekilde de yürüt me
işini de üstlenen -adına “saray” deyin, “Külliye” deyin, “şato” deyin, “konak” deyin,
“köşk” deyin, ne derseniz deyin - ayr ı bir yer var . Bakt ığ ınızda, yürütme işlevini
yapan insanlar ın sıf atlar ı da bazen başkan olabilir, bazen kral olabilir, kraliçe
olabilir, cumhurbaşkanı olabilir, başbakan olur, şu olur, bu olur. Ama bir tane
mesele vardır, o da şudur: Bir yerde yür ütme güçlü, parlamen to sembolikse, orada
demokrasiden bahsedilmez yürütmenin başındaki ne kadar iyi niyet li olursa olsun
ama bir yerde par lamento güçlü, yürütme sembolik ya da bir eş güdümü sağlamakla
mükellef se, bir liği, bütünlüğü temsil eden herkesin sayg ı duyduğu bir nokta daysa, o
ülkelerde demokrasinin t ık ır t ık ır işlediğ ini, huzurun, bar ışın, sükûnetin olduğunu
görürüz. Söylediğim gibi, elbette çoğunluk grubu avantajlı ve belir leyicidir. O zaman
sorarlar… Ama çoğunluk grubu “Benim çoğunluğum var , ben her istediğimi
yapar ım.” derse, e, parlamentolar ı kapatalım, part iler olsun, seçime gidelim, milletin
ver diği oy nisabına göre partiler bir yürütme organı noktasında mutabakat sağlasın
tek başına ve birden çok parti, e, kanunlar ı f alan da partiler genel merkezlerinde
yapsın. N eticede m illetten, sandıktan çıkmadınız m ı? Millet yetkiyi X part isine
ver diyse, genel merkezlerde kanun yapalım. Parlamentoyu niye tesis etmişiz, dünya
demokrasi kültür ü buna niye gerek duymuş. Arkadaşlar güzel söylediler,
Parlamentonun öncelikli işlevi k onuşmak ; konuşmak, havanda su dövmek değildir.
Konuşmak, bazen Parlamentoyu oluşt uran siyasi partiler in bir k ısm ını rahatsız
edecektir, etmezse o konuşmanın bir anlam ı yok. Yani muhalef etten rahatsız
olmayan bir iktidar olmaz. İktidar ın uygulamalar ından mi llet adına m illetin
müştekiliğine par alel olarak isyan et meyen bir muhalef et de olmaz. Herkes
hadiselere kendi penceresinden bakar . Ama, söylediğim gibi, yasama yetkisini
genel merkezler den kullanmak, parti hiyerarşisine Par lament odaki parmak sayısına
dayalı olarak “Ben isterim, bu böyle olur kardeşim; işi uzat mayın, ben m illetten şu
kadar oy aldım.” deme mant ığ ı, külüst ür bir mant ıkt ır, kimseye hayr ı olmayan bir
mant ıkt ır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde birkaç def a söylediğimi hat ır lar ım, çok
beğendiğim bir söz var, yanlış da anlamayın: Demokrasi el kaldıran iki ördeğin bir
f ile üstünlük sağladığı rej im demek değildir. Her şey çoğunluk demek değildir, ideal
olan çoğulculuktur. İktidar partisinin, AK PARTİ’nin bu konuda, genel olar ak,
Parlamentodaki, AK PAR Tİ’li Par lamentonun bulunduğu il günden ber i herhâlde bir
Sayın Elitaş var bur ada, bir de ben var ım. Burada aralıksız var olan birisi olarak,
iktidar partisinin gerek kanun değişikliklerinde gerek İç Tüzük değişikliklerinde
gerek Anayasa değişikliklerinde bir çoğ unluk şımar ıklığ ı içinde hareket ettiğinin
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 4
sayısız örneğiyle de karşı karşıya kaldık. Sayın Elitaş gülümsüyor, aslında bu
gülümsemesi ikrardan, bunu kabul ettiği anlam ına gelir. Ama, biz şunu söylüyoruz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayser i) – Zaman israf ına mey dan verm emek için hiçbir
sataşmaya cevap vermiyorum.
ENGİN ALTAY (İstanbul) – Çok güzel. Sataşma Par lament oda bir r itüeldir.
Sataşmasız bir Parlamento olmaz.
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Sükûtum en büyük cevapt ır.
ENGİN ALTAY (İst anbul) – Lakin, Mecliste zaman zam an olduğu gibi,
sataşmanın bazen t acize dönüştüğüne tanık oluyoruz. Sat aşma yapıyorum diye,
sataşacağ ım diye taciz eden özellikle iktidar partisine mensup çok sayıda
millet vekili arkadaşım ızdan da muzdar ibiz bu konuda. Keşke usulünce, layığ ınca
sataşılsa, bu çok güzel bir şeydir, k ıymet li bir şeydir, Par lamentoyu renklendiren bir
şeydir. Ama, geçmişte Parlamentoda “sataşma” adı alt ında çok ciddi tacizler e
maruz kaldığ ım ızı da hat ır latmam gerekir.
Değerli arkadaşlar, yasama ve Hükûmetin iş ve işleml erini denet lemek
bak ım ından parlamentolar konuşur, çok ve uzun konuşur. Parlamentolar ın çok ve
uzun konuşmasının kendi içinde bir mant ığ ı var dır. Gözden kaçmasın diye
konuşuruz. Anayasa’ya ayk ır ı olmasın diye konuşuruz. Hukuksuzluk olmasın diye
konuşuruz. Ayr ışt ır ıcı ve kutuplaşt ır ıcı olmasın yapılan işler, çıkan kanunlar diye
konuşuruz. Hakkaniyetten kopulmasın diye konuşuruz. Kamu yarar ı göz ar dı
edilmesin diye konuşuruz. Temel değerler tahr ip edilemesin diye konuşuruz ki
yasama kaliteli olsun, çıkan yasa lar işler olsun, kamu vicdanında karşılık bulsun,
kabul görsün ve herkes için olsun; eşit, adil olsun diye konuşuyoruz.
Meclis yasa üreten bir imalathane değildir. Elbette en temel ve en mühim işi
adını da aldığ ı yasama organı sıf at ıyla yasa üretecek, üret tiği yasalar ın
uygulanmasını denetleyecek, Meclisin ürettiği yasaya, imal ettiği yasaya Hükûmet
de uyacak, birey de uyacak, toplum da uyacak. Bir eyden bir eye hak ihlali iddialar ı
olur, buna mahkemeler bakar genellikle. Bireyden kamuya yönelik hak ihlali
iddialar ı olur, buna da genellikle mahkemeler bakar. Kamudan bireye, devlett en
bireye yönelik de hak iddialar ı olur, buna da mahkemeler bakar genellikle. Ama,
kamu-toplum ilişkisinde bu mekanizmalar ı dengelemek, mahkemeler in bu ihlal
iddialar ıyla ilgili hükü m vermelerinin de dayanağ ı Anayasa ve Meclistir. Hiçbir
hâkim Mecliste kabul görmemiş, orta yerde olmayan bir kanun maddesine dayalı
olar ak hüküm verem ez. Dolayısıyla, kamudan bireye olsun, bireyden kamuya olsun,
bireyden bireye olsun hak ihlaller iyle ilgi li en az sorunu yaşamanın, en az sık ın t ı
çıkarmadan en yüksek huzuru, sükûnet i, bar ışı, ref ahı ve mutluluğu tesis etmenin
yer i de edilecek yer de Türkiye Büyük Millet Meclisidir ve oradan çıkar ılacak
kanunlar ın hakkaniyeti ve adaletidir.
Şu anda çok doğal olarak iktidar partisi ve bu teklif te onunla bir likte hareket
eden Milliyetçi Har eket Partisi bu İç Tüzük’e kendi penceresinden bakarak
bugünlerdeki, bu aylardaki, belki bu yıl içinde Mecliste sürat kazanmak için bu
teklif i önüm üze getir iyor. Çok doğal ola r ak, biz de muhalef et partisi olarak, demin
saydığ ım; gözden kaçmasın, Anayasaya ayk ır ı olması, hukuksuz olmasın;
ayr ışt ır ıcı, kutuplaşt ır ıcı olmasın; hakkaniyetten kopulmasın ve sair, kamu yarar ı
göz ardı edilmesin m ant ığ ıyla; temkinli, r ef leksli ve üzer i nde daha da çok müzakere
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 5
edilirse o kadar olgunlaşacağ ına, sağlık lı kanun üretebileceğimize olan inancım ızla
ref leks gösteriyor uz. Yoksa, hiçbir imizin, babam ızın şeyi değil burası. Yani
hiçbir imize özel bir çıkar sağlayacak değil.
Sayın İ yimaya’nın ilk top lant ıda söylediği çok güzel bir şey vardı: “Bu İç
Tüzük yapılmalı, yür ürlük tar ihi iki yasama dönemi sonr a olmalı.” Biz Elit aş’la ilk
buluştuğumuzda bu mant ıkla bak ıp yürür lük tarihini biraz uzun tutabilsek, belki derli
toplu, herkesin mut abakat içinde alt ına im za atacağ ı bir İç Tüzük’e sahip olm uş
olacakt ık. Ama, göz göre göre Anayasa’ya ayk ır ı yasa im al etmek de yasama
ruhuyla bağdaşmaz; bunun adı yasama olmaz, dayatma olur. Geçmişte, arkadaşlar
ilk toplant ıda söyledi, şu kadar def ada şu kadar maddesi değ işmiş bir İç tüzük var
orta yer de. Yani madde sayısı kadar neredeyse değişiklik yapılm ış ama hiçbir
sonuç alınamam ış, o günün ihtiyaçlar ı belki bir şekilde giderilmiş. Kısmen
çoğunlukçu ama genelde çoğulcu yaklaşımlarla İç Tüzükler yapılm ış ve o günün
iht iyaçlar ı gider ilmiş. Geriye dönüp bak t ığ ınızda, özellikle İ ç Tüzük meselesinde
Meclisim izin çoğulcu bir yaklaşım la, uzlaşmacı bir yaklaşımla İç Tüzük yapt ığ ını
görüyoruz. Şimdi, burada iktidar der ki: “Ef endim, biz geldik size, teklif ettik ama
siz yanaşmad ınız, kabul etmediniz.” Et meyeceğiz tabii. Etsek biz de sizin içinizde
bir parça olur uz, biz sizin dışınızdayız. Siz ne kadar doğru iş yaparsanız yapın ki
yapm ıyorsunuz ayr ıca, biz sizin bir eksiğinizi bulmak…
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayser i) – Bir daha söyler mis iniz baştaki cümleyi: “Ne
kadar doğru iş yaparsanız yapın…”
ENGİN ALTAY (İstanbul) – “Yaparsanız yapın ki yapm ıyorsunuz.”
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – “Yaparsanız yapın, it iraz eder iz.” diyorsunuz.
ENGİN ALTAY (İstanbul) – Demeyeceğim , bir dinle bakalım.
Biz daha iyisini ar arız. Bak ın, ben size bir şey söyleyeyim: Türkiye Büyük
Millet Meclisinde düşünceler kalıba sokulamaz. Mesela, Meclis başkan vekillerinin
sıkça yapt ığ ı bir şey var, 64’e ayk ır ı müdahale. Dün Sayın Kahraman da bunu, İç
Tüzük’ün 64’üncü madd esini açıkça ihlal etmek suret iyle konuşan hat ibin
değerlendirmeler ine alternatif yorum getir di.
Değerli millet vekiller i, bu Meclis konuşm ak için var. Bu Meclisin kürsüsünde
konuşan bir millet vekilinin söyledikleri Anayasa' ya ayk ır ı bile olsa, konu nizama
zar ar verecek bir if ade içinde dahi olsa, Meclis Başkanının buna müdahale hakkı
yoktur.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayser i) – Sayın Kahraman 83’üncü maddenin hakkını
kullanarak, Anayasa 83.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Sayın Kahraman, İç Tüzük’ün 64’üncü maddesiyle
“oturumu yöneten başkan ve başkan vekillerine men edilmiş bir işi” denerek, 64’ü
yok sayar ak müdahale etti, ne dedi? Tür kiye Büyük Millet Meclisi düşünceler kalıba
sokulamaz değer li millet vekiller i. Düşünceyi beğenirsiniz beğenmezsiniz. Orta
yer deki Anayasa’ ya ya da sisteme ya da bir yasaya, bir yönetmeliğe ayk ır ı olabilir.
Bir ülkede Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsündeki düşünce bir kalıba
sokulacaksa o Meclis kapansın gitsin kardeşim, bize öyle Meclis lazım değil. Bir
millet vekilinin “ Çok şükür hukuk iy i işliyor. Her şey ne güzel.” demek gibi bir
mecburiyeti yoktur. Dünyanın en iyi sistemi de bu ülkede olsa millet vekili daha
iyisini aramak, daha iyisine ulaşmak için eleştirel bakacaktır, eleştir el bak ıyorsa
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 6
millet vekilidir. Böyle şey olabilir mi? “Ef endi m, burada orta yerde bir düzen var, her
şey güzel. Konuşma bunun aleyhinde.” Böyle şey yok, adam düşüncesini
söyleyecek kardeşim . Biz hepimiz bunu dinleyeceğiz. Düşüncesini söyleme f ırsat ını
kaybetmemek için, onun ve bizim kaybet memek için demokrasiye ve h akkaniyet li bir
İç Tüzük’e ihtiyacım ız olduğunu bileceğiz.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin var lık sebebi, bir emir komuta zincirinde
çoğunluk part isinin merkezinden ve indirilen yasalar ı sürat li ve ser i bir şekilde
geçirmek değildir; o, en son işt ir. Türk iye Büyük Millet Meclisinin var lık sebebi,
öncelikle Meclisi var eden demokrasim izi yüceltmektir, bu ülkenin demokrasiyle
yaşayıp yür ümesine katkı sağlamakt ır. “Beş senede bir kere seçim yapar ız, millet in
takdirini şu veya bu şekilde alır sak her istediğimi zi yapar ız.” anlayışı
demokrasilerde olan bir anlayış değildir. Bizim gibi yar ım demokrasilerde, külüstür
demokrasilerde, az gelişm iş demokrasilerde görülen bir hastalıkt ır. Tekrar
söylüyorum: Uzlaşma kâr getirir, dayatma zarar getirir kazanana da kaybeden e de,
çoğunluğa da azınlığ a da.
Yemin ediyorum, inanarak söylüyor um: Buradan ettiğiniz hiçbir murat ve
maksat hasıl olm ayacak. Çünkü bunu, bu İç Tüzük’ü tümüyle ortadan
kaldıram ayacağ ınıza göre, en azından Anayasa’da teminat alt ına alınm ış kimi
haklar ort a yerde durduğu sürece ve Parlamento eşittir konuşmak -dünyanın her
yer inde böyle- olduğu sürece aha burada söylüyorum , çoğunluk partisine
söylüyorum: Bu işten zarar edeceksiniz.
Arkadaşım Ö zgür Bey’di galiba, söyledi: 100 maddelik kanun geliyor, şimdi
uyum yasalar ı gelecek KHK’yla yapmazsanız. Şu nezakette bulunmadık m ı biz:
Olumlu olan bütün maddelerde hiç konuşmadan hep bir likte oy ver erek geçirmedik
mi? Yani “Benim çoğ unluğum var, ben bunu geçir irim.” Ee, geçirirsin. İşte, o zaman
da Par lamentodan geçi receksen Parlamentonun o sistematiğine uyacaksın, o
bedele katlanacaksın, üç gün değil de alt ı günde geçireceksin ki ben muhalef et
olar ak tarihe ve kamu vicdanına, kamuoyuna karşı m üsterih olacağ ım. Ben de
diyeceğim ki “Kardeşim, ben bunu bunu bunu söyledi m. Şu kadar süreyle Türkiye
Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün bana ver diği haklar ı kullandım ama doğal olar ak
çoğunluk part isi Mecliste yasalar ı geçir me konusunda belirleyicidir diyebileceğim.”
Bu hakkım ı da elim den alacaksan bizi buradan sürün daha iyi. M illiyetçi Hareket
Partisiyle bir kanun yapın, Anayasa değişikliği yapın, deyin ki: “İki parti anlaşıp da
Meclis çoğunluğunun 367’sini sağlarsa, onlar isterse diğer partiler dört yıl, bir
dahaki seçime kadar Meclise giremez.” diye bir değişiklik yapın valla hi billahi daha
adil olur, daha makul olur. Böyle bir şey olabilir mi? “ Muhalef et konuşmasın
ef endim, niye konuşuyor?” Biz dalkavuk değiliz ki, biz kavuk sallayamayız, biz
yanlışa “ yanlış” demek için buradayız. Evet, parti hiyerarşisi var dır, bizim part imi zin
genel merkezinde de bir karar alınır, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun
millet vekiller i buna riayet eder ler, işin doğası ve doğrusu budur, buna bir şey
demem ama her söylenenin bir em ir komuta zincirinde kabul görmesi ve
Parlamentoya bunun yansıması Par lamentonun r uhuna ayk ır ıdır, ben bunu
söylüyorum.
Şimdi, Anayasa’nın –Kom isyon üyesi arkadaşlar ım ız çalışt ılar, ben şimdi hiç
if adeler e girmeyeyim - 2, 6, 7, 11, 25, 67, 68, 83, 87, 96 ve 98’nci maddeler ine bu
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 7
teklif ayk ır ı. Her m addede partim izin sözcüler i bunlar ı Komisyona anlatacaklar.
Beğenelim, beğenm eyelim, orta yerde bir anayasa var. Yüz küsur def a değişmiş
ama biz buna ne diyor uz? 12 Eylül Anayasası diyoruz. Şim di, 16 Nisandan sonra
yeni bir anayasa vücut buldu, bunu da beğenmiyor uz, beğenmeyeceğiz ama “Hayır
ef endim, ben bu 16 Nisan ref erandumundan sonra gelen Anayasa’yı kabul etmem.”
deme hakkını da kendim izde görmüyoruz. “ Mer i ama gayrim eşru” diyer ek bu ort a
yer deki Anayasa’ya biz uymaya yenisini yapana kadar devam edeceğiz. İ yi de
kardeşim, siz n iye uymuyorsunuz ya? Siz niye uymuyorsunuz? Saydım, kaç
maddesine ayk ır ı olduğunu iddia ediyoruz. Biri yanlış, ikisi yanlış, üçü yanlış; hepsi
mi yanlış? Hepsi mi yanlış? İşte yasama şımar ıklığ ı, çoğunluk şımar ıklığ ı dediğim,
içine düştüğünüz hâl bu hâldir . “Anayasa’ya ayk ır ı olabilir, benim Mecliste
çoğunluğum var.” İyi, varsa var, al hayr ını gör. Bir şey elde edemezsin. Size zarar.
Size zarardan geçtim, ne hâliniz varsa görün de bu Meclise ve bu millete zarar.
Bunu söylemeye çalışıyor uz.
Şimdi, şeklî ve sembolik, işlevsiz bir Meclise doğru gidiyor uz 16 Nisan
Anayasası yürürlüğe girdiğinde. Şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yasama
f onksiyonu, bütçe hakkı, denet im hakk ı ortadan kalk ıyor. İşlevsellikten şekilselliğ e,
etkililik ve belir leyicilikten se mbolikliğe dönüşen bir Meclisin üyeleriyiz. Bunu yar ın
siz de kabul edeceksiniz. Ben maddelere şimdi girmeyeceğim, 1’inci madde çok
açık. Yani üzerinde, tabii, t art ışmaya m uhtaç hâller var am a bu teklif harakir idir.
İktidar partisine sesleniyorum: Bu t ekli f le yasama organı harakiri yapmaktadır.
Sonuçlar ı bak ım ından kimseye bir hayr ı olmayacak. Bu teklif sayesinde “Hızl ı
çıkaracağ ız.” dediğiniz kanunlar ı daha bozuk, daha ar ızalı, daha sorunlu
çıkarmanıza vesile olacak bir teklif i getirdiniz. Biz Türkiye Büyü k Millet Meclisi
İçtüzüğü’nün bize ver diği imkânlar dâhilinde bu teklif in yanlışlığ ını bıkmadan,
yor ulmadan, usanmadan anlatmak zor undayız. Size düşen, Komisyon yönet imine
düşen, sabır la, sük ûnetle muhalef etin uyar ılar ını, ikazlar ını, yapıcı eleşt iriler ini
dinlemek. Dikkate alıp almamak çoğunluk partisi yetkililerinin ve yöneticilerinin
işidir ama tekrar tekrar söylüyorum: Par lamento kıym ettir, değerdir, millî iradedir,
millî iradenin tecelligâhıdır. Buradaki her üye, Parlamentonun her sayın üyesi çok
kıymet lidir, aziz m illetimizin vekaletini üstünde taşım aktadır. Bu bilinç içinde, bu
yaklaşım içinde misyonumuzun ve üstlendiğim iz görevin aziz millet imizin günlük
hayat ını kolaylaşt ır acak, geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak, memleketin
huzuru, ref ahı ve m ut luluğuna hizmet edecek bir perspektif le bakmak işin şanıdır,
yak ışanıdır. Parti hiyer arşisi içinde “Yuk ar ısı böyle istiyor, ne yapalım, yapacak bir
şey yok.” deyip geçiştirivermek Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin sayg ınlığ ına
halel getir ir. İsim ya da parti zikretmiyorum, bu herkes için, hepimiz için geçer lidir.
Komisyonun
bundan
sonr aki
süreçte
teklif i
bu
anlayış
içinde
değerlendirmesinde f ayda görüyoruz. “Biz böyle getirdik, virgülüne bile
dokunmadan
geçir iriz.”
mant ığ ının
da
f aydalı
olmadığ ını
dü şünüyorum.
Arkadaşlar ım ızın önergeleri de olacak maddeler kapsam ında; muhalef etten gelen
önergeler de muhalef etten çok size hayır var dır, bu çerçevede bakmanızı da on beş
senedir Mecliste bulunan bir arkadaşınız olarak naçizane size öner iyorum.
Dinlediğini z için teşekkür ediyorum. Komisyona çalışmalar ın bundan sonraki
aşamasında uyum, iş bir liği ve başar ı temenni ediyorum.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 8
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Alt ay, teşekkür ederim.
Sayın Cengiz Aydoğ du, buyur un.
CENGİZ AYDOĞDU (Aksaray) – Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, kıym etli arkadaşlar; yüce heyet inizi hürmetle selamlıyorum.
Ayr ıca, geçtiğimiz haf ta, bilhassa son birkaç gün içerisinde ülkesine, devlet ine, millî
var lığ ına, demokrasisine ve ver diği oya nasıl sahip çık acağ ını ve bu sahip çıkm a
tutumundan hiç vazgeçmeyeceğini t ekrar gösteren yüce milletim i sayg ıyla
selamlayarak konuşmama başlıyorum.
Parlamento “konuşulan yer” diyoruz. “Konuşulan yer” denince, bu konuşma
üzerine birkaç şey söylemek istiyorum arkadaşlar. “Dil, varlığ ın evidir.” der
Heidegger; dilim izin içine inşa ederiz bütün zihniyet imizi, bütün müktesebat ım ızı;
zihni bütün varlığ ım ızı dilim izle inşa eder iz; birbir imize dille alır, verir iz. Ancak yine
bilim adam lar ının söylediği çok ironik ve trajik bir şey de var: Teknolojinin
gelişmesinin, haberleşme imkânlar ının teknolojik hâle gelmesinin de konuşma
kabiliyet ini ve dilin ilet işim imkânını zayıf lattığ ını söylerler. Buna Türkiye özelinde
bir de son yüzyılda yaşadığ ım ız kült ür devrim ler ini eklerseniz biz konuşma
konusunda oldukça güçlük ler içer isinde olan bir millet hâline geldik. Dilim izi tam
olar ak öğretemiyor uz çocuklar ım ıza; dilim izin imkânlar ına, sözlük dağarcığ ına,
lügat hazinesine tam olarak vâk ıf değiliz. “Dilimin sınır lar ı dünyam ın sınır lar ıdır.”
diyor. Yine Malat yalı Niyazi Mıs r i “Dile hâkim olan mülke de hâkim olur.” diyor, dil
böyle bir şey. Yine bir başkası diyor ki: “Felsef i problem lerin yüzde 90’ı dili tam
kullanamamaktan doğar.” Tam burada bizim konumuza giriyor dil. Birbir imize
meram ım ızı dille anlatamazsak el kol har eket leri yapar ız; o zaman da anlatamazsak
ayakkabım ızı çık ar ıp f ır lat ır ız ama dilimizle meram ım ızı karşıya anlat ırsak çok
rahat bir iletişim imkânı olur.
Kıymet li arkadaşlar, kaymakamlığ ım ın ilk yıllar ında duyduğum bir sözü biraz
değiştir erek ar z etm ek isterim . Diyor ki: “Yabani konuşmaktan utanır, dövüşmekten
utanmaz.” Onun için, bizim bu İç Tüzük vesilesiyle Parlamentoda konuşma
hususlar ını konuşurken dilim izle olan muaref emizi, dilim izle olan ilişkimizi mutlaka
yeniden düzenlemek ve dil eğitim imizi, dil öğre timim izi geliştir mek zorundayız.
Değerli
arkadaşlar ,
parlament olar
zannedildiği
gibi
kanun
yapma
iht iyacından doğmam ışt ır, parlamentolar ın ilk ortaya çık ış sebebi kanun yapm ak
değildir, aksine bölüşme ihtiyacından doğmuştur; ilk çağlarda güç odaklar ının
öncelikle sahip olduklar ı güç ve yetkiler ini, sonra da toprağ ı, mahsulü, ticaret i ve
gelir i bölüşmek için kurduklar ı kurultaylardan oluşmuştur. Buna siz din adam lar ını
da ekleyin, kılıç soylular ını da ekleyin ve bunlar ın ilk anlaşt ık lar ı parlamentolar ın,
parlamentolara kaynaklık eden bu tür topluluklar ın ilk paylaşt ıklar ı, anlaşt ık lar ı,
ver dikleri kararlar paylaşım la ilgilidir, gelirin, mahsulün, toprağın, vesairenin.
Parlamentolar ın kanun yapması çok sonradır, yüzyıllar sonradır ve çok
muhataralı, çet in süre çlerden sonradır. İlk zamanlarda kanunlar, yapılan şeyler
değildi; kanunlar, bulunan şeylerdi, itaat edilen şeylerdi. Kanunun insanlar
taraf ından yapılması f ikri insanlığ ın bir gelişme aşamasıdır. Dolayısıyla, şunu
rahatlık la söyleyebiliriz: Anayasa hukuku yani yönet im hukuku mali hukuktan sonra
gelişm iştir. Önce mali hukuk gelişmiştir, insanlar ın bölüşme hukuku. Lakin
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 9
parlamento hukuku her ikisinden önce gelişm iştir. Neden? Bir araya nasıl
gelinecek, kim söz söyleyecek, bu sözler nasıl konuşulacak, bu adab ımuaşeret
dediğimiz o ilk, kanun yapmayan parlamentolar ın dahi bir araya gelmesi bir kurala,
kaideye bağlanm ışt ır. Şu anda konuştuğumuz İç Tüzük’ün de dâhil olduğu
parlamento hukuku bütün hukukun kaynağıdır diyebiliriz.
Ülkemiz açısından düşünüldüğünde, k ı ymetli arkadaşlar, parlamento hukuku
bizde çok düşünülmemiş bir konudur . Mesela üniversiteler imizde “parlam ento
hukuku” bilim dalı yoktur, anayasa hukukunun veya idare hukukunun bir bölümü
olar ak, bir k ısm ı olarak öğretilir. Hâlbuki bir par lament o hukuku o lmalıdır, yüce
Meclis bu konuda öncülük edebilir.
Biz de parlamento hukukunun kaynağ ı nedir arkadaşlar? Anayasa’da yer
alan hükümler, TBMM İçtüzüğü, Türkiye Büyük Millet Meclisinin İç Tüzük’le ilgili, İç
Tüzük benzeri ihdas ettiği kararlar ve Anayasa Mahk emesinin karar lar ıdır. Buna
mesela devlet hayat ım ızda cari olan teamüller i ilave edemiyoruz çünkü biz
teamüller ini dikkate almayan bir m illet hâline geldik. Çünkü cumhuriyetle bir likte bir
başlang ıç yapt ık, tar ihinin k ıymet ini, bir şeyin tarihî olmasının n e demek olduğunun
kıymet ini ıskaladık ya da zaruret lerden dolayı erteledik.
LEVENT GÖK (Ankara) – O söz sorunlu bir söz değil m i ef endim?
CENGİZ AYDOĞDU (Aksaray) - Hangisi ef endim?
LEVENT GÖK (Ankara) - “Cumhuriyetle beraber tarihimizi ıskaladık.” sözü.
CENGİZ AYDOĞDU (Aksaray) – Ef endim, bu sorunlu bir söz değil.
Cumhur iyet yeni bir başlang ıçt ır, yeni başlang ıç yapan bütün ülkeler tar ihler iyle
biraz soğuk durur lar. Bu çok teknik bir if adedir Sayın G ök. Mesela W inston
Churchill 1956’da f ilan bır ak ıyor Ba şbakanlığ ı. Bırakmadan önce İngiliz
Parlamentosu “Chur chill’in bir portresini yapt ıralım.” diye bir ressam çağır ıyor lar.
Churchill bahçesinde, ressam geliyor. “W inston, bir ressam gelmiş, kendisinin
modernist olduğunu söylüyor. Senin portreni yapacak, göre vlendirilmiş.” “ Modernist
mi? Adı ne?” diyor . Bir isim söylüyor, İngiliz ism i. “İngiliz ism i taşıyan birisi
modernist olamaz.” diyor. “Niye olamasın?” “Çünkü biz hiç modernist olma ihtiyacı
hissetmedik, çünkü biz hiç başlamadık, yeniden başlamadık. Almanla r, İtalyanlar
yeniden başlayabilir , onlar moder nist olabilir çünkü onlar yeniden başladılar.” Bu
çok müthiş bir sözdür, müthiş bir sözdür ve doğrudur. Neyi kastediyor Churchill?
Şunu: Sanayi İnk ılabı dediğimiz şey Paris -Londra hatt ında gelişm iştir ve bir k ültür
devrim ine müncer olmam ışt ır; İngiltere’de ve Fransa’da kültürel gelişmeler e, sosyal
patlamalar a sebep olmuştur ama zor aki bir tepeden kült ür değişmesine sebep
olmam ışt ır; ikisinin arasında çok büyük f ark vardır. Bu açıdan bak ıldığ ında, bizler
Avrupa medeniyet i dair esine girmek için bazı şeylerde sıf ırdan başladık, mesela
harf inkılabı gibi. Dolayısıyla, bu açıdan, yani…
LEVENT GÖK (Ankara) – “Harf inkılabı yanlış.” m ı diyorsunuz?
CENGİZ AYDOĞDU (Aksaray) – Ef endim, müsaade edin…
LEVENT GÖK (Ankara) - Sayın Başkan, hatibin konuşmasını bölmek
istemiyorum ama…
CENGİZ AYDOĞDU (Aksaray) – Müsaade edin…
BAŞKAN – Hepimizin f arklı düşünceleri olabilir yani. Şimdi, söylersek
konuşamayacak yani. Lütf en…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 10
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Biraz önce Sayın Altay 64’ü uya r dı...
LEVENT GÖK ( Ankara) – Yani, şunu if ade edeyim: Arkadaşım ızın da o
söylediği cümleye kat ılmadığ ım ızı biz de zabıt lar a geçirelim.
BAŞKAN – Tamam, yani…
CENGİZ AYDOĞDU (Aksaray) – Ef endim , şunu söyleyeyim: Ben tar ihe karşı
demedim, tarihle ilişkim iz pr oblemli dedim. Kelimeler imi dikkatle seçer ek
söylüyorum, lütf en… Her neyse.
Kıymet li arkadaşlar, demokrasilerde milletin hâkim iyet i ve Meclisin üstünlüğü
esast ır; bu, hiçbir şekilde değişt irilemez. “ Meclisin üst ünlüğü” prensibi bizim
Anayasa değişikliğimiz den sonra da esas olandır. Bu it ibar la, “İç Tüzük” dediğimiz
şey millet in hâkimiyet inin tecelli tar zını tanzim etmekten ibarett ir. İç Tüzük
konular ını konuşurken aslında millî ir adenin tecelli ve tasarruf tarzını konuşuyor uz.
Yani, meseleyi buradan aldığ ım ızda ne kadar önemli bir husus üzer inde
konuştuğumuzu, evet, “Bir ülkenin kanun yapma usul ve esaslar ını konuşm ak,
aslında o ülkede milletin Parlamentoya yansıyan tercihler inin nasıl hayata geçtiğini
konuşmak demektir ve “Parlamentolar konuşulan yerlerdir. ” deniyor. Par lament olar
yönet ilen yer lerdir. Bir inci işlevi par lam entonun kanun yapmaktır, bunu konuşarak
yapar, usulü odur. Bunu yaparken nasıl yapar? Her zaman uzlaşı olm asa da
konuşularak yapılan yer lerdir ve bu it ibarla bur ada dikkat edilmesi gereken şey,
millet in çoğunluğun dengesinin, ahenginin kurulması gerekir. Burada iktidar da
muhalef et de millet in seçip gönderdiği insanlardan oluşur. İktidar ve muhalef et
bir likte millî iradeyi oluştur ur par lamentoda. Almanya’dan kaynaklanan ve büt ün
parlamento h ukukuna, bütün evrensel olarak bir ilke geçen bir pr ensibi okumak
istiyorum. “ Millet vekilleri, bütün halk ın t emsilcisidir ler, yalnızca kendi vicdanlar ına
karşı sorum ludurlar. Hiçbir şekilde seçmenler ine ve part ilerine düşünce it ibar ıyla,
sorumluluk açısınd an, özgür lük açısından kayıt lı değildirler.” Bu, bizim ülkemizde
biraz pr oblemli bir sahadır. Bunlar bizim problem imiz, konuşacağ ız bunlar ı. Bizde
“mahalle bask ısı” denilen şey... Bunu geçtiğimiz yıllar da tart ışt ık. Millet vekilinin
kendi partisiyle olan il işkisi açısından problemlidir. Bunun bir şekilde düzeltilmesi,
bunu düzeltirken de birbirim izi suçlamadan... Çünkü hepim iz aynı ülkenin, aynı
anlayışın, aynı geleneğin, aynı zihniyet in bir şekilde bir yer inde duruyor uz.
Çoğulcu
dem okrasinin
gereğini
yapar ak
Par lamentoda
çoğunluğu
seslendirmeliyiz ancak çoğunluğun da ülkeyi yönetebilmesine imkân vermeliyiz.
Yani bunun bir diğerinin engellemesi, bir diğer ine üstünlük sağlanmasının önüne
geçilmeli. Parlament olar ın asıl işlevi -tek rar ediyor um - çoğunluğun ülke yi yönetilme
imkânının, f ırsat ının parlamentoda her zaman cari olmasıdır.
Kıymet li arkadaşlar, İç Tüzük’ün kapsam ı düzenlediği konular ın saha ve
sınır lar ı bilinmekle bir likte Anayasa Mahkememiz bir karar verm iş 1977’de, bu da
genel kabul görmüş. Burada d iyor ki: “ Bir kanunun İç Tüzük’le düzenlenebilmesi için
onun Meclisin çalışma alanı içinde olması gereklidir.” Burası çok önem li, Meclisin
çalışma alanı içer isinde olması. Meclislerin Anayasa gereği olarak görev ve
yetkiler i içinde olmayan konulara ilişkin çalışmalar ın İ ç Tüzük hükümleriyle
düzenlenmesi ve o yoldan Meclisler in gör ev alanının içine sokulması imkânsızdır. İ ç
Tüzük metinler i hukuki vasf ı itibar ıyla kanun değ ildir. Her ikisini de par lamentolar ın
yapmasına rağmen, kanun ile İç Tüzük arasındaki e n önemli f ark, İç Tüzük
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 11
hükümleri sadece millet vekiller ini bağlar. Kanunla bütün vatandaşlar a hüküm
getirilir, yükümlülük yüklenir. Bu itibar la yine Anayasa Mahk emesinin bu konudaki
bir karar ını ar z etmek isterim. “Meclislerin iç tüzükler i kendi çalışmalar ıyla ilgili
olmayan ve onlar ın sınır lar ını aşan konular ı düzenleyici hüküm koyamazlar. Zira iç
tüzüklerin hükümler i sadece ilgili meclisin çalışmalar ında uygulanacağ ından ancak
o meclis üyelerini bağlayabilir ve meclis iç tüzükler i Anayasa Mahkem esi
denet imine tabidir.”
Peki,
kanunla
İç Tüzük yapılabilir mi, İç Tüzük konular ı kanunla
düzenlenebilir mi? Hayır, düzenlenemez. Anayasa’m ızın ilgili maddesi bunu
yasaklam ışt ır. Gerçi bizim hukukumuzda bir kanun alanı yoktur. Kanunlar her alanı
düzenleyebilir ama İç Tüzük’le ilgili münhasır an Anayasa’m ızda hüküm bulunduğu
için kanunla düzenlenemez.
Yasama meclisler inin usul bak ım ından muhtar iyet lerinin önem ini işaret
etmek isterim.
Değerli arkadaşlar, amaçlar ın, araçlar ın, bak ış açılar ının, pratik gereklerin
ve tedbir ler in f arklılığ ından söz edebilir iz ama bu Parlamentoda ilkeler in
f arklılığ ından söz edemeyiz. Bu ilkeler hepimizin paylaşt ığı ilkeler olmalı. Ö yle
olunca Parlamentolar ı sağduyunun -yine bu ilkeler çerçevesinde - teknikle
denet lenmesi olarak tanımlaya bilir iz. Aksi hâlde sağduyuyu tekniğin emrine
ver emeyiz. Par lamento tekniğini sağduyuyla denet lemem iz gerekir. Buradaki
sağduyudan kasıt, millet ir adesidir, millet in sağduyusudur, millî sağduyudur. Şu
anda bizim Par lamentomuzda usuller in, yapt ığ ım ız işler i n ideal bir şekilde gittiğini
hiçbir imiz iddia edemeyiz. Ancak bu düzenlemenin de mutlaka geniş bir
konsensüsle ve birbirimizi anlayarak, birbir imizi engelleyerek değil, “Daha güzelini
nasıl bulur uz?” usulüyle yapılması ülk emizin ist ikbali açısından, Par la mentonun
ilkesi olmalıdır diyor um.
Sayg ılar sunuyor um.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aydoğdu.
Sayın Murat Em ir…
MURAT EMİ R (Ankar a) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tabii,
öncelikle
bir
sorunumuz
olduğu
ortada.
Sorunumuz
da
Parlamentomuzda ülkemizin ihtiy açlar ı doğrultusunda ver imli, nitelikli, kalit eli
yasalar yapmak ve bu yasalar ı da gerçekten zamanında yapmak konusunda
zor luğumuz olduğu ortada. Bu nedenle, çok uzun yıllardır bu nitelikler i sağlayacak
bir İç Tüzük yapmak için önemli çalışmalar yapıldı. S adece 23’üncü ve 24’üncü
Dönem de çok önemli çalışmalar yapıldı, çok büyük oranında anlaşıldı, hatta en son
neredeyse 20 madde kalm ışt ı üzerinde anlaşılamayan ve üzerinde anlaşılan 60’ın
üzerinde madde var dı. Bunlar la olması gereken çağdaş bir Parlamentoda yani hem
nitelikli, hızl ı, ver imli çalışacak ama aynı zamanda muhalef etin söz söyleme
hakkını, demokratik muhalef et hakkını ve bir yönüyle Meclisin gündem ini küçük de
olsa belir leme hakk ını güvence alt ına alan bir İç Tüzük yapma konusunda önemli
mesaf eler alınm ışt ı. Ancak bizce çok daha önem li bir sorunumuz var. O sorunumuz
da AKP'nin siyaset yapma anlayışıdır. Kendi dayandığ ı t abanını gerçek millet
sayan, onun dışındakiler i o dar millet tanım ının dahi dışında tutan ve toplumu
ayr ışt ırdıkça, bölüşt ürdükçe v e or adan tart ışmalar, f ay hatlar ı üret ildikçe kendi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 12
iktidar ını pekiştireceğini düşünen ama bu arada ülkemize ağır zararlar veren bir
AKP anlayışı var. Bu anlayışı, en son, hepimizin ortak olm ası gereken, hepimizin
ortak paylaşacağ ı alan olm asına rağmen 15 Temmuz anmalar ında dahi gördük. Öyle
bir anlayış ki ülkeyi en kritik noktalar dan dahi kutuplaşmaktan çekinmeyen bir
anlayış, dayatmacı bir anlayış, tart ışmaya açık olmayan bir anlayış, eleştiri
istemeyen bir anlayış. “Tarihe de benim bakt ığ ım gibi bakacaks ın, yak ın tar ihî de
tam benim gördüğüm gibi göreceksin, 15 Temmuz darbesini de tam benim istediğim
gibi tanım layacaksın, ben ne dediysem o olacak, savcılar ın iddianameler inden bile
alınt ı yapmayacaksın, benim istediğim gibi kutlayacaksın.” diyen bir anlayı ş. Siz
kime “terörist” diyor sanız, biz o sırada hemen ona “terör ist” diyeceğiz, kim birisine
siz “Art ık, bu terörist değil, bunlar la art ık anlaşıyoruz, uzlaşıyor uz.” dediğiniz anda
biz anında sizin gibi 180 derece döneceğiz. İşte, bu anlayış arkadaşlar, bi r şekliyle
kendisini bu İç Tüzük çalışmasında da or taya koyuyor.
23’üncü Dönemden bahsettim k ısaca, 24’üncü Dönemden bahsett im k ısaca,
Parlamento geleneğimizi ayr ınt ılar ıyl a konuşabilir iz. Çünkü def alarca kez
değişikliğe uğram ış bir İç Tüzük’ten bahsediyor uz ama bu İç Tüzük değişikliklerinin
neredeyse tamam ının aslında bir geniş uzlaşıyla ve ana muhalef etin mut laka
katkısıyla beraberce yapıldığ ını unutuyoruz ve önümüze böylesine bir dayatmacı
anlayışla, bize göre asla kabul edilemeyecek bir İç Tüzük teklif i yle geliyorsunuz.
Evet, bir sorunumuz var ama sorunumuzun kaynağ ı böylelikle çözülemez.
Çünkü kalit eli yasa yapmanın, nitelikli yasa yapmanın, yapboz yasalar ı yapmamanın
en önemli yolu ortak aklı yaşama geçirmektir. Bakın, daha 2010 uzlaşmasından ben
size rakamlar ı vereyim: Türk Borçlar Kanunu 649 madde, Türk Ticaret Kanunu
1.540 m adde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 458 madde. Bu maddeler anlaşıldığ ı
zam an hızla geçir ilmiş ve Türk hukuk tarihinde gerçek bir ref orm, bütün
Parlamentonun, iktidar ıyla muhalef etiyl e hatta burada o uzlaşmanın paydaşlar ı,
bizzat üyeler i bu koltuklarda oturuyorlar şu anda, bu yapılabilm iş. Bak ınız, bunlar
mümkündür. Ama “ Millet imiz bizden görev bekliyor.” “Sizin konuşmanızı dinleyecek
vaktim iz yok.” “Siz zat en boşa konuşuyor sunuz.” “Pa r lamento çalışmalar ı zaten
değersizdir.” şeklindeki yaklaşım lar la getirdiğiniz yasa tasar ılar ını tart ışmadan,
görüşmeden, eleştir meden ve Meclis gündem ini sadece sizin getirdiğiniz yasa
teklif lerine kitleyerek ancak getireceğiniz nokta bu, sorunlar ı arapsa çına dönmüş,
karmaşıklaşm ış, içeride ve dışar ıda gerçekten çökmüş bir devlet yapısını ortaya
getirmiş bir anlayış olur.
Bak ın, Sayın Elitaş daha bu teklif gelirken “Biz bu teklif le dört saat
kazanacağ ız, dört saati boşa harcamayacağ ız.” gibi bir açıklama y apm ışt ı. Bunu
şiddetle protesto ediyorum. Hiçbir Par lamento çalışması, hiçbir dakika, hiçbir
kelime boşa geçirilmiş bir vakit olarak değerlendir ilemez. Siz bizi beğenmiyor
olabilirsiniz ama biz, sizin oy alamadığ ınız diğer yüzde 50’nin temsilcileriyiz.
Dolayısıyla, bizim burada sizin değerli bulmadığ ınız şeyler i dahi söyleme hakkım ız
var. Sizin de değerli bulmadığ ınız şeyler öyle şeylerdi ki grup öneriler i için
konuşuyorum…
Sayın Elitaş, beni dinlemek lütf una ulaşır sanız sevinir im.
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Demin bana bir at ıf ta bulundunuz ama…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 13
MURAT EMİ R (Ankara) – Cevap ver in. Hayır, söylemedim dersiniz, cevap
vermekten çekinmeyin.
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Cevap vermeyeceğim çünkü çarpıt ıyorsunuz,
başından ber i çarpıt ıyor sun.
MURAT EMİ R (Ankara) – Ben nitelikli bir t art ışma ortam ı yar atmaya
çalışıyor um, duymanızı ar zu eder im.
BAŞKAN - Sayın Elitaş, lütf en…
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Şahsiyet le uğraşmasın Sayın Başkan.
MURAT EMİ R (Ankara) – Hayır, hiç şahsiyet le ilgili bir şey asla
söylemediğim ortada.
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – İç Tüzük’te şahsiyet le uğraşmamak var.
MURAT EMİR (Ankara) – Benim söylediğim açıkt ır, dinlerseniz duyabilirsiniz.
Ben dinlenilmemesine karşıyım. Aynı anlayış işte, Parlamentoda da muhalef etin
konuşmalar ını, muhalef etin sesini gereksiz sayan anlayış burada da kendisini açığ a
ver iyor. Şimdi, bizim grup öneriler le getirdiklerim izi anımsayın. 15 Temmuz darbe
girişim i, Aladağ yangını, çocuk istism arlar ı, kadın üzer inde şiddet, Soma, iş
cinayet leri. Bak ınız, bunlar değersiz konular m ıydı? Şimdi, bunlar ı sık sık
getiriyorsunuz, biz vakit kaybediyor uz anlayışını asla kabul etmiyoruz. Bu Meclis
millet in Meclisiyse, bu Meclis elbette ki sadece iktidar ın o anda gündem inde olan
yasa tasar ılar ını görüşmekle mükellef değildir. Elbette ki Tür kiye' nin gündem inden
kopamayacakt ır, kopmamalıdır. O gün Türkiye'de ne olduysa, o gün vatandaşım ız
bizden neyi bekliyor sa, o milletin kürsüsünden neyin konuşulmasını talep ediyorsa
o, elbette konuşulmalıdır ve konuşulacaktır. İşte, bizim temel itirazım ız d a bunadır .
Bunu beş dakikayla sınırlandıran bir anlayış, diğer süreleri vakitten kazınıyor uz
diye takdim ederse biz bunu asla kabul et meyiz arkadaşlar.
Şimdi, kaliteyi nasıl art ıracaksınız? Kaliteyi art ırmak için bak ın, benim
elimde bir belge var 24’üncü D önem’de anlaşılm ış ve ilkeler bütünü ortaya
çıkar ılm ış. Bu ilkelere bak ıyoruz ve neyin olması gerektiğini oradan anlıyoruz. Bu
bir mutabakattır, onu da bilgiler inize sunar ım. Elimizde f ırsat varken, elim izde 60’ın
üzerinde anlaşılm ış madde varken, böylesin e ilkeler varken, çoğunluğunuz varken
ve bizi de işin içine katmak olanağ ı varken ve sonuçta bütün millet vekiller inin,
bütün part ilerin, tüm Meclisin ve dolayısıyla milletim izin
sahipleneceği,
içselleşt ireceği bir İ ç Tüzük yapma olanağı varken niye tam ak sini yapıyorsunuz?
Bu sorunun cevabını bekliyoruz sizden.
Bak ın, ilkeler taslağ ında 2013’te ne demiş. “İktidar muhalef et karşıt lığ ının
yum uşat ılarak yasamanın yür ütmeye karşı anayasal bağ ımsızlığ ının ortak bir
zem inde savunulabilmesi için.” diyor. “Demokr atik bir İç Tüzük” diyor, “hızlı”
demiyor. Bak ın, sadece “hızlı” dem iyor, “ demokratik bir İç Tüzük” diyor.
Demokrasiden ne anladığ ınızı bir az önce if ade etmeye çalışt ım. “Uzlaşma kültürü
olacak.” diyor. “Çoğulculuk olacak.” diyor ve “böylelikle m illet vekil inin t oplumdaki
sayg ınlığ ı art ır ılacak” diyor. Bu hepimizin mutabık olduğu ilkeler arkadaşlar.
“Yasama ve denetim süreçler inin öngörülebilir liği sağlanmalı, Meclis çalışmalar ını
aylık temelde planlamalıdır.” İşte, bakın sizin aslında Meclisi çalışt ıram ıyor
oluşunuzun ve Mecliste yapılm ası ger eken çalışmalar ın yeterli nit elikle, yeterli
sürede yapılam ıyor olmasının en temel sorunu budur. Niye bu soruna el
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 14
atm ıyorsunuz? Biz yar ın hangi yasayı görüşeceğiz bileniniz var m ı? İçinizde bilen
bir isi var m ı, yar ın h angi yasayı görüşeceğiz?
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Grup başkan vekilleriniz biliyor.
MURAT EMİR ( Ankara) – Bak ın, çarşamba neyi görüşeceğiz? Ben bir
millet vekili olarak, bakın sorun o değil, cidden bunlar haf if e alınacak konular değil.
Bak ın, önem li bir k onuyu konuşuyorum, hepiniz buna hak verirsiniz, biz
millet vekiliyiz biz çalışmak üzere geldik, biz bu işlere vakit ayırmak için, dir sek
çürütmek için bur adayız. Üç gün sonra hangi yasanın konuşulacağ ını ben bilsem,
arkadaşlar ım bilse, çalışsak, ona göre pl anlasak daha iyi olm az m ı? Par lamentonun
günlük çalışt ığ ını hepiniz görmüyor
musunuz? Günlük çalışan bir Parlamento,
zam anını, haf tasını dahi planlamayan bir Parlamento nasıl hızlanacak? Ondan
sonra geliyorsunuz muhalef etin on dakikasını beşe indirirsek ş u kadar vakit
kazanacağ ız. Ee, tamamen kesin, tamamen vakit kazanın hatta kapat ın. Biz bunu
Anayasa değişikliğini getir diğiniz zam an da söylemişt ik. Kuvvetler ayr ım ını
böylesine yok ediyorsanız, yasama Meclisini Cumhurbaşkanına karşı böylesine
etkisizleşt iriyorsanız bu kadar maaşı, yolluğu vermeye gerek yok, kapat ın buralar ı.
Böylesine göstermelik bir Meclise ne ihtiyaç var? Şimdi, sizin bildiğiniz, bizim
bildiğimiz, dünya aleminin bildiğini yapm ak varken siz anlaşılamayan maddeleri bir
kısım anlaşılan madd eyle beraber getir ip tümü üzer inde m uhalef et anlaşm ış gibi
takdim edip buradan bir kapt ı kaçt ı anlayışıyla bir sonuç üretmeye davet
ediyorsunuz ve bu son derece antidemokratik, dayatmacı, kabul edilemez bir
tavırdır.
Devam ediyorum. “Torba kanun ve temel k anun uygulamalar ına son
ver ilmeli.” diyor, anlaşm ışız bu konularda. Niye getirm iyorsunuz? Elinizi tutan nedir
bu konuda? Kom isyonlar çalışsın diyor uz. Bak ın, Ahmet İ yimaya’nın güzel bir laf ı
var, o konuşmadan da konuşuyor: “ Hukuk yapma yer i komisyonlar dır, siyaset yapma
yer i Genel Kuruldur.” Doğrudur.
MUSTAFA ELİTAŞ ( Kayser i) – Doğru, kat ılıyor uz.
MURAT EMİR (Ankara) – Çağdaş bir parlamentoda komisyonlar ın çalışması
lazım, niye çalışm ıyor komisyonlar? Komisyonlar daha nit elikli çalışsın diye ne
getirdiniz? Niye yok, niye ihmal ediyorsunuz? Getirin, hep beraber
buradan
anından çıkartalım ama niyet bu değil, bunu ortaya koymak lazım arkadaşlar.
Yetkiler in yürütmeye devredilmemesi lazım. Bak ın, bırak ın yürütmeyi, yür ütme şu
anda sar ayda tekleşmiştir, kişisell eşmiştir ve Türkiye Cumhuriyet i’nin, yasama
Meclisinin yapacağ ı işleri, görevler i yürütmeye ve dolayısıyl a saraydaki tek kişiye
terk edilm iş dur umdadır. Bunu hepim iz biliyoruz, herkesin bildiği bir gerçeği burada
bir def a daha söylem ekten imtina etmeyelim.
“ Millet vekillerinin komisyonlarda ve G enel Kurulda yasama ve denet im
süreçlerine bireysel katılım olanaklar ı genişletilmeli.” Bir az önce Sayın Aydoğdu
bahsett i, millet vekillerinin tüm ülkeyi t emsil ettiği, bir eysel olar ak tüm ülkeyi temsil
ettiği gerçeğinin tarihsel bir süreç olduğunu söyledi, çok isabetlidir bu. Peki,
millet vekili eğer sadece bir parmak değilse, yasama f aaliyetlerine bireysel olarak da
katılacaksa ve tüm Türkiye’yi temsil ediyor sa o hâlde bu millet vekilinin grubundan
bağ ımsız olarak da P arlamento f aaliyetlerine kat ılmasının önü niye engellenm ek
isteniyor? Bur adaki ihtiyaç nedir? Buradaki iht iyaç çok açık ortada millet vekillerini
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 15
emir kulu sayan, yoklama memuru sayan ve Par lament o çalışmalar ına değ er
atf etmeyen anlayışın bir yansımasıdır.
Yine değerli arkadaşlar ilkeler den devam ediyor uz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
yasama, denet im ve çalışma süreleri yeniden düzenlenmeli ancak bu düzenleme üst
üste gece çalışmalar ını sabahlara kadar sürdürmek gibi sağlıksız koşullar da
olmamalıdır. Danışma kurulu karar lar ı bu ülkenin dışına çıkmamalıdır.” diyor.
Bak ın, şimdi bugün biz Komisyon çalışmasına geldik. Bu gece kaçta bu işin
biteceğini sadece Şentop biliyor. Ben bunu şiddetle protesto ediyorum.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Elitaş da biliyor olabili r.
MURAT EMİ R (Ankara) – Onu bilemiyoruz, orada bir sataşma olabilir, cevap
hakkı doğmasın.
Ama bir kişi biliyor veya o bir kişi bile bilmiyor telef on bekliyor bir yerden.
Bu, kabul edilebilir bir şey değil arkadaşlar, bu, hepim izi aşağ ılayan bir şey, bu ,
millî iradenin küçük düşürülmesidir. Bugün yedide mi bitecek, dokuzda m ı, sabaha
karşı beşte m i bitecek bilm iyoruz. Yar ın Genel Kurulda İç Tüzük’ü mü görüşeceğiz
yoksa
başka
bir
yasayı
mı
görüşeceğiz
bilmiyoruz.
Hepiniz
parmağa
indirgeniyorsunuz ve hepin iz yoklama memuru durumuna düşürülüyorsunuz. İşte bu
İç Tüzük de bunun bir uzant ısı, bunun bir yansıması. Bu nedenle hepinizi
şahsiyet inizi korumaya davet ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Em ir…
MURAT EMİ R (Ankar a) – Davet ediyorum canım, bir şey demedim.
BAŞKAN – 1’inci maddeyle ilgili görüşmenin…
MURAT EMİR (Ankara) – Sayın Başkan, ben bütünü hakkında konuşmadım,
konuşturulmadım ve izin ver irseniz ikisini birden değerlendireceğim.
BAŞKAN – Peki.
MURAT EMİR (Ankara) – Ama f arkındaysanız ne zaman uzatmak gibi ne de
aynı şeyi birkaç saat tekrarlamak gibi bir eylememiz yoktur.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
MURAT EMİ R (Ankara) – “Muhalef etin yönetim yollar ı tıkanmamalıdır,
danışma kurulunda gruplar ar ası uzlaşma sağlanarak her yasama yıl ında belirli
sayıda araşt ırma ko misyonu kurulmasının önü açılmalıdır.” Bak ın, burada
muhalef etin denetim hakkı nerede? Nerede denetim hakkı? Hiçbir yerde yok,
göremezsiniz, böyle bir iddiası da yok zat en.
Şimdi, bu ilklerden sonra değerli arkadaşlar, bizde az olan yasama hukuku
çalışmalar ından der lediğimiz birkaç kavram ı sizin dikkatinize sunmak isterim.
Şimdi, siz şöyle görüyor sunuz: Muhalef et yoklama isteyince bir hakkı suiist imal ett i.
Muhalef et bir ay önce terörle ilgili bir grup önerisi getirmişti, gene getirdi, gene bir
hakkı suiist imal et ti, bır akmıyor ki biz işimizi yapalım. Oysa, arkadaşlar,
parlamentolar uzlaşı yer ler idir ve bu uzlaşının da bir gereği olarak bir pazar lık
yapılır, bir aldı verdi yapıl ır yani bir yer de bir kanun eğer bir şekliyle biraz daha
hızlandır ılacaksa muhale f et de karşılığ ında bir konuyu daha f azla gündeme getirme
hakkını talep eder, doğrusu da budur, olağanı da budur, olması gereken budur.
Mesela, obstrüksiyon diye bir kavr am var, t ıkama ve obstrüksiyon kat ılımcı
demokrasilerde önemli bir yasama aracıdır. Y ani, bizim bazen yapt ığ ım ız o t ıkama
eylemler ini Meclisi t ıkamak gibi düşünmeyin, o aslında demokrasinin önünü açmak
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 16
üzere, Meclis çalışmalar ının kalitesini art ırmak üzer e yapıl m ış işlem lerdir, bunlar ı
bu anlayışla değerlendirmeniz lazım. Yani, obstrüksiyo n bizim bulduğumuz ve
parlamento hukukunda olmayan, bizim sizi zora sokmak için bulduğumuz bir yöntem
değil. Bu, normal yasama f aaliyetinin normal, hatta demokratik bir parçası sayıl an
bir kavr am.
“Verim lilik” diyorsunuz, biraz önce if ade etmeye çalışt ım. Ver imlilik tek
başına kullanılan bir kavram değil arkadaşlar. Ak ılcı ver imlilikten bahsedilir
parlamento hukukunda, rasyonel ver imlilik. Yoksa, parlament o öyle ser i başı, par ça
başı çalışan, ser i üretim yapan bir f abrika değil ki. Bak ın, her yapılan işlem de
aslında par lamentoyu, millet vekiller inin sayg ınlığ ını, Par lam entonun sayg ınlığ ını,
demokrasinin işlerliğini düşünmek, hesaba katmak zorundayız.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Acele işe de şeytan kar ışır yani.
MURAT EMİ R (Ankar a) – Nitekim öyle.
Şimdi, bur adan har eketle hem 1’inci madde üzerinde hem de bu teklif in
Anayasa’yla ilişkisi konusunda bir iki değerlendirme yapmama izin ver in.
Değerli arkadaşlar, bu metin birçok yönüyle Anayasa’ya ayk ır ı. Bir def a,
Millet Meclisinin et kinliğini sınır layarak ve bür okrasiye yasamayı teslim eder ek
kuvvet ler ayr ılığ ını yani Anayasa değişikliğinden sonra ner edeyse hiç kalmayan
kuvvet ler ayr ılığ ını da tamamen bit iriyor . “Madem kuvvet ler ayr ıl ığ ı yok, siz orada
f azla konuşmayın, hatta göstermelik olarak beş dakika konuşsa nız yeter, biz
bildiğimizi yapacağız, bizim süratle çalışm am ız gerekiyor.” Neyi sürat le
çalışacağ ız? Sarayda hazır lanan yasa t asar ılar ını hemen geçireceğiz. Kim hızl ı
giderse o en çok göze girecek anlayışı var.
Bunun ötesinde, egemenliğin kullanım ı, Mille t Meclisinin görevleri gibi bizim
Anayasa’m ızda ayr ınt ılar ıyla düzenlenmiş anayasal temel haklara ve normlara
ayk ır ı düzenlemeler içeriyor.
Çok temel yanlışlıklar ından bir isi de 96’ncı maddede. Sizin yoklamalardan
hazzetmediğinizi
biliyoruz.
Yoklama
isted iğim iz
zaman
aslında
bence
hoşlanmalısınız. Biz CHP Grubu olar ak oldukça f ormda bir grubuz, f ormda
olduğumuzu da ispatladık, 450 kilometre yür üdük. Tekrar yürümemiz gerekirse yine
yür ürüz, biz bunu yapabiliyoruz. Ama siz, bilirsiniz, hepiniz tanıksınız, o yoklama
istendiğinde hızlıca gelip Genel Kurul salonunda bir boy göst erip çık ıyorsunuz. Bu
kadar egzersizi bile kendinizden esirgemeyin, bence –bir hekim olar ak söyleyeyim buna ihtiyacınız var. Bunu kaldırmayın, yoklamalara uyun, biraz daha spor yapm ış
olursunuz. Bu, işin latif esi ama arkadaşlar yoklama yasama f aaliyet inin temelidir .
Üstelik, yoklama Anayasa’yla güvence alt ına alınm ışt ır. Bak ın, Anayasa’m ızın
96’ncı maddesi diyor ki: “Türkiye Büyük Millet Meclisi yapacağı seçim ler dâhil büt ün
işlerinde üye tam sayının en az üçte 1’iyle toplanır.” Demek ki neymiş? En az üçte
1’iyle t oplanacaksınız. Demek ki neym iş? Bunun alt ına düşemezsiniz. “Ya ef endim,
biz maddeler görüşülürken buna uymayalım.” Olmaz, uyacaksınız. “Biz bunu İç
Tüzük’te değişt irelim.” değiş tiremezsiniz, Anayasa 96 çok açık, değiştiremezsiniz.
Bu, gidecek ve dönecek. Ha, tabii, siz belki şunu hesap ediyor olabilirsiniz: Orada
art ık uzunca bir sür edir bir Anayasa Mahkemesi yok; var da mahkeme sıf at ı çok
tart ışmalı dolayısıyla belki ona güveniy or sunuz ama 96’ncı m adde bu kadar açıkken
yoklama hükmünü kaldıramazsınız. Bir başında, bir sonunda yapar ız, ondan sonra
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 17
eve gideriz, muhalef et ist iyorsa konuşsun, ist iyorsa konuşmasın, zaten karar alır ız,
sabaha kadar çalışt ır ır ız. E, t elevizyon yayını? V ar m ı yok mu belli değil. Meclis TV
yazm ışsınız, söyledik düzeltmiyorsunuz. Meclis TV’den yayınlayacağ ız diyorsunuz,
Meclis TV zaten yayınlıyor, iç sistemiyle ilgili bir şey. Yazsanıza şuna “TRT sür ekli,
ne kadar çalışıyorsa o kadar ver ir.” diye, o kadar m ı zor. Am a olmaz, geceler boyu
Parlamento çalışıyor görünsün, teklif ler bir bir gelsin geçsin, anlayış budur.
Şimdi, bur ada ben yine Sayın İ yimaya’ya bir at ıf yapacağ ım ama bu sef er
olumsuz at ıf yapacağım. Kendisi bu konuda, yasama hukuku konusunda bizde az
olan literatür den bir kaç örnekten bir ine sahip. Sağ olsun bunu bana hediye etti.
Siyaset Kur umunun Ortak Günahı Yasama Ref ormu isim li değerli makalesi. Bu
makalesinde son derece değerli tespit ler var, hepinize tavsiye ederim. Keşke bu
teklif i hazırlayan lar da en azından bu makaleyi okumuş olsalardı yer inde olur du,
çok önemli tespitler var. Ama bir yer ki –ben dikkatli okudum - katılm ıyorum. Bak ın,
diyor ki: “Toplant ı - kendi konuşmasında da söyledi - ve karar yeter sayılar ının İç
Tüzük sorunu olmaktan Anaya sa sorunu olmaya nasıl t erf i ettirildiğini –çıkış
garantisi dışında - açık layacak mant ıklı bir gerekçe bulunamaz. Toplant ı yeter sayısı
geçerliliğini yit irmiş bir paradigma olar ak görülebilir.” Yani, diyor ki: Anayasa, İç
Tüzük gibi olmasın, böyle toplant ı sayısı, karar yeter sayısı f alan İç Tüzük’te olsun,
bizim Anayasa’m ız daha yüksek bir norm olsun, bu niteliğine kavuşsun diyor.
Kavuşsun da bunu sağlayacak bir iktidar olması lazım önce. Ya, İç Tüzük ’le
Anayasa değiştir en bir anlayışa karşı Anayasa kendini güvence alt ına alm ış, diyor
ki “Kardeşim, sen, toplanacaksan üçt e 1, karar geçireceksen dörtte 1 orada
bulunacak, tartışmalar a kat ılacak.” Bunu bile kaldıran bir düzenlemeyle
geliyorsunuz karşım ıza, bir de diyorsunuz ki “Ya bunlar olmasın Anayasa’da, İç
Tüzük’le düzenlensin.” Bakın, İç Tüzük’le düzenlendiği zaman işte bunlar oluyor
Sayın İ yimaya.
Değerli arkadaşlar, bunun ötesinde, özellikle bu teklif in 1’inci maddesiyle ilgili
görüşümü de yeri gelmişken sizle paylaşayım, bulayım şöyle: Şimdi, buradaki
konunun ne olduğunu biliyoruz hepimiz. Bir def a bu teklif in yazılışında bir sor un
var, “ imtina etmek” diyor, imtina etmek iradi bir f aaliyettir; bunu biliyoruz ama
bunun bu t utanaklara geçmesi lazım en azından. Yani, iradesi dışında olan gelip de
yem in edeme yenler in bu madde kapsam ında olmaması gerekir. Çünkü, imtina etmek
iradi bir tavır dır. İradesi sakatlanm ış birisinin bu davranışından bahsedilemez; bunu
tutanak için söylüyorum. Mesela, tutuklu millet vekilleri vardı bizim partimizden de,
MHP’den de, gelip yemin edemediler uzun yıllar boyunca ama millet vekillikler i
devam ett i, özlük haklar ı tekrar devam etti; Anayasa Mahkemesinin de bu konuda
kararı var.
Şimdi, bunlar varken bu metnin bir def a biraz daha açık yazılması lazım; bir.
İkincisi: Benim gerekçele r le ilgili takınt ım olduğunu biliyorsunuz çünkü
gerekçeler kanunun aslına dâhildir ve ihtiyaç duyulduğunda gerekçeye bak ılır.
Şimdi, burada gerekçesinde diyor ki: “Geçerli mazeret i olmaksızın”, geçerli
mazeret, ne demek geçerli mazeret ? Kim karar verecek? Tekrar millet vekilin
millet vekilliğini salt çoğunluğun ir adesine bırak ıyorsunuz. Bir millet vekilini millet
seçecek, gelecek ve o m illet vekilinin sebebinin geçerli olup olmadığ ına Genel
Kurulun salt çoğunluğu karar verecek; olur mu bu? Bu, millî iradeye sa yg ıyla
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 18
bağdaşabilir mi? Bu, Anayasa’nın ihlali değil midir ? Bu düşünülebilir mi arkadaşlar?
Toplanın o zaman, bir kişinin millet vekilliğini düşürün. Bunu yapamazsınız. Geçerli
gerekçe diye bir şey koyamazsınız. Kim karar verecek buna? Salt çoğunluk; böyle
bir şey olam az. Bu açıdan da son der ece sakat bir düzenleme.
Ha, bize göre, milletvekili elbette yem in edecektir, hatta bir millet vekilin
yem in etmesi Genel Kurul çalışmalar ına katılmasının ön şart ı olduğuna göre, Genel
Kurula kat ılmayan, yeteri kadar Gen el Kurul çalışmalar ına yasanın ve Anayasa’nın
öngördüğü biçimde katkı vermeyen milletvekilinin özlük haklar ının düşürülmesinde
bir sak ınca yoktur, elbette düşürülebilir. Kaldı ki bu şu anda Sayın Zana için de
yapılabilecek bir şeydir. Ama, siz bunu yapmak yerine toplum un kabul edemeyeceği
bir hassasiyet üzerinden, bir İç Tüzük değişikliğiyle tüm seçilmiş millet vekillerinin
gelecekte bir salt çoğunlukla millet vekillikler inin düşürülebileceği bir noktaya
taşıyorsunuz. Her zam anki gibi krizden f ırsat çıkarma e ğilimi. Bu yanlışt ır
arkadaşlar, bu yanlışt ır. Bu yanlışlığa girmeyin. Çözüm bellidir, çözüm basittir ve
çözüm de mut laka seçilmiş millet vekiline sayg ı olmak zorundadır. Bu maddenin bir
an evvel düzeltilmesi gerekiyor.
Teknik açıdan da m illet vekili seçild i, Anayasa’m ızın hükümleri var. Yem in
etmek neydi? Yemin etmek sadece Genel Kur ul çalışmalar ına kat ılmanın bir ön
şart ıydı. E, o hâlde siz bir İç Tüzük değişikliğiyle, bir İç Tüzük kararıyla bir
millet vekilinin millet vekilliğini nasıl düşür ebilirsiniz? Bu olanaklı m ıdır? Anayasal bir
hakkı Anayasa’da bir millet vekilinin milletvekilliğinin nasıl düşürüleceği belliyken İç
Tüzük’le nasıl değişt irebilirsiniz? Burası Anayasa Komisyonu arkadaşlar. İç tüzükler
niye Anayasa Kom isyonunda konuşuluyor çünkü iç tüzükle r bir yönüyle olağan
kanunlar ın çok üstündedir ve Anayasa Komisyonun öncelikle bu İç Tüzük değişiklik
teklif lerinin Anayasa’ya uygunluğunu var sa düzeltmesi, ayk ır ılık lar ı bertaraf etmesi
beklenir, gereklidir. Bu açılardan son der ece sakat bir maddeyle karş ı karşıyayız.
Şimdi, ben daha f azla uzatmayayım, diğer maddelerde gerektiği yer de görüş
bildirir im. Yalnız, bir konunun alt ını daha çizme ihtiyacı içer isindeyim çünkü Sayın
Parsak geçen oturumda alt komisyonda da, normal komisyonda da Cumhuriyet Halk
Partisinin şu 15’inci maddeyle ilgili olar ak görüşler inin biraz karmaşık olduğunu,
kendisinin anlayamadığ ını, def aatle sorduğunu ve cevap alamadığ ını söylemişti,
ben de kendisine alt komisyon tutanak lar ını okuyarak gerekli cevabı vermişt im.
Ama, bu konunun üst ünde bir-iki dakika daha durmaya gerek var.
Değerli arkadaşlar, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Anayasa’ya, her ne
kadar gayr imeşru olmakla beraber mer i olduğu için son değişiklik hâline de, ilk 4
maddesine de ve vatanım ızın bölünmez bütünlüğüne de so nuna kadar sayg ılıyız,
sonuna kadar sahibiyiz bu kavram lar ın; buralarda hiçbir tart ışma yok. Ama,
Anayasa’m ızın 83’üncü maddesi kürsü dokunulmazlığ ını düzenler. Bir millet vekilinin
kürsüde söylediği sözlerden dolayı sorumlu tutulamayacağını, hatta kürsüde
söylediklerini dışar ıda söylerse dahi sorumlu tutulamayacağını düzenler. Bu hak
millet vekillinin şahsına ver ilm emişt ir. Bu hak, millet vekili nezdinde millî iradeye
duyulan sayg ıdan dolayıdır. Başka kişiler bazı kavramlar ı, bazı sözler i söylediğinde
cezai takibata uğrarlar ancak millet vekili bunu yaparsa cezai takibata uğramaz,
dokunulmazlık kapsam ındadır çünkü o millet vekilidir, millet adına konuşmaktadır.
Yapılan düzenlemeyle öyle bir şey yapılıyor ki bir başkası konuşunca sor un
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 19
olmayacak bir şeyi millet ve kili kürsüden söyleyince ceza alacak. Böyle bir şeyi
aklın, mant ığ ın alması mümkün müdür? Ceza yasasında suç olmayan, suç olar ak
tanım lanmayan bir şeyi dahi m illet vekili söyleyince disiplin cezası alacak, par a
cezası alacak. Bu, hangi aklın ürünüdür, hangi yüksek zekanın bulduğu bir çık ışt ır;
bunu anlamakta güçlük çekiyor um. Açık seçik Anayasa’ya da ayk ır ı, vicdana da
ayk ır ı, evrensel huk uk ilkeler ine de ayk ır ı. Kaldı ki kim karar verecek bunlar ın suç
olduğuna, cezalandır ılması gerektiğine? Meclis çoğunluğu karar verecek. Bak ın,
yine salt çoğunluğa bağlanan bir milletvekili iradesi. Yani, niyet, millet vekillini
konuşturmamak, salt çoğunluk ne diyor sa ona uymak. Konuşmam ın ilk başında
söylediğim, “Bizim gibi düşüneceksin, bizim gibi bakacaksın. ” yaklaşım ı. Oy sa, biz
düşünce özgürlüğünden yanayız, if ade özgür lüğünden yanayız. Sadece biz değil,
Anayasa’m ız if ade hürriyetini her vatandaş için tem inat alt ına alm ışt ır. “Burada
if ade hürriyetinin sınır ı neresidir?” derseniz suça teşvik, sucu ve suçluyu övmedir.
Bu zaten bizim İç Tüzük’ümüzde var, düzenlenm iş, düzenlenmiş bir maddedir, aynı
madde içer isinde var zat en, (4) ’üncü f ıkrası. Dolayısıyla, ortak tarihî geçmişim iz
gibi… Bak ın, Sayın Aydoğdu biraz önce if ade ett i, dedi ki: “Tarihle ilişkimiz
sorunlu.” Bu tespit çok yerindedir, doğrudur. Türkiye Cumhur iyet i’nin tarihle ilişkisi
sorunlu olmuştur her zaman. Dolayısıyl a, bir ortak tarihten bahsetmek her zaman
mümkün değildir. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir ortak tarih anlayışım ız
var elbette. Ama, bizim an layışım ıza uymadı diye, bizim ortak tarih anlayışım ıza
sığmadı diye biriler ini cezalandırmak bizim aklım ızdan geçmez.
Aynı şekilde, Anayasa’nın ilk 4 ilkesi, biz sonuna kadar laiklikten yanayız,
laikliğin yılm az bekçiler iyiz. Ama, biz “Laiklik kaldır ılsın , laiklik olmayıversin.” diyen
bir Meclis başkanının bu yüzden cezalandır ılmasını istemeyiz çünkü biz
demokratiğiz, diyor sunuz ki: Ya, geç bunlar ı, biz zat en öyle bir şey yapmayacağız,
bizim yapacağ ım ız belli, bunu nasılsa salt çoğunluğa bağlıyor uz, biz ço ğunluğuz,
biz onlar ı görmezden geliriz, ‘Anayasa’nın ilk 4 maddesi değişsin.’ diyenleri
görmezden gelir iz ama Anayasa’nın ilk 4 maddesine dönük bir başkası bir eleştiri
yaparsa, beğenmediğimiz bir şey söylerse gereğini yapar ız.” Ama, bak ın, keser
döner, sa p döner; gün gelir, hesap döner. Bu işler t ehlikeli işlerdir. Gelin,
Türkiye’ye hak ettiği demokratik ölçülerde bir İç Tüzük kazandıralım. Bu yaklaşım lar
hiç kimseye bir şey kazandırmaz.
Bak ın, bir tart ışma daha alt komisyonda da söylendi, mesela, Dersim, Dersim ’i nasıl
tanım ladığ ım ız çok önemli, herkesin ayr ı bir Dersim’i var, hatta coğraf i bölgeler
üzerinden Dersim deyip dememek bile bu İç Tüzük’le yasaklanıyor, öyle görünüyor;
bilmiyoruz, aklınızdan geçeni bilmiyor uz. Hukuki öngörülebilir lik diye bir şe y var.
Yani ben o kürsüye çıkt ığ ımda ne söylersem suçlanır ım, ne söylemezsem
suçlanmam; nereden bileceğim ben bunu, nasıl bileceğim? Birinin bunu bana
anlatması lazım. Basından duyuyoruz, şu kelime söylenmeyecek diye. Peki, öbürü
dese ki şu kelime de söyle nmeyecek. Nereden bileceğiz?
Bak ın, iktidar ınızın şeyini söyleyeyim: 2010 yılına kadar başka bir polit ika
yür üttünüz, 2010 yıl ında bambaşka bir polit ika yürüttünüz.
Valinizin sözünü ben bugün Tayf un Atay’ın yazısından aldım. 2010 yılında
1’inci Uluslarara sı Tunceli (Dersim) Sem pozyumunu’nda diyor ki Sayın Vali: “Devlet
doğusuna art ık namlunun ucundan bakmamaktadır.” Yani Sayın Vali diyor ki bug üne
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 20
kadar devlet namlunun ucundan bakt ı. Peki, nasıl açıklayacaksınız bunu? Bugün bir
millet vekili çıksa, “Dersim” dese ne diyeceksiniz? Bunlar ı tart ışmaktan niye
korkuyoruz?
Herkes
siyasi
pozisyonunu,
tarih
alg ısını
kendisine
göre
düzenleyebilir, açıklayabilir. Açıklasın, bu komplekslere ne gerek var? Üstüne
üstlük dışar ıdaki, kürsü dışındaki bir inin rahat konuşabild iği bir konuda m illet vekili
gelip konuşamayacak. Buna da “millî irade” diyeceksiniz. Bu aşağ ılık kompleksinin
nedeni nedir? Kimi t atmin etmeye çalışıyorsunuz?
Değerli arkadaşlar, sözlerim i burada bağlarken, ben yine -benden duymuş
olmayın- Sayın İ yimaya’nı n bir par agraf ıyla konuşmam ı bitireyim. “Bu bölüm ün
sonunda önemle ve vurguyla belirtelim ki partiler ar ası uzlaşmaya dayanmayan İç
Tüzük işlevli bir yasa veya İç Tüzük değişikliği gir işim i gerilim i tetiklemekte, usul
adaletini bozmakta ve sonuçsuz bir çab a olmaktan öteye gidememektedir.
Parlamento tar ihi bu konuda ders verici kötü örnekler le doludur.”
Bu örnekler hangileri biliyor musunuz? Bak ın, bu daha önceki, 1960’tan
önceki, 1957’deki İç Tüzük değişikliği ve bu daha sonr aki 2001’de getir ilen
değişiklik ve bir m illet vekilinin şehit olmasıyla sonuçlanan değişiklik. Bunlar la
sonuç alamazsınız. Hâlâ olanak vardır, anlaşılm ış maddeler vardır. Meclisin etkin,
nitelikli, hızl ı ve m illet imizin beklediği yasalar ı çıkarması konusunda biz de son
derece sorum lu muh alef et olmanın gereğini her zaman yapt ık, yapmaya devam
eder iz. Beyhude çabalar ı bırak ın, Meclise biraz sayg ılı olun ve bu İç Tüzük teklif ini
bir an evvel geri çekin diyorum, sayg ılar sunuyor um.
BAŞKAN – Sayın Em ir, çok teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşla r, saat 12.32. 13. 30 gibi ara vermeyi düşünüyorum, 14.15
gibi de tekrar açmayı düşünüyorum.
Söz sırası Sayın Meral Danış Beştaş’ta.
Sayın Beştaş, buyur un.
MERAL DANI Ş BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, değerli millet vekilleri; ben
de hepinizi sayg ıyla selamlı yorum.
İç Tüzük üzerinde konuşuyoruz, 1’inci maddeye geldik ama gerçekten bu İç
Tüzük değişiklik teklif inin Anayasa' ya aykır ılık iddialar ı, gerçekten önümüze getir iliş
yöntemi hakkında birçok görüş iler i sürüldü ama bunlara dair maalesef tek taraf lı,
muhalef et olarak bizler if ade ediyoruz. Ama hiçbir dikkate alınmadan hızla t ıpkı
gerekçede olduğu gibi İç Tüzük bir t akvime yetişt ir ilmeye çalışılıyor çünkü malum,
İç Tüzük görüşm eler i bitt ikten sonra Par lamento tat ile girecek. Aslında
millet vekiller inin de bi r anlamda beklediği bu ama bizim acelem iz yok. Yani bu İç
Tüzük değişikliğinin gerçekten sağlıklı bir tart ışma zemininde yapılm ası gerekiyor .
Zira İç Tüzük, hepimizin hemf ikir olduğu üzere, Meclisin anayasası niteliğinde.
Muhalef etin temsiliyeti, muhalef et in iktidar ı denet lemesi noktasında en önemli
düzenleme olarak önümüzde duruyor.
Şimdi, İç Tüzük değişiklikler i normalde nasıl yapıl ır ? İç Tüzük değişiklikler i
Parlamentoda grubu bulunan bütün siyasi partiler in aslında üzer inde uzlaşması
gereken bir met indi r çünkü İç Tüzük, sadece iktidar ı ya da bir likte hareket ettiği
başka bir muhalef et partisini bağlamaz. İç Tüzük, bütün parlamenter ler i bağlayan
ve herkesin ona uymak zorunda olduğu bir metin özelliğindedir. Bu nedenledir ki
geçmişte İç Tüzük değişiklikler i konusunda f arklı tar ihlerde uzlaşma komisyonlar ı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 21
kurulmuş, İç Tüzük değişiklikler i üzer inde muhalef etin de onayının olması gerektiği
noktasında bir ak ıl ortaya konmuştur, bir pratik ortaya konmuştur. T ıpkı
anayasalar ın değ iştirilmesinde olduğu gibi, İç T üzük değişikliklerinde de usul,
kesinlikle hiçbir part inin aslında dışlanm aması gerektiği noktasındadır. Anayasalar
tabii daha geniş bir skalayı kapsar çünkü Anayasa, toplumsal sözleşme niteliğ inde
ve Anayasa değişiklikleri 80 milyon yurttaşı bağladığ ı içi n Anayasa değişikliklerinin
sadece Mecliste grubu bulunan siyasi partiler t araf ından değil, aynı zamanda diğer
bütün kesim ler in, f arklılık lar ın, sivil toplum örgütlerinin, demokratik kamuoyunun da
içinde olması gereken metinler. Am a maalesef bu dönemde ne Anayasa
değişiklikler i ne de İç Tüzük değişikliği ne de Par lamentoya getir ilen kanun
değişiklikler i ne toplumun bilgisi dâhilinde ne muhalef et partisinin bilgisi dâhilinde
ne bir tart ışma zem inimiz var ne de bunlar a dair muhalef etin tek sözünün kabul
edild iği bir siyasi atmosf er var. Açıkçası yasa yapım yönt emi, Anayasa yapım
yöntemi ya da Meclis İçtüzüğü gibi belgelerin mutlak suret te toplumsal kat ılım a,
çoğulcu yaklaşıma sahip olması gerekiyor. Eğer Anayasa’m ızda “Türkiye bir huk uk
devletidir.” yazıyor sa, Türkiye de demokrasiyle yönet ilen bir ülkeyse demokrasinin
asgari kurallar ını bizim yerine getirmem iz gerekiyor. Ancak şu anda iktidar da olan
parti özellikle Anayasa değişiklikleriyle bir likte diğer muhalef et partisiyle birlikte,
MHP’yle bir likte çoğunluğ a dayalı bir güçle bütün istediklerini Meclisten geçir me
çoğunluğunu elde ettiler. Peki bu çoğunluk, gerçekten yasa yapım yöntemi, İç
Tüzük değişiklik yapma yöntem i, Anayasa değiştirme yöntemi olarak, doğru,
anayasal yani “Sayı tutuyor, o zaman değiştir iyo r um, ref eranduma götürüyor um,
değişti.” diyebiliyor, diyor zaten; hani, bunun bir şeyi yok. Peki bu meşru mu?
Bence burada meşr uiyet kavram ını tart ışmam ız gerekiyor. Gerçekten iki partinin
hem de kamuya kapalı bir şekilde hem de toplumsal katılıma kapalı b ir şekilde
sadece kapalı kapılar ardında t ıpk ı Anayasa değişikliğinde olduğu gibi, bilum um
pazar lıklar ın döndüğü iddialar ıyla ve olduğu varsayım ıyla hatta ver ileriyle bu
değişiklikler önümüze geliyor. Biz ne konuşuluyor, hangi maddeler i hangi parti
getiriyor, hangi parti hangi konuda taviz veriyor, gerçekten siyasetine uygun mu
değil mi, bunlar ı ancak kendileri açık larsa bizler burada öğrenebiliriz ama
açıklam adıklar ı müddetçe bizim burada muhalef et partiler i olarak yorum yapma
hakkım ız var. Biz mevcut dışa yansıyan ver iler le, dış dünyaya yansıyan
söylemler le, siyasi söylemler le bunu yor umlayabiliriz.
Şimdi, bu nedenle ilk başta not etmek istediğim mesele, tıpk ı Anayasa
değişiklik teklif inin o süreci olduğu gibi, İç Tüzük değişiklik teklif inin de getir iliş
yöntemi şu anda t art ışma yönt emimiz ve bu İç Tüzük değişikliği gerçekten
yasallaşırsa da meşru değildir, gayrimeşrudur. Gayr imeşru olması çok çok önemli
bir meseledir. Herkes Sayın İ yimaya’yı ref ere edince özellikle kendisine bakar ak
anlat ıyorum çünkü ben d e makaleler ini çok okudum gerçekten, kendisini hedef
seçtim anlatma olarak ama tabii ki herkese anlat ıyorum.
İç Tüzük değişikleri şu anda meşr u bir şekilde hazır lanmam ışt ır, gelmemiştir; bunu
söyleyelim. Neden? Bu İç Tüzük değişiklikler i sadece MHP ve AKP ’ye
uygulanmayacak ki, bize uygulanacak. Biz de orada halkın iradesiyle seçilmiş
parlamenter leriz. Söz hakkım ız k ısıt lanıyor, kürsü dokunulmazlığ ı ortadan kalk ıyor,
istediğimiz sözü söyleme alanım ız daralt ılıyor, Anayasa 83’teki yasama
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 22
sorumsuzluğu tümüyle raf a kaldır ıl ıyor; yemin metni, bir azdan anlatacağ ım yemine
yaklaşım ım ızı, bunlar ın tümü bizi bağlayan unsurlar, bizi bağlayan ilkeler hâline
dönüşecek. Peki neden biz muhalef et partisi olar ak bu yapım sürecinde bu
eleştir ilerim izin dikkate alınması t aleb imize yanıt bulmayalım? Yani, burada işte
tam da bask ıcı bir yöntem var. “Hayır, benim parmak sayım yetiyor, ben bu
değişiklikler i bu sayıyla geçirebiliyorum, istediğim değişikliği yapar ım.” Doğru,
istediğiniz değişiklikler i yapabilirsiniz ama bu meşru değ ildir; bu, demokratik bir
hukuk devlet inde asla kabul edilebilir değildir, bunun adı maalesef , bütün dünyada
olduğu gibi siyaset literatür ündeki karşılığ ı tot aliter izmdir, bask ıcılıkt ır ve
çoğunluğun azınlığa tahakkümüdür, bunu bu şekilde kabul etmemiz laz ım.
Şimdi, peki, bu yem in metnine gelirsek... Yani bu konuda da gerçekten nedir
bizim tarihim iz yani yüz yıllık cumhur iyet tarihinde nasıl bir hâle geldik bugün ve
niye bu İç Tüzük’le yem in değiştir iliyor? Bunun arka planını, tarihsel arka planını
gerçekten, en azından değişt irme gücünü elimizde bulunduramazsak da parmak
sayısı olarak, muhalef et olarak bunlar ı tarihe not düşmek ist iyoruz, bu tutanaklar da
bunlar yer almalı. Şimdi, hâlâ biz bir darbe anayasasıyl a yönetilmeye devam
ediyoruz. 82 Anayasası hepim izin yine Uzlaşma Komisyonundan ve yapt ığ ım ız
açıklam alardan bildiği üzer e bir darbe anayasasıdır, darbeci generallerin
hazır ladığ ı bir Anayasa’dır ve bu Anayasa yürür lükte. Bu Anayasa’nın yapılmayan
eleştir isi kalmadı, bizzat iktidar partisi taraf ından, b izzat şu anda İç Tüzük
değişiklik teklif ine imza atan Milliyetçi Hareket Partisi tar afından. Bizler zat en bu
Anayasa’nın tümden kaldır ılması ve yeni, demokratik, gerçekten Türkiye
yurttaşlar ının tümünü kapsayan bir anayasa yapılm ası gerekliliğini her zaman
söylüyoruz, bu bizim temel stratejik yaklaşım lar ım ızdan biridir. Fakat darbe
anayasasına yapılan eleştir iler bir anda unutuldu. 2010 r ef erandumunda iktidar
partisinin kampanya propagandalar ını hepim iz çok iyi anım sıyor uz, haf ızalar ım ız
taze çünkü çok uzak bir tar ih değil. “Kenan Evren’i yarg ı önüne çıkaracağ ız.” diye,
“12 Eylül darbeciler iyle hesaplaşacağ ız.” diye muazzam bir propaganda yapıldı. O
değişiklikte en çok tart ışılan maddelerden biri dar becilerin, Kenan Evren’in ve o
kesimin yarg ılanacağı yönünd eki savdı ve bu büyük bir popülizmle, büyük bir
propaganda bombar dımanıyla halka yansıt ıldı ve gerçekten Kenan Evren yarg ılandı.
Yarg ılandı m ı emin değilim, mahkemeye çıkmadı, yatağ ında oturdu, işte SEG BİS
aracılığ ıyla if ade ver di ama bir iddia vardı, “Biz yarg ılayacağ ız, bu halka, Türkiye’ye
yapt ıklar ının hesabını ödeyecekler.” İktidar part isi o zam an bunun arkasında
duruyordu ve diğer ref erandum paketindeki maddeleri bir t araf a bırakarak, saklı
tutarak eleşt iriler imizi bunun ileri bir adım olduğunu, darbe ihtimallerini ortadan
kaldırmak için Türkiye’yi gerçekten dem okratik bir hukuk devlet i yapmak yolunda
ilerleyebilmek için yüzleşmeyi her zaman savunduk ve dar becilerin gerçekten hesap
vermesi gerekiyor. Peki, şimdi darbeciler le niye kol kolayız, niye 82 A nayasası’nın
arkasında duruyoruz? Biz durmuyoruz t abii, bunu söylerken iktidara söylüyorum.
Darbeciler hâlâ aynı darbeciler, bu Anayasa hâlâ dar be anayasası, bu Anayasa hâlâ
antidemokratik hükümleri havi bir Anayasa. Bu kadar değişiklik yapıldı. İşte daha
yeni, çok yak ın tar ihte 16 Nisan ref erandumu. İstenildiğinde bu dar be anayasasının
istenilen hükümler i ayık lanıyor. Demokrasi adına eskiden yapılıyor du, şimdi tabii
ibre tersine döndü, bask ıcı ve daha çok, çoğunluğun tahakkümünü tahkim etmek
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 23
için bu değişiklikler yapılıyor. Peki, darbe anayasasına sahip çıkma değil mi bu?
Kesinlikle şu anda iktidar partisi bu darbe anayasasının savunmasını yapıyor,
savunusunu yapıyor. Art ık şu tezi ileri süremez geçmişte söylediği gibi: “ Biz dar be
anayasasını kaldırmak isti yoruz, yeni demokratik bir anayasa yapmak istiyoruz ama
gücümüz yetmiyor.” Bunu söylüyor lardı ve t ırnak içinde, haklı olduklar ı yönler de
var dı, sayılar ı yetmiyordu, 367’ye yetm iyordu, ref eranduma götürecek 330’a da
erişmiyordu ama şu anda öyle bir problem yok. Şu anda iktidar partisi MHP’yle
bir likte -eğer söyledikler i sözler hâlâ geçerliyse ki değil, bunu biliyoruz - 330’la
rahatlık la 82 dar be anayasasındaki antidemokratik hükümleri –yemini kasteder ek
söylüyorum - yemin dâhil bütün bunlar ı ayıklayabilir, ha lka götürebilir. Bunun
önünde bir engel yok yani çoğunluk kendilerinde; biz muhalef et etsek de, biz,
Halklar ın Demokratik Partisi, CHP kendisi karar ını ver ir. Şu anda iktidar ın elinde
330 var, sözlerini yer ine getirmek için -olum lu yönde söylüyorum - olanak lar
muazzam. Çünkü, işte 16 Nisanda bunu gördük. 16’dan önce değişikliklerin
Parlamentodan çıkar ılma nisabını da hepimiz birlikte yaşadık. Biz karşıt oy
kullandık ama iki parti bunu geçirdi ve halkoyuna sundu. Peki, iktidar bu gücünü
nasıl kullanıyor MHP’y le birlikte? Hayır , ibre demokrasiden yana değil art ık, ibre
hak ve özgürlüklerden yana değil, ibre çoğulcu, demokratik bir Türkiye
tahayyülünden yana değil, ibre düşünce ve if ade özgürlüğü, taraf olduğum uz
ulusalüstü sözleşmelere, Avrupa Bir liğine uyum çe rçevesinde değil; ibr e 180 derece
bir dönüşle ters yönde yani 2002’den 17 -25 Aralığa kadar hatta çözüm sürecinin
devam ett iği 2013 -2014 tar ihine kadar olan ibre tümüyle t ers döndü, tahakküm,
çoğunluk hâkimiyeti, çoğunluk bask ısı ve gerçekten tek lider e day alı bir tahakküm.
Bunu
bir
çok
şekilde
değer lendir dik,
iler leyen
maddelerde
de
bunu
değerlendir eceğiz. Ve şimdi İç Tüzük tam da bu mant ıkla önümüzde. İktidar partisi
ve ittif ak ettiği muhalef et partisi diyor ki: “Benim gücüm var, ben İç Tüzük ’ü
değiştir iyor um. Muhalef etin söz hakkını k ırk dakikadan on dört dakikaya
indir iyorum.
Grup
öneriler ini
sınırlandır ıyor um.
Kür sü
dokunulmazlığ ını
kaldır ıyor um. Kürsüde millet vekili vatandaşın kullandığ ı sözleri kullanamaz. Ben
Yarg ıtay kararlar ını da tanım ıyor um. Ben ‘ ortak millî tarih’ deyince hepim izin aynı
cümleler i anlaması gerektiğini söylüyorum, buradaki anlayış da şu: ‘Benim tespit ime
göre konuşacaksınız. Ben ‘Türk millî ortak tarihi’ dediğimde benim sözler im dışında
bir tespit yaparsanız siz para cezasıyl a cezal andır ıl ır sınız, kınanırsınız.” Peki,
burada ölçü ne? Bu ortak millî tar ihe aykır ı görüşleri takdir edecek Meclis başk an
vekili yarg ıç m ı, Meclis başkan vekili hukuk eğitimi mi aldı; hangi yarg ılama
usullerine göre yapacak, kime göre yapacak, hangi standar d a göre yapacak? Ben
kürdistan dedim, başka bir i Ermenist an dedi, başka biri lazistan dedi, başka bir i
Osmanlı Kürdistan eyaleti dedi, başka bir i başka bir şey söyledi, kendi tar ih
okumasına göre bunu kürsüden if ade etti. Peki, Meclis başkan vekilinin önünd e
şöyle bir met in var m ı: “Türk millî ortak tarihi şöyle okunur . Biz Çerkez Ethem ’i
şöyle kodladık. Biz Kazım Kar abekir ’i şöyle kodladık. Biz Mustaf a Kemal Atatür k’ü
şöyle kodladık. Bunlar dışındaki sözler tahkir ve tezyif tir.” diye elinde, bizim de
bildiğ imiz, hani t ır nak içinde, millet vekilleri olarak ve bunu kullanmaktan ister se
iradi olar ak imtina edilebilecek bir metin var m ı? Yok. Meclis başkan vekili yarg ıç
m ı? Değil. Parlamentoda kürsüdeki millet vekiline ceza ver me yetkisini nereden
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 24
alıyor? Ancak An ayasa’dan alabilir. İç Tüzükle nasıl Anayasa değişecek? Böyle bir
İç Tüzük teklif iyle karşı karşıyayız. Bu kabul edilem ez, bu asla yaşama
geçemeyecek ve aslında mut lak butlanla bat ıl, geçse bile uygulanamayacak bir
hükümdür. Bu mümkün değildir. Yani AKP Ge nel Başkanının, Erdoğan’ın def alarca
konuşması var. Diğer muhalef et partiler inin konuşması var aynı okumalara ilişkin. O
zam an biz diyeceğiz ki düşünce ve if ade özgür lüğü Parlamentoda kaldır ılm ışt ır.
Bizce t ıpk ı şu anda Meclis Başkanının yapt ığ ı gibi “kaba ve yaralayıcı, incit ici
sözler” diye önergelerimizin yüzde 40’ı asgari düzeyde iade ediliyor. Diyor ki Meclis
Başkanı “Ben bunu kaba ve yaralayıcı buldum.” Bizim en önemli denetim
mekanizmalar ından olan soru önergeler imizi, Meclis araşt ır ma önergeler imizi bize
iade ediyor. Ve niçin iade ediyor biliyor musunuz? “Zulüm” geçtiği için, “işkence”
geçtiği için. “Kürt illeri” geçtiği için, “Kürtçe” geçtiği için. Burada geçen toplant ıda
bu sayılar ı paylaşm ışt ım. Bir daha paylaşmaya gerek yok. Budur işte. Yeni
dönemde demek ki pratik böyle olacak. Meclis Başkan Vekili istediği cüm leye
takacak, diyecek ki “Ben bunu İç Tüzük’ün şu maddesine ayk ır ı buldum, takdir hakkı
bende.” Nasıl olsa bağlayıcı bir düzenleme yok, bir ceza yasası da yok
Parlamentoya ilişkin. “İç Tüzü k’e göre ben bunu böyle keyf î olar ak takdir ettim.” E
denet im, nerede bir denetim? O zaman muhalef et orada denetim için bulunamaz.
Biz ağzım ızı bantlayalım çıkalım, pandomim mi yapalım? Vücut diliyle m i anlatalım?
Biz halk adına aldığ ım ız oylar adına, halk iradesi adına orada konuşamayacaksak
Parlamenter olmanın bir kıym eti harbiyesi var m ı, kalacak m ı? Hayır.
İşte bu darbe anayasasıyla bar ışmadan sonra onun arkasında durmadan
sonra şimdi İç Tüzük’te “yem in” diye bir kavram getirildi. Yemin değişt irilm iyor . Bu
kadar değişiklik yapıldı. Yeminin değiştirilmesi akla gelmedi nedense? Bu yem in
metnine ilişkin o kadar çok eleşt iri var ki, o kadar büyük handikaplar var ki bu
yem in met ni Anayasa’da yazılm ış. E Anayasa’daki met ni değiştirmeyi ak ıl etmeden,
daha doğr usu teşebbüs etmeden Anayasa’yı değişt irmeyi önüne koymadan İç
Tüzük’le nasıl bunu düzenlersiniz? Bu Anayasa’ya ayk ır ı. İç Tüzük’le Anayasa
değişebilir mi? Değişemez. Bütün İç Tüzük değişikliği Anayasa’ya ayk ır ıdır ve bu,
Anayasa Mahkemesinden eğer cüret e debilir lerse, ihraç edilmeyi ve hapse girmeyi
göze alabilir lerse dönecek. Ama biz kim seden kahramanlık bekleyemeyiz. Anayasa
Mahkemesi üyeler i de -açıkçası bu bir kahramanlıkt ır - “Vallahi bu İç Tüzük
Anayasa’ya ayk ır ıdır , ben iptal ett im.” derse onlar ın ba şına ne geleceğini hepim iz
biliyoruz. Anayasa Mahkemesinin 2 üyesi tutuklu. 4 Kasımdan beri, 20 Mayıstan
beri Anayasa’da dokunulmazlıklar ın kaldır ılm asına ilişkin bizim başvurumuz Eş
Genel Başkanım ızın bile içinde olduğu 11 millet vekilinin başvurusu Anayas a
Mahkemesinin önünde ama karar verm iyor. Verem iyor mu? Vermiyor mu? Def alar ca
çağrı yapt ık. İçtihadınıza sahip çık ın. Siz daha önce dediniz ki: “ Millet vekiller i
tutuklu yarg ılanamaz, ser best seçim hakkı ihlalidir. Anayasa’ya ayk ır ıdır. Balbay
kararı ortada. Bu içtihat değişmedi. Sekiz buçuk aydır parlamenterler içeride
tutulmaya devam ediyor. Karar ver miyor. Verem iyor. Vermiyor da demek
istemiyorum. En son Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi ekime kadar Türkiye’den
savunma istedi. Niye bu örneği veriyorum. İç T üzük değişikliği de çünkü Anayasa
Mahkemesi önüne gidecek. Denet im mekanizmalar ının zapturapt alt ına alındığ ı,
özgür davranamadığı bir ortamda demokrasinin denge denetleme sistem i, f ren
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 25
mekanizmalar ı ortadan kalkmışt ır. O zaman isteyen istediğini yapar, ma hkeme de
karar ver emiyor, bizim de başka başvur abileceğimiz bir yar gı yolu yok. O zam an
parlamenter demokrasinin art ık cenaze namazını k ılabiliriz.
Buradan gelmek istediğim nokta şu: İç Tüzük değişikliği Anayasa’ya
ayk ır ıdır. İç Tüzük değişikliğinde yemin i değerlendirmem iz için önce yem in metnini
tart ışmam ız lazım. Şimdi yemin metni ne tekrar hat ır lat mak istiyor um. 81’inci
maddede nasıl bir yemin metni var? Yani okumayayım ama bu yemin met nini çünkü
bunu biz iradi olar ak okumuyoruz, söylüyoruz da. Bu çoğul cu değil, bu kapsayıcı
değil. Bu Türkiye yurttaşlar ının yüzde 100’ünü kapsayan bir yem in metni değil.
Burada usulü bir zorunluluktan dolayı aslında herkes bu yem in met nini okuyor.
Üstelik namus ve şeref üzerine okuyor. Yani bu bir sır değil. Bu def alarca t art ışıldı.
Yemin metninde ne var ? Türkiye toplumunun özü yok. Çoğulculuk yok, çok renklilik
yok, çok seslilik yok. Hepsi inkâr ediliyor. İnkâr ediyor. Toplumsal yapıyı reddeden
bir yem in metni var. Türkçe imla kurallar ını, yapısını, anlam sızlığ ı hiç tart ış maya
bile gerek duymuyorum. Çok daha düzgün bir yemin metni yazabiliriz. Bu kadar
rahat anayasa değişikliği yapılırken yem in metnimizi neden gözden geçirmiyoruz?
Neden yemin metnini değişt irme girişimi yer ine yem in etmeyenlerin vekilliğini
düşürmeyi önümüz e koyuyoruz. Bunu Anayasa Kom isyonu üyeler ine gerçekten
sormak istiyorum. Bu toplumsal yapıyı ret ve inkâr eden bir yem in metnidir ve
millet vekiller i de -en azından biz kendi adım ıza söyleyelim - zorunlu olarak okuyor uz
çünkü halk ın bize verdiği yetkiyi bir rit üeldir, bir seremonidir, hani orada sadece
önümüzdekini okuyoruz. Sizler nasıl yapıyorsunuz bilmiyorum. Peki, bu yemin
metni, egemenliğin millete ait olmasını içer iyor. Çok güzel gerçekten. “Hukukun
üstünlüğü” diyor, “demokratik cumhuriyet” diyor, “her kesin insan haklar ı ve temel
hürriyetler i” gibi kavramlar da var yemin metninde ama diğer bölümü tekçi, otorit er
ve totaliter, ikisi birbiriyle çat ışıyor, zıt. Hem halk ın ve milletin egemenliği
diyeceksin hem de tekçi bir zihniyet le yemin içeceksin. Böyle bir tutarsızl ık olabilir
mi? Yem in metni kendi içinde tut arsız. Bizim burada yem in et meyen Sayın Zana gibi
vekiller in vekil kabul edilmemesi yer ine yemin metnini tart ışmam ız lazım. Gelin yeni
bir yem in metninde uzlaşalım.
Peki, yem in neler e mal oldu? Bir de bunu düşünmemiz lazım. 1992 yıl ında hepiniz
biliyorsunuz ki Sayın Zana bir yemin içt i ve bunu şöyle söylem işti o zam an,
haf ızamda kaldığ ı kadar ıyla. “…” ( x ) “ Bu yemin met nini T ürk ve Kürt halk ının
kardeşliği için okuyorum.” demişti. Kıyamet koptu. Masala r, gürültüler, tepkiler
orada kalsa iyi. Leyla Zana on yıl cezaevinde yatt ı. On yıl arkadaşlar. Bu basit bir
mesele değil. Bir parlamenter on yıl cezaevinde kaldı ve suçu neydi? Bir yemin
metninde kendi ana diliyle, Kürtçe “Ben bu yem in metnini Türk ve Kür t halk ının
kardeşliği için okuyorum.” dediği için. Peki, sonra ne oldu? Sayın Zana ceza aldı,
Avrupa İ nsan Haklar ı Mahkemesi bozdu. İşte biliyorsunuz, sonra 25’inci ve 26’ncı
Dönem de millet vekili seçildi. Şimdi Sayın Zana üzerinden… Bu, Zana
düzenlemesidir -adını koyalım - ya da HPD düzenlem esidir onun şahsında. Yani bu
başka bir yöntem le HDP’liler in tasf iye edilmesinin bir sürecidir. Sizi 1992 yılına
gerçekten 30 saniyeliğine götürmek ister im. Öyle bir ortamda bir Parlamenter in hem
(x)
Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 26
de yem in m etninin dışında bir cümle sarf ettiği için. Yemin metninin içinde değil.
Doğru, yem in metni diyelim ki kabul edelim usulen, diyelim ki kabul edelim
var sayım olarak - bir bütün olarak okunur ama öncesinde ve sonrasında bir cüm le
sarf edilmesi bu kadar kıyamet kopartacak, b u kadar histeriye sebep olacak bir
mesele değildir, olmamalıdır. 1992’den 2017 yılına yirmi alt ı yıl geçti, biz bir milim
ilerleyemedik. Tekçiliği aşmada, çoğulculuğu yakalamada gerçekten bu ülkede
f arklılık lar ın olduğu kabulünde bir arpa boyu yol gidemedi k. Ara dönemde skalada
ara ara kabuller, çözüm süreci, olumlu mesaf eler de katedildi ama yine yüz seksen
derece bir geriye dönüşle karşı karşıyayız. Rahmet liyi -sayg ıyla anıyor umŞeraf ettin Elçi’yi de anımsatmak isterim. Kendisi 1978 -1979 yıllar ı arasında
Bayındır lık Bakanıydı ve orada çalışt ı. Bakanlığ ı dönem inde şöyle bir cümle
kurmuştu, sadece hat ırlat ıyorum: “Türkiye’de Kürtler vardır, ben de Kürt’üm.” Ne
oldu biliyor musunuz? Ankara Sık ıyönetim Mahkemesi kendisine iki yıl üç ay ceza
ver di. Yine, bazı Kürtleri işe aldığ ı iddiasıyla, sadece iddiasıyla Yüce Divanda iki yıl
dört ay ceza aldı ve otuz ay cezaevinde yatt ı. Sadece “Ben Kürt ’üm, Türkiye’de
Kürtler vardır.” dediği için ve kendisi on yıl siyasi haklardan men edildi, on yıl ve
sonrasında da avukat lık yapmaktan da mahrum edildi. En son, part imizden
Diyarbak ır millet vekili seçildi. Kendisiyle seçim çalışmalar ında bir dönem çalışma
f ırsat ını buldum rahmetliyle. Gerçekten, o dönemlere at f en konuşmalar ını ve
anılar ını dinlemek de insana ayr ı bir zenginl ik ve uf uk katıyor . Şimdi, Şeraf ettin Elçi
ağabeyim iz aram ızda yok, Leyla Zana şu anda Par lamentoda millet vekilliği
yapam ıyor yem in içmediği için ama bunlar ı bizim burada t art ışmam ız lazım. Bu,
gerçekten demokratik bir yöntem m i? Gerçekten yemin metnini de ğişt irme şansım ız
olamaz m ı?
Peki, şeye geleyim, Sayın Zana’nın Mecliste şu anda kabul edilmemesinin
yani yem ininin kabul edilmemesinin gerekçesine. Sayın Zana şöyle dedi başt a,
daha yem in met nine başlamadan: “…” ( x ) Türkçe çevir isi, tam çevir isi şu: “Onur lu ve
kalıcı bir bar ış umuduyla…” Bunu okudu ve sonra Türk millet i yer ine “Türkiye milleti
önünde ant içiyorum.” dedi ve Sayın Baykal’ın Meclis Başkan Vekili olar ak
müdahalesiyle yem ini kabul edilmedi. Ya, şundan daha kabul edilebilir bir cüm le
olabilir mi ? “…” ( x ) “O nurlu ve kalıcı bir bar ış için…” ya da “Türkiye milleti önünde…”
Bunun neresi sakat ? Biz neden bu yemin metnini değiştir ip bunu yapm ıyor uz?
Hayır, biz, İç Tüzük’ü değişt iriyoruz - Anayasa’ya ayk ır ı- Zana vekillik yapmasın ha!
Türkiye bölünecek sa nki. Nasıl bir şey bu, nasıl bir tekçiliktir, nasıl bir bask ıcı,
çoğunlukçu, totalit er bir yaklaşımdır? Bunu kabul etmek nasıl mümkün olabilir?
Peki, şeye de gelm ek istiyorum, yem in içmeden m illet vekili olunabilir mi,
olunamaz m ı? Milletvekilliği nedir ? M illet vekilliği, millet vekilli adayın ın halktan
seçim le destek alm asıdır. Hepimiz m illetvekiliyiz, gidiyoruz, aylarca millet vekili
seçim çalışmalar ı yapıyoruz, halk bize oy ver iyor. Eğer Seçim Kanunu’na göre
yet erince bir standarda geliyorsa siz m illet vekil i seçiliyorsunuz zaten. Millet vekili
halk iradesinin vücut bulmasıdır, milletle vekil arasındaki bir akittir değil mi, bir
sözleşmedir? Yani bana oy verdi, mazbatam ı aldım. Doğru, hani, yemin metnine şu
(x)
Bu bölümlerde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 27
eleştir i gelebilir, şimdiden, gelmeden söyleyeyim: Ba şka ülkelerde de yem in
metinleri var, f arklı şekillerde var. Bir rit üeldir, olabilir. Bunu Anayasa
Komsiyonunda da çok tartışt ık, bizim de öner imiz var yemin metnine ilişkin ama bu
yem in metninin aynı zamanda kapsayıcı da olması lazım, herkesin uzlaşt ığ ı b ir
yem in metni olması lazım. Şimdi, seçildiği anda, mazbatasını aldığ ı anda
sandık lardan çık an iradedir millet vekilliği, orada yemin içtikten sonr a değildir. Hadi,
şey yapt ılar, çok tart ışıldı, şu anda Sayın Zana’nın… Yani bunlar bizim için asla
önemli mes eleler değil, en son kendisi de Meclis Başkanına bir mektup yazdı,
kaleme aldı. Genel Kurul çalışmalar ına katılmadı diye Meclis Başkanlık Divanı
taraf ından bir yazı tebliğ edilmiş, “Şu tar ihler arasında siz yoklamalara
katılmadınız.” diye bir uyar ı yapıyor , kendisi de yanıt ını vermiş. Yani ona at ıfta
bulunayım sadece. Yanıt ında diyor ki “ Ben gelem iyorum.” Çünkü sekreteri yok,
işten at ılm ış, zaten hiçbir özlük hakkı verilmiyor, danışmanı yok, hiçbir vekillik
statüsü… E, Genel Kurula zaten gelem iyor. Şimdi yü z binlerce insanın oy verdiği bir
millet vekili şu anda onur lu ve kalıcı bir bar ış talep ettiği için millet vekilliği
yapam ıyor. Ne f arkı var on yıl cezaevine atmaktan, ne f arkı var hukuksuz bir
şekilde insanlar ı cezaevinde tutmaktan, ne f arkı var Şer af ettin Elçi gibi bir şahsı
“Ben Kürt ’üm.” dediği için otuz ay cezaevinde tutmaktan ve on yıl siyasi haklar dan
mahrum etmekten? Bu, çok daha ağ ır değil mi, en azından aynı ağ ır lıkta değil mi?
Biz, iktidar üyeler ine hat ır lat ıyor uz. Geçmişte söylediğiniz sözlere ya art ık tümüyle
nedamet getirdiğinizi, onlara sahip çıkmayacağ ınızı söyleyin ya da o sözleri
açıklayın bize. 1992 darbesine karşı söylem lerinizi size hatırlat ıyoruz, millet vekili
yem in krizinin olmaması gerektiği yönündeki düşünceler inizi size hat ır lat ıyor u z,
demokrasi yönündeki beyanlar ınızı, tarihsel arka planını sizlere hat ırlat ıyoruz. Şu
anda Sayın Zana şahsında yemin metninin bu şekilde düzenlenmesi açıkçası tekçi,
milliyetçi, bask ıcı, çoğunlukçu, totaliter bir yaklaşım ın sonucudur. Hiçbir f arklılık
yok tur. On yıl, yirmi yıl, otuz yıl tar ihin ileri gitmesi düşünceleri değ iştirmemiştir.
Hâlbuki “ diyalektik” diye bir kavram var, “değişim” diye bir kavram var. Avr upa,
dünya adım adım ilerlerken, yeni dünyada neredeyse parmak lar ın korunması için abartarak söylüyorum - neredeyse sözleşmeler yapılacakken biz hâlâ elli yıl önceki,
altm ış yıl önceki dur duğumuz noktada sayık lıyoruz. Sonra da diyoruz ki “Türkiye’ye
Avrupa niye t epki gösteriyor? Bizim dostumuz yok, hepsi bize düşman.” Ya,
direniyoruz, Türkiye direni yor; tutuculukta direniyor, tekçilikte direniyor, insan
haklar ını ihlal etmekte direniyor, işkencede direniyor, yapm aya devam ediyor. Şu
anda, sanır ım 10 insan haklar ı savunucusu Çağlayan Adliyesine çıkacak. Bütün
dünyanın konuştuğu bir mesele. Tanıdığım, çok yak ından tanıdığ ım isimler var,
arkadaşlar ım var. Ö zlem Dalk ıran Uluslararası Af Örgütünün Türkiye temsilciydi.
İlknur Üstün Türkiye Kadın Koalisyonunun sözcüsü. Kadın haklar ı konusunda
dünyaca bilinen bir isim İlknur Üstün. Bir leşm iş Millet ler de çalış malar ı var ve
Türkiye kadın har eketinin en önemli figürler inden biri. Yine, Nalan Erkem, bir
hukukçu, insan haklar ı savunucusu ve diğer arkadaşlar. Neym iş? Ajan f aaliyeti
yapıyor larm ış. El insaf ya, el insaf yani! Bunlar ın ne yapt ık lar ı, ne yazdık lar ı, ne
çizdikler i, nasıl hak savunucusu olduklar ı herkesçe biliniyor. Tırnak içinde,
hepinizin af f ına sığ ınarak söylüyorum, kimseye atf en değil, hani halk dilinde var dı
ya “Uf ak at.” mı diyorlar? Yalanın bir ölçüsü olur yani, böyle bir yalan olabilir mi?
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 28
ABD Dışişleri Bakanlığ ı açık lama yapt ı, Avrupa Birliği üyesi ülkeler açık lama yapt ı
“İnsan haklar ı savunucular ını serbest bır akın.” diye. Af Örgütü Türkiye temsilcisi şu
anda cezaevinde. Bütün Türkiye’ye karşı kampanya var bütün uluslararası alanda.
Sonra, iktidar yetkilileri çık ıyor diyor ki: “Ya, bize düşmanlık yapıyor lar.” Yok
ef endim, kimse size düşmanlık yapm ıyor. Siz hak t anım ıyorsunuz, huk uk
tanım ıyorsunuz, özg ürlük tanım ıyorsunuz, bu yüzden uluslar arası alanda da eleşt iri
alacaksınız. Sıf ır sorun demişt iniz , şimdi hiç dostu yok Türkiye’nin, sıf ır dost. Biz
kendimize dönüp bakacağız. Bizim çok güzel atasözler imiz var; iğneyi kendimize
bat ıralım, çuvaldızı diğerler ine. Hiç bizde hata yok mu? Türkiye’nin dış
polit ikasında, iç politikasında hiç hata yok mu? İşte böyle İ ç Tüzük değişiklikleri
gelirse, Kürt ler Meclisten böyle at ılırsa, parlamenter ler böyle hukuksuz bir şekilde
rehin alınırsa dış dünyada tabii ki Türkiye’nin itibar ı sıf ıra iner.
Peki, yemin metni konusunda sadece biz mi böyle düşüyoruz? Hayır. Aslı nda,
iktidar partisinin en önemli isim ler inden Sayın Şentop’un Uzlaşma Komisyonundaki
sözlerine at ıf yapmak istiyorum sadece. Hani, bugün değişm iş, Başkan yok burada
ama aynen şöyle: Sevgili Rıza Türmen söz alıyor, biz de oradaydık, “Bu
‘Anayasa’nın sözü v e ruhu’ ibaresi var bizim öner imizde, diğ er üç öner ide olmayan
bir şey bu, Anayasa’nın sözü ve ruhu; bunu kabul edebilir miyiz?” Rıza Türmen
soruyor.
Sayın Şentop diyor ki: “Ben ruh konusunda biraz ter eddütlüyüm.”
Prof esör Doktor Ali Akyıldız “ Amaçsal yoru m anlam ına geliyor .” diyor.
Sayın Türmen “Evet. ” diyor.
Sayın Şentop devam ediyor: “Yani çok geniş bir alan açıyor yor um için bu Sayın İ yimaya hat ır lar, ruh meselesi - zat en o yor um esaslar ı arasında da var,
sözünü de…”
Mustaf a Şentop’un Anayasa ruhu konu sunda it irazlar ını şimdi söylüyorum:
“Yani sözü, metin, ruhu bilm iyoruz; kim biliyor ? İşte, ruh çağır ıcılar, Anayasa
Mahkemesi çağ ır ıyor ruhu, diyor ki: Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet
Sezer aday bu ruh çağırmaya, ruh onaylıyor; Abdullah Gül ad ay, r uh diyor ki: ‘367
lazım.’, ‘toplant ı yet er sayısı’ mesela. Yani hep ruhu var, bu ruhla ilgili pr oblem var.
Bunu parantez içer isinde söylüyorum, kanunlar ın laf ı, ruhu bağlam ında değil bu
söylediğim: Bizim Anayasa’nın resm î ideoloj isi dediğim iz şeyi, pa radigması
dediğimiz şeyi Anayasa kendisi bir hukuk metninde ‘ruh’ olarak if ade ediyor.
Problem burayla ilgili tabii.”
Kesinlikle kat ılıyorum, ruh çağ ır ıcılığ ını bırakalım; ne r uhu ya. Bir ilke
konuşalım, değer konuşalım; üzerinde konuşacağ ım ız değerleri, i lkeler i konuşalım.
İşte Sayın Şentop’un söylediği sözlere bugün imza atabiliriz ama şimdi Sayın
Şentop Anayasa Komisyonu Başkanı ve kendisi de maalesef ruh çağır ıcılar ın
arasına kat ıldı yani onun da art ık geçmişteki sözler le bir bağ ı kalmadı.
Biraz toparla mak istiyorum. Şimdi, bu yem in metnine ilişkin bir de şunu
hat ır latmak ist iyorum: Şu anda, bu yem in etmeyenler in vekil sayılmayacağı
meselesi de t abii ki Anayasa’ya ayk ır ı ve bur ada ayr ımcı bir yaklaşım ın t emelleri
üzerinde şekillenen bir değişiklik teklif iyle karşı karşıyayız. İktidar partisi şu
kolaycılığ a kaçıyor: Ben Anayasa değiştirmek yerine İç Tüzük’ü değişt ireyim,
istediğim kanunlar ı çıkarayım, yeni bir iht iyaç duyduğum da yeni bir değişiklik
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 29
yapar ım zaten.” Aynen böyle işletiyor. Meclis tar ihinde, -bir araşt ırma yapıyor um
yak ında inşallah bitecek, sorular ım ıza cevap alam ıyoruz çünkü - en çok kanun hangi
dönemde yapıldı? Aynı kanunlarda -biliyorsanız yanıt ister im gerçekten - kaç defa
en çok hangi iktidar döneminde değişiklik yapıldı? Kendi yorumum, bil g iye
dayanm ıyor: Kesinlikle AK PARTİ iktidar ı döneminde. Aynı kanuna, T MK 10’la
görevli mahkeme, özel yetkili ağ ır ceza mahkemesi, sulh ceza hâkimleri; ya, aynı
kanunda değişiklik yapılıyor, bir yıl sonr a işleyişte bir sık ınt ı çık ıyor, iktidar partisi
sil baştan yeni bir değişiklik yapıyor…
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Adına “özgürlük hâkimi” dediler.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - …ve “özgür lük hâkimi” diyor, ya,
neredeyse milleti giyot ine götürüyorlar, bir de adını “özgür lük hâkimi” koymuşlar;
alg ı yönetecekle r ya. Sulh ceza hâkimler inin önünden kimse kaçamaz yani, bir kar ar
ver ildi mi gidiyor. Şimdi, TMK 10’la görevli olsun, DG M olsun, özel yetkili mahkeme
olsun; aralar ında ne f ark var? Hiçbir f ark yok. Zihniyet aynı, yaklaşım aynı,
kararlarda hiçbir değişikli k yok, aynı kararlar f arklı kesim ler taraf ından ver iliyor
ama hakkını yemeyelim, çok iler i düzenlemeleri 17 -25 Aralık tarihinden sonra
yapt ılar, muazzam bir düzenlemeydi. Ben avukatlık yapıyordum o zaman, gerçekten
Türkiye tarihinde asla bu kadar iler i bir değişiklik görmemiştim. Ya, ertelemede sınır
kalktı çünkü iktidar partisi yetkililer i sanıkt ı o zaman, şüpheliydiler, suç ve
cezalarda limitler düşürüldü, savcı ve hâkimler in yer i değiştir ildi, o kadar
özgür lükçü düzenlemeler yapıldı ki, yani şu anda konu muz olmadığ ı için
girmiyorum. Sonra bir baktık bütün soruşturmalar bitti, takipsizlik kararlar ı ver ildi,
beraat kararlar ı verildi çünkü şüpheli kendiler iydi 17 -25 Aralıkta; kendileri için lehe
düzenleme yapt ılar, o arada f aydalanan olmadı değil, Hizbullahç ılar da f aydalandı
mesela, üst düzey yetkililer pat ır pat ır tahliye oldu; işte, f arklı düzenlemelerle
başka sanıklar da tahliye oldu ama düzenleme kişiye, gruba, partiye özgü yapıldı.
Hâlbuki hukukta büt ün düzenlemeler genel, soyut, ilkesel olur, herkese u ygulanır,
somut olarak soyut normlar la yapıl ır. Ben yarg ılanacağ ım diye hâkim imi değişt ir me
yetkim varsa, savcım ı değişt irme yetkim varsa, yarg ılanacağım maddeyi değ iştir me
yetkim varsa ve ben bunu değişt iriyorsam buna hukuk diyemeyiz; bu, hukuk değil,
bu başka bir şey; bunun adını hepimiz biliyoruz.
Şimdi, son olarak bir de şeyi söyleyeyim : Geçen haf ta, üç gün önce burada
bir konuşma yapt ım ben ve bu konuşm ada değişiklik teklif inin 16’ncı maddesini
eleştir irken tümüyle doğal, tümüyle spontane o an içimden Kürtçe konuşmak geçti.
İki cümle kurdum ya, hani benim ana dilim, burada belki başkalar ının da ana dilidir;
içimden geldi böyle bir an hani bu dili konuşurken. Tutanaklar ı aldım, “x” olarak
geçilm iş. Ya, “ x” ne? Ne demek “ x”? Bu bir dil, ben bu dilde ik i c ümle kurdum, bunu
yazsanıza, bunun yazılmayacağ ına dair bir İç Tüzük hükmümü mü var? Ya da
“Kürtçe konuşt u.” deyin. Yani “Arkadaşlar, görevliler bu dili bilmiyor.” deyin hani o
an çeviremediyse ya da Divan Başkanı bana desin ki: “Bunun Türkçesini söyler
misiniz?” Ben söyleyeyim, çevireyim. Herhâlde Kürtçe cüm leyi kurabildiğime göre
Türkçesini de çevirebilir im; “x” demiş. Hadi diyelim ki buraya kadar diyebilirsiniz ki
bir sorun yok, tutanağın devam ı: Sayın İstanbul Millet vekili Hasan Sert dir ekt Kürtçe konu şmam üzerine bir hareket oldu, buradakiler bilir, bir tepki yine; garip bir
hister i oluşuyor - dedi ki: “Bana dediniz değil mi?” Çünkü karşıdan bana çok sert
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 30
tepkiler i geldi, ya neredeyse bürokratlar bile tepki gösterecek. Burada diyor ki:
“Bana dediniz değ il mi?” Ben de “Olabilir, siz de olabilirsiniz.” diyorum. “Bana m ı,
başkasına m ı?” diye tehditle söylüyor. Ben de diyorum ki: “Yani siz de gösterdiniz
tepki.” Sonra Hasan Sert diyor ki: “Gösteriyorum tabii ki düzg ün konuşun.” Bu arada
alt ını çiziyorum, “Dü zgün konuşun.” dediği şey, “Kürtçe konuşamazsın, Kürt çe
konuşma.” demek. Düzgün konuşuyor um, konuşmamdan hiçbir şüphem yok, sizler in
var sa bilm iyorum yani Türkçeyi de Kürtçeyi de İngilizceyi de birazcık bilir im yani,
“Düzgün konuş.” ne demek? “Bu dilde k on uşma.” demek. Ben de “Haddinizi bilin.”
diyorum. “Bir dakika, hatibin sözünü kesmeyin.” diyor Divan, “Tahrik ediyorsunuz.”
diyor, tekrar devam ediyor, “Toplant ı insicam ını bozma…” f alan.
Burada demek istediğim bu “x” olduğu için bu tart ışma niye oldu bu t utanağ ı
okuyan kimse anlayam az. Burada olm ayan, benim hitabıma tepki göster ildiğini
anlamayan, kim anlayabilir? Hiç kimse.
Peki, Sayın İ yimaya’nın bir örneğini verm ek istiyorum, Çerkezce konuşmuş.
AHMET AYDIN (Adıyaman) – Tutanaklara nasıl geçmiş?
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – Aynen okuyacağ ım.
Yanlış telaff uz edersem Sayın İ yimaya lüt f en siz söyleyin.
Filiz Kerestecioğlu: “ Teşekkürler Sayın Başkan.”
Başkan: Yukar ıdan bir ses “…” ( x ) yani ben tut anaktan okuyor um, yanında
“Nasılsınız?” diye, herhâlde siz “Nas ılsınız?” diyor sunuz.
Şimdi, Sayın İ yimaya’nın Çerkezce konuşması tutanağa geçiyor - ya da başka bir dil
de, Gürcüce de olabilir, bütün dillere saygım var - niye benim ki “x”? Bunun bir izahı
var m ı? Varsa biri aydınlatsın beni, gerçekten cevap istiyorum. 20 milyon yurttaşın
konuştuğu dilde ben burada iki cüm le k uracağ ım “ x” yazılacak, başka diller aynen
geçecek. Şimdi, bu ayr ım cılık değil mi? En basit inden söylüyorum, bu, dile
düşmanlık değil mi? En basit iyle ayr ımcılıkt ır, yani en haf if deyimiyle ayr ım cılık t ır
ama ben Kürt diline yönelik tutumu da ekleyerek bu dil düşmanlığ ıdır diyor um.
Kürtçe olunca “ x”, başka dilde olunca, ben İngilizce konuşsam yazılacak, iddia
ediyorum, yazılıyor , Fransızca konuşsam yazılacak ama Kürtçe konuşunca
yazılm ıyor.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN ( Adıyaman) – Bu konuya bir açık lama
getirebilir miyim?
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Bit ir eyim, tabii ki, tabii ki ya da getir in,
buyurun Sayın Başkan.
(Oturum Başkanlığ ına Sözcü Abdurrahman Öz geçti)
BAŞKAN – Meclis Başkan Vekilimiz Sayı n Ahmet Aydın, buyur un.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN (Adıyaman) – Çok sağ olun, çok
teşekkür ediyorum.
Tabii, ben detaylı bir açıklama yapmayacağ ım ama özellikle bu konuyla ilgili
Sayın Danış Beştaş gündeme getirdiği için ben yasama uzmanı arkadaşlar l a bir kez
(x)
Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 31
daha görüştüm çünkü benim de bildiğim öyleydi, şimdi, Anayasa’m ıza göre resm î dil
Türkçe, tutanaklar da Türkçe tutuluyor ve Türkçeden başka herhangi bir dille yazım
yapılm ıyor. Oraya “x” de değil, belki eskiden öyle olabilir, bilemiyorum ama
“Bilinmeyen bir dille konuştu.” diye dipnot düşülüyor. Bu, İngilizce de olsa, Arapça
da olsa, Kürtçe de olsa, başka bir dil de olsa aynı usulle böyle bir şey yapılıyo r.
İstisna var m ıdır yok mudur, başka bir şey olmuş mudur bilmiyorum ama tabii ki
Kürtçe düşmanlığ ı yapmak ya da dile düşmanlık, dile ayr ımcılık kesinlikle yani
benim de tasvip etmediğim, buradaki hiçbir arkadaşım ızın da kabullenemeyeceği bir
durumdur, böyle bir şey yok. Tamamen Anayasa’nın emri, resm î dilin Türkçe olması
ve tutanaklar ın sadece ve sadece Türkçe tutulmasından kaynaklanıyor. Türkçe
dışında bir dille konuşma yapıldığ ı zaman or ada “bilinmeyen bir dille” diye dipnot
çekiliyor, başka da bir şey yazılm ıyor.
Teşekkür ediyorum.
Sadece bu konuyla ilgili bir açık lama…
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adan a) – Sayın Başkan, tutanağ ı gönderdim.
BAŞKAN – Sayın Aydın, teşekkür ediyor um.
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – Ben tamamlıyorum.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN (Adıyaman) – Yalnız bu incelenmem iş
tutanak, ben…
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – Hayır, ben size ken di aldığ ım ı verdim.
BAŞKAN – Sayın Beştaş, buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Yani ben tutanağ ı da verdim Sayın Meclis
Başkan Vekilimize.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN ( Adıyaman) – İncelenmemiş tutanak,
ben onu bir sorduracağım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ ( Adana) – Hı, hı. Yani burada bir çarpıklığ ı if ade
etmek için bu örneğ i ver dim. Sayın İ yimaya’nın da 23 Kasım 2016 tar ihli Adalet
Komisyonu tut anağ ı yani elimdeki tutanak.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN (Adıyaman) – Bir saniye… Devam
edeyeyim mi bu konuyla ilgili?
Burada tutanağ ın alt ına bir dipnot düşülmüş ve oraya da bir rakam ver ilm iş,
“x” diye dipnot olar ak if ade ediliyor, orada, altta “ Bu bölümde hatip taraf ından
Türkçe olmayan kelimeler if ade edildi.” Az önce söylediğim gibi yani “Türkçe
olmayan kelim eler if ade edildi.” diye o şekilde not düşüyor.
MERAL DANI Ş BEŞTAŞ (Adana) – Yine benim cümlem geçmemiş ama
önemli olan o.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDI N (Adıyaman) - Yani o sadece Kürtçe
ya da başka bir dil için değil, hangi dilde konuşma yapılır sa yapıl sın “Türkçe
dışında bir dil” diye yazıl ıyor.
MERAL DANI Ş BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, ben size geçen bir tutanak
gösteriyorum ama.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 32
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN ( Adıyaman) – Alt ına dipnotu
düşmüşler aynı şekilde.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ ( Adana) – Tabii, bu ar ada bu tutanağ ı göstermem bu
yazılmasın anlam ında değil ha, sak ın yanlış anlaşılmasın, biz yazılm asından
yanayız. Sayın İ yimaya’nın nasıl cümlesi yazılm ışsa diğer diller de yazılsın
diyorum, yoksa ben yermiyor um, aksine destekliyor um bunu ve o da yazılsın
diyorum. Yani bu sanki özgür lükler i k ısıt lama gibi alg ılanırsa çok üzülürüm.
Netice it ibar ıyla şunu söylüyorum: Aynı zam anda o “Nasılsınız?” kavram ı “ w”
diye yazılm ış, öcüdür “ w”, Kürt alf abesinde vardır. “ Nevr oz” dediğimiz için
yarg ılandık bizler, “w” k ullandığ ım ız için ama Meclis tutanaklar ında Sayın
İyimaya’nın sözler i “ w” ile yazılm ış, hem de o kadar güzel yazılm ış ki, büyük harf le,
imla kurallar ına uygun yani bunu…
MAHMUT TANAL (İstanbul) – Kanunla o kalktı ama, “ x” art ık harf i alf abeye
dâhil edildi.
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – Yok, eskiyi söylüyorum, hani art ık öyle.
Yani bu konuda milyonlarca insanın kullandığ ı Kürtçe dilinin bu şekilde “ x”
olar ak kodlanmasını ve yazılm amasını da kabul edilemez bulduğumu söylüyorum ve
son cüm lemi de “x” olarak geçs e bile “…” ( x ) diyorum.
BAŞKAN – Sayın Akçay, buyur un.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Mümkün olduğunca çok kısa bir değerlendirme yapmak istiyor um.
Sayın Başkan, değerli millet vekilleri; ben de şu anda annemden öğrendiğim
dille konuşsam m uhtemelen buradaki kat ılımcılar ın yüzde 90’ından f azlası
anlamayacaktır o konuşmayı. Çünkü bizim Türkçe diye if ade ettiğimiz dil resm î
dildir, yoksa Türkiye’de elbette çok çeşitli lehçeler kullanıyor uz ve lehçe de bir
dildir unutmayalım ki.
Bir anek dotu paylaşmak isterim: Bir bayram günü ailecek annem i ziyar et
ettiğimizde yanım ızda bir başka yöreden misaf irimiz de var, üç gün misaf ir ettik ve
üç gün konuşulanlar ın çok büyük bir çoğunluğunu da anlamadı çünkü yöresel ve
yer el konuşma diliyle if ade edil diği için, onlar kitaplarda veya medyada, gazeteler de
veya resm î meclisler de konuşulan bir dil değil.
Öncelikle, herkesin konuştuğu dil anasının dili, ana dili, elbette kutsaldır ve
sayg ıdeğerdir. Bu, mevzumuzun da dışındadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde
konuşulan, neticede Parlamento diyoruz ya hepim izin anlaşabileceği, anlayabileceği
bir dildir. Yine aynı mant ıkla mesela Sayın Sancar da f arklı bir ana diliyle
konuşuyor olabilir veya Sayın İ yimaya veya diğer arkadaşlar ım ız, Sayın Aydın,
hepimiz için g eçerli.
Şimdi, çocuklar bahçede oynuyor f akat sof ra da kurulmuş, 8 -10 çocuk,
yeğen, kardeş çocuklar ı oyunu bırak ıp sof raya oturmuyor ama annem de ısrar la
(x)
Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan kelimeler ifade edildi.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 33
çocuklar ı çağ ır ıyor bahçeden, en sonunda biraz da k ızdı sof raya gelinmeyince
“Gelin len, çençen edip durmayın...” dedi.
Yazabildiniz mi bu benim dediğ imi, yazabildiniz mi?
BAŞKAN – Sayın Akçay, ben anladım Aydınlı olarak.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Aydınlı olarak anladın.
Mesela, Aydın, Ege deyince “ef e” denir . “Ama memleketin dağlar ında çalı
kakıcılar da var , değil m i?”
Peki, yazabildiniz mi Sayın Hanım ef endi?
MERAL DANI Ş BEŞTAŞ (Adana) – Ama ben bu kadar hızlı söylemiyor um ki,
gayet sar ih söylüyor um, siz acele konuşuyor sunuz.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Yok, yok.
“Gelin len, çençen edip durmayın...” Yani daha da yavaş söyleyebilir im.
TBMM BAŞKAN VEKİLİ AHMET AYDIN (Adıyaman) – Çinceye benzedi biraz.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Yani ben de espr ili olarak “Benim annem çok
güzel Çince biliyor.” derim.
Şimdi “çalı kak ıcı” kavr am ının, Türk Dil Kurumu sözlüğüne bakalım, Deyi m ler
Sözlüğü’ne bakalım, Google’a gir iniz, inanın karşılığ ını bulamazsınız ama çok
önemli bir kavram ve kelimedir ve Türkçedir. Çalı kak ıcı bir deyimdir, bir sıf attır,
“ef e” sıf at ının tam zıddını if ade eder yani “ef e” kavram ının yüklendiği büt ün olum lu
sıf atlar ı, özellikler i… Ef e, mazlumun yanında ve sözcüsü ise çalı kakıcı, zalimin
sözcüsüdür ama kendisini ef e gibi satmak ister, soysuzdur, hır sızdır, toplum
taraf ından aşağ ılanan ve kendisine de böyle “ef e” dedirmek isteyenlere “çalı kakıcı”
denilm iştir. Şimdi, birisine Mecliste, diyor ya burada tahkir ve tezyif etmek, hakaret
etmek f ilan, şimdi muhtemelen ben böyle bir çalı kak ıcı f ilan desem herkes dur ur
ama bu, çok ağır bir hakarettir, küf ür derecesinde tahkir ve tezyif tir.
Yani dili bu şekilde alıp, hem en belli bir dile inhisar ettir ip bunun üzerinden
bir propagandaya dönük veya bir değerlendirmeye dönük görüş serdetmeyi doğrusu
zor lama bir yor um olarak değerlendir irim.
Değerli arkadaşlar, bu k ısa yapmak istediğim f akat pek de kısa olmayan
yor uma rağmen hazır yeri gelm işken de… Çünkü Sayın Beştaş söz alınca Sayın
Emir’in if adelerine giremedim, kendisi de yok herhâlde.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Ayr ıldı, gelecek.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Evet, o zaman onu sonr aya bırakalım.
Sayın Beşt aş “İç Tüzük’te hiçbir part i dışlanmamalıdır.” dedi ve doğru dedi
ve bu İç Tüzük çalışmasında hiçbir parti dışlanmam ışt ır. Hat ır larsak 8 Hazir an
tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının davetiyle bütün dört partinin de
grup başkan vekiller i olarak bir araya geldiğimizde bu İç Tüzük çalışmasına yönelik
bir davetti ve toplant ıydı. O toplant ıda hem Cumhur iyet Halk Partisi hem Halklar ın
Demokratik Partisi çok açık bir şekilde bu İç Tüzük çalışmalar ında yer
almayacaklar ını if ade ettiler ve Sayın Filiz Ker estecioğlu kat ılm ışt ı. “T eklif meşru
mu?” diye sordu. Evet, teklif hem teklif olarak hem de teklif in getiriliş şekli it ibar ıyla
son derece meşrudur. Bunu millet vekiller i de teklif edebilir. HDP de bir teklif
getirebilirdi. Eğer dört siyasi part inin kat ılmadığ ı ikisinin kat ılmadığ ı bir İç Tüzük
teklif ini… Yani biz Milliyetçi Har eket Partisi olarak kat ılmamak mecburiyetinde
miyiz? Görüşmemek mecbur iyet inde m iyiz? Bir muhalef et partisi olar ak bizim bir
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 34
sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğu duyduk ve daha evvelki yapt ığ ım ız
açıklam alar çerçevesinde de biz bu görüşmeler i yapt ık.
Şimdi “Bazı pazarlıklar ın yapıldığ ı kamuoyuna yansıdığ ı bir ortam daha.”
dedi Sayış Beştaş. Ben bu if adeler den sarf ınazar etmesini beklerim.
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – Neyi?
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Yani sanki baz ı pazarlıklar ın olduğunu
kamuoyuna, basına yansıdığ ı şeklinde. Yansıdığ ının on kat ı daha bunlar
reddedilmişt ir, her hangi bir pazar lık da söz konusu olmam ışt ır. Ne Adalet ve
Kalk ınma Part isi ne de Milliyetçi Hareket Partisi asla ve kata böyle bir pazarlığın
içer isinde olmam ışt ır . Bu İç Tüzük Teklif i son derece iyi niyet le ve makul ölçülerde
müzakere edilerek, tart ışılarak ve üzerinde bir mutabakat sağlanarak birlikte im za
at ılmak suretiyle verilm iştir. Aşır ı ve zorlama yoluyla vehim lerden uzak durmakta
f ayda vardır.
Yemin meselesi. Anayasa’ya bir ayk ır ılık söz konusu değildir bu İç Tüzük
Değişiklik Teklif inde. Yemini aynen okumak da bir mecbur iyett ir ve ayr ıca yem in
Anayasa’nın 81’inci maddesi “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeler i göreve başlarken
aşağ ıdaki şekilde ant içer ler.” diyor. Yani göreve başlamanın bir ön şart ı olar ak
zat en Anayasa getir miş, İç Tüzük de buna paralel olar ak if ade ediliyor. 24’üncü
Dönem Uzlaşma Komisyonunda mutabık kalındığ ı üzere “ aynen” kelimesi “aynen”
ibar esi de bu İç Tüzük değişi kliğine işlenmişt ir ve yem in bir sadece bir ritüel
değildir değerli arkadaşlar. Anayasam ızda…
BAŞKAN – Sayın Akçay…
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Hemen tamam lıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Lütf en, lütf en.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Yemin bir ritüel değildir sadece ond an öte
Anayasa’nın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeler inin gör eve başlamasının bir
şart ıdır.
15’inci maddedeki değişikliği Sayın Emir if ade… 83’üncü maddeyle
ilişkilendirildi. Tabii bir maddeyi bir bütünü ve tamam ı, cüm lesi içerisinde
değerlendirmek la zım. Bir kısm ını okur bir kısm ını okumazsak o zaman yar ım yor um
yapılm ış olur. “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Meclis çalışmalar ındaki oy ve
sözlerinden Meclist e ileri sürdükler i düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık
Divanının teklif i üzerine Meclisç e başka bir karar alınmadıkça bunlar ı Meclis
dışında tekrarlamak ve açığa vur maktan sorumlu tutulamazlar.” Yasama
dokunulmazlığ ını düzenleyen en önemli bir inci paragraf bu. Bunu da hat ırlat ıyor um.
Hepinize sayg ılar sunuyor um.
BAŞKAN – Teşekkür ediyorum.
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – Sayın Başkan…
BAŞKAN - Sayın İyimaya’nın bir söz talebi vardı, ondan sonra ara
ver eceğim.
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) – İki cümle ama…
BAŞKAN – Sayın İ yimaya’dan sonra Sayın Beştaş size söz ver eceğim ama
yem ek arası vereceğim.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Ben de bir dakika isteyeceğim.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 35
BAŞKAN - Bir de t abii Başkanlık Divanı olar ak bizim bir iş programım ız var,
nihayet inde süreci yürütmekle de görevliyiz. Bu konuda da m illet vekili
arkadaşlar ım ızdan, Komisyon üyesi arkadaşlardan bize yar dımcı olmalar ını talep
ediyoruz.
Söz sırası Sayın İ yimaya’da.
Buyurun Sayın İ yimaya.
AHMET İYİ MAYA (Ankara) – Teşekkür ediyorum Başkanım.
Değerli arkadaşlar, tabii bu İç Tüzük müzakereler inde makalelerim, dava
dilekçelerim çokça at ıf görüyor. Şahsen me mnun oluyorum f akat Adalet
Komisyonundaki bir Kaf kas dil grubundan gelişt irilen bir söylem amacından
sapt ır ıl ıyor. Orada gerilim li bir müzakere vardı ve HDP’den gelen Sayın
Kerestecioğlu gerilimi düşürmek için kendi dilinden bir nükte amacıyla söylenmiştir ,
zat en başkaca bir cümle yok. Ben de Anayasa’nın 3’üncü maddesinde açık bir defa
Parlamento tutanaklar ının resmi dil olm ası sebebiyle Türkçe tutulması gerektiğini
düşünüyorum. Bunun dışındaki sapmalar ı bir hüccet, bir kanıt, bir argüman olarak
kullanmamak gerekir. Ama nükteden esas üretmenin de mümkün olmadığ ını
arkadaşlar la paylaşmak istiyorum.
Sağ olun.
BAŞKAN – Sayın İ yimaya teşekkür ediyorum.
Sayın Beştaş, lütf en, toparlarsak yemek arası ver eceğiz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, öncelikle a macından
sapt ır dığ ım bir olgu söz konusu değil. Ben olduğu gibi t utanaklar ı gösterdim. İki
ayr ı dilde cümleler kurulmuş. Ayr ıca hangisinin nükte içerdiği hangisinin kötü bir
şey içerdiği tart ışmadan azadedir. Bunu not olarak düşüyorum. Ben amacından
sapt ırmadın, sadece iki dil bir i x yazılm ış biri aynen yazılm ış, bunu söyledim. Diller
arasına da hiyerarşiyi asla koymuyorum , bütün dillere aynı sayg ıyı, aynı özeni
göstermek gerektiğini de söyledim ve yazılmasını savunduğumu da söyledim, asla
amacından sapt ır madım, bir incisi.
İkincisi de Sayın Akçay’ın söylediği: Yani Kürtçe bir lehçe değil. Kürtçe bir
dil ve milyonlarca yurttaşın ana dili. Dünyanın her yer inde…
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Lehçe de bir dildir.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - Lehçe ayr ı bir şeydir, onu şimdi
tart ışmaya girersek yem ek yiyemeyeceğiz.
Kürtçe bir dildir, kadim bir dildir ve dünyada milyonlarca insanın, Kürt
halk ının kullandığ ı bir dildir. Bu dilde yazılan binlerce kitap, eser vardır ve bu dili
yine hepim iz çok iyi biliyoruz. Bunun nük te iç erdiği ya da anlaşılmadığ ı ya da hızlı
konuşulduğuna atf en söylemedim. Bir dilin x olarak nitelendir ilmesini söyledim ve
dile dair küçücük bir arka plan t arih bilgisi de verdim. Bu tutanaklara geçsin diye
söylüyorum.
Ayr ıca “sarf ınazar etme” dediniz. Yani ben orada kamuoyundaki iddialar ı
buraya getir dim. Dedim ki: Burada anlaşma var m ı, yok mu, pazarlık var m ı, yok
mu, varsa açıklasınlar.
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Aksi yönde açıklamalar ım ız var.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 36
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - Açıklamalar ınız var aksi yönde. A ma
sonuçta siyaset de böyle bir şeydir yani bizim eleşt ir i hakkım ız vardır, siyaset
yapıyoruz siz de cevap veriyorsunuz.
BAŞKAN – Sayın Beştaş, teşekkür ediyor um.
Sayın Mahmut Tanal’ın bir dakikalık söz t alebi var.
MAHMUT TANAL (İ stanbul) – Teşekkür ediyor um, sayg ılar ım ı sunuyorum
hepinize.
Öğleden sonraki hakkım saklı kalmak kaydıyla. Konu hep şeyden konuşuldu,
Meclisin kürsüsünden sarf edilen cümlelerle ilgili. Ben Ramazan Bayr am ında şöyle
bir mesaj gönderdim bölgemdeki seçmenlere: “Adalet timsali dinimiz in mübar ek
Ramazan Bayram ının adalet li günler e vesile olması dileğiyle bayram ınızı
kutluyorum.” Av. Mahmut Tanal. Burada “timsali” kelimesi PTT taraf ından içinde
“tim” geçtiği için tersi de “mit” geçtiği için sak ıncalı bir kavram gördüğünden dolayı
benim mesaj ım ı göndermediler. Ben şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisiyle bu
konuda ihtilaf hâlindeyim. Yani biz eğer bu kavram lar ı… Düşünebiliyor musunuz
eğer bunun üzerine kürsüde söylenilen kavr am şu oldu, bu oldu üzerine düşürsek
çoğunluğun oylar ıyla gelebilece ğim iz ortamı t akdirlerinize sunmak için ben söz
aldım. Anlayışınıza teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sayın Tanal, teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, 14.30’da başlamak üzere ara ver iyoruz.
Kapanma Saati: 13. 40
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 37
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saat i: 14.42
BAŞKAN: Mustaf a ŞENTOP (İstanbul)
BAŞKAN VEKİLİ: Reşat PETEK (Burdur)
SÖZCÜ: Abdurrahman ÖZ (Aydın)
KÂTİP: Muhammet Emin AKBAŞOĞLU (Çank ır ı)
(Oturum, Sözcü Abdurrahman Ö z taraf ından açıldı)
----- 0 ----BAŞKAN – Komisyonumuzun değerli üyeler i,
çalışmalar ım ıza ka ldığ ım ız
yer den devam ediyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Sayın Başkan, Meclis Başkanlığ ından ve
Hükûmetten herhang i bir temsilci yok şu anda. Bakanlığ ın t emsil edilmesiyle ilgili
her ne kadar İç Tüzük’te bir esneklik varsa da -“temsil edilebilir” diye gelenekler imizde bakanlık temsilcisi olm adan…
BAŞKAN – Meclis Başkanlığ ı…
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Meclis Başkanlığ ının seçilmiş bir temsilcisi, bir
başkan vekilinin olması gerekiyor. İlk imza sahiplerinden bir inin olması, İç Tüzük
değişikliği olduğu için bunlar ön emli. Başlayamayız bu şart lar da.
BAŞKAN – Meclis Başkan Vekilinin gelmiş olması toplant ılara başlamam ız
için yeter lidir diye düşünüyorum.
Sayın Bekaroğlu, buyur un.
MEHMET BEKARO ĞLU (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar ım;
gerçi Komisyonun çalışması için yeter li çoğunluk yoktur ama sanıyor um it iraz da
yok, konuşmaya başlayacağ ız.
Ben Sayın İ yimaya’nın burada olmasını isterdim. Komisyon çalışmalar ı
başladığ ı günden beri, konuşan hemen hemen bütün hat ipler Sayın İ yimaya’ya
gönderme yapıyorlar, makalele r ine, yazm ış olduğu dilekçelere. Ben öyle bir şey
yapmayacağ ım. Sayın İ yimaya karakolda doğru söyler ama mahkemede şaşar, hep
böyledir, o nedenle ona çok f azla gönder me yapmayacağ ım.
Değerli arkadaşlar ım, elbette demokrasilerde seçilm iş çoğunluk kararlar ı
alacak, ülkeyi yönetecek; bunda hiçbir şüphe yok. Zaten seçim vazgeçilmez,
seçim le gelen çoğunluk hükûmet olacak ve ülkeyi yönetecek ama o sistem in
demokrasi olabilmesi için aynı zamanda, azınlıkta olanın, az olanın da konuşma
hakkının, kendini, düşünceler ini if ade et me hakkının hiçbir şekilde kısıt lanm aması
gerekiyor. Bu iki şey olm azsa mevcut olan sistem demokrasi değildir. Maalesef,
Türkiye’de Adalet ve Kalk ınma Part isinin son yıllar ında ülke böyle bir sisteme doğru
yuvar lanıp gidiyor, yani demokrasiden giderek uzaklaşıyor. Gerçekten, muhalef etin
ya da azınlıkta olanın, az olanlar ın konuşma hakkı, kendini if ade etme hakkı ciddi
bir şekilde k ısıtlanıyor. Bu Meclis İçtüzüğü değişikliği teklif i de bu şekilde, bu
motivasyonla hazır lanm ış bir teklif tir.
Değerli arkadaşlar ım , bu teklif i konuştuğumuz ülke atmosf erinden de kısaca
söz etmek gerekiyor. Şu anda, öteden ber i var olan, toplumda ayr ışma,
kutuplaşmanın gider ek derinleştiği bir dönemdeyiz. Hatta ve hatta derinleşme değil,
bu ayr ışma ve kutuplaşmanın başk a bir merhaleye geçtiğini görmekteyiz. Öteden
beri tepede kurulan, özellikle Sayın Cumhurbaşkanının kurmuş olduğu sert
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 38
kutuplaşt ır ıcı dil, art ık dil olmanın ötesine geçmiş, daha t ehlikeli bir hâl alm ış,
muhalef eti f iilî bir şekilde susturacak bir merhaleye , aşam aya gelmişt ir maalesef.
Son birkaç günden beri 15 Temmuzla ilgili, 15 Temmuz askerî darbe gir işiminin
anmalar ında yapılan konuşmalar, tak ınıl an tavır bunu çok açık bir şekilde ortaya
koyuyor. Sayın Cum hurbaşkanı 15 Temmuz için bir çerçeve, bir tanım l ama yapt ı ve
açık bir şekilde, net bir şekilde bu tanımlamanın dışında, doğrudan ya da dolaylı bir
şekilde yorum yapanlar ı darbeci olar ak ilan etti. Değerli arkadaşlar ım, darbecilik
ağır ceza gerektiren, ağırlaşt ır ılm ış müebbet gerektiren, müebbet hapis ge rektiren
bir suçtur. Bu durumda 15 Temmuzla ilgili resm î, yani Sayın Cumhurbaşkanım ızın
çizmiş olduğu çerçevenin dışında bir yorum yapanlar demek ki suçlu ilan ediliyor ve
bir şekilde ceza yapt ır ım ıyla karşı karşıya kalacak demektir.
Değerli arkadaşlar ım, her f ırsatta “millet” tanım ı yapıl ıyor. Bu “millet”
tanım ı… Zaten bütün resm î ideoloj iler de kendine göre bir “ millet” tanım ı yapm ışt ır.
Şimdi, çok açık gör ülmekte ki Türkiye' de yeni bir resm î ideoloji inşa ediliyor ve
bütün kavram lar; sadece “millet” deği l, “vat an”, “bayr ak”, bütün kavram lar bu
çerçevede yeniden inşa ediliyor. Burada öyle bir dil ortaya konuluyor ki bizim gibi
düşünenler, bu şekilde bakanlar, bu şekilde yorum layanlar, bizim kurmaya
çalışt ığ ım ız bu yeni millî ideoloji çerçevesinde olanlar m illet, bunun dışında olanlar
düşman diye tanım lanıyor. Böyle bir ortamda biz İç Tüzük değişikliği yapıyoruz ve
bu İç Tüzük değişikliği teklif inin bütün maddeler inde açık bir şekilde düşünceyi if ade
etmeyi daha da güç hâle getirecek düzenlemeler var.
Değerli arkadaşlar ım, şöyle bakt ığ ım ız zaman, işte, “ Zana maddesi” f ilan
denildi ama ben bakıyor um, iki temel konu var bu İç Tüzük değişikliğinde; bir,
iktidar ın muhalef etin konuşma süreler ini kısaltması, ikincisi de muhalef etin kendini
if ade etmesine, düşünces ini if ade etmesine en azından disiplin cezası, Meclist en
çıkar ılma ve para cezası gibi yapt ır ım getirilme gayr eti var.
Şimdi, ilk okuduğumda, Adalet ve Kalk ınma Part isinin temsilcilerinin
konuşmasını dinlem eden önce şöyle düşünmüştüm: Rahmet li Türkeş’in 1 2 Eylülden
sonra “Biz hapisteyiz, f ikirler imiz iktidarda.” diye bir sözü var. “Acaba bu süre
kazanmayla ilgili maddeler konusunda MHP’yle bir ortaklık kurmak için Adalet ve
Kalk ınma Partisi düşünceyi if ade konusunda getir ilen maddeler i kabul mü etti,
MHP’yle bu şekilde bir anlaşmaya m ı vardılar?” diye düşünmüştüm ama öyle
değilm iş. Milliyetçi Hareket Part isinin öteden ber i dillendirdiği bir konu, şu anda da
Adalet ve Kalk ınma Partisi düşünceyi if adeyi mesele hâline getirmiş ve ona cezai
yapt ır ım getirmekted ir.
Bu hâliyle bu İç Tüzük değişikliğine bir taraf tan “süre kazanmak”, diğer taraf tan da
“Kürt annesini görmesin” değişikliği diyebiliriz. Niye bunu söyledim ? Sadece
Kürtler in kendini if ade etmeleri, “kürdist an” gibi kelimeleri kullanmalar ı değil, daha
geniş bir şekilde düşünceyi if ade etm enin önüne yeni engeller getiriliyor ama
Meclisteki tart ışmalar ı, Meclis Genel Kur ulundaki tart ışmalar ı dikkate alırsak bunlar
için geliyor demektir, öyle görünüyor.
Şimdi, değerli arkadaşlar ım, burada teklif sahipler i “ İhtiyaç olan, sistematik,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurumsallaşmasını sağlayacak, etkin, verimli,
çağdaş gelişimlere ayak uydur acak, kaliteli yasa yapmayı sağlayacak değişiklikler
yapıyoruz.” diyor lar. Böyle değil yani daha evvel Mecliste İç Tüzük’le ilgili kurulan
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 39
komisyonlar ın raporlar ına, yazm ış olduklar ı taslaklar a bakt ığım ız zaman, bugün
elimizde olan bu on yedi maddelik değişiklik, hiçbir şekilde iddia edildiği gibi
Meclisin daha etkin bir şekilde, çağdaş gelişim lere ayak uyduracak şekilde yasa
yapmasını kolaylaşt ıracak, Türkiye Büyük Millet Meclisini kurumsallaşt ıracak
değişiklikler değil bunlar.
Yapılan şeyler… Tek tek maddelere gir meyeyim ama iki konunun üzer inde
durmak istiyorum. Bunlardan bir t anesi süreyle ilgili. Bunu herkes söyledi,
muhalef etin, özellikle grup öner ileri verdiğinde sür esi k ısıt lanıyor. Hadi buna işte
“ Meclis çoğunluğu böyle uygun gördü, t amam.” f ilan diyebiliriz; işt e, Anayasa’nın
değişik maddelerine yor umlar la ayk ır ı olduğu iddia edilebilir ama süre kazanmak
için gündeme g etirilen bir değişiklik var ki bu gerçekten vahim. Anayasa’nın 96’ncı
maddesi çok açık, net değerli arkadaşlar ım. Yani, Meclisin toplant ı yeter sayısının,
karar yeter sayısının ne olduğu belli. Toplant ı yeter sayısı üçt e 1’i, 184; karar yet er
sayısı da dör tte 1’i, 138, çok açık bir madde. Şimdi, siz yoklama yapmayı istemeyi
kaldır ıyor sunuz. Peki, yoklama yapılmayınca Mecliste en az 184 ve 138 kişinin
bulunduğunu nasıl t espit edeceksiniz değerli arkadaşlar ım, böyle bir şey var m ı?
Yani, bu gerçekten komik bi r durum. Ha, deniliyor ki: “Net ice itibar ıyla yasanın
bütünüyle ilgili yapıl acak oylamada bu ar anacak zaten.” Değerli arkadaşlar ım, uzun
süreden beri, bildiğiniz gibi, işte, torba yasalar temel yasalar la, birbir ler iyle hiç
ilgisi olmayan, çok farklı konula ra bir sayı ver iliyor ve bir yasa alt ında görüşülüyor.
Öyle maddeler var ki bu maddelerin birbiriyle ilgisi yok. Daha başka şeyler var.
Mesela, Hükûmet sık sık hiç taslakta, tasar ıda, Meclis komisyonundan gelen
raporda sözü edilmeyen değişiklikler yapıyor ve bu değişikliklerin oylanmasında da
yoklama istenmeyecek yani toplant ı yet er sayısı 184 ve karar yeter sayısı 138
aranmayacak. Yani, bu Anayasa’ya açık bir şekilde… Yani bunun için anayasacı,
hukukçu f ilan olmaya gerek yok, açık bir şekilde ortada. Yani, mevcut Anayasa
Mahkemesi üyeleri, yani ne olsalar bile bu açık gerçeği örtebilirler mi, gerçekten
endişe var burada.
Değerli arkadaşlar ım, ikinci önem li konu da düşünce if adesiyle ilgili 15’inci
maddede yapılan değişiklikler. Bak ın değerli arkadaşlar ım, Adalet ve Kalk ınma
Partisinin ilk yıllar ından başlayarak 2010’lara kadar demokratikleşme yolunda çok
ciddi, önemli değişiklikler yapıldı. Bunlar yet erliydi, değ ildi, muhalef et partisi
katılm ışt ı, kat ılmam ışt ı; bunlar tart ışılabilir ama bir büt ün olarak ald ığ ınızda, yani,
nasıl işte 12 Eylülde asker î darbe oldu, asker î yönet im geldi, arkasından 1983’te
seçim ler, yavaş yavaş Anayasa’da değişik zamanlarda yapılan değişiklikler,
yasalarda değişik zamanlarda yapılan değişiklikler, daha sonra 1999’da Avrupa
Bir liği sürecinin yeniden başlamasıyla ilgili o çerçevede, o süreçt e yapılan
değişiklikler… Yani, bir karanlıktan yavaş yavaş demokrasi açısından aydınlığa
doğru, daha gelişmiş demokrasiye, daha kullanılabilir hak ve özgürlükler rej imine
doğru bir gidiş var ama 2010’dan it ibaren, 2011 seçim lerinden sonra ve özellikle de
15 Temmuz 2016’dan sonra, OHAL ilan edilmesinden sonra Türkiye hızl ı bir şekilde
yine karanlığ ın içine doğru gidiyor. Şu anda üzer inde konuştuğumuz İç Tüzük
değişikliğinin özellikle 15’inci madde si bunu açık bir şekilde ortaya koyuyor. O
kadar genel cümlelerle yazıl ıyor ki değerli arkadaşlar ım, Hükûmetin istemediği ya
da o anda Meclisi yöneten Meclis Başkan Vekilinin beğenmediği, çoğunluk grubunu
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 40
rahatsız eden her şey bir şekilde cezalandırma konu su olabilecek. Arkadaşlar ım ız
bu konuya sık sık değindi, ben uzun uzun konuşmak istemiyor um ama bu
değişiklik… Kim bunlar ı yorumlayacak? Hele hele dışar ıda herhangi bir yurttaş
konuşunca suç teşkil etmeyen bir konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisinin
kürsüsünde bir milletvekilinin if ade etmesi, dillendirmesi dur umunda cezayla karşı
karşıya bulunması asla ve asla kabul edilebilir bir şey değildir.
Ben uzatmayacağ ım , teknik bir konuşma da yapmayı düşünmüyorum ama
başta Adalet ve Kalk ınma Partisi olm ak üzere, T ürkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerini, bütün arkadaşlar ı uyarmak istiyorum: Değerli arkadaşlar ım, bu yol, yol
değil. Yani demokrasi elden gidiyor bir taraf a, yani demokrasiyle ilgili çok ciddi
gerilere düştük, o başlam ış olduğunuz demokrasiye doğru yürüyüş durdu çoktan ve
gerilere doğru gidiyor, bunu bir taraf a bırak ıyor um; toplumdaki bu ciddi ayr ışmayı,
kutuplaşmayı, düşm anlaşmayı görmüyor musunuz değerli arkadaşlar ım ? Sayın
Cumhurbaşkanının bu konudaki davranışlar ı art ık yani siyasetin malzemesi, “Ne
yapalım işte, seçim zam anlar ı, iç politik a…” “Art ık o da bir partinin genel başkanı.
Dolayısıyla, bir parti genel başkanı gibi konuşuyor.”, yani bunlar ın çok ötesine
geçti. Bak ın, geçt iğimiz günlerde Sayın Cumhur başkanı, ana muhalef et partisinin
genel başkanıyla ilgili bir söz söyledi. Bu söz, değerli arkadaşlar ım, bu gerginliğ in
sadece siyaset in tepesinde devam edecek, bu şekilde değ il, bu gerginliğin sokağa
kadar yansıdığ ını, yansıyacağ ını açık bir şekilde ort aya koyuyor değerli
arkadaşlar ım. Bir def a yani s iz değişik yasal düzenlemeler le, OHAL’ler le hak ve
özgür lükler in kullanılmasını engelliyorsunuz, hukuk devletiyle ilgili ciddi gedikler
açıyorsunuz, sorunlar oluyor, adaletsizlikler oluyor, bu adaletsizlikler bir ikiyor ve
toplumun kutuplaşmasını hızlandır ı yor, düşmanlaşmasını hızl andır ıyor buraya kadar
ama şu anda içinde bulunduğumuz durum, bu merhaleyi geçmişiz çünkü Sayın
Cumhurbaşkanı ana muhalef et partisi genel başkanına diyor ki: “Sokağa
çıkamazsın.” Değerli arkadaşlar ım, bu kabul edilebilir bir şey de ğil. Adalet ve
Kalk ınma Part isi içinde dün daha f azla ama bugün de aklıselimle hareket
edebilecek dünya kadar arkadaşım ızın olduğunu biliyorum. Bunlar kabul edilem ez
değerli arkadaşlar ım . Etraf ınıza bak ın, çevr emizde olup bitenler e bak ın, Suriye’yi
görün, Irak’ı görün. “ Hayır ef endim, ne ilgisi var, biz Suriye miyiz, Irak m ıyız?” f ilan,
yani bu şekilde konuşma lüksümüz yok. Bakın, toplum hızlı bir şekilde bur aya
gidiyor. Bur ada t arihî bir görev var. Bugünün siyasetçiler inin en temel görevi bu
gidişi durdurm aktır değerli arkadaşlar ım. Diğerleri daha sonra bir şekilde düzelt ilir ,
geri adım at ılır ama burada daha iler iye at ılacak, uçuruma doğru atılacak bir adım ın
geri dönüşü yoktur. Şimdi size Irak’ın ve Suriye’nin bilançosunu sunmak
istemiyorum; her gün, her akşam televizyonlarda, ertesi gün gazetelerde bu
bilançoyu görüyorsunuz. Bu İç Tüzük çok daha güzel bir ortamda, daha evvel
Meclisin uzlaşma komisyonlar ında yapılan çalışmalar esas alınarak çok daha uygun
bir şekilde yapılabilir ve bu çalışma en azından bi r yumuşamanın vesilesi k ılınabilir
diyor, hepinizi sayg ıyla selamlıyorum.
Kolay gelsin.
BAŞKAN – Sayın Bekaroğlu, teşekkür ediyor um.
Söz sırası Sayın Ert uğrul Kürkcü’de.
Buyurun Sayın Kürkcü.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 41
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İ zmir) – Sayın Başkan, sevgili arkadaşlar , hepinizi
sevgi, sayg ıyla selamlıyorum.
Umar ım bu Komisyona girdiğim iz gibi çıkmayız. Bunu ummak istiyorum f akat
umudumun da olmadığ ını söylemek isterim çünkü gidişat öyle ki bu gelen tasar ıyı
herhangi bir biçimde değiştirmemek konusunda hem iki parti ar asında hem de o iki
partinin arkasındaki yüksek iradının kontrolü bak ım ından herhangi bir imkân
gözükmüyor. Bu tasar ının burada olması bizi son derece güç bir görevle kar şı
karşıya bır ak ıyor çünkü Parlament oda t emsil edilen çoğunluk ittif akının dışındaki
partiler olarak bu gidişat ı önleyebilmek için elim izde şu an için sözden başka bir
şey yok f akat bu sözler in de bir karşılığ ı olmadığ ını, bir diyalektik olmadığ ını, büt ün
bu müdahaleler in kurucu, yarat ıcı bir tart ışmaya yol açm adığ ını da görüyorum
başından ber i bunu izlerken. Çoğunluk partisi millet vekilleri ve müttef ikleri
sükûnetle izliyor lar, tartışmaya girmiyorlar. Bir an önce bu İç Tüzük taslağ ının
taslak olmaktan çık ıp Par lamentoya inmesi bak ım ından bulunabilecek en makul yol
bu olduğu için tart ışmalar la dur umu uzatmamak ve eldeki metni Parlamentoya
dayatmak üzere son derece sakin bir ittif akla karşı karşıyayız. Demek ki “sakin” her
zam an olumlu bir anlam taşım ıyormuş, onu da buradan öğrenmiş oluyoruz.
İkinci olarak, söze başlarken, bir komisyon üyesi olmayar ak sözümün
kısıtlanmaması ve hareketlerim in k ısıt lanmaması bak ım ından Başkanın gösterdiği
davranışı takdir ett iğimi söylemek isterim çünkü Anayasa Komisyonundaki bir
önceki tecrübemi hâlâ son derece büyük bir iç sık ınt ısıyla hat ırlıyorum.
Millet veki limiz Tuğba Hezer ’in millet vek illiğinin düşürülmesi maksadıyla bir araya
gelmiş olan Komisyon, karar vereceği sırada “Üye olmayanlar çıksın.” diye bir
dayatmada bulundu. Aslında millet vekillerinin, komisyon toplant ılar ının herhangi bir
anında yer dışında h erhangi bir sebeple salonda olmamalar ını talep etmek dahi
millet vekilliği statüsüyle, Meclisin çalışmasıyla asla bağdaşt ır ılamayacak bir şeydi.
“Komisyon Meclisten üstündür; Komisyon Başkanı, komisyondan da üst ündür.”
f ikrinin cisim leşt iği bu davr anışın el eştirisini yaparak oradan çıkt ık ama bu hâlâ
içimde bir ukde. Hiçbir m illet vekili arkadaşım ıza, hiçbir komisyon başkanının böyle
davranamayacağ ının bir içtihat olduğunu, bunun bir bedahet olduğunu, başka
türlüsünün olamayacağ ını mutlaka burada kayda geçirm em iz gerekir. Bu güvenle
konuşmaya devam etmek istiyorum.
Şu an tart ışmakta olduğumuz İç Tüzük, herhangi bir sosyal, kültür el,
Meclisin çalışma süreçler inin iht iyaçlar ı, halk ın daha iyi temsili, daha iyi yasalar
yapılması için Meclisin r ef orme edilmesiyle t amamen ilgisizdir. Hiç böyle bir
gerekçe yoktur bu İç Tüzük taslağ ının arkasında, birbirim izi kandırmayalım.
Gerekçe bu açıdan bütünüyle hükümsüzdür. Eğer gerekçe buysa, bu gerekçeyle
zat en böyle bir iç tüzük taslağ ı yapılamaz idi.
Benim diyeceğim şey ş udur: Buradaki gerekçeler daha sonra anlam
kazanması için gerisindeki bir ittif aka, bir f ikir birliğine, bir anlayışa muhtaçt ır. O da
aslında Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu olağanüstü koşullara, bir olağanüstü
hâl rejim ine duyulan iht iyaçla ilgilidir. Bu iht iyacı aslında MHP Genel Başkanı Sayın
Devlet Bahçeli’nin kendisi son derece veciz bir biçimde if ade ederek “Sayın
Cumhurbaşkanı f iilî başkanlık durumundan vazgeçmeyecekse f iilî duruma hukuki bir
boyut kazandır ılmalıdır, her gün suç işleyen bir yönet imden söz edilemez. Ya
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 42
Anayasa Cumhur başkanına uyacak ya Cumhurbaşkanı Anayasa’ya uyacak. Varsa
bir teklif , gelsin değerlendirelim.” dedi. İ şte, bu İç Tüzük’ün miladı da o gündür ve o
karardır, o karar ın, o itt if akın üzer ine dayanmaktadır. Sayın Erkan Akça y diyor ki:
“Aram ızda hiçbir pazar lık olmadı.” At pazarlığ ından söz et miyoruz am a böyle bir
Anayasa değişikliği ve bu Anayasa değişikliğine bağlı böyle bir iç tüzük olması
konusunda aranızda son derece açık bir mutabakat, son derece net müzakereler,
bu müzakerelerin sonucunda alınm ış, ver ilmiş kararlar ve bunun sonucunda
önümüze gelen taslak var.
Halklar ın Demokratik Partisi, bu taslağın oluşturulmasına katılmadı çünkü
bizzat ortam ın kendisinin, bu İç Tüzük’ün gündeme getirilmesi koşullar ının
kendisinin ha lk ın menf aatlerine, Par lam entodaki muhalef et güçlerinin menf aatine
ayk ır ı olduğu kanaatinden ötürü buraya gelmedi. O nedenle bu ittif akın kendi
eserini ortaya çıkarmasını bekledi ve bu eser ortaya çıkm ışt ır, önümüzdedir.
Dolayısıyla, bu İç Tüzük’ün herhang i bir biçimde gerekçede belirtildiği gibi,
Parlamentonun işlev ve vazif eler ini yer ine getirmede kolaylaşt ır ıcı, ver imliliği ve
etkinliği art ır ıcı nitelikte olduğu, bu işlev ve vazif eleri yerine getir irken
parlamenter lerin uyması gereken kurallar ı da belirt tiği, hukuki bir belge olmanın
yanına, sosyal ve kültürel şart lar ın ve gereklerin yansıdığ ı bir belge olduğunu kim se
söyleyemez. Eğer tababet alanında çok sık kullanılan bir klişeye başvuracak
olursak, bu operasyon sonucunda operasyon son derece başar ılı b ir biçimde yerine
gelmiş olacakt ır f akat hastayı kaybedeceğizdir çünkü böylelikle aslında
Parlamentonun bir müzakere zemini, değişik f ikirler, toplumun çelişen, çat ışan
çıkarlar ını dile getiren, bunlar ı bir yönetim ilkesi hâlinde yasalaşt ır ma,
kurallaşt ırm a, toplumla açık bir müzakere sürdürmek için kurulmuş olan
Parlamento, onun içinde yer alan part ilerin bir bölümü bu müzakere devr esinin
dışına at ılmaktadır bu İç Tüzük’le. O nedenle, bunun, Parlamentonun işlevler ini
gelişt irdiğini söylem ek mümkün değil, o lsa olsa şöyle denilebilir: Parlamento bu İç
Tüzük kabul edildiğinde bir kanun yapm a f abrikasına, hakikaten bir kanun yapma
f abrikasına dönecektir çünkü burada zam an başına düşen yasa m iktarı bir
perf ormans kriteri olarak çoğunluk millet vekiller ine üst ira de taraf ından dayat ılm ış
olacakt ır. O nedenle, bu İç Tüzük’ün aslında hiç gündeme gelmemesi gerekirdi.
Bir iç tüzük iht iyacı yok mu? İç Tüzük t art ışması yapılmamalı m ıydı? Zat en
Meclis benim bildiğim kadarıyla, ben bu Meclisin bir üyesi değilkenden başlay ar ak,
ben çocukkenden beri hep İç Tüzük tart ışır, ben bunu biliyor um, burada bir mesele
yok ama bunu yapmanın usulünün herhâlde önümüze gelen taslak olmadığ ını
ezbere biliyoruz hepimiz. Aslında bu teklif i getir enler de bunun böyle olmadığ ını,
Parlamentonun asli işlevlerini kolaylaşt ıracağ ını, bunlar ın halk ın karar alma
mekanizması olarak Par lamentoyu daha da güçlendireceğini düşünmüyor lar. Bu
Adalet ve Kalk ınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi arasında Cumhurbaşkanlığı
rejimine geçiş dolayısıyla oluşm uş bulunan ittif ak ın zorunlu bir sonucu olar ak
ortaya gelmektedir. Nereden yaz tatilinin ortasında alelacele yapılm ış bir iç tüzüğü
tart ışmak aciliyetine sahiptik ki? Kim in böyle bir acelesi var dı? Benim bildiğim
kadar ıyla Cumhurbaşkanının böyle bir aceles i var. “Zaman, zaman, zaman.” her
konuşmasında bunu dinliyoruz ama Meclisin böyle bir telaşı ya da Meclis
çoğunluğunun böyle bir telaşı yok çünk ü benim gördüğüm kadar ıyla, bu Mecliste
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 43
bulunduğum beş yıl boyunca bu Meclis t arihinde yapmadığ ı kadar çok yasa yapt ı,
bazen aynı yasalar ı 2 kere yapt ı.
Bak ın, ben size bir tane örnek vereyim, yasalar ı yaparken hangi mant ık, yasalar ı
yeniden yaparken o mant ık aynen nasıl geçerli oluyor: Türk Hava Yollar ında grev
iht imali var iken Meclise derhâl, apansız, bir tor ban ın içinde bir yasa geldi, sivil
havacıl ık iş kolunda grevler kanunen yasaklandı yani grev yapılamayacak iş kollar ı
arasına sivil havacılık girdi; Türk Hava Yollar ı grevi çökertildi, sendika yönetici
değiştir di, bir ay sonra sivil havacılık kolunda grevler yeniden serbest bır ak ıldı.
Böyle, bu kadar hızl ı, bir ay içerisinde aynı yasayı 2 kere değiştirecek kadar hızlı
yasa yapabilen bir Mecliste “Yasa yapmaya zaman bulam ıyoruz.” sözlerinin
herhangi bir açık layıcılığ ı yok. Bu, m uhalef etin yasa yapma sürecinde k endi
görüşler ini açık lam ak ve kabul ett irmek için kullanacağ ı zamana ihtiyaç yok
demektir çünkü muhalef ete iht iyaç olmadığ ı anlaşılmaktadır. Şu an Türkiye’de
nüf usun yüzde 49’u en kötü ihtimalle zaten muhalef et bile değil, darbe yandaşı
olar ak nitelenmiş d urumdadır. Dolayısıyla, “ Mecliste de seslerinin kesilmesinde bir
mahzur yoktur.” diye bu tasar ıyı ortaya koyanlar elbette düşünüyor lar, buna şüphe
yok. Bir bir imizi sükûnet, asalet, kibarlık vesaireyle yat ışt ır abilir iz f akat bu, bunun
arkasındaki gerçeği or tadan kaldırmaz ki. Bu İç Tüzük yürürlüğe girdiği andan
itibaren, pek çok arkadaşın benden önce anlatt ığ ı gibi, art ık muhalef et
millet vekiller i o an Mecliste bulunan çoğunluğun niyetine, değer lendirmesine,
telakkisine göre şu ya da bu millî değeri inkârla, Anayasa’nın başlang ıç dört
maddesine
ayk ır ıl ık la,
bunlar ı
tahkir
ve
t ezyif le
suçlanarak
der hâl
cezalandır ılacaklar ve üstelik, ne kadar kötü bir şey. İnsanlar sözler ini tartarken
art ık dışar ıdaki, Mecliste olmayan yurttaşlar ım ız “ Başıma bir iş gelir mi?” diye
düşünürken millet vekilleri de “Acaba aylığ ım elimden gider mi?” diye düşünm ekle
karşı karşıya bır akılıyor lar. Cezanın, bir müeyyidenin gerekçesi nedir?
Karşısındakinin f eda edemeyeceği bir şeyle onu tehdit etmek ve yapacağını
yapmaktan caydırm ak. Dola yısıyla, ben aklımdan geçeni cebimden geçenle
dengeleyip bu konuda bir karara varacağım ve laf ım ı yut acağ ım. Yutar m ı insan
laf ını? Siz yutar m ısınız? Herhangi bir kimse yutar m ı bunu? Bence hiç kimse
yutmaz.
Böylelikle, sonuçt a, geldiğim iz yer Meclisin de bir yasa yapma f abrikasının
yanı sır a bir ceza kesme ve suç işleme f abrikası hâline dönüşmesi demek olacaktır.
Çünkü hayat ın, toplumun, siyaset in olağan akışını değişt ir diğiniz andan itibar en,
önceden öngörmediğiniz bir sürü anomali burada devreye girecek . Bunlara ne
lüzum var? Niye böyle olsun? Çünkü, aslında iki part i arasındaki ittif ak bunu
gerektiriyor. Ben öyle düşünüyor um, benim tasavvurum o, benim aklım daki denklem
Adalet ve Kalk ınma Partisi sürat açısından yani hiç kimseyi dinlemeden buldozer
gibi yasalar ı geçirm ek ve canının istediğini yasalaşt ırmak bakım ından bir garanti
alıyor, Milliyetçi Hareket Partisi de kendi doktrinini Meclis doktrini hâline getirmek
bak ım ından Adalet ve Kalk ınma Part isinin bu iht iyacına karşılık gelecek bir destek
ver iyor ve kendi ihtiyacını elde ediyor . Çünkü başka nasıl açık lanabilir sevg ili
arkadaşlar ? Bir İç Tüzük’ün nasıl olmam ası gerektiğini yıllar boyunca anlatm ış olan
bir part inin Meclisteki ve Komisyondaki heyet i, bunun tam tersi bir metnin alt ına
niçin girsin? Bugü ne kadar hiçbir zaman “Bir İç Tüzük’e acilen ihtiyacım ız var. İç
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 44
Tüzük’ü bu yaz değiştirdik, değiştirdik; değiştirmedik memleketin başı dertt e.”
dememiş olan bir Milliyetçi Har eket Partisi niye bu telaş içer isinde bu tasarıyı
bir likte kotar ıp buraya getirs in? Üstelik, son derece kötü f ormüle edilm iş, hiçbir
uluslararası norm la bağdaşt ır ılamayacak, geçmiş Anayasa metinler iyle bir
devam lılık, bir tutar lılık, Türkiye anayasacılığ ının içinde yeni bir merhale olacak bir
şekilde değil de t amamen bir gariplikler s ilsilesi, bir bir ini yadsıyan mant ıklar am a
netice olar ak “W in, win: Sen de kazan, ben de kazanayım. Sen doktrinini harekete,
hayata geçir, ben de zamanı kazanayım.” diye aslında çelişkili bir itt if akın bize
ver diği bir met inle karşı karşıyayız. Bununla yol alamayız. Daha doğrusu, şu olabilir
tabii ki, pekâlâ mümkün: Sonuçta “Evet ef endim”ci bir Meclisi “ Hayır.” diyenlerin
elini kolunu, ağ zını bağlayar ak tesis edebilirsiniz ama bunun adına “par lamenter
demokrasi”, “par lamenter demokrasinin gelişmesi” vesaire diyemeyeceğiniz
apaçıkt ır.
Doğrusu, ben özellikle Adalet ve Kalk ınma Partisinin bugüne kadar
sürdürdüğü
toplumsal
çoğulculuğun
Meclise
yansıt ılması
konusundaki
müktesebat ını da bu İç Tüzük’le bir likte çöpe altm ış olduğunu düşünüyorum ya da
bu, belki kaba kaçabilir, bir kenara bırakt ığ ını, raf a kaldırdığ ını düşünüyorum;
şundan ötür ü: Biz hepim iz, Halklar ın Demokratik Partisinde siyaset yapanlar, öt eki
partilerde ve öteki düşünce evrenler inde yaşayanlar kadın m illet vekiller inin
başörtüsüyle Meclise girmesi meselesinde, bunu bir laiklik tart ışması değil, bunu bir
toplumsal çoğulculuğun görünürlük kazanması, evde, sokakta, tarlada olanın
Mecliste de olmasının kaçınılmazlığ ı, demokrasinin ancak toplumda olana hak
tanıyan, toplumda olanı karar mertebesine yüksel ten bir arayış olduğu gerekçesiyle
destek verdik. Bizim açım ızdan mesele herhangi bir kutsalın orada ya da burada
olması meselesi değildi, mesele hayatta nasılsa Mecliste de öyle olsundu f akat ben
öyle görüyor um ki bu Adalet ve Kalk ınma Partisi için yeterl iym iş. Bütün öteki
kalıplar ı bir yanda t utarken sadece bu kalıbı k ırmakla yetinmek aslında toplumda
olanın Meclise yansıması bak ım ından kararlı ve tutarlı bir davr anış içerisinde
olunmadığ ını gösteriyor.
Öte yandan, ben t abii, Milliyetçi Hareket Partisine de sormak istiyorum: Bir
muhalef et partisisiniz hâlâ, istediğiniz itt if akı kurmuş olun, nasıl kurarsanız kurun,
önünde sonunda sandığ ın önüne gidildiğinde herkes kendi kader iyle, kendi
seçmeniyle baş başa. Ben kamuoyu yoklamalar ına bak ıyorum, bütün partil erin
gelişim graf iklerine bak ıyorum. Şu an, yar ın seçim olacak olsa Milliyetçi Hareket
Partisi, Halklar ın Demokratik Partisinden daha avantajlı bir toplumsal desteğe sahip
değil yani bu Meclisin kendi evreninde bir azınlığ ı olmaya devam edecek. Peki,
azınlıkta olan bir partinin çoğunluğun elini böylesine güçlendiren, kendi kaderini
çoğunluğun eline teslim eden bir İç Tüzük yapmakta ne gibi bir menf aati olabilir ?
Bu, bana sorarsanız, siyasi mant ık la…
BAŞKAN – Sayın Kürkcü, ben sözlerinizi bölmek istemiyor um ama madde
gündemine davet etmek istiyorum.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Tabii ki ama böyle olmadan madde gündem i
anlamlanamaz.
BAŞKAN – Madde gündemine davet etmek istiyorum, Sayın Kürkcü, lütf en.
Buyurun.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 45
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Peki.
Özet le,
ner esinden
b aksanız
siyasi
mant ığ a,
toplumsal
gelişm e
doğrultusuna, part ilerin evvelki müktesebatlar ına göre aslında olmaması gereken
bir met in, şimdi bir kararlılık la burada tutuluyorsa bunda başka bir düşünce var
demektir. Bu başka düşünce bir olağanüstü hâl rej imin in iht iyaçlar ı bak ım ından saf
dışı edilmesi gereken muar ızlar ın sesinin kesilmesi için acil bir ihtiyaç olarak yan
yana gelinmişt ir. Sonrası, belki “ Sonr ası Allah kerim.” diyorsunuz ama ben
sonrasının aslında Parlamentodan, Parlamentodaki sözünden, Parlame ntodaki
temsilinden yoksun bırak ılan insanlar ın bunu “ Ne yapalım, kaderimiz böyle im iş.”
diye kabullenmeyeceklerini, t ıpk ı ref erandumda olduğu gibi ortaya koyacaklar ından
emin olmanızı diler im. Böyle olursa belki son anda bir geri dönüş olabilir am a
bundan çok da ümit li değilim.
1’inci maddenin kendisine gelecek olursak burada yapılmak istenilen
değişikliğin neden hem Anayasa’ya hem Anayasa’nın eşitlik ilkesine hem
Anayasa’nın millet vekili seçimiyle ilgili hususlar ına bir İç Tüzük içinden hareket
ederek ayk ır ı bir met in yer leşt irildiğini açıkladılar.
Ben bunlar ın üzer inden k ısaca giderken şu noktalara dikkat çekmek istiyor um:
Bir incisi, Mecliste şu ana kadar millet vekili yem inini etmemiş olan ya da edemem iş
olan bir tek millet vekilim iz var, Leyla Zana. Asıl tart ışma şöyle yapılm alıyd ı: Ne
oldu ki bunca yıl hapisler de yatmasına, gelip bir dönem bu yemini edip
millet vekilliği yapmasına rağmen, Leyla Zana bir kelimeye t akıldı ve o kelimeden
hareketle yem ini etmemek, millet vekilliğini tart ışıl ır k ılmak, Genel Ku rul
çalışmalar ına kat ılmamak gibi bir sonuçla yüz yüze kalmaya r ıza gösterdi? Nedir
bu? Ona bakt ığ ınız zam an göreceğiniz şey, aslında, şimdi yapt ığ ınızın t am tersini
yapmanız gerektiğiydi.
Millet vekili yem inini açalım, okuyalım hep beraber ve problem in ne reden
doğduğunu görelim: “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri göreve başlarken
aşağ ıdaki şekilde ant içer ler: Devletin varlığ ı ve bağ ımsızlığ ını, vatanın ve m illet in
bölünmez bütünlüğünü, millet in kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağ ıma,
hukukun üst ünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve ink ılaplar ına
bağlı kalacağ ıma, t oplumun huzur ve r ef ahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı
içinde herkesin insan haklar ından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden
ve Anayasa' ya sadakatte n ayr ılm ayacağ ıma büyük Türk milleti önünde namusum ve
şeref im üzer ine ant içerim.” Leyla Zana, “büyük Türk millet i” yer ine “Türkiye milleti”
dedi. Önce, dilinin sürçtüğü sanıldı f akat o, bunda ısrar ett i.
En doğru if ade bu m udur, değil m idir, öyle olsa d aha iyi mi olur, bu başka bir
mesele. Fakat burada iki esast ı mesele: Bir, milletvekiller ine, aslında
benimsemedikler i ve toplumun tamam ının benimsemesine im kân ve iht imal olmayan
bir f elsef i anlayış, ki bu son der ece muğlak bir f elsef i anlayışt ır. Yani “A tatürk ilk e
ve ink ılaplar ı” bunlar, Atatürkçüler in kendileri bu konuda tart ışma hâlindedir ler.
Bunun pek çok f azla yorumu olduğu hakkında çok yayg ın ve zengin bir edebiyat
var dır. İnk ılaplar ın manası, önemi hakkında çok geniş bir tart ışmanın içer isinden
toplumun geçmekte olduğu bir anda bu f elsef i anlayışla bütün millet vekiller ini,
nereden, nasıl, hangi öğretiye, hangi politik programa bağlı olarak seçilmiş olur sa
olsun kendisinin doğrudan doğruya ait olmadığ ı bir düşünce evrenine bağlıl ığa
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 46
mecbur etmek. İk incisi, etnisiteye göre tanım lanm ış bir millet kavram ındansa
yurttaşlığ a göre tanımlanm ış bir millet kavr am ının içinde kendini özgür hissett iğini
if ade eden, bunun için mücadele eden ve illa bunun için Kürt olması da
gerekmeyen, başka etnisitelerden olanla r ın önüne kendilerinin sadece bir tek
etnisiteyle tanımlandıklar ı bir m illet tanım ına bağlılık if ade etmeler inin ist enm esi
ağır bir problemdir. Bu pr oblem toplumun önünde t art ışıl maktadır, bu problem
mahkemelerin önünde tart ışılm aktadır, bu problem ünivers itede tart ışılm aktadır
f akat bu problem Mecliste problem olmaktan çıkm ışt ır. Çünkü bir hüküm ile herkesin
bu problemin bir yanında yer alması için onlara bir mecbur iyet dayat ılm ışt ır. Leyla
Zana’nın itir az ettiği budur. Bence hepimizin üzerinde tart ışması ve bunu yapmadığı
için insanlar ı Meclisten atmaya çalışm ak yer ine “ Biz insanlar ı acaba nasıl bir
cender eye sokuyoruz ki herkesin o sıf at ı üstlenmek için birbiriyle yar ışt ığ ı bir
konumu, bir görevi t art ışma konusu yapmaya bu arkadaşım ız razı oldu, bunu kabu l
etti.” diye düşünmüyoruz. Çünkü bir düşünce şekline göre zaten böyle düşünmek
vat an hainliğidir, dolayısıyla çizin üzer ine çizgiyi gitsin, bundan sonra da
yapacaklara da aynısını yapın. Bence bir meclis, bir par lament o böyle
yapmamalıydı.
Bak ın, millet ve killer i bu Meclis kurulduğundan ber i hep böyle yem in
etmediler, bunlar ın hepsi zaman içinde değişti ve bu bir asker î diktatörlüğün kendi
düşünce kalıplar ını Meclise dayatmak üzer e getirdiği bir kalıpt ır. Size okuyayım
1924 Anayasası’nda mebuslar nasıl yem i n ediyorlardı: “Vatan ve milletin saadet ve
selametine ve m illetin bilâ kaydü şart hâkimiyet ine mugayir bir gaye takip
etmeyeceğime ve cumhuriyet esaslar ına sadakatten ayr ılmayacağ ıma vallahi.”
Hepsi bu kadar. Bu insanlar, 1924’te bu Mecliste olanlar bir K urtuluş Savaşı
verm işler, kendilerini esaretten kurtaran bir büyük mücadelenin içer isinde
padişahlığ ın yer ine bir yeni cumhur iyet oluşturmuşlar ve Anadolu’nun her yanından
bir araya gelerek kendi varlık ve kendi kimlikler iyle bu Mecliste yer alm ışlardı ve bu
kadar sade bir metinle yet inebiliyor lardı.
Şimdi, bizim bağlılık if ade etmemiz gereken yem inin bundan bu kadar
karışık, karmaşık ve bu kadar tutarsız olmasına bizi mecbur eden nedir ? Biz
mademki bir İç Tüzük değişikliği yapacağız, o zaman yem in metninin kendisinin de
değiştir ilmesi için bir Anayasa değişikliğ i çabasında olamaz mıyız? Bence pekâlâ
olabiliriz.
Ve nihayet 1961 Anayasası’nın hükmü: “Devletin bağ ımsızl ığını, vatanın ve
millet in büt ünlüğünü koruyacağ ıma, millet in kayıtsız şartsız egemenliğine,
demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağ ıma ve halk ın mut luluğu için
çalışacağ ıma namusum üzer ine söz veririm." Bunun nesi kötü, bunun nesini
beğenmiyor uz? Neden bunu alıp getir ip kimse için t art ışılmaz bir metne geri
dönmüyor uz da 12 Eylül metnini, üstelik şimdi tart ışanlar ı Me clisten atmak üzere bir
aram ıza anlaşma yapmaya çalışıyor uz? Bunun açıklanabilir bir tar af ı yok anayasal
evr imle,
Anayasa' nın
demokratikleşme
yönünde
ilerlemesiyle,
toplum un
çoğulculaşmasıyla, çokluğun kendini if ade ka nallar ı bulm asıyla. Tam tersine,
toplum ne kadar çoğullaşıyor, çoğulculaşıyorsa, ne kadar çok bunun için if ade
kalıbı ortaya çık ıyor sa Meclis bundan bir adım, iki adım, üç adım daha geri gidiyor,
böyle bir şey olamaz, bu, asla kabul edilemez toplum un ve ta r ihin evr imi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 47
bak ım ından. Ancak doktrinel bir saplantı bizi buraya get irebilir, bu da aslında bir
doktrinel saplant ıdan çok bir doktrin sopasını, bununla t art ışm aya girişmeye cesar et
edecek millet vekilleri için bir ceza alet i olarak kullanm aktan ibar ettir. “Siz
tutumunuzda, karar ınızda ısrar edecek olursanız biz de sizi Meclisten çıkart ır ız.”
diyebilmek içindir. Belki de bu vekillerden kurtulduktan sonra bambaşka bir yem in
metnini, bambaşka kutsallar üzerine bir yemini pekâlâ buraya getirebilirler.
BAŞKAN – Sayın Kürkcü, ben başlang ıçtan ber i çok kesmek istemiyor um
ama madde üzerinde…
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Maddeyi konuşuyorum, daha ne konuşayım?
MERAL DANIŞ BEŞT AŞ (Adana) - Zaten maddeyi anlat ıyor.
BAŞKAN – Söz bekleyen diğer m illet vekili arkadaşlar ım ız v ar. Ben sizi
toparlamaya davet ediyorum.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Sayın Başkan, bu söz kısıt lama şeyi…
BAŞKAN – Söz k ısıt lam ıyoruz ama lütf en, toparlamaya davet ediyorum.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İ zmir) – Süre kısıtlama deneyini benim üzer imde
yapmayın, ben bunun kobayı olmak istemiyorum.
BAŞKAN – Hayır, ben böyle bir şey yapmıyorum ama.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Şimdi, lütf en, bunu yapmayın. Çünkü sizin bir
önceki uyar ınızdan beri maddenin üzerinde konuşuyorum doğrudan doğruya.
BAŞKAN – Buyurun.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ ( İ zmir) – Üstelik şu ana kadar hiç kimsenin dile
getirmediği şeyleri de dile getirdim, bundan ist if ade etmeye bakınız lütf en.
BAŞKAN – Buyurun.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Sonuç olarak, bu bahisle sonuç olarak bu tür
tart ışmalar ı medeni millet ler aslında veki ller iyle, yeni oluşmuş olan politik güçlerle
anlaşmazlıklar ını başka türlü çözebilen yollar da bulduklar ını biliyoruz.
Yunanistan’da başbakanlar, bakanlar ve millet vekilleri yem inler ini Yunanistan’daki
Ortodoks geleneğine uygun olarak sadece vatana, millet e, devlete değil, aynı
zam anda dine, İncil’e de bağlılık beyan ederek, İncil’e el basarak yapar lar dı ta ki
SYRI ZA Partisi çoğunluk olarak bütün eski partiler i silip Yunanistan Meclisine
gelinceye kadar. Yunanistan’ın şimdiki Başbakanı Aleksis Çipr as dedi ki: “Ben
Tanr ı’ya inanm ıyorum, benim böyle bir itikadım yoktur, İncil’e el basmam, millet
beni İncil’e el basmam için değil, Yunanistan’ı selamete çıkartmak için
görevlendir di. Benim din adam ıyla, rahiple de bir alıp verem eyeceğim yok.” dedi,
onunla tart ışt ı, konuştu, sonunda İncil’e el basmadı, kravat ı da takmadı, aslan gibi
de Başbakan oldu Yunanistan’a. Böyle de çözülebiliyor sorunlar.
Şimdi, ben tabii, size onu da sormak istiyorum: Meclis İçtüzüğü’ndeki k ıyaf et
esaslar ı bak ım ından: Şimdi, sevgili arkada şlar, yazın bu sıcağ ında boynumuzda
kravatla –Genel Kurula gideceğiz diye, aslında Komisyonda mecbur değ iliz üzerim izde tak ım elbiseyle bu Mecliste görev yapıp duruyoruz. Kadın
arkadaşlar ım ız, hiç değilse bizden bir adım önde, pantolon giyme hakkını elde
ettiler. Yahu, madem bir hayır yapacaksınız, m esela şöyle yapın, bir maddede size
oy ver eyim: Kravat takma mecburiyetini ortadan kaldır ın. İnsanlar ın bildikler i gibi,
nasıl giyinmek istiyorlarsa öyle Meclise gelmeler inin önünü açın. O zaman belki
bazı bask ıcı hükümlerinizi yeniden düşünmeyi düşünebilirim. Bu kadar şey bir teklif
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 48
acaba yol açar m ı buna, hiç değilse şu yaz sıcağ ında? Fakat asıl ihtiyacım ız olan
şey, serbest lik. Hayat nasılsa Meclisin de öyle olması gerekir iken bunu yapmayıp
bir Pr okrustes ya tağına yani mit olojideki… İnsan yatağa uymuyorsa insanı yatağa
uyduruyorsunuz, ayaklar ını kesiyorsunuz. Böyle bir Meclis istemiyoruz.
BAŞKAN – Sayın Kürkcü, lütf en toparlar m ısınız.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Başkan, istif ade etmiyor musunuz?
BAŞKAN – İstif ade ediyor uz. Yunan Parlamentosuna kravatsız gir ildiğini
öğrenmiş olduk, teşekkür ederiz.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Evet ama…
BAŞKAN – Ama Anayasa Komisyonu şu an gündeme ilişkin…
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Acelem iz var, değil m i, sür ate iht iyacım ız
var ?
BAŞKAN – Acelem iz yok ama yür ütmemiz gereken… Şimdi, Sayın Kürkcü,
şunu if ade edeyim: Biz burada Komisyon üyesi arkadaşlar la bir çalışma
yür ütüyoruz. Siz bir az sonra konuşmanızı yapıp gideceksiniz.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Nereden bildiniz Başkan?
BAŞKAN – Yani ama dün yoktunuz, yar ın belki… Ben bunlara girmek
istemiyorum ama biz burada arkadaşlar ım ızla uyumlu bir çalışma yürütmeye gayret
ediyoruz. Ben gerçekten kesmek istemiyorum sözünüzü ama lütf en toparlayın.
Teşekkür ederim.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İ zmir) – Başkan, yani “ Bu hükmü nasıl olsa kabul
edeceksiniz, f azla uzatmayın.” diyor sunuz ama etmeyeceğiz Başkan, bunu
tart ışacağ ız, lütf en. Tartışmaya f ırsat ver mek iyidir. Ne olacak? Hegemonyanızı…
BAŞKAN – Yok, biraz da Genel Kurulda tart ışır ız ama lütfen gündeme…
Şimdi, biz Kom isyon Başkanlık Divanı olarak bu işi yür ütmekle görevliyiz.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Başkan, şu ana kadar gündem dışı hiçbir şey
söylemiş değilim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Gündem dışı bir şey yok Başkan. Ayr ıca
ilk gün de buradaydı Sayı n Kürkcü.
BAŞKAN – Buyurun.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İ zmir) – Şimdi, her neyse Sayın Başkan. Benim
anladığ ım kadar ıyla, gördüğünüz gibi, ne kadar sakinsek de aslında sakin değiliz,
acelemiz var, değil mi? Ama bizim ise şunda acelemiz var: Ne kadar hızlı ve ne
kadar önce bu İç Tüzük’ü devreden çıkarabiliriz, bunu ne kadar çabuk bu Meclisin
içine konduğu bir Pr okrustes yat ağ ı olm aktan çıkarabilir iz, bizim için mesele budur.
Sonuna geleyim, en sonuna, şunu söyleyeyim: Şimdi, bu, aslında yetkisi
olmadığ ı hâlde Meclis çoğunluğunun, milletvekiller ini Anayasa’ya ayk ır ı bir hükümle
cezalandırmakla yetinmiyor, iki kere cezalandır ıyor. “Eğer kınarsam şu kadar para
cezası ver irim. Meclis çalışmalar ından yasaklarsam da üstüne daha eklerim.” diyor.
Ya, böyle bir şey var m ı? Bi r suçt an öt ürü iki kere ceza alınamayacağ ı kadar açık
bir yasa hükmü… Yani hukuk f akültesi 1’inci sınıf öğrencisinin bildiği şeyi bu
Komisyonun… “İşimiz var. Çok esaslı Komisyonuz, mühimiz f alan.” derken bununla
beraber, karşım ıza bir İç Tüzük değişikliği getiriyorsunuz. Ben size söyleyeyim,
arkadaşlar da söylediler. Bu İç Tüzük değişikliği Meclis Genel Kurulundan geçebilir
f akat eğer bu Anayasa Mahkemesinin bir içtihadı varsa yani kurulduğu günden bu
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 49
yana kadar birikmiş olan karar lar manzumesi içerisinde b ir karar verme mant ığı
oluşmuşsa Anayasa Mahkemesinin 1’inci maddesinden başlayarak bu İç Tüzük’ün
Anayasa’ya ayk ır ıl ık kararı vereceği apaçık. Ama siz şunu diyorsanız: “Anayasa
Mahkemesi o karar ı verene kadar biz bu İç Tüzük’ü işlet ir, sonuçta ameliyat ı
yapar ız, oper asyon başar ılı olur. Hastanın masada kalm ış olması bizi alakadar
etmez...” Fakat ondan o kadar ümit li olmayın. Hast a o kadar kolay canını t eslim
etmeyecek.
Hepinizi selamlıyorum.
BAŞKAN – Sayın Kürkcü, teşekkür ediyor um.
Arkadaşlar, bugün yakla şık üç buçuk, dörde kadar çalışmayı planlıyoruz. Bu
çerçevede, ben Sayın Kürkcü’nün de burada bizimle ber aber beklemesini ona
söylüyorum, gözümüz de üzer inde olacak Divan olarak.
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Benim de gözüm sizin üzer inizde.
BAŞKAN – Aynen. Ben teşekkür ederim. En azından uyar ılar ım ızı…
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Göz göze bakacağ ız, evet.
BAŞKAN – Söz sır ası…
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Sayın Başkan, söz alabilir m iyim? Sayın Kürkcü
çok açık, net bir sor u sordu. Görüşümüzü if ade etmek durumundayız.
BAŞKAN – Sayın Akçay, şimdi…
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Yani uzatmayacağ ım.
BAŞKAN – Tamam ama lütf en bu sef er yani… Peki, lütf en ama lütf en çok
kısa…
ERKAN AKÇAY ( Manisa) – Çok açık ve net bir şekilde soru yöneltildiği için…
Sayın Başkan, teşekkür ederim. De ğerli milletvekiller i, Sayın Kürkcü
konuşması esnasında bir muhalef et partisi olarak işte yar ın seçim olsa
tespit ler imize göre gerek Anayasa ref erandumuna ilişkin çalışmalar ve İç Tüzük ve
uygulanan politikalar ın olum lu karşılık bulamayacağ ı yönünde bir yo rumda bulundu.
Şimdi, tabii, takdir büyük Türk millet inin. Millet le gelen, bize düğün bayram.
Geçmiş, part imizin 1969 yıl ından ber i tut umuna bakt ığ ınızda, millî iradeye tabi, m illî
iradenin vereceği karar doğrultusunda ve millet in temayülünden asla sapmam ı ş bir
siyasi part iyiz. Ancak, sizin tespit leriniz o yönde olabilir, bizim tespit ler imiz de daha
f arklı yönde. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak kendimizi her ne olur sa olsun… Bir
muhalef et partisi olarak şu anki konumumuz muhalef et partisidir; dün, geç miş
zam an dilimler inde iktidar ortağ ı olunmuştur, gelecek zamanda da… Bir muhalef et
partisi zaten bir siyasi parti olarak iktidara talip bir partidir ve büt ün siyasi partiler
de bir bir ine rakiptir . Dolayısıyla, hiçbir parti birbir ine düşman olmadığ ı gibi,
muhalef et partisinin iktidar part isine veya iktidar part isinin de muhalef et partilerine
düşman muamelesi yapmaması gerekir. Çok partili siyasi hayat ın gereği budur. Aksi
takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisi de büyük ölçüde aşınır. Bizim Milliyetçi
Hareket Partisi olarak bu İç Tüzük’te veya Anayasa görüşmelerinde iki siyasi parti bir iktidar partisi, bir muhalef et part isi olarak - bir ar aya gelmemiz son derece
demokratiktir ve meşrudur. Bunun ayr ınt ılar ını, geçm işte olan birtak ım şeyleri
değerlendir ip laf ı uzatmak istemem f akat hadiseyi bu açıdan değerlendirdiğimizde
“ Milliyetçi Hareket Partisinin ne çıkar ı olabilir ?” sorusu havada kalır. Çünkü biz
siyasetinin merkezine sadece parti çıkar ını ot urtan bir siyasi parti değiliz. Dediğimiz
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 50
gibi, millî iradeyi ve bir tarih bilinci içerisinde dünya ve Türkiye ve bölgemizde
cereyan eden hadiseleri de değerlendirir iz. At ıf ta bulunduğunuz, Sayın Genel
Başkanım ızın o konuşması da 11 Ekim 2016 tar ihinde Anayasa çağr ısına ilişkin…
Hakikaten orada tar ih bilincini yansıtan başka if adeler de vardır. Onu if ade etmek
ister im.
Bir de “m illet” kavram ı kesinlikle etnisiteye bağ lanm ış değildir. “Türk millet i”
derken bu bir etnisiteyi if ade etmez. “Millet” kavram ı etnisiteyi de aşan bir
kavramdır. Gerekçede de buna ilişkin if adeler var dır.
Görüşler imi bu şekilde if ade ediyor, hepinize sayg ılar sunuyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN – Sayın Akçay, teşekkür ediyor um.
Söz sırası Sayın Veli Ağbaba’da.
Sayın Ağbaba, buyur un.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Çok teşekkür eder im Sayı n Başkan.
Değerli millet vekiller i, bu İç Tüzük değişikliği, vekiller in seslerini k ısmak için
hazır lanm ış bir değişiklik ve iktidar partisi aslında kendi milletvekiller i gibi yapm ak
istiyor bütün m illet vekiller ini. Çünkü AKP millet vekilleri -geçmiş deneyim lerim iz
gösteriyor ki- Mecliste oy vermek dışında bir şey yapm ıyorlar. AKP vekilleri, grup
başkan vekiller i ya da Genel Kuruldaki ilgili vekiller in işaret lerine göre oy
kullanıyorlar.
Şimdi, Genel Kur ulda çok söylüyorum. Burada Doğan Kubat yok, keşke olsay dı. O
bizim uzlaşım ızı sağlıyor hep, o da işsiz kalacak. Ona lakap takmışt ık, daha
doğrusu birçok vekil arkadaşım ıza. Örneğin, Ramazan Can da burada yok,
Ramazan Can da işsiz kalacak herhâlde, Doğan Kubat da işsiz kalacak.
Değerli arkadaşlar, 2011’den beri Par lam entodayız, yüzler ce kez şahit olduk,
hangi önergeye ya da hangi kanuna oy verileceğini görevli bir vekil işar et etmekte,
görüntüde öyledir. Burada belki ilk dönem millet vekiller i hat ırlamazlar ama
geçtiğimiz dönem millet vekilliği yapan arkadaşlar ım ı z, yoklama ya da kanun
oylandığ ı zaman manzarayı gözler imizin önüne bir getirelim ve hat ır layalım. Yeni
binalar yapılıncaya kadar eski binalarda iktidar vekiller i eski odalar ından koşa
koşa, bazen hayat lar ını riske eder ek bazen döner kapılarak sık ışar ak, b azen
önlerindeki millet vekili veya vatandaşlar ı çiğneyer ek oylamaya yet işm eye
çalışır lardı.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Bir inin kolu kır ıldı.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Evet, birinin kolu k ır ıldı, bir i döner kapının
arasında kaldı. Sadece gelir ler, oy kullanır; oy kullanır kullanmaz odalar ına
giderlerdi veya bir vekil yoklamaya kat ılır geri giderdi. Birçok vekil, Genel Kur ula
katılmayıp sadece oylamalarda görülürdü. Şimdi, sadece par mağa ihtiyaç duyulunca
böyle bir değişiklik de şart oluyor. Bu disiplini gözler önüne serdiğim iz zaman,
hat ır ladığ ım ız zaman bu disiplini, AKP’nin disiplinini, hakikaten, ilkokul
öğrenciler inin nasıl koştuğunu görüp hem şaşır ır hem de vekillerin düştüğü duruma
üzülürdük. İktidar partisi vekiller inin işlevi azaldıkça bu İç Tüzük değişi kliği iktidar
partisi açısından önemli olmuştur, belki de şart olmuştur.
Burada, tabii, MHP’nin tavr ını anlamak mümkün değildir. AKP kendi
vekiller inin Par lamentoda işlevsiz kalmasını görünür k ılmamak için konuşan,
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 51
Mecliste mücadele eden vekilleri kendi v ekillerine benzetmeye çalışmaktadır. Büt ün
vekiller i -muhalef et vekiller i dâhil - konuşamayan, oy kullanmaktan başka hiçbir işe
yar amayan,
kanun
yapamayan,
kendi
bölgeler inin
sorunlar ını
gündeme
getiremeyen, muhalef et edemeyen vekiller konumuna getir mek ist emektedir yani
kendi vekiller ine benzetmek istemektedir. Bu İç Tüzük’ün tam anlam ı da budur.
İktidar partisini anlar ız da muhalef et partisi kendi sesinin k ısıl masına niye müsaade
eder bunu anlayam ayız. Onu da şuna yoruyorum: Herhalde, Meclisin en küçük
grubu olmasından dolayı duyduğu rahatsızlık, belki de komplekstir.
Bugün
İç
Tüzük
değişikliğiyle
yapılmaya
çalışılan
şey
sadece
millet vekiller inin sesini k ısmak değildir. İşinize geldiğinde dör t elle sar ıldığ ınız m illî
iradenin de tam olarak sesini k ısmakt ır . Meclis kürsüsünü muhalef et her zaman
mağdurlar ın, mazlumlar ın sesini duymak için kullanm ışt ır. Yine, kendi yaşadığ ım ız
deneyim leri hat ır ladığ ım ızda hep bu kürsü haksızlığa uğr ayan insanlar ın sesi
soluğu olmuştur. Ben 2011’den bugüne kadar Meclis kürsüsün de kim lere ses
olunmuş, birkaçını sizlere hat ır latmak isterim. O kürsü, o gün kol kola girdiğiniz,
aynı menzile yürüdüğünüz, ortağ ınız Hoca Ef endi’nizle –t ırnak içerisinde
söylüyorum - bir likte kumpas kurarak Balyoz, Ergenekon, Oda TV, Devr im ci
Karargâh gib i davalarda mağdurlar ın sesi oldu; asker î casusluktaki yaşanan
rezilliği, kepazeliği ilk kez o kürsü sayesinde bütün Türkiye duydu. Kendi
nişanlısıyla f uhuş yapmaktan suçlanan albayın dram ı ilk kez o kürsüde gündeme
geldi. Gözleri görmeyen anne ve babanın çocuğunun f uhuşla suçlandığ ı, ahlaksızca
f uhuşla suçlandığ ı ilk kez o kürsüde gündeme geldi ve bunu bütün Türkiye duydu. O
dönem, AKP ile FETÖ’nün derin işbir liği sonucunda cezaevine at ılan İlker Başbuğ o
kürsüden konuşuldu.
Bütün yaşam ı Türkiye’ye, Türk Silahlı Kuvvet ler ine hizmetle geçmiş birkaç
isimden söz etmek istiyorum: Bunlardan bir i Kor amiral Can Erenoğlu’dur, onun ilk
çığlığ ı bu kürsüden duyuldu. Kar dak kahramanı Ali Türkşen’in haksızca cezaevinde
yatt ığ ı o kürsüden duyuldu. Yerine, darbenin bir n umarası olan Ak ın Öztürk’ü
getirmiştiniz, Orgeneral Bilgin Balanlı’nın cezaevinde yaşadık lar ı ilk kez bu kürsüde
söylendi. Hat ır layınız, 2011’de Ergenekon, Balyoz sanıklar ına tek tip elbise
giydirdiğiniz ilk kez bu kürsüde ortaya çıkt ı. Yine, sizin ortağın ızla kurduğunuz
kumpas sonucunda bir vahşi cinayete k urban giden Ali Tatar’ın sesi oldu bu kür sü.
Ergenekon davasında ömürler i FETÖ’yle mücadeleyle geçen Mehmet Haber al gibi,
Mustaf a Balbay gibi, Fatih Hilmioğlu gibi –Dursun Çiçek burada m ı bilmiyorum Dursun Çiçek gibi insanlar ın sesi soluğu oldu, dört duvar arasında yat arken, sesleri
soluklar ı k ısılırken ve sizlerin gözler imizin içine baka baka onlara darbeci derken
onlar ın sesi oldu, soluğu oldu.
Oda TV davasında tutuklanan Soner Yalçınlar ın, Ahmet Şıkl ar ın, Bar ış
Terkoğullar ının, Bar ış Pehlivanlar ın, Nedim Şekerler in haykır ışı oldu. O kürsü, o
dönem tutuklu vekiller in, tutuklu gazet eciler in, tutuklu sendikacılar ın sesi oldu.
Mustaf a Balbay’ın Silivri’den ilk celsesi o kürsü sayesinde bütün Türkiye’ye
duyuruldu. Yine, o kürsü sayesinde önce Hükûmetin inkâr ettiği, sonra özür dilediği
Adana Pozant ı Cezaevinde yaşanan tecavüz çığ lık lar ı büt ün dünyaya duyur uldu.
Eğer o kürsü olmasaydı Pozant ı Cezaevinde tecavüz çığlık lar ı o cezaevinden
çıkamazdı. Eğer o kürs ü olmasaydı Türkiye’de yaşanan, cezaevler inde yaşanan
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 52
tecavüz, taciz, işkence gibi iddialar gündeme gelmezdi. O kürsü sayesinde
Karaman’daki iğrenç tecavüz olaylar ı ortaya çıkt ı. O kürsü sayesinde tecavüzcüler in
sesi k ısıldı, mağdurlar ın sesi yükseldi. O k ürsü sayesinde elinde bir madenci
baretiyle Özgür Ö zel’in hayk ır ışıyla Som a’nın sesler i duyuldu. O kürsü sayesinde
Kayısı üret iciler inin sesi Türkiye’de duyuldu. Kendi ilimin sorunlar ı o kürsü
sayesinde sizlere ulaşt ı.
Bu İç Tüzük değişikliğiyle aslında se si k ısılmak istenen sadece vekiller değil,
sesi k ısılan tecavüze uğrayanlar, sesi kısılanlar mağdurlar, sesi k ısılanlar kayısı
üreticileri, sesi k ısılanlar Er zurum’da suda boğulanlar, Elbist an’da Mar aş’ta göçükte
unutulanlar, İst iklal’ın göbeğinde, İstanbu l’un göbeğinde çadır da yananlardır. O
kürsü sayesinde Kür ecik f üze kalkanı, Hrant Dink cinayetinin asıl suçlular ı, Zir ve
Yayınevindeki skandallar, cezaevindeki hasta mahpuslar, kalemi kır ılan gazeteciler,
Gezi direnişinde yaşananlar, şeker f abrikalar ı özel leşt irmesinin ardındaki gerçekleri
öğrendi millet imiz.
Şimdi, aslında bu kürsüden rahatsız olunan resim ler değil, bu kürsüde
gösterilen resim ler den hanginiz rahatsızlık duyarsınız ki? Bakın, ben size
hat ır latmak ist erim: Deniz Gezmişlerin, Chelerin yaşan m ış mağdur iyet lerinin
resimlerini ast ık, kimi zaman İ lker Başbuğ’un, kimi zaman Fatih Hilm ioğlu’nun, k imi
zam an Teğmen Mehmet Ali Çelebi’nin r esim lerini kürsüden gösterdik. Kimi zaman
Er zurum’da donda boğulanlar ın resimlerini gösterdik kimi zaman İstanbul’ da
yang ında ölenler in, dumanda boğulanlar ın resim lerini göster dik. Aslında sizin bu
resimlerden çok r ahatsız olduğunuzu düşünmüyorum. Bence sizin r ahat sız
olduğunuz resimler geçmişinizi hat ırlatan resimler.
Şimdi, FETÖ dediğiniz Hoca Ef endi’nin dizinin di binden ayr ılmazken ki
resimler aslında sizi rahatsız ediyor. Aslında bu, sözler kısılırken, İç Tüzük
değişirken aslında rahatsız olduğunuz resim ler in birkaçını sizlerle paylaşm ak
istiyorum. Değerli millet vekiller i, geçmişte el ele kol kola yürüdünüz birkaç
resimden, birkaç parça. Bak ın, bu resim ler burada, birçoğunuzu tanıyoruz,
birçoğunuz hâlâ ber aber Parlamentoda çalışıyorsunuz. Burada yine şu resme bir
bak ın, ibretlik bir resim.
BAŞKAN – Sayın Ağ baba lütf en, gündeme davet ediyorum.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Gündemle ilgili tam da Sayın Başk an.
Yine, burada bir resim daha, evet bunlar ın hepsini t anıyoruz, bu resim ler i
herkes buluyor. Hele birkaç resim var ki, bak ın, bu “ Hepiniz oradaydınız.” deniyor
ya, şimdi, f akir, mağdur insanlar ı Bank Asya’dan kredi çekt iğiniz için işt en
at ıyorsunuz ya işt e Bank Asya’yı açan kadro burada, bunlar şimdi ülkeyi
yönet iyor lar, Abdullah Gül, AKP Genel Başkanı, arkada sizin çok kıymet verdiğiniz
Fetullah Gülen.
BAŞKAN – Sayın Ağ baba lütf en, gündeme davet ediyorum.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Aynı gündem Başkanım.
Yine, burada att ığ ı “tweet”lerle herkesi güldüren Burhan Kuzu, burada
AKP’nin eski sözcüsü.
BAŞKAN – Sayın Ağ baba lütf en…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 53
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Ve burada AKP’nin MYK’sı bur ada gözüküyor.
Geçtiğimiz yıllarda bazen m illet vek illiğinin, bazen AKP MYK üyeliğinin yolu ner eden
geçiyordu? Pensilvanya’dan geçiyordu.
Değerli arkadaşlar, şimdi, bu resim lerden aslında bak ın, kürsüye çıkanlar ın
resimlerini bir kez daha hat ır layın, Ali Tatar ’ın f otoğraf ları, Murat Ö zenalp’ın
f otoğraf lar ı, Berkin Elvan’ın f otoğraf ları.
Şimdi, önümüzdeki dönem bir seçim yapıldığ ını düşünün ve bu seçimde –
art ık yüzde 50’nin üzer inde oy almanız lazım - yüzde 50’nin alt ında oy aldığ ınızı
düşünün. Sizin örneğin… Ravza Hanım burada yok. Ravza Hanım’ın hep kulla ndığ ı
kardeşi Mer ve Kavakçı’nın resminden kim rahatsız olacak? Veya 3 Mayısta. Veya
hepimizin şimdi ortak acısı olan –benim de yüreğim yandı o çocuğun gözlerini
görünce- Abdullah Tayyip O lçok’un, 15 Temmuzda caniler taraf ından katledilen
Abdullah Tayyip Ol çok’un resminden kim rahatsız olacak, niye rahatsız olacak?
Ben şahsen Nazım Hikmet’i çok sever im ve Nazım Hikmet’in resimler ini
kürsüde zaman zam an taşır ım. Örneğin yar ın muhalef ette olduğunuz zaman Necip
Fazıl Kısakürek’in fotoğraf ını taşım aktan kim niye r ahatsız olacak, neden r ahat sız
olacak?
SELİ NA DOĞAN (İstanbul) – “Köpekler giremez.”e hiçbir ceza ver ilmedi.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Evet. Tabii, oy çokluğu var. Bazı olumsuz
örnekler i de var.
Ama şunu bir kez daha if ade etmek lazım ki değerli arkadaşlar , bu
f otoğraf larda, bizim ast ığ ım ız f otoğraf larda, çıkarm ış olduğumuz f otoğraf larda –
hepiniz buradasınız- rahatsız olduğunuz bir tane f otoğraf var m ı? Merak ediyorum.
Bence var. Geçtiğim iz günlerde… Hani AKP önüne gelene “terörist” diyor ya, bir
bak ıyorsunuz, kendi genel başkanlar ını suçluyor lar. Bugün bir AKP m illet vekili,
kendi geçmişte Başbakan Yardımcılığ ı yapm ış, Hükûmette önemli görevlerde
bulunmuş, ismi AKP’yle özdeşleşmiş Bülent Ar ınç’ı teröristlikle suçluyor, FETÖ
üyesi olmakla suçluyor. Aslında ra hatsız olan o. Ben geçt iğimiz günlerde f otoğraf lar
göstermiştim Abdullah Gül’le ilgili…
BAŞKAN – Sayın Ağ baba, lütf en burada olmayan şahıslar la ilgili…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – İsim vermiyorum.
…Ahmet Davutoğlu’yla ilgili terör ist suçlaması yapılm ışt ı. Ben yapm ıyor um
bunu. Bülent Ar ınç’ı bugün sizin çok sevdiğiniz bir yerde, köşede yazıp par a
kazanan bir isi yazm ış. O Bakanı yukarıda, Meclist e izlerken terör örgütü üyesi
olduğunu yazm ış, Bülent Ar ınç’ı –ismi de ver iyorum - o yazm ış.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu pankart meselesi çok ciddi bir mesele. Bu
maddeyle aslında sadece bizlerin değil, milletin de sesi kısılm aya çalışıl ıyor .
Şimdiye kadar Meclis kürsüsünde insanlar daha çarpıcı olabilmesi için, dert ler ini
daha rahat anlatabilmek için bazen post erler i, ba zen ilgili malzemeleri kullandılar.
Kendimden örnek vereyim: Mecliste daha çarpıcı olmak için çok f otoğraf kullandım.
Örneğin Malat ya’da açlık la karşı karşıya kalan çif tçilerin yanan çağlalar ını Meclisin
kürsüsünden göstererek gündeme getirebildik. Geçtiği miz yıl bütçe görüşmesinde,
bir yıl da ter ör nedeniyle yetim kalan şehit yavrular ının dram ını başka tür lü,
resimsiz anlatamazdık. O şehit yavrular ının kocaman resimlerini kürsüye getirer ek
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 54
anlatt ık ama bur ada da Meclis TV kendi kendine sansür uygulayarak b izim o
gösterdiğimiz şehit yavr ular ının resimler ini maalesef vermedi.
Bazen cezaevinde çizimine izin verilmeyen Deniz Gezm iş resmi, bazen bir
şiddet sonucu katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın babası Şah Korkmaz’ın yaşadığı
acıyı sözle değil, oğlunu okşayan f o toğrafıyla gündeme getir dik.
Bu değişiklikler le birlikte millet vekiller inin kendiler ini if ade etmeler i, bir
konuya dikkat çekmeler i engellenmeye çalışılıyor. Değer li ar kadaşlar, alt ını çizer ek
bir kez daha söylemek lazım ki AKP OHAL’le Türkiye’de kendine m uhalif herkesi
kanun
hükmünde
kararnameler le
terbiye
etmeye
çalışıyor.
Aynısını
bu
değişiklikler le birlikte Meclist e yapmaya çalışmakta. Türkiye’de AKP kendine
muhalif herkesi 20 Temmuz OHAL sivil darbesiyle susturmaya çalışmakta. Bu
uygulamalar la Türkiye âdeta yasaklar ülkesi hâline gelmişt ir. Bu yasaklarla mağdur
olunan FETÖ davalar ı dışında önem li bir kesim yarat ılm ışt ır. Maalesef bunlar ı
kimse duymamakta, kimse bilmemektedir. O da binlerce insan geçmişte FETÖ
anlayışıyla mücadele ettikleri hâlde cezaevi ndeler, Birgün gazetesindeki Mahir
Kaynak’lar, Deniz Yücel’ler, Ahmet Şık’lar gibi. Sadece Facebook’ta bir beğen
butonuna bast ığ ı için 15 -16 yaşında binlerce insan cezaevinde bulunmaktadır.
Değerli arkadaşlar, işte bunlar ın sesinin çıkmaması, için hukuksu zluklar ın
duyulmaması için bir İç Tüzük değişikliği yapılmakta. Özellikle OHAL sivil darbesi
Mecliste vekiller e uygulanması için bu değişiklikler dayat ılm aktadır. OHAL’in kanun
hükmünde kararnam esi var dışar ıdaki yurttaşlara. Şimdi O HAL m illet vekiller ine İ ç
Tüzük’le müdahale etmeye çalışıyor.
Değerli arkadaşlar, sözlerime son verirken bir hususu dikkatler inize çekmek
istiyorum. 2019’dan sonra eğer seçimi AKP Genel Başkanı kazanırsa bilin ki
millet vekilliği kaldır ılacak, Meclisin kapısına kilit vurulacak. Lü tf en bunu dikkatle
dinleyin. Bak ın Anayasa değişikliği üstüne İç Tüzük değişikliğiyle Meclisin ve onun
üyelerinin doğal olarak hiçbir anlam ı kalmayacakt ır. Şimdi, şu anda uygulanıyor.
Meclis nasıl yönet iliyor ? Türkiye nasıl yönetiliyor ? Türkiye danışmanlar la sar aydan
yönet iliyor. Danışmanlar kim? Şimdi burada Ahmet Aydın diyebilir ki… İl
Başkanlığ ını yapt ı AK PARTİ’nin Sayın Ahmet Aydın, emeği var, millî görüşçü, bir
emek çekmiş siyasi anlamda, sayg ı duyuyorum. Şimdi, Sayın Ahmet Aydın’a
diyecek ki, bu işte hiç emeği olmayan, m alt viski içen Yiğit Bulut diyecek ki: “Sayın
Ahmet Aydın –buzlu malt viskisini içecek - bu kanunlar yap, gönder.” Vallahi böyle.
Veya başkalar ı, vallahi, geçmişte…
BAŞKAN – Sayın Ağ baba, lütf en sataşmaya…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Sataşma f alan ben…
BAŞKAN – Bunlar ı biraz yanlış olarak görüyorum.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Ben Ahmet Aydın’ı korumak adına söylüyorum.
BAŞKAN – Bilerek sataşma…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Saray danışm anlar ı, geçmişin dönek solcular ı…
BAŞKAN
–
Başkanlık
Divanını
s ıkışt ırmak
için
bunu
yapt ığ ınız
kanaatindeyim.
VELİ AĞBABA ( Malatya) – …bazen Sayın AKP Genel Başkanının yüzünü
okşayıp sevenler… Çünkü onlar yönetiyor şu anda. Kardeşi, eşi, çocuğu kanallarda
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 55
ne yapıyor ? Saldır ıyor. Bunlar ı, bak ın, ben… Sizi de uyar ıyorum Sayın Başkan,
vallahi sizi de uyar ıyorum, sizi düşündüğ üm için söylüyorum.
Bak ın, sizler bir siyasi mücadeleden gelmiş insanlarsınız, sayg ı duyuyorum,
katılmasam da sayg ı duyuyor um. Ama geçmişin dönek solcular ı, her kalıba uyan…
Şimdi bazılar ı var ki Ö za l’la Özalcı, Demirel’le Demir elci, Kenan Evr en’le Kenan
Evrenci, Recep Tayyip Erdoğan’la Recep Tayyip Erdoğan’cı; onlardan siz de
rahatsızsınız. Eğer onlar ın Türkiye’yi yönetmesini istemiyorsanız, hatta sizi
yönetmesini ist emiyorsanız lütf en bu İç Tüzük’e karşı çık ın değerli arkadaşlar.
Bunun sonu bu, göreceksiniz. Bak ın, şim di…
BAŞKAN – Sayın Ağ baba, lütf en…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Sözümü bit iriyorum.
Anayasa değişikliğiyle vekiller in yetkileri alındı, art ık Bakanlar Kur ulu, inşallah kazanamayacaksınız - Meclisten çıkmayacak. Şimdi, İç Tüzük de üzer ine
tam tuzu biberi oldu. Bak ın, değer li arkadaşlar, bir senar yo geliştir elim, varsayın ki
seçim i AKP Genel Başkanı kazanm ış olsun. Ne diyecek biliyor musunuz, seçimden
birkaç ay sonra? Sözümü bit iriyorum. Diyec ek ki Türkiye'de çıkacak meydanlara
“Ey, milletim, kanunu ben yapıyorum -el böyle- uygulamayı ben yapıyorum, yargı
bana bana bağlı, yürütmeyi ben yapıyor um. XIV’üncü Louis’nin dediği gibi devlet
benim. Ey, milletim -böyle diyecek - 600 vekil var, ne işe yar ıyor ? Bunlar milletin
üzerinde yük, bunlar sırt ına yük. Bunlar f akir f ukara yurttaşım ızın üzer ine parazit,
bu vekilliği kaldır alım. Niye 600 vekile maaş ver iyor uz?” diyecek ve vekillik
kaldır ılacak. Bak ın, bunu şaka olsun diye söylemiyorum.
BAŞKAN – Sayın Ağ baba…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Hemen bit iriyorum.
“600 vekil ne için maaş alıyor ?” diyecek, o millet de hakikaten zaten
itibarsızlaşt ır ılm ış bir kurum var, f iilî olarak, bak, f iilî olarak Meclisin kapısına kilit
vur ulacak. Halk niye 600 vekile maaş ver s in? Her şeyi yapan birisi var. Kanunu
yapan bir i var, uygulayan bir i var, ihaleyi yapan bir i var. Türkiye'nin her yanındaki
en değerli araziyi o biliyor...
BAŞKAN – Sayın Ağ baba, lütf en…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – …her şeyi o biliyor, o nedenle size iht iyaç
kalmayacak. Tekrar söylüyorum, AKP millet vekillerine de sesleniyorum, bak ın…
BAŞKAN – Lütf en…
VELİ AĞBABA ( Malatya) – Bir dakika, hemen bit iriyorum sözümü, hemen
bit iriyorum.
Değerli arkadaşlar, hakikaten bu değişikliklerle, bazı değişiklikler var ki
örneğin araşt ırma önergesinin sür elerinin k ısalt ılmasının bir, belki iki saat f aydası
olabilir ama bizim gibi illerim izde, Anadolu’nun iller inde bir çok sorunun gündeme
gelmesini önler, bir çok çarpıcı, yak ıcı sorunlar ın gündeme gelmesini önler. Bu,
sadece CHP’ye oy verenler için değil, AKP’ye, MHP’ye oy verenler için de
sakıncalı. Ben kendi ilimden ör nek ver eyim, kendi ilimdeki baraj lar ın, göletler in,
yollar ın yapılmasında Hükûmet partisini eleşt irerek, bazen kürsüden seslenerek o
hizmet ler in gelmesi sağlandı. S izden r icam, Türkiye'de mağdurlar ın, mazlumlar ın
sesleri çıkacaksa bu İç Tüzük değişikliğinin özellikle araşt ır ma önergeler i k ısm ının
çok yanlış olduğunu düşünüyor, hepinize teşekkür ediyorum.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 56
BAŞKAN – Sayın Ağ baba, ben teşekkür ediyorum.
Konuşma sır ası Sayın Sibel Özdemir ’de.
Buyurun Sayın Ö zdemir.
SİBEL ÖZDEMİR (İst anbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, öncelikle ben de sayg ıyla selamlıyorum, çalışmalarda kolaylık lar
diliyorum.
Daha çok kısa bir süre oldu, yine bu toplantı salonlarında, uzlaşmadan uzak iki siyasal partinin gündeme
getirdiği ve “mühürsüz” olarak tanım ladığım ız bir toplumsal mutabakat metni olan
Anayasa’m ızın içer isinde itibarsızlaşt ır ılan Par lamentomuzun iç işleyişiyle ilgili bir
İç Tüzük düzenlem esiyle karşı karşıyayız. Gerekçey e bak t ığ ım ız zaman -birçok
konuşmacı, değer li millet vekiller imiz burada gündeme getirdiler - gerekçede ağ ırlıklı
olar ak kullanılan ter imler: “Etkin, verim li, sağlıklı çalışma or tam ı.” Ama biz geçen
cuma aceleyle –ki Meclisin tatil olduğu süreçte - iki siyasal partinin yine bir likte,
karşılık lı mutabakat ıyla gündeme getirilen İç Tüzük görüşmelerinin hızl ıca
başladığ ını ve… Geçen cuma günü gerçekten burada çok vahim bir tablo vardı,
cuma günü burada olan herkes şahit oldu, gerçekten herkes uyuyordu ve
uyukluyor du. Yani gerekçesi sağlık lı, et kin, ver imli çalışm adan bahseden bir metin
görüşülürken ve çok önemli bir met in görüşülürken ver imsiz bir çalışma ortam ına
hep birlikte şahit olduk. Değerli Grup Başkan Vekilimiz Sayın Engin Alt ay muhalef et
taraf ında olmasına r ağmen görüşmeler in sağlıksız bir şekilde olduğunu belirterek
konuşma hakkından f eragat etti ve görüşmeler i bitir dik. Gerçekten bugün yine, bu
gece veyahut devam ında ne kadar süreceğini bilmiyoruz.
Bakt ığ ım ız zaman, gerçekten, getirilen bütün yasalar, tas ar ılar –ben henüz
iki yıl olmadı Par lamentoda görev yapalı, elbette çok daha deneyimli ve uzun
süreler görev yapan değerli vekiller imiz var - daha Komisyona gelmeden,
tart ışılmadan, yasa tasar ısının hazır lanıp ne zaman görüşüleceği, ne kadar saatte
bit irileceği, ne zaman Genel Kurula gideceği ve Genel Kur ulda ne kadar
görüşüleceği önceden belir leniyor. Doğal olar ak o hızlı takvim içer isinde sağlıksız
çalışma koşullar ı içerisinde biz yasalar ı geçirmeye çalışıyoruz. Zaman zam an
muhalef et olarak gerçekten o ver imsiz çalışma koşullar ının muhatabı olmam ak
adına birçok önergemizi ger i çekiyoruz, konuşma hakkım ızdan f eragat ediyor uz ve
gerçekten sağlıksız, işlemeyen bir sistem var.
Bakt ığ ım ız zaman, burada gerçekten çalışma sistemiyle ilgili bir
düzenlemeye ihtiyaç var elbette, şu anki İç Tüzük yaklaşık, neredeyse elli yıla
yaklaşm ış bir düzenleme ve bugün yapılan bu düzenlemeler de önümüzdeki elli yılı,
belki yüz yılı düzenleyecek düzenlem eler ama bakt ığ ım ız zaman, son derece
özensiz ve tutarsız bir düzenlemeyle ka rşı karşıyayız. Bur ada benim gördüğüm, bu
gerekçe ve maddelere bakt ığ ım ız zaman -objektif olarak değerlendiriyorum - sadece
ve sadece ana muhalef et partisinin konuşma süreleri ve denetim araçlar ını elinden
almaya yönelik düzenlemeler getiriliyor. Doğal olar ak “muhalef et” demiyorum çünkü
muhalef et partisinin de kısm en içinde olduğu bazı düzenlemeler var ve ben bu
düzenlemeleri -birazdan söyleyeceğim - şaşkınlık la karşıladım .
Bakt ığ ım ız zaman yine gerekçede “konjonktürel olarak değiştir ilebilecek
niteliğe sahip olmaması” diyor ama biz tam da bugün konjonktürel olarak bir
değişiklik yapıyoruz İç Tüzük’te. Kalıcı, tutarlı, iler iye dönük, Parlamentomuzun
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 57
gerçekten etkin işlemesini sağlayacak bir ortam değil de bugünkü konjonktür gereği
iki siyasal parti gelmiş ve… Gerçekten maddeler e ayr ınt ılı bakt ığ ım ız zaman
hangisinin Milliyetçi Hareket Partisinin önerisi olduğu, hangisinin Adalet ve
Kalk ınma Partisinin öner isi olduğu çok açık, çok basit bir şekilde bunu
anlayabiliyoruz. Bur ada da gerçekten bunun tekrar değerlen dirmeye alınm ası
gerektiğini düşünüyorum.
İşte “etkin ve dengeli” diyor, burada neyin etkin ve deng eli… Adalet ve
Kalk ınma Part isi ile Milliyetçi Hareket Partisi arasında etkin ve dengeli bir maddeler
arasında uzlaşı m ı sağlanm ış? “Siyasi ve sosyal iht iyaç lar” diyor, hangi siyasi ve
sosyal iht iyaçlar? Parlamento içer isinde biz m illet vekilleri g örev yapıyoruz, bizlere
soruldu mu ya da Parlamento içer isinde görev yapan birçok Meclis çalışanı var,
soruldu mu? Bilimsel bir araşt ırma ortaya çıkt ı m ı, bir ver i va r mı, bir data var m ı
elimizde? Biz neye göre bu konuşma sürelerini k ısıtladık ya da hesapladık m ı bu
kadar konuşma kısılırsa ne kadar tasarr uf yapacağ ız diye? Hiçbir bilimsel, objektif
dayanağ ı, gerekçesi olmadan iki siyasal partinin çekinceleri, kayg ılar ı –t ır nak içinde
söylüyorum “pazar lık” kelimesi benim hoşuma g itmeyen bir kavram - karşılıklı
görüşmeler iyle mutabakat sağlanm ış.
Yeni teknolojik gelişmelere uyum: Ben bu maddeler içer isinde teknolojik
olar ak… Biz dünya, Avrupa par lamentolar ının birçoğuna g itt iğimiz zaman mut laka
ziyar et ediyoruz, g erçekten teknik alt yapı ve donanım lar ı çok iyi. Şimdi ben
göremiyorum burada, gerekçede teknolojik bir gelişimden bahsediliyor, hangi madde
açıklar m ısınız? Teknolojik alt yapıyı güçlendiren, zaman kazanım ını sağla yan bir
madde yok burada.
Gelişen dünyanın hızına ayak uydurmak: E, gelişen dünyanın hızına ayak
uydurmak ile ana muhalef et ya da muhalef et millet vekillerinin sesini k ısm ak
arasında nasıl bir korelasyon var? Bunu nasıl kurdunuz? Bunu da açık lamanızı
istiyorum.
Etkin, ver imli ve sağlıklı: Bu sürekli tekrar ediliyor. Benim bildiğim “etkin,
ver imli, sağlık lı” dediğimiz ya da “etkin ve verim li” nin anlam ı minimum maliyet ya da
en az girdiyle maksimum kâr ı sağlam ak. Şimdi, burada Parlamento çalışmalar ı
esnasında muhalef et millet vekillerinin en az konuşması ya da az konuşması ya da
konuşma sürelerinin kısıt lanması nasıl etkin kılacak Parlamentoyu, nasıl verimli
kılacak?
Maddeye bakt ığ ım ız zaman burada dikkat çeken, en önemli düzenleme grup
öner ileri. Söylediğim gibi, benim henüz iki yılım dolmadı bu Parlamentoda ama bu
Parlamento içerisinde en etkin, en verimli, belki de en nit elikli, bütün muhalef et
partiler inin kat ılım ıyla… O nedenle Milliyetçi Hareket Partisinin bu maddeye onay
vermesini gerçekten şaşk ınlık la karşıladım çünkü bütün grup öner ilerine nitelikli
konuşmalar ı, nit elikli, ayr ınt ılı, çözüm önerici… Ben dikkatle Parlamento
çalışmalar ını takip eden bir millet vekili olarak, gerçekten çok nitelikli ve zamana
sığmayan, çok önemli tespit ler ve çözüm önerile r i var. Hâl böyleyken ve bur ada
gerçekten Sayın Ağbaba’nın az evvel belirttiği birçok toplumsal, gerçekten çözüm
bekleyen sorunlar gündeme getirilirken, ayr ınt ıl ı, k ırk dakika, bazen gerçekten
saatleri aşan tart ışmalar olurken neden grup öner ilerinden bir tasarruf yapıldığ ı da
burada anlamsız kalmakta.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 58
Evet, Adalet ve Kalkınma Part isini anlayabiliriz çünkü onlar ın grup öneriler i
genelde çalışma saatleri ve bunu da Sayın Can -Sayın Ramazan Can’a ben de at ıf ta
bulunmak istiyorum - iki dakikada söyleyebiliyor, bazen bir dakikada çık ıp çalışma
saatlerini söylüyor ve oturuyor. Ama bizim muhalef et olar ak, en büyük denet im
aracım ız, Hükûmetin çalışmalar ını, çözem ediği, toplum da kanayan yara hâline
gelen, belki günübirlik, gerçekten f acialar, katliam lar, ist ismarlar, şiddet ve… Ben,
bilmiyorum, seçim bölgeme gittiğim zam an soruyor bana beni seçen insanlar, “Bunu
niye gündeme getir mediniz?” diyor, “Niye konuşmadınız?” diyor. O zaman, bunun
açıklam asını değerli Adalet ve Kalk ınma Partisi milletvekilleri yapacakt ır, “Biz
sürelerini k ıst ık.” diyeceklerdir ya da konuşamayacaklar çünkü üç dakikada bir
toplumsal sorunu açıklamanın ne kadar zor olduğunu bizler biliyoruz.
Bunun dışında başka maddeler de var, ben tekrar etmek istemiyorum. 37’nci
madde düzenlemesi gerçekten öneml i bir düzenleme. Bu da Parlamentoda
uygulamasını sık sık gördüğümüz ve milletvekiller inin çok önemli kanun teklif ler ini
gündeme getirdikleri, üzer inde - zaten kısıt lı bir sür e var, çok uzun süre
konuşmuyorlar - beşer dakika bir konuşmayla neden o kanun madde sini get irdiklerini
açıklıyor lar. Buradan bir tasarruf a gidilmesi yine gerçekten ilginç olmuş.
Yayın konusu burada bir lütuf -tırnak içinde söylüyor um - olarak yine verilm iş,
işte, saat 19.00’dan 21.00’e uzat ıldı diye. Anayasa görüşmelerinde, değ erli
millet vekiller i, biliyorsunuz, en büyük tart ışmanın çıkt ığ ı an ve gerçekten hepimizin
hiç hoşlanmadığ ı görüntülerin sebebi yayın saatiyle ilgiliydi. Anayasa’nın en önemli
maddesi olan 15’inci maddenin -ki Par lamentonun, bizler in yetkiler ini kısıt landıran
bir mad deydi- biz m uhalef et olarak sabah üçte değil, gündüz saatinde, madem millî
irade, millet, halk ım ız bunu oylayacak, o zaman bunun makul bir saatte
görüşülmesini istemiştik, yayın saatinde görüşülmesini istemiştik ama iktidar part isi
bu talebim izde maalesef çok üzücü bir şekilde çok şiddet var i bir ortam ın oluşmasına
sebebiyet vermişti. Bu zor bir konu değil, aşılamayacak bir konu değil çünkü
gerçekten birçok insan dikkatle izliyor Parlamento çalışmalar ını. Burada da
gerekçede ve maddeler de bir lütuf gibi iki saat uzat ılm asının sunulmasını yanlış
buluyorum.
Kıyaf etle ilgili team üller var zaten Parlamentomuzda. Ben bir sor un olarak
görmüyorum; etkin, ver imli, sağlık lı çalışma noktasında bir disipline edici ya da
burada da oluşan teamüllerde bir düzenlemeye ihtiy aç duyulmadığ ını görüyor um.
Yoklama konusu: Bu gerçekten çok önemli, en büyük sık ınt ı yaratan maddelerden
bir isi. Ö zellikle iktidar partisi millet vekiller inin Par lament o çalışmalar ına etkin ve
gerçekten verim li kat ılım lar ını biz görem iyoruz, ben göremedim bu iki yıl boyunca.
Tek katılımlar ı yoklamalar esnasındaydı. Hepimizin ve kamuoyunun çok dikkatini
çeken, çocuk istism ar ıyla ilgili düzenlemede oradaki bir yoklama gerçekten çok
büyük bir gündem yaratm ışt ı; birçok iktidar part isi millet vekili arkadaşım ız neyin
değiştir ildiğini, neler olduğunu bize sormuşlardı, onlar a o kısa süre içer isinde
açıklam a gereği duym uştuk. Yani m illet vekiller inin, Par lamentonun it ibar ını,
sayg ınlığ ını, kat ılım ı, hangi yasanın görüşüldüğünü, ne tür düzenlemelerin
getirildiğini, bu nu söylemeye gerek yok sanır ım, bu her millet vekilinin asli görevidir.
Bunu yasayla işte bir yoklama ile bir denet im alt ına almanın da gereksizliğini
düşünüyorum.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 59
Tutanaklardaki düzeltme. Bu da bizim en çok sık ınt ı yaşadığ ım ız konu çünkü
çok kısa süre içer isinde bizim kendim izi ya da konuştuğumuz konuyu anlatmam ız
isteniyor. Bu da doğal olarak o k ısa süre içer isinde çok hızlı bir şekilde, belki
amacını aşan o heyecanla f arklı cümleler, f arklı kavram lar kullanabiliyor ve bir hat a
yapabiliyoruz. Ya da karşılı k lı olarak birbirim ize kendim izi tam olar ak anlatam ıyoruz
ve düzeltme gereği duyabiliyoruz ve bu düzeltmenin de doğal olarak hakkım ızın
kürsü olduğunu düşünüyorum. Onun Başkanlığ a yazıl ı bir metin olar ak vermenin bir
anlam ı yok çünkü kamuoyu önünde ve Parl amento Genel Kurulun huzurunda biz
yapılan bir hata ya da bir ver i değişikliğinin Par lament onun, Genel Kur ulun
huzurunda yapılm ası gerektiğine, bunun da bir tasarr uf gerektirici, zam anı
ver imliliği, etkinliği düzenleyen bir uygulama olmadığ ını düşünüyorum.
Usul hakkında, burada da zaten teamüller var. On dakikaya kadar ben hiç
görmedim usul hakkında bir kişiye on dakika süre verildiğini, iki veya üçer dakika
ve buna da uyuluyor, bununla ilgili de bir sorun yok.
Bunun dışında söyleyeceğim kanun tasar ı ve te klif ler inin Genel Kurulda
görüşülmesiyle ilgili. Burada gerçekten açık oylama gerçekten çok önem li çünkü biz
muhalef et millet vekili olarak tasar ının tamam ında bazen karşı olmakla birlikte bazı
maddeler i, vatandaşlar ım ızın yarar ına g ördüğümüz maddeleri onay layabiliyoruz ve
bu da açık oylamayla tespit ediliyor, bizim bu hakkım ızı da elim izden alm ış
oluyorsunuz ya da bir vatandaşın bakıp bilgi alma hakkını da elinden alm ış
oluyorsunuz. Bunun bir zaman tasarruf uyla ne ilgisi var? Ben göremiyor um, madem
açık oyl ama yapacağız ve çok hızlı elektronik oylamayla yapıyoruz, bunun da bir
tasarruf gerektirdiğini düşünmüyor um. Tamamen maddeler geçilmesi konusundaki
ve or adaki muhalef etin toplum nezdinde itibar ını ve yine Parlamentonun it ibar ını
zedeleyici olarak görüyoru m.
Önergenin okunmasıyla ilgili, burada evet, sakınca görmüyor uz zat en biz de.
Genel görüşme açıl masıyla ilgili madde 12 var, bur ada da birkaç bir şey söylemek
istiyorum. Burada bakın, çok ilginç bir şekilde diyor ki: “Genel görüşme açılması
isteyen siyasal part i veya millet vekili…” Bu, Genel Kurula bildir ilmeyecek, sadece
Hükûmete bildir ilecek. Şimdi, biz bir konuda Parlamentonun bir görüşme yapmasını
istiyorsak bunun elbette Genel Kurula bildir ilmesi gerekiyor bizi takip eden
vat andaşlar ım ız açısından. B öyle bir bilgilendirme yok , sadece Hükûmete
bildirilecek ve millet vekiller ine bildir ilecek. Genel Kur uldan bildirilmesine ne t ür bir
rahatsızlık var, bu konu da açıklığ a kavuşturulmam ış.
Burada 1’inci maddeyle alakalı yani andiçmeyle alakalı yani andiçme
konusuyla ilgili bir durum var. Bence bur ada madde 14, madde 15 ve madde 16’da
millet vekiller inin tavır ve davr anışlar ıyl a ilgili bir düzenlemeler le ilgili bir şey
söylemek
gerekirse…
Değerli
m illetvekiller i,
bizlerin
millet vekili
olar ak
Parlamentoda görev yapabilmem iz için gerekli niteliklerim iz yasalar la belirlenmiş.
Daha sonr a seçildikten sonra da bir bugün de içeriğiyle ilgili çok tartışma olan bir
andım ız var yani bir andiçme metnim iz var. O metin içer isinde bir millet vekilin
Parlamento çalışmalar ında kürsüde veya kürsü dışında nelere dikkat edeceği ve
nelerin üzer ine yemin ettiği çok açık ve net. Bunlar ın tekrar gündeme getirilmesi,
işte belli çok gerçekten itinayla yazılm ış maddeler var orada, düzenlemeler var,
sıralamalar var, bunu tekrar işte “Tür k milleti, t arihî ort ak değerler, vatanın
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 60
bölünmez bütünlüğ ü…” biz zaten yemin ett ik bunlar üzerine, biz bunlar ı
koruyacağ ım ıza hep bir likte yemin ettik ve o yeminim ize de sadık kalıyor uz. Ancak
tabii, ben bunu haklı buluyorum çünkü yemin ve yem ine sadık kal ma konusu, büyük
bir tart ışma konusu bizim ülkemizde. Bence bu maddelerin tekrar değerlendirilm esi
gerektiğini ve milletvekillerine gerçekten bizi dünya Par lamentolar ında, Avrupa
Parlamentolar ında Parlamentomuzun itibar ını, biz m illetvekillerinin itibar ını
düşürücü kavramlar bunlar. Ö zellikle par a cezasını gerçekten ben bunu şaşk ınlıkla
karşıladım, bir m illetvekilinin toplumun neye hassasiyet i olduğu, neyi konuşması
gerektiğin ve neler üzerinde ortak değerlerim izin olduğu konusunda ben bir sor un
olduğunu düşünmüyorum. Ki, para cezası da gerçekten çok ilginç bir sonuç
yar atacakt ır, bunun da tekrar bizim itibar ım ız açısından değerlendir ilmesini
düşünüyorum.
Bir iki konuya daha değineceğim, Anayasa görüşmeler inde de değinmişt im
ben. Gerçekten Avrupa Birliği kur umsal yapısı içer isinde demokratik işleyen
kurumlar ın yetki ve görevler i karmaşası vardı ve Avrupa Bir liği hukukunda,
lit eratüründe en çok tartışılan konulardan, konulardan bir i de Avrupa
Parlamentosuydu. Avrupa Par lamentosunun yetkiler i, temsiliyet inin ar t ır ılm ası
konusu çok gündemdeydi ve son yapılan Lizbon Anlaşması’yla Avrupa Birliği
Parlamentosunun yetkileri muazzam der ecede art ır ıldı, tem siliyet yetkisi art ır ıl dı.
Yani ben dünya Par lamentolar ının hiçbir inde temsiliyet inin, söz hakkının
azalt ılmasına y önelik bir düzenleme ile karşılaşmadım. Ak sine, Par lamentolar ın
daha güçlendir ilmesi, temsiliyet yetkiler inin art ır ılm asıyla ilgili düzenlemeler var. Ki,
Lizbon Anlaşması bu konuda örnektir, ki son Avrupa Par lam entosunun ülkemiz ile
ilgili verdiği tavsiye kararını da benim burada tutanaklara da girmiş olan eleşt irimi
aynı şekilde o tavsiye karar ında ele alm ışt ır. Demokratik işleyen kurumsal yapı ve
kuvvet ler ayr ılığ ı ilkesi konusunda evrensel Avrupa değer lerinden hızla
uzaklaşt ığ ım ız vurgusu. Ki, bu İç Tüzü k’t e onu gerçekten daha da kuvvet lendir ecek,
o eleştir ileri daha da kuvvetlendirecek bir düzenlemedir.
Burada etkinlik ve ver imlilikten bahsederken komisyon çalışmalar ına hiç
değinilmem iş. Ben komisyonlar ı sık lık la takip eden bir millet vekili olarak
komisyonlar ın
gerçekten
bugün
dünya
Par lamentolar ında
da,
Avrupa
Parlamentolar ında da çok değerli Adalet ve Kalk ınma Partisi millet vekillerim izle
ziyar et ediyor uz, görüşmeler imizde, or alarda en etkin merciler komisyonlar, sivil
toplum kuruluşlar ı, bilim insanla r ının çeşit li araşt ırmalar ının gündeme geldiği,
detaylı tart ışmalar ın yapıldığ ı, uzlaşıya var ıldığ ı ve gerçekten bütün taraf lar ı
kapsayan, bütün tar af lar ı dinleyen, neticede bir ortak aklın hâkim olm ası gereken
bir sür eçken burada Par lamentonun etkinliği, verim liliği değil, hiçbir komisyon
çalışmasına değinilmemesi komisyonlar ın işleyişiyle ilgili hiçbir düzenlemeye
değinilmem iş olması yine bir tezatlık. T ırnak içerisinde söylüyorum, bir kapt ıkaçt ı
anayasasından sonra bir kapt ıkaçt ı tüzük düzenlemesiyle kar şı karşıyayız
maalesef . Torba yasalar a hiç değinilmemiş mesela…
BAŞKAN – Hocam, lütf en toparlar m ısınız?
SİBEL ÖZDEMİR (İst anbul) – Tamam.
Torba yasalar yok. İşte geçen daha karşılaşt ık, Bilim, Sanayi Kom isyonu
çalışmalar ı vardı, gerçekten çok önemli düzen lemeler var dı. İçer isinde eğit imi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 61
ilgilendiren ve gerçekten Yükseköğretim Kurumu tar ihinde çok köklü değişiklikler
getiren yasalar tali komisyon olarak Eğitim Komisyonunda görüşüldü, sonra Sanayi
Komisyonunda eğit imle ilgili birçok madde eklendi hiçbir Eği tim Kom isyonu üyesinin
haber i olmadan. Dayatmacı, uzlaşmadan uzak, çoğunlukçu bir yaklaşım var, aynen
bir dejavu gibi anayasa görüşmeler inde biz bu süreci yaşadık. Hukuk, adalet
sistem inin evr ensel değerler inden hızla uzaklaşt ığ ı bir süreçteyiz maalesef , i şte bu
İç Tüzük görüşmeleri de biz millet vekiller inin gerçekten hepimizi birebir ilgilendiren,
toplumun sorunlar ını ve t emsiliyetim izin gerçekten milletin temsiliyetinin merkezi,
kalbi olan Parlament onun yetkiler ini güçlendirici bir düzenleme maalesef yok. Biz,
uzlaşmaya dayalı, ortak aklın hâkim olduğu verim li, nitelikli bir yasama organı
görmek istiyoruz ve buna da ihtiyacım ız var hızla. Bu konuda kısa vadeli çözümler
değil, konjonktürel çözümler değil, aksine kapsayıcı çözümlere iht iyaç var. Ben bu
düzen lemenin hızl ıca işte saat i de belli, tarihi de belli, ne zaman Genel Kurula
ineceği, Genel Kurulda ne kadar görüşüleceğ i de belli ama bur ada ciddi
düzenlemelerin Komisyon esnasında gerekli hassasiyetle ve katkıyla ortak aklı
hâkim k ılarak bir sonuç çıkması nı temenni ediyorum. Bu Par lamentonun bir çalışanı
olar ak, görev yapan bir parlamenter olar ak bunu özellikle istirham ediyorum.
Muhalef et
partilerinin
katk ılar ının,
önergeler inin
dikkate
alınarak
gerekli
düzenlemenin de yapılacağ ını umuyorum.
Teşekkür eder im.
BAŞKAN – Sayın Ö zdemir, teşekkür ediyorum.
Madde üzerinde görüşmeler tamamlanm ışt ır.
Madde üzerinde iki tane önerge vardır, geliş sırasına göre okutuyorum.
Anayasa Komisyonu Başkanlığ ına
Görüşülmekte olan "Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğ ünde Değiş iklik
Yapılm asına Dair İçt üzük Teklif i”nin 1' inci maddesinin son f ıkrası t eklif metninden
çıkar ılm ışt ır.
Muharrem Erkek
Nurhayat Altaca Kayışoğlu
Murat Em ir
Çanakkale
Bursa
Ankara
Akın Üstündağ
Bülent Tezcan
Muğla
Aydın
MURAT EMİ R (Ankar a) – Gerekçeyi okuyalım.
Gerekçe:
Öncelikle belirtmek gerekir ki hiçbir milletvekili kendi iradesiyle ant içmekten
imtina etmemelidir. Yalnız, millet vekilliğinin başlaması da buna indirgenmemelidir.
Çünkü bir millet vekili, seçim lerden sonra mazbatasını almasıyla m illet vekilliği
görevine başlar. Yasama dokunulmazlığ ı, yolluk ve ödenek gibi haklar ı da edinir.
Ant içme ise bu anlamda şekli bir şartt ır.
BAŞKAN - İkinci önergeyi okutuyorum.
Anayasa Komisyonu Başkan lığ ına
Görüşülmekte olan 2/1783 esas sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklif i’nin 1’inci maddesinin teklif
metninden çıkar ılm asını ar z ve teklif ederiz.
Meral Danış Beştaş
Erol Dora
Mit hat Sancar
Adana
Mardin
Mardin
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 62
BAŞKAN – Gerekçesini okutuyorum.
Gerekçe:
Yapılan düzenleme ile iki hususta değişikliğe gidilm işt ir. İlki YSK'nın kesin
seçim sonuçlar ının TRT kanallar ında yayınlamasını takip eden beşinci gün saat
15:00'te açılmasını öngören düzenlem e olup Y SK' nın şekli belirt ilmeyen ilanını
takip eden üçüncü gün saat 14:00'te açılmasını öngörmektedir. Maddede YSK' nın
seçim ilanını nasıl yapacağ ı belirtilmemiştir. YSK'nın öndeki süreçlerde yapt ığ ı
gayri r esmi açıklamalar ın kamuoyunda önemli tart ışmalara sebeb iyet verdiğinden
hareketle, bu düzenlemenin nasıl yapılacağ ının tanım lanmaması bu kaygıyı
derinleştirecektir. İkinci değişiklik ise madde metnine yapılan ekleme ile "TBMM
Başkanlık Divanınca geçerli bir mazer eti olduğu kabul edilenler dışında yenlin
etmeyenler yeminden imtina etmiş sayılır lar. Böylece milletvekilliği statüsünün
istismar edilmesinin önüne geçilmesi amaçlanm ışt ır” şeklindedir. 1982 Anayasası,
darbeci bir cunta tar af ından hazır lanm ış olup içeriğindeki ant idemokratik maddeler
ve tamam ına egeme n olan ant idem okratik ruh bir yana, dil bakım ından da f eci bir
metindir. Millet vekili yem ini, belki de Anayasa'nın en kötü kaleme alınmış
bölümler inin başında gelmekte olup, yemin metninin kendisini tart ışma konusu
yapmadan, bununla ilgili Anayasa'da bir d eğişiklik yapılm adan, böyle bir f ırsat
varken İçt üzük'te böyle bir değişiklik yapılm asını hem siyasi tutar lılık hem
demokratik ilkeler açısından yerinde bulmayıp yanlış buluyoruz. Ayr ıca mazeret
konusunda Başkanlık divanına tanınan t akdir yetkisiyle birlik te getirilen usule aykır ı
yem in edenler in ve etmekten imt ina edenler in m illet vekilliği haklar ından imt ina
etmiş sayılacaklar ı
öngörülmektedir. Oysaki halk ın iradesi Başkanlık Divanının
yetkisinin çok üstündedir. Bir
millet vekili bu yetkiyi halktan alm ış t ır. Ayr ıca
millet vekiller inin haklar ından imtina edilmesi ile ilgili maddenin dayat ılm ası
Anayasa’ya tamam ıyla ayk ır ıdır.
BAŞKAN – Ayk ır ıl ık sırasına göre oylar ınıza sunuyorum.
Bu çerçevede Sayın Meral Danış Beştaş, Sayın Erol Dor a ve Sayın Mithat
Sancar taraf ından verilen önergeyi oylar ınıza sunuyorum. Kabul edenler… Kabul
etmeyenler… Önerge kabul edilmemişt ir.
Sayın Muharrem Er kek, Sayın Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Sayın Murat
Emir, Sayın Ak ın Üstündağ ve Sayın Bülent Tezcan tar af ından verilm iş olan
önergeyi oylar ınıza sunuyor um. Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul
edilmemiştir.
1’inci maddeyi oylar ınıza sunuyorum: Maddeyi kabul edenler… Kabul
etmeyenler… 1’inci madde kabul edilm iştir.
2’nci maddeye geçiyoruz.
2’nci maddeyi okutuyorum.
MADDE 2- Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 19 uncu maddesinin
beşinci f ıkrası aşağ ıdaki şekilde değiştir ilmişt ir.
"İçtüzükte Danışma Kurulunun tespitine, teklif ine veya görüş bildirmesine
bağlanm ış olan büt ün hallerde, Danışm a Kurulu, yapılan ilk çağrıda toplanam a z,
oybirliğiyle t espit, t eklif yapamaz veya görüş bildiremezse, Meclis Başkanı veya
siyasi parti gruplar ı ayr ı ayr ı, ist emler ini doğrudan Genel Kurula sunabilirler. Bu
durumda istem in oylanması ilk birleşim in gündem indeki Başkanlığ ın sunuşlar ında
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 63
yer alır. Danışma Kurulu öner ileri görüşmesiz oylanır. Grup önerisinde ise öner iyi
ver en gruptan bir m illet vekili beş dakikayı geçmemek üzer e öner inin gerekçesini
açıklayabilir. Açık lamanın ar dından diğer gruplardan bir er millet vekiline de
ister lerse üçer dakika sö z ver ilir. Danışma Kur ulu ve grup öneriler i konusunda
Genel Kurulda işar et oyuyla karar ver ilir.”
BAŞKAN – 2’nci maddenin görüşmelerine başlıyorum.
Söz talep eden Sayın Muharrem Erkek.
Buyurun Sayın Erkek.
MUHARREM ERKEK (Çanakkale) – Teşekkür ediyorum Say ın Başkan.
Komisyonum uzun değerli üyeler i, Sayın Meclis Başkan Vekili; İç Tüzük
değişiklik teklif inin en önemli maddelerinden birini tart ışacağız. Gerçekten yıllardır
ve hemen hemen istisnalar dışında her gün uygulanan bir teamülü yıkmak üzereyiz.
Teamül h ukuku parlamentolar için çok çok önemlidir. Güçlü parlamentolar ın, sayg ın
parlamentolar ın güçlü teamüller i var dır ve bu demokratik teamüller i değ iştirmek,
üstelik ant idemokratik şekilde değişt irmek o meclisler in sayg ınlığ ını, gücünü de
azalt ır. Aslında şu anda bunu yapmak üzeresiniz, dayat macı, çoğunlukçu bir
anlayışla çok önemli bir teamülü yıkmak, değiştirmek üzeresiniz.
Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsuruysa eğer ve siyasi partiler in
de siyasi f aaliyette bulunma haklar ı, gündem belirleme hak lar ı, meclislerde yalnızca
grup öneriyle mümkünse o zaman bu hakkın çok geniş bir şekilde kullanılm ası çok
çok önemlidir. Aslında sorun olan danışma kurullar ında uzlaşma olamamasıdır
bizce. Danışma kurullar ında niçin uzlaşam ıyor siyasi part iler ? Danışma ku rullar ında
uzlaşmayı sağlayacak olan çoğunluğun uzlaşmacı, çoğulcu, katılımcı, demokratik
yaklaşım lar ı olmalıdır. Eğer danışma kurullar ında uzlaşma sağlanam ıyorsa siyasi
partiler in gündem belir leme haklar ı ve o gündemi de önemli bir şekilde, sağlık lı bir
şekilde, kamuoyunun vak ıf olabileceği şekilde tart ışma haklar ı da k ısıt lanmamalıdır.
Bizim Meclisimiz,
Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğu 1920’den beri
müzakere, konuşma, tart ışma usulünü belirlemiş bir Meclistir. Harp zamanlar ında
bile birçok günden u zun sür eler tart ışılm ış, konuşulmuştur. Harp zamanlar ında bile,
düşmanla savaşırken, vat an işgal alt ındayken bile müzakere usulü benimsem iş bir
Meclisten geliyoruz ama bu İç Tüzük değişiklik teklif iyle bu tar ihî, önemli
teamülümüz de maalesef ortadan kaldı r ılmak isteniyor.
Grup öner ileri… Grup öner iler i acaba Meclis Genel Kurulunun gündeminden daha az
m ı önemli? Çünkü gerekçe olarak iler iye sürülüyor ki Meclisin gündem ine
geçemiyoruz. Meclisin gündemi ne? Meclisin gündem i birçok kanunda ya da kanun
hükmünde kararnam eler de değişiklik teklif eden torba yasalar, çoğu teknik konular,
çoğu vatandaşın gündem inde değil, çoğunu vatandaş izlemiyor bile ama grup
öner ileriyle gündem e getirilen sorunlar asıl vatandaşın, toplumun gündeminde olan
sorunlar. Bunlar ın hepsi ni biliyoruz, çok konuşulduğu için t ekrarlamayacağ ım. Gr up
öner ileriyle uzun uzun Mecliste tart ışılan bu konular, aslında iktidar çoğunluğu için
de Hükûmet için de bürokrasi için de çok çok önemli çünkü o konuya hassasiyet le,
sorumlulukla, hukuk içer isinde eğilmeyi sağlıyor Meclisin gündemine taşınm ası bu
grup öneriler inin. Düşünebiliyor musunuz, bizim memleketimizde, 2006 ile 2015
yıllar ı arasındaki ist atistiklere baktığ ım ızda Adalet Bakanlığ ının sitesinden, çocuk
istismar ı ve çocuk tacizler ine yönelik idd ialar ın on yılda yüzde 700 artt ığ ı t espit
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 64
edilmiş, yüzde 700 Adalet Bakanlığ ının resm î veriler i göre k i adliyeye yansımayan,
yansıt ılmayan birçok vakanın olduğu da bir gerçek. Böyle bir konu Meclisin
gündemine getirildiğinde acaba Meclisin olağan gündemind en daha m ı az önemli
veya bu kadar yak ıcı, önemli sor unlar, t ek tek saymak istem iyorum, hepimiz çok iyi
biliyoruz ama terör de, tar ımda, ekonomide, adalette yaşadığım ız sorunlara kadar
grup öneriler iyle tar t ışılan sor unlar acaba üç dakikayla tart ışılabilir mi sağlık lı bir
şekilde ve kamuoyu o gün toplumun asıl gündemi olan konulara vak ıf olabilir mi? Bu
getirdiğiniz teklif le aslında işte bunlar ın hepsini bir anlamda yok ediyoruz.
Grup öneriler i çok çok önemlidir. Onun için, bır akalım siyasi part iler siyasi
f aaliyette bulunma hakkını, gündemi belirleme hakkını özgür ce kullanabilsin ki bu
grup önerileri dışında siyasi partiler in, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu
bulunan siyasi part ilerin başka bir gündemi belirleme imkânı yok. Siz bu tek imkânı
büyük oran da k ısıtlıyor sunuz, millet vekiller inin sesini, siyasi partiler in sesini büyük
oranda k ısıyor sunuz, kısalt ıyorsunuz; aslında bu, Meclisin, millet in sesini k ısmak
demek. İşte OHAL sürecinde gerçekleşen Anayasa değişikliğinin, kuvvetler
ayr ıl ığ ını, demokrasiy i temelinden sarsan Anayasa değişikliğinin bir sonucu bu İç
Tüzük değişiklik teklif i, otor iterleşmenin bir sonucu, egemenliğin şahsileşmesinin
bir sonucu çünkü millet vekillerinin grup öneriler iyle gündemi belir lemesinin art ık ne
anlam ı var, gündem i başka y er ler belirliyor. Bir gerçek var, bir saray rej imi yarat ıldı
ve bu saray r ejiminin sonuçlar ını birer birer yaşıyoruz.
Tartışmalar da bazı noktalara değinildi, dendi ki: “İç tüzükler, anayasalar
çoğunluğun rahat çalışması için önem lidir.” Tam aksine, çağdaş demokrasiler de,
demokratik kültürler de iç t üzükler, anayasalar gücü sınırlayan belgelerdir; bu çok
çok önemlidir. Eğer sizin anayasanız, sizin iç tüzüğünüz çoğunluğun gücünü
sınır lam ıyorsa, dengelemiyorsa, Mecliste millet vekiller inin, siyasi part ilerin
konuşmalar ını, gündem belir leme haklar ını sınır lıyorsa işte asıl büyük bir sor un o
zam an doğuyor dem ektir. O zaman şeklen muhalef et vardır, şeklen Meclis vardır,
şeklen cumhur iyet, demokrasi vardır; bir saray rejim inin, bir monokrasinin
sonuçlar ını yaşarsını z. Roma Dönem i’nde, Augustus döneminde aynısı yaşandı.
Roma bir cumhuriyetti ama Augustus bütün yetkileri kendinde topladı, egemenliği,
devleti kendi şahsında topladı, şahsileşt irdi ve şeklen art ık bir cumhur iyet vardı,
tabelada şeklen senato vardı ama asl ında gerçek anlamda bir cumhur iyetten,
gerçek anlamda bir senatodan bahsetmek mümkün değildi. Türkiye de yavaş yavaş
bu yönde iler liyor, Türkiye Cumhuriyeti devleti bir şahıs devleti yapılm ak isteniyor.
Grup öneriler ini, bu kadar büyük oranda toplumun en önemli sorunlar ını
tart ışılamaz hâle getirirseniz Meclise en büyük haksızlığ ı yapm ış olursunuz,
Meclisin çok önemli bir teamülünü yık m ış olursunuz. Bu doğru bir şey değil,
mutlaka bu maddenin üzerinde ciddi bir şekilde yeniden durulup yeniden bir
düzenleme yapılması gerekir diyorum. Sağlıklı anayasalarla sağlıklı iç tüzüklerin
olabileceğini biliyor uz ama maalese f , bizim art ık sağlık lı, demokratik, kuvvet ler
ayr ıl ığ ını güçlendir en, iktidar ın gücünü sınır layan bir Anayasa’m ız yok, tam aksine
iktidar ı, gücü, yetkileri tek elde toplayan, kuvvetler ayr ılığ ını yıkan bir Anayasa’m ız
var. Bir de bunun üzerine çoğulcu, uz laşmacı, kat ılımcı bir iç tüzük yer ine mevcut İç
Tüzük’ü daha da geriye götüren, daha da olumsuz hâle getiren çoğunluk çu,
dayatmacı bir anlayışı egemen k ılarsak hem siyasi part iler e hem demokrasimize
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 65
hem de toplumun m enf aatlerine ve kamu yarar ına ciddi zar ar ver iriz diyorum. Onun
için, değişiklik önergemizin kabulünü talep ve ar z ediyor um.
BAŞKAN – Sayın Erkek, teşekkür ediyorum.
Söz talep eden Sayın Şenal Sar ıhan.
Buyurun.
ŞENAL SARIHAN (Ankara) – Değerli Başkan, söz verdiğiniz için t eşekkür
eder im.
Değerli arkadaşlar, açıkça if ade etmeliyim ki bu Kom isyon çalışmalar ını
izlemek üzere geldiğ imde bütün çalışmalara kat ılmak için özen gösterdim, her hangi
bir konuşma talebim olmayacakt ı. Belki şu anda da bu konuşma talebi söylenmiş
olan pek çok sözün yinele nmesi anlam ına gelecek ancak birkaç nokta üzer inde
durmak istiyor um.
Öncelikle, İç Tüzük değişikliğinin yapıldığı ortam nasıl bir ortamdır? Bunu da
arkadaşlar if ade ettiler. OHAL koşullar ında bir ref erandum sonrası bir tek adam
yönet iminin ertesinde biz İ ç Tüzük değişikliği yapıyor uz. İç Tüzük, bütün meclislerin
if ade ettiği gibi, esas olar ak bir siyasi etik metnidir yani milletvekiller inin davranış
etikler ini if ade eden bir metindir. Elbette ki bu metin esas olar ak kaynağ ını
Anayasa’dan alır, Anayasa’nın vermiş olduğu haklardan beslenir.
Dünya çapında -ki biz hâlâ böyle bir şeye sahip olamadık, bir siyasi et ik
çalışması yapıp bunu görünür hâle getiremedik - şu temel noktalar vardır etik
kurallar içinde:
1) Parlamento itibar ına uygun davr anma.
2) Kamu yar ar ını gözetme.
3) Taraf sız, adil davr anma, ayr ım cılık yapmama, dürüst ve şeff af olma,
topluma karşı sorum luluk ve model olma, dil, üslup yönünden çok dikkatli olma ve
seçmen, medya, kamu otoriteler iyle ilişkide dengeli ve sayg ılı olma.
Başka kurallar da var, ben bunlar üzerinde durmuyorum yani menf aat elde
etmeme, hediye kabul etmeme gibi. Bizim bugün esas üzerinde durmam ız gereken
şey, Par lamento itibar ına uygun bir İç Tüzük hazır lıyor muyuz, bu it ibar ın kaynağı
nedir, o kaynağa sayg ılı bir tutum içinde miyiz ve aynı zam anda kamu yar ar ı
gözet iyor muyuz, taraf sız, adil ve ayr ımcı değil miyiz? Ö ncelikle, böyle bir İç
Tüzük’ün tart ışıldığ ı bu Kom isyonda, belki yine düzenlemelerden kaynaklanan bir
sonuç, var olan çoğunluğun, iktidar partisi çoğunluğunun burad aki bütün
tart ışmalar ı ber hava edecek bir nitelik gösterdiğ ini söylemeliyim. Biz ne söylersek
söyleyelim, muhalef et ne anlat ırsa anlatsın, biraz sonra buradaki çoğunluk adil
davranmayacak, taraf sız davranmayacak, ayr ımcı davranmayacak ve kamu yarar ını
gözetmeyecek. Ne yapacak? Hazır lanm ış olan, iki siyasi part inin oluruyla
hazır lanm ış olan İç Tüzük’le ilgili yarg ısını parmak kaldırarak gösterecek.
Biraz önce saymaya çalışt ım, eksik söylemiyorsam 16 üyesi var AKP’li
arkadaşlar ım ızın, 6’sının ya da 5’inin oy lar ıyla bir önceki 1’inci madde olur landı.
Yani burada yapılan işe önem vererek bütün Komisyon üyeler inin hazır olmadığı,
buna dahi gerek görülmeyen, bu hem olur noktasında kendine güvenen bir tavr ı
hem de söylenilenlerin hiçbir değeri olm ayacağ ı, konuşmal arın herhangi bir değeri
olmayacağ ı, bu sebeple bu konuşmalar ı dinlememizin önüm üzü açacak bir sonuç
yar atmayacağ ı noktasındaki bir ön kabulün işaret i.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 66
Arkadaşlar, dinleyebilir misiniz, benim dikkatim dağılıyor, özür dilerim.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Pardon.
ŞENAL SARI HAN ( Ankara) – Biraz önce, daha doğrusu toplant ı başladığ ı
sırada Cengiz Aydoğdu arkadaşım ız şöyle bir değerlendirme yapt ı ki biz bu
değerlendirmeye katılıyoruz, dediler ki: “Millet vekilleri seçildikleri andan it ibar en
art ık seçildikler i siyasi partiyi değil, bütün bir ülkeyi tem sil ederler, bütün bir
Türkiye’yi temsil ederler.” Bu temsil durumu, bütün bir Türkiye’yi temsil etm e
durumu, bir az önce if ade ettiğim ilkeler den ayr ımcı ve taraf lı davranmama kuralına
da uymayı gerektirir . Eğer böyle davranabilirsek, eşit bir şekilde, adil bir şekilde
hareket edebilirsek o takdirde kamu yar ar ını gözetmiş, kamu yarar ı çerçevesinde
hareket etmiş oluruz.
Şimdi, biraz önce 1’inci madde oylandı. İf ade ettim, oy ver en arkadaşlar ım ız kimi
kaç kişiyi dinlediler, şu anda da iktidar partisinden kaç Komisyon üyemiz burada
hazır lar ve bizim sözlerimizin herhangi bir değeri, ulaşacağı bir nokta var m ı?
Anımsatmak isterim, Yunus Emre’nin güzel bir şiiri vardır, o şiir inin bir dört lüğü var.
Der ki: “Söz ola kes e savaşı, söz ola kestire başı/ Söz ola ağılı aşı, bal ile yağ ede
bir söz” Biz geçm işe, geçmiş değerlerimize, geçmişten süzülüp gelmiş olan
şiirler imize, atasözlerimize hep birlikte çok değer veren bir ulusuz ama bunu eğer
bir davranış biçimi hâline getir emem işsek, bu bir davr anış kuralına dönüşmemişse
sözün kesebileceği başlar olacak ama sözün bal edebileceğ i bir sonuca varmamız
mümkün olmayacak. Bu sebeple, üç otur umdur bur adaki sözlerimizin -biraz önce de
if ade ettiğim gibi - herhangi bir yere var madığ ı, her hangi bir sonucun alınmasına
hizmet etmediği kaygısıyla hareket ediyorum.
Şimdi, ne yapılm ak isteniyor? İç Tüzük içinde bulunduğumuz ortama uygun
olar ak -ki bu ortam Türkiye’yi 777 bin kilometrekarelik bir cezaevine getirm iş olan
ortamdır- bu ortama uygun olarak buradaki millet vekiller ini de, 550 millet vekilini de
bir cezaevi içine sık ışt ırmaya çalışıyor. Hani bizim Anayasa’m ızın 25’inci
maddesinde, 26’ncı maddesinde düşünce ve anlat ım özgür lüğü diye düzenlemeler
var. Hani herkes düşünceler ini açıkça if ade edebilecek durumda. Bu düşünceler ini
en açık şekilde if ade etme yetkisini halk bize vermedi mi? Bizi Türkiye Büyük Millet
Meclisinde vekil yaparak bize böyle bir hak tanımadı m ı? Eğer biz halk ın sahip
olduğu temel hak ve özgür lükler i vekil olar ak -ki milyonlar ı temsil ediyoruz kullanamayacaksak, biz sözün esiri hâline getirileceksek, konuşamaz hâle
getirileceksek o zaman bizim Türkiye Büyük Millet Meclisinde vekiller olar ak görev
yapmam ızın nasıl bir anlam ı olacaktır ?
Şimdi, düzenlemeler den birine at ıf la size sormak isterim değerli arkadaşlar.
Ben yirmi dört yıl Sivas katliam ı davasını izledim. Bu davanın adı Sivas katliam ıdır.
Suruç katliam ı gibi, Merasim Sokak katliam ı g ibi, Güvenpark katliam ı gibi,
İstanbul’daki katliamlar gibi adı “katliam”dır. Şimd i, ben bu konuda yazılı ya da
sözlü bir önerge ver irken bu sözcüğü kullanırsam, “katliam” sözcüğünü kullanırsam
ben suç mu işlemiş olacağ ım ya da suç işleyenler in suçlar ının örtülmesine mi neden
olmuş olacağ ım, ona m ı aracılık etmiş olacağ ım? Metnin tümünd eki, değişikliklerin
tümündeki hedef -biraz önce if ade ettiğim gibi - sözü düşündüğümüz gibi
söyleyememe koşullar ının yarat ılmasıdır . Her bir imizin ayr ı ayr ı ve tek tek halk
yar ar ına, onlar adına düşünceler imizi açıkça söyleyebilmenin bir dakikayla, beş
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 67
dakikayla, on dakikayla sınır landır ılm ış olduğu bir İç Tüzük’ü daha da ger iye
götürerek âdeta “ Konuşmayınız, susunuz, oturunuz, orada birer manken gibi
durunuz, size ihtiyacım ız sadece görünt üdür.”… Bu sonuca var acak bir düzenleme
ki 2’nci maddede yapılan düz enleme de açıkça böyle bir düzenlemedir ve biraz önce
arkadaşlar ım çok esaslı noktalar dan örneklerle beslediler neden bu maddenin
hukuka uygun olmadığ ını. Hem Anayasa’ya ayk ır ı olduğ unu hem İç Tüzük’ün
kendisine de ayk ır ı olduğunu if ade et tiler. Ancak grup öner ileriyle Türkiye’yi
ilgilendiren temel sorunlar ı tart ışabiliyor uz. Bugün, örneğin, 2 insan açlığın
130’uncu gününde. Bu insanlar ın sorunlar ını kim dile getirecek, nerede
tart ışacağ ız? Gizli servisler ve yarg ıçlar mı bu sorunu tart ışacaklar? Sor unun öz ü
ihraçlar sor unudur, işsiz bırakma, medeni ölü hâline getirm e sorunudur. Bu sor unu
biz grupta anlaşarak ortak bir problem hâlinde bugüne kadar araşt ırabildik mi?
Bunun dışındaki sorunlar ı da, yarg ısız inf azlar ı da, insan kaçırmalar ını da,
işkenceyi de, kö tü muameleyi de tart ışabildik mi birlikte, araşt ırabildik mi? Onun
yer ine otuz yıl önceki Diyarbak ır Cezaevini hâlâ araşt ır mayı uğraşıyoruz ama
şurada, hemen dibimizde, Sincan’da yaşananlar ı, Silivr i’de yaşananlar ı araşt ırma
konusunda herhangi bir çabam ız, ortak anlayışım ız yok. Neden? Ben biliyorum ki
yür ükleriniz insanca çarpıyor. Çünkü insanoğlu kendi temel haklar ını savunduğu
kadar başkalar ının temel hak ve özgürlükler ini de savunma kararlığ ı içindedir.
Biliyorum yürekleriniz yanıyor işsiz kalmış bir in san karşısında, haksız tutuklanm ış
bir insan karşısında ama öyle bir süreçte yaşıyoruz ki o süreç birisi emrediyor,
emredene uygun davranma gibi bir zor unlulukla karşı karşıya oluyoruz.
Biraz önce Sibel ar kadaşım anlatt ı, diğer arkadaşlar ım ız da anlatt ılar . Bir
karar ver ilecek, oylama yapılacak, Meclis doluyor ama oylama yapılm ıyorsa Meclis
bomboş. Bir az önce söylediğim ve Kom isyonda örnek verdiğim durum bu.
Komisyonum uzda da arkadaşlar yoklar, neden yoklar? Çünkü eminler ki
düzenlenmiş olan İç Tüzük değişi klikleri geçecek. Oysa burada olmalılar, uzlaşma
dediğimiz şey budur, milletin yarar ına olma dediğim iz şey budur, düşüncüleri,
duygular ı bir leşt irme ve oradan bir sonuç çıkarma, bir çözüm çıkarma budur. Biz ne
yazık ki bunu yapam ıyoruz.
Şimdi, size bir kon uşmadan bir bölüm okuyacağ ım. Bu bölüm… Arkadaşlar,
Mecliste bizim nasıl konuşacağ ım ızın ölçüsü bizim kendi olgunluğumuzdur, kendi
insanlığ ım ızdır, kendi değerler imizdir. Bu tutum, sözümüzün nasıl kullanıldığı
kürsüde nasılsa dışar ıda dışar da da odur. Şimd i okuyorum size. Çok yak ında, 15
Temmuz akşam ı Sayın Cumhurbaşkanı taraf ından söylenilen bazı sözler i sizinle
paylaşmak ist iyorum , diyor ki: “ ‘Kılıçdar oğlu’ denen zat tanklar ın koruması alt ında
oradan çık ıp Bak ırköy Belediyesine gidiyor. Biz bu beyef endiyi de davet ett ik
Yenikapı’ya, bilseydim davet etmezdim.” Ve devam ediyor, bunun bir ter biyesizlik
olduğunu söylüyor. Hangim izin hangim ize böyle bir dil kullanma hakkı var sevg ili
arkadaşlar ? Eğer dilim izi biz kendi ar am ızda, kendi ilişkiler imiz içinde, insa na
duyduğumuz sayg ı nedeniyle… Birbirim ize belki sayg ı duymayabiliriz ama insanoğlu
olmaya, insana duyduğumuz sayg ı nedeniyle daha temiz, daha güzel konuşmalıyız.
Yoksa bu, yasalarla engellenebilecek, tüzükle engellenebilecek bir durum değildir.
Ve de evrensel kurallar var, Anayasa’m ız var, Anayasa’m ızın da son derece kötü bir
dönem in ürünü olmasına rağmen mücadeleyle düzelt ilmiş, daha demokratik hâle
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 68
getirilm iş maddeleri var. Bunun dışında, Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi gibi bir
mahkemenin İngilter e, İspa nya karar lar ı var bizim daha çok eleştir ilebileceğim iz
ama bizim başkasının eleşt iriler ine karşı dayanıklı olmam ız gerektiğini if ade eden.
E, biz birey olar ak daha f azla eleştir ilebilme durumunu yasalar la güvence alt ına
alınm ış ve korunmuş bir hüküm olarak görüyorsak birbir imize bazı konular da ciddi
ve ağ ır eleştir ilerde bulunabilir iz ama bu bizim bir bir imize hakaret etmemiz
anlam ına da gelmez.
BAŞKAN – Sayın Sar ıhan, topar layabilir misiniz?
ŞENAL SARIHAN (Ankara) – Bitir iyorum, bitir iyor um.
BAŞKAN – Peki.
ŞENAL SARIHAN (Ankara) – Bugün daha çok konuşmam ız, daha çok
karşılık lı bir ar ada tartışmam ız, Parlamentonun adı olan tart ışma, konuşma;
Meclisin adı olan herhangi bir konuda hep birlikte müzakere etme olgusu içinde eşit
şartlarda ve adil bir biçimde, kend i insanlığ ım ızdan utanmayacağ ım ız sonuçlara
var acağ ım ız bir tar zla, birbirim izi dinleyerek, kısa süreli çıkarlar için değil uzun
vadede insanlık için ortak davranmak zor undayız diyorum.
Sayg ılar sunuyor um; teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sayın Sar ıhan, teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, Sayın Tanal’a söz vereceğim, daha sonra Sayın Mithat
Sancar Hocama söz vereceğim. Ben konuşma sırasını da bildir eyim ki hem
arkadaşlar ım ız hazırlansınlar hem de ne zaman konuşacaklar ını bilip kendi
programlar ını ona göre ayarl asınlar diye söylüyorum. Daha sonr a Sayın Kazım
Arslan’ın söz talebi var, sonrasında da Sayın Aytuğ At ıcı Bey’in söz talebi var.
Bu çerçevede, Sayın Mahmut Tanal’a söz ver iyor um.
Sayın Tanal, buyurun.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Teşekkür ederim Değerli Başka n.
Değerli millet vekilleri, hepinizi sayg ıyla, hürmetle selamlıyor um.
Tabii, şu anda biz İ ç Tüzük değişikliğini konuşuyoruz. İç Tüzük değişikliğiyle ilgili
hükümler ner ede var Sayın Başkanım ? İç Tüzük’ün 181’inci maddesinde var.
181’inci maddeyi biz gayet rahat, birlikte okuduğumuzda kim bu teklif i ver ebilir?
“İçtüzükte değişiklik yapılm asını öngören teklif ler, millet vekillerince yapılabilir.
Bunlar hakkında, kanun t eklif leri hakkındaki hükümler uygulanır.” Şimdi, buradaki
“millet vekilleri” nden kasıt, bir t asar ı anlam ında verilmemesi lazım veya Hükûm et
taraf ından, Hükûmet kanadı taraf ından bunun yönlendir ilmemiş olması lazım.
Teklif e baktığ ım ız zam an, aslında teklif görünümlü bir tasar ıdır bu. Bu teklif
görünümlü bir tasar ı olduğu için Anayasa’m ızın 2’nci ma ddesi, sizler de çok iyi
bilirsiniz, hukukçusunuz. Hayat ım ızın her alanında dürüstlük ilkesi, iyi niyet
kurallar ına uym ak zorundayız. Böyle dolambaçlı yollarla, hileli yollar la biz bir yere
kadar gidemeyiz. Değerli Mithat Hocam da bur ada, gayet rahat, huku kta temel bir
hüküm var, ne deniliyor? “Hakkı kullanıyor olması hileli davr anmayı hoş
göstermez.” Bu, ta Roma hukuku döneminde geçerli olan bir kural, daha ötesi,
Roma hukukundan it ibar en gelen “Kötülüğe müsamaha edilemez.” deniliyor, Roma
hukukundan ber i geliyor ve bakt ığ ım ız zam an bu 181’inci maddesi. Kim var ? 2
siyasi part inin grup başkan vekiller i im zası var 2 de Anayasa Komisyonu üyelerinin
im zası var. Yani bur ada İç Tüzük’ün 181’inci maddesi dolam baçlı yollar la, hileli bir
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 69
yöntemle bir sonuç, bir menf aat elde edilmeye çalışıl ıyor. Bir sef er bu Anayasa’nın
2’nci maddesindeki hukuk devleti ilkesi, 94, 95 ve 96’ya ayk ır ı; usul açısından
noktayı bur ada koydum.
Geliyoruz, ikinci cümlede deniyor ki: “Kanunun görüşüldüğü hükümlere göre
tabidir.” Güzel. Peki, kanun ne diyor ? Bugüne kadarki kanunlar gayet r ahat,
30’uncu maddeye baktığ ım ız zaman İç Tüzük’ün, kimler burada bulunabilir yani
komisyonlarda? “Komisyon toplant ılar ına başbakan veya bir bakan kat ılabilir.
Başbakan veya bakan gerekli görürse kendi yer ine yüksek derecede bir kamu
görevlisini yazıp t emsil yetkisi verebilir .” Devam ediyoruz, 39: “Bir kanun, tasar ı
veya teklif inin görüşmesi sırasında Hükûmet temsilcisinin bulunmaması sebebiyle
ertelenir.” Ben izliyorum, bu saate kadar, 2’nci maddeye kadar gel dik, genel
komisyon görüşüldü, alt komisyon, hiçbir bakanın temsilcisi gelmedi Sayın Başkan.
Diyeceksiniz ki: Ya, Mahmut Tanal böyle diyorsun da bu nereden çık ıyor? Tabii,
yasama uzmanı ar kadaşım ız biraz gülümsüyor, tabii hayat böyle bir şey. Şu
“Parlament o Hukuku” kitabı var, sizin Genel Sekreteriniz yazm ışt ı değil mi? Ne
yazıyor burada? Sayf a kaçta? Hemen gösteriyorum. Yine AK PARTİ’li
millet vekiller inin oylar ıyla. Sayf a 217’de –yine arkadaşım ız burada da görevliydi,
yasama uzmanı arkadaşım ız güldüğüne gö re, merak etmeyin iktidara geldiğimiz
zam an bu sef er böyle gülmeyeceksiniz yani sizden r icam siz biraz taraf sız kalın - o
dönemde -izninizle Sayın Başkanım - İç Tüzük değişiklikler inde AK PARTİ’nin o
dönem ver diği 116 sıra sayılı Kanun Teklif i var. Adalet ve Kalk ınma Part isi Grup
Başkan Vekiller i Ankara Millet vekili Sayın Salih Kapusuz, Bursa Millet vekili Faruk
Çelik, Ordu Millet vekili Eyüp Fatsa, 32 millet vekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü’nde Değişiklik Yapılması Hakkında İç Tüzük Teklifi “Anay asa Kom isyonu
Rapor u görüşmeler inde Hükûmet temsil edilm iştir.” diyor. Siz kalkacaksınız, 2007
yılında İç Tüzük değişikliği yaparken Hükûmet orada değişiklikte bulunacak, yıl
gelecek 2017’de “Hükûmete de gerek yok.” diyeceksiniz. O nun için benim sizden
istir ham ım, bu anlatmış olduğum bilim sel açık lamalar ışığında bu, Anayasa’ya
ayk ır ı, bu toplant ı İç Tüzük usule ayk ır ı, bunun derhâl ertelenmesi... Başbakanlığı
yazı yazın, Hükûmet i temsilen bir isi burada otursun. Aksi takdirde bu, İç Tüzük’ün
ihlali anlam ına geliyor yani eylemli ve f iilî anlamda ihlali anlam ına geliyor. 04
Şimdi, burada devam ettiğimiz zaman, İç Tüzük parlamenter hayat ın kalbi
işlevini görür yani parlamentonun kalbidir İç Tüzük. Bu kalbin çalışt ır ılması ise
konuşan, tart ışan Parlamentoya bağl ı. Gayet rahat, ben burada sözü f azla
uzatmama adına, işte öğrenciyken, her hâlde kitap, bu işe merak salma ayr ı bir
olay... Yasama ve yürütme organlar ıyla ilgili güzel bir kitap var, bu kitapt a 2 türlü
Parlamento var. Bir kapalı Par lamento, iki açık Par lam ent o. Kapalı Par lamentoda
bahsedilen ot oriter olan rej imlerden bahsediyor, otorit er olan r ejimlerde de
Parlamento şeklî anlamda vardır, oylam alar a sadece parmak kaldır ır, evet veya
hayır, tart ışmalar ı mümkün olduruncaya kadar en k ısa bir vaziyette bunu
sonuçlandır ır. Açık olan Parlamentolarda ise kat ılımcılık esast ır, uzlaşma esastır,
tart ışma esast ır. Burada bu konu, bakt ığım ız zaman bu düzenleme, kapalı olan
Parlamentolara özgü bir düzenleme götür ülüyor ki bu neye aykır ı? Bahsedilmedi bu
saate kadar ama A nayasa’m ızın çok güzel bir maddesi var 13’üncü maddesi “Temel
hak ve hürr iyet ler kanunla sınırlanabilir ancak bu sınır lamalar , Anayasa’nın sözüne,
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 70
ruhuna, demokratik toplum gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ır ı olamaz” Bu
bahsedilen 2’nci maddede on dak ikalık görüşmeyi beşe indir iyorsunuz, diğer
gruplar ıysa on dakikadan üçe indir iyorsunuz. Yani bu 13’üncü maddenin ruhuna,
sözüne, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine bu madde
ayk ır ı olduğu gibi, t amam ı da buna ayk ır ıdır, ayr ıca 2’ nci m addedeki hukuk devleti
ilkesine de.
Şimdi, İç Tüzük bugüne kadar 15 sef er değiştirilmiş, 10 tanesi asker î
dönem lerde, 5 tanesi sivil ve bu 16’ncısı oluyor ancak bur ada ülkemizdeki bu İç
Tüzük değişikliğine niçin ihtiyaç duyuldu, sebep ne? Yani siyasi iktidar bugüne
kadar yasa çıkarm ak istedi de yasa mı çık aramadı? Burada aşağ ı yukar ı
Komisyonda bulunan çoğu arkadaşım ız hukukçu, temel kanunlar ım ızın hepsi çıkt ı,
temel kanunda çıkmayan bir madde var m ı? Yok. Yani önünde çıkarmak isteyip de
hangi yasayı çıkaramadı? Yasa çıkarm ak istenildiğinde engel olunan hiçbir şey
olmadı.
Şimdi, bazı arkadaşlar ım ız bahsettiler, “İç Tüzük’ler gücü sınır layan,
Meclisin iç dengelerini gözeten, görüşme ve oylamalar ın çoğunlukçu değil
uzlaşmacı bir anlayışla cer eyan etmesin i sağlayan güvencelerdir.” dediler, doğru
ama burada iddialı olan bu. Peki, buradan bakt ığ ım ız zaman 2001 yıl ında o
dönemde -şu anda yine Mecliste olan - Mehmet Ali Şahin Bey var. Sayın İ yimaya
burada yok her hâlde, o da o dönem Parlamentodaydı. Orada İç Tüz ük değişikliği
yapıldığ ı zaman o dönem Mehmet Ali Şahin Beyler Anayasa Mahkemesine gidiyor.
Tam o deyim i söyleyeceğim, alınganlık yapmayalım: ”Bu bir sivil dar bedir.” diyor. O
dönemde aynen dilekçede yazılan husus o. Şimdi, arkadaşlar, aynen bu da bir sivi l
darbedir aslında. Yani darbeler i sırf askerler yapm ıyor ya, sivil darbe yapıyor
aslında. Şimdi burada bu değişikte deniliyor ki ef endim “...daha hızl ı, ver imli, etkin,
sağlıklı çalışabilmesi…” Peki, şunu da sormak lazım Sayın Başkanım: Burada,
biliyorsunuz, yani her hızlı olan iş doğruyu bulmuyor ki. Yani bazen siz çok aceleci
ve hızlı davr anırsınız, çok daha f azla zarar verebilirsiniz. Yani acele kendi ayağ ına
çelme atar. Aynı zamanda çok güzel sözler imiz var. Ne deniliyor: “Demir tavında
dövülür.” Her iş için uygun zamanı beklemek gerekir, aceleyle hareket etmek zar ar
getirir deniliyor. Bunlar bizim çok güzel atasözler imiz. Şimdi, aman, alelacele, biz
tart ışmayalım,
konuşmayalım.
Herhangi
bir
sivil
toplum
kuruluşlar ından,
üniversitelerden, f akülteler den, barolar dan görüş almadan hemen biz kanunu
geçirelim. Ya, arkadaşlar, bunun bize getireceğ i f atura hakikaten çok daha f azla
zar ar getirmiş olacak ki… Biz ne diyoruz? “Acele işe şeytan karışır.” Bu Anadolu’da
bazen şöyle denilir: “Acelecilik işi yavaşlat ır. ” Şimdi, bu deyimlerim izin hepsi yer li
yer inde dur urken bu şekilde “Aman, alelacele biz bu işi yapalım.” demek, gerçekten
demokratik toplumun gereklerini ortadan kaldır ıyor.
Şimdi, burada, siyasi iktidar ı denetleyen…
BAŞKAN – Sayın Tanal…
MAHMUT TANAL (İs t anbul) – Bitir eceğim, toparlıyor um Sayın Başkan.
BAŞKAN – Anayasa komisyonlar ı sır asında rekor sizdeydi.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Yok, onu kır mayacağ ım.
BAŞKAN – Buyurun.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 71
MAHMUT TANAL (İstanbul)
– Kırmayacağ ım Başkanım, yok, hiç
kırmayacağ ım.
BAŞKAN – Tamam, peki.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Ben zaten dikkat ederseniz müm kün olduğunca
İç Tüzük’ün hiç dışına çıkm ıyorum.
BAŞKAN – Tamam.
Lütf en toparlayalım.
MAHMUT TANAL (İ stanbul) – Burada siyasi iktidar ı denetlemenin iki yolu var
üstadım. Bir, siyasi dene t leme diyoruz, iki, yarg ısal denetleme diyor uz. Siyasi
iktidar ın siyasi denetlemesi, işt e bu “dengeleme ve denetleme” dediğimiz hukuk
devletinde bu anlamda siyasi iktidar ın veya muhalef et partilerinin, sivil toplum
kuruluşlar ının kanun yaparken bu kat ılım c ılık ilkesinin sağlanmasına yönelik. Şim di,
bu anlamda, siyasi iktidar, evet, güçlü şu anda, her yapmak istediğini yapabiliyor.
Ancak, mevcut olan Anayasa’m ızın 11’inci maddesi bütün devlet organlar ını da bu
Anayasa bağlar diyor. Şimdi, siyasi iktidar ın me vcut olan bu gücünün karşısında ver eceğim ör nekten ne olur alınganlık yapmayalım - siyasi ik tidar ı, önüne katt ığ ını
sürükleyebilecek, coşkun akan bir nehr e benzetecek olursak bu nehr in taşmasını,
çevresine zarar ver mesini engellemenin yollar ından biri, k ıy ısına set ler çekmek,
önüne duvarlar örmektir. Bu setler ve duvarlar Anayasa ve hukuk kurallar ıdır. Bu
anlam ıyla, hukuk devlet i ilkesi, yasama, yür ütme ve yarg ı organlar ının eşlem ve
işlemlerinde hukuka uygun davranmalar ı gerektiğini if ade eder. Peki, bu or ganlar
hukuka ayk ır ı hareket ederlerse, kendilerine tanınan yetkiler i aşarlarsa veya kötüye
kullanır larsa ne olur ? Eğer bu soruya tatmin edici bir cevap verilmezse Anayasa’nın
koyduğu sınırlar ın bir anlam ı da kalmaz. Bugün yaşadığ ım ız konu maalesef bu.
Şimdi, burada ne yapılıyor? Bugüne kadarki, üç yıllık millet vekili deneyimim
de Türkiye’deki yasalar ın çoğunda Anayasa’ya uygunluk denetim i yapılıyor m u?
Anayasa Mahkemesi, komisyonlarda... Mesela, Başbakanlık Kanun ve Karar lar şunu
diyor: Güya, “Kanun Başbak anlıkta kontr ol edildiği zaman bunun Anayasa’ya uygun
olduğunu denetler bir rapor düzenler.” Ben bugüne kadar yasama uzmanlar ım ızın,
Kanunlar ve Karar lar ın Anayasa’ya uygun olduğuna ilişkin bir tek yazılı belgesini
görmedim. Varsa lütf en, mahcup olmak iste rim. Aslında, bize, gelen millet vekiller ine
bunun başından it ibar en dağ ıt ılm ası lazım Kom isyonda ki gerçekten, bu,
Anayasa’ya ayk ır ılık tartışması olmasın, bitsin. Ama üstüne düşen görevleri
yapm ıyorlar. Ha, yapmayınca ne oluyor ? “Ben kamu görevlisiyim, za t en iktidar
böyle karar vermişse -ben iki dudağ ının arasındayım - ben bir şey yapamam.” diyor.
Aslında, burada yasama içerisinde görevli olan arkadaşlar ım ız da dolaylı olar ak siyasi iktidar gibi - buradan mesuldürler.
Şimdi,
burada
iktidar
partisi
millet ve kili
arkadaşlar ıma
f azla
yüklenmeyeceğim ancak görünen gerçek şu, arkadaşlar ım ız biraz önce şunu
söylediler: “Yahu, kimse gelmiyor, oylama zamanı oy kullanmaya geliyor.” Yani biz
burada niçin konuşuyoruz? Kendim izi rahat latmak için, tatmin etmek için
konuşmuyoruz; belki sizin, en azından oy kullanacak olan arkadaşlar ım ızın
f ikirlerini değiştirebilme, etkileyebilme ve oy kullanmalar ı hususunda yönlendirme
amacıyla konuşuyor uz. Yani eğer arkadaşlar ım ız bu konuda konuşmalar ım ızın
f uzuli olduğunu düşünüyor larsa söylesinler, biz konuşmayı da çok kısa keser iz.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 72
Sonuç olarak burada, bu yasalar ın siyasi denet imi bağlam ında komisyonlarda,
Genel Kurulda muhalef etin eleştir iler i de kamuoyunu bilgilendirmek, kamuoyunu
harekete geçirmek açısından önemli ve değer lidir. Ned ir mesela? Tecavüz
suçlar ıyla ilgili -o döneme dikkat edilirse - kamuoyu oluşt uruldu ve kamuoyunun
bask ısından dolayı o teklif geri çekildi. Hatta, siyasi denetime bazen yetersiz
deniliyor, yararsız deniliyor ve yetersiz bir yöntemdir deniliyor ama bu mevcu t olan,
bu yetersiz olan konunun desteklenerek daha güçlendir ilmesi gerekir diye
düşünüyorum.
Yine, burada, aynı şekilde, millet vekillerine para cezası vesaire… Değerli
arkadaşlar, burada hukukçuyuz, hukukta çare tükenmez. Şimdi, bana bugün gelen
bir not, mesela, Divanda ne yapılm ış? Her personele, Meclis personeline aylık 154
TL değerinde bir metro kartı ver iliyor, her Meclis personeli bu metro kart ını
kullanam ıyor. Niçin? Çünkü metro her yer e gitmiyor. Minibüse biniyor, otobüse
biniyor, bunu kullanam ıyor veya arabasıyla geliyor. Peki, Meclisin bütçesinden
çık ıyor mu bu para? Çık ıyor. Peki, arkadaş, bu çık ıyorsa bunu kullanamayan
vat andaşım ız ne yapıyor biliyor musunuz? Türkiye’de buna çözüm var m ı? Var.
Kart ı alıyor, kart ı başkasına sat ıyor veya k ırdır ıyo r. Arkadaşlar, biz çıkar dığ ım ız
kararlarla vatandaşı zora sokmayalım. Meclis başkan vekilleri keşke burada
olsalardı, bak ın, onlar da gelmiyorlar. 39’uncu maddeye göre…
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Esas, onun olması lazım.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Tabii.
Yani 39’uncu maddeye göre bunlar ın hepsini ertelemeniz lazım, hiçbiri yok,
Meclis başkan vekili de yok bak ın, dikkat ederseniz.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Kanunun ilk imza sahipler i de yok.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Hiçbir i yok. Yani bunlar gayet açık ve net.
Şimdi, burada, bu Meclis personeli nasıl böyle zor da kalıyor sa, siz bizim
konuşmam ızı engellemek için para cezası derseniz Anayasa’nın 83’üncü
maddesinde -bilmiyorum, Mithat Hoca sınıf ı geçirir miydi, geçirmez miydi buna imza
atan hukukçu arkadaşlar ım ızı - şu deni liyor: “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Meclis çalışmalar ındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sür dükleri düşüncelerden,
o oturumdaki Başkanlık Divanının teklif i üzerine Meclisçe başka bir karar
alınmadık ça bunlar ı Meclis dışında tekrarlamak ve aç ığ a vurmaktan sorum lu
tutulamaz.” E, siz idari par a cezası kesiyor sunuz bana. Ben de ne yapar ım biliyor
musunuz? Bak ın, dediler ki: “Millet vekillerinin araçlar ına ceza kesilemez. Otopar kı
kullanm ıyorlar, kaldır ımlar ın üstüne park ediyor lar, çimlere park ed iyorlar.” G ittim,
dedim ki hukukçu olar ak ben bu kadar aciz kalmamalıyım. Üç sef er Meclis
Başkanına dilekçe ver dim, “Lütf en, otoparklar ı otopark olarak kullanalım,
kaldır ımlar ı yayalar a açalım, Meclisin içer isindeki bu kaldır ımlar yayalar ındır.
Çim ler in de üzer ine park etmeyelim, çimlere zarar veriyoruz.” dedim. Traf ik polisi
dedi ki: “Ya, biz ceza kesemiyor uz.” Ne yapalım ? Benim de ağır ıma gidiyor, huk uk
böyle çaresiz kalmamalı. Gittim, traf ik polisi müf ettiş belgesini aldım, dedim ki
hepsine ben ceza kese ceğim.
KEMALETTİN YILMAZTEKİN (Şanlıurf a) – Yaparsın ağabey.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Ama hukuk bunu emrediyor, yazık günah.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 73
Şimdi, burada da eğer siz bizim bu maaşlar ım ıza göz dikerken… Gelin, bu
maaşlar ı kaldıralım, ücretsiz m illet vekilliği yapalım.
BAŞKAN – Fahri vekillik yok yalnız.
MAHMUT TANAL (İstanbul) – Ama bak ın, öyle yapalım, maaş hiç verilmesin
veya maaşlar ı düşür elim, asgari ücret yapalım. Öyle ya, doğrusu bu bence, adil bir
düzen bunu gerektirir. Ama yok, “Ef endim, biz millet vekili maaşlar ı nı
düşürmeyeceğiz. Gönüllü m illet vekilliği yapt ırmayacağ ız, ücretsiz.” O zaman ne
yapar ız biliyor musunuz? Ben çok konuşacağ ım, beni g eri adım att ıracağ ınızı
düşünüyorsanız da yanılırsınız. Ben de tüm maaşlara haczi koyar ım sizden önce,
siz bu parayı da al amazsınız. Bu gayet kanuna uygun. Yani, o anlamda, sizden
istir ham
ediyoruz,
demokratik
Türkiye'nin
2017’sine
yak ışm ıyor.
Bu
düzenlemelerden vazgeçmenizi istirham ediyorum.
Değerli hemşehrim karşımda…
BAŞKAN – Sayın Tanal, gündeme davet edeyim.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Bitir iyorum, gündemle ilgili.
Şanlıurf aspor’a verdiğin destek için teşekkür ediyorum ama yetersiz. Sadece
bir sen mesaj at ıyor sun, bak, bugün tekrar Mecliste dile getir dim. Oranın adı Topçu
Meydanı, Topçu Meydanı’nı biz Fransızlardan alırken “Kolumu salladım toplar
oynadı/ Yaşasın Urf alılar teslim olmadı.” derken siz orayı Rabia Meydanı yapt ınız.
Sizden r ica ediyorum, Rabia Meydanı Şanlıurf a’ya yak ışm ıyor, or ayı yine Topçu
Meydanı yapın.
BAŞKAN – Sayın Tanal, Urf a bizim memleketimizin en sevdi ğimiz
bölgeler inden biri, Urf a’nın sor ununu ayr ı bir gündemde tart ışın lütf en.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Bitir iyorum Sayın Başkanım.
Şimdi, burada sizden istirham ediyor um, mevcut olan bu düzenleme
dürüstlük ilkesine, Medeni Kanun’da belirtilen dürüst lüğün uzant ısı, Anayasa’daki
uzant ısı madde 2, hukuk devlet i, Anayasa’nın 13’üncü maddesi ve 87’nci
maddeler ine ayk ır ı; geri çekilmesini ve burada Hükûmeti temsilen de hiç kimsenin
olmaması nedeniyle İç Tüzük’ün 39’uncu maddesi uyar ınca bu görüşmelerin
ertelenmesine ve bugüne kadar yapılan görüşmeler in de
-yoklukla malul
deriz hukukta, teknik deyim - yapılmam ış sayılmasına karar ver ilmesini talep eder,
sayg ılar ım ı sunar ım.
BAŞKAN – Sayın Tanal, teşekkür ediyorum.
Sadece bir bilgilendirme yapmak istiyor um arkadaşlar. Teklif in ilk sahipler i adına
Sayın Parsak burada. Art ı, şu ana kadar, önceki dönem ler de yapılan İç Tüzük
değişiklikler inde Genel Kurul uygulamasında -ki burası da Genel Kur ul
uygulamasına tabi- Hükûmet aranmam ışt ır. Meclis Başkanlık Divanı a dına da Sayın
Ahmet Aydın buradaydı, şu an acil bir işi çıkt ı, yetki belgesiyle bir likte Başkanlık
Divanını temsilen ar kadaşlar ım ız Kom isyon toplant ısında hazır bulunmaktadır.
MAHMUT TANAL (İst anbul) – Bana bir yazılı belge verir misiniz?
BAŞKAN – Estağf urullah. Biz sizin huk ukçuluğunuza, kişiliğinize bir şey
söylemiyoruz. Ben sadece…
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Yetki belgesi nerede?
BAŞKAN - …bir bilgilendirme yapıyor um.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Hayır, hayır, kimi görevlendirmiş?
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 74
ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzm ir) – Yetki belgesini görebilir miyiz?
BAŞKAN – Burada, “Korkut Türkyarar’a yetki ver iyorum.” demiş, burada,
Genel Sekreter Yardımcısına.
Evet, arkadaşlar, toplant ıya devam ediyoruz. Bu çerçevede ben sadece bir
bilgilendirme yapmak istedim.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Sayın Başkan, usul hakkında k ısa bir söz alayım.
BAŞKAN – Buyurun Sayın Ö zel.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Sayın Başkan, aslında baştan ber i söylüyoruz; bu,
sadece muhalef etin değil, tüm millet vekiller inin sesini kısmaya yönelik. 16 Nisanda
yapılm ış olan ref erand umda her ne kadar mühürsüz olduğu için meri ama meşru
olmadığ ını def alardır söylediğim iz Anayasa değişikliğine uyum gerekçesiyle
başlat ılan ama gerçekte millet vekillerinin söz haklar ını azalt ıp konuşma yeri olan
Parlamentonun sadece bir yasama makinesine d önüştür ülmeye çalışıldığ ı bir
değişikliği görüşüyoruz. Getirilen değişiklikler f evkalade vahim. Bu konuda
Cumhur iyet Halk Partisi olarak çok uzun süreler ve tüm millet vekiller imizle bu
Komisyonu t ıkama ve bunu görüştürmeme imkânına sahip olmam ıza rağmen bu
Mecliste İç Tüzük görüşmelerinin geçmiş dönem lerde çok hat ırlanmak istenmeyen
görüntülere, kavgalara sahip olmasının yaşanm ış olmasından duyduğumuz
üzüntüyü de göz önünde bulundurarak , ayr ıca, henüz geneli ve 1’inci, 2’nci
maddelerde görüşüyor olmam ız ve muhalef et partilerinin ve t eklif sahibi
millet vekiller inin konuyla ilgili f arklı değerlendirmeler de bulunabileceği ve bu
yüzden diyalog kanallar ının açık t utulduğu bir ortam ı tercih etmemizden dolayı
karşılık lı bir anlayış çerçevesinde şu ana kadar devam e ttik. Bu iklim in hâkim
olmasının da Komisyon açısından da Genel Kurul açısından da son derece olumlu
olduğunu düşünüyor uz.
Size bildirdiğim konuşma sırasında da son konuşmacı olarak -normalde her
maddede bir grup başkan vekilim iz grup adına da görüşler i i f ade ediyor Kom isyon
üyelerim izin yanı sır a - gerekirse konuşacağ ım ı if ade ettim ama burada üç önem li
hususun gözetilmesini bekler iz. Birincisi, Meclis Başkanlığ ının İç Tüzük değişikliği
noktasında bir Meclis başkan vekili düzeyinde temsil edilmiyorsa hiç d eğilse Genel
Sekreterlik düzeyinde temsil edilmesi lazım. Meclis Başkan Vekili Genel Sekreterlik
düzeyinde temsil edilmiyor da bir genel sekreter yardımcısı düzeyinde temsil
ediliyorsa aynı zam anda Kanunlar ve Karar lar Başkanlığ ı görevini de yür üten
arkadaşım ızın bu noktada millet vekillerinin ortaya koyduğu argümanlara karşı bir
yandan teklif sahiplerine, bir yandan Meclis Başkan Vekiline bu konuyla ilgili
geçmiş uygulamaları bildirme noktasındaki görevinin yanında böyle bir görev
üstlenmesini kabul etmemiz mümkün değ il. Kaldı ki Kanunlar ve Karar lar Başkanlığı
iktidar ve muhalef ete eşit mesaf ede olm ak zor undadır. Ben bugün dönüp Kanunlar
ve Kararlar Başkanından bilgi notu ist eyebilirim, herhangi bir iktidar partisi ya da
bugün iktidar partisi pozisyonu üstl enme gereğini kendi içine sindirmiş bir
muhalef et partisi millet vekili bilgi istediğinde hangi serilik ve şeff af lıkta
davranacaksa bana karşı da öyle davranmak zor unda. Kanunlar ve Karar lar
Başkanından benim ana muhalef et partisinin bir millet vekili, grup başkan vekili ya
da Kom isyon üyesi olarak bir katk ı ist emem ne kadar meşruysa iktidar ın da o kadar
meşrudur. Burada Meclis Başkan Vekili yer ine, daha doğrusu, hatta Meclis
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 75
Başkanına vekâlet eden Meclis Başkan Vekili yer ine, hadi vekâlet etsin Genel
Sekreter, bir Genel Sekreter Yardımcısı, o da Kanunlar ve Kararlar Başkanı, bunun
kabul edilebilir bir taraf ı yok.
O yüzden, Sayın Başkan, makul bir sür e ara verelim. Hem Sayın Mahmut
Tanal’ın yapm ış olduğu saptamalar mühimdir. Hem de hem bize hem iktidara eşit
mesaf ede hizmet vermesi gereken bir dairenin başkanının burada Meclis
Başkanlığ ını temsil etmesi mümkün değil. Hem hakem hem antrenör olunm az. Bu,
işin tabiat ına ayk ır ı. O yüzden ya Ahmet Aydın gelsin, ya yetki belgesi ver iyorsa
Genel Sekreter gelsin ama K anunlar ve Kar arlar Başkanının burada İç Tüzük
görüşmesinde kanunlar görüşülürken Hükûmetin yer indeki üst düzey bürokrat ın
yer ini alamayacağ ı açıkt ır. Bu, ayr ıca, bundan sonraki çalışmalar açısından da
kendilerinin taraf sızlığ ına ve bizim onlar ın her taraf a eşit m esaf ede hizmet ediyor
olduğuna, kürsüdeki taraf sızlıklar ına da halel getirir. Bu doğru bir yaklaşım değil.
Bu yüzden ar a talep ediyoruz.
MİTHAT SANCAR ( Mardin) – Sayın Başkan, aynı konuda söz hakkım ı
kullanmadan usulle ilgili bir değerlendirm e yap ayım ben.
BAŞKAN – Değerli arkadaşlar, şöyle yapalım: Toplant ıya 17.30’a kadar ara
ver elim.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Hocam da değ erlendirmesini yapsın.
BAŞKAN – Değerlendirme yapacak m ısınız? Zaten ara vereceğim.
MİTHAT SANCAR ( Mardin) – Yani sadece bir hu susu ekleyeyim kayda geçsin
diye. Sonra ara verelim. Zaten k ısa konuşacağ ım.
BAŞKAN – Peki Hocam.
MİTHAT SANCAR ( Mardin) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Ben biraz önce değerlendirme yapan Sayın Özgür Ö zel’in görüşler ine
tamamen katılıyor um. Bir nokta hariç: İç Tüzük gibi Türkiye Büyük Millet Meclisinin
anayasası niteliğini taşıyan bir metinde önemli değişiklikler yapan bir teklifi
tart ışırken Meclis Başkanının veya ona vekâlet edenin ya da en azından Meclis
Başkan Vekiller inden bir inin bulunması gerektiğini düşünüyorum. Genel Sekreterin
dahi bur ada Başkanlık Divanını temsil edemeyeceği görüşündeyim çünkü bir
bürokratla m illetvekillerinin tart ışabileceği bir meselenin çok ötesinde bir konuyu
ilgilendiriyor değişiklik teklif i. Zaten ara vermeyi kabul ettiniz. B u durumda bundan
sonrasında da Meclis Başkanlığ ını en azından Başkan Vekiller inden bir inin temsil
etmesi gereğini dikkatle takip etmenizi ben de rica ediyorum.
ÖZGÜR ÖZEL ( Manisa) – Başkanım, bir cümle ekleyeyim ben de.
Parlamento böyle bir yer, konuşara k ve doğru bulunarak iler lenmesi gereken
bir yer. Ben kanunlarda Hükûmet yoksa üst düzey bürokrattan hareketle öyle yapt ım
ama Sayın Hocam ızın yapm ış olduğu saptama son der ece yerindedir. Ben de o
konudaki görüşümü revize eder ek aynı kanaate kat ıldığ ım ı if ade etmek istiyor um.
BAŞKAN – Peki, ben de teşekkür ediyorum.
Toplant ıya 18.15’e kadar ara ver iyor um.
Kapanma Saati: 17. 18
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 76
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saat i: 18.36
BAŞKAN : Mustaf a ŞENTOP (İstanbul)
BAŞKAN VEKİLİ: Reşat PETEK (Burdur)
SÖZCÜ : Abdurrahman ÖZ (Aydın)
KÂTİP: Muhammet Emin AKBAŞOĞLU (Çank ır ı)
(Oturum, Sözcü Abdurrahman Ö z taraf ından açıldı)
----- 0 ----BAŞKAN – Anayasa Komisyonum uzun değerli üyeler i, toplant ıya kaldığ ım ız
yer den devam ediyoruz.
Söz sırası Sayın Mit hat Sancar’da.
Sayın Sanc ar, buyur un.
MİTHAT SANCAR ( Mardin) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Aslında bugün toplant ı yeter sayısını bile sağlamakta zorlanıyoruz
f arkındaysanız. Muhalef et olarak biz yine yeter i sayıda temsil ediliyor uz ama
iktidarda bugün ya bir çalışma yorgunluğu var y a da başka bir mesele var,
bilemiyoruz ama toplant ılarda iktidar millet vekiller inin sayısının az olduğu çok
bariz, ortada, dikkat çekiyor.
Bu şart larda, aslında toplant ıyı sür dürme ısr ar ı da çok f azla anlamlı değil.
Madem bugün böyle bir sık ınt ı var, tam olar ak ne olduğunu bilmiyoruz, toplant ının
yar ına ertelenmesi de bir seçenek olabilir, bunu da değerlendirebilirsiniz. Şu an
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanını temsilen bir üye de yok. Bu
şartlarda toplant ılar ı sürdürmenin doğru olmadığ ını bi r kez daha hat ırlatayım. Ama
görüşmeler i başlatt ınız, söz verdiniz, ben de 2’nci madde üzerinde görüşler imizi
aktarmaya gayret edeceğim.
2’nci madde bu teklif e gerekçe oluşturan, daha doğrusu bu teklif in temelinde
yat an niyeti en iyi ortaya koyan madde dur umundadır çünkü bur ada, muhalef etin
Mecliste gündem belir leme konusunda şimdiye kadar sahip olduğu sınır lı
imkânlardan en önemlisi k ısıt lanıyor. Grup öneriler i, daha önce de belir ttik,
muhalef etin Mecliste belli konular ı gündeme taşımak için sahip olduğu b ir imkândır.
Zaten f azla imkânı yok muhalef etin bu
konuda, gündemi belirlemek için
yapabileceği çok f azla bir şey yok. Meclis çalışmalar ı büyük ölçüde çoğunluğun
kontrolünde yürütülüyor. Bu imkân aşağı yukar ı alt ı yıldır düzenli bir şekilde
uygulanıyordu ve m uhalef et taraf ından da etkili bir biçimde kullanıldı. Şimdi ise
daha önce on dakika olan konuşmalar beş ve üç dakikaya indir iliyor. Yani, grup
öner isini getiren parti adına bir kişiye beş dakika, diğer lerine de üçer dakika
tanınıyor. Şimdi, bu süre içi nde ülkenin veya dünyanın önemli bir meselesini
konuşmanın mümkün olmadığ ı çok açık görülüyor, görülebilir ama buna r ağmen, bu
düzenleme teklif te yer alıyor.
Amaç, muhalef etin gündem belir lem e ve kendini if ade etme imkânlar ını
kısıtlamakt ır, bunu başında n beri söylüyoruz. Bu teklif e damgasını vuran asıl amaç
ve niyet budur. Bunu gerçekleştir ebilmek için de bütün yer leşik kurallar ı, hukuk
kurallar ını, hatta etik kurallar ı bile zor lamaktan kaçınm ıyor teklif sahipleri.
Kastettiğim şudur: Türkiye Büyük Mille t Meclisinin çalışmalar ını düzenlemek üzere
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 77
iktidar taraf ından İç Tüzük değişiklik teklif leri getirildiğinde gerekçe hep aynı
olmuştur, daha hızl ı, daha ver imli çalışma yürütme yani olabildiğince çoğunluğun
istediği yasalar ı, düzenlemeleri en hızlı şekilde geçirmek, muhalef etin konuşm a
imkânlar ını burada kısıtlamak, süreler i azaltmak, böylece Meclisi bir tür iktidar ın
yasa yapan otomat ı hâline dönüştürmek.
Şimdi, bu konuda önümüzde önemli bir dava var. Bu dava iki açıdan bizi
ilgilendiriyor, birincisi, ipt al davası bu, Anayasa Mahkemesine açılan bir iptal
davası bu. Daha önce at ıf yapt ığ ım ız bir dava. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
Ahmet İyimaya, Mehmet Ali Şahin ve 115 millet vekili taraf ından Anayasa
Mahkemesine İç Tüzük değişikliklerinin iptali için açılan dava. Bu davanın
dilekçesinde, o zaman muhalef ette olan bu m illet vekillerinin öne sürdükleri
gerekçeler, dayandıklar ı gerekçeler son derece ilginç. Aslında ilginçten öte son
derece önem li çünkü bir muhalef et grubunun ya da muhalef et millet vekiller i nin
yapması gerekeni yapm ışlar ve Mecliste bir demokratik işleyişin sağlanması için
epeyce uğraşm ışlar. Bu dilekçe bu açıdan Meclis tarihinde önemli met inlerden bir i
olar ak kayda geçiyor.
Dünkü konuşmamda dilekçeden bazı k ısımlar aktarmışt ım. Bu dilekçede ki
vurgu hep aynı. Evet, muhalef et millet vekiller inin konuşma sürelerini k ısıt lamayı
demokrasinin temel ilkeler ine ayk ır ı buluyor bu millet vekilleri. AKP’nin kurucu ekibi
bu ve o zaman muhalef ette olduğu için de hakikaten bu İç Tüzük değişiklikler inin
muhalef et üzer inde yapacağ ı etkileri iyi görmüşler ve iyi bir dilekçeyle de bu
değişikliği yarg ıya taşım ışlar. Dilekçeden örnekler aktarmayacağ ım, alınt ılar
yapmayacağ ım ama bu başvuru üzer ine, bu dava üzer ine Anayasa Mahkemesinin
ver diği karardan bazı cüm lele r okuyacağım. Anayasa Mahk emesinin bu karar ı da
Parlamento hukuk açısından bana göre dönüm noktalar ından biridir. Mahmut Tanal
burada birkaç kere bana hocalığ ım dolayısıyla at ıf ta bulundu. Ben de o vesileyle bir
bilgiyi paylaşayım. Bu karar ı ve karara teme l oluşturan bu dilekçeyi yüksek lisans
derslerinde de lisans dersler inde de öğrenciler imle önemli bir örnek olarak tart ışt ık,
üzerinde
ciddiyetle,
hassasiyet le
durduk.
Parlamento
hukukunun
demokratikleştir ilmesi açısından çok değerli bir katkı olduğu da or tak bir görüş
olar ak bu derslerden çıkmışt ı.
Ne diyor Anayasa Mahkemesi bu karar ında? Tarih ve sayıyı da söyleyeyim:
Bu karar ın tar ihi 31 Ocak 2002, karar sayısı (2002/24), esas sayısı ( 2001/129).
Anayasa Mahkemesi kararından cümleler okumadan önce şunu h emen hat ır latayım:
İç Tüzük değişikliği muhalef etin konuşma süreler ini k ısıt layan, önerge ver me
hakkına ciddi sınırlar getiren bir düzenlemeydi. Evet, 7 Şubat 2001 tar ihinde Resm î
Gazet e’de yayım lanan değişikliklerdi bunlar. Anayasa Mahkemesi örnek nitelik te ve
Parlamento hukukunun temelini oluşturacak şekilde bir karar verdi, davayı açan
millet vekiller inin ger ekçeler inin büyük bir kısm ını doğru buldu ve onlar ın talepleri
doğrultusunda da hüküm kurdu. Bakın, cümleler i okuyayım , dikkatinize sunayım:
“Norm yarat ıcı niteliğiyle diğer parlamento kararlar ından ayr ılan İç Tüzük’ün iktidar muhalef et ilişkilerinde ve Meclis iradesinin gerçeğe uygun biçimde yansıt ılmasında
büyük önem taşıdığ ı bir gerçektir. Bu bağlamda, yasama işlevini yerine getir irken
iktidar-muhalef et diyaloğu içinde Meclis iradesinin yansıt ılm asında yapıl an
konuşmalar kadar bir aydınlanma ve bilgilenme aracı olan sorular ın da önemi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 78
yadsınamaz. Sınırsız bir tart ışma ortam ı ve sonu gelmeyen sorular ın Meclis
çalışmalar ını ve yasama işlevinin etkili v e sağlıklı biçimde yerine getir ilmesini
engelleyeceği açıkt ır . Ancak tasar ı ve teklif lerin olabildiğince çabuk çıkar ılabilmesi
için 550 millet vekilinden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki
görüşmelerde konuşma sürelerinin on dakikayla sın ır landır ıl arak millet vekillerinin
soru sorma haklar ının yasama işlevinin gereği gibi yer ine getirilmesini engelleyecek
biçimde sınır landır ıl ması demokratik bir hukuk devlet inde kabul edilemez.” diyor. Bu
cümleyi birkaç kere tekrar ediyor: “ Millet vekillerin in konuşma sürelerini aşır ı ölçüde
kısıtlayan düzenlemeler demokratik hukuk devletine ayk ır ıdır.” diyor. Mesela başka
bir paragraf ta da şunlar ı söylüyor: “Hakkın kötüye kullanılarak yasama
f aaliyet ler inin engellenmesini önlemek amacıyla durumun gerektirdiğ i ölçüde kimi
sınır lamalar getir ilebilirse de yasama etkinliklerinin ayr ıl maz bir parçası olan
görüşme ve önerge vermenin tümüyle engellenmesi Anayasa'nın 2’nci maddesinde
belirtilen demokratik hukuk devleti olma niteliğiyle bağdaşmaz.”
Böyle paragraf lar b olca yer alıyor Anayasa Mahkemesinin bu karar ında.
Hatta bir cümle daha okuyayım: “ Çoğunluğa karşı azınlığ ın, iktidar a karşı
muhalef etin haklar ının korunmadığ ı bir rejim demokratik sayılamaz. Bunlar arasında
bir denge kurulması, uzlaşm a sağlanması demokras inin gereğidir.”
Dediğim gibi, bu dilekçe, evet, AKP’nin kurucu kadrolar ı ve Meclis grubunu
oluşturan millet vekilleri taraf ından ver ilm işti, iptal davası onlar taraf ından açılm ışt ı.
Anayasa Mahkemesi de bu dava üzer ine gayet isabet li bir karar vermişt i. Ş imdi ne
oldu da AKP bugün önümüze konuşma sürelerini k ısıt layan, muhalef etin Meclisteki
etkisini sınır layan böyle bir teklif getiriyor? Maalesef , bu sadece bir siyasi sorun
değil, aynı zamanda bir et ik sorundur. Muhalef etteyken iktidara karşı haklar
savunan f akat iktidar olduğunda bütün o dönem i unutan ve o dönem söyledikler inin
tersini yapan anlayış Türkiye'de siyasi etik, hatta kişisel et ik bakım ından da son
derece sorunludur.
MAHMUT TANAL (İ stanbul) – Çelişkili davranma yasağ ı ilkesine de ayk ır ı
Hocam.
MİTHAT SANCAR (Mardin) – Çelişkili davr anma yasağ ı da etik bir sorundur
zat en yani çelişkili, “Ben dün böyleydim; bugün de çık arlar ım bunu gerektiriyor,
onun tam tersini yapar ım.” anlayışı sadece siyasi bir sorun değildir, alt ını tekrar
çiziyorum, etik bir sorundur. Sadece etik bir sorun olmakla kalm ıyor, siyasi bir
sorundur da ama ikisini birleştiren çok önemli bir başka sorun alanı da yarat ıyor.
Türkiye'de demokrasinin yer leşmesini önleyen çok ciddi bir kısır döngüye de temel
oluşturuyor bu anlayış. Dün muhalef etteyken Par lamentonun demokratik işleyişini
savunan, başka konular da da özgürlüklere sahip çık an anlayış, iktidar olduğunda
tam tersini yapmaya başlarsa aslında bir sonr aki çoğunluğa da aynı şekilde
davranma zeminini hazır lam ış oluyor. Keşke bu dön güyü k ırabilseydik bugüne kadar
ama maalesef kıramadık. Öyle anlaşılıyor ki bundan sonra da bu döngünün
kır ılması hiç de o kadar kolay olmayacak yani yar ın başka bir çoğunluk geldiğinde
bu sef er de muhalef ete düşecek bugünün çoğunluğunun haklar ını k ısıtlam aya
kalkacaktır, çok büyük ihtimalle yar ının çoğunluğu bunu yapt ığ ında vicdan azabı da
duymayacakt ır çünkü daha önce yapılm ış haksızlık lara karşı bir tür telaf i metodu
kullandığ ını düşünecektir.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 79
Ben, kendi adıma yar ın çoğunluğun üyesi olsam aynı şekilde d avranmam,
partim de aynı şekilde davranmaz, bunun garantisini ver ebilirim ama eğer şartlar
çok zor larsa, eminim yar ın çoğunluk olacak partiler içinde biz bulunsak bile f arklı
davranmakta çok zor lanabilir iz.
O nedenle, maalesef, böyle bir k ısır döngünün, bö yle bir tahr ip edici işleyişin
temelleri çok f azla güçlendirilince, buradan ayr ılm ak da, bu döngünün dışına
çıkmak da kolay olm uyor.
Yine, başka vesilelerle de hat ır latt ığ ım bir ilkeyi burada tekrar zikredeyim,
daha doğrusu t ecrübeden har eketle yapılm ış bi r tespit demek daha iyi olur: Hep
söylenir, anayasacılık tar ihinde en büyük yanılg ılar dan biri, Anayasa’yı yapan
çoğunluğun ebediyen çoğunluk kalacağına inanması ya da kendini ebediyen
çoğunluk kalacağ ına inandırmasıdır. Bugünün çoğunluğu, kanunlar ı, özell ikle İç
Tüzük ve Anayasa’yı yaparken hep çoğunluk kalacağını düşünüyor. Eski
çoğunluklar da öyle düşünmüşlerdi, daha önceki çoğunluklar da bu düzenlemeleri
yaparken ileride de hep çoğunluk kalacaklar ını düşünmüşlerdi ama böyle olmadı,
böyle olmayacağ ını da hayat ın olağan akışı ve sır adan tecr übeler i bize yet erince
gösteriyor, onlara bakmak bile bizim bu böyle bir kanıda nasıl yanılg ı içinde
olacağ ım ızı da yeter ince açık bir biçimde ortaya koyabilir.
Bugün her türlü özgürlüğü rahatlık la sınırlayabiliyor ikt idar partisi, dün
özgür lükler i savunan bir part i olmakla övünürken. Mesela bugün görülen davalar
dolayısıyla hat ır lat ayım, uluslararası basın özgürlüğüyle ilgili kuruluşlar ın
raporlar ında bir cüm le art ık sürekli yer alır oldu: “ Hiçbir dönemde ve hiçbir ülk ede
bu kadar çok sayıda gazeteci aynı zamanda yarg ılanmam ışt ır, tutuklanmam ışt ır.”
Tekrar söylüyorum: Hiçbir dönemde ve hiçbir ülkede, aynı anda bu kadar çok
gazeteci tutuklanmam ış ve yarg ılanmam ışt ır. Türkiye, bu konuda tüm zamanlar ın
rekorunu kırm ışt ır.
Övünülecek bir durum olarak kabul edilebilir mi bu? Bununla övünmek
mümkün mü? Ya da böyle bir acı gerçeği, burada çeşit li propaganda yöntem leriyle
göreli hâle getirme çabası kimseyi inandır ır m ı? Mesela iktidar partisi sözcülerinin
“Ef endim, onlar g azete ci değil.” sözler i sadece kendiler ine yönelik bir
propagandadan, etkisiz bir propagandadan öteye geçebilir mi? Mümkün değil
arkadaşlar, kimseyi, hatta kendi tabanınızı bile bu konuda ikna etmenizin mümkün
olmadığ ını rahat lıkla söyleyebilir im.
Yine, bu kada r çok sayıda m illet vekilinin aynı anda tutuklu olduğu ve bu
kadar çok sayıda millet vekili hakkında dava açıldığ ı, yar gılama yürütüldüğü bir
dönem Türkiye tarihinde yoktur. Başka ülkelerin tar ihler inde var m ıdır, bunu özel
olar ak araşt ırmadığ ım için söyleye mem ama herhâlde o kadar kolay rastlanabilecek
bir dur um değildir.
Bunlar yetmiyormuş gibi, işte, bir yıldır süren olağanüstü hâl uygulamalar ı
var. Bugün olağanüstü hâl üç ay daha uzat ıldı.
İktidar partisi sözcüler i “En f azla bir buçuk ay sürecek.” demişl erdi ilk
getirdikler inde, ilk oylamada ve “Devlet e karşı bir olağanüstü hâl uygulanacak .”
demişlerdi f akat bir buçuk ay değil bir yıl oldu ve Sayın Cumhurbaşkanı da
“Olağanüstü hâli kaldırmaya niyetim iz yok.” diyebiliyor.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 80
Neden?
Evet, büyük bir tehlike y aşandı bu ülkede. Bu tehlikeyle baş
edebilmek için -15 Temmuz kanlı darbe girişim inden söz ediyor um - olağanüstü bazı
tedbir ler almak anlaşılır bir durumdur , çağdaş anayasalarda olağanüstü hâl
düzenlemelerine yer verilir ama bunlar ın sınır lar ı ve ölçüleri v ardır. En önemlisi
geçici olmalar ı ve belli ilkelerle sınır lanmalar ıdır.
Nedir bu ilkeler in başında gelen? Amaca uygun kullanılmalar ıdır ama dar be
girişim iyle ilgisi olmayan her konuda olağanüstü hâl yetkiler ini kullanmaya
kalkarsanız, hakkın sonuna kadar suistimali tutumunu tak ınm ış olursunuz.
Şimdi, bu kadar açık çelişkiler, bu kadar açık tutarsızl ık lar, dün söylediğinin
bugün tam tersini yapma anlayışı, siyasetin demokratik temellerini yok ettiği gibi
kamusal et iği de çür ütüyor. Yani, biz işimize geldiğ inde istediğimizi yapar ız, dün ne
söylediğimiz, dün ne yapt ığ ım ız bizim için önem taşımaz, bugün amacım ıza varm ak
için hangi yöntem gerekliyse onu kullanır ız anlayışı.
“ Makyavelizm” diyeceğim ama bu kelime de çok yıprat ıldı, çok aşındı,
hakikaten amaca gi den her yolun mübah sayıldığ ı bir yönetim anlayışı, ülkenin hem
demokrasisini hem demokratik siyasi kült ürünü hem de kamusal et iğini ağ ır biçimde
tahrip eder. Üstelik, bu tür yollar la am aca ulaşmak için uğraşmış hiçbir güç o
hedef e de ulaşmayı başaramam ışt ır yani “Her yolu kullanır ım yeter ki amacıma
var ayım.” diyenler de nihayetinde o kullandıklar ı kötü araçlar ın kurbanı olmuşlardır.
Er ya da geç ama çok geç değil, unutmayın; bu kirli yöntem ler in, bu hukuk dışı, bu
ahlak dışı yöntemler in bedellerini hem ke ndileri hem yönettikleri toplumlar ödem ek
zor unda kalm ışlardır .
Şimdi, bütün bunlar ortadayken hâlâ bu anlayışta ısr ar etmeyi hakikaten
kavramak, idrak etmek bizler açısından çok zor değerli arkadaşlar.
Bir de -İç Tüzük düzenlemelerine getir elim sözü - “ verim li çalışma” if adesi,
siyasi kurumlar için kullanılan bir if ade değil arkadaşlar. Verimli çalışma amacıyla
tüzük ya da iç yönerge hazır layanlar genellikle ticar i işletmelerdir, f irmalardır,
holdinglerdir.
Şimdi, siz, Meclisi bir ticari işletme anlayışıy la, bir holding, bir f irma
anlayışıyla düzenlemeye kalkarsanız, demokrasiye bir de buradan ağ ır bir darbe
vurmuş olursunuz.
Zaman bask ısı burada inandır ıcı bir gerekçe değil arkadaşlar. Başka değerli
millet vekiller i de dile getirdiler. Türkiye Büyük Mille t Meclisi çağdaş meclisler ,
parlamentolar içinde en f azla sayıda yasa yapan bir Meclistir. Yani bur ada, yasa
çıkarma, yasa geçir me sorunu yaşamam ış bir Meclis, üst elik, bu hızın en f azla
yükseldiği dönem de AK PARTİ iktidar lar ı dönemidir.
Peki, hızda bir sorun yok, yasalar ın çıkar ılm ası konusunda da bir sor un yok,
ee, nedir der diniz o zam an, bu kadar süreler i, muhalef etin kullanabileceği süreleri
kısaltmaya çalışıyorsunuz, neden muhalef etin etkili olabileceği alanlar ı iyice
daralt ıyorsunuz ve bunlar yetmiy ormuş gibi bir de millet vekiller inin if ade
özgür lüğünü aşır ı biçimde t ehdit eden, hatta ortadan kaldırma sonucunu
doğurabilecek düzenlemeler getir iyorsunuz? Yani muhalef etin hem konuşma
sürelerini azalt ıyor sunuz hem de konuşma özgürlüğünü ciddi tehdit alt ı na
alıyorsunuz.
Bunun tek anlam ı, tek amacı, tek açıklam ası olabilir değerli ar kadaşlar.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 81
Evet, muhalef et ist emiyor. Bu iktidar ın muhalef etin it irazlar ını duymak
istemiyor. Kendisi bütün yapt ıklar ının herkes taraf ından doğru kabul edilmesini
istiyor. Bunu da ancak dayatmayla yapabileceğini biliyor, o zaman da dayat ma
yöntemini kullanıyor . Her dediğinin ve her yapt ığ ının haklı olduğu, doğru olduğu
iddiası sadece despotlar ın özelliği olabilir, despotik yönetim lerin karakteri olabilir.
Türkiye böyle despotik bir yönet im modeline her alanda adım adım götürülüyor,
daha doğrusu despotik yönetim anlayışı her alanda adım adım yer leşt iriliyor f akat
bu çabalar ın yine ist enen sonucu doğuramayacağ ını hat ır lat makta f ayda var. Hiçbir
despot ik yönet im uzun süre ayakta kal amam ışt ır. Maalesef o despotik yönetimler
çöktükten sonra da emekli siyasetçi ya da emekli yönet ici olarak hayat lar ını
sürdürme imkânını da bulamam ışlardır. Tam tersine bu dönemler in hesabı mut laka
sorulmuştur.
Biz de benim ilk gençlik yıllar ım da 70’lerin ikinci yar ısında hat ırladığ ım
polemikler var dı siyasiler arasında, devri sabık yar atmak. Bak ın, bu k ırk beş yıl
geçmişte –k ırk yıldan f azla bir süre geçmiş - devr i sabıklar yarat ılıyor çünkü
yönet imler birbir lerine demokratik siyasi kültür ve hukuk devleti ne uygun yönetim
anlayışı devretmiyor lar maalesef . Tam tersine, büyük acılar, yık ımlar ve büyük
yanlışlar devr ediyor lar. Bir sonr aki dönem geldiğinde de bu acılar ı telaf i etmek, bu
yık ımlar ı onarmak için eski dönemin sorumlular ından hesap sorma yoluna gidi yor.
Yine son bir şey daha, bir iki söz daha söyleyip bit ireceğim. Bu 19’uncu
maddeyi lütf en bu şekilde değişt irmekten vazgeçin. Eğer Anayasa Komisyonunun
bir işlevi, bir anlam ı olacaksa, buradaki görüşmeler in bir değeri olacaksa uzlaşma
yollar ını da, müz akere imkânlar ını da somut bir hâle getir mek gerekiyor. Sadece
burada konuşm alar yapmakla yet inmenin doğru bir tar z olmadığ ını hat ır latayım yani
sonuç almaya yönelik uzlaşma arayışlar ı, sonuç almaya yönelik müzakere çabalar ı
bu çalışmalar ı çok daha esas de ğerli k ılacak olan anlayışt ır.
Biraz önce andığ ım iptal davasıyla aynı t arihlerde Recai Kutan im zasıyla da
İç Tüzük’le ilgili bir iptal davası açılm ışt ı Anayasa Mahkemesine. Orada yine
sürelerin k ısalt ılmasından ve muhalef etin f aaliyetler inin Par lamentoda aşır ı
sınır lanmasında ciddi bir şikâyet le hazır lanm ış bir ipt al davası başvurusu var
önümüzde. Oradan bir cüm leyi seçtim, hepsini aktarmayacağ ım. Recai Kutan Bey’in
im zasıyla Anayasa Mahkemesine ver ilen o dilekçede bir cümle var: “Vekilleri
susturulan bir m illet özgür olamaz.” diyor. Evet, vekiller i susturulan bir millet
gerçekten özgür olamaz.
Bir de eğer bir yerde sadece iktidar konuşuyorsa ve bu iktidar da illa kendini
devletle özdeşleştir ip sadece devlet konuşuyor gibi bir hava yarat ırsa o zaman Ali
Şeriati’nin -muhtemelen bundan sonraki maddelerde de hat ır latacağ ım - sözünü
dinlemekte f ayda var . Şöyle diyor Ali Şer iati: “Bir yerde sadece devlet konuşuyorsa
her şey yalandır.”
Teşekkürler.
BAŞKAN – Sayın Sancar, teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, konuş ma sırası Sayın Kazım Arslan’da.
Sayın Arslan, buyur un.
KAZI M ARSLAN ( Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte
olduğumuz 5 Mart 1973 tarihinde kabul edilmiş, 1 Eylül 1973 tarihinde yürürlüğe
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 82
girmiş olan bu İç Tüzük kırk dört yıl dan beri uygulanmaktadır. 16 Nisan 2017
tarihinde gerçekleştirilen YSK’nın t am kanunsuzluk kararıyla gayr imeşru biçime
büründürülen Anayasa değişikliğiyle Meclisin yasama yet kisi Cumhurbaşkanıyla
paylaşt ır ılm ış, denet im yetkisinin kullanıl ması neredeyse imkânsız hâle getirilmiştir.
Bütün bunlar la bir likte, kuvvet ler ayr ılığ ı ilkesi tek bir kişinin alt ında bir leşt ir ilm iştir .
Ancak monarşi rejim ler inde rastlanacak bu düzenlemenin sonucunda çeşit li kanun
ve kanun hükmündeki kararnamelerde yeni düzenlemeye girişileceğ i görülmektedir .
Muhalif leri susturm a operasyonuna dönüştürülen ve 249 şehidimizin,
binlerce gazim izin olduğu 15 Temmuz darbe gir işiminin bir f ırsata çevrilmeye
çalışıldığ ı OHAL ve bu hâldeki düzenlemeler demokrasi karşıtlığ ının kaynağı
konumuna gelmişt ir . İşte böyle bir ortamda getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğü değişikliği, antidemokratik düzenlemeler in perçinlenmesi, yasama
organının ve yetkisinin işlevsizleşt irildiği, denet im içinin ve alt ının boşalt ıldığ ı yapı
kurulması anlam ına gelen öze l bir yere sahiptir. "Hızl ı”, “ver imli”, “etkin” gibi hoş
sözcükler le açık lamalar demokrasinin gerçekten zehri olabilmektedir. Bizim
iht iyacım ız olan hızlı değil, gerçek anlamda halk ın ihtiyaçlar ına yanıt veren ve
enine boyuna düşünülmüş, tart ışılm ış kanun lar çıkarmakt ır. Kaldı ki birçok yasalar
hızlı bir şekilde çık ar ılm ış olmasına rağmen ihtiyaçlara cevap ver ememiş, k ısa
süreler içinde yeni değişikliklere gidilmişt ir.
MHP ve AKP ortaklı metnin gerekçesinde şunlar yazılm aktadır: “İç Tüzük
Parlamentonun yas ama ve denetim f aaliyet ler ini yer ine get irirken usul ve esaslar ın
belirtildiği, Par lamentonun normat if çerçevesinin çizildiği belgedir. Parlamento
tarihler inin temel belgelerinden olan iç tüzükler parlamentonun işlev ve vazif elerini
yer ine getirmede kolayl aşt ır ıcı, verim liliği ve etkinliği artt ır ıcı nitelikte olmalıdır.” Bu
işlev ve vazif eler i yerine getirirken parlamenterlerin uyması gereken kurallar ı da
belirtmektedir. Buna göre iç tüzükler bir er teknik, hukuki belge olmanın yanı sır a,
sosyal ve kültürel şartlar ın ve gerekler in yansıdığ ı birer belgedir. Bu çerçevede
düzenlemelerin yapıl ması gerekmektedir.
Parlam entonun yasama ve denet im işlevini etkin ve dengeli biçimde yerine
getirerek siyasi ve sosyal iht iyaçlar ve beklentiler i karşılamasında ve devlet
sistem inde istikrar ın sağlanmasında en önemli etken, usul ve esaslara ilişkin
kurallar dır. Bu kurallar ı Mecliste işletemez isek yurttaşlar ın nazar ında Meclisin
itibar ını da zedelemiş oluruz.
Özellikle Genel Kur ul çalışma düzeni bağlam ında İç Tüzük’te hâkim olması
gereken ilke, konjonktürel olarak değiştir ilebilecek nit elikte keyf î kurallar
manzumesi olması değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama ve denet im
f aaliyet ler ini etkin, verimli ve sağlık lı bir şekilde yürütebileceği bir çalışma düzeni
olar ak ortaya koym asıdır. Demokratik uzlaşıyı Mecliste g erçekleşt iremez isek
vat andaşlardan uzlaşı bekleyemeyiz. Bu çalışma düzeni, Türkiye Büyük Millet
Meclisi f aaliyet ler i açısından yeni sor unlar ortaya çıkarmayacak, verimsizliğe sebep
olan mevcut sorunlar ı gide recek, Genel Kurulda halk ın r ıza ve iradesine uyg un
terminoloji, yöntem ve araçlar la çalışmalar ını yürüt ebilecek olmasıdır. Elbette bu
durum Meclis İçtüzüğü’nün yaşayan hukuk alanında yer alan dinam ik bir metin
olduğu ve İç Tüzük değişiklikler inin bu dinam izm in bir net icesi olduğu gerçeğini
değiştirmeyecektir.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 83
Stenograf :
Bugün kullanılan benzer sözler yargının FETÖ’ye teslim edildiği 2010
ref erandumunda da sıklık la kullanılm ış, bizler de bugünküne benzer uyar ılar la
iktidara doğru yolu g östermeye çalışm ışt ık ama dikka te alınm adı.
Gelinen nokta ortadadır. “ Meclisin Anayasası”
Anayasa’da
demokrasisini
sistemimizi
olduğu
gibi
böyle
geriletmekten
zayıflatacak,
başka
hatta
biçimde
bir
işe
bitme
diyeceğimiz İç Tüzük’ün
tıpkı
değiştirilmesi,
Türkiye’nin
yaramayacaktır.
Parlamenter
noktasına
getirecektir,
hatta
muhalefetsiz bir Meclis yapısı ortaya koyacaktır. Bugün iktidarsınız, yarın
muhalefet olduğunuz zaman bu yanlış düzenleme sizleri de etkileyecektir. O
zaman
“Eyvah”
deseniz
de
iş
işten
geçmiş
olacaktır.
Yapacağımız
değişiklikler bugün işinize yarayabilecek ancak gelecekte muhalefet olarak
sizi de zora sokacaktır, bunu görmeniz gerekir. Yapacağımız değişiklikler kısa
vadeli değil, uzun vadede tartışma yaratmayacak şekilde yapılmalı ve kalıcı
olmalıdır. Yıllarca tartışma ya ratacak, iktidar -muhalefet gerginliğini artıracak,
uzlaşma kültürünü bitirecek, muhalefetin sesini kısacak bu değişiklikler geri
çekilmeli, Parlamentoda grubu bulunan partilerin ortaklaşa hazırlayacağı bir
iç tüzük taslağı Komisyona getirilmelidir.
OHAL uygulamasıyla Anayasa değişikliğini gerçekleştirdiniz, şimdi de
İç Tüzük’te değişiklik yapmak istiyorsunuz. Sanki başka görüşülecek yasa
tasarıları yokmuş gibi davranarak İç Tüzük’te değişiklik yapmak istemenizi
kesinlikle kabul edemeyiz.
Değerli milletvekilleri, teklifin 2’nci maddesi, İç Tüzük’ün 19’uncu
maddesinde
değişiklik
yapmaktadır.
Bu
değişiklik
kritik
önemdedir.
Milletvekillerinin ağzına mühür vurma sonucunu doğuracak maddeyle geriye
kalan yöntem duran adam eylemleri olacaktır. Daha öncesinde Danış ma
Kurulunda oy birliği sağlanamaması durumunda her parti kendi önerisini grup
önerisi olarak Genel Kurula getirebilmekteydi. Bu durumda siyasi partilere
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 84
Stenograf :
onar dakika söz verilmekteydi. Başka bir ifadeyle, her önergenin görüşmeleri
kırk dakika sürmekteydi.
Danışma
Kurulu
önergeleri
ülkedeki
en
kritik
konularda
özellikle
iktidarın düşüncelerinin kamuoyuna açıklanması noktasında büyük önem
taşımaktadır.
Örneğin,
Soma
önergesi,
faili
meçhuller,
terör,
yargı
bağımsızlığı, adalet, basın özgürlüğü, kadına şiddet, çocuk tecavüzleri, yurt
yangınları, KPSS sorularının çalınması, FETÖ’nün faaliyetleri, hava kirliliği,
doğa katliamı, tarım, üreticilerin sorunları gibi çok sayıda konu bu önergelerle
gündeme taşınmış ve tamamı AKP oylarıyla reddedilmiştir.
Sonrasında
ya şadıklarımız
malum.
Yeni
düzenlemede
ise
önerge
sahibine beş, diğer partilere ise üçer dakika söz verilmesi söz konusu
edilmektedir,
kırk
dakika
süren
görüşmeler
on
dakikaya
indirilmek
istenmektedir. Muhalefetin geciktirici unsurları kullanması, fikrini aç ıklaması
ve söz söylemesi demokrasimizin olmazsa olmazıdır. Bunların yok sayılması
kesinlikle
kabul
edilemez.
Bu
konuda
önemli
tespitleri
ortaya
koymak
gerekirse Anayasa Mahkemesinin 2001/129 Esas, 2002/24 sayılı Kararı’nı
dilekçemizde belirtmek istiyorum.
Yasama organlarının iç tüzükleri pratikte anayasa kadar önemli ve
etkin metinlerdir. Yasama egemenliğinin kullanılma usullerini düzenleyen iç
tüzük hükümleri, gücü sınırlayan, meclis içi dengeleri gözeten ve hukuka
dayanmak zorunda olan sessiz anayasalard ır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin
denetim ve yasama kalitesi, en az ürettiği hizmetler kadar bağlı bulunduğu İç
Tüzük
kalitesiyle
de
ölçülebilir.
Kendi
hukukunu
hukuk
temelinde
oluşturamamış parlamentonun üretebileceği hukukun kalitesi, sırf bu nedenle
dahi sorgulanabilir duruma gelecektir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi iç hukukunu henüz oluşturamamıştır.
Meclis iç hukuku oluşum hâlindedir. İç hukuk, istikrarın sağlanması, yakın
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 85
Stenograf :
gelecekte de beklenmemelidir. Bu gerçeğin ardındaki nedenler ayrı bir fe lsefe
ve sosyoloji araştırmasının da konusudur.
Belirtelim ki hukuku araç gören ve onun üstünlüğünü sindiremeyen,
gücüne güvenen, yalnızca kadroları değil, kural ve gelenekleri doğrayan
darbeler ve yorumun engin çözücülüğü yerine daima metinleri değiştire rek
yaratılan öldürücü formülleri çare sanan arayışlar hukuk istikrarını maalesef
önlemektedir. Dava konusu İç Tüzük değişikliği de ihtiyaca ve istikrara hizmet
görüntüsü içinde iç hukukumuzu tahrip eden talihsiz bir girişimdir. Bir asrı
aşan
yaşam
öyküsün de
iç
hukuk
düzeninin
oluşturulmaması,
Parlamentomuzun övünemeyeceğimiz bir temel karakteristiğidir.
İç Tüzük taslak ve tekliflerinin hazırlanmasında izlenen yöntemler,
onların kalite ve ömürlerini doğrudan etkilemektedir. İç Tüzük tarihimiz
genellikle ik i yöntemden birinin benimsendiğini göstermektedir: Çoğulcu,
uzlaşmacı ve çoğunlukçu, dayatmacı yöntem.
Çoğulcu,
dinamiklerinin,
uzlaşmacı
yöntem:
Bu
yöntemde
partilerin,
milletvekillerinin
parlamentonun
olabildiğince
tüm
katılımlarının
sağlanması esastır. Tekliflerin, ihtiyaç ve hukuk temelinde sentezi için özel
komisyonlarda veya ihtisas komisyonlarında yoğun bir teknik çaba harcanarak
hazırlanmasıdır.
Bilim
ve
bilim
adamlarından,
Anayasa
Mahkememizin
yorumlarından ve mukayeseli verilerden yararlanılmakta dır. Bu yöntem kabul
tabanını
genişletir
ve
oyunun
kurallarının
ortak
anlayışla
ve
birlikte
oluşturulmasında yarar sağlar. Gerek tek parti dönemlerinde ve gerekse çok
partili siyaset yaşamımızdaki köklü gelenek her zaman bu şekilde olmuştur.
Çoğunlukçu yöntem düşük yoğunluklu demokrasilerde görülmektedir.
Çözümü son kural olan oy çokluğunda arayan bir yöntemdir. Uzlaşmanın
getireceği erdemleri bir çırpıda yok eder ve yok sayar. Demokrasinin bir
uzlaşma rejimi olduğunu görmezden gelir. Uzlaşmayı sayı gücünü n verdiği
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
rehavet
ve
Saat :11.00
otorite
Kayıt: Anayasa
içinde
Uzman : ………………. Sayfa: 86
Stenograf :
teslimiyet
ve
zafiyet
olarak
görür.
Oyunda
uygulanacak kuralı oyuncuların birlikte yapması yerine gücünün emriyle
üretir. Dayatmacı teklif oyuncuları gerer ve bazen öngörülemez gerilimlere,
belirsizliklere ve hatta toplu msal kutuplaşmalara zemin hazırlar. Kavga, hukuk
diyen,
parmak
gücüyle
özünde
hukuku
arayan
demokrasi
arasındadır.
Sevinerek belirtmeliyim ki çoğunlukçu yöntem tüzük yapım geleneğimizde yok
denecek
kadar
azdır.
İki
özgün
örneğinden
birisi,
1960
Anayasası’y la
yürürlükten kaldırılmış, öbürü ise aşağıda ayrıntılı biçimde ortaya konacağı
gibi şu anda yüksek mahkeme huzurundaki tüzüktür.
Sorun, kanunların zamanında çıkarılmamasında ve ihtiyaca cevap
verecek taslakların hazırlanmamasındadır. İhtiyaç ve hukuk anal izi için
gerekli derinlikli çalışmalar yapılmadan ve bunlar sağlanmadan aynı yasada
sık sık değişiklik, kısa zamanda yürürlükten kaldırma, uygulama organlarının
çelişkileri ve boşlukları yorumla giderme zorunlulukları ortaya çıkmaktadır.
İktidar çoğunlukla rının bu soruna yoğunlaşması gerekir.
Kanunların hızlı şekilde çıkarılmaması, çok büyük tartışmalar yaratan
torba yasalarla tartışma yaratacak şekilde sisteme ilişkin değişikliklerdir. Bu
yöndeki zorlayıcı değişiklikler ister istemez Parlamentonun yavaş ç alışmasına
ortam hazırlamaktadır.
Sayın milletvekilleri, değişiklik teklifinin bu maddesinde yapılacak
değişikliklerin, İç Tüzük’te yapılacak bu değişikliklerin kesinlikle hepimizi çok
yakından
ilgilendirdiği
bir
gerçektir.
O
nedenle,
uzlaşma
kültürü
öne
çıkarılmalı ve bundan sonra değişiklik yapılmalıdır. Biraz önce belirttiğim gibi
çoğulcu yöntem, uzlaşmacı anlayış benimsenmeli ve bu çerçevede anlayışlar
ve değişiklikler bu şekilde yapılmalıdır. İç Tüzük değişikliği çoğunlukçu bir
anlayış içinde getirilm emelidir çünkü İç Tüzük’ü bugünkü konjonktürel ve
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
sayısal
Saat :11.00
duruma
Kayıt: Anayasa
göre
Uzman : ………………. Sayfa: 87
Stenograf :
değil,
süreklilik
kazanacak
bir
şekilde
gerçekleştirmeliyiz.
İktidarınız
sürekli
dayatmacı
bir
anlayışla
Meclisi
çalıştırmak
istemektedir. Bu anlayış çerçevesinde yaptığınız bütün düzen lemeler ve
uygulamalar büyük oranda yanlış çıkmış, millete ve devlete büyük zararlar
vermiştir. Bazıları da sonradan düzeltilmiştir.
Meclis konuşma ve tartışma yeridir. Bu değişiklikler muhalefetin sesini
kısmaya
ve
etkisiz
hâle
getirmeye
yöneliktir.
Geti rdiğiniz
her
kanun
tasarısının ve teklifinin mutlak surette Anayasa’ya ve yasalara uygun olması
yönünde çelişki yaratmaması yönünde çalışmaların alt yapısının çok iyi
hazırlanması gerekmektedir. Bu konuda gerçekten torba yasaları ile kanun
tekniğine tamamen ters düşen uygulamalar maalesef bugün Meclisimizde
uygulanagelmektedir.
Muhalefet
konuşturulmayacaksa
Meclise
ne
gerek
vardır? Bu nedenle, konuşan bir Meclisin mutlaka olması gerekir.
Parlamentoda çalışan bir milletvekili olarak çalışma düzeninin hâlâ
Meclisimizde sağlanamadığını görmekteyim. Hangi gün çalışılacak, hangi gün
tasarı ve tekliflerin görüşüleceğini, Genel Kurula gelmeden ancak bir saat
önce, hatta Genel Kurula girdiğimiz saatte öğrenebiliyoruz. Uygulamayı çok
kötü yönetiyorsunuz.
Kısacası, çalışmalarımızda tam bir belirsizlik var. Çalışma ne zaman
yapılacak, tatil ne zaman olacak, muhalefet vekilleri olarak kesinlikle bu
konulardaki gelişmeleri maalesef bilmiyoruz. Çalışma düzeninde tam bir
keyfîlik var, iktidarın çoğunluk dayatması var. “Ben bilirim, ben ne dersem o
yapılacak.” anlayışı sürdürülmeye devam ediliyor.
Değerli
milletvekilleri,
Meclis
çalışmalarının
verimliliğini
artırmak
istiyorsak katılımın sürekli olmasını, yoklamadan sonra Meclisin iktidar partisi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 88
Stenograf :
üyelerince boşaltılmamasını i stiyorum. 317 milletvekilinden toplantılarda 20 25 kişi ancak kalıyorsunuz; yoklamayı yapıyorsunuz, sonra da gidiyorsunuz.
Şimdi, böyle bir ortam içinde yasaların hızlı bir şekilde çıkarılması ve
Meclisin çalışma verimliliğinin artırılması kesinlikle mümk ün değil. Sonra
yoklama istiyoruz, bize de kızıyorsunuz “Niye yoklama istiyorsunuz?” diye.
Yani çok az bir milletvekiliyle boş koltuklara konuşmak suretiyle yasaların
çıkmasını uygun buluyorsunuz. Kesinlikle bunu kabul etmiyoruz ve kesinlikle
çalıştırmak istiyorsanız öncelikle iktidar partisinin bu konuda öncü olması ve
Mecliste sürekli çoğunluğunu muhafaza etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Komisyon görüşmelerinde görüşülen kanun ve tasarılarınızda son anda
konan tasarıya tasarıyla ilgisi olmayan korsan madde lerin eklenmesi de
çalışma verimliliğini düşürmektedir. Şimdi, düşünün, bir kanun tasarısı geliyor
önümüze, bir değerlendirme yapmak istiyoruz, o çerçevede değerlendirme
yaparken ve sonuncuya doğru giderken hiç bu kanun tasarısıyla ilgisi
olmayan maddeleri araya sokuşturmak suretiyle tam bir torba yasasının
ötesinde
çorba
yasası
tasarısı
durumuna
gelen
bir
çalışmayı
ortaya
koyuyorsunuz. Bu da birçok kargaşayı, birçok tartışmayı da beraberinde
getiriyor. Kesinlikle bu uygulamadan vazgeçmelisiniz.
Anayasa’mıza
aykırı
olan
bir
İç
Tüzük
değişikliğini
istiyorsunuz.
“Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesine, “Egemenlikle ilgili 6’ncı
maddesine, yasamayla ilgili 7’nci maddesine, Anayasa’nın üstünlüğüyle ilgili
11’inci maddesine, düşünce ve kanaat hürriyet iyle ilgili 25’inci maddesine,
seçme ve seçilme haklarıyla ilgili 67’nci maddesine, parti kurma, partiye
girme ve ayrılmaya yönelik olan 68’inci maddeye, yasama dokunulmazlığıyla
ilgili 83’üncü maddeye, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileriyle
ilgili 87’nci maddeye, İç Tüzük siyasi parti gruplarıyla ilgili 95’inci maddeye,
toplantı ve karar yeter sayısıyla ilgili 96’ncı maddeye, Türkiye Büyük Millet
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ………………. Sayfa: 89
Stenograf :
Meclisinin bilgi edinme ve denetimle ilgili 98’inci maddelerine aykırı bir İç
Tüzük değişikliği istiyorsunuz.
Bu
kadar
Anayasa’ya
aykırı
bir
biçimde
yapılacak
bir
İç
Tüzük
değişikliğinin sürekli tartışmaları gündemde tutacağı ve tartışmanın ileriye
kadar sürüp gideceğini belirtmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, Meclis çalışmalarının saatine göre Meclis TV
neden
çalıştırılmıyor,
bunu
anlamakta
zorlanıyorum.
Bugün
Meclis
TV
gerçekten halkın Meclisteki çalışmaları takip etmesi ve yapılan çalışmaların
gerek iktidar açısından gerekse muhalefet açısından bilinmesine olanak
sağlayacak
bir
görüntüyü,
bir
televizyon
yayınını
neden
saat
19.00’da
kesiyorsunuz, bunu anlamakta zorlanıyorum. Şimdi, bunu TRT’nin programını
yapması için, daha doğrusu bu programın, bu çalışmaların TRT kanalıyla
yayının
yapılmasına
programları
olanak
yapamadığı,
sağlamak
yetiştiremediği,
yerine
hatta
bugün
TRT
dışarıdan
3’ün
birçok
hizmet
almak
suretiyle program aldığı ve bu kadar programa ihtiyaç olduğu bir dönemde siz
Meclis TV’yi kısa sürede açıp kapatıyorsunuz ve halkın da bilgi almasını
maalesef engelliyorsunuz.
BAŞKAN – Sayın Arslan, toparlayabilir misiniz?
KAZIM ARSLAN (Denizli) – Evet.
Bunun cevabını gerçekten bulamıyorum. İktidarınıza özellikle bunun
dikkate alınmasını ve bu konunun kesinlikle düzeltilmesini istiyoruz.
Sonuç olarak, Anayasa’mıza, demokrasimizin uzlaşma kültü rüne aykırı
bulunan ve genelde çalışmaların hızlanmasına yönelik değil tartışmaların
artmasına yönelik olarak yapılacak olan bu değişikliği kesinlikle reddediyoruz,
bu 2’nci maddenin de tasarıdan çıkarılmasını istiyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sayın Ars lan, teşekkür ediyorum.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 90
Değerli arkadaşlar, söz sırası Sayın Aytuğ Atıcı’da.
Sekiz gibi de yemek arası vermeyi planlıyorum.
Sayın Atıcı, buyurun.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, otu z iki dakikalık süremde sizleri sıkmamaya çalışacağım.
Arkadaşlar,
Türkiye
Büyük
Millet
Meclisi
İçtüzüğü’nde
Değişiklik
Yapılmasına Dair İç Tüzük Teklifi’nin 2’nci maddesi üzerine söz aldım.
Bu madde ne diyor? Diyor ki: “Danışma Kurulu toplanırsa sorun yo k, oy
birliğiyle karar alırsa hiçbir derdimiz yok tıpkı bugün olduğu gibi, oy birliği
sağlanamazsa gruplar tekliflerini doğrudan Genel Kurula verirler.” Tamam,
buraya kadar her şey normal. Peki, sorun nerede? Sorun şurada: Sorun
milletvekillerinin sesinin
kısılması. Bakın, muhalefetin demiyorum, kendi
kendinizin de sesini kısıyorsunuz. Önergeyi veren beş dakika konuşacak, beş
dakika kârınız var. Diğer gruplar üçer dakika konuşacak, toplam dokuz
dakika, yirmi bir dakika da buradan kârınız var. Toplayın alt a lta yirmi altı
dakika. Şimdi, yirmi altı dakika kazanmak için mi biz burada Allah aşkına
günlerdir uğraşıyoruz yani? Yani bir önergede yirmi altı dakika kazanacağız.
Yirmi altı dakika kazanmak için şu yaptığımız iş yani bütün mevzu bu mu
Allah aşkına? Şöyl e bir aklımızı başımıza bir toplayalım ya. Yirmi altı dakika
kazanılacak sadece bir önerge görüşülsün mü, görüşülmesin mi diye? Biz ne
yapıyoruz? Günlerce tartışıyoruz yirmi altı dakika keselim mi, kesmeyelim mi
diye? Ya, burada bir yanlışlık var, burada b ir sıkıntı var, burada bir sorun var.
ama derdin bu olmadığını biliyoruz. Yani yirmi altı dakika nedir ki göz açıp
kapayıncaya kadar geçiyor zaten ama dert şu: Elinde bir sopa “Ben ne
dersem o olur.” mantığı.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 91
Ya, arkadaşlar, Parlamento tarihine baktığınız zaman sizin bu dediğiniz
bugüne kadar olmadı. Bakın, partilerden bağımsız konuşuyorum. Hangi parti
olursa olsun eline sopayı aldığı zaman o iş yürümedi, bundan sonra da
olmayacak, yürümeyecek. Yani yapılan her türlü zorlama dönecek, size yol,
su elektrik olarak gelecek. Örnek mi? Bakın, yüzde 10 barajı var değil mi,
saçma sapan, absürt bir uygulama; yüzde 10 barajı var. Bunu en çok kim
istiyordu? Milliyetçi Hareket Partisi istiyordu, her çıktığında bunu cansiperane
savunuyordu bunu Milliyetçi Hareket Parti si. E keser döndü, sap döndü; gün
geldi, hesap döndü.
Attığınız her adımda mutlaka hesabın dönebileceğini hesap etmeniz
lazım ya. Ya bu iktidar size nikâhlanmadı ki? Anavatan partisi sizin kadar
güçlüydü, uçtu gitti. Yarın muhalefete düştüğünüzde “Yandım Allah, biz ne
yapmışız.” diyeceksiniz ama…
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Milliyetçi Hareket Partisinin derdi sana mı
düştü Aytuğ Bey? Teşekkür ederim.
MUHARREM ERKEK (Çanakkale) – Demokrasi adına efendim.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Demokrasi adına mı?
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Sayın Grup Başkan Vekilimiz Erkan Bey,
yanlış bir şey söylediysem düzeltin. Yanlış bir şey söylemedim, sataşmadım
da, doğru bir şey söyledim, yanlış ise… Yanılmayı da çok umarım doğrusu,
keşke yanlış söylesem, çok mutlu da olurum.
ERKAN
AKÇAY
(Manisa)
–
Aytuğ
Bey
yani
öngörülerde
bulunuyorsunuz, yüzde 10 barajının altına ineceğimizi iddia ediyorsunuz.
CEMAL OKAN YÜKSEL (Eskişehir) – Öncekini diyor, öncekini.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Yok canım, böyle bir iddiam olmadı. Siz niye
üstünüze alındınız ya Başkanım, öyle şey olur mu? Hayır, ben sadece bunu
çok savunduğunuzu…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 92
Stenograf :
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Milletten gelen düğün, bayramdır bize, hiç
umurumuzda olmaz.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Sayın Başkanım, üstünüze alınmayın ya, ben
öyle bir şey söylemedim. Tutana klarda da var, ben dedim ki: Yüzde 10
barajını en çok MHP savunuyor. Bu doğrudur, siz de çok savundunuz.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Doğru evet.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Şimdi ben dedim ki: Gün geldi, keser döndü;
sap döndü, hesap döndü. Bana göre hesap döndü. Yoksa ben Milliyetçi
Hareket Partisinin, inanın bana, baraj altı kalmasını istemem.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Partimizin adını vererek zikrettiğiniz için
üstüme alınacak bir durum yok. İmalı konuşursanız üstüme alınırım.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – İmalı konuşmuyorum, açıkça söylüyorum:
Hiçbir partinin…
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Açıkça söylediğiniz için cevap vermek
durumunda kaldım.
Siz devam edin, buyurun.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – …baraj altı kalmasını istemem, baraj olmasını
istemem çünkü. Ben isterim ki her part i temsil edilsin. Ama kurulan bazı
oyunlar geçmişte, sadece sizin için değil… Tabii, çok hassassınız, alıngan
olmanızı da anlıyorum bir noktaya kadar ama bugüne kadar bu şekilde
düşünülen,
kurnazca
düşünülen
pek
çok
hadise
dönmüştür,
gelmiştir,
düşünenin başına bela olmuştur. Şimdi siz iki parti de İç Tüzük’te yapacağınız
bu değişiklikle yine dönüp kendi başınıza çorap öreceksiniz diye ben iddia
ediyorum, böyle bir düşüncem var. Niye bunu söylüyorum? Çünkü bizim
sesimizi kısacağınıza hakikaten inanıyor musu nuz ya? Şöyle CHP’nin doksan
dört yıllık tarihine bir bakın Allah aşkına…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 93
Stenograf :
Adam nasıl içine girmiş ama böyle kulağından beynine doğru gidiyor
valla.
BAŞKAN – Aytuğ Bey, biz Komisyon üyesi arkadaşların lehine bir şey
konuşuyoruz.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Yok, ben ne konuştuğunuza dair hiçbir şey
söylemiyorum Başkanım.
BAŞKAN – Buyurun, siz devam edin.
MEHMET PARSAK (Afyonkarahisar) – Siz kendi kendinizin sesini
kısmayın Aytuğ Bey.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Bakın, iyi bir şey söylediniz Sayın Parsak,
bizim sesimizi ancak biz kısarız. Bugüne kadar hep öyle oldu, bizim sesimizi
bugüne kadar bizden başka kimse kısamadı. Yani vay 3 dakika… Ya 1 dakika
konuşuruz, yeri göğü inletiriz ya. Yani senin kaç dakika konuştuğunun, ne
yaptığının bir önemi yok. Ben burada bi r zihniyetten bahsediyorum, ben
burada
bir
baskıcı
tutumdan,
ben
ne
dersem
o
olur
zihniyetinden
bahsediyorum. Onun için de yani bizi kıskaca alacağınızı, bizim sesimizi
kısacağınızı
ya
da
bizi
zorlayacağınızı
falan
düşünüyorsanız
bizim
geçmişimize bir bakın.
BAŞKAN – Sayın Atıcı, biz sizin sesinizi kısmadık, kısmayız da ama siz
bizim ne konuştuğumuzu merak ettiniz. Biz şu an, Komisyon ara verdiğinde
yemek
yiyecek
personelin
ücretinin
Komisyon
tarafından
ödeneceğini
konuşuyorduk. Söylemiş olayım personel ar kadaşlara.
Buyurun, devam edin lütfen.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Şimdi, Komisyon enteresan bir hâle gelmiş,
çok ciddi bir hassasiyet var anlaşılan. Ben sizin ne konuştuğunuzu merak
etmedim Sayın Başkan, haddime de değil.
BAŞKAN – Peki.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 94
Stenograf :
Lütfen buyurun, deva m edin, biz sizin sesinizi kısmadık, devam edin.
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Merak etmedim, sadece yani Komisyonu
yöneten Başkan olarak belki sözlerimize önem verirsiniz diye düşündüm ama
çok enteresan bir hassasiyet var Komisyonda, bunu da anlamaya çalışıyoru m,
anlayışla da karşılamaya çalışıyorum.
Arkadaşlar, bakın, bir söz var, diyor ki: “Akıllı insanlar yaptıkları
hatalardan
ders
alırlar,
daha
akıllı
insanlarsa
başkalarının
da
yaptığı
hatalardan ders alırlar.” Şimdi, geçmişte bu hatalar yapıldı. Hepimiz ak ıllı
insanlarız
Allah’a
bin
şükürler
olsun,
şimdi
geleceğiz,
bunlardan
ders
alacağız. Ya bir an için kendinizi muhalefetin yerine koyun AK PARTİ’li
arkadaşlarım, bir an için muhalefette olduğunuzu düşünün. Yemin ediyorum,
bizim yaptığımız bu muhalefetin en az bu kadarını siz yaparsınız, en az bu
kadarını bakın. O nedenle bir empati yapın ve siyaseti bir uzlaşma sanatı
olmaktan çıkarmayın. Eğer siyasette “Ben yaptım, oldu.” derseniz olmaz.
Bakın, ben altı yıldır, yedinci yıla döndük, milletvekilliği yapıyoru m, vallahi
zulümle bir şey olmadı, vallahi sopayla bir şey olmadı, vallahi kim ne
haykırdıysa haykırdığıyla kaldı. Kimse kimseden daha yiğit değil. O yüzden
bu şekildeki bir yaklaşım yerine uzlaşma sanatını becerebilmemiz lazım diye
düşünüyorum. Bu şekilde ki bir yaklaşım yani parmak demokrasisi -saydım
parmakları, şu kadar- sadece ve sadece toplumu gere, bugüne kadar gerdi;
sokağa döker, e bugüne kadar döktü. Bakın, sadece AK PARTİ iktidarları için
söylemiyorum, 1980 öncesinde de böyleydi. O zaman da zaliml er vardı ve
milleti sokağa döktüler. Neden? Çünkü ortak aklı üretemediler. Ortak akıl
olmayınca, uzlaşı olmayınca da insanlar sokağa döküldü, “Kaybedecek neyim
var ya, onurumdan başka kaybedecek neyim var?” deyip sokağa çıkan
milyonlarca insan oldu.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 95
Şimdi, geçen dönemdeki arkadaşlar da hatırlayacaklar, çok öyle uzun
uzun tecrübeli olanlar elbette daha iyi hatırlayacaklar ama. Hatırlayın,
mükemmel bir yasa teklifi ya da yasa tasarısı gelirdi, teklif sahibi konuşurdu
ya da tasarıysa hükûmet konuşurdu, öyle b ir anlatırdı ki yasayı, şaşar
kalırsınız, ya mükemmel ya, Allah Allah nasıl oldu böyle bir yasa geldi diye.
Aramızda konuşuruz, alt komisyona göndeririz. Alt komisyonda bu hallaç
pamuğu
gibi
atılır.
Komisyona
gelir,
gelen
yasayı
tanıyamazsınız.
Komisyonda bir hallaç pamuğu daha, hadi bir daha tanınmaz hâle gelir. Genel
Kurula gider; Genel Kurulda tartışılır, tartışılır, yine değişiklikler yapılır, hatta
iş
biter,
tekririmüzakereyle
bazı
maddeler
çekilir.
Hatırlarsınız,
o
tecavüzcüleri affettiğiniz yasada bi r tekririmüzarekereyle hop geri çektiniz; o
geçen dönem öğretim üyelerine vereceğiniz çifte maaşta, milletvekillerine
vereceğiniz çifte maaşta aynı şeyi yaptınız, geri çektiniz. Doğru işlerdi o nlar.
Niye geri çektiniz? Çünkü konuştuk, sizi ikna ettik, vicd anınıza seslendik. Siz
de dediniz ki: “Ya, hakikaten bu iş olmaz.” Bu şekilde çok ciddi sayıda yasa
teklifinin olduğunu biliyoruz. 07.20
E peki eğer biz bunları konuşmazsak ne olur? Bakın, konuşmadığımız
yasaları aynı yasama dönemi içerisinde tekrar değişt irmek zorunda kaldık
geçen dönem. Sizin engellemeleriniz dolayısıyla… “Hadi, hadi, hadi, hadi
geçirelim.” dediğiniz yasalar da geçti. Vallahi üzerinden üç ay geçmeden bir
daha
aynı
yasayı
getirdiniz,
aynı
yasa
üzerinde
bazı
torba
yasa larla
değişiklikler yaptınız. Ya, bunları unuttunuz mu? Yani konuşmaktan ne zarar
gelecek? Yani biz düşman mıyız? Yani biz konuşunca kötü mü konuşuyoruz?
Ya, bugüne kadar biz konuştuğumuz için yasalarınız biraz daha iyi oldu, biz
konuştuğumuz için. Yani biz derken sadece CHP’yi konuşmuyorum, herkesi
kastediyorum. Ya, farklı görüşler bizi daha iyiye götürür.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Şimdi,
eğer
bunu
yapmaz
Uzman : ………………. Sayfa: 96
Stenograf :
isek
bu
sefer
yasalarımız
şu
anda
olduğundan daha kötü çıkar ve bundan kesinlikle ülkemiz daha çok zarar
görür. “Kimse konuşmasın …” Konuşacağız arkad aşlar, konuşacağız; Mecliste
olmazsa sokakta konuşacağız. O zaman karşımızda siz olmayacaksınız bize
cevap
vermek
üze re.
Bizi
sokakta
konuşturmayın.
Bırakın,
Mecliste
konuşalım, sizin yüzünüze karşı konuşalım, hatalarınızı yüzünüze söyleyelim.
Siz de deyin ki: “Ya, bu adamlar görevlerini yapıyorlar. Bir bakalım hakikaten
ya, bunlar doğru şeyler söylüyor mu acaba?” Ha, yanlış sa söylediğimiz gene
yapmayın ama doğruluk payı varsa mutlaka yapmanız lazım.
Sayın Başkan, tümü üzerinde konuşma şansım olmadığı için çok kısa
bir şekilde, zamanımı da çok aşmadan bir iki cümle daha söylemek istiyorum.
Şimdi, yine, bu değişiklikle b irtakım cezalar getiriyorsunuz. Şimdi, bu
Parlamento çatısı altında küfretmek ya da fiilî saldırıda bulunmak hakikaten
yanlıştır, gerçekten yanlış. Bakın, fiilî saldırıda bulunmanın doğrudan doğruya
kınama cezasıyla cezalandırılacağını İç Tüzük yazmış.
Geçen dönemden hatırlarsınız, Rahmetli Kamer Genç kürsüdeyken geldi bir
AKP’li milletvekili, fiilî saldırıda bulundu herkesin gözü önünde. Kim se
diyemedi ki: “Ya, vallahi saldırmadı.” Kameraların gözü önünde saldırdı.
Meclis Başkan Vekili Sadık Yakut’tu, ara verdi. Toplandık, tekrar geldik.
Efendim -tutanakları da var- açık açık “Bu fiilî saldırıdır, cezası kınamadır ve
oylarınıza sunuyorum.” de di ve AK PARTİ’li milletvekilleri kınamayı kabul
etmediler.
Yani
siz
istediğiniz
değişikliği
yapın,
eğer
zihniyet,
kafa
değişmezse vallahi de billahi hiçbir şey değişmez. Ben, burada, fiilî saldırıyı,
sövmeyi
gerçekten,
mutlaka
cezalandırılması
gereken
bir
fiil
olarak
görüyorum ama bakın, şu cümleden ne anlıyorsunuz: “Türk milletinin tarihi ve
ortak geçmişine hakaret ve ithamlar kınama cezası, para cezası gerektirir.”
Şimdi, ortak tarihimize hakaret edilmez, buna asla izin vermeyiz, o bizim
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ………………. Sayfa: 97
ortak tarihimizdir. Tartışırız, eleştiririz, ayrı konu ama “itham” dediğiniz
zaman… Ya, itham ederiz. “Cumhuriyet Halk Partisi, iktidarı döneminde şunu
yanlış yapmıştır.” dediğinizde, bu tespittir, bazen itham olur, diyeceksiniz
tabii. Devleti yönetmişsek eğer, bunlarla y üz yüze geleceğiz. Bugün devleti
siz yönetiyorsunuz. Geçmiş dediğiniz nedir? Dün, geçmiştir. Dün yaptığınız
bir şeye biz bir ithamda bulunsak bunun karşılığında bizi kınamayla mı
cezalandıracaksınız? Yetmedi, para cezasıyla cezalandıracaksınız.
Bakın, arkadaşlar, size bir teklifim var: Kınama ve para cezası da
yetmez, gelin, bir de ağzına acı biber sürelim, vallahi sürelim. İç Tüzük’e
yazalım, diyelim ki ağzına acı biber sürülsün bunların. Bunlar bir işe yaramaz
arkadaşlar. Bakın, bunun en güzel örneğini P ir Sultan söylemiş. Pir Sultan ile
Hızır Paşa’nın hikâyesini hepiniz bilirsiniz. “Şah” demeyi yasaklamış Hızır
Paşa, “Söylemeyeceksin.” diyor. “Öyle mi? Atın beni zindana.” diyor. Ama
piri, bir şey de diyemiyor Hızır Paşa, bu sefer bir süre sonra diyor ki: “Pirim,
içinde ‘şah’ geçmeyen üç deyiş söyle, seni affedeyim.”
Pir Sultan da diyor ki: “Karşıdan görünen ne güzel yayla,
Bir dem süremedim giderim böyle.
Ela gözlü pirim, sen himmet eyle,
Ben de bu yayladan şaha giderim.
Alınmış abdestim aldırırlar sa,
Kılınmış namazım kıldırırlarsa,
Sizde ‘şah’ diyeni öldürürlerse,
Ben de bu yayladan hey dost şaha giderim.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 98
Stenograf :
Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz,
Gitti giden ömür geri dönülmez,
Gözlerim de şah yolundan ayrılmaz,
Ben de bu yayladan hey dost şaha giderim.”
Şimdi, bu “şah” kelimesini kaldırın, yerine “demokrasi”yi koyun, bunu
da ben söylemiş olayım. Haddim değil ama Pir Sultan’ın karşısında, çıkarın
“şah”ı, yerine koyun “demokrasi”yi. Siz ne derseniz deyin, biz de bu yayladan
demokrasiye gideriz ark adaşlar.
Allah’ın verdiği bir can var. Üç kuruş para cezasıymış, feda olsun ya,
parası neyse öderiz kardeşim. Bizi bu duruma getirmeyin ya, bizi bu duruma
getirmeyin
yani
yiğitlikte
üstümüze
yoktur
arkadaşlar.
Yiğitlik
türküleri
söyleriz; siz de söylersin iz, biz de söyleriz. Birbirimize yiğitlik yapmayalım.
Aklın
yolunu
bulalım
ve
birlikte
hareket
edelim.
Sonuçta,
bu
Meclisin
çalıştırılmasını istemiyor muyuz? Mecburuz çalıştırmaya, bu Meclis milletin
Meclisi ya, aldığımız para helal olmaz bize; mecburuz ça lıştırmaya. Bloke
edecek şeyleri konuşalım, tabii ki ama böyle bir uygulama bizi ancak şaha
götürür. İnanın bana, şaha gitmekten de bir dakika geri durmayız hiçbir
şekilde.
Şimdi, yoklamalara sınırlama getiriyorsunuz. Bakın, bugün bir olay
yaşandı, bugün olağanüstü hâlin uzatılması görüşüldü aşağıda. Olağanüstü
hâl çok önemli bir konu. Bundan bir yıl önce, 15 Temmuzda olağanüstü bir
olay yaşandı. 15 Temmuzda on beş saat içerisinde bu büyük devlet bu
kalkışmayı önledi kardeşim. Nereden biliyoruz? Başbakan ç ıktı dedi ki: “Her
şey kontrol altındadır ama acil bir yangın var, su dökmemiz lazım, biz üç ay
OHAL ilan edeceğiz.” vesaire. OHAL’i aşağıda tartıştık uzun uzun. Tartıştık
da AK PARTİ’den kaç kişi vardı biliyor musunuz Bakan konuşurken, Sayın
Canikli?
Çıkıyor
Hükûmet
adına,
niçin
OHAL’in
uzatılması
gerektiğini
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ………………. Sayfa: 99
Stenograf :
anlatıyor. Saydım, 48 kişi. Hesap ettim, nasıl olur bu? 317 AKP milletvekili
var,
yüzde
16;
48
kişi.
Koskoca
Bakan
ya…
Bakan
geliyor,
Meclisi
şereflendiriyor, bilgi veriyor, AKP’lilerin sadece yüzde 1 6’sı içeride. Şimdi, bu
mu bizim Meclisimiz? Böyle mi olmalı? İğneyi kendimize de batıralım, bizde
de böyle sıkıntılar olur ama sizin yapacağınız bu değişiklikler bunlara çare
olmaz. Yoklamayı da kaldırdığınız zaman ya da azalttığınız zaman Mecliste
konuşacak adamlar dışında dinleyecek bir Allah’ın kulunu bulamayacaksınız.
Arkadaşlar, arada bir içeri girip çıkıyordunuz, “Ne oluyor ya? Bu madde
nedir?” filan diye soruyordunuz. Hiç olmazsa seçim bölgelerinize gittiğiniz
zaman “Ne oldu Mecliste?” dendiğinde, h iç olmazsa söyleyecek bir şey
çıkıyordu. Şimdi, arkadaşlar, Genel Kurula da gelmediğiniz zaman bu iş
gerçekten millet adına çok da övünülecek bir şey değil.
Bakın,
bunlar
bize
ne
gösteriyor?
Her
şeyin
anlamını
yitirdiğini
gösteriyor çünkü saraydaki zat ka rar veriyor ve bu karara herkes uymak
zorunda, konuşmaya ne gerek var. İspat mı istiyorsunuz? Bakın, dün utanç
verici işler yaşandı. Bütün basın dedi ki: “Olağanüstü hâl üç ay daha
uzatılacak.” Bakın, daha Millî Güvenlik Kurulu toplanmamış. Bütün basın ded i
ki: “Olağanüstü hâl üç ay daha uzatılacak.” Niye? Çünkü saraydan böyle bir
açıklama yapıldı. Ya, Allah aşkına, Millî Güvenlik Kurulu toplanmamış, ne
konuşulacağını
bilmiyoruz,
bilmememiz
gerekiyor
ve
MGK’nın
ne
karar
vereceğini de bilmememiz gerekirken e mir gitti, MGK dedi ki: “Uzatılsın.”
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Kapıda ne yazıyor? “Gizli görüşme.”
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Sonra, MGK bunu söyledi, Bakanlar Kurulu
-bence böyle hazır sanki - jet hızıyla aynı gün Meclise gönderdi. İmzaların ne
zaman atıldığını ben bilmem. Bakanlar Kurulunun ne söyleyeceğini biz
bilmemeliyiz ya. Belki Bakanlar Kurulu Millî Güvenlik Kurulunun kararına ters
bir karar verir ama konuşma yok. Haddine mi düşmüş Bakanlar Kurulunun,
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 100
saraydan emir gelecek de ters bir şey söyl eyecek? Konuşma yok. Sonra,
bunun
Meclis
ayağı
var.
Meclisteki
o
milletin
temsilcilerinin
ne
karar
vereceğini bilmememiz gerekiyor, o eller ne söyleyecek acaba? Ama ne oldu?
Tıpkı planlandığı gibi eller kalktı, kabul edildi, bitti gitti. İşin vahimi, basın da
bunu ta dünden yani MGK toplantısından bir gün önceden itibaren yaydı.
Bakın, geldiğimiz durum bu. Yani bakın, bu, benim itibarım değil arkadaşlar;
bu, bu Meclisin itibarı ve bu Meclisin itibarını biz bu şekilde zedelememeliyiz
çünkü bu hepimizin itiba rı. Bu değişiklik bizim itibarımızı zedeleyecek,
Meclisin itibarını düşürecek, milletvekillerini yok sayacak, bakanları yok
sayacak, kimse bakanları bile dinlemeyecek. O zaman “Kaldıralım Meclisi
gerçekten, gerçekten kaldıralım ve bir de böyle deneyelim.” diyebilirsiniz. O
zaman bunu tartışmak daha akıllı olur ama şimdi biraz oradan, biraz buradan
bu teklifin ben tutar bir taraf ı olduğunu düşünmüyorum, bütün samimiyetimle
söylüyorum. Bakın, altı yıldır Hükûmetin isteyip de çıkaramadığı, yapamadığı
bir tek şey yok bu Mecliste, bir tek tasarı, teklif yok yeter ki istesin,
çoğunluğu var çünkü. Buna bile tahammül edemiyor artık, “Ne demek? Kısın
şunu, yirmi altı dakika erken bitsin.” diyor.
Arkadaşlar, ben daha başka bir şey söylemeyeyim.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Atıcı, teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, söz sırası Sayın Özgür Özel’de.
Sayın Özel, buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, çok fazla uzatma niyetinde
değilim.
İlk
başta
geneli
üzerinde
konuşurken
bu
maddeyle
ilgili
değerlendirmelerde de bulunmuştum, konuşmamın önemli bir kısmını da bu
maddeyle ilgili değerlendirmelerim oluşturmuştu.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 101
Stenograf :
Öncelikle, usul yönünden bir şey söyleyeyim: Tabii, kanunlar, kanun
tasarı ve teklifleri gibi görüşülüyor İç Tüzük. Bunun için daha önce hükûmetin
arandığı durumlar olmuş -Sayın Tanal’ın da haklı şekilde dikkat çektiği gibi aranmadığı örnekler de var ama Meclis Başkanlığının aranmadığı bir örnek
yok, olması da düşünülemez. Şimdi, Sayın Genel Sekretere hepimizin saygısı
sonsuz. Demin de dedik, kanunlar da müsteşar vekâlet edebiliyor ama İç
Tüzük değişikliğinde biraz önce Mithat Sancar Hocamın uyarısı önemliydi,
Hadi bu yemek arasına kadar bunu böyle yapalım ama bundan sonraki
süreçte bir Meclis başkan vekilinin burada Meclis Başkanını temsil etmesi
lazım.
Kaldı
ki
sadece
Meclis
başkan
vekilleri
iktidar
partisi
başkan
vekillerinden oluşmuyor. Sayın Pervin Buldan, Sayın Akif Hamzaçebi; onlar
bu
toplantıya
davet
edildiler
mi?
Ahmet
Aydın
görev
yapamayacak
durumdayken vekâletin Genel Sekretere Meclis Başkanı adına verilmesi nasıl
bir
gereklilikten
ortaya
çıkar?
Neden
Pervin
Hanım’a,
neden
Akif
Hamzaçebi’ye bu konuda görev yapmaları üzerine bir çağrı gönderilmemiştir?
Sayın Akif Hamzaçebi için olsun, Sayın Pervin Hanım için olsun Meclis Genel
Kurulundaki adil yönetimleri iktidar partisi milletvekilleri tarafından da takdir
görürken bugün burada Meclis Başkan Vekilimiz yok, Sayın Genel Sekreter
üst düzey bir bürokrat olarak… Biz Sayın Genel Sekreterin Mecliste yaptığı
görevle ilgili bir şey söylemiyoruz ama siz d e çok geçici on dakika, on beş
dakika dediniz, elli dakika oldu hâlâ daha Ahmet Aydın gelmedi ama bu
Mecliste iktidar partisi dışında iki Meclis Başkan Vekili daha var. Bu konudaki
hassasiyetimizi arada değerlendireceğinizi ve ara sonrası böyle bir durumu
kabul etmemizin mümkün olmadığını, hele hele muhalefet partisi Meclis
Başkan Vekillerinin buradaki oturumda Meclis Başkanına vekâlet etmelerinin
düşünülmemesinin
düşündürdüklerini
düşünmek
dahi
istemiyoruz.
Onları
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 102
kelimelere ben dökmeyeyim, herkes bu konud a gerekli çıkarımı yapsın,
gereğini yapsın.
Şimdi Sayın İyimaya varken bir kez daha -Değerli Ahmet İyimaya, bu
konuda çok şey yazdı çizdi - belki onun da söz alıp konuşması lazım. Biz,
tabii, en kötü anayasa anayasasızlıktan iyidir diyoruz ama bu illa anaya sanın
yazılı olması anlamına gelmiyor. En iyi örnek İngiltere ve İngiltere’de yazılı
bir metin olmadığı hâlde yerleşik uygulamalar, katı teamüller üzerinden giden,
yazılı olmayan bir anayasa, yazılı olmayan bir iç tüzük üzerinden tıkır tıkır
işleyen bir parlamenter demokrasi var. Orada, bütün dünya ölçeklerinde ve
bizim geçmiş dönemlerde Meclis Genel Sekreterimizin ve Meclisteki yasama
uzmanlarımızın katkısıyla
yazılmış referans kitaplardaki
-bugün Mahmut
Tanal’ın yaptığı göndermelerde de isimleri çokça geç ti- katı, yerleşmiş, çok
sık
tekrarlanan
ve
alternatifsiz
olarak
tekrarlanan
uygulamaların,
katı
teamüllerin yazılı metinlerden önde olduğu her zaman ifade ediliyor. Eğer
bizim bugünkü uygulamalarımıza bakacaksak grup önerilerinin görüşülmesiyle
ilgili yazılı bir metin yok ama bir yorum var. Bu yorum, İç Tüzük’ün 19’uncu
maddesi olan grup önerisi yani Danışma Kurulunda grupların anlaşamaması
durumunda her grubun kendi önerisini Meclise getirmesiyle ilgili madde ile İç
Tüzük’ün
63’üncü
maddesindeki
usul
hakk ında
görüşme
konusundaki
maddenin birlikte yorumlanmasıyla ortaya çıkarılmış, yerleşmiş ve hemen her
gün tekrarlanan ve Meclisi yöneten başkan vekillerinden bağımsız olarak da
yani
onların
yorumuna
açık
olmadan
hepsinin
tekrarladığı
yerleşik
bir
uygulama. Bu konuda şunu görüyoruz, ortak akıl şöyle tecelli etmiş: Bir
ülkede ki bu bütün dünyada da böyle kabul edilir, bir ülkenin gündemi vardır,
gerçek ve yaşanan gündem, bir hükûmetin gündemi vardır, seçimi kazanmış,
kendi parti programıyla ve seçim beyannames iyle bağlı olan bir hükûmetin
ülkenin gündemini yaklaştırmak istediği gündem, bir muhalefetin gündemi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 103
Stenograf :
vardır, ülkenin gündemi ile hükûmetin gündemi arasındaki açıyı teşhir eden
ve o açıyı kapatmaya yönelik gayret yapan muhalefetin gündemi ve bunun bir
denge hâli vardır ki o da parlamentonun gündemidir. Parlamentonun gündemi
aynı kimyadaki minimum enerjili hâle eğilim hâli ile maksimum düzensizliğe
eğilim hâlinin denge noktası gibidir. Ülkenin gündemi, hükûmetin gündemi,
muhalefetin gündemi ve parlamentonun gündemi… Parlamentonun gündemi
bir
denge
hâlidir.
Denge
hâli
ise
eğer
parlamentonun
gündemi
yani
parlamentonun gündemi eşittir hükûmetin gündemiyse bir dengesizlik vardır.
çünkü sıklet merkezlerinden bir tanesi kendi gündemine parlamentonun
gündemini olduğu gibi çekmiş demektir. Bu, muhalef etsiz bir parlamento
görünümüdür.
hükûmetin
Zaten
gündemi
muhalefetin
olmadığı
parlamentonun
bir
gündemi
parlamento
olurdu.
inşa
Oysaki
etseniz
muhalefetin
gündemi ülkenin gündemi ile hükûmetin gündemi arasındaki açıyı ka patmaya
yönelik bir etkidir ve parlamentonun gündemi o denge hâlinde oluşmalıdır, o
zaman muhalefetin bu dengeye bir etkisi var demektir. Yani şu demektir:
Yüzde 40 oyla seçilmiş bir tek parti iktidarının bile yüzde 60’ın sesine
tamamen kulaklarını tıkayıp bildiği okumadığı anlamına gelir. Yüzde 51’le de
iktidarı alsanız diğer yüzde 49’un oyu da millî iradeyse, o da halkın
egemenliğiyse, onlar da burada temsil ediliyorlarsa hükûmetin gündemi
doğrudan parlamentonun gündemi olmaz. İşte bu ihtiyaç Danışma Kuru lunu,
Danışma
Kurulunda
uzlaşma
zorunluluğunu…
Kiminle
uzlaşacaksınız?
İktidarsınız, muhalefet partileriyle, hem de biriyle de değil, hepsiyle birden
uzlaşacaksınız, uzlaşmazsanız da herkesin kendi önerisini Meclis gündemine
getirme
zorunluluğu
parlamentolarında
yaşanıyor,
aksi
ortaya
çok
konm uş.
farklı
düşünülemez,
Bu
yöntemler,
aksi
“Ben
tip
enstrümanlar
yönelimler,
hükûmetim,
bütün
tatbikler,
dünya
pratiklerle
parlamento
benim
dediğim gibi çalışacak.” Öyle bir şey yok. Bu yüzden, Danışma Kurulunda ya
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 104
muhalefetle uzlaşacaksınız ki… Geçen hafta Elitaş’ın verdiği çok sayıda
rakam geçmişteki cumhuriyet hükûmetlerinin bu konuda Adalet ve Kalkınma
Partisi hükûmetlerinden
çok daha
mahir olduğunu
muhalefetle
uzlaşma
noktasında, Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetl erinin de hükûmet sayısı
arttıkça yani hükûmet numarası arttıkça uzlaşma yeteneklerinin ters orantı
olarak azaldığını gösterdi. 22’de daha çok, 23’de ondan az, 24’de daha az, en
az da şimdi 26’da uzlaşmışsınız. Tabii, bunu herkesin kendi zaviyesinden
bakarak “Efendim, muhalefet de çok grup önerisi getirmiş.” diye okuması da
mümkün ama grup önerisinin geliyor oluş hâlinin kendisi Danışma Kurulunda
uzlaşmayan
bir
iktidarla
mümkün.
Peki,
iktidar
Danışma
Kurulunda
uzlaşmıyorsa ne yapacağız? Yapacağımız iş grup önerisi getirmek. Sonuçta
grup önerileri içinde -çok örnekler vermeyeceğim - iktidar partisinin önce
reddedip sonra hak verdikleri var. Örneğin, yanımdaki Aytuğ Atıcı’nın 7 kez
ilk imzacılarından olduğu hekime karşı şiddet önergesi 24’üncü Dönemde 11
kez
önerildi,
11
kez
reddedildi
ama
Gaziantep’teki
Ersin
kardeşimizin
böğrüne, karnına bıçak saplanıp görevi başında şehit edilince 12’ncisi hep
birlikte kabul edildi. Kırkpınar başpehlivanında doping çıkana kadar 7 kere
sporda dopingi araştıralım demiştik. Soma Komisyonu, çok söylendiği için ben
onun sırf adını anarak geçeyim. Ama hangi komisyon kurulduysa hep daha
önce teklif edilip iktidarın kabul etmediği, sonradan ülkenin gündeminin onu
ona zorladığı... Demek ki başta söylediğim, ülkenin gündemi ile Hükûmeti n
gündemi arasındaki açı ve oradaki muhalefet çabası son derece kıymetli bir
şey, bir kere bunu görelim.
İkicisi, eğer bu çaba olmasa, o zaman iktidarın dediği her şey tıkır tıkır
tıkır Mecliste görüşülüyor olsa başka. Kaç tane komisyon kuruyorsun? Kaç
kere muhalefetin önerisi kabul edildi? 11 -12 ama her gün muhalefet tarihe
şerh düşüyor. Sayın Erkan Akçay’la konu Manisa olduğunda, konu üzüm
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 105
Stenograf :
olduğunda, konu Soma olduğunda, kendisinin uzmanlığı ile benim görev
yaptığım bazı alanlar çok paralel olduğu için ç ok kez paralel görüş bildirip bu
iktidar partisinin oylarıyla reddedilmiş önergeler de konuştuk biz. Şimdi,
bugün kimse oturduğu yerden “Ya muhalefet çok konuşuyor, onardan kırk
dakika çok süre gidiyor.” diye bakmasın. Siz bugün şunu oyluyorsunuz
arkadaşlar: Bu Parlamento demokrasi Parlamentosu mu, değil mi? Çünkü bu
Parlamento majestelerinin Parlamentosu olsaydı majestelerinin gündemi bu
Parlamentonun gündemi olurdu, başkası da gıkını çıkaramazdı. Her türlü
rejimde iktidar vardır, her rejimde iktidar vardı r ama rejimin asli unsuru iktidar
değildir. Eğer rejiminizin demokrasi olma gibi bir iddiası varsa muhalefetin
varlığı, etkinliği, ona tahammül, ondan yararlanma, bununla ölçülür bütün her
şey. Muhalefet demokrasilerde biriciktir. Kusura bakmayın, ümit edi yorum, üç
sene sonra, iki sene sonra, bir buçuk sene sonra taraflarımız yer değiştiğinde
siz de bana bunu hatırlatacaksınız. Diyeceksiniz ki sen her yerde varsın ama
biz biriciğiz. Bugün Milliyetçi Hareket Partisi açısından farklı bir tartışma
yürütülebilir ama varoluşsal bir gerçeklik üzerinden söyleyelim ki ülkeyi
demokrasi yapan biziz, sizin varlığınız değil. O yüzden bizi dinlememek, bizi
susturmak,
bizi
reddetmek,
bizi
baskılamak
bu
ülkeye
de
yaratacağı
meşruiyet krizi üzerinden de iktidarınıza da hiçb ir şey vermez çünkü en temel
kavramdır
ki
iktidarlar
muhalefeti
yoksa,
meşruiyetlerini
muhalefetini
muhalefetten
susturduysa,
alırlar.
bastırdıysa
Bir
iktidar
kısmen
hapse
attıysa, kısmen söz sürelerini sınırlıyorsa, kısmen o işi de baskıyla, zorla
yapıyorsa
meşruiyet
sorunu
yaşar.
Bugün
16
Nisan
referandumunun
öncesinde, sırasında ve sonrasında yaşananlar üzerinden zaten bir meşruiyet
krizi Hükûmetinizi takip etmektedir, iktidarınızı takip etmektedir. İstanbul
Havalimanı’ndan bindiğiniz uçakta Sayın Binali Yıldırım meşruiyet krizini
ardında bıraktığını düşünmekte ama dünyanın neresinde olursa olsun indiği
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 106
Stenograf :
havalimanında uçaktan hızlı, ışıktan hızlı, sesten hızlı meşruiyet krizi onu
karşılamaktadır. Bu yurt dışında böyle de yurt içinde farklı mıdır? Hayır. Bu
yüzden var olan bir meşruiyet krizini aşmanın yolu muhalefete tahammül ve
toleranstan geçer. Muhalefetin sesinin kısıldığı ve bunun sadece -biraz önce
Aytuğ Hocam’ın ifade ettiği gibi - dakikalara indirgendiği bir süreç hiçbir şey
kazandırmaz.
Kaldı ki bu gün bu madde en kritik maddedir. Bence bu konuya en çok
müdahil olması gerekenler parlamento hukukuna, demokrasiye, İç Tüzük’e
emek vermiş ya da kıymet veren kişiler olması gerekir. Bu konuda grup
başkan vekillerinden ayrı bir hassasiyet beklenir, Anayasa üzerine yazmış,
çizmiş, referans olmuşlardan ayrı bir hassasiyet beklenir. Anayasa Komisyonu
gibi İç Tüzük’ün kendisine asli komisyon olarak sevk edilmesi ve onun burada
yapacağı görevin kutsallığı açısından her birinizden ayrı bir hassasiyet
beklenir.
İngiltere’de kılıç mesafesi diye bir şey var. Hiçbir yerde yazmaz. Bu
Parlamentoda
herhâlde
Belediye
Başkanınız
Oktay
Bey’e
“Milletvekilliği
döneminde en çok utandığınız şey nedir?” diye sorsanız kendisinin 35
metreden attığı deparla grup sözcümüz Bülent Tez can’ın burnunu vurduğu
yumruğu söylüyordur şimdi, bugün gitseniz. Neden? Çünkü bizim birbirine
müdahale etmeme, fiziki saldırıda bulunmama, belli bir mesafeden fazla
yaklaşmama gibi yerleşik bir geleneğimiz yoktu. Sizler ve bizler bu konuda da
üzerimize düşeni yapmadık. Aynı ayıp tekrarlandı. Oysa -1907 miydi Hocam 2 tane İngiliz parlamenter birbirinin üzerine hışımla yürürken bir parlamenter
kılıcını
çeker
ve
der
ki:
“Bu
parlamentoda
bundan
sonra
bir
kılıç
mesafesinden fazla kimse birbirine yaklaşmayacak. ” Yüz altı yıldır kimse o
mesafeyi aşmadı İngiltere’de.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 107
Stenograf :
Bugün sürekli tartışıyoruz. Hadi başta makyajlayarak söylediğimiz şeyi
konuşmanın sonunda biraz daha doğrudan söyleyelim. Buraya Sayın Genel
Sekreteri çağırmak yerine Sayın Akif Hamzaçebi’ye, Sayın P ervin Buldan’a
çağrı
yapmamak
İngiltere’de
hangi
kaygının
parlamentonun
ürünüdür
başkanı,
bilmem
parlamentoyu
ama,
yöneten
bilir
misiniz
kişiden
eğer
iktidar muhalefet herkes razıysa, rıza gösteriyorsa onun tarafsızlığına, dar
bölge seçim sisteminde o kişi nin bölgesinde, yani somutlaştırırsak eğer öyle
bir meclis başkanlığı yaptıysa Sayın Başkanımız, dar bölge seçim sisteminde
muhalefet partileri onun karşısına aday çıkarmazlar. Çıkarmazlar çünkü
kendisinin görev süresi boyuncaki adaletine karşı bir minnet ve yerleşmiş,
yazılı olmayan bir uygulamadan olayı iktidar partisini ve meclis başkanını
onurlandırma, takdir etme konusunda soylu bir geleneği sürdürürler. O
bölgesinden rakipsiz seçilen başkanın yeniden meclis başkanı atanması da
iktidar partisinin tabi olduğu bir zarurettir. Böylelikle seçilen meclis başkanları
tüm meclis kamuoyunda tarafsızlık konusunda gönüllerde yer etmeyle hem
kendi seçim bölgelerinde partilerine belki de çok çekişmeli bir bölgede
rakipsiz bir galibiyeti kazandırırken, kendilerine ye niden meclis başkanlığı
görevini, meclise de hiç maceraya atılmadan tarafsız bir Meclis Başkanını
yeniden kazandırmış olurlar. Bu kurallar hiçbir yerde yazmaz. Yazılı olmayan
oturmuş, faydalı kurallardan bahsedeceksek örnekleri var Meclisimizde ama
bugünkü konumuz dâhilinde olan en somut örnek 2’nci maddede zedelemeye
çalıştığınız,
ortadan
kaldırdığınız
şudur:
İktidar,
muhalefetle
gündemde
uzlaşmıyorsa herkes kendi önerisini getirir, öneriler üzerine tüm partiler
konuşur. Kaç dakika konuşsun? Dönüp bakmışla r, İç Tüzük 63. Bu bir usul
olduğuna göre, yani hangi şey önce hangi şey sonra konuşulacak bir usul
tartışması olduğuna göre İç Tüzük 63 on dakikaya kadar süre veriyorsa “Bir
muhalefet partisinin iktidarın gündemine karşı kendi gündemini ifade imkânı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 108
Stenograf :
da en üst hadden verilmelidir.” denmiş ve bu uygulama yerleşmiş ve her gün
tekrar ediyor.
Bugün siz sürekli tekrar eden katı bir teamülü ortadan kaldırarak
aslında bütün evrensel anayasa ve iç tüzükler konusunda söz söyleyen hukuk
bilim insanlarının şu kabulün ü yerle bir ediyorsunuz: Katı teamüller yazılı
metinlerden ileridedir. Yani yapmaya çalıştığınız, yazılı metinden daha güçlü
olan bir kuralı iktidar gücüyle ortadan kaldırmak. Bunun izahı yok. Bunun
iktidar açısından da izahı yok. İlk imza sahipleri içinde muhalefet partisinin
milletvekilleri olduğu için onun açısından da izahı yok. Yarın hep beraber tabi
olacağımız o yeni hukuk yerleşmiş ve çok yerinde bir uygulamayı terk etmek
demektir.
O yüzden, ben sözü daha fazla uzatmadan şunu ifade etmek istiyorum
son olarak: Burada bu maddenin oylaması yapılmadan önce önerge işlemleri,
önergelere
baktığımızda
madde
metninden
çıkarma
ya
da
mevcut
uygulamanın devamı yönünde o konuda takdir sizin ama maddenin oylaması
yapılmadan önce ara verilmelidir. Maddeye ara veril mesi şu imkâna yol
açacaktır.
Daha
önce
birkaç
arkadaşımızla
görüştüler.
İmza
sahibi
milletvekillerinden Sayın Grup Başkan Vekili Elitaş da “Bu konuyu bir daha bir
konuşalım.” demiş. Hiç değilse yemek arasında ve toplantı saatine kadar
iktidar partisi, imz a sahipleri, bu yapılan değerlendirmeler çerçevesinde bir
müzakere olanağını arayabilirler, bir düzeltme yoluna gidebilirler. Bunun adı
bir iktidar önergesi olabilir. Bunun adı üzerinde ortaklaşılmış bir önerge
olabilir.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak , Türkiye Büyük Millet Meclisi TV
yayınları
şartıyla
geçmiş
süreçlerde
söylediğimiz
o
şartla
birlikteki
o
sözümüzle bağlı olduğumuzu daha önce diğer grup başkan vekillerim de ifade
etmiştir. Bunun üzerinde konuşulabilir, görüşülebilir. Türkiye Büyük Millet
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 109
Stenograf :
Meclisi TV yayınlarının açık olması şartıyla hem iktidarın talebine uygun bir
yaklaşım hem de şöyle bir hatadan kendinizi uzak tutmuş olursunuz: Bu kadar
yerleşik, tekrar eden yazılı metinden daha güçlü ve ülkeyi bir demokrasiyle bir
tek adam rejimi arasındaki salınımda çok kötü bir yere doğru savuracak bu
düzenlemeyi bir meşruiyet tartışması yaratmadan muhalefetle de görüşerek
ve mümkünse uzlaşarak, hiç değilse uyarılarını dikkate alıp iyileştirerek
geçirme imkânı ortaya çıkar. Yok, biz bunu oylar, geçeri z derseniz takdir
sizindir
ama
biz
bırakılmasında
oylamanın
fayda
mütalaa
hiç
değilse
etmekteyiz.
verilecek
Bu
konuyu
aradan
da
sonraya
takdirlerinize
sunuyoruz. Aksi durum muhalefetin kendisi açısından, pratiği açısından
önümüzdeki günlerde size burada mu rat edilen faydanın asla faydanın asla
sağlanmayacağını
gösterecektir
ama
doğrusu
hep
birlikte
bu
yanlıştan
dönmektir.
Saygılar sunuyorum. Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Özel, ben de teşekkür ediyorum.
Madde üzerinde görüşmeler tamamlanmıştır.
Madde üzerinde iki önerge vardır, geliş sırasına göre okutuyorum:
Anayasa Komisyonu Başkanlığına
Görüşülmekte olan Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik
Yapılmasına
Dair
İçtüzük
Teklifi’ nin
2'nci
maddesi
aşağıdaki
değiştirilmiştir.
Muharrem Erkek
Nurhayat Altaca Kayışoğlu
Murat Emir
Çanakkale
Bursa
Ankara
Akın Üstündağ
Bülent Tezcan
Muğla
Aydın
gibi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
“İç
Saat :11.00
Tüzükte
Kayıt: Anayasa
Danışma
Uzman : ……………….Sayfa: 110
Stenograf :
Kurulunun
tespitine,
teklif ine
ve
görüş
bildirmesine bağlanmış olan bütün hallerde, Danışma Kurulu, yapılan ilk
çağrıda
toplanam az,
oybirliğiyle
tespit,
teklif
yapamaz
veya
görüş
bildiremezse, Meclis Başkanı veya siyasi parti grupları ayrı ayrı, istemlerini
doğrudan Genel Kurula sunabilirler. Bu durumda istemin oylanması ilk
birleşimin gündemindeki Başkanlığın sunuşlarında yer alır . Grup önerisinde
tüm siyasi parti gruplarına onar dakika söz verilir. Danışma Kurulu ve grup
önerileri konusunda Genel Kurulda işaret oyuyla karar verilir. ”
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum…
EROL DORA (Mardin) – Sayın Başkan, önerge üzerinde arkadaşımız
konuşacak.
BAŞKAN – Değerli arkadaşlar, ben başlangıçta “Kimler konuşacak?”
diye sordum, sizden sadece Mithat Sancar Hoca’nın ismi verildi. Daha sonra,
“Görüşmeler tamamlandı.” dedim, iyi niyetli bir şekilde…
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – O konuşmadan önce söz istemiştim.
BAŞKAN – Bak, başka maddeler de var, başlangıçtan beri de zaten
geneli üzerinde konuşmalar yapıldı…
Lütfen gerekçeyi de okur musun…
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Biz gerekçeye okutuyoruz ama ya gerekçe
okutursun ya da üzerinde konuşursun.
BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Biz gerekçe okutuyoruz ama zorunda değiller
yani.
BAŞKAN – Hayır, hayır, şimdi ikinci önergeye geçeceğiz.
Şimdiye kadar ki uygulamamız da, Anayasa değişikliği uygulamamız da
dâhil -ben biraz sonra da bahsedeceğim - sadece gerekçeyi okutarak devam
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 111
Stenograf :
ettik ve bak, ben Başkanlık Divanı olarak size sordum, “Kim konuşacak?”
dedim, sadece…
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Ama ben mikrofona bastım.
BAŞKAN – Siz biraz önce basmışsınız.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Kırk-kırk beş dakika önce bastım.
BAŞKAN – Bilemiyorum ama ben başlangıçta aldım.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Biz gerekçeyi okutmuyoruz.
BAŞKAN – Biz konuştuk, Başkanlık Divanı olarak devam edeceğiz.
Lütfen gerekçeyi okuyun:
Gerekçe:
Danışma Kurulunda oybirliği sağlan amaması durumunda her siyasi
parti
grubu
kendi
istemini
grup
önerisi olarak doğrudan
Genel Kurula
sunabilmektedir.
Bunun sonucunda, önerge sahibi ve diğer siyasi parti gruplarına onar
dakika söz hakkı tanınmış olmaktadır. Getirilen İç Tüzük teklifinde bu
sürelerin
teklif
sahibi
için
beş,
diğer
gruplar
için
üç
dakika
olması
öngörülmüştür. Grup önerilerinin tartışılması yoluyla siyasi partiler temsil
yetkisini kullanmakta ve yurttaşların sorunlarını Parlamentoya yansıtmaktadır.
Başka bir ifadeyle, buradaki sö z sürelerinin kısılması bir anlamda millî
iradenin
ve
Meclisin
sesinin
kısılmasıdır.
Teklifle
millî iradenin
temsili
sakatlanmaktadır. Bu hâliyle, Anayasa'da hükme bağlanan düşünce ve ifade
özgürlüğüne
açıkça
aykırılık
söz
konusudur.
Ayrıca,
demokrasinin
vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin grup faaliyetleri, gündemi belirleme
hakları kısıtlanmaktadır.
BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum gerekçesiyle birlikte.
ERTUĞRUL
KÜRKCÜ
(İzmir)
–
Biz
gerekçesinin
istemiyoruz, bizim kendi verdiğimiz öner ge, istemiyoruz.
okunmasını
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
BAŞKAN
–
O
Kayıt: Anayasa
zaman
Uzman : ……………….Sayfa: 112
Stenograf :
gerekçesini
okutmadan
oylamaya
geçeriz
istemiyorsanız.
ERTUĞRUL
KÜRKCÜ
(İzmir)
–
Hayır,
gerekçesinin
okunmasını
istemiyoruz.
Anayasa Komisyonu Başkanlığına
Görüşülmekte olan 2/1783 Esas Sayılı Türkiye Büyük Millet Meclis i
İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ’nin 2’nci maddesinin
teklif metninden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Mithat Sancar
Erol Dora
Mardin
Mardin
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Usulsüzlük yapıyorsunuz şu anda.
BAŞKAN
–
Değerli
arkadaşlar,
Anayasa
oylamaları
sırasında
da
önergelerde sadece gerekçe okunarak devam edildi.
Gerekçeyi okutuyorum:
Gerekçe:
Yapılan düzenleme ile birlikte parti gruplarının grup önerileri mevcut İç
Tüzük’e göre kırk dakika görüşülüyorken bu sürenin on dört
indirilmesi öngörülmektedir. Ülkenin çok önemli sorunlarını
sıkıştırmak
uygulamadır.
aslında
muhalefetin
Kapatılan
muhalif
sesini
tamamıyla
kısmaya
medya
organlarını
hesaba
dakikaya
üç dakikaya
yönelik
bir
kattığımızda,
merkez ve havuz medyasının bütünüyle s iyasi iktidarın tahakkümü altında
olduğu
düşünüldüğünde,
bu
düzenlemenin
amacı
net
olarak
ortaya
çıkmaktadır. Halkın gündemini Meclis e taşıyan muhalefet partilerinin sesinin
Meclis TV'den üstelik sadece saat 19.00'a kadar duyurma ç abası bile iktidar
tarafından hazmedilmemektedir. Muhalefetin, Türkiye'nin en temel sorunlarını
grup önerileriyle gündeme taşıması oldukça önemlidir. Zira kanun tek lifi
çeşitli usullere tabi olup
muhalefetten gelen kanun tekliflerinin öncelik
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 113
Stenograf :
kazanması, gündeme oturması mevcut şar tlar altında mümkün değildir. Geriye
esasında sadece grup önerisi imkânı kalma ktadır. Açıktır ki bu düzenleme
Ensardaki tecavüz meselesinin, Van d epreminin, Soma faciasının, Yeşil
Yol’un, işsizliğin, açlığın, esnaf ın sorunlarının, KHK ’yla işten atılmaların ,
eğitim ve sağlık sorunlarının, ülkedeki demokrasi ve öz gürlüklere yönelik
saldırıların muhalefet tarafından topluma anlatılmaması için getirilmektedir.
Aksi takdirde, böylesi önemli toplumsal olayları üç dakikada anlatmanın
mümkün
olmadığını
herkes
gibi
siyasal
iktidar
da
çok
iyi
bilmektedir.
Muhalefet ve toplumun gündemi bu düzenlemeyle yoğun bir saldırı altına
alınmak
istenmektedir.
inisiyatifine
ilişkin
düzenleyen
bu
Dolayısıyla,
kalmış
maddenin
muhalefetin
neredeyse
katı
tek
surett e
imkânı
teklif
gündem
oluşturma
ortadan
ka ldırmayı
metninden
çıkarılması
gerekmektedir.
BAŞKAN
–
Değerli
arkadaşlar,
önergeleri
aykırılık
sırasına
göre
oylarınıza sunuyorum. Sayın Mithat Sancar ve Sayın Erol Dora tarafından
verilen önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenle r… Kabul etmeyenler…
Önerge kabul edilmemiştir.
Sayın Muharrem Erkek, Sayın Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Sayın Murat
Emir, Sayın Akın Üstündağ ve Sayın Bülent Tezcan tarafından verilen
önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge
kabul edilmemiştir.
2’nci
maddeyi
oylarınıza
sunuyorum:
Kabul
edenler…
Kabul
etmeyenler… 2’nci madde kabul edilmiştir.
3’üncü maddeyi okutuyorum.
MADDE 3- Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 37 nci maddesinin
ikinci f ıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilm iştir.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 114
“Bu sürenin bitiminde, tasarı, teklif ve kanun hükmünde kararnamenin
doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasını Hükümet veya teklif sahipleri
isteyebilirler. Bu istemler üzerine komisyon, Hükümet ve teklif sahibi beşer
dakikayı geçmemek üzere söz ala bilirler. Genel Kurul işaret oyuyla karar
verir. Bu istemler, her hafta Salı günü ayrı bir siyasi parti grubundan bir
milletvekili tarafından yerine getirilmek kaydıyla bir tane olmak üzere işleme
alınır. Bir milletvekili bir yasama yılında bu kapsamda bir defadan fazla
istemde bulunamaz.”
BAŞKAN – Değerli arkadaşlar, toplantımıza saat 21.15’te başlamak
üzere ara veriyorum.
Kapanma Saati: 20.17
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 115
Stenograf :
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 21.17
BAŞKAN : Mustafa ŞENTOP (İstanbul)
BAŞKAN VEKİLİ: Reşat PETEK (Burdur)
SÖZCÜ : Abdurrahman ÖZ (Aydın)
KÂTİP: Muhammet Emin AKBAŞOĞLU (Çankırı)
(Oturum, Sözcü Abdurrahman Öz tarafından açıldı)
----- 0 ----BAŞKAN – Anayasa Komisyonumuzun değerli üyeleri, toplantımıza
kaldığımız yerden devam ediyoruz.
3’üncü maddeyi okutmuştu k.
Sayın Başaran’ın söz talebi var.
Sayın Başaran, buyurun.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Teşekkür ederim.
Arkadaşlar, ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, 2’nci maddede konuşamadığım için Başkanlık Divanına
teessüf ediyorum. Hani daha ağırını söylemek istemiyorum açıkçası çünkü
şöyle
bir
durum
söyleyecektim,
var:
belki
Ben
hepinizi
konuşacaktım,
ikna
belki
edecektim,
çok
belki
muhteşem
2’nci
şeyler
madde
geri
çekilecekti, bence yani bu çok… Bir de ön yargılı bir bakış açısı ve duruştu. O
açıdan,
umarım
önümüzdeki
çalışmalarda
bu
tarz
uygulamalara
maruz
kalmayız çünkü ben teamülü delmek istemedim, onu da açıklayayım; benim
zaten söz talebim vardı, gerekçede konuşmak istemiyordum ya da önerge
üzerinde, kendi söz talebim üzerine özellikle 2’nci mad dede konuşmak
istiyordum çünkü bu tasarının en önemli maddelerinden biriydi 2’nci madde.
Muhalefetin sözünü tamamen kesen, muhalefetin zaten kısıtlı imkânlarla olan
kendini ifade etmesinin önünü kapayan maddelerden birinin daha aslında
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 116
Stenograf :
değiştirilmesi, muha lefete işte, “Siz susun, biz her şeyi düşünüyoruz, biz sizin
yerinize de düşünüyoruz, size oy verenler yerine de düşünüyoruz, size oy
verenler ve sizin yerinize de karar veriyoruz .” demekti, aslında az önceki
uygulama da biraz buydu. O açıdan, ben hem 2’nc i madde üzerinde hem de
3’üncü madde üzerinde tekrar konuşmak istiyorum. Yani olur da belki yine
fikrinizden vazgeçersiniz, olur ya hani böyle bir ışık yanar kafanızda, dersiniz
ki: “Ya, doğru söylüyorlar, bir gün de muhalefeti dinleyelim yani bize belki
doğru bir şey söylüyorlar.” Biraz o kendi öz güveninizden de vazgeçersiniz
belki diyorum bu konuşmalarımla.
Evet, arkadaşlar, dediğim gibi, ben hem 2’nci hem de 3’üncü madde üzerinde
konuşmak istiyorum. Yani aslında
ben Meclisin çalışma stili açısından
zamanla ilgili bir probleminin olduğunu açıkçası düşünmüyorum. Yani birçok
arkadaşımız
konuştu,
benden
daha
tecrübeli,
daha
bilgili,
bu
konuda
akademik kariyer yapan, profesör unvanında arkadaşlarımız bu konuyla ilgili
konuştu. Ben bütün hepsine katılıyorum am a birkaç ekleme daha yapacağım
sadece.
Ben bizim Meclis açısından zamanla ilgili bir problemimizin olduğunu
düşünmüyorum,
bence
genel
sıkıntı
iktidarların
kafa
karışıklığından
kaynaklanıyor. Şöyle bir örnekle açıklayayım: Yaklaşık -tam net tarihini
hatırlamıyorum ama- bir buçuk sene önce falandı galiba, AB uyum yasaları,
vize muafiyetiyle ilgili olarak biz birkaç gün boyunca o kadar hızlı bir şekilde
çalıştık ki sürekli bir şekilde o kanunları yetiştirmemiz gerekiyormuş gibi bir
hızla iktidar sürekli baskı yapıyordu, “Bu kanunu geçirelim. E, hadi geçirelim.
Bu yasayı da geçirelim. İşte, vize muafiyeti geliyor.” gibi, yangından mal
kaçırır gibi vize muafiyetiyle ilgili yasaları çıkardılar ama son iki yasa kaldı
çünkü o arada biz Avrupa Birliğine rest çekmişt ik, “E, siz bizi kabul
etmiyorsanız biz sizi hiç istemiyoruz.” demiştik ve politikamızı değiştirmiştik.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 117
Bence işte, temel sıkıntısı iktidarların bu, her gelen iktidar kendi ideolojisini
devlet ideolojisi hâline getirmeye çalışıyor, bunun üzerinden de her g ün
yasalar çıkarıyor.
Bakın,
ben
avukatım,
her
gün
kanunlarda
ayrı
ayrı
değişiklikler
görüyoruz. Artık kanun değişikliklerini takip etmek gibi bir durumumuz yok. Bir
kanun şöyle basılı hâle gelir ama biz bu basılı hâle gelen kanunların yanında
her
gün
yasaların
bilgisayardan
içerisine
çıkartılan
atılmış,
nerede
kanun
paketlerini
çıkarıyorduk,
torba
bulacağımızı bilemediğimiz kanunları
çıkartıyorduk. Bazı kanunların 10 defa değiştirildiğini biliyoruz. Yani daha
fazla avukatlık yapan arkadaşlar bilir, artık değişiklik ne zaman yapıldı, niye
yapıldı, neye göre yapıldıyı takip etme durumumuz bile yoktu, mahkemede
öğrenen hâkimler vardı. Biz diyorduk ki: “Sayın hâkim, evet, siz eski kanunu
söylüyorsunuz ama geçen hafta o kanun değişti.” Hâkim de şunu söylüyordu:
“Ama bir ay önce de değişmişti bu kanun.” Yani dediğim gibi, bu, iktidarların
kafa karışıklığıyla ilgili bir mevzu. İki yıl önce çözüm süreci varken birçok
iyileştirme yapılacak diye bazı kanunlar çıkarıldı. İnsan hak ve özgürlüklerini
kısıtlamanın ufak d a olsa önünü açmak için, o kısıtlamaların bazılarını
kaldırmak için, işte, galiba taş atan çocuklarla ilgili de bir kanun çıkarıldı ve
benzeri birçok kanun çıkarıldı ama sonra süreç tepetakla olunca bu sefer hak
ve özgürlükleri nasıl daha fazla kısıtlarız diye her gün yine burada, Mecliste
mesai yapmaya devam ettik.
Bakın, bence asıl şurada araştırmamız gereken, dönüp bakalım, ne
kadar yasa çıkarılıyor, bu yasalar neye göre çıkarılıyor, kimin isteğine göre
çıkarılıyor, hangi konjonktürel duruma göre çıkarı lıyor, bunun üzerinden
bakarsak emin olun, zaman tasarrufu yapmamıza gerek yok, muhalefetin
sesini de kesmemize gerek yok.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 118
Stenograf :
Bakın, arkadaşlarımız birçok konuya değindi ama ben hani muhalefetin
işin fiziki boyutunda da olması gereken bir kurum olduğunu düşü nüyorum.
Çünkü eğer iktidar tez ise bunun antitezi muhalefettir. Yani siz bir şey
söylersiniz,
sonucunda
bunun
asıl
karşısında
demokratik
biz
başka
ülkelerde
bir
olması
şey
iddia
gereken
ederiz,
bunun
bunun
sentezinin
oluşması gerek. Ama siz diyorsunuz ki: “Hayır, biz teziz ve sonuç, sentez de
bizim tezimiz olacak, bunun haricinde hiçbir görüşü, hiçbir öneriyi kabul
etmiyoruz.”
Bu
öneri
ve
bu
görüş
bir
topluluğu,
bir
zümreyi
firavunlaştırmaktan başka bir şey değil, firavunlaştırmaya götürür, onun
haricinde demokratik bir ülke, demokratik bir sistem kurmanın önünü açacak
bir şey değildir ve benim her konuşmamda ısrarla söylediğim bir şey var
arkadaşlar, bizim öncelikle demokrasinin ne olduğunu konuşmamız gerekiyor.
Eğer
siz
demokrasiyi
“Ben
yaptım,
oldu.”
üze rinden
anlarsanız
doğru,
kendinize göre çok demokratsınız ama bize göre değilsiniz. Bakın, on yıl
önce, on beş yıl önce karşısında durduğunuz bütün uygulamaları bugün
kendiniz yapıyorsunuz, bugün mazlumken yarın mazlumlara zulmeden tarafta
duruyorsunuz. Onun için biz, sizi sizden de koruyoruz arkadaşlar. Sizi sizin
iktidarınızdan, sizi sizin egonuzdan korumaktır da bizim görevimiz. Bundan
emin olabilirsiniz. Yani bizim burada işte, bir şeylerin önünü tıkayalım, Meclis
çalışamaz hâle gelsin gibi bir niyetimi z yok. Arkadaşların birçoğu ifade etti, o
gelen yasa tasarıları ya da gelen araştırma önergelerinin birçoğunun toplum
tarafından ne kadar istenildiğini, toplumun ne kadar ihtiyaçlarına cevap
olduğunu hepimiz gördük. Siz de vicdani olarak rahatladınız. Orad a insanlar
gelsin,
on -on
beş
dakika
konuşsun.
Niye
bu
kadar
kendinizden
korkuyorsunuz? Ve bence bir şey daha var, bence siz ikna edilmekten de
korkuyorsunuz arkadaşlar, ikna edilmek istemiyorsunuz, “Aman muhalefet
konuşursa doğru toplumu ikna edebilir.” di yorsunuz ama bir de sizi ikna
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 119
Stenograf :
edebilir, belki sizin o vicdanlarınıza seslenebilir, belki kafanızda kurduğunuz
temel o kemikleşmiş düşüncelerinizi de değiştirebiliriz, bence bundan da
korkuyorsunuz,
muhalefetin
sizin
düşüncelerinize
nüfuz
etmesinden
korkuyorsunuz. Ama korkmayın, bence eleştirilmek, eleştiri almak, dönüşmek,
o da dediğim gibi, fiziksel bir şeydir yani bir insan da doğadaki herhangi bir
şey de bir varlık da ilk dünyaya geldiği gibi kalmaz, sürekli değişim ve
dönüşüm
içerisinde
olur,
bu
fiziğin
kuralıdır,
bu
fiziğin
kuralına
karşı
duramazsınız. Bırakın, sizi değiştirelim, dönüştürelim, geliştirelim, bundan
korkacağınız bir şey yok. Bence bu egonuzdan da, hani o egolarınızı da biraz
kırıp bizi de biraz dinleme zahmetine girin.
Arkadaşlar, şimdi, arkadaşlar da yine dediğim gibi, defaten dile getirdi
yani dışarıda bir OHAL süreci var, bence bu İç Tüzük’le beraber Meclisin
içerisinde de bir OHAL ilanıdır. Yani şu anda bu Parlamentonun 12 milletvekili
tutuklu, 11’i HDP, 1’i de CHP olmak üzere bu Parla mentonun 12 milletvekili
tutuklu. İki gün önceki kanun hükmünde kararnameyle binlerce insan işinden,
aşından edildi. Şu anda, bu saatlerde biz İç Tüzük’ü konuşurken insanlar,
insan hakları savunucuları İstanbul Adliyesinde ifade veriyorlar ve büyük bir
saçma yaftalamayla, ajan suçlamasıyla insanlar orada if ade vermeyi bekliyor.
Yine, onlarca belediyeye kayyum atanmış durumda. İşte, böyle bir koşulda biz
İç Tüzük konuşuyoruz. Ama bir de dediğim gibi, bence Mecliste de bir OHAL
ilanına ihtiyacı demek ki varmı ş iktidarın Mecliste de OHAL ilan ediyor.
İnsanlar dışarıda konuşamıyor, insanlar sosyal medya üzerinden yaptıkları bir
paylaşım nedeniyle cezaevlerindeler. Şimdi diyorsunuz ki orada hallettik,
insanları bir şekilde susturmayı başardığınızı zannediyorsunuz , işte, insanlar
cezalandırma
yöntemleriyle,
cezalandırmayla,
korkutmayla
susturulmaya
çalışılıyor. Bu sef er Mecliste de aynı yöntem uygulanmak isteniyor. Ne
olacak? Mecliste eğer biz sizin düşünceniz haricinde, sizin ortaya koyduğunuz
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 120
Stenograf :
perspektif dışında b ir tanımlama yaparsak eğer o tanımlamanın karşısında
para cezasına çarptırılıyor ya da kınama cezası veriliyor. Yani öyle bir Meclis
ki, bir yasama organı, kendisini kendi ifade özgürlüğünü koruyamayacak bir
Meclis, bir yasama organı bu halka nasıl daha de mokratik bir ortam sunabilir
ki ya da nasıl insanların ifade özgürlüğünü koruyabileceğini savunabilir ki,
bunu savunamaz arkadaşlar. Yani siz bize diyorsunuz ki -şimdilik bunu
diyorsunuz yani birkaç gün sonra bir adım daha ileriye gideceğinizi biliyoruz
çünkü adım adım gelişen bir durum - bugün: “Düşünün ama söylemeyin.” İki
gün sonra ne olacak? “Düşünmeyin.” mi olacak? “Hiçbir şey düşünmeyin,
sadece bizim istediğimiz şekilde düşünün.” mü olacak? Bunun başka bir
açıklaması yoktur. Biz sizden farklı olduğumuz için zaten bu sıralardayız,
muhalefet sıralarındayız. Eğer sizinle aynı düşünceyi paylaşıyor olsaydık,
sizinle aynı perspektifle aynı paradigmayı savunuyor olsaydık o zaman
Mecliste iktidara, muhalefete, A partisine, B partisine ihtiyaç olmazdı, hepsi
tek parti çerçevesinde toplanır, buna göre siyaset yürütürdü ama ondan
demokrasi
çıkar
mıydı?
Çıkmazdı
arkadaşlar.
Gelsin,
bütün
anayasa
hukukçularını getirelim buraya, bütün doktrini araştıralım, böyle bir demokrasi
tanımı
olamaz.
bizdensiniz
Topluma
ya
Siz
diyorsunuz
konuşamazsınız.
yaptığınızı
bugün
ki:
Ya
halkın
“Ya
bizd ensiniz
bizdensiniz
iradesine,
ya
ya
yoksunuz.
Ya
cezalandırılırsınız.”
Meclise
de
yapmaya
çalışıyorsunuz, bunun da kabul görmesini bekliyorsunuz. Peki, bunun Orta
Çağ uygulamalarından ne f arkı var, bir bana söyleyin. Orta Çağ’da da aynı
şeyi yaptılar. Orta Çağ’da insanlara, kadınlar hekimlik yaptığı için “cadı”
dediler, kadınları diri diri yaktılar. Yine Orta Çağ’da Galileo dünyanın yuvarlak
olduğunu iddia etti ama kilise “Yok, dünya yuvarl ak değil, köşesine giderseniz
düşersiniz.” diyordu. E, eğer Galileo cesaretli olmasaydı, her şeye rağmen,
engizisyonda
yargılanmaya
rağmen,
cezaya
rağmen
bu
düşüncesini
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 121
Stenograf :
savunuyor olmasaydı belki biz hâlâ köşesinden düşeceğimiz bir dünya
tasavvur ediyor olu rduk, hâlâ köşesine gitmekten korktuğumuz bir dünyayı
düşünürdük.
Ama
uygulamaları
cesaretli
getirin,
yine
insanlar
her
cesaretli
zaman
insanlar
çıkar.
çıkacak,
Bakın,
yine
siz
bu
insanlar
düşüncelerini söyleyecek, cezalandırmaya rağmen söyleyecek, kısıtla maya
rağmen söyleyecek ama bu ülke yüzyıl geriye gitmiş olacak, bu ülke
Avrupa’nın Orta Çağ’ını 21’inci yüzyılda yaşamak zorunda kalacak. Eğer buna
siz “Tamam.” diyorsanız diyecek bir şey yok. Zaten -elhamdülillah - bütün
dünyaya rezil olmuş durumda Türkiye . Yani bakın, Guantanamo’yu övünür
durumdayız arkadaşlar, böyle bir şey yok. Guantanamo, Birleşmiş Milletler
tarafından
bütün
dünyada
kamuoyunda
en
büyük
işkencelerin
olduğu
söylenen bir yerdir. Biz kalkıp bugün o uygulamaları nasıl savunabiliriz? Eğer
o uygulamaları savunuyorsak, tabii ki dünya kalkıp Türkiye’nin demokratik
olmadığından söz edecek, tabii ki Avrupa Birliği “Sizi almam.” diyecek. Biz
meydanlarda
idam
taleplerine
“Gelsin,
tamam.”
dersek,
her
gün
idam
naralarını dinlersek tabii ki Avrupa bizi istemeyecek. E, bunun karşısında biz
söz söylediğimiz için de cezalandırılacağız; oldu, tamam, biz de bunu kabul
edeceğiz. Eğer böyle zannediyorsanız yanılıyorsunuz.
Ama dediğim gibi, vallahi, biz sizi de koruyoruz, hepinizi koruyoruz,
farklı düşünceleri koruyoruz. Bu Mecliste bir sürü düşünceden insan var. Bu
Mecliste Ermeniler var mesela, onlar Ermenilerle ilgili olayı farklı yorumluyor,
tarihçiler de farklı yorumluyor, bir sürü yorum şekli var. Biri çıkıp bir
düşünceyi ifade ederse, bunun karşısında cez alandırılırsa biz nasıl bir
gelişmeden söz edeceğiz, insanlar nasıl tartışacak bunu? Tarihçiler tartışsın
dışarıda, milletvekilleri içeride tartışmasın. Milletvekilleri “Dersim katliamı”
diyemeyecek ama. Dersim’de binlerce insan katledilmiş olacak ama geli p
burada insanlar “Dersim” ya da “Dersim katliamı” diyemeyecek. Osmanlı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 122
döneminde kayıtlarda olmasına rağmen, yine Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkiye
Büyük Millet Meclisinin kendi tutanaklarında “kürdistan” ibaresi geçmesine
rağmen, Türkiye’de “kürdistan” adı nı taşıyan bir parti olmasına rağmen
Mecliste milletvekilleri “kürdistan” diyemeyecek. Böyle bir anlayış olamaz,
böyle bir anlayışla ileriye de gidilemez. Bir defa başlangıç yanlış. Sürekli aynı
şeyi söylüyoruz. Bakın, başladığınız nokta yanlışsa varacağın ız sonuç da
yanlış olacak, buradan başka bir şey beklemeyin. 2+2=4, 5 çıkarabiliyorsanız
diyecek bir şeyim yok ama siz sürekli 2+2’den 5 çıkarmaya çalışıyorsunuz,
bütün politikalarınız bunun üzerine kurulu.
Şimdi, bu Komisyon salonu çok şey gördü. Bu Komi syon, iki yıllık süreç
içerisinde en fazla ihlalin olduğu komisyon olarak konuşuluyor. Bir, bu
Komisyonda, bu odada milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırıldı. İkincisi, bu
Komisyonda, yine bu salonda bir Anayasa değişikliği, bir rejim değişikliği
yapıldı; ülkenin kaderini tamamen değiştirecek, ülkenin bütün kaderini tek bir
kişinin eline verecek bir Anayasa değişikliği yapıldı. Bugün bir adım daha
ileriye götürüyorsunuz, diyorsunuz ki: “Biz Meclisin kapatılmasını istiyoruz.”
Tamam, kapatın, şu anda zaten fiiliyatta hiçbirimizin, hiçbirinizin söz hakkı
yok. Yani kimse bana şeyden söz etmesin, “Biz bu kanunları biliyoruz, bu
kanunları bildiğimiz için getiriyoruz, bunu destekliyoruz.” demeyin; böyle bir
şey yok zaten ama diyorsunuz ki: Var olan fiilî yapıyı da bitirelim, Meclisin
kapısına kilit vuralım.
Biz diyoruz ki: Mecliste temsilî demokrasi bile yetersiz, bunun daha
radikal bir şekilde başka bir sisteme dönüşmesi gerekiyor. Biz bu tezi
savunurken, siz “Hayır, tek bir kişi hepimizle ilgili karar verebili r.” diyorsunuz.
Ama arkadaşlar, bir yıl sonra, iki yıl sonra, üç yıl sonra, beş yıl sonra Diyarbakır’da o Diyarbakır Cezaevinin nasıl müze olması konuşuluyordu ya bu salon utanç müzesi olacak, Türkiye’nin bütün utançlarının konuşulduğu ve
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 123
Stenograf :
ona onay veren yer olarak, Meclisin kapısına kilit bile vurulsa burası utanç
müzesi olarak kalacak; bundan hepiniz emin olabilirsiniz.
Ama bu yol, yol değil. Dediğim gibi, sizden, hepinizden daha az şey
biliyor olabilirim, hiç “Ben çok biliyorum.” demem ama bir gün olsu n, birazcık
bizi dinleyin. Dönün, daha on beş yıl önceki hâlinize bakın, iktidar olmadan
önceki hâlinize ve çabalarınıza bakın ve bugünkü politikalarınıza bakın,
aradaki uçurumu görün, kendinizle yüzleşin. Bakın, muhalefet, iktidarın
aynasıdır
arkadaşlar.
Siz
kendinizi
görmüyor
olabilirsiniz,
hatalarınızın
farkında olmayabilirsiniz ama sürekli, bizim söylediklerimize kulak tıkayarak
çözüm
bulamazsınız.
Biraz
bizi
dinleyin.
Aynanız
biziz,
muhalefettir.
Demokrasi böyle bir şeydir.
Evet, şimdi, ben aslında bu süreç içerisinde biraz 2’nci maddeden söz
etmek istedim yani muhalefete yapılmak istenen durumla ilgili. Bir de 3’üncü
madde diye bir maddemiz var. Aslında bence bu İç Tüzük’ün tamamı geri
çekilse hepiniz açısından daha hayırlı olacak da bir bakalım, birbi rimizi ikna
edebilecek miyiz?
3’üncü maddede de gelen… Kırkyılda bir bir milletvekili bir yasa teklifi
getirebiliyor Meclise, kırk beş gün incelenmezse eğer o yasa teklifi Mecliste
görüşülebiliyor.
“Hayır,
yasa
tasarısı
sunmak
sadece
bizim
tekelimizde
olacak, teklif sunmak sadece iktidarın tekelinde olacak.” diyorsunuz. Lütfedip
“Haftada bir bir milletvekili bunu yapabilir.” diyorsunuz. Böyle bir demokrasi
anlayışınız var zaten sizin. Yani hesapladığınız süre on dakika mı? On
dakikayla neyi kaybediyoruz? Ne kaybedeceğiz ya da ne kazanacağız? On
dakika, on beş dakika, yarım saat olsun; bir milletvekili geliyor, orada bir
kanun tasarısı ya da önergesi üzerinde konuşuyor diye bu Meclis çalışamaz
bir hâlde mi? Değil. Mesele o değil. Mesele, dediğim gibi, nasıl k i sistemi tek
kişinin eline verdiniz, tek adam rejimi hâline geldi, şu anda bütün Meclisi de
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 124
Stenograf :
tek tipleştirme harekâtıdır bu, başka bir adı yok bunun. Hepimiz tek tip
olacağız, hepimiz sizin gibi düşüneceğiz. E, ben sizin gibi düşünmüyorum,
buna engel olabi lir misiniz? Hayır. Tamam, söylememe engel olabilirsiniz,
onun
önünde
durabilirsiniz
ama
nereye
kadar
benim
düşüncemi
engelleyebilirsiniz? Ben düşünmeye devam ederim ve bir gün gelir, bu
düşünen insanların sesleri daha da yüksek çıkar.
Siz insanların düşü ncelerini ifade etmelerini engellerseniz toplumsal
kaosu getirmekten başka bir sonuç çıkmaz bundan. İnsanlar gelip kendini
ifade edecekler. İnsanlar kendi iradeleri, kendi seçtikleri vekiller üzerinden
kendi düşüncelerinin Mecliste ifade edildiğini görecek . Bunu görmezse nasıl
bir yönteme başvurur? ”Çözüm bulamıyoruz .” diye sokaklara mı dökülsün
insanlar?
Ne
yapsınlar,
nasıl
ifade
etsinler
kendilerini?
İnsanlar
basın
açıklaması yapamıyor OHAL’den, yürüyüş yapamıyor; ne yapsın insanlar? E,
Meclisi
de
siz
böyle
çalışamaz
hâle
getirdiniz,
milletvekilleri
de
konuşamayacak. E, zaten 12 milletvekili içeride, zaten biz her gün tutuklanma
tehlikesiyle ya da tutuklanma tehdidiyle yüz yüzeyiz. İşte geçen bir hafta
içerisinde 3-4 arkadaşımızla ilgili hüküm verildi. Böy le bir sistem içerisinde
insanlar kendini ifade edemezse ne olur? Kaos olur arkadaşlar, kaos.
Bakın, biz size 15 Temmuz darbesi öncesinde de söyledik, ben de
söyledim, gruptaki bütün arkadaşlarımız da defaatle söyledi; “Eğer bu ülke
demokratikleşmezse her zaman darbe tehlikesiyle karşı karşıya kalır.” dedik,
hâlâ
diyoruz.
Bu
ülkeyi
tek
bir
şey
kurtarır.
Bu
İç
Tüzük’le
biz
ne
kazanacağız? Hiçbir şey. Ya da bu Anayasa değişikliğiyle ne kazandık? Hiçbir
şey. Bu ülkeyi tek bir şey kurtarır, demokratikleşme, ha lkların birbiriyle
barışını sağlama; başka bir şey yok. Siz bir halkın dilini “X” diye geçirirseniz
bu insanlar kendilerini nasıl ifade etsinler? Fark etmez hangisi olduğu, bütün
diller açısından böyle bu. Bir halkın…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 125
BAŞKAN – Sayın Başaran, toparlar mısın ız lütfen.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Benim diğer maddeden de kalan
sürem vardı Başkan.
BAŞKAN – Sayın Başaran, lütfen toparlar mısınız.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Toparlayacağım.
BAŞKAN – Peki, sağ olun.
AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) – Şimdi, bu insanlar ı siz hiçbir yerde
kendilerini ifade edemez hâle getirirseniz bu insanlar ne yapacak, bence bunu
düşünün. Bakın, ben bir film önermiştim, tekrar öneriyorum, zeytinin hikâyesi
vardı, bence onu izleyin. Siz zeytini yasaklarsanız insanlar başka yollara
gider, bunu bir düşünün.
Evet, arkadaşlar, bir de ben aslında belki hepinize gelmiş olan bir kitabı
göstermek istiyorum, parti sözcümüz Sayın Ayhan
Bilgen galiba bütün
gruplara, bütün milletvekillerine gönderdi. “Gereği Düşünüldü: Açık Mektup”
diye bütün millet vekili arkadaşlarımıza gönderildi diye düşünüyorum. Yani şu
anda bir milletvekili arkadaşımız tutuklu, bizim parti sözcümüzdü. Bugün
burada kendi düşüncesini ifade etmesi gerekirken… Bence hepiniz aynı şeyi
düşünüyorsunuzdur, Sayın Bilgen burada olsaydı be nce hepiniz açısından
büyük bir kazançtı, hepinizin ufkunu açacak çok güzel şeyler söyleyebilirdi.
Bunu iktidardan muhalefete hiç kimsenin reddetmeyeceğine inanıyorum, en
azından bu kadar vicdanlı olduğunuzu düşünüyorum bu konuda, onun bilgisi
ve düşünceleri açısından. Burada olsaydı belki şu anda bu ortam bambaşka
bir şey olurdu. Bir kitap yazmış ama cezaevinden “Görülmüştür.” ibaresini
taşıyan bir kitap bu. Ben son, bu kitaptan o yoksa bile onun adına birkaç
cümleyi
buradan
okumak
istiyorum.
O
burada
olma yabilir
ama
kendi
ifadeleriyle birazdan okuyacağım gibi, kimin özür olmadığını biz bilemeyiz.
Bazen özgürlük dışarıda olmak değildir. Bazen nerenin özgürlük getirdiğini
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 126
bilemeyiz. Onun için ben onun birkaç cümlesini okuyup bitireceğim ama
umarım, dediğim g ibi, bazen muhalefeti dinlersiniz. Dinlemek iyidir, birbirini
anlamak
da
iyidir.
“Özgürlük
demir
kapıyla,
dört
duvarla,
tel
örgüyle,
penceredeki parmaklıklarla engellenebilecek bir şey değildir. Zihinde, yürekte
başlar özgür olma iddiası. Özgür olmayanın n e inancı olur ne ahlakı ne de
aklı. Ben özgür olduğuma inanıyorum, en azından öyle olmaya çalışıyorum.
Özgür olmayan biz değiliz; koltuklarını, rozetlerini kaybetme korkusuyla
bildiği gerçeği söylemeyenler, inandıkları gibi hareket etmeyenler, tehlikeyi
gördüğü hâlde kafalarını kuma gömmeyi tercih edenlerdir. Ne diyelim, cezaevi
tabiriyle ‘Allah kurtarsın.’ ‘Baskının arttığı ortamlarda mizah gelişir.’ diye
boşuna dememişler. Onun için bazen gülmek, gülüp geçmek en devrimci
eylem kabul edilir. Meşhur fıkradı r; papağan, sahibinin hoşuna gitmeyen sözü
tekrarlamaktan men edilince meramını iki kelimeyle anlatmaya devam etmiş:
‘Anlarsınız ya.’” İşte, arkadaşlar, siz o Meclis kürsülerine bizim kendi ortak
tarihimizdeki bütün cümleleri de yasaklasanız, biz o Meclis kürsüsüne bütün
paralarımız –hani paraya bağladınız ya - bitse bile çıkar deriz ki: “Anlarsınız
ya.” Bunu deriz, emin olun ki deriz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ederim.
BAŞKAN – Sayın Başaran, ben teşekkür ediyorum.
Söz sırası Sayın Murat Em ir’de.
Sayın Emir, buyurun.
MURAT EMİR (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de 3’üncü maddeyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum.
Şimdi, bu madde son derece sakıncalar içeren bir madde. Öncelikle, ne
getiriyorsunuz bu maddeyle? Tasarı ve tekl ifler komisyonda görüşülemiyorsa
kırk beş gün içerisinde, sahibinin istemi üzerine Genel Kurulda beş dakika
görüşülecek, beş dakika da o konuda bir başka milletvekili konuşacak, hepsi
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Kayıt: Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
bu.
sahibi
konuşacak,
daha
konuşacak.
Teklifin
milletvekili
Milletvekilinin
tek
başına,
Uzman : ……………….Sayfa: 127
Stenograf :
bir
de
o
Şimdi,
müstakilen,
teklifin
bu
sahibinden
bir
engellenmeye
grubuna
bağlı
başka
çalışılıyor.
olmaksızın
görev
yapmasının önü tıkanmaya gayret ediliyor. Aslında, bu teklifin bütününü
incelediğimizde,
temel
amacın
milletvekillerinin,
muhalefetin,
iktidar
milletvekillerinin, her kim olursa ama söz talep eden, söyleyecek sözü olan
kim varsa onun sesini kısmak, sesini boğmak, söz hakkını yok etmek üzerine
çalışıldığı ortada.
Sanki açmışlar,
bakmışlar, maddeleri bir bir gözden
geçirmişler, nerede muhalefetin konuşabileceği, nerede sesini duyurabileceği
bir beş dakika, iki dakika, üç dakika varsa bunu yok etmeye gayret etmişler.
İşte, bu da onlardan birisi.
Getirilen düzenlemeyle deniyor ki: “Her hafta salı günü ayrı bir siyasi
parti grubundan bir milletvekili bu hakkı kullanabilir ve bir milletvekili de bir
yasama yılında ancak bir kez bu hakkı kullanabilir.” “Peki, niye böyle bir yola
gidiliyor, ihtiyaç nedir?” diye gerekçeye bakıyorsunuz, gerekçede diyor ki:
“Aynı
gruba
mensup
milletvekil i ya
da
milletvekillerinin
bu
uygulamayı
istismarının önüne geçilmesi.”, amaç buymuş.
Şimdi,
bir
defa
milletvekilinin
kim
olduğunun
üzerine
bir
kafa
yormamızda fayda var. Elbette milletvekili sıklıkla bir siyasi partinin üyesi ve
bir Meclis grubunun üyesi ama her zaman böyle olmak zorunda değil.
Bağımsız milletvekilleri var veya grup kuramamış milletvekilleri var. Bunun
ötesinde, grubu olan bir milletvekili açısından da yine her zaman grubuyla
beraber hareket etmesi, grubuna bağımlı olması beklenemez. Bili yorsunuz,
Anayasamız
gereğince
her
milletvekili,
seçildiği
bölgenin
değil,
tüm
Türkiye’nin temsilcisidir ve yine Anayasamızın kimi maddelerdeki sözüne ve
de ruhuna baktığınız zaman, milletvekilinin tek başına görev yapması asıldır,
kendi iradesiyle görev yapacaktır. Kimi konularda grup kararı almanın olanağı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 128
Stenograf :
yoktur, kimi konularda milletvekilinin kendi teklifini veya milletvekillerinin
teklifini
getirmesi
beklenir.
Dolayısıyla,
buradan
anlamamız
gereken,
milletvekilinin Meclisin temel birimi olduğudur, teme l yapı taşı olduğudur ve
grup
önerisinden
veya
başka,
İç
Tüzük’ten
kaynaklanan
haklarının
da
ötesinde, tek başına kullanması gereken hakları olmalıdır ve bu düzenlemeyle
bir
defa
bu
hak
açıkça
ihlal
edilmektedir.
Milletvekilinin
tek
başına,
önemsediği bir konuda teklif vermiş bir milletvekilinin bu konu hakkında
Meclisin gündemini beş dakika işgal etmesi fuzuli bir işlem, bir uygulama gibi
düşünülmemelidir. Bunun düşünülüyor olması da son derece antidemokratik
bir uygulamadır ve milletvekilinin saygınlığını da hiçe sayan bir uygulamadır.
Şimdi,
tekrar
gerekçeye
dönelim.
“İstismarın
önlenmesi”
deniyor.
“İstismar nedir?” diye bakarsanız –ben sözlüğe de baktım “Acaba yanılıyor
muyum?” diye - istismar “çıkar sağlamak, sömürmek, kötüye kullanmak”
anlamına geliyor . Şimdi, bir defa bu son derece yanlış bir sözcüktür, bunun
değiştirilmesi lazım. Niye? Çünkü bir milletvekili veya bir partiye, bir gruba ait
milletvekilleri kanunun, İç Tüzük’ün hükmü gereğince teklif vermişler, süresi
içerisinde
beklemişler
ve
bu
37’nci
maddeden
yararlanma
olanağını
bulmuşlar. Bunların hepsi hukuka uygun. Bu niye suistimal olsun? Yani, bir
kişinin veya bir gruptan birkaç kişinin bu hakkı kullanıyor olması niye istismar
sayılsın, niye kötüye kullanmak olsun? Bu kabul edilemez bir şey. Biz im
milletvekilimiz Sayın Sezgin Tanrıkulu da görevini yapmış, sorumlu bir
milletvekili olarak çok sayıda kanun teklifi vermiş ve buradan kaynaklanan
hakkını da kullanıyor. Üstüne üstlük -kendisi burada olmadığı için bunu ifade
etmek zorundayım - muhalefetten söz isteyen, bizim partimizden veya başka
partilerden söz isteyen herkese de bu hakkını devretmeyi de bilmiş. Yani,
burada bencilce bir tavırdan öte, muhalefetin sesini yükseltmeye dönük bir
çaba var. Bu aslında kutlanması gereken bir çabadır, önemli bir çabadır
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 129
Stenograf :
çünkü sabahtan beri oturumlarda bahsediyoruz, elbette Hükûmetin, siyasi
iktidarın
Meclis gündemini belirlemesi,
domine
etmesi,
inisiyatifi elinde
tutması olağandır, normaldir, beklenir ama “Sadece biz konuşacağız, sadece
bizim getirdiğimiz yasa ta sarısı konuşulacak, başka kimsenin beş dakika dahi
konuşmaya ihtiyacı yok, gerek yok.” denmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.
Bu Meclis, bu milletin meclisidir; siyasi iktidarın, AKP Grubunun meclisi
değildir. Dolayısıyla da muhalefetin kendi adına önemsed iği bir teklifle ilgili
olarak beş dakika konuşması çok görülmemelidir.
Peki, bunu bir istismar konusu olarak gören anlayış bugüne kadar ne yapmış?
Burayı önemsiyorum arkadaşlar. Bakın, 26’ncı Dönemde kanun teklifleri ne
kadar verilmiş, hangi grup ne kada r vermiş? Ben merak ettim, baktım. Bunlar
Kanunlar
Kararlardan
alınmış
sarih
rakamlardır.
AKP
Grubu
onca
milletvekiline rağmen yani 317 milletvekiline rağmen 34 kanun teklifi vermiş,
MHP Grubu 252 kanun teklifi vermiş, HDP Grubu 99 kanun teklifi vermiş, CH P
Grubu –sıkı durun - 1.394 kanun teklifi vermiş. Neymiş? Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu kanun teklifi verme konusunda çalışkanmış. Peki, şimdi AKP’li
milletvekillerinin tembelliğini, görevini ihmal etmesini, çalışmamasını, yasa
teklifi hazırlamamasını, yasa teklifi hazırlamak yerine, tasarılarla hükûmetin
yani bürokrasinin çalışmasına Meclisi feda etmesini ödüllendirmek zorunda
niye oluyoruz? Bu yaptığımız uygulamayla bunu yapmış olmuyor muyuz? Her
parti grubu haftada bir gün kanun teklifi getirecekmiş. Ne m ünasebet? Biz
getirmişiz
1.394,
AKP
Grubu
getirmiş
34;
buna
hanginiz
“hakkaniyetli”
diyebilir, var mı içinizde birisi “hakkaniyetli” diyecek?
Bakınız,
dünyada
en
büyük
eşitsizlik,
eşit
olmayanlara
eşit
davranmaktır. Biz hükûmet değiliz, tasarı getirme ola nağımız yok; teklifle
geliyoruz, çalışıyoruz ve 1.394 teklif getirmişiz. Ama biz dört haftada bir, 1
Salı günü konuşacağız, AKP Grubu da onca gücüne karşın, bütün tasarıları
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 130
Stenograf :
kendi getiriyor olmasına karşın ve şimdiye kadar da koskoca 26’ncı Dönemde
34 teklif getirmiş olmasına karşın ayda 1 defa konuşacak, bizim kadar. Buna
da “eşitlik” diyeceksiniz, döneceksiniz gerekçeye de “istismarın önlenmesi”
diyeceksiniz.
Buna
uygulamadır.
kargalar
Üstelik
bile
şundan
güler
da
arkadaşlar.
adım
gibi
Bu
çok
e minim:
haksız
bir
Bunu
da
kullanmayacaksınız. Biz onu alt komisyonda sorduk, şimdi de soralım, bu
teklif sahiplerine soralım: Peki, Meclis grubu… Olsalardı soracaktık diyelim
çünkü sahipleri de yok burada. Bir Meclis grubu bu hakkını kullanmaktan
imtina
ederse
ne
ola cak?
Yani,
Meclisi
böylesine
değersizleştirmeye,
böylesine işlevsizleştirmeye kimin hakkı var? Kanuna yazacaksınız her hafta
biri getirecek, ondan sonra AKP getirmeyecek, MHP çok büyük ihtimalle
getirmeyecek, ondan sonra, bizim her hafta kullandığımız hakk ımız dörtte 1’e
düşecek bunca çalışıyor olmamıza rağmen ve üstelik elimizde başka bir
olanak
kalmamış
olmasına
rağmen,
buna
da
“istismarın
önlenmesi”
diyeceksiniz. Anayasa Komisyonu gibi teknik bir komisyonun, bu kadar
hukukçulardan oluşan bir komisyonun b öylesine açık bir eşitsizliği, haksızlığı
bu
kadar
göstere
göstere
yapmasını
ben
içime
sindiremiyorum,
bunun
düzeltilmesi lazım.
Bunun ötesinde arkadaşlar, bir nokta daha var; bir milletvekili bir
yasama döneminde en fazla 1 defa getirecek. Neden? Yani, b unun bir anlamı
olması lazım. Ne hakla? Adam teklif ini getirmiş, çalışmış, sırasını beklemiş,
kanunun, İç Tüzük’ün gereğini yerine getirmiş; “Yılda 1 defa getirebilirsin.”
Neden?
Bu
sorunun
cevabı
da
yok.
Dolayısıyla
bu
aslında
Meclis
çalışmalarını yersiz gören, muhalefetin konuşmasını istemeyen, muhalefetin
sesini boğan ve Meclisi parça başı çalışan, fabrikasyon usulü çalışan, yapboz
yasalarını yapan ve kaliteden çok niceliği önemseyen ve Meclisi küçümseyen
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 131
bir anlayışın uzantısıdır. Dolayısıyla, bu 37’nci maddenin mutlaka bu dediğim
çerçevede düzeltilmesi gerekiyor.
Saygılarımla arz ederim.
BAŞKAN – Sayın Emir, teşekkür ediyorum.
Söz sırası Sayın Tanal’da.
Sayın Tanal, buyurun.
MAHMUT TANAL (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Değerli Başkan.
Değerli milletvekilleri, Değerli Meclis Başkan Vekili; hepinizi saygıyla,
hürmetle selamlıyorum.
Şimdi, İç Tüzük’ün 37’nci maddesinde aslında bizi susturmakla, daha
doğrusu milletvekillerinin burada susturulmasıyla bu kötülük kime yapılıyor?
Aslında bu kötülük topluma yapılıyor. Niçin topluma yapılıyor? Somut bir
örnekle konuyu anlatmak isterim: Türkiye’de şu anda organ bekleyen 250 bin
vatandaşımız var. Gerek Belçika’da gerek İran’da kişi reşit olmuşsa, akli
melekeleri yerindeyse, eğer yasaklamamışsa organları bağışla nmış farz edilir.
Bunun dinen bir sakıncasının olup olmadığı hususunda Diyanet Başkanlığına
ben Bilgi Edinme Kanunu uyarınca sordum, sakıncasının olmadığına ilişkin bu
konuda yazı da verdi bana ve bunu ilişkilendirerek böyle bir kanun teklifi
verdim, Türkiye Büyük Millet Meclisine geldi ancak 37’nci maddeye göre geldi
ve oylandı, reddedildi. Bu 24’üncü Dönemdi, 26’ncı Dönemde yeniledim yine
bunu. 24’üncü Dönemde Tülin Abla’mız vardı, profesör doktor -Sayın Aydın
Bey çok iyi bilir - Samsun Milletvekilimiz, AK PARTİ’den, dedi ki: “Ya Mahmut
Bey, böyle bir teklif verdin, ben de hekimim, hakikaten çok insani anlamda
verdiniz. Bu çok doğru. Niye bu işi reddettik?” Dedik ki: Yani onu ben bilemem
ki üstadım, siz doktorsunuz, hekimsiniz, bu konuda ben desteğinizi bek lerdim.
ama maalesef reddedildi. Yani, değerli arkadaşlarım, burada muhalefetin bu
şekilde kanun teklifleri vermesi kimin için yararlı? Aslında siyasi iktidarın da
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 132
kendi boşluklarını, yapmadıklarını en azından bu vesileyle görüp toplum
yararı için, toplumu n gelişmesi için, toplumun huzuru, refahı, mutluluğu için
bence bu gerekli, bu zorunludur yani bir milletvekilinin hatta ödüllendirilmesi
lazım, ona teşekkür edilmesi lazım. Ve burada gelişimin, hukukun önündeki
gelişimin de yollarını bu kanallarla açmış o luyoruz. Eğer biz 37’nci maddeyi
bu şekilde kısarsak gerçekten gelişimin de önünü kapatmış oluruz.
Mesela, 24’üncü Dönem en fazla kanun teklifi veren arkadaşlarınızdan
bir tanesiyim. Diyeceksiniz ki “Ya Mahmut Tanal, bunu nereden buluyordunuz,
ne yapıyordunuz?” Bir: Ben Danıştay Kararlar Dergisinin abonesiyim. İki:
Yargıtay Kararlar Dergisinin abonesiyim. Üç: Yargıtay kendi bünyesinde
Yargıtay Dergisi çıkarıyor, onun da abonesiyim. Bakın, bunlar milletvekili
olduğumuz için bize ücretsiz gönderilen dergiler değil, parayla aldığımız
dergiler. Ayrıca -tabii reklam olacak ama olsun, ne yapayım ben şimdi - burada
Ankara’da bulunan Seçkin Yayınevine, Adalet Yayınevine, Yetkin Yayınevine
gidin, deyin ki “En fazla kitap alan milletvekili kimdir?” Ben ile İyimaya’nın
dışında kimsenin adı geçmiyor arkadaşlar. Peki, durup dururken… Ben hatta
eşimle bakın… Diyor ki: “Ya arkadaş, sen bunları, kitapları ne yapacaksın?”
Gümrükten geçerken nasıl gümrük memurundan kaçak kitap sokuyorsanız ben
de evime kaçak kitap sokuyorum ar kadaşlar. Bu kitapları niçin sokuyorum?
Okuyarak, kendimi geliştirerek ben nasıl Parlamentoda verimli olabilirim?
Bunu da okurken kanun teklifleriyle pekiştirmek zorundasınız arkadaşlar.
Peki, bu kanun tekliflerini getirmekle kötü bir şey mi yapıyoruz biz arkadaşlar?
Bence buna teşekkür edilmesi lazım yani burada hem hukukun gelişiminin
önünü açmaya çalışıyoruz hem de vatandaşa faydalı olmaya çalışıyoruz ve
siyasi iktidar da en azından “Ya arkadaş, demek ki böyle bir boşluk var, böyle
bir alan var; niye biz bundan yararlanmayalım?”
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 133
Stenograf :
Şimdi bunun engellenmesiyle neler oluyor? “İstismarın önlenmesi.” Burada
aslında siyasi iktidar bunu engellemekle, dayandığı gücüne dayalı olarak
kendisi bunu istismar ediyor. Biz iktidarın istismarı karşısındayız şu anda.
Burada kanun teklifini verenler bu işi istismar etmiyor. Burada, bir, bunun
engellenmesiyle… Gayet rahat, açık ve net, bizim mevcut olan Anayasa’mızın
26’ncı maddesi diyor ki: “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim ve
başka yollarla tek başına veya top lu olarak açıklama ve yayma hakkına
sahiptir.” Bunu benim, bunu bizlerin Anayasa’nın 37’nci maddesi uyarınca -bu
hakkımızı-
elimizden
almak
Anayasa’nın
26’ncı
maddesine
aykırı.
İki:
Anayasa’nın 27’nci maddesi: “Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme,
öğretme…”
Öğretme
Anayasa’mızın
coğrafyaya
12’nci
karşı
yükümlülüğümüz
maddesinde
ödev
ve
bizim
de
var
burada
ailemize,
sorumluluklarımız
bizim.
topluma,
var.
Biz
Burada
yaşadığımız
bu
ödev
ve
sorumluluklarımızın gereği gerek Anayasa’nın 12’nci maddesi gerek 24’üncü
maddesi uyarınca yerine getirmeye çalışıyoruz. Şimdi, burada eğer gerçekten
“hakkın
kötüye
maddesinin
kullanılması,
yollamasıyla
istismar”
Avrupa
diyorsak
Anayasa’mızın
90’ncı
Hakları
Sözleşmesi’nin
17’nci
İnsan
maddesindeki hakkın kötüye kullanılm ası yasağıyla karşı karşıya kalıyorum
iktidar. Burada iktidar hakkını kötüye kullanıyor, çoğunluk sayısı var “Ben bu
düzenlemeyi getiriyorum, bundan sonra 1 milletvekili bir yıl içerisinde 1 sefer
bu
konuda
konuşabilir.”
Aslında
bugüne
kadar
bir
tartışma
M ecliste
yaşanmadı yani sırayla ilgili, kanun teklifiyle ilgili yaşanan bir sorun olmadı.
İktidar partisinden arkadaşlarımız da zaten bugüne kadar tek başına kanun
teklifi veremiyorlar. Neden veremiyorlar? Verdikleri zaman yarın, öbür gün
grup diyecek ki: “ Kardeşim, grup disiplinine uymadın, hadi parti disiplinine.”
sevk edilebiliyor bu iktidar partisi tarafından. Yani, onun için buradaki bu
hakkı bugüne kadarki üç muhalefet partisinden herhangi bir şikâyeti olmadı,
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 134
Stenograf :
herkes gayet rahat, bu konunun kanun tekli fi açısından bir sıkıntısı yoktu.
Burada, aslında Anayasa’mızın 13’üncü maddesinde diyor ki: “ Temel hak ve
özgürlüklerin sınırlanması Anayasa’nın sözüne, ruhuna, demokratik toplum
düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkelerine aykırı olamaz. ” Bu sebeple,
Başkan,
Sayın
bu
hükme
de
aykırı
ama
en
önemlisi
mesele
devlet.
Anayasa’nın 5’inci maddesinde kişinin önündeki temel hak ve özgürlükleri
engelleyici kısımların
kaldırılması
gerekir,
devletin
temel
görevlerinden.
17’nci maddesi, kişinin maddi ve manevi gelişi mi için… Sayın Üstadım
Zekeriya Bey Bursa’da baro başkanlığı yaptı. Ne yaptılar? Kendi bünyelerinde
değişik değişik komisyonlar kurdular. Ne için? Hukuk gelişimi için. Bu hukuk
gelişimini yaparken kendi zevki, keyfi veya maddi anlamda para kazanmak
için mi? Değildi. Neydi? Topluma hizmet içindi, toplumun faydalanması içindi,
yararlanması içindi. Peki, Sayın Zekeriya Başkan, şimdi kanun teklifini sürekli
siz verirseniz, ben verirsem bunun yararı benim şahsıma mıdır, yoksa sizin
şahsınıza mıdır, bu topluma mı dır, bu Meclise midir? Bunun yararı aslında
Meclise. Ama burada, Anadolu’da bir söz var: “Salla başını, al maaşını.” Yani
aslında
Anadolu’da
–kabul
etmediğim
bir
düşünce -
milletvekillerine
o
deniliyor: “Salla başını, al maaşını. Ya, sana ne kanun teklifind en? Sen niye
kanun teklifi vereceksin ki? Sen suskun, sessiz davran, altta kalanın canı
çıksın.” Bunun manası bu. Bu, Türkçe böyle okunur. Yani, biz de diyoruz ki:
Ya, arkadaşlar, burada netice itibarıyla kanun teklifinin verilmesi… Yazıcıyla
ilgili, biz yazıcının parasını kendimiz veriyoruz, kâğıt parasını kendimiz
veriyoruz, yetmiyor çünkü. Yani, biz de Meclisten alıyoruz ama onlar yetmiyor
değerli arkadaşlar.
BAŞKAN – Sayın Tanal, toparlar mısınız lütfen.
MAHMUT TANAL (İstanbul) – Peki, Sayın Başkan, her hâlde canınızı
çok sıktım, bilmiyorum ama sözün kısası…
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 135
BAŞKAN – Lütfen, toparlayın.
MAHMUT TANAL (İstanbul) – Sözün kısası, benim sizden istirhamım bu
İç Tüzük’ün 37’nci maddesindeki bu teklifi geri çekmeniz. Bu, milletvekillerinin
önündeki gelişimi engel leyen bir hüküm, susturucu bir hükümdür. Bu aynı
zamanda
fikrî
gelişmeyi
engeller,
çalışmayı
engeller;
milletvekillerini
tembelliğe sevk eder. Biz çalışkan, fikrî gelişmelere önem veren milletvekili
mi istiyoruz, yoksa “Salla başını, al maaşını.” milletvek ili mi istiyoruz?
Sabrınız için teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.
BAŞKAN – Sayın Tanal, ben teşekkür ediyorum.
Değerli
arkadaşlar,
şimdi
ben
söz
talep
eden
milletvekili
arkadaşlarımızın isimlerini de okuyayım da arkadaşlarımız ona göre hazırlık
yapsınlar. Sayın Ali Akyıldız’a söz vereceğim, daha sonra Sayın Erol Dora’ya
söz vereceğim, sonra Sayın Burcu Köksal’a, sonra da Sayın Utku Çakırözer’e
söz vereceğim, sonra Sayın Murat Bakan’a.
Bir de kıymetli milletvekili arkadaşlarımızdan Başkanlık Divanı ola rak
bir talebimiz var: Talebimiz sözlerinin daha toparlayıcı olması yönündedir.
Teşekkür ediyorum.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Başkan, ben de bu 3’üncü maddede
söz istiyorum.
BAŞKAN – Sayın Akyıldız, buyurun.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Teşekkür ediyorum Say ın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu İç Tüzük teklifi de tıpkı
ülkemizi ve demokrasimizi çok büyük sıkıntılara sokan Anayasa referandumu
öncesindeki
süreçle
birebir
aynı,
aynı
süreci
âdeta
tekrar
yaşıyoruz.
Hafızalarımızı şöyle bir yokla yalım: O zaman da yine iki partinin mutfağında
hazırlanan bir teklif burada bizlere dayatılmıştı. O kadar konuştuk, o kadar
değerlendirdik, o kadar öneri ve eleştiri yaptık ama dikkate alınmadan halkın
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
önüne
bir
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
dayatma
yöntemiyle
Uzman : ……………….Sayfa: 136
Stenograf :
bir
referandum
götürüldü
ve
tarihe
de
“mühürsüz referandum” olarak geçen bir referandum sonrasında ülkemiz çok
ciddi sıkıntılara ve demokrasimiz çok ciddi sıkıntılara sokulmuş oldu. Burada
da aynı süreci tekrar yaşıyoruz. Yine, burada da bu getirilen İç Tüzük teklifi
aynı şekilde, yine aynı iki partinin mutfağında hazırlatılarak getirildi, bugün
bizlere dayatılıyor.
Bu mantık ve bu bakış açısı doğru bir bakış açısı değil arkadaşlar. Gerçekten
sizlerin niyeti ülkemize, toplumumuza, Meclisimize, Türkiye Büyük Millet
Meclisine yakışan bir İç Tüzük hazırlığı olmuş olsaydı… Çok uzağa gitmeye
gerek yok, şu elimde gördüğünüz 23’üncü Dönemde Mecliste bulunan dört
siyasi
partinin
ortaklaşa
hazırladığı,
uzlaştığı
Uzlaşma
Komisyonunun
hazırladığı İç Tüzük taslağı var. Bakın, bu İç Tüzük tasla ğında da yine aynı
siyasi partiler. Kimler var? AKP var, CHP var, MHP var ve o zamanki adıyla
DTP var. Bakın, bu İç Tüzük hazırlığında bu dört siyasi partinin grup
başkanlarının mutabakatıyla 16 Ekim 2008 tarihinde bir Uzlaşma Komisyonu
kuruluyor ve tam dö rt ay çok ciddi bir çalışmayla bir hazırlık aşamasından
sonra bu teklif metni getiriliyor. Şimdi, bu teklif metninde 23 tane madde var.
Bu 23 tane maddeyi ben okuduğumda belki de burada bir saat, iki saat
konuşmamızdan daha çok sizlere etkili olacağını düş ünüyorum çünkü bunda
sizin de onayladığınız yani bu teklifi hazırlayan iki siyasi partinin de kabul
ettiği bu 23 madde. Bakın, ne diyorsunuz orada, daha doğrusu o dört parti ne
diyor?
“Türkiye
Büyük
Millet
Meclisinin
ve
milletvekilliğinin
saygınlığı
korunmalıdır.” Bugün de aynı şeyi söylüyoruz. “Görüşmelerde demokratiklik,
çoğulculuk
ve
katılımcılık teşvik edilmeli
ve
sağlanmalıdır.
Yasama
ve
denetim süreçleri planlı ve programlı olmalı ve öngörülebilirlik sağlanmalıdır.
Meclis
çalışmaları
çalışmaları
ve
hızlandırılmalıdı r.
işleyişi
Türkiye
şeffaflaştırılmalıdır.
Büyük
Anlamsız
Millet
Meclisinin
tartışmaları
ve
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 137
Stenograf :
gerginlikleri önleyecek mekanizmalar kurulmalıdır. Zaman kaybına neden olan
uygulamalardan ve tekrarlardan kaçınılmalıdır. Torba kanun ve temel kanun
uygulamaları kaldırılmalıdır. İhtisas komisyonları bakanlıklara paralel olarak
yeniden düzenlenmelidir. Komisyon başkanlık divanı oluşturularak divanda
muhalefet partilerine güçleri oranında yer verilmelidir. İhtisas komisyonlarının
yetkileri
artırılmalı
ve
kurumu
niteliğindeki
altyapıları
meslek
güçlendirilmelidir.
kuruluşları
ve
sivil
Komisyonlarda
toplum
kamu
kuruluşlarının
temsilcileri sözlü olarak bilgi verebilmeli ve yazılı görüş bildirebilmelidir.
Milletvekillerinin Genel Kurulda ve komisyonlarda bi reysel katılım olanakları
genişletilmeli
ve
etkinleştirilmelidir.
genişletilmeli
ve
ihtisas
Genel
komisyonlarına
Kuruldaki
da
denetim
denetim
yetkisi
olanakları
ve
olanağı
sağlanmalıdır. İhtisas komisyonlarına yasa teklifi sunma yetkisi tanınmalıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı yetkileri genişletilerek güçlendirilmelidir.
Türkiye
Büyük
Danışma
Millet
Kurulunun
Meclisi Başkanlık
yetkileri
Divanının
artırılmalıdır.
yetkileri artırılmalıdır.
Meclis
resmî
bülteni
oluşturulmalıdır. Siyasi etik kurulu ol uşturulmalıdır. Parlamento akademisi
oluşturulmalıdır.
etkinleştirilmesi,
Parlamentodaki
güvenilirlik
çalışmaların
kazanması
ve
kaliteli
hızlandırılması,
bir
çalışma
ortamı
yaratılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinin teknik altyapısı ileri teknoloji
kullanılarak
yenilenmelidir.
Yeni
İç
Tüzük’ün
işlerlik
kazanabilmesi
için
Anayasa'da ve yasalarda gerekli değişiklikler öncelikle gerçekleştirilmelidir.
Bakın,
değerli
arkadaşlar
bu
23
maddeyi
bu
4
siyasi
partinin
ortaklaşarak kurmuş olduğu bir komisyon ha zırlıyor. Ama bu Komisyon bunu
hazırlarken bu dört aylık süre içerisinde bakın, çok ciddi ve çok detaylı bir
çalışma yapıyor. Ne yapıyor biliyor musunuz? Bugünkü gibi üç günde “Hemen
2 parti mutfakta anlaşalım, bir yerden de talimat geldi, o talimata göre de bir
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
teklif
Saat :11.00
hazırlayıp
Kayıt: Anayasa
getirip
Uzman : ……………….Sayfa: 138
Stenograf :
dayatalım.”
demiyor.
Komisyon
öncelikle
bilgi
edinmeye ağırlık veriyor o zaman.
Bakın, bu çerçevede ne yapıyor? İç Tüzükl’le ilgili olarak yazılmış
kitaplar ve makaleler, Anayasa Mahkemesi kararları, usul tartışmalarıyla,
Almanya,
Danimarka,
Fransa,
İngiltere,
İspanya,
İtalya
ve
Avrupa
Parlamentosu iç tüzükleri Türkçeye tercüme ettiriliyor ve detaylı bir şekilde
inceleniyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinin mevcut komisyon başkanları, eski
ve yeninin deneyimli bürokratları ve uzmanlarıyla Türk Parlamenterler Birliği
Başkanı ve çok sayıda akademisyen dinleniyor. Ayrıca Macaristan, İtalya ve
İspanya parlamentoları ziyaret ediliyor, Genel Kurul ve komisyon çalışmaları
yerinde
izleniyor,
geniş, kapsamlı bir çalışma
yapılarak bu 23
madde
ortaklaşa hazırlanıyor.
Şimdi, bu 2 siyasi partinin, yani bugün görüşmekte olduğumuz İç
Tüzük'ü hazırlayan 2 siyasi partinin hangi mantıkla ya da hangi gerekçeyle
-bütün bunları bir tarafa bırakarak bütün bunlardan vazgeçerek - bugün
getirdiğiniz, bu görüşmekte olduğumuz teklifi hazırladığınızı ben de merak
ediyorum. Kaldı ki, bakın, 2012 Ocak ayında Milliyetçi Hareket Partisinin o
zamanki komisyon üyesi Sayın Nevzat Korkmaz’ın, MHP Isparta Milletvekili
Sayın
Nevzat
Korkmaz’ın
o
zaman
2012’deki
yap ılan
İç
Tüzük
görüşmelerindeki muhalefet şerhinden çok kısa bir pasaj okuyacağım. Tekrar
söylüyorum, bu, MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz’ın muhalefet şerhi,
bizim değil, Cumhuriyet Halk Partisininkini okumuyorum, bu teklifi hazırlayan
bir partinin muhalefet şerhi bu: “Türkiye Büyük Millet Meclisinin iç işleyişinin
usul ve esaslar ını düzenleyen Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü Meclisin
aynasıdır. Kimi anayasa hukukçularına göre İç Tüzük sessiz anayasadır.
Sadece bir parti grubunu değil, tüm siya sal partileri ve tüm milletvekillerini
doğrudan ilgilendiren bir hukuk metnidir. Bundan dolayı daha önce yapılan
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
değişiklikler
Saat :11.00
gibi
Kayıt: Anayasa
uzlaşmayla
Uzman : ……………….Sayfa: 139
Stenograf :
değiştirilmesi
yoluna
gidilmelidir.
Parlamentoların iki ö nemli işlevi vardır: Yasama ve d enetim. Süratli ve kalit eli
bir yasama kadar hızlı işleyen, etkin bir denetim mekanizmasının kurulması
da son derece önemlidir. Demokrasilerde iktidar kadar, belki de o ndan daha
fazla önem arz eden muhalefetin kendisini kolay ifade edebilen, karar alma
süreçlerine katılan ve hükû meti denetleyen mekanizmalara kavuşturulması
gerekmektedir.” Ve son cümlesini okuyorum, hepsini okumayacağım: “ Diğer
yasa tasarı ve tekliflerinden farklı olan İç Tüzük değişikliğinin tüm partilerin
katkıları alınarak uzlaşma içerisinden yapılması demokrati k hukuk devletinin
en önemli kabullerinden birisidir ve bu anlayış sonuna kadar muhafaza
edilmelidir.” Ama görüyoruz ki, bu anlayıştan –sonuna kadarı bırakın, 2012,
2017- beş yılda vazgeçilmiştir ve beş yılda herhâlde rahmetli Demirel’in
söylediği gibi “Dü n dündür bugün bugündür.” mantığıyla dünkü yazdıklarını,
dünkü söylediklerini, dünkü savunduklarını bir tarafa bırakarak bugün benim
de merak ettiğim hangi mantıkla, hangi gerekçeyle böyle bir teklif hazırlarlar
ve
bu
dayatmanın
içerisine
girerler,
bunu
bi z
de
merak
ediyoruz,
açıklanmasını bekliyoruz.
BAŞKAN – Sayın Akyıldız…
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Bitiriyorum Sayın Başkan.
Yani bu bana gelince biraz daha mı…
BAŞKAN – Hayır, hayır, öyle değil, sanki bitmiş gibi algıladım da. Ama
tabii, toparlarsanız memnun oluruz.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Teşekkür ederim.
Tamam, bitiriyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN – Teşekkür ederim.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – O zaman son olarak şunu söylüyorum: Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce okudum, 4 parti kurmuş olduğu
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 140
Stenograf :
Uzlaşma Komisyonunda dört ay –gerçekten dört ay az bir zaman değil - süre
içerisinde çok ciddi bir çalışma yaparak, uzlaşarak birlikte hazırladıkları bir
teklif metni var İç Tüzük metni. Aynı şeyi bugün de tekrar öneriyorum. Gelin,
bugün bu görüşmekte olduğumuz şu me tni çekin, hep birlikte yeniden 4
partinin ortaklaşa uzlaşacağı bir Uzlaşma Komisyonunu birlikte kuralım.
Acelemiz yok, yangından da mal kaçırmıyoruz, üç günde olmaz, beş günde
olmaz da bir ayda olur, iki ayda olur. Ama üç gün sonra “Keşke bunu
yapmasaydık, keşke böyle bir değişikliği daha detaylı şekilde inceleyip
yapsaydık.” demek yerine… Çünkü “keşke”lerin bir anlamı olmadığını 16
Nisan referandumunda sizler de yaşadınız, gördünüz. Şimdi ben biliyorum ki
“evet”
veren
birçok
milletvekili
arkadaşımız
da
pi şman
şimdi,
iktidar
partisindeki arkadaşlarımız da pişman.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Başta Sayın Parsak olmak üzere…
ALİ AKYILDIZ (Sivas) –
Onun için pişman olmayın, gelin, bu teklif
metnini geri çekin hep birlikte tekrar uzlaşarak geniş bir uzlaşıyla bu Mec lise
yakışan, hakikaten Gazi Meclise yakışan bir İç Tüzük'ü birlikte yapalım. Biz
“Yapmayalım.” demiyoruz, konuşan arkadaşlarımız hep söyledi.
BAŞKAN – Sayın Akyıldız, Başkanlık Divanına hitaben konuşun lütfen.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Tamamlıyorum.
Konuşan
arkadaşlarımız
söylediler,
otuz
altı
yıllık
bir
İç
Tüzük.
Yenilenmeye ve gerçekten de Meclise yakışan bir İç Tüzük'e ihtiyacımız var
mı? Var, burada farklı düşünen yok. O nedenle tekrar tekrar söylüyorum: Yol
yakın, çok şey geçmiş değil, çok şey kaybetmiş değiliz, gelin hep birlikte
yeniden 4 parti ortaklaşalım. Bak, burada yapmışız. Sayın Grup Başkan
Vekilimiz burada yoktu. Burada Milliyetçi Hareket Partisinin de ortaklaşa
hazırladığı, 23’üncü Dönemdeki Uzlaşma Komisyonunun hazırladığı metinden
bahsediyorum. Yine, aynı 4 parti burada, bu 4 parti birlikte uzlaşarak birlikte
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 141
bir teklifi yapalım, Meclise yakışan bir teklifi yapalım ve birlikte hazırlayalım.
Yoksa üç gün sonra yine –tekrar söylüyorum - “keşke” diyeceğiz, “Yanlış
yaptık.” diyeceğiz, bunun bir anl amı olmayacak.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Şimdi, siz asıl “keşke” diyorsunuz yani.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Yok, ben biraz da…
BAŞKAN – Sayın Akyıldız, lütfen, Başkanlık Divanına hitaben konuşur
musunuz? Lütfen, toparlayın.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Şimdi, Sayın Grup Başkan Vekilimiz burada
yoktu, ben Milliyetçi Hareket Partisinin o zaman ki Komisyon üyesi Sayın
Nevzat Korkmaz’ın, MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz’ın muhalefet
şerhinden birkaç cümle okudum. Keşke bunlara sadık kalınsaydı diyorum.
Bugün ne değişti, ne geçti, niye vazgeçtiniz bunlardan, bunun mantığını da…
ERKAN AKÇAY (Manisa)
– Vazgeçilen bir şey yok. Neyse
yani
karşılıklı…
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Yok, yok, o anlamda söylemiyorum, zaten
karşılıklı değil, siz yoktunuz.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Bence siz kendi grup başkan vekillerinizle
istişare ederek konuşsaydınız…
BAŞKAN – Sayın Akyıldız, lütfen, toparlar mısınız, lütfen, karşılıklı
olmasın.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Sayın Başkanım…
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Yani sizin değerlendirmelerinizle daha evvel
yapılan değerlendirmeler farklı.
BAŞKAN – Sayın Akyıldız, lütfen, toplayalım lütfen.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Tamam, toparlıyorum Başkanım.
Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyorum ve son kez tekrar
yineliyorum: Gelin, hep birlikte yapalım, bu sadece 2 partinin mutfağında
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 142
Stenograf :
hazırlanmış dayatma bir İç Tüzük olmaktan çıksın, 4 partinin ortaklaşarak
birlikte
hazırladıkları
bir
teklif
metni
olsun
ve
birlikte
Genel
Kuruldan
geçirelim diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN – Ben çok teşekkür ediyorum.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Bu sözleri daha evvel, yani istişare ederek
bu konuşmayı… Kopuk oluyor yani daha önce yapılan konuşmalarla. Yani
sizin iyi niyetinize inanarak söylüyorum.
ALİ AKYILDIZ (Sivas) – Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Söz sırası Sayın Erol Dora’d a.
Buyurun Sayın Dora.
EROL DORA (Mardin) – Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli
milletvekilleri,
öncelikle
hepinizi
saygıyla
selamlayarak
konuşmama başlıyorum.
Tabii, İç Tüzük üzerinde değişiklik öngören bu teklifin maddelerine
ilişkin
yapılacak
değerlendirm eler
sadece
bir
maddeye
indirgendiğinde,
aslında değişiklik teklifinin genel amacını gözden kaçırmak gibi bir risk
bulunmaktadır. Bu nedenle, her bir değişiklik maddesi, aslında milletvekilinin,
özellikle muhalefet milletvekillerinin ve parti gruplarının s öz alma, ülke
sorunlarını
dile
getirme,
bu
çalışmaların
basın
yoluyla
kamuoyuyla
paylaşılması ve daha da can alıcısı, milletvekilinin sorunlarını dile getirme
biçimlerinin
önemli
ölçüde
kısıtlanmasını
öngördüğünden,
bir
maddeyi
diğerinden ayırmak çok da mü mkün görünmemektedir.
Değerli milletvekilleri, bakınız, örneğin teklifin 2’nci maddesiyle yapılan
düzenlemeyle birlikte parti gruplarının grup önerileri, mevcut uygulamalarda
yerleşen teamüllere göre asgari 40 dakika görüşülüyorken bu sürenin toplam
14 dakikaya indirgenmesi öngörülmektedir. Muhalefeti oluşturan partilerin
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
ülke
Saat :11.00
sorunlarını
Kayıt: Anayasa
sınırlı
da
olsa
Uzman : ……………….Sayfa: 143
Stenograf :
Meclis
gündemine
taşıyabildikleri
bir
mekanizma olan grup önerilerini üçer, beşer dakika konuşmaya indirgemek,
muhalefetin zaten oldukça sınırlı olan günde m oluşturma imkânını da hedef
almak anlamına gelmektedir. Tabii, muhalefetin Meclis Genel Kurulunda
gündeme taşımaya çalıştığı meselelerin sadece Meclis TV aracılığıyla, o da
belirli
bir
saate
kadar
kamuoyuna
yansıtabildiği
gerçeğiyle
birlikte
düşündüğümüzde, konuşma sürelerine getirilen bu kısıtlamalarla, ele alınan
konu
üzerinde
nitelikli
bir
müzakere
yapılmasının
da
önü
kapatılmak
istenmektedir. Elbette Meclis içerisinde yapılan müzakerelerin kamuoyuna
yansıtılmasının sadece Meclis TV aracılığıyla
yapıla mayacağı aşikârdır.
Değişiklik teklifinde, Meclis TV'nin Genel Kurulun açık olduğu zaman dilimi
boyunca yayın yapmasının önündeki engelin hâlen kaldırılmıyor olması da
başlı başına bir sorun olarak orta yerde durmaktadır. Bu durum, kamuoyunun
kendi temsilcilerine ilişkin bilgi alma, haber alma haklarının önündeki engelin
devam etmesi anlamını taşıyor.
Bunun yanında, özellikle bir yıldır uygulanan OHAL sürecinde iktidar
tarafından kapatılan, kapısı mühürlenen muhalif görsel ve yazılı basın
kuruluşları
da
dikkate
alındığında,
muhalefetin
kendi
sesini,
yaptığı
çalışmaları kamuoyuyla paylaşması da büyük oranda ortadan kaldırılmış
durumdadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; muhalefetin Türkiye'nin en temel
sorunlarını grup önerileriyle gündeme taşıması old ukça önemlidir. Zira kanun
teklifi, çeşitli usullere tabi olup muhalefetten gelen kanun tekliflerinin öncelik
kazanması, gündeme oturması, mevcut şartlar altında mümkün değildir.
Dolayısıyla, esasında, geriye sadece grup önerisi imkânı kalmaktadır.
Açıktır ki bu düzenleme, iktidarın denetlenmesi imkânını gittikçe ihtimal
dışı bırakacaktır ve ülkede olup biten, yurttaşlarımızın karşı karşıya kaldığı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 144
Stenograf :
ve birçoğu iktidarın veya idarenin ihmallerinden, yanlış uygulamalarından,
suistimallerinden kaynaklanan birç ok sorun Meclis gündeminde hak ettiği yeri
bulamayacaktır.
Bakınız, özellikle son bir yılda keyfî OHAL uygulamaları ve yayınlanan
kanun hükmünde kararnameler neticesinde ortaya çıkan önemli sayıda ve
nitelikte hak ihlalleri gerçekleşmiştir. Ve biz milletve killerinin görevi, özellikle
muhalefet partilerine mensup milletvekillerinin görevi, bu hak hukuk ihlallerini
Meclis gündemine, dolayısıyla kamuoyu gündemine taşımaktır.
Şimdi, İç Tüzük’te yapılması planlanan değişikle, yurttaşların uğradığı
hak ihlallerini Meclis gündemine taşıyarak bu sorunların çözümüne ilişkin
müzakere
yürütmek
gereksiz
bir
konuymuş
gibi
ele
alınmakta,
hem
milletvekillerinin asli görevlerini yapmaları engellenmekte hem de yurttaşların
Meclise
olan
bağları,
Meclise
olan
güvenleri
ya
da
b eklentileri
zedelenmektedir.
Değerli milletvekilleri, bakınız, konuşma sürelerinin kısıtlanmasına
ilişkin
değişiklik
teklifinin
8’inci
maddesinde
de
benzer
bir
durum
görülmektedir. Yapılan düzenlemeyle, usule ilişkin gündemlere dair onar
dakikalık konuşma hakkının üçer dakikayla sınırlandırılması öngörülmektedir.
Meclisin doğru yönetilmesi, usulle ilgilidir. Usule dair bir yanlışta Meclis
Başkanının Meclisi İç Tüzük’e uygun yönetmesi gerektiği, her milletvekilinin
oturumu
yöneten
Divana
hatırlatması
gereke n
temel
bir
haktır.
Bu
düzenlemeyle, Meclisi usule uygun yönetmeyen Meclis Başkanının tutumu
meşrulaştırılmaktadır. Bu konuda söz hakkının üç dakikaya düşürülüyor
olması ise milletvekilinin Meclis Başkanının görevini hatırlatan usule dair
ifadelerinin sınırlandırılması anlamına gelmektedir. 9'uncu maddeyle benzer
biçimde,
milletvekilinin
söz
hakkı
elinden
alınmakta
yapacağı itirazın yazıya indirgenmesi söz konusudur.
ve
milletvekilinin
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Kayıt: Anayasa
Saat :11.00
Uzman : ……………….Sayfa: 145
Stenograf :
Değerli milletvekilleri, tabii, maddelerin tek tek ayrıntısına girmekte n
ziyade şu açık ve net olarak görülmektedir ki teklif bir bütün olarak iktidar
eksenli ve iktidarın güdümünde bir Meclisi daha fazla mümkün kılmak
gayesiyle kaleme alınmıştır maalesef. Örneğin iktidar partisinin sayısal
çoğunluğuyla, içeriğine dahi bakılm aksızın muhalefet tarafından talep edilen
Meclis araştırması mekanizması, düzenlemenin 12'nci maddesiyle âdeta
ortadan kaldırılmaktadır.
Yapılan
düzenlemeyle,
genel
görüşme
ve
Meclis
araştırması
önergelerinin Genel Kurulda okunması işlemi kaldırılmakta, sa dece önerge ve
özetlerinin
milletvekillerine
ve
Hükûmete
bildirilmesi
hüküm
altına
alınmaktadır. Başkanlığın sunuşlarında, mevcut durumda, genel görüşme ve
araştırma önergeleri Genel Kurulun bilgisine kâtip üye tarafından okunarak
sunulmaktadır. Düzenleme yle, sadece milletvekili ve Hükûmet e bildirilmesi
düzenlenmektedir.
Genel
Kurul da
milletvekilleri
tarafından
Meclis
Başkanlığına bir dönem içinde verilen araştırma önergelerinin ve genel
görüşme
önergelerinin
tümünün
görüşülmesi
imkânsızdır.
Milletvekilleri
tarafından verilen araştırma ve genel görüşme önergelerinin “Başkanlığın
Sunuşları” kısmında okunmasının kaldırılması, milletvekillerinin, siyasi parti
gruplarının muhalefetin ülke gündemine dair neleri çalıştığı, neleri gündeme
taşıdığı hususu, hem Mecli s tutanaklarına geçerek tarihe not düşülmekte hem
de
kamuoyuna
yansıması
sağlanmaktadır.
Bu
hakkın
kaldırılmasıyla,
muhalefetin söz hakkı ve denetim araçları daha da kısıtlanmakla birlikte,
kamuoyunun bilgi edinme hakkı da engellenmektedir.
Değerli milletvekilleri, tabii, teklifin özellikle 14, 15 ve 16'ncı maddeleri,
milletvekillerinin kişisel
sınırlandırılması
parlamenter
hakaret ve silah taşıma alanlarının çerçevesinin
konusunu
sistem
bir
bakımından
kenara
son
bırakırsak
derece
çoğulcu
sakınc alı
demokratik
düzenlemeler
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 146
Stenograf :
içermektedir. Bu maddelerde yapılması öngörülen ve ucu açık , muğlak
ifadelerle çerçevelenen “huzur bozucu söz, huzur bozucu materyal ” gibi
tanımlamalar, her şeyden önce , öngörülebilirlikten uzak bir yaklaşımla ele
alınmıştır. Örneğin, Genel Kurula huzur bozucu pankart, döviz ve benzeri
materyal getiren ve kullananlara kınama cezası verilmesi öngörülmektedir.
Öncelikle,
bu
düzenleme,
Anayasa'nın
83'üncü
maddesindeki
yasama
sorumsuzluğuna aykırıdır. Neyin huzur bozucu olduğuna kim, nasıl kara r
verecektir? Yani örneğin Soma'da toprağa verdiğimiz 300'ü aşkın işçiyi çeşitli
biçimlerde
Meclis
gündemine
taşıdığımızda,
Ankara
Gar
katliamında
yitirdiğimiz insanlarımızın fotoğraflarını ya da bununla ilgili çeşitli dövizleri
Genel Kurul kürsüsünde gün deme getirdiğimizde bu suç olacak mıdır? Yoksa
"huzur bozucu” kavramı Meclisi
yöneten
başkanın
çoğunluğunu
partisi
milletvekillerinin
oluşturan
iktidar
insiyatifine,
kendi
Meclisin
siyasi
hassasiyetlerine ya da konjonktürel gelişmelere göre değişecek midir ? Genel
Kurula döviz, pankart vesaire getirilmesini yasaklayan bu düzenleme , yasama
sorumsuzluğu ile fikir ve ifade özgürlüğüne açık bir saldırı niteliğindedir.
Bunun altını çizmemiz gerekir v e çağdaş, çoğulcu parlamenter rejimlerin
hiçbirisinde böyle ipti dai yasaklamalar görmek de mümkün değildir.
Bakınız, argümanlarımızda sürekli olarak çağdaş, çoğulcu, demokratik
rejimleri örnek göstermemiz… Yüzümüzün oraya dönük olması gerektiğine,
yolumuzun o yöne doğru olması gerektiğine ilişkin her zaman düşüncelerim izi
ifade etmekteyiz. Hepimizin yüzünün de çağdaş, muasır medeniyetlere dönük
olması hepimizin temennisidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önceki maddelerin ele alınışı
itibariyle büyük benzerlik gösteren, diğer taraftan, milletvekilinin düşünme,
kavrama, yorumlama ve ifade etme, söz söyleme yöntemlerine
aykırılık
barındıran, aklıselimden uzak bir saikle kaleme alınmış olan 15'inci maddenin
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 147
Stenograf :
yasama sorumsuzluğunu, kürsü dokunulmazlığını yerle yeksan edecek bir
niteliği bulunmaktadır. Yapılan düzen lemeyle, Anayasa'nın ilk dört maddesine
aykırı ifadeler kullanan, Anayasa ve kanunlarda belirtilen idari yapıyla ilgili
farklı tanımlamalar yapan milletvekillerine Meclisten geçici çıkarma cezası
verilmesi öngörülmektedir. Meclisten geçici çıkarmayı düzenl eyen bu madde,
kürsü dokunulmazlığına ciddi bir müdahaledir.
Bakınız,
burada
hepimiz
anlaşılıyor.
Venedik
görüşlerini
göz
biliyoruz
ama
Komisyonu’nun
ardı
edemeyiz.
yine
yasama
Venedik
hatırlatmamız
gerektiği
dokunulmazlığına
Komisyonu’nun
ilişkin
yasama
dokunulmazlığına ilişkin en önemli çalışması, Haziran 1996 tarihli "Yasama
Bağışıklığı Rejimi” hakkındaki raporudur. Ayrıca, Komisyonunun demokratik
bir parlamentoda muhalefetin rolü hakkındaki Kasım 2010 tarihli raporu da bu
konuda önemli bir belge niteliğ indedir. Her iki raporda da, yasama bağışıklığı
kurumunun Parlamento üyelerine bireysel koruma sağladığı ve bir kurum
olarak
Parlamentonun
yürütme
karşısındaki
bağımsızlığına
hizmet
ettiği
hususu vurgulanmaktadır. Venedik Komisyonu, bağışıklığın Parlamento içi
muhalefeti çoğunluk karşısında koruyan önemli güvencelerden biri olduğunu
da özellikle vurgulamaktadır. Yine, Venedik Komisyonu rapor ve görüşlerinde
yasama
sorumsuzluğunun
vurgulanmaktadır.
Burada
temel
ve
sorumsuzluk
geleneksel
kavr amının
işlevi
Parlamento
özellikle
üyelerini
korumak amacıyla kullanılan oylar ve açıklanan görüşlerle ilgili yargısal
işlemlere karşı bağışıklığı ifade ettiğinin altı çizilmektedir.
Yine, “Parlamento Üyelerinin Sorumsuzluğu” ilkesinin, parlamento ve
üyelerinin yürütme ka rşısında bağımsızlığını, ifade özgürlüğünü ve kuvvetler
ayrılığı ilkesini güvence altına almak için öngörülen özel bir koruma şekli
olduğu özellikle belirtilmiştir.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 148
Stenograf :
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, buradan hareketle şunun
altını
çizmek
isterim:
Kendilerini
o
makama
getiren
temsilcileri
olarak
parlamenterler, azınlıktaki düşüncelere sahip olsalar bile millî egemenliğin bir
kısmını ifade ederler ve bu sebepten ötürü, çoğunluk kadar meşrudurlar. Bu
bağlamda, iktidar partisi milletvekillerinin sö z ve ifadeleri, kavrama ve
yorumlama biçimli ne kadar meşru ise, muhalefet milletvekillerininki de en az
o kadar meşrudur. Millî egemenliğe saygı, çoğulcu demokrasi prensibinin
merkezi konumundadır. Yapacağımız düzenlemelerde bu gerçeği göz ardı
ettiğimizde,
kısa
süreli
kendi
kendimizi
avutmuş
olmaktan
öte,
elde
edeceğimiz bir kazanım yoktur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; diğer taraftan, İç Tüzük Değişiklik
Teklifi’yle milletvekillerine dayatılan, ülkemizde yaşayan etnik ve inançsal
bakımdan farklı toplumsal kesimlerin tarihsel düzlemde uğradıkları kimi şiddet
vakalarının, trajedilerin dile getirilmemesi, bu travmatik vakaların gerçek
yüzünü ortaya koyma çabalarını, bunları aydınlatma çabalarını engelleme
girişimidir.
Bakınız, örneğin, sadece Cumhur iyet tarihinde Alevi yurttaşlarımızın
maruz bırakıldığı 1937 -1938 Dersim, 1980 Çorum, 1978 Maraş, 1993 Sivas,
1995
Gazi
katliamı
gibi
toplumsal
travmalar
yaratan
kıyımlar,
Alevi
yurttaşlarımızın ve duyarlı tüm demokratik çevrelerin hafızalarında canlılığın ı
korurken, geleceğe dönük umutlu yaklaşımlar üzerinde de gölge oluşturmaya
devam eden birer kaygı vesikası niteliğindedir.
Bu bağlamda, Alevi yurttaşlarımızın maruz bırakıldıkları söz konusu bu
zorbalıklarla yüzleşilmesi ve bu katliamların ayrıntılı olara k açığa çıkarılması
önemli önceliklerden birisi olmalıdır. Kaldı ki bu vakalar, Meclis tarafından
araştırılıp gerekli ayrıntılı çalışmalar yapılmadığından ve konuyla ilgili sağlıklı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 149
Stenograf :
bir yüzleşme henüz gerçekleştirilmediğinden sürekli olarak Meclis gündemin e
getirilmektedir.
Dolayısıyla, bu kıyımlar, aydınlatılmadığı ve gerçek bir yüzleşme
sağlanmadığı müddetçe de Meclisin gündeminde acil yerini korumaya devam
edecektir.
Bu
bahisle,
tarihte
yaşanmış
bu
vakıaları
anmak,
açığa
çıkarılmasını istemek, bu toplum sal kesimleri temsil eden milletvekillerinin
olduğu kadar, tüm parlamentonun da asli görevleri arasındadır. Tarihte vuku
bulmuş trajik olayları açığa çıkarmak yerine üzerini örtmeye çalışmak, tarihin
tozlu
raflarında
engellemek,
çürümeye
bırakmak,
cezalandırmak
biçiminde
üzerinde
konuşmayı
yaklaşımlar
y asaklamak,
anlamlı
bir
sonuç
doğurmayacaktır. Aydınlatılmayan her trajedi kanamaya ve toplumun genelini
rahatsız etmeye devam edecektir.
BAŞKAN – Sayın Dora, toparlar mısınız.
EROL DORA (Mardin) – Kısa bir konuşmam kaldı Sayın Başkan.
Devletlerin, toplulukların ve kişilerin ancak tarihle gerçekte anlamda
yüzleşerek özgürleşebileceklerine inanıyoruz.
Değerli milletvekilleri; inanç gruplarına veya etnik gruplara ya da bu
gruplar
yoluyla
grubun
mensubu
yönelik
bireylere
olarak
geçmişte
gerçekleşmiş şiddet içeren eylemlerin etkili bir şekilde araştırılması ve
adaletin gerçekleştiğine dair hiçbir şüphenin bırakılmaması, ge leceğin güven
ve adalet üzerine edilmesi için vazgeçilmezdir.
Türkiye halkları ve inançları içe risinde oluşan tüm fay hatlarında
birikebilen
gerilimlerin
ortadan
kaldırılması
için
evrensel
standartlara
uyulması gerekmektedir. Ayrıca, tekçi ve merkeziyetçi devlet yapısının,
toplumun
farklı
kesimlerini
çeşitli
yöntemlerle
mağdur
eden
siyasetler
üretmesine ve çatışmaların yaşanmasına engel olacak ve herkesin kendisi
olarak
katılabileceği
ve
aidiyet
duyabileceği
çoğulcu
bir
tasavvur
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
oluşturmasına
acil
Kayıt: Anayasa
ihtiyaç
bulunmaktadır.
milletvekillerine,
üniversitelerde
gazetecilere
ve
yazarlara
mirasımızda
gerçekleşmiş
ve
Uzman : ……………….Sayfa: 150
Stenograf :
Dolayısıyla,
akademisyenlere,
daha
trajik
b asın-yayın
uzatılabilecek
vakaların
gerek
her
Mecliste
hayatında
alanda
konuşulmasını,
tarihsel
yazılmasını,
yayınlanmasını vesaire yasaklamak asla çözüm değildir. Çağdaş dünyanın
barış ve yüzleşme yöntemi de bu değildir. Barışık bir yurttaşlar topluluğu inşa
etmenin yolu, tarihimizle yüzleşebilmekten geçmektedir. Bu çerçevede, İç
Tüzük Değişiklik Teklifi’nde yer alan ve milletvekillerinin kürsü konuşmalarını
keyfî ve açık uçlu bir biçimde etkileyecek olan bu garabet düzenlemenin
özellikle geri çekilmesini bir kez daha talep ediyoruz.
Şimdi, 3’üncü maddeyle ilgili olarak da şunları vurgulamak istiyoruz:
Değişiklik teklifinin 3'üncü maddesiyle, mevcut İç Tüzük’ün 37'nci maddesinde
yapılan düzenleme ile muhale fetin komisyonlarda 45 gün içinde görüşülmeyen
kanun tekliflerinin doğrudan İç Tüzük 37'nci maddeye dayanarak Genel
Kurulun gündemine getirilmesi hakkı sınırlandırılmaktadır.
Düzenlemeyle,
mevcut durumda bir sınırlama yok iken bir milletvekilinin her yasam a yılında
sadece bir kez bu hakkı kullanabileceği yönünde bir değişikliğe gidilmektedir.
Diğer taraftan, her hafta farklı bir siyasi parti grubundan bir milletvekili
tarafından bu hakkın kullanılması öngörülmüştür.
Şimdi,
Meclisteki
mevcut
yasama
komisyonların
tümü,
uygulamasını
sadece
değerle ndirdiğimizde,
iktidar
partisinin
verdiği
zaten
kanun
teklifleri ile Hükümet tasarılarını görüşmektedir. Yani bir diğer ifadeyle
muhalefet partilerinin hazırlamış oldukları kanun teklifleri
görüşülmeye
değer
bulunmamaktadır.
Muhalefetin
komisyonda
verdiği
hiçbir
dahi
teklif
komisyonlarda görüşülmüyorken muhalefetin komisyonlarda görüşülmeyen bir
teklifini Genel Kurul gündemine getirme hakkının bu şekilde kısıtlanması ise
muhalefetin bir başka kazanımının daha sınırlanm ası anlamına geliyor.
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 151
Stenograf :
Bitmek üzere Sayın Başkan.
Bu yönüyle, madde, Anayasa’nın 6’ncı maddesine ve yasama yetkisinin
Türkiye Büyük Millet Meclisinde ifade eden 7’nci maddesine aykırılık teşkil
etmektedir.
Evet, mevcut uygulamada bazı sorunlar olduğu aşikâ rdır. Ancak, bu
sorunların giderilmesinin yolu, bu hakkın kısıtlanması biçiminde olmamalıdır.
Her hafta farklı bir siyasi partiden milletvekiline bu hakkın tanınacak olması,
iktidar partisini de bu sıraya dâhil etmekte ve zaten yasama çoğunluğunu
elinde bulunduran iktidarın lehine, muhalefetin ise aleyhinde olacak bir
uygulamanın da önü açılmaktadır.
Beni dinlediğiniz için hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Dora, ben teşekkür ediyorum.
Söz sırası Sayın Burcu Köksal’da.
Sayın Köksal, buyurun.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Teşekkürler Sayın Başkan.
16 Nisan 2017 tarihli AKP taraf ından devletin her türlü olanakları
kullanılarak ve olağanüstü hâl koşullarında Yüksek Seçim Kurulunun haksız
ve hukuksuz bir şekilde mühürsüz oy pusulal arını geçerli sayması neticesinde
kabul edilen Anayasa değişikliğiyle, toplumu yöneten üç kuvvetin yasama,
yürütme,
yargının
kazandırılması
tek
sağlanmış
elde
oldu.
toplanmasına
Kuvvetlerin
AKP
tek
tarafından
elde
meşruluk
toplanması,
dikta
rejiminin sac a yağıdır ve bu Anayasa değişikliği sayesinde de bu sac ayağı bu
şekilde kurulmuş oldu. Şimdi de Parlamentonun anayasası olarak tabir edilen
İç Tüzük değişikliğiyle karşı karşıyayız.
İç Tüzük, iktidar -muhalefet ilişkilerini Meclis çatısı altında dengeli bir şekilde
yürütülmesi açısından son derece önemli bir işleve sahiptir. Onun içindir ki
literatürde bir tür “sessiz anayasa” olarak tabir edilir. Muhalefet milletvekilleri
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
açısından,
Saat :11.00
iktidarın
Kayıt: Anayasa
yanlışlarını,
Uzman : ……………….Sayfa: 152
Stenograf :
hatalarını,
sıkıntıları
ifade
edebilmek
açısından Meclis içi dengeyi sağlama işlemi nedeniyle son derece önemlidir.
Fakat,
önümüze
getirilen
bu
İç
Tüzük
değişikliği
teklifiyle
muhalefetin
konuşma hakkını engellemek, bazı gerçeklerin Genel Kurulda tartışılmasını,
dillendirilmesini önlemek amacıyla uzun çalı şma saatleri bahane edilerek
muhalefetin sesi kesilmek isteniyor. Saraydan gelen talimatla, önünüzde
hiçbir muhalefet engeli olmadan, doğruluğu yanlışlığı tartışılmadan, toplumsal
etki analizi yapılmadan yasalar âdeta yangından mal kaçırır gibi jet hızıyla
geçirilmek
isteniyor.
“Sonrası
ne
olursa
olsun.”
şeklinde
sadece
günü
kurtarma siyaseti yapılmaya çalışılıyor. Önce AKP’nin kendine şu soruyu
sorması lazım: Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi mi yoksa kanun yapma
fabrikası mı? Mecliste başarı kısa sürede çok sayıda kanun çıkarmak değildir.
Çıkarılan yasaların toplumda, özellikle kadınlar, çocuklar, engelliler, yaşlılar
başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine etkileri tartışılarak ve bu
tartışmalar neticesinde gerçekten toplum yararına, halk yararına ya saların
çıkması,
işlerin
yapılmasıyla
Mecliste
başarı
sağlamış
olur.
Ancak
karşımızdaki iktidar tartışmadan uzak hatta muhalefetin eleştirilerine dahi
tahammül edemeyen, çoğunluğu elde edince her türlü işi yapmayı kendisine
meşru sayan, hak olarak gören, u zlaşı kültüründen uzak, halka değil saraya
dayalı bir iktidar olunca uzlaşı kültürüyle bir İç Tüzük değişikliği ortaya
koymak da ne yazık ki çok mümkün olmuyor.
Bugün
16
Nisanda
geçirilen
ve
meşruluğu
tartışılan
kişiye
özel
Anayasa…
Sayın Başkan, lütfen sa londa sessizliği sağlar mısınız. Ben özellikle
AKP Grubunun bunu dinlemesini istiyorum çünkü her seferinden kendinizden
başka kimseyi dinlemek istemiyorsunuz arkadaşlar. Aykırı seslere, farklı
görüşlere, farklı ideolojilere lütfen tahammül gösterin, saygı gösterin. Her
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 153
fırsatta millî irade diyorsunuz, sizi buraya gönderen millî iradeyle bizi buraya
gönderen millî irade aynı millî irade ve hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı,
hepsi bu ülkenin insanı. O yüzden en azından onlara olan saygınızdan dolayı
bizleri lütfen dinleyin.
Meşruluğu hâlâ tartışılan, kişiye özel Anayasa. Kendi itirafınızda bile
belirttiğiniz, at izini it izine karıştırdığınız olağanüstü hâl süreci ve KHK’larla
suçlu
suçsuz
işinden
aşından
ettiğiniz,
haklarından
yoksun
kalanlar,
yakıştırma delillerle içeriye atılan gazeteciler, hukuksuz bir şekilde tutuklanan
milletvekili ağabeyimiz Enis Berberoğlu, korku ikliminin egemen olduğu bir
ülke hâline getirdiğiniz Türkiye var şu anda. Mahkemelerin verdiği kararların
adil olmadığı yönünde toplumdaki i nanış her geçen gün artmakta ve son
adımınızla muhalefetin sesini kısmak için getirdiğiniz bu İç Tüzük değişikliği.
Her fırsatta “millî irade, millî irade” diyen AKP ve bu değişiklikte ona destek
veren MHP’ye soruyorum: Millî iradenin seçip gönderdiği, tem sil yetkisi
verdiği milletvekilinin söz hakkını kısıtlamak, Meclisi kanun fabrikası hâline
getirmek sizce millî iradeye en büyük saygısızlık değil midir? Milletvekili el
indirip kaldıran veya elektronik sistemde oylamaya katılan, sadece nicelik
bakımından önem taşıyan bir temsilci midir? Milletvekilinin sesini kısmak, onu
Meclise gönderen, ona oy veren binlerce, milyonlarca seçmenin sesini kısmak
değildir de nedir? Milletvekilini susturmak demokrasiye, ifade özgürlüğüne
sığar mı? Öncelikle bu soruların ceva bını vermenizi bekliyoruz.
Gerçekten millî iradeye azıcık bir saygınız varsa, gerçekten millî
iradeyi önemsiyorsanız, bu konuda gerçekten samimiyseniz, gelin bu İç Tüzük
değişiklik teklifini geri çekin. Uzlaşıyla olmayan, dayatmayla, “Çoğunluk
bende, istediğimi yaparım.” mantığıyla getirilen hiçbir teklif, hiçbir yasa, hiçbir
değişiklik, hiçbir karar kalıcı olmaz, sağlıklı olmaz. Anayasa’da bunu yaptınız,
daha önce birçok yasada bunu yaptınız ve bunun zararlarını toplum olarak
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 154
Stenograf :
hepimiz çekiyoruz. Şimdi lütf en bu İç Tüzük değişikliğini de geri çekin.
Toplumsal uzlaşıyla, daha doğrusu 4 siyasi partinin, Meclis
çatısı altında
bulunan tüm siyasi partilerin uzlaşısıyla yeni bir değişiklik teklifi getirelim.
Hep beraber uzlaşı kültürüyle… Çünkü Parlamento kültürü nde bu var. Bugüne
kadar getirilen İç Tüzük değişikliklerinin büyük çoğunluğu uzlaşı kültürüyle
sağlanmış. Uzlaşı kültünden uzak olan çok az değişiklik var. Onun için gelin
uzlaşı kültürüyle Meclise yakışır, millî iradeye, bahsettiğiniz, hep millî irade
dediğiniz o millî iradeye, bizi seçip buraya gönderen, temsil yetkisi veren millî
iradeye yakışır şekilde uzlaşı kültürüyle bir İç Tüzük değişikliği yapalım.
Herkese saygılarımı sunuyorum.
Sayın Köksal, teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, söz sırası Sayın Utku Çakırözer’de.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, sayın milletvekilimiz sorular
sordu. Anladığım kadarıyla canlı yayın da yapıyor. Cevapları da canlı
yayınlayacaksa…
BAŞKAN – Evet, şöyle: Ben Sayın Köksal’ın canlı yayın yaptığını fark
ettiğim için zaten başlangıçta insicam bozulmasın diye o aşamada cevap
vermedim.
Söz sırası Sayın Çakırözer’de.
Buyurun.
BURCU
KÖKSAL
(Afyonkarahisar)
–
Mecliste
siz
televizyonda
vermeyince bizde seçmenlerimize ulaşmak için böyle kendi imkânlarımızla…
BAŞKAN – Tabii, tabii, hakkınız. Milletvekili olarak biz de yapıyoruz,
hakkınız.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Daha evvel söz alan arkadaşlarımızdan sıklıkla “İşte bu 4 siyasi
partinin
uzlaşısıyla
yapılsaydı
keşke…”
Sizden
evvel
de
değerli
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 155
Stenograf :
arkadaşımız… Bazı öneriler de getirildi. Bunlar, tabii, aylar evvel kamuoyunda
tartışıldı. Bu konuda gerekli davetler, çağrılar da
yapıldı ve şu anda
Komisyonumuzda görüşülüyor. Daha evvel yapılmayan çağrılar üzerine 2 parti
tarafından kotarılmış bir İç Tüzük söz kon usu değil. Cumhuriyet Halk Partisi
ve Halkların Demokratik Partisi Meclis Başkanının İç Tüzük yapımına ilişkin
çağrısına
olumsuz
cevap
verdikten
sonraki
devam
eden
bir
sürecin
sonucudur.
Teşekkür ederim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, kısaca ben de c evap vereyim
o zaman.
BAŞKAN – Peki, buyurun Sayın Özel.
Yalnız ben şunu ifade edeyim. Tabii, grup başkan vekillerine saygımız
sonsuzdur
çünkü
grup
başkan
vekilleri
partilerini
temsilen
burada
bulunuyorlar ama Komisyonun çalışması aşamasında bir insicam ya kalama
gayretiyle hareket ediyoruz.
Bu çerçevede buyurun.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, ben teklif sahibi olarak
bulunuyorum aynı zamanda.
BAŞKAN – Doğru söylüyorsunuz.
Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Sayın Başkan, tabii, aslında hani böyl e Erkan
Bey’le karşılıklı konuşmak için değil… Bir de zaten teklif sahiplerinin her
eleştiriye cevap verme yükümlülükleri de yok. Grup başkan vekillerinin de yok
ama Levent Bey burada olmadığı için bu düzeltmeyi benim yapmam gerekiyor
tekrar. Levent Bey’in grubumuz adına katıldığı toplantının davetinde tüm
partilerden liderler davet edilmiş ama Adalet ve Kalkınma Partisinden Grup
Başkanı
sıfatıyla
Sayın
Binali
Yıldırım
davet
edilmişti.
Sayın
Genel
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 156
Stenograf :
Başkanımız bunun üzerine bu toplantıya katılmayacağını söyle di. Bu tavrında
yalnız değildi, Sayın Bahçeli de zaten “İç Tüzük konuşmak için böyle bir
toplantıya gerek yok, gerekirse grup başkan vekilleri gider.” diye bir açıklama
yapmıştı.
ERKAN AKÇAY (Manisa) – “Toplantıya gerek yok.” Şeklinde değil de ilk
toplantılara grup başkan vekillerinin katılması daha faydalı olur diye.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Böyle söylemişti. Katıldığımız, Sayın Levent
Gök’ün katıldığı toplantıda Levent Gök tutanaklardan da burada ifadelerini
okudu, meri olan ama meşru olmayan bir Anayasa d eğişikliğini uyum yapmak
için ortaya konacak bir İç Tüzük değişikliğinde bulunmayacaklarını söylediler.
Ama burada daha önce Sayın Parsak da Sayın Akçay da Adalet ve Kalkınma
Partisinin değerli grup başkan vekilleri de defalarca şunu ifade ettiler, dediler
ki: Bu değişiklik o değişiklik değil.
Şimdi, burada bir kavram kargaşası yaratıp sanki bu, bizim “Katkı
vermeyiz.” dediğimiz değişiklikmiş gibi söylenen doğru değil çünkü Levent
Gök de ben de defalarca söyledik, “Meclis İçtüzüğü’nde daha iyi bir İç Tüzük
için geçmişte uzlaşılan maddeler üzerinden usulüne uygun bir davet olursa
katılırız.” diye söyledik.
Ayrıca, madem burada bir samimiyetten bahsediyorsak şunu söyleyelim: Biraz
önce
2’nci
madde
görüşülüyordu,
dedik
ki:
“Bunun
oylamasını
şimdi
yapmayın. Gelin, bu, Meclis geleneklerinde de olmayan, görüşmeli konularda
üç dakika gibi bir garabeti oylayıp da geçirmeyin. Buna gerek iktidar ve
MHP’nin birlikte vereceği bir önergeyle olabilir gerek bizimle müzakere etme
şansı ararsanız ortaklaşılmış bir şeyde dah a doğru bir şey yapılsın.” Şimdi,
birlikte yapsak… İşte, masa burada, bütün partiler etrafında, bir taslak var,
eleştiriliyor. Doğrusunu arıyorsanız, ortak akıl, arayın. Ama her öneriyi
dinleyip dinleyip reddettikten sonra “Efendim, o gün keşke Levent Gök… ”
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 157
Stenograf :
Levent Gök o gün gelseydi de siz kendi aranızda böyle anlaşıp da her şeye
kapalı bir yaklaşımda bulunduktan sonra ne faydası olacak? Eğer gerçekten
bir birlikte iş görme niyeti varsa bu kadar öneri var, illa bizimle uzlaşmak
zorunda da değilsiniz, biz de sizlerle uzlaşmak zorunda değiliz ama bu
kadar…
BAŞKAN – Sayın Özel, toparlar mısınız lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Toparlıyorum.
…yapılan
öneriden,
eleştiriden
sonra
teklifin
en
ufak
bir
yerini
değiştirmiyorsanız o zaman çok temel bir çelişkiyle karşı karşıya kalmış
oluruz.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN – Sayın Özel, ben de teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, ikramlar Af yon ikramıdır, lokum Afyon lokumu,
leblebiler
Sandıklı
leblebisidir.
İkram,
Afyon
Milletvekilimiz
Sayın
Ali
Özkaya7nın ikramıdır.
Söz sırası Sayın Utku Çakırözer’de.
Sayın Çakırözer, buyurun.
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekili
arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, iki gün önce, kanlı darbenin 1’inci yıl dönümüydü. O gece
burada
bulunan
bazı
arkadaşlarımızla,
bu
çatı
altında
demokrasimizi,
parlamenter demokrasimizi korumak için hep birlikte, iktidar muhalefet bir
aradaydık. 15 Temmuz hain darbe girişimini bir kere daha kınarken o gece
demokrasimizi
korumak
için
hayatını
kaybeden
şehitler imizi
rahmetle
anıyorum. Yaralananlarımıza, yüzlerce gazimize minnetimizi, şükranlarımızı
ifade ediyorum ve bir yıl aradan sonra, maalesef, 1’inci yıl dönümünde yine
bu Meclisin çatısı altında yapılan anmada bir arada olamamamızın, bence
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 158
Stenograf :
üzerine çok düşünm emiz gereken ve ileride demokrasimizin varacağı nokta,
ülkemizin,
kardeşliğimizin,
birlik
beraberliğimizin
korunması
açısından,
gideceğimiz nokta açısından çok sorunlu bir husus olduğunu düşünüyorum.
Keşke o gece burada aynı bir yıl önce olduğu gibi herkes
bir arada
olabilseydi. İktidar Partisinin Genel Başkanının yanı sıra muhalefetin tüm
genel başkanlarının konuşmasına imkân tanınsaydı. Ama gerçekten, bu konu
üzerinde hepimizin, iktidarıyla muhalefetiyle düşünmemiz gerekiyor. O gece
hep birlikteydik burad a, ondan sonra birlikte bir mücadele yürütelim diye yola
çıktık ama bir yıl sonra geldiğimiz nokta çok sıkıntılıdır.
Bu sıkıntılı noktanın, maalesef, bir uzantısı da görüşmekte olduğumuz
bu İç Tüzük değişikliği teklifidir. Değerli arkadaşlarım, demokrasi özgürlükler
demektir,
demokrasi
sözünün,
görüşünün
sadece
çoğunluğun
dinlendiği
rejim
değil,
aynı
demektir,
zamanda
çoğulculuk
azınlığın
demektir.
Ülkemizde, baktığımızda, özgürlükler alanında ciddi bir sıkıntı var. Kendi
milletvekili arkadaşlarımız, Anaya sa Mahkemesi kararlarına rağmen aylardır
özgürlüklerinden mahrum bırakılmış durumdalar. Gazeteciler, hiçbir örneği
görülmedik
bir
şekilde
yani
şu
anda
dünyada
bir
numaralı
ülkeyiz
gazetecilerin tutuklu olduğu, aylardır, işte, önce iddianamelerini bekledikl eri,
iddianameden sonra yargı önüne çıkmayı bekledikleri bir ülke konumundayız.
Benzer şekilde,
İhtiyacımız,
olağanüstü
değerli
hâl
yönetimi bugün
arkadaşlarım,
OHAL’i
bir
uzatmak,
kez daha
OHAL’i
uzatıldı.
kalıcı
hâle
getirmek değil, tam tersine normalleş mektir, Türkiye'yi bir an önce demokrasi,
hukuk devleti rayına oturtmaktır. Bunda hepimizin, ülkenin çıkarı vardır ama
maalesef biz hep bunları söylerken iktidar tarafından gelen, gerek 16 Nisanda
halk
oylamasına
sunulan
Anayasa
olsun
gerekse
şu
anda
görüş mekte
olduğumuz İç Tüzük olsun, maalesef, demokrasimizin kalitesini artıracak
öneriler, metinler olmamakta, tam tersine, çoğunluğun sesinin çoğulculuğu
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 159
Stenograf :
bastıracağı bir ortamı önümüze getirmektedir. Bu İç Tüzük teklifinin arkasında
yatan amacın hızlı kanun çıkarmak olduğunu anlıyoruz.
Hepimiz değişik komisyonlarda… Ben de bu Komisyonun üyesi değilim,
misafiriyim ama hepimizin değişik komisyonlarda görevleri var. Bence her
birimiz hem komisyonlarda hem Genel Kurulda şunu görüyoruz: Hızlı kanun
çıkarmak, doğru, kaliteli yasama yapmak anlamını taşımıyor; tam tersine,
örneğin, benim üyesi olduğum Plan Bütçe Komisyonunda -burada başka
değerli arkadaşlarım da var aynı Komisyonda üye olan - biz şunu sık sık
görüyoruz: Torbalar geliyor, sürekli torba kanunlar geliyor ve bu torbalarda,
belki de bir önceki torbada yaptığımız bir düzenlemeyi tekrar düzeltiyoruz,
hatta defalarca düzeltiyoruz çünkü hızlı geçireceğiz derken ya bir tarafı eksik
oluyor ya bir tarafı bir yeri düzelteceğiz derken öbür tarafa dokunuyor. Yani
hızlı kanun çıkarmak doğru, kaliteli yasama anlamına gelmiyor, halkımızın
çıkarına
yasama
yapmak
anlamına
gelmiyor.
Bunu
her
biriniz
Meclis
çalışmalarında izliyorsunuz, görüyorsunuz.
Vurgulamak istediğim ikinci husus, yani bu hızlı kanun çıkarmanın
kanun kalitesini, demokrasi kalitesini düzeltmediği vurgusunun yanı sıra bir
bütün
olarak
muhalefetin
bakıldığında,
konuşmasının
milletvekillerinin
istenmediği,
söz
konuşmasının
haklarının
istenmediği,
kısıtlandığı
bir
düzenlemeyle karşı karşıyayız. Maalesef, yani, on dakikalık bir konuşmaya
tahammül edilmemesi, bunun ille de üçe düşürülmek istenmesi… Yani,
muhalefetin
konuşmasından
çekinmemek
lazım.
Muhalefetin
konuşması
aslında iktidar için her zaman kendisini düzeltme, bir yanlışı varsa, eksiği
varsa düzeltme fır satı verir. Demokrasinin güzelliği -daha önce de söylendi
burada- muhalefetin özgürce konuşabilmesi, muhalefetin iktidara görüşlerini
özgürce anlatabilmesi ve uzlaşının bulunabiliyor olmasıdır, yoksa sadece
çoğunluğun dayatmasıyla bir yönetim şekli demokra si olmaktan… Adı belki
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
demokrasi
Saat :11.00
olabilir
Kayıt: Anayasa
sadece
Uzman : ……………….Sayfa: 160
Stenograf :
sandığa
bakarsanız
ama
özü
itibarıyla
demokrasiden uzaklaşmış olacaktır.
Yine, parlamentolar yasa çıkarma yarışının olduğu bir makine değildir.
Daha ziyade, uzlaşarak doğruyu, yurttaşların çıkarına, onların derdine çare
olan kanunları çıkarmamız gerekmektedir. Hızlı çalışalım diye muhalefetin
sözünün kısıtlanması aslında milletin sesinin kısıtlanması demektir ve kendi
ayağımıza kurşun sıkmaktan başka bir şey değildir. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin denetim ve yasama kalitesinin yükselmesi Türkiye demokrasisinin
seviyesini
gösterecektir.
O
yüzden,
biz
mutlak
surette,
İç
Tüzük’te
yapacağımız değişikliklerin hem uzlaşıyla çıkması -az önce tartışılıyordu hem
de
özgürlükleri
kısıtlayıcı
değil,
tam
tersine,
geniş letici
olmasına
çalışmamız gerekmektedir.
Görüşmekte
olduğumuz
getirilen
kısıtlamalar
söylendi-
Anayasa
aslında
ihlali
3’üncü
-ben
maddeye
de
yaratmaktadır,
tekrar
ilişkin,
örneğin,
edeceğim,
daha
seçilmiş
milletvekilinin
burada
önce
de
yasama
faaliyetini engellemekte, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve
yasama yetkisinin Türk milleti adına Mecliste olduğunu ifade eden maddelere
aykırılık teşkil etmektedir. Sadece bir milletvekiline sadece bir kez bu
imkândan faydalanma hakkı getirilerek sınırl ama getirilmesinin anayasal hak
ihlali olduğu düşüncesindeyiz.
Dediğim gibi, hızlı yasama yapmak, muhalefetin sesini kısmak kısa vadede belki istediğiniz noktaya
sizi götürebilir ama uzun erimde toplumun taleplerine bir karşılık getirmez. İç Tüzük hazırlığının -bir
kere daha vurguluyorum- her dönem Türkiye'de, parlamenter demokrasi geleneğimizde her dönem
uzlaşıyla çıkarılmış, yapılmış olan İç Tüzük hazırlıklarının böyle bir dayatmayla getirilmesinin son
derece sakıncalı olduğunu düşünüyoruz. Çoğunlukçu anlayış, uzlaşmanın getireceği erdemleri bir
çırpıda yok edecektir. Dayatmacılık, öngörülemez gerilimleri, belirsizlikleri, toplumsal kutuplaşmaları
beraberinde getirecektir. O yüzden, mutlak surette hem İç Tüzük konusunda hem diğer komisyonlarda
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 161
Stenograf :
hem de Genel Kurulda muhalefetin sesine daha fazla kulak verilmesi gerekmektedir; kısıtlanması,
kısılması değil, daha fazla kulak verilmesi gerekmektedir. Aslına bakarsanız,
belki üzerinde durmamız, daha detaylı konuşmamız gereken bir sorun da
önümüze gelen kanunların kalitesizliği meselesidir. Yani aslında mesele hız
değil,
hazırlanırken
bürokrasinin
bu
kanunları
yeterince,
sorunları
tam
anlamıyla çözecek nitelikte, kalitede hazırlamamış olmasıdır. Bunu Plan ve
Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımız da, sadece bizim par timizden değil,
diğer partilerden arkadaşlarımız da sık sık görmektedirler. Bakanlıklardan
gelen kanun teklifleri, önerileri çok büyük eksiklikler, çok büyük “Ya, bu da
olur mu?” denen vahim hatalar içermektedir. O yüzden ihtiyaç ve hukuk analizi
için
gerekli, derinlikli çalışmalar yapılamadığından aynı yasada sık sık
değişiklik,
kısa
zamanda
yürürlükten
kaldırma,
uygulama
organlarının
çelişkileri ve boşluklarını yorumla giderme zorunda kaldığı gibi sorunlarla
karşılaşılmaktadır. Dediğim gibi, keşke daha uz laşıcı bir metotla İç Tüzük
konuşulabilseydi ve bu şekilde bir çoğunlukçu yöntemle önümüze getirilmiş
olmasaydı.
Başka örnekleri de size hatırlatmak istiyorum yavaşlıktan şikâyeti
olanlara, eleştirenlere. Bu Parlamentoda, daha kısa süre önce hatırlarsanız
Avrupa Birliği uyum yasaları bağlamında biz bir aradaydık. Yani yüzlerce
maddelik kanunları istediğimizde, uzlaştığımızda, partiler bunun gerekleri
üzerinde
hemfikir
olduğumuzda
birkaç
gün
içinde
çıkarabiliyoruz.
Yani
mazeretimiz hız, sürat değil; asıl mes ele uzlaşıdır, asıl mesele getirilen
kanunun gerçekten Türkiye'nin, gerçekten insanımızın ihtiyaçlarını karşılayıp
karşılayamayacağı meselesidir. Yoksa biz bu konuda uzlaştığımız noktada
yani hem kanunun hem onun içeriğinin gerçekten gerekli olduğu, gerçek ten
insanımızın sorunlarına çözüm getirdiği konusunda uzlaştığımız anda biz
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 162
Stenograf :
zaten birlikte gece gündüz demeden, gerekirse yirmi dört saat çalışarak
zamanında bunun çıkmasını sağlamaktayız.
O yüzden bir kez daha ben özgürlüklerin önemini, düşünce, ifade
özgürlüğünün önemini vurgulamak istiyorum. Az önce görüşülen 2’nci madde
doğrudan muhalefetin sesini kısmaya yönelikti. Buradaki, dediğim gibi, söz
hakkının kısıtlanmış olması aslında birçok konunun gündeme getirilmesini
engelleyici, kısıtlayıcı olacaktır. G eçmişte bunların örneklerini hatırlatmak
istersek eğer biz birçok konuyu, terör, yargı bağımsızlığı, Soma, FETÖ’yle
mücadele, KPSS sorularının çalınması, basın özgürlüğü, doğa katliamları,
tarım
üreticilerinin
sorunları
gibi
birçok
konuyu
bu
şekilde
gündem e
getirebildik. Sadece biz değil aslında iktidar da bu sayede görüşlerini ifade
etme fırsatı buluyordu. Şimdi bunun kısıtlanıyor olması, dediğim gibi, hem
ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı hem de anayasal hak ihlali içeren bir sorundur.
BAŞKAN – Sayın Çakıröze r, lütfen toparlayabilir misiniz.
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) – Tabii Sayın Başkan.
Teklifin diğer maddelerine de bakıldığında, genel ruh hep muhalefeti ne
kadar az konuşturabiliriz, ki bu, bakın, on dakikalık bir konuşma aslına
bakarsanız zaten bir derdin anlatılması için yeterli değilken şimdi bunun beşe,
hatta üçe düşürülüyor olması “Siz konuşmasanız da olur, biz bildiğimiz gibi
kanunu yapar, önünüze koyarız, geçiririz.” anlamına gelmektedir. Bu doğru bir
yaklaşım kesinlikle değildir. Bir kere daha söylüy orum, 3’üncü maddedeki yani
şu anda görüşmekte olduğumuz maddedeki yaklaşımın da bir milletvekiline
sadece bir kez hak verilmesi ve her hafta başka bir partinin bunu kullanması
gibi bir düzenlemenin sınırlayıcı olduğunu düşünüyoruz.
Benzer şekilde diğer m addelerde de, örneğin –az önce de vurgulandı,
onu ben de söylemek istiyorum - milletvekillerinin, değerli arkadaşlarımızın
kınama ve geçici çıkarma cezalarına ilişkin düzenlemelerde ortaya konan bazı
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Uzman : ……………….Sayfa: 163
Stenograf :
ifadeler çok soyuttur. Örneğin ben ya da bazı milletvekil i arkadaşlarım bir
konuyu Parlamentoda vurgulamak istediğimizde, örneğin basın özgürlüğünü
vurgulamak istediğimde, tutuklu
resimlerini
kullanmak
gazeteci meslektaşlarımın ismini ya
istediğimde
bunun
bir
kınamaya,
bunun
da
bir
cezalandırmaya dönüşmesini, ne ye göre dönüşeceğini ya da neye göre
dönüşmeyeceğini belirleyecek husus net değildir, tamamen keyfîdir. Bir başka
milletvekili arkadaşımın vurgulamak istediği, kamuoyunun önüne getirmek
istediği bir konuyu, işte şekille, resimle, başka bir vurguyla yapması aslında
çok temel özgürlüklerdir. Bunların kısıtlanıyor olması ve böylesine soyut,
keyfîliğe izin verecek şekilde kısıtlanıyor olması son derece yanlıştır. O
yüzden bu şekilde, neye göre bu yasaktır, ne serbest olacaktır, ne sorunlu
olacaktır; bunlar çok açık ortaya konmamış durumda.
Sonuç olarak, genel olarak tekrar söylediğimde, hızlı kanun yapmak
“kaliteli kanun yapmak, nitelikli kanun yapmak, ülkenin sorunlarına, halkımızın
sorunlarına çözüm getiren kanun yapmak” anlamını taşımamaktadır. Tam
tersine, uzlaşı ne kadar az olursa, diyalog ne kadar az olursa, muhalefeti ne
kadar çok susturursanız, yapılacak olan kanunun kalitesi, yapılacak olan
kanunun bu ülkenin insanlarının sorunlarını çözme kapasitesi o kadar düşük
olacaktır, o kadar eksik olacaktır.
BAŞKAN – Sayın Çakırözer, tamamlar mısınız lütfen.
UTKU ÇAKIRÖZER (Eskişehir) – Tabii Sayın Başkan.
O
yüzden
bu
teklif
İç
Tüzük’ü
düzenlemekten
öte
bizleri,
milletvekillerini, muhalefeti susturmayı -aslında “biz” demek “millet” demek milleti susturmayı, mill eti kısıtlamayı amaçlamaktadır. Bu yüzden Meclis içi bir
darbe niteliğindeki bu İç Tüzük değişikliğine biz karşıyız, karşı olmaya devam
edeceğiz. Umut ediyoruz ki bu görüşmeler süresince iktidar ile muhalefet
partileri arasında faydalı bir uzlaşı ortamı or taya çıkar ve çoğunlukçu dayatma
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
yerine
Saat :11.00
çoğulcu
Kayıt: Anayasa
uzlaşının
hâkim
Uzman : ……………….Sayfa: 164
Stenograf :
olacağı
Türkiye
Büyük
Millet
Meclisi
çalışmalarının önünü açacak bir İç Tüzük ortaya çıkarılabilir.
Teşekkür ediyorum. “Hayırlı olsun.” diyorum.
BAŞKAN – Sayın Çakırözer, teşekkür ediyorum.
Söz sırası Sayın Meral Danış Beştaş’ta.
Sayın Beştaş, buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Her ne kadar 3’üncü madde üzerinde söz almışsam da açıkçası 3’üncü
maddeye ilişkin en son birkaç hususu belirteceğim çünkü öyle bir ül kede
yaşıyoruz ki her an, her dakika, her saat yeni bir şokla, yeni bir gelişmeyle
yani insanın “Artık bu kadar olmaz.” dediği bir olayla karşılaşıyoruz.
Biraz önce, on dakika önce yeni bir haber düştü internete, hak
savunucularına tutuklanma istenmiş. Han i vardı ya Büyükada’da ajanlar
toplanmıştı iddiaya göre, işte, otelde kendi aralarında ajanlık yapıyorlarmış ve
gözaltına alındıkları günden bu yana…
AYTUĞ ATICI (Mersin) – Onlar casus casus, casusçuluk oynuyorlarmış!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Casusluk suçu işledikleri iddiasıyla
gözaltına alındıkları iddia ediliyordu. Tabii bunun gerçekle, yaşamla ve
gerçekten bu iddiaların hakikatle hiçbir ilgisi olmadığını aklı başında herkes,
biraz hak alanını bilen, özgürlükler alanını bilen -yani bu insan hakları
savunucularını tanımasa bile - bu iddianın ne kadar gülünç olduğunu, ne kadar
absürt olduğunu aslında tahmin edebilir.
Şimdi, öyle bir olay hâline geldi ki yani “Yanlışlıkla mı alındılar?” diye
düşünürken, bu sefer terörle mücadeleye sevk edildi dosya; orad an gözaltı
süreleri uzatıldı, oradan, basın üzerinden, ulusal basın üzerinden, yandaş
medya üzerinden sürekli hedef gösterildiler; daha gözaltında oldukları hâlde,
daha soruşturma tamamlanmadığı hâlde suç ve cezaların şahsiliği, masumiyet
T BM M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
İ ncelenmemiş Tutanaktır
Komisyon : Anayasa
Tarih :17/7/2017
Saat :11.00
Kayıt: Anayasa
Stenograf :
Uzman : ……………….Sayfa: 165
karinesi ve ceza hukukunun temel ilkeleri her zaman olduğu gibi yerle bir
edilerek teşhir edildiler ve ajan oldukları, casus oldukları
Download