Katliamda İslamofobi İtirafı

advertisement
On5yirmi5.com
Katliamda İslamofobi İtirafı
Norveç tarihinin en kanlı katliamını yapan Anders Behring Breivik, polisteki
sorgusunda suçunu kabul etti.
Yayın Tarihi : 25 Temmuz 2011 Pazartesi (oluşturma : 10/9/2017)
Hasan Cücük, Selçuk Gültaşlı’nın haberi
Yaklaşık yüz kişiyi öldüren aşırı sağcı Breivik, katliamı tek başına yaptığını söyledi. 32 yaşındaki
katil, yaptığı eylemi 'korkunç' olarak tanımlarken, 'ancak gerekli olduğunu düşünüyorum' dedi.
Breivik, saldırılardan iki saat önce internette yayınladığı 1.500 sayfalık 'manifesto' niteliğindeki
günlüğünde de eylemi neden yaptığını ortaya koyuyor. Günlük, katliamı gerçekleştirmesinde
göçmen ve Müslüman karşıtlığının (İslamofobi) önemli rol oynadığını gösteriyor. Müslümanlara karşı
nefret ifadelerinin yer aldığı günlükte Breivik, Müslümanların Avrupa'da gücü hızla ele geçirdiğini ve
Avrupa'nın değerlerini silme yolunda ilerlediğini yazıyor. "2020'ye kadar yüzde 100 asimile
olmayan Müslümanlar, iktidarı ele geçirdiğimizde tehcire tabi tutulacaklar." diyor.
Anders Behring Breivik, Oslo şehri ve Utoya adasında 93 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırılarını bir
tek amaçla yaptığını söylüyor: "2083: Bir Avrupa Bağımsızlık Beyannamesi" adlı 1518 sayfalık
kitabının daha fazla okunmasını sağlamak. Breivik, manifesto niteliğindeki kitabında iki temel tez
geliştiriyor: Kültürel Marksizm ve Avrupa'nın İslamlaştırılmasına yönelik üçüncü cihat dalgası.
Müslüman karşıtlığının hakim olduğu metinde, 'kültürel Marksistleri/çok-kültürlülüğü savunan
hainleri' hedef almaktan söz ediyor. "Diyalog süreci bitmiştir. Barışa bir şans verilmişti. Silahlı
mücadele dönemi başlamıştır." diye yazıyor. Ona göre Kültürel Marksizm'in gündelik siyasetteki en
belirgin ifadesi çok-kültürlülük söylemi ve siyaseten doğrucu dil.
DEVRİM İÇİN 45 BİN KİŞİ KATLEDİLECEK
Avrupa'da hedef alınacak ülkelerin de listesini yaptığı, ülkelerde yaşayan Müslümanların sayısına
göre yapılan sıralamada Fransa'nın ilk sırada olduğu görülüyor. Ortaçağ'da Haçlı Seferleri'ne katılmış
bir Hıristiyan grup olan Tapınak Şövalyeleri'nin üyesi olduğunu kaydeden katil, "Hedefimiz, Batı
Avrupa'da siyasi ve askerî kontrolü ele geçirmek ve kültürel muhafazakâr bir siyasi ajandayı
uygulamaktır." diyor. Milliyetçiler ile, 'Avrupa medeniyetini yok etmekle suçladığı' çok-kültürlülüğü
destekleyenler arasında iç savaş yaşanacağından bahsediyor. Yapacakları katliamlar için de üst limit
belirliyor: 45 bin ölü ve 1 milyon yaralı Marksist/çok-kültürlülükçüyü aşmayız.
Kitapta sürekli Müslümanların Avrupa'da kontrolü ele geçirmek üzere olduğu işleniyor. Breivik, ikinci
tezinde İslam'ın Batı medeniyetini çökertmeye yönelik cihat dalgasının hiçbir zaman durulmadığını
ve 622-750 yılları arasındaki Birinci Arap Dalgası'nı, 1071-1683 yılları arasında Türklerin
önderliğindeki İkinci Dalga'nın takip ettiğini, Üçüncü Dalga'nın da Avrupa Birliği ile Arap
Ortadoğusu'nun kaynaşmasını öngören Eurabia (Avrabistan) Süreci olduğunu iddia ediyor. Üçüncü
dalganın 11 Eylül 2083 tarihinde başarısızlıkla sonuçlanacağını ve başta kendisi olmak üzere
Avrupa'nın İslamlaşmasına karşı mücadele verenlerin o zaman kahramanlar olarak anılacağını
söylüyor. Metinde terörün kitleleri uyandırma aracı olduğunu ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana
en büyük canavar olarak nitelendirilmeyi beklediğini belirtiyor.
'2083' ŞİFRESİ
Breivik'in manifestosunun başlığında kullandığı 2083 tarihi iki açıdan son derece ilginç.
Manifestoda Avrupa Hıristiyanlığının en büyük iki düşmanı olarak seçtiği Marksizm ve İslam
açısından bakıldığında 2083'ün çok mühim çağrışımları var. 2083, Osmanlı ordularının Viyana
önlerinde bozguna uğradığı 1683'ün 400. yıldönümü. 2083, ayrıca, Breivik'in düşman bellediği
Marksist-Komünist ideolojinin kurucusu Karl Marks'ın ölümünün de 200. yıldönümü. Manifestosunda
Avrupa İç Savaşı bölümünde 3 safhadan bahseden Breivik, 2070-2083 arasında Avrupa İç
Savaşı'nın sona ereceğini, Marksist-Komünist-çokkültürcü elitin yok edileceğini ve bütün Avrupa'nın
Müslümanlardan temizleneceğini öngörüyor.
Ağır kayıp için domdom kurşunu kullanmış
Norveç'in Utöya adasında İşçi Partisi'nin kampına katılan gençlerden 86'sını katleden saldırganın,
vücudun içinde parçalanmak üzere tasarlanmış, en ağır yaralara yol açan domdom kurşunu
kullandığı bildirildi. 97 yaralının kaldırıldığı Ringriket Hastanesi baş cerrahı Dr. Colin Poole, bu
mermilerin vücudun içinde patladığını ve çok büyük iç hasara yol açtığını vurguladı. Saldırganın
teslim olduğu sırada hâlâ bir sürü cephanesi olduğu da öğrenildi. Polisteki ifadesinde "Norveç
toplumunu değiştirmek istiyorum. Tek başıma hareket ettim." diyen Breivik, saldırının gerekçesini
bugün çıkacağı mahkemede açıklayacağını ifade etti. Norveç polisi ise saldırganın gerçekten tek
başına hareket edip etmediğini araştırıyor. Dün katliamla ilgili olarak birkaç kişi gözaltına alındı.
Ancak bu kişiler daha sonra serbest bırakıldı.
Norveç basınından büyük sorumsuzluk
İktidardaki İşçi Partisi'nin gençlik kampına yönelik saldırıda Norveç basınının sorumsuzluk örneği
gösterdiği ortaya çıktı. Kamptaki gençler hayatta kalmak için saklanırken, Norveç basını bazılarının
cep telefonunu aramış. Telefonların çalması üzerine saldırgan, gençlerin yerini tespit etmiş. Dün
olayı doğrulayan basın kuruluşları Norveç halkından özür diledi.
Zaman
Bu dökümanı orjinal adreste göster
Katliamda İslamofobi İtirafı
Download