TEMEL KAYNAKLAR ÇERÇEVESiNDE DİNDEN DÖNME ve İNANÇ

advertisement
41
TEMEL KAYNAKLAR ÇERÇEVESiNDE DİNDEN
DÖNME ve İNANÇ ÖZGÜRLÜGÜ
Nihat DALGIN
İslam'ın inanç ve düşünce hürriyetine verdiği önemin ele alındığı ve dile
getirildiği her ortamda, dinden dönen insanlara İslamın öngördiiği.i ceza
hatırlatılmaktadır.
Hemen
peşinden,
bu ceza ile birlikte, inanç hürriyetinin
nasıl bağdaştı rı labileceği sorulmaktadır.
İşte bu kuşkuları bir nebze giderebilmek dinden çıkana (nı i.irted)
verilecek cezanın, inanç hiirriyeti ile ilgisinin ne derece olduğunu, bir
başka deyişle, ceza gören ıni.irtedin eliişiince suçlusu olup olmadığını
ortaya koyabilmek amacıyla, dinelen dönme ve cezası konusunu
araştırınanın faydalı olacağını cliişiinınekteyiz.
1 İ!(J'İDAT suçu
A- Tanımı:
Arap dilinde ifüal babından ism-i tail olan mürted, sözliikte; dönmek
kökünden, dönen anlamına gelmektedir. I
Miined terim olarak; İskinı dininden çıkana verilen isinıdir. Tanınıcia
bulunması gereken özellikleri dikkate alaGık, irtidat ve mürted şöyle
tanımlanabilir: Akıllı, bi.illığa ermiş, müslüman erkek veya kadının, zorlama
olmaksızın irtidat kasdı ile, İsl;lm dininde zanıri olarak inanılması gereken
şeyleri, tamamen veya kısmen, inkar etmesi ve bu inkarını veya inkar
sayılabilecek davranışını, söz, Hil, alay gibi kişinin duygularını belirtıne
yollarından biri ile ort:ıya koymasına irtidat, bunu yapana mürted denir.2
B- Suçun Özellikleri:
İrtidat suçu söz veya hareketlerle işlen ir.
I. Sözlerle İıtidat:
İrtidat suçunun olu~ma sebeplerinden birisi ~ahsııı küfür lalzıııı dili ile
söylemesidir. Şahsın kiifiir sayılan sözleri kalbinden geçinnesi yeterli
değildir. Dünyada hiikiinılerin zalıire göre verilir olması prensibi, dili ilc
bu sözleri açıklamayanı konımaktadır.3 Nitekim Hz. Peygamber:
"Allah Teala, iirııınetiıııin içinelen geçircliklerini, dilleri ile
konuşıııaclıkları ve işlemeelikleri ıııiiclcletçe bağışlar"4
buyurmuştur.
ı ez-Zebidi, Tacu'I-Arus min Ceı•dhiıi'f.
Kamus, Vlll, 92; ei-Cevheıi, es-Sıhah ji'/Lüğa ı-e'f.Ufum, I, 474; Sadi Ebu Ceyb, e/1\amusu'l-jikhi lugaten w İstılahen, s.
ı'i6.
2 Münedle ilgili tarifler için bkz. el-
/vlaverdi, Ebu'I-Hasen Ali b. Mulı:ıınıned b.
Habib, el-Ahkdmu's-Su/taniJ9'e, s. ı 13:
Ser:ıhsi, ei-Mebsut, X, 98; İbn Kııdanıe, e/Muğni ı-e'ş-Şerhu'!-Kebir ala Metni'f.
Mukni', X, 99; Necib ei-Mııtıi, Tekmiletu'f.
Mecmu' Şerhu'l-Mühezzeb, XXI. 59:
Ravzatu't-Talibin, VII, 283; İbııii'I­
Hiiın:ım, Fethu'!-Kadir, V, 307; er-Renıli,
Nihayetu'l-Mubtac ila Şerhi'I-Minhac,
VII, 413; ei-Buhuti, Keşşafu'l-Kına ala
Metni'!-ikna, VI, ı71; A. Fethi el-Beknesi,
e!-Meı•suatu'l-CinaiJ9'e ji'I-Fıkhi'I-L<ltimi,
lll, 126; Bilmen Ömer Nasulıi, Hukuki
İsldmiyye ve IS! ılabatı Fıkhi]~·e Kamusu.
III, 340; Num:ın es-S:ınıarr:ıi, ıl/üJtede Ai/
Hükümle1; (tre. O. Zeki Soytiirk-Ahnıet
Tekin) s. 48.
3 Ali el-Kari, Şe!hıt'l-Fıkhı'I-Ekber, ı979, s.
•134; Bilınen, Kamus, IV, 8.
4 Buhari, !tk 6; .Miislim, İman 58: Ebu
Davud, Talak ıs.
makd/at
1999/1
42
NibatDalgm
İnsanın, söylediğinele mürted sayıldığı sözlere şunlar örnek verilebilir:
Allah'ın
mevcudiyetini inkar etmek, layık olmayan şeyle Allah'ı
ismi veya emirlerinden bii:i ile alay etmek, Allah ile
kişi arasında, yardıma koşan, kendisine tevekkül edilen birinin olduğunu
iddia etnıek6, Allah ve rasullerinden birine küfretmek?· İslam'ın sonraki
asırlarda uygulanamaz olduğunu, miisliimanların gerilemesine İsi;! m'ın
sebep olduğunu söylemek. 8
sıbtlanclırmak5. Allalı'ın
2. Hareketlerle İr!idat:
5 İbn Teyıııiyye, ei-Fetam e!-Kübra, V,
535; Taftızani, Şerbu'l-Makasıd, V, 22·i
vd.
6 İbn Tepniyye, age. V, 535; el-Bulıuti,
Keş;ajit'l-Kma, \~,
168.
7 İbn J-bzııı, e/-Mul.ıal/a bii-A~ar, :\lll,
·i76: İbnu'l-ı\r.ıbi, :\l.ıkamu1-Kur'cm,'l, :ıı:
İbn Kud:ııııe, e/-ılluğni. X. 72: /ll uı ii, age.
XVIII,2ô.
S Klifiir sözleri ile ilgili d:ılı:ı geniş bilgi
i~·in :ıyrıc:ı bkz. İbn Nliceyııı, Zeyniidclin.
el-Babm'r-Raik Şed.> u Ken::::i'd-Dekaik,
Kalıire ts., ll, 133; en-Ne1·evi, Rau::::atu'tTa/ibin. ~ı. 2S5: er-Renıli, Nibayetü'/Mubtac, VII, <Jl·i vd.: Fudayl:ıt, Cebr
Hılııııud, :1/.ıkamu'r-Ridde ı:e'/­
Mürteddin.
ı\ıııımıı.
1987. s. 206-254.
9 el-Mer.ıği, Tej.i:iru'/-Mera(ji,l, 1~6.
lO İbn Kudaıne, age. X, 7 3; İbn I-l:ıcer ei-
Askabni, Fetbu'/-Bali bi Şerbi'/-Bubari.
XII, 288.
• ll Kas:uıi, Bedaiu~~-Sanaijl Tertibi~~­
Şemi, VII, 134; İbn Kud:ııııe, age, X, 75;
İbn Niiceyııı, el-Babru'r-Raik, V, 129; İbıı
Abidin, Haşiye, lll, 2S5.
12 er-Rcmli, Nibayetü'f-Mubtac, VII, 417.
13 İbn Abidin, Raddü'l-Muhtara/e'dDüni'!-Mu/.ıtar ala Metni Tenviri'l-Ebsar
(I-laş~l'e), III. 287.
1·i Seralısi, age, X, 123; İbn Abidin, age,
lll, 285.
15 er-l~eınli. age, \'11, ·i 17.
16 İbn Kud:ııııe, age X, 99.
17 Ser:ılısi, as,}{!., X. 1~3: İbn Nliceynı,
cıge, V, 129; İlın Alıiclin, age, lll, 2S5.
lS Koçık, ı\lulısiıı, "Eiıliyete Tesir
Açısıııcl:ııı S:ırlıoşluk", s.
llS.
19 Kas:ıni, age, Vll, 13·i; İlın Kucl:ııııe,
age, X, 73: İbn Nliccyııı, age, V, 129.
maktt/at
1999/1
İnsanın kalbindeki inancını dışa vurmasının bir yolu da tavır ve
hareketleridir. Bir şahıs, söz söylemecleıı de, hareketleri ile bir şeyi kabul
veya reclclettiğini, teredeliide ma hal bırakınayacak şekilde, ortaya koyabilir.
İşte birtakını hareketlerin adeta söz yerine geçtiği gerçeği ile, irtidat
suçumın bir sebebi de şahsın hareketleri göriilıni.iştiir.
Hareketlerle irtidada örnek olaı~ık ~unlar zikredilebilir: Kur'an'ı pisliğe
atmak: puta, güne~ \·e ar gibi yıldızlara seeele etmek; kıbleclen ba~ka yöne,
kasıtlı olarak döniip namaz kılnıak.9 Nanıazın, haccın, zekatın ı;ırz
olduğunu ink1r ederek. onları verine getirmekten kaçınınak, emri
yapınanıakLa clirenmek.ıo
C Suçlunun Özellikleri:
1. 1\ki/:
aa. irtidat suçunu işleyen kimse akıllı olınalıdır.l 1 Zira insanların
nıi.ikellellyetleri ile akılları doğru orantilıdır.
bb. Akıl lıastasının 1 2 ve deli hiiknıiincle olanınl3, bayılnıa veva uyku
sebebiyle aklı gidenin inicbclı geçerli değilclir.l·f
cc.
Sarhoşun irtidadı hakkında
iki
brklı görüş
mevcuttur.
l. Sarhoşun bu haldeki inidadı geçerlidir. Bu, şM1ilerin15 göriişiidiir.
1-lanbelilerdeki salıilı kabul edilen görüş de böyledir.16
2. İrtidat halinde şahsın ~lllını yerinde olmalıdır. Sarhoşun şuuru yerinde
olmadığı için, inidar suçlusu sayılmaz. Bu, handilerin kabul
olup li, daha ınantıki göriilmektedir.18
ettiği görüş
]_ !Jiiltlğ:
İrticlat suçunu işleyenele biiltı ğu n şart olup olmadığı tartışılmıştır:
aa. Aklı ernıeyen. yani nıiinıeyyiz (iyiyi köt:Lideıı, güzeli çirkinden ayırt
etme nıelekesi) olmayan
yoktur. 19
bb. Akıllı. ı;ıkat
me\'CUtt:Ur.
1.
Çocuğun
çocuğun irtidadının gerçekleşınediğinde
biillığa ernıenıiş çocuğun irtidadı
irtidadı
ihtil;1f
hususunda birkaç görüş
geçerlidir. Bu, Ebu Hanife (ö. 150/767) ve
Temel Kaynakl~u· Çerçevesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü
43
Muhammed'in (ö. 189/805) benimsediği göriişUir.
2. Çocuğun irtidadı geçersizdir. Bu, hanefilerden Ebu Yusuf (ö.
182/789)20, Şafii (ö. 204/819)21 ve Ahmed b. Hanbel'in (ö. 241/855)22
kabul ettiği görliştlir.
3. Cinszvet:
İrtidat suçlusunda cinsiyet brkı gözetilmemiştir. İleride göriiieceği gibi,
irtidat
cezasının uygulanması hususunda, suçlunun kadın veya
hükme tesiri ıanışılmış ise de, irtidat suçumın tesbitinde
olmasının
erkek
böyle
bir taruşma sözkonusu olmamışur.23
4. Zorlama:
Zorlama
altında
inidal suçu
işleyen hakkında
birkaç
farklı yaklaşım
bulunmaktadır.
aa. Kalbi imanla dolu olduğu halde, zorla kliflir lafzını söylemeye mecbur
edilen kişinin irtidadı geçerli değildir. Zira, eline girınede olduğu gibi,
dinden çıkma da istekle olmalıdır. Bu, çoğunluğun kabul ettiği bir
görliştli t-.24
bb. Zorlama tam25 ve eksik26 olmak üzere iki tlirllidlir. Tam zorlama
altında bu suçu işleyen mazur görlillirse de, eksik zorlama alıında inidaı
suçunu işieyenin mazereti kabul edilmez. Bu. hanelllerin kabul ettiği bir
..
.. ..
)/
goruştur.-·
cc. Zorla nıiisllinıan olımış kişinin inidaı etmesi halinde,
olup olmadığı yönlinde iki Eırklı görliş nıevcuttur.2S
irıidadının
geçerli
5. Suç Kasdı:
İrtidaı suçunu işleyen kimsenin, kliflir sözlerini söylerken veya ink1r
anlamıııa
lıi.ikme
gelen işi yaparken, suç
tesiri ıanışılmışlır.
aa. Ki.iflir sözlerini ~aka ile söyleyen
kasdı
ile
hakkında
yapmış
iki
olup
Eırklı görii~
olmanıasının
me\'Cuttur.
1. Suçlu, söylediği sözlerin manasını muracl etmediği için kalir
olnıayacaktır. 2 9
2. Şahsın kliflir niyeti yoksa da, dinle alay etmiş olduğu için kafir olacaktır.
Bu sahih olarak kabul edilen30 ve İbn Abidin'in (ö. 1252/1836) de31 kabul
ettiği bir görlişti.ir.
bb. Klifi.ir sayılan sözli bilgisizlikle söyleyen kişinin, mazur olup olmayacağı
yönlinde fetvalar verilmiştir. Ancak bilgisizlik sebebiyle söylenen sözün
şahsı kMir kılmayacağı beninısennıiştit):!
D. Suçun Tesbiti:
inidaı suçu, suçlunun iıiral'ı. şahitler veya savcının iddianamesi ile tesbit
edilir.
20 Ser:ılısi, age, X, 122.
:!1 er-Remli, age, VII, 417.
22 İbn Kud:ııııe. age. X, 85.
23 İbn Niiceyııı, age. X, 129; İbn Abidin.
age, IJI, 285.
2·i Ser:ılısi, age, X, 123; İbn Kud:ııne, age,
X, 108; er-Reınli, age, VII, 417.
25 T:ıın zorbın:ı (ikr:ı-ı mlilci); öldlirıııe,
bir tiZI'll kesme 1·e y:ır:ılaın:ı gibi ağır bir
tehdit ile vuku bulan bir zorlaımdır.
26 Eksik zorlama (ikr:ılı-ı ğ:ıyrı ııılilci); bir
iki tokat, değnek vı.ırınak vey:ı hapsetmek
gibi lıafıfbir tehdit ile vul-aıbubıı
zorbnı:ıdır.
27 K:ısani, age, VII, 176; İbn Abidin, age,
rıı, 286.
28 İbn Kudaıne, age, X, 107.
29 İbn Nliceym, age, V, 129.
30 İbn Nliceyın, age, V, 129; ei-Bulıuti,
age, VI, ı 68.
31 İbn Abidin, age, lll, 285.
32 Ebu'l-lzz, Ali b. Mulıaınıned, Şerbu'f.
ilkide et-TabaııöJ•e, s. 435;Aii el-K:iri,
Şedıu Fıkbı'l-Ekber, s. 126; Abdulkadir
Ucleh. et- Teşıiu'I-CinaöJ'i'f.islıimi. ll,
708.
makd/dt
1999/1
44
Nibat Dalgm
1. Suçlunun
itirafı
ile.
2. Şalıitlerle. İrtidat suçunun tesbiti için kaç şahit gerektiğinde iki görüş
nıevcumır.
aa. İrtidat suçu için, doğru sözili iki şahit yeterlidir. Bu, fukalıanın
çoğunluğunun
kabul euiği bir görliştür.33
bb. İrtidat suçumın tesbiti için dört şahit gereklidir. Bu, Hasan el-Basri (ö.
110!728)nin savunduğu bir göriiştiir.34
İrtidat suçumın tesbitinde şahitliklerine başvurulan kimselerin dinden
çıktığı
söylenen kimse için, "kallr oldu, ben buna şahitlik ederim"
demeleri yeterli değildiı)5 Kaflr olduğu zannedilen şahsın, hangi inanç,
söz veya fıilden dakıyı kiif'ı·e diiştiiğii, biitiin incelikleriyle araştırılmalıdır.
Dinden çıktığı iddia edilen şahsın, ithaından kurtulmak için, bu iddiayı
reddedip ıııüsliiınan olaGık devanı ettiğini bildirnıesi36 ve şehadet
kelimesini söylemesi yeterlidir.37
cc. İrtidat suçumın tesbiti için, savcı mahkemeye böyle bir iddia ile
başl·urnıalıdır.
Çağda~ İslam hukukçularından Abdulkadir Udeh, inicladın topluma karşı
işlenmiş suçlardan olduğu diişiincesinden hareketle, savcının, bir şahsın
irtidar suçu işlediği iddiası ile mahkemeye başvurmasını gerekli
görmektedir. Ona göre. böyle bir müracaat olmadığında, kişilerden sadır
olan kiifiir suçları mahkemeye getirilenıeyecek ve sahibi
ceza lan d ı rı lanıaya caktır _38
If-
iRTiDAT CEZ·\S!
İnsanlar arasındaki yaygın kanaata göre, İsl5ın dininden çıkan ıniirted,
ı.evbe ederek geri dönnıezse39, öldliriilecektir. Bu bölümde, ıııiirtedin
öldiiriilıııesi iÇin kaynak gösterilen Kitap, Siinnet ve İcıııa'ın konu
hakkında
delil olma mahiyetleri
tartışılacaktır.
i\. Cezanm Kaynak/an:
33 İbn Kud:ııııe. age, X, 9•!.
}J İbn Kud:ııııe, age, X, 94.
35 er-Reıııli, tıge. Vll, ·i 18.
36 İbn Kud:ııııe, age, X, 94.
37 ei-Maverdi, el-Ahkamu~ç-Sul!cmi)J'e, s.
117.
39 İbn Hacer, Felbu'l-Bari, XII, 281; ezZlirk1ni, Şerhu'z-Zürkani ala Mumllai'lİmdmMdlik, IV, 17; İbnAsür,
Mulıaınıııed, Tejsfru'I-Tablir l'e't-Ten~iı;
11,335.
·lO Bkz. B:ık:ıra 2/217; M:tide, 5/5; En':ıııı
6/88; Ziiıııer 39/65.
makd/dt
1999/1
1. Kitap (Kur'an-t Kerim):
Dinden dönme suçunun dünyadaki
cezası
ile ilgili olarak ;1yetlerde,
ıniirtedin aınellerinin boşa gideceği4° dışında bir cezaya, saralıaten
rastlan mama ktadır.
Biz burada, dalı:ı ziyade, dinden dönenin öleliiriilmesi gerektiği
hususunda, :1yetlerde bir işaretin olup olmadığını araştırmak istiyoruz.
Bazı aGıştırmacılar,
s:mınıııuşlar ve şu
Kur'an'da ıniirtedin öleliiriilmesi ile ilgili emrin varlığını
;\yerleri delil olaGık kullan mışlardır:
a. "Bedevilerden geri
kıii·Yetli
bir
kalmış
olanlara de ki; siz
yakında
kavnıe karşı savaşmaya kçağrılacaksınız.
çok
Onlarla
--
Temel Kaynaklar Çerçevesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü
45
savaşırsınız veya nıiisliinıan olurlar. ..''41
Bu ayetteki "kuwetli bir kavimden maksadın, Farslılar, Romalılar, Rum lar. ..
veya Hz. Peygamber'in öliimünden sonı:ı Ebu Bekr döneminde irtidat
eden Yemameliler. ya da Müseyleıııetü'l-kezzab ve taraftarlarının
bulunduğu
Ilanile oğulları olduğu şeklinde değişik görüşler
bulunmaktaci ır. ·ız
A.yette zikri geçen kavmin, miirted Hanife oğulları olduğu gonışune
dayanarak es-Seı:ıhsi (ö. 490/1097) bu ayeti dinden dönenierin
öldüriilmesinin gerektiğine delil olaGık gösterıııiştir:i3
Halbuki, ;lyene kendileri ile savaşa çağırılacak kavıııin, henüz -o giinlerdeortada olmadığı hakkında görüşler de ınevcumır.4·ı
Ayette mevcut olan .;1 bağiacının 'veya' manasında olduğu diişüııcesinden
hareketle, savaşılacak kavimden ya müslüman olması veya öleliiriilmesi
dışında bir alternatif kabul edilmez, sulh yapılmaz, öyleyse bunlar Arap
müşrikleri
mesabesindedir ve ıııiisliiman olmaziarsa mutlaka
öldiiriilnıeleri gerekir şeklinde anlayış mevcuttur. Ancak, bu bağlacın, ı_?>­
'...e kadar' manasına gelebileceği şeklinde Übey b. Ka'b'dan gelen bir
rivayet bulunıııaktadır.45
Bu rivayere göre, kıvıııin herhangi bir kavııı olduğu ve Hudeybiye
seferinden kaçanların, böyle bir savaş çağrısı karşısında kaçmamalarını,
Allah ve Rasuliine iraatın biiyük sevap, saygısızlığın ise, çetin azap
getireceğine elikkat çekmesi ötesinde, karşıtaşılacak kavınin mürted bir
grup olacağı yoruınuyla, ayetin mürtedleri öldürmenin gerekli olduğuna
delil getirilmesi, ;lyeti anianıada bir zorlama olacaktır.
Ayet, mürted bir kavim hakkında olsa bile, burada dikkatlerelen
kaçmaması gereken, İsl;lın toplumuna harp açmış bir grubun varlığıdır.
Zaten bu tiir isyana kalkışan gruplarla, toplumun muhafazası, neJls
müdataası amacıyla savaşılacaktır.Bu topluluk ile, inançlarından dönmüş
olmalarından ziyade. harbe giriştikleri sebebiyle savaşılmış olacaktır ki, bu
zaten meşru kılınıııışu.
b. es-Serahsi (ö. lı90/1097)46 ve cl-Merğınani (ö. 59V119,[)'17, elinden
dönenierin Arap nıiişriklcri menzilesinde olclukbrı görüşlinden hareketle,
şu ayeti, mürredierin öldürülmesine delil olaı:ık göstermekteclirler:
"Haram aylar çıkınca, nıiişrikleri bulduğunuz yerele ölcliiriin ... "48
Hz. Ebu Bekr ve Ali'nin, miirtecllerle
savaşlarında
hep bu ayeti esas
aldıkları belirtilmektedir.49
Çağdaş araştırmacılardan Ali
delilleri arasında bu iki
b. Zeyd de, miirteclin öleliiriilmesi ile ilgili
ayeti zikretmiş ve yukarıdaki görüşleri
11 Fetlı 48/16.
42 Bkz. et-T:ıberi, Camiu'l-Beyan, X\'lll,
82; Kurtubi, el-Cami li Ahkdmi'/.Kur'cm.
X\'1, 272; İbn Kesir, Tef'•iru'I-Kur'cini'/.-l::im, IV, 190; Şevk:ıni, Fetbu'f.Kadir. V,
71; İbn Aşiır, age.. XXVI, 170, lil.
43 Seralısi, age., X, 98.
44 İbn Kes ir, age., IV, 190.
45 Şevkani, age., V, 71.
46 Seralısi, age., X, 98.
47 el-Merğinfıni, el-Hidaye, II, 165.
48 Tevbe 9/5.
49 Kurtubi, el-Cami li ilhkami'f.Kur'an,
beniınsem iştir. SO
VII, 72.
Hz. Ebu Bekr ve Ali'nin dinden clönenlerle savaştıkiab bir gerçektir. Ancak
50 Ali b. Zeyd, el-Afv ani'l-Ukube, s. 465468.
makdldt
1999/1
46
Nihat Da!gm
onlarla savaşabilmek için (fevbe 9/5) ayetinden
kullanabilecekleri birçok ayet mevcuttur.
başka,
delil olarak
İleride belirtileceği gibi, onların savaşına sebepleri, muhatapların
inançlarından dönmüş olmaları değil, İslam ceınaatından ayrılarak karşı bir
grup oluşturmaları, devlete karşı görevleri olan mali yiiki.imliili.ikten innina
etmeleri, devlet ve milletin ayakta kalması ve bek::ısı için yakın tehlike
oluşturmalarıdır. Riclde savaşiarına bakıldığında, hep aynı durum
görülecektir. Hz. Ebu Bekr ve Ali, muhataplarından, her defasında, men tl
propagandadan vazgeçmelerini ve devlete karşı olan mali
yi.iki.imliili.iklerini yerine getirmelerini istemişlerdir. Örneğin, Ebu Bekr,
zekatın farziyetine kuşkusuz inanmalarını değil, zekatlarını ödemelerini
istemiştir. Zaten kimse kalbiere hükmedemeyecektir. Gerçek manasıyla
kimin inanıp kimin inannıadığını ancak Nlah bilebilecektiL
c. "Kim isl;im'dan başka bir elin ararsa, bilsin ki, kendisinden
(böyle bir din ı asla kabul edilmeyecek ve o ahirette ziyan
edenlerden olacaktır."51
·
Kurwbi (ö. 671/1273), Mücahid (ö. 104!722)den naklen, bu ayetin, irtidat
edip Mekke'ye sığınan I-Iaris b. Si.iveyd hakkında nazil olduğunu
belirlJııektedir. 52
Taberi (ö. 310/922) ise53, her milletin kendisinin mi.islliman olduğu
iddiasında bulunduğu bir ortanıda ayetin nazil olduğunu ve iddiabrıncla
doğru olup olmadıklarını görebilmek için ele, hac ibadetinin emredildiğini
na kletın ektedir.
ı'viuasır ıııi.iellillerden Ali b. Zeyd, bu iiyeti mi.irtedin öldi.iri.ilmesi ile ilgili
delilleri aGısında verıııektedir.5 4 O, Şevkani'nin (ö. 1250/1844) ;\yet
hakkındaki vonııııuna dayanarak, ;lyeti kendi delilleri arasına almışlJr.
Şevkani'nin ·,ıyctle ilgili t~lsiri ~öyledir: "Ayetin muktezası, bu kişiden
İsh1m'dan başkasının kabul edilmeyeceğidie İslaııı'a girmezse öldiiriiliir.
Öldürlilmediğinde, kendisinden İslam'ın dışında bir din kabul edilmiş
demektir ki, ;1yet bunu yasaklanıaktadır."55
Bu telsirin, ayetin sebeb-i nüzulünün Haris b. Si.iveyd
olduğu görüşü
cloğnıltusunda yapıldığı açıkur.
Şevkani'nin
ayetle ilgili yonıımı ve Ali b. Zeyd'in, bu ayeti, dinden dönenin
delil olaGık ileri sürmesi pek tatminkar görünmemektedir.
Zira ;!yerin mi.ined Haris b. Süveyd hakkındanazil olduğu kesin değildir,
;lyetin sebeb-i ni.izulu ile ilgili başka rivayetler de mevcutrur.
öldiiriilıııesine
51 Al-i i nı ran 3/85.
5~ Kurtubi, age., IV, 128.
53 T:ıberi, c:amiu'l-Beyan, fll, 339.
54 Ali b. Zeyd, el-Ni• ani'l-Ukube, 466.
55 Şevkini, Haddiku'f.EzhdJ; IV, 581,
582.
makd/dt
1999/1
Bir yahueli ve hıristiyandan da, İsl;lm'dan başka bir din kabul edilmeyeceği,
;'i vetten rahatlıkla anlaşılmaktadır. Ancak, onlar -hiçbir zaman- İslaın'ı kabul
etmemeleri sebebiyle öldi.iriilıneıniştir. Şayet onları ölümden koruyan şey,
tahrif edilmi~ de olsa, inandıkları dinleridir clenirse, o zaman, iiçlü bir
tanrıya inanınalarının Allah taralindan korunduğu ve şirklerine Allah'ın göz
Temel Kaynaklar Çerçet)esinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü
yumduğu
47
gibi bir durum ortaya çıkar ki, bu kabul edilemez.
İnsanbrelan İsl;lm'dan başka bir din kabul edilmemesine rağmen, kimseye
ilişilmemesi, sapık inançlarının cezasının
ahirete
bırakdışındaki lıikmetin;
dünyanın imtihan pıeydanı oluşu, imtilıanın adil olması için inanç
hürriyetinin herkese tanınmış olması ve kimseye inancı sebebiyle zorlama
yapılmanıası ilkesinin tabii bir sonucu olduğunu düşiinmekteyiz.
Mezklır
;lyetin, zikri geçen mi.irted
hakkında
olduğu
di.işi.ini.ilse,
''Kendisinden İsitim'dan başka din kabul edilnuiyecektir. abire/le de
büsrana uğrayanlardan olacakllr" şeklindeki ibdeden, mi.isli.iman
olmazsa
öldüriiieceği anlamından
çok, miislliman olmazsa, ebedi olan
alıiret hayatını kaybedeceği anlaşılmaktadır. Mi.irtedden, yaptığı hatadan
dönmesi istennıekte, suçun alıiretteki durumu lıatırlatılarak, azabııı
caydırıcılık etkisinden yaradanılmaktadır. Nitekim rivayere göre, bu kişi
sonra tevbe etmiştir.56
d. Miirtedin öldi.irlilıııesi ile ilgili olaı~ık delil gösterilen eliğer bir ;lyet
şöyledir: "...Onlar eğer güçleri reterse, sizi dininizden döndiiriinceye kadar. size
karşı sal'aŞa devanı ederler. Sizden kim, dininden döner ve kafir
olarak ölürse, yaptıkları işler diin)'a l'e ahirette boşa gider.. :·57
miirteclin öldiiriilmesine delil olaGık
harfi takib iEıde etmektedir.
Buna göre ;lyetiıı manası, "kinı irticlat eder ve peşinelen ölclliriiliirse"
şeklinde olmaktadır. Mürted, irtidaclı sebebiyle öldiiriilıııeseycli. bu harf
Tahir b.
Aşur,
bu ;!yeri
kullaıımaktadır.5 8 Ona göre, ;(yette geçen j
kullanılmazclı.
Ayette geçen j
harfi hakkında farklı görüşler de mevcuttur. Örneğin
Nesetl (ö. 710/110)59 ve İ'rabu'I-Kur'aıı ıııiiellillerinclen Mulıyiddin
ed-Derviş6o, j 'nin ;itıl:ı olduğunu, manasının "kim irtidat eder ve kafır
olaGık ölürse" şeklinele olduğunu belirtmişlerdir.
Ebu's-Suud (ö. 982/157'1) ise, ;lyetteki j harfinin v;lsıla
nıananın, "kim irtidat eder ve öliinceve kadar klifiirde
şeklinde olduğunu ifade etnıiştir.ti1
.
Göri.ilcli.iğii
gibi, ;!yerin mi.irteclin
öldiirlilnıesi hakkındaki
olduğunu
ısrar
ve
ederse"
clel;ileti
açık
değildir.
Mürteclin öleliiriilmesi ile ilgili olduğu cliişiincesiyle. delil olar:ık on:ıya
konan bu ayetlerin isticllal yönleri zayıf olup, Kur'an'da açık ol:ııdk,
nıi.irtedin aıııellerinin boşa gitmesi ve ahirette azaba atıbcağı dışında bir
iş:ıret bulanıaıııaktayız.
2. Siinn et:
Genellikle kaynak tikılı kitaplarında, ir~iclat edenin öldiiriilıııesine delil
olarak slinnet kaynağı gösterilıııekteclir. 02 13uı~ıda Hz. Peygamber'den ve
raşit lıalifelerin uygubıııalarından örnekler verilecek ve rivavetler
56 Kurtubi, age., N, 128.
57 B:ı.kara, 2i217.
58 İbn A.ş ür, Tefsir, ll, 335.
59 Nesefı, Tejsiru'n-Nesejl, İst:ınbul, ıs., ı.
308.
60 ed-Defl'iş, İ'rabu'!-1\ur'ani'l-Kelimı,e
Beyanuhu, I, 323.
61 Ebu's-Suud, İrşadu Ak!i~~-Se!im, 1, 255.
62 İbn Kudaıne, age, X, 72; eş-Şirbiııi,
Muğni'!-Muhtac, IV, 140; ei-Bulıuti, age,
Vl,168.
makcl/dt
1999/1
48
Nibal Dalgm
değerlendirilecektir.
a. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"Dinini değiştireni öldiiriin.''63
Cumhur, hadiste geçen "dinini değiştiren" ifudesini; İslam'dan çıkan,
İsk1ııı'dan çıkıp başka eline geçen şeklinde anlamıştır. M
b. Rasulullah (s.a.) şöyle buyurmuştur:
ilah olmadığına ve benim Allah'ın rasulii
yapan hiçbir nıüsliinıanın kanı helal değildir.
Ancak şu iiç kişi nıiistesnadır. Zina eden evli, bir başkasını h-as ten
öleliiren kişi ve dinini terk edip cemaatten ayrılan şahıs.'-65
"AIIah'dan
başka
olduğuma şahitlik
Hadiste geçen ifadesinden, .ı..:.; ..U !.l};ll irtidadın her türü anlaşılmışur.66
Cemaatten ayrılan :t_ç.~ J W\
kısmından, hariciler gibi İslam
cemaatinden, her ne maksatla 61ursa olsun, ayrılan tüm grupların, silahlı
saldırıda bulunup !'esat çıkardıklarında öldürülecekleri anlaşılmış ise de07,
bu ifadenin bir öncesinin sıbt-ı müekkedesi olduğu da belirtilmiştir.68 Aksi
halde, dört kimseden bahsedilmiş olması_gerekir ki, hadisin başlangıcı ile
tezat bulunmuş olurdu.
c. ı-ız.
Peygamber bir gün minbere çıkmış ve,
"Benden sonra resat çıkaranlar olacaktır, cemaatten ayrılan kimi
görürseniz veı~ı Muhammed ümmetinin durumunu parçalamak
iste1•en kim olursa olsun -cemaat de olsalar- öldiiriinüz!
bu~;urmuştur.69
63 Bııhari, "Cih:ıcl", H9: i'tis:ıııı 28: Ebıı
D:ınıcl, "I-lııclııcl", ı:
Tirmizi, 'llııclııd",
25; Nes:ıi, "T:ıhrim", l·ı; ibıı M:ıce,
2; Ahmed b. H:ıııbel, I, 2, 7,
282; Il, 231.
"Hııclucl",
64 Kıırtubi,age, III, 1,17; ibıı Hacer, age,
XII, 284.
65 Bulı:ıri, "Diyat", 66; Miislim, "Kas:ııııe",
25, 26; Ebu Davud, "Hudud", 1; Tirmizi,
"Hudud" 15; Nes:ıi, "T:ılırim", 5; İbn
ı\bce, "Hudud", 1; Darimi, "Huclud", 2.
66 S:ııı'ani, Sübü!ü's-&!lam, III, 1182.
67 Azinıabacli, rlmü'l-Ma'bUd, XII, 6.
68 Azinıab:ıdi, age., XII, 6.
69 Nes:ıi, :T:ıhriııı", 6.
70 Nes:ıi, "K:ıs:ııııe", 14; Ebu D:ınıd,
"Hudud'', L
71 Aziııüb:ıdi, age.. XII, 7.
72 S:ııı':ıııi, age, III, 1183.
makd/at
1999/1
d. Hz.
Aişe
(r.a.)den rivayet
edileliğine
göre, Rasulullah (s.a.v.)
şöyle
buyurmuşwr:
"Miisliinıanı öldürmek şu iiç sebep hariç helal değildir. Zina eden
evli recnıedilir. Miisliinıanı kasten öleliiren öldiiriiliir. İslamdan
çıkar;ık, Allalı 1·e Rasulii ile lıarbe tutuşan kişi ya ölclüriiliir ya
asılır ya sürgün edilir."70
Ebu Davtıd (ö. 275/889)daki rivayet ~...ll>..,. lafzı ile tahıic edilmiş ve
buradan; yol kesiciler '-~)JI t_\.W ve siyasi isyana kalkışanlar .:.ıli)\
anlaşılmış ve öldürme, asma ve sürgün cezalarından birinin bunlara.
uygulanacağı belirtilmiştir.71
hadislerin birinci hadisi tahsis etmiş
ölçüde- es-San'ani (ö. 1182/1768) hariç72,
kimse dikkat çekmemiştir. Rivayetler birlikte düşüniildi.iği.inde, dininden
çıkarak, İsianı cemaatindan ayrılan. Allah ve Rasulü ile harbeden kişi ile
mücadele edilir. Pişman olarak tevbe ederse el çekilir. Halinde ısGır ederse
öldürlilür, asılır veya siirgiin edilir şeklinde bir hi.ikmün ortaya çıkması
mümkün olmaz ını?
b. c ve d. maddelerinde
kaydettiğimiz
olabileceğine -görebildiğimiz
Temel Kaynaklar Çerçevesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü
49
e. Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir grup insan Hz. Peygamber'e gelerek;
biz hayvancılıkla uğraşıp sütle beslenen insanlarız, çift çubukla uğraşan
köyiiiler değiliz dediler. Bu sözleriyle, Medine'nin havasının kendilerine iyi
gelmediğini itade ettiler. I-Iz. Peygamber onlara, hazineye ait develerin ve
çobanın bulunduğu yeri tavsiye etti. Kendilerine m~ıya gitmelerini,
develerin sütlerinden ve bevillerinden içmelerini söyledi. Bu sahabiler
oraya gittiler ve bir müddet sonra iyileştiler. Sonra irtidat ettiler. Oradaki
çobanlardan birinin gözlerinioyupel ve ayaklarını kesip, öldürerek hazine
develerini kaçırmak istediler. Sağ kalan çoban, olayı Medine'ye haber
verdi. Haber üzerine Hz. Peygamber takipçi çıkarır, bu suçu işleyenierin
yakalandığında gözlerinin oyulmasını ve ellerinin kesilmesini ve Harra'nın
bir kenarına atılmaları şeklinde ölüme terk edilmelerini emredeı-.73
Bu rivayet, suçltılara kısas cezası verildiğini ve irtidat cezası ile ilgili ayrı bir
muamele yapılmadığını göstermektedir.
İbn Abbas'dan (r.a.) rivayet eelilcliğine göre, Abdullah b. Sa'd b.
Ebi's-Sarh isimli bir sahabi Hz. Peygamber'e kitiplik ediyordu. Şeytan
ayağını kaydırdı, irtidat etti ve kallr olarak Mekke'ye sığındı. Mekke'nin
tethinde, Rasulullah'ın öldüdilmelerini emreuiği şahıslar listesinde o da
vardı. Ancak Hz. Osman onu himayesine aldı. Rasulullah'ın yanına getirdi
ve Hz. Peygamber'e onunla beyat etmesini teklif etti. Rasulullah (s.a.) üç
kez başı ile direnme gösterdi ise de, sonunda be}~ıtı kabul etti ve bu şahıs
sonra tevbe ederek müslliman oldu.i4
.f
Şayet irtidat had gerektiren bir suç olsaydı, Hz. Osman onu himaye
edemez, bağışlanması için şetaatta bulunamazdı.
g. Hz. Ebu Bekr'in hil:'ifeti esnasında birçok kabilenin elinden döndüğüne
şahit oluıımu~tur. Bunlardan bir kısmı, mali görev olan zekatı vermemekte
direıımek istemeleri ile mürted olmuşlardı. Bilindiği gibi. bu direnmeler,
ridde savaşlarının çıkmasına sebep olm uştur.
~
Rivayerlere bakıldığında, dikkat çeken husus şudur: Savaş sebebi, zekltı
vermemekle direnmek ve Ebu Bekr'in de almak için ısGırlı t:ıvrıdır. Savaş,
bir grubun zekltın tarziyerini inkar etmeleri karşısında, bunun farz
olduğuna inandırmak için yapılmamıştır. Kişiler zekatı ödemekten
kaçmırlarsa, farz olduğunu kabul etmelerine ı~ığmen, zekatı verinceye
kadar, kendileri ile savaşılır. Nitekim !arz olduğunu kabul ettikleri halde,
zekat vermekten kaçınan muhataplar Ebu Bekr'e. "A.llah'a yemin olsun ki,
biz iman ettikten sonra kiiti·etmedik. Sadece cimrilik yaptık"
dem işlerdir. 75
Kılıç
zoru ile kalbteki inancın değiştirilemeyeceğini herkes bilmektedir. Bu
savaş, devletin devamı ve İsl:'im'ın bekası için yapılmıştır. Günümüzde de,
güçlü devletler, vergisini vermeyenden zoraki alır ve bu, inanç hürriyetine
baskı anlamına gelmez.
73 Bulıari, "Mulıaribin", 16, 17, 18;
"Diyat", 22; lvllisliın, "Kas:Une", 9; Ebü
D:ıvüd, "Hudüd", 3; Nesai, "Talırim", i.
7·i Ebfı Dfıvfıd, "Hudüd", 1; Nesai,
"Talıriııı", 14, 15.
75 .Maverdi, age, s. ll7.
makd/dt
1999/1
50
Nibat Dalgm
b. Hz. Ömer'in hik1fetinde irtidat olayları, nadir de olsa, mlinferit vakalar
§ekinde vuku bulmuşuır. Ömer, Musaoğulları tarafından gelen birine
oralardan sormuştu. Adam, bir kişinin irtidat ettiğini ve öldürdüklerini
haber verdi. Bunun üzerine halife, keşke üç glin hapsetseydiniz, karnmı
doyursaydınız, belki
tevbe ederdi diyerek, öldürmelerini hoş
karşılamamıştır. 76
Hz. Ömer, Bekr b. Vail kabilesinden altı kişinin irtidat ettiğini ve
öldürüldüklerini duyunca, istirca etmiş ve "ben olsam İslam'a girmelerini
isterdim, direnmeleri h:1linde hapsederdim" demiş ve "Rabbim bu benim
bilgim dışında olmuş bir olaydır, ben emretmediın, duyunca razı
olmadını" diye nıenınuniyetsizliğini izhar etmiştir.77
1.
Görüldüğü
gibi.
İslam
devletinin
temelleri
sarsılmaz
şekilele
muhkemleştiği, İslam limmeti gliciinli dünyaya kabul ettirdiği Ömer
döneminde, irtidat suçluianna yaklaşım biraz tiırklı olmuştur. Kanaatimizce
bunun sebebi, irtidat suçlulannın bu dönemde bir grup oluşturup, toplu
halde is}~ına girişmemeleri ve İslam devletinin, bir kısım insanların din
değiştirmesinden yıpranmayacak kadar gliçlenmesidir.
j. I-Iz. Ali'nin hil51eti dönemine gelindiğinde, Yahueliler ve diğer güçler, Hz.
·osman döneminde bir hayli sarsıntı geçiren İslam toplumunu, içinden
iyice parçalamak ve çökenmek diişlincesiyle, amansız bir taarruza
girişnıişlerdir. Bu, müslümanları iman evlerinden vurma operasyonu idi.
Siyasi olarak başlayan bu cereyan, mlisliiınanların inançlarını alt list edecek
derecede kötü bir mecraya sürüklenmiştir. Hz. Ali'nin Peygamber olduğu,
hatta il:lh olduğu şeklinde ilhad propagandalarıyla kiifi.ir seli müslüman
topluımı k:ıplamıştı. işte böyle bir ortamda, Hz. Ali, mürted zındıklarla
nı ücadele etmiş, onlarla savaşmışur.78
3. icma:
Dinden dönen erkeğin öldüriileceğine dair icmaın bulunduğu79 ifade
ediliyorsa da, konu hakkında teferruat verilm em ektedir.
Hz. Ömer'den, öldüdilen ıniirted hakkında, ben olsam hapsederdiın
76 Şevkani, Neylü'!-Eı,ttir, VII, 225.
77 Beylı:ıki, Sünen, VIII. 207.
78 İbn H:ızııı, age, XII, ll 1: Ayni,
Unvetu'!-Kari, XXIV, 81; li.Jübarekfiıri,
Tuhfetu'l-:\hce:::i, V, ~4.
79 İbn Kııdiıııe, age., X, 79; illutii, age.,
XXI, 65; Saıı'aııi, age., III, 1239; İbn
Abidin, age, III, 286.
80 Beylıaki, age, Vlll, 207.
81 İbn H:ızııı, age, XI, 189: İbn Kud:iıııe.
age. X, 79.
8~ Kıırtubi, age, VI, H9.
makd/dt
1999/1
şeklindeki rivayer80 ve İbrahim en-Nehai (ö. 96!714)den, miirted öliinceye
kadar (ebeden) tevbeye
çağrılır
rivayeti81,
icmaın
hangi dönemde vuku
bulduğu kuşkusunu oluşturmaktadır.
4. Rivayetlerin Tab/ili:
Hz. Peygamber'in nıünedle ilgili sözlerinden, İslam'dan çıkıp,
[oplumdan ayrılaGık Allalı ve Rasulli ile harbeden nıiirtedin,
uygulanabilecek diğer cezalar yanında, öldürlilebileceğini de anlıyoruz.
Yani 1. maddede verilen rivayeri diğer sözili ve fiili rivayetlerin kayıtladığını
ve öldürme cezasının, kişinin inidadınclaıı ziyade, harb halinde oluşundan
a.
dolayı verildiğini clüşünnıekteyiz.
Nitekim, Malik, Şafii ve Ebu Sevr, Maicle 33. :1yetin İslam'dan çıkıp yol
Temel Kc.ıynaklar Çerçevesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü 51
kesen ve fesat çıkaranlar hakkında nazil olduğunu savunmuşlardır.82 Bu
göre de, dinden çıkanın cezalandırılma sebebi, yol kesip fesar
çıkarması gibi harici etkenlerdir.
göıiişe
b. Muharib olmayan mlirtedin öldliriilmeyerek, kendisi ile değişik
şekillerde diyalog sağlandığı, rivayetlerden anlaşılan diğer bir husustur.
Buna örnek olarak, yukarıda geçen şu olaylar h:ıtırlatılabilir: Hz.
Peygamber'in, Osman'ın aracılığını kabul ederek, mürted İbn Ebi's-Sarhile
beyatlaşması; Müseyleme'nin Rasulullah'ın karşısında açıkça irtidadını
belirttiği halde Hz. Peygamber'in ona cevap vermesi için şairini
görevlendirınesi.83
c. İrtidat suçlusu olarak kaynaklarda ri\r.tyet edilen ve öldürlilmeleri
şeklinde uygulama yapılan kişi veya grupların öldürülmelerinin sebebi
olarak; muharib olma (İsl:1m devletine karşı isyan çıkarma. onun sarsılması
yönünde eyleme girişme) özelliklerini görmekteyiz. Yani, muharib mürted
öldüriiimüştür diye cliişünüyonız. Zaten muharib olması, kendisine harb
açılmasını zorunlu kılmıştır ki, ı-ız. Peygamber'in yukarıda verilen
emirlerinin bu şekilde anlaşılması daha doğru olacaktır.
d. Dinden çıkanın, aynı zamanda, devlete savaş açmış bir eşkıya olaGık
görülmesi olgusu, kanaatimize göre, toplumların ve zamanın özelliklerine
göre değişiklik arz edecektir.
Belki, İslam'ın yeni devlet olma ve güçlenme çabasında olduğu ve
bir topluluk olma sürecinde bulunduğu ilk yıllarında, birilerinin
İslam'ı kabul edip, birkaç gün veya ay sonra, "bu dinden çıkıyorum" diye
karşı safa geçmesine müsaade edilmezdi. Takelir edilmelidir ki, her sosyal
grup, cemiyet, toplum ve devletin, kurulma aşamasında ol:ığanüsüi durum
ve hükümler dridir.
sarsılmaz
Toplum güçlenip, sistem her tür kurum ve müesseseleriyle sarsılmaz bir
hal aldığı dönemlerde, kendi isteğiyle İsitım dinine giren bir şahıs, yine
kendi isteğiyle, inanç hürriyetini kullanarak, bazı ahk:1ınını sevmecliği ve)~t
ağır geldiği düşüncesiyle, İsl;lmdan çıkıp başka bir dini tercih edemez mi?
Örneğin; bir yaz sıc:ığında nı üslüman bir ülkeye seyahate çıkan gayr-ı
müslim bir turist, İslamın bir kısım güzelliklerini görerek, ihticla etmiş
" olsun. Aynı yıl 1 Ağustos'ta Gınıazanın başladığını düşünelim. Temmuz
sonuna kadar müslüman olduğundan zevk duyan bu yeni ııılisliiıııan
kardeşimiz, ramazancla, miisliimanın oruç tutması gerektiğini öğrenerek,
oruca başlar ve birkaç gün oruç tutar, ama yazın sıc:ığıncla bu ibadet
kendisine biraz zor gelir. Bir nevi İsl:1mı kabul ettiğine pişman olur ve
birkaç gün tereddütten sonra, gider ve masumane olarak, "ben İslamdan
vazgeçiyoruııı, emirleri bana ağır geliyor" diyerek, elinden çıksa,
ölclüriilnıeli midir? İsiama girerken kullandığı in:ıı~ç hUrriyetini çıkarken
kullanamaz mı?
83 İbııli'l-Kayyim, Zddu'l-Mead, (çev.
Vecdi Akyiiz), IV, 164.
makô.ldt
1999/1
52
Nibat Da!gm
Kanaatiınizce, verdiğimiz
örnekle bir hayli paralellik arz eden ve Hz.
Peygamber'in huzurunda vuku bulan bir olayı burada hatırlatmak faydalı
olacaktır.
Yeni müslüman olmuş, biat etmiş ve Medine'ye yerleşmiş bir
bedeviyi Medine'nin sıcağı rahatsız eder ve beclevihastalanır. Bir
müddet sonr;ı gelerek, 'Ya Rastdallah beyatımı boz" der. Hz.
Peygamber ses çıkarmaz. Bedevi iiç kez aynı istekte bulunur ve
her defasında Rasulullah (s.a.) ses çıkarmaz. Adam da çeker
gider. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "-Medine, ateşin kir ve
pasları giderdiği gibi, kötiiliikleri yok eder (kenara atar)"
denıiştir. 8 ·i
Hadis şarihlerinin çoğu, burada bedevinin "din adına yaptığım beyatıını
boz" demek istemediğini, "Medine'de kalma beyatımı boz" demek
istediğini savunmuşlardır.85 Ancak Kadı !yaz (ö. 544/1149), İbn Hacer (ö.
852/1448)86 ve Kirmani (ö. 786/1384)87 gibi şarihler, hadisin zalıirinden,
bedevinin dinden çıkmak istediğinin anlaşıldığını ifade etmişlerdir. Nevevi
(ö. 676/1277)'nin de içinde bulunduğu bazı ıniiellifler, "bu sahabinin isteği
irtidat etmek olsaydı, ölcliirliliirclii" şeklinde görüş belirtmişlerdir.
Halbuki rivayette görlildiiğii gibi, bir köylii, karını-zararını düşünmeden,
masumane şekilde, ıVledine'nin kendisine yaramadığı dlişlincesiyle,
köyline gidebilıııek için dinden çıkmak isteğinde bulunmuştur. Bu şahıs,
eline girerken kullandığı hlirriyetini, dinden çıkarken de kullanmak
istemiştir. Hz. Peygamber -bir mlisliiınanın küfre düşmesine gönlli razı
olmasa da- bu sahabiye cezai bir mlieyyide uygulaınanııştır. Bu rivayet,
ınlinedin yalnız din değiştirdiği veya klifre diiştiiğii için öldiiriilmeyeceği
düşüncesine ayrı bir mesned teşkil edemez mi?
Kadı !yaz, İbn Hacer ve Kirmani'nin, açıkça bizim ifadelendirdiğimiz
şekilde düşünüp diişlinmediklerini
bilmemekle birlikte,
diğer şarihlerden
Eırklı olaı~ık, bedevinin din adına yaptığı beyatini bozmak istediği şeklinde
anlaşılacağını belirtmeleri, onların da, böyle bir durumun inanç hlirriyeti
gereği olabileceğini
kabul ettiklerini zannettirınektedir.
lll. İf{J'İDAT C'EZJ\I..i\RI
1. Miirtedin flmelierin in Boşa Gitmesi:
84 Bulıfııi, "Fed:ıilii'I-Mediııe", 10:
"Alık:un".
·i5, 47.
85 Nevevi, Şerh u Sahibi Jlüslim, IX, 155;
İbn Hacer, age, IV, 116.
86 İbn H:ıcer,:ıge, IV, 116.
87 Kirınan i, Şerbu'f.flubari,IX, 70.
88 Ayetler için Bkz. Bakar:ı, 2!217; Maide
5/5; En'aııı 6/88.
89 Zliıııer 39/65.
makd/dt
1999/1
İrtidat suçunu işieyenin anıellerinin boşa gideceğinin kaynağı Kur'an
nassıdır. Miirtede bu cezayı öngören birkaç ayet ınevcumır.88 Örneğin
ayetlerden birinde:
"Andolsun ki
gider.''89
Allalı'a orıak koşarsan, işlerin şiiphesiz boşa
buyunılıııaktadır.
lviiirtedin
aınellerinin boşa gittiği
ayetle
belirtilmiş
ise de,
anıelierin
Temel Kaynaklar Çerçeuesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü 53
iptalinin suç
iŞlenmesi
gerçekleşeceğinde
ile mi, yoka aynı hal üzere şahsın ölmesi ile mi
:1limlerin farklı görüşleri mevcuttur.
a. İrtidat suçu tesbit edildiği an, miirteclin salih amelleri boşa gider. ZiGı
konu ile ilgili ayet mutlaktır. Bu, Ebu Hanife90, Malik91 gibi bazı r:ıkihlerin
benimsediği
bir görliştür.
b. Mürted
irticlaclı
üzere ölürse, amelleri
boşa
gider. Bu, :11imlerin
çoğunluğunun kabul ettiği bir göriiştür.92 Görüşlerinin delili olarak:
"Kim dininden döner re
h<lfır
olarak ölürse,
işte bunların
dünya
ve ahirette anıelleri boşa gitnıiştir:·93
ayetini getirmişlerdir.
2. A'!iirtedin Nikdbımn Bozulmasi
elinelen dönenin nikahının bozukluğuncia ittilak
nikahta taraf olan şahıslar aynı milletten olmalıdır.
Miirteclin milleti olmadığı gibi, o ölii hiikmiincleclir ve bu sebeple nik!hta
islam
alimleri,
90 Kasani, age., VII, 136.
91 İbnu'l-Ar:ıbi, age, I, 147.
92 Taberi, age, IV, 207; Şirbini, age, IV,
133; Şevlcini, age, I, 323; Meraği, Tefsil; I,
136:es-Siı)'is, Tefsiru'l./ıytiti'I-Ahkci m, 1,
lıalincledirler. ZiGı
117.
taı:ıf olamayacaktır.9·l
93 Babra 2/217.
9.J Ser.ıhsi, age.. VI, 87; İbn Niiceyın, age.,
İrticlat eden şahsın nikahının hangi anelan itibaren bozulmuş olacağı
konusunda birkaç göriiş mevcuttur.
V, 138.
95 Serahsi, age., VI, 87; K:ıs:ıııi, age., II,
337
a. İrticlaclın, cinsel birleşmeelen önce veya sonra olmasına bakılmaksızın,
96 İbn Kud:ınıe, age, X, 100.
irticlat anında nikah bowlmuşrur. Bu, haneli ve ınalikilerin göriişiidiir.95
Hanbeliler ise96 bir görüşlerinele bunu benimsemişlerclir.
97 ~lutii, age., XY, 770.
98 İbn Kudanıe, age., X, 100: Zeydaıı.
ı\bdulkerinı, el-Mufassal)7 .-\hkami'f·
Mer'e. LX. 113.
99 ı\fn·erdi, age., 117; Ser.ılısi, age., V, ·19.
100 Talak; ııika.hın akdinin özel iradeleri
ile derhal veya geleceğe iz:ıre edilerek
b. Cinsel ilişkielen önce vuku bulan iniclat, nik:1hı hemen bozar. İrticlat
cinsel birleşmeelen sonra olmuşsa, icleler bitineeye kadar miirtedin tcvbcsi
beklenir. Miirtecl tevbe eelerek İsl;!m'a geri dönerse, nik:1hı devam eder,
aksi takdirde, iclcletin bitmesi ile ayrılık gerçekleşmiş olur. Bu, şaliilerin9 7
ve bir görüşlerinele hanbelilerin98 tercih ettiği göriiştiir.
c. Evli çift beı~ıberce inidaı ettiğinde, kıyasa göre nikahlarının bozulması
gerekirse ele, istihsanen nikahlarının bozulmadığında icma ınevcuttur.99
d. İniclat sebebi ile ni ka lı bozulduğunda, bunun talak100 veya lesi lı 101
olduğunda
ihtilaf edilmiştir.
aa. Cinsel ilişkiden önce veya sonraki irticbt, nik11ı akdini teslıeder. Bu,
çoğunluğun
kabul
ettiği göriiştiir. 102
bb. Cinsel ilişki sonrasındaki irticlat, talak şeklinele nik:lhı bozar. Bu göriişii
benimseyen malikiler, talakın bain miıo:\ ric'i mi104 olduğunda kendi
aralarında ihtilafet mişlereli r. 105
3. Miirtedin J!a/ma El Konu/ınast:
cl konulması şeklindeki irticlat cezası ile ilgili iiç göriişii
şöyle lıiilasa eclebiliriz:a. Miirteclin malına geçici olarak el konulur. Tevbe
eelerek İsiama clöniince. malı kendisine iade edilir. Bu. Ebu l-lanile106 ve
Miirtedin
malına
bozulm:ısıdır.
101 Fesih; erkek veya kadının ya d:ı y:ılnız
kadının sebep olması ile evlilik bağının
koparılarak karı kocam n ayrılınasıdır.
102 Maverdi, age, s. 117.
103 Taliik-ı bilin: belli şartlar dahilinde,
erkeğin hanınıını boşanı:ısı ve geri
dönebilmesi için kadının rız:ısı ile birlikte
yeninikah ve nıelıir gerek1iren boşama
şekli.
10·1 Taliik-ı ric'i; erkeğin lıanınıııı:ı iddet
içinde geri dönebilmesine iınk:ın
s:ığl:ıyaıı, yeni nikilı ve nıihir
gerekı irıııeyen boş:ını:ı şekli.
105 Zeyd an, age., IX, 113.
106 Kas:iııi. age., VIII, 136.
107 Şafii, e!-Ümm, VIII, 367.
makd/dt
1999/l
54
Nibat Dalgm
Şafii'nin 107 göriişüdür.
b. Miirtedin malına irtidadı sebebiyle el konulmaz. Bu, hanbelileriıı 108 ,
hanetilerden Ebu Yusuf ile Muhamı~ıed'inl09 ve Şafiilerden ei-Mlizeni (ö.
264/877)'nin ııo göriişiidiir.
c. ıviiirtedin malı ile ilişkisi tamamen kesilıniştir. Bu, Malik'inlll
görüşiidür.
Mlirtedin malı ile ilişkisinin kesildiğini diişiinenler, bu malın ganimet
olarak nı ı, miras olarak ını değerlendirileceğinde ihtilaf etmişlerdir.
aa. Mlirtedin malı feydir 112 ve hak sahiplerine dağıttimak üzere hazineye
verilmelidir. Bu, malikilerinl13 ve şafıilerin benimsediği göriişlerden
biridir. 11 4
bb. Miinedin malı, nüislliman olduğu döneinde ve inidartan sonraki
dönemde biriktirilen diye ikiye ayrılır.
Mürtedin
malının
durumu ile ilgili bu
zaman elde ettiği
müsllinıan olduğu
ayırımı
yapan hanefıler, bu şahsın,
miras olduğunda göriiş
mallarının
birli{;indedirler.
Miirtedin irtidat sonrasındaki malları, Ebu Hanife'ye göre fey olarak alınır
ve hak sahiplerine dağıtılır. Ebu Yusuf ve Muhammed, irtidat sonrasında,
mlirtedin ınalının elinden çıkmayacağını kabul ettiklerinden, her
halükarda, miirtedin malının normal insanın mirası gibi değerlendirileceği
görlişündeclirler. 115
·1. Miirtedin Hapsedilıuesi:
108 İbn Kud:inıe, age, X, 99.
109 Kasiıni, age. VII, 136.
ııo Murii, age, XXI, 77..
lll İbn Kudfııne, age, X. 100.
112 Fe)"; ıııüslliıııan!Jrın düşııı:.ınlardaıı
.savaş yapmaksızın :ıldıkbn ganinıetlerdir.
113 Kurtııbi. age, IIJ, 49.
l14 iVl:iverdi, age, 117; i\·!;ıtil, age, XXJ,
73.
115 Seralısi, age, X, 191; K:ıs:ıııi, age. VII,
138; İbn Alıidi n, age. lll, 300.
11613eylıaki, age, Vlll, 207.
117 Merğiıı:tni, age, ll. 164: İbn li:ıznı.
age, Xl, 189; İbn Kud:iıııe, age. X. 79.
118 Seralısi, age. X. 110: İbn Niiceyııı,
age, V.139.
l19 İlın Kud:iıııe. age. X, 98.
makd/dt
1999/1
Münedin hapsedilıııesini, inidar edenin erkek veya kadın oluşu ve hapsin
süreli veya süresiz oluşu şeklinde ayrıma tabi tutarak ele almak uygun
olacaktır.
a. Münedin tevbeı·e çağırılınasının kaç kez olacağı ve tevbe etmesi için kaç
giiıı bekleneceği
içinde.
öliiııı
yapılmaksızın,
hususunda mevcut olan ihtilaf çerçevesinde, o müddet
infaz edilene kadar, kadın ve erkek ayrıını
ınlirted hapsedilecektir. Bu, genellikle kabul edilen bir
cezası
görliştUrJ 16
b. Kadın mlirtedde nıuharib olma özelliği bulunmadığı için, öliinı cezası_.
verilmeyecek aksine ıııiislünıan oluncaya kadar hapsedilecektir. Bu
görlişii hanefıler benimsemişler ve bu göriişleri ile cuıııhura muhalelet
etm işlereli r.ll7
c. Mürted, kadın
\'C erkek olduğuna bakılmaksızın, siiresiz olarak
hapsedilecek ve tevbe etmesi beklenecektir. Bu, İbrahim en-Nehai (ö.
96;715)'nin göriişiidür.l 18 Hz. Ömer'den gelen bir rivayetteol19, onun da
bu görlişii benimsediği anlaşılmaktadır.
.-
Temel Kaynakta~· Çerçeııesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgürlüğü 55
5. Mürledin Öldiiriilınesi
Yukarıda belirtildiği gibi, İslam diinyasındaki genel kanaare göre, erkek
veya kadın mürted, tevbeye çağınldığı halde, islama geri dönmediğinde
öldürülecektir. Yalnız hanefiler, kadın münedin öldi.irlilmeyip, müslüman
oluncayakadar hapsedileceği göri.işi.indedirler.
İslam hukuku kaynaklarında mi.inedin öldiiriilnıe sebebi olarak şunlar
ziki:edilmektedir:
a. Mi.irted, dinden döndüğü için öldüriiliir_l20
b. Miirted, topluımı ifsad etmekte ve nesep
Bu nedenle öldürülür. 121
c. Mi.irtedin irtidadı sebebiyle,
mürted öldürülür. 122
karışıklığına
sebep olmaktadır.
toplunıda istikrarsızlık oluşacağı
için
d. Mi.irtedin toplum sırları na vakıf olması nedeniyle, topluma hıyanet etme
imkanı yüksek olduğu için mürted öldiiriilmektedir.l23
e. ıvlüned, İsl;'inı linınıetinin hürmet ve saygınlığını çiğnem iştir. Bu sebeple
kendisine saygı gösterilmez.l2·i
( Mürted verdiği sözden dönelüğü için öldiirülmeliclir. Kişinin sözi.inclen
·dönerek İslamdan cıkması, hayat boyu küfürele ısrardan daha
tehlikelidir.l 25
,
.
.
verilmediği takdirde, cliinyevi maksatlarla, eline giriş-çıkış
ve böylece ele, toplumun inanç . değerlerine bir hayli
saygısızlık edilerek, insanlar ren ci de olacaklarclır.l 2 6
g. Mürtede ceza
yapılabilecek
b. Sünni mezheplerden biri olan hanefıler, nıi.irteclin muharib .olma
vasfından dolayı, şerrinclen korunmak için ölcli.iri.ileceği göri.işi.indedirler.
Bu tezlerinelen hareketle, kadında harbetme özelliği -geneldebulunmadığı
iddiasıyla,
onun
öldüri.ilnıeyeceğini.
ancak
hapsedilebileceğini savunnıuşlarclır.l27
ı. İıtidat suçu, siyasi bir hüviyet taşımaktadır. ıVIlirtcde verilen ceza da,
dinden döndüğü için değil, siyasi olarak verilnıektedir.l28
12lı\levdüdi, Fetvalar,
Osmanoğlu),
(çev. Mahmud
III, 19.
122 K3raman, Hayreddin, islamın
Günün Meseleleri, ll, 775.
Işığında
a. Mürted, irtidadından tevbe edip dönıııeyerek, bu hal üzere öldüğünde,
123 Dilılevi, Hüccetullahi'/-Ba/iğa, ll, 4•11.
124 Seralısi, age, X, ll O; İbnü'l-Huımın,
age, V, 311.
125 Serahsi, age., X, 109.
126 Ebu Zelıra, ei-Cerime ve'I-Ukübe. l,
anıellerinin boşa gideceği şeklindeki görüşü
84 \'d.
Görüldüği.i
~
120 İbnu'l-Kayyiııı, İ'/amu'l-Mumkkiin.
Il, 74.
gibi,
nı iirtedin
elinelen çıkması dışındaki
öldürülmesinin illeti olarak ileri si.iriilenler,
unsurlarda yoğunlaşmaktadır.
6. İrtidat Ce.zalan İle İlgiliMiinakaşa ue Tercib
tercih etmekteyiz. Çünkü,
konu ile ilgili bir ;lyetl29, anıelierin boşa gitmesini: "ölüm haline kadar
irtidatta devanı edilmesi" şeklinde kayıtlamıştır.
b. Miirtedin malı ile ilişkisinin kesilmeyeceği ve malındaki tasarrufunun
geçerli olduğu, öldüğünde miras olar:ık varisierine intikal edeceği
127 Merğinini, age, ll, 164; İbn NUceyııı.
age., V, 139.
128 Emine Muhammed, Ehemmu Ka:::aya
158; M. Catfaf, et-Teı:be, 147.
129 Babra 2/217.
j/'l-ı!Ier'e,
makdJCit
1999/1
56
Nibat Dalgm
şeklindeki göriişii
tercih e şayan
bulnıaktayız.
c. ıVIiirtedin hapsedilmesi ile ilgili gelen rivayetlerden, hapsin, miirtedin
irtidat etmesinin cezası olarak değil, hem topluımı ıniinedin yapabileceği
saygısız davranışlardan, taşkınlıklardan korumak heın de toplumda
miirtede karşı oluşabilecek infıal hareketinden kendisini korumak
amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Mürted toplum içindeki pozisyonuna ve toplumun durumuna göre, uygun
göriilen müddet kadar, yetkili merciin teklifı ile hapsedilebilecektiL
d. Miirtedin öleliiriilmesi ile ilgili rivayetler ve ıniirtedin öldiiriilme illeti
ışığında şunlar söylenebilir: Topluında isyan çıkarına, düşmanla birlikte
harbe iştirak etme, toplumun dini inançlarına saldırarak onları ifsad
etmeye çalışma ... gibi unsurları (suçları) beraberinde taşıyan mürted erkek
veya kadının, yetkili nıerciin uygun görmesi ile, siirgiin, hapis, el ve
ayaklarının çaprazlama kesilmesi ve öleliiriilmesi şeklinde cezaya
çarptırılacağı nı söylemek daha isabetli olacaktır.
Özellikle giiniimiiz dünyasında, kadının da erkeğin yerini aldığı ve terör
obylarına iştirak eniği ıııalumclur.
Fikren ve fiilen, toplumda huzursuzluk çıkarma eğiliminde olmayan
mürted erkek veya kadının, yalnız irtidat sebebiyle, kanının helal
olmayacağı ve öliinı cezası ile cezalanclırılamayacağı kanaatini taşımaktayız.
"Dinde zorlama yoktur" ilkesi, kıyamete kadar inanç hürriyetinin
teminatıclır. Kişiler bir eline girmekte serbest olduklan gibi, dinden
çıkmakta da. hiir iradelerini kulbnabileceklerclir.
102 im re, agm!I, s. 42•i-i2~ .
• 103 M:ırcos, age, ll, ı 119 vd.; i nı re, agm
I, 1526-1527.
104 Ulusaıı, agın, s. 55-57; Caemınere.s,
"Cansı::: Şeylelin \'erdiği Zarar/ar·: s.
460-461; Kanati, Selim, ''Haksız Fii!
Sorumluluğunda Kusur Kcwrammm
Göreııf". s. 59-60.
105 İnı re, agml, s. 1526; 3yrıca bk. Koç,
Nevzat, Bina ce Yapı Eseri Maliklerinin
Hukuki Sorumlu/u{w, s. 19-20.
106 Ebu D:ınıd. "!3iirıı", 71: Nes:ıi.
Siinnet kaynağında belirtilen cezalar ise, miirtedin isyan çıkarması, harp
etmesi gibi kayıtlarla gelmiş olup, huzuru bozucu, devleti yıkmaya yönelik
girişimlerele bulunan ıııiirıedle alakalıdır.
Şahsın
irtidadından
sonra, din bağını koparmasının sonucu olarak
suçlar ölçiisiinde, yalnız yetkili makamın öngöreceği şekilde,
kınamaclan ba0l;ı)':ırak, öldiirnıeye kadar, değişik cezalar verilebilecek ve
bunu devlet uygulayacıkıır.
i~leyeceği
Öliim, işlediği suçlar karşısında ıııiirtede verilebilecek bir ceza olup, elin
değişlircliği için \'erilmesi gereken bir ceza (had) değildir.
"!3iiyu", 15.
107 Mecelle, nıd. 85.
SDNUÇ
108 Mecelle, md. 87.
İsl;'iııı elinini kabul etmiş bir erkek veya kadının kendi isteği ile bilerek,
109 Mecelle, md. SS.
110 Seıılıüri, agm, s. 62; Muhammed,
Muhammed Abdiilcev:ıd, age. s. 160.
makd/at
Dinden dönenle ilgili. dünya ahk'imı açısından, Kur'an'da, miirtedin
iptali dışında, açık bir ıniiejyide bulunmamaktadır.
anıellerinin
1999/l
inanılınası zanıri
dinden
çıkması
olan hiikiiınlerin hepsini veya bir
inidal suçunu oluşturmaktadır.
kısmını
ink;'ir edip
İrticlat suçu söziii \'e fiili olaı:ık işlenebilınektedir. İrtidat suçlusunda
Teme! Kaynak!çtr Çerçevesinde Dinden Dönme ve İnanç Özgüdüğü 57
ittif;ıkla aı~ııian özellikler, nıiirtedin akıllı olması, isteği ile ve suç kıstı ile
bu işi yapmış olmasıdır. Kişinin biiluğ çağında olup olmanıasının suçı
tesiri tartışıinı ış, cinsiyetl;ırkının ise önemli olmadığı belirtilmiştir.
İrtidat suçu, miirtedin itirafı veya iki adil şahidi n tatsilatlı şehadeti ile tesbit
edilmektedir.
Mlirtede verilen cezaların kaynakları olarak, Kitap, Sünnet ve İcnıa
gösterilmektedir. Kur'an'da açık olarak, dünya ve ahirette nılirtedin
amellerinin batı! olup boşa gideceği ve ahirette çetin bir azaba
~-;ırptırılacağı mevcuttur. Bunun dışındaki cezalada ilgili gösterilen
ayetlerin konU}~! delaleti tartışmaya açıktır.
Siinnet kaynağında mevcut olan miirtedlerle ilgili rivayetler, blitiinliik
içinde ele alındığında; isyan çıkaı~ırak topluımı ifsad eden, karşı bir grup
oluşturarak İslam devletine harp açmış \'eya açacak olan miirtedin
öldiidildliğli göriilnıiiştiir. Konu ile ilgili diğer örneklerde, İslamın
ır.ıpılanma yıllarına has. özel durumlar sebebiyle. nıiirtede öliinı cezası
verilmiş ise de, sonı~ıları miirtede uygulanan cezanın hallllediği ve hatta
afledildiği göri.ilmektedir.
Miirtede; amellerinin boşa gitmesi, nik;lhının bozulması ve toplumsal
zaruret gerektirdiğinde, hapsedilmesi gibi cezalar verilmektedir. lvialına el
konulması
ve öleliiriilmesi şeklinde bir ce1~ı ile mlirtedin
cezalandırılmasını uygun bulnıuyoruz.
Haneliler başta olmak iizere, çağdaş isl;lııı hukukçularından birçoğunun
cia belirttiği gibi. ııılined sırf din değiştirdiği için öldi.irlilmemiş \'C
ölcliiriilmeyecektir. Tarihte nıiirtede \'erilen öliim cezasının. irtidadından
dolayı olmayıp, toplum huzuru ve diizenini bozmakla al;lkalı. işlediği veya
işleyebileceği suçlardan dolayı verildiği. hemen herkes taralinelan kabul
görmektedir.
Kendine has özelliği olan durumlarda verilen cezalar yanında, ebeciilik arz
eden, "dinde zorlama olmadığı" şeklindeki evrensel ilahi prensibin,
dinelen dönen kişinin eski elinine döndliriilıııesi amacıyla zorlanaıııayacağı
ve
sırf
elininelen
dönnıiiş
olması
nedeniyle,
cliinyada
cezalandırılamayacağını gerektirdiği anlaşılmıştır.
lll B:ırd:ıkoğlu, Ali, "Carcimel". s. 359.
İrtidatla
112 lvlecelle, md. 33; :ıync:ı bk. Bakt ır,
öliim cezasının özdeşleştirilnıi~ oluşunda, kanaatimizce
kaynaklardaki riv.ıyetlerin bir biitlinliik içinde cleğerlenclirilmeyişinin ve
İsh!mın yapılanma dönemine ait birkaç uygulamanın tiim çağiara teşmil
eelilmesinin etkisi olmuştur. Bunun ı~ııııncla, İslaııı'ı yıpratmaya çalışan
miisteşriklerin, "İslam'cla, insanın en temel haklarının bile ihlal edildiği"
şeklindeki önyargılarını destekler malzeme bulmuş olabilmek için. mmlak
manada söylenmiş bir iki rivayeti giindemde tutarak ader.:ı diğer
rivayetleri unuttunırcasına, devamlı bunları kullanmalarının etkisi ise daha
bliyliktlir.
ı\lustafa, İslam Hukukunda Zarurel
Hali, s. 261.
113 Mecelle, md. 92; ayrıc:ı bk. Aktan,
Hamza, "Daman", Dİ.t\, VII!, 452-453.
ll·i Gaııim el-Bağd:ıdi, 11/ecmau'd·
Damcincit, s. 146.
115 Senhfıri, agm, s. 62.
116 SeniıCı ri, agm, s. 62.
117 Akt:ın, agmd., s. 452-453.
makd/dt
1999/1
Download