ORTA KULAK İLTİHABI,KIZIL,KIZAMIK,GONORE,HİV ve AİDS

advertisement
ORTA KULAK İLTİHABI
Otit; Otitis
Infection
Media;
Akut
Otit;
Middle
Ear
Orta kulak: kulak zarı ile iç kulak arasında kalan zar ile
kaplı kısımdır. Orta kulağın iltihabi hastalığına otitis media
da denir. Orta kulak bir kanal ile boğaza açılır ( östaki
borusu). Orta kulak iltihapları bakteri ve virüsler ile
gelişir. En sık görülen organizmalar:
Streptococcus pneumoniae ( Pnemokok en sık görülen
mikroorganizmadır),
Haemophilus influenzae,
Moraxella (Branhamella) catarrhalis,
Streptococcus pyogenes. En sık görülen organizmalardır.
Aşağıdaki durumlar orta kulak iltihaplarına zemin hazırlar:
Yeni geçirilmiş gribal hastalıklar ( soğuk algınlığı,
nezle, grip),
Yeni geçirilmiş sinüzit,
Boğaz iltihapları ve anjin,
Bebek ve çocuklar,
Kış ayları ve soğuk havalar,
Bakım evlerinde kalan çocuklar,
Bebek maması ile beslenen çocuklar,
Östaki borusunda anormalliğe sebep olan hastalıklar;
Yarık damak,
Down sendromu,
Solunum ve gıda alerjileri,
Reflü hastalığı,
Gebelikte aşırı alkol kullanan kadınların çocukları,
Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda orta kulak
iltihapları sık görülür.
Orta kulak iltihabının belirtileri nelerdir?
Kulak ağrısı
Bebekler ve küçük çocuklarda
Ağlama,
Huzursuzluk,
Kulağı tutmak, çekmek,
Elini yüzün o tarafına koymak gibi bulgular
görülür,
Ateş,
Huzursuzluk,
Uykusuzluk,
Duyma kaybı ( sıvı birikiminden dolayı geçici
olabilir),
İştahsızlık,
Kulak akıntısı,
Yürüme güçlüğü olabilir.
Orta kulak iltihabı teşhisi nasıl konur?
Hastanın şikayetleri ve muayene bulguları teşhise yardımcı
olur. Orta kulak zarının sıvı ile şişmiş olduğu görülür. Bu
sıvının boşaltılması için bir tüp konması iyileşmeyi
hızlandırır. Timpanosentez bu sıvının boşaltılması işlemidir.
Bu sırada önek alınıp incelenebilir. Ayrıca aşağıdaki
laboratuvar testleri tanıya yardım eder:
Hemogram,
ASO,
CRP,
Sedimentasyon,
Timpanostentez mayisinden kültür yapılması tanıya
destek olur.
Ayrıca işitme testlerinin yapılması da gerekebilir.
Ortakulak iltihaplarının tedavisi:
Bakteriyel
orta
kulak
iltihaplarının
tedavisinde
antibiyotikler kullanılır. Verilen antibiyotiklerin zamanında
ve tam olarak kullanılması tedavinin başarısında önemlidir.
Orta kulakta birikim var ise bunun timpano sentez ile
boşaltılması ve gerekirse tekrarının önlenmesi amacıyla
timpanostomi tüpü konulması tedavide önemlidir.
Viral orta kulak iltihaplarının tedavisinde antibiyotikler
etkili olmazlar. Orta kulak iltihapları tedavi ile 2-3 günde
düzelir, hastanın şikayetleri geriler. Tedavide ağrı
kesiciler, ödem çözücü dekonjesan ilaçlar da kullanılır. Küçük
çocuklarda karaciğer hasarı yaptığından viral enfeksiyonların
tedavisinde aspirin kullanılmamalıdır. Ağrı kesici kulak
damlaları şikayetleri azaltır.
Aşağıdaki önlemler orta kulak iltihaplarından
korunmada önemlidir:
Sigara dumanından uzak durmak,
En az 6 ay anne sütü vermek,
Çocuğa emzik vermemek,
Biberonla beslenen bebeğin mümkün olduğunca oturur
vaziyette beslenmesi,
Alerji testlerinin yapılması ve alerjenlerden
korunması,
Reflu var ise tedavisi,
El yıkama alışkanlığının kazandırılması,
Çocukluk aşılarının tamamlanması,
Pnemokok aşısının yapılması,
Yıllık grip aşısının yapılması,
Gereksiz antibiyotik kullanılmaması,
Gerektiği zaman timpanostomi tüpü kullanılması orta
kulak enfeksiyonlarının gelişimini engeller.
Referanslar:
1. American Academy of Otolaryngology, Head and Neck Surgery
http://www.entnet.org
2. National Institute on Deafness and Other Communication
Disorders
http://www.nidcd.nih.gov
3. Caring for Kids
http://www.caringforkids.cps.ca/
4. Health Canada
http://www.hc-sc.gc.ca/index_e.html
5. Acute otitis media. EBSCO DynaMed website. Available at:
http://www.ebscohost.com/dynamed/what.php . Updated June 2008.
Accessed July 28, 2008.
6. Behrmann R, Kliegman R, Jenson HB. Nelson Textbook of
Pediatrics . 16th ed. Philadelphia, PA: WB Saunders; 2000.
7. Griffith HW. Griffith’s 5-Minute Clinical Consult .
Baltimore, MD: Williams & Wilkins; 1999.
8. Hurst DS, Amin K, Seveus L, Venge P. Evidence of mast cell
activity in the middle ears of children with otitis media with
effusion. Laryngoscope . 1999;109:471-477.
9. Otitis media (ear infection). National Institute on
Deafness and Other Communication Disorders website. Available
at: http://www.nidcd.nih.gov/ . Published July 2003. Accessed
July 29, 2008.
10. Phillips BL. Otitis media, milk allergy, and folk
medicine. Pediatrics .1972;50:346.
11. Side Effects. Antibiotics. Side Effects website. Available
at: http://side-effects.org/antibiotics . Accessed November
30, 2010.
12. 10/12/2006 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Spiro DM, Tay
KY, Arnold DH, Dziura JD, Baker MD, Shapiro ED. Wait-and-see
prescription for the treatment of acute otitis media: a
randomized controlled trial. JAMA . 2006;296:1235-1241.
13. 9/23/2008 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Coleman C,
Moore M. Decongestants and antihistamines for acute otitis
media in children. Cochrane Database of Systematic Reviews.
2008(3). CD001727. DOI: 10.1002/14651858.CD001727.pub4.
14. 6/5/2009 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
http://www.ebscohost.com/dynamed/what.php : Foxlee R,
Johansson A, Wejfalk J, Dawkins J, Dooley L, Del Mar C.
Topical analgesia for acute otitis media. Cochrane Database
Syst Rev. 2009;(2):CD005657.
15. 7/21/2009 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
http://www.ebscohost.com/dynamed/what.php : Pavia M, Bianco A,
Nobile CG, Marinelli P, Angelillo IF. Efficacy of pneumococcal
vaccination in children younger than 24 months: a metaanalysis. Pediatrics. 2009;123:e1103-1110.
16. 11/30/2010 DynaMed’s Systematic Literature Surveillance
DynaMed’s Systematic Literature Surveillance : Coker TR, Chan
LS, Newberry SJ, et al. Diagnosis, microbial epidemiology, and
antibiotic treatment of acute otitis media in children: a
systematic review. JAMA. 2010;304(19):2161-2169.
KIZIL
Scarlatina;
Kızıl beta mikroplarının neden olduğu boğaz enfeksiyonu ve
döküntü ile seyreden bulaşıcı bir hastalıktır. Kızılın aşısı
yoktur. Hastalık çocuk çağda sık görülür.
Beta mikrobu nedir?
Halk arasında beta mikrobu olarak adlandırılan mikrop Grup A
Streptokok bakterisidir. Bu bakteri ile meydana gelen
hastalıklar vücudun diğer bölümlerine de zarar verdiği için
tehlikelidir.
Kızıl antibiyotiklerin bulunmasından önce çok ciddi yan
etkileri olan tehlikeli bir hastalıktı. Hastalığa sebep olan
grup A bakterileri boğaz iltihabı, ateş ve deride kızarıklığa
sebep olur.
Hastalık okul, yuva, oyun gurubu gibi kalabalık ve çocukların
iç içe olduğu ortamlarda çocuktan çocuğa bulaşarak yayılır.
Kızıl belirtileri nelerdir?
Hastalık mikropların bulaşmasından bir iki gün sonra başlar (
kuluçka süresi çok kısadır 1 – 2 gün).
Ateş,
Boğaz ağrısı,
Ciltte döküntü,
Döküntü ense ve göğüste başlar,
Daha sonra vücuda yayılır,
Ciltte zımpara kağıdı görünümü vardır,
Döküntü kıvrım yerlerinde daha yoğun görülür,
özellikle kasıklarda
1 hafta sonra solmaya başlar,
Döküntü geçerken parmak uçlarında kasıklarda ve avuç
içlerinde, ayak tabanlarında soyulma başlar,
Karın ağrısı, özellikle küçük çocuklarda sık görülür
Titreme,
Halsizlik, huzursuzluk,
Başağrısı,
Kas ağrıları,
Şişmiş çilek görünümünde dil,
Bulantı, kusma.
Kızıl hastalığının yan etkileri var mıdır?
Kızıl komplikasyonları çok tehlikelidir. Hastalık geçtikten
sonra romatizmal ateş, glomerulo nefrit gelişebilir. Zamanında
tedavi başlanan hastalarda kızıl komplikasyonları çok az
görülür, bu nedenle kızılın zamanında teşhis edilip tedavi
başlanması gerekir. Kızıl tedavisinde antibiyotikler
kullanılır.
Kızıl teşhisi nasıl konur?
Kızıl hastalığı teşhisi laboratuvar testleri ile konur. Boğaz
kültürü ve hızlı tanı testleri ile beta mikrobu
araştırılmalıdır. Boğaz kültür sonucu 2 günden önce çıkmaz bu
nedenle
kültür
sonucu
beklenirken
hızlı
tanı
testleri
bakılabilir. Boğazda hızlı antijen testleri bir saat içinde
cevap alınan testlerdir. Ancak hiçbir zaman boğaz kültürünün
yerini tutmazlar.
Kızıl hastalığının tedavisi:
Kızıl tedavisinde antibiyotikler kullanılır. Antibiyotiklerin
hastalık başladıktan sonra en geç 5 gün içinde kullanılması
gereklidir. Kızıl tehlikeli bir hastalıktır ve birçok
komplikasyona ( yan etkiye ) neden olabilir. Romatizmal ateş,
kalp ve böbrek hastalıkları kızıla bağlı en tehlikeli ve
ölümcül yan etkilerdir. Uygun antibiyotik tedavisi ile kızıl
şikayetleri birkaç günde kaybolur fakat döküntünün tamamen
geçmesi 2- 3 haftayı bulur.
Kızlı hastalığının yan etkileri:
Kızıl tehlikeli bir hastalıktır. Kızıl birçok organı etkiler
ve hastalıktan sonra birçok organ hasarı ortaya çıkabilir
bunlar içinde en tehlikeli olanlar :
Romatizmal ateş; kızıl geçtikten günler sonra ortaya
çıkar, kalp, böbrek, eklemler ve beyin iltihabı görülür,
antibiyotikle geçmez.
Kemik eklem iltihapları, ( osteomyelit, artrit)
Orta kulak iltihabı,
Lenf bezi iltihapları ve apsesi ( lenfadenit ) ,
Böbrek harabiyeti: glomerulonefrit,
Karaciğer harabiyeti: hepatit,
Menenjit,
Pnemoni, Zatüre
Sinüzit dir.
Uygun şekilde tedavi edilen kızıl hastalarında komplikasyon
gelişme şansı çok azdır. Kızıldan şüphe edilen her durumda
mutlaka doktora danışınız.
Referanslar:
1. Yang SG, Dong HJ, Li FR, Xie SY, Cao HC, Xia SC. Report and
analysis of a scarlet fever outbreak among adults through
food-borne transmission in China. J Infect. Nov
2007;55(5):419-24. [Medline].
2. [Guideline] Finnish Medical Society Duodecim. Sore throat
and tonsillitis. EBM Guidelines. Evidence-Based Medicine. Feb
2 2007;Helsinki, Finland: Wiley Interscience. John Wiley &
Sons:[Full Text].
3. Gidaris D, Zafeiriou D, Mavridis P, Gombakis N. Scarlet
Fever and hepatitis: a case report. Hippokratia. Jul
2008;12(3):186-7. [Medline].
4. Chiesa C, Pacifico L, Nanni F, Orefici G. Recurrent attacks
of scarlet fever. Arch Pediatr Adolesc Med. Jun
1994;148(6):656-60.
KIZAMIK
Kızamık; Measles; Rubeola; Morbili;
Kızamık viral, çok bulaşıcı, döküntüler ile seyreden viral bir
enfeksiyon hastalığıdır.
Kızamık solunum yoluyla havadan bulaşır, tüm vücuda
yayılır.
İlk kez 7. yüzyılda tanımlanmış.
Aşı öncesi dönemde çocukluk çağının en yaygın hastalığı
idi.
Aşısı 1963 de bulundu.
Halen az gelişmiş ülkelerde sık görülür ve ölüm oranı
yüksektir.
Kızamık virüsü ısı ve ışıkta hemen ölür, insan vücudu
dışında uzun süre canlı kalamaz.
İnsandan başka canlıda hastalık yapamaz. Sadece
insandan insana bulaşır.
Kızamık virüsü:
Reservoir ( kaynak ) İnsandır.
Nezaman görülür: Kış sonu ilkbahar aylarında görülür.
Nasıl bulaşır: Solunum yoluyla havadan bulaşır.
Kime bulaşır: Bütün insanlara bulaşabilir yaş cins
ayrımı yapmaz.
Bulaşması: Döküntüler başlamadan 4 gün önce ve
döküntüler solduktan 4 gün sonraya kadar bulaşıcıdır.
Bağışıklık: 1- Aşı ile 2- hastalığı geçirerek
bağışıklık kazanılır.
Kızamık kimlerde görülür?
Kızamık tüm yaş gurubunda görülebilir,
Çocuklar özellikle aşısız çocuklar kızamık tehlikesi
altındadır,
Öğrenciler
Uluslar arası seyahat edenler
Sağlık çalışanları kızamık için risk altındadır.
Ne
zaman kızamıktan şüphelenelim?
3 günden uzun süren generalize döküntü varsa,
38,3 derecenin üstünde ateş varsa ve aşağıdakilerden en
az birtanesi
Öksürük yada burun akıntısı yada konjoktivit den en az
birtanesi var ise kızamıkdan şüphelenmek gerekir.
Kızamık virüsü nasıl bulaşır?
• Virüs solunum yoluyla havadan bulaşır.
• Boğazda çoğalarak lenf bezlerine yerleşir.
• Bulaştıktan 2 – 3 gün sonra tüm vicuda yayılır.
• Bulaştıktan 5 – 6 gün sonra tüm dokulara yerleşir ve
döküntü, ateş başlar.
Kızamık belirtileri nelerdir?
Kuluçka dönemi 10 – 12 gündür.
Hastalık üşüme, tireme ile ateşin 38,3 dereceye çıkması
ile başlar, hastada grip şikayetleri vardır, daha sonra
döküntü başlar.
Kızamıkta genellikle aşağıdakilerden biri vardır:
Konjoktivit (gözlerde kızarıklık),
Burun akıntısı,
Öksürük.
Kızamık döküntüsünün özelliği nedir?
Döküntü şikayetler başladıktan 2-4 gün sonra başlar ve
14 gün sürer.
Kızamık döküntüsü yüz ve boyundan (kulak arkası)
başlayarak kollara bacaklara doğru yayılır.
Kırmızı, ciltten hafif kabarık ve basmakla solan
döküntülerdir.
Avuç içi, ayak tabanı ve ağız içinde de döküntü
görülmesi önemlidir.
Küçük döküntüler daha sonra birleşerek büyür.
Döküntüler başladığı yerden başlayarak solar,
esmerleşir, pullanır ve kaybolur.
Kızamık tehlikeli bir hastalık mıdır?
Evet kızamık tehlikelşi bir hastalıktır. Kızamık sonrası
hastalarda aşağıdaki komplikasyonlar ortaya çıkabilir:
İshal % 8
Orta kulak iltihabı %7
Zatürre %6
Beyin iltihabı %0,1
Hastaneye yatış %18
Ölüm %0,2
Kızamık komplikasyonu 5 yaş altı ve 20 yaş üstünde artar.
Kızamık teşhisi nasıl konur?
Kızamık teşhisi
Boğaz örneği, kan veya idrardan virüs tespiti.
Kanda kızamık antikorlarının tespiti.
Boğaz, idrar ve örneklerde PCR ile virüs tespiti
ile konur.
Günümüzde kızamık vakaları nasıl ?
Salgınlar görülmüyor.
Nadir tek tek vakalar görülüyor.
Vakalar genellikle erişkin.
Vakalar genellikle yurt dışı ve aşılamanın şüpheli
olduğu ülkelerle ilgili.
Ülkemizde 2011 Ocak ayında 2 erikin vaka görülmüştür.
Atipik kızamık ne demek?
Çok hafif seyirli, veya
Çok ağır seyirli veya
Şok tablosuyla seyreden kızamık veya
Kanamalar ile seyreden kızamık tabloları atipik kızamık
diye adlandırılır.
Kızamık aşısı:
Canlı atenüe virüs aşısıdır.
% 95 etkilidir.
Hayat boyu koruma sağlar.
2 doz yapılır.
Kızamık Kızamıkcık Kabakulak ile birlikte yapılır. (
karma aşı = MMR aşısı )
12 ay üstü ve aşılanmamış erişkinlere yapılır.
İlk doz genellikle 18. ayda
2. doz 4- 6 yaş arasında yapılır.
Kızamık aşısının yan etkisi var mı?
Kızamık aşısı en güvenilir aşılardan birisidir. Çok az yan
etkisi vardır:
Ateş 5%-15%
Döküntü 5%
Eklem şikayetleri 25%
Thrombocytopenia <1/30,000 doz da bir
Parotit nadir
Sağırlık nadir
Ansefalit <1/1,000,000 doz da bir.
Kızamık aşısı kimlere yapılmaz:
Kızamık aşısı canlı aşıdır bu nedenle hamilelere ve immün
sistemi bozuk olanlara yapılmaz:
İlk dozda kızamık aşısına karşı ağır alerjik reaksiyon
olmuş ise.
Hamilelik varsa.
İlaca veya hastalığa bağlı bağışıklık bozukluğu varsa.
Akut hastalık hali varsa kızamık aşısı yapılmaz.
Kızamık nasıl tedavi edilir?
• Kızamığın tedavisi yoktur.
• Birçok kızamık vakası yatak istirahatı ve destek tedavisi
ile düzelir.
o Destek tedavisinde ateş düşürücü ilaçlar, öksürük kesici ve
bronş açıcı ilaçlar ile vitamin A takviyesi yapılır.
Kızamığa
yapılır?
bağlı
yan
etkilerin
tedavisi
nasıl
Hastalığın düzelme döneminde tekrar ateşin çıkması yada
ateşin 4. günden itibaren halen yüksek devam etmesi,
Kuru öksüsüğün yerine balgam çıkartan dolu öksürük
başlaması ve iltihabi balgam,
Kulak ağrısı, başağrısı başlaması komplikasyon
işaretidir.
İmmun sistemi bozuk hastalarda komplikasyon riski de
fazladır.
Akciğer tutulumu: zatüre, bronşit,
Orta kulak iltihabı,
Sinüzit,
Beyin tutulumu : ansefalit, Kızamık hastalığının
komplikasyonlarıdır.
Kızamık komplikasyonlarının tedavisinde antibiyotik
gerekebilir. Yukarıdaki şikayetlerin varlığında hastanın
doktora götürülmesi gerekir.
Kızamık aşı ile önlenebilen bir hastalıktır.
Referanslar:
1. Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov/
2. National Foundation for Infectious Disease
http://www.nfid.org/
3. Caring for Kids
http://www.caringforkids.cps.ca/
4. Public Health Agency of Canada
http://www.phac-aspc.gc.ca/
5. Bellini WJ, Rota JS, Lowe LE, et al. Subacute sclerosing
panencephalitis: more cases of this fatal disease are
prevented by measles immunization than was previously
recognized. J Infect Dis . 2005 Nov 15;192(10):1686-93.
6. Berkow R. The Merck Manual of Medical Information . 17th
ed. New York, NY: Simon and Schuster, Inc; 2000.
7. Glickman-Simon R. Measles vaccine. EBSCO Health Library
website.
:
http://www.ebscohost.com/thisTopic.php?marketID=15topicID=81 .
Updated February 2008. July 22, 2008.
8. Kassianos G. Vaccination for tomorrow: the need to improve
immunisation rates. J Fam Health Care . 2010;20(1):13-6.
9. Peter G, Gardner P. Standards for immunization practice for
vaccines in children and adults. Infect Dis Clin North Am .
2001;15:9-19.
10. Red Book: 2003 Report of the Committee on Infectious
Diseases . 26th ed. Washington, DC: American Academy of
Pediatrics; 2003.
GONORE
Belsoğukluğu;
Gonore yada halk arasındaki adıyla bel soğukluğu cinsel yolla
bulaşan mikrobik bir enfeksiyon hastalığıdır. Etkeni Neisseria
gonorrhoeae adında bir bakteridir. Genital bölge, anüs, idrar
yolları, ağız, boğaz ve gözlerde hastalık yapar. Sık görülür
kolay bulaşır. Dünyada giderek yayılmaktadır. Cinsel yolla
bulaşır dış ortamda uzun süre yaşamaz, havludan, havuzdan, vb.
bulaşmaz. Temas ile bulaşır, anneden çocuğuna bulaşır.
Hastaların birçoğunda şikayetler hafif seyrettiğinden
hastaneye başvurmazlar ancak hastalığı bulaştırmaya devam
ederler.
Bel soğukluğu kimlerde görülür?
Gonore her yaşta görülebilir. Cinsel aktif olan her insanda
olabilir. Korunmasız cinsel temas, birden fazla cinsel
partner, diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkları olanlarda
daha fazla görülür.
Bel soğukluğu nasıl bulaşır ?
Gonore: penis, vajina, ağız, anüs’e dokunmakla insandan insana
geçer. Sperm gerekmez. Cinsel temasla, öpüşmeyle, dokunmayla
bulaşır. Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir. Gonore
tekrarlayabilir. Tedaviden sonra gonore taşıyan kişi ile temas
edilirse tekrar bulaşır.
Bel soğukluğunun belirtileri nelerdir?
Gonore tehlikeli bir hastalıktır. Bazı erkeklerde hemen hiç
şikayet olmaz, bu insanlar hastalığı taşırlar. Hastalık
kapıldıktan 2- 5 gün sonra şikayetler başlar;
Erkeklerde en sık görülen şikayetler:
İdrarda yanma,
Penisten beyaz, sarı yada yeşil akıntı,
Nadiren testislerde şişlik kızarıklık ağrı olur.
Kadınlarda gonore şikayetleri çok hafiftir, birçok kadın
hasta olduğunu bile fark etmez. Şikayetler sistit
vajinit şikayetleri ile karışır, hastaların çoğu bu
şikayetleri önemsemez. Kadınlarda en sık görülen
şikayetler :
İdrarda yanma,
Vajinal akıntı,
Adet arası kanamaları dır.
Gonore bu hafif şikayetlere rağmen çok ciddi hasarlar verir.
Boğazda yerleşir ise boğaz ağrısı, yutma güçlüğü yapar.
Rektumda yerleşir ise rektal akıntı makatta kaşıntı yapar.
Gonore tehlikeli bir hastalık mıdır?
Tedavi edilmemiş gonore hem erkek hem kadınlarda ciddi kalıcı
hasara, hastalıklara neden olur.
Tedavi edimemiş gonore kadınlarda :
Kısırlığa,
Dış gebeliğe,
Pelvis de iltihabi hastalığa ( PID) neden olur,
ciddi pelvis ağrılarına ve ateşe yol açar, apse ve
kronik pelvis ağrılarına neden olabilir.
Tedavi edilmemiş gonore erkeklerde:
Testis iltihaplarına,
Prostat iltihaplarına,
Kısırlığa neden olur.
Gonore kan yoluyla tüm vücuda yayılırsa ölümcül olabilir.
Gonore kadınlarda kısırlığın en sık sebeplerinden birisidir.
Hamilelerde gonore :
Hamilelerde gonore erken doğum ve düşük doğum tartısına yol
açabilir. Gonore doğum sırasında bebeğe bulaşırsa: Bebekte göz
iltihaplarına, eklem iltihaplarına yada çok ciddi sepsise
neden olabilir. Hamilelik sırasında rutin kültürler ile gonore
taraması yapılmalı varsa tedavi edilmelidir.
Bel soğukluğu nasıl teşhis edilir?
Gonore teşhisi kültür ile konur. Erkeklerde akıntı, ürethra
kültürü. Kadınlarda cervix, ürethra ve vajen kültürleri, her
iki cinste boğaz, rektum kültürleri ile teşhis konur. Gonore
hızlı testleri kültür kadar hassas değildir.
Bel soğukluğu nasıl tedavi edilir?
Gonore tedavisinde antibiyotikler kullanılır. Günümüzde
antibiyotiklere direnç kazanmış ve tedavisi zor gonore
vakaları görülmeye başlanmıştır. Gonore hastalarının çoğunda
diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve klamidya da
görülmektedir.
Bu
hastalıkların
tedavisi
birlikte
yapılmalıdır. Gonore tespit edilen hastalarda diğer cinsel
yolla bulaşan hastalıklar da araştırılmalıdır.
Tedavide dikkat edilmesi gereken hususlar:
İlaçların dozunda ve zamanında alınması,
Tedavi süresine dikkat edilmesi, iyileşince tedavinin
erken kesilmemesi,
Tedaviden cevap alınamaz ise aynı doktora durumun
bildirilmesi,
Tedavi gonoreyi öldürür ancak yaptığı hasarı düzeltmez.
Gonore testis, over hasarı ve kısırlık yaptıysa bu
tedaviyle iyileşmez.
Tedavi tekrar gonore kapmanıza engel olamaz, tedavi
bittikten sonra gonore taşıyan biri ile temas ederseniz
tekrar hastalık kaparsınız,
Tedavide eşlerin birlikte ve aynı zamanda tedavi
olmaları, tedavi süresince cinsel temastan kaçınmaları
gerekir,
Kondom kullanmak gonore riskini azaltır,
Size gonore teşhisi kondu ise cinsel ilişkiniz olan
herkese durumu bildirmeniz gerekir.
Genital bölgede herhangi bir akıntı, yanma, idrarda yanma,
kızarıklık, şişlik, döküntü cinsel yolla bulaşan hastalık
habercisidir ve mutlaka doktor kontrolü gerekir.
Referanslar:
1. Centers for Disease Control and Prevention. Sexually
Transmitted Diseases Treatment Guidelines, 2010. MMWR
2010;59(no. RR-12).
2. Centers for Disease Control and Prevention. Sexually
Transmitted Disease Surveillance, 2009. Atlanta, GA: U.S.
Department of Health and Human Services, November 2010.
3. Hook EW III and Handsfield HH. Gonococcal infections in the
adult. In: K. Holmes, P. Sparling, P. Markh et al (eds).
Sexually Transmitted Diseases, 3rd Edition. New York: McGrawHill, 1999, 451-466
HİV ve AİDS
HİV virüsü; AİDS hastalığı; Human İmmunodeficiency
Virüs; Acquired İmmunodeficiency Syndrome; Edinsel
İmmün Yetmezlik Sendromu.
HİV virüsünün neden olduğu bulaşıcı hastalıktır. İmmün sistemi
(bağışıklığı) bozar. İmmün sistem mikroplarla, tümörlerle
savaşmamızı sağlayan sistemdir, bozulursa vücut mikroplarla
savaşamaz. HİV virüsü immün sistemin anahtar hücresi olan T
lenfositlerinin içinde yerleşir ( CD4 T Lenfositleri). HİV
virüsü bu hücreleri öldürmeye başlar bu 2 ila 10 yıl kadar
sürebilir. T Lenfositleri ölünce immün sistem mikropları,
tümörleri tanıyamaz ve savaşamaz, sürekli iltihabi hastalıklar
ve tümörler ortaya çıkmaya başlar, bu duruma AİDS hastalığı
(Edinsel İmmün Yetmezlik Sendromu) denir. AİDS; HİV
enfeksiyonu nun son dönemidir, immün sistemin tamamen
çöktüğünü vücudun mikroplarla savaşamadığını gösterir. Normal
insanlarda hastalık yapmayan mikroplar sürekli hastalığa neden
olmaya başlar.
HİV
virüsü nasıl bulaşır?
HİV virüsü hasta insanların kan ve vücut sıvılarıyla temas ile
bulaşır. Kan, semen, vajinal salgı, anne sütüyle temas ile
bulaşır.
• Cinsel temas,
• Manikür pedikür,
• Dövme,
• Vücut deldirme,
• Kirli aletler ile yapılan cerrahi müdahaleler,
• Kirli iğneler,
• Diş müdahaleleri vb. ile ve
• Anneden bebeğe, ana karnında, doğumda veya anne sütü ile
bulaşır.
HİV bulaşma riskini yükselten sebepler:
• Çok eşli cinsel yaşam,
• Korunmasız cinsel yaşam,
• HİV pozitif yada yüksek riskli insanlar ile cinsel ilişkiye
girmek,
• Damardan ilaç bağımlılığı,
• Kan ve vücut sıvıları ile sürekli temas gerektiren işte
çalışmak ( laboratuar, kan merkezi, klinik, cerrahi ),
• HİV pozitif bir anneden doğmak,
• Kontrol edilmemiş; kan, doku, organ veya artifisyel
inseminasyon yaptırmak,
• HİV pozitifliğinin yoğun olduğu bölgede yaşamak HİV
pozitifliği için risk faktörleridir.
HİV enfeksiyonunda şikayetler:
1- Akut HİV enfeksiyonu:
HİV virüsü bulaştıktan sonra ilk bir iki ay içinde olur. HİV
virüsü bulaştıktan sonra ilk bir – iki ay içinde hafif
şikayetler olur ve bu şikayetler bir- iki haftada düzelir buna
akut HİV enfeksiyonu denir, en sık görülen şikayetler:
Kilo kaybı,
Kuru öksürük,
Boğaz ağrısı,
Ateş,
Gece terlemesi,
Halsizlik, yorgunluk, çabuk yorulma,
Lenf bezlerinde şişme,
Dil, ağız boğazda pamukçuklar, beyaz noktalar,
Baş ağrısı,
Işıktan rahatsız olma,
Döküntü,
Depresyon,
Huzursuzluk, Hafıza
şikayetler olur,
bozuklukları
ve
nörolojik
bu şikayetler hafiftir ve uzun sürmeden kendi kendine düzelir.
Hasta grip geçirdiğini sanır.
2- İyilik dönemi:
Daha sonra HİV virüsü uzun yıllar hiçbir şikayete neden olmaz.
Şikayet olması için T Lenfositlerin belli bir sayının altına
düşmesi gerekir, bu zaman alır. HİV virüsünün T Lenfositleri
öldürmesi aylar – yıllar sürebilir. Bu süre içinde çoğu insan
hasta olduğunun bile farkında değildir, çünkü hastanın hiçbir
şikayeti yoktur, ancak hastalığı bulaştırmaya devam eder.
3- AİDS hastalığı:
T Lenfositleri sınır değerin altına inmeye başlayınca hastada
şikayetler görülmeye başlar. Akut HİV enfeksiyonunu takiben
Aylar – yıllar sonra şikayetler görülmeye başlar, şikayetlerin
ortaya çıkışı 1-3 yılı bulur. En sık görülen şikayetler:
Tüm vücutta lenf bezlerinde şişme,
Ağız ve tırnaklarda mantar hastalıkları,
Sık tekrarlayan vajinit,
Siğillerin çıkması,
Önceden geçirilmiş hastalıkların alevlenmesi; zona,
Herpes, egzema, psöriazis vb.
Gece terlemeleri,
Kilo kaybı,
Kronik ishal dir.
HİV enfeksiyonu nun AİDS hastalığına dönmesi bazen 10 yılı
bulur. İleri dönemlerde fırsatçı enfeksiyonlar, tümörler ve
komplikasyonlar görülmeye başlanır. En sık görülenler:
Ağızda pamukçuk ( kandida enfeksiyonu )
Zatürre ( özellikle normal insanda zatürre yapmayan P.
Carini zatürresi),
Beyin ve akciğerlerde mantar enfeksiyonları,
Toksoplazma enfeksiyonu,
Tüberküloz,
Viral beyin enfeksiyonları,
Koposi sarkomu ( birçeşit tümördür) ,
Lenfoma,
Cervikal kanser,
Viral göz hastalıkları,
Ciddi barsak hastalıkları ( salmonella, şigella vb.)
Kilo kaybı,
Deri döküntüleri,
İlaçlara karşı tahammülsüzlük,
Depresyon ve demans gibi nöro-psikolojik rahatsızlıklar
görülür.
HİV ve AİDS laboratuar testleri:
HİV enfeksiyonunun teşhis HİV testleri ile konur. Bu testler
hızlı sonuç veren testlerdir.
1- ELİSA testi bu amaçla yapılan ve kabul görmüş
standart testtir.
o ELİZA HİV 1+2 VİRÜS testi şüpheli temastan en erken 14 gün
sonra pozitif olmaya başlar,
o Şüpheli temastan 3 ay sonra yapılan ELİZA testi % 95
oranında doğru sonuç verir,
o Şüpheli temastan 6 ay sonra yapılan ELİZA testi % 99
oranında doğru sonuç verir.
o ELİZA pozitifliği her zaman HİV pozitifliği anlamına
gelmez,
o ELİZA pozitif ise western blot testi ile bu sonucu
doğrulamak gerekir.
2- WESTERN BLOT testi: ELİZA testi ni doğrulamak
amacıyla kullanılır.
HİV enfeksiyonunda tedavi:
İlaçlar ile HİV pozitif kişilerde AİDS hastalığının ortaya
çıkışı geciktirilmekte ve durdurulabilmektedir. HİV pozitif
hastaların hayat kalitelerini ve sürelerini normale getiren
ilaçlar ve tedavi protokolleri mevcuttur. HİV pozitiflik ne
kadar erken yakalanır ise tedavi o kadar başarılı olmaktadır.
HİV virüsünden korunma:
HİV virüsü sosyal ilişki ile bulaşmaz. Sosyal anlamda öpüşme,
el sıkışma, kucaklaşma ile bulaşmaz. HİV den korunmak için
Korunmasız cinsel temastan kaçınmak,
Çok partnerli olmamak,
Riskli cinsel temas sırasında kondom kullanmak,
Kesici delici alet ( şırınga, manikür pedikür seti,
jilet, traş bıçağı vb. ) paylaşmamak,
Temizliğinden şüphe duyduğunuz alet ve cihazlar ile diş
ve cerrahi müdahale yaptırmamak,
Temiz olmayan aletler ile dövme, body piercing ve kulak
deldirme yaptırmamak en önemli korunma önlemleridir.
Referanslar:
1- American Foundation for AIDS Research
http://www.amfar.org/
2- Centers for Disease Control and Prevention
http://www.cdc.gov/
3- AIDS Committee of Toronto
http://www.actoronto.org/
4- Canadian AIDS Society
http://www.cdnaids.ca/
5- Adult male circumcision significantly reduces risk of
acquiring HIV [press release]. National Institutes of Health
website.
http://www3.niaid.nih.gov/news/newsreleases/2006/AMC12_06.htm
.
6- AIDS Info. Guidelines for the use of antiretroviral agents
in HIV-1-infected adults and adolescents. AIDS Info website.
http://aidsinfo.nih.gov/contentfiles/AdultandAdolescentGL.pdf
.
7- Berkow R. The Merck Manual of Medical Information . New
York, NY: Simon and Schuster, Inc.; 2000.
8- Centers for Disease Control and Prevention. Sexually
Transmitted Diseases Treatment Guidelines, 2010. MMWR.
2010;59(No. RR-12):1-110.
9- HIV/AIDS A-Z index. Centers for Disease Control and
Prevention website.http://www.cdc.gov/hiv/az.htm .
10- National Center for HIV/AIDS, Viral Hepatitis, STD, and TB
Prevention. Centers for Disease Control and Prevention
website. http://www.cdc.gov/nchstp/od/nchstp.html .
11- Rey D, Krebs M, Partisani M, Hess G, et al. Virologic
response of zidovudine, lamivudine, and tenofovir disoproxil
fumarate combination in antiretroviral-naive HIV-1-infected
patients. J Acquir İmmüne Defic Syndr . 2006;43: 530-534.
12- Ross LL, Parkin N, Gerondelis P, et al. Differential
impact of thymidine analogue mutations on emtricitabine and
lamivudine susceptibility. J Acquir İmmüne Defic Syndr .
2006;43(5):567-570.
13- 3/8/2007 DynaMeds Systematic Literature Surveillance
DynaMeds Systematic Literature Surveillance : Auvert B,
Taljaard D, Lagard E, Sobngwi-Tambekou J, Sitta R, Puren A.
Randomized, controlled intervention trial of male circumcision
for reduction of HIV infection risk: the ANRS 1265 Trial. PLoS
Med. 2005;2(11):e298. Epub Oct 25, 2005.
14- Bailey RC, Moses S, Parker CB, et al. Male circumcision
for HIV prevention in young men in Kisumu, Kenya: a randomised
controlled trial. Lancet. 2007 Feb 24;369(9562):643-656.
Gray RH, Kigozi G, Serwadda D, et al. Male circumcision for
HIV prevention in men in Rakai, Uganda: a randomised trial.
Lancet. 2007 Feb 24;369(9562):657-666.
15- 2/21/2008 DynaMeds Systematic Literature Surveillance
DynaMeds Systematic Literature Surveillance : Mallal S,
Phillips E, Carosi G, et al. HLA-B5701 screening for
hypersensitivity to abacavir. N Engl J Med. 2008;358:568-579.
16- 6/11/2010 DynaMeds Systematic Literature Surveillance
DynaMeds Systematic Literature Surveillance : Del Romero J,
Castilla J, Hernando V, Rodríguez C, García S. Combined
antiretroviral treatment and heterosexual transmission of
HIV-1: cross sectional and prospective cohort study. BMJ.
2010:c2205
GLOBULİN
Globülin hem bazı maddelerin kanda taşınması ve hemde vücudun
savunmasında yer alan kan proteinleridir ve 4 guruba ayrılır.
Alfa 1 / Alfa 2 / Beta ve Gamma globulinler.
Gamma globulinler savunma proteinleridir immunoglobulin olarak
bilinirler ( IgG, IgM, IgA, IgE, IgD ).
Elektroforezde saptanan normal protein oranları:
Albumin: Totalin %52-68
Alfa 1 globulin: Totalin %2,4,4,4
Alfa 2 globulin: Totalin %6,1-10,1
Beta globulin: Totalin %8,5-14,5
Gamma globulin: Totalin %10-21
Globulinlerde artışa neden olan sebepler:
Enfeksiyon hastalıkları,
Kronik iltihabi hastalıklar,
Bazı kemik iliği tümörleri,
Romatizmal hastalıklar,
Kanser metastazları,
Böbrek hastalıkları,
Karaciğer hastalıkları Globülin miktarına artışa neden
olur.
Download