yeter

advertisement
YETER!
(UYARI/SAVUNMA)
Yeter!Bu vicdansızlık,arsızlık,şımarıklık!
Çekin ellerinizi mazlumlar üzerinden
Müstekbirler,zalimler,onursuzlar,sefihler!
Onlar razı tatlı bir bakışa,tebessüme… (…müşfik…)
Nedir Allah aşkına bu kin,acımasızlık,
Hiç mi nasibiniz yok adaletten,şefkatten
Uygarlığı kimseye bırakmayan vampirler?
Hala doymadınız mı,doymayacak mısınız
Mazlumların kanını akıtmaya,içmeye?
Nasıl bu kadar ahmak olabiliyorsunuz? (…bağnaz/gafil…)
Her adımınız yanlış göremiyor musunuz?
Batı’lı olmakla mı gurur duyuyorsunuz?
Güneş Batı’dan doğmaz,kavuşur yarasalar! (Işık…)
Siz geceleri değil,gündüz mü uyursunuz?
Kısa akıllısınız,düşünemiyorsunuz,
Donuk bakışlısınız net göremiyorsunuz!
Bize vereceğiniz bir şeyiniz kalmadı,
2
Kendinize saklayın düşüncelerinizi,(…kof fikirlerinizi,)
Bir işe yaramayan yüzeysel bilginizi! (…değersiz…)
Maskeleriniz düştü,gururunuz tavsadı, (…planlarınız…)
Kurduğunuz düzenler,ördüğünüz çoraplar
Başlarınıza geçti,sütunlar çatırdadı! (…çatırdıyor sütunlar!)
Yakında kesilecek sesiniz,soluğunuz,
Yarar sağlamayacak yordamınız,yolunuz!
Nasıl bir ruh,bir beyin,vicdan taşıyorsunuz,
İlahi adaletten hiç mi korkmuyorsunuz? (..hiç korkmuyor musunuz?)
Üstünüze çöktükçe çöküyor karanlıklar!
Egolarınız ilah,siz köle olmuşsunuz,
Elinizde kalıyor ne varsa tuttuğunuz!
Başınız üzerinde uçuşuyor kuzgunlar!(…üzerinden eksilmiyor…)
Kantarın topuzunu kaçırmış,bozmuşsunuz
Her şeyin ayarını,en çok da kendinizin!
Bilim tanrısı bugün söylemiş olduğunu (1)
Yarın reddetmiyor mu,bilmezden gelmiyor mu? (…görmezden…)
Ona tapanlar ancak sürekli şüphe,kuşku
Huzursuzluk içinde çırpınıp duruyorlar! (…durmuyor mu?)
Duygusal zekaları sıfırın çok altında
Müstekbirler,zalimler alçaklık yarışında!(…çılgınlık,hayınlık /)
Kör bıçak kör bıçakla keskinleştirilemez,
Zalimlik,zalimlikle sona erdirilemez!
Şu tarih yazanlara bakın Allah aşkına,
utsuzluk…)
3
Riyanın karanlığı vurmuş suratlarına!(…alınlarına/bakışlarına!)
(Kurnazların işine en çok ahmaklar yarar, (Cahillerin…)
Ahmakların haline en çok akiller yanar!) (Cahillerin…)
Düşünmeyen,duymayan,görmeyen kitleleri (…yığınları/sürüleri)
Uçurumlara doğru sürükleyen çılgınlar (…koşuşturan çobanlar(!)…)
En Yüce Mahkeme’ye ne yüzle çıkacaklar?
“Toplumu oluşturan insanlar arasında (.bireyler…) (2)
Öyleleri vardır ki-öyle kimliklerdir kiRabbin yasalarına,kesin buyruklarına
İnanmadığı halde ;”Allah’a,ahirete
İnandık!”demesiyle,öyle görünmesiyle
Allah’ı,mü’minleri-bedir yüreklileriAldatacaklarını/kandıracaklarını
-Uyutacaklarını,yanıltacaklarınıSanırlar ne yazık ki!O kadar kurnazlar ki!
Öyle görünseler de,mü’minlerle birlikte
Değillerdir aslında dünya hayatlarında.
(Olamayacaklardır ukba hayatında da…)
Bunlar münafıklardır,imandan çıkmışlardır. (Ki bunlar münafıktır..)
Oysa onlar sadece-bilinçsiz bir şekildeKendi kendilerini aldatmaktadırlar da (…ki,)
Yalan/dolanla geçen berbat ömürlerince…
(Bunu Bir Gün Allah’ın açıklayacağını
Yüce Yargılama’da,değillerdir farkında!
4
Onların kalplerinde-şavksız sinelerinde- (…nursuz…)
Günbegün müzminleşen onmaz bir yara vardır. (…derinleşen…)
Allah illetlerini-derin nefretlerini- (…gizli küfürlerini-)
Arttırdıkça,arttırır,azdırdıkça azdırır-Bunu hak etmişlerdir çünkü Allah adildir.- (…yeğlemişlerdir…)
Söyleye geldikleri/uydura geldikleri
Yalanlar,kurdukları düzenler yüzünden de
Sonsuz elem verici-kendine getiriciAzap onlar içindir/zillet onlar içindir
Geçmişte/gelecekte-dünyada ahirette.Eğer kendilerine-sapkın benliklerine;“Bozgunculuk yapmayın,fitneler çıkarmayın,
Taşkınlıktan sakının,anomi yaratmayın
Yaşama alanımız yeryüzünde!” denince;
“Biz bozguncu değiliz,ıslah edicileriz!”
(Yeryüzüne yeni bir düzen getireceğiz!)
Derler ya bozguncular,fitne çıkarıcılar
Asıl kendileridir,farkında değillerdir
Görmezler,anlamazlar sığ/kısa akıllılar!”
“Yani şimdi durmadan fena işler/edimler, (…fiiller)(3)
Kötülük tuzakları,ifritçe oyunları
Düzenleyip kuranlar,art niyetli zalimler,
Entrikaya dayalı gizli/açık suçları
Yapanlar,işleyenler,günaha gömülenler,
Rabb’in kendilerini yere batırmasından,(Hakk’ın…geçirmesinden)
5
(Geçirmeyeceğinden/batırmayacağından)
Ya da kendilerine farkına varılmayan,(…farkında olunmayan)
Bilinmeyen bir yerden/bir zamandan/noktadan
Azabının,acının,ızdırabın,belanın
(Suçlarına karşılık hak edilen cezanın.) (Günahlara…)
Ulaşmayacağından,bulamayacağından
(Ulaşıvermesinden/bulaşıvermesinden)
Emniyette midirler,emindirler öyle mi?
Ya da –o inançsızlar-dönüp dolaşırlarken (…koşuşturup dururken)
Gündelik telaşeyle/günlük telaş içinde,
Rabb’in kendilerini tutamayacağından,
(Yakalayacağından/bırakmayacağından)
Asla savuşturmaya güç yetirilemeyen
Bir belayla kıskıvrak enselenmelerinden (..belanın onları
Güvende midirler ki,var mı garantileri?
enselemesinden)
Onlar buna-ilahi iradeye-engel de (..Bana…)
Olacak değillerdir,kuşkusuz olamazlar!
(Megaloman cüceler,cüce megalomanlar!)
Atlatabilecek de,alt edebilecek de
Değildirler elbette-yeryüzünde/göklerde.Yoksa Yüce Allah’ın-Ölümsüz Yaradan’ınBir süreç içersinde,korkuyla,endişeyle,
Her türlü afatlarla-çözülme/çürümeyleYakalayacağından,cezalandırmasından,
Safha,safha ortadan kaldırmayacağından (Mahkum edip…)
Onlar emin midirler,nasıl olabilirler?
6
Hiç kuşkusuz--siz iyi kullarsanız-Rabbiniz (İyi kul olursanız-)
(Günahlarınız için O’ndan af dilerseniz.)
İyidir,şefkatlidir ve pek merhametlidir, (…çokça…)
Affetmeyi sevendir,şefkati limitsizdir.”
Yine de ki:”Hak geldi,batıl yıkılıp gitti! (4)
Çünkü her batıl zaten yıkılıp,yok olmaya
Mahkumdur hiç kuşkusuz çürümeye,çökmeye.”
“Allah’ı zalimlerin,asıl talihsizlerin(5) (…nasipsizlerin)
Yapmış olduklarından-çirkin oyunlarındanSakın habersiz sanma sinsi tuzaklarından!
Ancak Allah onları-cezalandırmasınıDehşetten ve korkudan,kaygıdan pişmanlıktan
Gözlerin bir noktaya dikilip kalacağı, (…saplanıp …)
Belki yuvalarından-incelen bağlarındanKopup fırlayacağı,fırlayıp çıkacağı
(Fırlayıp bir noktada belerip kalacağı…)
Bir Gün’e erteliyor,geciktirmiş oluyor.
(Ki O’na göre O Gün belki uzak değildir.) (…bir “an”ın içindedir.)
Belki tövbe ederler diye mühlet veriyor.
(İlahi kozmik yasa bunu gerektiriyor.)(6)
Hepsi bu,başka değil,unutulacak değil
Hiçbir suçun cezası,şaşmazdır adaletim!”(İyiliğin ödülü…)
(Kalpleri/zihinler uyuşmuş,donmuş gibi,
O Gün bomboş olarak,başları yukarıya
7
Dikilmiş gözleriyle kendilerine bile (Çevrilmiş…)
Dönüp bakamayacak bir durumda göklere
Saplanmış öylesine kala kalmış bir halde
Koşuşturup dururlar gidecekleri yeri
Bilmeden/bilemeden tam bir panik halinde!” (…dehşet…içinde!)
O Gün onlar arkaya kaykılmış başlarıyla,
Tamtakır yürekleri,kanlı yuvalarına
Bir türlü dönemeyen,görmesini bilmeyen
Belermiş bakışlarla seğirtir dururlar da,
O an her şey silinir gözlerden/gönüllerden
Her can kendi derdine düşer hiç kuşkusuz ki!)
“Peygamber gönderilen-uyarılan/gözlenen-(Elçiler…)(7)
Ülkelerin halkları-sorumsuz toplumları- (…dağınık…)
İnansalar,günahtan,inkardan,azgınlıktan
Eğer sakınsalardı-küstahlaşmasalardı- (-haddi aşmasalardı-)
(Sorumluluklarını yüklenmiş olsalardı.) (…nankörleşmeselerdi.)
Onların üzerine yerden/gökten elbette (…kuşkusuz…)
Açardık nice,nice-sabah/akşam/gün/gece- (-sonsuz keremimizle-)
Bereket kapıları,rahmet oluklarını
Göklerin ve yerlerin sonsuz rahmetimizle
Hem de sonuna kadar,fakat yalanladılar,
Nankörce şımardılar,hakkı görmez oldular. (Azdılar…)
Biz de o yaptıkları-kazanmış oldukları (…işlemiş…)
Fitneler,kafirlikler,sapkınlıklar,günahlar(…şirretlikler/nankörlükler)
Yüzünden kahrımızla yakaladık onları
8
Islak perçemlerinden,ince bileklerinden. (-kan kokan ellerinden-)
Yoksa o ülkelerin-müreffeh beldelerin (…varlıklı…)
Halkları geceleyin,kendilerine Bizim
Elim azabımızın uyurlarken ansızın
Gelemeyeceğinden/erişmeyeceğinden
Güvende mi oldular,her şeyi unuttular!
Ya da o ülkelerin-ellerin/beldelerinYurtların,toprakların-evlerin/ocakların
Halkları kuşluk vakti,pek neşeli/keyifli
Oynayıp eğlenirken,oyalanıp dururken
Dünya ziynetleriyle çılgınca,ölçüsüzce,
Yine kendilerine,-kirli bedenlerine- (…yorgun…)
Çetin azabımızın-adilce cezamızın- (.hak edilen cezanın-)
Erişmeyeceğinden/yetişmeyeceğinden
Güvende mi oldular o bahtsız zavallılar?
Allah’ın gazabından,düzen ve tedbirinden
Emin mi oldular ki-güvende midirler ki?
Fakat kendilerine-necis benliklerine (…kimliklerine)
Zarar veren zulümden tükenen,yazık eden
Akletmeyi bilmeyen akılsız bir toplumdan
(İnkar akılsızlıktır,körlüktür,çılgınlıktır,
Kendi kendini inkar yalnızlık,bağnazlıktır…)
Başkası gereğince Allah’ın böyle süre
Vermesinden güvende-kendilerine göreOlamaz ne yazık ki!Nasıl olabilir ki?
(Allah’ın entrikayla,karanlık oyunlarla
9
Yere serilemeyen,mağlup edilemeyen
Berk düzenine karşı onlar kendilerini
Güvende/güvencede-üstünde/ötesindeSayabilirler miydi,bulabilirler miydi? (…görebilirler miydi?)
Bu düzenine karşı Bir Allah’ın sadece
Tükenmiş bir topluluk-inançsızlık/mutsuzluk,
Onlar içindir ancak tutsaklık,onursuzluk…Kendisinin güvende-kimin güvencesinde?Olduğunu zanneder,aldanır ve kaybeder.
Daha önce üstünde-nimetleri içinde-(-bol nimetler…)
Yaşayan,ömür süren,eski sakinlerinden (…hüküm..sahiplerinden)
Sonra bu yeryüzüne-uygarlık mirasınaVaris olanlar hala şu gerçeği hakkıyla
Anlayamadılar mı,kavrayamadılar mı?
Biz,eğer dileseydik onları da suçları
Yüzünden felakete-nice musibetlereUğratır mühürlerdik kalplerini böylece!
Hissetmez olurlardı bir türlü gerçekleri!” (İşitmez…)
(Çarpardık başlarına onların suçlarını,
Onları da hedefe koyabilirdik işte!)
-Hala gelmeyecek mi usları başlarına?“Zalimlere en ufak eğilim gösterirsek)(8)(…meyil gösterirseniz,)
Ateş sonra bize de dokunur çekinmezsek. (…size de..çekinmezseniz.)
Bizim Allah’tan başka bir yardım edenimiz (Sizin…)
Olmadığına göre büsbütün yardımcısız,
10
Dünyada/ahirette bir başına kalırız
(…kalırsınız)
Herc ü merc ortasında desteksiz,yapayalnız.”
Kendimize gelelim,çeki düzen verelim,(…kendimizi bilelim,)
Ey Müslüman kardeşler komplekse düşmeyelim!
Batı’nın aldatıcı,gözleri boyayıcı (…gözü kamaştırıcı)
Görünüşüne kanıp oyuna gelmeyelim…(Sanal albenisine…)
Batı içi boşalmış,kurtlanmış bir meyvedir,
Sakın ola tatmayın ölümcül bir zehirdir.
Onlar birbirimize kırdıranlar bizleri,
Uzak değil,yakında silinecek izleri…
Ne gün ki Müslümanlar” müslümanlaşacaklar”,
Özgürlüğü o zaman hak etmiş olacaklar…
“Siz ey iman edenler-akıllılar/iyiler-(9)
Yürekleri Allah’ın aşkıyla ürperenler…
Katımdan sizden önce gerek kendilerine
Kitap verilenlerden,gerekse kutlu vahyi
Yadsıyan bahtsızlardan-sınırı aşanlardan-(-yamuk mantıklılardan-)
Dininizi bir oyun konusu edinip de,
Alaya alanları-açık imansızlarıDost,yoldaş,hele sırdaş hiç edinmeyin asla!
Eğer mü’minlerseniz,inancınız içtense, (…gerçekse)
Sinsi tuzaklarından ömrün her safhasında (…döneminde)
Uzak durun,korunun engerek ruhlulardan!” (..yarasa…)
11
“Ey Rasul!Özlerine hıyanet edenleri (…yabancılaşanları)(10)
-Yaratılış hikmeti nedir bilmeyenleri- (…sebebi…)
Savunma,-Ey mü’minler hiç kuşkusuz sizler de!Çünkü Ölümsüz Allah-yerin/göğün İlahı- (-Tek İlah yerde/gökte!)
Hainliği bir meslek edinmiş gafilleri (…olanları)
Sevmez günahkarları,küfre saplanmışları.
(Boğazına dek küfre saplanmış olanları!)
Yaptıkları şeyleri-işleri/filleriİnsanlardan gizlerler,O’ndan gizleyemezler.
Doğru diye bilirler,severler,benimserler
(…kolayca…)
Yanlış edimlerini,yamuk fikirlerini! (…çarpık…)
Allah bilmezmiş gibi gizlinin gizlisini.
Bunlar nasıl beyinler,nasıl yüreklerdir ki,
Yakarlar dünyadayken ahret ateşlerini!
(Yakarlar,kavururlar kendi kendilerini.)
Oysa ki geceleyin-karanlık,ıssız,dingin…- (…derin-)
-Yer değiştiği demler düşlerle gerçeklerin.(El ayak çekildiği o demler,latif,serin…)
Bir zamanda/bir yerde O’nun hoşlanmadığı
Sözü düzüp kurarken-oyunlar düzenlerken(Bir söylemi/eylemi tasarlayıp dururken…)(…sinsice tasarlarken)
O onlarla birlikte bulunur bilmezler ki! (…bilmezler mi?)
Allah yaptıklarını-ne yapacaklarınıKuşatıcıdır bengi,limitsiz bilgisiyle,
Erişilmez gücüyle,yenilmez kudretiyle.
O’ndan gizleyemez ki,asla gizlenemez ki
12
Hiçbir şey,hiçbir zaman,hiçbir şeyi hiç kimse!”
“Siz ey iman edenler-dolunay yürekliler-(lalezar…)(11)
Kendi dışınızdaki inançsız yürekleri
(Sizden olmayanları,size uymayanları)
Sırdaş edinmeyiniz,dostlar edinmeyiniz.
-Almayın içinize/yaşam düzeninize- (…ünitenize-)
Onlara hiçbir zaman sakın güvenmeyiniz!
Çünkü onlar sizlere-açık ya da gizliceHep fenalık etmekte(n),zarar/ziyan vermekte(n)
Geri durmazlar asla,her zaman sıkıntıya (Kusur etmezler…)
Düşmenizi isterler,dahası sizi zora
Sokan her şey onların-şaşkın düzenbazlarınPek hoşlarına gider,kin ve düşmanlıkları
Ağızlarından taşan-alev,alev fışkıran (…püsküren)
Sözlerinden bellidir,bu apaçık delildir.
Kalplerinde saklanan-saklıyor sandıklarıDüşmanlıkları ise bundan daha büyüktür.
(Bu ne ağır,taşınmaz,ne çekilmez bir yüktür!)
Eğer anlıyorsanız,ibret alıyorsanız,
Düşünüp derin,ince,ayetlerimiz size
Açıklanıyor işte zengin/güzel bir dille.
(İşte buna ilişkin işaretleri sizin
İçin koyduk ortaya ibret almanız için
Ve anlaşılır kıldık apaçık yine böyle!)
Artık ders alırsınız,onlara uyarsınız.
13
-Gerçek Müslümanlığı anlar,uygularsınız.- (…ve yaşarsınız…)
Dostunuz,düşmanınız kimdir ayırırsınız. (…kimlermiş anlarsınız.)
İşte siz,ey mü’minler!-Saf/duru yürekliler!O kimselersiniz ki-öyle iyisiniz kiOnlar asla sizleri-yüce gönüllüleri- (…soylu…)
Sevmedikleri halde,onları seversiniz,
Onlar da hidayete ersinler istersiniz.
Oysa onlar sizlerin onlar gibi kafirler
-Gerçeği örtücüler-olmanızı isterler.
Siz bütün kitaplara inanırsınız ama, (…vahiylere…)
(Onlara indirilen/hikmetle bildirilen/
Kutsal mesaj-vahiy de-dahil olmak üzere…)
Onlar ise sizinle karşılaştıklarında
“İnandık!”derler ancak-inanmak yürek ister!Sonra bir başlarına inançsız dostlarıyla (…kof kafadarlarıyla)
Kaldıkları zamanda fitne yuvalarında,(…kovuklarında,)
Size olan önlenmez,gerilemez,tükenmez
-Münafığın işine/sözüne güvenilmezKinlerinden dolayı,parmak tırnaklarını (…yerler…)
Isırırlar öfkeyle,kıskançlıkla,kibirle.
De ki;”Kinlerinizden kahrolun,ölün,gidin!
Kininizle can verin,sonunuz budur sizin!”
(Ölmek ne kadar acı sevgisizlik yüzünden!) (…hazin…)
Şüphesiz Yüce Allah kalplerin içlerini
-Sinelerin içini,neler gizlediğini…En mahrem sırlarını-iç/dış boyutlarını- (-koordinatlarını-)
14
Hakkıyla bilmektedir,duymakta,görmektedir.
Zamanı geldiğinde değerlendirecektir.
Sizlere bir iyilik,bir yarar,bir güzellik
-Her türden bolca rızık,dünyalık/ahiretlik.Dokunsa,bu onları-mağara ruhlularıTasalandırır,üzer,yakar,yıkar,kahreder. (…kül eder.)
Başınıza bir bela,bir musibet gelince,
Buna da sevinirler.Eğer sizler sabreder
Ve de korunursanız-güçlüyse inancınız,Muttaki olursanız-Rabb’e sığınırsanız,Onların hileleri-şeytansı düzenleriSize bir zarar vermez,sallamaz,etkilemez. (…yıkmaz etkileyemez.)
(Zorluklara direnir,sorumluluk bilinci (Güçlüklere…)
Kuşanırsanız eğer,kendilerine döner (…üzerlerine çöker/)
Onların tuzakları-karanlık oyunları.- (Kurdukları tuzaklar/düzeler…)
Üstünlüktür,zaferdir,özgürlüktür,izzettir (…şereftir)
Sizin alın yazınız,siz buna layıksınız.)
“Biz KUR’AN’ı böylece Arapça bir hikmetli (12)
-Bir hikmetler kaynağı,hükümler hazinesi.Söz olarak indirdik,Nezdimiz’den gönderdik. (Katımız’dan…)
Işığıyla insanlar aydınlansın istedik… (…karanlık…)
Artık ey Peygamber’im-ve ey mü’minler sizler!Eğer sana açıkça gelen ilimden sonra (…size…)
(Mü’minler sizlere de pay verildikten sonra.)
Onların art niyetli-fitne körükleyici- (…ateşleyici-)
15
Keyfi arzularına,çarpık heveslerineUyarsan senin için-uyarsanız mü’minler- (…uyarlarsa…)
Bil ki Yüce Allah’tan,-Bir Allah tarafındanNe güvenli bir dostun,koruyucun,yardımcın,
Vardır ne sığınacak sağlam bir sığınağın!”
(Kimler de gidiyorsa Muhammed’in ardından,
Bugün muhatabadır bu sözlerin,yarın da…)
“Ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar asla(13)
Hoşnut olmayacaklar-olmadılar/olmazlarOnların dinlerine-inanç sistemlerine- (…değerlerine)
Ey Rasul uymadıkça-sana inananlar da.- (-kuşkusuz mü’minler de-)
Sen de de ki onlara;-o mağrur bahtsızlara!- (…sapkınlara!)
“Ancak Allah’ın yolu,O’nun kılavuzluğu
O’nun güvenli,nurlu,dosdoğru,güzel,kutlu
Yoludur en doğru yol,çıkmazdır diğer yollar! (…yanlıştır…)
Allah’tandır hidayet,O’dur eriştirecek
Her zamanda/mekanda ona insanoğlunu,
Sarsarak döndürecek,kendine getirecek…
Sen o yolda yolcu ol,-ey mü’ninler sizler de!Sonsuzluklara çıkan yol varken başka yola
Sapmak akıl karı mı,insana yakışır mı?
Allah’tan başkasına-idollere/putlaraBel bağlamak,inanmak,ibadet kulluk etmek
İnsan’ı kendisine yabancılaştırmaz mı?
Sana gelen ilimden,hikmetten,mucizeden, (Size…)
16
Ölümsüz hakikatin,zamanlar üstü vahyin (…çağlar üstü Mesaj’ın)
Dupduru,tartışılmaz,dosdoğru bilgisinden
Sonra heveslerine,onların gidişine
(Keyfi sistemlerine-beşeri düzenine-) (-ilkel düzenlerine-)
Bilfarz uyacak olsan,and olsun ki Allah’tan (Nasir’den)
-Tapılmaya layık Tek/Bir Ölümsüz İlah’tanGayrı sana ne yoldaş,ne bir dost,bir arkadaş
(Seni O’nun Eli’nden kurtaracak bir kimse…)
Güvenebileceğin,dayanabileceğin,
El uzatabilecek bir taraftar,bir yandaş
Ne bir yardımcı vardır,tek gerçek dost Allah’tır.”
(Özgürlük,onur,güven O’na has kulluktadır.)
“Kim yücelik ve onur-dünyada/ahrette (14)
İstiyorsa,onurun,yüceliğin bilsin ki
Tümü de Allah’ındır,Ölümsüz İlah’ındır.
-Tek kaynağı benzersiz,eşiz olan Allah’tır.(O’nun dışında başka şeylere,değerlere,
Güçlere,kişilere nispet edildiğinde, (…şahıslara…)
Yücelikler,şerefler sahtedir ne yazık ki!) (…önemsizdir…)
Temiz ve güzelsözler,dualar,kelimeler,
Samimi düşünceler,dilekler,temenniler
Yükselir ancak O’na-O’nun Yüce katı’na.(Söze hakkını veren eylemdir güzel eylem.
Söz eylemle yücelir,anlam,değer kazanır.
Onları da Allah’a inancı teyit eden
17
İyi,yararlı işler,edimler,üretimler
Temiz kalp eriştirir-yükseltir,ulaştırır…O gizliden gizliye,haince ve kahpece (…kalleşçe)
Kötü/çirkin tuzaklar kuranlara gelince,
Onlar için şiddetli,çetin bir azap vardır.
Kurdukları tuzaklar silinip,yok olmaya,
Hiçe sıfırlanmaya,dağılıp savrulmaya (…savrulup dağılmaya)
Mahkumdur hiç kuşkunuz olmasın and olsun ki!”
“Allah’ı,Elçisi’ni ve iman edenleri (15)
Kimler dost edinirse,güvenir,desteklerse,
İyi bellesinler ki-kuşku duymasınlar kiDünyada/ahirette-geçmişte/gelecekteÜstün gelecek olan-mutluluğa kavuşan- (…ulaşan)
Allah’ın tarafını,yanını,cephesini
Tutanlar olacaktır,son ve kesin zaferi
Kazananlar da onlar,kuşku duymayın bundan!”
“Onlar ağızlarıyla-kokmuş soluklarıyla- (16)
Allah’ın ışığını-nurunu/çerağınıSöndürmek istiyorlar,buna can atıyorlar.
(Bunun için olmadık düzenler kuruyorlar!) (…oyunlar…)
Oya ki inançsızlar,küfre batmış olanlar
Bundan hoşlanmasa da-çatlasa,patlasa da!O-Allah-ışığını-ölümsüz davasınıHep tamamlamaktadır ve tamamlayacaktır
18
İşte bir sefer daha İnanç/Sevgi Çağı’nda.”
(O’na engel olacak babayiğit var mıdır?)
“Sen bırak onları da batıla dalanlarla(17)
Kendilerine süre verilen günlerine
(Vaad olundukları ve uyarıldıkları
Ancak Kutlu Mesaj’a kulak tıkadıkları…)
Kavuşuncaya kadar oyalanadursunlar
Söz/saz oyunlarıyla-boş dünya hayatıyla-(…dünyanın hay/huyuyla.)
Abur/cubur işlerle-laf ebelikleriyle- (Abuk/sabuk…)
Yaşıyoruz sansınlar geveze lafazanlar (Yaşıyorum…)
Şımarıklıklarıyla,karamsarlıklarıyla…”(…inançsızlıklarıyla…)
Allah’tan başka hiçbir güç önünde eğilme,
Müslümanım diyorsan başkasına güvenme!
Mazlumun yanında ol,sözünü esirgeme
“Susan dilsiz şeytandır zalimin karşısında.”(18)
“O haksızlık edenler-o zulme gömülenler- (19)
-Gerçeğin üzerini örtmeye yeltenenler.Nasıl bir inkılaba,nasıl bir değişime,
Dönüşe,akıbete-zillete/meskenete- (-hayal kırıklığına-)
Uğrayacaklarını-nasıl da baş aşağı (…tepe taklak)
Edileceklerini,yenileceklerini (Devrileceklerini…)
-Ezileceklerini,silinecekleriniGörüp bileceklerdir,bilip göreceklerdir.
19
Ve anlayacaklardır zamanı geldiğinde, (…O Gün…)
Uzak değil,yakında-Kıyamet koptuğunda!Belki ondan da önce,dünya hayatlarında. (…yakın…)
En doğru hüküm veren hükmünü verecektir.”
Allah’ı hiç hesaba katmadan plan kuranlar,
Hazır olsun en büyük yenilgiyi tatmaya,
Dünyada/ahirette zillete,meskenete!(yıkılışa/hüsrana,rezil rüsva olmaya.)
Bu dünyayı yaşanır olmaktan çıkaranlar
Yaşanmaz bir hayatla tanıştırılacaklar!
De ki:”Kuşkusuz Rabbim-Koruyucum,Efendim.- (20)
Hakkı ortaya koyar,onu fırlatıp çarpar
Batıl’ın tepesine,sinesine,beynine,
(Hiç kuşkusuz oturtur hakkı yerli yerine.)
Ezer,yıkar,parçalar,dürer,etkisiz kılar!
(Ebedi Hakikati bir gün fırlatacaktır
Batıl’ın başına da-beklenmedik bir “an”da- (…umulmadık…)
Onu dağıtacaktır ve parçalayacaktır.
Çünkü O gizlileri-kimsenin bilmediğiGeleceğin nelere gebe olduğunu da
Bütün detaylarıyla-enfüsü/afakıylaBilmektedir en iyi Bilen’dir kuşkusuz ki!)
-Gerçeği başınıza vura,vura adeta
20
Hakkı size duyurmak istemektedir Allah!
Gücü sınırsız,affı,şefkati sonsuz İlah. (…bolca…)
De ki;”Artık-ebedi gerçek olan-hak geldi,
Sahte ve yalan olan-çürüten/kokuşturan
İnsan’ı “insanlıktan” çıkaran,alıkoyanBatıl’sa ne bir şeyi ortaya koyabilir, (…yeni bir şey…)
Ne de çıkarabilir,geri getirebilir
Eskiyi/cehaleti-sapkınlık günleriniİnsan’ın yüzyıllardır hasretini çektiği (…özlemini…)
Barışı,kardeşliği,sevgiyi,adaleti
Velhasıl uygarlığı hak inşa edecektir.” (…medeniyeti…tesis…)
(Bu evrensel çemberin içinde yer alacak
Ona karşı çıkanlar bile mutlu olacak.)
Sözün gücü yenecek gücün sözünü er/geç,
İnsanoğlu yeniden kirlenen,örselenen (…zedelenen…)
Fıtratına dönecek,güven tazeleyecek…
FURKAN’ın aydınlığı,yol göstericiliği(…şaşmaz kılavuzluğu/rehberliği.)
Görmezden gelindikçe,göz ardı edildikçe,
İNSAN’ın karanlıktan,bunalımdan,hüsrandan (…tuğyandan)
Kurtulması,önünü açması,ışıtması
Mümkün olmayacaktır ufukları aşması… (Asla mümkün değildir…)
Özgürlüğe,sevgiye,mutluğa koşması… (…huzura kavuşması…)
Vahyin inşa ettiği selim akıl sahibi(…aklı selim…)
İnsan-müslüman-kullar,adam gibi adamlar,
21
(Laf ebeleri değil,kof,ucuz kahramanlar…)
-Mukarrebler,aşıklar,adanmışlar,sadıklar…- (Muvahhidler…)
Rahman’ın yiğitler,Elçi’nin varisleri,(…askerleri/elçileri)
Çağlarüstü Mesaj’ın kutlu davetçileri (kılavuzları/tebliğcileri…)
Ardından kim giderse,izlerini sürerse
Atmış olacaklardır medeniyet yolunda
Ufukları zorlayan en emin adımları…
Onlar olacaklardır uğurlu elleriyle
Çağlarüstü Site’nin temelleri üstünde
Kuranlar,yükseltenler olanca görkemiyle
Adalet,barış,sevgi,özgürlük anıtını,
Göndere çekecekler tevhidin sancağını.
O sancağın şefkatli gölgesinin altında
Toplanacak İnsanlık olanca umuduyla,
Özlediği günlere kavuşma coşkusuyla…
Yeter,yeter ey insan yaptığın haksızlıklar,
İnsanı “insanlık”tan çıkaran çılgınlıklar…
Nasıl alt/üst edersin iç/dış dengelerini? (…ters/yüz…)
Kin,nefret,inançsızlık karartmış gözlerini,(…vicdanını/benliğini,)
Yok etmek mi niyetin yoksa kendi kendini?
Kahhar’a baş kaldırmak,kafa tutmaya kalkmak
Pusulasız,paftasız okyanusa açılmak! (….dümensiz…)
Olur mu bundan büyük tedbirsizlik,hamakat? (Var mıdır…)
22
İnanç yetimlerin tükenmez tutkuları, (…önlenmez…)
Süper zekalıların,süper ahmaklıkları!
(“Üst akıl” dedikleri buysa vay halimize!
“Alt akıllar “ ne yapar artık düşünseniz e!)
“Hiç şüphesiz Allah’a ve Elçisi’ne karşı (21)
Düşman olanlar var ya/diş bileyenler var ya, (…kısa akıllarıyla)
Onların yaşam için belirlemiş olduğu (Allah’ın…evrensel kuralları)
Sınırların dışında başka sınır koymaya
Kalkan kendini bilmez ebleh,hadsizler var ya,
(Meydan okuyanlarla,kafa tutanlar var ya,
Zavallılıklarına bakmadan küstahlıkla,)
En değersiz,en alçak benliklerine tutsak
Kimseler arasında dünyada ve ukbada
Yer alacaktır artık aldanmışlar olarak!
Allah şöyle diledi,-hükmetti/karar verdi;“Ben galip geleceğim,Ben ve peygamberlerim…
Mutlaka üstün,yengin,-Hakkı bu hakikatin.Biz geleceğiz…”diye yazmıştır and olsun ki!
Güçlüdür,çok üstündür,çok yücedir,çok ulu.
Galiptir,yenilmezdir,tarifsiz güç sahibi (…limitsiz…)
Mutlak aşkın ve güzel olandır şüphe yok ki!”
“Ne yani,insanoğlu kendisinin başıboş (22)
Brakılacağını mı sanır/sanıyor yoksa?”
23
Hiç işlemez mi aklı,yörüngesinden çıksa
Bir atom bile,evren dağılmaz mı başıboş,
Sonsuzluğa savrulan bir nesneye dönmez mi?(…şey olup çıkmaz mı?)
Asr’a yemin olsun k,”anlar” a and olsun ki,(23)
-Çağ’a,bütün Çağlar’a,günün iki ucuna,
Geceye ve gündüze,geçmişe,geleceğe,
Şafağa ve guruba,varlığa ve yokluğa,
Işığa,karanlığa,aklara,karalara,
Yaratılış anına,yok oluş zamanına, (…saatine)
Sabaha ve akşama,şerlere,hayırlara,
Bulutlardan boşalan rahmet sağanağına,
Gazap yağmurlarına,kahır sayhalarına, (…tayfunlarına,)
Şaşılacak şeylere tanık olan Zaman’a,
Sessizliğin sesine,dinginliğin gizine,
Yazı yazan kaleme,akleden yüreklere,
İşiten kulaklara,görebilen gözlere,
Asr’ın sonuncusuna,cümle yaratılmışa,
Kuşluğa,ikindiye,Mutluluk Çağı’na kiİnsanlar ziyandadır,besbelli,ne yazık ki! (…kuşkusuz k!)
(Ömür sermayesini kediye yükleyenler,
Sefih dünyaperestler,zevkperestler,müflisler,
Egolarını ilah edinen talihsizler,(…edinmiş nasipsizler,…)
Yaşamaktan habersiz korkaklar,güvensizler,
Kendini bir şey sanan müstekbirler,benciller…)(Dev aynasına bakan)
24
Büyük zararda hem de,ah bir fark etselerdi!
Ancak o kimseler ki,o üstün karakterli,
O dolunay alınlı,o nebülöz yürekli,
Gül yüzlü,bal bakışlı o mutlu insanlar ki,(…özgür…)
O gerçekten akıllı,o o sorumlu kullar ki,(Aklı selim sahibi…)
İman ettiler aşkla Allah’a,Elçisi’ne,
İnanıp,bağlandılar tün kutsal değerlere, (…Evrensel Çağrı’ya…)
İyi,güzel,yararlı işlerde,edimlerde
Bulundular hayatta ve biribirlerine (Yarıştılar…)
Samimi bir coşkuyla,anlayışla,inançla
Aşkı,sabrı,barışı,sevgiyi,kardeşliği
Hakkı,dayanışmayı,iyiliği,dengeyi
Tavsiye ettiler ya,işte onlar müstesna!
Büyük ecir onlara yarın Ebedi Yurt’ta.
(Onlardır kurtuluşa erenler kuşkusuz ki!)
İSLAM bunalımlardan tek kurtuluş çaresi,(İSLAM’dır,bunalımdan..)
İnsanlığın mutluluk,özgürlük reçetesi. (…güvencesi.)
Onda bulabilirsin ancak yitiklerini…
İlim,hikmet,tefekkür,adalet,barış,sevgi,(…irfan/feraset…)
(Tefekkür…Çok boyutlu,çok kapsamlı düşünmek,
Tutsaklıktır,ölümdür düşünmeyi bilmemek.(…akletmeyi…)
Ölümden bin beterdir duymamak,düşünmemek!) (baktığını görmemek!)
(En şerir varlıklardır onlar Allah Katı’nda, (…zararlı…)(24)
-Gerçek körler sağırlar,yürüyen kadavralar!)
Kardeşlik,huzur,onur,dayanışma,paylaşma,
25
İnanç,hoşgörü,şefkat,anlayış,ahde vefa,
Saygınlık,sabır,vakar,özgürlük,birlik,güven,
Cömertlik,fedakarlık,diğergamlık,nezaket,
Yardımseverlik,denge,tutumluluk,zarafet…
Edep,kadirşinaslık,yiğitlik,efendilik,
Çalışkanlık,asalet,sadakat,centilmenlik,
Merhamet,dostluk,haya,kanaat,samimiyet,
Tokgözlülük,feragat,yumuşak yüreklilik,
Muhabbet,aşk,metanet,iyi niyet,letafet,
Hakkaniyet,liyakat,sadelik,utanç,iffet
İçtenlik,sevecenlik,iyilik,saf kalplilik,
Alçakgönüllülük,dürüstlük,aklı selim…
Er/geç döneceksiniz,dönmek zorundasınız,
Özgür,onurlu,mutlu,olmak istiyorsanız,
Zaman/mekan içinde hak ettiğiniz yere
Gelmek,-insan olarak-yitirmiş olduğunuz
Değerleri yeniden bulmak istiyorsanız…
Yıllardır,yüzyıllardır özlemiş olduğunuz(… düşlemiş/beklemiş…)
İrfan/Işık Çağı’nı görmek istiyorsanız…
(Son Mutluluk Çağı’nı)
______________________________________________________
(1):Çağdaş İslam Düşünürlerinden Makaleler(İslam ver Modern Dünyanın
Bunalımları)bölümü.Prof.Muhammed Kutub(Sh:325)
(2):BAKARA(2/8-12)
(3):NAHL(16/45-47)
(4 ):İSRA(17/81)
10 Recep-17 Ramazan 1438//7 Nisan-12 Haziran2017
Çeşme
(5):İBRAHİM(14/42-43)
(6):Sünnetullah
(7):A’RAF(7/96-100)
(8):HUD(11/113)
(9):MAİDE(5/57)
(10):NİSA(4/107-108)
(11):AL-İ İMRAN(3/118-120)
(12):RAD(13/37)
(13):BAKARA(2/120)
(14):FATIR(35/10)
(15):MAİDE(5/56)
(16):SAF(61/8)
(17):ZUHRUF(43/83)-MEARİC(70/42)
(18):Hadis
(19):ŞUARA(26/227)
(20):SEBE(34/48-49)
(21):MÜCADİLE(58/20-21) ,
(22):KIYAMET(74/36) ,
(23): ASR( 103/1-3)
(24):ENFAL(8/22)
Download