KlONlAMA, TRANSGENiK, PiD VE NANO TEKNOLOJi VA

advertisement
TOPLUM ve HEKiM. Kasım-Aralık 2003. Cilt 18 • Sayı 6
458
GÖZLEM VE GÖRÜŞLER
BivOTEKNiK MÜDAHALELER: KlONlAMA,
TRANSGENiK, PiD VE NANO TEKNOLOJi VA DA
BivOTEKNiK MÜDAHALELER VE iNSAN
Aysel YURTSEVER*
Biyoteknolojik ilerlemelerin, küresel ekonomiyi
yeniden biçimlendirmede önemli rol oynayacağı bir
döneme giriyoruz. Bilim adamları yaşamı genetik düzeyde
yeniden düzenlemeye başladılar. Bilimsel teknolojik
devrimin yeni araçları yeryüzünde yeni biçimlenen bir
yaşam için fırsatlar ve tehlikeler yaratıyor. Biyoteknik
müdahaleler sadece ahlaki sorunlar doğrurmakla kalmıyor,
insan türünü tehlikeye de atıyor.
Biyoteknik müdahalelerin en önemlileri, klonloma,
transgenik teknoloji, preimplantasyon teşhisi ve nano
teknolojidir.
Klonlama, genetik olarak tıpatıp benzer özellik taşıyan
yeni hücreler yaratma anlamına gelir. Eğer bilgi taşıyan
DNA' yı vücut hücresi içinden çıkarı p içi boşaltılmış bir
yumurta hücresinin içine koyarsak ve yumurta hücresinin
büyüyüp gelişmesini sağlarsak kopya bir canlı elde etmiş
oluruz. Bu kopya canlıya klon denir. Yapılan işlem
klonlamadır. Kısaca klonlar, canlı hücresinden alınan
genetik malzemenin, içinden genetik malzeme çıkarılan
bir yumurta hücresiyle yer değiştirmesiyle yaratılır. Yeni
doğan, yı"ar sonra doğanın tek yumurta ikizi gibidir.
Klonlama genelolarak sperm hücresine gereksinim
olmadan gebelik oluşabilmesi ve üremenin erkek olmadan
da gerçekleşebilmesidir. Ancak klonlama tekniği sadece
üremenin gerçekleşmesi için değil potansiyelolarak başka
amaçlar için de ku"anılabiliyor.
Klonlama 1996'dan bu yana, bir çok memeli hayvan
üzerinde yapıldı. ilk klonlanan hayvan bugün ölmüş olan,
Do"y adlı koyundur. 2002 sonu itibari ve 2003 başından
itibaren 5 insan kopyalanmıştır.
"Uzm. Dr., Fizyopat%ji ve immun%ji
Klonlama üç grup altında inceleniyor:
1. Üreme Amaçlı Kloning: Klonlama ıçın en çok
ku "anılan yöntem "çekirdek transferi" yöntemidir. Burada
vücuttan alınan bir hücrenin çekirdeği, çekirdeği alınmış
yumurtanın içerisine yerleştirilir ve döllenme
gerçekleştikten sonra anne rahmine verilir. Sonuç olarak
yumurta içerisine yerleştirilen hücre kimden alınmışsa
teorik olarak onun aynısı bir canlı doğar.
2. Tedavi Amaçlı Kloning: Burada yukarıda olduğu gibi
sonra elde edilen embryo anne
rahmine verilmez ve bazı teknik işlemlerle embryodaki
kök hücrelerinin istenen dokuya farklılaşması sağlanır.
Örneğin bu yöntemle karaciğer ve böbrek gibi dokular
elde edilebilir. Bu yolla insanın kendi dokularının aynısı
elde edilebilir ve transplantasyon işlemlerinde ku"anılabilir.
işlemler yapıldıktan
3. Embriyonik kloning: Burada normal tüp bebek
sonra elde edilen embriyolar belirli
bir hücre seviyesine ulaştıktan sonra her bir hücre aynı
türden alınan bir yumurtanın içerisine konarak yeni bir
embriyo elde edilir. Sonuçta bir embriyodan birbirinin aynı
birkaç tane embriyo elde edilir. Yani embriyonik kloningin
yukarıdaki iki yöntemden farkı spermin de gerekli
olmasıdır. Bu işlem birbirinin aynı olan canlılar üzerinde
deney yapılması amacıyla hayvanlarda ku"anılmaktadır.
insan klonlama konusunun etik boyutu kamuoyunca,
günlük yaşamda kültürün, temel bilimsel birikimin, tarih,
siyaset ve toplumbilimin en yaygın ve temel kavramlarıyla
tartışılıyor. Bazı bilim adamları, klonlamanın insanlık için
büyük bir gelişme olduğunu ileri sürerken, diğer bir grup
bilim adamı ilerlemeyi insanlık ayıbıolarak görüyor. Doğa
kanun ve kuralları artık insan eliyle değiştirilebiliyor.
işlemi gerçekleştikten
Tedavi amaçlı kloning de istenen doku elde edilirken
geri kalan embriyo öldürülmektedir. işte bu noktada bir
canlının hayatını kurtarırken diğer bir canlının yaşamına
TOPLUM ve HEKiM. Kasım-Aralık 2003. eilt 18 • Sayı 6
son veriliyor. Ahlaki tartışmalar da bu noktada başlıyor.
ingiltere ve Amerika'da 2000 yılında tedavi edici
klonlamayı kabul edildi. Wicell adlı ABD şirketi kök
hücrelerinin bir kutusunu 5000 dolara satıyor. ACT adlı
diğer bir şirket, hazır ucuzken, binlerce sağlıklı genç kızdan
yumurta topluyor.
459
oluşması.
Vescovi, bu gecikmenin hücrelerin yeniden
programlanma sürecinden kaynaklandığını söylüyor. Bu
da varsayımın doğruluğunu kanıtlıyor: Hücreler yeni bir
doku oluşturmadan önce gelişme süreçlerini geri vitese
takarak uzmanlaşma öncesi durumlarına kadar geri
dönüyorlar ve yeni görevleri için yeniden
programlanıyorlar.
Gelişmiş
kapitalist ülke insanlarına, parası olana
organlarını yeniliye yeniliye sonsuza kadar yaşama olanağı
doğuyor. insanın biyolojik evrimi manupüle ediliyor.
Bir hastanın kendi dokularını kullanarak yeni organlar
üretmesi, kimsenin düşleyemeyeceği kadar kolayolabilir.
Bilim adamlarına bu güveni veren, yetişkin beyin
hücrelerini kolaylıkla kan haline dönüştürebilmeleri.
Şimdiye kadar hücrenin kimliğinde böylesine kökten bir
değişikliğin,
ancak hücre çekirdeği nakliyle
gerçekleştirilebileceği sanılıyordu. Medyatik koyun Dolly,
bu yolla kopyalanmıştı. Bu yöntem, bir yumurta
hücresinden kendi genetik malzemesinin çıkarılarak, yerine
yetişkin bir hücrenin çekirdeğinin yerleştirilmesini
içeriyordu.
Geliştirilen tekniğin ufkunda insanlara "sıfır
kilometrede" yeni organlar sağlanması var. ABD'nin Maryland eyaleti Baltimore kentindeki John Hopkins
Üniversitesinden bir ekip insan embryonik kök hücreleri
elde etmeyi başarmış bulunuyor. Ama italyan ekibinin lideri
Vescovi, yeni dokunun kaynağı olarak başka dokulardan,
örneğin beyin yerine deriden alınan kök hücreler
kullanılabileceğine inanıyor. Bu hücrelerin elde edilmesi
çok daha kolay. Vescovi, "böylelikle hastalar, kendilerini
iyileştirecek hücreleri yabancı embriyolardan almak yerine
kendi kendilerine üretebilecekler" diyor.
Klonlamanın Kısa
Tarihi:
1938: Hans
Oysa şimdi, bilim adamları, bu iş için fare beyninden
alınan "sinir kök hücreleri"nin hayvanın kemik iliğine
naklinin yeterli olacağını söylüyorlar. Eğer aynı şey
insanlarda da gerçekleşirse, hiçbir doku uyumu sorunu
olmaksızın sınırsız bir yedek organ deposuna kavuşmuş
Speamann fantastik bir deney
Klonlama diyebileceğimiz bu
deneyde orta ya da geç evredeki bir embriyonun çekirdeği
çıkarılarak bir yumurtaya aktarılıyordu.
yapılabileceğini açıkladı.
1952: Robert Briggs ve T. J. King ilk klonlama deneyini
olacağız.
gerçekleştirdiler. ileri aşamadaki bir kurbağa yumurtasının
iki yıl öncesine kadar, embryonik kök hücrelerinin
biçim değiştirerek canlı dokularından birine (örneğin göz,
beyin ya da tırnak) dönüştüğü "uzmanlaşma" sürecini
geriye döndürmenin olanaklı olmadığı sanılıyordu. Ancak
iskoçya'nın Edi~burgh kenti yakınlarındaki Roslin
Enstitüsü'nde Dolly'yi kopyalayan ekip, yetişkin
hücrelerdeki gelişme potansiyelinin istenildiği biçimde
kullanılabileceğini kanıtladı. Bilim adamları yumurtadaki
birtakım unsurların hücre genlerini "yeniden
programlayarak" embryonik (uzmanlaşma öncesi)
duruma getirdiklerini ve böylelikle hücrenin herhangi bir
dokuya dönüşmesine olanak sağladığını gördüler. Dolly
de böyle yeniden programlanmış bir meme hücresinin
çekirdeğinden doğmuştu. Ama italya'nın Milano
kentindeki Ulusal Nöroloji Enstitüsü araştırmacılarından
Angelo Vescovi ve ekibi bu yeniden programlanmanın
cerrahi bir müdahale (hücre nakli vs.) olmadan da
yumurtası
gerçekleşebileceğini düşündüler.
tanımlayan araştırmasını yayınladı
italyan araştırmacılar, farelerin beyinlerinden aldıkları
sinir kök hücrelerini (neural stem cells - NSC) hayvanların
kemik iliklerine aşıladılar. Ancak daha önce, yeniden
programlanma sürecini "tetikleyeceği" umuduyla kemik
iliğinin kan üreten kendi hücrelerini ışınıma tabi tutarak
etkisizleştirdiler. Gerçekten de nakilden beş ay sonra denek
fareler yeni kan hücreleri üretmeye başladı. Yapılan genetik
tahliller, bu hücrelerin N SCierden kaynaklandığını
kanıtladı. işin daha da ilginç yanı, denek farelerde kan
hücrelerinin, kendi kemik ilikleri ışınlandıktan sonra ilik
nakli yapılan ikinci bir grup fareden bir ay daha geç
çekirdeği
pipetle çekilerek çıkarıldı ve başka bir kurbağa
içine aktarıldı. Ancak deney sonunda yumurta
gelişmedi.
1970: Aynı deney yine kurbağalar üzerinde John
Gordon tarafından denendi. Daha iyi bir sonuç alındı.
Kurbağa yumurtaları, iribaş olana kadar gelişti ama daha
sonra öldüler.
1984: Steen Willadsen, olgunlaşmamış koyun embriyo
hücrelerinden yaşayan bir kuzu klonladığını açıkladı. Daha
sonra Willadsen, inek, domuz, keçi, tavşan ve rhesus
maymunu da kullandı. Bu deneylerde çok hücreli koyun
embriyosundan çekirdek alınıp yumurta hücresine
aktarılıyordu. Daha sonra hücre bölünmesi başlıyor, fetus
oluşuyor ve gelişme devam ediyordu.
1985: Kary B. Mullis, Polimeraz zinzir reaksiyonunu
(PCR).
1988: insan Genom projesi başladı. insan
DNA dizilişinin tanımlanması hedef alındı.
1989 Alec Jeffreys, DNA parmak izi terimini tanıttı ve DNA
polimorfizm, ile ailesel, göç ve cinayet vakalarında
kromzomlarının
kullandı.
1989: Francis Collins & Lap Chee Tsui Cystiz Fibrosis
neden olan ckromosom 7 üzerindeki CFTR
regulatör proteinin genetik kodunu tanımladı.
hastalığına
1990: ilk gen yer değiştirme gerçekleşti. Normal ADA
geninin RNA kopyası retrovirüs vasıtasıyla 4 yaşındaki bir
TOPLUM ve HEKiM. Kasım-Aralık 2003. Cilt 18 • Sayı 6
460
kız çocuğunun
yazılımıyla
bağışıklık
ıslahına çalışan
T hücrelerine nakledildi. Bu uygulamada
sistemi çalışmaya başladı.
1993: Flavr Savr, domatestieri raf ömrünü uzatmak
için genetik olarak modifiye etti.
1994: Daha gelişkin embriyo hücrelerinin ilk
Neal First gerçekleştirdi. En az 120 hücrelik
buzağı embriyosu klonlandı. Bu çok hücreli inek
embriyosunun çekirdeği çıkarıldı ve çekirdek yumurta
hücresine aktarıldı.
klonlamasını
"eugenics" insan ırkının soya çekim yoluyla
bir "bilim" dalıdır. Bu kavram, sözlük anlamı
iyi doğmuş olan eugenes kelimesinden gelir. Yunanca eu
iyi, genos doğum köklerinin yardımıyla XiX yüzyıl sonunda
ingiliz F. Galton tarafından yaratıldı. Sözcük, çok genel
biçimde insan topluluklarına özgü vasıfların
iyileştirilmesidir. Zamanla sözcük ırkçı bir anlam
kazanmıştır.
Genetik mühendisliği teknolojileri öjenik araçlar olarak
kullananılabiliyor. Öjenikse genellikle iki biçimde
yaklaşılıyor.
1996: lan Wilmut, Neal First'in deneyini koyunlar
üzerinde yaptı. Ancak embriyo hücrelerinin çekirdeğini
almak için hücrelerin duraklama dönemine gelmesini
bekledi. Sonra çekirdekleri çıkarıp yumurta hücresine
aktardı.
1997: Dr. Wilmut, 6 yaşındaki bir koyunun meme
hücresinden klon üretti. Bu defa çekirdek erişkin bir
hücreden yani meme hücresinden alınıp yumurta
hücresine aktarıımıştı. Dolly 277 yumurta içinde tek
hayatta kalan kuzuydu. Dolly'nin oluştuğu hücre Ocak
1996'da birleştirilmişti.
1997 Şubat: Oregon Primat Merkezi'nden tek bir
embriyo hücresinden iki rhesus maymunun klonlandığı
haberi geldi.
1998: 7 Ocak Tıp doktoru G. Richard Seed, o günlerde
anne rahminden aldığı insan embriyosunu başka bir
annenin karnına aktarıyordu. insan klonlamaya karşı
duyduğu ilgiyi ilan etti. Bu konudaki hassas denge, ahlakı
tartışmalara yol açtı. Tartışmalar sonucu Amerika Birleşik
Devletlerinde insan klonlamaya karşı yasalar konuldu.
1999: 19 Avrupa ülkesi insanın genetik olarak
yasaklayan sözleşmeyi Paris'te imzaladı.
kopyalanmasını
2001: 26 Kasım tarihinde ilk insan embriyosu
ingiltere'de klonlandı. Porf: Dr. liam Donaldson ingiltere
perlemontosundan gerekli onayı aldı.
2002: italyan jinekolog Severino Antinori ile UFO
ilk klon bebek için müthiş bir yarış başladı.
UFO'cuların jinekologu Brigitte Boisseler, "beş ayrı
hamilelik durumu var. ikisi, ABD'li, ikisi Asyalı ve Avrupalı
bir çifti kopyaladık." açıklamasını 3.12.2002 de yaptı.
tarikatı arasında
Kopyalama tekniğinin insanlara uygulanabilmesi için
henüz erken olduğunu söyleyebiliriz. Tedavi
amaçlı kopyalama ise tıpta yerini alacaktır. Üreme amaçlı
kopyalama ise başka yöntemlerle çocuk sahibi olamayan
zaten çok az sayıdaki çifte uygulanabilir. Ancak diğer birçok
alanda olduğu gibi amaç dışı kullanımının
engellenemeyeceğini düşünüyorum. Zamanla tedavi edici
ile öjeniksin ayırım sınırları giderek zorlanabilecektir.
zamanın
Kopyalama tekniklerinin gelişmesi, öjenik uygarlık
tehdidini de beraberinde getiriyor. Öjeniks, ya da ingilizce
Birincisi, olumsuz, negativ öjeniks, ikincisi,
pozitiv olumlu öjeniks.Olumsuz öjeniks, istenmeyen
biyolojik ayırt edici özellikler denilenierin sistemli olarak
yok edilmesini kapsıyor. Olumlu öjeniks, bir organizma
ya da ırkın karakteristiklerini "düzeltmek" ( ıslah etmek)
için kullanılabiliyor. Kopyalama ve gen teknolojisi
kullanılarak ısmarlama bebekler, üstün zekalar,
bilgisayarlarla gen evlilikleri artık yapılabiliyor olacaktır.
Döllenmiş yumurta hücresindeki genoma müdahale
etme kararını annebabaya bırakan tüm uygulamalara liberal öjeni deniyor. Gen haritasının tamamen çözülmesi ile
aynı insanın göz rengi değişik olanı, daha uzun boylu olanı
veya daha zeki olanını, müzisyen ya da ressam olanını
yaratmak olası hale gelebilir. Ancak genetik olarak
tamamen aynı olsa bile doğacak bebeğin kopyalanan kişi
ile aynı kişilik ve düşünce yapısına sahip olacağını
düşünmek oldukça zor.
Moleküler genetik alanında yaşanan ve büyük yankılar
ilerlemeler, yavaş yavaş doğanın gereği normal yollardan sahip olduğumuz herşeyi biyoteknolojik
müdahalaler içine çekecektir 21. yüzyılın ortalarından
itibaren manupile edilmiş gen zengini, zengin insanlarla
normal insanlar karşı karşıya kalacaklardır. Az gelişmiş
ülkelerin normal insanları, manupüle genli yeni
aristokratlara denek olabilecektir. insan, genetik
teknolojiden yararlananlar ve normalolanlar arasında farklı
türleşmeyle yeni biçimlerde evrimleşecektir. Canlılara
yapılan biyoteknolojik müdahalelerden bir diğeri de
transgenik teknolojisidir.
uyandıran
Genetik mühendisliği yöntemlerinden yararlanarak
bir gen i taşıması sağlanan hayvan veya bitkiye
ise" transgenik" denir.Transgenik teknoloji, gen veya gen
parçalarının bir fertten alınıp bir başka ferdin DNA'slna
transferidir. Bir mikroba, bir canlıya ya da hayvana genetik
mühendisliğiyle yabancı bir DNA verilmesiyle oluşan
transgenik bir organizma, genellikle kendi DNA sında diğer
bir canlıdan yalnızca tek bir gen içerir. Aslında insanların
tarımın doğuşundan beri geleneksel bitki ve hayvan
çarprazlaşmalarıyla evrime müdahale ettiğini biliyoruz.
Güncelolan, biraz daha karmaşık bir teknolojiyle, genetik
mühendisliğiyle insan evrimine de çarprazlama
yöntemleriyle müdahale edebilmedir. Transgenik canlının
yapımında en sık başvurulan teknik "mikroenjeksiyon"
dur. Bu yöntem döllenmiş bir yumurtanın bölünmeye
başlamasından önce hayvandan alınması ve bu hücreye
DNA'nın (transgenin) çok ince bir şırıngayla enjekte
yabancı
TOPLUM ve HEKiM. Kasım-Aralık 2003. Cilt 18. Sayı 6
edilmesidir. Bu teknolojide gen veya genler döllenmiş
yumurtaya aktarılır. Mesela kanser oluşturan insan genleri
fare embriyolarına aktarılarak drog sanayiinde tedavilerin
testinde kullanılabilmektedir. Bu teknoloji ile insan'dan
koyun'a, domuz'a, sığır'a ve keçi'ye gen aktarımı
yapılmakta, sütlerinde insan proteini üretilmesi yanısıra
organ, doku ve kan üretme imkanı da bulunmaktadır. Bu
protein ile emphysema ve cystic fibrosis gibi hastalıklar
tedavi edilebilmektedir.
Genetik olarak düzenlenmiş ürünlerin insanlığa ve
çevreye verdiği tehdit henüz tam açığa çıkmamıştır.
Transgenik canlıların ekolojik yaşam zincirini tehdit ettiğini
söyleyebiliriz. Taransgenik canlılar tamamen yeni bir bitki
çeşidini veya hayvan ırkını temsil eder. Yeni kuşak
transgenik ürünler doğada daha önce hiç varolmamış yeni
virüsler, yeni canlılar yaratma olasılığını ortaya çıkarıyor.
Zararlı böceklere dayanıklı transgenik ürünler yaratıldıkça,
bunlara dayanıklı süper böcekler gelişiyor. Bacilllus
Thuringiensis'in biyolojik böcek öldürücülere ilk direnci
on yıl önce görüldü. O zamandan bu yana sekiz önemli
böcek türü ya labaratuar koşullarında ya da çevrede BT
toksine direnç geliştirdi. Örnek olarak Kolorado patates
kınkanatlısı, elmasırtlı pervane ve tütün tomurcuk kurdunu
verebiliriz.
Yirmibirinci yüzyıl kadar bilimsel teknolojik ilerlemeler
hep cansız inorganik bileşenler üzerineydi. Cansızın en
önemli özelliği çoğalamamasıdır. Oysa günümüzde
canlıyla oynanıyor. Canlının en önemli özelliği üremesidir.
Bir anda denetlenemeyen transgenik canlı yayılımıyla karşı
karşıya kalabiliriz. Transgenik canlılar, hem evrim
tarihinden hem de klasik yetiştirme uygulamalarından
köklü bir ayrılıştır.
461
belirlenemez kombinasyonundan oluşan doğal döllenme
sürecinin yok oluşunu tartışıyoruz. Genetik malzemenin
dağılımına doğum öncesinde müdahale etmek,
müstakbel kişinin kendi etik hayat biçimlenmesini
yaparken yararlanacağı hareket sahalarının yeniden
tanımlanması anlamına geliyor.
müdahaleler,
insan
doğasının
Biyo teknik müdahalelerin diğer bir
boyutu da nanoteknolojidir. Nano teknoloji,boyutları
milyonda bir metre mertebesinde olan çok küçük teknik
aygıtlar üzerinde çalışan bir teknik dalıdır.
Genetik
teknikleştirilmesidir.
Nanoteknoloji uzmanları, insan organizmasının
süreçlerine teknik destekte bulunmak üzere,
insanla makineyi bir potada eriten bir üretim tesisi
tasarımını geliştirdiler. Bu tesiste kendi kendini düzenleyen
bir sevk ve idare sistemiyle sürekli yenilenme, kesintisiz
onarım ve geliştirme söz konusu olabilecektir. Bu vizyona
göre kendini kopyalarak yeniden üretebilen minik robotlar
insan bedeni içinde çalışacak, ve organik malzememizle
birleşerek, sözgelimi yaşlanmamızı önleyecek ya da
korteksimizin işlevini artırabilecektir. Öte yandan,
bilgisayar mühendisleri de bu alanda arı gibi çalışmakta,
gelecekte özerk işleyen robot tasarımlarının peşinden
koşmakta, sadece et ve kemikten oluşan insanıysa 'seri
sonu ürün' düzeyine düşürecek makineler
tasarlamaktadırlar. Bu üstün zeka sahibi teknik varlıklar
sayesinde, insanın organi donanımında görülen engel ve
darlıklar kolaylıkla aşılabilecektir. Beynimizin içinde
kodlanmış olan yazılımın içimizden çıkartılarak makinelere
aktarılmasıyla hem ölümsüzlük bizim olacak, hem de
sonsuz bir mükemmeliğe sahip olacağız!...
yaşamsal
insanın doğasının, evriminin gelişimine, geleceğine
Genlerin yapay rekombinasyonundan beri, gen
teknolojisi tıp alanındaki, özellikle yapay döllenme bilim
dalındaki gelişmeleri hızlandırmış, doğum öncesi teşhiş
yöntemleri başarıyla uygulanmaya başlamıştır. Canlılara
doğum öncesi biyo teknolojik müdahalelerin içinde preimplantasyon teşhisi de güncel yerini almıştır.
Almanca adıyla,Praeimplantationsdiagnostik (PiD);
'Pre-implamtasyon teşhisi' döllenmiş yumurta hücresini
anne rahmine yerleştirmeden önce, embriyoda genetik
bozuklukların var olup olmadığına bakan teşhis
yöntemidir. Pre- implantasyon teşhisi ( piD) sayesinde
dördüncü hücre bölünmesi aşamasındaki ( yani sekiz
hücreli aşmadaki) embriyonu genetik bakımından kontrol
etmek, herhangi bir hastalığa yol açıp açmayacağına
bakmak artık mümkündür.
PiD yöntemine, özellikle genetik hastalık taşıyan
annebabalarda risk önleme amacıyla başvuruluyor.
Laboratuar ortamında incelenen embriyon, gerek
görüldüğü tekdirde anne karnına yerleştiriliyor, bu
doğum- öncesi müdahale yöntemine başvurularak ileride
muhtemel bir kürtaja gerek kalmıyor. Doğum öncesi insan
hayatına ilişkin kültürel algılarımız artık değiştiriliyor. Anne
ve babadan gelen iki farklı kromozom setinin önceden
ilişkin
pek çok tartışma gündemimizdedir. Biyoteknolojik
felsefi, etik ve siyasal sonuçları ele alınmalıdır.
Ahlak, tür etiksel açıdan tanımlanmalıdır. Ahlakın özü çok
basittir. Tüm insanlara birer insan olarak yaklaşmak. insan
türüne müdahale edildiğinde, yeni tür ve onu
gelişmelerin
gerçekleştirenler açısından ahlakı nasıl tanımlayacağız?
Ahlak da her zaman için bir sınıfın ahlakı olmuştur. Ahlak
ya yönetici sınıfın tahakkümünü ve çıkarlarını
meşrulaştırmış ya da ezilen sınıfın belli bir güce
ulaşmasından itibaren, onun yönetici sınıfın tahakkümüne
karşı öfkesini ve ezilenlerin gelecekteki çıkarlarını temsil
etmiştir. Ahlak, insana yön veren, insanı insan yapan ya da
insanlıktan uzaklaştıran, topluluğu insan toplumu yapan
veya ondan koparan temel bir duruşdur. insanı, insandan
uzaklaştırma, biyoteknik müdahalelerle yapıldığında,
ahlaka, yabancılaşmaya bakışımızı geliştirmemiz,
sonuçlarını ortya koymamız gerekir.
Biyoteknik müdahale
edilmiş
bebekle anne
arasında,
bebeğin doğumuyla başlayan yabancılaşma olacaktır.
Bildiğimiz anlamda anne çocuk ilişkisi kopacaktır. Üretim
araçlarının
özel mülkiyeti koşullarında insan ürettiğine
kendi emeğine yabancılaşır, birbirine yani
türüne ve öteki insanlara yabancılaşır. Tüm bunların
nedeni yaşamak için başkaların yararına çalışmak
yabancılaşır,
TOPLUM ve HEKiM. Kasım-Aralık 2003. eilt 18. Sayı 6
462
zorunluluğudur. Yeni doğanı ve insanları kendilerine
yabancılaşmaktan
kurtarmak ve insanların gerçek
anlamda insani bir öze dönmelerini sağlamamız
gerekeeekti r.
ikili Sarmal, James D.Watson, Tübitak, (1999)14.
basım,s:132.
Bilim ve Teknik - Cumhuriyet, (2001) s: 11,
sayı:
727,24.Şubat.
Tartışmaların hiçbiri teknolojinin ilerlemesini
durduramaz. Yeni teknolojik gelişmeler, yeni düzenlemeleri
de beraberinde getirecektir. Bilimin neyi nasıl yapacağını,
teknolojinin yaşamımıza nasıl yansıyacağını, toplumdaki
egemen sosyal ve ekonomik güçler belirliyor. Manupüle
edilmemiş genetik malzemenin bütünlüğünü korumak
için savaşmak gerekecektir. Kar ve para kazanma hırsıyla
özel
ellerdeki
biyoteknolojik müdahelelerin
doğurabileceği sonuçları düşünmek ürkütücüdür.
Kapitalistin karı ile toplumsal çıkarın örtüşmesi mümkün
değildir.
Teknolojik ilerleme karşısında insanı kutsallaştırmak,
kontrol edilemez özelleşmeyi savunmak çare değildir. Tek
çözüm, teknolojik ilerleme ve uygulamalara insani amaç
ve bakış kazandırmaktır. Biyoteknik müdahalelerin ve
uygulamaların toplumsal üreticilerin, kollektif denetimine
açık olması gerekir.
Temel dinamiği, sermaye birikimini ve genişletilmiş
yeniden üretimi sürekli kılmak olan kapitalizm, bu dürtüyle
bir yandan içinde geliştiği toplumların tüm yaşam
biçimlerini değiştirirken, diğer yandan da birikimini doruğa
ulaştırmak için gereksinimi olan yeni pazarları yaratarak,
sürekli genişleyerek dünya çapında yaygınlaşarak dünya
sistemi olgusunu pekiştirir. Kapitalizm dünya çapında
yaygınlaşırken kapitalist ilişkilerini de yaygınlaştırır. Sistem
içersinde biyoteknolojik müdahaleler de hızla
yaygınlaşacaktır. Emperyalist kapitalizm hiyerarşik bir
dünya sistemi olarak, egemenliğini sürdürüyor.
Emperyalist egemenlikte, siyasal ve askeri güç kullanımı
yanında, teknolojik üstünlük belirleyici özellik taşıyor.
Emperyalist kapitalizm, teknolojiyi, emek üretkenliğini
ama bunu insan soyunu tehdit ederek,
yoksullaştırarak yapıyor. insan soyunu kurtarmak,
yoksulluğa son vermek, özgürlük ve eşitlik ancak toplum
ve insan çıkarını başa alan doğayla barışık, kollektif
üreticilerin, kollektif denetimidir.
geliştiriyor
KAYNAKÇA
Bilim ve Ütopya, Ender Helvacıoğlu, (2000), sayı:
74, s: 5, Ağustos
Genetik Devrim, Nuray Pekdemir,(2000) Su Yayınları,
s: 241-242.
Cumhuriyet, Prof.Dr.Nazlı
atahücreden geldik,1 3. Ağustos.
Başak,
(2000) tek bir
Fizyopatoloji cilt:l Sodeman's s: 62 Türkiye Klinik
Yayınevi
Fizyopatoloji cilt:l Sodeman's s: 80- 123
TürkiyeKlinik Yayınevi
Biyoteknoloji
Yüzyılı,
Jeremy Rifkin s: 47, (1998)
Genlerimizle yaşamak, Dean Hamer- Peter
Copeland, (1999) Evrim Yayınevi.
Umudun Genleri, Daniel Cohen, (1995) Kesit
s:225 ,
Yayıncılık,
The end of Work, Jeremy Rifkin, (1195)s:1 19,
G.P.Putnams's Sons ,New York.
insan Doğasının Geleceği, Jürgen Habermas,
Everest yayınları,(2003) s: 27, 68.
Ahmet Okumus, (1997). Genetik Kopyalama ve
Prognoz. Cilt 1, Sayı 2.5.81-82
Uygulaması.
Hekim Forumu, Aysel Yurtsever, Genetik ilerlemenin
(2002) s: 34-36, Yıl 12, sayı 148,
Ekim- Kasım.
sorunları olanakları,
Marksizm ve Ahlak, Steven lukes,(1998)
s: 31.
Ayrıntı
yayınları,
Politik Psikiyatri, Kaan Arslanoğlu, (2003)Adam
birinci basım, s: 134, 137, Nisan.
yayınları,
Toplum ve Hekim, Haluk Yurtsever, (2003)
Sosyalizm, gerçek, akılcı ve insani bir seçenek mi? s: 4-7 ,
c: 18, sayı:l ,Ocak- Şubat.
Klonlama Tarihi, www.goog/e.com. k/on/ama sayfa/an.
Download