Eskisehir Makina İmalat İhtiyaç Analizi

advertisement
MAKİNE
SEKTÖRÜNDE
REKABETÇİLİĞİN
GELİŞTİRİLMESİ
PROJESİ
04 Haziran 2014
Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi, Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği’nin öncülüğünde yürütülmektedir. Proje, T.C. Ekonomi
Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Tebliğ’i kapsamında
desteklenmektedir. Projenin Eskişehir’de gerçekleştirilen aşamasında, Eskişehir
Sanayi Odası, yararlanıcı kuruluş olarak projeye dâhil olmuştur. Bu rapor,
projenin danışmanı TEPAV tarafından hazırlanmıştır. Raporun yazımında Ozan
Acar, Şenay Akyıldız, İrem Kızılca ve Ali Sökmen çalışmışlardır.
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
İçindekiler
GİRİŞ ................................................................................................................................. 2
MAKİNE ÜRETİCİLERİNİN SINIFLANDIRILMASI .............................................. 3
DIŞ ÇEVRE ANALİZİ ..................................................................................................... 8
Eskişehir’in sosyoekonomik yapısının analizi ................................................................. 8
Eskişehir’de Sanayi ve Dış Ticaret ................................................................................. 15
Eskişehir ’deki Sanayi Yapısı .............................................................................. 15
Eskişehir ’in Dış Ticareti ...................................................................................... 20
Eskişehir Makine Sektörü ve Sektörün Dış Ticareti .................................... 21
SEKTÖR ANALİZİ ........................................................................................................ 25
FİRMA YAPISI VE PERFORMANS ANALİZİ.......................................................... 28
FİRMA DEĞER ZİNCİRİ ANALİZİ ........................................................................... 34
Ar-Ge ve ürün geliştirme aşamasındaki mevcut durum ................................................. 36
Tedarik aşamasındaki mevcut durum ............................................................................. 39
Üretim ............................................................................................................................. 41
Satış, Pazarlama ve Servis .............................................................................................. 45
UR-GE YOL HARİTASI ................................................................................................ 48
Eğitim ............................................................................................................................. 49
Danışmanlık .................................................................................................................... 50
Yurt dışına açılma ........................................................................................................... 51
SONUÇ............................................................................................................................. 55
EK-1: SEKTÖREL TİCARET ANALİZLERİ ............................................................ 56
EK-2: FİRMA GENEL BİLGİLERİ............................................................................. 82
1
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
GİRİŞ
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin
öncülüğünde yürütülmekte ve T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi
Tebliğ’i kapsamında desteklenmektedir. Projenin danışman kuruluşu TEPAV’dır. Projenin
gerçekleştirildiği illerdeki Sanayi veya Sanayi ve Ticaret Odaları, projede, yararlanıcı kuruluş olarak yer
almaktadırlar.
Projenin amacı, Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerini yakalamasında kritik bir rolü bulunan makine
sektörünün yoğunlaştığı 7 ilde, her bir ilde faaliyet gösteren en az 10 makine üreticisinin rekabet
gücünün mevcut düzeyini analiz etmek ve bu firmaların rekabet güçlerinin geliştirilmesinin önündeki
engelleri tespit etmektir. Yapılan incelemeler neticesinde her bir il için, o ilden projeye dâhil olan
firmaların rekabet gücü ihtiyaç analizi hazırlanacaktır. İl raporları, T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın, URGE
Tebliğ’i kapsamında, projede yer alan firmalara vereceği destekler konusunda, Bakanlığa yol gösterici
olacaktır.
Projenin Eskişehir’de yürütülen aşamasının sonuçlarını içeren bu raporda, Eskişehir’de faaliyet gösteren
12 makine üreticisi firmanın mevcut rekabet gücü düzeyi analiz edilmekte ve bu firmaların rekabet
güçlerini geliştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları unsurlar tespit edilmektedir. Projede yer alan firmalar,
TEPAV proje ekibi tarafından gerçekleştirilen ihtiyaç analizi doğrultusunda, T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın
URGE Tebliğ’i kapsamında destekleneceklerdir.
Bu raporda rekabet gücü ihtiyaç analizi yapılan firmalar Eskişehir Sanayi Odası (ESO) tarafından
seçilmiştir. Firma seçimindeki temel kriter, firmanın ihracat yapması ya da ihracatı olmasa da ihracat
yapma potansiyeli taşımasıdır. Buna ek olarak, söz konusu 12 firma, URGE Tebliğ’inin öngördüğü
doğrultuda, Turquality Programı’nda yer almayanlar içerisinden seçilmiştir. Projede yer alan firmalar,
Türkiye için öncelikli olan alt sektörlerde faaliyet gösterenler arasından seçilmiştir. Türkiye için
öncelikli olan alt sektörlerin tespitinde, TEPAV tarafından geliştirilen seçme yöntemi kullanılmıştır.
Firmaların rekabet güçlerini geliştirebilmeleri için nelere ihtiyaçları olduğunu belirlemek amacıyla
öncelikle firmaların nitel ve nicel verileri derlenmiştir. Firmaların yapısını anlamak ve 2010-2012
dönemindeki performanslarını ölçmek amacıyla firmalardan “İhtiyaç Analizi Bilgi Formu”nu
doldurmaları ve mali tablolarını TEPAV proje ekibiyle paylaşmaları istenmiştir. Daha sonra TEPAV
proje ekibi, firmaların tümünü ziyaret etmiştir. Ziyaret sırasında, firmaların performanslarının
belirleyicisi olan unsurlar üzerine bir mülakat gerçekleştirilmiştir. Firmalardan toplanan verilerin tümü
ihtiyaç analizlerinde kullanılmıştır.
Bu raporda, ihtiyaç analizi sonuçları yer almaktadır. Projeye dâhil olan firmalara ait verilerin gizli
kalması gerektiği göz önünde bulundurularak, raporda firma isimlerinden bahsedilmemektedir. İhtiyaç
analizi sonuçlarına geçmeden önce, birinci bölümde, firmaların faaliyetlerini sürdürdükleri ortamın
anlaşılması için Eskişehir’in ekonomik ve sosyal yapısı analiz edilmektedir. İkinci bölümde, firmaların
faaliyet gösterdikleri alt sektörle ilgili küresel eğilimler ve bu alt sektörlerde Türkiye’nin göreli rekabet
gücü düzeyi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde firmaların yapılarına yönelik değerlendirme ve
2010-2012 dönemindeki performanslarının analizi yapılmaktadır. Dördüncü bölümde ihtiyaç analizi
sonuçları, beşinci bölümde ise URGE yol haritası verilmektedir.
2
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
MAKİNE ÜRETİCİLERİNİN SINIFLANDIRILMASI
Makine sektöründeki üretim küresel bir değer zinciri etrafında örgütlenmiştir. Sektörde kullanılan
hammadde ve girdilerin üretimi çok sayıda farklı ülkede gerçekleştirilebilmektedir ve ortaya çıkan nihai
ürün uzak pazarlara satılabilmektedir. Hammadde ve girdinin hangi ülkede üretileceğinin
belirlenmesinde ülkelerin teknolojik gelişmişlik düzeyi, lojistik konumu ve işgücü maliyetleri etkili
olmaktadır. İkinci el makine dış ticaretindeki kısıtlamaları dışarıda bırakacak olursak, küresel
ekonominin bir parçası olan ülkelerde makine ticaretinin büyük ölçüde liberal ekonominin kuralları
çerçevesinde gerçekleştiğini söylemek mümkündür. Tarım başta olmak üzere bazı diğer sektörlerde
olduğu gibi makine ürünleri dış ticaretinde ciddi engeller bulunmazken, farklı ülkelerin kendi
üreticilerini farklı ölçeklerde ve araçlarla destekledikleri görülmektedir. Bu durum desteklerin bol
olduğu ülkelerdeki üreticilerin göreli rekabet gücünü arttırmaktadır. Bu çerçevede, makine üretiminde
faaliyet gösteren işletmelerin, yurt içi ve yurt dışından yoğun bir rekabet baskısına maruz kaldığı
görülmektedir.
Dünyadaki makine üreticileri incelendiğinde, beş farklı kategorinin öne çıktığı görülmektedir. Söz
konusu kategorilerde yer alan firmaların temel özellikleri aşağıda ana hatlarıyla açıklanmaktadır.

Küresel liderler: Bu grupta yer alan işletmeler kendi alt sektörlerinde dünya liderleridir. Bu tip
işletmelerin, ürettikleri makinenin aynı zamanda mucidi ve sektörün en tanınan markası oldukları
görülmektedir. Kaliteli üretim konusunda öncü olan küresel liderlerin, fiyat rekabeti
yapamadıklarını söylemek mümkündür. Rekabet gücünün temelinde Ar-Ge ve ürün geliştirmenin
yer aldığı bu tip firmalar, ağırlıklı olarak başta Almanya, Japonya ve İsviçre gibi gelişmiş
ülkelerde yer almaktadırlar. Ar-Ge faaliyetlerinin makine verimliliğini arttırmaya yönelik enerji
tasarrufu ve ileri malzeme tekniklerinin kullanımının arttırılması doğrultusunda gerçekleştirildiği
görülmektedir. Bu tip firmalar müşterilerin ihtiyaçlarını gidermeye yönelik gerçekleştirilen ArGe faaliyetlerinin ötesine geçerek, iş yapma biçimini kökten değiştiren yenilikler
yapabilmektedirler. Küresel liderler, merkezi coğrafi konumları nedeniyle hammadde ve girdiye
ulaşma konusunda önemli avantaja sahiptirler. İleri teknolojili komponentleri çoğu zaman
kendileri üretebilen, üretemese de avantajlı coğrafi konumları nedeniyle ihtiyaç duydukları
teknolojik komponente kolaylıkla erişebilen küresel liderlerin kuvvetli bir tedarik ağları vardır.
Bu kategorideki firmaların satış yaptıkları ülkelerin önemli bölümünde kendi satış ofisleri ve
servis ağları bulunmaktadır. Yeterli büyüklüğe sahip olmayan pazarlarda ise yerel bayiler
aracılığıyla satış ve servis hizmeti vermektedirler. Küresel liderlerden makine satın alan
müşterilerin uygun koşullarda finansmana erişimleri bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerin
Eximbank’ları, makine üreticilerini desteklemek amacıyla, bu üreticilerin müşterilerine uzun
vadeli ve düşük faizli krediler verebilmektedirler. Gelişmiş ülkelerdeki lojistik altyapı
imkânlarının gelişmişlik düzeyi, bu ülkelerdeki küresel liderler kategorisindeki makine
üreticilerinin üretim tesislerinin içine kadar demiryolu ağının uzanmasını mümkün kılmaktadır
ve bu durum, bu tip şirketlerin bir diğer önemli avantajı olarak öne çıkmaktadır.

Hızlı yükselenler: Bu kategoride, iç ve dış pazarlarda küresel liderleri en fazla zorlayan
işletmeler bulunmaktadır. Çoğunlukla 30-40 yıllık firmalardan oluşan hızlı yükselenlerin, ürün
kalitesinde küresel liderlerle aralarındaki farkı hızlı bir biçimde kapatmakta oldukları
3
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
görülmektedir. Çoğunlukla Türkiye, Brezilya ve Meksika gibi yükselen piyasa ekonomilerinde
yer alan bu kategorideki işletmelerin, küresel liderler kadar olmasa da Ar-Ge ve ürün geliştirme
becerilerine sahip oldukları görülmektedir. Marka bilinirliği kendi ülkelerinde yüksek olan hızlı
yükselenlerin, küresel ölçekteki marka bilinirlikleri zayıftır ama zaman içinde yükselmektedir.
Hızlı yükselen kategorisindeki firmalar, makinelerinde kullandıkları yüksek teknolojili
komponentlerin ağırlıklı bölümünü, gelişmiş ülkelerden ithal etmektedirler. Bu kategorideki en
gelişmiş firmaların Ar-Ge faaliyetlerinin temel amacı, makine ürünlerinin katma değerinin
önemli bölümünü oluşturan, ileri teknoloji komponentleri kendi içlerinde üretmektir. Bu firmalar
Ar-Ge faaliyetlerini, müşterilerin ihtiyaçlarını giderecek ve teknoloji lideri şirketlerin yeni
ürünlerinin benzerlerini patent ihlali yapmadan üretmek amacıyla yapmaktadırlar. Hızlı yükselen
makine üreticilerinin satış ve pazarlama ağlarının küresel liderler kadar yaygın olmadığı
görülmektedir. Bu tip firmaların kendi ülkeleri dışında satış ve servis ofisleri bulunmamakta, yurt
dışındaki müşterilere satış ve servis hizmetini bayiler aracılığı ile verdikleri görülmektedir.
Çoğunlukla yükselen piyasa ekonomilerinde bulunan hızlı yükselen şirketlerin finansmana
erişim imkânları küresel liderler kadar bol değildir. Yükselen piyasa ekonomilerindeki
Eximbank’ların makine ihracatında ithalatçılara kullandırdıkları kredilerin koşulları, makine
sektöründe öncü olan gelişmiş ülkelerin Eximbank’larının sunduğu şartlar kadar avantajlı
değildir. Lojistik imkânlar açısından değerlendirildiğinde, yükselen piyasa ekonomilerindeki
ulaştırma altyapısının, gelişmiş ülkelerdeki kadar kuvvetli olmadığı bilinmektedir. Demiryolu ile
liman bağlantısının sağlayabilen şirketlerin lojistik bir avantaj elde ettikleri görülmektedir.
Ancak, bu kategorideki tüm işletmelerin bu imkâna sahip olmadıkları da bilinmektedir.
4

Fason üreticiler: Fason üreticiler grubunda, küresel liderlere üretim yapan işletmeler
bulunmaktadır. Küresel liderlerin makinelerinin montajını ya da bu makinelerin bir veya birden
fazla sayıda parçasını üreten firmalar, fason üreticiler kategorisinde yer almaktadırlar. Kendi
markalarıyla üretim yapmayan fason üreticilerin öncelikleri arasında markalaşmak
bulunmamaktadır. Fason üreticiler küresel bir değer zincirin parçası olarak faaliyetlerini
sürdürmektedirler. Gelişmiş ülkelerin makine markaları için başta Çin olmak üzere işgücünün
ucuz olduğu ülkelerde üretim yaparlar. Gelişmiş ülkelerdeki makine üreticilerinin hızla büyüyen
Asya pazarına girmelerini sağlayan fason üreticilerinin üretim teknikleri ve kalite kontrol
konularında kuvvetli oldukları bilinmektedir. Ar-Ge ve ürün geliştirme kapasiteleri düşük olan
fason üreticilerin satış, pazarlama ve servis ağı kurmalarına gerek bulunmamaktadır. Fason
üretim yapan makine üreticileri zaman zaman kendi markalarıyla da üretim yapmaktadırlar.
Kendi markasıyla üretim yapma kabiliyetine sahip olan makine üreticilerinin, fason üretim
aşamasında kazandıkları üretim ve kalite kontrol üstünlükleri sayesinde hızlı yükselenler
kategorisine geçebildikleri görülmektedir.

Yenilikçi KOBİ’ler: Yenilikçi KOBİ’ler isimden de anlaşılacağı üzere küresel liderler ve fason
üreticilerden ölçek olarak daha küçüktür. Bu grupta yer alan firmalar Almanya ve İtalya gibi
makine sektöründe öncü olan gelişmiş ülkelerde ve Türkiye ve Brezilya gibi yükselen piyasa
ekonomilerinde yer alırlar. Bu grubun gelişmiş ülkelerdeki temsilcileri küresel pazarlarda son
derece başarılı bir biçimde tutunabilmektedirler. Bulundukları endüstriyi dönüştüren yeniliklerin
zaman zaman gelişmiş ülkelerdeki yenilikçi KOBİ’lerden çıktığı görülmektedir. Ancak, bu
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
grubun gelişmekte olan ülkelerdeki temsilcilerinin göreli rekabet güçlerinde sorunlar
bulunmaktadır. KOBİ ölçeğinde olsalar da bünyelerinde Ar-Ge’ye önem verirler. Sayıları az da
olsa Ar-Ge yapabilen mühendis çalıştırırlar. İleri teknolojili komponentleri yurt dışından ithal
etmek zorunda olan yenilikçi KOBİ’lerin Ar-Ge faaliyetleri genellikle makine performansını
iyileştirmeye yöneliktir. Yapılan yenilikler, müşterilerin karşılaştıkları problemleri çözmeye
yöneliktir. Bulundukları pazarda tanınan bir marka olmakla birlikte yurt dışı pazarlarda bilinen
bir marka değildirler. Gelişmiş olanlarının yurt dışında bir bayi ağı oluşturduğunu daha az
gelişmiş olanların ise dış pazarlarda doğrudan müşteriye satış yapma yolunu tercih ettikleri
görülmektedir. Bu grupta yer alan ve bayi ağı bulunmayan firmaların ihracat performansları çoğu
zaman istikrarlı bir görünüme sahip değildir. Finansmana erişim gelişmiş ülkelerdeki yenilikçi
KOBİ’ler için önemli bir problemdir. İşletme sermayesi eksikliği nedeniyle Ar-Ge faaliyetleri
gerçekleştirilememekte, etkili bir satış ve pazarlama stratejisi uygulanamamaktadır. Lojistik bu
grupta yer alan firmalar için önemli bir problem değildir. Yüksek hacimli üretim yapmadıkları ve
ürünün nakliyesi çoğunlukla müşteri tarafından üstlenildiği için lojistik bir rekabet gücü
dezavantajı değildir. Yurt dışındaki müşterilere satış sonrası destek ve bakım hizmetleri yenilikçi
KOBİ’nin bulunduğu ülkeden yurt dışına eleman göndermek suretiyle gerçekleştirilmektedir.

Takipçi KOBİ’ler: Makine üreticileri arasında rekabet gücü en düşük olan grup takipçi
KOBİ’lerdir. Bu kategoride yer alan şirketlerin ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerde yer
aldıkları görülmektedir. Yenilikçi KOBİ ve/ya hızlı yükselen gruplarındaki firmaların geliştirdiği
yenilikçi ürünlerin benzerlerini üreterek ayakta kalmaya çalışırlar. Teknolojik komponentlerin
tamamını dışarıdan temin eden takipçi KOBİ’lerin üretim biçimleri şekil verdikleri demir ve
çelik ürünlerine elektronik komponentleri entegre etmek olarak özetlenebilir. İhracattan ziyade iç
pazar odaklı bir satış stratejisine sahip olan bu işletmelerin üretim ve ürün tasarlama anlamında
yeterli düzeyde kabiliyetleri bulunmaktadır. Ancak, Ar-Ge faaliyeti yok denecek kadar az, satış
ve pazarlama kabiliyetleri ise son derece sınırlıdır. Bulundukları bölgede yer alan sanayi
işletmelerinin kullandığı makinelerin üretimine odaklanan bu işletmeler, aracılar vasıtasıyla
zaman zaman ihracat da yapabilmektedir. Ancak, ihracatta süreklilik bu firmalarda çoğu zaman
gözlenmemektedir. Lojistik bu kategorideki firmalar için çoğu zaman bir engel değildir.
Finansmana erişimin ise ülkedeki şartlara da bağlı olarak ciddi bir engel teşkil etmesi söz konusu
olabilmektedir. Bu tip firmaların büyümelerinin önündeki temel engellerin başında finansmana
erişim, satış ve pazarlama kapasitesindeki eksiklik ve şirket içi iş süreçlerinin olması gerektiği
gibi tanımlı olmaması gelmektedir.
Makine üreticilerinin makine üretimi değer zincirinde güçlü ve zayıf oldukları halkalar,
üreticilerin dâhil oldukları, yukarıda ana hatlarıyla açıklanan, kategorilere bağlı olarak
değişmektedir. Makine üretimi değer zinciri Ar-Ge, ürün geliştirme, tedarik, üretim, satış ve pazarlama
ve servis halkalarından oluşmaktadır. Makine üreticisi kategorilerinin değer zincirinde güçlü ve zayıf
oldukları kategoriler Şekil 1’de gösterilmektedir. Küresel liderlerin değer zincirinin tüm halkalarında
kuvvetli oldukları, takipçi KOBİ’lerin ise tüm halkalarda ciddi zayıflıklarının bulunduğunu söylemek
mümkündür. Hızlı yükselenlerin makinelerde kullanılan teknolojik komponentleri üretememeleri
nedeniyle değer zincirinin tedarik ve kendilerine ait bir küresel satış ve pazarlama ağı kuramadıkları için
satış ve pazarlama aşamalarında zayıf oldukları görülmektedir. Yenilikçi KOBİ’lerin ise hızlı
yükselenler kadar olmasa da değer zinciri halkalarında gelişme gösterdikleri görülmektedir.
5
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 1: Makine üreticisi türleri ve üreticilerin değer zinciri halkalarındaki rekabet güçleri
İşletme türleri
Özellikleri
Güçlü
1
1
•
•
•
•
•
Teknolojiyi ilk önce geliştirenler
Kalitede öncü, fiyat rekabetinde zayıf
Ar-Ge kapasitesi en yüksek olanlar
Küresel bir değer zinciri yönetirler
Küresel bir satış ve servis ağları vardır
Hızlı yükselenler
•
•
•
•
•
Küresel liderlerin en önemli rakipleri
Yüksek kaliteli ve rekabetçi fiyatla üretim
Ar-Ge kapasiteleri hızla gelişmektedir
Değer zincirleri halen yereldir
Küresel bir bayi ağına sahiptir
Fason üreticiler
•
•
•
•
•
Küresel liderlere üretim yaparlar
Son kullanıcıya doğrudan satışları sınırlıdır
Üründen çok süreç iyileştirmeye odaklanırlar
Yerel bir değer zinciri içindedirler,
Satış örgütlenmeleri zayıftır
Yenilikçi KOBİ’ler
• Hızlı yükselen firmaların en önemli rakipleri
• Makul kalite düzeyinde, rekabetçi fiyata üretim
• Sınırlı da olsa Ar-Ge’ye önem verirler; trendleri
takip ederler
• Satış ve pazarlama ağları nispeten sınırlıdır,
sınırlı sayıda ülkede bayileri vardır
Küresel liderler
2
3
4
5
Takipçi KOBİ’ler
•
•
•
•
•
Düşük kaliteli, rekabetçi fiyatla üretim
Ar-Ge faaliyetleri sınırlıdır/yoktur
Endüstrideki mevcut eğilimleri geriden takip
Satış örgütlenmeleri zayıftır
İhracat çok sınırlıdır, varsa da istikrarsızdır
Orta
2
4
Zayıf
3 5
Ar-Ge
Ürün
geliştirme
Tedarik
Üretim
Satış ve
pazarlama
Servis
Makine üreticilerinin gelişimi takipçi KOBİ kategorisinden küresel liderlere doğru olmaktadır.
Gelişme sürecinde atlanabilecek tek aşama fason üreticiler kategorisidir. Büyüyen bir makine firmasının,
yenilikçi KOBİ statüsünden, fason üretici kategorisini atlayarak, doğrudan hızlı yükselenler kategorisine
geçişi mümkündür. Sanayileşerek kalkınan ve benzer gelir seviyesindeki diğer birçok ülkenin aksine
sanayinin ekonomi içindeki payının halen yüksek olduğu başta Almanya, Japonya ve İsviçre gibi
ülkelerdeki ekonomik istikrarın sağlanmasında küresel liderler kategorisindeki işletmeler önemli bir rol
oynamaktadır. Önümüzdeki dönemde ABD’nin de makine sektöründeki azalan ağırlığını arttıracağını
söylemek mümkündür. Kaya gazı devrimiyle birlikte azalan enerji maliyetleri ve yatırım ortamında
yapılan reformlar neticesinde Asya’da üretimlerine devam eden ABD’li makine üreticilerinin yeniden
ABD’ye döneceğine dair tahminler yapılmaktadır1. Türkiye’nin de kişi başı gelirde bu ülkeleri
yakalayabilmesi için küresel liderler kategorisinde şirketlerinin olması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen bu projeye
Eskişehir’den dâhil olan 12 işletmeye Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Tebliğ’i
kapsamında verilecek desteklerin, firmaların makine üretim değer zincirindeki aksaklıklarını
gidermelerine ve bir üst kategoriye geçmelerine katkı sunması amaçlanmaktadır. Eskişehir’den
projeye dâhil olan işletmelerin birkaçı yenilikçi KOBİ, diğerleri ise takipçi KOBİ statüsünde yer
1
Daniel Yergin, “The Global Impact of US Shale”, Project Syndicate, http://goo.gl/d9j9w8 (15 Ocak 2014 tarihinde erişildi).
6
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
almaktadır. Çalışmanın bundan sonraki bölümünde Eskişehir’deki takipçi ve yenilikçi KOBİ’lerin
faaliyet gösterdikleri ortam analiz edilmektedir. Bu firmaların özellikleri, 2010-2012 dönemindeki
performansları ve değer zinciri analizleri ilerleyen bölümlerde yapılmaktadır.
7
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
DIŞ ÇEVRE ANALİZİ
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’nin Eskişehir aşamasında yer alan firmaların
mevcut durumlarını ve bu firmaların daha rekabetçi olabilmeleri için geliştirmeleri gereken yönlerini
tespit etmeden önce nasıl bir ortamda faaliyet gösterdiklerinin incelenmesi gerekmektedir. Çalışmanın
bu bölümünde firmaların bulundukları ilin, yani Eskişehir’in genel yapısı incelenecektir. Eskişehir’deki
sosyoekonomik durum, Eskişehir, Bursa ve Bilecik’i içeren TR41 Bölgesi ve Türkiye geneli ile
karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Buna ek olarak, Eskişehir’in sanayi ve dış ticaret yapısı analiz
edilecektir.
Eskişehir’in sosyoekonomik yapısının analizi
Kalkınma Bakanlığı’nın “İllerin Sosyoekonomik Gelişmişlik Sıralaması (SEGE)-2011”
çalışmasına göre Eskişehir, 81 il içinde 7. sırada yer almaktadır. SEGE-2011 çalışmasında,
demografi, eğitim, sağlık, istihdam, rekabetçi ve yenilikçi kapasite, mali kapasite, erişilebilirlik ve
yaşam kalitesi olmak üzere 8 alt kategoride, toplam 61 değişken kullanılarak illerin gelişmişlik düzeyi
ölçülmüştür. Bu ölçümler sonucunda il sıralamaları yapılarak, aynı özelliklere sahip il grupları
belirlenmiştir. Buna göre Türkiye, 1. grup en gelişmiş illeri gösterecek şekilde, 6 gruba ayrılmış ve
Eskişehir; İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Antalya, Bursa ve Muğla’nın yer aldığı 1. kademe gelişmiş
iller arasında yer almıştır. Eskişehir, nüfus yoğunluğu yüksek olmayan illerimizdendir. Nüfus büyüklüğü
bakımından 81 il içerisinde 25. sırada olan il, nüfus yoğunluğu bakımından ise 44. sıradadır. TR41
Bölgesi’nin 3. ili olan Bilecik ise 81 il içinde 27. sırada olup, 3. kademe gelişmiş iller arasında yer
almaktadır.
Eskişehir, nüfus yoğunluğu yüksek olmayan illerimizdendir. TR41 Bölgesi’nin nüfusu 2012 Adrese
Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 3.682.037 kişidir. Bunun yüzde 21’i Eskişehir’de
yaşamaktadır. Bölgenin, Türkiye’nin toplam nüfusu içindeki payı yüzde 4,87, Türkiye’nin
yüzölçümünden aldığı pay ise yüzde 3,71’dir. Bu durum, TR41 Bölgesi’nin nüfus yoğunluğunun
Türkiye ortalamasının oldukça ilerisinde olduğunu göstermektedir. Türkiye’nin nüfus yoğunluğu km2
başına 98 kişi iken, bölgenin nüfus yoğunluğu km2 başına 129 kişidir. Ancak bunun nedeni TR41
Bölgesi’nde yer alan Bursa ilinin nüfus yoğunluğunun çok yüksek olmasıdır (km2 başına 258). Çünkü
Eskişehir 789.750 kişilik nüfusu ile 81 il içerisinde 25. ve km2 başına 57 kişilik nüfus yoğunluğu ile 44.
sırada yer almaktadır.
Eskişehir’deki kentleşme oranı, Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bölge, nüfusun il/ilçe merkezi
ve belde/köylerdeki yerleşimi bakımından incelendiğinde Türkiye ortalamasına kıyasla çok daha yüksek
bir kentleşme oranına sahip olduğu görülmektedir. Türkiye’de il/ilçe merkezindeki nüfusun toplam
nüfus içindeki payı yüzde 77,3 iken, bölgede bu oran yaklaşık yüzde 89’dur. Bu durum, Eskişehir ve
Bursa’nın yüzde 90 civarında kentleşme oranlarına sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak
bölgenin diğer ili olan Bilecik’te şehirleşme oranı Türkiye ortalamasının gerisinde olup, nüfusun
yaklaşık yüzde 76’sının il/ilçe merkezlerinde yaşadığı görülmektedir.
Eskişehir, çalışma çağındaki nüfus bakımından Türkiye ortalamasının üzerindedir. Türkiye
genelindeki dağılım ile karşılaştırıldığında TR41 Bölgesi’nin daha yaşlı bir nüfusa sahip olduğu
söylenebilir. Bölge nüfusunun yaklaşık beşte birini 0-15 yaş arası genç nüfus oluştururken, 60 yaş üstü
nüfusun payı yaklaşık yüzde 12’dir. Türkiye genelindeki oranlar ise sırasıyla dörtte bir ve yüzde 11’dir.
Bölge illerine ayrı ayrı bakıldığında da benzer bir dağılım görülmektedir. Bölgenin genelindeki genç
8
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
nüfusun, Türkiye’deki toplam genç nüfus içindeki payı yüzde 4,17 olup, bu pay bölgenin toplam nüfus
içindeki yüzde 4,87’lik payının altındadır. Eskişehir’deki genç nüfus ise Türkiye’deki toplam genç
nüfusun yüzde 1’ine denk gelmekte olup, bu oran ilin Türkiye’nin toplam nüfusu içindeki payının
altında kalmaktadır. Bir başka şekilde söylemek gerekirse, Türkiye’nin genelinde nüfusun yaklaşık
dörtte biri 0-15 yaş aralığında iken, Eskişehir’de nüfusun yaklaşık beşte biri bu yaş aralığındadır. Bursa
ve Bilecik’in genç nüfus oranları için de aynı durumun geçerli olup, Bursa’nın genç nüfusu yüzde 21,
Bilecik’in genç nüfusu ise yüzde 18 seviyesindedir. Bunun aksine bölgedeki 15 yaş üstü nüfusun, bu yaş
aralığındaki toplam nüfustan aldığı pay yüzde 5’in üzerindedir. Eskişehir’de çalışma çağındaki nüfus,
ilin toplam nüfusunun yaklaşık yüzde 78’ini oluşturmaktadır. Bölgenin diğer iki ilinde bu oran
Eskişehir’den biraz yüksek olsa da bölgede yer alan üç il de çalışma çağındaki nüfus bakımından
Türkiye ortalamasının üzerindedir.
Eskişehir, kayıtlı istihdam yaratma performansı bakımından Türkiye ortalamasının ilerisinde olsa
da, TR41 Bölgesi’nin bu göstergedeki yüksek performansı esas olarak Bursa’dan
kaynaklanmaktadır. Türkiye’nin toplam nüfusundaki payı yüzde 4,87 olan TR41 Bölgesi’nin,
Türkiye’deki kayıtlı istihdamın yüzde 6,72’sine sahip olması, bölgedeki kayıtlı istihdam yaratma
performansının Türkiye ortalamasına göre çok daha yüksek olduğu anlamına gelmektedir. Her ne kadar
Eskişehir ve Bilecik’teki kayıtlı istihdam rakamları Türkiye ortalamasından iyi olsa da, bölgenin başarısı
önemli ölçüde Bursa’dan kaynaklanmaktadır. Toplam nüfustaki payı 3,55 olan ilin, Türkiye’deki toplam
kayıtlı istihdamdan aldığı pay 4,22’dir. Eskişehir’in toplam nüfustaki payı yüzde 1 düzeyinde iken,
kayıtlı istihdamdan aldığı pay yaklaşık yüzde 1,2’dir. Bilecik’te ise bu oranlar sırasıyla, yüzde 0,27 ve
yüzde 0,34’tür. Bununla birlikte, illerin istihdam performansı ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme
yapmak, veri eksikliği nedeni ile mümkün değildir.
Eskişehir, hem Türkiye ortalamasına göre hem de TR41 Bölgesi’ne göre daha yüksek bir okuryazarlık oranına sahiptir. Nitelikli emek olarak özetlenebilecek beşeri sermayenin bölgedeki
durumunu ortaya koyabilmek için ele alınması gereken göstergelerden biri eğitim düzeyidir. Okuma
yazma durumuna göre nüfus verileri incelendiğinde, 2012 yılında Türkiye’de 6 yaşın üzerinde okuma
yazma bilmeyen nüfusun, 6 yaşın üstündeki nüfus içindeki payının yüzde 4,2 olduğu görülmektedir.
Aynı oran TR41 Bölgesi’nde 3,21, Eskişehir’de ise 2,53’tür. Bu oranlar Eskişehir’de okur-yazarlığın
Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu göstermektedir. Eskişehir’in yanı sıra Bursa ve Bilecik de
okur-yazarlık kriterine göre Türkiye ortalamasından daha iyi seviyededir. Bu illerde okur-yazar olmayan
nüfusun 6 yaş üstü nüfus içindeki payı sırasıyla, yüzde 3,44 ve yüzde 2,82’dir. Eskişehir’de okuryazarlığın cinsiyete göre nasıl değiştiğine bakıldığında ise Türkiye genelinden çok farklı olmayan bir
tablo ile karşılaşılmaktadır. İlde okuma-yazma bilmeyen kadın nüfusun oranı yüzde 4,3 seviyesinde
iken, aynı oran erkeklerde yüzde 0,75’tir. Her ne kadar ilde okuma-yazma bilmeyen kadın sayısı,
erkeklerden fazla olsa da, Eskişehir’de okuma-yazma bilmeyen kadınların oranının Türkiye genelinin
gerisinde olduğunu belirtmek gerekir. Benzer bir dağılım bölgenin diğer illeri için de geçerlidir.
Nitelikli işgücü bulma hususunun firmaların rekabet gücü açısından engel teşkil ettiği
Eskişehir’de, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin etkisiyle, üniversiteleşme oranı
Türkiye ortalamasının çok ilerisindedir. Eğitime ilişkin bir diğer önemli gösterge de eğitim
kurumlarında öğrenim gören nüfustur. Hem bölge genelinde hem de Eskişehir’de okul öncesi eğitim
gören öğrencilerin sayısının Türkiye’deki toplam okul öncesi eğitim gören öğrenci sayısına oranı; bölge
ve ilin nüfusunun, ülke nüfusundaki paylarının gerisindedir. Okul öncesi eğitimdeki durumun benzeri ilk
ve ortaöğretimde öğrenim görenlerin oranı açısından da söz konusudur.2 Öte yandan Eskişehir’de
2
Eskişehir’in üniversiteleşme oranının yüksek olmasında, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin etkisi olduğu, bu
nedenle Eskişehir’in istisna teşkil ettiği dikkate alınmalıdır.
9
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
üniversiteleşme oranı Türkiye ortalamasının çok ilerisindedir. Ancak Eskişehir’in üniversiteleşme
oranının yüksek olmasında, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin etkisi olduğu, bu nedenle
Eskişehir’in istisna teşkil ettiği dikkate alınmalıdır. Eskişehir’de eğitime ilişkin diğer göstergelerin,
bölgenin genelinde ise eğitime ilişkin tüm göstergelerin Türkiye ortalamasının gerisinde olması, ilde ve
bölgede nitelikli işgücü bulmanın ne denli ciddi bir sorun olduğunu göz önüne sermektedir.
Eskişehir, sağlık göstergeleri bakımından Türkiye ortalamasından ilerisindedir. Beşeri sermayeye
ilişkin değerlendirme açısından önem taşıyan bir diğer unsur sağlık hizmetlerindeki durumdur. Bölgenin
sağlık göstergelerindeki performansının, genel olarak Türkiye ortalamasından daha iyi olduğunu
söylemek mümkündür. Bölge hastanelerindeki yatak sayısı ile sağlık personeli sayılarının, Türkiye
toplamlarından alınan pay sırasıyla yüzde 5,2 ve yüzde 5’tir. Bölge genelindeki performansın Türkiye
ortalamasına göre daha iyi olması önemli ölçüde Eskişehir’in bölge genelini olumlu etkilemesinden
kaynaklanmaktadır. Hastanelerde yüz bin kişi başına düşen yatak sayısı Türkiye genelinde 265 ve
bölgede 282 iken, Eskişehir’de bu sayı 442 düzeyindedir. İl, hastane sayısı bakımında da Türkiye
ortalamasının ilerisinde olup, eğitim göstergelerinde olduğu gibi sağlık göstergelerinde de hem bölge
hem de Türkiye ortalamasına kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemektedir. İldeki sağlık
personelinin yapısını incelemek gerekirse toplam personelin yaklaşık yüzde 23’ünün hekim olduğu ve
Türkiye’deki hekimlerin yaklaşık yüzde 1,2’sinin Eskişehir’de bulunduğu görülmektedir. Bu hekimlerin
yüzde 57’si ise uzman hekim statüsündedir.
Eskişehir, ihracat performansı bakımından 81 il içinde 18. sıradadır. Ancak ihracat düzeyi olarak
bakıldığında ildeki ihracatın Türkiye ortalamasının gerisinde kaldığı görülmektedir. Türkiye
ortalaması yaklaşık 2 milyon dolar iken, ilin 2013 yılı ihracatı 1 milyon doların altında kalmıştır.
Bölgenin dünya ile entegrasyon düzeyine ilişkin değerlendirme yapabilmek için bölgeyi dış ticaret
performansına göre incelemek yerinde olacaktır. Ancak çalışmanın ilerleyen bölümlerinde Eskişehir’in
dış ticaretine yönelik ayrıntılı bir değerlendirme yapılacağı için, bu bölümde bölgenin ve ilin dış ticaret
göstergeleri ile ilgili genel saptamalar yapılacaktır. Bölge, dış ticaretteki performansı açısından
Türkiye’nin oldukça ilerisindedir. Bölgenin Türkiye’nin toplam ihracatından aldığı pay yüzde 8,7 iken,
ithalattaki payı yüzde 4,6’dır. İhracattaki yüksek oran Bursa’nın ihracat performansından
kaynaklanmaktadır. Ülke ihracatının yaklaşık yüzde 8,1’i Bursa’da yapılmaktadır. Dış ticaret hacmi
bakımından da Bursa, 81 il içerisinde İstanbul ve Kocaeli’nin ardından gelerek 3. sırada yer almaktadır.
Ancak Eskişehir aynı kritere göre 18. sıradadır. Bölgenin diğer ili olan Bilecik ise hayli gerilerde olup
41. sıradadır. Bu göstergeler Eskişehir’in dünya ile entegre olmak hususunda yeterince başarılı bir
performans sergileyemediği anlamına gelmektedir.
Eskişehir, yenilikçilik performansı bakımından Türkiye ortalamasından daha iyi bir performansa
sahiptir. Patent sayıları incelendiğinde, TR41 Bölgesi’nin yenilikçilik performansının yüksek olduğu
görülmektedir. Bölgedeki patent başvuru sayısı, Türkiye’deki toplam başvuru sayısının yüzde 8,6’sıdır.
Ancak bölgenin patent başvuruları hususundaki yüksek performansı yine Bursa’dan kaynaklanmaktadır.
Türkiye’deki toplam patent başvurularının yaklaşık yüzde 7’si Bursa’da yapılmaktadır. Eskişehir ise 81
il içinde 11. sıradadır. İlde 2013 yılında 68 adet patent başvurusu gerçekleşmiştir. Buna karşın Bilecik,
bölgenin diğer iki iline kıyasla çok geride kalmış ve 2013 yılında ilde yalnızca 3 adet patent başvurusu
yapılmıştır.
10
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Tablo 1: TR41 Bölgesi ve illerinin sosyoekonomik durumu
Veriler
TR41
Bursa, TR411 TR412
TR413
Eskişehir, Bursa Eskişehir Bilecik
Bilecik
Yıl
Kaynak
Nüfus ve Demografi
Nüfus
İl/ilçe merkezinde yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı
Yüzölçümü (göller dahil)
0-15 yaş aralığındaki nüfus
15-60 yaş aralığındaki nüfus
60 yaş üstü nüfus
Okuma yazma bilen nüfus
4.87%
88.75%
3.71%
4.17%
5.05%
5.43%
5.00%
3.55%
89.35%
1.39%
3.19%
3.67%
3.72%
3.62%
1.04%
90.01%
1.77%
0.77%
1.10%
1.35%
1.10%
0.27%
75.91%
0.55%
0.21%
0.28%
0.35%
0.29%
2012
2012
2002
2012
2012
2012
2012
TÜİK
TÜİK
TÜİK
TÜİK
TÜİK
TÜİK
TÜİK
5.67%
3.65%
1.21%
0.34%
2011 (il
bazında
2001)
TÜİK
5.14%
5.72%
4.09%
4.22%
-
1.19%
-
0.31%
-
2012
Aralık 2013
2012
TÜİK
SGK
TÜİK
4.42%
4.09%
4.70%
4.29%
3.25%
3.13%
3.47%
3.23%
0.91%
0.76%
0.97%
0.83%
0.26%
0.21%
0.26%
0.23%
2012
2012
2012
2012
TÜİK
TÜİK
TÜİK
TÜİK
50.37%
1.08%
49.06%
0.23%
2012-2013
ÖSYM
3.53%
47.73%
3.45%
1.05%
1.08%
1.40%
2.33%
46.43%
1.93%
0.14%
0.22%
0.12%
2012-2013
2012-2013
2012-2013
ÖSYM
ÖSYM
ÖSYM
4.96%
4.38%
5.19%
3.32%
2.70%
3.30%
1.39%
1.28%
1.74%
0.26%
0.40%
0.15%
2012
2012
2012
TÜİK
TÜİK
TÜİK
4.60%
8.70%
4.24%
8.08%
0.28%
0.55%
0.07%
0.07%
2013
2013
TÜİK
TÜİK
3.12%
5.93%
5.11%
1.29%
0.17%
3.58%
1.23%
4.63%
1.23%
0.60%
1.14%
0.29%
2012
2012
2013
TÜİK
TÜİK
TÜİK
Milli Gelir
Gayri Safi Katma Değer/GSYH oranı*
İşgücü
İşgücü
Kayıtlı istihdam
İşsiz sayısı
Eğitim
Okul öncesi eğitim gören öğrenci sayısı
İlköğretimdeki öğrenci sayısı
Ortaöğretimdeki öğrenci sayısı
Toplam öğrenci sayısı (Okul öncesi,ilk ve ortaöğretim)
Üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısı (önlisans ve
lisans)
Üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısı (lisansüstü)
Üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısı (Toplam)
Üniversitelerde görevli akademik eleman sayısı
Sağlık
Sağlık personeli sayısı
Hastane sayısı
Hastanelerdeki yatak sayısı
Dış Ticaret
İthalat
İhracat
Ulaştırma
Karayolları uzunluğu (Devlet,il,köy yolu)
Demiryolu uzunluğu
Motorlu taşıt sayısı
*İllerin milli gelir içindeki paylarının toplamının bölgenin Türkiye'nin milli geliri içindeki payına eşit olmamasının nedeni,
il verileri ile bölge verilerinin aynı yıla ait olmamasıdır.
11
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Veriler
TR41
Bursa, TR411 TR412 TR413
Eskişehir, Bursa Eskişehir Bilecik
Bilecik
Yıl
Kaynak
TÜİK
TÜİK
TÜİK
TÜİK
Türk Patent
Enstitüsü
Diğer Göstergeler
Elektrik tüketimi
İş kayıtlarına göre girişim sayıları
Toplam turist konaklama sayısı
Tarımsal üretim değeri (Bitkisel,hayvansal)
6.49%
4.84%
2.03%
3.19%
4.69%
3.68%
1.65%
2.02%
1.18%
0.93%
0.36%
0.80%
0.61%
0.23%
0.02%
0.36%
2012
2012
2013
2012
Patent başvuru sayısı
8.55%
6.98%
1.50%
0.07%
2013
TR41 Bölgesi’nde üretilen katma değerin artış hızı, Türkiye genelinin ilerisindedir. Bölgenin
Türkiye’nin toplam katma değeri içindeki payı 2004 yılından bu yana dalgalı bir seyir izlemiş olsa da
2004 yılından 2011 yılına kadar yüzde 6,3 olan payını yüzde 6,4’e çıkarabilmiş ve böylelikle İstanbul,
Ankara ve İzmir’den sonra Türkiye’nin katma değerine en fazla katkı sağlayan 4. bölge olmuştur.
Bölgesel katma değerin sektörel dağılımına bakıldığında, hizmetler sektörünün yüzde 53,4 olan payının,
yüzde 64 olan Türkiye ortalamasının gerisinde olduğu görülmektedir. Benzer şekilde bölge, tarım
sektöründe de Türkiye ortalamasının gerisinde kalmaktadır. Türkiye genelinde yüzde 9 olan tarım
sektörü payı, bölgede yüzde 5,6 düzeyindedir.
Bölge, sanayi sektörünün gayrisafi katma değerdeki payı bakımından ilk sıradadır. Bölgedeki
ekonomik faaliyetlerin yaklaşık yarısı hizmetler sektöründe gerçekleştiriliyor olsa da, sanayi sektörünün
bölge ekonomisine olan katkısı çok önemli bir seviyededir. Sektörün gayrisafi katma değerdeki payı
Türkiye genelinde yüzde 27 seviyesinde iken bölgede bu oran yüzde 41 civarında olup, ortalamanın çok
üzerindedir. Ancak sanayi sektörü 2004 yılından bu yana yaklaşık 1 yüzde puanlık değer kaybı
yaşamıştır. Hizmetler sektörünün payı ise 3,5 yüzde puan artarak bölge ekonomisinde biraz daha belirgin
hale gelebilmiştir. Bunun aksine tarım sektöründe 2004 yılında sonra 2,3 yüzde puanlık bir azalma söz
konusu olmuştur (Şekil 2: TR41 Bölgesi’nin brüt katma değer üretimi değerlendirmesi).
TR41 Bölgesi’nin çalışan başı katma değer seviyesi, bölgenin Türkiye’nin en zengin bölgesi olan
İstanbul’a yakınsama performansı bakımından diğer bölgelere göre daha ileride olduğunu
göstermektedir. 26 Düzey-2 bölgesini yakınsama performansına göre sıraladığımızda, TR41
Bölgesi’nin, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’nin yer aldığı TR21 Bölgesi’nin ardından geldiği ve 8. sırada
olduğu görülmektedir (Şekil 2: TR41 Bölgesi’nin brüt katma değer üretimi değerlendirmesi).
Çalışan başına katma değerdeki gelişmenin aksine, bölgenin kişi başı katma değer seviyesinde
İstanbul’a yakınsama performansı diğer bölgelerin gerisindedir. Bölge, İstanbul’a yakınsama
kriterine göre 20. sırada olup, Ankara’nın ardından gelmektedir. Ancak bunun nedeni, bölgenin zaten
İstanbul’a yakın bir performans sergilemesidir. 2004 yılından bu yana dalgalı bir seyir izlemiş olmakla
birlikte, bölgenin 2011 yılındaki kişi başı katma değer seviyesi, İstanbul’un kişi başı katma değer
seviyesinin yaklaşık yüzde 88’ine denk gelmektedir. Bunun yanı sıra bölgenin Türkiye’nin ortalama
gayrisafi katma değerinden çok daha fazla katma değer ürettiğinin de vurgulanması gerekmektedir.
12
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Bölgede yaratılan katma değerin, Türkiye ortalamasına oranının yüzde 100’ün üzerinde olması, ülke
ekonomisine bölgeden yapılan katkının önemli boyutlarda olduğunu kanıtlar niteliktedir. Sanayi
sektöründeki ekonomik faaliyetlerin büyük ölçüde bu bölgede, özellikle de Bursa’da gerçekleşiyor
olmasının etkisiyle bu sonucun ortaya çıktığı söylenebilir.
Şekil 2: TR41 Bölgesi’nin brüt katma değer üretimi değerlendirmesi
Kaynak: TÜİK Bölgesel İstatistikler
TR41 Bölgesi, kişi başı reel katma değeri 2007-2011 döneminde azalan tek bölge olmuştur.
Bölgenin kişi başı reel katma değeri 2007 yılında 10.437 TL iken, 2011 yılında 10.196 TL’ye
gerilemiştir. Bu durum bölgenin Türkiye’nin en yüksek kişi başı reel katma değerine sahip olan
İstanbul’dan ıraksaması sonucunu beraberinde getirmiştir. Bölgelerin kişi başı reel katma değerleri,
İstanbul’un yüzdesi olarak hesaplandığında, TR41 Bölgesi’nin 2007 yılında yüzde 90,4 ile ilk sırada
olduğu, ancak 2011 yılında 2,2 yüzde puan kaybederek 3. sıraya gerilediği görülmektedir (Şekil 3: Kişi
başı katma değer karşılaştırması (2007-2011).
13
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 3: Kişi başı katma değer karşılaştırması (2007-2011)
Kişi başı reel katma değer (bin TL, 2011)
11.566
10.994
10.240
10.196
10.017
9.657
8.529
7.576
7.277
7.274
7.079
6.080
5.994
5.985
5.743
5.650
5.629
5.588
4.985
4.980
4.865
4.139
3.896
3.568
3.348
2.956
Kişi başı reel katma değerin değişimi
(İstanbul’un %’si olarak, 2007-2011)
İstanbul
Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova
Ankara
Bursa, Eskişehir, Bilecik
Tekirdağ, Edirne, Kırklareli
İzmir
Antalya, Isparta, Burdur
Balıkesir, Çanakkale
Aydın, Denizli, Muğla
Zonguldak, Karabük, Bartın
Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak
Adana, Mersin
Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir
Konya, Karaman
Samsun, Tokat, Çorum, Amasya
Kayseri, Sivas, Yozgat
Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane
Kastamonu, Çankırı,Sinop
Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye
Erzurum, Erzincan, Bayburt
Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli
Gaziantep, Adıyaman, Kilis
Mardin, Batman, Şırnak, Siirt
Şanlıurfa, Diyarbakır
Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan
Van, Muş, Bitlis, Hakkari
0,0
6,1
2,7
-2,2
5,1
4,0
0,8
8,0
0,5
0,0
6,8
1,6
5,7
3,3
4,6
2,3
1,6
2,0
4,6
6,1
4,5
3,8
7,3
4,6
4,2
2,8
Kaynak: TÜİK Bölgesel İstatistikler, TEPAV analizleri
Kişi başı katma değer, bölgedeki refah seviyesi hakkında bir fikir verse de, verimlilik düzeyiyle
ilgili bilgi vermemektedir. Verimlilik karşılaştırması yapabilmek için çalışan başına katma değer
düzeyleri incelenmelidir. Buna göre TR41 Bölgesi, kişi başı reel katma değerdekinin aksine çalışan başı
katma değer performansı diğer bölgelere kıyasla daha iyi bir konumda olup, 26 bölge içinde 8. sıradadır
(Şekil 4: Çalışan başı katma değer karşılaştırması (2004-2011). Pek çok bölge 2004-2011 döneminde
verimlilik kaybı yaşarken, TR41 Bölgesi’nin verimliliğinde yaklaşık 20 yüzde puanlık artış gözlenmiştir.
Bölgenin çalışan başı katma değeri 2004 yılında 24.904 TL iken, 2011 yılında 29.979 TL’ye
yükselmiştir. Aynı dönemde Türkiye genelindeki çalışan başı katma değer ise yaklaşık yüzde 11
düzeyinde büyümüştür. Bölgedeki çalışan başı katma değerin, verimliliğin en yüksek olduğu
İstanbul’daki çalışan başı katma değere oranının 2004-2011 döneminde 4,1 yüzde puan artarak, 2011’de
yüzde 80,1’e çıktığı görülmektedir.
14
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 4: Çalışan başı katma değer karşılaştırması (2004-2011)
Çalışan başı katma değer (bin TL, 2011)
37.421
32.438
30.099
29.979
27.157
24.873
22.357
21.958
21.619
19.542
19.293
18.914
18.592
18.503
18.330
17.857
17.740
17.612
16.901
16.438
15.669
15.565
13.641
12.762
12.192
11.268
Çalışan başı katma değerin değişimi
(İstanbul’un %’si olarak, 2004-2011)
İstanbul
Ankara
Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova
Bursa, Eskişehir, Bilecik
İzmir
Tekirdağ, Edirne, Kırklareli
Antalya, Isparta, Burdur
Mardin, Batman, Şırnak, Siirt
Balıkesir, Çanakkale
Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak
Şanlıurfa, Diyarbakır
Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir
Aydın, Denizli, Muğla
Adana, Mersin
Konya, Karaman
Kayseri, Sivas, Yozgat
Zonguldak, Karabük, Bartın
Gaziantep, Adıyaman, Kilis
Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye
Erzurum, Erzincan, Bayburt
Samsun, Tokat, Çorum, Amasya
Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli
Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane
Kastamonu, Çankırı, Sinop
Van, Muş, Bitlis, Hakkari
Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan
0,0
-5,9
-20,5
4,1
-9,5
4,5
-2,5
21,5
9,7
8,4
2,1
1,8
-1,7
-9,1
-3,6
-8,5
-15,0
3,5
-7,7
13,1
7,6
-6,0
7,4
-25,9
-3,9
1,1
Kaynak: TÜİK Bölgesel İstatistikler, TEPAV analizleri
Eskişehir’de Sanayi ve Dış Ticaret
Sanayi sektörünün bölge ekonomisine olan katkısı çok önemli seviyededir. Özel sektör aktivitesi
yoğun sayılabilecek bir il olan Eskişehir’de, faaliyet gösteren işletmelerin ağırlıklı olarak yer aldığı
sektörler inşaat, perakende ticaret ve imalat sanayidir. Eskişehir’de 2 adet Organize Sanayi Bölgesi
(OSB) bulunmaktadır. Bu OSB’lerde faaliyet gösteren firma sayısı, sanayi işletmelerinin yaklaşık yüzde
1,8’i düzeyindedir. Mevcut verilere göre OSB’lerdeki firmalar ağırlıklı olarak makine imalat ve elektrikli
cihazlar sanayi ile orman ürünleri, kâğıt ve mobilya sanayi alanlarında faaliyet göstermektedir.
Eskişehir, dış ticaret hacmi verilerine göre Türkiye’de 18. sırada yer almaktadır. İlin hem ihracatında
hem de ithalatında diğer ulaşım araçları sektörünün öne çıktığı görülmektedir. Makine sektörünün,
Eskişehir’in toplam ihracatındaki payı yaklaşık yüzde 46, toplam ithalatındaki payı ise yaklaşık yüzde
27’dir.
Eskişehir ’deki Sanayi Yapısı
Eskişehir’in makine üreticileri için elverişlilik düzeyini anlamak için ildeki sanayi altyapısı
hakkında bir değerlendirme yapmak faydalı olacaktır. Genel itibariyle değerlendirildiğinde,
Eskişehir’in özel sektör aktivitesi yoğun bir il olduğunu söylemek gerekir. Eskişehir’de toplam 22.909
kayıtlı özel sektör işletmesi bulunmaktadır. Tüm bu işletmelerde sigortalı olarak çalışanların sayısı ise
15
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
3
yaklaşık 285 bindir . Buna göre Eskişehir, özel sektör işletmeleri bakımından Türkiye’de 20. ve sigortalı
çalışanlar bakımından ise 17. sıradadır. Kayıtlı işletmelerin sektörel dağılımı incelendiğinde, 4.969 firma
ile ilk sırada inşaat sektörünün yer aldığı görülmektedir. Perakende ticaret ve imalat sanayi sektörleri de
inşaat sektörünün ardından gelmektedir. Çalışanların sektörel dağılımında da aynı sektörler ilk üçte yer
almaktadır. Ancak bu kez ilk sırayı yaklaşık 81 bin çalışanla imalat sanayi alırken, inşaat ve perakende
ticaret sektörleri de imalat sanayinin ardından gelmektedir (Şekil 5: .
Eskişehir’deki firmaların Türkiye’deki konumları hakkında fikir sahibi olabilmek için ISO ilk
500 ve ikinci 500 listelerine bakmak yerinde olacaktır. İstanbul Sanayi Odası’nın 45 yıldır
sürdürdüğü “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” çalışmasının 2012 yılı raporuna göre,
Eskişehir’de tekstil, gıda, cam ve makine sanayi gibi sektörlerde faaliyet gösteren 11 firma (ilk 500’de 7,
ikinci 500’de 4 firma), Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer almıştır. Ancak 2002 yılına
kıyasla ilk 1000’deki firma sayısının 2 eksilerek, yüzde 15 oranında azaldığı belirtilmelidir. İSO
1000’deki firma sayılarına göre iller arasında bir karşılaştırma yapıldığında ise Eskişehir’in 18. sırada
olduğu, bununla birlikte TR41 Bölgesi’nin diğer illerinden biri olan Bursa’nın ilk üçte yer aldığı
görülmektedir. Bilecik ise 2 firma ile 40. sıradadır.
Eskişehir’de, iki adet Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunmaktadır. Bunlardan biri Eskişehir
Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi (EOSB)’dir. EOSB, 1969 yılında Eskişehir Sanayi Odası’nın
öncülüğünde kurulmuştur. 2012 yılı itibariyle 413 kuruluşun üretim yaptığı bölgede, ağırlıklı olarak
makine imalat ve elektrikli cihazlar sanayi ile orman ürünleri, kâğıt ve mobilya sanayi sektörlerinde
faaliyet gösteren firmalar yer almaktadır (Şekil 5: Eskişehir’deki özel sektör aktivitesinin sektörel yapısı.
Bursa’da yer alan diğer bir OSB de Sivrihisar Organize Sanayi Bölgesi’dir. Sivrihisar OSB 1998 yılında
kurulmuş olup, OSB’nin yer seçim çalışmaları devam etmektedir.
3
Sosyal Güvenlik Kurumu, Kayıtlı istihdam istatistikleri
16
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 5: Eskişehir’deki özel sektör aktivitesinin sektörel yapısı
Kaynak: TOBB Sanayi Veritabanı, OSBÜK, ESO
Eskişehir, Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü içerisinde yer almakta olup, bu bölgenin tamamında
1.915 km devlet yolu, 1.610 km il yolu ve 315 km de otoyol olmak üzere, toplam 3.878 km asfalt yol
17
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
4
bulunmaktadır. Eskişehir’de ise Mayıs 2014 itibariyle 384 km devlet yolu ve 465 km il yolu olmak
üzere toplam 849 km asfalt yol bulunmaktadır. 2002 sonu itibariyle Eskişehir’de 90 km bölünmüş yol
bulunmakta iken, 2003-2013 yılları arasında 214 km uzunluğunda ilave bölünmüş yol yapılmıştır. Aynı
dönemde 30 km yolda da iyileştirme çalışmaları yapılmıştır. 2014 yılında 85 km yolda asfalt çalışması
yapılması hedeflenmektedir.
OSB’ler bir ilin sanayisinin gelişmesinde çok önemli yer tutsalar da Eskişehir’deki sanayi
işletmelerinin yaklaşık yüzde 1,8’i OSB bünyesinde faaliyet göstermektedir. Oysa OSB’ler sanayi
arsalarını bir araya getirerek yatırımcıların enerji, iletişim gibi altyapı hizmetlerine erişim maliyetlerini
düşürmekte ve böylelikle bulundukları ilin sanayisinin gelişmesinde çok önemli yer tutmaktadırlar.
Maliyetlerin düşmesinin yanı sıra, OSB’de bulunmanın bir diğer avantajı da çeşitli izinlerin aynı
merkezden alınmasını kolaylaştırıp, bölgede faaliyet gösteren firmaların zamandan tasarruf etmelerini
sağlamasıdır. OSB’lerde altyapı hizmetlerini bağlatmak, OSB dışı bölgelere göre iki kat daha hızlı
gerçekleşmekte olup, izin ve ruhsat süreçleri daha az bürokrasi içermektedir.5
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’nin Eskişehir’deki yararlanıcı kuruluşu
Eskişehir Sanayi Odası, bölgede sanayinin gelişimi için kritik bir işleve sahiptir. Eskişehir Sanayi Odası
bünyesinde gerçekleştirilen faaliyetler Kutu 1’de anlatılmaktadır.
4
5
Karayolları Genel Müdürlüğü
10. Kalkınma Planı (2014-2018), İmalat Sanayinde Dönüşüm Özel İhtisas Komisyon Raporu
18
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Kutu 1: Eskişehir Sanayi Odası
Eskişehir Sanayi Odası (ESO) 1 Kasım 1968 tarihinde, o zamana kadar aynı çatı altında oldukları Eskişehir
Ticaret ve Sanayi Odasından ayrılarak, ilde sanayileşmeye hız kazandırmak ve sanayicilerin sorunlarıyla
daha yakından ilgilenmek üzere, bağımsız bir Oda olarak faaliyetlerine başlamıştır. Kurulduğu ilk yıllarda 85
olan üye sayısı, şu anda çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 607 firmaya ulaşmıştır. Halen Oda üyesi olan
607 firma, 21 meslek komitesi içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Oda yönetimi söz konusu bu grupların
kendi içlerinde belirledikleri 2 üye ile Oda meclisini oluşturmakta, bu meclis de kendi içinden yönetim
kurulunu belirlemektedir.
Avrupa Birliği’nin Aralık 1999 tarihinde gerçekleştirdiği Helsinki Zirvesinde ülkemizin tam üyeliğe adaylığının
kabul edilmesiyle birlikte Türkiye – Avrupa Birliği ilişkileri yeni bir sürece girmiştir. Bu süreçte Türkiye ile
Avrupa Birliği arasındaki mali işbirliği mekanizmasının da diğer aday ülkelerde olduğu gibi yeniden
yapılandırılması gerekmiştir. Yaşanan gelişmelerden sonra, Türkiye’de bulunan kamu, özel ve sivil toplum
kuruluşlarının AB standart ve mevzuatlarına uyumlu hale getirilmesi amacıyla birçok katılım öncesi mali
yardım programı hayata geçirilmiştir. ESO bu süreci yakalamakta geç kalmamış ve açılan ilk mali destek
programlarıyla birlikte projelere katılmaya başlamıştır.
Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıyla birlikte ESO, Eskişehir sanayinin kapasitesini,
kabiliyetlerini ve rekabet edebilirliğini artırma amacını güden özel projeler de üretmeye başlamıştır. ESO’nun
son yıllarda ulusal ve uluslararası fonlar aracılığıyla hayata geçirmiş olduğu bazı projeler şunlardır:
1. Eurochambres CASE-KOBİ’lerin AB Müktesebatına Uyumunun Araştırılması Projesi, (2008): Toplam
süresi 18 ay olan proje ile Türkiye, Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan’da faaliyet gösteren
KOBİ’lerin AB’ye ekonomik entegrasyonunun hangi düzeyde olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır.
2. CNC Eğitim Merkezi Projesi, (2009): Proje, sanayinin ihtiyaç duyduğu ara eleman sıkıntısına kısa
vadede çözümler üretmek için tasarlanmıştır. AB fonlarından sağlanan mali kaynakla “ESO CNC
Operatörü Yetiştirme Eğitim Merkezinin” kuruluşu Mayıs 2009 tarihinde tamamlanmıştır. Tam
donanımlı bu eğitim merkeziyle, Eskişehir’in sanayi sektöründe her geçen gün daha fazla ihtiyaç
duyulan CNC Operatörleri yetiştirilmeye başlanmıştır.
3. Eskişehir Sanayi Stratejik Gelecek Tasarımı Projesi, (2011): Projenin amacı, Eskişehir sanayinin
gelecekte nerede olması gerektiğinin belirlenmesi ve bunun nasıl başarılacağına dair bir yol haritası
ile stratejik raporun hazırlanmasıdır. Proje kapsamında gerçekleştirilen anket, araştırma, çalıştay,
analiz ve raporlama faaliyetleri neticesinde Eskişehir Sanayi Stratejik Gelecek Tasarımı raporu
hazırlanmıştır.
4. Daha Güvenli Gıda için Daha İyi Eğitim Projesi, (2011): Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Tarım
ve Balıkçılık Hibe Programı kapsamında yürütülen projenin uygulama çalışmaları devam etmektedir.
Eskişehir’de gıda ve gıda makineleri alanında faaliyet gösteren firmaların gıda güvenliği ve ilgili AB
müktesebatı konularındaki kapasitelerinin artırılmasını amaçlayan proje, 12 ay boyunca
uygulanacaktır. Koordinatörlüğünü Eskişehir Sanayi Odası’nın yürüttüğü proje dâhilinde; gıda
güvenliği ISO 9001 ve ISO 22000 standartları ile AB’nin gıda güvenliği alanındaki uygulamaları
konularında kapsamlı durum tespit anketleri, eğitimler, etüt çalışmaları ve çalışma ziyaretlerini içeren
bir dizi faaliyet gerçekleştirilmektedir. Proje ile, sektör dâhilinde faaliyet gösteren üretici firmaların
rekabet edebilirlikleri ve özellikle AB’nin ilgili müktesebatı konusundaki farkındalıkları artırılacaktır.
Projeye ayrıca Uludağ Üniversitesi, Eskişehir Ticaret Borsası, Fransa ve İspanya’dan önemli gıda
enstitüleri de ortak olarak katılmaktadır.
Eskişehir’deki sanayi kuruluşlarının rekabet güçlerinin geliştirilmesi için çalışmalar yürüten ESO, son olarak
TOBB tarafından yürütülmekte olan ve danışmanlığını TEPAV’ın gerçekleştirdiği Makine Sektörü’nde
Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’nin Eskişehir aşamasında yararlanıcı kuruluş olmuştur. İhtiyaç analizi
yapılan firmalar için çıkarılan URGE yol haritasının koordinasyon görevini yine ESO yürütecektir.
19
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Eskişehir ’in Dış Ticareti
Eskişehir, Türkiye’nin dış ticaretindeki önemini giderek artırmaktadır. 2004-2013 dönemi ihracat
verilerine göre, Bursa 2004 yılında 0,2 milyar dolar olan ihracatını, 2013 yılında 0,8 milyar dolara
yükseltmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı 2004 yılına kıyasla yaklaşık 0,2
yüzde puan artmış ve böylelikle 2013 yılında yüzde 0,55 seviyesine yükselmiştir. İlin ihracat yaptığı
ülkeler arasında en üst sırada ABD bulunmaktadır. ABD’ye yapılan ihracatın, Eskişehir’in toplam
ihracatından aldığı pay yüzde 28,9’dur. ABD’yi yüzde 11,1 ile Almanya ve yaklaşık yüzde 8’lik pay ile
Fransa takip etmektedir. Avusturya, Romanya ve Rusya da ilin ihracat yaptığı diğer önemli ülkeler
arasında yer almaktadır. Aynı dönemdeki ithalat6, ihracata göre biraz daha az büyümüş olsa da, ilin 2013
yılındaki ithalat seviyesi, 2004 yılına kıyasla yüzde 100’ün üzerinde bir artış göstermiştir. 2004 yılında
0,3 milyar dolar olan ithalat, 2013 yılında 0,7 düzeyinde gerçekleşmiştir. Ancak Eskişehir’in,
Türkiye’deki toplam ithalat içindeki payı 2004 yılına kıyasla değişmemiş ve yüzde 0,28 olan oran, 2013
yılında da aynı seviyede kalmıştır. İthalat yapılan ülkeler arasında ilk sırada yine ABD bulunmaktadır.
ABD’nin ilin toplam ithalatındaki payı yüzde 29,2’dir. İlin diğer önemli ithalat partnerleri ise sırasıyla,
Almanya (yüzde 10), İtalya (yüzde 8,3), Avusturya (yüzde 6,8) ve Çin’dir (yüzde 5,6).
Eskişehir’in dış ticaret hacmi dalgalı bir seyir izlemektedir. İlin dış ticaret hacmi 2009 yılına kadar
artış gösterirken, 2009 yılında küresel krizin etkisiyle bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 14’lük bir
değer kaybı yaşamıştır. 2010 yılında bir önceki yılda yaşanan daralma, dış ticaret hacminin yüzde 29
civarında artması ile telafi edilebilmişse de, ilin dış ticaret hacmi 2013 yılında yaklaşık yüzde 3 oranında
azalmıştır.
Uluslararası Standart Sanayi Sınıflaması tek haneli sektör verileri, Eskişehir’in dış ticaretinin
neredeyse tamamının imalat sanayinden oluştuğunu göstermektedir. İmalat sanayinin ilin dış
ticaretindeki payı yüzde 92 seviyesindedir. İmalat sanayinin ardından gelen ikinci sektör ise madencilik
ve taşocakçılığıdır ve bu sektörün payı ise yüzde 5 civarındadır. İki haneli alt-sektörlere bakıldığında ise
ilin ihracatının yaklaşık yüzde 30’unun diğer ulaşım araçları sektöründe faaliyet gösteren firmalar
tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra başka yerde sınıflandırılmamış makine ve
teçhizat (yüzde 18,3) ile taşocakçılığı ve madencilik (yüzde 9,7) sektörleri de ilin ihracatındaki diğer
önemli sektörler arasında yer almaktadır. İlin ithalat verileri incelendiğinde ise yine benzer bir durumla
karşılaşıldığı görülmektedir. İhracatta olduğu gibi ithalatta da diğer ulaşım araçları sektörü yaklaşık
yüzde 18’lik pay ile ilk sırada yer almaktadır.7 Metal eşya sanayi, başka yerde sınıflandırılmamış makine
ve teçhizat ile ana metal sanayi ilin ithalatında öne çıkan diğer alt sektörlerdendir (Şekil 6: Eskişehir’in
dış ticaretindeki temel büyüklükler.
6
TÜİK’in açıkladığı il bazında dış ticaret verileri, ilde üretilip yurt dışına satılan ürünlerin ve ildeki üreticilerin
gerçekleştirdikleri ithalatı tam olarak doğru yansıtmayabilir. Bunun nedeni TÜİK’in dış ticaret verilerini gümrüklerden
toplamasıdır. Eskişehir’deki bir üretici ihracatını Eskişehir dışındaki bir gümrük üzerinden gerçekleştirdiğinde, söz konusu
ihracat ilgili gümrüğün bulunduğu ilin hesabına kaydedilmektedir. Benzer şekilde Eskişehir’deki bir üretici Eskişehir
dışındaki bir gümrük üzerinden ithalat yaptığında, söz konusu ithalat ilgili gümrüğün bulunduğu ilin hesabına
kaydedilmektedir. Bu raporda Eskişehir’in dış ticareti olarak verilen büyüklükler ildeki üreticilerin bir bölümünün dış
ticaretini içermeyebileceği gibi Eskişehir gümrüğünü kullanan diğer illerdeki birey ya da kurumların dış ticaretlerini
içerebilir.
7
Dış ticaret verileri gümrük kapılarından toplanmakta ve TÜİK tarafından yayınlanmaktadır.
20
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 6: Eskişehir’in dış ticaretindeki temel büyüklükler
Kaynak: TÜİK, TEPAV Hesaplamaları
Eskişehir Makine Sektörü ve Sektörün Dış Ticareti
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin, Türkiye’deki sanayi ve sanayi ve ticaret odaları
tarafından firmaların talebi üzerine düzenlenen kapasite raporlarındaki bilgilerden oluşturulan
Sanayi Veritabanı’na göre, Türkiye’de en çok sayıda makine üreticisinin olduğu il yaklaşık 8 bin
firma ile İstanbul’dur. İstanbul’un ardından Ankara ve İzmir gelmektedir. Çalışan sayısı itibariyle
incelendiğinde ise makine sektöründe çalışan sayısının en yüksek olduğu ilk üç il sırasıyla, İstanbul,
Bursa ve İzmir’dir. SGK kayıtlarına göre Eskişehir’de kayıtlı 146 makine firması ve bu firmalarda da
2.578 sigortalı çalışan bulunmaktadır. SGK tarafından tutulan bu kayıtlar, firmaların ilk faaliyet
alanlarına göre toplanmakta ve sadece sigortalı çalışanları kapsamaktadır. Eskişehir’de bulunan ve SGK
21
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
kayıtlarına göre belirlenmiş 146 makine üreticisi firmanın 38 tanesi montaj işleri 8 alanında faaliyet
göstermektedir. İlde öne çıkan diğer makine alt sektörleri, tornacılık ve tesviyecilik, tarım ve ormancılık
makinelerinin imalatı9 alanlarıdır (Şekil 7: İller itibariyle makine üreticisi sayıları ve Eskişehir’deki
makine alt sektörleri.
Şekil 7: İller itibariyle makine üreticisi sayıları ve Eskişehir’deki makine alt sektörleri
Kaynak: Sosyal Güvenlik Kurumu- Kayıtlı istihdam istatistikleri, TOBB Sanayi Veritabanı
8
9
NACE kodu 28.26
NACE kodları sırasıyla; 28.27, 28.30
22
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Makine sektörü Eskişehir’in ihracatında önemli bir yere sahiptir. 2005-2013 döneminde
Eskişehir’deki makine sektörünün10 ihracatı, ilin genel ihracat yapısına benzer bir seyir izlemiştir. 2009
yılına kadar makine sektöründeki ihracat miktarı artarken, 2009 yılında küresel krizin de etkisiyle
yaklaşık 11 yüzde puan azalmıştır. Ancak izleyen yıllarda gerçekleşen artış ile 2013 sonunda kriz öncesi
seviyenin üzerine çıkabilmiş, böylelikle 2005-2013 döneminde Türkiye’nin makine sektöründeki
ihracatından aldığı payı ılımlı bir oranda (0,6 yüzde puan civarında) artırabilmiştir. Sektörün,
Eskişehir’in toplam ihracatı içindeki payı dikkat çekicidir. 2005 yılında makine sektöründeki ihracat, ilin
toplam ihracatının yüzde 44,6’sını oluştururken, 2013 yılında 2 yüzde puan artarak yüzde 46,4
seviyesine ulaşmıştır. Bu veriler ışığında makine sektörünün Eskişehir ekonomisi için giderek daha çok
önem kazandığını söylemek mümkündür.
Eskişehir’de makine sektöründe gerçekleştirilen ithalatın, ilin toplam ithalatı içindeki payı 20052013 döneminde 7 yüzde puan artmıştır. İlin 2005-2013 döneminde makine sektöründeki ithalat
yapısı dalgalı bir seyir izlemiştir. 2009 yılına kadar artan makine sektörü ithalatı, 2009 yılında yaklaşık
yüzde 6 oranında azalmış, ancak 2010 yılında çok ciddi bir sıçrama kaydederek kriz öncesi seviyenin iki
katına ulaşılmıştır. 2010 yılından sonra ise makine sektörü ithalatında yüzde 43 oranında bir düşüş
görülmüştür. İzleyen yıllarda bir miktar toparlanma söz konusu olsa da henüz 2010 seviyesine
ulaşılamamıştır. Bununla birlikte aynı dönemde, Eskişehir’deki makine sektörü ithalatının, Türkiye’nin
makine sektörü ithalatındaki ve Eskişehir’in toplam ithalatı içindeki payı sırasıyla 0,2 ve 7 yüzde puan
artmıştır.
10
Makine sektörüne ilişkin dış ticaret hesaplamalarında “84” ve “85” kodlu HS2 (Fasıl) verilerinin toplamı alınmıştır.
23
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 8: Eskişehir’in makine sektörü ihracatı ve ithalatı
Kaynak: TÜİK, TEPAV Hesaplamaları
24
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
SEKTÖR ANALİZİ
Eskişehir’deki seçilmiş 7 odak makine sektörü 2012 yılı itibari ile toplam 1,1 milyar dolarlık
ihracat hacmine sahiptir. Bu oran Türkiye’de proje kapsamındaki 39 odak alt sektör toplam makine
ihracatının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Seçilmiş sektörlerin 2000 yılında 175 milyar dolar
olan dünya toplam ihracatı yıllık ortalama yüzde 0,5 büyüyerek 2012 yılında 185,6 milyar dolara
ulaşmıştır. Sektörler toplu olarak değerlendirildiğinde ise dünyada Almanya, Çin, ABD, İtalya ve
Japonya’nın tüm sektörler genelinde ihracattaki öncü ülkeler olduğu görülmektedir.
Proje kapsamında görüştüğümüz firmaların faaliyet alanları aşağıdaki gibidir.11







Kaldırma, istifleme, yükleme, boşaltma makine ve cihazları
Metal işlemeye mahsus işleme merkezleri, istasyonlu tezgâhlar
Metallerin işlenmesine mahsus torna tezgâhları
Toprak, taş, metal cevheri vb. ayıklama, eleme vb. için makineler
Kauçuk, plastik eşya imal ve işleme makine ve cihazları
Kendine özgü fonksiyonlu makine ve cihazlar
Metal dökümü için kasalar, plakalar, kalıp modelleri
Kaldırma, istifleme, yükleme, boşaltma makine ve cihazları alt sektörü dünya ticaretinde 24
milyar dolarlık bir ihracat hacmine sahiptir. 2012 yılı itibariyle bu alt sektörü, dünyadaki toplam
makine ihracatının yaklaşık yüzde 1,3’ünü yapmıştır. Türkiye’de sektörde 2009 yılında hızla gerilemiştir
daha sonra 2011 yılına kadar hızla toparlanmıştır ancak Türkiye’nin bu sektördeki ithalatı ihracatının
üstündedir. Sektör ithalata dayalı bir tedarik yapısı sergilemektedir. Türkiye’nin ihracatının yaklaşık
yüzde 40’ı komşu ve bölge ülkeler tarafından talep edilmektedir. Sektörde Türkiye’nin ihracatı ithalatını
karşılamada son derece yetersiz kalmaktadır.
Metal işlemeye mahsus işleme merkezleri, istasyonlu tezgâhları alt sektörü dünya ticaretinde 12,2
milyar dolarlık bir ihracat hacmine sahiptir. 2012 yılı itibariyle bu alt sektörü, dünyadaki toplam
makine ihracatının yaklaşık yüzde 0,7’sini temsil etmektedir. Türkiye’deki makine sektörü ihracatında
henüz önemli bir paya sahip değildir. Türkiye’deki seçilmiş makine ihracatından aldığı pay 2012 yılı
itibari ile yüzde 0,04’tür. Sektör küresel krizden büyük ölçüde etkilenmiş ve 2012 yılı itibari ile kriz
öncesi dönemini halen yakalayamamıştır ve sürekli dış ticaret açığı vermektedir.
Metallerin işlenmesine mahsus torna tezgâhları sektörü dünyada 7,3 milyar dolarlık ihracat
hacmine sahiptir. Sektörün dünya ticareti küresel krizde yüzde 50’ye yakın değer kaybetmiş ve hala
kriz öncesi seviyesini yakalayamamıştır. Sektörün en büyük ihracatçıları Japonya, Almanya ve Kore’dir.
Japonya, sektördeki dünya toplam ihracatının üçte birine hâkimdir. Sektörün dünyadaki en büyük
ithalatçısı ise 1,5 milyar dolarlık ithalatı ile ABD’dir. 2007-2012 döneminde ithalatı kümülatif olarak 7
puan artış gösteren ABD’nin en önemli ithalat partneri yüzde 45’lik pay ile Japonya’dır. Türkiye’nin bu
sektördeki ithalatı ise yaklaşık 230 milyon dolar olup, 2012 yılında ithalatın yüzde 34’ünün Diğer
Asya’ya yapıldığı gözlenmiştir.
11
Sektör analizlerinde HS (Harmonized System) sınıflama sistemi tarife 4 ayrımında kullanılmıştır.
25
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Toprak, taş, metal cevheri vb. ayıklama, eleme vb. için makineler alt sektöründe 19,4 milyar
dolarlık bir ihracat hacmine sahiptir. Sektör 2009 krizinin etkilerinden kurtulmasına rağmen halen
2008 yılındaki dünya ihracatı seviyesine ulaşamamıştır. En fazla ihracat yapan ülkeler Almanya, Çin ve
ABD iken son 5 yıl içinde ihracatını en fazla arttıran ülke Çin olmuştur. Türkiye sektörün ihracatında
2008 yılından bu yana fazla vermektedir. Dünyadaki en büyük ithalatçı Rusya Türkiye’nin en önemli
ihracat partneridir. Ancak Rusya’nın sektördeki 1,8 milyar dolarlık ithalatında Türkiye’nin payı oldukça
düşüktür. Türkiye Rusya dışında Irak, Azerbaycan ve Cezayir gibi ülkelere de önemli miktarda ihracat
yapmaktadır ancak Rusya dışındaki ihracat partnerleri komşu ve bölge ülkeler ile kısıtlı kalmıştır.
Kauçuk, plastik eşya imal ve işleme makine ve cihazları sektörünün dünya ihracat hacmi 24,1
milyar dolardır. Sektör küresel krizde yüzde 33’lük bir değer kaybı yaşasa da, izleyen yıllarda kademeli
olarak artmış ve kriz öncesi seviyesinin üzerine çıkabilmiştir. Sektörün dünya ihracatında ilk sıralarda
Almanya, Japonya ve Çin yer almaktadır. Sektördeki dünya toplam ihracatının yaklaşık dörtte biri
Almanya tarafından gerçekleştirilmektedir. Sektörün en büyük ithalatçısı ise yaklaşık 3,5 milyar dolarlık
ithalat hacmine sahip olan Çin’dir. Çin, ithalatının yüzde 31’ini ABD’den yapmaktadır. Türkiye de
sektördeki ilk on ithalatçı arasında yer almaktadır. Türkiye’nin ithalat hacmi yarım milyar doların
üzerinde olup, en önemli ithalat partneri Almanya’dır.
Kendine özgü fonksiyonlu makine ve cihazları alt sektörü dünya ticaretinde 81 milyar dolarlık bir
ihracat hacmine sahiptir. 2012 yılı itibariyle bu alt sektörü, dünyadaki toplam makine ihracatının
yaklaşık yüzde 4,6’sını yapmıştır. Rusya dışında Türkiye genellikle bölge ülkelerine yönelik bir ihracat
stratejisi izlemektedir. Irak, Iran, Suudi Arabistan ve Azerbaycan gibi ülkeler önemli partner
olabilmelerine rağmen Türkiye’nin ihracat bu sektördeki ihracat sıçramasında etkili olabilecek ithalat
potansiyeline sahip değildirler. Türkiye bu nedenle bu sektördeki hedef pazarını değiştirmeli dünyanın
büyük ithalatçılarına yönelmelidir.
Metal dökümü için kasalar, plakalar, kalıp modelleri sektörünün dünya ihracat hacmi 17,2 milyar
dolar olup, küresel krizde yüzde 12’llik değer kaybı yaşanmıştır. Ancak takip eden dönemde 2009
yılındaki daralma telafi edilebilmiş ve 2012 yılı itibariyle kriz öncesi seviyenin üzerine çıkılabilmiştir.
Çin, sektörün dünya toplam ihracatında en büyük paya sahip olan ülke konumundadır. 2007-2012
döneminde ihracatını en hızlı artıran ülke yine Çin olmuştur. Sektörün dünya ithalatında öne çıkan ülke
ise ABD’dir. ABD ithalatının yaklaşık üçte birini Kanada’dan gerçekleştirmektedir. Türkiye’nin
sektördeki ihracatı, toplam makine sektörü ihracatımızın içinde çok küçük bir paya sahiptir. Türkiye’nin
bu alt sektördeki en önemli ihracat partneri Rusya, en büyük ithalat partneri ise Çin’dir.
26
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Tablo 2: Seçilmiş makine sektörlerinin Dünya ticareti (2007-2012)
Dünya ticareti
(Milyar $, 2012)
Kaldırma, istifleme,
yükleme,
boşaltma makine ve
cihazları
Metal işlemeye mahsus
işleme merkezleri,
istasyonlu tezgahlar
Metallerin işlenmesine
mahsus torna
tezgahları
Toprak, taş, metal
cevheri vb.
ayıklama, eleme vb.
için makineler
Kauçuk, plastik eşya imal
ve işleme makine ve
cihazları
Kendine özgü fonksiyonlu
makine ve cihazlar
Metal dökümü için
kasalar, plakalar, kalıp
modelleri
24,3
12,2
7,2
24,1
En çok ihracat
yapanlar (2012)
81,2
17,2
En büyük
ithalatçılar
(2012)
Almanya
Çin
ABD
Çin
Hollanda
Çin
ABD
İspanya
Rusya
Japonya
Hong Kong
Çin
Almanya
Çin
ABD
ABD
Japonya
Almanya
Japonya
Çin
ABD
Almanya
Almanya
Çin
G. Kore
G. Kore
Almanya
Almanya
Çin
Rusya
G. Afrika
ABD
ABD
Çin
Çin
ABD
19,4
İhracatını en çok
arttıranlar
(2007-2012)
Almanya
Çin
Çin
Japonya
Japonya
ABD
Çin
Avusturya
Tayland
Almanya
Singapur
Çin
Japonya
Çin
ABD
ABD
G.Kore
Güney Kore
Çin
Çin
ABD
Japonya
G. Kore
Çin
G. Kore
Portekiz
Meksika
Kaynak: BM Comtrade, TEPAV Hesaplamaları
27
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
FİRMA YAPISI VE PERFORMANS ANALİZİ
TEPAV Proje ekibi 16-17 Nisan 2014 tarihlerinde Eskişehir’e bir çalışma ziyareti
gerçekleştirmiştir. Söz konusu ziyaret kapsamında, projenin yararlanıcı kuruluşu olan Eskişehir Sanayi
Odası tarafından belirlenen 12 makine üreticisinin ihtiyaç analizi yapılmıştır. İhtiyaç analizi için gerekli
olan veriler iki aşamada toplanmıştır. Birinci aşamada firmalardan temel performans göstergelerini proje
ekibi ile paylaşmaları istenmiştir. İkinci aşamada ise firmaların performanslarının belirleyicilerini
anlamak amacıyla firmalarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Her bir firmanın üretim tesisinde,
firmanın en üst düzeyde yetkilileriyle 2 saati aşan görüşmeler yapılmıştır. Söz konusu görüşmeler,
firmaların yapılarını anlamak ve rekabet güçlerini geliştirmek için nelere ihtiyaçlarının olduğunu tespit
etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Proje kapsamında görüşülen makine üreticilerinin ağırlıklı olarak takipçi KOBİ kategorisinden
şirketler olduğu görülmektedir. Eskişehir’deki makine üreticileri, ölçek, sektör ve 2010-2012
dönemindeki performansları itibariyle farklılaşmaktadırlar. Ar-Ge ve inovasyon, satış ve pazarlama ve
üretim becerileri firmadan firmaya değişmekle beraber, Türkiye’nin diğer illerinden projeye katılan
firmalara kıyasla benzer bir ortalamaya sahiptir. Ancak, genel itibariyle değerlendirildiğinde projede yer
alan firmaların takipçi KOBİ’lerin sahip oldukları problemlerin, önemli bir bölümüyle karşı karşıya
kaldıkları görülmektedir. Bu problemlerin neler olduğu ilerleyen bölümlerde etraflıca ele alınacaktır.
T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın UR-GE Tebliğ’i kapsamında, firmaların önümüzdeki 3 yıl boyunca
gerçekleştirecekleri ortak faaliyetlere vereceği desteklerle, firmaların sorunlarının hafifletilmesine katkı
sunulması amaçlanmaktadır. Bu destekler sayesinde firmaların küresel rekabet gücü artışı ve
bulundukları üretici kategorisinden yenilikçi KOBİ’ler kategorisine yaklaşacaklardır. Yenilikçi KOBİ’ler
kategorisinde bulunan firmaların ise hızlı yükselenler kategorisine geçişinin desteklenmesi
beklenmektedir.
Eskişehir’den projeye dâhil olan makine üreticileri oldukça geniş bir sektör yelpazesinde faaliyet
göstermektedirler. Projeye katılan firmalar 7 farklı makine alt sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu
sektörler; kaldırma, istifleme, yükleme, boşaltma makine ve cihazları, metal işlemeye mahsus işleme
merkezleri, istasyonlu tezgâhlar, metallerin işlenmesine mahsus torna tezgâhları, toprak, taş, metal
cevheri vb. ayıklama, eleme vb. için makineler, kauçuk, plastik eşya imal ve işleme makine ve cihazları,
metal dökümü için kasalar, plakalar, kalıp modelleri ve kendine özgü fonksiyonlu makine ve cihazlardan
oluşmaktadır. Projede yer alan 12 firmanın neredeyse tamamı farklı makine türlerini üretmektedirler.
Normal şartlar altında birlikte hareket etme şansı zayıf olan bu firmaların, bu proje neticesinde, ortak bir
dizi faaliyete başlaması, ortaya yeni sinerjilerin çıkmasına aracı olabilir.
Eskişehir’de ihtiyaç analizi yapılan makine üreticilerinin tamamı KOBİ’lerden oluşmaktadır.
Satış gelirleri büyüklüğü itibariyle değerlendirildiğinde, 12 firmadan 7’sinin 1-5 milyon TL ciro
aralığında satış gelirine, 3 firmanın 5-10 milyon TL ve 2 firmanın 10-20 milyon arasında ciroya sahip
olduğu görülmektedir. Bu firmaların 2012 yılı ortalama ciro büyüklüğü yaklaşık 5,5 milyon TL
olmuştur. Firmalar, ağırlıklı olarak 16-50 arası çalışana sahiptirler. 2012 yılında bu firmalarda
çalışanların ortalama sayısı yaklaşık 50’dir. Projeye Eskişehir’den dâhil olan firmaların üçte ikisi
2012’de ihracat yapmıştır. 2012 yılı ortalama ihracat büyüklüğü 1,3 milyon TL tutarında gerçekleşmiştir
(Şekil 9: Firmaların temel büyüklüklerine göre dağılımı (2012). Bu açıdan bakıldığında Eskişehir’den
28
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
projeye katılan firmaların genellikle küçük ölçekli ve sınırlı ölçüde ihracat yapan firmalar olduğu
görülmektedir.
Şekil 9: Firmaların temel büyüklüklerine göre dağılımı (2012)12
Proje firmaları 7 farklı alt sektörde üretim yapsalar da üretim biçimleri itibariyle büyük ölçüde
benzeşmektedirler. Firmaların tamamına yakını siparişe bağlı olarak üretim yapmakta, stoklu
çalışmamaktadır. Projede yer alan firmaların müşterilerinin makineyi kullanacakları alanın yapısı ve
büyüklüğüne göre talep edilen makinenin boyutları değişmektedir. Her yeni makinenin üretimi için ayrı
bir projelendirme gerekmektedir. Firmaların tümünün üretimlerinin emek yoğun bir yapıda olduğu da bir
diğer önemli tespittir. Çelik ve/ya saç ürünlerine şekil verilmesi dışındaki üretim aşamalarının tümünün
emek yoğun bir biçimde yapıldığı belirtilmiştir. Emek yoğun bir üretim yapısına sahip bu işletmelerin
önemli bir bölümünde CNC tezgâhlarının olduğu görülmüştür. Firmaların çoğunluğu nihai ürün
üretmektedir. Nihai ürün üreticilerinin müşterileri satın aldıkları makineyi doğrudan üretim bandına
entegre edip üretime başlamaktadır.
12
Grafikler veri sağlayan firmaları göstermektedir
29
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
İhtiyaç analizi yapılan firmaların müşteri portföyleri oldukça geniş bir sektör yelpazesine
dağılmaktadır. Firmaların müşterileri, gıda, demir-çelik, otomotiv, havacılık, beyaz eşya, inşaat ve
diğer makine sektörleridir. Bu açıdan bakıldığında projede birbirine rakip olabilecek firmalar
bulunmamaktadır. Kamu-özel sektör ayrımı olarak bakıldığında projeye dâhil olan firmaların esas
müşterisinin özel sektör olduğu görülmektedir.
Eskişehir’deki 12 makine üreticisinin tamamı, gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlarda, yoğun
bir rekabet baskısıyla karşı karşıyadırlar. Projeye dâhil olan firmalarının hiçbirinin faaliyet
gösterdikleri pazarlarda fiyat belirleme gücü bulunmamaktadır. Gerek yurt içindeki diğer üreticiler
gerekse ithalatta serbestlik nedeniyle yurt dışındaki üreticilerle yoğun bir rekabet durumu söz
konusudur. Yurt içindeki rakipler başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin gelişmiş şehirlerinde yer
almaktadırlar. Yurt dışı rakiplerin ise Almanya ve İtalya’da bulunduğu firma görüşmelerinde sıklıkla dile
getirilmiştir. Rakipler arasında bulunan gelişmiş ülkelere ek olarak, başta Çin olmak üzere, ucuz
işgücüne ve zayıf patent kanunlarına sahip ülkelerin de rakip olmaya başladığı bazı firmalar tarafından
dile getirilmiştir. Ucuz işgücüne sahip ülkelerdeki üreticiler tarafından üretilen makinelerin, projede yer
alan firmaların ürettiği makinelerden çok daha düşük kaliteli oldup, aradaki farkı fiyat avantajı ile
kapatmaya çalıştıkları dile getirilmiştir.
Firmalarla yapılan görüşmelerde firma yetkililerine firmanın mevcut rekabet düzeyini yurt içi ve
yurt dışı rakiplerle karşılaştırmaları istenmiştir. Rekabet gücü, firma yetkililerine, pazar payını
arttırma veya koruma, karlılık, verimlilik, teknolojik yeterlilik, yenilik kabiliyeti, marka bilinirliği,
müşterilerin ve çalışanların memnuniyeti gibi unsurların bileşkesi olarak tanımlanmıştır. Bu doğrultuda,
firma yetkilileri kendilerini yurt içi ve yurt dışındaki rakipleriyle karşılaştırdıklarında Şekil 10:
Firmaların yerli ve yabancı rakiplerine kıyasla rekabet gücü durumları’daki durum ortaya çıkmıştır.
Projede yer alanlar içerisinde yurt dışında lider olduğunu belirten firma olmamakla beraber, üç firma
yerli pazarda liderliğe oynadığını belirtmiştir. Beş firma yurt içindeki rakiplerle benzer ya da biraz daha
iyi bir rekabet gücüne sahip olduklarını belirtmişlerdir. Yurt dışı rakiplerle karşılaştırıldığında ise projede
yer alan firmaların önemli bir bölümü, rekabet güçlerinin mevcut düzeyinin, yurt dışı rakiplere kıyasla
benzer veya ileride olduğunu söylemişlerdir. Firma yetkilileri, Ar-Ge ve teknoloji üstünlükleri,
markalaşmaya verdikleri önem, satış ve pazarlama kabiliyetlerinin ileri düzeyi, finansmana erişim
imkânlarının daha bol olması gibi nedenlerle, yurt dışındaki rakiplerinin daha rekabetçi olabildiklerini
belirtmişlerdir. Projede yer alan firmaların neredeyse tamamı Avrupa’daki makine üreticilerini esas yurt
dışı rakip olarak gördüklerini dile getirmişlerdir.
30
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 10: Firmaların yerli ve yabancı rakiplerine kıyasla rekabet gücü durumları
Firmaların, faaliyet gösterdikleri alt sektöre ve satış yaptıkları müşterilerin önceliklerine göre,
rekabetçi olmaları için gerekli olan unsurlar farklılaşmaktadır. Projenin Eskişehir aşamasına dâhil
olan firmalar, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda rekabetçi olmak için gerekli olan en öncelikli unsurun kalite
olduğunu belirtmişlerdir. Tek başına kalitenin faaliyet gösterdikleri piyasalarda tutunmak için yeterli
olmadığını belirten firma yetkilileri, fiyat ve zamanında teslimatın kendileri için çok önemli olduğunu
dile getirmişlerdir (Şekil 11)(. Eskişehir’deki İç pazarda satış sonrası destek dış pazara nazaran daha az
önemli bir rekabet unsurudur. Bun karşılık fiyat, iç pazarda dış pazara kıyasla daha önemli bir rekabet
unsurudur.
Firma yöneticilerinin yatırım ortamına yönelik algıları, firma yetkilileriyle yapılan görüşmeler
sırasında etraflıca değerlendirilmiştir. Firmadan firmaya yatırım ortamı engellerine yönelik algı
önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Ağırlıklı olarak Ar-Ge yoğun bir üretim yapısına sahip olan firmalar
tarafından fikri mülkiyet haklarının korunma çerçevesindeki zayıflıklar önemli bir yatırım ortamı engeli
olarak dile getirilmiştir. Görüşülen firmaların tümünde nitelikli işgücü bulmakta karşılaşılan problemler
en kısıtlayıcı yatırım ortamı engeli olarak dile getirilmiştir. Nitelikli işgücünün arkasından işgücü ve
vergilerden kaynaklanan masraflar önemli bir yatırım ortamı engeli olarak belirtilmiştir. Elektrik
altyapısı, hammadde ve girdilere erişim ve lojistik imkânlarında ciddi bir aksaklık yaşanmadığı da
görüşülen firma yetkililerinin ortak görüşü olarak dile getirilmiştir (Şekil 11).
31
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 11: Rekabetçiliğin belirleyicileri ve yatırım ortamı kısıtları algısı
Firmaların 2010-2012 dönemindeki ihracat performansları genel olarak iyi olmakla beraber
sürdürülebilir olmadığı görülmüştür. 2010-2012 döneminde ortalama ihracat artış hızı yüzde 762
olarak gerçekleşmiştir. Bu yüksek rakamda bir firmanın 2010’da eser miktarda ihracat yaparken 2012’de
ciddi olarak ihracata yönelmesinin etkisi olmuştur. Üç firmanın ihracat miktarında söz konusu dönemde
gerileme yaşanmıştır. İhracatın toplam satış gelirleri içindeki payı, 2012 yılında ortalama yüzde 16
civarında gerçekleşmiştir. Projedeki firmaların bir tanesi üretiminin yarıdan fazlasını ihraç etmiştir. 2012
yılında ihracatın toplam satışlar içindeki payının yüzde 10’un altında olduğu firma sayısı 6’dır. Geri
kalan 6 firmanın değişen nispetlerde olmakla birlikte ihracat kapasitesine sahip olduğunu söylemek
mümkündür.
Projeye dâhil olan firmaların net satış gelirleri artış hızının 2010-2012 döneminde yukarı yönlü bir
seyir izlediğini söylemek mümkündür. Türkiye, 2008 yılında küresel ekonominin tamamını etkisi
altına alan ekonomik krizden oldukça sert bir biçimde etkilenmiştir. Türkiye ekonomisi 2009 yılında
yüzde 4,5 oranında küçülmüştür. 2010 ve sonrasında ise küresel ekonomik krizin neden olduğu büyüme
kayıpları önemli ölçüde telafi edilmiştir. Türkiye ekonomisi 2010 yılında yüzde 9,2, 2011 yılında yüzde
8,8, 2012 yılında ise yüzde 2,2 oranında büyümüştür. Büyümeye özel kesim tüketim ve yatırım
harcamaları kaynaklık etmiştir. Özel sektör yatırım harcamalarındaki artış Eskişehir’den projeye dâhil
olan firmalara da olumlu yansımıştır. 2010-2012 döneminde projede yer alan firmaların ortalama satış
gelirleri artış hızı yüzde 57 olmuştur. Görüşülen firmalardan iki tanesinde söz konusu dönemde satış
32
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
gelirleri önemli ölçüde gerilemiştir. Firmaların satış gelirlerindeki artışa rağmen karlılıklarında önemli
farklılıklar olmuştur. Ortalamada satış geliri artışına rağmen karlılığın artmadığı gözlemlenmektedir.
Tablo 3: Firmaların temel performans göstergeleri
33
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
FİRMA DEĞER ZİNCİRİ ANALİZİ
Çalışmada, projede yer alan makine üreticilerinin faaliyetleri, değer zincirinin halkaları itibariyle
analiz edilmektedir. Firmalar satışa hazır hale getirdikleri ürünlerini ortaya çıkarırken, birinci aşamada
Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetlerini gerçekleştirmektedirler. Ar-Ge ve ürün geliştirme faaliyetleri,
müşterilerin ihtiyaçlarına daha etkili bir biçimde cevap verebilmek ve firmanın pazar payını arttırması
için özellikle de makine sektöründe kilit bir öneme sahiptir. Müşterilerin ihtiyaçlarına bağlı olarak
ürünün tasarlanması ve projesinin çizilmesi bu aşamada gerçekleştirilmektedir. İkinci aşamada üretim
için gerekli olan hammadde ve ara mamullerin tedariki gelmektedir. Hammadde ve girdiler yurt içinden
ve/ya yurt dışından tedarik edilmektedir. Proje tamamlandıktan ve hammadde ve girdi ihtiyaçları tedarik
edildikten sonra sırada üretim vardır. Üretim aşamasında verimliliğin sağlanması, firmaların
sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir. Verimliliğin belirleyicisi ise firmanın yönetim şekli ve sahip
olduğu kaynakların niteliğidir. Üretim aşamasından sonra ise ürünün pazara sunulması ve arkasından
destek hizmetlerinin verilmesi bir diğer ifade ile satış, pazarlama ve servis aşaması bulunmaktadır.
Şekil 12: Makine üreticilerinin değer zinciri analizi
1
2
3
4
Ar-Ge ve ürün
geliştirme
Tedarik
Üretim
Satış, pazarlama
ve servis
• Ar-Ge faaliyeti var
mı?
• Kamu desteklerinden
faydalanmış mı?
• Ar-Ge mühendisi
istihdam ediyor mu?
• Ar-Ge faaliyetlerini
müşterilerden gelen
talep mi
yönlendiriyor?
• Üniversite ile ortak
Ar-Ge projesi
yürütülmüş mü?
• İçeride ve dışarıda
rakipler takip ediliyor
mu?
• Müşterilerin değişen
talepleri
değerlendiriliyor mu?
• Girdi tedarikinde
herhangi bir
sorun yaşanıyor
mu?
• Az sayıda
tedarikçiye
bağımlı olunan
girdiler var mı?
• Katma değerin
yüksek olduğu
komponentler
dışarıdan mı
alınıyor?
• Üretimde çalışanların
nitelikleri ne
durumda?
• Üretime dönük
hedefler belirleniyor
mu?
• Çalışanların niteliğini
iyileştirmeye dönük
bir strateji var mı?
• Çalışanların
verimliliği ölçülüyor
mu?
• Ürün bazında maliyet
değerlendirmesi
yapılıyor mu? Bunun
için bir sistem var
mı?
• Pazar araştırması
yaptırılıyor mu?
• Yurtdışı fuarlara
katılım var mı?
• Dış ticaret
yayınları takip
ediliyor mu?
• Ayrı bir pazarlama
birimi var mı?
• Pazarlama işiyle
ilgilenen
personelin
yabancı dil bilgisi
yeterli mi?
• Satış sonrası
destek ne şekilde
veriliyor?
Projenin temel amacı, Eskişehir’deki makine üreticilerinin küresel rekabet güçlerini arttıracak
faaliyetleri tespit etmektir. Makine üreticilerini kategorilere ayırıp her bir kategorideki işletmelerin
özelliklerine önceki bölümlerde değinilmişti. Küresel liderler kategorisindeki işletmelerin makine üretim
değer zincirinin tüm halkalarında diğer kategorilerdeki işletmelerden daha kuvvetli olduğu belirtilmiştir.
Küresel liderler kategorisi makine üreticilerinin ulaşabileceği son nokta olarak değerlendirilebilir.
34
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Küresel liderlerden önceki kategori ise hızlı yükselenler kategorisidir. Hızlı yükselenlerden sonraysa
sırasıyla fason üreticiler, yenilikçi KOBİ’ler ve en son olarak da takipçi KOBİ’ler gelmektedir.
Eskişehir’den projeye dâhil olan firmaların ağırlıklı olarak takipçi KOBİ ve kısmen de yenilikçi KOBİ
grubuna dâhil oldukları göz önünde bulundurulduğunda, bu firmaların rekabet güçlerinde yapılacak
iyileştirmelerin, bu firmaları üst kategorilere yaklaştırması hedeflenmelidir. Projede yer alan 12 firmanın
makine üretim değer zincirinin halkalarındaki mevcut durumları aşağıda ele alınmaktadır. Bu firmaların
bulundukları kategoriden bir üst seviyeye çıkabilmeleri için yapılması gereken iyileştirmeler değer
zincirinin aşamaları incelenirken ortaya çıkmaktadır.
Firmaların değer zincirinin her aşamasında değerlendirilmesine geçmeden önce ihtiyaç analizi
kapsamında yapılan görüşmeler ve analizler neticesinde ortaya çıkan öncelikli tespitler aşağıda
sıralanmaktadır.

Firmaların bir kısmında Ar-Ge yetkinlikleri küresel ölçekte rekabetçi olacak düzeydeyken,
diğer firmalar ağırlıklı olarak ürü geliştirme yapmaktadır. Bu alanda başarılı olan firmalarda
Yenilik faaliyetleri ürün geliştirmeden ileriye gidip nitelikli Ar-Ge sınıfına girebilmektedir.
Kamu desteklerinden faydalanma yaygındır. Firmaların çoğunda Ar-Ge personeli istihdam
edilmektedir.

Üretimde kullanılan parçaların tedarikinde ciddi bir sorun yaşanmamaktadır. Makinelerde
kullanılan komponentlerin büyük bir çoğunluğu yurt dışından ithal edilmektedir. Makine
kullanıcılarının komponentlerde yurt dışından tanınmış markaları tercih etmeleri makine
üreticilerini ithalata itmektedir.

Firmaların üretimde çalışan personelin genel kalitesinden orta derecede memnun oldukları
görülmektedir. Yeni personel bulma konusunda ise ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Yeni personel
bulmak zor ve mevcut personelin nitelik seviyesi düşük olsa da firmaların personel eğitimine
değişen seviyelerde önem verdikleri görülmektedir. Başta tasarım, üretimde kalite, muhasebe
ve pazarlama aşamalarında personel eğitimine ihtiyaç bulunmaktadır.

Firmaların genellikle çalışanlarının verimliliklerini detaylı olarak ölçmemesi, maliyet
muhasebesi yapmamaları ve süreç yönetimini tam olarak oturtmamış olmaları, firmalardaki
zafiyetlerin kaynağında yer almaktadır. Buna ek olarak, firmaların bir sonraki yıla yönelik
planlamaları temenni ve genel tahminlerin ötesine gidememektedir. Planlama zayıflığı
nedeniyle, firmaların dış talep ya da makroekonomik koşullardaki dalgalanmalara duyarlı hale
geldikleri görülmektedir.

Projede yer alan firmaların üretim kabiliyet anlamında önemli bir eksiklikleri bulunmamaktadır.
Ancak, verimli üretim uygulamaları konusunda bazı eksiklikler göze çarpmaktadır. Süreç
yönetiminin gelişmemiş olması ve çalışanların verimliliklerinin ölçülememesi en çarpıcı iki
verimsizlik kaynağıdır. Verimsizlik problemleri çözüldükten sonra firmaların yurt dışı rekabet
gücü artacaktır.
35
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu

Yurt dışı rekabet gücünün geliştirilebilmesi ve firmaların ihracat kapasitelerinin arttırılabilmesi
için verimlilik sorunları çözüldükten sonra firmaların yurt dışı pazarlama kapasitelerinin
geliştirilmesi gerekmektedir. Yurt dışı pazarlama başlığı altında öne çıkan ilk problem
firmaların Pazar araştırması kapasitelerinin düşük olmasıdır. Firmaların yurt dışında son
kullanıcıya ürün satacak şekilde örgütlenmeleri ve bayi ağı kurmamaları bir diğer sorun alanı
olarak öne çıkmaktadır.
Değer zinciri boyunca ortaya çıkan temel aksaklıklara aşağıda detaylı olarak değinilmektedir.
Ar-Ge ve ürün geliştirme aşamasındaki mevcut durum
AR-GE, bir firmanın yeni bir ürün veya üretim metodu geliştirme amacıyla yaptığı faaliyetlerin
tümüne denmektedir. Ar-Ge’ye yatırım yapmak firmaların büyüme potansiyellerini arttırmada önemli
bir rol oynamaktadır. Özel sektörün Ar-Ge yatırımlarının temel amacı ticari fayda sağlamak ve firmanın
rekabet gücünü arttırmaktır. Makine sektöründe, küresel liderler kategorisindeki işletmeler, müşterilerin
bile farkında olmadığı ihtiyaçları giderecek yeni teknolojiler geliştirebilmektedirler. Bunun dışındaki
kategorilerde yer alan işletmelerin ise ağırlıklı olarak müşterilerin ihtiyaçlarına cevap vermek ve
verimlilik ve karlılıklarını arttırmak amacıyla Ar-Ge yaptıkları bilinmektedir. Başarılı Ar-Ge çalışmaları
neticesinde, sanayide bir ürünün üretim zaman ve maliyetini düşürebilen makineleri pazara sürebilen
firmalar pazar paylarını arttırmaktadır.
Makine sektöründe faaliyet gösteren ve küresel liderler kategorisindeki işletmeler, Ar-Ge’ye daha
çok kaynak ayırmakla beraber, Ar-Ge faaliyetlerinin sadece bu kategorideki işletmeler tarafından
gerçekleştirildiğini söylemek doğru değildir. Hızlı yükselenler, yenilikçi KOBİ’ler ve takipçi KOBİ
kategorisindeki işletmelerin de Ar-Ge’ye değişen nispetlerde önem verdikleri görülmektedir. Özellikle
Almanya ve İtalya’da sektördeki yeniliklerin büyük bir kısmını KOBİ’ler gerçekleştirmektedir.
KOBİ’ler kimi zaman müşterileriyle, araştırma kuruluşlarıyla veya birbirleriyle işbirliğine girerek
kaynaklarını paylaşmaktadır. Ağırlıklı olarak KOBİ’lerden oluşan ülkemiz makine sektöründeki
firmaların da Ar-Ge faaliyetinde bulunması bu sebeple oldukça önemlidir.
Ar-Ge’den farklı olarak ürün geliştirme, yeni yöntem ve teknolojilerin geliştirilmesi değil, var olan
metot ve teknolojilerin farklı bir şekilde düzenlenerek kullanılmasıdır. Sektördeki temel eğilimleri
takip etmek, müşteri talebine göre üretilen makinelerin özelliklerini, boyutlarını, tasarımını değiştirmek
suretiyle Ar-Ge yapmadan ürün geliştirmek mümkündür. Ürün geliştirme, özellikle siparişe dayalı
üretim yapan firmalar için önemlidir. Buna ilaveten bir ürünün satıldığı ülkeye göre farklı olarak
geliştirilmesi gerekebilmektedir. Örneğin AB ülkelerine ihraç edilen makinelerin karşılaması gereken
standartlar ile Ortadoğu ülkelerine ihraç edilenlerinki farklılık göstermekte, üreticiler de buna göre
tasarımlarını değiştirmektedirler.
Proje kapsamında yer alan firmaların Ar-Ge kabiliyetleri firmadan firmaya değişiklik
göstermektedir. Almanya ve İtalya’daki benzer ölçekli firmaların küresel rekabet güçlerinin kaynağında
tasarım kabiliyetinin yer aldığını doğrulayan firma yetkilileri, Türkiye’nin de makine alt sektörlerinde
öncü bir konuma kavuşması için tasarım anlamında ciddi mesafe alınması gerektiğini belirtmişlerdir.
36
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Eskişehir’deki makine üreticilerinin makine tasarımlarında, yerli firmaların yaptıkları benzer
üretimlerden farklılaşabilmekle beraber tasarımda öncülük edemedikleri görülmektedir.
Eskişehir’de görüşülen firmaların tamamına yakını, Ar-Ge faaliyetlerinde bulunduklarını
belirtmişlerdir. Firmalarda yapılan Ar-Ge’nin yoğunluğu ve niteliği, firmadan firmaya değişiklik
göstermektedir. İki firma, Ar-Ge faaliyeti gerçekleştirmediğini belirtmiştir. Ar-Ge faaliyeti
gerçekleştirdiğini beyan eden işletmelerin, yeni ürün geliştirebildikleri ve fakat geliştirdikleri yeni
ürünler için patent almadıkları görülmektedir (Tablo 4: Firmaların temel Ar-Ge göstergeleri (2012). En
az yoğunlukta Ar-Ge yapan firmalar için Ar-Ge faaliyetleri, müşteri talepleri doğrultusunda ürünler
üzerinde yapılan bazı küçük değişiklikleri ifade ederken, Ar-Ge’ye en yüksek kaynağı ayıran firmalarda,
mevcut ürünlere önemli yenilikler getiren özellik veya üretim metotlarının, firmanın kendi inisiyatifiyle
geliştirilip patentlendiği gözlenmiştir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, projeye Eskişehir’den dâhil
olan firmaların bir kısmı gerçek anlamda Ar-Ge yapmaktadır.
Tablo 4: Firmaların temel Ar-Ge göstergeleri (2012)
Firma 1
Firma 2
Firma 3
Firma 4
Firma 5
Firma 6
Firma 7
Firma 8
Firma 9
Firma 10
Firma 11
Firma 12
AR-GE Harcamaların
Pasif Toplam İçindeki Yeni Geliştirilen
Payı
Ürün veya Hizmet
27
%2,8
2
4
Patent Sayısı veya
Başvurusu
2
9
*veri paylaşımında bulunmayı kabul eden firmaların değerleri girilmiştir
Firmaların, Türkiye’de başta KOSGEB, TÜBİTAK ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın
verdiği Ar-Ge desteklerinden faydalanma açısından iki gruba bölündüğünü görmekteyiz. Kamu
Ar-Ge desteklerinden, 12 firmanın beşinin faydalanabildiği görülmektedir. Ar-Ge desteklerinden
faydalanmada yaşanan sıkıntılar arasında desteklerden faydalanmak için tamamlanması gereken
bürokratik işlemlerin çokluğu gösterilmiştir. TÜBİTAK destekleri, alabilen firmaların gerçekleştirdiği
yenilik faaliyetlerinin önemli bir bölümünün ciddi nitelikte olduğu anlamına gelmektedir. Buna karşın 7
firmanın herhangi bir Ar-Ge desteği almamış olması ise Ar-Ge kapasitesi açısından firmaların önemli
değişiklikler gösterdiğine işaret etmektedir.
Görüşülen firmaların yarısı AR-GE mühendisi istihdam etmektedir. Ar-Ge mühendisleri tam
zamanlı olarak firmanın AR-GE laboratuarında çalışabildikleri gibi, zamanını üretim, tasarım ve Ar-Ge
arasında da bölüştürebilmektedir. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sahip olduğu AR-GE Merkezi
37
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
13
tanımına göre projeye dâhil olan firmaların hiçbiri Ar-Ge merkezine sahip değildir. Bununla birlikte
sadece iki firma, Ar-Ge için fabrikada ayrı alanlar tahsis etmekte ve sadece Ar-Ge ile ilgilenen personel
istihdam etmektedirler. On iki firmadan üçü AR-GE faaliyetlerinde müşterilerle işbirliğinde
bulunduğunu belirtmektedirler, fakat işbirliğinin derinliği firmadan firmaya farklılık göstermektedir. Bir
firma müşterileriyle AR-GE için yoğun işbirliğinde bulunurken iki firma için işbirliği orta
yoğunluktadır. Sadece bir firma, bugüne kadar üniversitelerle en az bir ortak AR-GE faaliyetlerinde
bulunmuş olduğunu belirtmiştir.
Görüşülen firmaların küçük bir kısmının faydalı model veya patenti bulunmaktadır. Fikri
mülkiyet hakkı olmayan firmaların yenilik yapmadığı gibi bir sonuç çıkarmak doğru değildir. Çünkü
bazı firmalar patent almak için gereken zaman ve emeğin teknolojilerin hızlı değiştiği bu sektörde
çabaya değmediğini düşünmekte, bazı firmalar ise patent almaları durumunda rakiplerinin kendi
tasarımlarını kopyalayacağından endişe etmekte ve bu nedenle patent başvurusu yapmaktan
kaçınmaktadırlar.
Tablo 5: Değer zincirinin Ar-Ge aşamasında firmaların değerlendirilmesi
13
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tanımına göre, şirketin içerisinde ayrı bir birim olarak örgütlenmiş Ar-Ge
faaliyetlerinde bulunan ve en az elli tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden, yeterli Ar-Ge birikimi ve yeteneği
olan birimlere Ar-Ge Merkezi adı verilmektedir.
38
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Tedarik aşamasındaki mevcut durum
Makine sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin küresel bir tedarik zinciri içerisinde
faaliyetlerini sürdürdüklerini söylemek mümkündür. Makineler genel olarak yassı demir-çelik
ürünleri, pnömatik sistemler, otomasyon sistemleri ve motorların bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.
Demir çelik sektöründe küresel bir aktör olan Türkiye’de yassı çelik üretimi ancak son yıllarda artmaya
başlamıştır. Dolayısıyla, ihtiyaç duyulan demir çelik ürünlerinin büyük bir bölümü yurt içinden tedarik
edilebilmeye başlanmıştır. Buna karşılık elektronik teknolojilere dayanan ve ürünün katma değeri en
yüksek parçası olan otomasyon ve diğer elektronik sistemler ağırlıklı olarak yurt dışından ithal
edilmektedir. Bu konuda özellikle müşterilerin otomasyon, motor ve pnömatik sistemlerde tanıdıkları
markaları görmek istemeleri rol oynamaktadır.
Eskişehir’den projeye dâhil olan firmaların ürettikleri ortalama bir üründe dışarıdan tedarik
ederek kullandıkları elektronik komponentlerin makinenin toplam satış fiyatı içerisindeki payı
firmadan firmaya farklılık göstermekle beraber firmalar genelde komponent kullanmamakta
veya düşük yoğunlukta kullanmaktadır. Komponent bedelinin toplam satış bedeline oranı, en düşük
olduğu firmada yüzde 12 seviyesinde iken en yüksek olduğu firmada yüzde 30’dur. 10 firma, komponent
kullanmadığını veya komponentlerin toplam ürün satış fiyatına oranını bilmediğini belirtmiştir. (Tablo 6:
Dışarıdan satın alınan komponentlerin makine satış fiyatına oranı (%). Komponent üretimi ile makine
üretimi birbirinden tamamen farklı iki faaliyet koludur. Makine üreticilerinin aynı zamanda komponent
üretmelerini beklemek gerçekçi değildir. Ancak, Türkiye’nin, komponent üretimi konusunda kendini
geliştirmiş firmalara sahip olması ve yerli makine üreticilerinin yerli komponentleri tercih etmeye
39
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
başlaması, makine sektörünün Türkiye’nin kama değerine yaptığı katkının artmasını beraberinde
getirecektir. Üretimin katma değerinin artması ise beraberinde Türkiye’nin cari açık probleminin
çözümüne katkı sunacaktır.
Tablo 6: Dışarıdan satın alınan komponentlerin makine satış fiyatına oranı (%)
Komponent Değeri, %
Firma 1
Firma 2
Firma 3
Firma 4
Firma 5
Firma 6
Firma 7
Firma 8
Firma 9
Firma 10
Firma 11
Firma 12
%0
%30
%0
%12
Projeye Eskişehir’den katılan firmalar genel olarak girdi tedarikinde sorun yaşamamaktadır. Bazı
firmalar firma, sorunun Türkiye’de tedarikçi bulamamaktan ve tedarikçilerin fiyatlarını dövize endeksli
olarak belirlemesinden olumsuz etkilendiklerini belirtmiştir. Bazı firmalar az sayıda tedarikçiye bağımlı
olsa da, hiçbir firmanın girdi alımında az sayıda tedarikçiye bağımlı olmaktan kaynaklanan sorunları
bulunmamaktadır. Türkiye’nin makine sektörüne yönelik stratejisini tasarlarken beraberinde elektronik
ve yazılım sektörlerine yönelik de bir strateji tasarlaması gerekmektedir.
40
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Tablo 7: Değer zincirini tedarik aşamasında firmaların değerlendirilmesi
Kaynak: TEPAV Analizleri
Üretim
Projede yer alan firmalarda, sipariş usulü üretimin, seri üretime göre daha yaygın olduğu tespit
edilmiştir. Üretim aşamasında makineler ve el emeği kullanılmakta, incelenen firmalarda genel olarak
her iki yöntemden de yararlanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu firmaların üretimlerini emek ya da
makine yoğun olarak sınıflandırmak mümkün değildir. Makine sektörünün geneline dair bir başka
özellik ise fabrikalardaki takımlarla çok sayıda farklı makinenin üretilebiliyor olmasıdır. Örneğin,
savunma sanayinde kullanılan tezgâhların küçük değişiklikler yapılarak tıbbi cihaz üretiminde
kullanılması mümkündür. Bu sebeple bir sektörde yaşanan daralma durumunda fabrika büyük çaplı
yatırıma gerek kalmadan başka sektörler için makine üretimi yapacak şekilde dönüştürülebilmektedir.
Bu esneklik avantajı özellikle sipariş usulü üretim yapanlar için geçerlidir.
Üretimdeki en kritik unsur çalışanların beceri düzeyidir. Firmalar, genel olarak üretim hattında
çalışan elemanlarının niteliklerinden kısmen memnundur ve eleman bulmakta sıkıntı çekmektedirler
(Tablo 8: Çalışanların mevcut beceri düzeyi şirketin ihtiyaçlarıyla uyumlu mu? (firma sayısı) Tablo 9:
Nitelikli personel bulmakta karşılaşılan sorunların derecesi (firma sayısı). Eskişehir’de yükseköğretim
mezunlarının toplam nüfusa oranının %16,6 ile Türkiye ortalamasının (%11,3) oldukça üstünde olması,
41
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
firmaların kalifiye personele erişimi açısından olumlu olmakla birlikte bu eğitim kurumları arasında
Türkiye’nin uluslar arası listelere giren üniversiteleri bulunmamaktadır. Genel olarak firmalar mühendis
bulmakta zorlanmamakla beraber üretimde çalışan nitelikli personel bulmakta zorlanmaktadır. Firmalar
ildeki meslek liselerinin kalitesinden orta derecede memnun değildir ve makine ile ilgili bölümlerden
mezunların sayısının azaldığından şikâyet etmektedir.
Tablo 8: Çalışanların mevcut beceri düzeyi şirketin ihtiyaçlarıyla uyumlu mu? (firma sayısı)
Eskişehir, sanayide çalışan işgücü arzı açısından diğer illere göre avantajlı olmakla birlikte uluslar
arası rekabette işgücü arzı eksikliğinden kaynaklanan sorunlarla karşılaşmaktadır. Eskişehir’den
projeye dâhil olan firmaların uluslararası ya da yerel pazarda rekabet halinde oldukları yabancı
firmaların faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki insan kaynağının niteliği göz önünde bulundurulduğunda,
kalifiye çalışan bulmanın rekabet gücü için önemi daha belirgin hale gelmektedir. Firmalar, Eskişehir’de
nitelikli eleman bulmanın zor olduğunu, diğer şehirlerine nazaran kendi illerindeki yetenek havuzunun
daha geniş olmakla birlikte ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirtmekte, şehrin dışarıdan
yetenek çekemediğini de vurgulamaktadır. Türkiye’nin en nitelikli insan kaynağının İstanbul, Ankara ve
İzmir gibi gelişmiş metropollerde bulunması, şirketler için sorundur. Eskişehir’deki makine
üreticilerinin küresel pazarlarda rekabet edebilmeleri için Türkiye’nin gelişmiş bölgelerindeki insan
kaynağını çekebilmeleri son derece kritik bir öneme sahiptir. Bu bölgelerdeki insanların Eskişehir’e
gelebilmeleri içinse Eskişehir’in yaşam kalitesinde iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu açıktır.
Tablo 9: Nitelikli personel bulmakta karşılaşılan sorunların derecesi (firma sayısı)
42
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Değer zincirinin en kritik aşamalarından biri olan üretim aşamasındaki yetkinliklerin en temel
belirleyicisi insan kaynağının niteliğidir. Altı firma çalışanlarının niteliklerini iyileştirmeye yönelik,
sistematik olmamakla beraber, iş başı eğitim haricinde eğitim programları uyguladıklarını belirtirken üç
firma çalışanlarına iş güvenliği gibi mecburi eğitimler hariç eğitim vermemektedir. Üç firma ise
çalışanlarına hiçbir eğitim vermemektedir. Hiçbir firmada görevden göreve değişen tanımlı bir eğitim
programı yoktur. Çalışanlarının niteliklerini iyileştirmeye daha fazla kaynak ayıran firmaların
çalışanlarının niteliklerinden daha fazla memnun olmaması, verilen eğitimlerin etkilerinin istenen
seviyede olmadığına işaret etmektedir. Çalışan temelli verimlilik ölçümü, genel olarak öznel gözlemlere
dayalı olarak uygulanmakta, sadece bir firma tarafından sistematik bir şekilde uygulanmaktadır.
Ürünün doğru bir biçimde fiyatlandırılabilmesi için, üretim maliyetlerinin ürün bazında takibi
son derece kritik önemdedir. Ancak, Eskişehir’deki firmalarda dikkat çeken bir eksiklik, maliyet
muhasebesinin genel olarak yapılmamasıdır. Firmalar çalışanlarının verimliliklerini tam olarak
ölçemedikleri için bir ürünü üretmek için ne kadar emek ve parça masrafı yaptıklarını da
bilememektedirler. Bu durum kaynak planlaması yapmayı da zorlaştırmaktadır. Sadece bir firma detaylı
maliyet muhasebesi yaptığını belirtirken üç firma da görece daha az gelişmiş yöntemlerle maliyet
muhasebesi yapmakta olduğunu belirtmiştir. Firmaların çoğu, ürün fiyatı belirlerken herhangi bir
yönteme başvurmadığını belirtmiş, karar alırken piyasa koşulları ve önceki satışlara baktıklarını
söylemiştir.
Firmaların sadece yarısı üretim ve ihracata dönük hedefler belirlediklerini bildirmişlerdir. Hedef
koyamayan firmalar, genel olarak tamamen sipariş bazlı üretim yaptıklarını ve hedef belirleme sürecinde
temel zorluklarının siparişlerin ne yönde değişeceğini tahmin edememek olduğunu belirtmiştir. Bununla
birlikte, hedef koyan firmalardan sadece bir tanesi bu hedefleri detaylı çalışma yaparak belirlemektedir.
Kalan firmalarda yılsonlarında bir sonraki yıla yönelik hedefler belirlenmekle birlikte söz konusu
hedeflerin ne ölçüde gerçekçi olduğu bilinmemektedir. Belirlenen hedeflerden yüksek miktarda
sapmaların olduğu şirket yetkilileri tarafından dile getirilmiştir. Hedeflerini detaylı bir şekilde belirleyip
takip eden iki şirket hariç yıllık hedefler, çoğunlukla şirketin ana ortaklarının temennilerinden meydana
gelmektedir ve şirketin farklı birimleri arasında koordinasyonun sağlanarak hedef belirlenmesi gibi bir
durum söz konusu değildir. Buna ek olarak, belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı takip edilmemekte
ve çeyreklik ya da yarıyıllık değerlendirmeler yapılmamaktadır. Bu çerçevede değerlendirildiğinde,
hedef belirlediğini belirten firmaların bir kısmında aslında gerçek anlamda tutarlı ve ayakları yere basan
hedeflerin belirlenmediğini söylemek mümkündür.
43
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Tablo 10: Değer zincirinin üretim aşamasında firmaların değerlendirilmesi
44
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Satış, Pazarlama ve Servis
Makine sektörü, ticaretin küresel boyutta yapılabildiği, mesafelerin ihracata önemli engel teşkil
etmediği bir sektördür. Sektörün, yüksek katma değerli ve siparişe dayalı yapısı nedeniyle lojistiğe
olan bağımlılığı tekstil, demir-çelik gibi sektörlere nazaran daha düşüktür. Kalite fiyat dengesini
tutturabilen makine üreticilerinin, satış, pazarlama ve servis kapasitelerini geliştirebilmeleri durumunda,
dünyanın her yerine satış yapabilmeleri mümkündür. Makine sektöründe pazar bilgisi, dil kabiliyetleri,
tanıtım gibi faktörlere ilaveten müşteri sadakati ve kalite algısı da çok önemlidir. Makine sektöründeki
alıcılar üretim sürecini aksatmayacak dayanıklı, güvenilir ve bilinen marka makinelerin daha fazla para
harcamaya değer olduğunu düşünmektedir. Bu bağlamda satış sonrası servis de müşterilerin kararlarını
etkilemektedir.
Eskişehir’de yer alan firmaların satış ve pazarlama kapasiteleri genel olarak kısıtlıdır. Firmalar
içindeki bir azınlık satış ve pazarlama alanında belli bir kapasiteye ulaşmıştır. Projede yer alan
firmalardan sadece üçünde ayrı bir satış ve pazarlama birimi bulunmaktadır. Diğer firmaların beşinde
satış ve pazarlama işlemleri genel müdür ya da firma sahibinin bizatihi kendisi tarafından
gerçekleştirilmektedir. Kalan dört firma, herhangi bir pazarlama faaliyetinde bulunmamaktadır. Hiçbir
şirket pazar araştırması yapmamakta ve/ya bunun için bir danışmanla çalışmamaktadır. Bir firmada satış
ve pazarlama elemanlarının yabancı dil seviyesi çok dilde iyi düzeydeyken, yedi firma çalışanlarının
45
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
yabancıl dil seviyelerinin yeterli olduğunu belirtmiştir. Bir firmada yabancı dil kabiliyeti düşük olup, üç
firmada ise yabancı dil bilen personel bulunmamaktadır. Bütün firmalar satış sonrası destek vermektedir.
Firmalar servis için teknik personellerini göndermektedir. Bir firma yurt dışındaki bayiler aracılığıyla
servis vermektedir.
Satış ve pazarlama anlamında kuvvetli olan firmaların ihracat performansı da istikrarlıdır.
Eskişehir’den projeye dâhil olan firmaların çoğunluğu istikrarlı bir ihracat performansına sahip değildir.
Bu firmaların ihracatta karşılaştıkları sorunlardan en önemlisi, bu alandaki kapasitelerinin zayıf
olmasıdır. Bu firmaların pazarlama departmanı örgütlemesi, pazarlama elemanlarını eğitmesi ve yabancı
dil kapasitelerini geliştirmesi, ihracat kapasitesini arttırmaları açısından faydalı olacaktır. İhracat
kapasitesi görece yüksek olan firmaların karşılaştığı bir sorun ise rekabet ettikleri Almanya, İtalya gibi
ülkelerdeki üreticilerin, daha iyi koşullarda ihracat kredisi veya garantisi alabilmesi, bu sebeple
müşterilerin fiyatı daha pahalı olsa bile onları tercih etmesidir.
Tablo 11: Satış, Pazarlama ve Servis Değerlendirmesi
46
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
47
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
UR-GE YOL HARİTASI
Bu çalışmada, projede yer alan Eskişehir firmalarının rekabet güçlerinin artmasının önünde engel
oluşturan unsurlar tespit edilmiştir. Söz konusu unsurların tespitinde bütüncül bir yaklaşım
benimsenerek, firmaların bulundukları ilin durumu, faaliyet gösterdikleri alt sektörde öncü olan ülkelerle
Türkiye’nin karşılaştırmalı rekabet gücü ve firmaların yönetim yapıları incelenmiştir. Eskişehir’in ya da
daha genel anlamda Türkiye’nin sosyoekonomik yapısından kaynaklanan aksaklıkların çözümü için
önerilerin geliştirilmesi bu projenin kapsamı dışındadır. İhtiyaç analizinde, firmaların yapısından
kaynaklanan aksaklıkların UR-GE kapsamında sağlanacak desteklerle giderilmesi hedeflenmektedir.
İhtiyaç analizinde dile getirilen aksaklıklar ve bu aksaklıkları gidermek için gerçekleştirilmesi önerilen
eylemler aşağıda sıralanmaktadır14.
Bundan sonraki üç yıl boyunca, T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirecek faaliyetlerin
stratejik hedefi, projede yer alan Eskişehir firmalarının yenilikçi veya takipçi KOBİ statüsünden, hızlı
yükselenler kategorisine sıçramalarına katkı sunacak şekilde tasarlanmalıdır. Bundan sonraki süreçte
gerçekleştirilecek faaliyetler ESO tarafından koordine edilecektir. Değer zinciri çerçevesinde
değerlendirildiğinde yenilikçi veya takipçi KOBİ’ler ve hızlı yükselen işletmeler arasındaki temel
farklılığın Ar-Ge ve ürün geliştirme, üretim ve satış ve pazarlama aşamalarında ortaya çıktığı
bilinmektedir. Projeye Eskişehir’den dahil olan firmaların da Ar-Ge, üretim ve satış ve pazarlama
aşamalarında önemli eksiklikleri olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu eksikliklerin giderilmesine katkı
sunacak faaliyetler Şekil 13’te yer almaktadır.
14
6 Haziran 2014 tarihinde projede yer alan firmaların, ESO’nun, Ekonomi Bakanlığı’nın ve TEPAV’ın temsilcilerinin
katılımıyla ESO’da, ihtiyaç analizi sonuçlarının tartışıldığı bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu toplantıda proje
kapsamında bundan sonraki üç yıl boyunca yapılacak eylemler kararlaştırılmıştır.
48
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Şekil 13: UR-GE Faaliyetleri
Eğitim
ESO tarafından, ihtiyaç analizi yapılan firmaların katılımıyla düzenlenecek eğitim programı giderlerinin
yüzde 75’e kadarı T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından UR-GE Tebliğ’i kapsamında karşılanacaktır.
İhtiyaç analizi yapılan firmaların dört temel alanda eğitime ihtiyaçları bulunmaktadır.

Firmaların üretim sürecinde ihtiyaç duydukları en önemli nitelikli ara elemanlar kaynakçılardır.
Çoğu firma, tecrübeli ve eğitimli kaynakçı bulmakta zorlanmakta, eğitim kurumlarından yeni
mezun olmuş kaynakçılardan şirket içi eğitim olmadan yeterince yararlanamamaktadır. Bu
sebeple üretimde çalışanlara endüksiyon kaynak eğitimi verilmesinin gerekli olduğuna karar
verilmiştir.

Eskişehir’den projeye katılan firmaların çoğu aile şirketi olup, önemli finansal kararlar şirket
yöneticisi tarafından alınmaktadır. Bu konuda resmi eğitimi olmayan yöneticilerin kararlarını
daha sağlıklı alabilmeleri için finansal tablo okuma eğitimine ihtiyacı bulunmaktadır.Yine aynı
sebepten dolayı çok tercih edilen bir eğitim, aile şirketlerinde kurumsallaşma konusundadır.

İhtiyaç analizinde de sıklıkla altı çizildiği gibi firmaların fiyatlandırma konusuna önem vermeleri
gerekmektedir. Maliyet muhasebesinin nasıl yapılacağı, firmadan firmaya farklılaşabilir.
Verimlilik ölçümü olmadan doğru fiyatlama ve performansa dayalı ücretlendirme yapmak
49
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
mümkün değildir. Verimlilik ölçümünün nasıl yapılacağı konusunda yetkin bir şirketten eğitim
alınması önerilmektedir.

Firmaların önemli bir bölümünde, dış ticaret operasyonları ve mevzuatı konuşunda eksiklikler
tespit edilmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi için firmaların dış ticaretten sorumlu mensupları
için bir eğitim programı düzenlenmesi uygun olacaktır. Bu program kapsamında dış ticarete
genel bir girişe ilaveten müzakere, sözleşme hazırlama, fiyatlandırma ve ödeme yöntemleri
konusunda eğitim verilmesi faydalı olacaktır.

Sertifikasyon, ihracatın en önemli gereksinimlerindir. Avrupa, ABD gibi önemli müşteriler,
ürünlerin pazarlarında satılabilmesi için üreticilerden belirli standartlara uyduklarını gösteren
genel veya sektörel sertifikalar talep etmektedir. Örneğin, Eskişehir’de yer alan firmaların aktif
olduğu sektörlerdeki en önemli pazarlar arasında bulunan ABD’de makineler için UL ve ANSI
sertifikaları istenmekteyken, AB pazarı için EC sertifikasına ihtiyaç vardır. Bir ürün için ilk defa
sertifika alması gereken KOBİ’ler için bu tür sertifikaların alınmasının zamansal ve parasal
maliyetleri bulunmaktadır. Bu amaçla en önemli sertifikasyonlar için hazırlık ve başvuru
sürecine dair eğitim almaları, özellikle ihracata yeni başlayan firmalar için faydalı olacaktır.

Projeye katılan Eskişehirli firmaların şikayet ettikleri bir konu, ithal edilen ürünleri aynı kalitede
üretmelerine ve hatta ihraç etmelerine rağmen zayıf marka algıları nedeniyle iç piyasada
satmakta zorlanmakta olduklarıdır. Firmalar, öncelikli olarak marka yaratma, ardından marka
yönetimi ve tescili, isim belirleme ve bilinirliği arttırma gibi alanlarda eğitim hizmeti almalıdır.
Danışmanlık
ESO tarafından, ihtiyaç analizi yapılan firmaların toplu danışmanlık hizmeti giderlerinin yüzde 75’e
kadarı T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından UR-GE Tebliğ’i kapsamında karşılanacaktır. İhtiyaç analizi
yapılan firmaların beş temel alanda danışmanlık hizmetine ihtiyaçları bulunmaktadır.
50

Eskişehir’deki en önemli endüstrilerden biri havacılık sanayidir. İlde AR-GE, üretim ve
pazarlama açısından oldukça gelişmiş havacılık yan sanayi firmaları bulunmaktadır. Bu firmalar
Airbus ve Boeing gibi dünya havacılık-uzay ve savunma devlerine önemli miktarda ürün tedarik
etmekte olup, tedarik ve alım süreçlerini oldukça geliştirmişlerdir. Projeye dâhil olan firmaların
makine sektörü ile yakından ilişkisi olan bu havacılık firmalarına tedarikçi olarak
eklemlenebilmeleri, kendi üretim süreçlerini de dönüştürmeye yardımcı olacaktır. Mevcut
durumda sadece bir firma havacılık sektörüne tedarikçilik yaptığını belirtmiştir. Bu sebeple,
özellikle metal işleme alanında çalışan firmalara bu alanda verilecek bir danışmanlık hizmeti
faydalı olacaktır.

Makine sektörü yalın üretim tekniklerinin kullanılabileceği bir sektördür. Firmaların aynı
miktarda girdi ile en yüksek miktarda üretim yapmasını sağlaması firma karlılığının anahtarıdır.
Firma yöneticilerinin tek başlarına girdi/çıktı optimizasyonu yapabilmeleri çoğu zaman
mümkün olamamaktadır. Dışarıdan bir gözün firmanın üretim yapısını derinlemesine incelemesi
ve çıktı miktarını değiştirmeden, girdi kullanımında tasarruf gidilmesi için öneriler geliştirmesi
yararlı olacaktır. Örneğin, firmalara öncelikle yalın yönetim perspektifinden bir değerlendirme
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
yapılıp, pazarlamadan üretime bütün süreçler değerlendirilebilir. Ardından değer zinciri
yönetimi, liderlik, muhasebe yönetimi gibi tespit edilecek alanlarda danışmanlık hizmetleri
alınabilir.

Firmaların hangi pazarları hedeflemeleri gerektiği ve bu pazarlarda hangi tür müşterilerle ne
şekilde iletişim kurmaları gerektiği konusunda bir pazar araştırması ve ticari istihbarat
danışmanlığı hizmeti almaları firmaların ihracat performanslarının iyileştirilmesi için gereklidir.
Öncelikli pazar ve müşterilerin belirlenmesinin ardından yurt dışı pazarlama organizasyonlarının
düzenlenmesi yerinde olacaktır.

Firmaların uluslar arası rekabet gücünün arttırılmasının en temel koşullarından biri AR-GE
kapasitelerinin güçlendirilmesidir. Bu amaçla AR-GE planlaması ve yönetimi konusunda
alınacak danışmanlık hizmetler faydalı olacaktır.

Gerek kurumsallaşmayla alakalı olarak, gerek de ihracatın finansmanını sağlamak için firmaların
finansal sistem ve nakit yönetimi danışmanlığı almalarında fayda bulunmaktadır.

Firmalar, alacakları genel sertifikasyon eğitimine ek olarak daha az talep edilen sertifikalar için
bireysel danışmanlık ihtiyacı duymaktadır.

Günümüzde internet, şirketler için müşteri bulma ve müşteriyle iletişimde en önemli kanal haline
gelmiştir. Eskişehir’de yer alan firmaların bir ortak özelliği, hepsinin internet sitelerinin
iyileştirilebilecek yanları olmasıdır. Web siteleri gerek kullanışlılık ve estetik açıdan, gerek
ürünlere dair çok dilli bilgi içeriği açısından bazı iyileştirmelere ihtiyaç duymaktadır. Firmaların
kendilerini müşterilerine daha iyi tanıtabilmeleri ve bir marka haline gelebilmeleri için çevrimiçi
iletişim stratejilerini oluşturmaları gerekmektedir. Eskişehir’deki firmalar, web sitesi tasarımı,
sosyal medya yönetimi ve e-ticaret alanındaki yetilerini geliştirdikleri takdirde daha yurt
dışındaki rakiplerine karşı daha rekabetçi bir konuma gelecektir.
Yurt dışına açılma
ESO’nun ihtiyaç analizi yapılan firmaların katılımıyla düzenleyeceği yurt dışı pazarlama ve alım heyeti
programları T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından UR-GE Tebliğ’i kapsamında desteklenecektir. Her bir
programın üst limiti 150 bin ABD doları olacak şekilde yüzde 75’i bakanlık tarafından
desteklenmektedir.

Eskişehir’den projeye dâhil olan 12 firma, 7 farklı makine alt sektöründe faaliyet göstermektedir.
Bu nedenle firmaların tümünün bir arada, aynı fuara katılması mümkün değildir. Yurt dışı fuar
katılım desteklerinden faydalanmak içinse firmaların bir arada hareket etmeleri zorunludur. Bu
nedenle Eskişehir’deki firmaların, aynı fuara, bakanlık destekleriyle katılmaları mümkün
değildir. Bu sorunu ortadan kaldırmak için Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi
Projesi’nin yürütülmekte olduğu 7 ildeki firmaların alt sektörler itibariyle gruplandırılması ve
aynı alt sektördeki firmaların, bu firmalar farklı illerde olsalar dahi, bir arada fuara katılmalarının
mümkün kılınması düşünülmektedir.
51
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
52

Eskişehir’den projeye dâhil olan firmaların aynı fuara katılmaları mümkün olmasa da, yurt dışı
pazarları ziyaret etmeleri mümkündür. Firmaların tümü için önem arz eden pazarlardan bir veya
birkaçına gerçekleştirilecek bir seyahat ile firmaların yeni müşterilere erişimleri sağlanabilir.
Ticaret verileri göstermektedir ki firmaların faaliyet gösterdiği 7 alt sektörün tamamında ABD ve
Çin en önemli pazarlardır. Firmalar, bu iki pazara araştırma gezisi düzenlemelidir. Çin ve ABD,
gerek piyasa koşulları, gerek iş yapma biçimleri açısından Türkiye’den ve firmaların ihracat
yaptığı Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinden önemli farklılıklar göstermektedir. Bu sebeple bu
tip bir organizasyonun bahsi geçen pazarda deneyimli ve geniş bir ağa sahip bir danışman ya da
danışmanlık şirketi ile birlikte gerçekleştirilmesinde fayda bulunmaktadır. Bu şirket, Eskişehirli
firmaları potansiyel müşterilerle bir araya getirmeli, bu iki ülkede iş yapmanın koşul ve
yöntemlerini firmalara öğretmelidir.

Tespit edilen ülkelerdeki pazar gezilerinin gerçekleştirilmesinin ardından da bu ülkelerde
sağlanan bağlantılar neticesinde Eskişehir’e ziyarete gelecek olan alım heyetlerinin proje
kapsamında desteklenmesi faydalı olacaktır.
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Tablo 12: Eskişehir’de yer alan firmaların sektörlerindeki önemli fuarlar
GTIP Sektör Adı
İlgili Firma
İlgili Fuar
Fuar Yeri
Fuar
Tarihleri
8428
Kaldırma, istifleme,
yükleme, boşaltma
makine ve cihazları
MAKEL MAKİNA
DREMA-International
Trade Fair of Machines
and Tools for Wood and
Furniture Industries
Poznan, Polonya
16-19 Eylül
8457
Metal işlemeye mahsus
işleme merkezleri,
istasyonlu tezgâhlar
ETASİS MAKİNA
Asia's Sheet Metal
Fabrication Technology
Exhibition
Tayland/Bangkok
13-16
Mayıs
8458
Metallerin işlenmesine
mahsus torna tezgâhları
ETASİS MAKİNA
IMPE CHINA-China
International Metals
Processing Technology
and Equipment
Exhibition
Tianjin, Çin, PR
21-24
Ağustos
8474
Toprak, taş, metal
cevheri vb. ayıklama,
eleme vb. için
makineler
AKAR MAKİNA
The Big 5 Construct
India-International
Building and
Construction Show
Mumbai,
Hindistan
11-13 Eylül
8477
Kauçuk, plastik eşya
imal ve işleme makine
ve cihazları
AKAR MAKİNA,
ÇETİN DÖKÜM
MAKİNA
Sri Lanka PlastInternational Plastics
Exhibition
Colombo, Sri
Lanka
14-16
Ağustos
Plastic & Rubber-Trade
Exhibition
Kazan, Rusya
03-05 Eylül
8479
Kendine özgü
fonksiyonlu makine ve
cihazlar
MAKEL MAKİNA
IMPE CHINA-China
International Metals
Processing Technology
and Equipment
Exhibition
Tianjin, Çin, PR
21-24
Ağustos
8480
Metal dökümü için
kasalar, plakalar, kalıp
modelleri
ÇETİN DÖKÜM
MAKİNA
CHINA DIECASTINGChina International
Diecasting Congress
and Exhibition
Shanghai, Çin, PR
22-24
Temmuz
ANKIROS-International
Iron-Steel and Foundry
Technology, Machinery
and Products Trade Fair
İstanbul, Türkiye
11-13 Eylül
53
Tablo 13: UR-GE yol haritası takvimi ve temsili maliyetler
2014
Faaliyet
2015
2016
2017
8 9 10 11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 1 2 3 4 5 6 7 8
Maliyet ($)
Eğitim
Endüksiyon kaynak
60.000
Kurumsallaşma/Finansal Tablo Okuma
30.000
Markalaşma
10.000
Maliyet muhasebesi
30.000
Dış Ticaret
30.000
Sertifikasyon
30.000
Toplam
190.000
Danışmanlık
MTM/Yalın üretim
120.000
Yerel havacılık Sanayi ile Entegrasyon
50.000
Pazar Araştırması ve Ticari İstihbarat
60.000
AR-GE
60.000
Nakit yönetimi
60.000
Sertifikasyonlar (ABD ve Çin)
120.000
Web danışmanlığı
30.000
Toplam
500.000
ABD ve Çin Pazar Gezilerinin Düzenlenmesi
100.000
Alım Heyetlerinin Davet Edilmesi
150.000
Yurt dışına Açılma
Toplam
Genel Toplam
250.000
940.000
SONUÇ
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin
öncülüğünde yürütülmekte ve T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi
Tebliğ’i kapsamında desteklenmektedir. Projenin danışman kuruluşu TEPAV’dır. Projenin
gerçekleştirildiği illerdeki Sanayi veya Sanayi ve Ticaret Odaları, projede, yararlanıcı kuruluş olarak yer
almaktadırlar.
Projenin amacı, Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerini yakalamasında kritik bir rolü bulunan makine
sektörünün yoğunlaştığı 7 ilde, her bir ilde faaliyet gösteren en az 10 makine üreticisinin rekabet
gücünün mevcut düzeyini analiz etmek ve bu firmaların rekabet güçlerinin geliştirilmesinin önündeki
engelleri tespit etmektir. Yapılan incelemeler neticesinde her bir il için, o ilden projeye dahil olan
firmaların rekabet gücü ihtiyaç analizi hazırlanacaktır. İl raporları, T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın, URGE
Tebliğ’i kapsamında, projede yer alan firmalara vereceği destekler konusunda, Bakanlığa yol gösterici
olacaktır.
Projenin Eskişehir’de yürütülen aşamasının sonuçlarını içeren bu raporda, Eskişehir ‘de faaliyet gösteren
12 makine üreticisi firmanın mevcut rekabet gücü düzeyi analiz edilmekte ve bu firmaların rekabet
güçlerini geliştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları unsurlar tespit edilmektedir. Projede yer alan firmalar,
TEPAV proje ekibi tarafından gerçekleştirilen ihtiyaç analizi doğrultusunda, T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın
URGE Tebliğ’i kapsamında destekleneceklerdir.
Eskişehir’deki 12 makine üreticisinin TEPAV tarafından yapılan ihtiyaç analizi neticesinde firmaların
değer zincirinin halkalarındaki aksaklıklar tespit edilmiştir. Söz konusu eksikliklerin giderilmesi
durumunda firmaların yenilikçi veya takipçi KOBİ statüsünden hızlı yükselenler kategorisine
ulaşabilecekleri değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmada, firmaların eksikliklerinin giderilebilmesi için
bundan sonraki 3 yılda gerçekleştirilmesi önerilen bir takım aktiviteler tasarlanmıştır. Bu aktiviteler,
ihtiyaç analizi sonuçları doğrultusunda, 12 firmanın temsilcilerinin katılımıyla, 6 Haziran 2014’te
Eskişehir Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda netleştirilmiştir.
Önümüzdeki 3 yıl boyunca gerçekleştirilecek aktivitelerin organizasyonu ESO tarafından yapılacaktır.
ESO’nun bu süreçte firmalarla yakın işbirliği içerisinde olmasında fayda bulunmaktadır. T.C. Ekonomi
Bakanlığı’nın destekleriyle, ESO organizasyonunda, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek
faaliyetlerin, firmaların bu raporda altı çizilen eksikliklerinin giderilmesine katkı sunmasını temenni
ediyoruz.
55
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
EK-1: SEKTÖREL TİCARET ANALİZLERİ
Ek 1.1
EK
1.1: Kaldırma, istifleme, yükleme,
boşaltma makine ve cihazları
Sektörün dünya toplam ticaret hacmi 2009 yılında yaklaşık yüzde 27 değer
kaybetmiş ancak izleyen yıllarda ılımlı bir şekilde toparlanmaya başlamıştır.
Henüz küresel kriz öncesi seviyesini aşamamış olsa da önemli ölçüde
yakınsamış ve 24,3 milyar dolarlık hacme ulaşmıştır.
24.797
23.489
24.335
20.249
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
56
18.130
18.667
2009
2010
2011
2012
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Sektörün en büyük ihracatçıları Almanya ve Çin’dir. Sektördeki toplam
ihracatın üçte biri bu iki ülke tarafından gerçekleştirilmektedir. Çin, aynı
zamanda 2007-2012 döneminde ihracatı en hızlı artan ülke olmuştur. Çin,
ithalatta da önemli bir aktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu
dönemde ithalatını en hızlı artıran ülke, yüzde 36’lık büyüme hızını yakalayan
Brezilya olmuştur.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları)
Almanya
2007-2012
CAGR (%)
3
ABD
18
Çin
7
Rusya
4.362
Çin
3.505
ABD
1.857
Italya
1.615
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları)
0,1
Almanya
2007-2012
CAGR (%)
1
2.837
2.577
14
8
1.593
-0,2
895
Japonya
1.243
-2
Avusturalya
804
9
Hollanda
1.180
9
Kanada
787
5
Avusturya
1.079
1,7
Brezilya
753
36
Birleşik Krallıklar
688
-1
Fransa
652
-2
Meksika
633
4,6
Fransa
915
-11
Kanada
885
2
Ispanya
798
8
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Not: CAGR hesaplanma yöntemi
Dünyanın en büyük ihracatçısı olan Almanya’nın ana ihracat partnerleri
Kanada ve Meksika’dır. Çin, ise ağırlıklı olarak Hindistan ve Avustralya’ya
ihracat yapmakla birlikte ihracatını çeşitlendirebildiği ve tek bir bölge veya
ülkeye odaklanmadığı görülmektedir.
En büyük 10 İhracatçı (2012, milyon ABD doları)
Almanya
4.362
Çin
3.505
ABD
1.857
İtalya
1.615
1
2
3
4
5
Kanada
(32)
Meksika
(14)
Brezilya
(4)
Çin
(4)
Avustralya
(3)
Hindistan
(10)
Avustralya
(6)
Endonezya
(5)
Rusya
(4)
Malezya
(4)
Kanada
(32)
Meksika
(14)
Brezilya
(4)
Çin
(4)
Avustralya
(3)
Fransa
(12)
Almanya
(8) )
Birleşik Krallıklar
(5)
ABD
(5)
İspanya
(5)
Japonya
1.243
Çin
(29)
ABD
(15)
Tayland
(12)
Kore
(6)
Endonezya
(5)
Hollanda
1.180
Almanya
(18)
Birleşik Krallıklar
(13)
ABD
(7)
Belçika
(7)
Fransa
(7)
Almanya
(23)
Rusya
(10)
İsviçre
(6)
Birleşik Krallıklar
(6)
Polanya
(4)
Avusturya
1.079
Fransa
915
Almanya
(14)
Rusya
(10)
Birleşik Krallıklar
(7)
Hollanda
(4)
İsviçre
(4)
Kanada
885
ABD
(78)
Hollanda
(3)
Rusya
(2)
Brezilya
(2)
Avustralya
(1)
Fransa
(8)
Morokko
(7)
Suudi Arabistan
(5)
Hollanda
(4)
Portekiz
(4)
İspanya
798
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
57
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Dünyanın en büyük ithalatçısı konumunda olan ABD, sektördeki talebinin
yüzde 45’ini komşu ülkelerden karşılamaktadır. İthalatta yüksek bir büyüme
hızı yakalayan Brezilya’nın ana ithalat partneri Çin’dir. Çin, diğer ülkeler için
de önemli bir pazar olsa da Almanya’nın sektörün büyük ithalatçılarının
pazarlarındaki payının çok daha büyük olduğu görülmektedir.
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları)
1
2.837 Kanada
(23)
ABD
Çin
2.577
Rusya
1.593
Almanya
895
2
3
4
5
Meksika
(22)
Japonya
(14)
Almanya
(10)
Çin
(6)
Almanya
(29)
Japonya
(23)
Kore
(13)
Diğer Asya ülkeleri
(8)
ABD
(6)
Almanya
(24)
Çin
(8)
Fransa
(8)
Avusturya
(8)
İtalya
(7)
İsviçre
(13)
Hollanda
(12)
İtalya
(10)
Fransa
(10)
Avusturya
(8)
Avusturalya
804
Çin
(28)
ABD
(21)
Almanya
(10)
Yeni Zelanda
(7)
İtalya
(6)
Kanada
787
ABD
(66)
Almanya
(7)
Japonya
(5)
Çin
(5)
Meksika
(4)
Brezilya
753
Çin
(25)
Almanya
(15)
İtalya
(11)
Kore
(10)
ABD
(8)
Birleşik Krallıklar
688
Hollanda
(17)
Almanya
(14)
İtalya
(10)
ABD
(8)
Kanada
(6)
Fransa
652
Almanya
(19)
İtalya
(13)
Finlandiya
(10)
İspanya
(8)
ABD
(7)
Meksika
633
ABD
(42)
Almanya
(12)
Çin
(8)
Kanada
(6)
İspanya
(6)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Gelişmiş ülkelerin bir çoğunun sektördeki küresel varlığı gerilerken, Çin’in
hızlı bir yükseliş içinde olduğu ve giderek sektörün en önemli oyuncusu olan
Almanya’ya yakınsadığı görülmektedir. İhracat hacimleri daha küçük
olmakla birlikte ABD ve Hollanda’nın pazar paylarındaki artış da önemli
seviyelerdedir.
22
20
Dünya Pazar Payı (%), 2012
18
Almanya
16
Çin
14
12
10
8
ABD
Italya
6
Japonya
4
Hollanda
Fransa
2
Kanada
Avusturya
Ispanya
0
-15
-10
-5
0
5
10
15
20
25
2007-2012 İhracat Pazar Payı Kümülatif Artış Hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
58
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti artmaktadır. Ancak 2010 yılından sonra
gerçekleşen yüzde 90’lık artışa rağmen sektörün ihracatı henüz 140 milyon
dolar seviyesinde olup, ithalatın belirgin bir biçimde altındadır. Bu durum,
sektörün dış ticaret açığı vermeye devam ettiği anlamına gelmektedir.
472
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
395
352
331
296
267
ihracat
ithalat
91
74
140
118
77
74
Türkiye’nin toplam
makine dış ticareti
içindeki payı (%)
2007
2008
2009
2010
İhracat
0,9
1,0
1,0
0,8
2011
2012
1,1
1,2
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye, sektördeki ihracatının yaklaşık beşte birini dünyanın en büyük
ithalatçılarına yapmaktadır. Ancak ihracatın geri kalanında küçük pazarların
öne çıktığı görülmektedir. İthalatının yüzde 70’ten fazlasını ise Çin ve Avrupa
ülkelerinden gerçekleştirmektedir.
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
Rusya
ihracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
16
11
Çin
ABD
11
8
Almanya
Irak
11
8
İtalya
Fas
9
Azerbaycan
7
Cezayir
6
Meksika
5
6
4,9
96
88
Güney Kore
36
İspanya
27
22
20
18
5,8
3
ABD
14
2,8
3,7
Hollanda
13
2,7
Fransa
13
2,6
13
2,6
13
1,7
4
3
Bulgaristan
4
3
3
108
4,6
İran
Kazakistan
ithalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
2,4
Çek Cumhuriyeti
Avusturya
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK TEPAV Hesaplamaları
59
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Ek 1.2
Ek
1.5: Metal işlemeye mahsus işleme
merkezleri, istasyonlu tezgahlar
Sektörün dünya toplam ihracatı 2009 yılından bu yana hızlı bir şekilde
artmaktadır. 2009 yılında 5 milyar dolar civarında olan toplam ihracat, son
dört yılda 2,5 katına çıkarak 12,3 milyar dolara ulaşmıştır.
12.264
10.249
8.455
7.133
6.560
5.057
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
60
2009
2010
2011
2012
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Sektörün dünya ticaretinde gelişmiş ülkelerdeki üreticilerin baskın olduğu
görülmektedir. Küresel liderler özellikle Japonya ve Almanya’da
bulunmaktadır. 2012 yılı toplam ihracatının yüzde 45’ini gerçekleştiren
Japonya, ihracatını hızla artırmakta ve lider konumunu da
sağlamlaştırmaktadır.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları) 2007-2012 CAGR
(%)
Japonya
5.509
Almanya
2.454
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları) 2007-2012 CAGR
(%)
16
Çin
4,4
ABD
26
6.003
8
1.737
ABD
724
10
Almanya
Kore
623
12,7
Hindistan
412
4
İtalya
574
7
Meksika
401
5,9
İsviçre
432
6
Rusya
363
16
Hong Kong
340
Tayland
346
34
Belçika
269
Hong Kong
299
30
Çin
156
20
Belçika
266
-
9
Türkiye
263
4,3
Çek Cumhuriyeti
2,7
-
-0,4
606
143
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Sektörün en büyük ihracatçısı olan Japonya’nın ihracatı, hemen arkasından
gelen Almanya’nın ihracatının iki katından daha fazladır. Bu bağlamda diğer
ülkelerden önemli ölçüde ayrışan Japonya, ihracatının yarısını Çin’e
yapmaktadır. Ancak sektördeki büyük ihracatçıların tamamı birlikte ele
alındığında, sektörde çok geniş bir coğrafyaya hizmet verilebildiği
görülmektedir.
En büyük 10 İhracatçı (2012, milyon ABD doları)
Japonya
5.509
Almanya
2.454
1
2
3
4
5
Çin
(50)
ABD
(17)
Tayland
(7)
Hindistan
(3)
Kore
(2)
Çin
(39)
ABD
(9)
Avusturya
(4)
Meksika
(4)
Rusya
(4)
ABD
724
Meksika
(19)
Çin
(18)
Kanada
(16)
Belçika
(10)
Hindistan
(5)
Kore
623
Çin
(47)
ABD
(18)
Hindistan
(9)
Almanya
(4)
İtalya
(3)
İtalya
574
ABD
(25)
Çin
(17)
Almanya
(10)
Fransa
(8)
Rusya
(4)
İsviçre
432
Almanya
(28)
Çin
(13)
ABD
(8)
Hong Kong.
(7)
Fransa
(5)
Hong Kong
340
Çin
(99)
Diğer Asya ülkeleri
(0,08)
Tayland
(0,06)
Hindistan
(0,04)
Vietnam
(0,01)
Belçika
269
Almanya
(28)
Fransa
(18)
İtalya
(11)
Birleşik Krallıklar
(7)
Polonya
(6)
Çin
156
Hong Kong
(19)
Almanya
(10)
ABD
(9)
Hindistan
(7)
Japonya
(6)
Çek Cumhuriyeti
143
Rusya
(26)
Almanya
(14)
Polonya
(8)
Slovakya
(8)
Kanada
(4)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
61
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
ABD, Almanya ve Belçika gibi gelişmiş ülkeler dışında sektörün ithalatında
gelişmekte olan ülkelerin öne çıktığı görülmektedir. Türkiye de sektörün en
büyük ithalatçıları arasında yer almaktadır. Çin, 6 milyar dolarlık ithalatı ile
sektörün en büyük ithalatçısıdır. Sektördeki ithalat talebinin karşılanmasında
coğrafi yakınlığın önemi sınırlıdır.
En büyük 10 İthalatçı (2012, milyon ABD doları)
Çin
6.003
ABD
1.737
Almanya
606
1
2
3
4
5
Japonya
(58)
Almanya
(16)
Diğer Asya ülkeleri
(8)
Kore
(5)
ABD
(3)
Japonya
(56)
Almanya
(12)
Diğer Asya ülkeleri
(11)
Kore
(7)
İtalya
(6)
Japonya
(26)
İsviçre
(18)
Birleşmiş Krallıklar
Diğer Asya ülkeleri
(11)
(10)
Hollanda
(8)
Hindistan
412
Japonya
(40)
Almanya
(15)
Kore
(14)
Diğer Asya ülkeleri
(8)
Çin
(4)
Meksika
401
Japonya
(38)
Almanya
(29)
ABD
(15)
Kore
(4)
İtalya
(3)
Rusya
363
Almanya
(22)
Diğer Asya ülkeleri
(15)
Japonya
(13)
Çek Cumhuriyeti
(9)
İtalya
(7)
Tayland
346
Japonya
(73)
Diğer Asya ülkeleri
(18)
Almanya
(2)
Singapur
(2)
ABD
(2)
Hong Kong
299
Japonya
(60)
Kore
(16)
İsviçre
(10)
Diğer Asya ülkeleri
(4)
Hollanda
(3)
Belçika
266
Japonya
(41)
ABD
(26)
Birleşmiş Krallıklar
(15)
Türkiye
263
Diğer Asya ülkeleri
(39)
Almanya
(15)
Japonya
(17)
Almanya Diğer Asya ülkeleri
(5)
(4)
İtalya
(5)
Kore
(3)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Japonya, sektörün küresel lideridir. Sektörde önemli bir paya sahip olmasının
yanı sıra dünya pazar payı da istikrarlı bir şekilde büyümektedir. Sektördeki
diğer önemli aktör Almanya’dır ancak yine de hem ticaret hacmi bakımından
hem de pazar payındaki artış hızı bağlamında Japonya’nın oldukça
gerisindedir. Gelişmekte olan ülkelerin sektördeki önemi ise hayli sınırlıdır.
55
50
Dünya Pazar Payı (%), 2012
45
Japonya
40
35
30
25
20
Almanya
15
10
İtalya
5
ABD
Kore
İsviçre
0
Hong Kong
Çin
Çek Cumhuriyeti
-5
-10
-5
0
5
10
15
20
25
30
35
40
2007-2012 İhracat Pazar Payı Kümülatif Artış Hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
62
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Türkiye’nin sektördeki en büyük ithalatçılar arasında yer almasının da bir
sonucu olarak, ihracatının yok denecek kadar az olduğu görülmektedir.
İthalatın 2009 yılından sonra 4,5 kat artarak 264 milyon dolara ulaşmış
olması, sektördeki dış ticaret açığı sorununun derinleştiğini göstermektedir.
264
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
232
213
212
138
ihracat
ithalat
66
2007
Türkiye’nin toplam
makine ihracatı içindeki
payı (%)
10
6
5
0,6
4
3
4
2008
2009
2010
2011
2012
0,6
0,1
1
0,04
0,04
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye’nin 2012 yılına ilişkin sektör verileri incelendiğinde, 1 milyon doların
üzerinde ihracat yapılan tek ülkenin ABD olduğu görülmektedir. ABD’ye
yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 23’ü kadardır. Türkiye’nin sektördeki
ithalat talebi ise önemli ölçüde Asya ülkelerinden karşılanmaktadır.
ihracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
1
ABD
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
23
Tayvan
ithalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
105
40
İsrail
0
9,2
Almanya
47
17,6
Cezayir
0
6,9
Japonya
45
17
Ukrayna
0
6,7
İtalya
6,7
Güney Kore
0
Özbekistan
15
10
5,6
3,8
Avusturya
0
5,2
İspanya
8
3
Güney Kore
0
4,2
ABD
6
2,2
Fransa
0
3,8
İsviçre
4
1,6
Almanya
0
3,5
Çin
4
1,3
Irak
0
2,4
Polonya
3
1,2
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK TEPAV Hesaplamaları
63
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Ek1.3
1.3: Metallerin
Ek
Metallerinİşlenmesine
işlenmesine
Mahsus Torna
mahsus
torna Tezgahları
tezgahları
Sektörün dünya ticareti küresel krizde yaklaşık yüzde 48 değer kaybetmiştir.
Ancak 2009 yılından sonra kademeli bir şekilde toparlanmaya başlamış ve
yüzde 82 büyüyerek 7,3 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmıştır. Yine de 7,7
milyar dolarlık kriz öncesi seviyenin yakalanması henüz mümkün olmamıştır.
7.717
7.121
6.987
7.294
4.934
3.998
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
64
2009
2010
2011
2012
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Japonya ve Almanya, sektörün en büyük ihracatçılarıdır. Çin ise 2007-2012
dönemindeki yüzde 8,1’lik büyüme hızı ile ihracatını en fazla artıran ülke
olmuştur. Sektöre yönelik ithalat talebinin önemli bir kısmı ABD’den
gelmektedir. İthalat talebi en hızlı artan ülke ise Tayland’dır.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları)
Japonya
2.425
Almanya
1.187
Kore
785
Çin
İtalya
510
425
ABD
317
Belçika
299
İsviçre
198
Avusturya
163
İngiltere
128
2007-2012
CAGR (%)
2007-2012
CAGR (%)
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları)
1,9
ABD
2,3
Çin
1,9
Almanya
8,1
Tayland
-0,3
Rusya
324
18,0
-0,1
Belçika
293
-6,5
-3,9
Meksika
243
-3,9
Hindistan
238
-3,0
Türkiye
228
İngiltere
208
-9,3
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
1.525
7,1
4,2
880
-6,2
603
26,7
508
8,2
11,3
4,3
-4,8
CAGR: İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı
İhracatını en hızlı artıran Çin’in ana ticaret partnerleri Japonya, Almanya ve
ABD’dir. En fazla ihracat yapan Japonya’nın başlıca ticaret partnerlerinin ise
ABD, Tayland ve Çin olduğu görülmektedir. Almanya, sektörün önde gelen
ihracatçıları için önemli bir pazar konumundadır.
Japonya
2.425
1.187
Almanya
Kore
785
Çin
İtalya
510
425
1
2
3
4
5
ABD
(29)
Tayland
(13)
Çin
(11)
Belçika
(6)
Endonezya
(4)
Çin
(23)
ABD
(13)
Rusya
(8)
Fransa
(6)
Avusturya
(4)
ABD
(35)
Çin
(12)
Almanya
(11)
İngiltere
(6)
İtalya
(5)
Japonya
(15)
Almanya
(8)
ABD
(8)
Hollanda
(5)
Endonezya
(5)
Almanya
(22)
ABD
(19)
Çin
(10)
Fransa
(5)
Hindistan
(5)
ABD
317
Kanada
(33)
Meksika
(32)
Çin
(6)
Almanya
(4)
Brezilya
(3)
Belçika
299
Almanya
(29)
Fransa
(18)
İtalya
(11)
İngiltere
(9)
Polonya
(8)
İsviçre
198
Almanya
(21)
Tayland
(11)
Fransa
(10)
Çin
(8)
Rusya
(7)
Avusturya
163
Almanya
(27)
Rusya
(15)
ABD
(11)
Çin
(11)
Brezilya
(9)
İngiltere
128
Belçika
(39)
Fransa
(8)
İsveç
(5)
İtalya
(4)
ABD
(4)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
65
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
İthalatını en fazla artıran Tayland, sektöre yönelik talebini ağırlıklı olarak
komşu bölgelerden karşılamaktadır. Japonya, en büyük ithalatçıların en
önemli tedarikçisi konumundadır. Japonya’dan gerçekleştirilen ithalat,
ABD’nin sektördeki toplam ithalatının yaklaşık yarısıdır.
ABD
1.525
Çin
880
Almanya
603
Tayland
508
1
2
3
4
5
Japonya
(45)
Kore
(19)
Diğer Asya
(13)
Almanya
(9)
İtalya
(5)
Japonya
(31)
Diğer Asya
(23)
Almanya
(18)
Kore
(12)
İtalya
(7)
Japonya
(29)
Kore
(11)
İtalya
(11)
Çin
(7)
Türkiye
(7)
Japonya
(69)
Diğer Asya
(14)
İsviçre
(6)
Çin
(4)
İngiltere
(1)
Rusya
324
Japonya
(18)
Almanya
(15)
Diğer Asya
(10)
Belarus
(10)
Çin
(9)
Belçika
293
Japonya
(60)
İngiltere
(18)
ABD
(9)
Diğer Asya
(3)
Almanya
(3)
Japonya
(33)
ABD
(21)
Almanya
(11)
Kore
(11)
Diğer Asya
(9)
Japonya
(30)
Kore
(15)
Çin
(12)
Almanya
(10)
Diğer Asya
(7)
Diğer Asya
(34)
Kore
(15)
Japonya
(14)
Almanya
(13)
İtalya
(7)
Kore
(29)
Diğer Asya
(13)
Hollanda
(13)
Belçika
(12)
Japonya
(10)
Meksika
243
Hindistan
238
Türkiye
228
İngiltere
208
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Dünya pazarında en büyük paya sahip olan ülke Japonya iken Avrupa
ülkelerinin sektördeki payı giderek azalmaktadır. Çin, henüz çok küçük bir
ihracat hacmine sahip olmakla birlikte, sektördeki hızlı yükselişini
sürdürmektedir.
40
30
25
20
Almanya
15
10
Dünya Pazar Payı (%), 2012
35
Japonya
Kore
İtalya
Çin
Belçika
5
İngiltere
ABD
İsviçre
0
Avusturya
-10
-8
-6
-4
-2
0
2
4
6
8
10
2007-2012 İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
66
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Türkiye’nin sektördeki ihracatı çok düşük bir seviyede seyretmektedir. İthalat
ise 2009 yılından sonra yüzde 150’den fazla artarak 228 milyon dolara
çıkmıştır. Bu durum sektörün kronikleşmiş bir dış ticaret açığı sorunu
olduğunu göstermektedir.
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
228
223
185
166
134
90
ihracat
ithalat
Türkiye’nin toplam
makine dış ticareti
içindeki payı (%)
7
3
2007
İhracat
2008
0,02
6
5
0,04
5
2009
2010
0,04
0,03
4
2011
2012
0,03
0,02
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye’nin sektördeki en büyük ithalat partneri Tayvan’dır; sektörün en
büyük ithalatçısı olan ABD’den yapılan ithalat ise binde 5 düzeyindedir.
Sektördeki ihracatın önemli bir kısmının yakın bölgelere yapıldığı
görülmektedir.
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
İstanbul S.B.
0,6
Irak
0,4
Rusya Federasyonu
Brezilya
İhracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
0,2
0,2
İthalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
79
34,4
15,9
Tayvan
11,5
Güney Kore
33
14,5
6,8
Japonya
32
13,9
5,9
Almanya
29
Cezayir
0,2
4,7
İtalya
Almanya
0,2
4,5
Çin
Azerbaycan
0,2
4,4
Polonya
Türkmenistan
0,2
4,4
Slovakya
5
2,1
Macaristan
0,1
4,0
İstanbul S.B.
3
1,5
Suudi Arabistan
0,1
3,8
Çek Cumhuriyeti
2
1,0
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK TEPAV Hesaplamaları
15
12,6
12
8
6,7
5,1
3,3
Not: CAGR hesaplanma yöntemi
67
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
EkKauçuk,
1.5: Kauçuk,
plastik
eşya
imal
Ek 1.4:
plastik
eşya
imal
işlememakine
makine ve
ve cihazları
veve
işleme
cihazları
Sektörün dünya ticareti küresel krizde yaklaşık yüzde 33 değer kaybederek 15
milyar dolar seviyesine gerilemiştir. Sonraki yıllarda ise kademeli olarak
artmış ve kriz öncesinde gerçekleştirilen ticaret hacminin üzerine
çıkabilmiştir. Sektörün ticaret hacmi 2012 yılı itibariyle 24 milyar dolar
düzeyindedir.
24.184
24.127
2011
2012
22.676
20.759
18.993
15.147
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
68
2009
2010
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
2007-2012 döneminde ihracatı en fazla artan ülke yüzde 14,7’lik büyüme hızı
ile Çin; ithalatı en çok artan ülke ise yüzde 36,4’lük büyüme hızı ile
Endonezya olmuştur. Sektörün en büyük ihracatçısı Almanya olup, hemen
ardından gelen Japonya’nın yaklaşık iki katı kadar ihracat hacmine sahip
olduğu görülmektedir.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları)
Almanya
5.722
Japonya
3.191
Çin
2.866
İtalya
2.181
2007-2012
CAGR (%)
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları)
1,9
Çin
7,0
ABD
3.467
Tayland
1.289
-2,8
Almanya
1.221
6,2
2,2
2.401
14,7
2007-2012
CAGR (%)
21,4
1,2
2,1
ABD
1.609
2,1
Meksika
Avusturya
1.609
3,1
Endonezya
907
36,4
Hindistan
891
20,0
Rusya
831
-1,3
Fransa
992
-4,0
Kanada
954
-0,7
1.020
İsviçre
741
-0,1
Brezilya
669
Kore
663
2,7
Türkiye
596
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
6,6
4,2
CAGR: İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı
İhracatını en hızlı artıran Çin’in ana ticaret partnerleri Tayland, Endonezya
ve Hindistan’dır. En fazla ihracat yapan Almanya’nın ihracatı ise çeşitlenmiş
olup, başlıca ticaret partnerleri Çin, ABD ve Rusya’dır.
Almanya
5.722
Japonya
3.191
Çin
2.866
İtalya
2.181
1
2
3
4
5
Çin
(14)
ABD
(12)
Rusya
(5)
Polonya
(4)
Fransa
(3)
Çin
(26)
Tayland
(20)
ABD
(11)
Kore
(8)
Endonezya
(5)
Tayland
(8)
Endonezya
(7)
Hindistan
(7)
Brezilya
(5)
Japonya
(5)
Almanya
(9)
ABD
(7)
Fransa
(7)
Çin
(6)
Rusya
(6)
ABD
1.609
Kanada
(17)
Meksika
(16)
Çin
(10)
Almanya
(6)
Brezilya
(4)
Avusturya
1.609
Özel kategoriler
(67)
Almanya
(7)
Çin
(3)
ABD
(2)
İsviçre
(2)
Fransa
992
ABD
(15)
Çin
(11)
İspanya
(7)
Meksika
(7)
Brezilya
(6)
Kanada
954
ABD
(51)
Çin
(8)
Meksika
(5)
Lüksemburg
(4)
Almanya
(4)
İsviçre
741
Almanya
(17)
Çin
(12)
ABD
(9)
Fransa
(6)
Avusturya
(5)
Kore
663
Çin
(33)
Endonezya
(12)
Japonya
(7)
Vietnam
(6)
Tayland
(6)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
69
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
İthalatını en fazla artıran Endonezya’nın ana ithalat partnerleri Japonya ve
Çin’dir. En fazla ithalat yapan Çin, ithalat talebinin yaklaşık üçte birini 31’ini
Almanya’dan karşılamaktadır. Türkiye’nin başlıca ithalat partnerleri ise
Avrupa ülkeleri ile Çin ve Japonya’dır.
Çin
3.467
ABD
2.401
1
2
3
4
5
Almanya
(31)
Japonya
(28)
Diğer Asya
(12)
Kore
(7)
İtalya
(6)
Almanya
(25)
Kanada
(19)
Japonya
(16)
Çin
(8)
Avusturya
(7)
Tayland
1.289
Japonya
(50)
Çin
(20)
Diğer Asya
(10)
Almanya
(8)
Kore
(3)
Almanya
1.221
Avusturya
(25)
İsviçre
(12)
İtalya
(10)
Çin
(7)
ABD
(7)
ABD
(21)
Almanya
(21)
Japonya
(11)
İtalya
(10)
Çin
(8)
Meksika
1.020
Endonezya
907
Japonya
(23)
Çin
(20)
Almanya
(14)
Kore
(11)
Diğer Asya
(10)
Hindistan
891
Çin
(20)
Almanya
(17)
Japonya
(12)
Diğer Asya
(9)
ABD
(7)
Rusya
831
Almanya
(28)
Çin
(16)
İtalya
(13)
Avusturya
(8)
İsviçre
(6)
Brezilya
669
Almanya
(21)
Çin
(20)
İtalya
(17)
Avusturya
(9)
ABD
(7)
Türkiye
596
Almanya
(26)
Çin
(25)
İtalya
(14)
Japonya
(6)
Avusturya
(6)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
28 26 24 22 20 18 16 14 12 10
Almanya
Japonya
Çin
ABD
İtalya
8
Dünya Pazar Payı (%), 2012
Dünya pazarında en büyük paya sahip olan ülke Almanya’dır. Almanya’ya
kıyasla henüz küçük bir ihracat hacmine sahip olan Çin, 2007-2012
döneminde hızla büyüyerek dünya pazarından aldığı payı yaklaşık iki katına
çıkarabilmiştir.
Avusturya
6
Kanada
4
Kore
2
Fransa
İsviçre
0
-8
-6
-4
-2
0
2
4
6
8
10
12
14
16
18
20
22
24
26
2007-2012 İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
70
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Türkiye’nin sektörde gerçekleştirdiği ithalat, ihracatın belirgin bir biçimde
üzerindedir. 2012 yılında ithalatta yaşanan yüzde 13’lük daralmaya rağmen,
ihracat seviyesinin çok düşük olması dolayısıyla sektör dış ticaret açığı
vermeye devam etmektedir.
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
692
596
507
487
ihracat
452
315
ithalat
Türkiye’nin toplam
makine dış ticareti
içindeki payı (%)
95
74
2007
2008
0,5
0,5
İhracat
123
103
72
65
2009
2010
0,4
0,4
2011
2012
0,5
0,6
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye’nin sektördeki en büyük ithalat partneri Almanya’dır; sektörün en
büyük ithalatçısı olan Çin’den yapılan ithalat ise yüzde 25 düzeyindedir.
İhracatta Rusya, İran ve Almanya’nın öne çıkan ülkeler arasında olduğu
görülmektedir.
ihracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
Rusya Federasyonu
17
İran
12
Almanya
9
Azerbaycan
8
Irak
7
Bulgaristan
5
G. Afrika Cumhuriyeti
5
ithalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
158
26,5
13,6
Almanya
9,7
Çin
7,1
İtalya
6,2
Japonya
37
6,2
5,6
Avusturya
36
6,0
4,4
Tayvan
3,9
ABD
148
82
31
22
24,8
13,7
5,2
3,6
Kazakistan
4
3,2
Güney Kore
11
1,8
Romanya
3
2,8
Fransa
10
1,7
2,2
İsviçre
9
1,5
Mısır
3
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK TEPAV Hesaplamaları
Not: CAGR hesaplanma yöntemi
71
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Ek 1.8:
1.5: Toprak, taş, metal cevheri vb.
Ek
ayıklama, eleme vb. için makineler
Sektörün dünya toplam ihracatı 2009 yılındaki daralmanın ardında hızla
toparlanmaya başlamışsa da, 2012 yılında hala kriz öncesi seviyesine
ulaşamadığı görülmektedir. Sektörün küresel ticareti 2010 yılı itibariyle 19
milyar dolar seviyesindedir.
21.755
18.755
19.401
16.644
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
72
15.251
15.470
2009
2010
2011
2012
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Çin, 2007-2012 döneminde ihracatını en hızlı artıran ülke olmuştur. Almanya,
şu an için sektörün küresel lideri konumunda olsa da, son 6 yılda ihracatının
kümülatif olarak azaldığı ve Çin’in de hızla büyüdüğü düşünüldüğünde,
Almanya’nın mevcut konumunu koruyamama ihtimalinin yüksek olduğu
görülmektedir.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları) 2007-2012 CAGR En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları) 2007-2012 CAGR
(%)
(%)
Almanya
3.012
Çin
-3,3
Rusya
21
ABD
9,2
Çin
-3,1
Kanada
-1,5
Avusturalya
3,2
Hindistan
613
9
Şili
576
31
567
8,6
2.859
ABD
2.042
İtalya
1.635
İngiltere
1.474
1.891
1.280
7
14
887
19
805
599
Fnlandiya
531
-3,9
İspanya
500
7,2
Suudi Arabistan
G. Afrika
477
12
Meksika
502
Kanada
471
9
Almanya
479
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
-0,8
949
Fransa
14
-2,7
25
CAGR: İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı
İhracatını en hızlı artıran ve sektörün küresel lideri olmaya aday olan Çin’in
ana ihracat pazarları Hindistan, Endonezya ve Avustralya’dır. Almanya ise
dünyanın çeşitli yerlerine ihracat yapabilmektedir.
Almanya
3.012
Çin
2.859
ABD
2.042
İtalya
1.635
İngiltere
Fransa
1.474
599
1
2
3
4
5
Rusya
(18)
Çin
(7)
ABD
(4)
Fransa
(4)
Suudi Arabistan
(4)
Hindistan
(9)
Endonezya
(7)
Avustralya
(5)
Rusya
(5)
ABD
(5)
Kanada
(29)
Meksika
(12)
Çin
(5)
Şili
(5)
Avustralya
(5)
Rusya
(9)
İspanya
(5)
Türkiye
(5)
Cezayir
(5)
Fransa
(5)
ABD
(15)
Avustralya
(11)
Rusya
(8)
Çin
(7)
Almanya
(6)
Çin
(8)
Almanya
(7)
Cezayir
(7)
Kanada
(5)
Belçika
(5)
Fnlandiya
531
Rusya
(32)
Avustralya
(7)
ABD
(6)
Norveç
(5)
İsveç
(4)
İspanya
500
Cezayir
(15)
Çin
(7)
Almanya
(6)
Meksika
(5)
Fas
(5)
G. Afrika
477
Kongo
(14)
Zambia
(11)
Zimbabwe
(10)
Avustralya
(7)
Mozambik
(5)
ABD
(56)
Rusya
(5)
Şili
(4)
Güney Afrika
(3)
Avustralya
(3)
Kanada
471
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
73
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
İthalatı en hızlı artan Şili’de Almanya’nın sektörün dörtte birine hakim
olduğu görülmektedir. En fazla ithalat yapan Rusya’nın ana partneri ise
Almanya’dır. Almanya, diğer büyük ithalatçılar için de önemli bir pazardır.
1
2
3
4
5
Çin
(15)
İtalya
(7)
Finlandiya
(7)
İngiltere
(6)
Kanada
(19)
Çin
(14)
İngiltere
(14)
Almanya
(9)
İtalya
(5)
Almanya
(23)
Japonya
(13)
ABD
(13)
İngiltere
(7)
Fransa
(6)
ABD
(55)
İngiltere
(7)
Çin
(7)
Almanya
(4)
Finlandiya
(4)
Çin
(21)
İngiltere
(18)
ABD
(14)
Almanya
(10)
Finlandiya
(5)
Almanya
1.891
(30)
Rusya
ABD
1.280
Çin
949
Kanada
887
Avusturalya
805
Hindistan
613
Çin
(27)
Almanya
(20)
ABD
(8)
İtalya
(5)
Japonya
(4)
Şili
576
Almanya
(26)
ABD
(18)
Çin
(13)
Bezilya
(7)
İspanya
(5)
Suudi Arabistan
571
Almanya
(23)
Çin
(17)
Kore
(12)
İtalya
(12)
ABD
(10)
Meksika
567
ABD
(36)
Almanya
(13)
Kanada
(8)
Çin
(7)
İtalya
(6)
İngiltere
(13)
İtalya
(10)
İsviçre
(10)
Avusturya
(9)
Fransa
(6)
Almanya
502
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Sektörde en hızlı büyüyen ülke Çin’dir. Çin, sektördeki önemini giderek
belirginleştirmektedir. En büyük ihracatçı olan Almanya ise 2007-2012
arasında yüzde 3 küçülmüştür. İspanya hariç diğer Avrupa ülkelerinin de
sektördeki pazar paylarının azaldığı görülmektedir.
20
18
Çin
14
12
ABD
10
İtalya
8
İngiltere
6
Dünya Pazar Payı (%), 2012
16
Almanya
4
Fransa
2
İspanya
Fnlandiya
G. Afrika
Kanada
0
-8
-6
-4
-2
0
2
4
6
8
10
12
14
16
18
20
22
24
26
2007-2012 İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
74
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Sektördeki ihracat, Türkiye’nin makine sektörünün tamamında
gerçekleştirilen ihracatta önemli bir paya sahiptir. Sektör, 2007 yılında dış
ticaret açığı verirken, 2008 yılından itibaren ihracatın artmaya ve ithalatın
azalmaya başlamasıyla birlikte dış ticaret fazlası vermeye başlamıştır.
İhracat, 2007 yılından sonra yaklaşık yüzde 42 artmış ve 385 milyon dolara
ulaşmıştır. İthalatta ise yüzde 17’lik bir daralma yaşanmıştır.
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
385
381
347 342
342
317
314
272
256
248
238
218
ihracat
ithalat
Türkiye’nin toplam
makine dış ticareti
içindeki payı (%)
2007
İhracat
3,7
2008
2009
2010
2011
4,6
3,3
3,4
4,7
2012
5,2
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye’nin sektördeki en büyük ihracat partneri Rusya’dır; Rusya dünyada
sektörün en büyük ithalatçısıdır. Ancak Rusya’nın 1,8 milyar dolarlık
ithalatından Türkiye’nin aldığı pay son derece düşüktür. Türkiye’nin Rusya
dışında, genellikle küçük pazarlara ihracat yaptığı görülmektedir.
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
53
Rusya
40
Irak
24
Azerbaycan
Cezayir
22
Almanya
21
İran
21
Türkmenistan
ihracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
17
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
ithalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
125
14
Almanya
10
İtalya
6,2
İngiltere
18
5,8
5,7
Çin
17
5,2
5,5
Finlandiya
14
4,2
5,5
Fransa
13
3,4
3,2
ABD
11
2,2
68
40
21
Kazakistan
12
3,0
Avusturya
7
2,0
Suudi Arabistan
12
3,0
İspanya
6
1,6
Tunus
12
2,5
Hollanda
5
1,6
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK TEPAV Hesaplamaları
Not: CAGR hesaplanma yöntemi
75
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Ek
Ek 1.6
1.9: Kendine özgü fonksiyonlu diğer
makine-cihazlar(Boya Makineleri)
Sektörün dünya toplam ihracatı 2009 sonrasında hızla toparlanmış ve 2011
yılında 127 milyar dolar ile tarihsel ortalamanın oldukça üzerine çıkmış olsa
da, 2012 yılında yaklaşık yüzde 36’lık bir daralma yaşayarak 81 milyar
dolara gerilemiş ve böylelikle kriz öncesi seviyenin de altına düşmüştür.
127.377
109.277
91.028
95.200
81.253
69.693
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
76
2009
2010
2011
2012
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Çin, yüzde 12’lik büyüme hızıyla ihracatını en çok artıran ülkedir. Sektörün
en büyük ihracatçısı ise 13 milyar dolarlık ihracatı ile Almanya’dır. Çin,
sektör ithalatında lider konumda olsa da, 2007-2012 döneminde ithalat
talebinin daraldığı görülmektedir. Rusya, bu dönemde ithalatını en hızlı
artıran ülke olmuştur.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları) 2007-2012 CAGR
(%)
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları) 2007-2012 CAGR
(%)
Almanya
13.815
1,5
Çin
Japonya
13.677
-8
Amerika
-10
Kore
ABD
8.888
Kore
5.557
İtalya
5.544
Singapur
4,4
4.029
Çin
3.414
10.662
-1
8.522
-15
4.726
Almanya
-4
-4
4.220
-3
Singapur
1
15
Rusya
2.354
14
12
Japonya
2.327
-13
3.464
Hollanda
2.549
-17
Hollanda
2.166
8
İsviçre
2.227
1,5
Meksika
2.086
0,7
Birleşik Krallıklar
1.752
-1
Fransa
1.868
-3
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
CAGR: İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı
Sektörün en büyük iki ihracatçısı olan Almanya ve Japonya’nın ana ihracat
partnerleri Çin ve ABD’dir. Çin, sektördeki diğer büyük ihracatçılar için de
önemli bir pazar konumundadır.
1
2
3
4
5
ABD
(11)
Rusya
(5)
Fransa
(5)
Avustralya
(3)
Almanya
13.815
Çin
(13)
Japonya
13.677
Çin
(23)
ABD
(20)
Kore
(9)
Tayland
(8)
Diğer Asya ülkeleri
(8)
Kanada
(13)
Meksika
(9)
Kore
(7)
Çin
(7)
Singapur
(5)
Çin
(31)
ABD
(12)
Japonya
(6)
Vietnam
(4)
Hindistan
(4)
ABD
(8)
Almanya
(7)
Çin
(6)
Fransa
(5)
Rusya
(4)
Endonezya
(14)
Hong Kong
(12)
Malezya
(10)
Diğer Asya ülkeleri
(8)
Çin
(8)
ABD
(13)
Hong Kong
(10)
Japonya
(9)
Singapur
(5)
Kore
(4)
ABD
(18)
Kore
(13)
Almanya
(9)
Almanya
(26)
ABD
(14)
Çin
(7)
Fransa
(5)
İtalya
(3)
ABD
(13)
Avustralya
(8)
Norveç
(8)
Rusya
(6)
Almanya
(5)
ABD
8.888
Kore
5.557
İtalya
5.544
Singapur
Çin
Hollanda
İsviçre
Birleşik Krallıklar
4.029
3.414
2.549
2.227
1.752
Diğer Asya Birleşmiş Krallıklar
(6)
(5)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
77
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Sektörün en büyük ithalatçıları Çin, ABD ve Kore’dir. Ancak Çin’in ithalat
miktarı ile diğer ülkelerden ayrıştığı görülmektedir. En büyük ithalatçılar
taleplerini dünyanın dört bir yanından karşılamaktadır. Bu durum sektörün
ticaretinin küresel olduğu anlamına gelmektedir.
Çin
10.662
ABD
8.522
Kore
4.726
Almanya
4.220
Singapur
1
2
3
4
5
Japonya
(33)
Almanya
(18)
ABD
(11)
Kore
(10)
Diğer Asya ülkeleri
(5)
Japonya
(23)
Almanya
(14)
Kanada
(11)
Çin
(10)
Hollanda
(4)
Japonya
(30)
ABD
(19)
Almanya
(10)
Norveç
(7)
Çin
(7)
İsviçre
(16)
ABD
(13)
Japonya
(12)
Çek Cumhuriyeti
(7)
İtalya
(5)
ABD
(30)
Japonya
(22)
Malezya
(8)
Çin
(7)
Almanya
(6)
3.464
Rusya
2.354
Almanya
(33)
İtalya
(12)
Çin
(8)
ABD
(5)
Birleşik Krallıklar
(4)
Japonya
2.327
ABD
(24)
Çin
(22)
Kore
(10)
Almanya
(9)
Diğer Asya ülkeleri
(5)
Hollanda
2.166
Almanya
(34)
ABD
(24)
Japonya
(8)
Meksika
2.086
ABD
(40)
Japonya
(14)
Almanya
(12)
Çin
(5)
İtalya
(5)
Almanya
(34)
İtalya
(15)
ABD
(8)
Japonya
(5)
Birleşik Krallıklar
(5)
Fransa
1.868
Diğer Asya ülkeleri
Birleşik Krallıklar
(3)
(3)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Sektörde az sayıda tedarikçinin pazar hakimiyeti bulunmamaktadır. Her ne
kadar Almanya ve Japonya’nın ihracat hacimleri önemli seviyelerde olsa da,
pazar paylarının küçüldüğü, buna karşın Asya ülkelerinin, özellikle de
Singapur’un pazar paylarını hızla artırdığı görülmektedir.
26
24
22
Dünya Pazar Payı (%), 2012
20
18
Almanya
Japonya
16
14
12
ABD
10
8
İtalya
6
Kore
Singapur
Çin
4
İsviçre
Birleşik Krallıklar
2
Hollanda
0
-2
-25
-20
-15
-10
-5
0
5
10
15
20
25
30
2007-2012 İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
78
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Türkiye’nin sektördeki ihracatı kriz öncesine göre toparlanmış olsa da,
ithalat, ihracatın belirgin bir şekilde üzerindedir. Sektörün toplam ithalatının
2011 yılı itibariyle 1 milyar doları aştığı düşünüldüğünde, sektördeki dış
ticaret açığı sorununun giderek derinleştiği görülmektedir.
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
1.077
1.065
909
893
739
657
ihracat
ithalat
221
160
Türkiye’nin toplam
makine ihracatı içindeki
payı (%)
2007
2
282
233
175
173
2008
2009
2010
2011
2,4
2,3
2
2,2
2012
2,5
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye, ihracatını ancak dar talepli pazarlara yapabilmektedir. Rusya, Irak,
İran; Türkiye’nin ihracatında öne çıkan pazarlardır. Bu bakımdan
Türkiye’nin Çin, ABD ve Kore gibi büyük pazarlara açılması çok önemlidir.
ihracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
Rusya
22
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
8
Almanya
ithalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
424
40
16
Irak
17
6
İtalya
İran
16
6
Çin
5
Güney Kore
50
5
4
Japonya
48
4
4
ABD
42
4
3
Çek Cumhuriyeti
29
3
3
İsviçre
25
2
3
Fransa
24
2
3
İsveç
21
2
Almanya
14
Suudi Arabistan
12
11
Azerbaycan
Özbekistan
9
Etiyopya
9
Romanya
9
Cezayir
9
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK, TEPAV Hesaplamaları
172
68
6
Not: CAGR hesaplanma yöntemi
79
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Ek 1.7:Ek
Metal
için kasalar,
1.7: dökümü
Metal dökümü
için kasalar
Plakalar,
kalıpmodelleri
modeller
plakalar, kalıp
Sektörün dünya ticareti küresel krizde yaklaşık yüzde 12’lik değer kaybına
uğramış ve 12,3 milyar dolar seviyesine gerilemiştir. Ancak sonraki yıllarda
toparlanarak kriz öncesindeki seviyesinin üzerine çıkmıştır. 2012 yılı itibariyle
sektör 17,3 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmıştır.
17.256
15.845
14.785
13.240
13.084
12.258
2007
2008
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
80
2009
2010
2011
2012
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
2007-2012 döneminde ihracatı en çok artan ülke yüzde 19,8’lik büyüme hızı ile
Çin olmuştur. Çin’in aynı zamanda sektörün en büyük ihracatçısı olması,
sektördeki konumunu giderek sağlamlaştırdığı anlamına gelmektedir.
Sektörün önemli ithalatçılarından biri yine Çin’dir. Hindistan ise ithalatta en
hızlı artışı yakalayan ülke olmuştur.
En büyük 10 ihracatçı (2012, milyon ABD doları)
Çin
3.312
Japonya
1.702
2007-2012
CAGR (%)
En büyük 10 ithalatçı (2012, milyon ABD doları)
19,8
ABD
3,6
2.171
Kore
2007-2012
CAGR (%)
1.781
Çin
12,4
Meksika
2,3
5,0
1.647
6,8
1.477
7,5
İtalya
1.425
0,5
Almanya
Almanya
1.342
1,4
Tayland
824
15,1
2,7
Japonya
814
4,0
-1,3
Hong Kong
499
4,2
İtalya
469
2,6
ABD
1.013
Kanada
773
997
Portekiz
658
Hong Kong
585
5,3
Hindistan
468
Avusturya
554
1,6
Fransa
465
10,7
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
16,9
1,3
CAGR: İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı
Sektörün küresel lideri olan Çin’in ana ticaret partnerleri Asya ülkeleri, ABD
ve Almanya’dır. Almanya, Tayland ve Meksika’nın sektördeki büyük
ihracatçılar için önemli pazarlar olduğu görülmektedir.
Çin
3.312
Japonya
2.171
Kore
1.702
1
2
3
4
5
Hong Kong
(19)
ABD
(11)
Japonya
(8)
Almanya
(5)
Hindistan
(5)
Tayland
(21)
Çin
(21)
ABD
(18)
Endonezya
(7)
Vietnam
(4)
Japonya
(21)
Çin
(17)
Hindistan
(8)
Meksika
(6)
Tayland
(6)
İtalya
1.425
Almanya
(30)
Fransa
(8)
Polonya
(6)
Avusturya
(4)
Çek Cumhuriyeti
(4)
Almanya
1.342
ABD
(10)
Çek Cumhuriyeti
(9)
İsviçre
(7)
Polonya
(7)
Meksika
(6)
Meksika
(52)
Kanada
(23)
Almanya
(2)
Çin
(2)
Venezuela
(2)
ABD
(78)
Meksika
(7)
Çin
(6)
Almanya
(1)
Fransa
(1)
ABD
Kanada
1.013
773
Portekiz
658
Almanya
(21)
İspanya
(20)
Fransa
(17)
Çek Cumhuriyeti
(4)
Brezilya
(4)
Hong Kong
585
Çin
(36)
ABD
(10)
Almanya
(5)
Tayland
(4)
Japonya
(4)
Avusturya
554
Almanya
(41)
İsviçre
(7)
ABD
(5)
Çek Cumhuriyeti
(4)
İtalya
(4)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
81
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
İthalatını en fazla artıran Hindistan’ın ana ithalat partnerleri Çin ve Kore’dir.
En fazla ithalat yapan ABD, ithalat talebinin yüzde 33’ünü Kanada’dan yüzde
42’sini de Çin, Japonya ve Kore’den karşılamaktadır.
ABD
1.781
Çin
1.647
Meksika
1.477
Almanya
997
1
2
3
4
5
Kanada
(33)
Çin
(21)
Japonya
(16)
Almanya
(7)
Kore
(5)
Japonya
(28)
Kore
(21)
Çin
(12)
Diğer Asya
(9)
Almanya
(6)
ABD
(32)
Kanada
(17)
Çin
(13)
Kore
(8)
Japonya
(8)
Çin
(19)
İtalya
(18)
İsviçre
(14)
Avusturya
(8)
Çek Cumhuriyet
(7)
Tayland
824
Japonya
(53)
Çin
(16)
Kore
(9)
Diğer Asya
(8)
Malezya
(2)
Japonya
814
Kore
(46)
Çin
(36)
Tayland
(6)
Diğer Asya
(4)
Vietnam
(1)
Hong Kong
499
Çin
(81)
Japonya
(11)
Kore
(3)
ABD
(1)
Diğer Asya
(1)
İtalya
469
Almanya
(29)
Çin
(16)
Fransa
(9)
Avusturya
(7)
Türkiye
(5)
Hindistan
468
Çin
(33)
Kore
(21)
Diğer Asya
(7)
Japonya
(6)
Malezya
(6)
Fransa
465
Çin
(30)
İtalya
(12)
Almanya
(11)
Portekiz
(10)
İspanya
(5)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
24 22 20 18 16 14 12 10 8
Çin
Japonya
Kore
Almanya
İtalya
ABD
6
Dünya Pazar Payı (%), 2012
Çin, sektörün küresel lideri olup, gerek ihracat hacmi gerekse de pazar
payındaki artış hızı bakımından diğer ülkelerden ayrışmaktadır. Kore,
ihracatını hızlı bir şekilde artırsa da, henüz ihracat hacmi düşük bir
seviyededir. Sektörün öne çıkan ihracatçıları arasında Kanada dışındaki
hiçbir ülkenin pazar payını düşürmediği görülmektedir.
4
Kanada
Portekiz
2
Avusturya Hong Kong
0
-8
-6
-4
-2
0
2
4
6
8
10
12
14
16
18
20
22
24
26
2007-2012 İhracat Pazar payı kümülatif artış hızı (yüzde)
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
82
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Türkiye’nin sektörde gerçekleştirdiği ihracat küresel krizde yaklaşık yüzde 10
değer kaybetmişse de, izleyen yıllarda toparlanabilmiştir. Fakat ithalatın
giderek artması dolayısıyla, sektörün dış ticaret açığı önemli bir sorun olmaya
başlamıştır.
Türkiye’nin sektördeki dış ticareti (2012, milyon ABD doları ve %)
338
314
279
276
266
194
ihracat
150
ithalat
190
189
151
136
105
Türkiye’nin toplam
makine dış ticareti
içindeki payı (%)
İhracat
2007
2008
2009
2010
2011
2012
0,65
0,82
0,92
0,89
0,93
0,89
Kaynak: BM COMTRADE, TEPAV Hesaplamaları
Türkiye’nin sektördeki ihracatı yakın bölgelerle sınırlı kalmamış ve
çeşitlenebilmiştir. Türkiye, ihracatının yaklaşık üçte birini Rusya ve
Almanya’ya yapmaktadır. Sektörün en büyük ihracatçısı olan Çin ise
Türkiye’nin en önemli ithalat partneridir.
ihracatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İhracatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
Rusya Federasyonu
33
17,3
Çin
14,3
İtalya
6,8
Almanya
10
5,2
Güney Kore
9
5,0
Fransa
Almanya
27
İran
13
İtalya
Fransa
ithalatın ülkelere
göre dağılımı (%)
İthalatın ülkelere göre dağılımı
(2012, milyon ABD doları)
89
60
40
32
27
26,3
17,8
11,8
9,4
7,9
Sırbistan
7
3,8
İspanya
Bulgaristan
7
3,8
Japonya
10
3,0
Ege Serbest Bölgesi
6
3,4
Lüksemburg
10
2,9
Romanya
6
3,0
Portekiz
8
2,3
ABD
5
2,7
İsviçre
5
1,6
Kaynak: BM COMTRADE, TUIK TEPAV Hesaplamaları
15
4,4
Not: CAGR hesaplanma yöntemi
83
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
EK-2: FİRMA GENEL BİLGİLERİ
Firma Adı: Aksoylu Trayler-Römork Sanayii ve Ticaret A.Ş.
Kuruluş yılı ve yeri: 1954, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Şirket, yüzde yüz yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Şirket Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 8.000 m²’si kapalı toplam 20.000 m² alana sahiptir.
Sektör: Şirket römork ve kasa yapımı ile ilgilenmektedir. Firmanın ağırlıklı olarak ürettiği ürünlerin
uluslararası mal ticareti kodları HS-92’de 2920 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Üretim sürecinin emek yoğun olduğunu belirten firma, sipariş usulü üretim yapmaktadır.
Firma Adı: Berkel Makine
Kuruluş yılı ve yeri: 2005, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma yüzde yüz yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Firmanın üretim tesisi Konya’da bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 1.000 m²’lik kapalı alana sahiptir.
Sektör: Firmada fikstür ve kolaylaştırıcı ekipman üretilmektedir. Ağırlıklı olarak ürettiği ürünün
HS-92’deki kodu ise 8466’dır.
Üretim Tipi: Sipariş usulü üretim yapan firma, üretim sürecini emek yoğun olarak tanımlamıştır.
84
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Firma Adı: ÇMS Çetin Döküm Makina Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Kuruluş yılı ve yeri: 1996, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Şirket, yüzde yüz yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Firma Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 6.000 m²’lik kapalı alana sahiptir.
Sektör: Firma, dökümhane endüstrisi ve dökümhane tesisi imalat ve montajı ile ilgilenmekte;
dökümhaneler için makine imalatı yapmaktadır. Ağırlıklı olarak ürettiği ürünlerin HS-92’deki kodu ise 8474’tür.
Üretim Tipi: Üretimini sipariş usulü yapan firma, üretim sürecinde emek ve makinenin eşit yoğunluğa
sahip olduğunu belirtmiştir.
Firma Adı: EJS Eskişehir Jant Sanayi A.Ş.
Kuruluş yılı ve yeri: 1995-1988, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma tamamen yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Firma Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma 10.000 m² açık, 4.000 m² de kapalı alana sahiptir.
Sektör: Firma, otomotiv sanayi için jant üretimi yapmakta, bunun dışında da Turbomax için
havacılık parçası üretmektedir. Firmanın ağırlıklı olarak ürettiği ürünlerin uluslararası mal ticareti kodları HS92’de 8708, 8431, 8411 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Şirketin içinde hem emek yoğun üretim yapılan hem de makine yoğun üretim
yapılan kısımlar vardır. Üretim, sipariş usulü gerekleştirilmektedir.
85
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Firma Adı: Emek Özel Civata Ltd. Şti.
Kuruluş yılı ve yeri: 1960, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma yüzde yüz yerli sermayelidir.
Konum: Firma, Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 3.500 m²’si kapalı olmak üzere, 5.000 m²’lik alanda üretimini gerçekleştirmektedir.
Sektör: Şirket cıvata, somun ve özel bağlantı elemanları üretmektedir. Firmanın ağırlıklı olarak
ürettiği ürünün uluslararası mal ticareti kodu HS-92’de 8433, 8432 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Sipariş usulü üretim yapan firma, üretim sürecinin emek yoğun olduğunu
belirtmiştir.
Firma Adı: Akar Makina
Kuruluş yılı ve yeri: 1990, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma yüzde yüz yerli sermayelidir.
Konum: Firmanın üretim tesisi Konya’da bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 9.000 m²'si kapalı ve 5.000 m²’si açık olmak üzere toplam 14.000 m² üretim
alanına sahiptir.
Sektör: Şirket, demir çelik endüstrisi ve lastik kaplama sanayisi için makineler üretmektedir.
Ayrıca farklı endüstri kollarına otoklav ve basınçlı ekipman imalatı da yapmaktadır. Ağırlıklı olarak
ürettiği ürünlerin uluslararası mal ticareti kodları HS-92’de 8477 ve 8419 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Firma çoğunlukla sipariş usulü, zaman zaman ise stok ile çalışmaktadır.
86
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Firma Adı: Dikmen Makine Çelik Konstrüksiyon ve Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Kuruluş yılı ve yeri: 2010, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Aile şirketi olarak kurulan firma, yüzde yüz yerli sermayelidir.
Konum: Firma Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 1.250 m²'lik kapalı alana sahiptir.
Sektör: Firma, geri dönüşüm makinelerinin imalatını yapmaktadır. Ürettiği ürünler HS-92’de
8433 olarak sınıflandırılmaktadır.
Üretim Tipi: Emek yoğun üretim yapan firma, sabit bir stok miktarı bulundurmakta ve stokları
azaldıkça üretim yapmaktadır.
Firma Adı: ETASİS Elektronik Tartı Aletleri ve Sistemleri Sanayi ve Tic. A.Ş.
Kuruluş yılı ve yeri: 1990, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma, tamamen yerli sermaye ile kurulmuş bir aile şirketidir.
Konum: Firma, Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Firma, 2.650 m² kapalı alana sahiptir.
Sektör: Firmanın standart üretiminde market terazileri, endüstriyel teraziler, basküller,
indikatörler, basınçölçerler ve yük hücreleri (Loadcell) bulunmaktadır. Bununla birlikte müşteri talebi
doğrultusunda özel tartı sistemleri de üretilmektedir. 2000 yılı başında CNC Freze - Torna Tezgahı
yapımına başlamış ve başarı elde etmiştir. Ürettiği ürünler HS-92’de 8457, 8458, 8459 olarak
sınıflandırılmaktadır.
Üretim Tipi: Üretim elle yapılması gereken çok fazla aşama içerdiği için emek yoğun olarak
gerçekleştirilmektedir. Katalog ürünleri için seri üretim, özel ürünler için ise sipariş usulü üretim
yapmaktadır.
87
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Firma Adı: Köklüce Makina Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Kuruluş yılı ve yeri: 1997, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma, yüzde yüz yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Firma, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Şirket 14.600 m²’si kapalı toplam 36.500 m² bir alanda üretimini sürdürmektedir.
Sektör: Şirket metal sektöründedir. Operatör kabinleri, tarım aletleri parçaları, inşaat kalıpları ve
iskeleler üretmektedir.
Üretim Tipi: Üretim sürecinin makine yoğun olduğunu belirten firma, sadece gelen siparişler
doğrultusunda üretim yapmaktadır.
Firma Adı: Makel Makine Sanayi ve Tic. A.Ş.
Kuruluş yılı ve yeri: 1977, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Firmanın üretim tesisi Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Şirket 6.000 m²’lik kapalı alana sahiptir.
Sektör: ENDEL şirketler grubunun yatırım ihtiyaçlarından doğmuş olan firma, toprak sanayi
(kırmızı grup) ve beyaz eşya sektörüne yönelik farklı ürünlerin imalatını yapmaktadır. Firmanın ağırlıklı
olarak ürettiği ürünlerin uluslararası mal ticareti kodları HS-92’de 8479, 8428 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Üretim sürecinin emek yoğun olduğunu belirten firma, ENDEL şirketler grubunun
talebine göre üretim miktarını belirlemektedir.
88
Makine Sektöründe Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi: Eskişehir İhtiyaç Analizi Raporu
Firma Adı: Yüksel Makina Sanayi ve Tic. A.Ş.
Kuruluş yılı ve yeri: 1984, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Yüzde yüz yerli sermaye ile kurulmuş bir firmadır.
Konum: Firma, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Şirketin 3.000 m²’lik kapalı alanı bulunmaktadır.
Sektör: Firma; çalıştığı firmalara ait özel parçaların yanı sıra, makine imalatçılarının standart
parçalarından olan konnektörler, çatallar (DIN 71752), rakorlar, alternatör kasnakları, segman kanallı ve
delikli pimler (DIN 1434 ) üretmektedir. Firmanın ağırlıklı olarak ürettiği ürünlerin uluslararası mal
ticareti kodları HS-92’de 7412, 7415 ve 7318 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Firma seri üretim gerçekleştirmektedir.
Firma Adı: PEK Makina Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
Kuruluş yılı ve yeri: 1995, Eskişehir
Ortaklık Yapısı: Firma, tamamen yerli sermaye ile kurulmuştur.
Konum: Firmanın üretim tesisi Eskişehir’de bulunmaktadır.
Kapalı Alan: Şirketin üretim tesisi 3.500 m² kapalı alana sahiptir.
Sektör: Hard-soft bisküvi hatları, kraker üretim hatları, tünel fırınlar, hamur şekillendirme
makineleri, bisküvi kremalama makineleri ve konveyörler firmanın üretimini yaptığı makineler arasında
yer almaktadır. Firmanın ağırlıklı olarak ürettiği ürünlerin uluslararası mal ticareti kodları HS-92’de
8417 ve 8438 olarak sınıflandırılmıştır.
Üretim Tipi: Sipariş usulü üretim yapan firmanın üretim süreci, emek yoğun olarak
tanımlanmıştır.
89
Download