Joseph Louis Proust | İnovatif Kimya Dergisi

advertisement
Joseph Louis Proust 26 Eylül 1754 yılında, Fransa’nın Angers şehrinde, eczacı bir babanın
oğlu olarak dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğreniminin ardından babasının yanında,
eczanede, çırak olarak çalışmaya başlamış fakat eğitim görme isteğiyle Paris’e gitmiştir.
Burada kimya ve eczacılık eğitimi almış, ardından 1776 yılında Salpetriere Hastanesi’ne baş
eczacı unvanı ile atanmıştır. İlk makalelerini bu hastanede yayınlayan Joseph, görevine uzun
süre devam etmemiş, IV. Carlos’un kendisini İspanya’ya davet etmesi üzerine İspanya’ya
gitmiş, ülkenin aydın kesimi tarafından modern öğrenme yöntemlerini ve modern kültürü
İspanya’ya getirmek için kurulmuş ‘Real Seminarito Patriotico Vascongado’ adlı okulda
kimya eğitimi vermiştir(1778). Deneysel fizik, kimya, mineraloji ve metalürji alanında
profesörlük yapmak için yetki almasına rağmen buradaki görevine de devam etmemiş, 1780
yılında yeniden Paris’e dönmüştür. 1784 yılına kadar Pilatre de Rozier tarafından fon
sağlanan ve eğitim verilen Musee’da kimya profesörlüğü yapmıştır. Burada bulunduğu
süreçte en önemli çalışması ‘seyahat balonlarında seyreltik hava yerine hidrojen
kullanılması’ olmuştur. Pilatre de Rozier ile ortak bir çalışma yapmış, 23 Haziran 1784’de
Fransa kral ve kraliçesi, İsviçre kralı ve Fransız mahkemesi üyelerinin seyretmek üzere
katıldığı bir etkinlikte hidrojen içeren seyahat balonu ile uçuş yapmayı başarmışlardır.
Proust 1786 yılında yeniden İspanya’ya dönmüş, önce Madrid’te daha sonra 1788’de
Segovia’da kimya profesörlüğü yapmış, IV. Carlos’un laboratuarını yönetmiştir. İspanya’da
bulunduğu süre içerisinde en önemli çalışması üzümden şeker elde etmesi olmuştur. 1806
yılında yeniden Fransa’ya dönen Joseph Proust’a Napolyon tarafından şeker fabrikası açması
teklif edilmiş, fon sağlanmış fakat Proust bu teklifi reddetmiş ve akademik çalışmalarına
yoğunlaşmıştır. 1817 yılında ise bilimsel çalışmalarını da bırakarak doğduğu şehir olan
Angers’e dönmüş, buraya yerleşmiş ve 5 Temmuz 1826 tarihinde bu kentte yaşama gözlerini
yummuştur.
İnovatif Kimya Dergisi kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Joseph Louis Proust birçok alanda çalışma yapmış, fakat onu günümüze taşıyan en önemli
çalışmaları analitik kimya alanında olmuş ve sabit oranlar yasası ile adı analitik kimyanın
öncüleri arasındaki yerini almıştır. Bu yasanın temelini “Kimyasal maddeler az sayıda bileşik
oluşturmak için bir araya gelir, her biri sabit kütlede reaksiyon verecek şekilde,
karakteristik bir davranış eğilimi gösterir” olarak açıklamıştır. Proust bu yasanın formülünü
metal oksitler, sülfatlar ve sülfitler gibi inorganik bileşikler üzerine kurmuştur. Metallerin
çoğunun minimum ve maksimum değerler olarak tanımladığı sabit oranlarda tepkime
vererek yalnızca iki farklı oksit oluşturduğunu, sülfürler içinse, demir hariç, bu sayının
yalnızca bir olduğunu açıklamıştır.
Proust, sabit oranlar yasası üzerine olan çalışmalarını 1793’de formülize edip 1795’de
İspanyol dergilerinde yayınlamasına rağmen Avrupa kimyagerleri tarafından 1797 yılı
itibariyle kabul görmüş ve yayınlanmıştır.
Joseph Louis’in ortaya koyduğu sabit oranlar yasası 18.yy kimyasına ve Fransa’da yürütülen
mineraloji çalışmalarına öncülük etmiş, bu yasadan yararlanılarak minerallerin kristal
yapıları ve sabit kimyasal bileşimleri ilkesi ortaya konmuş ve bu çalışmalar modern
mineralojinin temellerini oluşturmuştur.
Sabit oranlar yasası 1803 yılında tartışma konusu olmaya başlamış, Fransız kimyacı Claude
Louis Berthollet tarafından çürütülmeye çalışılmıştır. C.L Berthollet “Tepkimeye giren her
elementin miktarının hem tepkime hızını hem de tepkime sonucunda oluşan bileşiğin
bileşimini belirler” fikrini savunmuş fakat Proust tepkimeye giren element miktarlarının
bileşik bileşimini belirlediği tezine karşı çıkmıştır. Bu tartışma Fransız dergilerinde
yayınlanan makaleler aracılığı ile gerçekleşmiş, taraflar çalışma yazılarını ve makalelerini bu
dergiye göndermiş, bilim insanları bu tartışmayı yakından takip etmiştir. Tartışmaların
temelini kimyasal kombinasyon tanımı oluşturmuştur. Berthollet sürekli olarak yeni kimyasal
tepkimeler üzerine çalışmış, çözeltiler oluşturmuş ve bu çözeltileri gerçek bileşikler olarak
görerek tezlerini savunmuştur. Tam tersi olarak Proust minimum ve maksimum değerlerde
reaksiyona giren bileşikleri ve tepkime denklemlerini ortaya koyarak Berthollet’in
çalışmaları ile kendi çalışmaları arasında keskin bir ayrım olduğunu savunmuştur. Proust
metallerin oksijen ve kükürt ile oluşturdukları bileşiklere yönelik çalışmalarında birkaç
istisnai durum dışında her metalin yalnızca iki oksitinin ve bir kükürt bileşiğinin
oluşabileceğini gördüğünü ve bu olguyu bir kurala bağlamak gerekirse “elementlerin
birbirleriyle ancak belirli oranlarda bileşik oluşturabildikleri”ni söyleyebileceğini
belirtmiştir. 1808 yılına dek süren bu tartışma Proust’un bugün halen geçerliliğini koruyan
yasasını kesin olarak ispatlaması ve kimya bilim adamlarının bu yasayı kabul etmesi ile son
bulmuştur.
Sabit Oranlar Yasası, Proust Yasası olarak da literatüre geçmiş ve bu yasa İngiliz kimyager
ve fizikçi J. Dalton’un “sıvı ve katılar küçük ve parçalanamaz atomlardan oluşurlar” olgusuna
İnovatif Kimya Dergisi kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
ve Dalton Yasası olarak da bilinen Katlı Oranlar Yasası’nın gelişmesine de yardımcı
olmuştur.
Sabit Oranlar Yasası üç maddede toplanacak olursa;
*Bir kimyasal tepkimede maddelerin kütleleri arasında sabit bir oran vardır.
*Bir bileşikte kütlece yüzde birleşme oranı da sabittir. Bileşikteki elementlerin kütleleri
oranı, kütlece yüzdeleri oranına eşittir.
*Tepkimeye giren maddeler sabit orana uygun alınarak tam verimle tepkime oluşturulursa
artan madde olmaz.
Yorumlar
İnovatif Kimya Dergisi kaynak gösterilmeden paylaşılamaz.
Download