avusturya-macaristan imparatorluğu`nun bosna

advertisement
Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları 4; 2003
Zafer ÇAKMAK
AVUSTURYA-MACARİSTAN İMPARATORLUĞU’NUN BOSNAHERSEK’İ İŞGALİ VE SONRASINDA OSMANLI DEVLETİ İLE
YAPTIĞI ANTLAŞMA
Zafer ÇAKMAK*
* Fırat Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü - ELAZIĞ
ÖZET
1878 Berlin Antlaşması’nın imzalanmasından sonra Bosna-Hersek Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından
işgal edilmiştir. Bu işgale karşı Boşnaklar direnmişler ancak başarılı olamamışlardır. 21 Ekim 1879’da AvusturyaMacaristan İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında Bosna-Hersek ve Yenipazar Sancağı’nın durumunu belirlemek
amacıyla bir antlaşma imzalanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Bosna-Hersek, Yenipazar Sancağı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı Devleti.
ABSTRACT
THE AGREEMENT BETWEEN THE EMPIRE OF AUSTRIAHUNGRY AND OTTOMAN EMPIRE ESTABLISHED AFTER THE
INVASION OF BOSNIA-HERZEGOVINA
Bosnia-Herzegovina was invaded by Austria-Hungary Empire after Berlin Agrement in 1878. Bosnian People resisted
against this invasion but they failed. An agrement was signed between Austria-Hungary Empire and Ottamen Empire
state to determine the sitation of Bosnia-Herzegovina and Yenipazar sanjak in 1879.
Key Words: Bosnia-Herzegovina, The Sanjak of Yenipazar, The Empire of Austria-Hungry, Ottoman Empire.
GİRİŞ
AVUSTURYA-MACARİSTAN
İMPARATORLUĞU’NUN BOSNA-HERSEK’İ İŞGALİNE ZEMİN
HAZIRLAYAN OLAYLAR
31 Mart 1877'de, Londra'da, Avrupa’nın büyük
devletleri Londra Protokolü adı verilen bir antlaşma
imzaladılar (Armaoğlu, 1999:515-516). Buna göre,
büyük devletler Osmanlı İmparatorluğu ile Sırbistan
arasındaki barıştan haberdar olduklarını, Karadağ'la da
barış yapılmasını Babıali'ye bildirdiler. Bununla birlikte,
Babıali'nin silahlarını azaltmasını ve Osmanlı
İmparatorluğu'ndaki
Hıristiyanların
durumunu
düzeltilmesini istediler (Öztuna, 1990: 30). Rusya ayrıca,
Karadağ'la barış yapar ve Babıali,
Ocak 1877’de Bosna-Hersek’i Avusturya’ya vererek
onunla tarafsızlık statüsünde anlaştı (Kocabaş, 1986: 74).
Bu olaydan sonra Rusya, Balkanlar’da kendi çıkarlarını
korumak üzere harekete geçerek 19 Nisan 1877’de
Osmanlı Devleti’ne açacağı savaş kararını Avrupa devletlerine bildirdi. Rusya’nın bu kararı karşısında Fransa,
İtalya, Almanya ve Avusturya tarafsızlığını ilan etti.
Rusya, 24 Nisan 1877’de Osmanlı Devleti’ne savaş ilan
etti. Bu hareketi yalnız İngiltere hükümeti protesto ile
karşıladı. Bu sırada Osmanlı Devleti, Avrupalı büyük
devletlerin Kırım Savaşı sırasında verdiği siyasî
destekten mahrumdu. Rus Çar’ı, İngiltere’nin Osmanlı
Devleti ile ilgili hassas olduğu konularda Londra’ya
teminat vermeyi ihmal etmedi. Bu teminata göre Mısır,
Süveyş, Boğazlar ve İstanbul’a dokunulmayacaktı (Erim,
1953: 377).
Hıristiyanlarla ilgili düzenlemelere başladığı
taktirde Petersburg'a göndereceği bir elçi ile silahların
azaltılması sorununu görüşebileceğini, ancak bunun için
de o zamana kadar başka toptan öldürmelerin olmaması
gerektiğini de eklemişti. Şartlar ağır olduğundan Babıali,
Londra Protokolünü 12 Nisan 1877'de reddetti (Karal,
1988: 39-40).
Londra protokolünden sonra oluşan siyasî
atmosferde, Osmanlı Devleti, hiç arzu etmediği halde
Rusya’ya karşı savaş hazırlıklarına başlayarak elindeki
bütün maddi ve manevi imkanları seferber etti (Kurat,
1990: 94) Bu ortamda başlayan Osmanlı-Rus savaşı iki
Rusya’nın gözünde, Osmanlı Devleti, Londra
Protokolü’nü reddetmekle, Balkanlar’da barış ve
güvenliği istemeyen bir duruma düşmüştü. Rusya, 15
16
Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları 4; 2003
Zafer ÇAKMAK
cephede meydana geldi. Bu cepheler Batıda Tuna ve
Doğuda Kafkaslardı. Osmanlı Ordusu başta her iki
cephede de bazı başarılar elde ettiyse de, Çarlık Ordusu
karşısında fazla dayanamadı. Aralık 1877’de daha önce
Rus ordusu’nun topraklarından geçmesine izin vermiş
olan Romanya da savaşa katıldı. Gazi Osman Paşa
Plevne’de üstün düşman kuvvetlerine ağır kayıplar
verdirerek beş ay karşı koymasına rağmen, Romen
kuvvetlerinin Rusların yanında savaşa girmesi ile teslim
oldu (Kurat, 1953: 271). Ruslar hızla güneye inerek,
Çatalca
önlerine
kadar
geldiler.
Rusların
durdurulamayacağı
anlaşılınca,
Babıali,
barış
müzakerelerine başlamak için müracaatta bulundu, ancak
Ruslar bunu dikkate almaksızın Ayastefanos’a kadar
ilerlediler. Bununla birlikte, Ruslar, İngiliz donanmasının
toplarını görünce durarak, barış görüşmelerinin
yapılmasına razı oldular. Rus baş murahhası sabık
İstanbul elçisi general İgnatiev’in idare ettiği görüşmeler
Ayastefanos
Antlaşması’nın
3
Mart
1878’de
imzalanmasıyla sonuçlandı (Kurat, 1999: 355). Bu
antlaşma ile Bosna Hersek’e muhtariyet tanındı ve bölge
Avusturya ile Rusya’nın gözetimine bırakıldı (Görgülü
v.d., 1992: 119).
İngiltere, Berlin Kongresinden sonra Osmanlı
politikasını değiştirmiş, Osmanlı Devleti’nin toprak
bütünlüğünü koruyamayacağını anlayarak buradaki
stratejik noktaları ele geçirmek yolunu tutmuştur. Bu
yeni politikanın ilk uygulanması olarak, Ayastefanos
Antlaşması’nın
değiştirilmesi
karşılığında,
1878
Haziranında imzalanan bir anlaşma ile Kıbrıs’ın
yönetimini kendi üzerine almıştır (Uçarol, 1978: 65-66).
BOSNA - HERSEK’İN AVUSTURYA-MACARİSTAN İMPARATOR-LUĞU TARAFINDAN İŞGALİ
Berlin Antlaşması, Avusturya’ya Bosna-Hersek’i
işgal etmek hakkını ve ülkenin idaresini bırakıyordu.
Ayrıca, Yenipazar Sancağı, Osmanlı idaresinde kalmakla
birlikte Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sancağın
her tarafında asker bulundurmak ve ticaret yolları
yapmak yetkisi vermişti (Türkgeldi: 76).
28 Temmuz 1878’de, Avusturya-Macaristan
Hükümeti Bosna-Hersek hakkında bir beyanname
yayınlayarak askerlerinin sınırı geçmek üzere olduklarını,
bunu, düşman sıfatıyla değil, fakat Bosna-Hersek’i ve
bunlara sınır olan Avusturya-Macaristan arazisini uzun
yıllar boyunca huzursuzluk içinde bulundurmuş olan
kötülükleri ortadan kaldırmak üzere yapacaklarını beyan
ediyordu (Nuza, 1986: 590). Bu beyannamenin ertesi
günü Bosna-Hersek’in işgali başlamış ve 28 Ekim 1878‘e
kadar devam etmiştir (Çauşeviç, 1994: 38). AvusturyaMacaristan işgal kuvvetleri komutanı General Filipoviç,
Hersek’in merkezi olan Mostar kasabasını şiddetli
çatışmalardan sonra ele geçirmiştir (Türkgeldi:125). Bu
mağlubiyete rağmen, halkın Avusturya yanlısı olmaması
sonucu birçok Bosnalı, İmparator’un askerine karşı
gelmeye devam etmiştir. General Filipoviç'in ordusu,
Müslümanların ciddi direnişiyle karşılaşmış ve Doboj,
Zepçe, Maglay şehirlerine girebilmek için kuzeyde
önemli kayıplar vermiştir (Castellan, 1993: 362). Bu
esnada, Saraybosna ulemasından Hacı Salih Efendi, bir
beyanname yayınlayarak Müslümanları istilacılara karşı
büyük bir ordu hazırlamaları için teşvik etmiştir (Nuza:
590-593).
Ayastefanos Antlaşması ile Balkanlarda sükunet
sağlanması hedeflenmiş iken, Avusturya-Macaristan
İmparatorluğu farklı beklentiler içinde olduğundan
antlaşmaya karşı çıktı. Bosna-Hersek’in kendisine
bırakılmaması yüzünden, Doğu Sorunu’nun bir
milletlerarası konferansta ele alınmasını istedi. Rusya ve
İngiltere de bir Avrupa kongresinin toplanması
konusunda anlaştıklarından, Bismarck, bütün büyük
devletleri ve Osmanlı İmparatorluğu’nu 13 Haziran
1878’de, Berlin’de toplanacak olan kongreye çağırdı.
Bütün ilgili devletler bu çağrıyı kabul ettiler (Karal: 5773). 13 Haziran 1878’de, Berlin’de bulunmak üzere
delegelerini gönderdiler. Kongre ilan edilen tarihte,
Bismarck’ın başkanlığında açıldı. İngiltere’yi Salisbury
ve Beaconsfield; Avusturya-Macaristan’ı Andraşi,
Rusya’yı Gorçakof ve Şuvalof, Osmanlı Devleti’ni ise
Aleksander Karateodori Paşa, Mehmet Ali Paşa ve
Büyükelçi Sadullah Bey temsil etmekte idiler. Büyük
devletlerden Fransa ve İtalya da kongreye katılmışlardı.
Yunanistan ve Romanya’ya ise, yalnız kendilerini
ilgilendiren sorunlarda ve ancak isteklerini bildirmek
üzere kongreye katılmak hakkı tanınmıştı. Kongre tam
bir ay sürdü ve Berlin Antlaşması’nın imzalanması ile
sona erdi (Ülman, 1972: 91).
Bosna nehrinin sağ sahilinde dar bir boğaz
üzerinde bulunan Maglay şehrinde Avusturya ordusu ile
Boşnaklar arasında ciddi çarpışmalar olmasına rağmen,
Avusturya ordusu, 5 Ağustos’ta bu şehri, 8 Ağustos’ta
da Zepçe’yi işgal etti. Bu sırada Babıali, Bosna’daki
askeri temsilcilerine Avusturya-Macaristan askerlerini
dostça karşılamaları talimatını göndermişti, fakat bir çok
Türk komutanı, bu talimatın aksine hareket etti. Bu
suretle,
direnişçilerin
sayısı
gittikçe
çoğaldı.
Hıristiyanlardan bir çok kimse ve Müslüman Arnavutlar
direnişçilerin
saflarına
katıldılar.
Böylece
Avusturyalıklara karşı mücadele eden vatanseverlerin
sayısı yüz bine yaklaşmıştı (Nuza: 595).
Berlin Antlaşması’nda İngiltere Avusturya’nın
Bosna-Hersek’i işgalini desteklemiştir. İngiliz murahhası
Lord Salisbury Bosna-Hersek’te “te’min-i sükûn ve
asâyiş ile Balkanlarda te’sis-i müvâzenet için buraların
Avusturya ve Macaristan asakiri tarafından taht-ı işgale
alınmasını” teklif edip bu teklif Rusya birinci murahhası
Prens Gorçakof tarafından da kabul edilmiştir (Türkgeldi,
1987: 75). Ayrıca Rusya, Yenipazar Sancağı’nın
Avusturya yönetiminde olmasını kabul etti ve Habsburg
Monarşisi Yenipazar Sancağı’nı da işgal etmek
durumunda kalırsa, işgale karşı çıkmamaya söz verdi
(Anderson, 2001: 225; Erim: 379).
Müslümanların
cephesinde
bu
gelişmeler
yaşanırken, Avusturya işgal ordusu harekatını büyük
sıkıntılar içinde sürdürmekte idi. Çünkü Avusturya
askerleri Zvornik yolu üzerinde pek çok yerde direnişle
karşılaşmıştı. Graçanik, Biskova Hanı’nda ve Tuzla’da
17
Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları 4; 2003
Zafer ÇAKMAK
önemli çarpışmalar oldu. Wurtemberg Dukası’nın
emrindeki tümen üç günlük şiddetli bir çarpışmadan
sonra, Travnik ile Saraybosna arasındaki isyancı
mevzilerini zorlayabildi. Duka bu şehirlerden Travnik’i
mukavemetsiz işgal etti. Avusturya işgal ordusunun
büyük kısmı 18 Ağustos’ta Saraybosna’nın önüne geldi.
Şiddetli bir çatışmadan sonra 19 Ağustos’ta Saraybosna
şehrine büyük kayıplar vererek girdi. General
Filipoviç’in yönetimi altında, beş Müslüman, üç Katolik,
altı Ortodoks ve dört Yahudi olmak üzere on sekiz
kişiden oluşan bir şehir meclisi kuruldu. Bunların
arasında bulunan, eski vali Fazlı Paşa Belediye Başkanı
tayin edildi.
bulundu. 1879 yılı Nisan ayı başında Avusturya elçisi ile
Bosna, Hersek ve Yenipazar meselelerinin çözümü için
yapılan ön görüşmede yapılacak antlaşma öncesinde
mutabakat sağlanamadı (BOA, Y.A. Hus. Mar.:160 / 86).
Avusturya-Macaristan
İmparatorluğu,
Berlin
Antlaşması gereğince Yenipazar sancağını işgal için
görüşmelerde bulunmak üzere Babıali’ye baş vurdu.
Görüşmelere Osmanlı Devleti’nden Hariciye Nazırı
Aleksandr Kara Teodori Paşa ve Maarif-i Umumiye
Nazırı Münif Efendi katılırken, Avusturya adına
Dersaadet Büyükelçisi Kont Fransuva Ziçi katıldı. Uzun
süren görüşmelerden sonra, 21 Nisan 1879’da bir
antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre:
Bosna-Hersek’teki Avusturya ordusu ikiyüz sekiz
bin kişiden oluşuyordu. Bununla beraber, istilacılar bu
memleket üzerinde bir hakimiyet kurmuş olmaktan çok
uzaktı. General Zach komutasındaki Avusturyalılar 19
Eylül’de Bihaç’ı hücumla ele geçirdi. Başka bir yönde
General Szapary Ağustos ayı sonunda Doboj şehrine
girdi. Eylül sonlarına doğru Biyelina müstahkem şehri ile
Tuzla kasabası Avusturya askerlerinin eline geçti.
Sonbaharın ilk günlerinde mukavemetin şiddeti, yavaş
yavaş durmaya başlamıştı. (Nuza: 597-598). AvusturyaMacaristan İmparatorluğu’na Bosna-Hersek’i işgal etmek
sekiz bin askere mal olmuş, Halk arasındaki geniş
memnuniyetsizlik hareketi işgalden sonra da devam
etmiştir. (Hayta, 1999: 65)
1- Bosna ve Hersek Eyaletleri, Berlin Antlaşması’nın
yirmi beşinci maddesi gereğince Avusturya
tarafından idare edilecektir. Bununla birlikte,
Avusturya Devleti şimdiki memurlardan ehliyet ve
kabiliyete sahip olan, memuriyetlerini eksiksiz bir
şekilde yerine getiren şahısların görevlerine devam
etmesine
itiraz
etmeyecektir.
Memurların
değiştirilmesi halinde Avusturya Devleti haleflerini
Bosna ve Hersek’li olanlardan tercih etme yolunu
seçecektir.
2- Bosna ve Hersek’te mevcut olan bütün din ve
mezheplerin özgürlüğünün sağlanması ve açık bir
şekilde icra edilmesi bu eyaletlerde yerleşmiş olan
veya ikamet eden bütün şahıslar için temin olunacak
özellikle
Müslümanlar
ulemalarıyla
olan
münasebetlerinde tamamıyla serbest olacaklardır.
Avusturya komutanlarıyla mülki memurlar ırz,
namus,
ahlak,
adetler,
ayin
serbestliği,
Müslümanların canları ve mallarının emniyetine
hiçbir suretle zarar gelmemesine olağanüstü dikkat
ve özen göstereceklerdir. Müslümanların can, mal ve
dinine saldıran kimse şiddetli bir şekilde
cezalandırılacaktır. Hazret-i padişahın
ismi
hutbelerde zikr olunacaktır. Osmanlı Sancağı’nın
minarelere çekilmesine devam edilecektir.
AVUSTURYA-MACARİSTAN İMPARATORLUĞU
İLE OSMANLI DEVLETİ ARASINDA BOSNAHERSEK VE YENİPAZAR SANCAĞI HAKKINDA
YAPILAN ANTLAŞMA
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun BosnaHersek’i işgal etmesinden sonra, Yenipazar Sancağı’nı
da işgal edip etmeyeceği belirsizliğini koruyordu.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Başbakanı Kont
Andraşi’ye,
Yenipazar
sancağını
işgal
edip
etmeyeceklerine dair sorulan bir soruya cevabı şu
olmuştur: “Avusturya-Macaristan devletinin bu sancağı
istila etmek niyetinde bulunduğu sözü yalandır. Her ne
kadar Berlin’de bize böyle bir vazife tevdî etmek istediler
ise de reddeyledik. Mezkûr sancak dahilinde asker
tutmak hakkına ha’iz bulunduğumuzdan bu hâk alân-ı
yedimizde olub atì icâb-ı takdirinde Bâb-ı âli ile bi’littifâk isti’mâl edeceğiz” ( BOA, Y.A, Hus. Mar.: 160 /
65).
3- Bosna ve Hersek’in gelirleri yalnızca onların ihtiyaç
ve idarelerine ve gerekli görünen ıslahatlarına
harcanacaktır.
4- Osmanlı parası, Bosna ve Hersek’te eskiden olduğu
gibi geçerli olacaktır.
5- Babıali devlete ait olup istihkamlarda ve kışlalarda
kalan silahlar ve savaş malzemesi ve sair eşya
istediği gibi kullanabilecek bunların defteri adı geçen
devletlerin komiserleri aracılığıyla düzenlenecektir.
Osmanlı Devleti, Avusturya askerlerinin BosnaHersek bölgesine yerleşmesini istemiyor ve bunu
engellemeye
çalışıyordu.
Roma’daki
Osmanlı
sefaretinden gönderilen bir telgrafnamede, Almanya
Başbakanı Prens Bismark’ın Osmanlı Devleti’nin bu
engellemelerinin Berlin Antlaşması’na taraf olan
devletlere bildirildiği belirtilir ( BOA, Y.A. Hus. Mar.:
159 / 55). Bununla birlikte, Avusturya-Macaristan
İmparatorluğu, Bosna-Hersek’i işgal ettikten sonra,
Yenipazar bölgelerini de ele geçirmek için uluslararası
bir antlaşmada ısrar etti. Hatta, Avusturya, Yunanlıların
sınırlarını genişletmek hayallerinden istifade ederek
Doğu Rumeli’yi birlikte ele geçirmek için temaslarda
6- Bosna ve Hersek halkından olup bu eyaletler
haricinde ikamet veya seyahat edenler hakkında
yapılacak uygulamalar ileride özel bir mukavele ile
tanzim edilecektir.
7- Berlin Antlaşması’nın Yenipazar Sancağı ile ilgili
yirmi beşinci maddesindeki politik ve askeri
isteklerinden amacı, ortak menfaat noktasında ne
yolda hareket olunacağını şimdiden belirlenmesine
18
Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları 4; 2003
Zafer ÇAKMAK
karar verilmiş olmakla beraber Avusturya Devleti
adı geçen sancağa Avusturya askerinin ne zaman
dahil olacağını daha önceden Babıali’ye haber
vermeyi taahhüt eder. Her iki devlet, boşuna vakit
kaybetmekten kaçınarak Avusturya askerinin
levazımatı ve iskanlarıyla ilgili meseleleri ve diğer
teferruatı
aralarında
doğrudan
doğruya
kararlaştırmak
üzere
gerektiğinde
kendi
kumandanlarına ve memurlarına geciktirmeksizin
lazım gelen izni vermeyi şimdiden taahhüt ederler.
Bundan dolayı meydana gelecek bütün masrafların
Avusturya
Devleti
tarafından
karşılanması
kararlaştırılmıştır.
biçimi, iki devlet arasında görüşülüp kabul edilmiştir. Bu
suretle, Bosna-Hersek, fiili olarak Osmanlı Devleti’nin
kontrolünden çıkmış, eyalet üzerinde etkinlik ve
egemenlik hakkı zayıflamıştır. Yüzyıllarca Osmanlı
Devleti’nin yönetimi altında yaşamış ve Türk-İslam
kültürünü benimsemiş olan Boşnakların bir kısmı,
Avusturya’nın yönetimi altına girmeyi kabul etmeyerek
topraklarını terk etmek zorunda kalmıştır
Osmanlı Devleti'nde II.Meşrutiyet ilan edilince
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bu gelişmeden
tedirgin olmuştu. Bosna-Hersek hukuken Osmanlı
Devletine bağlı olduğu için Meclis-i Mebusan'a buradan
da milletvekili seçilebilecekti. Böylece Bosna-Hersek'in
Osmanlı Devleti ile bağları daha da kuvvetlenecekti.
Avusturya-Macaristan
İmparatorluğu,
Almanya'nın
onayını aldıktan sonra, 5 Ekim 1908'de Bosna-Hersek'i
ilhak ettiğini Berlin Antlaşmasında imzası bulunan
devletlere ve Osmanlı Devleti'ne bildirdi. Babıali, BosnaHersek'in ilhak kararına büyük tepki gösterdi. Ancak,
Avrupa devletlerinin tutumu karşısında yalnız kaldığını
anlayınca barış yolunu seçmeye mecbur kaldı. 26 Şubat
1909'da yapılan bir antlaşma ile Bosna-Hersek'i,
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na terk etti. Bu
suretle, Osmanlı Devleti fiilen elinden çıkan BosnaHersek'i hukuken de kaybetmiş oldu.
8- Avusturya askerinin Yenipazar’da bulunmaktaki
amacı her sınıf mülki, adli, ve mali Osmanlı
memurlarının memuriyetlerini icra etmesine asla
engel olmayıp ismi zikredilenler yine önceden
olduğu gibi münhasıran ve bizzat Babıali’nin emri
altında işlerine devam edeceklerdir.
9- Babıali Yenipazar Sancağı’nda Avusturya askerinin
ikamet eylediği noktalarda kendi askeri düzenini
yerleştirmek ister ise bu babda asla engeller
çıkarılmayacak ve her iki devlet askeri adetçe ve
askerliğin müsaade ettiği hareket serbestliğinde tam
bir eşitlik altında bulundurulacaklardır. Babıali
Yenipazar sancağı’nın hiç bir tarafında düzensiz
askeri birlikleri yerleştirmemeyi taahhüt eder.
Bosna-Hersek, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da
kaybettiği, halkı Müslüman olan ilk bölgedir. Stratejik
bir öneme sahip olan Bosna-Hersek'in kaybedilmesiyle
birlikte, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki nüfuzu
azaldı. Balkanlar'daki küçük devletler Osmanlı
Devleti'nden toprak koparma amacına yönelik
faaliyetlerini artırdılar.
10- Avusturya Devleti’nin yedinci madde gereğince
Yenipazar Sancağı’nda gerekli duruma göre yeteri
miktarda asker ikame etmek hakkında olan yetkisini
işbu tedbirler
vasıtasıyla
eksiltmemek
ve
sınırlandırmamak
lazım
gelecektir
(BOA.
Mu'ahedenameler : 56/15 ; Ayrıca bkz. BosnaHersek İle İlgili Arşiv Belgeleri (1516-1919), 1992:
79-82).
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun, Osmanlı
Devleti ile anlaşarak Bosna-Hersek'e yerleşmesi Rusya
tarafından desteklenen Sırbistan'ın tutumunu sertleştirdi.
Almanya, Rusya'ya 23 Mart 1909'da bir nota vererek
Bosna-Hersek'in Avusturya tarafından ilhakını tanımasını
istedi. Savaşı göze alamayan Rusya bu ilhakı tanımak
zorunda kaldı.
SONUÇ
Balkanlar, her zaman Avrupa'nın yumuşak karnı
olmuştur. Stratejik konumu sebebiyle bir çok devlet bu
bölgeyi ele geçirmek için çaba sarf etmiştir. AvusturyaMacaristan İmparatorluğu, Almanya ve İtalya'ya
yenildikten sonra genişleme alanı olarak Balkanları
seçmiştir
Bosna-Hersek sorunu Almanya'nın Avusturya'yı
desteklemesiyle sonuçlandı. Fakat bu olay, Sırbistan’ın
Rusya'ya daha çok yaklaşmasına sebep oldu. Avrupa'da
güç mücadelesine yol açan ve Bosna-Hersek sorunundan
doğan Balkan bunalımı ile üçlü itilaf devletleri arasındaki
bağlar daha da güçlendi. Avrupa bunalımı halini alan
Bosna-Hersek sorunu I.Dünya Savaşı'nın çıkmasının
önemli sebeplerinden biri oldu.
1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra
imzalanan Berlin Antlaşması şartları gereğince BosnaHersek Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından
işgal edilmiş, 21 Nisan 1879’da imzalanan antlaşma ile
de Bosna-Hersek’in ve Yenipazar’ın işgal ve yönetim
KAYNAKLAR
1.
Anderson, Matthew Smith, 2001, Doğu Sorunu,
(Çeviren: İdil Eser), İstanbul.
4.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Yıldız Arşivi,
Hususi Maruzat, Evrak nr: 160/65, 159/55, 160/86.
2.
Armaoğlu, Fahir, 1999, 19.Yüzyıl Siyasi Tarihi
(1789-1914), Ankara.
5.
3.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Mu'ahedenameler,
Evrak nr. 56/15.
Bosna-Hersek İle İlgili Arşiv Belgeleri (15161919), 1992, (Yayınlayan: T.C. Başbakanlık Devlet
Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire
Başkanlığı), Ankara.
19
Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları 4; 2003
6.
Castellan, Georges, 1993, Balkanların Tarihi,
İstanbul.
7.
Çauşeviç, Reco, 1994, Bosna, C.I, İstanbul.
8.
Erim, Nihat, 1953, Devletlerarası Hukuku ve
Siyasi Tarih Metinleri, C.I, Ankara.
9.
Zafer ÇAKMAK
13. Kurat, Akdes Nimet, Haziran-Eylül-Aralık 1953,
“Panslavizm”, AÜDTCFD, C.XI, S.2,3,4, (s. 241278).
………………., 1999, Rusya Tarihi, Ankara.
………………., 1990, Türkiye ve Rusya, Ankara.
Görgülü, İsmet, Veli Yılmaz, Ali Erdinç, 1992,
Bosna-Hersek, İstanbul.
14. Nuza, Fehmi, 1986, “Bosnalıların Avusturya İşgal
Ordusuna Karşı Mkavemetleri “, Türk Kültürü, S.
281, (s.588-598), Ankara.
10. Hayta, Necdet, Ağustos 1999, “Bosna ve Hersek’in
Avusturya-Macaristan Tarafından İlhakı (5 Ekim
1908)”, Askeri Tarih Bülteni, S.47, (s. 61-76),
Ankara.
15. Öztuna, Yılmaz, 1990, Rumelini Kaybımız,
İstanbul.
11. Karal, Enver Ziya, 1988, Osmanlı Tarihi , C.VIII,
Ankara.
16. Türkgeldi, Ali Fuat, 1987, Mesâil-i Mühime-i
Siyasiye, C.II, (Yayına Hazırlayan: Bekir Sıtkı
Baykal), Ankara.
12. Kocabaş, Süleyman, 1986, Avrupa Türkiyesi’nin
Kaybı ve Balkanlarda Panslavizm, İstanbul.
17. Uçarol, Rıfat,1978, 1878 Kıbrıs Sorunu
Osmanlı-İngiliz Antlaşması, İstanbul.
ve
18. Ülman, Haluk, 1972, Birinci Dünya Savaşına
Giden Yol, Ankara.
20
Download