Word`e Aktar

advertisement
NAMAZIN SIRLARI
Açıklama: İslamın ilk farzı, Hz. Peygamberin ümmetine son vasiyeti ve semada emredilen tek
farzı olan namaz, Allaha imandan sonra en büyük hakikattir.
Kategori: EDEBİYAT& KİTAP
Eklenme Tarihi: 26 Haziran 2012
Geçerli Tarih: 18 Temmuz 2017, 19:13
Site: BAĞIMSIZHABERLER.COM
URL: http://www.bagimsizhaberler.com/haber_detay.asp?haberID=1747
"NAMAZIN SIRLARI"
Yazar: Ahmet Altun
Yayınevi :Ensar Neşriyat
İslam’ın ilk farzı, Hz. Peygamberin ümmetine son vasiyeti ve semada emredilen tek farzı olan
namaz, Allah’a imandan sonra en büyük hakikattir. Dinin direği. İslam’ın ve Müslümanlığın
sembolüdür. Bütün iyiliklerin kaynağı, bütün ibadetlerin özü ve özeti olan namaz bütün
peygamber ve ümmetlere farz kılınan bir ibadettir. Toplumu her türlü kötülüklerden men ederek
asayişi sağlayan namaz, adalet ve barış demektir, sağlık ve huzur demektir. Allah tarafından
hayatı namaza programlanmış insan, namaz ile dünyada da bir cennet hayatı
yaşayabilir..(Önsöz'den)
Kitaptan bazı bölümler:
...NAMAZIN SAĞLIK BOYUTU,
PSİKOLOJİK BOYUTU
NAMAZ V AKİTLERİNİN TAYİNİNDEKİ SIRLAR .
SECDENİN SIRLARI,BEYİN İLE NAMAZ ARASINDAKİ SIRLAR,
FATİHA SURESİNDEKİ "NUN"'UN SIRRI ,
KIBLEYE YÖNELMEKLE DÜNYANIN YUVARLAK OLMASI ARASINDAKİ İLİŞKİ ,
MEKKE' DEN GASP EDİLEN BİR HAKKIN SIRRI ,
MEKKE (KABE)NİN COĞRAFİ KONUMUNDAKİ SIRLAR ,
KABE ETRAFINDAKİ TAVAFIN SOLDAN SAĞA OLMASIN SIRRI ,
HACERÜ'L ESVED'İN ALLAH'IN SAĞ ELİ OLDUĞU HADİSİNDEKİ SIR
MEKKE'NİN ALTINDAKİ SIR ...
ABDESTİN TIBBİ FAYDALARI
Abdest esnasında yıkanan organlar tesadufi seçilen organlar değildir .Ağız ve burun
vücuda açılan ana kapılardır.Bunların temizliği iç organların hastalıklardan korunması anlamına
gelir. El ,ayak ,yüz, baş ,ayak tabanı ,parmak araları ,milyonlarca mikroplara yataklık eden
yerlerdir.
1 )Tıbbi kaynaklar ,insan cildi ,ağız ve burnunun ,mikrop ve bakteriler için en verimli yerler
olduğunu bildiriyor. İnsan vucudunda açık olan yerlerde yani abdest organlarında 1 cm² de 1-5
milyon arasında sürekli çoğalan mikrop bulunmaktadır. Bunları su ile yıkamak ,vücudu
mikroplardan temizlemek demektir. Yapılan deneyler sonucu görülmüştür ki ,abdestle bu organlar
günde 3 defa yıkandığı zaman ,vücut ,mevcut mikropların % 95 ‘inden ,beş defa yıkanmasıyla da
tamamından temizlenmiş oluyor.
Abdest alırken ,abdest yerlerini ovarak yıkamak ,Hz. Peygamber’in emri ve tavsiyesidir :
- Tıbben sabittirdir ki ,kalbe en uzak olan el ve ayaklarda kan dolaşımı daha zayıftır.
Abdestle el ve ayakların ovularak yıkanması kan dolaşımını güçlendiriyor. Tansiyonu düşürüp,
sıkıntıyı gideriyor.(Dr.Ahmet Şevki ,Londra Kraliyet Tıp Merkezi Üyesi )
- İnsanın dış yüzeyinde bulunan bazı noktalar iç organ ve sistemleriyle irtibat halindedir.
Bu noktaların çoğu,el ayak ,yüz ve kulakta bulunmaktadır. Bu noktaları ovmak ,iç organların
hareketlerinde dengeyi sağlar ve sağlığını korur. Alternatif tıp olan Akapunktur,hacamat (kan
aldırma ) ve masaj ile tedavi bu esasa bağlı olarak ortaya çıkmıştır.
El ve ayakların ovularak yıkanması, vücutta “endrofin” denilen ve morfin maddesi olan
salgının ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bunun neticesinde de insanın rahatlayıp, öfkesinin
dindiği ve stresten kurtulduğu belirtiliyor.
Uluslar arası Kur’an ve Hadiste İlmi mucizeler Komisyonu’nun tespitlerine göre de :
_ Ayakları topuklara kadar ovarak yıkamak bu bölgeden geçen enerji kanallarındaki akımı
dengeleyerek ,karaciğer ,böbrek ,mesane ,mide ve pankreas enerjisini arttırıyor.
_ Parmak aralarını ovarak yıkamanın ise ,baş ağrısının birçok çeşidine iyi geldiği tesbit
edilmiş.
_ Kulakları tam olarak messetmek ise ,vücuttaki bütün enerji sistemini aktif hale getirir.
2 ) Koruyucu hekimlikte ağız sağlığına çok önem verilmektedir. 1mm. salyada 100 milyon
civarında mikrop olduğu ifade ediliyor. Dişler arasındaki gıda artıklarıyla beslenen ve çoğalan bu
mikroplar ,ağız ve dişlere olumsuz etkide bulunuyor.Günde beş defa ve her defasında 3 kere su
ile yıkamanın ve misvak ile temizlemenin
,ağzı ,büyük oranda ,bu mikrop ve zehirlerden
kurtardığı tespit edilmiştir.
Abdestin sünnetlerinden olan ağzı yıkarken mübalağada bulunmak ise ağız içinde oluşan asidin
yumuşamasını sağlamaktadır.
Misvak Mucizesi :
-
Kudüs Pres ajansının haberine göre ,Amerika Chicago Illinois üniversitesi ile Güney
Afrika Stilinbush üniversitesi doktorlarının yaptıkları araştırmalarda , misvakın doğal
olarak içerdiği antibiyotik maddesinin ,ağzı bir çok hastalıklara karşı koruduğunu tespit
etmişlerdir.
-
Illinois üniversitesi diş ve ağız saşlığı uzmanı Prof .Christine ,misvakta ,mikrop öldürücü
6 bileşimin bulunduğunu ,bu maddelerin ağız temizliği için kullanılan “listirin ” ilacından
daha etkili olduğunu söylüyor.
Resulullah (as)’ın misvakla ilgili ilmi mucizesi ,ancak 20. asırda tesbit edilebilmiştir. Halbuki
Müslümanlar ,misvakı abdest ve namaz sünneti olarak 14 asırdan beri kullanmaktadır.
3 ) Yapılan araştırmalarda ,abdest almayan insanların burunlarında ,başta akciğer olmak üzere
,vücutta birçok hastalıklara yol açan çeşitli mikroplar tespit edilirken ,abdest alanların
burunlarında ise bu tür mikropların bulunmadığı anlaşılmıştır. ( İstinşakta mübalağa sünneti
hatırlanmalıdır. )
Mikrobun bilinmediği ve mikroskobun bulunmadığı ,temizliğin bir şey ifade etmediği bir
yüzyılda Hz. Peygamber (as) ‘ın, bugün tıbben de geçerli olan ,sağlık için ,koruyucu hekimlik
adına yapılması gereken şeyleri o gün ,14 asır önce tavsiye etmesi neye bağlanır? Okuma
yazması olmayan bir insan bütün bunları nasıl bilebilir ? ? Ne dersiniz ?...
19. yy.’a kadar yüzünü yıkamayı bilmeyen Avrupa bugün Müslümanlara temizlik dersi
veriyor.Müslümanlar ise bugün İslam’ın temizliğe verdiği önemi bilimsel araştırmalar yerine
yalnız anlatmakla yetiniyor.
Kahire’de yapılan ,uluslar arası bir çevre konferansında ,Mısırlı bir Profesör,İslam’da temizliği
anlatmaya kalkışırken Avrupalı bir Prof. söz alarak Müslüman Prof.’e hitaben “ Sen bunları
neden bize anlatıyorsun ki ?Git bunları Kahire sokaklarında anlat.” sözü o gün Arap basınında
yer almıştır.
Türkiye’de bazı turistik ilçelerde bir kısım belediyeler tarafından asılan “ İlçemizi temiz
tutalım .Turist temizliği sever.” türü afişler ise hem çok acı hem de her sünneti mucizeler içeren
Hz. Muhammed (as)’ın ümmetinin ne hale düştüğünü açıkça gösteriyor.Halbuki Kur’an “ Allah
temiz olanları sever .” diyorAllah’ın bir emri olduğu için mi yapacağız yoksa turist için mi ?
İslam’da temizliğin emredilip uygulandığı dönemlerde Avrupa da insanlar yılda ancak bir
iki defa yıkandıkları batılı kaynaklar da bile vardır.
Alman yazar Bayan Zefred Hunkeh “Doğunun Güneşi Batıyı Aydınlatıyor” adlı kitabında
,Müslümanların günde 5 vakit abdest almalarını hayretle anlatırken .Avrupalıların o dönemlerde
,yılda ancak bir iki defa soğuk su ile yıkandıklarını ,elbiselerini ise ,yırtılmasın diye hiç
yıkamadıklarını ,İngilizlerin ise yıkanmanın sağlığa zararlı olduğunu ve ölümcül hastalıklara yol
açtığına inandıklarını, ABD Beyaz Sarayda,tartışmalı bir şekilde ilk tuvaletin 1851 yılında
yapıldığı ,Fransa Wersay sarayında ise tuvaletin bulunmadığını ifade ederek Avrupalıların
temizliği Müslümanlardan öğrendiğini itiraf ediyor.
NAMAZ HAREKETLERİNDEKİ MUCİZEVİ YÖNLER :
“ Belki namaz ve dua ,bugüne kadar bilinene en büyük enerji kaynağıdır. Doktor olarak
,hiçbir ilacın fayda vermediği ,doktorların tedavide aciz kaldığı pek çok hastanın,doktorların
ellerini çekip onların yerine namaz ve duanın girmesiyle iyileştiklerini gördüm”( Dr .Alexy
Carlyle ;İnsan Denen Meçhul isimli kitabın yazarı Nobel ödülü sahibi )
Allah’ın insan ibadetine ihtiyacı yoktur. Doktorun tavsiye ettiği ilaçlara doktorun değil de
hastanın ihtiyaç duyması gibi…Bilimsel araştırmalar ,gün geçtikçe bu ihtiyaçları bir bir ortaya
koymaktadır.
Namaz başta olmak üzere ibadetlerin ve Hz. Peygamber(as)’ın sünnetlerinin tatbikinde
,insan sağlığına olan faydaları maalesef ancak batılı bilim adamları tarafından ispatlandıktan
sonra ,Müslümanlar tarafından sahipleniliyor ve ilgi odağı haline geliyor.
1 ) Araştırmalar göstermektedir ki ,hareketsizlik ve uzun süreli istirahat kemikleri dumura
uğratıyor. Çünkü hareketsizlik, kemiklerdeki yıkım hücrelerinin çalışmasını artırırken inşa
hücrelerinin hareketlerini de zayıflatıyor. Günde yaklaşık olarak toplam 2 saat süreyi kaplayan
17 rekat farz namazları ve sünnet namazları günün değişik saatlerinde kılan bir Müslüman için
,hareketsizlik ve uzun süreli istirahatta kalmak mümkün değildir.
Namazdaki hareketler ,küçük, büyük, vucuttaki bütün kemik ve eklemleri harekete
geçirmekte bu şekilde kemikler korunup ,sağlamlaşmaktadır.Bu nedenlede namazına devam
eden Müslüman toplumlarda kamburluğun daha az görüldüğü tesbit edilmiştir
Allah Resulu(as) ,vücutta 360 adet eklem ve kemiğin bulunduğunu ( bu sayı bilimsel
olarak ancak 1994 yılında kesinleşmiştir. ) ve her kemik için her gün bir sadaka gerektiğini
,namazdaki tesbih tekbir ve tahmidin birer sadaka olduğunu ifade eden hadisleri bulunmaktadır.
2 ) Bilindiği gibi bel ağrısı halk arasında yaygın olarak görülen bir rahatsızlıktır.
İnsanların % 70 ‘i hayatlarının bazı dönemlerinde bel ağrısı hisettikleri tıbbi araştırmalarla
kesinleşmiştir. Yapılan araştırmalarda ,küçük yaşta namaza başlayan insanlarda bel ağrısı
vakasının yok denecek kadar az olduğu tesbit edilmiştir.( Nisan 2000 Uluslar arası Çocuk Tıp
Kongresi ,Katar )
3 ) Başını günde 80 defa yere koyup secde eden kişinin beynine, kan daha fazla ulaşır. Beynin
zar tabakası ,80 defa daha fazla kanla beslenir Bu da beynin daha iyi çalışmasını sağlar. Hafızayı
kuvvetlendirip ,düşünme melekesini güçlendirir.
Secdeyi karar alma merkezinin bulunduğu bölge olan alnımızın üzerine yapıyoruz ve
beynin yandan görünüşü secde eden bir insanı andırmaktadır. Bütün bunlar tesadüfü olabilir mi ?
? (Bakınız : Namazın Sırları ; Ahmet Altun ,Namazın Sırları s.144 )
3 ) Namaz, ani hareketlerin yol açtığı arızalara karşı güç kazandırıyor. Mesala uzun süre
oturduktan sonra ayağa kalkan insanlarda görülen baygınlık ve tansiyon düşmesi gibi arızalar
namaz kılanlarda çok daha az görülür.
4 ) Namaz kılmaktaki izometrik hareketler ,midedeki gıdaların karışmasına ,,safranın
kolay akmasına ve dolayısıyla safra kesesinde birikinti yapmamasına ,pankreastaki enzimlerin
kolay boşalmasına yardımcı olmaktadır. Böbreğin ve idrar yollarının iyice hareketinden
,böbrekte taş oluşumunun önlenmesinde ve mesanenin boşalmasına da yardımcı olur.
5 ) Mısır İskenderiye Üniversitesinden Prof. Dr. Tevfik Avlan ,düzenli ve sünnete uygun
namaz kılan kişilerde varis hastalığının nadir görüldüğünü belirtmiştir.
Kainat insana bakıyor,her şey ona hizmet ediyor. Dünya ona bir beşik gibi hazırlanmış
,yeryüzünün en güzel yiyecek ,içecek ve giyecekleri onun içindir.
Bunca mükemmelliğin hizmetine verildiği insan fıtraten yaratıcısını arar durumdadır.
Amerikada yapılan bilimsel bir araştırmada beyinde ,insanı ,dini inanca sevkeden özel bir bölge
keşfedilmiştir.
Baş ağrısı çeken hastaları manevi eksersizlerle tedavi etmek isteyen bir grup Amerikalı
bilim adamı ,beynin ön tarafında insanı Allah’a imana sevkeden özel bir bölgenin varlığını
keşfetmişlerdir. İslamonline .net sitesinde yer alan habere göre ,ABD’nin Fledelfia vilayetinde
tertiplenen bir konferansta ,bilim adamları , beyin üzerinde yaptıkları çalışmalarda ,kafa derisine
yapıştırılan electroencephalogram cihazıyla beynin elektrik faaliyetini ölçüp ,elektrik haritasını
çıkardılar. Bu haritada , Allah konusunda ,insanın düşüncesi derinleştikçe ,beynin ön bölgesinde
bir sinir şebekesine elektrik yüklendiğini gördüler.
Bilim adamlarına göre ,insanın bir dine ve Allah’a inanması bu sinir şebekesinin
çalışmasına dayanmaktadır .Bu da beyinde Allaha iman ile ilgili bir özel bölgenin varlığını
ortaya koyuyor.
Bir mikroba mağlup olacak kadar aciz olan insan, hayatın zorlukları karşısında, ancak,
iman etmeyi özüne yerleştirmiş olan Yaratıcısına ibadet etmekle durabilir. Bu ibadetlerin
başında da muhakkak ki NAMAZ gelmektedir.. Sonsuz merhamet sahibi ve kulunu çok seven
Allah,kulun huzur ve selameti için namaz kılmasını istemektedir.
Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin .(Bakara 153 )
Demekki sabır ve namaz her sıkıntı ve musibetin üstesinden gelen ilahi iki emirdir.Bize
gösterilen iki kapı.. Bu kapıların açılabilmesi için muhakkak ki önce onları çalmak gerekir..Ne
dersiniz?
Download