Viral Nükleik Asit

advertisement
1
2
Virolojinin Tarihcesi
Virusların Tanımlanması Ve Yapıları
Virusların Sınıflandırılması
DNA Virusların Replikasyonu
RNA Virusların Replikasyonu
Viral Genetik
Bakteriofajlar
Onko Virusler
3
http://www.nature.com/nm/journal/v19/n7/fig_tab/nm.3248_F1.html
Virusların Genel özellikleri
Virus, latince zehir demektir.
4
http://www.nlv.ch/Virologytutorials/Classification.htm
VİRUSLARIN TARİHÇESİ
E. Jenner (1796)
Çiçek hastalığı için inek çiçeği virusunun kullanımı ile başladı (ilk tarihi olay)
Charles Chamberland (1884)
Porselenden yapılan fitreden bakterilerin geçemediğini gösterdi
L.Pasteur (1885)
Kuduz aşısının bulunması
Dimitri Ivanowski (1892)
Tutun muzaik hastalığına sebep olan etken filtreden gece bildiğini gösterdi. Bu hastalığın
etkeni toksin olabileceğini düşünmüş.
Martinus Beijerinck (1898-1900)
Tütün mozaik etkeni filtre edilebilir. Fakat hala etken tam olarak bilinmiyor.
5
Loeffler and Frosch (1898-1900)
• Sığırlarda, şap hastalığına (foot-and-mouth disease) viruslerin neden olduğunu,
Walter Reed (1900)
• Sarı humma (yellow fever) hastalığın etkeni, sivrisinekler tarafından taşınan ve filtre
olabilen virusların neden olduğunu,
Ellerman and Bang (1908)
• Tavuklarda lösemi hastalığın nedeninin bir virus olduğunu,
Peyton Rous (1911)
• Tavuk kas tümörlerine bir virusun neden olduğunu, göstermişlerdir.
Frederick Twort (1915)
• İlk defa bakterileri enfekte eden virüsleri (bakteriyofaj ya da fajları) izole etmiştir.
6
Felix d’Herelle (1917)
 Bakteriyofajların varlığını,
 Plak deneyini ve
 Bakteriyofajların sadece canlı bakterilerde üredeklerini ortaya koymuştur.
Salk 1954
Poliyo aşısını bulmuştur.
Blumberg (1963)
HBV’yi tanımlamıştır.
Tenin(1970)
Retroviral RT enzimini tanımlamıştır.
Monteigne, Gallo, Barre- Sinaussu(1983)
HIV virusu tanımlanmıştır.
Rock Hudson (1925-1985)
Freddie Mercury (1946-1991)
H1N1 2009 yılında tanımlandı.
7
VİRUSLARIN DÜNYASINDAYIZ….
• Tüm canlılar bir virus denizinde yaşıyorlar
• Virusler tüm canlıları infekte ederler
• Her gün milyonlarca virusu yiyip ve teneffüz ediyoruz.
• Dakikada 6 litre hava soluyoruz, günde binlerce gram yemek ve bunların içindeki kontaminantları
tüketiyoruz,
• Her mililitre deniz suyunda 1 milyondan fazla virus partikülü içerir
• Bizler kendi genetik materyalimizin bir parçası olarak viral genomlarını taşırız.
• Viral infeksiyonlar türler arası bariyeri devamlı kırıp geçiş yapabiliyorlar
• -Sürekli yeni konaklar ararlar
• -Viral infeksiyonlar konaklarının evrimini etkiler
• Virusler için bugünün 'doğal konakları' evrim için bir ara konak olabilir
8
Dünya üzerinde virusların sayısı şaşırtıcı düzeyde

Konak dışında çoğalamadıklarından, zorunlu
hücre içi parazitlerine benzerler ama parazitlerden
farklı olarak virusler gerçek organizma
sayılmayan biyolojik birimlerdir.
 Diğer farklılıkların yanı sıra, virusların hücre zarı
ve kendi metabolizmaları yoktur.
9
Virusler Hakkında Genel Bilgi
• Virusler organizmada hastalık yapabilen en küçük canlı enfeksiyon etkenleridir.
• Büyüklükleri 20-400 nm arasında değişmektedir.
• Morfolojik yapıları ve genel özellikleri yönünden diğer mikroorganizmalardan büyük farklılıklar
gösterirler.
• Bakteri, protozoa ve mantarlarda olduğu gibi tam bir hücre yapısı içermezler.
• Yalnız başlarına yaşamak için gerekli olan enerjiyi ve makromoleküllerini sentez edemezler.
• Bu nedenle virusler tamamen enfekte ettikleri hücrelerin metabolik sistemlerinden yararlanırlar.
• Yani zorunlu hücre içi paraziti olarak yaşamlarını devam ettirirler.
• Canlı hücrelerin dışında yaşamlarını sürdürmeleri mümkün değildir.
• Canlı hücre dışında metabolik aktivite gösteremezler.
• Ancak hücre içine girdikten sonra hem kendi, hem de hücrenin metabolik yollarını kullanırlar.
• Bu nedenle virusler hücre dışında metabolik olarak inaktif, hücre içinde ise canlı olarak kabul edilirler.
10
Virusların Önemi
1. Bitki, hayvan ve insanlarda pek çok hastalığa neden olurlar
Bazı virusler, kolayca aşı ile kontrol edilir
 Kabakulak, Kızamık, Çiçek, Çocuk Felci
Bazı viruslerin aşı ile kontrol edilmesi zordur
 Retroviruses (HIV: ssRNA  dsDNA)
 Grip
2. Biyoteknolojinin vektörleri olarak kullanılır
Bir konakçı hücrenin kromozomuna terapötik geni eklemek için kullanılır
11
Virusleri Bakterilerden ve Diğer
Mikroorganizmalardan Ayıran Özellikler
Büyüklük
 Filtrelerden geçme
Genomik yapı
 Hücre organelleri
Metabolik aktivite
Çoğalma
 Antibiyotiklere duyarlılık
 İnterferona duyarlılık
 Antijenik özellik
Üreme ortamı
Mikroskobik özellik
12
Genomik Yapı
• Viruslerde tek bir nükleik asit bulunmakta olup,
- DNA ya
da RNA'dan oluşur.
• Bakterilerde ve diğer mikroorganizmalarda ise;
- hem
DNA, hem de RNA birlikte bulunmaktadır.
13
Metabolik Aktivite
• Virusler metabolik aktivite bakımından inert partiküllerdir.
• Yani tek başlarına metabolik aktivitelerini sürdürecek enzimleri bulunmamaktadır.
• Bu yüzden yaşamlarını sürdürebilmeleri için mutlaka canlı bir hücreye ihtiyaçları bulunur.
• Hayatlarını devam ettirebilmeleri için canlı hücrelerin metabolik sistemlerinden faydalanırlar.
• Bakterilerin ve diğer mikroorganizmaların ise metabolik faaliyetlerini sürdürebilecekleri
enzimleri bulunur.
• Bu yüzden bakteriler ve diğer mikroorganizmalar hücre dışında da canlı kalabilmektedirler.
14
Çoğalma
• Virusler yalnızca canlı hücreler
içerisinde replikasyon denilen,
Virusler kendi komponentlerini
ayrı ayrı oluşturduktan sonra bu
yapıların bir araya gelmesi ile
replike olurlar
nükleik asidin kopyasının
çıkarılması şeklinde, yani eşleşme
yoluyla çoğalırlar.
• Diğer mikroorganizmalar ise ikiye
İkiye bölünme şeklinde
çoğalmazlar
bölünerek, ya da mitoz ve mayoz
yoluyla çoğalırlar.
15
Üreme Ortamı
• Virusler yalnızca canlı
hücrelerin bulunduğu hücre
kültürlerinde ya da embriyonlu
yumurtada üreyebilirler.
• Buna karşılık bakteri ve diğer
mikroorganizmaların büyük çoğunluğu
cansız besleyici maddelerden hazırlanan
yapay besinlerde kolaylıkla üreyebilirler.
16
Filtrelerden Geçme
Viruslar bakteriyolojide kullanılan filtrelerden
(0,45 µm) küçük olmaları nedeniyle geçebilirler.
Bakteriler ve diğer mikroorganizmalar ise,
büyük
olmaları
nedeniyle
bu
filtrelerden
geçemezler.
Virusler (0,20 µm) geçemezler
17
Hücre Organelleri
 Bakterilerde ve diğer mikroorganizmalarda
ribozom, endoplazmik retikulum, mitokondri,
golgi aygıtı gibi hücre organelleri bulunmasına
karşılık, viruslerde bu organellerden hiç birisi
bulunmaz.
18
Antibiyotiklere Duyarlılık
 Antibiyotikler bakteriler üzerine etkili
olup, üremelerini durdurmakta ya da
ölümüne yol açmaktadır.
 Virusler ise antibiyotiklerin varlığından
hiç etkilenmezler.
 Yani antibiyotik varlığında yaşamlarını
sürdürürler.
19
İnterferona Duyarlılık
Bakteriler genellikle interferonun
olumsuz etkisinden etkilenmemesine
rağmen,
Virusler interferon varlığında
üremelerini sürdüremezler.
20
Antijenik Özellik
Virusler daha iyi antijenik özellik göstermekte
olup, organizmada daha kuvvetli ve daha kalıcı
bir antikor yanıtı oluştururlar.
Bakteriler ise daha zayıf antijenik özellik
göstermekte olup, daha kısa süreli antikor yanıtı
meydana getirirler.
21
Mikroskobik Özellik
Virusler çok küçük olmaları nedeniyle ışık mikroskobunda
görülmeleri mümkün değildir.
Ancak en büyük virusler hücreler içerisinde noktacıklar
şeklinde fark edilebilirler.
Bu yüzden virusların incelenmesinde büyütme gücü daha
fazla olan elektron mikroskobu kullanılır.
Bakteriler ve diğer mikroorganizmalar ise ışık mikroskobu
ile görülebilirler.
22
Mikroskop
Elektron
mikroskop
Işık mikroskop
23
• Boyutları nanometre (nm) ile ölçülür.
o Bundan dolayı ışık mikroskobunda görülmez.
o Elektron mikroskobunda görülür.
1µ=1000nm
1mm=1000 000 nm
 Viruslerin büyüklükleri 20-300 nm arasında değişir.
• 20 nm büyüklüğünde en küçük olan
• Parvovirus B19
• Picornaviruslar
• En küçük chlamydia elementer cisim
• 300 nm büyüklüğünde olup
* En büyük virus Poxvirus büyüklüğündedir
 Prokaryotlar (bakteriler)
200- 2000 nm
 Eukaryotlar (mantarlar, protozoonlar)
> 2000nm
24
300 nm büyüklüğünde
20nm büyüklüğünde en küçük olan
25
Özellik
Bakteri
Riketsiya
Mikoplazma
Klamidya
Virus
Çoğunluğu 300
nanometreden küçük
>300nm çap
+
+
+
+
Cansız ortamda üreme
+
+
+
+
+
+
-
Bölünerek Çoğalma
-
DNA ve RNA
+
+
+
+
DNA veya RNA bulunur
İnfeksiyöz nükleik asit
+
+
+
+
+
+
+
+
+
Ribozom
Metabolizma
-
Işık mikroskobu ile görülme
+
+
+
+
(sadece çiçek virusları
görülebilir)
Filtreleri geçebilme özelliği
-
-
-
-
+
(0,45 um)
Tablo, viruslar ve diğer mikroorganizmaların bazı özelliklerini göstermektedir
26
Elektron Mikroskobu
İnsan Gözü
Işık Mikroskobu
0,1 nm
10 nm
1 nm
100 nm
10 µm
1 µm
100 µm
1 mm
0,1 m
1 cm
1m
10 m
100 m
• Virusler bakterilerden ve diğer
mikroorganizmalardan daha
küçüktürler.
Atomlar
Kloroplast
Fare
Kurbağa
yumurtası
Antikor
virus
• Bakteriler ve diğer mikroorganizmalar
mikrometre (µm) ile ölçülürken,
virusler nanometre (nm) ile ölçülürler.
Hayvan
ve Bitki
Hücreleri
DNA
Bakteri
Karınca
Zigot
İnsan
Balina
Eritrosit
İnfluenza
virusü
Hayvan Hücresi
Zigot
Bitki Hücresi
Lipid
Bakteri
Logaritmik ölçekte boyutları
• Virusların büyüklüğü yaklaşık 20 400 nm arasında değişirken, bakteriler
ortalama 1000 nm, yani 1 mikron
büyüklüğündedir.
• Virusların en büyüğü dahi, en küçük
bakteriden daha küçük veya aynı
boyuttadır.
Polen
Mitokondri
Protein
karbon
1 km
109 (nm) = 1 metre
106 (µm) = 1 metre
100 (cm) = 1 metre
1000 (m) = l kilometre (km)
• Yani 1 nm , 1 mm'nin milyonda biri
büyüklüktedir.
Kurbağa
Yumurtası
• En küçük bakteri olarak 300 nm
büyüklüğündeki klamidya elemanter
cisimciği, en büyük virus olan poxvirus
boyutundadır.
Işık Mikroskop
Elektron Mikroskop
27
28
VİRAL YAPILAR–TERMİNOLOJİ
Virion: Tüm virus partikülü ya da İnfektif virus partikülü (Virion) olarak tanımlanır.
Viroid: Viruslardan farklı olarak değerlendirilen bir yapıdır. Viroid belirgin bir protein tabakası bulunmayan genellikle sadece infeksiyöz
nükleik asitten ibaret yapılardır.
Viroidler çok küçük (200-400 nükleotit), çomak benzeri RNA molekülleridir. Yüksek düzeyde sekonder yapı içerirler. Kapsit ve zarf bulunmaz.
Sadece tek nükleik asid molekülü bulunur. Viroidler yalnız bitkilerde bulunmuştur ve genellikle bitkileri hastalandırır. Hayvanlarda ve
insanlarda bazı hastalıklarda viroidlerden şüphelenilmektedir.
Virusoid: yaklaşık 1000 nükleotit içerirler. Başka bir viral kapsid veya virus ile beraber bulunarak genellikle bitkilerde infeksiyon
oluştururlar.
Defektif virus: Bazı virusların genomunda değişiklikler oluşabilir. Değişiklik sonucu bu viruslar infeksiyon oluşturamaz hale gelebilir.
Bunlar satellitler ve viroidler gibi yardımcı bir virusa gereksinim duyarlar.
Satellit virus: Küçük RNA molekülleri olup infeksiyon oluşturabilmek için kesinlikle başka bir yardımcı virusa gereksinim duyarlar. Birçok
Satellit bitkilerde infeksiyon oluşturur fakat çok azı baklteriyofaj ve hayvan hücresinde bulunmuştur. Örneğin Dependovirus genusu
adenoviruslarla birlikte bulunmuştur. Satellitler, tek ipliklidir ve yaklaşık 500-2000 nükleotitden oluşur. Defektif virus genomunun aksine
satellit genomu ile yardımcı virus genomu arasında benzerlik yoktur veya çok azdır.
29
Pseudovirionlar: Kapsidin içinde viral DNA yerine konak hücrenin DNA’sı yer alır. Hücreleri enfekte edebilirler ancak replike olmazlar.
Prion:
Protein benzeri yapıdaki infeksiyöz partiküllere verilen bir isimdir.
• 250 kadar aminoasitten oluşmuştur. Nükleik asit içermez.
• PrPc proteini (Normal Functions of prion protein PrPc) beyin dokusunda diğer dokulara oranla 50 kat daha fazla bulunur.
• Prionlar normal hücrelerde PrPC (normal prion) olarak bulunur. Ancak prionun yapısının değişimi (ikiye katlanma)
ile PrPSC(scrapie; infektif prion;) oluşmakta ve bu değişen prion hastalığa neden olmaktadır.
• İmmun yanıtı uyarmazlar
• Isı, dezenfektanlar ve radyasyonla inaktivasyona ciddi derecede direnç gösterirler.
• İnfektif Prionların hayvanlarda ve insanlarda önemli dejeneratif spongiform sinir sistemi hastalıklarına neden oldukları
bildirilmiştir.
 Hastalığın hayvanlarda olan şekli "deli dana hastalığı" veya " bovine spongiform ensefaliti (BSE)", insanlarda olan şekli ise
Jakop-Creutzfeldt Hastalığı (JCH) olarak adlandırılmalıdır.
Özellikle İngiltere'de bazı şüpheli ölüm olaylarının bu hastalığa bağlanması bu hastalığın hayvanlarda ve insanlarda salgın
halini aldığını gösterdi.
30
Hayvan ve insanlarda görülen TSE ler (prion hastalıkları)
(TSE-Transmissible spongiform encephalopathy: TSE-Bulaşıcı süngerimsi ensefalopati)
Hayvan Hastalıkları
-Scrapie (koyun ve keçi)
-Transmissible mink encephalopathy (mink ve vizon)
-Chronic wasting disease (CWD) (geyik)
-Bovine spongiform encephalopathy(BSE) (sığır)
-Feline spongiform encephalopathy (kedigiller)
İnsan Hastalıkları
Sporadik:
-Creutzfeldt- Jakob Hastalığı (sCJD)
-Sporadic fatal insomnia
Kalıtsal:
-Ailesel Creutzfeldt- Jakob hastalığı (fCJD)
-Fatal familial insomnia (FFI)
-Gerstmann-Sträussler-Scheinker hastalığı
Kazanılmış:
-İatrojenik Creutzfeldt-Jakob hastalığı
İnfeksiyon:
-Kuru
-Yeni varyant Creutzfeldt- Jakob hastalığı (vCJD)
31
 Bu hastalık prion denilen protein parçaçıklarının neden olduğu uzun bir kuluçka dönemini takiben ortaya çıkan beyin
fonksiyonlarının bozulması hızlı yaşlanma ve ölümle sonoçlanan bir enfeksiyon hastalığıdır.Hastalığın yiyeceklerle bulaştığını
gösteren deliller vardır.Genellikle ileriki yaşlarda ortaya çıkan hastalık en sık 57-62 yaşlarında görülür.
Hastalığın en sık rastlanan belirtileri:
 uykusuzluk
 depresyon
 kişilik değişiklikleri
 hafıza kaybıdır.
 Bu bulguların ardından kısa bir sürede hızlı bir bunama konuşamama yürüme zorlukları kas seğirmeleri ve kramplar görülür.
Hasta genellikle 6-12 ayda mental ve fiziksel fonksiyonlarını kaybeder. Hastalık ölümle sonuçlanır.
 Kesin tanı beyin dokusundan biopsi yapılarak konulur.
Hastalığın bugün için kesin tedavisi mümkün değildir. Ancak hasataların şikayetlerini azaltmaya yönelik tedavi uygulanmaktadır.
Bir porsiyon hayvansal ürünle bulaşma riski 10 milyarda bir olarak ölçülmüştür.
 Sakatat ve sosis gibi ürünler riski yükseltir.
 Süt ve süt ürünlerinde risk tespit edilmemiştir.
 Kan ve kan ürünleri ile bulaşmayla ilgili kanıt yok.
32
 Fiziksel ve kimyasal inaktivasyonlara dirençlidir
 Sadece;
 1N NaOH’de, oda sıcaklığında 1 saat bekletme
 %5’lik hipokloritte
 Yüksek ısıdaki buhar otoklava dayanıksız (132 ºC’de 4.5 saat)
33
 TANI VE KORUNMA
TANI
 Premortem :
 Klinik belirtilerle;
 Familyal hastalıklarda moleküler yöntemlerle (PCR) lökositlerden elde edilen DNA lardan PRP gen
mutasyonları bakılabilir.
 BOS’da, Western Blotting veya iki boyutlu elektroforez yöntemi ile 14.3.3 proteini olguların %93’ünde
saptanabilir.
 Postmortem
 Histopatoloji
-Tanıda altın standart
 Deney hayvanlarına bulaştırmak, özellikle transgenik farelere
34
Sınıflandırma
Virusler Kingdom üyesi olarak sınıflandırılmıyor?
Beş Kingdom Sınıflandırma Sistemi
 Monera (Monera: Eubacteria ve Archeobacteria)
 Poristalar (Protista)
 Mantarlar (Fungi)
Bu sınıflandırma sistemi içinde yer almıyorlar
 Bitkiler (Plantae)
 Animalia (Hayvanlar)
35
Virusların Sınıflandırılması
(Sınıflandırma kriterleri)
Çeşitli yaklaşımlar, (binom isimlendirmeye uymayan) türetilmiş:
1. Hastalığın adı:
Örneğin; Measles virus, smallpox virus
2. Hastalığın ilk bildirilen yerlere göre sonra adlanadıma yapılır
Örneğin; Newcastle disease virus, Ebola virus, Norwalk virus, Bunyaviridae
3. Konak ve hastalık belirtileri
Örneğin; Tütün mozaik virusu, cauliflower mosaic virus, brome mosaic virus
4. Latin ve Yunan Kelimelerinden verilen isimler
Örneğin : Coronaviridae – “crown”(Taç)
Parvoviridae – “small” (Küçük)
5. Virusü keşfeden araştırıcının ismi
Örneğin : Epstein-Barr virus
6. Hastalığın çıkış noktasına göre.
Örneğin : Dengue virus (Kötü ruh), influenza virus (Kötü hava)
7. Yukarıdki kombinasyonlar
Örneğin : Rous Sarcoma virus
36
Virusler Keşfedilmeden Önce
 Dermotropic – enfekte cilt hücresi
 Neurotrophic – enfekte sinir hücresi
 Viscerotropic – enfekte sindirim sistemi
 Pneumotropic – enfekte solunum sistemi
37
Virusler Keşfedildikten Sonra
 Virusların nükleik asitlerinin tipi ve yapısı
 Çoğaltma yöntemleri
 Konak çeşitliği
 Kimyasal ve fiziksel özellikleri
38
Virusların Sınıflandırılması
Aşağıdaki kriterler virusların sınıflandırılması için kullanılır:
1.
Morfoloji:
Kapsidin yapısı
-Zarflı
-Zarfsız
1.
Virusün Büyüklüğü
3.
Konağın Çeşitliği / Tipi:
I. Bakteriyofajlar
II. Bitki hücrelerini enfekte eden virusler
III. Hayvan hücrelerini enfekte eden virusler
a.Dermotrophic
b.Neurotrophic
4.
Genom kompozisiyonu
– DNA / RNA
– ds/ss DNA and ds/ss RNA
39
Virusların Sınıflandırılması
 Virus sınıflandırılması virusünün yapısal ve kimyasal bileşimi ile
belirlenmiştir.
 Virus aselüler hücre - Taksonomik sınıflandırma kullanılarak
kategorize edilemez.
 Uluslararası virus Taksonom Komitesi (UVTK): Virus
sınıflandırmasını yapmaktadır
 Baltimore Sınıflandırma Sistemi.
40
Virusların Sınıflandırılması/Adlandırılması
Uluslararası Virus Taksonom Komitesi (UVTK), 1990'ların başında, virusların adlandırılması
ve sınıflanması için çeşitli kurallar geliştirerek uygulamaya koymuştur. Günümüzde de virus
türlerinin adlandırılması ve bu sistem içinde yapılmaktadır.
UVTK sınıflandırması, takson yapısına sahip olması gibi özellikleriyle biyolojik sınıflandırma
yöntemleri ile çeşitli benzerlikler taşısa da bazı farklarla onlardan ayrılır:
•UVTK sınıflandırması takım seviyesinden başlar ve tür seviyesine kadar iner. Geçerli
seviyeler, ilgili takson son ekleri parantez içinde belirtilmiş halde, şöyledir:
Takım (-virales)
Familya (-viridae)  Herpesvirida
Alt familya (-virinae)  Herpesvirinae
Cins (-virus)  Herpesvirus
Tür (-virus)  Herpes simplex
41
Virusların MORFOLOJİK YAPILARI
Virusler çok küçük olmalarına, ilk bakışta basit
bir yapı içeriyormuş gibi görünmelerine
rağmen, ayrıntılı şekilde incelendiklerinde çok
iyi bir morfolojik organizasyona sahip
oldukları görülmektedir.
42
Virusların Büyüklük ve Şekli
 Virusların şekilleri sıklıkla yumurta,
çomak,
mermi
veya
tuğla
şeklindedirler. Aslında virusler tam
bir geometrik simetri gösteren
karmaşık yapıya sahiptirler.
 Tüm virusler kapsid adı verilen
koruyucu bir tabaka ve bir nükleik
asit genomundan oluşur.
 Virus taneciklerinin biçimini virusün
protein örtüsündeki kapsid denilen
alt birimlerin dizilişi belirler
43
Virusların Yapısı
• Nükleik Asid: Virusler DNA veya RNA’ya sahiptir
1. virus genleri lineer veya dairesel olabilir.
2. Tek veya parçalı olabilir
3. Tek veya çift iplikçik şeklinde olabilir
Tegument
Core (Kor)
Nükleik Asid
Nucleocapsid
Tegument
Kapsid
Kapsomer
Protein Yapısında Zarf
• Kapsid: Virusün genetik materyalini saran ve onu koruyan protein kılıftır.
1.
2.
3.
4.
Hücreden hücreye nükleik asit taşır
Nükleik asidi hücrenin nükleaz enzimlerinden korur
Konak hücrede spesifik reseptöre bağlanır (zarfsız viruslarda)
Antijeniteyi belirler
Membran Proteini
Spike protein
Viral Zarf **
Fig 1. Hayvan virusların yapısının şematik bakış
** Tüm viruslarda bulunmaya bilir
• Nükleokapsit:Kapsid, içindeki nükleik asit ile birlikte “Nükleokapsit” adını alır.
Bazı viruslarda, kapsid lipoprotein yapıda bir zarfla çevrili olabilir.
Kapsid + genom = nükleokapsid
•
Kapsomer: Kapsid kendisini oluşturan Kapsomer denilen protein yapıda ünitelerden oluşmuştur.
• Peplomer : Zarfda bulunan özgül glikoproteinler
• Tegument: Zarflı viruslarda zarf ile kapsid arasında kalan mesafe
• Core : kapsid içinde N.A’lerin proteinlerle ya da replikasyon enzimleri ile oluşturduğu yapı
• Matriks proteini (M): Zarfta bulunan diğer bir protein de matriks proteini (M) olarak bilinir.
Matriks proteini virion yapısını sağlamlaştıran bir proteindir.
44
Genomik Yapı
• Virusün en iç kısmında yani virusün özünde bulunan, viruse ait genetik bilgiyi taşıyan
nükleik asit kısmıdır.
• Virusün yapısal ve yapısal olmayan proteinleri için gerekli genetik şifreyi taşır.
• Küçük viruslerde viral genom 3-4 gen taşırken, büyük viruslerde bu sayı 200-300'e ulaşır.
• Nükleik asit virusün cinsine göre ya DNA, ya da RNA'dan oluşmaktadır.
• Nükleik asitler ya tek iplikcikli ya da birbiri üzerine katlanmış çift iplikcikli yapıda olabilir.
• Nükleik asitler tek molekül halinde olabileceği gibi, parçacıklar halinde de bulunabilirler.
• Görünüm olarak düz ya da çembersel şekilde kıvrılmış olabilirler.
• Tüm bu özellikler virusün cinsine ve türüne göre değişmektedir.
45
Tek
İplikçilikli
Linear
Bir çok virus nükleik
asidi virion
içerisinde tek
molekül halinde
DNA virusların de ise hem linear
hem de çembersel nükleik asit
yapısı görülür.
Bütün RNA viruslarınin nükleik
asitleri linear yapı gösterir.
Çeşitli tipteki nükleik asitlerin şematik
görünümleri
viruslerde
nükleik asit
yapıları
düzlemsel
(linear) ya da
çembersel
yapıda olabilir.
Çift
İplikçilikli
Linear
Çift
İplikçilikli
Çembersel
Tek
İplikçilikli
Parçacıklı
Çift
İplikçilikli
Parçacıklı
DNA
viruslarınde
parçacıklı
genom
görülmez.
DNA viruslerinden
Papovavirus ve Hepadnavirus
grubu çembersel DNA içerir.
Bazı virüsler de
ise genom
parçacıklı olarak
görülür.
DNA viruslarınde
parçacıklı genom
görülmez.
46
Viral Zarf
Kapsid
Zarf
Glikoprotein
47
Kapsid
• Viral genomu çevreleyen, protein yapısında kılıfa kapsid adı verilir.
• Kapsidi oluşturan her bir yapısal üniteye, yani yapı taşlarına kapsomer adı verilir.
• Bu kapsomerler farklı viruslerde farklı şekilde dizilmiş olup, bu dizilimler
virusların simetrik yapılarını oluştururlar.
• Bu simetrik yapı ise viruslara şeklini vermektedir.
Tegument
Nükleik Asid
Nukleokapsid
Kapsid
Kapsomer
Protein Yapısında Zarf
Membran Proteini (peplomer)
Spike protein
Viral Zarf *
Fig 1. Hayvan virüslerinin şematik yapısı
* Tüm viruslarda bulunmayabilir
48
Kapsid Morfolojisi
Virusler kapsitlerinin oluşturduğu simetrik yapıya göre 3 önemli gruba ayrılırlar:
1 – İkozahedral Simetrili virusler
2 – Helikal Simetrili virusler
3 – Kompleks virusler
49
1-İkozahedral Simetrili Virusler
• Kübik simetrili virusler olarak da adlandırılırlar.
• Bu tür simetri yapısı 20 eşkenar üçgen şeklinde dizilen kapsomerlerin birleşmesiyle
oluşan, 12 köşesi bulunan bir simetri yapısıdır.
50
İkozahedral Simetri Yapısının
Görünümü
Şematik Görünüm
Elektron mikroskopik görünüm
51
2-Helikal Simetrili Virusler
• Helezon yapılı virusler olarak da adlandırılırlar.
• Bu tür simetride kapsomerler nükleüsün etrafında bir eksen
boyunca üst üste kıvrılarak boru şeklinde dizilmişlerdir.
• Yani bir nevi yay ya da helezon oluşturmuşlardır.
Şematik Görünüm
• Helikal simetri içeren virusların kapsomerleri tek bir
polipeptidden oluşmuştur.
• Helikal simetrili kapsidler yalnızca RNA viruslerinde
bulunmaktadır.
• İnsanda hastalık oluşturan bütün helikal simetrili virusler
zarflıdır.
Elektronmikroskopik Görünüm
52
3-Kompleks (Karmaşık) Yapılı Virüsler
• Bazı virusler belirgin bir simetri yapısı göstermezler.
• Bunların daha karmaşık ve daha farklı bir kapsid yapıları vardır.
• En büyük virüs olan Poxvirusler ve Filoviruslar bu gruptadır.
Şematik
Görünüm
• Poxvirusların dış kılıfı lipid ve proteinden yapılmış ünitelerden
oluşmuştur.
• Bu yüzden diğer viral zarflardan farklı görülürler.
• İç kısımlarında ise çok iyi yapılanmış bir genom ile birlikte
kompleks proteinler ve enzimler yer alır.
Elektronmikroskopik
Görünüm
53
Çeşitli virusların elektron mikroskopundaki
görünümleri
İkozahedral Simetrili virus
Kompleks virus
Helikal Simetrili virus
Helikal Simetrili virus
54
Çeşitli virusların elektron mikroskopundaki
görünümleri
55
VİRAL KAPSİDİN GÖREVLERİ
• Virus partikülüne morfolojik karakterini verir.
• Viral nükleik asidi çepeçevre sararak dış etkilerden ve
nükleazlardan korur.
• Viral nükleik asidin paketlenmesi için uygun bir kılıf oluşturur.
• Viruse antijenik özelliğini verir.
• Virusün konak hücreye olan özgüllüğünü sağlar.
56
Nükleokapsid
• Viral nükleik asit ve kapsitden oluşan viral yapıya nukleokapsid adı verilir.
• Basit bir virus yalnızca nukleokapsid şeklindedir.
• Bu tür viruslere aynı zamanda çıplak virusler adı da verilmektedir.
• Çıplak viruslerde zarf bulunmaz.
• Bu virusler içinde bulundukları hücrenin parçalanarak otoliz olması sonucu
hücreden ayrılırlar.
57
Matriks Proteinleri
 M proteinleri olarak da
adlandırılan matriks proteinleri,
glikoprotein çıkıntıların taban
kısmında, virusü çevreleyen
proteinlerdir.
 Bu proteinler bir çok hidrofobik
bağlarla zarfın lipit tabakasına
bağlanırlar.
Tegument
Nükleik Asid
Nucleocapsid
Kapsid
Kapsomer
Protein Yapısında Zarf
Membran Proteini
Spike protein
Viral Zarf *
Fig 1. Hayvan virusların yapısının şematik bakış
* Tüm viruslarda bulunmayabilir
 Matriks proteinleri virusların hücre membranından
tomurcuklanmasında önemli rol oynarlar.
58
Zarf
• Bazı viruslerde nukleokapsidin çevresini lipit yapısında bir zarf çevreler.
• Bu tür viruslere zarflı virusler adı verilir. Bu virusler içinde üredikleri hücreden
tomurcuklanma ile ayrılırlar.
• Zarflarını tomurcuklanma sırasında hücre membranından ya da nukleus membranından
alırlar.
• Zarflı virusler lipit içermeleri nedeniyle eter ve kloroform gibi lipit eriticilere duyarlıdırlar.
• Viral zarf konak hücre membranından köken aldığı için, viral zarfta da hücre membranında
olduğu gibi bir lipit tabaka ve viruse özgül fonksiyonları olan proteinler bulunur.
59
Viral zarf üzerinde bulunan proteinler
başlıca iki grup altında incelenirler.
A – Glikoproteinler
B – Matriks proteinleri
60
Glikoproteinler
Tegument
• Zarf üzerinde bulunan dikensi çıkıntılar olup, peplomer olarak da adlandırılırlar.
Core (Kor)
Nükleik Asid
• Transmembran proteinleridir.
Nucleocapsid
Tegument
Kapsid
• Bunların çok çeşitli görevleri vardır.
Kapsomer
Protein Yapısında Zarf
• Virusün konak hücreye adsorbsiyonunu ve penetrasyonunu sağlar.
Membran Proteini
Spike protein
• Yani virusün konak hücreye tutunmasında ve hücreyi delerek içeri girmesinde önemli
rol oynarlar.
Viral Zarf **
Fig 1. Hayvan virusların yapısının şematik bakış
** Tüm viruslarda bulunmaya bilir
• Kuduz virusünde beyin hücrelerinde asetil kolin reseptörlerine bağlanarak nörotoksik etki gösterir.
• Bazı viruslerde eritrositlere bağlanarak viruse hemaglutinasyon yapma yeteneğini kazandırır.
• Bu tür glikoproteinler hemaglutinin olarak adlandırılır.
• Bazı viruslere füzyon yapma ve hemoliz yapma yeteneği kazandırır.
• Influenza virusünde ise nöroaminidaz etkisi gösteren glikoproeinler mevcuttur.
• Virus bu sayede üst solunum yolunda bulunan musin tabakasını eriterek hücrelerin yüzeyini açığa çıkarır.
• Böylece yüzeyi açığa çıkmış hücrelere virus daha kolay adsorbe olur.
61
Zarfın Fonksiyonları
1. Peplomer ve spike’lar hücre reseptörlerini tanır
2. Virusun hücreden çıkmasına yardımcı olur
3. Segmentli genomlarda segmentin bir arada tutulmasına yani parçalanmamasını sağlar
4. Spike’lar antijenik özellikte ve antikor oluşumunu sağlarlar
Tegument
Core (Kor)
Nükleik Asid
Nucleocapsid
Tegument
Kapsid
Kapsomer
Protein Yapısında Zarf
Viral Zarf **
Membran Proteini
Spike protein
Peplomer
Fig 1. Hayvan virusların yapısının şematik bakış
** Tüm viruslarda bulunmaya bilir
62
Viral glikoproteinler
Virusların Zarfı
Tomurcuklanarak virusun
zarfa sahip olması
Konağın sitoplazmik
membranından kesiti
Bazı virusların, Zarflı, ve zarfsız olduğunu belirtmek gerekir.
Hücre içinde gelişmelerini tamamlayan virionlar olgunlaşma sırasında bir zarf ile
çevrilirler. Zarfın kaynağı aslında hücre membranıdır. Virion hücreden ayrılırken,
membrandan tomurcuklanarak geçerken, bir zarf ile kuşatılır. Zarf lipid ve protein
yapıdadır. Zarf lipidleri hücre kaynaklıdır. Zarf proteinleri ise virus genomu
kontrolünde sentezlenir. Zarftaki proteinlerden biri glikoprotein yapısında olan
peplomerlerdir. Çıkıntı şeklinde olan peplomere, spike (S) (çıkıntı) denilir.
Peplomerler elektron mikroskopta zarf dışına taşan, ince çıkıntılar halinde görülürler.
Zarflı viruslardan tavukların Newcastle hastalığı virusunda bu çıkıntılar çok belirgindir.
63
Peplomer iki tiptir. Bunlar Hemaglutinin ve Neuraminidaz olarak adlandırılır.
Bu iki peplomer tipi elektron mikroskopta ayırt edilemez. Fakat hemaglutinin ve neurominidaz peplomerlerin
İnfluenza A
fonksiyonları farklıdır.
Hemaglutinin bazı tür viruslarda çeşitli hayvan türlerine ait alyuvarları
aglutine eden yapıdır.
zarf
Hemaglutinin
Neurominidaz
Neurominidaz bir enzimdir.
H1N1 Domuz Gribi
H2N2 Asya Gribi
H5N1 Kuş Gribi
H2N3 İnfluenza Gribi
H3N2 Fujian Gribi
Kapsid
RNA segmenti
64
http://ecdc.europa.eu/en/healthtopics/documents/0905_pandemic_influenza_pandemics_of_influenza.pdf
Asiya Gribi
Asya Gribi
Domuz Gribi
Canine Virus
Domuz Gribi
Fujian Gribi
Domuz Gribi
65
Notable awards: NAS Award in Molecular Biology(1974)
http://www.bbe.caltech.edu/content/david-baltimore
Baltimore sınıflandırması:
• 1971 yılında ortaya konmuştur
• Virusların hürcedeki replikasyon durumuna göre yapılır
• Baltimore sınıflandırması, virusleri :
nükleik asit türü (DNA ya da RNA),
nükleik asiti ipliği sayısı (tek iplikli ya da çift iplikli)
çoğalma yöntemine göre yedi gruptan birinin içine yerleştirir.
66
Baltimore sınıflandırmasının sunduğu yedi grup;
Grup I- Çift İplikli DNA virusleri (dsDNA)
Grup II- Tek İplikli DNA virusleri (ssDNA)
Grup III- Çift iplikli RNA virusleri (dsRNA)
Grup IV- Tek iplikli, pozitif / RNA virusleri (+ssRNA)
Grup V- Tek iplikli negatif /RNA virusleri (-ssRNA)
Grup VI -Tek iplikli revers transkripsiyon yapan RNA virusleri (ssRNA-RT)
Grup VII- Kısmı çift iplikli revers transkripsiyon yapan DNA virusleri (dsDNA-RT)
67
Çift iplikli DNA
Tek iplikli DNA
Çift iplikli RNA
https://www.docsity.com/en/news/biology/visual-based-explanation-genomic-replication-viruses
Pozitif polariteli tek
iplikli RNA virusleri
Proteinler
Negatif polariteli
tek iplikli RNA
Ters transkripsiyon
yapan RNA
Ters transkripsiyon
yapan DNA
68
Viral Yaşam Döngüsü
Tüm viruslerin :
1. Konak hücresine tutunması,
2. Konakçı hücrenin içerisine viral
genomunun girmesi,
3. Viral genomun replike olması,
Reseptore bağlanması
Hücreye giriş
Viral genomun
serbest kalması
Hedef hücre
Nükleik asit ve protesin sentezi
4. Viral proteinlerin sentezlenmesi,
5. kapsidlerinib birleştirilmesi,
6. Konakçı hücreden virusların serbest
Montaj
Serbest kalma
kalması, gereklidir
69
Virion İçi Enzimler
• Virusler viral replikasyonda rol oynayan bazı
enzimleri içerirler.
• Bunlar viral genler tarafından kodlanırlar.
• Bu enzimler :
• RNA polimeraz enzimi
• DNA polimeraz enzimi
• Revers transkriptaz enzimi
70
Virion İçi Enzimler
• RNA Polimeraz Enzimi :
• Viral RNA'yı mRNA şekline transkribe eder.
• Bu enzim yalnızca tek iplikli revers transkripsiyon yapan RNA virüslerinde bulunur
• Bu enzim insan ya da hayvan hücresinde bulunmaz.
• DNA Polimeraz Enzimi :
• DNA'dan DNA sentez eden bir enzimdir.
• DNA viruslerinde bulunur.
• Revers Transkriptaz Enzimi :
• RNA'dan DNA sentezini yöneten bir enzimdir.
• Bu enzim sayesinde hücre içerisine giren virus RNA'dan çift iplikçikli DNA oluşturarak,
yeni oluşan bu DNA'nın hücre kromozomu ile entegre hale gelmesini sağlar.
• Retroviruslerde bulunan bir enzimdir.
71
Virusların Kimyasal Yapıları
• Viral proteinler
• Viral nükleik asit
• Viral lipidler
• Viral karbonhidratlar
72
Viral Proteinler
• Kapsomerler kapsidlerin protein yapısının temel yapı taşlarıdır.
• Bu protein tabakasının virusün varlığını devam ettirebilmesi, için oldukça önemli görevleri vardır.
• Bunlar viral nükleik asidin bir hücreden diğer hücreye aktarılmasında önemli görev alırlar.
• Nükleik asitleri çepeçevre kuşatarak vücut içerisinde nukleaz enzimlerine karşı korurlar.
• Virus partikülüne simetrik yapısını verirler.
• Ayrıca viruse antijenik bir yapı kazandırırlar.
• Bu özelliklerinden yararlanılarak aşı hazırlanmasında ve viral hastalıkların tanısında bu proteinlerden
yararlanılır.
• Bazı virusler virion içerisinde protein yapısında olan enzimler içerirler.
• Bu enzimler oldukça küçük miktarlarda bulunurlar.
• Virionun konak hücreye girmesinin ardından viral replikasyonun başlatılmasında çok önemli rolleri
vardır.
73
Viral Nükleik Asit
• Nükleik asitlerin tipi ve moleküler ağırlığı her virus grubu için spesifik özelliktedir.
• Örneğin viral genomun moleküler ağırlığı DNA viruslerinde 1.5x106- 200x 106 arasında,
RNA viruslarınde ise 2 x 106 - 15 x 106 arasındadır.
• Pozitif polariteli virusler konak hücre için doğrudan infeksiyozdur.
• Negatif polariteli virusların viral RNA'ları enfeksiyoz değildir.
• Bu virusler ancak içerdikleri RNA polimeraz aracılığı ile mRNA işlevi gören
moleküllerin transkripsiyonunu sağladıktan sonra enfeksiyoz hale gelebilirler.
• Viral nükleik asitlerin guanin, sitozin gibi nukleotidlerinin dizilişi ve yapıları her nükleik
asit için özeldir.
74
Viral Lipidler
• Viral lipidler nükleokapsidin hücre membranından tomurcuklanması
sırasında oluşur.
• Bir viriyona ait fosfolipidlerin yapı ve özgüllükleri virusün çoğaldığı hücre
membranı ile yakından ilgilidir.
• Yapısında lipid içeren virusler etere duyarlıdırlar.
• Bazı virusler sitoplazmik membrandan, bazıları ise nüklear membrandan
köken alırlar.
75
Viral Karbonhidratlar
• Virusların yapısında karbonhidratlar da yer alır. Özellikle zarf kısmında bulunur.
• Glikoprotein yapısındadırlar.
• Bu glikoproteinler glikozamin, galaktoz, mannoz gibi monosakkaritlerden oluşurlar.
• Bunlar viral genomun antijenik özellikleri yönünden de önemlidirler.
• Sentezleri virus tarafından kodlanır. Glikoproteinler zarflı virusların hedef hücre reseptörleri
ile birleşmelerini sağladıklrı gibi, aynı zamanda önemli viral antijenlerdir.
• Viryonların dış yüzeylerinde bulunmalarına bağlı olarak viral partikül, nötralizan antikor
etkileşiminde sıklıkla rol oynar.
• Influenza viruslarının dış yüzeylerindeki hemaglutinin ve nöroaminidaz yapıları buna
örnektir.
76
Virusların FİZİKSEL VE KİMYASAL ETKENLERE
KARŞI DUYARLILIKLARI
1 - Fiziksel Ekenlere Duyarlılıkları
• Isı
• çevre ve pH
• Radyasyon
2 – Kimyasal Etkenlere Duyarlılıkları
• Lipit eritici maddeler
• Antiseptik ve dezenfektanlar
• Deterjanlar
77
Isı
• Virusler genellikle yüksek ısıya karşı dayanıksızdırlar.
• Viruslerin birçoğu 55 - 60 0C ısıda birkaç dakika içinde inaktive olurlar.
• Yüksek ısının etkisi ile kapsid proteinlerinin yapısı bozularak, virusün konak hücreye
bağlanma yeteneği kaybolur.
• Zarflı virusler yüzeyindeki lipit yapısı nedeniyle, ısıya daha dayanıksızdırlar.
• Daha düşük ısılarda bile, kısa sürede inaktive olurlar.
• Virusler soğuğa karşı ise oldukça dayanıklıdırlar.
• Bu yüzden sıfırın altındaki düşük ısılarda dondurulduklarında uzun süre canlılıklarını
korurlar.
• En iyi saklama ısısı -70 ile -1960C arasındaki ısılardır.
• Bu ısı dereceleri arasında dondurulan virusler, yıllarca aktivitelerini korurlar.
78
İyonik Çevre ve pH
• Virusların çoğu nötr pH'da, izotonik bir çevreyi tercih ederler.
• Normal koşullarda çoğu virusler, 5-9 arasındaki pH'da canlılıklarını
sürdürürler.
• Bunun dışındaki pH'larda ise genellikle inaktive olurlar.
• Virusların hemen hemen tamamı alkali ortamlarda kısa sürede inaktive
olmalarına karşılık, bazı virusler asit ortama dirençlilik gösterebilmektedirler.
79
Radyasyon
• Ultraviyole, X ve gama ışınları virusleri kısa sürede inaktive eder.
• Bu ışınların öldürücü dozları tüm virusler için farklılıklar gösterir.
• Etkileri daha çok nükleik asitleri üzerine olmaktadır.
• Genellikle nükleik asit yapılarını bozarlar.
80
Lipit Eritici Maddeler
• Zarf üzerinde bol miktarda lipit bulunması nedeniyle zarflı virusler eter,
kloroform veya sodyum deoxycholate gibi lipit eritici maddelere karşı
oldukça duyarlıdır.
• Bu maddeler tarafından lipit zarfın eritilmesiyle kısa sürede enfektivitesini
kaybederler.
• Zarflı virusler aynı zamanda sindirim kanalında safra ile temasa gelmekle de
harap olurlar.
81
Antiseptikler ve Dezenfektanlar
• Bakteriler üzerine etkili olan süblime, lizol gibi antiseptik ve dezenfektanların çoğunluğunun
virusler üzerine etkisi sınırlı olmaktadır.
• Bunun yanında formaldehit, hidroklorik asit, sodyum hipoklorit virusler üzerine etkili
maddelerdir.
• Viral enfeksiyonlara karşı içme sularının klorlanmasında, klor oranının bakteriyel
kontaminasyonlardakine oranla daha yüksek tutulması gerekir.
• Formaldehidin etkisi viral nükleik asidi bozması ile olur.
• Bu etki sonucu viral enfektivitenin ortadan kalkmasına karşılık viral proteinler herhangi bir
zarar görmemekte, dolayısıyla virusün antijenik özelliği aynen devam etmektedir.
• Bu özelliğinden dolayı formaldehit inaktive aşı yapımında çok kullanılan bir maddedir.
82
Deterjanlar
• Alkil sülfatlar, yüzeye etkili deterjanlar virusidal özelliğe sahiptirler.
• Nonidet ve triton gibi noniyonik deterjanlar viral membranın lipit yapısını
bozarlar.
• Bu durumda zarftaki viral proteinler serbest hale gelirler.
• Sodyum dodecil sülfat gibi aniyonik deterjanlar da viral zarfı eritirler.
• Buna ilaveten kapsidi polipeptitlerine ayrıştırarak parçalarlar.
83
VİRUSLARIN ÜRETİLME SİSTEMLERİ
• Virusler zorunlu hücre içi parazitleri olup, üremeleri için mutlaka
canlı hücrelere ihtiyaçları bulunmaktadır.
• Metabolik enzimleri bulunmadığı için, enfekte ettikleri hücrelerin
tüm fonksiyonlarını kendi lehlerine kullanırlar.
• Yani içinde bulundukları hücreyi bir nevi esir alırlar.
84
Virusların üretilmesinde üç canlı sistem
kullanılır:
1 - Deney Hayvanları
2 - Embriyonlu Yumurta
3 - Hücre Kültürü
85
DENEY HAYVANLARI
Kullanım Amacı
• Genellikle araştırma amacıyla kullanılır.
• Rutin hizmetler için hem zaman alıcıdır, hem de pratik değildir.
• Daha çok serolojik deneylerde kullanılacak antijenlerin
hazırlanması ve aşı hazırlanmasında kullanılır.
86
EMBRİYONLU YUMURTA
Kullanım Amacı
Embriyonlu yumurta muayene maddesinden bir çok virusün
izole edilmesinde oldukça duyarlı bir sistemdir.
Ayrıca aşı hazırlanmasında ve çeşitli serolojik deneyler için
antijen hazırlanmasında da kullanılır.
Virus izolasyonunda embriyonlu yumurta önceden çok sık
kullanılırken, günümüzde hücre kültürlerinin geliştirilmesiyle
çok fazla kullanılmamaktadır.
87
HÜCRE KÜLTÜRÜ
Canlı organ ve dokulardaki hücrelerin izole edilerek
laboratuvar koşullarında üretilme ve çoğaltılmalarına hücre
kültürü adı verilir.
Kültürün temeli uygun bir canlıdan alınmış yaşayan hücreler
ve bu hücrelerin yaşama ve üremesini sağlayan besleyici
nitelikteki fizyolojik sıvıdır.
88
Download