PANİK BOZUKLUĞUNDA TANISAL DEĞERLENDİRME ve TEDAVİ

advertisement
PANİK BOZUKLUĞUNDA
TANISAL DEĞERLENDİRME
ve
TEDAVİ SEÇİMİ
M. Murat Demet
Fikret Poyraz Çökmüş
Sunum Akışı
 Epidemiyoloji
 Fenomenoloji ve Klinik Özellikler
 DSM-5 Tanı Kriterleri
 Etyoloji
 Panik Bozukluğu Subtipleri
 Ayırıcı Tanı
 Ek Tanı
 Bilişsel Davranışçı Terapi
 Farmakolojik Tedavi
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
2
Epidemiyoloji
Panik ataklarının yaşam boyu yaygınlığı %15, 1
yıllık yaygınlığı ise %7.3’tür. Ancak panik
bozukluğunun
yaygınlığı
panik
atağı
yaygınlığına göre daha düşüktür.
 Panik bozukluğu olan hastaların %30-50’sinde
agorafobi de klinik tabloya eşlik etmektedir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
3
Epidemiyoloji
Panik bozukluğu için Epidemiyolojik Alan
Çalışmasında (ECA) 12 aylık yaygınlık %0.9,
yaşam boyu yaygınlık %1.6, Ulusal Ektanı
Çalışmasında (NCS) 12 aylık yaygınlık 3.1,
yaşam boyu yaygınlık %5.2 bulunmuştur.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
4
Epidemiyoloji
 Tüm anksiyete bozukluklarında olduğu gibi panik bozukluğu
da kadınlarda erkeklerden daha fazla olarak görülmektedir.
Yapılan epidemiyolojik çalışmalarda kadın/erkek oranı ECA
çalışmasında 2.3, NCS-R’de 2.1 olarak belirlenmiştir.
 Panik bozukluğunun başlangıç yaşı 20-54 yaş arasında olduğu
değişmektedir.
 Agorafobinin eşlik ettiği panik bozukluğunda kadın cinsiyet
oranı daha da yüksek olarak göze çarpmaktadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
5
Fenomenoloji ve Klinik Özellikler
 Panik bozukluğu tanısı için panik bozukluğuna damgasını
vuran yineleyici panik ataklarının olması gereklidir. Panik
atakları diğer anksiyete bozuklukları ya da depresif
bozukluklarda da görülebilir.
 DSM-5 agorafobi tanısını ayrı bir anksiyete bozukluğu
olarak sınıflandırmıştır. Panik atakları olmaksızın da
agorafobi meydana gelebilir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
6
Panik Atağı DSM-5 Tanı Kriterleri
1. Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının
artması.
2. Terleme.
3. Titreme ya da sarsılma.
4. Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma
duyumu.
5. Soluğun tıkandığı duyumu.
6. Göğüs ağrısı ya da göğüste şıkışma.
7. Bulantı ya da karın ağrısı.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
7
Panik Atağı DSM-5 Tanı Kriterleri
8. Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak
gibi olma duyumu.
9. Titreme, üşüme, ürperme ya da ateş basması duyumu.
10. Uyuşmalar (duyumsuzluk ya da karıncalanma duyumları).
11. Gerçekdışılık (“derealizasyon”, gerçek dışı olma duyumu) ya
da kendine yabancılaşma (“depersonalizasyon”, kendinden
kopma duyumu).
12. Denetimini yitirme ya da “çıldırma” korkusu.
13. Ölüm korkusu
Not: Kültüre özgü belirtiler (örn. Kulak çınlaması, boyun ağrısı,
baş ağrısı, denetim dışı çığlık atma ya da ağlama) görülebilir. Bu
belirtiler gereken dört belirtiden biri olarak sayılmamalıdır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
8
Fenomenoloji ve Klinik Özellikler
 Panik atakları sakin ya da anksiyeteli bir durumda 10
dakika içinde en şiddetli düzeyine ulaşır ve 25-40 dakika
içerisinde yavaşça sonlanır. Gece meydana gelen panik
ataklarının rahatsız ediciliği oldukça yüksektir.
 Sabah 10.00 ile gece 04.00 saatlerinde gelen atakların en
fazla rahatsız ediciliğe sahip olduğu, en sık görüldüğü
zaman diliminin ise gece 02.00-04.00 saatleri arasında
olduğu belirlenmiştir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
9
Fenomenoloji ve Klinik Özellikler
 Panik hastalarında denetimini yitirme korkusu,
çıldırma korkusu gibi bilişsel belirtiler fiziksel
belirtilerden
çok
daha
şiddetli
olarak
yaşanmaktadır. Bunun yanı sıra panik atakları
sırasında en sık görülen fiziksel belirti ise kalp ile
ilişkilidir. Çarpıntı % 86,1, kalp hızının artışı %78
olarak görülmektedir. Diğer 11 fiziksel belirti ise
%35-95 arasında bir görülme sıklığına sahiptir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
10
Fenomenoloji ve Klinik Özellikler
 Korku ile ilişkili belirtiler (çıldırma korkusu, kontrolü
kaybedeceği korkusu) ile kardiyak ve solunumsal
belirtilerin
birbirileriyle
ilişkili
olduğu
da
bilinmektedir. Korku belirtileri ön planda olan panik
bozukluğu hastalarında agorafobi, alkol ve madde
kullanımları iki kat daha fazladır. Bilişsel korku
belirtileri olmayan olgularda ek tanı görülme oranı
oldukça düşüktür
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
11
DSM-5 Tanı Kriterleri
A. Yineleyen beklenmedik panik atakları. Bir panik atağı dakikalar içinde doruğa ulaşan ve
o sırada aşağıdaki belirtilerden dördünün (ya da daha çoğunun) ortaya çıktığı, birden
yoğun korku ya da yoğun bir içsel sıkıntının bastırdığı bir durumdur.
B. Ataklardan en az birinden sonra , aşağıdakilerden biri ya da her ikisi de bir ay (ya da
daha uzun bir) süreyle olur:
1. Başka panik atakların olacağı ya da bunların olası sonuçlarıyla (örn. Denetimini yitirme,
kalp krizi geçirme, “çıldırma”) ilgili olarak sürekli bir kaygı duyma ya da tasalanma
2. Ataklarla ilgili olarak, uyum bozukluğu ile giden davranış değişiklikleri (örn. Spor
yapmaktan ya da tanıdık, bildik olmayan durumlardan kaçınma gibi panik atağı
geçirmekten kaçınmak için tasarlanmış davranışlar) gösterme
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
12
DSM-5 Tanı Kriterleri
C. Bu bozukluk, bir maddenin (örn. Kötüye kullanılabilen bir madde, bir ilaç) ya
da başka bir sağlık durumunun (örn. Hipertiroidi, kalp-akciğer hastalıkları)
fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.
D. Bu bozukluk, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örn. Panik
atakları, toplumsal kaygı bozukluğunda olduğu gibi, yalnızca korkulan toplumsal
durumlara tepki olarak; takıntı-zorlantı bozukluğunda olduğu gibi takıntılara
tepki olarak; örselenme sonrası gerginlik bozukluğunda olduğu gibi örseleyici
olayların anımsatıcılarına tepki olarak ya da ayrılma kaygısı bozukluğunda
olduğu gibi bağlandığı kişilerden ayrılmaya tepki olarak ortaya çıkmamaktadır).
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
13
DSM-IV ve DSM-5 Farkları
 DSM-IV’te panik bozukluğu agorafobili ve agorafobisiz olarak iki
kümeye ayrılırken, DSM-5 bu ayrımı kaldırmış, agorafobiyi ayrı bir
tanı kategorisi olarak koymuştur. Bu değişikliğin gerekçesi olarak
agorafobinin sıklıkla panik bozukluğu olmadan da ortaya çıktığına
ilişkin çalışma bulguları gösterilmektedir. DSM-5’e göre hastanın
panik bozukluğu ve agorafobisi varsa, her iki tanı birlikte
konulmalıdır. ICD-10’da ise agorafobi tanımı panik bozukluğu olan ve
olmayan şeklinde sınıflandırılmaktadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
14
Etyoloji- Genetik Faktörler
 Panik bozukluğunda şimdiye dek yapılan altı kontrollü
aile
çalışmasında,
bozukluğu
hastaların
bulunma
yakınlarında
panik
%5-17,3
olarak
sıklığı
belirlenmiştir.
 Başlangıç
yaşı
yirminin
altında
bulunan
panik
bozukluğu olgularının birinci derece yakınlarında da
panik
bozukluğu
bulunma
riski
17
kat
fazla
bulunmuştur.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
15
Etyoloji- Genetik Faktörler
 Panik bozukluğunda yapılmış ikiz çalışmaları bu fenotipin
orta düzeyde kalıtılabilirliğe sahip olduğunu (0.28-0.43)
ve konkordans hızının tek yumurta ikizlerinde çift
yumurta
ikizlerine
göre
daha
yüksek
olduğunu
göstermektedir.
 Bu bulgulara göre panik bozukluğu patogenezinin
kalıtımında genetik etkilerin katkısı %30-40 düzeyindedir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
16
Etyoloji- Nörotransmitterler
 Serotonin
 Noradrenalin
 GABA
 Glutamat
 Kolesistokinin
 Nöropeptid Y
 Opioidler
 Oreksin (Hipokretin)
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
17
Etyoloji-Bilişsel Davranışçı Görüş
 Bilişsel görüşe göre panik atakları bedensel
duyumların
katastrofik
şekilde
hatalı
yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.
 Beck’e göre ise panik bozukluğu için üç farklı
etkenin olması gerekmektedir. Bunlar tehlike
olasılığı algısı, kişinin baş edebilme yeteneği
düzeyi ve kurtarıcı etkenlerdir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
18
Etyoloji-Psikodinamik Yaklaşım
 Psikodinamik açıdan panik belirtileri önemli bir psikolojik
amacı olan yoğun bilinçdışı çatışmaların göstergesidir.
Panik atağı anksiyete oluşturan uyaranlara karşı başarısız
kalan savunmaların sonucunda gerçekleşir.
 Panik bozukluğunun temelinde ayrılık anksiyetesi,
savunma
stilleri,
bağlanma
biçimleri,
davranışsal
inhibiyon ve bağımlılık-bağımsızlık çatışmaları gibi
etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
19
Panik Atakları Subtipleri
 Durumsal panik atakları: Panik atakları belirli durumlar sonucunda
meydana gelebilir. Bu ataklar beklenilen ya da ön görülebilen
durumlar tarafından tetiklenir. Daha çok sosyal fobi ve özgül fobilerde
görülür.
 Sınırlı belirtili panik atakları: DSM’deki dört belirti ölçütünü
karşılamayan, 4’ten daha az belirti bulunan ataklardır. Bu atakların
sıklığı ve şiddeti daha az, süresi daha kısadır. Ölçütleri tam olarak
karşılayan panik bozukluğa olgularına göre belirti şiddeti daha az,
hastalık süresi daha uzundur.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
20
 Korkusuz panik atağı: Bu ataklar ölüm korkusu, çıldırma korkusu, denetimini
kaybetme korkusu bulunmayan panik ataklarıdır. Daha çok fizyolojik belirtiler
ile seyreder. Bu nedenle genel tıbbi branşlara, özellikle de kardiyoloji
kliniklerine başvuran hastalarda görülmektedir.
 Vestibuler panik atağı: Panik atağı sırasında ya da panik atakları arasında baş
dönmesi belirtisi ile seyreden bir atak çeşididir. Hastaların %50-85’inde atak
sırasında baş dönmesi ve ayrıca titreme, terleme, üşüme/ürperme, sıcak
basması, bulantı gibi karma belirtiler de bulunabilir.
 Bilişsel panik atağı: Aşırı korku ve çok şiddetli fizyolojik belirtilerle seyreden
nadir görülen bir atak tipidir. Bu ataklarda denetimini kaybetme korkusu,
çıldırma korkusu, gerçek dışılık hissi ile göğüs ağrısı ve uyuşmalar ön
plandadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
21
Panik bozukluğu ayırıcı tanısında düşünülmesi gereken durumlar
Psikiyatrik
Respiratuar
Nörolojik
Bilişsel bozukluklar
Astım
Serebral sifiliz
Anksiyeteli depresif ataklar
Kronik obstrükstif akciğer
Serebrovasküler yetmezlik
Yaygın anksiyete bozukluğu
hastalığı
Ensefalitler
Obsesif kompulsif bozukluk
Pnömoni
Travma
sonrası
stres Pnömotoraks
Esansiyel tremor
Huntington koresi
bozukluğu
Pulmoner ödem
Kafa içi yer kaplayan oluşumlar
Psikotik bozukluklar
Pulmoner emboli
Migren
Sosyal anksiyete bozukluğu
Endokrin
Multipl skleroz
Özgül fobi
Kardiyovasküler
Vaskülitler
Cushing hastalığı
Hipo/hiperkalemi
Vertigo
Wilson hastalığı
Hipertermi
Anjina pektoris
Hipo-hipertiroidizm
Aritmiler
Hipoglisemi
Konjestif kalp yetmezliği
Hiponatremi
Kafeinizm
Hipertansiyon
Hipoparatiroidizm
Monosodyum glutamat
Hiperventilasyon
Menopoz
MAO-İ ile birlikte tiramin içeren
Hipovolemi
Diyet
gıda almak
Miyokard infarktüsü
Şok
Hematolojik
Uyarıcılar, mariuhana veya
Senkop
Neoplazik
İlaç kullanımına bağlı
Akut intermittant porfiria
hallusinojenler
Anemiler
Alkol, sedatif, hipnotik
Enfeksiyöz/İnflamatuar yoksunluğu
Akatizi
Karsinoid tümör
Sistemik lupus eritematozus
Antikolinerjik, dijital veya teofilin
İnsülinoma
Enfeksiyonlar
toksisitesi
Feokromasitoma
Anafilaksi
Reçetesiz satılan diyet hapları
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
22
Ayırıcı Tanıda Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar
 Mutlaka madde kullanımı sorgulanmalı,
 Endokrin patolojileri (özellikle tiroid) dışlanmalı,
 Panik atakları hemen hemen her psikiyatrik
hastalıkta görülebilir, mutlaka sorgulanmalı.
 Kardiyolojik değerlendirme aile öyküsü de varsa
mutlaka istenmelidir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
23
Ek Tanı
Panik
bozukluk
ve
depresyonun
birlikte
bulunması çok uzun süreden beri iyi bilinen bir
ek tanı durumudur.
Depresyon eşliği belirti şiddetinin daha yüksek
ve tedavi sonuçlarının daha olumsuz olmasına,
intihar riskinin artmasına ve işlevselliğin daha
olumsuz etkilenmesine yol açmaktadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
24
Ek Tanı
 Panik bozukluğunun hem intihar fikirleri hem de
intihar davranışları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.
 Bir
gözden
geçirme
çalışmasında
panik
bozukluğunun intihar için bağımsız risk etmeni
olduğu özellikle de bipolar bozukluk, depresyon,
şizofreni veya TSSB ek tanısı olduğu durumlarda
risk
artışına
katkıda
bulunabileceği
ileri
sürülmüştür.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
25
Ek Tanı
 Bipolar bozukluk ve panik bozukluğu birlikteliği de
çok sayıda araştırmada gösterilmiş bir durumdur.
 Bipolar bozukluk hastalarında panik bozukluğu
ortalama yaygınlığı %23 olarak bulunmuştur.
 Bipolar bozukluk ve panik bozukluğu birlikteliğinde
tedavide seçilmesi gereken orta düzeyde kanıtı
olan duygudurum düzenleyici valproik asittir ve
terapötik dozlarda antipanik etkileri gösterilmiştir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
26
Ek Tanı
 Panik bozukluğu ve madde kullanım bozukluğu ek tanısı
klinik uygulamada sık görülen bir durumdur.
 Bu ek tanı durumu için her iki bozukluğun erken yaşlarda
başlaması,
erkek
cinsiyet,
alkol
ve
anksiyete/duygudurum bozukluğuna ilişkin aile öyküsü
olması, yalnız yaşama, çocukluk çağı travma öyküsü gibi
risk etmenleri ön plana çıkmaktadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
27
İki Yönlü Hiyerarşi Modeli
 Self-medikasyon modelinde önceden anksiyete bozukluğu olma riski
iki kat fazladır. Önceden var olan anksiyete bozukluğu alkol
kullanımının alkol bağımlılığı düzeyine varmasının en güçlü
belirleyicisi olmaktadır.
 Toksik modelde ise alkol kullanımı giderek şiddetlenmekte çeşitli
sosyal ve tıbbi sorunların olduğu duruma kadar ilerlemektedir. Bu
modele göre alkol bağımlılığı sonradan gelişecek yaygın anksiyete
bozukluğu, sosyal fobi ve panik bozukluğu riskini iki kat
arttırmaktadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
28
Ek Tanı
 Madde kullanım bozukluğu ve anksiyete bozuklukları
arasındaki ilişkiye bakıldığında ise benzodiyazepin
kullanımının özellikle panik bozukluğunda daha fazla
olmak üzere tüm anksiyete bozukluğunda yüksek olduğu
anlaşılmaktadır.
 Kokain de 1,5-3 risk oranı ile anksiyete bozuklukları ile
ilişkili bulunan bir diğer maddedir
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
29
Ek Tanı
 Kişilik bozuklukları anksiyete bozukluklarında klinik gidiş
ve tedavi sonucunu etkileyebilecek bir başka ek tanı
grubudur.
 Eşlik
eden
kişilik
bozukluğu
mevcut
anksiyete
bozukluğunun daha şiddetli seyretmesine, daha yüksek
intihar davranışı ve kendine zarar verme davranışına,
anksiyete bozukluğu için daha yüksek nüks oranlarına,
daha olumsuz tedavi sonuçlarına yol açmaktadır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
30
Ek Tanı
 Panik bozukluğu ile diğer anksiyete bozuklukları da
birlikte görülebilir.
 PB hastalarının %17’sinde eşik altı, %13’ünde tanı
düzeyinde sosyal fobi, %12’sinde eşik altı, %1,7’sinde tanı
düzeyinde OKB belirlendiği bildirilmiştir. Bir başka
çalışmada da özellikle erken başlangıçlı panik bozukluğu
ile OKB ve çocukluk çağı ayrılık anksiyetesi bozukluğu
arasında ilişki belirlenmiştir .
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
31
Ek Tanı
 Panik bozukluğuna eşlik edebilen diğer bedensel
hastalıklardan bazıları şunlardır;
1) Migren
2) Mitral valv prolapsusu
3) Hipermobil eklem sendromu
4) İrritabl barsak sendromu,
5) Astım,
6) Kanserler ve çeşitli ağrı sendromları
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
32
TEDAVİ
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
33
Panik Bozukluğunda Tedavi Hedefleri
 Panik ataklarının tamamen ortadan kaldırılması ya da
en azından çok hafif şiddette ve sınırlı sayıda belirti
düzeyine geriletilmesi
 Beklenti anksiyetesinin ve panik yaşama korkusunun
giderilmesi,
 Genel olarak iyi olma halinin sağlanması,
 Panik
atakları,
beklenti
anksiyetesi
ve
agorafik
kaçınmanın yarattığı işlev kaybının önlenmesi
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
34
Bilişsel Davranışçı Tedavi
 Anksiyete bozukluklarının tedavisinde altın standart
olan bilişsel davranışçı terapi uygulamalarının panik
bozukluğu tedavisinde hem bireysel hem de grup
tedavisi şeklinde uygulanması uyumsuz biliş ve
davranışların panik bozukluğun ortaya çıkması ve
sürmesine
neden
olduğu
temel
varsayımına
dayanmaktadır.
 Bu tedavi genellikle 10-15 hafta sürer. Nüks oranı
farmakolojik tedaviye göre daha düşüktür.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
35
Bilişsel Davranışçı Tedavi
 Bilişsel davranışçı modele göre panik atakları bedensel duyumların
bozuk ve katastrofik yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Bu tür
yorumlamalar bedensel duyumların şiddetini arttırır ve uyarılmaya
yol açar. Sonuçta da tehlike algılaması daha katastrofik duyumlar ve
daha şiddetli kaygı ile kısır bir döngü halini alır.
 İlk atağın ardından kişi yeni atakların olacağına ilişkin endişelere
kapılır ve atakların yinelemesi ile birlikte içsel uyaranlar ile ilişkili
dışsal koşullara daha duyarlı hale gelir. Sonuçta gelişen korku koşullu
durum kaçınma davranışlarına yol açar.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
36
Bilişsel Davranışçı Tedavi
Temel olarak panik bozukluğunun BDT süreci
şunlardan oluşur;
Psikoeğitim
Bilişsel Yeniden Yapılandırma
Korkulan Dış Uyaranlarla Karşı Karşıya Gelme
Korkulan Bedensel Duyumlarla Karşılaşma
Nefes Egzersizleri
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
37
Bilişsel Davranışçı Tedavi
 Panik
hastaların
yanlarında
sürekli
olarak
ilaç
bulundurmaları, kapalı alanlarda çıkış kapısının yanında
bulunmaya dikkat etmeleri, üzerlerinde hastane ve acil
yardım telefonlarını bulundurmaları, daha çok önceden
bildikleri ortamlarda bulunmaları gibi güvenlik sağlayıcı
davranışları bir taraftan hastanın güvenlik gereksinimlerinin
ipucu anlamına gelmekte bir taraftan da sürmekte olan
anksiyetenin pekişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle
bilişsel davranışçı terapinin hedefi olmalıdır
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
38
Kanada Psikiyatri Derneği
Klinik Uygulama Rehberi
1. Sıra
Sitalopram, essitalopram, fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin, sertralin,
venlafaksin XR
2. Sıra
Klomipramin, imipramin, mirtazapin, benzodiyazepinler (alprazolam,
klonazepam, lorazepam, diyazepam), ek tedavi şeklinde klonazepam
3. Sıra
Divalproeks, gabapentin, fenelzin, moklobemid, bupropion, ek tedavi
şeklinde pindolol, olanzapin, risperidon, ketiyapin
Önerilmeyen
Buspiron, trazodon, propranolol, karbamazepin
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
39
Amerikan Psikiyatri Birliği Panik
Bozukluğu Tedavisi için Pratik Rehberi
1. Sağlam klinik kanıtlar ile önerilenler
Seçici serotonin gerialım inhibitörleri, serotonin norepinefrin gerialım
inhibitörleri, trisiklik antidepresanlar, benzodiyazepinler (yalnızca duygudurum
bozukluğu yoksa monoterapi), bireysel ya da grup şeklinde bilişsel davranışçı
terapi
İlk sıra tedavi(ler) başarısız ise:
a. İlk sırada önerilen başka bir ilaca ya da tedavi şekline geçilmeli
b. İlaç tedavisi uygulanıyor ise psikoterapi ekle
c. Psikoterapi uygulanıyor ise ilaç ekle
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
40
Amerikan Psikiyatri Birliği Panik
Bozukluğu Tedavisi için Pratik Rehberi
2. Orta düzeyde klinik kanıtlar ile önerilenler
Panik odaklı psikodinamik psikoterapi, rezidüel belirtiler için benzodiyazepin eklenmesi,
monoamin oksidazinhibit örü
3. Bireysel koşullar düzeyinde önerilebilenler
a. Monoterapi ve güçlendirme şeklinde gabapentin veya ikinci kuşak antipsikotikler
b. Monoterapi ve güçlendirme şeklinde bilişsel davranışçı ve panik odaklı psikodinamik
psikoterapi
dışında psikoterapötik müdahale
c. Diğer tedavilere ek olarak hasta destek grupları
d. Eşlik eden ilişki sorunları varsa çift veya aile terapisi
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
41
Panik bozukluğunun ilaç ile tedavisinde
önerilen ilaçlar ve doz aralıkları
Dünya Biyolojik Psikiyatri Federasyonu (2012)
İlaç Grubu ve Adı
Doz Aralığı
İlaç Grubu ve Adı
Doz Aralığı
Sitalopram
20-60
Venlafaksin
75-225
Essitalopram
10-20
Duloksetin
30-90
Paroksetin
20-60
Klomipramin
75-250
Fluoksetin
20-40
İmipramin
75-250
Fluvoksamin
100-300
Opipramol
50-150
Sertralin
50-150
Fenelzin
45-90
Alprazolam
1,5-8
Diazepam
5-20
Klonezepam
1-4
Lorezepam
2-8
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
42
Panik bozukluğunun ilaç ile tedavisinde
önerilen ilaçlar ve doz aralıkları
Amerikan Psikiyatri Birliği (2010)
İlaç Grubu ve Adı
Sitalopram
Essitalopram
Başlangıç Dozu
(Olağan Tedavi Dozu)
İlaç Grubu ve Adı
10 (20-40)
Venlafaksin
37,5 (150-225)
5-10 (10-20)
Duloksetin
20-30 (60-120)
Klomipramin
10-25 (50-150)
Paroksetin
10 (20-40)
Fluoksetin
5-10 (20-40)
İmipramin
25-50 (100-200)
Opipramol
Fluvoksamin
Başlangıç Dozu
(Olağan Tedavi Dozu)
Sertralin
25 (100-200)
Fenelzin
Alprazolam
0,75-1 (2-4)
Diazepam
Klonezepam
0,5-1 (1-2)
Lorezepam
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
10 (100-300)
1.5-2 (4-8)
43
Panik bozukluğunun ilaç ile tedavisinde etkinlik
değerlendirme, sürdürüm ve sonlandırma ilkeleri
 Yeterli doz ve yeterli tedavi süresi temel kuraldır.
 İlk hafta sonunda yararlı etkiler görülebilecek olmasına
karşın 6-8. haftada anlamlı etkiler ortaya çıkar.
 Tedavi,
etkinliğin
sağlandığı
dozda
8-12
ay
sürdürülmelidir.
 Panik atakları kontrol altına alınmış olsa bile tedavi,
agorafobik
kaçınma
var
olduğu
sürece
sonlandırılmamalıdır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
44
Panik bozukluğunun ilaç ile tedavisinde etkinlik
değerlendirme, sürdürüm ve sonlandırma ilkeleri
 Tedavinin sonlandırılmasında rebaund anksiyete,
kesilme sendromu ve nüks olasılığı göz önünde
bulundurulmalıdır.
 Kesilme sürecinde bilişsel davranışçı yaklaşımlar
yararlı olur, kısa anksiyete ataklarında gevşeme
tekniklerinden yararlanılabilir ve uyarıcı ilaçlardan
kaçınılmalıdır.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
45
Panik bozukluğunun ilaç ile tedavisinde etkinlik
değerlendirme, sürdürüm ve sonlandırma ilkeleri
 Tedavi sonucu yetersiz olduğunda;
 Güncel dozun arttırılması,
 Bir başka kanıtlanmış tedaviye geçme,
 Diğer kanıta dayalı tıbbi tedavi seçenekleri ile kombinasyon,
 İlaç tedavilerinin kanıta dayalı psikolojik tedavi yaklaşımları
ile kombinasyonu,
 Tedaviye yanıtsız hastalarda uzmanlaşmış tedavi kliniklerine
sevk akla gelmelidir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
46
Tedaviye Yanıtsızlık
 Algoritmalara uygun yürütülmüş tedaviler başarısız
olduğunda ilk yapılması gereken ilk iş tanının yeniden
değerlendirilmesidir.
 Daha sonra genel tedavi planını büyük oranda
değiştirecek olan ek tanı durumları değerlendirilmeli,
değerlendirme tıbbi durum ve bunlara ilişkin tedaviler ile
madde kullanım bozukluklarını içermelidir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
47
Tedaviye Yanıtsızlık
Tedavi başarısını etkileyen bir diğer etmen
tedavinin yeterli doz ve sürede yapılmasıdır.
Kanıt düzeyi yüksek ilaç grupları ile en az sekiz
hafta ve uygun dozda tedaviye karşın yanıt
alınmaz ise kanıt düzeyi daha düşük olan
ilaçlara geçilebilir.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
48
Yinelemenin Belirleyicileri
Daha genç yaşta olmak
Sigara Kullanımı
Kadın olmak
Major depresyon
Düşük gelir
Yaygın anksiyete bozukluğu
Ekonomik kriz
Kişilik bozukluğu
Kişiler arası çatışma
Aile öyküsü ve çocukluk çağı travmaları
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
49
Teşekkürler
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
50
Kaynaklar
1)
2)
3)
4)
5)
6)
7)
8)
9)
10)
11)
12)
13)
14)
15)
Canadian Psychiatric Association. Clinical practice guidelines, Management of anxiety disorders. Can J Psychiatry, Vol 51, Suppl 2, July 2006
Bourdon KH, Rae DS, Locke BZ et al. Estimating the prevalence of mental disorders in U.S. adults from the Epidemiologic Catchment Area
Survey. Public Health Re.1992;107:663–8.
Kessler RC, Petukhova M, Sampson NA et al. Twelve-month and lifetime prevalence and lifetime morbid risk of anxiety and mood disorders
in the United States. Int J Methods Psychiatr Res 2012;21:169–84.
Grant BF, Goldstein RB, Chou SP et al. Sociodemographic and psychopathologic predictors of first incidence of DSM-IV substance use,
mood, and anxiety disorders: results from the wave 2 national epidemiologic survey on alcohol and related conditions. Mol Psychiatry
2009;14(11):1051-66.
Amerikan Psikiyatri Birliği, Ruhsal bozuklukların tanısal ve sayımsal elkitabı, Beşinci baskı (DSM-5), Tanı ölçütleri başvuru elkitabından çev.
Köroğlu E, Hekimler Yayın Birliği, Ankara, 2013.
Johnson PL, Federici LM, Shekhar A. Etiology, triggers and neurochemical circuits associated with unexpected, expected, and laboratoryinduced panic attacks. Neurosci Biobehav Rev Neurosci Biobehav Rev 2014 Oct;46 Pt 3:429-54.
Hettema JM, Prescott CA, Myers JM et al. The structure of genetic and environmental risk factors for anxiety disorders in men and women.
Arch Gen Psychiatry 2005;62:182-9.
Fava L, Morton J. Causal modeling of panic disorder theories. Clinical psychology review. 2009;29(7):623-37.
Stein DJ, Hollander E, Rothbaum BO. Textbook of anxiety disorders: American Psychiatric Pub.; 2010.
Vukŝić‐Mihaljević Ẑ, Mandić N, Barkić J, Mrdenović S. A current psychodynamic understanding of panic disorder. British journal of medical
psychology. 1998;71(1):27-45.
Kircanski K, Craske MG, Epstein AM et al. Subtypes of panic attacks: a critical review of the empirical literature. Depress Anxiety
2009;26(10):878-87.
Milner KK, Florence T, Glick RL. Mood and anxiety syndromes in emergency psychiatry. Psychiatric Clinics of North America. 1999;22(4):75577.
Roy-Byrne PP, Stang P, Wittchen HU et al. Lifetime panic-depression comorbidity in the National Comorbidity Survey. Association with
symptoms, impairment, course and help-seeking. Br J Psychiatry 2000 Mar;176:229-35.
Vázquez GH, Baldessarini RJ, Tondo L. Co-occurrence of anxiety and bipolar disorders: clinical and therapeutic overview. Depress Anxiety
2014 Mar;31(3):196-206.
Keck PE Jr, Strawn JR, McElroy SL. Pharmacologic treatment considerations in co-occurring bipolar and anxiety disorders. J Clin Psychiatry
2006;67 Suppl 1:8-15.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
51
Kaynaklar
16. Hawgood J, De Leo D. Anxiety disorders and suicidal behaviour: an update. Curr Opin Psychiatry 2008 Jan; 21(1):51-64.
17. Vorspan F, Mehtelli W, Dupuy G et al. Anxiety and substance use disorders: co-occurrence and clinical issues. Curr Psychiatry Rep 2015
Feb;17(2):4.
18. Latas M, Milovanovic S. Personality disorders and anxiety disorders: what is the relationship? Curr Opin Psychiatry 2014 Jan;27(1):57-61.
19. Camuri G, Oldani L, Dell'Osso B et al. Prevalence and disability of comorbid social phobia and obsessivecompulsive disorder in patients with
panic disorder and generalized anxiety disorder. Int J Psychiatry Clin Pract 2014 Oct;18(4):248-54.
20. Bandelow B, Sher L, Bunevicius R et al. WFSBP Task Force on Anxiety Disorders, OCD and PTSD. Guidelines for the pharmacological treatment
of anxiety disorders,obsessive-compulsive disorder and posttraumatic stress disorder in primary care. Int J Psychiatry Clin Pract 2012
Jun;16(2):77-84.
21. American Psychiatric Association Practice Guideline for the treatment of patients with panic disorder. Second
Edition.http://www.psychiatry.org/psychiatrists/practice/clinical-guidelines, 2010
22. Baldwin DS, Anderson IM, Nutt DJ et al. Evidence-based pharmacological treatment of anxiety disorders, post-traumatic stress disorder and
obsessive-compulsive disorder: A revision of the 2005 guidelines from the British Association for Psychopharmacology. Journal of
Psychopharmacology 2014, Vol. 28(5) 403–39.
23. Ballenger JC, Davidson JRT, Lecrubier T et al. Consensus statement on panic disorder from the International Consensus Group on Depression
and Anxiety. J Clin Psychiatry 1998;59 (suppl 8):47-54.
53. Ulusal Psikiyatri Kongresi
52
Download