9 . 5 . 1965 O : 1 O. Senatosu B : 60

advertisement
O. Senatosu B : 60
suslan Hükümetlerin görevleri saymasiyle müm­
kündür. Bilhassa zirai ürünlerimizin özel koo­
peratifler eliyle değerlendirilmesi Türkiye ger­
çeklerinin emrettiği bir konudur. Birkaç ay ev­
velki Ege tütün piyasasında müstahsili tüccara
teslim etme şeklinde ifadesini bulan tutum, fın­
dık tüccarlarımn jkooperatif aleyhine istek ve
teklifleri hem zirai mahsulümüzün hakiki değe­
rini azaltmakta, hem de memlekete büyük mik­
tarda döviz kaybettirecek mahiyette olmuşlar­
dır. Bereket versin, diğer bölgeler tütün piyasa­
sında muhtemelen: hatalı tutum düzeltildiği için
şikâyetler önlenmiştir. Bu arada Tariş, Fisko
Birlik gibi zirai kooperatiflerin anlaşmalı mem­
leketlere daha evyel bağlandığı satışlara özel
sektörün ithal edilmek arzusunu geçirdiği türlü
tezahürlerden sonra mecrasını buluşunu aklın
emrettiği yol telâkki ettik ve memnuniyetle kar­
şıladık. Yani, tütünün de, fındığın da, üzüm,
incir ve zeytinyağı gibi mahsullerimizin de ha­
kiki değerini bulması ve getireceği dövizin kay­
ba uğramadan Hazineye mal olması sadece zi­
rai kooperatifler yolu ile ve ihracı ile mümkün­
dür. Bugün milletlerarası ticaretin konusu, az
gelişmiş memleketlerin ihraeettiği ham madde
fiyatlarının düşük değerle satılması, buna mu­
kabil kalkınmış memleketler sınai mamullerinin
fiyat yükseltmesi ve az gelişmiş memleketler
aleyhine işliyen bir ticaret bilançosunun tesbit
edilmiş olması ve bu mekanizmanın ıslahıdır.
tleri memleketlerde bu menfi durumu düzelt­
mek, yüzyıllarca kalkınmalarını borçlu oldukla­
rı bu istismarın kefaretini ödemek için g'erı Kal­
mış memleketlere daha çok yardım, daha na­
muslu yardım düşünce ve temayüllerinin tartışıl­
dığı bir sırada dış ticaretimizdeki kaçakçılığı
önlemek, mahdut zirai istihsalimizin değerlendi­
rilmesini sağlamanın emin yolu devleti eştirmek se bunu yapmak en doğru yoldur. Bir bölgenin
tütün istihsalini tüccar lehine feda etmek dedi­
kodusu bile millî hisleri rencide edicidir. Ticari
hayatta istikrarın önemine Sayın Bakanın dik­
katini çekmeyi meslek dışı bir insan olarak za­
it sayıyorum. Ancak, son zamanlarda Resmî Ga­
zetede sık sık dış ticaret rejimine dair tebliğler
yer alıyor. AID yardımlarına aidolanlar hariç
diğerlerini dış ticaret rejimini biraz daha karış­
tırdığı ve haklı tereddütlere yol açtığı izahtan
varestedir. Bu gibi kararların imtiyazlara ve
9 . 5 . 1965 O : 1
spekülâsyonlara sebobolduğu geçmişin hâtırala­
rı arasındadır.
Sayın arkadaşlar, burada bir - iki küçük ko­
nuya dokunmak istiyorum. Sayın Macit Zeren
bilirler ki, Ticaret Bakanlığında vukubulacak
idari ve hukukî kusurlar siyasi istismara son de­
rece müsaittir. Bu bakımdan memleketimizde1
Ticaret Bakanlığı yapmak büyük önemine rağ­
men şanslı sayılmaz. Sayın Zeren'in bakanlığı­
nın başlangıcında hem de kaynağı kendi muhiti
olan dedikoduların hedefi olmasını, istidat ve
iyi niyetlerini yakından bildiğim Sayın Zeren
için şanssızlık sayıyor ve üzüntü ile karşılıyoruz.
Son zamanlarda Sayın Bakanın Teftiş Heyeti
Reisini değiştirmesini Turan Çakın meselesiyle
ilgili yorum konusu yapan neşriyata rasladık
Tahkik ettik, değişikliğin bu zatla ilgili olduğu­
nu iddia eden ifadelerle karşılaştık. Tâyinde
böyle bir sebebin meveudoluşunu arzu etmezdik.
Nede olsa bu talihsiz dâvada Sayın Zeren de ta­
rafsız telâkki edilemez. Onun için böyle bir ta­
sarrufu hoş karşılanamaz. Kendisi için en uygun
davranış bu konuya adı karışan mesai arkadaş­
larına karşı tarafsız davranmaktır. Aksi halde
şükran borçlu olduğu şeklindeki yorumlardan
kendisini kurtaramaz.
Kanaatimizce Ticaret Bakanlığının ekono­
mik politikamızda ie ve dış piyasayı tanzim, çe­
şitli mallarımızı dış piyasalara artan bir hızla
arz, yeni pazarlar bulma gayretleri yanında bu­
gün tezahür eden mühim bir görevi daha vardır.
Bugün yeni sömürgecilik, dış yardımların, dış
politika münasebetlerinin yabancı sermayele­
rin, ikili anlaşmaların müttefiki haline gelmiş­
tir. Memleketimizi millî imkânlarımızı, yabancı
menfaat istismarından korumanın baş görevlisi
Ticaret Bakanlığıdır. Bu konuda göstereceği
gayret ve uyanıklık geçmişteki zarflarını da ka­
patacaktır. Bakanlığın dinamik bünyesinden bu
görevin icaplarını yapmasını bekliyoruz. Bura­
da iki küçük konu hakkında Bakanlığın görüşü­
nü öğrenmek istiyoruz.
Birincisi; Maliye Bakanlığının kendi men­
supları için ayarladığı kasa tazminatının Ba­
kanlık kendisine bağlı teşekküller veya Devlet
sektörü için ayarlatmayı düşünmekte midir?
İkinci konu; Ziraat Bankası mensuplarının
Başak Sigorta müessesesi için sarf ettikleri mun­
zam mesainin karşılığı olarak evvelden aldıkları
- 383 —
Download