"Dünya oyun ve eğlenceden ibarettir" 7

advertisement
On5yirmi5.com
"Dünya oyun ve eğlenceden ibarettir" 7
"Dünya oyun ve eğlenceden ibarettir" 7
Yayın Tarihi : 5 Eylül 2011 Pazartesi (oluşturma : 10/20/2017)
Selam Dostlar, Merhaba!
“Altıncı perde"
… Bir tarafta doğanın gücüyle ilgili simgesel canlandırmalar yapılırken, diğer yandan doğaüstü
güçlerin görünmesine aracılık etme işlevi varmış... Mevsimlerin devamlı değişmesiyle tazelenen
doğa; geçmiş yılın kralının, yeni yılın kralı karşısında yenik düştüğünü anlatan kanlı bir törenle temsil
gerçekleştiriliyormuş... Doğanın benzetme kuramına göre ele alarak oynanmasına da, tiyatro sanatının en önemli öğesi
olarak kılık değiştirmesi denilmektedir… Bu törenlerde önceleri insanlar kurban edilir, kavgalar ve ölümler simgeleşince farklı güçlerin
çarpışarak ispatı zamanla yerini en güçlü olan tek bir gücün yerine bırakmış; buna da, “ölüm ve
yeniden dirilme töreni deniyormuş...”
(İ-Ö-5) yüzyılda; Aiskhylos, bugünkü Batı tiyatrosunun temelini koro kurarak atmıştı... Böylelikle
birden fazla kişi; sahnede yaşanan bir olayı, bir ilişkiyi, canlandırma olanağı buluyordu. Aiskhylos
tragedyayı, Dionysos cümbüşündeki ahlaksız ve edepsiz kökeninden de koparmış oldu
böylelikle... Tiyatro sanatı artık önemli kişilerin başından geçen, önemli olayları anlatıyordu. Bir şeyi anlatırken
onu yüceltip temsil ediyor, tam bir tiyatro sanatı haline getirmiş oluyordu böylelikle
Aiskhylos... Aklımıza gelebilecek tüm efsaneleri, mitolojileri ve çok daha eski olayları işleyen tragedya’nın
dinsel, ahlaki veya siyasi bir mesaj vermesi, toplumu ve evreni bir bütün olarak temsil etmesi
beklenirken, Hiyerarşik bir kuralla işleniyordu
tragedya… Aiskhylos’a göre Dünya üç katlıydı; en üstte tanrıların katı vardı, altta ise ölümün, sürgünün,
cezanın, acının yeri mevcuttu, bu ikisinin ortasında da oyunun, dramatik eylemin gerçekleştiği
yuvarlık bir sahne ile temsil edilen insanların dünya sahnesi vardı ve Aiskhylos’un farkında olmadan
yaptığı bu tespit doğruydu; bunu, farkında olmadan William SHAKESPEARE’de “Bütün dünya bir
sahnedir ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu..." sözüyle tastiklemişti yıllar sonra
zaten…“ Yaratan'ın hiç kuşku olmayan söylemini de” farkında olmadan böylelikle tasdik etmiş oluyor
farklı zamanlarda yaşamış her iki tiyatro kuramcısı da...
Tragedya, daha sonra Sophokles ve Euripides tarafından güya daha da geliştirilerek, somut gözlem
öğeleri katılıp, Aiskhylos’un o farkında olmadan ortaya koyduğu gerçek verileri soyutluğundan
uzaklaştırılmaya çalışıldı. Bir ölçüde de başarıldı da ancak, yukarıda belirttiğim gibi yüzyıllar sonrada
olsa bu SHAKESPEARE’le tamamen olmasa da yeniden soyut hale getirilmiş oldu farkında
olmadan… İlk insanoğlunun inançlarının tümünde görülen ölme ve yeniden dirilme düşüncesi, insanların kılık
değiştirme, kişileştirme imkânları tiyatronun ve oyuncusunun çıkış noktasıdır aslında...
İlk insanların yaptığı törenler ve danslar da, kurallı tiyatro oyununun ve oyunculuğun ilk
örneğidir... Bazı çevrelerin kuramına göre tiyatro sanatının kaynağı Şamanist inançlardır… Şamanların yaptıkları
törenlerin özelliği itibariyle izleyicisini veya katılımcılarını, tanrısal gücün simgesi yerine koyarak
kendisini göstermesidir... Bu törenlerde ise belirli kurallara uygun davranışlarla kendinden geçen Şamanlar, öbür dünya ile bu
dünya arasında bir aracı rolü üstleniyormuş... Tiyatro sanatı, günümüzde kökenindeki bu iki eğilimin izlerini taşımaktadır, bu iki eğilim arasındaki
gerilimden de güç alarak hep bir çatışma ve ikilem içerisindedir...
Günümüz ilkel insanları dahi: günümüz modern tiyatro insanının güya tiyatro adına apaçık yaşadığı
cinselliği gizli yaşamakta ve danslarında bile çok açık olmamaktadırlar...
Bazı araştırmacılar yine bunun tam tersini söylemektedirler ancak gerçekleri yine saptırmaktadırlar
çünkü günümüz modern teknolojisi artık her şeyi ortaya koymakta, günümüz ilkel insanları bile artık
hak dini araştırıp onun ahlak-ı ve edeb-i üzerine yaşamlarını sürdürmektedirler, bunlarda herkesçe
bilinmektedir...
Durum böyleyken bu anlatılan hikâyelere gülerek sadece menfaat ve nefis masalları olarak
değerlendiriyorum; tabi birçok kimsede o anlatılan masallardan faydalanmak için kabul edecektirler
hatta destek vereceklerdir, böyle şeyler ilk insanoğlundan beri vardır kıyamete kadar da olacaktır…
Şu unutulmamalıdır ki gerçekleri bu zamana kadar kimse değiştiremedi, değiştiremeyecektir…
Komedya’nın (komedi), (İ-Ö-486) yılında Atina'da Lenia kış şenliklerindeki yarışmalarla başladığı
bilinmekte… Yunancada Komos sözcüğünden türeyen Komedya; Dionysos geleneğine, tragedya’dan
çok bağlıymış. (İ-Ö-6) yüzyıl’dan sonra Yunan soylularının sınıfları arasında gözden düşmüş; ancak,
köylü ve yoksul halkın yaşamında değerini korumuş soytarılık, hokkabazlık, şaklabanlık herkesin
birbirleriyle ahlaksızca ve edepsizce utanmadan çiftleştiği bahar aylarının ayinleriyle
gerçekleşiyormuş…
İlk Komedya'nın en gözde temsilcisi Aristophanes'in oyunlarıymış, siyasal ve toplumsal
yergicilikleriyle ahlaki bir görevi üstlenmişler. Euripides'in (İ-Ö-406) da ölümünden ve Atina'nın (İ-Ö-
404) te yenilgisinden sonra tragedya iyice gerilemiş ve komedya en çok kullanılan tiyatro türü
olmuş popüler haline geldikten (İ-Ö-320) den sonra, Büyük İskender döneminde ortaya çıkan Yeni
Komedya eskisinden oldukça farklı bir şekil alarak eskisinin yerini almış.
Mitolojik öğelerin yerini artık genç Atinalıların erotik serüvenleri ve aile yaşamları almış, eski şen,
cümbüşlü ve grotesk üslup da daha gerçekçi ve yumuşak bir anlatıma dönüştürülmüş. Bu dönemden
itibaren günümüze kadar yalnızca Menandros'tan bazı eserler, esintiler kalmıştır.
Eski Yunan tiyatrosunun önemli bir özelliği de -bilinmez ama- genelde kamu çerçevesinde
gerçekleşmesidir. Yunan oyunlarında ortalama 10 bin veya 20 bin seyirci aynı anda izliyormuş bu da
kamu tiyatrosunun avantajıymış. Eski Yunan oyunları, Sophokles'in trajedileriyle teknik güce
ulaşmıştır. Sophokles oyunlarında tarihte ilk kez dekor kullanan tiyatro yazarıdır. Aiskhylos,
Sophokles ve Euripides konularını yunan mitolojisinden alan oyunlar yazmışlardır. Üç yazar da,
sonradan Aristo'nun Poetika adlı yapıtında belirlediği kurallara uygun oyunlar yazmaya
başlamışlardır.
Bu kurallar zaman, yer ve eylemdir.
Eski Yunan komedisinin tanınmış yazarlarından yalnızca bir tanesi Aristophanes, oyunlarında
dönemin siyaset adamlarını ve düşünürlerini alaya alarak yanlış tutumlarını komedileştirerek
sahneye uyarlamıştır...
Hayata ve oyuna on dakika ara…
Bu dökümanı orjinal adreste göster
"Dünya oyun ve eğlenceden ibarettir" 7
Download