Koşullu Uyarıcı

advertisement
DAVRANIŞ BİLİMLERİ
ÖĞRENME VE ÖĞRENME TEORİLERİ
Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT
* Öğrenme Kuramı: Bir çok kapsamlı araştırma sonucuna
dayalı olarak insanların NASIL ÖĞRENDİĞİNİ açıklamak üzere
oluşturulmuş çeşitli genellemeleri ve ilkeleri içeren bir model
ya da sistemdir.
*Öğrenme tekrar veya yaşantı sonucunda davranışta kalıcı
değişiklikler yaparak çevreye uyum sağlama sürecidir.
*Bu bakımdan öğrenme; ihtiyaçları daha iyi karşılayabilmek
için, davranışları düzene koyma veya yeni bir durum
karşısında bunları yeniden örgütleme anlamına gelir.
*Davranışlarda öğrenme sonucu meydana gelen bilinçli
değişmeleri, olgunlaşmayla kazanılan etkilerden ve geçici
fizyolojik değişmelerden ayrı tutmak gerekir.
2
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Öğrenme, yaşantılar yoluyla davranışlarda meydana gelen
oldukça uzun süreli değişimlerdir.
*Öğrenmenin en önemli üç özelliği nedir?
*Öğrenme bir davranış değişikliğidir.
*Her türlü davranış değişikliğine öğrenme denilemez.
* Öğrenme sonucu olan değişikliğin oldukça uzun süreli olması
gerekir.
3
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
Bir zihinsel etkinliğin öğrenme sayılabilmesi için şu
koşulların bulunması gerekir:
*Her öğrenme tekrar veya yaşantı sonucu meydana gelir ve
davranışta değişikliğe yol açar.
*Davranışlarda meydana gelen herhangi bir değişikliğin
öğrenme sayılabilmesi için değişikliğin sürekli veya kalıcı
olması gerekir.
*Öğrenme süreci sonucunda öğrenilmiş veya kazanılmış
davranışların başkasına transfer edilmesi mümkündür.
*Öğrenme doğrudan gözlenemez.
* Öğrenme sonucu meydana gelen değişimler, doğrudan ya da
dolaylı deneyimlerin sonucudur.
*Öğrenme insan içindir; insanın dışında
diğer canlılar
4
öğrenemez.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Öğrenme bilgi edinme ve yeni davranış biçimleri kazanma
sürecidir. Bilgi, bireyin dış dünyadaki olayları algılama,
işleme, değerlendirme, muhakeme etme sonucunda zihninde
ürettiği anlamlardır. Bilginin oluşabilmesi için en az dört
unsurun varlığı gerekir:
*Birey,
*Nesne, olgu veya olay,
*Birey ile nesne, olgu veya olay arasında etkileşim
*Bireyin söz konusu nesne, olgu veya olaya yüklediği kişisel
anlamdır.
*Bu anlamların sonucunda insan yeni bir şey öğrenmiş
sayılır. Öğrenmenin olabilmesi için, bireyin yeni olayları veya
olguları zihninde daha önce öğrendikleri ile ilişkilendirmesi
5
gerekir.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
DAVRANIŞ
Sonradan kazanılan davranışlar
(Öğrenme ürünü davranışlar)
Doğuştan gelen davranışlar Geçici davranışlar
Alkol, ilaç, hastalık vb.
İçgüdüsel davranışlar
etkisi ile oluşan davranışlar
Refleksif davranışlar
İstenmedik davranışlar
İstendik davranışlar
Planlı eğitim ürünü davranışlar
Olumsuz kültürel koşullar
altında kazanılan davranışlar
Plansız eğitim ürünü davranışlar
6
Eğitimin hatalı yan
ürünü olan davranışlar
*Öğrenmenin farklı türleri vardır:
*Algılama yoluyla öğrenme: Bir bireyin dış dünyadaki nesneler
hakkında duyu organları (görme, işitme, dokunma, koklama
ve tat alma) yoluyla edindiği mesajların beyinde
yorumlanması ve anlam kazandırılması sonucunda gerçekleşir.
*Gözlem ve taklit yoluyla öğrenme: Basit olarak bireyin
çevresinde gelişen bir olayı veya davranışı gözlemesi ve onu
olduğu gibi taklit etmesi ile oluşur.
*Model alma yoluyla öğrenme: Bu öğrenmede, bireyin kendi
çevresinde değer bulan bir tutumu veya davranışı örnek
alarak sergilemesi söz konusudur.
7
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Öğrenme aktif bir eylemdir.
*Öğrenme, kavramsal bir değişmeyi içerir.
*Öğrenme, özneldir.
*Öğrenme, durumsaldır.
*Öğrenme sosyaldir.
*Öğrenme, duygusaldır.
8
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Yaşantı ürünü değişmedir
DEĞİŞEN NEDİR?
Cevap öğrenme kuramlarına göre değişir.
9
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
ÖĞRENME KURAMLARI
Davranışçı Yaklaşım/
Çağrışımlı Öğrenme
Bilişsel öğrenme
Klasik koşullama
Nörofızyolojik öğrenme
Edimsel koşullama
Duyuşsal öğrenme
Sosyal öğrenme
10
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Öğrenmenin hangi koşullar altında oluşacağını veya
oluşmayacağını öğrenme kuramları belirlemekte ve
açıklamaktadır.
*Ancak, tüm öğrenme durumlarını açıklayabilen bir öğrenme
kuramı henüz yoktur.
*Bazı psikologlar ve eğitimciler iki ana grupta toplamaktadır.
11
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Öğrenmenin doğasına ışık tutmaya çalışan çeşitli öğrenme
kuramları geliştirilmiştir.
*Bu kuramlar, öğrenmeyi daha çok davranışçı bir temele
oturtan; klâsik koşullanma, edimsel koşullanma ve sosyal
öğrenme kuramları ile
*öğrenmeyi zihinsel bir süreç olarak açıklayan bilişsel kuramlar
ile duyuşsal ve beyin temelli öğrenme kuramları şeklinde
gruplandırılabilir.
12
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Davranışçılıkta en
Klasik Koşullama
Öğrenmenin
Davranışsal
Kuramları
yakından kuramcı B.F.
Skinner’dir. Skinner iki
tür öğrenme olduğunu
ileri sürer.
1. Klasik koşullanma
2. Edimsel koşullanma
Araçsal (Edimsel)
Koşullama
*Klasik koşullanma genelde refleks, içgüdüsel yani otonom
sinir sisteminin doğal tepkileri ile oluşan düşünülmeden
yapılan davranışlarla ilgili öğrenmeleri içermektedir.
*Eli yanınca çekmesi, köpek ısırınca korkma vb. gibi
davranışlar burada önem kazanmaktadır. Klasik koşullanmada
belli uyarıcılara gösterilen doğal tepkileri, bu uyarıcılarla hiç
ilgisi olmayan başka uyarıcılara da gösterilmesini
açıklamışlardır.
14
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İvan Pavlov, köpeklerdeki mide
ve tükürük salgılamaları ile ilgili
araştırma sırasında , köpeklerin
yiyecek gelmeden önce salya
salgılamaya başladıklarını
görmüştür. Bu olaydan sonra
Pavlov koşullu refleks adını
verdiği bu tepkiyi sistematik
olarak incelemiştir.
15
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
KOŞULLAMADAN ÖNCE
Koşullu Uyarıcı (Işık)
Tepki yok
Doğal (Koşulsuz) Uyarıcı (Et)
Doğal Tepki
(Salya akıtma)
KOŞULLAMA SÜRECİNDE
Koşullu Uyarıcı (Işık)
Doğal Tepki
(Salya akıtma)
Doğal (Koşulsuz) Uyarıcı (Et)
KOŞULLAMADAN SONRA
Koşullu Uyarıcı (Işık)
Doğal Tepki
(Salya akıtma)
16
*Koşulsuz Uyarıcı: Varlığı, bir organizmanın değişmez olarak
belirli bir şekilde tepki vermesine neden olan uyarıcıdır. Yani,
hiçbir koşula bağlı olmadan tek başına verildiğinde
organizmada bilinen bir tepkiye yol açan uyarıcıdır. Bu
uyarıcıya doğal uyarıcı da denir. Pavlovun deneyinde salyaya
yol açan et kaygıya yol açan başarısızlık, korkuya yol açan
yüksek ses gibi uyarıcılar koşulsuz uyarıcıdır.
*Koşulsuz Tepki: Bir koşulsuz uyarıcının her ortaya çıkışında
organizmanın verdiği tepkidir. Öğrenilmemiştir ve
organizmanın doğuştan getirdiği tepkilerdir. Köpeğin salya
salgılaması öğrenilmemiş bir tepkidir.
17
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Nötr Uyarıcı: Canlıda bilinen herhangi bir tepkiye yol
açmayan uyarıcıdır. Köpekte hiçbir tepkiye yol açmayan ışık,
okula gitmeyen çocuk matematik dersi.
*Koşullu Uyarıcı: Önceleri organizmada belirli bir tepkiyi
yaratmazken, koşulsuz bir uyarıcı ile defalarca eşleşmesi
sonucu organizmada belirli bir tepkiyi yaratma özelliği
kazanan uyarıcılardır. Öğrenilmiştir. Başlangıçta nötr olduğu
halde, bir koşulsuz uyarıcıyla eşleştirilen ve bunun sonucunda
tek başına sunulduğu zaman organizmada istenilen tepkiyi
ortaya çıkartma gücünü kazanan uyarıcıdır.
*Köpeğe salya salgılatan ışık, çocuğa kaygı yaşatan matematik
dersi
18
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Koşullu Tepki: Koşullu uyarıcılara karşı gösterilen öğrenilmiş
tepkilerdir. Köpeğin ışığı görünce salya salgılaması. Bu
durumda salya tepkisi öğrenilmiş bir tepkidir.
*Genelleme: Belli bir problem duyumu karşısında başvurulan
herhangi bir davranış, istenilen başarılı sonucu verirse, çeşitli
benzer hallerde tekrarlanır.
*Evdeki kedi ile oynayarak “kedi” denildiğini öğrenen çocuğun
bütün hayvanlara “kedi” demesi.
*Beyaz önlüklü bir doktordan korkan bir çocuğun beyaz önlüklü
bir eczacıdan da korkması gibi
19
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Geçiş:
Genellemeye çok yakın bir kavramdır. Belli bir alanda
kazanılan bilgilerden diğer alanlarda da faydalanılacak
olursa, buna geçiş yoluyla öğrenme denir.
*İnsanlar, genelleme ve geçiş yollarıyla edindikleri bilgilerden
çeşitli alanlarda yararlanırlar.
*İki durum arasında benzer öğe ve ilkeler ne kadar çoksa geçiş
o kadar kolay olur.
*Otomobil kullanmayı bilen bir kimsenin traktör kullanmayı
kolay öğrenmesi.
20
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Bitişiklik-Yakınlık: Nötr uyarıcı ile koşulsuz uyarıcının
birbirine çok yakın aralıklarla sunulmasıdır. Klasik koşullama
ile öğrenmenin en uygun düzeyde gerçekleşebilmesi için bu
iki uyarıcı arasındaki aralığın bir ya da yarım saniye olması
gerekmektedir. İki uyarıcı arasındaki süre daha uzun
olduğunda öğrenme istenildiği gibi gerçekleşmemektedir.
*Habercilik: Klasik koşullama ile öğrenmenin
gerçekleşebilmesi için koşullu uyarıcının esas tepkiye yol açan
koşulsuz uyarıcıdan önce verilmesidir. (
*Pekiştirme: Tüm davranışçı yaklaşımlarda olduğu gibi klasik
koşullama yoluyla öğrenmede de davranışın öğrenilmesi için
pekiştirme önemlidir.
21
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Genelleme: Öğrenme sonucu belirli bir uyarana verilen
tepkinin, koşullama olmadan bu uyarana benzer uyaranlara
da verilmesidir.
*Işığa karşı salya tepkisi veren hayvanın ışığa benzer diğer
uyarıcılara da salya tepkisi vermesi.
*Matematik dersinde başarısızlık yaşayan çocuğun yaşadığı
kaygıyı matematiğe benzer istatistik dersine de genellemesi
*Ayırt etme: Koşullu uyarıcıyı, koşullanmamış benzer diğer
uyarıcılardan ayırt etmeyi öğrenmektir.
*Elektriğe çarpılan bir kimsenin çarpmanın çıplak telden
kaynaklandığını öğrenmesi
22
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Sönme: Bir davranış bir kez koşullandıktan sonra koşullu
uyaranın uzun süre tek başına verilmesi, pekiştirecin
verilmemesi durumunda canlının koşullu uyarana artık tepki
vermemesidir. (Uzun süre et olmadan ışığın verilmesi
durumunda hayvanın ışığa salya salgılamaması)
*Kendiliğinden geri gelme: Sönme meydana geldikten sonra
belirli bir ara verildiğinde pekiştirme olmadan canlının
koşullu uyarana tekrar tepki vermesidir. (Hayvanın ışığa
salya tepkisi vermemesinden bir süre sonra tekrar ışık
gördüğünde salya salgılaması)
23
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Hava üflenen göz, elde olmaksızın kırpıştırılır. Hava üfleme
ile belirli bir tondaki ses birçok kez beraber verildikten
sonra yalnız ses verildiğinde göz kıpması ortaya çıkar. Bu
deneme 5 ile 7 günlük bebekler üzerinde yapıldığında aynı
koşullanma gözlenmiştir.
*Bunun gibi çok sayıda deney, otonom sinir sisteminin işlevi
üzerinde klasik koşullanma yapılabileceğini ortaya
koymuştur.
*Limon görünce ağzımız sulanır mı? Yiyecekle ilgili
öğrendiklerimizin çoğu, klasik koşullanma türündendir.
24
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Edimsel veya araçsal koşullanmada, birçok öğrenme
durumu, klâsik koşullanmadan ayrılabilmektedir.
*Deneysel çalışmalarla herhangi bir davranışın
öğrenilmesinde her zaman uyarıcının tepki
yaratmadığı, çoğu zaman kendiliğinden yapılan
davranışlar olduğu ve bu deneme-yanılma türündeki
davranışlar sonucunda tekrarlamaların yapıldığı
belirtilmiştir.
*Bu tür koşullanmaya edimsel (çevre üzerindeki etkisi
nedeniyle) veya araçsal koşullanma
denilmiştir.
25
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Skinner tarafından ortaya atılmıştır.
*Skinner’e göre bir davranışın sonucu,
organizma için hoşa giden, olumlu bir
durum yaratıyorsa, o davranışın tekrar
ortaya çıkma olasılığı artmaktadır. Bu
tarz davranıştan sonra olumlu uyarıcı
verilerek yapılan koşullanmaya edimsel
koşullanma denilmektedir
26
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Edimsel koşullanma, klasik koşullanmadan farklı olarak
bilinçli ve kasıtlı hareketlerimizle ilgilidir.
*Klasik koşullamadaki tepkisel davranışın tersine, edimsel
davranış insanın çevresindeki olaylara verdiği duygusal
tepkiler değildir.
*Edimsel davranışta, birey ihtiyacını karşılamak için çevredeki
olanakları kullanır. (Bisiklete binme, tiyatroya gitme, resim
yapma, arkadaşını ziyaret etme vb.)
*Klasik koşullanma otonom sinir sistemi tarafından yönetilen
davranışlarla; edimsel koşullanma istemli kaslarla yapılan
bilinçli ve istekli davranışlarla ilgilidir.
27
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
Edim
(Operant)
Operant
Tepki
Davranış
Ödül
Organizmanın gelişi güzel,
hangi uyarıcıya dönük
olduğunu
belirleyemediğimiz tepkisi
Tepki
Ceza
28
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
Etki Yasası
Davranışlar sonuçlarından etkilenir.
Olumlu Pekiştirme (Olumlu davranış-Olumlu uyarıcı)
Olumsuz Pekiştirme (Olumsuz durumu ortadan kaldıran
davranış-Olumlu uyarıcı)
Ceza
1. Tip (Olumsuz davranış-Olumsuz uyarıcı)
2. Tip (Olumsuz davranış-Olumlu uyarıcının
ortamdan çekilmesi)
29
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Edimsel koşullanma kuramının daha iyi anlaşılması için bu
kavramların açıklanması gerekir:
*Pekiştirme: Edimsel koşullamada, istenen davranışın ortaya
çıkma sayısını arttıran her uyarıcıya pekiştirme (pekiştireç)
adı verilmiştir.
*Olumlu ve olumsuz olmak üzere iki tür pekiştirme vardır.
Olumlu pekiştirmede, belli bir davranış kendiliğinden
meydana geldiği zaman bunu ileride davranışın tekrarlanması
olasılığını artıran haz verici bir olay izler. Buna günlük dilde
ödül teknik terim olarak “olumlu pekiştireç” denir. Olumsuz
pekiştirmede, belli bir davranış, kişiyi üzen rahatsız edici bir
durumun ortadan kalkması izlerse, o zaman gene bu
30 artar.
davranışın tekrarlanması olasılığı
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Pekiştireçlerin değeri kişiden kişiye değişir.
*Küçük bir çocuk için şeker anlamlıyken, büyük bir kişi için
şeker muhtemelen kompleks bir davranışı tekrar yaptıracak
kadar anlamlı bir pekiştireç olmayacaktır.
*Skinner’a göre edimsel koşullanma ilkeleri insan yaşamında
daha etkilidir, organizma tepkiyi seçmekte ve kendisi
göstermektedir.
31
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Operant (edimsel) şartlanma: Tepkiler belirli çevresel
uyarıcılara karşılık yapılan hareketlerdir. Edimler ise,
gözlenebilir çevresel uyarıcılardan bağımsız, içten gelerek
kendiliğinden yapılan hareketlerdir.
*Motor öğrenme: Motor öğrenmede söz konusu olan, bir şeyin
nasıl daha iyi yapılacağının öğrenilmesidir. Basit edimsel
öğrenme, belli bir amaca varmak için ne yapılması
gerektiğinin öğrenilmesidir. Bazen psikomotor öğrenme de
denen motor öğrenmede söz konusu olan, bir şeyin nasıl daha
iyi yapılacağıdır. Gündelik hayat, motor öğrenme gerektiren
faaliyetlerle doludur. Bunlar arasında çatal-kaşıkla yemek
yemeyi, konuşmayı, yazı yazmayı, araba kullanmayı, topu
hedefe atmayı, bir müzik âletini
32 çalmayı sayabiliriz.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Kaçınma koşullanması: Kaçınma koşullanması sönmeye son
derece dirençlidir. Bazı hayvanlarda ve durumlarda binlerce
tekrardan sonra bile sönmeyebilir. Bu durum, örneğin, zil
sesini duyunca bir bölmenin üzerinden atlamayı öğrenen
köpeklerde gözlenmiştir.
*Şekillendirme: Pekiştireçle öğrenilecek davranış, hem klâsik,
hem de edimsel koşullanmada temel bir gerekliliktir.
Şekillendirme tekniği evcil hayvanlara ve çocuklara bazı
şeylerin öğretilmesinde de çok etkilidir. Bir köpeğe iki ayağı
üzerinde durmasını öğretmek için, eğitici, hayvanın sadece
yaklaşmasını ödüllendirmekle işe başlayabilir; daha sonra
sırasıyla, sakin durmasını, havadaki yiyeceğe doğru
uzanmasını, bir anlık kalkışlarını ve son olarak da istenen
pozisyonda daha uzunca bir süre
kalmasını ödüllendirir.
33
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Söndürme: Söndürme bir işlemdir. İşlemin kritik öğesi,
söndürmek istediğimiz davranışı artık pekiştirmemektir.
Söndürmenin sonucu, öğrenilmiş davranımın zayıflamasıdır.
Öğrenme konusundaki çalışmalar sadece davranımları
öğrenilmesi ve kazanılması ile değil, daha önce öğrenilmiş
davranmaların zayıflaması ile de ilgilidir. Bu, oldukça önemli
bir konudur; çünkü gündelik hayatta, öğrenilmiş
davranmaların zamanla zayıfladıkları çok sık görülen bir
olaydır.
*Bastırma: Bir davranımı zayıflatmanın diğer bir yolu
“bastırma”dır. Bu işlem yolunda daha önce öğrenilmiş bir
davranımın her yapılışında ceza uygulanır. Bastırma aslında,
daha önce koşullanmış davranımı zayıflatan bir edilgen
kaçınma öğrenmesidir. Genellikle ceza, davranımı geçici
34
olarak bastırır, fakat sürekli olarak
ortadan
kaldırmaz.
M. AKBOLAT-SAU
İşletme FakültesiDavranış Bilimleri Ders Notları
*Bandura tarafından geliştirilen sosyal öğrenme kuramı
öğrenmede düşüncenin önemini vurgulamakta, taklidin ve
gözleyerek öğrenmenin yerine işaret etmektedir.
*Sosyal öğrenme, bireylerin çevrelerindekilerin hareketlerine,
etrafında olup biten olaylara bakarak yeni bilgiler
öğrenmesidir.
*Bir öğrencinin öğretmeninin nasıl yaptığına bakarak, dikiş
makinesini kullanmayı öğrenmesi gözlem yoluyla öğrenmeye
örnektir.
35
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İnsanlar sadece kendi deneyimlerinden öğrenmezler,
başkalarının yaptıklarını gözlemleyerek de öğrenirler. Bu
şekilde öğrenmeye ‘model alma’ ya da ‘gözlem yoluyla’
öğrenme denilmektedir.
*Sosyal öğrenme kuramı öğrenmeyi, uyarıcı olaylar ve
insanların bu olaylara verdiği tepkiler ya da bu tepkilerin
gözlenmesi sonucunda oluşan düşünce ve zihinsel süreçlerle
açıklamaktadır.
*Bandura’nın bütün çalışmalarında öğrenen kişi gözlemcidir.
Uyarıcı, model kişinin davranışlarıdır.
*Bandura gözlem yoluyla öğrenmede yaş, cinsiyet, modelin
statüsü, gözlemci-model benzerliği, modelin sergilediği
davranış çeşitleri ve modele verilen
ödül çeşitlerinin önemini
36
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
vurgulamaktadır
*Sosyal öğrenme kuramı, insanın pek çok davranışım
çevresinde bulunan insanların yaptığı davranışları öykünerek
öğrendiğini savunur.
*Öykünme, örnek alınan bir insanın davranışlarının olduğu gibi
veya benzerlerinin yapılmasıdır. İnsanın öykünerek yaptığı
davranış bir ihtiyacın doyurduğu ve çevresiyle beğenildiğinde
ödüllendirilmiş olur.
*Ödüllendirme öykünülen davranışa insanı koşullandırır. İnsan
koşullandığı bu davranışı yeri ve zamanı geldiğinde yineler.
*Bu yüzden öykünme bir koşullanmadır.
37
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Birey belli bir yer ve zamanda öğrendiği bilgiyi,
davranışçılarda olduğu gibi hemen ortaya koymak
zorunda değildir. İstediği zamanda ve yerde
uygulamaktadır. Öğrenmede içsel güdülenme etkilidir.
*Başkalarının ödül vermesi ya da uyarıcı sunması önemli
değildir. Önemli olan bireydir. Öğrenme bireyin istediği
zamanda gerçekleşmektedir. Öğrenmenin sorumluluğu
bireye aittir.
38
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Bireyin yeni gelen bir bilgiyi öğrenebilmesi için, öğrenme
işine etkin olarak katılması, kendisine sunulan uyarıcıları
seçmesi, bunları kendisi için anlamlı hale getirmesi ve en
uygun tepkiyi üretmesi gerekmektedir.
*Birey çevrede sunulan uyarıcılardan hangisini seçeceğine
ve onu zihninde nasıl işleyerek hangi bilgileriyle ilişki
kuracağına kendisi karar vermektedir.
39
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Bilişsel öğrenme, öğrenmenin zihinsel süreçler sonucunda
öğrenildiğini ileri sürmektedir.
*Biliş, insan zihninin dünyayı ve çevresindeki olayları anlamaya
yönelik yaptığı işlemlerin tümüdür.
*Dıştan alınan uyarımların algılanması, önceki bilgilerle
karşılaştırılması, yeni bilgilerin oluşturulması, elde edilen
bilgilerin belleğe depolanması, hatırlanması ile zihinsel
ürünlerin kalite ve mantık yönünden değerlendirilmesi,
bilişsel faaliyetlerdir.
*Duyuşsal öğrenme ve nörofizyolojik öğrenme bilişsel
öğrenme kuramlarını oluşturmaktadır.
40
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Davranışsal ve bilişsel kuramları arasında önemli fark,
davranışçıların öğrenmenin bir takım ön şartlarının
sonucu mekanik olarak meydana geldiğini ileri
sürmeleridir.
*Bilişsel (zihinsel) kuramlar ise öğrenmenin amaçlı ve
dinamik bir süreç olduğunu ileri sürmektedir.
*Bu kurama göre öğrenme, organizmada homeostatik
denge durumu bozulduğunda, eksikleri karşılamak ve
amaca ulaşmak için en uygun edimleri bulma çabasıdır.
41
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Duyuşsal kuram, öğrenmenin nasıl gerçekleştiği ve doğasının
nasıl olduğundan çok, onun sonuçlarıyla ilgilidir. Bu kuram,
kişinin sağlıklı benlik algısı ve ahlâkî gelişimi gibi duyuşsal
sonuçlarıyla ilgilenir. Bu nedenle öğrenmenin zihinsel,
duyuşsal ve davranışsal sonuçlarının birbirinden ayrılmasının
mümkün olmadığını ileri sürer. Kurama göre kişi çevresinden
sürekli olarak kendisine ulaşan duyu uyaranlarını
değerlendirir ve düşünsel, duyuşsal veya davranışsal tepkide
bulunur. Bu kurama göre öğrenme, davranışçıların belirttiği
gibi, yalın anlamda bir uyarıcı-tepki ilişkisi değildir; tepkide
bulunma sürecinde organizmanın yani beynin bilgi işleme
fonksiyonu devreye girer. Bilgiyi işleme kuramında bilgiler
öncelikle duyusal belleye duyusal
kayıt yoluyla kaydedilir.
42
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Kısa süreli bellek, sınırlı miktardaki bilgiyi, yine sınırlı bir
zaman diliminde depolayan bellektir. Kısa süreli belleyin
diğer bir işlevi de, depolanmış bilgilerle zihinsel işlemleri
gerçekleştirmektir.
*Uzun süreli bellek, öğrenilmiş ve özümsenmiş bilginin uzun
süreli olarak depolandığı bellektir. Kısa süreli bellekte bilginin
korunması, zihinsel tekrar yapılmasına bağlıdır. Kısa süreli
bellekte duyusal uyarıcılar nöronları uyardığı sürece bilgi
korunur. Uyarıcıların nöronları uyarımı sona erdiğinde bilgi
kaybolur. Bilginin, uzun süreli bellekte korunması ise,
nöronlar arasındaki bağlantılarda (sinapslarda) morfolojik
(yapısal) değişme olarak saklanır.
43
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Duyuşsal kurama göre öğrenmeyi sağlayan süreçler şu
şekilde işler:
*Çevredeki uyarıcıların alıcılar (duyu organları) yoluyla
duyumsanması,
*Bilginin işlenerek duyusal kayıt altına alınması,
*Duyusal kayda alman uyaranların dikkat ve seçici algı yoluyla
kısa süreli belleğe geçirilmesi,
*Bilginin kısa süreli belleğe kaydedilmesi,
*Bilginin tekrarlar yapılma yoluyla uzun süreli bellekte
depolanması,
*Bilginin uzun süreli bellekten işleyen belleğe çağrılması veya
hatırlanması,
*Bir davranışta bulunmak için bilginin işleyen bellekten tepki
44
üreticisi olan kaslara gönderilmesi.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Duyuşsal öğrenme aşağıdaki süreci izler:
*Algılama: Belirli bir fikir, olay ya da uyarıcıya dikkat etme,
bunlara karşı hoşgörülü olma ve belirli uyarıcıları
diğerlerinden ayırarak seçme anlamına gelir.
*Tepkide bulunma: Uyarıcılarla ilgilenme, onlara tepkide
bulunmayı kapsar
*Değer verme: Bir davranış, olay ya da olguya önem verme;
bir değeri diğerlerine tercih etme ve bir değere kendini
adama.
*Örgütleme: Farklı değerleri tutarlı bir değerler sistemi
oluşturacak şekilde örgütleme.
*Bütünleştirme: Özümsenen değerlerle tutarlı bir yaşam
felsefesi ya da dünya görüşü geliştirmedir.
45
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Kurama göre çocuk karmaşık bir nöron ağı donanımı dünyaya
gelir. Nöron ağları, duyusal yaşantılar yoluyla organize olur.
*Nörofizyolojik kurama göre, öğrenme beyinde limbik
sistem adı verilen bölgede gerçekleşir. Beyin temelli
öğrenme beyinde meydana gelir; dolayısıyla beynin genel
yapısını ve öğrenme tarzını kavramak gerekir.
*Beyin sağ ve sol yarı kürelerden oluşur. Bu yarı kürelerin
görevleri aynı değildir. Farklı işlevler görürler; ancak
bunlardan birinin diğerinden bir üstünlüğü yoktur.
*Beyin işlerken her iki yarı küre bir- biriyle etkileşim
halindedir. Örneğin bir konuşma etkinliğinde dil için sol yarım
küre, anlamak için de sağ yarım küre önem taşır.
46
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Nörofızyolojik kuramın öğrenme ilkeleri aşağıdaki gibi
sıralanabilir;
*Beyin paralel bir işlemcidir. İnsan beyni düşünce, duygu ve
imgeleme gibi farklı işlevleri eş zamanlı olarak işleme sokabilir.
*Öğrenme fizyolojik bir olaydır. Kalp, akciğer, mide veya böbrek
gibi beyin de fizyolojik kurallara göre çalışır. Öğrenme nefes alıpverme kadar doğal bir işlevdir ve onu engellemek veya
kolaylaştırmak mümkündür.
*Anlam yükleme, örüntüleme ile olur. Örüntüleme, elde edilen
duyu verilerinden yararlanarak bilginin anlamlı biçimde organize
edilmesidir.
*Duygular örüntülemede önemli yer tutar. Öğrenme; beklenti, ön
yargı, ilgi, öz saygı, eğilim, iletişim ve sosyal etkileşim ihtiyacı
gibi duygulardan etkilenir.
47
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Beyin parça ve bütünü aynı anda algılar. Sağlıklı bir insanın
matematik, müzik veya sanat öğretiminde beynin her iki yarı
küresi, etkileşim halindedir.
*Öğrenme amaçlı ve amaçsız süreçlerden oluşur. Öğrenme
ortamında kişi bilinçli olarak ve farkında olduğu şeylerden
daha fazlasını öğrenir. Uyarıcılardan aldığı sinyallerin çoğu
beyne farkında olmadan girer ve bilinçaltında yeni örüntüler
kurarak öğrenmeyi başlatır.
*Öğrenme yeteneği zihni zorlayan faaliyetlerle artar, tehditle
ketlenir. Beyin uygun düzeyde zorlandığında öğrenme de en
uygun düzeye (optimum) ulaşır.
*Hiçbir beyin öğrenmesi diğerine benzemez. Öğretim, farklı
beyin yapılarına hitap etmelidir.
48
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
49
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
Download