psörġatġk artrġtlġ hastalarda eklem tutulum tġplerġ ve klġnġk

advertisement
T.C.
TRAKYA ÜNĠVERSĠTESĠ
TIP FAKÜLTESĠ
ĠÇ HASTALIKLARI ANABĠLĠM DALI
ROMATOLOJĠ BĠLĠM DALI
Tez Yöneticisi
Prof. Dr. Ömer Nuri PAMUK
PSÖRĠATĠK ARTRĠTLĠ HASTALARDA EKLEM
TUTULUM TĠPLERĠ VE KLĠNĠK ÖZELLĠKLER
(Yandal Uzmanlık Tezi)
Uzm. Dr. Salim DÖNMEZ
EDİRNE-2012
TEġEKKÜR
Uzmanlık eğitimim süresince mesleki
bilgi ve deneyimimi artırmamda ve tezimin
hazırlanmasında her türlü desteğini gördüğüm
değerli hocam Sayın Prof. Dr. Ömer Nuri
PAMUK‟a, başta İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Başkanı Prof. Dr. Gülbin ÜNSAL olmak üzere
tüm hocalarıma, yardımlarından dolayı Doç.
Dr. Özer ARICAN‟a, İstanbul Tıp Fakültesi
Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerine,
beraber çalıştığımız tüm asistan arkadaşlarıma,
ayrı ayrı saygılarımla teşekkürlerimi sunarım.
ĠÇĠNDEKĠLER
GĠRĠġ VE AMAÇ ............................................................................................................ 1
GENEL BĠLGĠLER ........................................................................................................ 3
PSÖRĠATĠK ARTRĠT ................................................................................................. 3
GEREÇ VE YÖNTEMLER ......................................................................................... 17
BULGULAR ...................................................................................................................... 19
TARTIġMA ........................................................................................................................ 36
SONUÇLAR ....................................................................................................................... 40
ÖZET .................................................................................................................................... 42
SUMMARY ........................................................................................................................ 44
KAYNAKLAR .................................................................................................................. 46
EKLER
SĠMGE VE KISALTMALAR
ACR
: American College of Rheumatology (Amerikan Romatoloji Cemiyeti)
ANA
: Antinükleer Antikor
Anti-CCP
: Anti-Cyclic Citrullinated Peptide (Anti Siklik Sitruline Peptit)
AS
: Ankilozan Spondilit
CD
: Cluster of Differentiation (Yüzey Farklılaşma Antijenleri)
CRP
: C-Reaktif Protein
DĠF
: Distal İnterfalangeal
DMARD
: Disease Modifying Antirheumatic Drugs (Hastalık Modifiye Edici İlaçlar)
ESH
: Eritrosit Sedimentasyon Hızı
HĠV
: Human Immunodeficiency Virus (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü)
HLA
: Human Lökosit Antijen (İnsan Lökosit Antijeni)
ĠL
: İnterlökin
MHC
: Major Histocompatibility Complex (Büyük Doku Uyumu Antijenleri)
MTX
: Metotreksat
PASĠ
: Psoriasis Area Severity Index (Psöriazis Alan Şiddet İndeksi)
PsA
: Psöriatik Artrit
RA
: Romatoid Artrit
RF
: Romatoid Faktör
TNF
: Tümör Nekrozis Faktör
GĠRĠġ VE AMAÇ
Psöriatik artrit (PsA) eklem destrüksiyonu ile giden, genellikle romatoid faktörün (RF)
negatif olduğu, psöriazis ile ilişkili inflamatuvar bir artrit olarak sınıflandırılır (1). Romatoid
artritten (RA) farkı çoğunlukla RF‟nin negatif olmasının yanında ve karakteristik radyolojik
bulguların olmasıdır (2). PsA‟da kliniğinde distal interfalangal (DİF) eklem tutulumu,
asimetrik oligoartrit, daktilit, entezit ve spondilartrit şeklinde tutulum görülebilir. Ayrıca
insan lökosit antijeni (human leukocyte antigen-HLA)-B27 pozitifliği ortaya çıkabilir. PsA bu
özelliklerinden dolayı seronegatif spondilartritler içerisinde sınıflandırılmaktadır. PsA‟da,
eşzamanlı olarak periostit ve ankilozdan dolayı kemik mineralizasyonunda belirgin kayıp
olmamaktadır. PsA‟da aynı eklemde belirgin kemik rezorpsiyonunun yanında yeni kemik
oluşumu da gözlenebilmektedir (3). Psöriazis, beyaz ırkta prevalansı %1-2‟lere kadar çıkan
bir hastalıktır. Toplumda artrit prevalansı %2-3 iken bu oran psöriazisli hastalarda %6-42‟ye
kadar çıkabilmektedir (4). Genel popülasyonda PsA prevalansı
%0,04-0,1 arasında
değişmektedir (5-9). Romatolojik hastalıkların çoğunluğunda olduğu gibi PsA‟nın nedeni tam
olarak bilinmemekle beraber genetik, immünolojik ve çevresel faktörlerin hastalık
patogenezinde rol oynadığı düşünülmektedir (10). Psöriazis ve PsA‟da cilt ve sinovyal
membranda tümör nekroz faktör (TNF)-α ve interlökin (İL)-1 gibi proinflamatuvar
sitokinlerin arttığı gösterilmiştir (11). PsA; reaktif artrit, ankilozan spondilit (AS) gibi
hastalıklarla beraber klinik özelliklerinden dolayı spondilartritler arasında sayılmaktadır (10).
PsA‟da görülen eklem tutulum şekilleri izole monoartritten ciddi erezyonla giden mutilan
artrite kadar oldukça geniş yelpazededir. Hastalık periferal eklemlerin yanında aksiyal
omurgayı da tutabilmektedir (12). PsA tanısı için özgül olan herhangi bir test yoktur. PsA‟da,
1
RF ve RA için daha spesifik olan “Anti-Cyclic Citrullinated Peptide” (Anti Siklik Sitruline
Peptit anti- CCP) sıklığı normal popülasyonla aynı oranda görülmektedir.
Psöriatik artrit tedavisinde son dönemlerde belirgin değişiklikler mevcuttur. Önceleri
en önemli ajan nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) iken günümüzde TNF blokerleri
önemli yer kaplamaktadır. Tedavide hastalık modifiye edici ilaçlar (Disease modifying anti
rheumatic
drugs-DMARD)
ajanlar
(metotreksat,
sülfasalazin,
leflunomid
ve
hidroksiklorokin), NSAİİ ve kortikosteroidler kullanılmaktadır. Bunlara yanıt alınamaması
durumunda ise son dönemlerde TNF blokerleri kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle TNF
blokerleri ile radyolojik hasarın önlenebildiği gösterilmiştir.
Psöriatik artrit toplumda sık görülen romatolojik hastalıklardandır. Yeterli tedavi
almayan hastalarda belirgin eklem deformiteleri oluşabilmektedir. Mevcut olan deformitelerin
yol açtığı morbiditeden dolayı hasta bireysel olarak etkilenmekle birlikte iş gücü kaybı
sonucunda genel toplum da etkilenebilmektedir. Hangi hastalarda deformitenin daha çok
gelişebileceği ile ilgili belirgin bilgi yoktur. Mevcut hastalar incelenerek PsA‟nın hangi
tipinde daha çok deformite geliştiği, hangi ilaçların bunları önlemede daha etkili olduğu ile
ilgili bilgilere ulaşılması planlanmaktadır. Önlenebilecek olan deformiteler sayesinde hastanın
göreceği bireysel yararın yanında iş gücü kaybında ve sağlık harcamalarında azalma gibi
yararlar olabilir.
Çalışmamızda merkezimizde PsA tanısıyla izlenen hastaların eklem tutulum tipleri ve
klinik özellikleri değerlendirilecek ve eklem hasarının ilişkili olduğu faktörler belirlenmeye
çalışılacaktır.
2
GENEL BĠLGĠLER
PSÖRĠATĠK ARTRĠT
Tarihçe
Psöriatik artrit, genellikle RF‟nin negatif olduğu psöriazis ile ilişkili inflamatuvar bir
artrit şeklinde tanımlanabilir (13). Psöriazis ile artrit arasındaki ilişki ilk kez 1818 yılında
Alibert tarafından tanımlanmıştır.“Psöriazis arthritique” olarak ise 1860 yılında Bazin
tarafından kullanılmıştır (12). RF‟nin tespit edilmesi ile beraber RF ve RA arasındaki ilişkinin
tanımlanması, RA için ayrı tanı kriterlerinin belirlenmesi ile PsA üzerinde durulmaya
başlanmıştır (5). Amerikan Romatizma Cemiyeti (American College of Rheumatology-ACR)
1964 yılında PsA‟yı ayrı bir hastalık olarak onayladı. ACR, PsA‟nın seronegatif
spondilartritler içerisinde incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. PsA‟nın psöriazis ve
erozyonla giden, RF‟nin negatif olduğu durum PsA olarak ifade edilmiştir. Aynı zamanda
DİF eklemi ve sakroiliak tutulum, asimetrik artrit ve mutilan artrit tanımlamıştır. RA‟dan
farklı bir hastalık grubu olduğuna işaret etmek için, RF negatifliğine vurgu yapmak amacıyla
seronegatiflik kavramına vurgu yapılmıştır (14).
Epidemiyoloji
Bir çok çalışmada psöriazisli hastalarda inflamatuvar artritin sık görüldüğü, aynı
zamanda inflamatuvar artritli hastalarda da psöriazisin sık görüldüğü bildirilmektedir. Bir
çalışmada psöriazisin inflamatuvar artritlerde sıklığının %2,6; osteoartritlilerde ise %0,3
olduğu belirtilmiştir (15). Hellgren (15) yaptığı bir çalışmada RA‟lı hastalarda psöriazis
sıklığını %4,5, sağlıklı kontrollerde ise %2,7 olarak bulunmuştur. Seronegatif artritli
3
hastalarda ise psöriazis sıklığı %20,2 olarak bulunmaktadır (16). Seronegatif hastalardaki bu
yüksek oranı açıklamak için teoriler ortaya atılmıştır. Bunlar arasında psöriazisin inflamatuvar
artritler için tetikleyici olabileceği, psöriazisin inflamatuvar artrit için risk faktörü olabileceği
gibi teoriler mevcuttur (4). Genel popülasyonda PsA prevalansı
%0,04 - 0,1 arasında
değişmektedir (5-9). Shbeeb ve ark. (17) PsA‟nın yıllık insidansını 3,6/100,000 olarak
bulmuştur (17). PsA %70 oranında psöriazisden sonra ortaya çıkar. PsA bazen (%10-15)
psöriazis ile eş zamanlı olarak saptanabilir. Bazen de (%15-20) önce PsA sonra psöriazis
ortaya çıkabilmektedir (10). Erkek/kadın oranı genelde eşit olarak bildirilmektedir.
Patogenez
Romatolojik hastalıkların çoğunluğunda olduğu gibi PsA‟nın nedeni tam olarak
bilinmemekle beraber genetik, immünolojik ve çevresel faktörlerin hastalık patogenezinde rol
oynadığı düşünülmektedir (10).
a) Genetik faktörler: PsA‟lı hastaların birinci derecede akrabalarında PsA sıklığının
artmış olmasından dolayı etiyolojide genetik faktörlerin olabileceği düşünülmüştür (18).
Psöriazis konkordansı monozigot ikizlerde %65-72, dizigotik ikizlerde ise %15-30‟dur (19).
Yine monozigotik ikizlerde PsA konkordansı %30‟un üzerinde bulunmuştur (20).
Seronegatif artritlerde bazı HLA grupları ile hastalığın ilişkisi üzerinde durulmaktadır.
PsA‟li hastalarda HLA-B13, -B17, -Cw6‟nın normal popülasyona göre daha fazla olduğu
gösterilmiştir (21). HLA-B27 daha çok spinal tutulum ve spondilartrit ile ilişkilidir (5). Ayrıca
sınıf II ana doku uyuşum antijenlerinden HLA-DR4, Cw*0602, büyük doku uyumu antijenleri
(major histokompatibilite-MHC) class I zincir ilişkili polimorfizmin, hastalık gelişimine risk
oluşturduğuna dikkat çekilmiştir (22).
b) Çevresel faktörler: PsA etiyolojisinde birçok çevresel faktörden bahsedilmektedir.
Enfeksiyonlar:
PsA
gelişiminde
enfeksiyöz
etkenler
iki
nedenden
dolayı
düşünülmüştür. İlki seronegatif spondilartritlerin etiyolojisinde sıklıkla enfeksiyonların yer
alması, ikincisi ise guttat psöriazisin streptokokkal üst solunum yolu enfeksiyonu ile bağlantılı
olmasıdır (3). Ancak PsA‟lı hastalardan alınan eklem sıvısı incelemelerinde genelde herhangi
bir üreme saptanmamıştır. Son çalışmalarda sinovyal dokudaki T hücrelerin hastalık
patogenezinde herhangi bir rolü gösterilmemiştir (23).
İmmün yetmezlik sendromları: Bazı insan bağışıklık yetmezliği virüsü (human
immunodeficiency virus-HIV) enfeksiyonlu hastalarda, psöriazis ve PsA prevalansının
yükseldiği bildirildiğinden dolayı enfeksiyonla ilişki düşünülmüştür (24). Zambia‟da PsA‟lı
hastaların yaklaşık %94‟ü HIV pozitif iken bu oran genel toplumda %30 civarındadır (25). Bu
4
ilişki HIV enfeksiyonu nedeniyle oluşan immün yetmezliğe bağlı enfeksiyonlardan
kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle yüzey farklılaşma antijenleri (cluster of differentiationCD) 4 ve CD8 dengesinin PsA patogenezinde önemli rol oynayabileceği düşünülmektedir.
Travma: Koebner fenomeni psöriazisli hastalarda iyi blinen bir durumdur. Travma
veya cilt hasarı, papiller tabakayı etkilediğinde psöriazis lezyonları gelişebilmektedir (24).
Posttravmatik başlangıçlı PsA‟da artmış Koebner fenomeni mevcuttur (26). PsA‟da artmış
mikrotravma sonrası aktive olan inflamasyon hücrelerinin, sitokinlerin (İL-1, TNF)
hasarlanmış eklem ve tendonlara gitmesi ve substans P‟nin sinovyal dokuda artması rol
oynamaktadır (4).
Psikolojik stres: PsA‟lı hastaların büyük çoğunluğunda stresin psöriazis ve eklem
tutulumunda etkili olabileceği söylenmektedir, ancak bu durum ispatlanamamıştır (27).
İmmünolojik faktörler: Psöriatik plaklarda, epidermal hiperplazi, inflamatuvar hücre
birikimi ve papiller dermal damar anomalileri gözlenmektedir. PsA‟lı olgularda gözlenen,
inflamasyonlu sinovyal dokuya ait temel patolojik özellikler, eklemi saran tabakada
hiperplazi, inflamatuvar hücre birikimi ve belirgin vaskülarite artışıdır. İnflamatuvar hücre
infiltratları, entezeal tutulum bölgelerinde, özellikle komşu kemik iliğinde gözlenmektedir.
1-T hücrelerinin rolü: Hem psöriazis, hem de PsA patogenezinde T hücrelerin ve
proinflamatuvar sitokinlerin rolü vardır. Her iki hastalığın tedavisinde, T hücreleri veya
sitokinleri hedef alan tedaviler etkili olabilir. Psöriatik deri ve sinovyal dokuda CD4+ T
hücreleri en sık görülen hücre türü iken, entezis ve sinovyal sıvıda CD8+ T hücreleri daha çok
görülmektedir (24).
Yeni yapılan çalışmalarda direkt T hücrelerini hedef alan biyolojik ilaçlar
bulunmuştur. İnsan kaynaklı monoklonal IgG1 antikoru olan efalizumab ile insan kaynaklı
LFA-3/IgG1 füzyon proteini olan alafaceptin, psöriazis ve PsA tedavisinde faydalı etkileri
gösterilmiştir (28).
2-Vasküler rol: PsA‟da sinovyal doku ve ciltteki morfolojik damar değişiklikleri
RA‟dan farklı gözükmektedir. RA‟da damarlarda hipertrofi ve hiperplazi gözükürken, PsA‟da
ise kalınlaşma ve perivasküler inflamasyon gözükmektedir (29). PsA tedavisinde kullanılan
metotreksat (MTX) sonrası bu infiltrasyonda azalma görülebilmektedir (30). Psöriazisli
hastalarda, TNF-α, “transforming growth faktör beta”, “platelet-kaynaklı growth faktör” ve
“vasküler endotelyal growth faktör” ekspresyonu yüksek saptanmıştır. Bu moleküller
endotelial hücrelerde fonksiyon ve anjiyogenez gibi çok sayıda değişimden sorumlu
tutulmaktadır (11). Bu büyüme faktörlerinin varlığı ve PsA‟da oluşan spesifik vasküler
5
değişiklikler anjiyogenezin cilt ve eklem inflamasyonunda önemli rol alabileceğini
düşündürmektedir (24).
3- Proinflamatuvar sitokinler: Psöriazis ve PsA‟da cilt ve sinovyal membranda
proinflamatuvar sitokinlerin arttığı gösterilmiştir (özellikle TNF-α ve İL-1) (11). Sinovyal
doku örneğinde TNF-α, İL-1, İL-15 ve İL-10 seviyelerinin osteoartritli hastalara göre arttığı
bulunmuştur.
sinovyal
Aktive T hücrelerden ve mezenkimal hücrelerden salınan TNF-α ve İL-1
hücre
proliferasyonunu
ve
eklem
yıkımında
rol
oynayan
matriks
metalloproteinazların salınımını da uyarır. Proinflamatuvar sitokinlerden TNF-α‟nın psöriazis
ve PsA‟da önemli rol oynaması anti-TNF tedavinin önemini de ortaya koymaktadır. Benzer
şekilde nükleer faktör kappa B (NFkB) seviyelerinin PsA‟lı hastaların cilt ve sinovyal
dokularında arttığı gösterilmiştir. Bu veriler bazı sitokinlerin PsA‟da inflamasyonu tetikleyici
rollerinin olabileceğini düşündürmektedir.
Osteoklastogeneziste NFkB ligandın reseptör aktivatör düzeylerinin eklem ve
sirkülasyondaki osteoklast prekürsörlerinde arttığı gösterilmiştir. Bu hastalardaki ciddi
erezyonları açıklayabilecek bir neden olarak gözükmektedir (31).
Cilt lezyonlarının yaygınlığı ile sinovit arasında belirgin korelasyon yoktur. Anti T
hücre tedavisi olarak kullanılan siklosporin-A ile cilt ve sinovit açısından yanıt alınabilmekle
beraber bu yanıt aynı düzeyde olmamaktadır (32). TNF blokerleri ile yapılan bir çalışmada da
cilt lezyonlarına etki sinovite göre daha belirgin bulunmuştur (33).
Klinik
Psöriatik artrit; reaktif artrit, AS gibi hastalıklarla beraber klinik özelliklerinden dolayı
spondilartritler arasında sayılmaktadır (10). PsA‟da görülen eklem tutulum şekilleri izole
monoartritten ciddi erezyonla giden mutilan artrite kadar oldukça geniş yelpazededir. Hastalık
periferal eklemlerin yanında aksiyal omurgayı da tutabilmektedir (12). PsA‟da görülen eklem
tutulum şekilleri Tablo 1‟de gösterilmiştir.
Psöriatik artrit her iki cinste eşit görülürken, psöriatik spondilartropati yaşlı erkeklerde
daha sık görülme eğilimindedir (E/K: 6/1). Psöriatik spondilartropatinin şiddeti ankilozan
spondilitten daha azdır. Psöriatik spondilartropatinin önemli özelliklerinden birisi genelde
periferik artritin de görülmesidir (5).
Psöriatik artrit ile ilgili ilk sınıflama 1973‟de Moll ve Wright (18) tarafından
yapılmıştır. Bu kriterlere göre hastada psöriazis tanısı bulunmalıdır (2).
6
Tablo 1. Psöriatik artritte eklem tutulum Ģekilleri (2)
Psöriatik artritte eklem tutulum tipleri
Sıklığı (%)
Distal interfalangeal eklem tutulumunun baskın
olduğu artrit
25-60
Artritis mutilans
<10
Simetrik poliartrit (Romatoid artrit benzeri)
25
Asimetrik oligoartiküler artrit
70
Spondilit ağırlıklı artrit
40
Psöriatik artrit için “Classification of Psoriatic Arthritis” (CASPAR) grubunun 2006
yılında yaptığı çalışma sonrası yeni bir sınıflama geliştirmiştir. Bu kriterler PsA
klasifikasyonu için geliştirilmiştir. PsA için bu kriterlerin spesifikliği ve sensitivitesi oldukça
yüksek bulunmuştur. CASPAR kriterlerine göre PsA tanısı için psöriazis varlığı zorunlu
değildir. Tablo 2‟de CASPAR kriterleri görülmektedir (34).
Tablo 2. Psöriatik artrit klasifikasyon kriterleri (34)
Puan
2
1
1
1
1
Kategori
Psöriazis varlığı veya
öyküsü veya
aile öyküsü
Tırnak değişikliği
Romatoid faktör negatifliği
Daktilit varlığı veya öyküsü
Radyografide (el veya ayak)
jukstaartiküler yeni kemik
oluşumu
Açıklama
Hastanın birinci veya ikinci derece yakınlarında
öykü bulunmalıdır
Onikoliz, pitting veya hiperkeratoz
ELİSA veya nefolometrik
Parmağın tamamında şişme
Osteofit formasyonu dışlanmalıdır.
İnflamatuvar artrit yanında PsA tanısı için puan ≥3 olmalıdır.
Eklem tutulum Ģekilleri: En sık kullanılan sınıflama kriterleri Moll ve Wright
tarafından geliştirilen, PsA‟yı 5 alt tipe ayıran kriterlerdir. Ayrıca bunların farklı subtipleri
olabilmektedir ve birbirine benzeyen eklem tutulumları ile karşımıza çıkabilmektedir.
Başlangıçta monoartrit ile başlayıp sonrasında poliartrite dönebilmektedir. Artritis mutilans
genelde uzun hastalık süresi sonrası oluşmaktadır (35).
7
1-Distal interfalangeal eklem tutulumu: PsA‟da DİF eklemlerin tutulumu, diğer
hastalıklardan ayırt edici özellik olarak düşünülür. DİF eklemin tutulumu, PsA‟lı hastalarda
diğer inflamatuvar artritlere göre daha sık tutulur (12,36). Bir çok çalışmada simetrik DİF
eklem tutulumunun %56 oranında PsA ile ilişkili olduğu gösterilmiştir (35,37). Simetrik veya
asimetrik olabilir, bir veya daha fazla DİF eklemi tutulabilir, diğer eklem tutulum şekilleriyle
birlikte olabilir (10). DİF eklem tutulumunun PsA‟nın diğer iki önemli özelliği olan daktilit
ve tırnak distrofisi ile de ilişkisi bilinmektedir (12).
2- Oligoartiküler veya monoartiküler artrit: Bu tutulum şekli değişik serilerde %11-70
arasında bildirilmektedir (13,37). PsA‟nın başlangıcında yaklaşık %90 civarında bu tutulum
şekli görülmektedir (38). Psöriaziste eklem tutulumunun en karakteristik şeklidir. Diz gibi
büyük
eklemler
yanısıra
DİF,
proksimal
interfalangeal,
metakarpofalangeal
ve
metatarsofalangial eklemleri asimetrik olarak tutar. Daktilite yol açabilir (5). Aynı zamanda
bu patern, erkek hakimiyetine sahiptir (12).
3-Simetrik poliartrit: PsA için ilk yıllarda asimetrik tutulum tanımlansa da RA benzeri
simetrik tutulum olabilmektedir. Simetrik tutulum daha çok el ve ayak parmaklarında
olmaktadır. Kadın hakimiyeti daha fazla görülmektedir (37). RA ile karışabilmekle beraber
DİF eklemlerin daha sık tutulumu, DİF ve proksimal interfalangial eklemlerde kemik
ankilozuna eğilimin daha fazla olduğu gözlenmektedir (5). Poliartiküler form PsA
başlangıcında %3 oranında görülmektedir, daha çok uzun hastalık süresine sahip hastalarda
görülmektedir (12). Bu hastalarda eklem destrüksiyonu daha fazla görülmektedir.
4-Artritis mutilans: Genelde, subluksasyonla giden, ciddi hasar görmüş eklemlere ve
teleskopik parmaklara yol açan bozukluğun olduğu destrüktif eroziv artritin son dönemi
olarak tanımlanır (39). Artritis mutilans, uzun süren hastalık ve kadın hakimiyeti ile ilişkilidir
(12).
5-Spondiloartropati: PsA‟da spondilartrit çok baskın olarak görülmemektedir. Daha
dikkatli incelenirse hastalarda %20-40 civarında aksiyal omurga tutulumu görülebilir; bu oran
uzun süreli izlemde %51‟e kadar çıkabilmektedir (12,40). Sakroiliak tutulum simetrik veya
asimetrik olabilmektedir. Bilateral tutulumun HLA-B27 ile güçlü bir ilişkisi vardır (41). Bu
hastalarda spinal tutulumda takipte ortaya çıkabilmektedir. Spinal tutulumda servikal tutulum
daha fazla görülmektedir. Spinal tutulum iki şekilde olabilir. Biri AS benzeri ankilozla giden,
diğeri ise erozif/inflamatuvar tiptedir (42,43).
8
Diğer muskuloskeletal özellikler:
1-Daktilit: Daktilit veya sosis parmak seronegatif spondilartritlerin genel bulgusudur.
El veya ayakta tek parmağın tamamen şişliği şeklinde ortaya çıkmaktadır. Daktilit, PsA‟lı
hastaların takibinde yaklaşık %30-40‟ında ortaya çıkabilmektedir (37,40). Genelde bir veya
iki parmak etkilenirken ayak parmaklarının tutulumu elden daha fazla olmaktadır (44). DİF
eklemlerin tutulumu ile daktilit arasında bir ilişki vardır (15). Daktilit görülen parmakta
erozyon daha fazla görülmektedir (44). Manyetik rezonans ile daktilitli parmakta yumuşak
doku ödemi, fleksör tenosinovit, kemik ödemi ve sinovit görülmektedir (45).
2-Entezit: Semptomatik entezopati PsA‟da %20-40 oranında görülmektedir (46).
Tendonun kemiğe tutunduğu yerlerdeki inflamatuvar lezyonlar, Spondilartritlerin önemli bir
özelliğidir ve tüm spondilartritlerde bu inflamatuvar lezyonun anahtar patogenik rolü olduğu
bilinmektedir (12). PsA‟da entezit en çok aşil tendonu ve plantar fasyada görülmektedir.
Entezit oligoartiküler tipte daha sık gözlenir (5).
3- Periferal ödem: Periferik ödem inflamatuvar artritlerde olduğu gibi PsA‟da da
olabilmektedir. Daha çok alt ekstremitede ve simetrik olarak görülmektedir. PsA
başlangıcında veye sonraki yıllarda ortaya çıkabilir. Etkilenmiş olan bölgede tenosinovit,
lokal entezit, ödem görülebilmektedir (47). Genellikle steroid tedavisine iyi yanıt vermektedir.
Ayrıca periferal ödem yapan nedenler arasında lenfödem de bildirilmektedir (48).
4- Sinovit, akne, püstülozis, hiperostozis ve osteitis sendromu: SAPHO sendromu
(sinovit, akne, püstülozis, hiperostozis ve osteitis) nadir görülmekle beraber PsA‟nın
subgrubu olarak sınıflandırılmaktadır. PsA‟lı hastalarda %3‟ten az olarak görülmekle beraber
SAPHO‟lu hastaların %67‟sinde psöriazis bulunmaktadır (49).
5- Psöriatik onikopakidermoperiostitis: Çok nadir vakalarda bildirilen psöriatik
onikopakidermoperiostitiste bir veya birden fazla parmak ucunda ciddi tutulum, ciddi tırnak
değişikliği, yumuşak doku şişliği ve grafilerde periostal reaksiyon görülmektedir (50).
6- Cilt değişiklikleri: Psöriatik lezyonlar hafiften çok yaygın forma kadar
olabilmektedir (51). Cilt lezyonunun ciddiyeti ile PsA şiddeti arasında ilişki yoktur (52).
Bununla beraber %30-40 hastada psöriatik lezyonların arttığı dönemde PsA‟da alevlenmeler
olabilmektedir (51).
7- Tırnak tutulumu: Komplike olmayan psöriaziste tırnak tutulumu %20-40 iken
PsA‟lı hastalarda tırnak tutulumu yaklaşık olarak %60-80 arasındadır (37). Tırnak değişikliği
olarak onikoliz, pitting, çizgilenme, hiperkeratoz görülebilmektedir (12). Tırnak değişikliği
artritten 1-2 yıl önce ortaya çıkabilmektedir (2). DİF eklem artriti ile tırnak değişikliği
arasında yakın ilişki (%80-100) bulunmaktadır (12). Tırnak değişikliği olanlarda DİF eklem
9
tutulumu, DİF eklem tutulumu olanlarda ise tırnak değişikliği fazla oranda görülmektedir
(52).
8- Diğer tutulumlar: Göz tutulumu olarak en fazla konjuktivit gözükürken, üveit
yaklaşık %7 hastada görülebilmektedir. Ayrıca oral ülserasyon, üretrit, aort kapak hastalığı da
PsA‟lı hastalarda görülebilmektedir (53).
Laboratuvar Bulguları
Psöriatik artrit için tanısal bir laboratuvar testi yoktur. Birçok çalışma hastalığı aktif
dönemlerinde akut faz değerlerinin yükselebileceğini göstermektedir. Genel olarak kronik
hastalık anemisi, hipoalbuminemi, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), C-reaktif protein
(CRP) ve fibrinojen düzeyleri hastalık aktivitesi ile ilişkilidir (12). Hipergamaglobulinemi de
PsA‟lı hastalarda görülebilmektedir. Artmış IgA düzeylerinin spondilartrit ile ilişkisi
bildirilmiştir (41). Özellikle poliartrikülerli hastalarda CRP ve ESH değerleri ile hastalık
aktivasyonu arasında korelasyon mevcuttur (49). RF pozitifliği yaklaşık olarak %5-10
civarındadır (37). Anti-CCP düzeyi PsA‟lı hastalarda %6-10 civarındadır (54). Bu pozitiflik
daha çok poliartriküler tipte ve kadınlardadır. Antinükleer antikor (ANA) pozitiflik oranı ise
%10-14 arasında seyretmektedir (5,37).
Hiperürisemi deri lezyonunun şiddetine göre %10-20 vakada tespit edilebilmektedir.
Bu durum muhtemelen hızlı hücre döngüsüne bağlı artmış nükleoprotein katabolizması
sonucudur (5). Ürik asit seviyesi ile cilt tutulumu arasında bir ilişki yoktur.
Radyografik DeğiĢiklikler
1- Periferik değiĢiklikler: DİF eklem tutulumu ve asimetrik oligoartrit PsA‟da iyi
tanımlanan özelliklerdendir. Entezis bölgesinin tutulumu plantar fasya veya aşil tendonu gibi
yeni kemik oluşumuna yol açabilir. Psöriazis olan hastalarda deformite olmayanlara göre daha
fazla görülmektedir. RF pozitif olan psöriazisli grupta hasar daha az olmaktadır (55). PsA‟lı
hastalarda erezyon %35-70 arasındadır (37). Erezyon uzun hastalık süresi ve poliartiküler
formda daha fazladır (40). Sık görülen DİF eklem tutulumu RA‟dan ayrımında önemlidir ve
periartiküler osteopeni PsA‟da pek olmamaktadır. Destrüktif değişikliklerden olan kalem
hokka görünümü entezis sonucunda ortaya çıkmaktadır. Proliferatif değişiklikler olarak
periostit, bıyık görünümü, ankiloz ve eklem füzyonları olabilmektedir (12).
2-Spinal değiĢiklikler: Sakroiliak tutulum, asimetrik veya simetrik şekilde
olabilmektedir. Asimetrik tutulum AS‟den daha fazla görülmektedir. Spinal tutulumda
AS‟den farklı olarak zigoapofizyal tutulum ve lomber vertebra tutulumu daha azdır (56).
10
PsA‟da asimetrik ve atlamalı vertebra tutulumu ile servikal tutulum daha fazla görülmektedir
(56). Omurgada görülen paravertebral ossifikasyon ya da „tıknaz‟ sindesmofitler AS‟deki
marjinal sindesmofitten farklı olarak görülmektedir (10,12).
Ayırıcı Tanı
Psöriatik artrit klinisyenler için tanıda önemli ipuçları veren bir hastalıktır. İzole
entezitten spondilit veya poliartrite kadar giden oldukça geniş bir yelpazesi mevcuttur.
Hiperürisemi %20 civarında görüldüğü için, kristal artropatilerinin de dışlanması
gerekmektedir (12). Bu nedenle gerekli olduğu durumlarda eklem sıvısının incelenmesi
gerekli olabilir. PsA‟nın travma sonrası gelişebileceği veya alevlenebileceği bilinmektedir.
Travma sonrası artritin kalıcı olduğu durumlarda PsA akla gelmesi gereken hastalıklardandır
(5).
Psöriatik artrit ile RA ayrımı bazen oldukça zordur. Genelde RF‟nin negatif olması,
asimetrik eklem tutulumu, DİF eklemlerininin tutulumu, sakroiliak ve spinal tutulum, cilt ve
tınak değişikliklerinin olması, entezit ve daktilit PsA‟da daha çok görülmektedir (Tablo 3)
(12).
Tablo 3. Psöriatik artrit-Romatoid artritin özelliklerinin karĢılaĢtırılması (12).
Özellik
Erkek:Kadın
RF Pozitifliği
DĠF Eklem Tutulumu
Eklem Tutulum Paterni
Sakroiliak/Spinal Tutulum
Diğer Kas Ġskelet Bulguları
Psöriatik Artrit
1:1
<%10
%30-50
Asimetrik
%35/ Tüm vertebra
Entezit
Daktilit
Periartiküler Eritem
Romatoid Artrit
2:1
%80
Çok nadir
Simetrik
Servikal tutulum
Ekstra Artiküler Tutulum
Cilt bulgusu
Tırnak değişikliği
Nodül
Sikka semptomları
Vaskülit
Radyoloji
Erezyon (DİF eklem)
Periostit
Kemik proliferasyonu
Periartiküler osteopeni
Erezyon (el bileği)
RF: Romatoid Faktör, DĠF: Distal İnterfalangeal.
Özellikle DİF eklem tutulumunun olduğu durumda osteoartrit ile ayrımı zordur.
Heberden ve Bouchard nodülü ile 1. karpometakarpal eklem tutulumu daha çok osteoartritte
görülmektedir (5).
11
Cilt veya tırnak bulgusunun olmadığı durumlarda, PsA ile diğer artropatilerden ayırımı
zordur (12). PsA‟yı düşündüren bulgular DİF eklem tutulumu olması, sosis parmak, asimetrik
eklem tutulumu, aksiyal tutulum ile enfeksiyon hikâyesi olmadan periferik tutulumun olması
ve tırnak değişikliklerinin olmasıdır (10). Tablo 4‟te AS ile PsA klinik ve laboratuvar
bulguları karşılaştırılmaktadır (12).
Tablo 4. Psöriatik artrit-Ankilozan spondilitin özelliklerinin karĢılaĢtırılması (12).
Özellik
Erkek:Kadın
Psöriatik Artrit
1:1
Ankilozan Spondilit
9:1
Sakroiliak/Spinal Tutulum <%35
%100
Spinal Hareket
Az
Çok az
Periferik Tutulum
%90-95
%40
Alt ve üst ekstremite
Alt ekstremite
Büyük ve küçük eklemler
Büyük eklemler
Daktilit
Sık
Nadir
HLA-B27
%10-25
%90
Atlamalı tutulum
Devamlı tutulum
Asimetrik
Simetrik
Tıknaz sindesmofit
Klasik sindesmofit
Periferik Tutulum ġekli
Spinal Radyoloji
Prognoz
Çok az sayıda prospektif çalışmada PsA‟daki prognoza bakılmıştır. RA‟ya göre
sakatlık daha az görülmektedir (12). ACR sınıflamasına göre evre III-IV fonksiyonel
yetmezlik %11-42 arasındadır (37). Poliartrit ile fonksiyonel yetmezlik arasında korelasyon
bulunmuştur. PsA başlangıcında 5‟ten fazla eklem tutulumunun olduğu durumlarda progresif
eklem deformitesi daha fazla görülmektedir. HLA-B27 pozitif olanlarda da deformite daha
fazla görülmektedir (57).
Mortalite ile ilgili yapılan bir çalışmada PsA‟lı hastaların mortalite oranının normal
toplumdan farklı olmadığı gösterilmiştir (38). En sık mortalite nedenleri kardiyovasküler,
malinite ve solunum sistemi ile ilgilidir (58). Mortalite açısından radyolojik hasarın, yüksek
sedimentasyonun ve önceden DMARD kullanımının prediktör değeri bulunmuştur (59).
12
Tedavi
Tedavi ölçütleri: Psöriatik artrit tedavisi son yıllardaki gelişmelerden sonra belirgin
olarak değişmiştir (18). Erken dönemde dahi hastalarda eklem erezyonları görülebilmektedir.
(60). Yedi yıllık takipte en az beş eklemde hasar oranı %20‟den %40‟a kadar çıkmaktadır
(53). PsA ile ilgili tedaviler genelde RA tedavisine benzemektedir, ancak her iki hastalık
birbirinden farklıdır. Hastalığın tedavisinde genelde beş nokta dikkate alınmaktadır. Bunlar
psöriazis ve tırnak değişiklikleri, periferik eklem hastalığı, aksiyal tutulum, entezit ve
daktilittir (Şekil 1) (61). Tedavide kullanılan DMARD‟ların hastalık üzerine etkisi hakkında
randomize kontrolü çalışma yoktur (62).
Periferik
Artrit
Daktilit
Cilt-Tırnak
Hastalığı
Psöriatik
Artrit
Entezit
Aksiyal
Hastalık
ġekil 1. Psöriatik Artritin Klinik Bulguları (3)
Psöriatik artritte görülen klinik bulguların yönetimi:
Psöriazis: Psöriazis şiddetini değerlendirmek için psöriazis alan şiddet indeksi
(psoriazis area severity index-PASİ) skoru kullanılmaktadır (63). Bu indekste cilt kalınlığı,
kızarıklık, hastalık bölgesi ve tutulan alana bakılmaktadır. PsA‟lı hastaların çoğunda cilt
tutulumu hafif olduğu için PASİ skoru çok kullanışlı değildir.
Periferik Artrit: Periferik hastalık takibinde ACR kriterleri kullanılmaktadır. Altmış
sekiz şiş ve 66 hassas eklem RA‟da kullanılmaktadır. PsA‟lı hastalarda ise bu sayılar 76 şiş,
78 hassas olarak takip edilmektedir. Eklem değerlendirilmesi ile beraber doktorun klinik
13
değerlendirmesi, hastanın kalite yaşam skorunu değerlendirmesi, akut faz yanıtı takipte
kullanılmaktadır (64).
Aksiyal Hastalık: Psöriatik artritli hastalarda %25-78 oranından görülmektedir.
Hastalarda heterojen bir tutulum mevcuttur. Aksiyel tutulum için belirgin bir değerlendirme
ölçütü yoktur (65).
Entezit: Entezit, tendon ve eklem kapsülü tutulumu PsA için önemli bir özelliktir.
Entezit açısından oluşturulan değerlendirme ölçütlerinde 66 veya 17 entezit bölgesindeki
hassasiyete bakılmaktadır. Ancak takipte entezit açısından önemli yerler aşil tendonu ve
plantar fasyadır (66).
Daktilit: Daktilit veya parmakta şişme hastaların yaklaşık yarısında görülebilmektedir.
Daktilit ile ilgili ölçütler hâlâ geliştirme aşamasındadır (67).
Farmakolojik Tedavi
Psöriazis
Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar ve glukokortikoidler: NSAİİ hastalığın tedavisinde
en çok kullanılan ilaçlar olmakla beraber plasebo kontrollü randomize çalışmalar yoktur (68).
Daha çok muskuloskeletal ağrı semptomları olan PsA hastalarında kullanılmaktadır (69).
Kortikosteroidler: Bu ilaçlarla ilgili de randomize çalışmalar yoktur. Dermatologlar
kortikositeroidlerin doz azaltılması sırasında cilt lezyonlarının aktive olabileceğini
düşündükleri için kullanımını pek önermemektedir (10).
Metotreksat: Sistemik ilaç olan MTX tedavide oldukça yaygın kullanılmasına rağmen
kontrollü çalışmalarda etkinliğine ilişkin kanıt sayısı çok azdır (69). Plasebo kontrollü
çalışmalarda toksisitesi daha fazla saptanmış, şiş ve hassas eklem sayısında belirgin azalma
gözlenmemiştir (70). PsA‟lı hastalarda RA‟lı hastalara göre karaciğer fibrozisi daha fazla
saptanmıştır. MTX 7,5-15 mg/hafta olarak önerilmektedir. Böbrek fonksiyon bozukluğu
olanlarda doz ayarlaması yapılmalıdır (10).
Sülfasalazin: Sülfasalazin (2-3gr/gün) ile yapılan çalışmaların sonuçları farklı olmakla
birlikte plasebo ile karşılaştırıldığında etkili bir ilaç olarak görülmektedir. PsA‟da cilt
bulgularına yanıt görülmemesi ve gastrointestinal intolerans nedeniyle kullanımda ilk seçilen
ilaç değildir (69).
Siklosporin: Siklosporin ile ilgili randomize kontrollü çalışma yoktur. Bir çalışmada
sülfasalazine göre hem cilt, hem de eklem bulguları üzerine daha etkili bulunmuştur (71).
Radyolojik hasar üzerine etkisi gösterilmemiştir. Yan etki olarak nefrotoksisite, gingival
14
hiperplazi, hipertrikoz ile hipertansiyon olabilir ve bu yan etkiler ilaç sonrası genelde geri
dönüşlüdür (4).
Leflunomid: Pirimidin sentezini inhibe ederek T hücrelerinin baskılanmasını
sağlamaktadır. Plasebo grubuna göre PsA‟lı hastalarda hassas ve şiş eklem sayısında azalma
görülmüştür. Diyare ve karaciğer enzim yüksekliği gibi yan etkiler %13,5 hastada
görülmüştür. Radyolojik hasar üzerine etkisi bilinmemektedir (72).
Anti TNF ilaçları: TNF-α blokerlerinden etanercept (solübl füzyon proteini),
infliksimab (kimerik monoklonal antikor) ve adalimumab (humanize monoklonal antikor)
gibi biyolojik ajanlar PsA tedavisinde son dönemde onay almış olan ilaçlardır. Bu ilaçlarla
ilgili yapılan Faz II ve III çalışmalarında plaseboya göre etkili oldukları gösterilmiştir
(32,73,74). Her üç ilaçta da ACR yanıtları plaseboya göre belirgin olarak üstün çıkmıştır.
Psöriatik lezyonlar üzerine etanerceptin etkisi daha az saptanmıştır. Radyolojik hasar üzerine
üç ilacın da etkili olduğu bildirilmiştir. Plasebodan farklı olan yan etkilerinin başında
enfeksiyon gelmektedir.
Ko-stimülasyon blokerleri: T hücre düzenleyici ajanlar olarak alefasept (insan füzyon
proteini) ve abatacept (rekombinant insan füzyon proteini) tedavide kullanılabilmektedir.
Alafasept ile ilgili çalışmalar daha çok psöriazisli hastalarda mevcuttur. PsA‟da etkinliği ile
ilgili bir çalışmada etkinliği gösterilmiştir. Diğer ilaçların kullanılamadığı durumlarda tercih
edilebileceği belirtilmektedir (75). Abatacept ise RA‟da kullanılmaya başlanmış olan ilaçtır.
Faz II çalışmada PsA‟da etkinliği saptanmıştır. Diğer TNF blokerlerinin kullanılamadığı
durumlarda tercih edilebilir (76).
Ustekinimab: İL-12/İL-23 inhibisyonu üzerinden etki etmektedir. Başlangıçta
psöriazis tedavisinde kullanılmaya başlanmış olan ustekinimab ile ilgili PsA‟da yapılan
plasebo kontrollü çalışmada faydası gösterilmiştir. Cilt bulgularında belirgin iyileşme
olurken, entezit ve hasta fonksiyonlarında iyileşme de gözlenmiştir (77).
Diğer tedaviler: Üstteki tedaviler dışında vaka bazında bazı ilaçlar denenmiştir. İL-1
antagonisti olan anakinra, anti CD-20 olan rituksimab, İL-6 reseptör antikoru olan
tosilizumab, janus kinaz-3 inhibitörü, reseptör aktivatör nükleer faktör kappa B inhibitörü
olan denosumab ile ilgili vaka çalışmaları mevcuttur (78-80).
15
Günümüzde PsA‟nın tedavisinde kullanılan ilaçlar Tablo 5‟te özetlenmiştir.
Tablo 5. Psöriatik artritin özelliğine göre tedavide kullanılan ilaçlar
Periferik
Cilt-Tırnak
Aksiyal
Daktilit
Entezit
Artrit
Hastalığı
Hastalık
NSAĠĠ
+
-
+
-
-
Ġntraartiküler steroid
+
-
-
-
-
Topikal Ġlaçlar
-
+
-
-
-
Fizyoterapi
-
-
+
-
-
Psöralen/Ultraviyole
-
-
-
-
-
DMARD
+
+
-
-
-
Biyolojik Ġlaçlar
+
+
+
+
+
NSAĠĠ: Nonsteroid antiinflamatuvar ilaç, DMARD: Hastalık modifiye edici ilaç.
16
GEREÇ VE YÖNTEMLER
Çalışmamız Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı,
Romatoloji
Bilim
Dalı
Polikliniğinde
Şubat
2012-Nisan
2012
tarihleri
arasında
gerçekleştirildi. Romatoloji Polikliniğine 2000-2010 tarihleri arasında başvuran ve CASPAR
kriterlerine göre PsA tanısı alan hastaların dosyaları incelenerek gerçekleştirildi (34).
Çalışmamız CASPAR çalışma grubunun PsA için tanımladığı sınıflandırma kriterlerini
dolduran 172 PsA hastası ile gerçekleştirildi. Kontrol grubu olarak Dermatoloji
polikliniğinden 61 ardışık psöriazis hastası alındı.
Çalışma protokolünün amacı, gereç ve yöntemlerinin gözden geçirilmesi sonucunda,
Helsinki Deklarasyonu Kararlarına, Hasta Hakları Yönetmeliği‟ne ve etik kurallarına uygun
olarak tasarlandığına ilişkin Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu tarafından
22.02.2012 tarihinde 2012/77 kodlu etik kurul onay belgesi alındı (Ek 1). Çalışma için
herhangi bir yerden maddi destek alınmadı.
Hasta dosyalarından demografik özellikler, psöriazis tipi ve süresi, psöriatik artrit tipi
ve süresi, hassas ve şiş eklem sayısı, tedavi için kullanılan ilaçlar, mevcut olan grafilerden
eklem hasarı, laboratuvar değerleri kaydedildi. Hasta dosyalarında bulunamayan laboratuvar
değerleri için hastane otomasyon sistemi kullanıldı. Elde edilen veriler Minitab Release
programı kullanılarak değerlendirildi. PsA‟lı hastalar başlangıçta kadın ve erkek olarak
ayrılarak klinik özellikler, laboratuvar bulguları ve kullanılan tedaviler açısından
karşılaştırıldı. Ayrıca hastalar PsA‟da görülen eklem tutulum tiplerine göre ayrıldı. Eklem
tutulum tipleri kendi aralarında; klinik özellikler, laboratuvar bulguları ve tedaviler açısından
karşılaştırıldı. Tüm grupların özellikleri ve p değerleri tablolarda verildi.
17
ĠSTATĠSTĠKSEL DEĞERLENDĠRME
Verilerin istatistiksel değerlendirilmesi, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı
Bilgi İşlem Merkezi‟ndeki S0064 Minitab Release 13 (Lisans No: wcp1331.00197)
programları kullanılarak yapıldı.
Kategorik verilerin karşılaştırılmasında ki-kare testi ve gerekli durumlarda “fisher
exact test” kullanıldı. Gruplara ilişkin veriler normal dağılıma uyduğundan iki gruba ilişkin
sürekli değişkenlerin karşılaştırılmasında “eşlenmemiş t testi” kullanıldı.
İkiden fazla gruba ait sürekli değişkenlerin karşılaştırılmasında tek yönlü varyans
analizi (ANOVA) testi kullanıldı. Anlamlı bulunan verilere ilişkin karşılaştırmada post-hoc
Tukey testi kullanıldı. Korelasyon analizinde Pearson korelasyon testi kullanıldı.
İstatistiksel anlamlılık düzeyi, ilgili testlerle birlikte verildi ve p<0.05 olduğu durumlar
istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
18
BULGULAR
GENEL ÖZELLĠKLER
Çalışmaya Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı‟nda, 2000-2011
yılları arasında PsA tanısı ile izlenen, 104 kadın, 68 erkek toplam 172 hasta alındı. Kontrol
grubu olarak 30 kadın, 31 erkek toplam 61 psöriazis olgusu değerlendirmeye alındı. CASPAR
kriterlerine göre hastada psöriazis olmadan PsA tanısı 6 hastada konuldu. Psöriazisli
hastaların yaş ortalaması 49,7±10,1 yıl iken PsA‟lı hastaların ise 49,3±13,7 yıl saptandı. Her
iki grup arasında psöriazis süresi benzer saptandı (14,3±11,6 yıla karşın 16,6±10,2 yıl). PASİ
skoru ve sigara içimi arasında gruplar açısından anlamlılık saptanmadı. İki grubun
karşılaştırılması Tablo 6‟da görülmektedir.
Tablo 6. Psöriazis ile psöriatik artritli hastaların özelliklerinin karĢılaĢtırılması
Psöriazis
Psöriatik artrit
p
61
172
-
30/31
104/68
0,13**
YaĢ
49,7±10,1
49,3±13,7
0,80**
PS Süresi (yıl)
14,3±11,6
16,6±10,2
0,15**
PASĠ Skoru
7,27±5
6,48±6,6
0,52**
Sigara içimi
29 (%47,5)
104 (%60,5)
0,11*
Olgu Sayısı
Kadın/Erkek
PsA: Psöriatik Artrit, PS: Psöriazis, PASĠ: Psöriazis area severity index.
*
**
Ki-kare testi, eşlenmemiş t testi.
19
Psöriatik Artritli Hastaların Cinsiyete Göre Özellikleri
Değerlendirilen kadın hastaların yaş ortalaması (49,7±14,3 yıl), erkek hastaların yaş
ortalaması ile (48,6±12,9 yıl) anlamlı farklılık göstermiyordu (p=0,60). Psöriazis süreleri
(kadın: 17,0±11,0‟a karşın erkek: 15,9±8,8 yıl) ve PsA süreleri (kadın: 5,6±3,6‟a karşın erkek:
5,8±3,8 yıl) her iki cinsiyette benzer olarak bulundu (p değerleri 0,48 ve 0,72). Psöriazis ile
PsA gelişimi arasındaki ortalama süre de her iki cinsiyette benzerdi (11,3±10,5 yıla karşın
9,9±7,8 yıl, p=0,38).
Kadın ve erkeklerde ailede psöriazis öyküsü benzer saptandı (p=0,34). Erkek
PsA‟lılarda sigara (%82,3‟e karşın %40,9) ve alkol kullanımı (%50‟ye karşın %9,6) kadınlara
göre anlamlı yüksek bulundu (p değerleri 0,003 ve 0,037). PsA‟lı olguların yaş, hastalık süresi
ve alkol, sigara kullanımlarının cinsiyete göre dağılımı Tablo 7‟de görülmektedir.
Tablo 7. Psöriatik artritli hastaların cinsiyete göre yaĢ, hastalık süresi ile sigara ve alkol
kullanma oranları
Kadın
Erkek
p
104
68
-
YaĢ
49,7±14,3
48,6±12,9
0,60**
PS Süresi (yıl)
17,0±11,0
15,9±8,8
0,48**
PsA Süresi (yıl)
5,6±3,6
5,8±3,8
0,71**
PS-PsA arası süre
11,3±10.5
9,9±7,8
0,38**
Aile Öyküsü
23 (%22,1)
11 (%16,2)
0,33*
Sigara Ġçimi
43 (%40,9)
56 (%82,3)
0,003*
Alkol Ġçimi
10 (%9,6)
34 (%50)
0,037*
Olgu Sayısı
PsA: Psöriatik Artrit, PS: Psöriazis.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
Psöriazis tutulum yerine bölgesine göre cinsiyetler arasında anlamlı farklılık
saptanmadı (p‟ler >0,05) (Tablo 8).
20
Tablo 8. Cinsiyete göre psöriazis tutulum yerlerinin dağılımı
Kadın
Erkek
p
104
68
-
Saçlı Deri Psöriazis
56 (%53,8)
28 (%41,2)
0,11
Diz Psöriazis
32 (%30,8)
20 (%29,4)
0,85
Dirsek Psöriazis
28 (%26,9)
16 (%23,5)
0,61
Yaygın Psöriazis
30 (%28,8)
24 (%35,3)
0,37
Olgu Sayısı
Ki-kare testi.
Psöriatik Artritin Eklem Tutulum Tipleri
Psöriatik artritli hastalar cinsiyete göre eklem tutulum tiplerine göre ayrıldığında kadın
PsA‟lıların 42‟si (%40,4) poliartiküler, 32‟si (%28,8) oligoartiküler, 21‟i (%20,2) spondilartrit
ve 11‟i (%10,6) ise izole DİF eklem tutulumu olarak değerlendirildi.
Erkek PsA‟lı hastalarda ise poliartiküler tutulum 25 olguda (%36,8), spondiloartrit 18
olguda (%26,5), oligoartiküler tutulum 17 olguda (%25,0) ve izole DİF eklem tutulumu ise 8
olguda (%11,8) saptandı. PsA tipine göre kadın-erkek cinsiyetler arasında anlamlı farklılık
saptanmadı (p‟ler >0,05). PsA eklem tutulum tiplerinin cinsiyete göre dağılımı Tablo 9‟da
görülmektedir.
Tablo 9. Psöriatik artrit eklem tutulum tiplerinin cinsiyete göre dağılımı
Kadın
Erkek
p
104
68
-
Poliartiküler
42 (%40,4)
25 (%36,8)
0,63
Oligoartiküler
30 (%28,8)
17 (%25,0)
0,58
DĠF Eklem
11 (%10,6)
8 (%11,8)
0,81
Spondilartrit
21 (%20,2)
18 (%26,5)
0,33
Olgu Sayısı
DĠF: Distal İnterfalangeal.
Ki-kare testi.
21
Psöriatik Artrit Hasta Grubunun Tedavileri
Psöriatik artritli hastaların 168‟i (%97,7) NSAİİ, 63‟ü (%36,6) sistemik steroid, 125‟i
(%72,7) MTX, 34‟ü (%19,8) sülfasalazin, 6‟sı (%3,5) leflunomid kullanıyordu. PsA‟lılar
arasında TNF blokeri kullanan hasta oranı ise %11,6 (20 olgu) olarak bulundu.
İlaç kullanımı cinsiyete göre değerlendirildiğinde sonuçlar Tablo 10‟da görülmektedir.
Kadın ve erkek hastalar arasında NSAİİ (%98,1‟e karşın %97,1, p=0,64), sistemik steroid
(%33,7‟e karşın %41,2, p=0,31), MTX (%72,1‟e karşın %73,1, p=0,83), leflunomid (%1,9‟a
karşın %5,9, p=0,54) benzer olarak bulundu. TNF blokeri kullanımı da kadın erkek cinsiyet
arasında anlamlı farklılık bulunamadı (%10,6‟ya karşın %13,2, p=0,59).
Tablo 10. Ġlaç kullanma oranlarının cinsiyete göre değerlendirilmesi
Kadın
Erkek
p
104
68
-
NSAĠĠ
102 (%98,1)
66 (%97,1)
0,64
Kortikosteroid
37 (%33,7)
28 (%41,2)
0,31
Metotrexat
75 (%72,1)
50 (%73,1)
0,83
Sülfasalazin
19 (%18,3)
15 (%22,1)
0,54
Leflunomid
2 (%1,9)
4 (%5,9)
0,21
Retinoik Asit
7 (%6,7)
10 (%14,7)
0,08
TNF Blokeri
11 (%10,6)
9 (%13,2)
0,59
Olgu Sayısı
NSAĠĠ: Nonsteroid Antiinflamatuvar İlaç, TNF: Tümör Nekrozis Faktör.
*
Ki-kare testi.
Eklem ve Cilt Tutulum ġiddeti
İlk muayene sırasında kadınlarda ve erkeklerde değerlendirilen ortalama hassas eklem
sayısı (8,4±8,9‟e karşın 8,3±8,6) ve şiş eklem sayısı (3,3±4,3‟e karşın 3,4±3,8) benzerdi (p
değerleri 0,98 ve 0,86). Psöriazis cilt tutulum şiddetini belirleyen PASİ skoru ise erkeklerde
(5,6±3,6) kadınlara göre (3,5±3,9) anlamlı derecede yüksekti (p=0,002). PsA‟lı hastalar
arasında erkeklerde tırnak değişikliği görülme oranı (%57,4) kadınlardan (%34,6) anlamlı
yüksek bulundu (p=0.003). Radyolojik olarak eklem grafilerinde erezyon saptanma oranları
ise her iki cinste farklı değildi. Cinsiyete göre eklem, cilt tutulum şiddetleri, tırnak değişikliği
ve radyografik değişiklik oranları Tablo 11‟de görülmektedir.
22
Tablo 11. Cinsiyete göre eklem, cilt tutulum Ģiddeti, tırnak değiĢikliği ve radyografik
değiĢikliklerin oranları
Kadın
Erkek
p
104
68
-
PASĠ
3,5±3,9
5,6±3,6
0,002**
Hassas Eklem Sayısı
8,4±8,9
8,3±8,6
0,97**
ġiĢ Eklem Sayısı
3,3±4,3
3,4±3,8
0,85**
Üveit
5 (%4,9)
4 (5,9)
0,74*
36 (%34,6)
39 (%57,4)
0,003*
Yeni Kemik OluĢumu
5 (%4,8)
7 (%%10,3)
0,22*
Kalem Hokka Bulgusu
1 (%1,0)
3 (%4,4)
0,31*
El Grafisi DeğiĢikliği
6 (%5,8)
8 (%11,8)
0,16*
Olgu Sayısı
Tırnak DeğiĢikliği
PASĠ: Psöriazis area severity index.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
Psöriatik Artritli Olguların Laboratuvar Değerleri
Çalışmamıza alınan 172 hastanın yaş ortalaması 49,3±13,7 yıl saptandı. RF ve antiCCP oranları sırasıyla %7,5 ve %8,1 olarak bulundu. Akut faz değerlerinden sedimentasyon
40,0±32,2 mm/h saptanırken CRP 2,4±4,3 mg/dl saptandı. Diğer laboratuvar değerleri Tablo
12‟de gösterilmiştir.
Tablo 12. Psöriatik artritli olguların laboratuvar değerleri
Psöriatik Artrit
172
49,3±13,7**
12,6±1,5**
9529±14302**
311970±85715**
40,0±32,2**
2,4±4,3**
4,6±1,6**
0,9±1,4**
13 (%7,5) *
14 (%8,1) *
Olgu Sayısı
YaĢ (yıl)
Hemoglobin (gr/dl)
Lökosit (mm³’de)
Trombosit (mm³’de)
Sedimentasyon (mm/h)
CRP (mg/dl)
Ürik Asit (mg/dl)
Kreatinin (mg/dl)
Pozitif RF
Pozitif Anti-CCP
CRP: C-reaktif protein, RF: Romatoid Faktör, Anti-CCP: Anti-Cyclic Citrullinated Peptide.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
.
23
Psöriatik Artrit Eklem Tutulum Tipleri ve Genel Özelliklerinin KarĢılaĢtırılması
Psöriatik artritli hastalar artrit tipine göre ayrılarak kendi aralarında demografik
veriler, psöriazis tutulum tipi, kullanılan ilaçlar, fizik muayene bulguları, laboratuvar değerleri
ve kullanılan ilaçlar açısından karşılaştırıldı. PsA‟lı olguların 67‟si (%39) poliartiküler, 47‟si
(%27,3) oligoartiküler, 39‟u (%22,7) spondiloartrit ve 19‟u ise (%11) izole DİF eklem
tutulumu olarak değerlendirildi.
Psöriatik artritli hastalar arasında poliartriküler tutulum olanların yaş ortalaması
(54,1±13,7 yıl), oligoartriküler tipten (42,6±12,8 yıl) ve spondilartrit grubundan (48,1±12,4
yıl) anlamlı yüksek bulundu (p değerleri <0,001 ve 0,024). İzole DİF eklem tutulumu olan
grubun da yaş ortalaması (50,7±12,9 yıl) oligoartiküler tutulumu olanlara göre anlamlı yüksek
bulundu (p=0,025). Yaş açısından diğer PsA tipleri arasında anlamlılık saptanmadı.
Psöriazis süresi açısından en uzun süre poliartiküler tipte bulundu (18,7±10,8 yıl).
Gruplar arasında değerlendirildiğinde poliartiküler tipte psöriazis süresi, DİF eklem
(12,4±11,3 yıl) ve oligoartiküler (14,1±8,8 yıl) tutulumlulara göre anlamlı daha uzun bulundu
(p değerleri sırasıyla 0,016 ve 0,018). PsA süreleri ise gruplar arasında benzerdi.
Aile öyküleri açısından da farklılık saptanmadı (p‟ler >0,05). Oligoartiküler eklem
tutulumlu grupta sigara içme oranı (%80,8) ile spondiloartrit (%38,4) ve poliartiküler tutulum
(%58,2) gruplarından anlamlı yüksek bulundu (p değerleri <0,001 ve 0,01). Diğer eklem
tutulum tiplerinin sigara içme oranları birbirine benzerdi (p‟ler >0,05). DİF eklem tutulumu
olan grupta alkol kullanan hasta saptanmadı. En yüksek alkol kullanım oranı oligoartiküler
grupta gözlendi (%48,9). Psöriazis lezyonlarının yerleşim yeri ile PsA eklem tutulum tipleri
arasında bir ilişki saptanmadı (p değerleri >0,05). Tüm vücut psöriazisi poliartriküler tipte
daha fazla gözlendi (%41,8). PsA eklem tutulum tipleri ve genel özelliklerinin
karşılaştırılması Tablo 13‟te gösterilmiştir.
24
Tablo 13. Psöriatik artrit eklem tutulum tipleri ve genel özelliklerinin karĢılaĢtırılması
Olgu Sayısı
Kadın/Erkek
YaĢ
PsA Süresi (yıl)
PS Süresi (yıl)
PS-PsA
arası
süre (yıl)
Aile Öyküsü
Sigara Ġçimi
Alkol Ġçimi
Saçlı Deri PS
Yaygın PS
DĠF Eklem
19 (%11,0)
Spondilartrit
39 (%22,6)
Oligoartiküler
47 (%27,3)
Poliartiküler
67 (%38,9)
11/8
(%57,8/%42,2)
50,7±12,9**
4,7±2,1
12,4±11,3
7.6±10.3
21/18
(%53,8/%46,2)
48,1±12,4
5,2±3,8
17,9±9,1
12,6±9,0
30/17
(%63,8/%36,2)
42,6±12,8
5,2±3,5
14,1±8,8
8,8±7,3
42/25
(%62,6/%37,4)
54,1±13,7*
6,6±4,0
18,7±10,8***
12,0±10,6
2 (%10,5)
12 (%63,1)
0 (0)
10 (%52,6)
4 (%21,1)
10 (%25,6)
15 (%38,4)
14 (35,8)
18 (%46,2)
9 (%23,1)
12 (%25,5)
38 (%80,8)****
23 (48,9)
28 (%59,6)
13 (%27,7)
10 (%14,9)
39 (%58,2)
17 (25,3)
28 (%41,8)
28 (%41,8)
PsA: Psöriatik Artrit, PS: Psöriazis, DĠF: Distal İnterfalangeal. (*) poliartriküler, hem oligoartiküler (p<0,001)
hem de spondilartritten (p=0,024) farklı, (**) p=0,025, DİF eklem tutulumu oligoartikülerden farklı, (***)
poliartriküler, hem oligoartiküler (p=0,018) hem de DİF eklemden (p=0,016) farklı, (****) oligoartiküler,
spondilartrit (p<0.001) ve poliartikülerden (p=0,01) farklı.
ANOVA testi.
İlaç kullanma oranları açısından PsA alt grupları incelendiğinde NSAİİ kullanma oranı
birbirine yakın gözlendi. Sistemik steroid kullanımı poliartiküler grupta daha yüksek
bulunurken (%46,3), diğer gruplardan fark anlamlı değildi (p değerleri büyük 0,05).
Grupların, MTX ve TNF blokeri kullanım oranları açısından da aralarında anlamlı farklılık
gözlenmedi. Tablo 14‟te PsA eklem tutulum tiplerinin tedavileri görülmektedir.
Eklem Tutulum Tiplerine Göre Eklem ve Cilt Tutulum ġiddeti ile Radyografik
Bulgular
Eklem tutulum tiplerinin ortalama PASİ skoru en fazla poliartiküler eklem tutulum
tipinde saptandı (8,6±7,5). Ancak gruplar arasında ortalama PASİ skorları yönünden anlamlı
farklılık saptanmadı.
Ortalama hassas ve şiş eklem sayısı en fazla polairtriküler tipte görüldü. Poliartiküler
eklem tutulum grubunda (15,1±9,8), DİF (7,6±7,6), spondilartrit (3,0±2,4) ve oligoartiküler
(3,6±3,2) eklem tutulum grubuna göre hassas eklem sayısı anlamlı fazla bulundu (tüm p‟ler
<0,001). DİF eklem tutulum gubundaki ortalama hassas eklem sayısı ise (7,6±7,6),
spondilartritli ve oligoartiküler tipe göre anlamlı fazlaydı (p değerleri sırasıyla 0,018 ve
0,037).
25
Tablo 14. Psöriatik artrit eklem tutulum tiplerine göre tedavilerin karĢılaĢtırılması
DĠF Eklem
Spondilartrit
Oligoartiküler
19
39
47
NSAĠĠ
18 (%94,7)
37 (%94,9)
47 (%100)
66 (%98,5)
Kortikosteroid
5 (%26,3)
11 (%28,2)
16 (%34,0)
31 (%46,3)
Metotrexat
13 (%68,4)
24 (%61,5)
36 (%76,6)
52 (%77,6)
Sülfasalazin
2 (%10,5)
7 (%17,9)
6 (%12,8)
19 (%28,4)
Leflunomid
0 (%0)
1 (%2,6)
0 (%0)
5 (%7,5)
Retinoik Asit
0 (%0)
2 (%5,1)
4 (%8,5)
11 (%16,4)
TNF Blokeri
1 (%5,3)
6 (%15,4)
4 (%8,5)
9 (%13,4)
Olgu Sayısı
Poliartiküler
67
DĠF: Distal İnterfalangeal, NSAĠĠ: Nonsteroid Antiinflamatuvar İlaç, TNF: Tümör Nekrozis Faktör.
ANOVA testi.
Poliartiküler tutulumlu olgularda ortalama şiş eklem sayısı (6,1±4,8), DİF (3,4±3,7),
spondilartrit (0,8±1,0), oligoartiküler (0,8±1,0) eklem tutulum grubuna göre anlamlı yüksekti
(p değerleri sırasıyla 0,003, <0,001 ve <0,001). DİF eklem tutulum grubunda şiş eklem sayısı
(3,4±3,7), spondilartrit ve oligoartiküler grubundan anlamlı fazla bulundu (p değerleri
sırasıyla 0,006 ve 0,029).
Beklendiği şekilde üveit ise spondilartritli hastalarda daha sık bulundu (%12,8). Ancak
diğer gruplardan anlamlı farklı değildi. DİF eklem grubunda yüksek oranda tırnak değişikliği
gözlendi (%84). Bu grupta saptanan tırnak değişikliği oranı diğer tüm gruplardan anlamlı
yüksekti (tüm p değerleri <0,001).
El grafisinde erozif değişiklik en fazla poliartiküler ve izole DİF eklem tutulum
grubunda gözlendi (%14,9‟a karşın %15,8). Oligoartiküler eklem tutulumu grubunda el
grafilerinde erozyon bulgusu gözlenmedi. Eklem tutulum tipine göre eklem ve cilt tutulum
şiddeti ile radyografik bulguların karşılaştırılması Tablo 15‟te verilmiştir.
26
Tablo 15. Eklem tutulum tiplerine göre eklem ve cilt tutulum Ģiddeti ile radyografik
bulgular
DĠF Eklemi
Spondilartrit Oligoartiküler Poliartiküler
Olgu Sayısı
19
39
47
67
PASĠ Skoru
7,5±7,2
6,3±5,9
4,2±5,4
8,6±7,5
7,6±7,6**
3,0±2,4
3,6±3,2
15,1±9,8*
3,4±3,7
0,8±1,0
0,8±1,0
6,1±4,8
Üveit
1 (%5,3)***
5 (%12,8)
1 (%2,1)
2 (%3,0)
Tırnak DeğiĢikliği
16 (%84)****
10 (%30,8)
20 (%42,6)
27 (%40,3)
Kalem Hokka Bulgusu
1 (%5,3)
0 (%0)
0 (%0)
3 (%4,5)
El Grafisi DeğiĢikliği
3 (%15,8)
1 (%2,6)
0 (%0)
10 (%14,9)
Hassas Eklem Sayısı
ġiĢ Eklem Sayısı
PASĠ: Psöriazis area severity index, DĠF: Distal İnterfalangeal. (*) Poliartiküler; DİF, oligoartiküler ve
spondilartritten farklı (tüm p‟ler <0,001), (**) DİF eklem; oligoartiküler (p=0,029) ve spondilartritten farklı (tüm
p=0,006), (***) DİF eklem; poliartiküler, oligoartiküler ve spondilartritten farklı (tüm p‟ler <0,001). (****) DİF
eklem; poliartiküler, oligoartiküler ve spondilartritten farklı (tüm p‟ler <0,001).
ANOVA testi.
Psöriatik Artrit Eklem Tutulumuna Göre Laboratuvar Değerleri
Psöriatik artrit eklem tutulum tiplerine göre laboratuvar bulgularının dağılımı Tablo
16‟da görülmektedir. PsA‟lı hastalarda izole DİF eklem tutulumlu grupta ortalama
hemoglobin düzeyleri (13,4±1,1 gr/dl), poliartiküler (12,3±1,7 gr/dl) ve oligoartiküler tutulum
grubuna göre (12,5±1,4 gr/dl) anlamlı yüksek bulundu (p değerleri 0,003 ve 0,032). Diğer
eklem tutulum tipleri benzerdi.
Poliartiküler eklem tutulum grubunda ortalama trombosit sayısı (332253±89182/mm³)
izole DİF eklem tutulumu olanlar ile spondiloartrit gruplarından anlamlı yüksek bulundu (p
değerleri sırasıyla 0,027 ve 0,001).
Poliartiküler eklem tutulum grubunda ESH düzeyleri (52,0±37,9 mm/h), spondilartrit
(32,5±24,5 mm/h), oligoartrit (35,6±28,8 mm/h) ve izole DİF eklem tutulum grubuna göre
anlamlı yüksek bulundu (tüm p değerleri <0,001).
C-reaktif protein değeri ise poliartiküler tutulumlu grupta (3,4±5,8 mg/dl) sadece izole
DİF eklem grubuna göre anlamlı yüksek bulundu (p=0,016). Diğer gruplar arasında anlamlı
farklılık saptanmadı.
Psöriatik artrit tutulum tipleri RF ve anti-CCP sıklığı açısından da değerlendirildi.
Tüm PsA‟lı olgularda RF pozitifliği %7,6, anti-CCP pozitifliği ise %8,1 olarak
değerlendirildi. RF ve anti-CCP pozitifliği en yüksek oranda poliartiküler PsA grubunda
27
saptandı (%11,9 ve %16,4). Ancak poliartiküler gruptaki RF ve anti-CCP pozitiflik oranları
diğer gruplardan anlamlı farklı bulunmadı.
Tablo 16. Psöriatik artrit eklem tutulumuna göre laboratuvar değerleri
DĠF Eklemi
Olgu Sayısı
Spondilartrit Oligoartiküler Poliartiküler
19
39
47
67
13,4±1,1*
12,9±1,3
12,5±1,4
12,3±1,7
261578
313666
302021
332253
±56775
±78732
±88393
±89182**
23,7±14,0
32,5±24,5
35,6±28,8
52,0±37,9***
CRP (mg/dl)
0,7±0,6
2,1±3,0
1,9±3,1
3,4±5,8****
Ürik Asit (mg/dl)
4,7±1,3
4,7±1,9
4,2±1,5
4,8±1,5
Pozitif RF
1 (%5,3)
1 (%2,9)
3 (%7,5)
8 (%11,9)
0 (%0)
3 (%7,6)
0 (%0)
11 (%16,4)
Hemoglobin (gr/dl)
Trombosit (mm³’de)
Sedimentasyon (mm/h)
Pozitif Anti-CCP
CRP: C-reaktif protein, RF: Romatoid Faktör, Anti-CCP: Anti-Cyclic Citrullinated Peptide, DĠF: Distal
İnterfalangeal. (*) DİF eklem gubu poliartiküler (p=0,003) ve oligoartikülerden (p=0,032) farklı, (**) Poliartiküler
grup, DİF eklem (p=0,027) ve oligoartikülerden (p=0,001) farklı, (***) Poliartiküler; DİF eklem, oligoartiküler ve
spondilartritten farklı (tüm p‟ler <0,001), (****) Poliartiküler grup, DİF eklem grubundan farklı (p=0,016).
ANOVA testi.
Spondilartrit Tipi Tutulumlu Psöriartik Artritlilerin Özellikleri Ġle Diğer
Psöriatik Artritlilerin KarĢılaĢtırılması
Spondilartritli hastalar ile diğer gruplar arasında yaş, psöriazis süresi, PASİ skoru ve
PsA süresi arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmadı (p değerleri >0,05). Ayrıca
spondilartritli grup ile diğer gruplar arasında sigara ve alkol kullanma ile aile öyküsü arasında
farklılık saptanmadı (p değerleri >0,05). Her iki grup arasında psöriazis ile PsA süresi ve
psöriazis sonrası PsA gelişme süresi açısından da farklılık saptanmadı (p değerleri >0,05).
Psöriazis tutulum yerine göre de gruplar arasında farklılık gözlenmedi (p değerleri >0,05).
Spondilartritli hastalar ile diğer grupların yaş, cinsiyet dağılımı ve hastalık sürelerine ilişkin
veriler Tablo 17‟de görülmektedir.
28
Tablo 17. Spondilartritli hastalar ile diğer grupların özelliklerinin karĢılaĢtırılması
Spondilartrit
Diğer Gruplar
p
39
133
-
21/18
83/50
0,34**
YaĢ
48,1±12,4
49,6±14,2
0,36**
Sigara
15 (%38,4)
87 (%65,4)
0,44*
Alkol
14 (%35,8)
44 (%33,0)
0,98*
Aile Öyküsü
10 (%25,6)
24 (%18,0)
0,29*
PsA Süresi (yıl)
5,2±3,8
5,8±3,7
0,32**
PS Süresi (yıl)
17,9±9,1
16,2±10,4
0,36**
PS ile PsA Arası Süre
12,6±9,0
10,2±9,6
0,18**
Saçlı Deride PS
18 (%46,2)
66 (%49,6)
0,32*
Yaygın PS
9 (%23,1)
45 (%33,8)
0,28*
Olgu Sayısı
Kadın/Erkek
PsA: Psöriatik Artrit, PS: Psöriazis.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
Spondilartritli hastalar ile diğer grupların tedavilerinin karşılaştırılması Tablo 18‟de
görülmektedir. Spondilartritli hasta grubunda anlamlı olmamakla birlikte MTX kullanımı
diğer gruplardan daha düşük sıklıkta idi (%61,5‟e karşın %75,9, p=0,07). Bu iki karşılaştırılan
grup arasında NSAİİ, kortikosteroid, sülfasalazin, leflunomid, TNF blokeri kullanma oranı
açısından farklılık saptanmadı (p‟ler >0,05).
Tablo 18. Spondilartritli hastalar ile diğer gruplarların özelliklerinin karĢılaĢtırılması
Spondilartrit
Diğer Gruplar
p
39
133
-
NSAĠĠ
37 (%94,9)
131 (%98,5)
0,22
Kortikosteroid
11 (%28,2)
52 (%39,1)
0,21
Metotrexat
24 (%61,5)
101 (%75,9)
0,07
Sülfasalazin
7 (%17,9)
27 (%20,3)
0,75
Leflunomid
1 (%2,6)
5 (%3,8)
0,99
TNF Blokeri
6 (%15,4)
14 (%10,5)
0,41
Olgu Sayısı
NSAĠĠ:Nonsteroid Antiinflamatuvar İlaç, TNF: Tümör Nekrozis Faktör.
*
Ki-kare testi.
29
Spondilartritli hastalar ile diğer hastaların eklem ve cilt tutulum şiddeti ile
radyografik bulguların karşılaştırılması Tablo 19‟da verilmektedir.
Spondilartritli hastalarda ortalama hassas (3,0±2,4) ve şiş eklem sayısı (0,8±1,0) diğer
PsA‟lı hastaların ortalamasından anlamlı daha düşüktü (p değerleri <0,001). Üveit sıklığı
spondilartrit grubunda (%12,8) diğer PsA‟lılara (%3,0) göre anlamlı oranda artmıştı (p=0,03).
Bu grupta tırnak değişikliği riski de (%30,8) diğer PsA‟lılara göre (%47,4) daha az olma
eğilimindeydi, ancak fark anlamlı değildi (p=0,06). Hastalar ile diğer gruplar arasında el
grafisi değişikliği ile kalem hokka bulgusu arasında farklılık saptanmadı.
Tablo 19. Spondilartritli hastalar ile diğer hastaların eklem ve cilt tutulum Ģiddeti ile
radyografik bulguların karĢılaĢtırılması
Spondilartrit
Diğer Gruplar
p
Olgu Sayısı
39
133
-
PASĠ Skoru
6,3±5,9
6,5±6,7
0,94**
Hassas Eklem Sayısı
3,0±2,4
9,9±9,3
<0,001**
ġiĢ Eklem Sayısı
0,8±1,0
4,1±4,4
<0,001**
Üveit
5 (%12,8)
4 (%3,0)
0,03*
Tırnak DeğiĢikliği
10 (%30,8)
63 (%47,4)
0,06**
0 (%0)
4 (%3,0)
-
1 (%2,6)
13 (%9,8)
0,19*
Kalem Hokka Bulgusu
El Grafisi DeğiĢikliği
PASĠ: Psöriazis area severity index.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
Spondilartritli hastalar ile diğer grupların ortalaması karşılaştırıldığında spondilartrit
grubunda sedimentasyon değerinin (32,5±24,5 mm/h) diğerlerine göre (42,2±33,9 mm/h)
anlamlı
olmamakla
birlikte
düşük
olma
eğiliminde
olduğu
gözlendi
(p=0,052).
Karşılaştırmada hastalar ile diğer grup arasında hemoglobin (p=0,11), CRP (p=0,47), ürik asit
(p=0,81) değerlerinde anlamlılık saptanmadı. Tablo 20‟de laboratuvar değerlerinin
karşılaştırılması görülmektedir.
30
Tablo 20. Spondilartritli hastalar ile diğer grupların laboratuvar değerlerinin
karĢılaĢtırılması
Olgu Sayısı
Hemoglobin (gr/dl)
Sedimentasyon (mm/h)
CRP (mg/dl)
Ürik Asit (mg/dl)
Pozitif RF
Pozitif Anti CCP
Spondilartrit
39
12,9±1,3
32,5±24,5
2,1±3,0
4,7±1,9
1 (%2,9)
3 (%7,6)
Diğer Gruplar
133
12,5±1,5
42,2±33,9
2,5±4,6
4,6±1,5
13 (%9,7)
10 (%7,5)
p
0,11**
0,05**
0,47**
0,81**
0,19*
0,97*
CRP: C-reaktif protein, RF: Romatoid Faktör, Anti CCP: Anti-Cyclic Citrullinated Peptide.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
Poliartritli Psöriatik Artritlilerin Özelliklerinin Diğer Psöriatik Artritlilerle
KarĢılaĢtırılması
Poliartiküler tutulumlu olan PsA‟lılarla diğer tüm PsA‟lıların özellikleri karşılaştırıldı.
Poliartiküler tutulumlu grubun yaş ortalaması (54,1±13,7 yıl) diğer gruplardan (46,1±12,9 yıl)
anlamlı yüksek bulundu (p<0,001). Poliartiküler grupta psöriazis süresi (18,7±10,8 yıla karşın
15,1±9,5 yıl) ile PsA süresi (6,6±4,0 yıla karşın 5,1±3,4 yıl) diğer PsA‟lılara göre anlamlı
derecede fazla bulundu (sırasıyla p=0,027; p=0,01). Gruplar arasında sigara ve alkol kullanma
ile aile öyküsü açısından anlamlılık saptanmadı. Poliartiküler hastalar ile diğer gruplar
arasında psöriazis sonrası PsA gelişme süresi açısından da farklılık gözlenmedi. Tablo 21‟de
poliartritli hastalar ile diğer grupların özelliklerinin karşılaştırılması verilmektedir.
Tablo 21. Poliartritli psöriatik artritlilerin özelliklerinin diğer psöriatik karĢılaĢtırılması
Olgu Sayısı
YaĢ
Aile Öyküsü
PsA Süresi (yıl)
PS Süresi (yıl)
PS-PsA Arası Süre (yıl)
Saçlı Deride PS
Yaygın PS
Sigara Ġçimi
Alkol Ġçimi
Poliartiküler
67
54,1±13,7
10 (%14,9)
6,6±4,0
18,7±10,8
12,0±10,6
28 (%41,8)
28 (%41,8)
39 (%58,2)
17 (%25,3)
PsA: Psöriatik Artrit, PS: Psöriazis.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
31
Diğer Gruplar
105
46,1±12,9
24 (%22,9)
5,1±3,4
15,1±9,5
9,9±8,7
56 (%53,3)
26 (%24,8)
70 (%66,6)
40 (%38,0)
p
<0,001**
0,21*
0,010**
0,027**
0,17**
0,47*
0,53*
0,59*
0,67*
Poliartiküler hastalar ile diğer PsA‟lılar tedavi açısından karşılaştırıldığında,
poliartiküler grupta steroid, leflunomid ve sülfasalazin kullanımı diğer gruba göre anlamlı
olarak yüksek saptandı (p değerleri 0,036; 0,035 ve 0,024). Poliartiküler tip ile diğer PsA‟lı
hastaların kullanmış oldukları tedaviler Tablo 22‟de gösterilmiştir.
Tablo 22. Poliartritli psöriatik artritli hastaların tedavilerinin diğer psöriatik artritli
hastalarla karĢılaĢtırılması
Olgu Sayısı
NSAĠĠ
Kortikosteroid
Metotrexat
Sülfasalazin
Leflunomid
TNF Blokeri
Poliartiküler
67)
66 (%98,5)
31 (%46,3)
52 (%77,6)
19 (%28,4)
5 (%7,5)
9 (%13,4)
Diğer Gruplar
105
102 (%97,1)
32 (%30,5)
73 (%69,5)
15 (%14,3)
1 (%1,0)
11 (%10,5)
p
0,56
0,036
0,24
0,024
0,035
0,55
NSAĠĠ: Nonsteroid Antiinflamatuvar İlaç, TNF: Tümör Nekrozis Faktör.
*
Ki-kare testi.
Poliartiküler tutulum ile diğer gruplar hassas ve şiş eklem sayısı açısından
karşılaştırıldığında gruplar arasında istatistiksel anlamlılık saptandı. Poliartiküler grupta
hassas eklem sayısı (15,1±9,8‟e karşın 4,1±4,3) ve şiş eklem sayısı (6,1±4,8‟e karşın 1,5±2,1)
diğer PsA‟lılara göre daha fazla bulundu (p değerleri <0,001). El grafisinde erozif değişiklik
oranı da poliartiküler grupta (%14,9) diğer PsA‟lılara göre (%3,8) anlamlı yüksek bulundu
(p=0,009). Her iki grubun verilerinin karşılaştırılması Tablo 23‟te görülmektedir.
Tablo 23. Poliartiküler hastalar ile diğer hastaların eklem ve cilt tutulum Ģiddeti ile
radyografik bulguların karĢılaĢtırılması
Olgu Sayısı
PASĠ Skoru
Hassas Eklem Sayısı
ġiĢ Eklem Sayısı
Üveit
Tırnak DeğiĢikliği
Kalem Hokka Bulgusu
El Grafisi DeğiĢikliği
Poliartiküler
67
8,6±7,5
15,1±9,8
6,1±4,8
2 (%3,0)
27 (%40,3)
3 (%4,5)
10 (%14,9)
PASĠ: Psöriazis area severity index.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
32
Diğer Gruplar
105
5,2±5,6
4,1±4,3
1,5±2,1
7 (%6,7)
48 (%45,7)
1 (%1,0)
4 (%3,8)
p
0,14**
<0,001**
<0,001**
0,53*
0,43*
0,32*
0,009*
Poliartiküler tutulum ile diğer gruplar karşılaştırıldığında hemoglobin (12,3±1,7
mg/dl) değerlerinin poliartiküler tipte daha düşük olduğu görüldü (p=0,019). Trombosit
(332253±89182/mm3), ESH (52,0±37,9 mm/h) ve CRP (3,4±5,8 mg/dl) değerleri poliartiküler
tipte diğer gruplara göre daha yüksek saptandı (sırasıyla p=0,015; p<0,000; p=0,033).
Poliartiküler tip ile diğer gruplar arasında lökosit, ürik asit ve kreatinin değerlerinde
anlamlılık saptanmadı. Poliartrit grubunda anti-CCP pozitifliğinin diğer gruba göre anlamlı
olarak artmıştır (p=0,002). Poliartiküler grupta RF pozitifliği diğer gruplara göre daha fazla
olmakla beraber anlamlılık saptanmadı (p=0,15). Tablo 24‟te laboratuvar bulguları
görülmektedir.
Tablo 24. Poliartiküler hastalar ile diğer hasta gruplarının laboratuvar değerlerinin
karĢılaĢtırılması
Poliartiküler
Diğer Gruplar
p
67
105
-
Hemoglobin (gr/dl)
12,3±1,7
12,8±1,3
0,019**
Trombosit (mm³’de)
332253±89182
299028±81232
0,015**
52,0±37,9
32,3±25,3
0,000**
CRP (mg/dl)
3,4±5,8
1,8±2,8
0,033**
Ürik Asit (mg/dl)
4,8±1,5
4,4±1,6
0,30**
RF
8 (%11,9)
6 (%5,7)
0,15*
Anti-CCP
11 (%16,4)
3 (%2,8)
0,002*
Olgu Sayısı
Sedimentasyon (mm/saat)
CRP: C-reaktif protein, RF: Romatoid Faktör, Anti CCP: Anti-Cyclic Citrullinated Peptide.
*
Ki-kare testi, **eşlenmemiş t testi.
Distal Ġnterfalangeal Eklem Tutulumlu Hastaların Özelliklerinin Diğer Psöriatik
Artritlilerle KarĢılaĢtırılması
Distal interfalangeal eklem tutulumlu grupta diğer gruplara göre CRP (0,7±0,6‟ya
karşın
2,7±0,6
mg/dl),
ESH
(23,7±14,0‟e
karşın
42,05±33,2
mm/h),
trombosit
(261578±56775‟e karşın 318228±86757 mm³) daha düşük saptandı (p değerleri <0,001). DİF
eklem tutulumlu grupta hemoglobin (13,4±1,1‟e karşın 12,5±1,5 gr/dl) daha yüksek saptandı
(p=0,006). DİF eklemi tutulumlu hastalar ile diğer gruplar arasında yaş, sigara ve alkol
kullanma oranı, psöriazis tipi, hassas ve şiş eklem sayısı, PASİ skoru, radyolojik bulgular ve
kullanılan ilaçlar arasında farklılık saptanmadı.
33
Oligoartritli
Hastaların
Özelliklerinin
Diğer
Psöriatik
Artritlilerle
KarĢılaĢtırılması
Oligoartiküler grup PsA'lılar ile diğer PsA'lılar karşılaştırıldığında bu grupta ortalama
yaş (42,6±12,8‟e karşın 51,7±13,3 yıl) anlamlı küçük, psöriazis süresi (14,1±8,8‟e karşın
17,5±10,5 yıl) anlamlı olarak daha kısa olduğu gözlendi (p‟ler <0,001 ve 0,041). Ayrıca
oligoartrit grubunda anti-CCP pozitifliği saptanmazken diğer olgularda anlamlı oranda yüksek
(%10,4) anti-CCP pozitifliği vardı (p=0,02). Oligoartiküler tutulum ile diğer grupların
ortalamaları karşılaştırıldığında hassas ve şiş eklem sayısında anlamlılık saptandı. Hassas
(3,6±3,2) ve şiş (1,4±1,5) eklem sayıları da diğer gruplara göre anlamlı olarak düşük saptandı
(p‟ler <0,001).
Oligoartiküler tip ile diğer gruplar arasında ilaç kullanımı açısından anlamlılık
saptanmadı. Oligoartiküler tipte hemoglobin, hematokrit, lökosit, trombosit, ESH, CRP, ürik
asit ve kreatinin değerleri diğer grupların ortalamasına göre düşük olmakla beraber anlamlılık
saptanmadı.
Psöriatik Artritli Hastalarda Hastalık Süresi, Cilt ve Eklem Tutulum ġiddeti
Bulgularının Korelasyonu
Korelasyon analizi yapıldığında PsA‟lılar arasında hassas eklem sayısının yaş (r=0,24,
p=0,002), psöriazis süresi (r=0,35, p<0,001), PsA süresi (r=0,15 ve p=0,042), trombosit sayısı
(r=0,20 ve p=0,07), sedimentasyon (r=0,032 ve p<0,001) ve CRP (r=0,3 ve p<0,001) ile
pozitif korele olduğu, hemoglobin düzeyi ile ise negatif korele olduğu gözlendi (r=-0,25 ve
p=0,001). Şiş eklem sayısı ise yaş (r=0,21 ve p=0,006), psöriazis süresi (r=0,20 ve p=0,01),
hassas eklem sayısı (r=0,92 ve p=0,000), trombosit (r=0,155 ve p=0,042), sedimentasyon
(r=0,242,p=0,001) ve CRP (r=0,169 ve p=0,026) ile pozitif korele olduğu; hemoglobin (r=0,255 ve p=0,001) ve hematokrit (r=-0,201 ve p=0,008) ile negatif korele olduğu gözlendi.
Eritrosid sedimentasyon hızı ile PASİ skoru arasında da korelasyon (r=0,39 ve
p=0,013) saptandı. Cilt, eklem tutulum şiddeti ve laboratuvar bulgularının korelasyon ilişkisi
Tablo 25‟te görülmektedir.
34
Tablo 25. Psöriatik artritli hastalarda hastalık süresi, cilt ve eklem tutulum Ģiddeti
bulgularının korelasyonu
YaĢ
PS
PASĠ
PsA
Hassas
ġiĢ Eklem
Süresi
Skoru
Süresi
Eklem
Sayısı
Sayısı
PS Süresi
,315
,000
PASĠ Skoru
-,080
,124
,618
,441
,252
,352
,091
,001
,000
,573
Hassas Eklem
,235
,185
,195
,155
Sayısı
,002
,017
,222
,042
ġiĢ Eklem
,210
,200
,130
,113
,920
Sayısı
,006
,010
,418
,139
,000
Hemoglobin
-,195
-,126
,240
-,128
-,254
-,255
,010
,105
,130
,095
,001
,001
,185
,073
,135
,133
,205
,155
,015
,352
,401
,082
,007
,042
,240
,131
,385
,128
,317
,242
,002
,091
,013
,093
,000
,001
,176
,018
,204
,071
,298
,169
,021
,822
,200
,358
,000
,026
PsA Süresi
Trombosit
Sedimentasyon
CRP
PsA: Psöriatik Artrit, PS: Psöriazis, PASĠ: Psöriazis area severity index, CRP: C-reaktif protein.
Pearson korelasyon testi.
35
TARTIġMA
On yıllık süre içerisinde merkezimizde PsA tanısı alan hastaların özelliklerini
değerlendirdiğimiz çalışmamızda 172 PsA‟lı hastayı değerlendirdik. Hastalarımızda
kadın/erkek oranı 1,5 idi. Ülkemizden bildirilen bir seride benzer şekilde kadın/erkek oranının
1,3 olduğu bildirilirken Norveç kaynaklı bir seride tersine erkek/kadın oranının 1,4 olduğu
bildirilmektedir (81,82). Sonuçta kadınların bizim bölgemizde PsA gelişimine daha eğilimli
olduklarını söyleyebiliriz.
Cinsiyete göre PsA olgularımızın özelliklerini değerlendirdiğimizde PsA eklem
tutulum tipi, hassas eklem, şiş eklem sayısı, ESH, CRP gibi eklem tutulum şiddeti bulguları
yönünden her iki cinsin benzer olduğu gözlendi. Buna karşın psöriazis cilt tutulumunun
şiddetini gösteren ortalama PASİ skoru ve psöriazis ilişkili tırnak değişikliği saptanma oranını
erkeklerde daha yüksek saptadık. Sonuçta olgu grubumuzda PsA değil ama psöriazis
erkeklerde daha şiddetli seyrediyor diyebiliriz.
Çalışmamızda psöriazis başlangıcı ile PsA başlangıcı arasındaki ortalama süre ise
kadınlarda 11, erkeklerde ise 9 yıldı. Arjantin‟den bildirilen daha küçük bir seride ise bu
sürenin ortalama 13,3 yıl olduğu bildirilmektedir (83). Ülkemizden bildirilen bir çalışmada ise
PS ile PsA arasında geçen süre ortalama 8 yıl olarak bildirilmektedir (81).
Psöriatik artritli olgularımızda Moll ve Wright sınıflandırma kriterlerine (13) göre en
sık poliartiküler eklem tutulumu saptandı. Mutilan artrit saptanmazken, DİF eklem tutulumu
yaklaşık %11 olguda gözlendi. Son dönemde yayınlanan hem geniş Norveç serisinde hem de
ülkemizden bildirilen serilerde en sık eklem tutulum tipinin oligoartrit olduğu bildirilmektedir
(81,82). Bizim serimizde ise poliartrit daha fazlaydı. Türk kaynaklı seride de aslında bize
benzer oranda poliartrit vardı, ancak DİF eklem tutulumu bu seride oldukça düşüktü (81).
36
Poliartritli PsA grubumuz hem psöriazis hem de PsA süresi en uzun olan grubumuzdu. Japon
kaynaklı küçük bir seride de poliartritli hasta oranı en fazla bildirilmiştir (84). Gladman ve
ark.‟nın (37) geniş Kanada serisinde ise bize göre daha az oranda %27,8 poliartiküler hastalık
bildirilmektedir. Çalışmamızda poliartiküler grubun daha uzun izlem süresinin olması
nedeniyle poliartriti daha fazla saptamış olabiliriz. Daha önceki serilerde PsA‟da izlem süresi
arttığında tutulan eklem sayısının da arttığı bildirilmektedir (37,82). Muhtemelen özellikle
poliartrit grubumuzda izlem süresinin daha uzun olması seride genel olarak daha fazla
poliartrit saptamamıza katkıda bulunmuş olabilir.
Poliartrit grubunda sistemik steroid kullanımımız daha yüksek olmasına karşın diğer
gruplardan anlamlı farklılık gözlenmedi. Diğer dikkat çekici bir bulgumuz da MTX gibi temel
etkili ilaçların hemen hemen her PsA grubunda oldukça sık kullanılması idi. Muhtemelen
MTX cilt bulgularına da etkili olduğu için psöriazis ve PsA‟lı olgularda eklem tutulum tipi ne
olursa olsun sık kullanılan bir ilaç olduğu görülmektedir. TNF blokeri endikasyonumuz ise
%10‟lar civarındaydı. Poliartiküler tipte daha sık olmakla birlikte gruplar arasında anlamlı
farklılık saptanmadı. Genel olarak TNF blokeri endikasyonunun düşük olduğunu
söyleyebiliriz.
Son dönemde yayınlanan literatürlerde psöriazis grubunda sigara içme oranının
PsA‟lılardan düşük olduğu sigaranın PsA gelişiminde koruyucu rolü olabileceği
önerilmektedir (37). Ancak çalışmamızda gözlemlediğimiz sigara içme oranı özellikle
oligoartrit grubumuzda oldukça yüksekti ve spondilartrit ve poliartrit gruplarından anlamlı
yüksekti. Ancak poliartrit grubunda da oligoartritten düşük olmakla birlikte %58 civarında
sigara içme oranı vardı. Ayrıca çalışmamızda PsA grubu psöriazis ile karşılaştırıldığında
sigara içiminin de PsA grubunda daha fazla olduğu gözlendi. Bu nedenle sigara içmenin PsA
gelişiminden en azından bizim verilerimize göre koruyucu olamayacağını düşünüyoruz.
Ayrıca psöriazisli hastalarda PsA‟lılarla karşılaştırıldığında cilt tutulum şiddetini gösteren
PASİ skorları da farklı değildi.
Spondilartritli hastalar ayrı bir grup olarak değerlendirildiğinde bunlarda anlamlı
olmamakla birlikte tırnak değişikliği, MTX kullanımı, eritrosit sedimentasyon hızının daha
düşük olma eğiliminde olduğunu gözlemledik. Japon kaynaklı bir çalışmada ise spondilartritli
PsA grubunda PASİ skorlarının daha yüksek olması yanında hassas ve şiş eklem sayısının
artmış olduğu bildirilmektedir (84). Bizim çalışmamızda ise diğer tüm PsA‟lılarla
kıyaslandığında ise daha az hassas ve şiş eklem sayısı saptadık. Spondilartrit grubunda PASİ
skorları ise diğer grupların ortalama skoru ile benzer bulundu. Norveç kaynaklı diğer bir
çalışmada ise spondilartrit grubunun diğer PsA alt gruplarına göre daha genç olduğu ve erkek
37
sıklığının artmış olduğu bildirilmektedir (82). Çalışmamızda spondilartrit grubunun yaş
ortalaması ve kadın/erkek oranı diğer gruplardan belirgin farklı bulunmadı. Spondilartrit
grubunda aynı zamanda ESH daha düşük ve MTX kullanımları da daha az olma
eğilimindeydi. Norveç çalışmasında da benzer şekilde spondilartrit alt grubunda uzun etkili
ilaç kullanımının daha az olma eğiliminde olduğu bildirilmektedir (82). Spondilartritli PsA
grubumuzda dikkat çekici bir bulgumuz bu grupta anlamlı olarak artmış üveit sıklığının
artmış olması idi. Sonuçlarımıza göre spondilartrit grubu PsA‟in bir alt grubu olmasına karşın
bu hastaların takip ve tedavisinde bu grubu ayrı olarak değerlendirmek gereklidir. Özellikle
üveit yönünden bu hastalara takipte dikkat edilmesi büyük önem taşır.
Poliartiküler grubu PsA‟lılar diğer tüm PsA‟lılarla karşılaştırıldığında ise poliartiküler
grubunun yaş ortalamasının, psöriazis ve PsA süresinin anlamlı daha uzun olduğu gözlendi.
PsA‟da poliartrit gelişiminin özellikle zamanla ilişkili olduğu zaman geçtikçe arttığı
bildirilmektedir (34). Sonuçta hastalarda izlem süresi arttıkça poliartrit grubu sıklığı izlem
süresi ile orantılı olarak artmaktadır. Poliartiküler grupta diğer PsA‟lılara göre saptadığımız
diğer bir bulgu da bu grupta steroid, sülfasalazin ve leflunomid kullanımının belirgin fazla
oluşu idi. Diğer bir çalışmada da sonuçlarımıza benzer şekilde en fazla uzun etkili ilaç
kullanımının poliartiküler grupta olduğu bildirilmektedir (82). Poliartiküler grupta beklendiği
şekilde hassas, şiş eklem sayısı, ESH, CRP düzeyleri anlamlı yüksek bulundu. Ayrıca bu
grupta grafide eroziv hastalık sıklığı da anlamlı artmış bulundu. Literatürde de özellikle
poliartiküler grupta eroziv hastalık sıklığının artmış olduğu bildirilmektedir (82). Sonuçta
poliartiküler eklem tutulumlu PsA‟lı hastalarda hastalık muhtemelen daha ağır ve kemik
hasarı ile ilişkili olarak seyretmektedir. Bu grup hastaların takip ve tedavisinde bu kötü
prognostik faktörler dikkate alınmalıdır.
Poliartiküler PsA grubumuzda diğer bir bulgumuz anti-CCP pozitifliğinin bu grupta
diğer PsA‟lı olgulardan anlamlı yüksek olması idi. Bu grupta anti-CCP pozitifliğini %16,4
oranında saptadık. Yine ülkemizden bildirilen bir çalışmada simetrik poliartriti olan PsA‟lı
hastalarda anti-CCP pozitifliğinin %13 olduğu bildirilmektedir (85). Sonuçta poliartiküler
PsA için RA‟ya daha spesifik anti-CCP kullanılsa bile önemli bir hasta grubunda bu antikorun
pozitif olabileceği akılda tutulmalıdır. Bu hasta grubunda ancak PsA ile ilişkili spesfik
radyografik görünüm, entezit, daktilit veya DİF eklem tutulumu gibi PsA‟ya spesifik bulgular
bizi tanıya yönlendirebilir. RF pozitifliğini ele aldığımız zaman ise benzer sonuçlar görürüz.
RF‟nin zaten spesifikliğinin düşük olduğu bilinmektedir. Çalışmamızda poliartiküler grupta
RF pozitifliği anti-CCP‟ye göre daha düşük %11,9 olarak bulundu ve diğer PsA‟lılardan
yüksek olmakla birlikte fark anlamlı değildi. Geniş bir İtalyan çalışmasında RF pozitifliği tüm
38
PsA‟lılarda %5 olarak bildirilirken (46) Türkiye‟den bildirilen çalışmada RF pozitifliği %4,7
olarak bildirilmektedir (81). Gladman ve ark. (37) Kanada serisinde RF pozitifiliği PsA‟lı
hastalarda %9 olarak bildirilmektedir. Diğer çalışmalarda ise farklı toplumlarda RF
pozitifliğinin PsA‟lılarda %20‟lere varan oranlarda pozitif olduğu bildirilmektedir (86,87).
Distal interfalangeal eklem tutulumu PsA‟ya has ilginç bir bulgudur. İzole DİF eklem
tutulumlu hasta oranımız nisbeten fazlaydı (%11). DİF eklem grubunda sedimentasyon, CRP
gibi akut faz yanıtı parametreleri de diğer PsA‟lılardan anlamlı düşük bulundu. Bu grupta
dikkat çekici bulgumuz onikoliz, pitting gibi tırnak değişikliklerinin oldukça yüksek oranda
görülmesi idi. İlginç olarak Türkiye‟den bildirilen bir çalışmada sonuçlarımızın tersine DİF
eklem tutulumu ile tırnak bulguları ve daktilit varlığı arasında ilişki olmadığı bildirilmektedir
(81).
Oligoartiküler eklem tutulumlu grup diğer tüm PsA olguları ile karşılaştırıldığında ise
bu grupta hem psöriazis hem de PsA süresinin anlamlı kısa olduğu gözlendi. Üstte
bahsettiğimiz gibi hastalık süresi artıkça PsA‟da tutulan eklem sayısı artmaktadır ve
oligoartritlilerin daha kısa hastalık süresine sahip olmaları beklenen bir bulgudur. Diğer
önemli bir bulgumuz da oligoartrit grubunda anti-CCP pozitifliğinin hiç saptanmaması idi.
Korelasyon analizi yaptığımızda hassas ve şiş eklem sayısının psöriazis süresi ile
korele olduğunu gözlemledik. Bu da hastalık süresinin eklem sayısı tutulumuna etki eden bir
faktör olduğunu doğruluyordu. Yine hassas eklem sayısı ile de PsA süresi arasında anlamlı
ilişki gözlemledik. Aynı şekilde hassas ve şiş eklem sayısı beklendiği şekilde ESH, CRP
düzeyleri ve trombosit sayısı ile pozitif korele bulunurken, hemoglobin düzeyi ile negatif
korele bulundu.
Sonuçta çalışmamızda PsA‟lı olgularımız arasında poliartiküler eklem tutulumunu en
sık olarak saptadık. Eklem tutulum sayısı yanında eroziv hastalık sıklığının da en fazla bu
grupta olduğunu gözlemledik. Aynı zamanda poliartiküler grup; yaş, psöriazis ve PsA hastalık
süresinin en fazla olduğu gruptu. RA‟ya spesifik olmasına karşın önemli oranda poliartiküler
PsA‟lı hastada anti-CCP pozitifiliği de görülebilmektedir. Tırnak değişiklikleri DİF eklem
grubunun, üveit ise spondilit grubunun özelliği olarak görülmektedir. PsA tanısı ile izlenen
hastalarda eklem tutulum tipinin bilinmesi hastalığın prognozunu belirleme ve tedavi kararı
vermede önem taşımaktadır. Özellikle uzun dönem hastalığı olanlarda poliartrit görülme
sıklığı artmaktadır ve bu grup aynı zamanda en sık eroziv hastalık, kemik ve eklem hasarının
görüldüğü gruptur.
39
SONUÇLAR
Çalışmaya Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı,
Romatoloji Bilim Dalı‟ında CASPAR kriterlerine göre PsA tanısı ile izlenen 172 hasta (104
kadın, 68 erkek) ve kontrol grubu olarak psöriazisli 61 ardışık hasta (30 kadın, 31 erkek)
alındı. Çalışmada PsA‟lı hastaların demografik verileri, klinik bulguları, laboratuvar değerleri
ve aldıkları tedavilerle ilişkileri değerlendirildi. Çalışmada elde edilen sonuçlar aşağıda
özetlenmiştir:
1. Değerlendirilen PsA‟lı hastaların yaş ortalaması 49,3±13,7 yıl saptandı. Hastalarımızın
yaklaşık %60‟ı kadındı. Erkeklerde PASİ skoru ve psöriazis ilişkili tırnak değişikliği
daha yüksek saptandı.
2. En sık poliartiküler eklem tutulumu (%38,9) saptandı. Çalışmamızda mutilan artrit
saptanmazken, DİF eklem tutulumu yaklaşık %11 olguda gözlendi.
3. Poliartiküler grupta diğer PsA‟lılara göre yaş ortalaması, psöriazis ve PsA süresi
anlamlı daha uzun gözlendi. Poliartiküler grupta diğer PsA‟lılara göre steroid,
sülfasalazin ve leflunomid kullanımı belirgin fazla bulundu. Yine bu grupta hassas ve
şiş eklem sayısı, eritrosit sedimentasyon hızı, CRP düzeyleri ile erezyon anlamlı
yüksek bulundu.
4. Poliartiküler PsA grubumuzda anti-CCP pozitifliği diğer PsA‟lı olgulardan anlamlı
yüksek saptandı. Bu grupta RF pozitifliği anti-CCP‟ye göre daha düşük (%11,9)
olarak bulundu ve diğer PsA‟lılardan yüksek olmakla birlikte fark anlamlı değildi.
5. Spondilartritli PsA grubumuzda anlamlı olarak artmış üveit sıklığı görüldü.
40
6. İzole DİF eklem tutulumlu hasta oranımız nisbeten fazlaydı (%11). DİF eklem
grubunda eritrosit sedimentasyon hızı, CRP gibi akut faz yanıtı parametreleri de diğer
PsA‟lılardan anlamlı düşük bulundu. Onikoliz ve pitting gibi tırnak değişikliklerinin
oldukça yüksek oranda görüldü.
7. Oligoartiküler eklem tutulumlu grup diğer tüm PsA olguları ile karşılaştırıldığında ise
bu grupta hem psöriazis hem de PsA süresinin anlamlı kısa olduğu gözlendi. Bu
grupta anti-CCP pozitifliği hiç saptanmazken sigara içme oranı oldukça yüksekti
(%80,8) ve spondilartrit ile poliartrit gruplarından anlamlı yüksek saptandı.
8. Korelasyon analizi yaptığımızda hassas ve şiş eklem sayısının psöriazis süresi ile
korele olduğunu gözlemledik. Hassas eklem sayısı ile de PsA süresi arasında anlamlı
ilişki gözlemledik. Hassas ve şiş eklem sayısı ESH, CRP düzeyleri ve trombosit sayısı
ile pozitif korele bulunurken, hemoglobin düzeyi ile negatif korele bulundu.
41
ÖZET
Psöriatik artrit eklem destrüksiyonu ile giden, genellikle romatoid faktörün negatif
olduğu, psöriazis ile ilişkili inflamatuvar bir artrittir. Klinikte distal interfalangal eklem
tutulumu, asimetrik oligoartrit, daktilit, entezit ve spondilartrit şeklinde tutulum görülebilir.
Psöriatik
artrit
bu
özelliklerinden
dolayı
seronegatif
spondilartritler
içerisinde
sınıflandırılmaktadır. Psöriatik artrit prevalansı %0,04-0,1 arasında değişmektedir. Hastalığın
nedeni tam olarak bilinmemekle beraber genetik, immünolojik ve çevresel faktörlerin hastalık
patogenezinde rol oynadığı düşünülmektedir. Psöriatik artrite özgül bir laboratuvar testi
yoktur. Tedavide nonsteroidler, hastalık modifiye edici ilaçlar, kortikosteroidler ve biyolojik
ajanlar kullanılmaktadır. Çalışmamızda merkezimizde psöriatik artrit tanısıyla izlenen
hastaların eklem tutulum tipleri ve klinik özellikleri değerlendirilecek ve eklem hasarının
ilişkili olduğu faktörler belirlenmeye çalışılacaktır.
Çalışmamız Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, Romatoloji Bilim Dalı Polikliniğine
2000-2011 tarihleri arasında başvuran ve psöriatik artrit kriterlerini dolduran 172 hasta ile
Dermatoloji polikliniğinden 61 ardışık psöriazis hastası alındı. Hasta dosyalarından
demografik özellikler, psöriazis tipi ve süresi, psöriatik artrit tipi ve süresi, hassas ve şiş
eklem sayısı, tedavi için kullanılan ilaçlar, grafilerden eklem hasarı, laboratuvar değerleri
kaydedildi. Hastalar kadın ve erkek ile eklem tutulum tiplerine göre ayrılarak klinik özellikler,
laboratuvar bulguları ve kullanılan tedaviler açısından karşılaştırıldı.
Çalışmamızda psöriartik artritli olgularımız arasında poliartiküler eklem tutulumunu
en sık olarak saptadık. Aynı zamanda poliartiküler grupta; yaş, psöriazis ve psöriartik artrit
hastalık süresi, eklem tutulum sayısı, erozif hastalık daha fazla saptandı. Önemli oranda
poliartiküler psöriartik artritli hastada antisitrüline siklik peptit pozitifiliği görüldü. Kullanılan
42
ilaçlar açısından gruplar arasında belirgin fark saptanmadı. Tırnak değişiklikleri distal
interfalangeal grubunun üveit ise spondilit grubunun özelliği olarak görülmektedir.
Psöriartik artrit tanısı ile izlenen hastalarda eklem tutulum tipinin bilinmesi hastalığın
prognozunu belirleme ve tedavi kararı vermede önem taşımaktadır. Özellikle uzun dönem
hastalığı olanlarda poliartrit görülme sıklığı artmaktadır ve bu grup aynı zamanda en sık
eroziv hastalık, kemik ve eklem hasarının görüldüğü gruptur.
Anahtar
kelimeler:
Psöriatik
artrit,
spondilartrit.
43
psöriazis,
poliartiküler,
oligoartiküler,
CLINICAL FEATURES AND TYPES OF ARTICULAR INVOLVEMENT
IN PATIENTS WITH PSORIATIC ARTHRITIS
SUMMARY
Psoriatic arthritis is an inflammatory arthritis associated with psoriasis, which is
characterized with joint destruction, and generally a negative rheumatoid factor. Clinically,
there might be distal interphalangeal joint involvement, asymmetric oligoarthritis, dactylitis,
enthesitis and spondyloarthritis. Psoriatic arthritis is classified within the sernegative
spondyloarthritides because of these features. The prevalence of psoriatic arthritis varies
between 0.04-0.1%. Although the cause of the disease is not known exactly, it is speculated
that genetic, immunologic and environmental factors play a role in disease pathogenesis.
There is no laboratory test specific for psoriatic arthritis. Nonsteroids, disease-modifying
drugs, corticosteroids and biologic agents are used in therapy. In our study, we aim to
evaluate types of joint involvement in psoriatic arthritis patients followed up at our center,
assess their clinical features and determine factors which are associated with joint damage.
In our study, we included 172 patients who were admitted to Trakya University
Medical Faculty, Rheumatology Outpatient Clinic between 2000-2011 and who fulfilled
criteria for psoriatic arthritis, and 61 psoriasis patients being followed up at Dermatology
Outpatient Clinic. The demographic features, type and duration of psoriasis, type and duration
of psoriatic arthritis, number of tender and swollen joints, drugs used for therapy, extent of
joint damage in X-rays, laboratory values were obtained from hospital files. The patients were
44
divided as males and females and according to types of joint involvement; and their clinical
features, laboratory findings, and therapies were compared.
In our study, polyarticular joint involvement was the most frequent type in our
psoriatic arthritis patients. In addition, the polyarticular group was older, durations of
psoriasis and psoriatic arthritis were longer, they had more involved joints, and more frequent
erosive disease. A significant ratio of polyarticular psoriatic arthritis patients had
anticitrullinated cyclic peptide positivity. The groups were not different in the drugs they were
using. Nail changes seem to be a feature of distal interphalangeal group, uveitis seem to be a
feature of spondylitis group.
Knowledge about the type of joint involvement in psoriatic arthritis is important to
determine prognosis and to give treatment decisions. The frequency of polyarthritis is higher
in patients with long-term disease and this is the group with most common erosive disease,
bone and joint damage.
Key words: Psoriatic arthritis, psoriasis, polyarthritis, oligoarthritis, spondyloarthritis.
45
KAYNAKLAR
1. Wright V, Moll JM. Psoriatic arthritis. In: Wright V, Moll JM (Eds.). Seronegative
polyarthritis. Amsterdam: North Holland Publishing CO;1976. p.169-235.
2. Gladman DD. Psoriatic arthritis. In: Harris E, Budd R, Freistein G (Eds.). Kelly‟s
Textbook of Rheumatology. 7th ed. Philadelphia: Elsevier Saunders;2005. p.1156-64.
3. Antoni CE. Psoriatic arthritis: etiology and pathogenesis. In: Hochberg MC, Silman AJ,
Smolen JS, Weinblat ME, Weisman MH (Eds.). Rheumatology. 4th ed. Philadelphia:
Elsevier Limited;2008. p.1177-82.
4. Kabasakal Y. Spondilartritler. Gümüşdiş G. (Editör). Klinik Romatoloji‟de. İstanbul:
Deniz Matbaası;1999. s.441-67.
5. Erdem HR. Psöriatik artritin klinik özellikleri. Turkish J Rheum 2000;15(1):31-8.
6. Scarpa R, Oriente P, Pucino A, Torella M, Vignone L, Riccio A, et al. Psoriatic arthritis
in psoriatic patients. Br J Rheumatol 1984;23(4):246-50.
7. Little H, Harvie JN, Lester RS. Psoriatic arthritis in severe psoriasis. Can Med Assoc J
1975;112(3):317-9.
8. Lomholt G. Prevelance of skin disease in a population; a census study from the Faroe
Islands. Dan Med Bull 1964;11:1-7.
9. Kaipiaine S. Incidence of psoriatic arthritis in Finland. Br J Rheumatol 1996;35(12):1289
-91.
10. Köseoğlu HK, Yücel EA. Psöriatik artrit. T Klin İmmünol Romatol 2004;4(1):44-53.
11. Creamer D, Jaggar R, Allen M, Bicknell R, Barker J. Overexpression of the angiogenic
factor platelet-derived endothelial cell growth factor/thymidine phosphorylase in psoriatic
epidermis. Br J Dermatol 1997;137(6):851-5.
46
12. Bruce IN. Psoriatic Arthritis: Clinical Features. In: Hochberg MC, Silman AJ, Smolen JS,
Weinblat ME, Weisman MH (Eds.). Rheumatology. 4th ed. Philadelphia: Elsevier
Limited; 2008 .p.1165-76.
13. Moll JM, Wright V. Psoriatic arthritis. Semin Arthritis Rheum 1973;3(1):55-78.
14. Wright V. Rheumatism and psoriasis: a re-evaluation. Am J Med 1959;27:454-62.
15. Hellgren L. Association between rheumatoid arthritis and psoriasis in total populations.
Acta Rheumatol Scand 1969;15(4):316-26.
16. Harrison BJ, Silman AJ, Barrett EM, Scott DG, Symmons DP. Presence of psoriasis does
not influence the presentation or short-term outcome of patients with early inflammatory
polyarthritis. J Rheumatol 1997;24(9):1744-9.
17. Shbeeb M, Uramoto KM, Gibson LE, O'Fallon WM, Gabriel SE. The epidemiology of
psoriatic arthritis in Olmsted County, Minnesota, USA, 1982-1991. J Rheumatol
2000;27(5):1247-50.
18. Moll JM, Wright V. Familial occurrence of psoriatic arthritis. Ann Rheum Dis
1973;32(3):181-201.
19. Van Steensel MA, Steijlen PM. Genetics of psoriasis. Clin Dermatol 1997;15(5):669-75.
20. Taurog JD. Spondiloartritler (çeviri: M. Çınar, A. Dinç). Soy M (Editör). Harrison
Romatoloji‟de. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri;2007. s.139-57.
21. Eastmond CJ. Psoriatic arthritis. Genetics and HLA antigens. Baillieres Clin Rheumatol
1994;8(2):263-76.
22. Gonzales S, Martinez-Borra J, Torre-Alonso JC, Gonzales-Roces S, Sanches del Rio J,
Rodriguez-Perez A et al. The MICA-A9 triplet repeat polymorphism in the
transmembrane region confers additional susceptibility to the development of psoriatic
arthritis and is independent of the association of Cw*0602 in psoriasis. Arthritis Rheum
1999;42(5):1010-6.
23. Thomssen H, Hoffmann B, Schank M, Elewaut D, Meyer KH, Märker E. There is no
disease-specific role for streptococci-responsive synovial T lymphocytes in the
pathogenesis of psoriatic arthritis. Med Microbiol Immunol 2000;188(4):203-7.
24. Fitzgerald O, Veale D. Psoriatic arthritis. Clin Rheum 2002;16(4):523-35.
25. Njobvu P, McGill P. Psoriatic arthritis and human immunodeficiency virus infection
in Zambia. J Rheumatol 2000;27(7):1699-702.
26. Scarpa R, Puente A, Girolamo C, Valle G, Lubrano E, Oriente P. Interplay between
environmental factors, articular involvement, and HLA-B27 in patients with psoriatic
arthritis. Ann Rheum Dis 1992;51(1):78-9.
27. Bruce IN, Silman AJ. The aetiology of psoriatic arthritis. Rheumatology (Oxford)
2001;40(4):363-6.
47
28. Sivamani RK, Correa G, Ono Y, Bowen MP, Raychaudhuri SP, Maverakis E. Biological
therapy of psoriasis. Indian J Dermatol 2010;55(2):161-70.
29. Espinoza LR, Vasey FB, Espinoza CG, Bocanegra TS, Germain BF. Vascular changes in
psoriatic synovium. A light and electron microscopic study. Arthritis Rheum
1982;25(6):677-84.
30. Kane D, Gogarty M, O'leary J, Silva I, Bermingham N, Bresnihan B, Fitzgerald O.
Reduction of synovial sublining layer inflammation and proinflammatory cytokine
expression in psoriatic arthritis treated with methotrexate. Arthritis Rheum
2004;50(10):3286-95.
31. Danning CL, Illei GG, Hitchon C, Greer MR, Boumpas DT, McInnes IB. Macrophagederived cytokine and nuclear factor kappaB p65 expression in synovial membrane and
skin of patients with psoriatic arthritis. Arthritis Rheum 2000;43(6):1244-56.
32. Mease PJ, Goffe BS, Metz J, Vander SA, Finck B, Burge DJ. Etanercept in the treatment
of psoriatic arthritis and psoriasis: a randomised trial. Lancet 2000;356(9227):385-90.
33. Antoni C, Dechant C, Hanns PD, Wendler J, Ogilvie A, Lueftl M, et al. Open-label study
of infliximab treatment for psoriatic arthritis: clinical and magnetic resonance imaging
measurements of reduction of inflammation. Arthritis Rheum 2002;47(5):506-12.
34. Taylor W, Gladman D, Helliwell P, Marchesoni A, Mease P, Mielants H et al.
Classification criteria for Psoriatic Arthritis: development of new criteria from a large
international study. Arthritis Rheum 2006;54(8):2665-73.
35. Jones SM, Armas JB, Cohen MG, Lovell CR, Evison G, McHugh NJ. Psoriatic arthritis:
outcome of disease subsets and relationship of joint disease to nail and skin disease. Br J
Rheumatol 1994;33(9):834-9.
36. Van Romunde LK, Cats A, Hermans J, Valkenburg HA. A cross-sectional comparative
study of patients with "psoriatic arthritis" and seronegative and seropositive polyarthritis:
clinical aspects. Rheumatol Int 1984;4(2):61-5.
37. Gladman DD, Shuckett R, Russell ML, Thorne JC, Schachter RK. Psoriatic arthritis
(PSA)-an analysis of 220 patients. Q J Med 1987;62(238):127-41.
38. Helliwell PS. Relationship of psoriatic arthritis with the other spondyloarthropathies.
Curr Opin Rheumatol 2004;16(4):344-9.
39. Ritchlin CT, Haas-Smith SA, Li P, Hicks DG, Schwarz EM. Mechanisms of TNF-alpha
and RANKL-mediated osteoclastogenesis and bone resorption in psoriatic arthritis. J Clin
Invest 2003;111(6):821-31.
40. Veale D, Rogers S, Fitzgerald O. Classification of clinical subsets in psoriatic arthritis.Br
J Rheumatol 1994;33(2):133-8.
41. Torre JC, Rodriguez PA, Arribas JM, Ballina GJ, Riestra JL, Lopez LC. Psoriatic arthritis
(PA): a clinical, immunological and radiological study of 180 patients. Br J
Rheumatol 1991;30(4):245-50.
48
42. Jenkinson T, Armas J, Evison G, Cohen M, Lovell C, McHugh NJ. The cervical spine in
psoriatic arthritis: a clinical and radiological study. Br J Rheumatol 1994;33(3):255-9.
43. Salvarani C, Macchioni P, Cremonesi T, Mantovani W, Battistel B, Rossi F, et al. The
cervical spine in patients with psoriatic arthritis: a clinical, radiological and
immunogenetic study. Ann Rheum Dis 1992;51(1):73-7.
44. Brockbank JE, Stein M, Schentag CT, Gladman DD. Dactylitis in psoriatic arthritis: a
marker for disease severity? Ann Rheum Dis 2005;64(2):188-90.
45. Olivieri I, Barozzi L, Favaro L, Pierro A, de Matteis M, Borghi C, et al. Dactylitis in
patients with seronegative spondylarthropathy. Assessment by ultrasonography and
magnetic resonance imaging. Arthritis Rheum 1996;39(9):1524-8.
46. McGonagle D, Gibbon W, Emery P. Classification of inflammatory arthritis by
enthesitis. Lancet 1998;352(9134):1137-40.
47. Cantini F, Salvarani C, Olivieri I, Macchioni L, Niccoli L, Padula A, et al. Distal
extremity swelling with pitting edema in psoriatic arthritis: a case-control study. Clin Exp
Rheumatol 2001;19(3):291-6.
48. Mulherin DM, Fitz GO, Bresnihan B. Lymphedema of the upper limb in patients with
psoriatic arthritis. Semin Arthritis Rheum 1993;22(5):350-6.
49. Helliwell P, Marchesoni A, Peters M, Barker M, Wright V. A re-evaluation of the
osteoarticular manifestations of psoriasis. Br J Rheumatol 1991;30(5):339-45.
50. Goupille P, Laulan J, Védère V, Kaplan G, Valat JP. Psoriatic onycho-periostitis. Report
of three cases. Scand J Rheumatol 1995;24(1):53-4.
51. Stern RS. The epidemiology of joint complaints in patients with psoriasis. J
Rheumatol 1985;12(2):315-20.
52. Cohen MR, Reda DJ, Clegg DO. Baseline relationships between psoriasis and psoriatic
arthritis: analysis of 221 patients with active psoriatic arthritis. J Rheumatol
1999;26(8):1752-6.
53. Gladman DD. Psoriatic arthritis. Curr Opin Rheumatol 1990;2(4):577-81.
54. Korendowych E, Owen P, Ravindran J, Carmichael C, McHugh N. The clinical and
genetic associations of anti-cyclic citrullinated peptide antibodies in psoriatic arthritis.
Rheumatology (Oxford). 2005;44(8):1056-60.
55. Harrison BJ, Silman AJ, Barrett EM, Scott DG, Symmons DP. Presence of psoriasis does
not influence the presentation or short-term outcome of patients with early inflammatory
polyarthritis. J Rheumatol 1997;24(9):1744-9.
56. Helliwell PS, Hickling P, Wright V. Do the radiological changes of classic ankylosing
spondylitis differ from the changes found in the spondylitis associated with inflammatory
bowel disease, psoriasis, and reactive arthritis? Ann Rheum Dis 1998;57(3):135-40.
49
57. Gladman DD, Farewell VT, Nadeau C. Clinical indicators of progression in psoriatic
arthritis: multivariate relative risk model. J Rheumatol 1995;22(4):675-9.
58. Ali Y, Tom BD, Schentag CT, Farewell VT, Gladman DD. Improved survival in psoriatic
arthritis with calendar time. Arthritis Rheum 2007;56(8):2708-14.
59. Gladman DD, Farewell VT, Wong K, Husted J. Mortality studies in psoriatic arthritis:
results from a single outpatient center. II. Prognostic indicators for death. Arthritis
Rheum 1998;41(6):1103-10.
60. Kane D, Stafford L, Bresnihan B, Fitz GO. A prospective, clinical and radiological study
of early psoriatic arthritis: an early synovitis clinic experience. Rheumatology (Oxford).
2003;42(12):1460-8.
61. Baeten D, Kruithof E, De Rycke L, Vandooren B, Wyns B, Boullart L, et al. Diagnostic
classification of spondylarthropathy and rheumatoid arthritis by synovial histopathology:
a prospective study in 154 consecutive patients. Arthritis Rheum 2004;50(9):2931-41.
62. Nash P, Clegg DO. Psoriatic arthritis therapy: NSAIDs and traditional DMARDs.Ann
Rheum Dis 2005;64 Suppl 2:ii74-7.
63. Ashcroft DM, Wan Po AL, Williams HC, Griffiths CE. Clinical measures of disease
severity and outcome in psoriasis: a critical appraisal of their quality. Br J
Dermatol 1999;141(2):185-91.
64. Reddy SM, Bingham CO. Outcome measures in psoriatic arthritis clinical trials. Curr
Rheumatol Rep 2005;7(4):299-305.
65. Taylor WJ, Harrison AA. Could the Bath Ankylosing Spondylitis Disease Activity Index
(BASDAI) be a valid measure of disease activity in patients with psoriatic arthritis?
Arthritis Rheum 2004;51(3):311-5.
66. Antoni CE, Kavanaugh A, Kirkham B, Tutuncu Z, Burmester GR, Schneider U, et al.
Sustained benefits of infliximab therapy for dermatologic and articular manifestations of
psoriatic arthritis: results from the infliximab multinational psoriatic arthritis controlled
trial (IMPACT). Arthritis Rheum 2005;52(4):1227-36.
67. Olivieri I, Salvarani C, Cantini F, Scarano E, Padula A, Niccoli L, et al. Fast spin echoT2-weighted sequences with fat saturation in dactylitis of spondylarthritis. No evidence
of entheseal involvement of the flexor digitorum tendons. Arthritis
Rheum 2002;46(11):2964-7.
68. Soriano ER, McHugh NJ. Therapies for peripheral joint disease in psoriatic arthritis. A
systematic review. J Rheumatol 2006;33(7):1422-30.
69. Mease PJ. Psoriatic arthritis assessment and treatment update. Curr Opin Rheumatol
2009;21(4):348–55.
70. Jones G, Crotty M, Brooks P. Psoriatic arthritis: a quantitative overview of therapeutic
options. Br J Rheumatol 1997;36(1):95-9.
50
71. Fraser AD, van Kuijk AW, Westhovens R, Karim Z, Wakefield R, Gerards AH, et al. A
randomised, double blind, placebo controlled, multicentre trial of combination therapy
with methotrexate plus ciclosporin in patients with active psoriatic arthritis. Ann Rheum
Dis 2005;64(6):859-64.
72. Kaltwasser JP, Nash P, Gladman D, Rosen CF, Behrens F, Jones P, et al. Efficacy and
safety of leflunomide in the treatment of psoriatic arthritis and psoriasis: a multinational,
double-blind, randomized, placebo-controlled clinical trial. Arthritis Rheum 2004;50(6):
1939-50.
73. Mease PJ, Gladman DD, Ritchlin CT, Ruderman EM, Steinfeld SD, Choy EH, et al.
Adalimumab for the treatment of patients with moderately to severely active psoriatic
arthritis: results of a double-blind, randomized, placebo-controlled trial. Arthritis
Rheum 2005;52(10):3279-89.
74. Van der Heijde D, Kavanaugh A, Gladman DD, Antoni C, Krueger GG, Guzzo C, et al.
Infliximab inhibits progression of radiographic damage in patients with active psoriatic
arthritis through one year of treatment. Arthritis Rheum 2007;56(8):2698-707.
75. Krueger GG, Papp KA, Stough DB, Loven KH, Gulliver WP, Ellis CN. A randomized,
double-blind, placebo-controlled phase III study evaluating efficacy and tolerability of 2
courses of alefacept in patients with chronic plaque psoriasis. J Am Acad Dermatol
2002;47(6):821-33.
76. Sarkar S, Fox DA. Regulatory T cells in rheumatoid arthritis. Curr Rheumatol
Rep 2008;10(5):405-12.
77. Kimball AB, Gordon KB, Langley RG, Menter A, Chartash EK, Valdes J. ABT-874
Psoriasis Study Investigators Safety and efficacy of ABT-874, a fully human interleukin
12/23 monoclonal antibody, in the treatment of moderate to severe chronic plaque
psoriasis: results of a randomized, placebo-controlled, phase 2 trial. Arch Dermatol
2008;144(2):200-7.
78. Smolen JS, Beaulieu A, Rubbert-Roth A, Ramos-Remus C, Rovensky J, Alecock E, et al.
Effect of interleukin-6 receptor inhibition with tocilizumab in patients with rheumatoid
arthritis (OPTION study): a double-blind, placebo-controlled, randomised trial. Lancet
2008;371(9617):987-97.
79. Kremer JM, Bloom BJ, Breedveld FC, Coombs JH, Fletcher MP, Gruben D, et al. The
safety and efficacy of a JAK inhibitor in patients with active rheumatoid arthritis: Results
of a double-blind, placebo-controlled phase IIa trial of three dosage levels of CP-690,550
versus placebo. Arthritis Rheum 2009;60(7):1895-905.
80. Cohen SB, Dore RK, Lane NE, Ory PA, Peterfy CG, Sharp JT, et al. Denosumab
Rheumatoid Arthritis Study Group. Denosumab treatment effects on structural damage,
bone mineral density, and bone turnover in rheumatoid arthritis: a twelve-month,
multicenter, randomized, double-blind, placebo-controlled, phase II clinical trial. Arthritis
Rheum 2008;58(5):1299-309.
51
81. Gunal EK, Kamali S, Gul A, Ocal L, Konice M, Aral O, et al. Clinical evaluation and
comparison of different criteria for classification in Turkish patients with psoriatic
arthritis. Rheumatol Int 2009;29(4):365-70.
82. Nossent JC, Gran JT. Epidemiological and clinical characteristics of psoriatic arthritis in
northern Norway. Scand J Rheumatol 2009;38(4):251-5.
83. Soriano ER, Rosa J, Velozo E, Schpilberg M, Imamura PM, Diaz J, et al. Incidence and
prevalence of psoriatic arthritis in Buenos Aires, Argentina: a 6-year health management
organization-based study. Rheumatology (Oxford) 2011;50(4):729-34.
84. Maejima H, Taniguchi T, Watarai A, Aki R, Katsuoka K. Analysis of clinical,
radiological and laboratory variables in psoriatic arthritis with 25 Japanese patients. J
Dermatol 2010;37(7):647-56.
85. Inanc N, Dalkilic E, Kamali S, Kasapoglu-Günal E, Elbir Y, Direskeneli H, et al. AntiCCP antibodies in rheumatoid arthritis and psoriatic arthritis. Clin Rheumatol
2007;26(1):17-23
86. Chandran V, Schentag CT, Gladman DD. Sensitivity of the classification of psoriatic
arthritis criteria in early psoriatic arthritis. Arthritis Rheum 2007;57:1560–3.
87. Helliwell PS, Porter G, Taylor WJ. Polyarticular psoriatic arthritis is more like
oligoarticular psoriatic arthritis, than rheumatoid arthritis. Ann Rheum Dis 2007;66:113–
17.
52
EKLER
53
Ek 1
54
Download