VI. Bölüm Sinir Sistemi - Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri

advertisement
Sinir Sistemi
• Genel Bakış
Sinir Sistemi
Bu bölümde insan sinir sisteminin genel özellikleri ve organizasyonu üzerinde
durulacaktır.
Sinir sisteminin gelişiminde, embriyodaki basit nöro-öncesi hücreler giderek farklılaşır
ve sinir sistemini oluşturur.
Gelişmekte olan sinir sisteminin bir kılavuz olarak alınması, yetişkin sinir sisteminin daha
anlaşılır hale getirir.
2
Sinir Sistemi
• Giriş
Goethe ve diğer modern düşünürlerin de belirttiği gibi,
sonuncul nedenleri araştırmak bir anlam ifade etmez.
Araştırılması gereken “Nasıl” ve “Neden” sorularıdır.
Binlerce ve hatta belki de milyonlarca yıldır zihnimizin doğayı
sorgulama biçimi çıkarcı ve bencil amaçlar için olmuştur.
Ancak bu bizim dünyaya bir bütün olarak bakma biçimizi
değiştiremez. Unutmamalıyız ki, biyolojik bilimlerde
“nasıl” a ulaşmak için . . . bilebildiklerimizi öğrenme
merakı içindekilere iletmek bir zorunluluktur.
Ramón Cajal, 1937
Santiago Ramón Cajal
Sinir sistemindek, sinir hücrelerinin yapısı ve
bağlantılarıyla ilgili çalışmalarıyla 1906’da Nobel
Ödülü aldı
3
Sinir Sistemi
• Giriş
Nöroanatomi bazen, kuru, verimsiz, sonugelmez bir bilgi
istifinden başka bir şey olmadığı, metodolojik açıdan bu
istifleme amacına uygun, ama zihinsel maceraya uygun
olmayan, bir alan olarak görülür.
Ancak, hiç bir şey gerçeğe bundan daha uzak olamaz!
Sinir sisteminin yapısını inceleyen nöroanatomi, davranışın
biyolojik özünün anlaşılması için bir temel oluşturur.
Beyindeki yapıları anlamadan, beynin ileyişi ve işlevleri
hakkında belirli bir kesinlikte bir şeyler söylemek
neredeyse olanaksızdır.
Santiago Ramón Cajal
Sinir sistemindek, sinir hücrelerinin yapısı ve
bağlantılarıyla ilgili çalışmalarıyla 1906’da Nobel
Ödülü aldı
4
Sinir Sistemi
• Sinir Sisteminde Yönler
Sinir sisteminin incelenmesinde, sıklıkla, bir yapının
pozisyonunun bir diğerine göre ya da
organizmanın bütünü göz önünde
bulundurularak betimlenmesi gerekir.
Nöroanamistler bu ilişkileri dakik ve yalın bir
biçimde ifade etmeyi sağlayan özel bir sözlük
kullanırlar.
Dört-ayaklı bir hayvanda, buruna yakın bir yapı
rostral (Lat. gaga) ya da anterior olarak
betimlenir. En arkadaki yapılar ise, caudal (Lat.
kuyruk) ya da posterior olarak tarif edilir.
Hayvanın karın bölgesi ya da inferior kısmı
ventral’dir. Buna karşın, sırt kısmı hayvanın
dorsal’ı ya da superior’udur. Aynı sözcükler dörtayaklı hayvanın beyin yapılarını betimlemek için
de geçerlidir.
İnsanda, iki ayak üzerinde duran varlıklar
olduğumuz için, durum biraz farklıdır.
Anatomik yönler
5
Sinir Sistemi
• Sinir Sisteminde Yönler
Ayakta iken, beyin ve beden arasındaki lişki 90
derece dönmüş durumdadır. Örneğin, dörtayaklıdaki anterior beyin bölgeleri şimdi
yukarıya doğrudan ziyade ileriye doğru
bakmaktadır.
Anatomistler gereksiz bir karıştırmaya yol
açmamak için, tüm omurgalılardaki aynı
yapılar için aynı sözcükleri kullanırlar.
Dolayısıyla, ayaktaki bir kimse için, başın üst
kısmı dorsal, alın kısmı rostral olarak alınır.
Hem iki- hem de dört-ayaklı hayvanlar için
yanlara doğru olan yapılar lateral, merkeze
doğru olan yapılar da medial’dir. Bu yönsel
terimler insan beyni için de geçerlidir.
Anatomik yönler
6
Sinir Sistemi
• Sinir Sisteminde Yönler
Sıklıkla nöral yapıları iki boyutlu kesitler halinde
görmek bilgi verici olması bakımından
yararlıdır. Düzlemler (planes) terimi söz
konusu kesitlerin yapıldığı yönleri gösterir.
Kişi ayakta iken, yere paralel düzleme horizontal
(yatay) ya da axial düzlem adı verilir. Yere dik
ve burun ve başın arka kısmına paralel olan
düzleme de saggital düzlem adı verilir. Üçüncü
düzlem de yere diktir; kulaklar arasındaki bir
hatta paralel olarak yer alan bu düzleme de
coronal düzlem adı verilir.
Bu terimler, hem beyin dokusundan alınan
mikroskopik kesitlerin yönünün ve hem de
beyin görüntüleme teknikleriyle elde edilen
beyin imgelerinin yönünün betimlenmesinde
işe koşulmaktadır.
İnsan beyninde temel düzlemler
7
Sinir Sistemi
• Sinir Sisteminin Bazı Genel
Özellikleri
Beyin
Omurilik
Sinir sistemi beyin, omurilik (spinal
cord) ve -diğer organlara komutları
götüren ve bilgiyi organlardan
getiren- sinirlerden oluşur.
Sinir Sistemi
Merkezi Sinir Sistemi
Beyin
Omurilik
Çevresel Sinir Sistemi
Otonomik
Sinir Sistemi
Somatik
Sinir Sistemi
Sempatik
Parasempatik
Sinir Sistemi Sinir Sistemi
Genel olarak merkezi sinir sitemi (CNS)
ve çevresel sinir sistemi (PNS) olmak
üzere iki ana kısıma ayrılır.
Çevresel Sinir Sistemi
Merkezi Sinir Sistemi
İnsan sinir sistemi
Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur. Bu yapılar kafatası ve
omurga içerisinde yer alır. Çevresel sinir sistemi, merkezi sinir sistemiyle
vücudun diğer kısımlarındaki sinirler arasındaki bağlantıyı oluşturur.
8
• Sinir Sisteminin Bazı Genel Özellikleri
Sinir Sistemi
Merkezi sinir sistemi tüp biçimindeki bir embriyonik dokudan gelişir.
Ön-ucuna doğru gittikçe farklılaşır ve karmaşıklaşır. Bu uç, beyine dönüşür ve
koruyucu kemik oyuk içerisinde yer alır.
Tübün kalan kısmı omurga içerisinde yer alan, omurilik’i oluşturur.
9
Sinir Sistemi
• Sinir Sisteminin Bazı Genel Özellikleri
10
Sinir Sistemi
• Sinir Sisteminin Bazı Genel
Özellikleri
Kafatası içerisindeki merkezi sinir
siteminin etrafını cerebrospinal
fluid (CSF) doldurur. Bu sıvı ağırlık
bakımından beyinden de,
omurilikten de daha ağırdır.
Dolayısıyla, beyin kafatası içerisinde
yüzer. Bu bakımdan beynin
havadaki ağırlığı 1,500 gr iken, CSF
içerisindeki ağırlığı sadece 50
gr’dır. Bu beynin kendi
dokusunun, kendisi üzerindeki
ağırlık yükünü azaltır.
Beyin ve omurilik, kafatası ve
omurgadan üç koruyucu
membranla ayrılır; bunlara
meninges adı verilir.
Rönesans anatomisti Vesalius tarafından, 1543’de basılan
insan beynine ilişkin iki görünüş.
Üstteki çizimde beyni içerisine alan sağlam ve düzgün yüzeyli dura
mater görülüyor. Alttaki çizimde ise, dura mater kaldırılmış, kan
damarları ve beynin kıvrımlarını olduğu gibi ortaya koyan pia mater
görülüyor.
11
• Sinir Sisteminin Bazı Genel
Özellikleri
En dıştaki meningeal katman dura mater’dir,
sağlam yoğun ve düzgün bir yapıdadır, dış
yüzeyi kafatası ve omurga kanalının şeklini
almıştır. Bazı yerlerde dura mater içeriye
doğru katlanarak, cranial boşluk içerisinde
beyin dokusu için ayrı bölümler yaratır.
Sağlam yapılı membranı ile CNS’ini diğer
bedensel yapılardan ayırır.
Sinir Sistemi
Kafa derisi
Kafa tası kemiği
Dura mater’in altında ikinci meninges yer
alır: Arachnoid. Bu ince membran dura
mater’e bitişiktir ve subarachnoid
boşluğun üzerini kaplar.
Subarachnoid boşluk CSF içerir, kalınlığı
beyin ile kafatası arsındaki şekil
farklılıklarına göre değişir.
En içteki meninges ise, ince ve transperant
bir membran olan pia mater’dir ve olduğu
gibi alttaki beyin dokusunun hatlarını
takip eder.
Bu üç katman CNS’nin sarar ve CSF
içerisinde asılı bir şekilde tutar.
Meninges.
Beyin ve omuriliği üç membran katmanı sarar bunlar, dura mater,
arachnoid ve pia mater’dir. Subarachnoid boşluk cerebrospinal sıvı ile
doludur ve beyne giden arterler için alan sağlar.
12
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
Yetişkin insan beyni oldukça karmaşıktır.
Ancak anatomist için bu görünürdeki
karmaşıklık içerisinde bir düzen yer alır.
Bu düzeni görmenin bir yolu embriyoda
beynin gelişimini izlemektir. Bu göreli
olarak çok daha basit formda, CNS’nin
planı açık bir biçimde gözlenebilir.
Tübün rostral ucundaki doku beyin olacaktır
ve bu kısım caudal kısımdan daha hızlı
gelişir ki bu da omurilik olacaktır.
Başlangıçta tüpte üç genişleme alanı yer alır
ve bunlar beynin üç ana kısmına karşılık
gelirler: forebrain, midbrain ve hindbrain.
Sonraki evrelerde, forebrain iki parçaya
ayrılır. Telencephalon, forebrain’in en
rostral kısmıdır ve cerebral
hemisferlerden ve bunlara bağlı
yapılardan oluşur. Cerebral hemisferler
insanda CNS’ye hakimdir ve insanda
düşünmeden sorumlu nöral makineyi
oluşturur.
CNS’nin Gelişme Planı
Bu genel organizasyon yetişkin insan beyninde korunmaktadır.
13
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
Diencephalon, forebrain’in daha iç
kısmında, telencephalon’un altında
yer alır. Diencephalon, telencephalic
yapılarla yakın bağlantılara sahiptir.
Diencephalon beyin sapı (brain
stem)’nın üzerindedir. Beyin sapı da
midbrain ve hindbrain’den oluşur.
Hindbrain –forebrain’de olduğu gibigelişimsel süreçte iki farklı bölgeye
ayrılır. Bu ikisinden daha rostral olanı
metencephalon’dur ve pons ve
cerebellumu içerir. Beynin en caudal
bölgesi ise myencephalon’dur ve
medulla’yı oluşturur. Bu
terminolojide midbrain
mesencephalon olarak adlandırılır.
CNS’nin Gelişme Planı
Bu genel organizasyon yetişkin insan beyninde korunmaktadır.
14
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
15
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
16
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
17
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
Gelişme sürecinde tüp biçimindeki yapının
-biçim olarak çok değişmiş olsa da
yetişkinlikte aynı kaldığını görüyoruz.
Tüpün içe kıvrık kısmı gelişim süresince CSF
ile dolar. Olgunlukta, ilkel tübün iç kısmı
birbiriyle bağlantılı bir dizi ventricles’e
(boşluklara) dönüşür. Yanal ventriküller,
forebrain’in sağ ve sol hemisferleri
içerisinde yer alır. Bu iki forebrain
ventrikülleri, diencephalon ve midbrain
düzeyinde midline üçüncü ventrikülle
birleşir. Dördüncü ventrikül hindbrain’de
yer alır ve yukarıdan üçüncü ventriküle,
aşağıdan da omuriliğin merkez kanalına
bağlıdır.
Nöral tübün gelişimi, CNS’nin
nöroanatomisini çalışmak için kullanışlı
bir model oluşturur.
Beynin sağ yarısına ilişkin medial görünüm.
Beynin beş ana bölgesi görülmekte.
18
• CNS’nin Planı
Sinir Sistemi
19
Sinir Sistemi
•
Omurilik
Omurilik belkemiği omuru içerisinde yer alan uzun bir sinir dokusudur. İnsanda
CNS’nin sadece %2’sini oluşturmakla beraber, omurilik son derece büyük bir
öneme sahiptir.
1.
Duyusal bilginin bedenden beyine iletilmesi için bir iletim yolu sağlar.
2.
İskeletsel kasların istemli kontrolune ilişkin yollar içerir (bu yüzden buradaki
bir hasar sıklıkla büyük ve geri dönüşü olmayan felçlere yol açar).
3.
Omuriliğin sinirsel sistemi, spinal refleksler yoluyla eklemsel yapıların (kol,
bacak) koordineli hareketi için fizyolojik bir temel sağlar.
4.
İç organların yaptığı işlerin büyük kısmını regüle eden nöral sistemler de
omurilikte yer alır.
Bu bakımdan, fiber hatlar beyin ve beden bağlantısını sağlarken; omurga
içerisindeki nöral sistem de ilkel ancak yaşamsal içsel ve iskeletsel motor
fonksiyonları yerine getirir.
20
•
Omurilik
Sinir Sistemi
Beyin gibi, omurilik de üç-katmanlı
meninges sistemiyle
kaplanmıştır. Omurilik
boyunca devam eden
merkez kanal CSF ile doludur.
Omurilik, kesiti incelendiğinde, iki
bölüme ayrıldığı görülür,
bunlar, kelebek
görünümündeki merkez bir
gri madde ve bir çevresini
saran bir beyaz madde.
Gri madde hücre gövdelerinin ve
sinaptik bağlantıların
bulunduğu alandır. Gri
maddede iki ana bölüm söz
konsudur: Dorsal ve ventral
boynuzlar. Gri madde
içerisindeki nöronlar altdüzey duyusal ve motor
bilginin işlenmesini de içeren
çok çeşitli işlevlere hizmet
ederler.
Omuriliğin yapısı.
21
•
Omurilik
Sinir Sistemi
Beyaz madde ise, omurilik boyunca
uzanan fiberlerin aksonlarını
içerir. Beyaz madde adını
aksonları saran parlak beyaz
myelin kılıfından alır.
Omuriliğin üst kısımlarına
çıktıkça, beyaz madde miktarı
göreli olarak artar; çünkü
omuriliğin en üst düzeyi, tüm
alt düzeylerden yukarıya
gelen sinir fiberlerini içerir.
Dorsal kökler duyusal sinirlerden
oluşur, vücuttan omuriliğe
duyusal bilgiyi getirir. Duyusal
alana tek bir dorsal kök
hizmet eder ve bu dorsal kök
dermatome olarak
adlandırılır.
Omuriliğin yapısı.
22
•
Omurilik
Sinir Sistemi
Dermatom’lar
23
•
Omurilik
Omurga boyunca,
omuriliğe giren
ve çıkan sinirler
yer alır. Bunlar
toplam olarak
31çifttir.
Her bir spinal sinir
çifti, bir sağda bir
solda olmak
üzere, dorsal ve
ventral spinal
köklerden oluşur.
Öte yandan,
ventral kökler
motor
nöronlardan
oluşur,
omurilikten
kaslara ve iç
organlara
komutlar iletir.
Sinir Sistemi
Sinir Sistemi
•
Omurilik
Omuriliğin gri maddesinde,
bir takım birbirinden
farklı hücre grupları yer
alır bunlara nuclei adı
verilir. Aynı şekilde,
beyaz madde de bir
takım ayrı fiber
yolaklarından
(pathways) oluşur ve
her biri kendi orijin ve
varış yerine göre
tanımlanır.
25
•
Omurilik
Sinir Sistemi
Omuriliğin gri
maddesinde, bir takım
birbirinden farklı hücre
grupları yer alır bunlara
nuclei adı verilir. Aynı
şekilde, beyaz madde de
bir takım ayrı fiber
yolaklarından (pathways)
oluşur ve her biri kendi
orijin ve varış yerine göre
tanımlanır.
SPINOTHALAMIC TRACT
26
•
Myelencephalon
Sinir Sistemi
Myelencephalon tek bir yapıdan, medulladan
oluşur. Medulla beyin kökünün en caudal
kısmıdır ve omurilikle kafatası ve omurga
sınırları içerisinde birleşir. Spinal birleşim
noktasından uzaklaştıkça, medulla genişler.
Merkezi kanal da genişler ve beynin dördüncü
ventrikülünü oluşturur.
Medulla, duyusal ve motor sistemlere hizmet
eden nuclei gibi, bir çok farklı alt-yapıları içerir.
Bir çok iç organlarla ilgili işlevler de (kalp atım
hızı, kan basıncı gibi) burada yer alır. Bir kaç
kranial sinir de burada sonlanır.
Medullanın en medial kısımlarında beyin kökü
retiküler formasyonuna ait bir kaç nuclei yer
alır. Bu retiküler nucleus’lar (nuclei) duyulardan
gelen bilginin bütünleştirilmesi, dikkat,
uyarılma, heyecan ve uyku-uyanıklığın
kontrolüyle ilgilidirler.
Medulla yüksek beyin alanlarıyla, omuriliği
birbirine bağlayan yegane yapıdır; dolayısıyla
yukarıya ve aşağıya doğru geçen yolaklarla
karakterizedir.
27
• Metencephalon
Metencephalon pons ve cerebellum olmak üzere iki
ana yapıdan ibarettir. Pontine tegmentum
olarak adlandırılan ponsun dorsal kısmı,
medulla retiküler formasyonunun rostral
uzantısını temsil eder. Tegmentum da sinir
sisteminin geniş alanlarına yansıtmalar yapan
belirli nörotransmitterleri içeren bir takım
nucleusları barındırır. Bunlar arasında
serotonerjik raphe nuclei, noradrenerjik locus
coeruleus ve colinerjik pedunculopontine
nuclei sayılabilir.
Bu nucleuslar bir bütün olarak sinir sisteminin
fonksiyonunu regüle etmede önemli rol
oynar. Bu module edici sistemlere ek olarak,
bazı kranial sinirler pontine tegmentumda
kendi nucleuslarına sahiptir. Örneğin dorsal
pons, işitsel sistemin beyine giriş noktası olan
cochlear nucleusu içerir. Denge duyusundan
sorumlu olan vestibular nuclei de bu bölgede
yer alır.
Ponsun ventral kısmı beyin sapının burada
genişlemesiyle şekillenmiştir ve sıralı bir
biçimde düzenlenmiş fiber yolakları bir araya
getirir. Bu yolakların bir kısmı uzunlamasınadır
ve cerebral cortexi ponstaki, medulladaki ve
omurilikteki hücrelere bağlar.
Sinir Sistemi
Beyin Kökü ve Ana Kısımları.
28
•
Metencephalon
Sinir Sistemi
Metencephalonun ikinci ana yapısı, ponsun
dorsal yüzeyinde yer alan cerebellumdur.
Cerebellum üç parçadan oluşur: Cerebellar
cortex, altında yer alan beyaz madde ve
gömülü derin nuclei.
Forebrain’in cerebral cortexinde olduğu gibi,
cerebellar cortex (cortex “kabuk” anlamına
gelir) ince bir gri madde yüzeyine sahiptir
ve kıvrımlı bir yapıdadır. Yüzeydeki gri
maddeyi diğer nöronlara bağlayan aksonlar
beyaz maddeyi meydana getirir.
Cerebellum’un derin ya da içrel (intrinsic)
nucleusları, cerebellar cortexin tüm
kısımlarından yansıtmalar alır.
Beynin evriminde cerebellum çok daha erken
dönemlerde gelişmiştir. Kas tonunu
ayarlama, hareketleri kontrol etme ve
hareketlere kılavuzluk yapma işlevlerini
yerine getiren karmaşık bir yapıdır. İnsanda
cerebellar cortex hasarları hareket
bozukluklarıyla karakterizedir, koordineli
hareketlerde büyük kayıplar söz konusudur.
Burada konuşma bozukluklarına da sıklıkla
rastlanır. İstemli hareketler esnasında
titreme ve sallanmalar yer alır.
29
•
Mesencephalon
Sinir Sistemi
Mesencephalonun ya da orta beyin, beyin
sapının en küçük kısmıdır. Ponstaki gibi
düzenlenmiştir. Orta beyinin
merkezinde mesencephalic tegmentum
yer alır ve pontine tegmentumun bir
rostral uzantısıdır. Üçüncü ve dördüncü
ventrikülleri birbirine bağlayan ince bir
kanal olan cerebral aquaduct’ı çevreler,
omurilik kanalının doğrudan bir
uzantısıdır.
Ortabeyin retiküler formasyon nucleusları
tegmentumdaki özelleşmiş hücre
gruplarıdır. Ortabeyin retiküler
formasyon, uzun aksonlara sahiptir. Bu
aksonlar ikiye çatallanır ve bir dal
diencephalona kadar çıkarken, diğeri
medüllanın temeline kadar iner. Bu
sistem dikkat ve tetikte olmada kritik rol
oynar.
Ortabeyinin diğer bir önemli nucleusu red
nucleusdur. Red nucleus hareketin
kontrolünde önemli rol oynar.
Crus cerebri tegmentuma ventraldir ve
forebrain’i daha aşağıdaki hidbrain’e ve
omuriliğe bağlayan kitlesel inişli
fiberlerdir. Bu fiberler sinaps yapmadan
ortabeyini geçer.
30
•
Mesencephalon
Mesencephalonun ya da orta beyin, beyin
sapının en küçük kısmıdır. Ponstaki gibi
düzenlenmiştir. Orta beyinin
merkezinde mesencephalic tegmentum
yer alır ve pontine tegmentumun bir
rostral uzantısıdır. Üçüncü ve dördüncü
ventrikülleri birbirine bağlayan ince bir
kanal olan cerebral aquaduct’ı çevreler,
omurilik kanalının doğrudan bir
uzantısıdır.
Ortabeyin retiküler formasyon nucleusları
tegmentumdaki özelleşmiş hücre
gruplarıdır. Ortabeyin retiküler
formasyon, uzun aksonlara sahiptir. Bu
aksonlar ikiye çatallanır ve bir dal
diencephalona kadar çıkarken, diğeri
medüllanın temeline kadar iner. Bu
sistem dikkat ve tetikte olmada kritik rol
oynar.
Ortabeyinin diğer bir önemli nucleusu red
nucleusdur. Red nucleus hareketin
kontrolünde önemli rol oynar.
Crus cerebri tegmentuma ventraldir ve
forebrain’i daha aşağıdaki hidbrain’e ve
omuriliğe bağlayan kitlesel inişli
fiberlerdir. Bu fiberler sinaps yapmadan
ortabeyini geçer.
31
•
Mesencephalon
Sinir Sistemi
Substantia nigra tegmentum ve crus cerebri arasında uzanır. İki nucleidan oluşan bu yapı dopaminerjik
nöronlar bakımından zengindir. Substantia nigradaki bir hasar sonucunda ortaya çıkabilecek bir
dopamin kaybı kasların katılaşmasına yol açar. Gerginlik kronik bir biçimde bacak ve koldaki zıt
kaslarda artar. Hareketin zıttı yönde ortaya çıkan bu kasılmalar harekette ani atlamalara yol açar bu
durum “dişli-çark görüngüsü” (cogwheel phenomenon) olarak bilinir.
Ortabeynin geriye kalan kısmı tectumdur (ya da “çatı”). Beyin sapının dorsal yüzeyinde yer alır. Tectum
dört çıkıntıdan oluşur. Bunlara colliculi adı verilir. Daha caudal olan ve inferior colliculi olarak
adlandırılan colliculi çifti işitsel sistemin bir kısmını oluşturur ve bilgiyi alt beyin sapından yukarıya
diencephalona bağlantılar. Tectal yapıların daha rostral çifti superior colliculi olarak adlandırılır ve
bunlar beyin sapının görsel sisteminin bir parçasıdır, görsel olarak kılavuzlu hareketlerle ilgilidir.
Ortabeyinin Superior Colliculi Düzeyinde Yatay Kesiti.
32
•
Diencephalon
Sinir Sistemi
Diencephalon beyin sapının baş
kısmında yer alır, cerebral ctx’i daha
alttaki CNS yapılarına bağlar. Buna
karşın, diencephalon fiber
yolaklarından ibaret bir sistemden
değil, daha ziyade, gri maddeden
oluşmaktadır; bu da çok çeşitli CNS
fonksiyonlarından sorumlu olduğunu
göstermektedir. Forbrain’in bir parçası
olması bakımından, diencephalon’un
evriminin büyük kısmı, üzerinde yer
alan, cerebral ctx’e paraleldir.
Diencephalon iki büyük yapı (thalamus
ve hypothalamus) ile iki küçük
Bir Frontal Kesit
alandan (epithalamus ve subthalamus) oluşur. Tüm bu yapılar farklı
fonksiyonel rolleri yerine getiren, yoğun gri madde
konsantrasyonundaki, bireysel olarak özelleşmiş nuclei’lardan oluşur.
Hypothalamus üçüncü ventrikülün duvarlarında yer alır ve midbrain ve
hindbrain’deki merkezi gri maddedeki özelleşmenin bir uzantısı
biçimindedir.
33
•
Diencephalon
Sinir Sistemi
Hypothalamus iç organların, otonomik
sinir sisteminin ve endokrin sistemin
kontrolü üzerinde uzmanlaşmış
forebrain kısmıdır. Hypothalamic
nuclei, duygu, açlık, susuzluk, vücut
ısısı ve cinsel işlevlerin
düzenlenmesiyle kritik bir biçimde
ilişkilidir.
Hypothalamus’un ana nuclei’ları.
34
•
Sinir Sistemi
Diencephalon
Bunun tersine, thalamus, cerebral ctx’in
farklı alanlarıyla yoğun bir biçimde
bağlantılı bir dizi nuclei’den oluşur.
Ctx’e ulaşan inputların büyük
çoğunluğu thalamic nucleiden
kaynaklanır. Bu bakımdan, cortical
ve thalamic fonksiyonlar yoğun
biçimde birbiriyle ilişkili olmalıdır.
Thalamic nucleuslar genellikle ana
işlevleri temelinde sınıflanırlar.
Santral (relay) nuclei’nin işlevi
bilgiyi ctx’e ve ctx’den taşımaktır.
Santral nuclei’nin duyusal alanları
yukarıya çıkan duyusal sistem için
diencephalic istasyonları oluşturur.
Bunlar, özellikle, duyusal ctx
alanlarına yansıtma yapar (ya da
axon gönderirler).
Thalamusun association nuclei’ı diğer
diencephalic yapılarla bir çok
bağlantı yapar ve cerebral ctx’in ne
tamamen duyusal ne de tamamen
motor olmayan alanlarına
yansıtmalar yapar.
Thalamus
35
•
Diencephalon
Sinir Sistemi
Son olarak da, nonspecific thalamic nuclei
cerebral ctx’in çok çeşitli alanlarına
yatsıtma yapar. Bunlar, diğer thalamic
nucleuslardan, cerebral ctx’den ve
beyin sapı retiküler formasyonundan
input alırlar.
Bu bakımdan, nonspecific nuclei, cerebral
ctx’in bir çok alanında aktivite
düzeylerini düzenleme ve arttırmada
önemli bir rol oynarlar.
Thalamus
36
•
Telencephalon
İnsan sinir sisteminde telencephalon,
özellikle de, cerebrum’u oluşturan
cerebral hemisferler başat
durumdadır.
Sinir sisteminin en rostral kısmında yer
alan bu kütlesel yapı evrim sürecinde
etkileyici bir biçimde gelişmiştir.
Cerebral hemisferler gri maddeden
oluşan bir dış ctx ile beyaz
maddeden oluşan iç kütleden
oluşmuştur.
Sinir sisteminin diğer yerlerinde olduğu
gibi, gri madde yoğun hücre
gövdesini, buna karşın beyaz madde
nöronları diğer nöronlara bağlayan
myelinli ve myelinsiz aksonları ifade
etmektedir.
37
• Telencephalon
Neocortex
İnsanda cerebrumun yaklaşık olarak %90’nı,
daha yakın zamanda evrilmiş olan
neocortex ya da cerebral ctx oluşturur.
Son derece ince olmasına karşın, neoctx
altı hücre katmanına ayrılır. Neoctx’in
kalınlığı 1,5 mm (birincil görsel alan) ile 4
mm (birincil motor alan) arasında değişir.
Gri maddeden oluşan bu yüzey bir dizi
çıkıntı (gyri) ve girintiye (sulci) sahiptir.
Sulci arasındaki daha kalın ayırımlar
fissures (yarık) olarak adlandırılır.
Geometrik olarak cerebral ctx, her türlü
nöronlar arası bağlantı ve etkileşimin
görüldüğü nöronal bir örtü gibi
görülebilir. Eğer gri madde üzerindeki
kıvrımlar açılsaydı, yaklaşık olarak 1m2’lik
bir alan kaplardı. Söz konusu örtü, 10 ile
15 milyar nöron içerir.
NeoCtx’in Ana Alanları
38
• Telencephalon
Neocortex
Anatomistler ctx’i dört genel bölgeye ya
da lob’a ayırırlar.
Bunların en anterior olanı frontal lobdur
ve ctx’in geri kalan kısmından merkez
ya da Rolandic fissure ile ayrılır.
Frontal lobun hemen posterioru parietal
lobdur.
Bu loblara inferior konumdaki ve lateral
yada Sylvian fissure ile ayrılmış
bulunan lob ise, temporal lobdur.
Son olarak, ctx’in en posterior ucu
occipital lobdur. Bu kısımlar anatomik
ölçütlerle ayrılmış olmakla beraber,
fonksiyonel öneme de sahiptir.
NeoCtx’in Ana Alanları
39
• Telencephalon
Neocortex
Bir başka bölümlendirme ise, hücresel
yapılanma ya da düzenleme örüntüleri
anlamına gelen cytoarchitecture’daki
farklılıklar temelinde yapılır.
Cerebral ctx’de cytoarchitectonic haritalar
altı cortical katmanın göreli boyutlarını
gösterir. Bazı nöroanatomistler
tarafından, bu yolla, 200 ayrı bölge
önerilmiş olmakla beraber, Korbinian
Brodmann (1908) tarafından önerilenler
en fazla kabul görmektedir.
Brodmann’ın önerdiği 47 cytoarchitectonic
bölge, daha küçük ve anatomik olarak
birbirinden farklı cerebral ctx alanlarını
belirlemede kullanışlı ve yaygın kabul
gören bir sistemi ifade etmektedir.
Brodmann’ın İnsan Cerebral Ctx’ine İlişkin
Cytoarchitectonic Haritası
40
• Telencephalon
Neocortex
Cerebral ctx’i daha küçük alanlara
bölmeye yönelik diğer şemalar
tamamen işlevsel ölçütlerle yapılmıştır.
Örneğin birincil duyusal alanlar,
subcortical duyusal sistemlerden
doğrudan input alırlar. Bunun tersine,
birincil motor alan doğrudan
subcortical motor sistemlere
yansıtmalar yapar.
Ctx’in ne duyusal ne de motor olmayan
alanlarının çağrışımsal ctx’i, bir şekilde
duyumu aksiyon ile bağlantılandırdığı
inancı ile, oluşturduğu ileri sürülür.
Brodmann’ın İnsan Cerebral Ctx’ine İlişkin
Cytoarchitectonic Haritası
41
• Telencephalon
Neocortex
Cerebral hemisferlerin beyaz maddesi cortical
yüzeye/den bilgi taşıyan nöronların
aksonlarını içerir. Bu yolaklar oldukça
organizedir ve çıkış ve varış noktalarına
göre sınıflanabilir.
Association fibers ctx’in bir kısmını, aynı
hemisferdeki, bir diğer kısma bağlarlar. Bazı
çağrışım yolakları oldukça kısadır ve komşu
cortical alanları birbirine bağlarken;
diğerleri çok daha uzundur ve farklı cortical
loblardaki hücreleri birbirine bağlar.
İki cerabral hemisferi birbirine bağlayan
fiberlere commissural fibers adı verilir. En
kütlesel commissural fiber sistemi corpus
callosumdur.
İnsanlarda anterior commissure iki yarıküre
arasında ikinci ve daha küçük bir yolak
oluşturur.
Neocortex Commissure’ları
42
• Telencephalon
Neocortex
İki cerabral hemisferi birbirine bağlayan
fiberlere commissural fibers adı verilir. En
kütlesel commissural fiber sistemi corpus
callosumdur.
Neocortex
Commissure’ları
43
• Telencephalon
Neocortex
İnsanlarda anterior commissure iki yarıküre
arasında ikinci ve daha küçük bir yolak
oluşturur.
44
• Telencephalon
Neocortex
Beyaz maddenin geriye
kalan kısmı ctx’i beyin
sapına bağlar. Bunlar,
projection fibersdır ve
aşağıya doğru
(descending) ya da
yukarıya doğru
(ascending) olabilirler.
Projection fiberlerinin
çoğu thalamus’u ctx’e
bağlar. Diğer
projection fiberleri,
ctx’i, beyin sapının
daha caudal alanlarına
ve omuriliğe bağlar.
45
• Telencephalon
Neocortex
Büyük memelilerde
coticospinal projection
hücrelerinin ctx’i
omuriliğe bağlaması
özellikle ilginçtir.
İnsanda bu hücreler
yaklaşık olarak 1 m
uzunluğunda aksonlara
sahiptir;
Zürafa gibi daha büyük
hayvanlarda ise bu
hücreler bir kaç metre
uzunluğundadır.
46
• Telencephalon
Allocortex
Bu doku oldukça eski olduğu için, alloctx’i
beyinsapı yapılarına komşu,
cerebrumun tabanında bulunması
şaşırtıcı değildir.
Bir dizi allocortical yapı limbic sistem’e
dahildir. Bunlardan biri
hippocampus’tur.
Hippocampus, temporal lobdaki lateral
ventrikülün tabanını oluşturur.
Diğer önemli limbic sistem yapıları ise,
amygdala, fornix, septal nuclei,
parahippocampal gyrus ve cingulate
gyrus’tır.
Duygusal, motivasyonel ve bellekle ilgili
kortikal kontrolü sağlayan limbik
yapılar, birbiriyle oldukça yoğun
bağlantılı bir sistemdir.
Bazı Ana Allocortical Yapılar
47
• Telencephalon
Allocortex
Cerebrumun neoctx’ten
oluşmayan ve evrimsel
bakımdan daha eski
olan dokusu
allocortex’tir.
Alloctx, neoctx’deki 6katmanlı karakteristik
görünüme sahip
değildir; onun yerine
katmanları ya daha
basittir ya da tamamen
katmansızdır.
48
Telencephalon
Allocortex
Telencephalonun, üzerinde duracağımız
sonuncul yapıları ise, cerebrumun altında
ve beyinsapına yakın yer alan yoğun
hücre topluluğu olan deepnuclei’dır.
Bu nuclei basal ganglia’nın bir kısmını
oluşturur. Gelenksel olarak, basal ganglia
globus pallidus, caudate nucleus ve
putamenden oluşur.
Basal ganglia günümüzde subthalamic
nucleus ve substantia nigra gibi beyinsapı
nucleuslarını içine alacak şekilde
tanımlanmaktadır.
Basal Ganglia
49
Telencephalon
Allocortex
Basal ganglia iskeletsel kas hareketlerini,
motor ctx ve cerebellum ile bağlantılı bir
biçimde düzenleyen bir motor sistem
olarak foksiyon görmektedir.
Merkezi sinir sistemini ana gelişimsel
bölgelere ayırmak, nöroanatomik yapıları
görselleştirmek açısından yararlı olmakla
beraber, unutulmamalıdır ki, beyin
fonksiyonları entegre bir sistemdir;
birbirinden bağımsız olarak işleyen küçük
makineler topluluğu değildir.
Basal Ganglia
50
Telencephalon
Allocortex
Limbik Sistem
51
Telencephalon
Allocortex
Basal Ganglia
52
Çevresel Sinir Sistemi
PNS beyin ve omuriliği vücuttaki
diğer organ ve dokulara
bağlayan nöron ve fiberler
setidir.
Efferent ya da motor sinir fiberleri
CNS’den kaslara, bezlere ve
yaşamsal organlara komutlar
taşır.
Afferent ya da duyusal fiberler,
duyusal alıcılardan merkezi
duyusal sistemlere bilgi taşırlar.
Sinirler ya da sinir fiber
demetlerinin çoğu karışıktır.
Karışık sinirler hem afferent hem
de efferent nöronlardan
aksonlar içerirler.
Cranial Sinirler ve İşlevleri
53
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial ve Spinal Sinirler
Hem beyin hem de omurilik
çevresel sinirler
aracılığıyla bilgi gönderir
ve alır.
Cranial sinirler, doğrudan
beyine hizmet eden PNS
kısmıdır.
12 çift cranial sinir bulunur.
İlk ikisi birincil olarak
cerebruma hizmet eder;
kalan on çift ise, beyin
sapı sistemlerine input
sağlar ve buralardan
output alır.
Cranial Sinirler ve İşlevleri
54
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial ve Spinal Sinirler
Hem beyin hem de omurilik
çevresel sinirler
aracılığıyla bilgi gönderir
ve alır.
Cranial sinirler, doğrudan
beyine hizmet eden PNS
kısmıdır.
12 çift cranial sinir bulunur.
İlk ikisi birincil olarak
cerebruma hizmet eder;
kalan on çift ise, beyin
sapı sistemlerine input
sağlar ve buralardan
output alır.
Cranial Sinirler ve İşlevleri
55
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
56
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
57
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
58
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
59
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
Bell’s Palsy and VII. Facial
Nerve
60
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
IX. Glossopharyngeal nerve
Pain in the below regions:
Throat
Tonsils
Tongue
Jaw
Neck
Middle ear
Sudden drop in blood pressure
Fainting
It can sometimes be
triggered by:
Chewing
Coughing
Laughing
Speaking
Swallowing
A test using a cotton-tipped
applicator and an anesthetic:
Glossopharyngeal neuralgia is
distinguished from
trigeminal neuralgia
(which causes similar pain) based
on the pain’s location or results of
61
a specific test.
Çevresel Sinir Sistemi
Cranial Sinirler
V. Trigeminal nerve
Trigeminal
Neuralgia
62
Çevresel Sinir Sistemi
PNS’nin geri kalanı omuriliğe bağlıdır. Otuzbir çift
spinal sinir, omurga arasındaki boşluklardan girer
çıkar.
Spinal sinirlerin tümü de karşık sinirlerdir, hem
spinal yapı içerisinde dorsal kök filamenlerini
oluşturan afferent fiberleri, hem de ventral
köklerden çıkan efferent fiberleri içerir.
Biri sağda diğeri de solda yer alan, her bir spinal
sinir çifti üzerinde bulunduğu omurga ile
adlandırılır.
Bu bakımdan, 8 cervical spinal sinir (C1-C8), 12
thoracic sinir (T1-T12), 5 lumbar sinir (L1-L5) ve
5 sakral sinir (S1-S5) bulunmaktadır. Spinal
sinirlerin sonuncusu omurganın en altında yer
alan coccygeal sinirdir.
Spinal yapıdan ayrıldıktan sonra bazı spinal sinirler
birleşir ve vücudun geniş çevresek sinirlerini
oluşturmak üzere yeniden ayrılırlar. Dermatomes
örüntüsü yani, tek bir spinal sinir tarafından
değişik vücut alanlarına dağılma durumu şekilde
görülmektedir.
Spinal Sinirler
63
Çevresel Sinir Sistemi
Dermatomes örüntüsü yani, tek bir
spinal sinir tarafından değişik
vücut alanlarına dağılma durumu
şekilde görülmektedir.
Spinal Sinirlerin Yayıldığı Vücut alanları
64
Çevresel Sinir Sistemi
Somatik ve Otonomik Çevresel Sinir Sistemi
Cranial ve spinal sinirler işlevleri ve yayıldıkları yapılara göre sınıflanabilir. Bu bakımdan çevresel sinir sistemi
somatik ve otonomik olarak iki ana kısma ayrılmaktadır.
Somatik sinir sistemi istemli iskeletsel kaslara komutlar gönderir ve kas ve deriden duyusal bilgiyi alır. Somatik
bölüm hareket, dokunma, konum duygusu, ısı ve ağrı algısından sorumludur.
Otonomik sinir sistemi iç salgı bezlerine ve yaşamsal organlara yayılır. Otonomik sinir sisteminin işlevlerinden
çoğu istemsizdir ve bilinç ile düzenlenemez. Bu bağımsızlığından dolayı, OSS bilinçli bir karar olmaksızın
bedenin arkaplan işlerini yerine getirir. Kalp atım hızı, arterlerin genişlemesi, göz bebeği hareketleri ve
gastrointestinal sistem aktivitesi OSS tarafından düzenlenir.
OSS’nin bazı fonksiyonları herkesce bilinir; örneğin, yoğun egzersiz kalp atım hızını arttırır, hareketsizlik azaltır.
Ancak, otonomik adaptasyona ilişkin diğer durumlar bu kadar açık değildir. Örneğin, yataktan kalktığımızda,
otonomik sinir sisteminin kontrolü altındaki bir dizi karmaşık kardiovasküler ayarlamalar yer alır: Kan basıncı
ve kalp atım hızı artar, başa doğru kan akımı artar, vücudun diğer kısımlarındaki kan akımı azaltılır. Bu telafi
edici değişmeler beynin kansız, dolayısıyla da oksijensiz kalmasını önler. Bu karmaşık adaptif tepkiler
olmasaydı, uykudan kalkmak ölümcül olabilirdi.
OSS iki zıt kısımdan oluşur. Sempatik kısım organizmayı uyarır, kalp atımını arttırır, adrenal bezlerinden kana
epinefrin salınımını aktive eder ve sindirim sistemi aktivesini baskılar. Sempatik aktivasyon organizmayı
aksiyona hazırlar, buna fight-or-flight response denir.
Öte yandan, parasempatik kısım kalbi yavaşlatır, organizmayı sakinleştirir ve sindirim sistemi aktivitesini arttırır.
Bu yüzden, parasempatik kısım, OSS’nin vegetative kısmı olarak görülebilir; sindirimi destekler ve enerjinin
diğer organlar tarafından harcanmasını azaltır.
65
Çevresel Sinir Sistemi
Somatik ve Otonomik Çevresel Sinir Sistemi
OSS’nin bu iki kısmında da spinal sinirler doğrudan
hedef organlarına yayılmaz. Bunun yerine, spinal
sinirler çevredeki hücre topluluklarıyla sinaps
yaparlar, buna ganglia adı verilir. Bu ganglionik
nöronların aksonları yaşamsal organ ve iç salgı
bezlerine yayılırlar. Bu ganglionların konumları
OSS’nin iki kısmında birbirinden farklıdır.
Sempatik kısımda ganglia spinal yapının yakınında yer
alır; parasempatik kısımda ise, ganglia tipik olarak
hedef organ civarında yer alır.
Her iki kısımda da spinal sinirlerin preganglionik
fiberleri nörotransmiter olarak ACh kullanır. Fakat
hedef organlara yayılan postganglionik fiberlerde
farklı NTM’ler kullanılır.
Parasempatik post ganglionik nöronler ACh kullanırlar,
fakat sempatik postganglionik nöronlar iç organlar
ve bezleri etkileyen norepinefrini transmiter olarak
kullanır. Bu bakımdan, bu iki otonomik kısmın
antagonistik doğası, her birinin kullandığı sonucul
NTM’lere yansır.
OSS’ne İlişkin Çevresel Yolaklar
66
Download